# Faruk Toprak - tam metin > Faruk Toprak; 13 yılı aşkın saha deneyimine sahip dijital pazarlama danışmanı, Joykek ve Joy Akademi’nin kurucusu, “Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji” podcast’inin sunucusudur. ## Kısa bilgiler - Unvan: Dijital pazarlama danışmanı, podcast sunucusu, girişimci - Deneyim: 13 yılı aşkın saha deneyimi (Türkiye ve ABD) - Kurucusu olduğu kuruluşlar: Joykek (2020) ve Joy Akademi - Podcast: “Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji” - 2019’dan beri, 101 bölüm, her Çarşamba - Uzmanlık: Google Ads, Meta Ads, SEO, dönüşüm optimizasyonu, veri analizi, yapay zeka odaklı pazarlama - ABD deneyimi: All Marble Tiles (New Jersey), Cruise Norway ve AI Media Group (New York), 2015-2020 - Eğitim: Marmara Üniversitesi (yüksek lisans), Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (lisans) ## Faruk Toprak kimdir? Faruk Toprak; dijital pazarlama danışmanı, “Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji” podcast’inin sunucusu ve Joykek’in kurucusudur. Kariyerine Eczacıbaşı’nda başlamış; yüksek lisansının ardından Amerika’ya geçerek New Jersey ve New York’ta All Marble Tiles, Cruise Norway ve dünyanın önde gelen ajanslarından AI Media Group’ta ABD pazarındaki markaların dijital reklamlarını yönetmiştir. 360 derece dijital pazarlama, performans reklamcılığı, SEO, dönüşüm optimizasyonu ve veri analizi alanlarında uzmanlaşmış; 2020’de Joykek’i kurmuştur. Bugün kurumsal markalara ve KOBİ’lere danışmanlık verir, Joy Akademi’de birebir dijital pazarlama eğitimleri düzenler. Şunu en başta söyleyeyim: benimle çalışan çoğu kişi bir süre sonra “keşke daha önce tanışsaydık” diyor. Çünkü ben pazarlamaya panelden değil, insandan başlıyorum. New York’un en rekabetçi pazarında öğrendiğim tek bir gerçek var: reklam, bütçeyi yakan bir gider değildir; doğru kurulduğunda düzenli gelir üreten bir satış kanalıdır. Bireysel ve kurumsal markalara tam olarak bunu kuruyorum - ölçülebilir, kârlı ve sürdürülebilir büyüme. Yaklaşımım teoriye değil; iki kıtada bizzat yürüttüğüm kampanyalara, yönettiğim bütçelere ve rakamların arkasındaki insan psikolojisine dayanıyor. Burada abartı yok; sahada denenmiş, işe yarayan bir yöntem var. ### Mesleki geçmişim - 2007: Her şey burada başladı: faruktoprak.com yayına girdi. Dijital dünyaya ilk adımımı, kendi adıma açtığım bu siteyle attım. - 2008–2014: Lisansımı Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Muhasebe ve Finansal Yönetim, yüksek lisansımı Marmara Üniversitesi Finansal Piyasalar Yatırımı ve Yönetimi bölümünde tamamladım. Finansı sayılarla okuyabilmek, bugün her kampanyada ROI’yi merkeze alan bakışımın temeli. - 2014: Yüksek lisansım döneminde ve mezuniyet sonrası belirli bir süre Eczacıbaşı’nda ilk profesyonel kariyerime başladım. Ardından, sahayı dünyanın en rekabetçi pazarında birebir öğrenmek için Amerika’nın New York eyaletine yerleştim. - 2015–2017: New Jersey’de All Marble Tiles’ta Digital Marketing Account Manager olarak Wayfair, Houzz ve allmarbletiles.com’un tüm online satışlarını yönettim; SEO’dan Google & Meta reklamlarına, dönüşüm takibinden e-ticaret stratejisine uçtan uca. - 2018: Canon Eurasia’da Dijital Pazarlama uzmanı olarak markanın Google Ads ve sosyal medya reklamlarını, aylık raporlama ve kampanya optimizasyonunu yönettim. - 2018–2019: New York’ta Cruise Norway (Cruisemon Inc.) bünyesinde dört markanın (Cruise Norway, Epic Polar, Expedition Voyages, World Cruise Finder) SEM, sosyal medya ve web ekiplerini Account Manager olarak yönettim. - 2019: Podcast’imi başlattım - Türkçe kaynak açığını kendi sesimle kapatmak için. Önce “Türkiye’de Dijital Pazarlama”, sonra “Filtresiz Dijital”; bugün “Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji” adıyla sürüyor. - 2019–2020: AI Media Group’ta SEM Manager olarak NYPD, Panasonic USA, ConnectiCare ve Churchill Downs gibi ABD markalarının Google ve Bing arama reklamlarını ROI odaklı yönettim. - 2020: Türkiye’ye dönerek Joykek’i kurdum: kurumsal markalara ve bireylere 360 derece pazarlama, SEO ve yapay zeka odaklı çözümler ürettiğimiz ajans. - 2024: Usui Reiki Master oldum ve satış ile insan psikolojisini derinlemesine anlamak için NLP ve psikoloji eğitimlerine başladım. Rakamların arkasındaki insanı görmek, işi bambaşka bir yere taşıyor. - 2024–2025: Acunmedya Akademi’de 30 hafta dijital pazarlama eğitmenliği yaptım; NLP ve psikoloji eğitimlerimi sürdürüp Joy Akademi’yle kendi eğitmenlik yolculuğumu büyüttüm. - Bugün: Joykek’le danışmanlık veriyor, Joy Akademi’de birebir eğitimler düzenliyor ve “Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji” podcast’ini yürütüyorum. ### Uzmanlık alanlarım - Dijital Pazarlama & Reklam Yönetimi: 360 derece pazarlama stratejisi; Google, Meta, TikTok ve LinkedIn reklamlarının kurgulanması, yönetimi ve bütçe optimizasyonu. - SEO & Dönüşüm Optimizasyonu: Organik görünürlüğün artırılması, teknik SEO ve dönüşüm oranı optimizasyonu ile trafiğin ölçülebilir sonuca çevrilmesi. - Veri Analizi & Raporlama: Google Analytics ve ilgili araçlarla performansın veriyle izlenmesi, bütçenin nereye gittiğinin şeffaf biçimde raporlanması. - CRM Altyapısı: Sıfırdan CRM kurulumu veya mevcut altyapının geliştirilmesi; pazarlama ve satış süreçlerinin entegrasyonu. - Yapay Zeka Odaklı Pazarlama: Yapay zekanın pazarlama iş akışına gerçek anlamda entegre edilmesi - Joykek’te her gün uyguladığım yaklaşım. - Birebir Eğitim & Danışmanlık: Kendi ekibini yetiştirmek isteyen kurumlara sahada denenmiş, uygulamaya dönük bilgi aktarımı. - İnsan Psikolojisi, NLP & Spiritüel Denge: Satışın özünde insan var. 2024–2025’te aldığım NLP ve psikoloji eğitimleri, 2024’te tamamladığım Usui Reiki Master eğitimim ve kişisel farkındalık uğraşlarım; ikna dilini, empatiyi ve dengeli bir zihni pazarlamaya taşımamı sağlıyor. ### Eğitim Lisansımı Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Muhasebe ve Finansal Yönetim bölümünde (2008–2012), yüksek lisansımı Marmara Üniversitesi Finansal Piyasalar Yatırımı ve Yönetimi bölümünde (2013–2015) tamamladım. Finansı ve pazarlamayı sayılarla birlikte okuyabilmek; danışmanlıkta yatırım getirisini (ROI) merkeze alan yaklaşımımın temelini oluşturuyor. ### Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji Podcast’imde her Çarşamba tek bir soru soruyorum: bu teknoloji size gerçekten para kazandırıyor mu, yoksa sadece meşgul mü ediyor? Bugüne dek 101 bölüm yayımladım; yapay zeka destekli reklam yönetimini, otomasyon ve CRM sistemlerini, e-ticareti ve algoritmaların gerçekte nasıl karar verdiğini konuşuyoruz. Spotify ve Apple Podcasts üzerinden dinleyebilirsiniz. ### Joy Akademi Sahada öğrendiklerimi aktarmak için Joy Akademi’yi kurdum ve baş eğitmeni olarak Google Ads ve Meta Ads eğitimleri veriyorum. Katılımcıları panelleri ezberleyen değil, markaların bütçelerini karlılıkla ölçekleyen aranan performans uzmanları haline getiriyoruz: haftalık canlı dersler, gerçek reklam hesapları, yapay zeka araçları ve bitmeyen mentörlükle. Mezunlarımız freelance müşteri yönetiyor, ajanslarda ve kurumsal şirketlerde çalışıyor. ### Sık sorulan sorular - S: Faruk Toprak kimdir? C: Faruk Toprak; 13 yılı aşkın saha deneyimine sahip dijital pazarlama danışmanı, Joykek ve Joy Akademi’nin kurucusu ve “Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji” podcast’inin sunucusudur. Kariyerine Eczacıbaşı’nda başlamış; New Jersey ve New York’ta All Marble Tiles, Cruise Norway ve AI Media Group’ta ABD markalarının dijital reklamlarını yönetmiştir. - S: Faruk Toprak hangi konularda danışmanlık veriyor? C: Google, Meta, TikTok ve LinkedIn reklam yönetimi; 360 derece dijital pazarlama stratejisi; SEO ve dönüşüm optimizasyonu; Google Analytics ile veri analizi ve raporlama; CRM altyapısı; yapay zeka odaklı pazarlama ve kurumlara birebir eğitim. - S: Joykek nedir? C: Joykek, Faruk Toprak’ın 2020’de Türkiye’ye dönerek kurduğu ajanstır. Kurumsal markalara ve KOBİ’lere 360 derece pazarlama, SEO ve yapay zeka odaklı çözümler üretir. - S: Joy Akademi’de hangi eğitimler veriliyor? C: Joy Akademi’de Faruk Toprak baş eğitmen olarak Google Ads, Meta Ads ve ChatGPT Reklam Yönetimi eğitimleri veriyor: haftalık canlı online dersler, gerçek reklam hesaplarında uygulama, yapay zeka araçları ve süreç boyunca mentörlük. Ayrıntılar ve kayıt için faruktoprak.com/tr/egitimler sayfasına bakabilirsiniz. - S: “Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji” podcast’i ne anlatıyor? C: 2019’da başlayan podcast her Çarşamba tek bir soru soruyor: bu teknoloji size gerçekten para kazandırıyor mu? Yapay zeka destekli reklam yönetimi, otomasyon ve CRM, e-ticaret ve algoritmaların nasıl karar verdiği konuşuluyor. Bugüne dek 101 bölüm yayımlandı; Spotify ve Apple Podcasts’te dinlenebilir. - S: Faruk Toprak ile nasıl iletişime geçilir? C: Danışmanlık ve iş birliği için faruktoprak.com/tr/iletisim sayfasındaki formu kullanabilir, proje teklifi için faruktoprak.com/tr/teklif-al üzerinden talep bırakabilirsiniz. ## Hizmetler (Joykek: https://joykek.com) - Profesyonel Reklam & Danışmanlık: Google, Meta, TikTok ve LinkedIn’de performans reklamları; 360 derece pazarlama stratejisi, SEO ve dönüşüm optimizasyonu - ölçülebilir sonuç ve şeffaf raporlama ile. - Startup Geliştirme & Scaling: Erken aşama markaları büyümeye hazırlıyorum: konumlandırma, doğru büyüme kanalları ve ölçeklenebilir bir pazarlama altyapısı kurgusu. - Yapay Zeka Mühendisliği: Yapay zekayı pazarlama ve iş süreçlerinize mühendislik disipliniyle entegre ederim: otomasyon, özel asistanlar ve veri odaklı çözümler. - Birebir Eğitim & Danışmanlık: Kişilere ve ekiplere, sahada denenmiş ve doğrudan uygulamaya dönük bir dijital pazarlama aktarımı. - İçerik & Podcast: Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji podcast’i ve blog üzerinden yapay zekayı, reklamı ve büyümeyi sade, güncel ve uygulanabilir bir dille aktarırım. ## Eğitimler (Joy Akademi: https://joyakademi.com) - https://faruktoprak.com/tr/egitimler ### Google Ads Eğitimi + Haftalık Online Dersler Arama, görüntülü, alışveriş ve YouTube reklamlarını sıfırdan, gerçek hesaplarda profesyonelce yönetin. Google Ads’i hesap kurulumundan kampanya optimizasyonuna, dönüşüm takibinden yeniden pazarlamaya ve yapay zeka destekli stratejilere kadar uçtan uca öğreniyoruz. 17 bölüm, 72 ders; uygulamalı vaka analizleri ve gerçek projeler üzerinden. Amaç ezbere teorik bilgi değil; reklamı düzenli gelir üreten bir satış kanalına dönüştürebilecek, kendi başına performans getiren kampanyalar yönetebilen bir seviyeye gelmeniz. - Başlangıç / Temeli Doğru Atmak: Google Ads ekosistemi ve açık artırma mantığı; Hesap kurulumu ve kampanya mimarisi; Anahtar kelime araştırması ve eşleme türleri; İlk Arama Ağı kampanyası kurulumu; Dönüşüm takibi (GA4 + Tag Manager) - Orta / Performans Odaklı Yönetim: Kampanya optimizasyonu ve kalite puanı; Akıllı teklif stratejileri (tCPA / tROAS); Display ve remarketing; Performance Max kampanyaları; Bütçe dağılımı ve karlılık hesabı - İleri / Strateji ve Ölçekleme: Funnel bazlı kurgu (TOFU-MOFU-BOFU); Veriye dayalı ölçekleme; E-ticaret ve lead gen ileri teknikler; 30 dakikada hesap denetimi (audit); Reklam metni psikolojisi ### Meta Ads Eğitimi + Haftalık Online Dersler Facebook & Instagram reklamlarını hedefleme, kreatif ve ölçeklendirmeyle ajans seviyesinde yönetin. Meta (Facebook & Instagram) reklamlarını Business Manager kurulumundan kampanya ölçeklendirmeye kadar birlikte öğreniyoruz. 14 bölüm, 69 ders; hedefleme, kreatif, Pixel/Conversion API ve test disiplinini gerçek hesaplarda uyguluyoruz. Doğru kitleyi bulmak, dönüşüm getiren kreatifi kurgulamak ve bütçeyi verimli ölçeklendirmek; hepsi canlı oturumlarda, sahadan örneklerle. - Başlangıç / Temel Altyapı ve Mantık: Meta ekosistemi ve Business Manager; Reklam türleri ve amaç (objective) seçimi; Hedef kitle temelleri (ilgi, demografi, Advantage+); Reklam kreatifi temelleri (hook, CTR psikolojisi); Pixel / Conversion API kurulumu - Orta / Performans ve Optimizasyon: Funnel bazlı kampanya kurgusu (retargeting); Test stratejileri (A/B, CBO, kazananı ölçekleme); Reklam metni psikolojisi (FOMO, sosyal kanıt); Raporlama ve veri okuma (ROAS / CTR / CPM) - İleri / Ölçekleme ve Uzmanlık: İleri kitle yapıları (Lookalike / CRM verisi); E-ticaret ileri strateji (Catalog, Advantage+); Lead generation ileri teknikler; Reklam hesabı denetimi (audit); Algoritma davranışı (learning phase, creative fatigue) ### Google Ads + Meta Ads (Avantajlı Paket) İki eğitim bir arada - sektörün en çok aradığı iki platformda tam donanımlı performans uzmanı olun. Google Ads ve Meta Ads eğitimlerinin ikisi birden, avantajlı fiyatla. Arama ağından sosyal medyaya, bir markanın tüm dijital reklam ekosistemini tek metodolojiyle yönetebilecek donanıma kavuşuyorsunuz. Tek eğitmen üzerinden senkronize Google + Meta stratejisi, cross-platform optimizasyon ve kendi hesaplarınızda birebir canlı analiz. Ayrı ayrı almaya kıyasla ciddi maliyet avantajı. - Google Ads / Tüm Google Ads müfredatı: Arama, Display, Alışveriş, YouTube, Performance Max; Akıllı teklif, kalite puanı, dönüşüm takibi; Funnel kurgusu, ölçekleme, hesap denetimi - Meta Ads / Tüm Meta Ads müfredatı: Facebook & Instagram; hedefleme, kreatif, ölçekleme; Pixel / CAPI, Lookalike, retargeting; E-ticaret ve lead gen ileri teknikler - Birlikte / Cross-platform strateji: İki platformu birlikte kullanan bütünleşik funnel; Kendi hesaplarında canlı, birebir analiz; Senkronize Google + Meta bütçe planı ### Eğitim SSS - S: Eğitimler nasıl işliyor? C: Her hafta canlı online ders yapılıyor; gerçek reklam hesaplarında ve kendi hesabınızda birebir analiz ve uygulama var. Reklam panelleri ve güncel yapay zeka araçları pratikle öğretiliyor. - S: Ders kayıtlarına daha sonra erişebilir miyim? C: Evet. Ders kayıtlarına ve panel içeriğine ömür boyu erişim var; dilediğiniz zaman baştan izleyip tekrar edebilirsiniz. - S: Hangi eğitimler var? C: Google Ads Eğitimi (arama, görüntülü, alışveriş, YouTube ve Performance Max), Meta Ads Eğitimi (Facebook ve Instagram; hedefleme, kreatif, ölçekleme) ve iki eğitimi bir arada sunan avantajlı paket. - S: Memnun kalmazsam ne oluyor? C: %100 memnuniyet ve para iade garantisi var: beklediğiniz değeri bulamazsanız ilk 3 gün içinde tek e-posta ile ücretin tamamı iade edilir. - S: Eğitim dili nedir ve nereden satın alınır? C: Eğitim dili Türkçe. Satın alma Joy Akademi üzerinden yapılır; bu sayfadaki “Satın Al” bağlantıları sizi doğrudan joyakademi.com sepetine götürür. ## Podcast: Faruk Toprak ile Yapay Zeka ve Teknoloji (101 bölüm) - https://faruktoprak.com/tr/podcast ### #101 Mikrofon Efsanesi ve Reklam Panellerinin Arkasındaki O Karanlık Bölge URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/mikrofon-efsanesi-ve-reklam-panellerinin-arkasindaki-o-karanlik-bolge · Tarih: 2026-09-16 · Süre: 26 dk Geçen hafta bir arkadaşınızla kahve makinesi konuştunuz. Hiçbir yere yazmadınız, hiçbir şey aratmadınız. Akşam eve gelip telefonu açtınız, karşınızda kahve makinesi reklamı. O an hepimizin aklından aynı cümle geçiyor: "Ulan bu telefon beni dinliyor." Bugüne kadar bu soruya iki cevap verildi. Ya "evet, dinliyor" dendi ya da "saçmalama, öyle bir şey yok" dendi. Bu bölümde ikisinin de yanlış olduğunu göstereceğim. Doğru cevap ikisinin ortasında değil, tamamen başka bir yerde. Ve açıkçası ikisinden de rahatsız edici. Ben yıllardır reklam panellerinin öbür tarafında oturuyorum. O hedefleme ekranlarını kuran kişiyim. Yani bu bölümde dışarıdan bakan birinin tahminini değil, içeriden bakan birinin ne gördüğünü anlatıyorum. Panelde tam olarak neyi görüyorum, neyi görmüyorum, ikisini de söylüyorum. Bu bölümde: Amerika'da bir yıl boyunca 17.000'den fazla uygulamanın izlendiği o araştırma ve mikrofon yerine bulunan asıl şey. Gerçekten dinleselerdi bunun maliyeti ne olurdu. Sistemin sizi dinlemeden bilmesinin üç yolu: yanınızdaki kişi, size benzeyen binlerce insan ve kendi beyninizin oyunu. "Aktif dinleme" hizmeti satan o gerçek satış sunumu ve ortaya çıkınca ne olduğu. Alexa ile Siri'nin gerçekten dinlediği yer, ki bu bölümün en çok karıştırılan noktası. Verinin geldiği dört kaynak. Ve telefonunuzda beş dakikada yapabileceğiniz üç ayar. BÖLÜMLER 00:00 Bu bölümde ne var 00:23 Kahve makinesi konuşması 01:38 Aklınızdaki iki tahmin de yanlış 02:09 Başlamadan önce üç soru 02:45 Reklam panelinin öbür tarafında oturan adam 03:07 En yaygın açıklama: telefon dinliyor 03:31 17.000 uygulama tarandı, sonuç ne çıktı 04:17 Dinlemek gerçekten mümkün mü, hesabı yapalım 05:26 01 Yanınızdaki kişi 07:24 02 Size benzeyenler 09:36 03 Seçici dikkat 11:53 Dumanın kaynağı: o satış sunumu 13:16 Alexa ve Siri gerçekten dinliyor, ama nasıl 14:38 Asıl bulgu: mikrofon değil, ekran 15:18 Panelde ne görüyorum, ne görmüyorum 17:07 Doğru cevap: dinlemiyorlar, çünkü gerekmiyor 18:05 04 Veri nereden geliyor: dört kaynak 19:30 05 Ne yapabilirsiniz: üç ayar, beş dakika 21:44 O reklamı bir daha gördüğünüzde kendinize sorun 22:56 Haftaya: aynı ürün, herkese başka fiyat 23:24 Kapanış Bu bölümde sizi korkutmaya çalışmadım. Yapay zeka hakkında size sürekli iki şey satılıyor: ya korku ya sihir. İkisi de işinize yaramıyor. İşinize yarayan tek şey sistemin gerçekte nasıl çalıştığını bilmek. Haftaya: aynı ürün, aynı anda, sizin telefonunuzda başka fiyata, başkasının telefonunda başka fiyata. Bu artık bir komplo teorisi değil, resmi kurumların raporlarına girmiş bir konu. Her Çarşamba yeni bölüm. Not: Spotify Türkiye'de artık video kabul etmiyor, burada sadece sesi dinleyebiliyorsunuz. Görselli sürüm YouTube'da: YouTube'a girip Faruk Toprak yazmanız yeterli. Instagram: https://www.instagram.com/faruktoprakx/ Web: https://faruktoprak.com/ Hedef kitle kurgusunu Google ve Meta tarafında en kapsamlı haliyle anlattığım yer: https://joyakademi.com ### #100 100 Bölümde Öğrendiğim 9 Şey (4'ü Artık Doğru Değil) URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/100-bolumde-ogrendigim-9-sey-4-u-artik-dogru-degil · Tarih: 2026-09-02 · Süre: 42 dk 2019'da, bu podcast'in ikinci bölümünde bir tahmin yapmışım. Yedi yıl sonra o tahminin yanlış olduğunu, kendi sesimden dinleyeceksiniz. 100. bölümdeyiz ve bu bölümde başarı hikayesi yok. 100 bölümde öğrendiğim dokuz şey var: beşi hala ayakta duruyor, dördü açık açık yanlış çıktı. Yanıldığım o dördünü kendi arşivimden, yedi yıl önce kurduğum kendi cümlelerimle önünüze koyuyorum. Çünkü sektörde herkes tuttuğu tahmini anlatıyor, tutmayanı kimse anlatmıyor. Halbuki para tam olarak orada kaybediliyor. Bu bölümde ayrıca podcast'in adının neden değiştiğini ve bundan sonra ne olacağını anlatıyorum. BÖLÜMLER 00:00 Açılış: yedi yıl önce kurduğum cümle 01:53 Bu podcast aslında kaç yaşında 05:02 1. Yanıldım: doğru trend, yanlış oyuncu 08:29 2. Tuttu: AI optimizasyonu insanı geçti 11:47 3. Yanıldım: metaverse mağazaları 14:24 4. Tuttu: TikTok'u ciddiye alın 17:17 5. Yanıldım: üçüncü parti çerezler 20:24 6. Tuttu: WhatsApp reklam alacak 23:09 7. Yanıldım: AR ve VR pazarlaması 26:11 8. Tuttu: uydu interneti 28:52 9. Tuttu: sistem kuran kazanır 32:07 Dokuz dersin ortak paydası 34:02 Podcast'in adı neden değişiyor 37:02 Bundan sonra ne olacak 39:40 Kapanış: sıra sizde BU BÖLÜMDEKİ DOKUZ KURAL 1. Bir trendi doğru görmek, o trendden kimin kazanacağını bilmek değildir. Yeni ihtiyacı, dağıtım kanalını elinde tutan karşılar. 2. Yeni bir teknolojiyi bugünkü sonucuna göre değil, iyileşme hızına göre değerlendirin. 3. Bir teknolojinin adının konuşuluyor olması onun yaşadığı anlamına gelmez. Para akıyor mu, kullanıcı artıyor mu, geri geliyor mu? 4. Platform takip etmeyin, davranış takip edin. Platformlar ölür, davranış kalır. 5. Herkesin bildiği şey, en son kontrol edilen şeydir. En tehlikeli bilgi yanlış bilgi değil, eskimiş bilgidir. 6. Ürün yol değiştirir, gelir modeli değiştirmez. Ücretsiz aracın sahibinin nasıl para kazandığına bakın. 7. Yeni teknoloji, eskisinin yeterince iyi olduğu yerde kazanamaz. Ancak eskisinin acıttığı yerde kazanır. 8. Teknoloji tahmininde yön bellidir, takvim değildir. Yapay zeka meslekleri bitirmiyor, küçültüyor. 9. Artık en iyi işi yapan değil, o işi yapan sistemi kuran kazanıyor. BÖLÜMDE GEÇEN ARŞİV KAYITLARI 2. bölüm (2019) AdBlocker, 7. bölüm (Şubat 2020) yapay zeka optimizasyonu, 9. bölüm (2020) uydu interneti, 15. bölüm (Kasım 2023) TikTok ve WhatsApp, 33. bölüm (Mart 2025) metaverse, 36. bölüm (Mart 2025) yapay zeka ajanları, 56. bölüm (Eylül 2025) üçüncü parti çerezler, 72. bölüm (Ocak 2026) sistem kuranlar, 74. bölüm (Ocak 2026) AR ve VR. KİMLER İÇİN E-ticaret ve marka sahipleri, ajans ve pazarlama ekipleri, yapay zeka araçlarını işine katmaya çalışan herkes. Instagram: https://www.instagram.com/faruktoprakx/ LinkedIn: https://www.linkedin.com/in/faruk-toprak-05767164/ Web: https://faruktoprak.com/ Beğendiyseniz takip edin ve bildirimleri açın. Sizin de yıllardır doğru sandığınız ama çoktan değişmiş bir bilginiz var mı? Bana yazın. Transkript (otomatik, özet): 2019'un yaz sezonunda bu podcast'ın ikinci bölümünde bir cümle kurmuşum ve bu cümleyi sizlere okuyorum. Bakın kelimesi kelimesini okuyorum, hiçbir şeyi değiştirmedim. Ama ileride Adblocker uygulaması gerçekten çok ciddi anlamda güzel paralar kazanacaktır diye tahmin ediyorum. 7 yıl geçti. Adblocker şirketleri o parayı kazanmadı arkadaşlar. Kazanan YouTube oldu, kazanan Spotify oldu. Reklamsız deneyimi doğrudan size satan platformlar kazandı. Bakın burada ilginç olan şey şu, trendi doğru okumuşum. Yani insanlar reklamsızlığa para verecek diyerek trendi doğru okumuşum. Ama parayı kimin toplayacağını doğru tahmin edememişim, yanlış tahmin etmişim. Ve bugün 7 yıl sonra 100. bölümdeyiz. Ve baştan söyleyeyim bu bölümü öyle övünme bölümü değil. Yani 100. bölümü yapan herkes ne diyor? İşte tek tek övünüyor, yaptıklarıyla övünüyor, teşekkür ediyor, yolculuğunu anlatıyor, kesitler koyuyor. Ben de hani teşekkür edeceğim tabii ki de sizlere, kesitler de koyacağım. Yolculuğumu da anlatacağım ama bu bölümde tabii ki de çok övünmeye yer vermeyeceğim. Çünkü siz buraya benim yolculuğumu dinlemeye gelmediniz. Siz buraya kendi işinizde kullanacağınız bir şeyler almaya geldiniz. Ben size 99 bölümdür bunu yapıyorum ve bu geleneği bırakmayacağız. O yüzden bugün size 9 tane karar kuralı vereceğim. Ve bunların her biri gerçek bir tahminden çıktı arkadaşlar. 5'i tuttuğu için, 4'ü tutmadığı için bana çok şey öğretti. Ve size şunu iddia ediyorum. Tutmayan 4'ü tutan 5'inden daha da değerli. Çünkü tutan tahmin size sadece sonucu verir. Tutmayan tahmin ise düşünme hatasının tam olarak kendisini verir. Ve hatayı bir kere gördüğünüzde bir daha hata yapmazsınız. Hoş geldin sevgili dostum. Herkese merhaba. Ben Faruk Toprak. Şimdi başlamadan önce bir şeyi düzeltmem lazım. Çünkü bugün her yerde 7 yıllık podcast diye yazacağım. Ve bu tam olarak dürüst bir cümle değil. Neden? Çünkü bakın gelin buna rakamlarla birlikte bakalım. İlk bölümü 13 Temmuz 2019'da yayınlamışım. 2019'da da 6 bölüm yapmışım. 2020'ye geldiğimizde bölüm sayısı 7'ye çıkmış. 2021'de ise bölüm sayısı sadece 1. 2022'de ise sessizliğe gitmişim. Bölüm sayısı 0. Yani hiç. Ve şu var. 14. bölümü Şubat 2021'de yayınlamışım. 15. bölüm ne zaman çıkmış biliyor musunuz? Kasım 2023'te. Arada 33 ay var arkadaşlar. 3 yıl sessizlik var. Şimdi asıl acıtan kısım burada. 14. bölüm yani sessizliğe girmeden önceki son bölümüm bugüne kadar yaptığım en iyi işlerden biriydi. O bölüm tuttu. Karşılık buldu. Ve ben tam o noktada durdum. Yani işin çalıştığı anda elimi çektim. 2023'de 6 bölüm. 2023'te 6 bölüm. 2024'te 6 bölüm. Sonra 2025'te tam 45 bölüm. 2026'da da şu ana kadar 28 bölüm kaydını sizlerle paylaştım. Toparlayalım. Biraz sayılar karıştırmış olabilir kafanızı ama toparlayacak olursam ilk 5 yılda 26 bölüm yapmışım. Son 20 ayda ise 73 bölüm yapmışım. Tekrardan sahalara gelmişim arkadaşlar. Yani bu podcast 7 yaşında ama gerçekte aslında 20 aylık. Bölümlerin %73'ü son 20 ayda çıkmış diyebilirim arkadaşlar. İşte 100 bölümün bana öğrettiği en pahalı ders bu. Ve listenin içinde bile değil. Çünkü bu bir tahmin değil, bu bir davranış. Adı da tutarlılık. Tutarlılık yetenekten önce gelir. En iyi bölümümü yaptım ve durdum. Eğer 2021'de durmasaydım, bugün 100 bölümde değil çok daha ilerideydik. Ama olsun, kaldığımız yerden tüm hızıyla devam ettim. Size bir rakam daha vermek istiyorum. … ### #99 Astromarketing Sırlarıyla Güneş Tutulmasında Müşterinin Satın Alma Şifresini Çözmek URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/astromarketing-sirlariyla-gunes-tutulmasinda-musterinin-satin-alma-sifresini-coz · Tarih: 2026-08-12 · Süre: 18 dk M.Ö. 585'te Lidyalılar ve Medler kanlı bir savaşın ortasındayken gökyüzü karardı, gündüz geceye döndü. İki ordu kılıçlarını bırakıp diz çöktü ve barış ilan edildi. Thales'in kaydettiği bu ilk güneş tutulması, koca bir tarihi tek hamlede değiştirdi. Bugün 12 Ağustos Çarşamba. Sıradan bir gün değil; muazzam bir Güneş Tutulmasının altındayız. Gökyüzündeki şalterin indiği o kritik gündeyiz. "Faruk, sen CRO ve nöropazarlama anlatan adamsın, astroloji ne alaka?" diyebilirsiniz. Bugüne kadar size e-ticaretin sadece Meta panelindeki yeşil butonlardan ibaret olduğu söylendi. Excel'deki yaş verilerine taptınız. Oysa asıl veri, insanın evrensel döngülerle olan bağıdır. 99. bölümde, ajans sunumlarını yırtıp atıyor ve masadaki parayı kasanıza sokacak yepyeni bir stratejiyi konuşuyoruz: Astromarketing. Neden 99. bölüm? Nümerolojide 9 bitişi ve bilgeliği temsil eder. 99 ise eski ezberlerin kapandığı, 100'e yani büyük uyanışa geçtiğimiz eşiktir. Bu eşik, 12 Ağustos Güneş Tutulmasının "eskiyi yık, yeniyi inşa et" enerjisiyle tam örtüşüyor. Kârlılığınızı eriten klasik pazarlama alışkanlıklarınızı bugün tamamen yıkıyoruz. Bu Bölümde Hangi Ödünsüz Gerçekleri Deşifre Ediyoruz? Gökyüzündeki Şalter ve "Lunar Effect": Astroloji mistik bir inanç değil; binlerce yıllık insan davranışı veri tabanıdır. Wall Street'te dolunayda borsa getirilerinin düştüğü bilimsel bir gerçektir. %70'i su olan insanın, devasa gelgit yaratan kütle çekiminden etkilenmemesi, amigdalasının buna tepki vermemesi imkansızdır. Tutulma Enerjisi ve FOMO: Tutulmalar insan psikolojisinde kadersel değişimleri tetikler. Müşteride "hayatımı değiştirmeliyim" dürtüsü uyanır. Kampanyalarınızı bu evrensel takvime ayarlayıp, teknik özellik yerine "dönüşüm vaadi" sattığınızda kasanızın nasıl dolduğunu konuşuyoruz. Bu dönemlerde FOMO kancaları 3 katı etki yaratır! Merkür Retrosu ve Bilişsel Yük: İletişim gezegeni geri hareketteyken tüketicinin odaklanma süresi düşer, tahammülü sıfırlanır. Bu dönemlerde karmaşık formlarla müşteriyi yormak yerine, neden sadece "Remarketing" yapmanız gerektiğini anlatıyorum. Eski müşteriye dönmek, retrolarda altından değerlidir. Takvimi Evrenin Matematiğine Uydurmak: CPM'lerin tavan yaptığı maaş günlerini unutun. Yeni Ay'ın coşkusunda lansman yapmayı, Dolunay'ın gerginliğinde ise "risksiz iade ve güven" kancalarıyla satışı nasıl kapatacağınızı öğrenin. Kampanyalarınızı bu duygusal döngülere göre optimize etmek ve masadaki parayı rakiplere bırakmamak için kanalı hemen takip edin. İşin mimarisini profesyonelce öğrenmek için sizi Joy Akademi'ye bekliyoruz. Biz orada insanlara butonlara basmayı değil, zihin haritalarını çizmeyi öğretiyoruz. 12 Ağustos Tutulma Sürprizi: Eskiyi yıkıp yepyeni bir vizyon inşa etmek isteyenler için muazzam fırsat! Joy Akademi eğitimlerinde ödeme ekranına PODCAST yazarak anında 1.300 TL net indirim kazanın. Bu kod 30 Ağustos'a kadar geçerli. 30 Ağustos'ta bu kapı kapanıyor. Dönüşüm için ilk adımı atın, eğitime katılın veya ajans hizmeti için joykek.com üzerinden bize ulaşın; kasanızı doldurun! 00:00 - 03:00 - İlk Güneş Tutulması ve 99. Bölüm03:00 - 04:34 - Astromarketing Nedir? (Lunar Etkisi)04:34 - 05:40 - Merkür Retrosu ve Remarketing05:40 - 07:00 - Güneş Tutulmasında FOMO Etkisi07:00 - 09:02 - Joy Akademi İndirimi (Kod: podcast)09:02 - 12:20 - Standart Kampanya Günlerinin Zararları12:20 - 15:50 - Yeni Ay ve Dolunay: Amigdalayı Yönetmek15:50 - 18:12 - Kapanış ve Sosyal Farkındalık Transkript (otomatik, özet): İnsanlık tarihinin kaydedilen ilk güneş tutulması tahmini olarak M.Ö. 585 yılında Thales tarafından yapılmıştı. Lidyalılar ve Medler yıllardır kanlı bir savaşın içindeydi ve bu savaş asla bitmeyen bir savaştı. Savaşın tam ortasında gökyüzü bir anda karardı. Gündüz ise geceye döndü. İki orduda kılıçlarını yere attı. Korkuyla diz çöktü ve o gün barış ilan ettiler. Sadece birkaç dakikalık bir doğa olayı, yıllardır süren bir savaşı, insan davranışını ve koca bir tarihi tek hamlede değiştirdi. Herkese merhabalar, ben Faruk Toprak. Ajansların size söylemediği o arka kapı stratejilerini konuştuğumuz ve masadaki parayı kasanıza nasıl sokacağınızı deşifre ettiğimiz Filtresiz Dijital'in 99. bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Takvimler bugün 12 Ağustos Çarşambayı gösteriyor. Bak bu bölüm öyle sıradan bir bölüm değil. Gerçi benim bölümlerimin hiçbiri sıradan bir bölüm değil. Amma ve lakin bu bölümü bilerek beklettim. Bu bölümü güneş tutulmasından dolayı beklettim. Arkadaşlar bugün sıradan bir gün değil ve ben de bugün bu enerjiyi yaşayabilmek adına bu bölümü bilerek beklettim ve bu bölümün kaydını çekiyorum. Bakın bugün tam da şu anda muazzam bir güneş tutulmasının etkisinin altındayız. Gökyüzündeki şalterin inip kalktığını, frekansların değiştiğini gördüğümüz bir kritik gündeyiz. Bazılarınız şöyle diyor olabilir. Ya Faruk sen verici dönüşüm oranı ve nöropazarlama anlatan bir adamsın. Astroloji ne alaka diyor olabilir. Bakın bu sorunun cevabını vermeden önce eğer işin sadece metapanellerinden ibaret olmadığını, insan psikolojisinin ve evrensel döngülerin sizin kasanızı nasıl etkileyeceğini öğrenmek istiyorsanız şu an beni dinlediğiniz platformda o takip et veya abone ol butonuna hemen şimdi basmanızı rica ediyorum. Takip ettiyseniz işte şimdi o karanlık bölgeye dalıyoruz. Neden bu konuyu bugün konuşuyoruz? Bakın iki tane çok güçlü sebebi var. Birincisi bugün 99. bölümü paylaşıyorum. 99 benim için çok anlamlı bir sayı. Nümeroloji de ve astroloji de 9 rakamı, bitişi, tamamlanmayı ve bilgeliği temsil eden bir sayıdır. 99 ise artık bir devrin tamamen kapanıp büyük bir uyanışın yani yüzün eşiğinde olduğumuzu gösterir. İkincisi ise bu 99. bölümün tam da 12 Ağustos güneş tutulmasına denk gelmesi. Bakın bu tutulmanın enerjisi çok net. Eskiyi yık, yeniyi inşa et. Bugüne kadar işe yaramayan, bütçenizi sömüren, o eski pazarlama alışkanlıklarınızı ezberlediğiniz o klasik ajans taktiklerini bugün itibariyle hepimiz yıkıyoruz. Tüketicinin zihnine yeni bir kod yazıyoruz. Şimdi ben bugün belki de ilk defa duyacağınız bir terimi sizlerle paylaşmak istiyorum. AstroMarketing. Yani gökyüzü kredi kartı ekstresini ödemez ama tüketiciyi okur. AstroMarketing bölümü. Dijital pazarlama dünyasında herkes veriye tapıyor değil mi? Herkes verileri okumak istiyor. Bakın buna ben de tapıyorum. Yani verilere tapıyoruz çünkü anlam çıkarıyoruz. Ama veri sadece Excel tablolarındaki yaş ve cinsiyetler değildir. Zamanlama da bir veridir. Astroloji falcılık veya mistik bir inanç sistemi değildir arkadaşlar. Astroloji binlerce yıllık bir insan davranışını gözlemleyen bir veri tabanıdır. Bakın bunu bilimsel olarak kanıtlayalım. Wall Street'te finans dünyasında Lunar Effect yani ay etkisi üzerine yazılmış onlarca akademik makale vardır. Ben bunu ilk gördüğümde çok şaşırmıştım. Yani Dolunay dönemlerinde borsa getirilerinin düştüğü, insanların risk iştahının değiştiği, duygusal dalgalanmaların zirve yaptığı bilimsel bir gerçektir. Çünkü insan vücudunun %70'i sudur. Ve ayın kütle çekim kuvveti okyanuslarda gel git yaratırken hepimizin hormonlarını ve benim o çok sevdiğim amigdalamızı yani karar verme … ### #98 Sitenizdeki O Kırmızı Buton Neden Satmıyor? (Görsel Nöropazarlama) URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/sitenizdeki-o-kirmizi-buton-neden-satmiyor-gorsel-noropazarlama · Tarih: 2026-07-29 · Süre: 13 dk Dijital pazarlama sektöründe yıllardır inandırıldığınız, üzerine tonla para harcadığınız ve kâr marjınızı sessizce eriten çok büyük bir yalan var. Sitenizin dönüşüm oranı (Conversion Rate) düştüğünde, e-ticaret müdürünüz veya çalıştığınız ajans elinde süslü bir raporla masanıza gelir ve aynen şu cümleyi kurar: "Trafik çekiyoruz ama satışa dönmüyor. Bence sepet sayfasındaki o 'Satın Al' butonunu kırmızı yapalım. Kırmızı aciliyettir, kan akışını hızlandırır, kırmızı kesinlikle satar." Sonra gidersiniz yazılımcınıza o butonu kırmızı, turuncu, fosforlu yeşil yaptırırsınız. Hatta üstüne kalp atışı gibi titreme efekti eklersiniz. Meta ve Google'a bastığınız bütçeyi iki katına çıkarırsınız. Peki günün sonunda banka hesabınıza giren o net nakit artar mı? Artmaz. Neden biliyor musunuz? Çünkü karşınızdaki tüketici, bir laboratuvar faresi değil. Tüketici, milyonlarca yıllık evrimle şekillenmiş, modern dünyanın reklam kirliliğinde kandırılmaya karşı inanılmaz bir defans mekanizması geliştirmiş, son derece zeki bir organizma. Filtresiz Dijital'in 98. bölümünde Meta panellerindeki o teknik ayarları bir kenara bırakıyoruz. Doğrudan o kredi kartını cüzdandan çıkartan karar merkezine, yani insan beynine iniyoruz. Sitenizdeki o butonun renginden bağımsız olarak neden satmadığını, görsel mimarinin insan psikolojisini nasıl manipüle ettiğini konuşuyoruz. Bu Bölümde Hangi Ödünsüz Gerçekleri Deşifre Ediyoruz? • Bilişsel Yönlendirme (Gaze Cueing): Sitenize koyduğunuz o muazzam fotoğraflardaki modeller kameraya, yani doğrudan müşterinin gözünün içine mi bakıyor? İşte dönüşüm oranınızın yerlerde sürünmesinin en büyük nedeni bu. İnsan beyni evrimsel olarak neden önce yüzlere, ardından o yüzün baktığı yöne odaklanır? Modellerinizin bakış açısını "Sepete Ekle" butonuna çevirdiğinizde tek satır kod yazmadan satışların nasıl %20 fırladığını deşifre ediyoruz. • Bilişsel Yük (Cognitive Load) ve Zihinsel Yorulma: İnsan beyni tembeldir ve kalori harcamaktan nefret eder. Müşteriyi ürün sayfasından ödeme sayfasına götürürken karşısına çıkardığınız o uzun üyelik formları, zorunlu şifre belirleme ekranları ve karmaşık adımların amigdalada nasıl bir "tehdit" algısı yarattığını inceliyoruz. Amazon'un "Tek Tıkla Satın Al" patentinin ardındaki devasa nöropsikolojik sırrı paylaşıyorum. Unutmayın: Düşünen müşteri sepeti terk eder! • Görsel Gürültü ve Karar Felci (Analysis Paralysis): Siteye girer girmez zıplayan WhatsApp butonları, "Çevir ve Kazan" çarkıfelekleri, üstten akan "Son 2 Ürün" sahte sayaçları... Bu görsel kirliliğin müşteriyi satın almaya ikna etmek yerine neden beyninde "panik ve güvensizlik" (Flight Response) yarattığını masaya yatırıyoruz. Lüks ve yüksek dönüşümlü sitelerin neden tertemiz (White Space) olduğunu kanıtlıyoruz. Eğer e-ticaret sitenizi bir ziyaretçi çöplüğünden bir satış makinesine dönüştürmek, kârlılığınızı artırmak ve rakiplerinizin yıllarca geriden takip edeceği bu nöropazarlama stratejilerini ilk öğrenenlerden olmak istiyorsanız, masadaki parayı rakiplere bırakmamak için şu an bu kanalı hemen takip edin ve bildirimleri açın. Bu işin görsel nöropazarlama mimarisini bir meslek olarak öğrenmek istiyorsanız Joy Akademi eğitimlerimize katılın. "Faruk, benim operasyonum var, e-ticaret sitemizin Dönüşüm Oranı Optimizasyonunu (CRO) ve bu nöropazarlama kurgusunu bizim yerimize doğrudan siz kurun" diyorsanız, joykek.com üzerinden ajansımızla iletişime geçin. Faruk@joykek.com adresinden bana yazarak markanızın nörolojik röntgenini birlikte çekelim! 00:00 - 01:19 - Kırmızı Buton Efsanesi 01:19 - 03:09 - Karar Merkezi: İnsan Beyni 03:09 - 06:10 - 1. Bilişsel Yönlendirme (Gaze Cueing) 06:10 - 09:19 - 2. Bilişsel Yük: Düşünen Müşteri Kaçar 09:19 - 10:38 - 3. Görsel Gürültü ve Karar Felci 10:38 - 12:35 - Kapanış ve Joykek Stratejisi Transkript (otomatik, özet): Dijital pazarlama sektöründe yıllardır inandırıldığınız, üzerine tonlarca para harcadığınız ve kâr marjınızı sessizce eriten çok büyük bir yalan var. Bugünkü bölüme yalanla başlayacağız. Sitenizin dönüşüm oranı yani conversion rate düştüğünde e-ticaret müdürünüz veya çalıştığınız ajans elinde süslü bir raporla masanıza gelir ve aynen şu cümleyi kurar. Trafik çekiyoruz ama satışa dönmüyor. Bence sepet sayfasındaki o satın al butonunu kırmızı yapalım. Kırmızı aciliyettir, kan hakaşını hızlandırır, kırmızı kesinlikle satar. Sonra ne yaparsınız? Gidersiniz yazılımcınıza o butonu kırmızı, turuncu, fosforlu ve yeşil yaptırırsınız. Hatta üstüne bir de kalp atışı gibi titreme efekti eklersiniz. Metaya, Google'a bastığınız bütçeyi iki katına çıkarırsınız. Peki günün sonunda bank hesabınıza giren o net nakit artar mı? Artmaz. Hatta bazen daha da düşer. Neden biliyor musunuz? Çünkü karşınızdaki tüketici bir laboratuvar faresi değil, tüketici milyonlarca yıllık evrimle şekillenmiş, modern dünyanın reklam kirliliğinde kandırılmaya karşı inanılmaz bir defans makinesi geliştirmiş, son derece zeki bir organizmadır. Siz butonun rengini değiştirerek o zeki organizmayı kandıramazsınız. Zekasına hakaret etmiş olursunuz. Herkese merhabalar, ben Faruk Toprak. Dijitalin o klişe ajan sunumlarını yırttığımız, işin arka planındaki o sert ödünsüz matematiği konuştuğumuz ve masadaki parayı kasanıza nasıl sokacağınızı deşifre ettiğimiz, İltiresiz Dijitalin 98. bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bugün meta panellerindeki o teknik ayarları, tıklama maliyetlerini, hedef kitle segmentlerini tamamen bir kenara bırakıyoruz. Bugün doğrudan o kredi kartını cüzdanından çıkartan ve karar merkezine yani insanın beynine iniyoruz. Bakın bugün sitenizdeki o butonun renginden bağımsız olarak neden satmadığını ya da görsel mimarinin insan psikolojisini nasıl manipüle ettiğini konuşmak istiyorum. Eğer karladığınızı arttırmak ya da e-ticaretlerinizi bir ziyaretçi çöplüğünden bir satış makinesine dönüştürmek istiyorsanız, rakiplerinizin yıllarca geriden takip edeceği bu nöro pazarlama stratejilerini ilk öğrenenlerden olmak istiyorsanız, şu an beni dinlediğiniz platformlarda ol takip et veya abone ol butonuna lütfen hemen şimdi bas. Bas ki ben de göreyim beni takip ettiğine abone olduğunu ve bu beni mutlu etsin. Ben de mutlu oldukça, benim amigdalam harekete geçtikçe ben de daha kaliteli ve daha uzun süreli yani böyle 8-7 dakikalık bölümler değil de 15 dakika, 20 dakikalık bölümleri paylaşayım seninle. Çünkü arkadaşlar bugün hepimiz için en kıymetli şey nedir? Zaman. Ben burada zaman harcıyorum. Kimin için? Senin için. Sana değerli bilgileri aktarabilmek için. O yüzden beni takip edersen biz bu ekosistemde bir araya gelmiş olacağız ve ben de senin beni dinlediğini görüp daha çok motive olacağım. Bu ekosisteme dahil olduğumuzda kasanızdaki o radikal değişimi kendi gözlerinizle göreceksiniz. Takip ettiyseniz hadi gelin masaya oturalım ve konuşmamıza başlayalım. Bakın insan beyninin ilkel refleksi, yüzler ve gözler. İngilizce de buna gazequeying denir. Sitenize o çok güvendiğiniz ürün sayfasına harika bir modelin fotoğrafını koydunuz. Üzerinde sizin ürettiğiniz o muazzam tasarımlı tişört var. Elinde sizin sattığınız o premium çanta var. Bu tarafa da kocaman o çok inandığınız bir kırmızı bir sepete ekleme butonu yerleştirdiniz. Bakın insanlar meta reklamlarından siteye giriyor. Bütçeniz saniye saniye eriyor. Ama ziyaretçi ortalama 4-5 saniye durup hiçbir şey tıklamadan çıkıyor. Biz buna ne diyoruz pazarlamada? Bounce rate diyoruz. Sorun nerede? Hatanız ürününüzde veya butonun renginde değil hatanız nöropazarlamanın en temel yasalarından biri olan bilişsel yönlendirmede. Yani gas queen de. Kuralı ihlal … ### #97 Panelden Önceki Karanlık Bölge: Hedef Kitleyi (Gerçekten) Nasıl Hacklersiniz? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/panelden-onceki-karanlik-bolge-hedef-kitleyi-gercekten-nasil-hacklersiniz · Tarih: 2026-07-15 · Süre: 20 dk Meta ve Google reklam panellerinde "Kampanya Oluştur" yeşil butonuna basmayı herkes biliyor. Hangi tuşun ne işe yaradığını, Advantage+ veya PMax kampanyalarının nasıl kurgulanacağını YouTube’daki on dakikalık ücretsiz bir videoyla bile öğrenebilirsiniz. Panel kullanmak kolaydır; çünkü panel günün sonunda kodlanmış basit bir arayüzdür. Peki, sektördeki e-ticaret markalarının %90’ı neden hala reklam bütçesini çöpe atıyor, neden ROAS ekranlarında sahte illüzyonlarla avunup ay sonunda banka hesabında gerçek bir kârlılık göremiyor? Bu sorunun cevabını, geçtiğimiz günlerde yayınları sıkı takip eden değerli dinleyicimiz Mustafa Altay’dan gelen çok samimi bir itirafla masaya yatırıyoruz. Mustafa’nın sorduğu, aslında bugün milyonlarca lira bütçe yöneten ajansların ve pazarlama direktörlerinin en büyük kanayan yarası: "Abi her şeyi anladım, psikolojiyi ve reklamı anladım ama şu müşteriyi araştırması kısmını, pazardaki müşteriyi anlayıp ona göre reklam çıkma matematiğini bir türlü oturtamıyorum." Filtresiz Dijital’in 97. bölümünde, reklam panelinden önceki o konuşulmayan "Karanlık Bölgeye" dalıyoruz. Altınızdaki araba bir Ferrari bile olsa, navigasyona yanlış adresi girerseniz sadece yanlış yere çok daha hızlı gidersiniz. Bu Bölümde Hangi Ödünsüz Gerçekleri Deşifre Ediyoruz? • Demografik Çöplük ve "Gece 3 Sancısı": Ajansların Excel tablolarına yazdığı "25-45 yaş arası, büyükşehirde yaşayan, yoga yapan kadınlar" gibi içi boş personaların neden birer çöplük olduğunu yüzleşerek konuşuyoruz. İnsanlar yaşlarına veya oturdukları semte göre değil, amigdalalarını tetikleyen acılara göre satın alır. Müşterinizin gece saat 3’te yatağında tavana bakarken hangi problemi yüzünden uyuyamadığını (Gece 3 Sancısı) bulmanın ve ona ürünün özelliğini değil, acısız bir akşamı satmanın formülünü veriyorum. • Dijital İstihbarat ve Rakip Yorumlarını Hacklemek (Review Mining): Masa başında kahve içerek "bence bizim müşteri şunu sever" deme devri bitti. Pazarın lideri olan en dişli 3 rakibinizin Amazon, Trendyol ve Hepsiburada’daki 1 ve 2 yıldızlı yorumlarını nasıl birer istihbarat madenine dönüştüreceğinizi anlatıyorum. Rakiplerinizin lojistik, kumaş veya müşteri hizmetleri zaaflarını alıp, kendi reklam kampanyalarınızda müşteriyi ensesinden yakalayan o yenilmez kancalara (Hook) nasıl çevireceğinizi adım adım gösteriyorum. • Sosyal Dinleme (Social Listening) ile "BS Detector"ü Kapatmak: Anket verilerinin neden her zaman yalan söylediğini, rasyonel ön lob ile duygusal satın alma beyni arasındaki farkı inceliyoruz. Ekşi Sözlük, Reddit ve Kadınlar Kulübü gibi insanların maskelerini çıkardığı platformlara sızarak kitlenin sokak jargonunu nasıl kopyalayacağınızı anlatıyorum. Sizin o plaza dilinizi değil, kendi kelimelerini reklam metninde gören müşterinin zihnindeki "yalan savar" (BS Detector) kalkanını nasıl indireceğinizi deşifre ediyoruz. • Yapay Zekayı Davranışsal Ekonomi Uzmanına Dönüştürmek: ChatGPT veya Claude’u sadece "Instagram metni yaz" diyerek hesap makinesi gibi kullanmayı bırakın. Yüzlerce filtresiz müşteri şikayetini yapay zekaya besleyerek; kitlenin en derin 3 korkusunu, duygusal satın alma tetikleyicilerini ve savunmaya geçtiği kelimeleri saniyeler içinde çıkaran o 2026 model özel "Nöropazarlama Analisti" komutumu (prompt) sizlerle paylaşıyorum. Siz de bu yayını dinledikten sonra e-ticaret sitenizi ve reklam kurgularınızı birer deneme yanılma tahtası olmaktan çıkarıp, salt bir insan psikolojisi ve veri madenciliği matematiğine dönüştürmek istiyorsanız, masadaki parayı rakiplerinize bırakmamak için şu an bu kanalı hemen takip edin ve bildirimleri açın. Bu işin sadece panel boyutunu değil, tüketici psikolojisini ve yapay zeka ile pazar araştırması mimarisini bir meslek olarak en ince detayına kadar öğrenmek istiyorsanız Joy Akademi eğitimlerimize katılın. "Faruk, benim operasyonum var, bu derin psikolojik kurguyu ve reklam matematiğini markam için doğrudan siz kurun ve ciromu büyütün" diyorsanız, joykek.com üzerinden ajansımızla iletişime geçin. Transkript (otomatik, özet): Daha da iyiyiz, çok da iyi olacağız. Arkadaşlar geçtiğimiz günlerde Instagram DM kutuma bir mesaj düştü. Mustafa Altay isminde yayınlarımı sıkı bir şekilde takip eden benim değerli bir dinleyicim çok samimi, çok net bir şekilde iyi tarafta bulundu bana. Bak ekran görüntüsünü aldım ve aynen okuyorum. Abi her şeyi anladım, psikolojiyi, reklam panellerini, diğer her şeyi okeyledim. Ama tek sıkıntım müşteriyi araştırmasını anlamıyorum. Pazardaki müşteriyi anlayıp ona göre reklam çıkacağız ya hani işte o kısımda bende eksikler var bununla ilgili bir bölüm gelir mi diye bana Instagram'dan mesaj atmış. Bu arada sen sevgili dostum beni Instagram'da takip etmiyorsan Faruk Toprak X. Kullanıcı adım beni Instagram'da takip edebilirsin ya da TikTok'ta. Herkese merhabalar. Ben Faruk Toprak. Dijital pazarlamanın arka planındaki o ödünsüz ve sert matematiği konuştuğumuz ve kimsenin size söylemediği, bahsetmediği arka kapı stratejilerini bugün masaya hep birlikte yatıracağız. Filtresiz Dijital'in 97. bölümüne hoş geldiniz. Temmuz ve Ağustos'ta sizlere daha önceden söylediğim gibi bir hafta boşluk veriyoruz ve sonra tekrar bölüm paylaşıyorum sizlerle. Çünkü yaz moduna girdik artık. Bu arada bu bölümleri de toplu bir şekilde kaydettim. Siz bu bölümü dinlerken ben birkaç saat sonra Amsterdam'a uçuyorum. Yarın yani 16 Temmuz'da The Weekend'in konserine biletim var. Valla bileti bir yıl önce aldım. Çok da heyecanlı bir şekilde aldım ve dedim ki ulan ben bunu unutayım. Bu bir yıl geçmez diyordum. Valla zaman su gibi geçti arkadaşlar. İyi ki de almışım o bileti. Şu an o konser bana çok iyi bir şekilde faydalı olacak. İyi gelecek. O yüzden siz bunu dinlerken ben havalimanında uçağa doğru gidiyor olacağım ve Amsterdam'a doğru yola çıktım arkadaşlar. Yarın da The Weekend'in konserinde bol bol storyler paylaşırım. Instagram'da sen de beni takip ederek bu storylere erişebilirsin. Bakın hadi gelin başlayalım. Mustafa'nın mesajı aslında sadece onun değil bugün milyonlarca lira bütçeyi yöneten ajansların belki de pazarlama departmanlarının, e-ticaret direktörlerinin ve şirket patronlarının en büyük kanayan yarası. Bu konu sadece Mustafa ile ilişkili değil. Bakın sektörde herkes meta paneline girip o kampanya oluştur butonuna basmayı çok iyi biliyor. Bu çünkü çok basit ve herkes bunu yapabilir. Ama hangi tuşun ne işe yaradığını, PMX kampanyasının nasıl kurulacağını YouTube'daki 10 dakikalık bir video ile öğrenebiliyoruz. Bu panellerin kullanımı kolay fakat panel günün sonunda arkadaşlar kodlanmış bir arayüzüdür. Yani siz aslında arayüzü kullanıyorsunuz. Asıl soruyu kimse sormuyor. O reklamı kime, hangi dille, hangi psikolojik tetikleyici ile göstereceğiz? Bakın eğer navigasyona yanlış adresi girerseniz ne olur? Altınızdaki arabanın Ferrari olmasının hiçbir anlamı yok. Ya da Porsche olmasının hiçbir anlamı yok. Sadece yanlış yere çok daha hızlı gidersiniz. Advantage Plus kampanyalarına 10 binlerce lira basıp karlılığınızı eritmenin tek sebebi de panelden önceki o karanlık bölgeyi yani müşterinin gerçekte kim olduğunu es geçmenizdir. Bakın siz kredi kartını makinenin insafına bıraktıkça makinede o parayı en kolaya harcayacağı yere yani yanlış kitleye basmaya devam ediyor. Bugün bu bölümde o karanlık bölgelere hep birlikte dalıyoruz. Bakın müşterinin zihnine nasıl sızacağız? O kredi kartını masaya koyduran asıl güdüğü konuşmak istiyorum. Eğer e-ticaretteki kar marjınızı arttırmak, ruas yalanlarından kurtulup banka hesabınıza giren gerçek parayı büyütmek ve bu nöropazarlama taktiklerini ilk … ### #96 B2B'de Yapay Zeka - Intent Data Teknolojisi URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/b2b-de-yapay-zeka-intent-data-teknolojisi · Tarih: 2026-07-01 · Süre: 13 dk Fabrika zemininde, üretim hatlarında ve ham madde seçiminde Endüstri 4.0 rüzgarları estirirken; iş o üretilen tonlarca malı, paletleri ve konteynerleri küresel alıcılara satmaya geldiğinde neden hala 1990’ların refleksleriyle hareket ediyorsunuz? Filtresiz Dijital'in 96. bölümünde, masadaki parayı rakiplerine kaptırmak istemeyen sanayiciler, büyük toptancılar, ihracatçılar ve B2B marka liderleri için küresel ticaretin yeni ve ödünsüz matematiğini masaya yatırıyoruz. Konumuz: B2B Pazarlamada Yapay Zeka ve Küresel Satışın Yeni Kuralları! Türkiye'de büyük ölçekli ticaret yapan birçok şirketin düştüğü çok ciddi bir paradoks var. Milyonlarca liralık otomasyon yatırımları, CNC tezgahları ve dünya standartlarında bir üretim gücü… Fakat iş küresel pazardan müşteri bulmaya geldiğinde başvurulan yöntemler hala taş devrinden kalma: Yılda bir kez düzenlenen yorucu global fuarlara devasa bütçeler gömüp 15 metrekarelik standın önünden bir satın almacının tesadüfen geçmesini beklemek ya da internetten toplama e-posta listelerine "Biz Türkiye'nin en büyük üreticisiyiz" diye başlayan, doğrudan spam klasörüne düşen soğuk mesajlar göndermek. Sektörün üzerine çekilen o sahte başarı illüzyonlarını bir kenara bırakıyoruz. B2B toptan satışta veya ihracatta sizin web sitenize gelecek binlerce organik tıklamaya ihtiyacınız yok. Sizin, Münih'te mevcut tedarikçisiyle teslimat krizi yaşamış ve acil olarak alternatif bir üretici arayan o 1 tane satın alma direktörüne ihtiyacınız var. Peki, dünyanın öbür ucundaki bu adamın "tam şu anda" bu arayışta olduğunu nasıl tespit edeceksiniz? İşte tam bu noktada yapay zeka destekli Sinyal İstihbaratı (Intent Data) ve Tahmine Dayalı Analitik (Predictive Analytics) devreye giriyor. Küresel arama trendlerini, IP hareketlerini ve kurumsal dijital ayak izlerini takip ederek hedef pazarınızdaki sanayi devlerinin satın alma niyetlerini daha onlar resmi bir ihale (RFQ) açmadan nasıl görebileceğinizi tüm şeffaflığıyla deşifre ediyoruz. İşin kurumsal karar süreçleri ve nöropazarlama boyutunda ise büyük bir hatayı ortadan kaldırıyoruz: Karar Verme Birimi'ni (DMU) hacklemek. Tonajlı satışlarda masada tek bir kişi oturmaz; CEO pazar payına, CFO birim maliyete, Fabrika Müdürü ise teknik dayanıklılığa bakar. Yapay zekanın Hiper-Kişiselleştirme yeteneğini kullanarak, bu üç farklı karar vericinin zihinsel bariyerlerini ve kurumsal yüklerini hafifletecek nokta atışı stratejileri nasıl kurgulayacağınızı somut adımlarla anlatıyoruz. Bölümde ayrıca, Joykek tarafında bizzat masasında oturduğum, yapay zekanın zamanlama istihbaratını kullanarak bir endüstriyel üreticinin 12 ay süren hantal satış döngüsünü nasıl 3 aya indirdiğimizin çok gerçekçi ve yaşanmış başarı hikayesini (case study) paylaşıyorum. Üretim bandındaki o büyük emeğin hak ettiği vizyoner pazarlama altyapısını kurmak, küresel pazarda feneri açık bir şekilde ilerlemek ve algoritmaları markanızın en güçlü satış neferi yapmak için bu bölümü kaçırmayın. B2B şirketinizi, fabrikasını ve ihracat hacmini yapay zekanın gücüyle lazer güdümlü bir sisteme dönüştürmek, masadaki parayı kasanıza sokmak istiyorsanız faruk@joykek.com adresinden bana doğrudan yazabilir veya joykek.com üzerinden stratejik hizmetlerimizi inceleyebilirsiniz. Video podcast bölümlerimiz, sahada bizzat test edilmiş vaka analizlerimiz ve dijital dünyanın perde arkası için YouTube, Instagram ve TikTok'ta "filtresizdijital" yazarak ekosistemimize dahil olabilirsiniz! Transkript (otomatik, özet): Endüstri 4.0 fabrikada başlar, pazarlamada biter. Bakın ne demek istiyorum. Büyük ölçekli üretimi yapan, konteynerlarla ihracat gerçekleştiren ya da iç piyasaya palet palet mal indiren B2B şirketlerinin çok net ortak bir özelliği var. Hepsi üretim hatlarına, otomasyona, CNC tezgahlarına ya da ham madde kalitesine milyonlarca lira yatırım yapıyor. Üretimde hata payını sıfıra indirmek için inanılmaz bir mühendislik zekasını devreye sokuyor. Buraya kadar her şey harika öyle değil mi? Fakat iş o depolarda yüklenmeyi bekleyen tırları dolduracak tonlarca malı doğru küresel alıcıya satmaya geldiğinde o muazzam mühendislik zekası bir anda puf buharlaşıyor. Bakın yıllık cirosunun ciddi bir kısmına sırf yurt dışındaki o yorucu fuarlarda 10-15 metre karelik bir stand açarak birilerinin önünden tesadüfen geçmesini beklemeye ayıran vizyoner patronlara sesleniyorum. Bakın onları görüyorum. Ya da patronların dışında ihracat departmanındaki uzman arkadaşların internetten toplama e-posta listelerine biz Türkiye'nin en büyük üreticisiyiz diye başlayan ve doğrudan spam klasörüne düşen soğuk mesajlar ya da mailler atışına şahit oluyorum. Bakın işte tam bu noktada çok ciddi bir paradoks ortaya çıkıyor. Yani fabrika endüstri 4.0 yaşarken küresel pazarlamada ve satışta hala fax çekilen dönem refleksleriyle hareket ediyorsunuz. Bazılarınız için şu an yeni bir kelime kullanmış olabilirim. O kelime fax kelimesi olabilir. Genç arkadaşlarım beni dinliyorsa fax nedir ya hocam diyorsanız arkadaşlar çok eski bir teknoloji. Herkese merhabalar ben Faruk Toprak bugün 96. bölüme geldik 100. bölümü iple çekiyorum desem yeridir arkadaşlar. Şaka gibi 96 bölüm yaptık. Gerçekten çok güzel duygularımı sizlerle paylaştım bölümleri sizlerle paylaştım. Bakalım umarım bol bol bölümleri de sizlerle paylaşmaya devam ederim. Geçen hafta B2C taraftaki yapay zeka yanılgılarını sizlere anlatmıştım. Bugün ise oyunu büyük oynayanların yani tonajlı satanların, sanayicilerin ve ihracatçıların dünyasına adım atalım hep birlikte. Tekrardan hepinize selamlar. Hoş geldiniz podcast'ta. Bakın B2B toptan satışta ya da ihracatta her sabah ajansınızdan gelen sitenize şu kadar kişi ziyaret etti raporunun hiçbir ticari karşılığı yoktur. Yani sizin günde binlerce kişinin tıklamasına ihtiyacınız yok. Sizin Londra'da mevcut tedarikçisiyle teslimat süresi yüzünden büyük bir kriz yaşamış ve acil olarak alternatif bir plastik ambalaj üreticisi arayan o bir tane satın alma direktörüne ihtiyacınız var. Ya da Frankfurt'ta depolarındaki stokları kritik seviyeye düşmüş ve yeni bir yedek parça üreticisi arayan diğer o bir tane distribütöre ihtiyacınız var. Peki dünyanın öbür ucundaki bu adamın tam şu anda bu arayışta olduğunu nasıl tespit edeceğiz diye soruyor olabilirsiniz. Geleneksel yöntemlerle arkadaşlar bunu bilmemiz imkansızdır. İşte tam burada yapay zekayı B2B ticarette konumlandırmamızın asıl sebebi budur. Bugün sizlere sinyal istihbaratı yani intent data olayını anlatacağım. Bakın internet dünyasında her gün milyarlarca veri, IP hareketi, kurumsal gümrük kayıtları ve arama trendleri akıyor. Yapay zeka tabanlı niyet verisi platformları fabrikanız için küresel bir radar sistemi kuruyor arkadaşlar. Yani hedef pazarınızdaki örneğin Fransa'daki yapı market zincirlerinin satın alma ekipleri son iki haftadır dijital dünyada sizin ürettiğiniz ham maddeyi, o ürün grubunun teknik speklerini yoğun bir şekilde araştırıyorsa, rakip küresel firmaların fiyat sayfalarında geziyorsa, yapay zeka bu kurumsal sinyalleri yakalıyor arkadaşlar. Daha o adamlar uluslararası bir ihale açmadan, daha kimseye resmi bir teklif talebi yani RFQ göndermeden yapay zeka sisteminize şu bilgiyi düşürür. Şu vergül numarasına … ### #95 Yapay Zekanın e-Ticaret Tuzakları - B2C'de Yapay Zeka İllüzyonu URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/yapay-zekanin-e-ticaret-tuzaklari-b2c-de-yapay-zeka-illuzyonu · Tarih: 2026-06-24 · Süre: 14 dk E-ticaret reklamlarında kasanın anahtarını yapay zekaya (AI) teslim ettiniz. Peki, o çok güvendiğiniz algoritmaların aslında kârlılığınızı nasıl erittiğinin farkında mısınız? Filtresiz Dijital'in 95. bölümünde, geçtiğimiz haftaki zorunlu molamızın ardından mikrofon başına geçiyor ve rotamızı e-ticaretin en sıcak, en can yakıcı gündemine çeviriyoruz: B2C'de Yapay Zeka İllüzyonu! Meta'da Advantage+, Google'da Performance Max (PMax) kampanyalarını açıp "Yapay zeka nasıl olsa satışı getiriyor, makine öğreniyor" diyerek arkanıza yaslandığınız o an, aslında felaketin başladığı andır. Ajansların arkasına sığındığı "öğrenme süreci" masallarını bir kenara bırakıyoruz. Algoritmalar bütçenizi gerçekten yeni müşteriler bulmak için mi harcıyor, yoksa en kolaya kaçıp zaten sizden alışveriş yapacak olan marka kitlenize mi reklam basarak sizi manipüle ediyor? İşin matematiğini ve arka planda dönen oyunları tüm şeffaflığıyla deşifre ediyoruz. İşin bir de nöropazarlama ve tüketici psikolojisi boyutu var. "Kişiselleştirme" adı altında, sitenizde bir ürüne sadece bakan tüketiciyi 15 gün boyunca her platformda aynı görselle darlamak pazarlama değil, dijital tacizdir! Tüketici beyninde "Reklam Körlüğü" (Ad Fatigue) yaratan bu hatalı frekans ayarlarını ve sepeti terk edenlere anında indirim sunarak markanızı ucuzlatan o sözde "akıllı" dinamik fiyatlandırma tuzaklarını konuşuyoruz. Ayrıca, sırf maliyet kısmak için e-ticaret sitenize koyduğunuz, müşteriyi çileden çıkaran o işlevsiz chatbot çöplüğünün dönüşüm oranlarınıza (CR) verdiği zararı masaya yatırıyoruz. ROAS yalanlarını ve ciro illüzyonlarını bırakıp, banka hesabınıza giren gerçek kârlılığı artırmak ve algoritmaların kontrolünü yeniden elinize almak için bu bölüm tam size göre. Dijital pazarlama süreçlerinizi ve e-ticaret reklamlarınızı stratejik bir akılla yönetmek, kârlılığınızı artırmak istiyorsanız faruk@joykek.com adresinden bana ulaşabilir veya joykek.com üzerinden hizmetlerimizi inceleyebilirsiniz. Tüm video podcast bölümlerimiz ve sektör ifşalarımız için YouTube, Instagram ve TikTok'ta "filtresizdijital" yazarak ekosistemimize dahil olabilirsiniz! Zaman Damgaları: 02:01 Podcast Yaz Takvimi ve Hayat Üzerine Kısa Bir Not05:07 Yaklaşan Lansman: Yazılım Çiftliği ve Yapay Zekanın Geleceği07:59 B2C'de Yapay Zeka İllüzyonu: PMax ve Advantage+08:49 Meta Güncellemesi: Hesabıma Kavuşmam ve %5 Ekstra Reklam Maliyeti09:31 Kasanın Anahtarını Algoritmaya Teslim Etmenin Riskleri10:36 Kişiselleştirme mi, Dijital Taciz mi? (Reklam Körlüğü)11:11 Dinamik Fiyatlandırma Tuzakları ve Marka Değeri11:34 E-ticarette Chatbot Çöplüğü ve Yataş Örneği12:47 İllüzyondan Uyanış: Kapanış ve Joykek İle Strateji Transkript (otomatik, özet): Herkese merhabalar. Sektörün üzerine çekilmiş o pembe fitreleri yırtıp attığımız diye giriş yapmak istiyordum bugün. Heyecanlı ve dolu bir şekilde. Bazı arkadaşlar fark etmiştir geçtiğimiz hafta mikrofonun başında değildim. Hatta birçoğunuz sosyal medyadan gördü, paylaşımımı gördü. Arkadaşlar 5 Haziran tarihinde babamı kaybettim. Babam vefat etti ve ondan sonraki hafta tabii stok yayınlardan bir tanesini yayınladım. Ama geçen hafta tabii bölüm çekemedim. Biraz yasımı tutmak istedim. Biraz da bu süreci atlatmak istedim. Çünkü bu zamana kadar etrafımda birilerinin babaları, anneleri ya da arkadaşları vefat ettiğinde evet üzülüyordum ama onların gerçekten ne hissettiğini yaşayamıyordum. Acı bir duygu ya. Yani babasını ya da annesini kaybedenler beni çok iyi anlarlar şu anda. Ha bu şey demek değil hocam biz de sizi anlarız gibi değil bu. Ama çok acı bir duygu yani hani tarifi yok. Öyle. Dolayısıyla geçen hafta bir bölüm paylaşamadım. O yüzden girişi böyle yapmak istedim. Babamın anısına bu bölümü de sizlerle paylaşmak istiyorum arkadaşlar. Tabii hayat bir yandan devam ediyor. Yani koşturmalar devam ediyor. İşler devam ediyor. Normalde ben bunu Instagram'da da paylaşmazdım ama o kadar çok iş, talebi geldi ki böyle mesajlar geliyor, telefonlar geliyor. Tabii kimsenin haberi yok haliyle. Onları da suçlamıyorum. Sonra dedim ki bu böyle olacak gibi değil. Herkese de tek tek haber veremem. Sonra sosyal medyada paylaştım tabii bunu story olarak. İyi ki de paylaşmışım. Sonraki bir hafta boyunca kimse aramadı, yazmadı. Ha başsağlığı için herkes aradı, yazdı. Görenler ama iş talebiyle alakalı böyle sağ olsun yormadılar beni. Böyle bir süreci atlattım. Dolayısıyla bölümde paylaşamadım. Şu anda tabii artık daha da fazla uzatmak istemedim arayı. Bir haftayı stok kayıtla, bir haftayı da boş geçtik. Ama bu haftada yani 24 Haziran, Çarşamba günü de bu bölümü sizlerle paylaşmak istedim. Evet yaz geliyor bu arada. Yaz geldi daha doğrusu. Geliyor değil. Temmuz ve Ağustos'ta her sene yaptığımız gibi normalde her hafta bir bölüm paylaşıyorum ya. Temmuz ve Ağustos'ta ikişer bölüm paylaşacağım. Yani biz de biraz podcast'ta yaz tatiline girmiş oluruz diye ümit ediyorum. İşler de bayağı yoğun tempoda gidiyor. Ama bu senede böyle olacak gibi hissediyorum. Her sene hep şöyle bir hayalimiz olur ya böyle. Bu senede yoğun çalışalım. Seneye yat da teknede tatil yaparız diye. İnanın valla geçen sene yazın Haziran, Temmuz'da hep şey diyordum. Ya bu yaz çok yoğun çalışacağım. Seneye işte o teknede işte çok güzel bir tatil yapacağım diyordum. Ama geldi bir yıl geçti. Haziran ayındayız. Yine o modda değilim ve yine şunu diyorum. Çok çalışacağım ve seneye o teknede işte çok güzel bir tatil yapacağım derken buldum kendimi. Dürüst olmak gerekirse. Valla arkadaşlar hayat akıp gidiyor. Hepimiz için gidiyor. Ben babamı yolladım. O eve gitti. Erken gitti. Hepimizin gideceği yer orası. Çok çalışalım. Çok kazanalım. Çok başarılı olalım. Milyonlarca kişi beni dinlesin. Hiçbir önemi yok yani. Hepimiz günün sonunda gideceğiz. O yüzden bu podcast'ta da hani böyle hayat dersi veriyor gibi de olmak, görünmek istemiyorum. Ama bence günün ve anın kıymetini, değerini bilmek lazım. Özellikle sevdiklerimizin kıymetini bilmek lazım. Bazen kızıyoruz, üsüyoruz. O böyle anlık bir duygu ama sanki onun hep var olabileceğini düşünüyoruz. … ### #94 Google'ın Yeni Yapay Zeka Duvarı (SGE) Gerçeği! E-Ticaret Sitenizin Organik Trafiği Nereye Gitti? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/google-in-yeni-yapay-zeka-duvari-sge-gercegi-e-ticaret-sitenizin-organik-trafigi · Tarih: 2026-06-10 · Süre: 11 dk Filtresiz Dijital’in 94. bölümünde e-ticaret ve B2B dünyasının üzerine çöken o devasa gölgeyle yüzleşiyoruz: Google'ın Yapay Zeka Duvarı (SGE) ve organik trafiğin bıçak gibi kesilmesi! Haziran ayının sıcak ilk günlerinde Google Analytics panelinizi açıp SEO verilerinizde kıpkırmızı aşağı yönlü oklar gördüyseniz, bu bölüm sizin için bir dijital uyanış rehberi olacak. Ajansların "Yaz geldi, insanlar tatile çıktı, trafik düştü" savunmalarını çöpe atıyoruz. Bu, 2026'nın en büyük yalanıdır. Trafiğiniz tatile çıkmadı; milyonlarca lira döküp birinci sıraya çıkardığınız o organik trafiğinizi bizzat Google’ın yapay zekası çaldı. Sıfır Tıklama (Zero-Click) cehennemine hoş geldiniz! 10 Haziran 2026 tarihli bu özel yayında, Türkiye pazarında bilgi arayışına dayalı sorgularda trafiğin neden %40 eridiğini konuşuyoruz. Google artık kullanıcılara klasik link listesini sunmak istemiyor. Büyük emeklerle yazdırdığınız blog içeriklerini tarıyor ve kullanıcıya doğrudan hap gibi bir özet sunuyor. Kullanıcı sitenize tıklamadan sayfayı kapatıyor. Sistem, ürettiğiniz içerikleri kendi yapay zekasıyla işleyerek sizi kendi silahınızla vuruyor. İşin psikolojik ve nöropazarlama tarafına indiğimizde karşımıza temel bir gerçek çıkıyor: Bilişsel Kolaylık (Cognitive Ease). İnsan beyni evrimsel olarak enerjiyi korumak üzere programlanmıştır. Bir soru sorulduğunda amigdala anında belirsizliği gidermek ister. Eskiden farklı sitelere girer, yazılar içinde bilgi arardık ve bu durum Bilişsel Yük (Cognitive Load) yaratırdı. Şimdi Google AI "Sen yorulma, cevabı buraya koydum" diyor. İşte tam bu an beynin ödül merkezi Striatum devreye giriyor ve Anında Tatmin (Instant Gratification) mekanizması tetikleniyor. Değerli yöneticiler, e-ticaret direktörleri ve CEO'lar için acı reçete çok açık: Oyun değişti. Hala toplantılarda "Hangi kelimede kaçıncı sıradayız?" diyorsanız yanlış oyundasınız. Birinci sırada olmanın önemi kalmadı; çünkü yapay zeka sıfırıncı sırada oturuyor. Eğer ajansınız "%100 organik trafik artışı" garantisi veriyorsa o toplantıyı hemen sonlandırın. Peki bu duvarı nasıl aşacağız? İşte 3 altın strateji: Marka Arama Hacmi (Brand Demand): Yapay zeka jenerik aramaları özetleyebilir ama markanıza özel yapılan aramayı özetleyemez, kullanıcıyı size gönderir. Sıfırıncı Taraf Veri (Zero-Party Data): Google'da sadece kiracıyız. Müşteriyi sitenize çektiğinizde telefon, e-posta verilerini CRM sisteminizde toplayın veya uygulamanızı yükletin. Deneyim Satın (EEAT): Bilgi içerikleri erimeye mahkum. AI bir ürünü deneyemez. İnsanlar bilgi için AI'a, deneyim ve onaylanmak için size gelecek. Google algoritmalarına karşı markanızı koruyacak kârlılık odaklı reklam yönetimi arıyorsanız, faruk@joykek.com üzerinden ulaşabilir veya joykek.com'u inceleyebilirsiniz. Tüm video podcastlerimiz için platformlarda "filtresizdijital" aratın, Instagram @ faruktoprakx hesabımdan yorumlarınızı iletin. 0:00 - 1:18 - Yaz rehaveti yalanı ve organik trafik düşüşü1:19 - 2:19 - Google Yapay Zeka Duvarı (SGE) nedir?2:20 - 3:10 - Sıfır Tıklama (Zero-Click) cehennemi3:11 - 5:11 - Nöropazarlama: Bilişsel Kolaylık ve Anında Tatmin5:12 - 6:05 - CEO'lara acı reçete: Sıfırıncı sıradaki AI6:06 - 7:01 - Strateji 1: Marka Arama Hacmi Yaratmak7:02 - 7:46 - Strateji 2: Zero-Party Data ve CRM7:47 - 8:31 - Strateji 3: Deneyim satmak ve EEAT8:32 - 9:34 - Kendi kalesini kuranlar9:35 - 10:41 - Joykek ile ortaklık ve kapanış Transkript (otomatik, özet): Haziran ayının o sıcak ilk günlerinden hepinize merhaba. Şöyle e-ticaret yapan firmalara sesleniyorum. Panelini açtın. Yaz kampanyalarının tıkır tıkır çalıştığını görüyorsun. Bu arada B2B de olabilir. E-ticaret olmak zorunda değil ama örnek olarak en iyisi e-ticaret. Sonra Google Analytics'ine gittin. Panele bakıyorsun ve ne gördün? Bir anda korkunç bir manzara. Organik trafiğinde, o çok güvendiğin SEO verilerinde devasa bir düşüş gördün. Kırmızı oklar aşağıyı gösteriyor. Hemen ajansını ya da SEO uzmanını aradım ve telefonda sesin titrer bir şekilde şunu dedin ona. Ne oldu? Niye trafiğim düştü? Yaz geldi, okullar kapandı, insanlar tatile mi çıktı? Ne oluyor? dedin. Ve o sırada da karşı tarafta sana evet yaz geldi, okullar kapandı, insanlar da tatile çıktı. O yüzden trafiğim düştü diyorsa beni çok iyi dinle. Çünkü sana söylenen bu söz, 2026 yılının en büyük dijital yalanıdır. Trafiğiniz tatile çıkmadı, müşterileriniz buharlaşmadı, o çok güvendiğiniz milyonlarca lira döküp birinci sıraya çıkardığınız organik trafiğinizi biri çaldı. Kim mi? Bizzat o trafiği size veren sistemin ta kendisi. Google. Herkese merhabalar. Ben Faruk Toprak. Dijitalin o süslü yalanlarını çöpe atıp ve işin matematiğini ve acı gerçeklerini masaya yatırdığımız Filtresiz Dijitalin 94. bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bugün tarihler 10 Haziran 2026. Yaza tam anlamıyla giriş yaptık ama bugün güneş kremlerini veya plaj modasını değil, dijital dünyada e-ticaret sitelerinin ya da B2B sitelerinin üzerine çöken o devasa gölgeyi, yani Google'ın yapay zeka duvarını, yani SGE'yi, yapay zeka özetlerini fitresizce konuşacağız. Hepiniz tekrardan hoş geldiniz. CEO'lar, pazarlama müdürü, e-ticaret direktörü, lütfen şu an elinizdeki o gereksiz sıra takibi raporlarını bir kenara bırakın. Çünkü o raporlar artık tarihe karıştı ve hiçbir işe yaramıyor. Sıfır tıklama cehennemine hepiniz hoş geldiniz. Bakın, Mayıs sonu ve Haziran başı itibariyle Google algoritmasında yaşananları hepimiz gördük. Türkiye pazarında, özellikle bilgi arayışına dayalı sorgularda organik trafik %30 ila %40 arasında eridi. Neden? Çünkü Google artık kullanıcıya bir link listesi sunmuyor. Sizin o binlerce lira verip yazdırdığınız, yazın cildi güneşten korumanın yolları başlıklı harika blog yazısını, saniyeler içinde okuyor, anlıyor ve kullanıcıya arama ekranında doğrudan özet olarak sunuyor. Yani kullanıcı cevabı aldı. Tatmin oldu. Sizin sitenize de tıklamadan bilgiyi aldı ve kapattı. Sıfır tıklama. Yani zero click. Çağı dedikleri şey işte tam olarak bu. Sizin içeriğinizi sizin silahınızla vurup müşteriyi kendi platformunda tutuyor. Pazarlamada beynimiz neden bu duvarı sevdiğini biraz konuşalım. Bakın işin psikolojik ve nöropazarlama tarafına inelim bu bölümde. Neden insanlar artık sitelere girmek yerine bu yapay zeka özetlerini okuyup çıkıyorlar? Aslında cevap basit. İnsan beyninin en temel çalışma prensiplerinden birisi de bilişsel kolaylık. Yani cognitive ease. İnsan beyni evrimsel olarak enerjiyi korumak üzere programlanmıştır. Bakın bu benim en çok sevdiğim sorulardan bir tanesi. Beynimizin tek bir görevi var. Aslında bizi hayatta tutmak. Diğer görevlerinin hepsinin temel esası da cognitive ease. Yani en kolay haliyle çözümü bulabilmek. Bir soru sorduğunda beynin amigdala bölgesi hemen o belirsizliği gidermek istiyor. Ben bunu hatta benim öğrencilerime, benim müşterilerime şöyle satıyorum. Diyorum ki bak çözüm aradığın bir şey varsa nasıl kelimesiyle mutlaka soruyu sor. Sen rüyanda bile, uykununda bile çözümü düşünürsün. Beynin o sırada çalışır. Bakın eskiden sistem nasıldı. Arama yapardık, … ### #93 Spotify'ın Hayalet Sanatçıları Kimler? Dinlediğiniz O Hit Şarkıyı Aslında Kim Söylüyor? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/spotify-in-hayalet-sanatcilari-kimler-dinlediginiz-o-hit-sarkiyi-aslinda-kim-soy · Tarih: 2026-06-03 · Süre: 10 dk Spotify'ın karanlık odaları, hayalet sanatçılar ve yapay zeka (AI) ile üretilen sentetik müziklerin ürkütücü yükselişi. Müzik zevkimiz ve en derin duygularımız algoritmalar tarafından nasıl hackleniyor? Geçen cuma akşamı İstanbul trafiğinde, Spotify "Haftalık Keşif" listemde inanılmaz bir altyapıya sahip, 90'lar Türkçe pop ve günümüz trap ritimlerini harmanlayan kusursuz bir şarkıya denk geldim. Nakaratı o kadar vurucuydu ki hemen sanatçının profiline girdim. Ancak karşılaştığım manzara şok ediciydi: Fotoğraf yok, biyografi yok, sosyal medya hesabı yok ama dinlenme sayısı 4 milyonu geçmiş! O an anladım ki, ruhuma dokunan ve bana anılarımı hatırlatan o şarkıyı söyleyen kişi aslında hiç yaşamamıştı. Amerika'daki soğuk bir sunucu odasında, birkaç satır kod ve yapay zeka komutuyla saniyeler içinde üretilmiş sentetik bir "hayalet sanatçı"ydı. Bugün Spotify'a günde 100 binin üzerinde yeni şarkı yükleniyor. Chill, lo-fi, odaklanma ve özellikle "Spotify Türkiye Viral 50" listelerinde dinlediğiniz o "gizli hit" olmuş şarkıların çok ciddi bir kısmı tamamen insan eli değmeden, algoritmalar tarafından üretiliyor. Peki ama nasıl oluyor da bir makine bize "Vay be, adam ne acı çekmiş" dedirtebiliyor? İşin sırrı nöropazarlama ve tüketici psikolojisinde yatıyor. İnsanlık tarihindeki milyarlarca saatlik müzik verisiyle eğitilen yeni nesil yapay zeka modelleri, beynimizin hangi frekanslara, hangi bas vuruşlarına ve BPM'lere dopamin salgıladığını bizden çok daha iyi biliyor. Yapay zeka sanat yapmıyor, tam bir mühendislik yapıyor! Duygularımızı matematiksel bir formüle döküyor. Sizin duymak istediğiniz acıyı, beyninizin onaylayacağı frekansta size geri satıyor. Bizler Sezen Aksu'yu veya Müslüm Gürses'i dinlerken sadece ses dalgalarını değil; onların yaşanmışlıklarını, travmalarını ve kırılganlıklarını dinleriz. Bir sanatçının sesi titrediğinde veya detone olduğunda o kusur bizi ona bağlar. Çünkü insan kusurludur ve gerçek sanat bu kusurlardan beslenir. Oysa müzik endüstrisinin "demokratikleşmesi" adı altında sunulan bu yeni dünyada, sanatçılar stüdyoya girmekten korkuyor. Çünkü karşılarında hiç yorulmayan, kapris yapmayan, 10 saniyede bir hit parça üreten ve telif istemeyen sentetik bir rakip var. Tıpkı sosyal medyadaki o güzellik filtrelerine ve estetik operasyonlara alışıp gerçek, doğal ve "kusurlu" insan yüzünü yadırgamaya başladığımız gibi; müzikte de aynı tehlikeyle karşı karşıyayız. Zihnimiz bu "aşırı lezzetli ama besin değeri sıfır" sentetik pop şarkılarına alıştıkça, gerçek bir insanın ufak pürüzlerle söylediği gerçek şarkılar bize "hatalı" veya "sıkıcı" gelmeye başlayacak. Filtreler artık sadece fotoğraflarımızda değil; kulaklarımızda, hislerimizde ve ruhumuzda. Siz de bu podcast bölümünü dinledikten sonra Spotify çalma listelerinizi yeniden gözden geçirin. Kulaklığınızda çınlayan o sesin bir hikayesi, bir yaşanmışlığı var mı? Yoksa o sadece sizin dopamin reseptörlerinizi gıdıklamak için tasarlanmış bir kod parçası mı? Tüm video podcast bölümlerimiz, dijital pazarlama sektörü analizlerimiz ve e-ticaret stratejilerimiz için YouTube, Instagram, TikTok platformlarında arama çubuğuna "filtresizdijital" yazarak bize ulaşabilirsiniz. Tüm kaynaklara ve detaylı sektör okumalarına filtresizdijital.com web sitemizden erişebilirsiniz. İyi dinlemeler! 00:00 - 01:52 - 4 milyon dinlenen hayalet sanatçı 01:53 - 03:12 - Metrikleri bırakıp ruhumuza dönüyoruz: Spotify'a günde yüklenen 100 bin şarkı 03:13 - 04:14 - Viral listelerdeki gizli tehlike ve yapay zekanın 15. saniye kancası 04:15 - 05:36 - Nöropazarlama ve Müzik: Algoritmalar beynimizin dopamin sistemini nasıl hackliyor? 05:37 - 06:49 - Sezen Aksu ve Müslüm Gürses gerçeği: İnsan kusurludur, yapay zeka ise mühendisliktir 06:50 - 08:00 - Stüdyoların sentetik rakibi ve müzikteki "Güzellik Filtresi" sendromu 08:01 - 09:42 - Çalma listenizdeki kod parçaları: Gerçek bağlara dönme çağrısı ve kapanış Transkript (otomatik, özet): Şarkıya bak şarkıya. Bak bak bak. Yerim kalmayacak. Nerede o eski şarkılar diyeceğimiz döneme doğru gidiyoruz sanırım arkadaşlar. Yeni trend yapay zeka ile oluşturulan o müzikler. Bakın ne oldu anlatayım size. Geçen cuma akşamı İstanbul trafiğindeyim. Yağmur atıştırıyor ve sileceklerin o ritmik sesi eşliğinde Spotify'ın bana özel hazırladığı haftalık keşşif listesini dinliyorum. Derken bir şarkı girdi araya. İnanılmaz bir altyapı. Tam bizim o 90'lar Türkçe popu ile günümüz trap ritimlerinin harmanlandı ve insanın içine işleyen çok tanıdık ama yepyeni bir vokal var. Ve nakarat o kadar vurucu ki kim lan bu dedim. Ya böyle kırmızı ışıkta durunca telefonu elime aldım ve sanatçının adına tıkladım. Bakın ismi daha önce hiç duymadığım jenerik bir isimdi. Profiline girdim fotoğraf yok, biyografi yok, konser takvimi yok, bağlı olduğu bir Instagram hesabı bile yok. Sonra sadece hesaptaki tek şarkıyı görünce ve dinlenme sayısının 4 milyonu geçtiğini görünce tüylerimin diken diken olduğunu hissettim. Çünkü o an anladım ki az önce beni alıp eski anılarıma götüren, kalbime dokunan o şarkıyı söyleyen kişi aslında yaşamıyordu. Hatta hiç var olmamıştı bile. O şarkı bir stüdyoda değil, Amerika'daki soğuk bir sunucu odasında birkaç satır kod ve yapay zeka komutuyla saniyeler içinde üretilmişti. Şu an beni kulaklıklarıyla dinleyen dostum, belki de dün gece uyumadan önce dinlediğin ve sözlerinde teselli bulduğun o şarkı içinde belki de durum tam olarak böyle. Herkese merhabalar. Ben Faruk Toprak. Sektörün dijital ve hayatımızın üzerine çekilmiş o pembe filtreleri yırtıp attığımız Hitresiz Dijital'in 93. bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Bugün pazarlama konuşmayacağız. Bugün dönüşüm oranlarını, tıklama maliyetlerini bir kenara bırakacağız. Çünkü bugün doğrudan ruhumuzu, duygularımızı ve müzik zevkimizi konuşmak istiyorum. Hazırsanız kulaklıklarınızın sesini biraz daha açın. Çünkü bugün Spotify'ın karanlık odalarına giriyor ve hayalet sanatçıları ifşa ediyoruz. Bakın işin boyutu sandığınızdan çok daha büyük. Belki de içinizden Faruk yapay zeka sadece komik şarkılar yapıyor, işte bilmem kimin sesini alıp arabesk söyletiyorlar falan diyorsunuz ama iş tam olarak böyle değil. Şu an 2026 yılındayız ve iş o eğlence safhasını çoktan geçti bile. Gelin size birkaç gerçek veriden bahsedeyim. Bugün Spotify'a günde ortalama 100.000'in üzerinde yeni şarkı yükleniyor. Bak günlük yüklenen şarkı sayısına bak. 100.000'in üzerinde. Sektör raporlarına göre özellikle chill, lofi, odaklanma ve son dönemde viral pop listelerinde yer alan şarkıların ciddi bir yüzdesi tamamen sentetik. Yani insan eli değmemiş. Türkiye pazarına bakalım. Özellikle son birkaç aydır Spotify Türkiye viral 50 listesini hiç dikkatlice incelediniz mi bilmiyorum ama orada gizli hit olmuş ve TikTok'tan patlayıp Spotify'a düşmüş bazı Türkçe pop ve rap parçaları var. Şarkının yapısı o kadar kusursuz ki tam 15. saniyede sizi yakalayan bir kanca var. Ve beyninizin tam da duymak istediği o melankolik ama ritmik akor dizilimi. Şarkıyı dinliyorsunuz ve vay be adam ne acı çekmiş diyorsunuz. Ama ortada acı çeken bir adam yok. O acıyı sizin daha önceki dinleme verilerinizi analiz eden insanın dopamin salgıladığı bir BPM'leri yani tempoları milimetrik olarak hesaplayan bir algoritma yazmış. Peki bu durum müzik algımızı, duygularımızı nasıl etkiliyor? İşte asıl sarsıcı olan nokta da burası arkadaşlar. Birazdan size beynimizin o çok sevdiğimiz şarkılara neden aşık olduğunu ve yapay zekanın bu … ### #92 “Dijital Giyotin” Meta'nın Yapay Zekası Instagram Hesabınızı Neden Bir Gecede Kapatıyor? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/dijital-giyotin-meta-nin-yapay-zekasi-instagram-hesabinizi-neden-bir-gecede-kapa · Tarih: 2026-05-27 · Süre: 11 dk Filtresiz Dijital'in 92. Bölümünde e-ticaret sitelerinin, dijital pazarlama ajanslarının ve girişimcilerin en büyük kabusuyla yüzleşiyoruz: Instagram ve Facebook hesaplarının bir gecede, haksız yere kapatılması! "Hesabınız topluluk kurallarımızı ihlal ettiği için askıya alınmıştır" uyarısıyla karşılaştığınızda ne yapmalısınız? Meta'nın muhatapsız dünyasında kendi dijital imparatorluğunuzu nasıl korursunuz? Instagram hesabı kapatılanlar ve Meta Business Manager erişim sorunu yaşayanlar için altın değerinde, rehber niteliğinde bir bölüm. Bu bölümde, yıllarca emek verip milyonlarca lira harcadığınız sosyal medya hesaplarınızın, Meta'nın kontrolden çıkan yapay zekası (AI) tarafından saniyeler içinde nasıl silindiğini, yani "Dijital Giyotin" gerçeğini anlatıyorum. Kişisel hesabımın ve Joykek Business Manager erişimimin kapatılması sonrası Meta İstanbul'a noter aracılığıyla çektiğim ihtarname sürecini, ödediğim masrafı ve Meta'nın hukuk bürosundan aldığım şok edici resmi yanıtı paylaşıyorum. Piyasada "1000 dolara, 2000 dolara hesap açıyoruz" diyen dolandırıcı çetelerine karşı da çok kritik uyarılarda bulunuyorum. Özellikle Türkiye e-ticaret pazarında; kadın giyim, kozmetik ve mücevherat sektörlerinde dönen "karaborsa şikayet çetelerini" deşifre ediyoruz. Telegram gruplarında sadece 300 dolara başarılı rakiplerin hesaplarını kapattıran bu karanlık sistemi ve yapay zekanın binlerce bot şikayet karşısında nasıl "Yanlış Pozitif" (False Positive) hatasına düşüp işletmenizin fişini çektiğini tüm filtresizliğiyle konuşuyoruz. Nöropazarlama tarafında ise "Sahiplik Etkisi"ni (Endowment Effect) ele alıyoruz. Yüz binlerce takipçiniz olsa bile o kitlenin aslında size ait olmadığını, sadece Mark Zuckerberg'in arazisinde tapusuz bir gökdelen inşa ettiğinizi acı bir şekilde fark edeceksiniz. Sosyal medya sizin mülkünüz değildir! Peki, şirketinizin dijital varlıklarını tek bir platformun insafına bırakmamak için ne yapmalıyız? Profesyonellerle amatörleri ayıran o 3 altın kural: Birinci Parti Veri (First-Party Data): Sosyal medya platformları kiralık bir vitrindir. Müşteriyi acilen kendi web sitenize çekip, CRM datanızı, e-posta ve izinli telefon listelerinizi inşa etmelisiniz. Omnichannel (Çoklu Kanal) Stratejisi: Şirket cironuzun %80'i Meta'dan geliyorsa risk altındasınız. Reklam bütçenizi vakit kaybetmeden Google Ads, YouTube, TikTok ve organik SEO çalışmalarına yaymalısınız. Dijital Riskleri Sıfırlamak: Güvenli sandığınız agresif DM otomasyonlarının, telifli müziklerin ve organik olmayan büyüme yazılımlarının yapay zekanın radarına nasıl yakalandığını açıklıyorum. Eğer dijital reklamlarınızda veriye dayalı ve banka hesabınıza yansıyan kârlılık odaklı bir strateji arıyorsanız, "öğrenme süreci" masalları dinlemek istemiyorsanız joykek.com üzerinden profesyonel ekibimizle tanışabilirsiniz. Podcast yayınlarımız, video analizlerimiz ve stratejilerimiz için tüm platformlarda (YouTube, Instagram, TikTok, Web) arama çubuğuna "filtresizdijital" yazarak büyük kütüphanemize dahil olun! Kendi tecrübelerinizi kişisel Instagram hesabım @ faruktoprakx üzerinden DM atarak benimle paylaşmayı unutmayın. Keyifli dinlemeler! 00:00 - 01:38 - Sabah uyanıp hesabınızın kapandığını görmek: Büyük kabus başlıyor 01:39 - 03:18 - Kişisel Facebook hesabımın kapatılması ve Meta'ya çektiğim ihtarname 03:19 - 04:46 - Dijital Giyotin: Meta yapay zekası hesapları neden haksız yere siliyor? 04:47 - 05:58 - Türkiye'deki karanlık gerçek: Telegram şikayet çeteleri ve kirli rekabet 05:59 - 07:36 - Nöropazarlama: Sahiplik Etkisi (Endowment Effect) ve Zuckerberg'in arazisi 07:37 - 10:16 - Çözüm Planı: Birinci parti veri, Omnichannel ve otomasyon riskleri 10:17 - 10:59 - Joykek ile kârlılık odaklı strateji ve bölüm kapanışı Transkript (otomatik, özet): Sabah 7.30. Alerminiz çaldı. Uykulu gözlerle telefonunuzu elinize aldınız ve rutin bir hareketle o çok sevdiğiniz, yıllarınızı verdiğiniz markanızın Instagram hesabına girmek için ikona dokundunuz. Ekran bir anlına beyazladı. Sonra karşınıza daha önce hiç görmediğiniz buz gibi bir uyarı metni çıktı. Hesabınız topluluk kurallarımızı ihlal ettiği için askıya alınmıştır. Bir an nefesinizin kesildiğinizi, midenize o soğuk ve ağır taşın oturduğunu hissettiniz değil mi? Yenile tuşuna basıyorsunuz. Sayfayı kapatıp açıyorsunuz. Şifrenizi tekrar giriyorsunuz ama yok. Ekran sadece boşluktan ibaret. Yıllarca üzerine titrediğiniz, milyonlarca lira reklam bütçesi harcadığınız, belki de yüz binlerce takipçi biriktirdiğiniz o dijital imparatorluk sadece milisaniyeler içinde buharlaştı. Karşınızda derdinizi anlatacağınız bir insan bile yok. Bir telefon numarası yok. Muhattap yok. Sadece sizi sürekli aynı yardım merkezine yönlendiren ruhsuz bir döngü var. Belki de içinizden, aman Faruk bizim başımıza gelmez, biz illegal bir şey yapmıyoruz ki diyorsunuz dur. Ama arkadaşlar hepimizin başına gelebilir. İşte en büyük tehlike de, en büyük yanılgı da tam olarak budur. Bizim başımıza gelmez. Herkese merhabalar. Ben Faruk Toprak. Ezberleri bozduğumuz dijitalin perde arkasındaki acı gerçekleri masaya yatırdığımız filtresiz dijitalin 92. bölümüne hoş geldiniz. Facebook hesabım kapandı. Bak abartmıyorum. Gerçekten kapattılar. Faruk Toprak adında kendime açtığım ilk Facebook hesabımdı. Adamlar kapattı. Ve bir gecede kapattı. Facebook hesabıma erişemiyorum. Bununla birlikte Joy Cake'in Business Manager hesabına da erişemiyorum. Allah'tan ekip arkadaşlarını full yönetici olarak eklemiştik. Her şey yetkileri var. Onlar üzerinden kendime yeni açtığım bir hesap aracılığıyla erişim sağlıyorum. Arkadaşlar bakın bunu da yaptığınızda meta IP'nizi sakladığı için yine o yeni açtığınız hesabı da kapatıyor. Peki ben ne yaptım? Muhatap yok. Hiçbir şey yok. Ulaşabileceğimiz bir kişi bile yok. Ajans olsanız bile resmi ajans size atanan temsilci de bir noktaya kadar destek oluyor sonra o da yok. En son Cemina ile sohbet ederken bana dedi ki ya bunları ihtarname çek. Meta İstanbul'a ihtarname çektim. Hem şahsi adıma hem de Joy Cake adına 4600 küsür TL paro ededim. Valla gittim notere. İhtarname çektim. Ve bana dönüş yaptılar. Meta'nın Türkiye'deki hukuk bürosu dönüş yaptı ve dedi ki kardeşim biz sadece devletin bize verdiği hesaplarla ilgileniyoruz. Bizim burada bir yasal temsilciliğimiz yok. Biz bu tarz konularla ilgilenmiyoruz dedi. Bakın ben bunu zaten biliyordum. Cemina'ya da bu brifi verdim. Bak dedim sen beni yönlendiriyorsun bu şekilde ama bu bedava değil. Sonuçta notere para vereceğiz. Cemina dedi ki ya sen bunu yap. Yine de yap dedi. Yaptım ve o günden sonra yeni açtığım hesaplar kapanmadı. Bak kapanan hesaplar açılmadı. Ama en azından yeni açtığım hesaplar kapanmadı arkadaşlar. İhtarname bana böyle bir kolaylık sağladı. Bugün ben de bu konuyu masaya yatırmak istiyorum. CEO'ların, CEO'ların, belki de işletme sahiplerinin geceleri uykusunu kaçırması gereken ama nedense herkesin halının altına süpürdüğü bu büyük kabus. Dijital giyotin. Nedir bu? Metanın kontrolden çıkan yapay zekasının hiçbir suçunuz yokken, her şey dört dörtlükken markanızı bir gecede nasıl sildi ya da kişisel hesabınızı bende olduğu gibi nasıl kapattı ve o sektördeki o kirli kara borsa rekabetini filtresizce anlatacağım. Bu arada aşamadan önce şunu da demek istiyorum. Piyasada şöyle tipler de bürüdü. Bin dolara, iki bin dolara bir haftada açıyoruz … ### #91 Reklam Bütçesi Ölçekleme Nasıl Yapılır? Bütçeyi Artırdığınızda Satışlar Neden Çakılır? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/reklam-butcesi-olcekleme-nasil-yapilir-butceyi-artirdiginizda-satislar-neden-cak · Tarih: 2026-05-20 · Süre: 14 dk Günde 2.000 TL harcayıp 10.000 TL kazanırken, her şeyin harika gittiğini düşünürsünüz. E-ticaret panelinizde yeşil bildirimler arka arkaya düşer. Sonra o ölümcül kararı verirsiniz: "Madem 2.000 TL'ye 10.000 TL kazanıyoruz, bütçeyi 10.000 TL yapalım da günde 50.000 TL kazanalım!" O butona basarsınız ve ertesi sabah acı gerçekle yüzleşirsiniz: Satışlar çakılmış, o çok güvendiğiniz ROAS yerle bir olmuştur. Ajansınızdan veya danışmanınızdan ise o klasik savunma gelir: "Algoritma öğrenme sürecine girdi, 15 gün dokunmayalım..." Peki, işin aslı gerçekten bu mu? 20 Mayıs 2026 tarihli 91. bölümümüzde, dijital pazarlamanın en kanayan yarası olan Reklam Bütçesi Ölçekleme (Scaling) konusunu masaya yatırıyoruz. CEO'ların, CMO'ların ve e-ticaret sahiplerinin bütçe artırırken düştüğü büyük tuzağı, algoritma matematiği ve tüketici psikolojisiyle filtresizce deşifre ediyoruz. Bu bölümde neler konuşuyoruz? Google ve Meta algoritmalarında "bakkal hesabı" neden çalışmaz? Yapay zekanın "açgözlülük kapanı" ve PMax (Performance Max) öğrenme süreci Nöropazarlama: Bütçeyi artırdığınızda tüketicinin beyninde oluşan "Reklam Körlüğü" (Ad Fatigue) Türkiye e-ticaret pazarındaki artan tıklama maliyetleri (TBM) ve dikey ölçeklemenin (Vertical Scaling) zararları Makineyi bozmadan büyümek için 3 Altın Kural (%20 Kuralı, Yatay Ölçekleme ve UX Optimizasyonu) Ayrıca bu bölümde radikal bir kişisel kararımı paylaşıyor ve Anadolu Yakası'ndan Avrupa Yakası'na (Levent) taşınma serüvenimi de araya sıkıştırıyorum. Yeni ofis, yeni vizyon ve tabii ki yaklaşan bayramın coşkusu bu bölümde sizlerle! E-ticaret reklamlarınızda "öğrenme süreci" masalları yerine gerçek kârlılıkla ilgilenen bir partner arıyorsanız, markanızın matematiğine odaklanan ekibimizle tanışmak için joykek.com 'u inceleyebilirsiniz. Eğitimlerimiz için ise joyakademi.com üzerinden Google Ads ve Meta Ads programlarımıza katılabilirsiniz. Videolu podcastlerimiz, sektör analizlerimiz ve tüm içeriklerimiz için platformlarda arama çubuğuna filtresizdijital yazarak ekosistemimize dahil olabilirsiniz. Eleştirilerinizi ve düşüncelerinizi paylaşmak için beni Instagram'da faruktoprakx hesabından takip etmeyi unutmayın. Şimdiden herkese iyi bayramlar, keyifli dinlemeler! 0:00 - 1:24 - "Madem kazanıyoruz, bütçeyi artıralım" tuzağı ve çakılan satışlar1:25 - 3:18 - Yeni döneme hazırlık: Avrupa yakasına (Levent) taşınma kararı3:19 - 4:32 - Podcast'in yeni adı: Filtresiz Dijital ve SEO geçiş stratejisi4:33 - 6:21 - Algoritmanın "Açgözlülük Kapanı" ve Google PMax güncellemesi6:22 - 7:42 - Nöropazarlama: Reklam yorgunluğu (Ad Fatigue) ve amigdala7:43 - 9:16 - Türkiye pazarındaki acı gerçekler: ROAS illüzyonu ve artan TBM'ler9:17 - 11:24 - Filtresiz Strateji: Makineyi bozmadan bütçe nasıl ölçeklenir?11:25 - 12:41 - Büyümek kumar değildir: Veriyi okumak ve yeni iletişim kanallarımız12:42 - 14:02 - Joykek ile gerçek partnerlik, yaklaşan bayram kutlaması ve kapanış Transkript (otomatik, özet): Günde sadece 2 bin lira reklama para harcayarak 10 bin lira satış yapıyorsunuz. Her şey harika gidiyor. E-Ticaret panelinizde o yukarı yönlü yeşil bildirimler arka arkaya düşüyor ve sonra toplantıya giriyorsunuz. Belki ajansınızla, belki danışmanınızla. Ve ekran başında onunla birlikteyken şu ölümcül cümleyi kuruyorsunuz. Madem 2 bin liraya 10 bin lira kazanıyorum, o zaman bütçeyi 10 bin lira yapalım da günde 50 bin lira kazanalım diyorsunuz. Bütçeyi sizin arttırdığınızı düşünelim. O butona bastınız, bütçeyi arttırdınız. Ya da ajansınız ya da danışmanınız arttırdı, dayanamadı. Ya da deneyimi o kadar çok yoktu. Dedi ki, aa evet haklısınız 2 binden 10 bine çıkaralım da ROAS'ımız yine yüksek seviyelerde gelsin dedi. Arkadaşlar, ertesi sabah uyandığınızda satışlarınız çakıldı ve sadece çakılmakta da kalmadı. O çok güvendiğiniz ROAS yerle bir oldu. Bakın panel kıpkırmızı, karlılık erimiş ve o danışmanınız da telefonda size şu meşhur savunmayı yapıyor. XXX hanım ya da bey algoritma öğrenme sürecine girdi tekrardan. 15 gün dokunmamamız lazım. Şu an beni dinlerken arabanızın direksiyonunda ya da ofis masanızda başınızı salladığınızı hissediyorum. Evet Faruk, tam olarak bunu yaşıyoruz ya da yaşadık. O cehennemi biliyorum dediğinizi duyar gibiyim. Bakın, o acıyı, o bütçe yanarken hissettiğiniz çaresizliği çok iyi biliyorum. Herkese merhabalar. Ben Faruk Toprak. Sektörün üzerine çekilmiş o pembe filtreleri yırtıp attığımız Filtresiz Dijital'in 91. bölümüne hoş geldiniz. Bu hafta biraz fazla bölümü çekeceğim arda arda. 4 bölümü stok yapmayı planlıyorum. Çünkü önümüzdeki hafta taşınıyorum arkadaşlar. Şu anda Suadiye'de yaşıyorum İstanbul'da. Ve ben Anadolu yakasında büyüdüm. Anadolu yakasında yaşadım yıllarca. Sadece hayatımda bir 5 sene Amerika'da yaşadım. Ama onun haricinde hep İstanbul Anadolu yakasındaydım. Kadiköy'de, Maltepe'de, işte en son Suadiye'de. Bir 4 yıldır Suadiye'de yaşıyorum. Ve arkadaşlar hayatımda ilk defa Avrupa yakasına taşınma kararı aldım. Acayip. Ben de inanamıyorum kendime. Etrafımdaki tüm arkadaşlarım, tüm tanıdıklarım. Delirdin mi sen? Kaosun içine gidiyorsun. Suadiye çok güzel, şöyle böyle vesaire derken. Ben valla radikal kararımı aldım. Evi de tuttum. Haftaya, yani bayram haftasında Avrupa yakasına taşınacağım. Bir taşınma süreciyle uğraşacağım. O yüzden dedim ki bir an önce bu 4 bölümü arda arda çekeyim, biraz stok yapalım, sizi bölümsüz bırakmayalım istedim. Bana şans dileyin. Avrupa yakasında yaşayan arkadaşlar, size geliyorum, misafir olmaya geliyorum. Ve ben de hayatımda çok asla dediğim bir şeyi yapıyorum. Yani Avrupa yakasında yaşamam diyorum. Yani beni İstanbul'da yaşayanlar çok iyi anlar. Andolu yakasında yaşayanlar çok iyi anlar. Ve böyle bir karar aldık. Bakalım. Bunun bu kararının arkasına tabii ofisi de oraya taşıyorum. Joycake'i de oraya taşıyorum. Birçok şeyi Avrupa yakasına taşıyorum. Nedeni aslında nedeni işlerle alakalı. Bakalım. Sevgiyle, aşkla, mutlulukla, huzurla, sağlıkla, güzellikle geliyorum. Selam olsun Avrupa yakası sana. Arkadaşlar, böyle bir giriş yapayım istedim. Bu bölümleri arda arda çekeceğim. Bu 91. bölüm. Bunu ne zaman dinleyeceksiniz? 20 Mayıs 2026 tarihinde sabah saat 8'de bunu hop planlayacağım ve size bildirim olarak gelecek. Bu arada filtresiz dijital yaptık. Podcast'ın adına eskiden Türkiye'de dijital pazarlamaydı. Ve Spotify'da ya da işte podcast kanallarında hala Türkiye'de dijital pazarlamayı görebilirsiniz. Yani filtresiz dijital tire Türkiye'de dijital pazarlama yazıyor. Bunun nedeni de şu. SEO açısından kayıp yaşamamak adına bir 3-4 ay daha … ### #90 89 Haftalık Ezberi Bozduk: Adımızı "Filtresiz Dijital" Yaptık! URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/89-haftalik-ezberi-bozduk-adimizi-filtresiz-dijital-yaptik · Tarih: 2026-05-13 · Süre: 12 dk Geçen ay, gece saat 3'te ofiste tek başıma otururken ekranda bugüne kadar yayınladığım 89 bölümün listesine bakıyordum. Yüz binlerce dinlenme, gelen binlerce mesaj ve büyüyen kocaman bir aile... Ancak içimde anlam veremediğim tuhaf bir sıkıntı vardı. "Türkiye'de Dijital Pazarlama" ismini bugüne kadar gururla taşıdık ama artık omuzlarıma dar gelmeye başlamıştı. Çünkü biz aslında çok uzun zamandır sadece dijital pazarlamanın "kitabını" değil; gece yarısı yapılan dürtüsel alışverişlerin psikolojisini, ajansların şatafatlı yalanlarını ve %50 indirim tabelalarının arkasındaki o manipülasyonları, yani dijitalin "sokağını" konuşuyorduk. İşte o gece, 90. bölüm itibarıyla büyük bir karar aldım. Bu sıradan bir isim değişikliği değil; bu bir kabuk değiştirme, bir isyan ve tamamen özüne dönme manifestosudur. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Sektörün en şeffaf, en sarsıcı arenasına, Filtresiz Dijital dünyasına hoş geldiniz! Neden "Filtresiz" biliyor musunuz? Sosyal medyayı açtığınızda herkesin cildi kusursuz, herkes CEO, ajanslar harikalar yaratıyor, e-ticaret panelleri yemyeşil. Ancak sahnede dönen bu "sahte başarı tiyatrosunun" perde arkasında, kârsızlıktan kan ağlayan markalar ve yaktığı yüz binlerce liralık reklam bütçesi yüzünden uyuyamayan işletme sahipleri var. Biz bu tiyatronun bir parçası olmayı reddediyoruz! Sektörün üzerine çekilmiş o pespembe filtreyi yırtıp atıyoruz. Artık o süslü yalanları değil; tutmayan kampanyaları, çöpe giden milyonları ve can yakan gerçekleri konuşacağız. Artık kral çıplak! Bu dijital yolculuk aslında 2007 yılında PHP Nuke ve Flash Player altyapılarıyla kurduğum ilk web sitemle başladı. Podcast serüvenimiz ise 2019'da Amerika'da bir trende, insanların müzik yerine kulaklıklarıyla harıl harıl bir şeyler öğrendiğini fark etmemle ateşlendi. 89 hafta boyunca metroda, ofiste, gece kargo paketi yaparken beni dinlediniz. Bana attığınız "Sayende markamı kurtardım" mesajları benim bu hayattaki en büyük madalyam oldu. Şimdi bu madalyayı devasa bir ekosisteme taşıyoruz. Sadece bir ses değil; YouTube, Instagram ve TikTok'ta görsel bir güç olarak geliyoruz. Tüm bu dönüşümün kalbi, yeni dijital karargahımız filtresizdijital.com olacak. Hayatımız Matrix'e dönüşürken, artık sadece dijital pazarlamayı değil, tüm dijital dünyayı filtresiz konuşacağız. Ayrıca aylardır beklediğiniz Joy Akademi eğitim platformumuz nihayet açıldı! Google ve Meta panellerinin sırlarını paylaştığım bu platformda, 90. bölümün şerefine son kez %50 indirim yapıyorum. Sepet sayfasında PODCAST kodunu kullanarak fiyatı anında yarı yarıya düşürebilirsiniz. Bir daha bu kadar büyük bir fırsat olmayacak. Yeni döneme ve yeni adımıza destek olmak için bizi Spotify ve Apple Podcasts üzerinden 5 yıldızla oylamayı, zili açmayı unutmayın! 00:00 - 01:28 - Gece Yarısı Gelen Uyanış: Neden İsim Değiştiriyoruz?01:28 - 02:44 - Yeni İsmimiz Belli Oldu: Filtresiz Dijital Manifestosu02:44 - 03:44 - Sahte Başarı Tiyatrosu ve Ajans Yalanlarına İsyan03:44 - 05:10 - Dinleyicilerle Kurulan Bağ ve Hayatımdaki En Büyük Madalya05:10 - 06:47 - Yeni Ekosistem: filtresizdijital.com ve Video Formatı06:47 - 08:37 - 2019 Amerika Tren Yolculuğu ve Podcast'in Doğuş Hikayesi08:37 - 10:32 - 2007 Yılından Bugüne Dijital Serüvenim ve İşitsel/Görsel Ayrımı10:32 - 11:16 - Joy Akademi Açıldı: Son Hafta Özel %50 İndirim Kodu11:16 - 11:51 - Matrix'e Dönüşen Dijital Dünya ve Kapanış Transkript (otomatik, özet): Geçen ay gece saat 3'e gelirken ofiste tek başıma oturuyordum. Ekranda da bugüne kadar yayınladığım 89 bölümün listesi çıktı. Bak 89 hafta, yüz binlerce dinlenme, gelen binlerce mesaj ve büyüyen kocaman bir aile. Ama o gece içimde tuhaf bir sıkıntı vardı. Öyle anlam veremiyordum ben bu sıkıntıya. Bir şeyler eksikti ya da bir şey artık omuzlarıma dar geliyordu. Yani Türkiye'de dijital pazarlan. Bak bugüne kadar biz bu ismi çok güzel taşıdık. Ama o gece ekrandaki listeye bakarken şunu fark ettim. Biz aslında çok uzun zamandır sadece dijital pazarlama konuşmuyoruz. Biz o bölümlerde insanların ruh halini ya da gece yarısı neden o alışveriş yaptıklarını konuştuk. Öyle değil mi? Bundan önceki bölümleri hatırlayalım. Ya da ajansların o şatafatlı yalanlarını resmen ifşa ettik. Yani %50 indirim tabelalarının arkasındaki o psikolojik manipülasyonu anlattım sizlere. Yani patronların e-ticaret sitelerinde yaptığı o ölümcül hataları hiç çekinmeden dümdüz yüzlerine vurduk resmen. Yani bu kadar uzun zamandır dijital pazarlamanın kitabını değil dijitalin sokağını sizlerle konuştum diyebilirim. Yani sokağın, pazarın ve insan zihninin o karmaşık o kusurlu gerçekliğini sizlere aktardım. İşte o an bak gece saat 3'de bir karar aldım. Dedim ki bu bir isim değişikliği değil. Bakın dostlar değil. Bu bir kabuk değiştirme. Bu bir isyan ve bu bir özüne dönme manifestosudur. Herkese merhabalar. Ben Faruk Toprak. 90. bölüm itibariyle artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Çünkü Türkiye'de dijital pazarlama podcasti. bugünden itibaren tam anlamıyla dönüştüğümüz o varlığın adını alıyor. Hepiniz hoş geldiniz. Nereye? Filtresiz dijitale. Neden filtresiz? Bakın etrafınıza şöyle. Bir sosyal medya açıyorsunuz. Herkesin cildi kusursuz. Herkesin cirosu tavan yapmış. Her ajans dünyanın en başarılı kampanyasını yürütüyor. Ya da herkes CEO ya da herkes milyoner. Değil mi? E-ticaret panelleri yeşil oklarla dolu. Peki gerçekte olan nedir? Yani gerçekte markalar karsızlıktan kan alamıyor mu? Yeni mezunlar işsizlikten kıvranmıyor mu? 500 bin lira reklam bütçesi yakan işletme sahibi geceleri uyuyamıyor. Öyle değil mi? Neden? Çünkü sektörün üzerine inanılmaz kalın, pes pembe bir filtre çekilmiş durumda. Herkes de sahte bir başarının tiyatrosunu bence oynuyor arkadaşlar. Bakın ben bu tiyatronun bir parçası olmak isterim. Bu zamana kadar olmadım. Bundan sonra da adımla da bu tiyatronun bir parçası olmayı reddediyorum. Dijital pazarlama artık sadece meta paneli üzerinden kampanyayı aç kapat işi değildir. Dijital pazarlama algoritmalarla insan ruhunun ya da yapay zeka ile tüketicinin acı noktasının birleştiği devasa bir santraç tahtasıdır. Ve bu tahtada başarılı olmak istiyorsanız süslü yalanlarla değil can yakan gerçeklere ihtiyacınız var. Bakın fitresiz dijitalde ne yapmaya devam edeceğiz biliyor musunuz? Ben size o başarısızlıkları anlatacağım. O tutmayan kampanyaların, o çöpe giden milyonların, o yanlış hedeflenmiş hayallerin anatomisini çıkaracağım. Çünkü insan başarıdan değil, başarısızlığın ta kendisinden öğrenir. Ben size ajansların harika etkileşim aldık diyerek patronu uyuttuğu o raporların arkasındaki o acı sıfır satış gerçeğini göstereceğim. Markaların ve insanların o süslü fitrelerini çıkarıp işin matematiğini, nöropazarlamasını ve ruhunu masaya yatıracağım arkadaşlar. Ve diyorum ki artık kral çıplak. Yani bakın bu 89 bölüm boyunca beni yalnız bırakmadınız. Biliyorum yani şu an beni dinleyenlerin arasında da sabah belki de o işe gidiş yolunda kulaklığını takıp dinliyorsun beni. Bu zamana kadar böyle dinledin … ### #89 Mayıs Ayında İndirim Değil, "Panik" Satın URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/mayis-ayinda-indirim-degil-panik-satin · Tarih: 2026-05-05 · Süre: 18 dk E-ticaret ekosisteminde herkesin aynı ezberlerle hareket ettiği, reklam bütçelerinin adeta kan gölüne döndüğü Mayıs ayına hoş geldiniz. Filtresiz Dijital'in bu sarsıcı bölümünde, ajansların size her toplantıda sunduğu o süslü Excel tablolarının arkasındaki acı gerçeği konuşuyoruz. Sadece geçen yıl Mayıs ayında Türkiye'de e-ticaret hacmi tam 210 Milyar TL seviyesine ulaştı. Peki bu devasa pastadaki en büyük dilimleri kimler yedi dersiniz? Sürekli yüzde 50 indirim diye bağıran ve ekranı kırmızı etiketlerle dolduran o klasik markalar mı? Hayır. Veriler yalan söylemez. Parayı kazananlar, indirimi değil "duyguyu ve paniği" satanlar oldu. Eğer şu an ofiste kara kara bu ay ne satacağız diye düşünüyorsanız, aradığınız o uyanış tam olarak bu bölümde gizli. Mayıs sıradan bir takvim yaprağı değildir. İnsanların kışlık depresyon hırkasını çıkarıp yaza, umuda ve dışa dönüklüğe hazırlandığı o büyük spiritüel geçiş kapısıdır. Tüketici psikolojisini hacklemek için önce bu ruh halini anlamanız gerekiyor. Hıdırellez haftasında insanların içindeki o "yeni bir ben" arzusuna nasıl dokunacağınızı, sıradan bir indirimi nasıl büyük bir dönüşüm hikayesine çevireceğinizi adım adım anlatıyorum. Müşterileriniz sizden sadece bir kargo kutusu beklemiyor, onlar yeni versiyonlarını satın almak istiyor. Hemen ardından o büyük kaosa, yani Anneler Günü rekabetine giriyoruz. Facebook ve Instagram panellerinin milyonlarca liralık pembe kalpli "Canım Annem" reklamlarıyla dolup taştığı o günlerde, tüketicinin beyni bu sıradanlığı saniyeler içinde silip atıyor. Buna nöropazarlama dilinde reklam körlüğü diyoruz. Bu körlüğü aşmanın yolu ise kusursuz stüdyo çekimlerinden değil, gerçeklikten ve insanın o ince vicdan azabından geçiyor. Davranışsal pazarlama kurallarını kullanarak, ürünü değil "hayırlı evlat olma" hissini nasıl satacağınızı, o yoğun beyaz yakalı müşterinin kalbini nasıl fethedeceğinizi sahadan örneklerle paylaşıyorum. Ezber bozan metinlerle rakiplerinizi nasıl geride bırakacağınızı göreceksiniz. Mayıs ayının asıl gizli silahı ise ay sonuna doğru başlayan o büyük yaza hazırlık paniğidir. Havalar ısındıkça, düğün sezonu yaklaştıkça insanların içine düşen o "eyvah hazır değilim" korkusu, dijital pazarlama dünyasında FOMO, yani fırsatı kaçırma korkusu olarak bilinir. Yeni sezon koleksiyonunuzu dümdüz duyurmak yerine, müşterinin bu panik duygusunu nasıl yöneteceğinizi ve o sepete ekle butonunu onlar için nasıl tek kurtuluş yolu haline getireceğinizi detaylarıyla masaya yatırıyoruz. İndirim çığlıkları atmadan, sadece zamanın daraldığını hissettirerek satışları nasıl patlatabileceğinizin matematiğini veriyorum. Eğer siz de e-ticaret satrancında sürekli piyon olup reklam bütçesi yakan taraftan çıkmak, oyunu kuran ve algoritmaları dize getiren tarafa geçmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. Dijitalin sahte filtrelerini kaldırdığımız bu yeni dönemde, sıfırdan marka yaratmanın ve tüketici zihnine girmenin tüm sırlarını joyakademi.com adresinde uygulamalı olarak gösteriyorum. Sadece bu ailenin vizyoner üyelerine özel, sepet sayfasında kullanabileceğiniz PODCAST kodu ile anında yüzde 50 indirimi yakalayabilirsiniz. Rakipleriniz ezberden giderken siz sistemi kurun. Bölümü dinledikten sonra o sürekli indirim yapıp batan arkadaşınıza göndermeyi, Spotify ve Apple Podcasts üzerinden bizi 5 yıldızla desteklemeyi unutmayın. Filtresiz Dijital ailesi büyümeye devam ediyor, haftaya yepyeni bir gerçekle görüşmek üzere! Bu bölüm sana başka hangi taktikleri düşündürdü? Müşterilerinin hangi paniğini satışa çevirebilirsin? 01:53 - E-ticaret satrancında indirim değil duygu satma psikolojisine giriş 03:19 - Tüketici psikolojisinde Hıdırellez etkisi 06:19 - Anneler Gününde artan reklam maliyetleri (CPM) gerçeği 08:20 - NLP teknikleriyle vicdan rahatlaması hissi satmak 10:16 - Yaza hazırlık paniği ve FOMO sendromunu 11:45 - E-ticarette oyun kurucu olmak isteyenler için Joy Akademi 13:19 - İnsan mühendisliği olarak e-ticaret felsefesi 14:31 - 90. bölüm büyük sürpriz duyurusu Transkript (otomatik, özet): Türkiye'de sadece Mayıs ayında gerçekleşen e-ticaret hacmine bir bakalım. 2023 yılında bu rakam 85 milyar TL'ymiş. 2024 yılında bu rakam 140 milyar TL'ymiş. Ve geçen yıl 2025'in Mayıs ayında da tam tamına 210 milyar TL'ye ulaşmış. 2026'yı hayal bile edemiyorum. Bu tempoda giderse muhtemelen 300 milyarın üzerinde kapatır diye düşünüyorum. Yani olur mu? Olmaz demeyin arkadaşlar. Bence olur. Yok ekonomi kötüymüş. Şöyleymiş, böyleymiş. Arkadaşlar ekonomi geçen sene de kötüydü. İki katından fazla yükselmiş. Bakın 2023'e kıyasla. E 2024'te de kötüydü. E 2023 ile alakalı zaten yani hani şu an ben ekonomi çok iyi şöyle böyle diyemiyorum. Yani neyse. İşin o kısmına çok girmek de istemiyorum. Podcast'teyiz şu anda. Bugün bu Mayıs ayındaki bu e-ticaret satışlarını konuşalım. Sizler de nasıl e-ticaret satışlarınızı arttırabilirsiniz? Bu devasa pastada kimler yedi ve siz de bu pastadan nasıl dilim alabilirsiniz? Bunları sizlerle konuşmak istiyorum. Bakın 2025'in Mayıs ayındaki en yüksek dönüşümü ve kar marjını getiren kampanya modellerini incelediğimizde biz şunu gördük arkadaşlar. Düz indirimler bu satışları getirmedi. Duygusal olarak çapalanmış paketler dediğimiz kampanyalar aslında e-ticaret firmalarının satış yapmasını sağladı. Özellikle Mayıs ayında ne var? Anneler günü var. Anneler gününe özel işte şöyle indirimimiz var değil. Kendini alırken annene de hediye et veya yaza girerken bu seti al tatil çantası bizden olsun temalı böyle duygusal çapalarla işlenmiş reklamlar ve kampanya modelleri acayip derecede tuttu ve popüler oldu diyebilirim. Yani indirim çalıkları atan markalar sadece reklam bütçelerini yaktı ama psikolojiyi her zamanki gibi iyi okuyanlar ise kasalarını doldurdu arkadaşlar. Herkese merhaba. Türkiye'de dijital pazarlama podcastinin yepyeni ufuk açıcı ve tabuları yıkan bir bölümüne daha hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Eğer şu anda arabada o sıkıcı sabah trafiğindeysen, sabah trafiği diyorum çünkü sabah 8'de artık schedule ediyorum bunları, zamanlıyorum her salı sabahı. Ya da ofiste şu anda kahveni yudumlarken bildirim geldi ve şu an bu podcast'a da tıklamış olabilirsin. Biz bu ay ne satacağız, Mayıs ayını nasıl karlı geçirebiliriz diye düşünüyorsan ya da algoritma seni bir şekilde ilk defa bu bölümlere düşürdüyse hoş geldin. Şunu bil ki bu bir tesadüf değil, içindeki o daha iyisini yapabilirim diyen sese bir cevap arıyordum ve tam da buraya geldim ve benimle tanıştın. Bugün masaya Mayıs ayındaki e-ticaret santrancını koyuyorum. Siz de eğer bu podcast'ı ilk defa dinliyorsanız lütfen takip et butonuna basın, zili açın ve arkanıza yansının. Çünkü her hafta sizlere yepyeni bölümleri sunuyorum. Hadi bakalım başlayalım ve Mayıs ayını konuşalım. Şimdi her ay birbirinden özel, özellikle Q4 yani dördüncü çeyrek dediğimiz ay e-ticarette pik yapan bir ay. Ama şu an ben dedim ki ya Mayıs ayı güzel bir ay. Yaz öncesi özellikle yaza yönelik insanları, tüketicileri, müşterilerimizi hazırlayabilmek adına ve Mayıs ayındaki bu anneler günü kampanyasını iyi değerlendirebilmek adına Mayıs'a yönelik bir podcast bölümü yapalım dedim. Bakın Mayıs ayını anlamak için önce insan faktörünü anlamamız gerekiyor. Yani Mayıs sıradan bir takvim yaprağı değil. Mayıs insanlığın kışlık depresyon hırkasını böyle ağır gri bulutları üzerinden atarak yaza ve güneşe ve umuda ya da dışa dönüklüğe hazırlandığı o güzel bir geçiş ayıdır arkadaşlar. Bu hafta hava durumu biraz böyle karışık. Bazı şehirlerde gri, … ### #88 E-Ticarette "TikTok Bana Bunu Aldırdı" Psikolojisi #TikTokMadeMeBuyIt URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/e-ticarette-tiktok-bana-bunu-aldirdi-psikolojisi-tiktokmademebuyit · Tarih: 2026-04-28 · Süre: 12 dk Gecenin saat 2 buçuğu... Asla ihtiyacınız olmayan, hayatınız boyunca belki de bir kez bile kullanmayacağınız o plastik ürünü neden tek bir tıklamayla, hem de hiç düşünmeden satın aldığınızı hiç düşündünüz mü? Filtresiz Dijital’in bu sarsıcı ve ufuk açıcı yeni bölümünde, e-ticaret dünyasının kurallarını baştan yazan, dev markaların bile hala tam olarak çözemediği o büyük fenomeni, "#TikTokMadeMeBuyIt" (Bunu Bana TikTok Aldırdı) psikolojisini masaya yatırıyoruz. Sadece çoluk çocuğun dans ettiği bir eğlence platformu sanılan TikTok'un, aslında insan beyninin en zayıf noktalarını nasıl hacklediğini ve saniyeler içinde devasa bir satış makinesine nasıl dönüştüğünü tüm şeffaflığıyla, filtresiz bir şekilde anlatıyorum. Bölüme çok gerçek ve eminim birçoğunuza tanıdık gelecek bir hikayeyle başlıyoruz. Koskoca bir holdingde finans müdürü olan, analitik düşünen 40 yaşındaki bir adamın, gece yarısı karşısına çıkan 15 saniyelik bir video yüzünden nasıl pille çalışan mini bir masaüstü süpürgesi aldığını konuşuyoruz. Peki bu sadece bir algoritma tesadüfü mü? Kesinlikle hayır! Burada devreye nöropazarlama ve amansız bir dopamin döngüsü giriyor. TikTok algoritması, tıpkı bir slot makinesi gibi beyninize her kaydırmada küçük ödüller sunarak sizi nasıl bir trans haline (Alfa beyin dalgalarına) geçiriyor? O trans anında rasyonel düşünme yeteneğimizi nasıl kaybedip tamamen duygularımızla satın alma kararı veriyoruz? Tüm bu kimyasal süreci adım adım çözümlüyoruz. Tabii ki işin sadece teknik ve algoritmik bir tarafı yok; olayın çok derin bir ruhsal ve spiritüel boyutu da var. Pazarlamanın en karanlık ama en gerçek sırrı şudur: İnsanlar her zaman kendilerini eksik hissederler. Modern çağın o büyük koşturmacası ve mükemmeliyetçilik baskısı içinde hepimiz içimizde kozmik bir boşluk taşıyoruz. İşte o videolarda satılan şey aslında ürünün teknik özellikleri, kalitesi veya içindeki materyaller değil; videodaki o kusursuz, rahatlamış ve "sorunsuz" insanın hayatıdır. Filtresiz, makyajsız, pijamasıyla kameranın karşısına geçip "hayatımı kurtaran o şeyi buldum" diyen içerik üreticileri (UGC), o milyonluk sahte stüdyo çekimlerini işte tam da bu yüzden ezip geçiyor. İnsanlar artık plastiği değil, samimiyeti ve kendi yaralarına merhem olacak o "hissi" satın alıyorlar. Peki, e-ticaret yapıyorsanız veya bir markanız varsa bu devasa gücü kendi lehinize nasıl kullanabilirsiniz? Bu bölümde ajansların sizden on binlerce lira karşılığında sakladığı saha taktiklerini de ücretsiz olarak veriyorum. İzleyiciyi o ilk 3 saniyede nasıl kancaya takarsınız (Hook stratejisi)? Ses tasarımının (ASMR) ve o "tatmin edici" seslerin beynin dokunma duyusunu nasıl tetiklediğini, "Bunu sakın almayın!" şeklindeki ters psikolojinin satışları neden bir anda patlattığını çok net örneklerle öğreneceksiniz. Eğer e-ticarette sürekli para harcayan, cüzdanını boşaltan ve videoları kaydıran taraftan çıkıp; sistemi kuran, insan psikolojisini yöneten ve parayı kazanan o zeki tarafa geçmek istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Dijital pazarlamanın tüm bu görünmeyen kurallarını, algoritmaları hackleme stratejilerini ve sıfırdan marka yaratma süreçlerini ekran paylaşımıyla anlattığım Joy Akademi nihayet yayında. Sadece bu podcasti dinleyen gerçek e-ticaret savaşçılarına özel bir hediyem var: joyakademi.com adresine girip sepet sayfasında "PODCAST" kodunu kullanarak anında %50 indirim kazanabilirsiniz. Bu bölümü dinledikten sonra hemen gece yarısı saçma sapan alışverişler yapan o arkadaşınıza göndermeyi unutmayın! Spotify ve Apple Podcasts üzerinden bize 5 yıldız bırakarak algoritmadaki gücümüze güç katabilir, yeni bölümleri kaçırmamak için takip edip zili açabilirsiniz. 01:25 - 02:34 Bölüm Girişi ve Amacımız02:34 - 03:16 TikTok'u Küçümseyen Markalar03:16 - 04:42 Dopamin Döngüsü ve Nöropazarlama04:42 - 06:55 Satın Alma Psikolojisi ve Boşluk06:55 - 09:18 Satışları Patlatan 3 Taktik09:18 - 10:44 Joy Akademi ve İndirim Kodu10:44 - 12:05 Kapanış ve Ana Fikir Transkript (otomatik, özet): Üst düzey yönetici bir arkadaşımla geçenlerde oturduk kahve içiyoruz. Bir anda masanın üzerine kargodan yeni çıkardığı küçük ama tuhaf bir kutu koydu. Kutuyu gördüm ve dedim ki bu ne abi dedim. O da gitti kutuyu açtı, içinden pille çalışan, ışıklı, böyle minim bir masaüstü elektrik süpürgesi çıkardı. Durup yüzüne baktım, abi senin evinde her gün temizliğe gelen bir yardımcın yok mu? Senin masan ne zaman tozlandı da buna ihtiyaç duydun dedim ve gösterini kaçırdı biraz utandı. Ve dedi ki bana, ya Faruk sorma, gece saat iki buçuktu. Uyumadan önce şöyle bir TikTok'ta kaydırayım istedim. Karşıma da bir video çıktı. Kızın biri masasında çalışırken klavyesinin arasına düşen o kırıntıları bu aletle saniyeler içinde temizliyordu dedi. O kadar tatmin edici, o kadar rahatlatıcı bir sesti ki, burayı böyle söylerken artık yani onun o mutluluğunu hissedebiliyordum yüzünden ve bedeninden. Videoyu izlerken, devamını da şöyle getirdi bak. Videoyu izlerken sanki hayatımda tüm karmaşa o mini süpürgeyle çekilip alınacakmış gibi hissettim. Videonun altındaki linke tıkladım ve alıverdim. Neden aldığımı ben de bilmiyorum dedi bana. İşte arkadaşlar, o koskoca finans müdürüne hayatında asla kullanmayacağı o plastik süpürgeyi gece yarısı aldıran o büyüye, e-ticaret dünyasında hashtag TikTok made me buy it yani bunu bana TikTok aldırdı sendromu diyoruz. Herkese merhabalar. Türkiye'de dijital pazarlama podcastinin yepyeni ve bir o kadar da zihin açıcı bölümüne hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Eğer şu anda arabada işe giderken, mutfakta kahveni yaparken ya da yürüyüşte kulaklığını takmışken, algoritma seni bir şekilde bu bölüme düşürdüyse, şunu bil ki bu bir tesadüf değil. Sen de bir şeyleri değiştirmek ve o tüketen taraftan çıkıp oyunu kuran tarafa geçmek istiyorsun demektir. Bu bölümde insanların normal şartlarda yüzüne bile bakmayacağı o ürünleri 15 saniyelik bir video ile nasıl kapış kapış aldığını hep birlikte konuşalım. Nöropazarlama, dopamin ve biraz da insan ruhunun, tabii beni biliyorsunuz ruh ve spirtüel tarafı, o alanı da bu konunun içine dahil edip o derinlerdeki boşluk hissini hep birlikte masaya yatıralım istiyorum. Eğer bu podcast'ı ilk defa dinliyorsan hemen şu an o takip et butonuna bas, zili aç ve arkana yaslan. Çünkü sana okullarda öğretilmeyen, ajansların bilmeni istemediği o sokağın ve dijital gerçek kuralları anlatıyorum. Şimdi bana diyebilirsiniz ki ya Faruk, TikTok dediğin yerde çoluk çocuk dans ediyor. Biz ciddi bir e-ticaret markasıyız, orada ne işimiz var? Bakın eğer hala böyle düşünüyorsanız geçmiş olsun. Masada milyonlarca lirayı bırakıyorsunuz demektir. Arkadaşlar ben bunu söylemeyi de çok seviyorum. Her bölümde de söylüyorum. Konu TikTok olunca tam olarak böyle bir cümle kuruyorum. Bakın, 2026 yılındayız. Siz şu an bu kaydı dinlediğiniz an itibariyle TikTok'taki satın alma kararı veren kitlenin %60'ı 25 yaş ve üzerinde. Ve sıkı durum sadece TikTok made me by it etiketinin dünya çapındaki izlenme sayısı ise 100 milyarı geçmiş durumda. Sayıya bak, 100 milyar. Peki bu platform Instagram'da neden farklı? Yani neden Instagram'da estetik fotoğraflar beyni alırken TikTok'ta o çirkin ve titrek videolar satışı patlatıyor? Bakın işte burada devreye nöropazarlama ve dopamin döngüsü giriyor. Yani şu an gözlerini saniyeliğine kapatmanı ve şunu hayal etmeni istiyorum senden. Telefonu eline aldın. Ekranı yukarı kaydırıyorsun. Algoritma sana … ### #87 "Yapay Zekada 2. Perde" Sadece Profesyonellerin Bildiği Anthropic Sırları ve Kullanım Alanları URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/yapay-zekada-2-perde-sadece-profesyonellerin-bildigi-anthropic-sirlari-ve-kullan · Tarih: 2026-04-22 · Süre: 14 dk Dijital dünyada herkesin ezbere "ChatGPT" dediği, kopyala-yapıştır yapay zeka metinlerinin interneti büyük bir çöplüğe çevirdiği o ilk perde kapandı. Şimdi, oyunu tamamen değiştiren ve sadece işin ehli profesyonellerin kulislerde fısıldadığı 2. perde açılıyor! Filtresiz Dijital podcastinin bu heyecan verici yeni bölümünde, e-ticaret ve dijital pazarlama dünyasının gizli silahı Anthropic’i (ve onun efsanevi modeli Claude’u) tüm şeffaflığıyla masaya yatırıyoruz. Eğer siz de "Hızla değişen dijital dünyada..." diye başlayan o ruhsuz, plastik ve robotik metinlerden sıkıldıysanız, kravatları çözün; bu bölüm vizyonunuzu baştan aşağı yenileyecek. 2026 yılına geldiğimizde çok acı bir gerçekle yüzleşiyoruz: Ajanslar ve dev markalar artık giriş seviyesi (junior) personel alımlarını durdurma noktasına getirdi. Çünkü o standart blog yazılarını, çevirileri ve ürün açıklamalarını yapay zeka sıfır maliyetle saniyeler içinde kusursuzca yapıyor. Peki ticaret sistemi kendini mi yutuyor? Hayır! Sistem sadece evrim geçiriyor. Artık yalnızca "görev yapan" değil, yapay zekayı dev bir orkestra şefi gibi "yöneten" stratejist profesyonellere ihtiyaç var. İşte tam bu kırılma noktasında, OpenAI’ın sadece hıza ve ticarete odaklanan yapısına isyan edip şirketten ayrılan bir grup dahi mühendisin kurduğu Anthropic devreye giriyor. ChatGPT size robotik bir çığırtkan gibi satış yapmaya çalışırken, Anthropic'in modeli Claude, müşterinizin duygusal travmalarını ve bağlamını anlayan "empatik" bir stratejist gibi çalışıyor. Bu bölümde, e-ticaret ve e-ihracat operasyonlarınızı anında uçuracak, dinlerken ufkunuzu açacak o özel kullanım alanlarını tek tek, vaka analizleriyle anlattım. Örneğin, Türkiye'de ürettiğiniz bir havluyu yurt dışına e-ihracat ile satarken sadece dili çevirmek yetmez. Claude ile bir Alman tüketicisinin fonksiyonellik ve sertifika takıntısına hitap eden güven verici bir metni nasıl yazacağınızı, aynı ürünü İngiltere'ye satarken ise lüks banyo deneyimi beklentisine göre o derin kültürel yerelleştirmeyi nasıl yapacağınızı paylaştım. Üstelik rakiplerinizin Amazon veya Trendyol'daki 5.000 adet müşteri yorumunu saniyeler içinde analiz ettirip, o ürünün en zayıf noktasını bularak kendi markanız için nasıl vurucu bir reklam senaryosu çıkarabileceğinizi tüm detaylarıyla aktardım. Ancak unutmamamız gereken çok önemli felsefi ve insani bir gerçek var: Yapay zeka hiçbir zaman aşık olmadı, ay sonu kredi kartı ekstresini düşünürken uykusuz kalmadı veya yağmurda ıslanmadı. Ticaret insan psikolojisiyle yapılır ve satın alma kararı tamamen duygusal bir süreçtir. Yapay zeka sizin sadece operasyonel asistanınızdır, o insani bağı kuracak olan gerçek zeka ise sizsiniz. İşte tam da bu yüzden, yeni çağın "durdurulamaz" pazarlamacıları arasına katılmanız için aylardır üzerinde çalıştığımız Joy Akademi Eğitim Paneli nihayet açıldı! Dijital pazarlamanın orkestra şefi olmayı öğrettiğimiz, ekran paylaşımlı ve tamamen sahaya yönelik eğitimlerimize hemen joyakademi.com adresinden ulaşabilirsiniz. Tren kalkıyor, bu devrimin gerisinde kalmayın! Sektördeki ezberleri bozduğumuz ve yapay zekanın gerçek gücünü keşfettiğimiz bu bölümü dinledikten sonra, işsizlik stresi yaşayan yeni mezun arkadaşlarınıza veya satışlarını katlamak isteyen o girişimci dostlarınıza göndermeyi unutmayın. Filtresiz Dijital'e Spotify ve Apple Podcasts üzerinden 5 yıldız bırakmayı ve yeni bölümleri kaçırmamak için zili açmayı unutmayın. Keyifli dinlemeler! (00:00) Yeni Mezunların İş Bulma Krizi(02:25) Anthropic Nedir ve Farkı Ne(04:25) İhracatta Kültürel Yerelleştirme(08:04) Rakip Analizi ve Reklam Senaryosu(10:21) İnsan Temelli Bakış(11:25) Joy Akademi ve İndirim Kodu(13:43) Kapanış Transkript (otomatik, özet): Geçen hafta ofise 22 yaşında pırıl pırıl bir üniversite mezunu geldi. İletişim fakültesini dereceyle bitirmiş, gözlerinin içi gülüyor ama omuzları çökük bir halde Faruk Bey dedi. Tam 150 yere CV gönderdim, sosyal medya uzman yardımcısı, metin yazarı, içerik asistanı ama dedi hiçbiri bana dönüş yapmıyor dedi. Hatta iş görüşmesine bile çağırmıyorlar ne yapacağım ben diye sistemkar bir şekilde ofisin ortasında durdu ve bana bu şekilde söyledi. Ona gerçeği söylemek zorundaydım. Arkadaşlar şu an 2026 yılındayız ve acı ama gerçek tablo şu. Ajanslar, e-ticaret markaları, büyük holdingler artık junior yani giriş seviyesi personel işe alımlarını durdurma noktasına getirdi. Neden mi? Çünkü o yeni mezunun 2 günde yazacağı blog yazısını, çevireceği ürün açıklamasını, yapacağı pazar araştırmasını artık yapay zeka 12 saniyede hem de sıfır maliyetle yapıyor. Şimdi felsefi olarak durup düşünelim. Alttan gelen gençleri işe almazsak bu ticaret nasıl dönecek? Bu insanlar nasıl para kazanıp da o e-ticaret sitelerinden alışveriş yapacak? Sistem yoksa kendini mi yutuyor? Hayır, bence sistem sadece evrim geçiriyor. Artık görev yapan insanlara değil, o yapay zekayı bir senfoni orkestrası gibi yöneten profesyonellere bence ihtiyaç var. ChatGPT'nin o hızla değişen dijital dünyada diye başlayan ruhsuz, plastik, birbirinin kopyası metinlerini bence artık herkes yazabiliyor. İşte tam da bu yüzden yapay zekada birinci perde kapandı. Şimdi ikinci perdedeyiz arkadaşlar. Ve bu perdenin başrolünde sadece işi gerçekten bilen profesyonellerin gizli bir silahı var. Antropik ve onun modeli de Cloud. Herkese merhabalar. Türkiye'de dijital pazarlama podcastinin yepyeni bir bölümüne daha hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Bugün sizinle o herkesin birbirine sattığı kopyala yapıştır, yapay zeka promptlarını çöpe atıyoruz arkadaşlar. E-ticarette ve ihracatta oha bu nasıl olabilir diyeceğiniz sizi rakiplerinizin fersah fersah önüne geçirecek o ikinci perdeyi hep birlikte aralıyoruz. Hadi bakalım başlayalım. Şimdi ben bu konuyu her açtığımda bana hep şunu diyorlar. Ya antropik nedir hocam? Neden bu chat GPT'yi tahtında ne diyor sizce diye soruyorlar. Her girdiğim ortamda mutlaka bana bu soru geliyor. Bakın diyorum ki önce şu antropik gerçeğini bir masaya yatıralım. Nedir bu antropik ve nereden çıktı? Bakın antropiki kuranlar kimler biliyor musunuz? Open AI'da yani chat GPT'yi yapan şirkette çalışan ama sizi işi tamamen ticarete ve hıza döktünüz. Bu yapay zeka insanlığa zarar verecek, daha güvenli, daha ahlaklı ve daha insansı bir şey yapmalıyız diyerek isyan edip ayrılan bir grup dahi mühendisin ortaya çıkardığı bir uygulama. Yani Cloud dediğimiz bu model yapay zekanın ahlaklı, empatik ve duygu yüklü bir çocuğu aslında. Yani chat GPT'ye bana ayakkabı satmak için metin yaz dediğinizde size bu eşsiz ve konforlu ayakkabıyı hemen alın der değil mi ya? Robotik bir çığırtkandır burası. Ama antropikin modeli Cloud'ta ise bunu dediğinizde önce size şunu sorar. Bu ayakkabıyı kime satıyoruz? Bütün gün hastanede nöbet tutan ve ayakları şişen bir hemşireye mi yoksa havalı görünmek isteyen bir üniversiteliye mi? İşte aradaki vizyon farkı tam olarak bu. Yani antropik bağlama anlar, insanı anlar, müşterimizi anlar yani. Ve burada chat GPT ise tamamen robotik bir şekilde prompt'ı yazarsınız, çıktıları alırsınız. Profesyonellerin şu an gizli gizli Cloud kullanmasının sebebi metinlerin asla bunu yapay zeka yazmış hissi vermemesidir. İnsan ruhunun o kusurlu … ### #86 Erkeklerin Tekelinden Kadınların Devrimine “Türkiye'nin E-Ticaret Haritası” URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/erkeklerin-tekelinden-kadinlarin-devrimine-turkiye-nin-e-ticaret-haritasi · Tarih: 2026-04-14 · Süre: 16 dk Gözlerinizi kapatın ve 2005 yılına, o meşhur çevirmeli ağ cızırtılarının evlerimizde yankılandığı döneme gidin. Evdeki o devasa tüplü monitörün karşısında, "Kredi kartı numaramı internete yazdım, eve kargoyla dijital fotoğraf makinesi gelecek" diyen bir arkadaşınıza uzaylı görmüş gibi baktığınız o günleri hatırlıyor musunuz? "İnternete kart mı yazılır, ya parayı çekerlerse, kesin dolandırılacaksın!" korkusunun zirve yaptığı o yıllardan, bugün 65 yaşındaki annemizin TikTok canlı yayınında yüz tanıma sistemiyle saniyeler içinde kedi maması sipariş ettiği 2026 yılına nasıl geldik? Türkiye'de Dijital Pazarlama podcastinin bu heyecan verici yeni bölümünde, e-ticaretin arka kapısından içeri giriyor ve dijital kasaların fişlerini tek tek inceliyoruz. İnterneti kimler çökertiyor? Cüzdanın gerçek sahibi 20 yılda nasıl el değiştirdi? Türkiye'nin e-ticaret serüveni aslında toplumumuzun geçirdiği değişimi anlatan muazzam bir sosyolojik dizi gibidir. 2000 ile 2010 yılları arasına, e-ticaretin o ilk emekleme dönemine baktığımızda sepetin mutlak hakiminin 25-35 yaş arası, teknolojiye meraklı ve "cesur" erkekler olduğunu görüyoruz. Cesur diyoruz çünkü 3D Secure gibi güvenlik altyapılarının olmadığı o yıllarda internetten alışveriş yapmak, gece yarısı ıssız bir sokakta yürümeye benziyordu. İnsanlar korkuyordu. O dönemin sepetlerinde sadece MP3 çalarlar, flash bellekler ve bilgisayar donanımları vardı. Kadınların e-ticaretteki payı ise yüzde yirmilerde sürünüyordu. "Denenmeden internetten ayakkabı mı alınır, ya ayağıma olmazsa?" cümlesinin değişmez bir kural olduğu, tamamen elektroniğin ve mantığın domine ettiği o yıllar artık çok geride kaldı. 2010 yılından sonra cebimize giren dokunmatik akıllı telefonlar, hızlanan mobil internet altyapıları ve bankaların oturttuğu ödeme güvenlik sistemleriyle oyunun kuralları bir gecede tamamen değişti. O teknoloji sevdalısı erkekler e-ticaret tahtından indirildi ve yerini mutlak bir güçle kadınlara bıraktı! Trendyol, Morhipo gibi moda platformlarının hızlı yükselişiyle birlikte, o kargo poşetleriyle büyük bir aşk yaşamaya başladık. Duygu, moda ve hız e-ticaretin yeni adı oldu. Mobil alışverişin yüzde altmışından fazlasını kadınların yaptığı bu on yıllık dönemde karar verici mekanizma tamamen kadının eline geçerken, erkekler genellikle sadece kadınların seçtiği ürünlerin kredi kartı şifresini giren kişi konumuna geriledi. Ve geldik 2020 yılındaki o malum pandemi kırılmasına ve sonrasına, yani tam olarak günümüze. Şu an Türkiye e-ticaret pazarında öyle bir noktadayız ki, pazarlamacıların bildiği tüm eski ezberler ve hedef kitle kuralları çöpe gitmiş durumda. Bugün dijital sepeti iki yeni ana grup devraldı. Bir yanda Z kuşağı var; onlar Google'da uzun uzun ürün aramak yerine TikTok'ta kaydırırken bir fenomenin ayağında gördüğü ayakkabıyı videodan bile çıkmadan, tamamen dürtüsel bir şekilde saniyeler içinde satın alan o hızlı nesil. Diğer yanda ise e-ticaret sektörünün asıl büyük şoku: Gümüş Sörfçüler! Yani 65 yaş ve üzeri kitlemiz. Evet, şu an Türkiye'de e-ticaretin en hızlı büyüyen demografik grubu gençler değil, annelerimiz, babalarımız ve teyzelerimiz. Pandemi döneminde mecburen dijitalleşen bu kitle, internetten sipariş vermenin o eşsiz kolaylığını keşfetti. Artık uygulamalardan damacana su söyleyen, deterjan stoklayan, pazar arabasını dijitale taşıyan devasa bir kitle var. Pazarlamacılar ve marka yöneticileri olarak buradan çıkarmamız gereken çok net bir ders var: Hedef kitlenizi artık kalıplaşmış yaş sınırlarıyla veya ezberlenmiş cinsiyet kodlarıyla yönetemezsiniz. 20 yıl önce sadece teknoloji meraklılarına bilgisayar parçası satan o internet, bugün herkesin her an cebinde taşıdığı devasa bir alışveriş merkezine dönüştü. Doğru içeriği üretir, doğru platformda yer alır ve o güveni sağlarsanız, 70 yaşındaki dedenize bile dijitalden dron satabileceğiniz yepyeni bir çağdayız. Transkript (otomatik, özet): Şimdi gözlerinizi kapatın ve 2005 yılına gidin. Evde kocaman töplü bir monitör var. İnternete bağlanırken o meşhur çevirmeli ağacı zırtısını duyuyorsunuz. Bir arkadaşınız çıkıp diyor ki, kredi kartı numaramı internete yazdım, kargoyla eve dijital fotoğraf makinesi gelecek. O an odadaki herkes ona uzaylı görmüş gibi ya da dolandırılmış bir safmış gibi bakıyor. Değil mi? Oğlum delirdin mi? İnternete kart mı yazılır? Ya parayı çekerlerse? Şimdi gözlerinizi açın ve 2026 yılına gidin. O gün internete kart girmeye korkan arkadaşınızın 65 yaşındaki annesi, şu an TikTok'ta canlı yayın izlerken, sepete ekle butonuna basıp kedi mamasa siparişi ediyor. Hem de yüz tanıma sistemiyle saniyeler içinde ödemesini tamamlıyor. Bugün e-ticaretin arka kapısından içeri giriyoruz ve dijital kasaların işlerine bakıyoruz. Türkiye'de e-ticareti kimler yapıyor? İnterneti kimler çökertiyor? Cüzdanın gerçek sahibi 20 yılda nasıl el değiştirdi? Gelin hep birlikte bakalım. Bugün size öyle raporlar, öyle istatistikler vereceğim ki, eğer e-ticaret yapıyorsanız, biz yanlış kitleye reklam çıkıyormuşuz diyeceksiniz. Kahveleriniz hazırsa, geçmişten günümüze doğru o çılgın alışveriş yolculuğuna çıkıyoruz. Başlıyoruz. Herkese merhaba. Türkiye'de dijital pazarlama podcastinin yepyeni bir bölümüne daha hoş geldiniz. Dan Faruk Toprak 2000-2010 yılı arası. Şimdi podcastimi dinleyen 2010'dan sonra doğmuş kişiler, arkadaşlar varsa, gençler, ya hocam ya da Faruk abi ne oluyor, niye bu kadar eskiye gittik diyorlarsa, arkadaşlar buraları da bilmemiz lazım değil mi? Şimdi 2000 ile 2010 arası cesur erkekler ve teknoloji tutkusu vardı arkadaşlar. Nerede? Türkiye'de değil sadece. Dünyanın her yerinde. Şimdi 2000 ile 2010 yılları arasına gittiğimizde, o yıllardaki tozlu raporlara bakmamız gerekiyor arkadaşlar. 2000-2010 arası, Türkiye'de e-ticaretin emekleme dönemiydi. O dönem e-ticaretin patronu kimdi biliyor musunuz? 25-35 yaş arası teknolojiye meraklı cesur erkekler. Neden cesur diyorum? Çünkü o zamanlar 3D security yani güvenlik duvarı falan hak getire. Yani internetten alışveriş yapmak, gece yarısı ıssız sokakta yürümek gibi bir şeydi arkadaşlar. İnsanlar korkuyordu. Bu dönemde alışveriş sepetlerinde ne mi vardı? MP3 çalarlar, ilaç bellekler, bilgisayar parçaları ve kitap. Gitti gidiyor ve hepsi buradanın ilk yılları o dönemler. Kadınların e-ticaret pazarındaki payı sadece %20'lerdeydi. Kıyafet veya ayakkabı mı? Deli misin? İnternetten denenmeden ayakkabı mı alınır? Ya ayağı mı olmazsa? Cümlesinin altın çağıydı. Bu dönem tamamen erkeğin, elektroniğin ve mantığın dönemiydi. Sonra ne oldu? Cebimize o dokunmatik akıllı telefonlar girdi. 3G dedik. 4G derken internet hızlandı. 3D kartlarında güvenlik altyapıları yani 3D security geldi. Ve AdBis yani e-ticaret bilgi sistemi geldi. Ve AdBis verilerinin de bize net bir şekilde gösterdiği gibi 2010'dan sonra oyunun kuralları tamamen değişti. O teknoloji meraklısı erkekler tahtından indirildi aşağı. Tahta kim oturdu peki? Kadınlar. Trendyol, Trendyol Milla, Moripo ve Trendyol'un hızlı yükselişi derken Türkiye'nin e-ticaret haritası bir gecede değişti. O, denenmeden kıyafet mi alınır diyen kadınlar kargo poşetleriyle aşk yaşamaya başladılar. 2010 ile 2020 arasında kozmetik, moda, bebek bakımı ve ev dekorasyonu e-ticareti domine etti. Yani karar verici mekanizma tamamen kadının eline geçti. Erkekler ise o dönemde genellikle kadınların seçtiği ürünlerin Tridi kartı şifresini giren kişi konumundaydı. VR Social raporlarına göre de bu dönemde mobilya alışverişin %60'dan fazlasını da kadınlar yapıyordu arkadaşlar. Duygu, moda ve hız e-ticaretin yeni adı tam olarak buydu. 2020 ve sonrasına bakalım. Z … ### #85 Güven mi, Trend mi? Finans Markalarının Sosyal Medyadaki İletişim Tonu Ne Olmalı? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/guven-mi-trend-mi-finans-markalarinin-sosyal-medyadaki-iletisim-tonu-ne-olmali · Tarih: 2026-04-08 · Süre: 10 dk Geçenlerde Maslak'taki devasa plazalardan birinde, çok büyük bir portföy yönetim şirketinin toplantı odasındaydım. İçerideki yöneticilerin hepsi jilet gibi takım elbiseli, herkes inanılmaz ciddi. Masaya 60 sayfalık, içinde grafiklerin, enflasyon endekslerinin uçuştuğu detaylı bir PDF raporu koydular. Hazırlamak için üç hafta boyunca sabahlamışlar. Sonuç? Okunma sayısı sadece 42! Aynı günün akşamı 22 yaşındaki yeğenimle otururken bana telefonunu uzattı ve "Dayı bak, şu fona yatırım yapmayı düşünüyorum" dedi. Ekrandaki videoya bir baktım; TikTok'ta bir genç, elindeki pizza dilimlerini bölerek bileşik getirinin ne olduğunu 30 saniyede anlatıyor! Video bir buçuk milyon izlenmiş, altındaki yorumlarda binlerce genç fona nasıl gireceğini soruyor. Türkiye'de Dijital Pazarlama podcastinin bu bölümünde, finans sektörünün şu an içinde bulunduğu devasa krizi ve fırsatı konuşuyoruz. Bu harika konuyu bana öneren, "Portföy şirketi TikTok'a katılmalı mı, maaş günleri reklam stratejileri nasıl olmalı?" diye soran sevgili arkadaşım Sevgi'ye buradan kocaman sevgilerimi gönderiyorum. Onun açtığı yoldan ilerleyerek finansın kalın duvarlarını yıkıyoruz. Finans şirketlerinin ve bankaların sosyal medya hesaplarına bir bakın. Sürekli yukarı doğru giden yeşil oklar, "Geçen çeyrekte yüzde kırk kâr ettirdik" diye bağıran soğuk afişler... Portföy şirketleri, yatırımcıların sadece rakamlara bakarak karar verdiğini sanıyor. Oysa insanlar kararlarını duygularıyla alır, rakamlarla meşrulaştırırlar. Türkiye gibi paranın değerini korumanın savaşa dönüştüğü bir ortamda yatırımcı "Bana sadece oran verme, bana güven ver ve korkumu dindir" diyor. Finans markaları ciddi olmakla sıkıcı olmayı birbirine karıştırıyor. Siz asık suratlı bir uzmanı kameranın karşısına geçirip anlaşılmaz terimlerle konuşursanız, o videoyu saniyesinde kaydırırlar. Güven vermek somurtmak değil; müşterinin derdini en samimi dille çözmektir. Peki ne yapmalıyız? Portföy şirketleri TikTok'ta dans mı edecek? Hayır! Ama şu an dünyada "FinTok" yani finansal TikTok diye bir gerçek var. Yeni nesil finansal okuryazarlığı bu kısa videolardan öğreniyor. Yapmanız gereken o uzmana, enflasyon döneminde neden fon alınması gerektiğini komşunuza anlatır gibi 45 saniyede anlattırmaktır. İşte o zaman trendleri kullanarak güven inşa edersiniz. Sevgi'nin harika içgörüleriyle iki altın taktiği de detaylandırıyoruz. Birincisi: Maaş Günü Pazarlaması. Reklam bütçelerinizi rastgele yakmak yerine, insanların cebine paranın girdiği ayın 1'i ve 15'i gibi günlerde zirveye çıkarın. İhtiyaç anı değil, kaynak anı pazarlaması yapın! İkincisi: Sıkıcı Seminerlerin Geri Dönüşümü. Devasa otellerde yapılan seminerleri Youtube'a atıp izlenmemesine şaşırmayın. O uzun videoların en can alıcı 30 saniyesini kesip sosyal medyada çerezlik içerik (Snackable Content) haline getirin. Finans sektörü için iletişim tonu "Trendleri kullanarak samimiyetle inşa edilmiş güven" olmalıdır. Takım elbisenizi çıkarmak zorunda değilsiniz ama o soğuk dili bırakmak zorundasınız. Yatırımcınız makine değil; kredi kartı ekstresini düşünüp strese giren bir insandır. Ona finans dünyasını basitleştiren markalar, önümüzdeki dönemin asıl kazananları olacak. 🚀 Tüm bunları dinledim ama markam için nereden başlayacağımı bilmiyorum diyorsanız; finans sektörünün o sıkıcı duvarlarını yıkmak, maaş günü pazarlamasıyla dijitaldeki varlığınızı bir sonraki seviyeye taşımak ve markanıza özel teklif almak için joykek.com adresinden bana ve ekibime her zaman ulaşabilirsiniz. Gelin o 60 sayfalık okunmayan raporları, milyonlarca izlenen hikayelere birlikte dönüştürelim! ⏳ Bölüm Akışı 00:00 - 01:25 60 Sayfalık PDF vs. 30 Saniyelik TikTok02:19 - 03:45 İnsanlar Rakamla Değil Duyguyla Karar Verir03:45 - 05:26 Portföy Şirketleri TikTok'ta Dans mı Edecek? (FinTok Gerçeği)05:26 - 06:27 Strateji 1: Maaş Günü Pazarlaması (Payday Marketing)06:27 - 07:25 Strateji 2: Sıkıcı Seminerlerden "Çerezlik" (Snackable) İçerik Üretmek08:11 - 09:30 Joykek Reçetesi Transkript (otomatik, özet): Geçenlerde Masak'taki devasa plazalardan birinde çok büyük bir portföy yönetim şirketinin toplantı odasındaydım. İçerideki yöneticilerin hepsi jilet gibi takım elbiseli ve herkes inanılmaz ciddi bir şekilde oturuyordu. Masaya bir anda biri çıktı ve 60 sayfalık içinde grafiklerin, pasta dilimlerinin, enflasyon endekslerinin uçuştuğu inanılmaz detaylı bir pdf raporu koydular. Bu raporu hazırlamak için tam 3 hafta, evet yanlış duymadınız tam 3 hafta sabahlamışlar. Raporu web sitelerine yüklediler, Twitter'da yani X'de, LinkedIn'de paylaştılar ve bu raporun okunma sayısı kaç biliyor musunuz? Sadece 80. Onun da 40'ı zaten kendi şirket çalışanları. Yani durum iş yaracısı. Aynı günün akşamı evde yeğenimle oturuyorum. Bana telefonunu uzattı ve dedi ki dayı bak şu fona yatırım yapmayı düşünüyorum dedi. Daha 25 yaşında. Ekrandaki videoya bir baktım, TikTok'ta bir çocuk elindeki pizza dilimlerini bölerek bileşik getirinin ne olduğunu 30 saniyede anlatıyor. Video 1,5 milyon izlenmiş. Altındaki binlerce yorumda gençler hangi uygulamadan alıyoruz bunu diye sormuşlar. İşte arkadaşlar, finans sektörünün şu an içinde bulunduğu o devasa kriz ve aynı zamanda o devasa fırsat tam olarak bu iki tablo arasındaki uçurumda gizli. Herkese merhabalar. Türkiye'de dijital pazarlama podcastinin yepyeni bir bölümüne daha hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Bugün biz çok ciddiyiz, bizim işimiz para, biz TikTok'a falan girmeyiz diyerek masada milyonlarca liralık yatırımcıyı bırakan o finans ve portföy markalarının tabularını yıkacağız hep birlikte. Ama konuya girmeden önce bu bölümün fikir babası, pardon daha doğrusu fikir annesi olan bana bu harika pası atıp Faruk finans sektörü TikTok'a girmeli mi? İletişim tonu ne olmalı? diye soran çok sevdiğim arkadaşım, sevgiye buradan kocaman sevgilerimi gönderiyorum. Sevgi, inanılmaz bir damara bastın, iyi ki varsın. Bugün senin açtığın bu yoldan hep birlikte yürüyoruz. Kahveleriniz hazırsa haydi bakalım kravatları biraz gevşetelim ve başlıyoruz. Şimdi finans şirketlerinin, yatırım fonlarının, bankaların, sosyal medya hesaplarına bir bakalım arkadaşlar. Ne görüyoruz? Sürekli yukarı doğru giden yeşil oklar, anlaşılmaz borsa jargonu, geçen çeyrekle %40 kar ettirdik diye bağıran soğuk afişler. Portföy şirketleri, yatırımcıların sadece rakamlara bakarak karar verdiğini sanıyorlar. Halbuki yanılıyorlar. İnsanlar rakamlara bakarak karar vermez. İnsanlar duygularıyla karar verir. Rakamlarla o kararı meşrulaştırırlar. Hele ki Türkiye gibi enflasyonun yakıcı olduğu, paranın değerini korumanın adeta bir hayatta kalma savaşa dönüştüğünü düşündüğümüz bir ülkede. Değil mi? İnsanlar bana %40 kazandır demiyor aslında. Bana güven ver, beni anla, benim korkumu dindir diyor. Siz kalkıp da kravatlı, asık suratlı bir adamı kameranın karşısına geçirip makroekonomik dinamikler doğrultusunda fon portföyümüz diye cümleye başlarsanız, o 25 yaşındaki beyaz yakalı ya da 40 yaşındaki esnaf o videoyu saniyesinde kaydırır. Neden biliyor musunuz? Çünkü finans markaları ciddi olmakla sıkıcı olmayı birbirine karıştırıyorlar arkadaşlar. Güven vermek demek, somurtmak demek değildir arkadaşlar. Güven vermek demek, müşterinin derdini onun anlayacağı en basit dille çözmek demekmiş. E peki Faruk ne yapalım? Yatırımcı çekmek için portföy yöneticilerini TikTok'ta oynatalım mı? Dans mı etsin koskoca adamlar? Dediğinizi duyar gibiyim. Hayır canım, dans falan etmesinler. Sevgilin bana sorduğu o portföy şirketi TikTok'a katılmalı mı sorusunun cevabını veriyorum. Kesinlikle katılmalı. Ama soytarılık yapmak için değil, bakın beni yanlış anlamayın. Oradaki boşluğu kaliteli bilgiyle doldurmak için katılmalı. Bakın şu an dünyada FinTalk yani Financial TikTok diye bir … ### #84 Sakın Reklam Çıkmayın! Dunning-Kruger Tuzağında Batmadan Dinleyin URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/sakin-reklam-cikmayin-dunning-kruger-tuzaginda-batmadan-dinleyin · Tarih: 2026-03-31 · Süre: 11 dk Bütçeniz Çöpe Gidiyor: ChatGPT ve Dunning-Kruger Tuzağı! 🎙️ Dunning-Kruger etkisini daha önce hiç duydunuz mu? Toplumun belki de sadece yüzde üçünün ismen bildiği bu psikolojik kavram, aslında günümüz dijital pazarlama dünyasının en büyük ve en sinsi tehlikesini özetliyor: "Cahil Cesareti." Yani bir konu hakkında ne kadar az bilgiye sahipseniz, kendinizi o konuda o kadar devasa bir uzman sanma yanılsaması. Türkiye'de Dijital Pazarlama podcastinin bu bölümünde, sektörümüzün üzerindeki o odadaki fili, herkesin her şeyi bildiğini sandığı o büyük illüzyonu masaya yatırıyoruz. Son günlerde her köşe başında, her toplantı masasında şu korkutucu cümleleri duymaya başladık: "Biz hedef kitleyi zaten ChatGPT'ye sorduk, çok güzel bir liste verdi. Reklam metnini de Gemini'a yazdırdık. Bütün stratejiyi yapay zeka çıkardı. Bir dijital pazarlama uzmanına veya ajansa tonla para vermemize ne gerek var ki?" İşte bu cümle, Dunning-Kruger eğrisinin en tepesinde duran birinin kurabileceği en tehlikeli cümledir. Gerçekten birkaç satır komut (prompt) yazarak Meta'nın ve Google'ın her saniye değişen, karmaşık ve insanın cebindeki parayı saniyeler içinde eritebilen o vahşi dünyasını çözdüğünüzü mü düşünüyorsunuz? Yapay zeka araçları harika birer asistandır, bunu inkar etmiyoruz. Ancak bir asistanın size ne yapacağınızı söylemesiyle, o işi gerçekten sahada icra etmek arasında uçurumlar vardır. İnternete girip dünyanın en ünlü şefi Gordon Ramsay'nin Beef Wellington tarifini kelimesi kelimesine indirebilirsiniz. Peki o tarifi elinize aldığınızda siz Michelin yıldızlı bir şef mi olursunuz? Mutfağa girip o eti fırına attığınızda, fırının o günkü nem oranını, etin dokusunu, yağın o anki cızırtısını tariften okuyarak hissedebilir misiniz? Hayır, o eti büyük ihtimalle yakarsınız! İşte yapay zekanın size sunduğu o kusursuz reklam stratejileri de tam olarak o yemek tarifidir. Yapay zeka kuralları ezbere bilir, ama oyunu kesinlikle bilmez. İşletme sahibi ChatGPT'den aldığı stratejiyle gaza gelip reklam panelini açtığında gerçek hayat başlar. Meta'nın algoritması bir Salı öğleden sonra aniden çöker. Ülkemizdeki anlık bir siyasi veya ekonomik gelişmeden dolayı BGBM (Bin Gösterim Başına Maliyet) fiyatları bir anda üç katına fırlar. Rakip marka tam o saatte devasa bir indirim kampanyası patlatır. Şimdi soruyorum size: ChatGPT o kriz anında sizin yanan bütçenizi kurtarabilir mi? Hayır. Çünkü yapay zekanın etten, kemikten ve cüzdandan haberi yoktur. Biz dijital pazarlama uzmanları sadece ekrandaki veriyi okumayız; biz o verinin arkasındaki insanı, sosyolojiyi ve psikolojiyi anlamlandırırız. Bizim işimiz sadece panele bütçe girmek değil, risk yönetimidir. "Bu strateji kağıt üzerinde kusursuz duruyor ama bizim yerel pazarımızda çalışmaz" diyebilen o "sokak zekası"dır bizi uzman yapan. Çimento ve tuğla ucuzladı diye mimarın değeri düşmez. Aksine, herkes derme çatma binalar inşa etmeye başladığında; sağlam bina diken uzman mimarların değeri katlanarak artar. Bu bölümde e-ticaret markalarının bütçelerini algoritmaların ezbere dünyasına bırakmadan önce neden iki kez düşünmeleri gerektiğini tüm çıplaklığıyla anlattım. 🚀 Tüm bunları dinledim ama markam için nereden başlayacağımı bilmiyorum diyorsanız, dijital pazarlama süreçlerinizi birlikte yönetmek, yeni nesil trendleri yakalamak ve markanıza özel teklif almak için joykek.com adresinden bana ve ekibime her zaman ulaşabilirsiniz. Birlikte büyümeye hazırız! ⏳ Bölüm Akışı 00:00 - 01:17 Dunning-Kruger Etkisi ve "Cahil Cesareti" Nedir?01:17 - 03:15 "Biz ChatGPT'ye Sorduk" Diyenlerin Büyük İllüzyonu03:15 - 04:25 Yapay Zeka Harika Bir Asistandır Ancak Her Şeyi Çözmez04:25 - 05:58 Beef Wellington Örneği: Yemek Tarifini Okumak Sizi Şef Yapar Mı?05:58 - 08:17 Veriyi Okumak Değil, Anlamlandırmak: AI'ın Bilmediği "Sokak Zekası"08:17 - 09:33 Meslektaşlara Çağrı: Çimento Ucuzladı Diye Mimarın Değeri Düşmez!09:33 - 10:55 Marka Sahiplerine Uyarı ve Kapanış: Kendi Ameliyatınızı Kendiniz Yapmayın Transkript (otomatik, özet): Dunning-Kruger etkisini daha önce hiç duydunuz mu? Duymadıysanız hiç problem değil, iddia ediyorum. Koca bir toplumun belki de sadece %3'ü ya da %5'i bu kavramın ismini duymuştur. Ne anlama geldiğini gerçekten biliyordur diyebilirim. Ama bugün bu azınlığın bildiği o kavram aslında hepimizin her gün maruz kaldığı bir gerçeği anlatıyor bizlere. Ne demek biliyor musunuz? Cahil cesarete. Yani bir konu hakkında ne kadar az bilgiye sahipseniz kendinize o konuda o kadar dev bir uzman sanma yanılsaması. Bugün biraz bu yanılsama üzerine yani dijital dünyada özellikle dijital pazarlamadaki o bildiğini sanma illüzyonu üzerine konuşmak istiyorum arkadaşlar. Dunning-Kruger aslında bu iki kişi Amerikalı sosyal psikologlar birisi David Dunning diğeri de Justin Kruger. Bunlar 1999 yılında tanımlanan ve İngilizce'de literatüre dayalı psikolojik bir kuram haline getirmişler soyadlarına. İşte bu bölümde gelin bu cahil cesaretini hep birlikte konuşalım sevgili dostlar. Ben Faruk Toprak. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Yeni bir haftadan hepinize selamlar. Geçtiğimiz günlerde istatistiklere bakarken o her gün verdiğimiz emeği düşünürken kendime sordum. Acaba değiyor mu dedim. Sonra sahaya baktım. Gördüğüm tablo beni hem irkiltti diyebilirim hem de bu bölümü çekmem için beni kamçıladı sonuna kadar. Yani artık her köşe başında, her toplantı masasında hepimiz şu cümleleri duyar olduk. Faruk Bey, biz o hedef kitle işini zaten ChatGPT'ye sorduk. Reklam metnini de Cemine'ye yazdırdık. Stratejiyi yapay zeka çıkardı. Bir uzmana neden ihtiyacımız olsun ki? Değil mi? Bu cümleleri hemen hemen hepimiz duymaya başladık. Soruyorum o kişilere. Gerçekten mi ya? Bu kadar kolay mı? Yani sen birkaç satır prompt yazarak Meta'nın, Google'ın o her saniye değişen ve bütçeleri saniyeler içinde eritebilen o vahşi reklam dünyasını çözdüğünü mü düşünüyorsun ya? Ufak bir promptla. İşte ben de bugün dedim ki bu Dunning-Kruger eğrisinin en tepesinde durup ben her şeyi çözdüm diyenlerin neden çok yakında büyük bir duvara toslayacağını konuşmak istiyorum dedim. Yani pazarlamacının gerçek değerini o yapay zeka ilizyonundan çekip çıkarmak istiyorum bu bölümde. Gerçekten. Biraz kızmış olabilirim ama sektörde bu kadar uzman varken ve bu kadar uzmanın emeği hakkı yenirken bir tane promptla gerçekten yani eğitimsiz insanların her şeyi çözdüğünü sanması beni çileden çıkartmaya başladı. Ve diyorum ki artık diyorum ya hani gerçekten bırakalım da şu vahşi reklam dünyası bunları alt üst etsin. Gerçekten yani hepimizde bir gerçeği görelim diyorum ama sonra da diyorum ki sakin. Bakın arkadaşlar chat GPT veya diğer yapay zeka araçları inanılmaz asistanlar ve ben bunların gücünü küçümsemiyorum. Yahu bunu en çok kullananlardan biri benim. Bir sürü yapay zeka aracına tonlarca para ödüyoruz ajansta. Yetmedi Almanya'da özel sunucu aldık. O özel sunucunun içine NIT'nin özel yapılarını kurduk. Ya o kadar acayip sistemler geliştiriyoruz ki kullanıyoruz ki biz bile bazen işin içinden çıkamıyoruz. Ama basit bir promptla bu olayı bu kadar basitleştirmeyin ya. Yani size sesleniyorum arkadaşlar basitleştiren arkadaşlara sesleniyorum. GPT'ye şunu yazdım şunu söyledi. Bak bak bak yani ne güzel değil mi? Yani bir insanın asistanı olabilir ama siz bu asistanınız aracılığıyla ben her şeyi biliyorum her şeyi yaparım etkisine girmeyin arkadaşlar. Bu ilizyondan çıkın. Bakın size sadece şunu diyorum bir asistanın size şunu yapabilirsiniz demesiyle sahaya inip o işi … ### #83 "Bi' Google'layayım" Devri Kapanıyor Yeni Arama Motorunun Adı TikTok URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/bi-google-layayim-devri-kapaniyor-yeni-arama-motorunun-adi-tiktok · Tarih: 2026-03-24 · Süre: 13 dk Yeni mekan aradığımızda veya bir ürünün nasıl kullanıldığını merak ettiğimizde yıllarca tek refleksimiz vardı: "Dur şunu Google'layayım." Ancak bugün oyunun kuralları tamamen değişiyor. Z kuşağı başta olmak üzere yeni nesil artık bir şeyleri Google'lamıyor. Milyarlarca sayfalık, kusursuz algoritmaya sahip Google dururken, gençler neden Kadıköy'de kahve içecekleri yeri ararken TikTok arama çubuğunu kullanıyor? Eğer markanızı hala dans edilen bir platform ön yargısıyla TikTok'tan uzak tutuyorsanız, masada milyonlarca lira bırakıyorsunuz demektir. Türkiye'de Dijital Pazarlama podcastinin bu bölümünde dijital pazarlamacıların ve e-ticaret markalarının ezberini bozacak büyük değişimi konuşuyoruz. Adobe'nin 2026 güncel verilerine göre, Z kuşağının %64'ü TikTok'u arama motoru gibi kullanıyor. Google yöneticileri bile gençlerin %40'ının öğle yemeği mekanı ararken Google Haritalar'a değil, TikTok'a gittiğini itiraf ediyor. Çünkü günümüz tüketicisi mavi linkler değil, gerçek deneyim arıyor. Eskiden en iyi kapatıcı araması için 1500 kelimelik SEO makaleleri yazdırırdık. Bugün tüketici, TikTok'ta kuru ciltler için kapatıcı yazdığında karşısına o ürünü yüzüne sürerek sonucu 15 saniyede gösteren insana inanıyor. Müşteriler otoriteye değil, otantisiteye ve gerçekliğe prim veriyor. İşte tam bu noktada TikTok SEO kavramı hayatımıza giriyor. Videolarınızın arama sonuçlarında üst sıralara çıkması için uygulamanız gereken 3 hayati adımı bu bölümde anlatıyorum. Birincisi: Otomatik tamamlama özelliğini kullanarak müşterinizin sorduğu gerçek soruları bulmak. İkincisi: Anahtar kelimeleri açıklama kısmına yazmakla kalmayıp, videonun üzerine metin olarak eklemek ve kendi sesinizle telaffuz etmek. Algoritma ağzınızdan çıkan kelimeleri endeksliyor! Üçüncüsü: Kusurlu olmaktan korkmamak. Jilet gibi reklam filmleri yerine, arka planda deponuzun göründüğü paketleme anını paylaşmak. İnsanlar arkasında gerçek insanların nefes aldığı markalardan alışveriş yapıyor. Google elbette ölmüyor; derin araştırmalar ve karmaşık kararlar için hala orada. Ancak konu gündelik keşif olduğunda ilk aramayı TikTok'ta yapıyoruz. Bütçenizi sadece geleneksel SEO'ya ayırıyorsanız, bu dev dalganın altında kalma riskiniz çok yüksek. Kendi arama alışkanlıklarınızın da değiştiğini fark ettiyseniz dinledikten sonra LinkedIn'den bana yazın. Spotify'da bölümü beğenmeyi, 5 yıldız bırakmayı ve linki ekibinize ateşlemeyi unutmayın! Haftaya dijital pazarlamanın kalbinde atan yepyeni konuyla görüşmek üzere, trendlerin gerisinde kalmayın. Dijitalde güçlü kalın! İyi dinlemeler. 🚀 "Tüm bunları dinledim ama markam için nereden başlayacağımı bilmiyorum" diyorsanız, dijital pazarlama süreçlerinizi birlikte yönetmek ve markanıza özel teklif almak için joykek.com adresinden bana ve ekibime her zaman ulaşabilirsiniz. Birlikte büyümeye hazırız! ⏳ Bölüm Akışı 00:00 - 01:33 | Giriş: "Bi' Google'layayım" Devri Neden Kapanıyor? 01:33 - 02:20 | Bayram Sonrası Sohbeti ve Kasvetli Havada Kayıt Günlüğü 02:20 - 03:43 | Şok Edici Veriler: Z Kuşağının %64'ü Neden TikTok'u Tercih Ediyor? 03:43 - 04:47 | İnsanlar "Link" Değil "Deneyim" Arıyor: Kadıköy Moda Mekan Örneği 04:47 - 06:17 | 15 Saniyelik Video, 1500 Kelimelik SEO Bloğunu Nasıl Yeniyor? 06:17 - 06:44 | Yeni Dönemin Altın Kuralı: Otorite vs. Otantisite (Gerçeklik) 06:44 - 07:39 | Markalar İçin Aksiyon Planı: Dans Etmeyin, Soruları Cevaplayın! 07:39 - 08:23 | TikTok SEO Taktik #1: İnsanların Ne Aradığını Araştırın 08:23 - 09:01 | TikTok SEO Taktik #2: Anahtar Kelimeleri Videoya "Gömmek" (Ses ve Metin) 09:01 - 09:39 | TikTok SEO Taktik #3: Kusurlu Olmanın Dayanılmaz Gücü 09:39 - 11:06 | Google Ölmüyor Ama "Gündelik Keşfin" Yeri Değişti 11:06 - 11:42 | Yepyeni Bir Kavram: SEO (Search Everywhere Optimization) 11:42 - 12:56 | Kapanış: Kendi Alışkanlıklarımızla Yüzleşme, İletişim Çağrısı ve Veda Transkript (otomatik, özet): Bugün, massada dijital pazarlamacıların, ajans sahiplerinin ve e-ticaret markalarının ezberlerini bozacak bir konu var. Arkadaşlar, eskiden bir şey bilmediğimizde, bir mekan aradığınızda ya da bir ürünün nasıl kullanıldığını merak ettiğimizde ne derdik biliyor musunuz? Dur şunu bir Google'la yayım derdik. Bu cümle o kadar hayatımızın içindeydi ki, Google bir marka adı olmaktan çıkıp fiil haline gelmişti. Peki ya size, Z kuşağı başta olmak üzere yeni neslin artık bir şeyleri Google'lamadığını söylesem ne dersiniz? Evet, yanlış duymadınız. Bir Google'la yayım, Google'da bakayım. Kelimeleri, cümleleri artık yerini bırakıyor. Bugün, bölüm başlığımızdan da anladığınız üzere, o devasa konuyu, yani odadaki fili konuşmak istiyorum arkadaşlar. Nedir bu? TikTok artık yeni Google mı? Z kuşağının arama motoru evri mi? Bakın, birçoğumuzun kafasında TikTok hala gençlerin das ettiği, dudak senkronizasyonu yaptığı, eğlence uygulaması olarak kodlu olabilir. Eğer markanızı ya da müşterinizi hala bu kafayla yönetiyorsanız, şu an masada milyonlarca lira ve devasa bir müşteri kitlesi bırakıyorsunuz demektir. Çünkü oyunun kuralı değişti. Bugün size neden acilen bir TikTok SEO stratejisine ihtiyacınız olduğunu verilerle ve gerçek hayat örnekleriyle anlatacağım. Sevgili dostum, ben Faruk Toprak. Umarım çok güzel bir bayram geçirmişsinizdir. Bayram tatili biraz kısaydı, geçen ya da geçmiş yıllara nazaran. Ama yeni bir başlangıç yaptık, bu hafta güzel bir başlangıç umarım hepimiz için olmuştur. Yazın da gelmesini bekliyoruz, değil mi? Havalar bir an önce ısınsın. Valla bu podcast'ı da çok kasvetli bir havada çekiyorum. Şöyle bir baktım havaya, ya dedim bu havada podcast falan çekilmez. Bu havada kahveni alacaksın, ya işte biraz Netflix'e takılacaksın, yatacaksın, kitap okuyacaksın. Öyle bir hava var ki insanın çalışası bile gelmiyor. Neyse, biz podcast'imizi çekmeye devam edelim. Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldin. Sevgili dostum, ben Faruk Toprak ve başlıyoruz. Şimdi lafı hiç dolandırmadan sana birkaç sarsıcı veri vermek istiyorum. Bakın bu veriler, bence böyle dediğim şeyler değil. Doğrudan Adobe'nin 2026 başında yayınladığı araştırmalardan ve hatta bizzat Google'ın kendi içgörülerinden geliyor. Adobe'un araştırmasına göre Z kuşağının, yani Z kuşağı hangi kuşak oluyor, hangi doğum tarih yılları oluyor, 1997 ile 2012'si arası doğan o devasa tüketici kitle. Arkadaşlar bakın, tam %64'ü TikTok'u düzenli olarak bir arama motoru olarak kullanıyor. Ve sadece gençler değil, ABD genelinde tüketicilerin %49'u, yani neredeyse yarısı bilgi aramak için TikTok'a başvurduğunu söylüyor. Daha da çarpıcı bir şey söylemek istiyorum sana. Bizzat Google'ın üst düzey yöneticilerinden biri, geçenlerde bir itirafta bulundu. Ve dedi ki, gençlerin neredeyse %40'ı öğle yemeği yiyecekleri bir yer ararken artık Google haritalara veya Google aramaya gitmiyor dedi. TikTok'a veya Instagram'a gidiyorlar dedi. Peki neden? Milyarlarca sayfalık, kusursuz algoritmalara sahip koskoca Google dururken, 19 yaşındaki bir üniversite öğrencisi İstanbul Kadıköy'de modada kahve içecek yer ararken TikTok'un arama çubuğunu kullanıyor neden? Çünkü arkadaşlar bakın, insanlar artık link aramıyorlar, deneyim arıyorlar. Düşünün, Kadıköy'de yeni açılan bir kafeyi Google'da arattınız. Karşınızda ne çıkacak? Mekanın nerede olduğu? Belki 3 yıl öncesinden kalma birkaç flu bir fotoğraf olduğu? Ya da kahvesi güzeldi ama karsonlar suratsızdı? Yazan, kimin yazdığı belli olmayan anonim sıkıcı metin yorumları göreceksin. Şimdi aynı aramayı TikTok'ta yaptığında ne göreceksin? Kadıköy moda yeni mekan yazdığında karşına öyle şeyler çıkacak ki. Oraya … ### #82 "AI Yaptı, Biz Paylaştık" Döneminin Sonu Geldi ve Özgün İçeriklerin Değeri Arttı URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/ai-yapti-biz-paylastik-doneminin-sonu-geldi-ve-ozgun-iceriklerin-degeri-artti · Tarih: 2026-03-17 · Süre: 11 dk Bu hafta hepimizin sosyal medya akışlarına ve WhatsApp gruplarına düşen, o aşırı gerçekçi ama bir o kadar da sahte "Netanyahu öldü mü?" videolarını gördünüz mü? Yapay zekanın gerçeği manipüle etme gücü ve ulaştığı seviye artık hepimizin malumu. Saniyeler içinde milyonlarca insanı inandırabilen ve teyit mekanizmalarını ayağa kaldıran bu teknoloji, küresel siyaseti sarsarken biz dijital pazarlamacılar için de çok daha sinsi bir tehlike çanının çaldığını haber veriyor. Eğer bir yapay zeka aracı koca bir ülkenin lideri hakkında böyle bir illüzyon yaratabiliyorsa, markalarımız için ürettiği "kusursuz" metinlerin ve görsellerin sınırı neresi? Bu mükemmel illüzyonun sonu nereye varacak? Konumuz: 2026 yılında dijital pazarlamanın en büyük kırılma noktası olan "Özgün İçeriğin İntikamı". Hatırlayın, 2023 ve 2024 yıllarında ChatGPT ve Midjourney hayatımıza bir meteor gibi düştüğünde hepimiz o "yapay zeka sarhoşluğunu" derinlemesine yaşadık. "Bana 500 kelimelik SEO uyumlu blog yaz", "Bana bir Instagram caption'ı çıkar" diyerek kolaya kaçtık, maalesef biraz tembelleştik. Markalarımızın hesapları, birbiriyle aynı cümleleri kuran, aynı aşırı parlak ve ruhsuz görselleri paylaşan robotik yapılara dönüştü. "Hızla gelişen dijital dünyada..." diye başlayan o sıkıcı ve jenerik metinleri kim unutabilir ki? Fakat bugün, 2026'nın gerçekliğinde o sihir tamamen bozuldu. Neden mi? Çünkü tüketici de, dinleyici de artık bu "kusursuz" plastiğe karşı inanılmaz bir bağışıklık kazandı. Eskiden web sitelerinde sağda solda çıkan reklamları görmezden geldiğimiz "Reklam Körlüğü" (Banner Blindness) vardı; şimdi ise tam anlamıyla büyük bir "AI Körlüğü" yaşıyoruz. Tüketici bir içeriğin yapay zeka tarafından üretildiğini ilk paragrafından, hatta kullandığı üç emoji kombinasyonundan bile anlıyor. Ve anladığı saniye bağ kurmayı bırakıp ekranı kaydırmaya devam ediyor. Tıpkı o sahte videoda olduğu gibi zihinsel bir bariyer örüp, "Bu gerçek değil ki" diyor. İşte tam da bu noktada, uzun zamandır optimizasyon uğruna algoritmaların dibine ittiğimiz o altın kavram intikamını alıyor: Özgünlük, samimiyet ve insanlık. Günümüzde algoritmalarda artık yapay zekayla pürüzsüzleştirilmiş videolar değil; bir girişimcinin deposunda koli yaparken kamerayı yamuk bir açıyla koyup kargo şirketiyle yaşadığı sorunu tüm doğallığıyla anlattığı, içinde "ter, emek ve insan" olan o gerçek içerikler patlıyor. Çünkü tüketici kusursuz plastiği değil, kusurlu ama gerçek hikayeyi satın alıyor. Peki, yapay zekayı tamamen hayatımızdan çıkarıp çöpe mi atıyoruz? Elbette hayır! Bu bölümde yapay zekayı bir "İçerik Üreticisi" (Creator) konumundan çıkarıp, nasıl inanılmaz hızlı ve zeki bir "Asistan"a dönüştüreceğimizi konuşuyoruz. Dijital pazarlamada yeni dönemin altın formülü olan 80/20 kuralını detaylıca masaya yatırıyoruz. İşin %80'lik angaryasını, veri araştırmasını ve iskelet kurulumunu yapay zekanın kas gücüne bırakırken; o işi satacak, insanla bağ kuracak %20'lik o sihirli, insani ve markaya özgü dokunuşu nasıl yapmamız gerektiğini örneklerle inceliyoruz. Özetle, "AI yaptı, biz paylaştık" devri tamamen kapandı. Şimdi "AI ile hazırladık, insan gibi paylaştık" dönemi başlıyor. Bölüm Akışı 01:22 - Sektörel Yüzleşme: Yapay Zeka Markalarımız İçin Ne Kadar İleri Gidebilir? 02:10 - 2023-2024'e Kısa Bir Dönüş: Yapay Zeka Sarhoşluğu, Tembellik ve Kopya Metinler 03:25 - "AI Körlüğü" (AI Blindness) Başladı: Tüketici Sahte İçeriği Nasıl Saniyeler İçinde Anlıyor? 04:25 - Özgün İçeriğin İntikamı: Kusursuz Plastik mi, Kusurlu Ama Gerçek Olan mı? (Usta/Soğan Örneği) 06:16 - Kısa Bir İtiraf: Neden ChatGPT Aboneliğimi İptal Edip Gemini'a Geçtim? 07:02 - Yapay Zekayı Çöpe Atmıyoruz: "İçerik Üreticisi" Değil, "Asistan" Olarak Konumlandırmak 08:27 - Dijital Pazarlamada Yeni Dönemin Formülü: 80/20 Kuralı (%80 Kas Gücü, %20 İnsan Ruhu) 09:03 - Özet: "AI Yaptı" Devri Bitti, "AI ile Hazırladık, İnsan Gibi Paylaştık" Devri Başladı Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba. Bugün kahveleriniz hazırsa, e-ticaret sitenizin ya da ajansınızın sektmesini şöyle bir küçültelim, kenara koyalım. Çünkü bugün çok ama çok kritik bir konuyu konuşmak istiyorum. Ama konuya girmeden önce size bir şey sormak istiyorum. Bu hafta hepimizin ana sayfasına, Twitter akışına ya da WhatsApp gruplarına düşen o videoları gördünüz değil mi? Netanyahu öldü mü? Bu soru bir anda tüm dünyanın gündemine oturdu resmen. Ve hepimizi haber sitelerine saldırtan o videolar karşımıza çıktı. İzliyorsunuz, her şey o kadar gerçek ki. Yüz ifadeleri, ortam, ses tonu, detaylar, elindeki kahve detayı ya da kahveyi veren o çocuk ya da Netanyahu ile selamlaşan o kişi. Bir an için diyorsunuz ki tamam olay gerçek galiba ama öyle mi? Bilemiyoruz. Sanki gerçek değilmiş de yapay zeka ile yapıldığı gibi karşımıza çıkıyor gibi. Ben de anlayamadım gibi. Şimdi buraya tam net bir şey söyleyemiyorum ama arkadaşlar. Senyahu'nun Instagram'ına paylaştığı son videoların ben gerçek olduğunu düşünmüyorum. Gerçekten. Yani buradan kimseyi de manipüle etmek istemiyorum. Ama benim düşüncem böyle. Şimdi bugünün konusu da yapay zeka ile üretilen içerikler olduğu için. Dolayısıyla o şahsiyeti de bu konunun içine getirmek istedim. Ama zaten sadece bununla alakalı gelebilir. Neyse. İşi siyasete çekmeyelim. Konumuz yapay zeka. Bu olay bana siyasette ya da küresel haberlerle ilgili değil bizim sektörümüzle ilgili dijital pazarlamayı ciddi bir şekilde düşündürttü. Eğer bir yapay zeka aracı koca bir ülkenin lideri hakkında böyle bir gerçeklik algısı yaratabiliyorsa bizim markalarımız için ürettiği içeriklerin sınırı neresi acaba? Ve daha da önemlisi bu ilüzyonun sonu nereye varacak? Çünkü bugün tam da bu yanılsamanın patladığı yeri konuşmak istiyorum. Dediğim gibi bölümün adı AI. Yani yapay zeka yaptı. Biz de paylaştık. Döneminin sonu ve özgün içeriğin intikamı. Haydi bakalım hepiniz hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak ve başlıyoruz. Şimdi biraz geriye gidelim. Şöyle 2023-2024 yıllarına gidelim. Çok da geri değil. ChatGPT'nin Mid Journey'nin hayatımıza bir meteor gibi düştüğü o ilk zamanları hatırlayalım. Hepimiz nasıl büyülenmiştik değil mi? Bana dijital pazarlama trendleriyle ilgili 500 kelimelik bir blog yaz dediğimde 10 saniyede yazıyordu. Şurada WhatsApp'ın sesini kapatayım bir saniye. Telefonu uçak moduna almayı unutmuşum. Sonra bana uzayda kahve içen bir astronot çiz dediğimde de şak diye çiziyordu karşıma çıkarıyordu değil mi? O dönem hatta dijital pazarlamacılar olarak adeta hepimiz bir yapay zeka sarhoşluğu yaşadık diyebilirim. Kabul edelim. O dönem hepimiz tembelleştik. Bu sırada markaların sosyal medya hesapları da bir anda birbiriyle aynı cümleleri kuran, aynı stok fotoğrafımsı aşırı parlak görselleri paylaşan robotlara dönüştü. Ve hatırlayalım hızla gelişen dijital dünyada... siz de fark yaratmak istiyorsanız... diye başlayan o ruhsuz ve birbirinin kopyası metinler. Hatta bir dönem LinkedIn'e girmek istemiyordum, vallahi istemiyordum. Herkes aynı AI prompt'u kullanarak resmen hayat dersi veriyordu bizlere. O yüzden LinkedIn'den de soğumuştum ama bugün 2026 yılındayız ve o sihir bozuldu. Neden biliyor musunuz? Çünkü tüketici de, dinleyici de, takipçi de artık bu kusursuz ama ruhsuz içeriğe karşı körleşti. Hatırlayalım bir önceki bölümlerimizde reklam körlüğünü anlatmıştım ben değil mi? Banner Blindness deniliyor buna İngilizce'de. Yani reklam körlüğü diye bir şey var. Eskiden öyleydi. Şimdi de tam olarak AI körlüğü yaşıyoruz arkadaşlar. Eskiden sağdaki soldaki reklamları … ### #81 Sanayi Firmaları LinkedIn ile Nasıl Müşteri Buluyor, B2B Satışın Gizli Kanalı URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/sanayi-firmalari-linkedin-ile-nasil-musteri-buluyor-b2b-satisin-gizli-kanali · Tarih: 2026-03-10 · Süre: 20 dk LinkedIn uzun yıllar Türkiye’de daha çok CV güncelleme platformu veya işe alım ağı olarak görüldü. Ancak son yıllarda bu algı hızla değişiyor. Özellikle B2B ve sanayi sektöründe faaliyet gösteren şirketler için LinkedIn artık sadece bir sosyal ağ değil, doğru kullanıldığında yeni müşterilere, distribütörlere ve iş ortaklarına ulaşılabilen güçlü bir ticari kanal haline geliyor. Türkiye’de LinkedIn kullanıcı sayısı 20 milyonun üzerine çıkmış durumda ve bu kitlenin önemli bir bölümü şirket yöneticileri, satın alma sorumluları, mühendisler, ihracat yöneticileri ve karar vericilerden oluşuyor. Yani klasik sosyal medya platformlarından farklı olarak LinkedIn’de karşınıza çıkan kitle çoğu zaman doğrudan iş dünyasının içinden geliyor. Bu da sanayi firmaları için çok büyük bir fırsat anlamına geliyor. Birçok üretici firma yıllardır yeni müşteri bulmak için fuarlara katılıyor, distribütör ağlarını genişletmeye çalışıyor veya ihracat kanallarını farklı yollarla büyütmeye çalışıyor. Ancak dijital dünyada çok daha görünür hale gelen LinkedIn, aslında bu süreçlerin dijital versiyonu gibi çalışıyor. Doğru bir stratejiyle kullanıldığında LinkedIn adeta sürekli açık bir fuar alanı gibi çalışabiliyor. Bu bölümde B2B sanayi firmalarının LinkedIn üzerinden nasıl müşteri bulabileceğini, bu platformu sadece kurumsal bir vitrin olarak kullanmanın neden yeterli olmadığını ve gerçekten satışa dönüşebilecek bir sistemin nasıl kurulabileceğini konuşuyoruz. Çünkü birçok şirket LinkedIn’de var olmasına rağmen platformu stratejik olarak kullanmıyor. Sayfalar açılıyor, zaman zaman fuar fotoğrafları paylaşılıyor ya da şirket içi duyurular yapılıyor. Ancak bu tarz paylaşımlar tek başına yeni müşteri kazandırmıyor. LinkedIn’de gerçekten müşteri bulabilmek için öncelikle güçlü bir şirket sayfası oluşturmak gerekiyor. Şirketin ne ürettiği, hangi sektörlere hizmet verdiği, hangi ülkelerle çalıştığı ve hangi problemleri çözdüğü çok net bir şekilde anlatılmalı. Bunun yanında yöneticilerin ve satış ekiplerinin kişisel profilleri de büyük önem taşıyor. B2B dünyasında insanlar çoğu zaman şirketlerden önce insanlara güveniyor. Bu nedenle yöneticilerin LinkedIn’de görünür olması, sektörle ilgili fikirlerini paylaşması ve uzmanlıklarını göstermesi ciddi bir güven oluşturuyor. İçerik stratejisi de burada kritik bir rol oynuyor. LinkedIn’de sürekli ürün paylaşmak çoğu zaman beklenen etkiyi yaratmaz. Bunun yerine sektör içgörüleri, üretim süreçleri, teknik bilgiler, vaka analizleri ve gerçek uygulama örnekleri paylaşmak çok daha güçlü bir etki yaratır. Bu bölümde ayrıca LinkedIn’de en sık yapılan hataları, sanayi firmalarının içerik üretirken nelere dikkat etmesi gerektiğini ve LinkedIn’in neden günümüzde dijital bir ticari ağ haline geldiğini de detaylı şekilde ele alıyoruz. Eğer siz de üretim yapan bir şirkete sahipseniz ya da B2B pazarda büyümek istiyorsanız LinkedIn’i sadece bir profil alanı olarak değil, doğru stratejiyle yeni iş fırsatları yaratabileceğiniz güçlü bir pazarlama kanalı olarak değerlendirmeye başlamanız gerekiyor. Çünkü artık B2B satış çoğu zaman ilk telefon görüşmesiyle değil, ilk dijital izlenimle başlıyor. LinkedIn ise bu ilk izlenimin oluştuğu en önemli platformlardan biri haline gelmiş durumda. Bu bölümde tüm bu süreci gerçek örnekler ve uygulanabilir stratejilerle detaylı şekilde konuşuyoruz. 00:25 - B2B nedir ve neden işletmeler için büyük fırsatlar sunar 00:53 - LinkedIn gerçekten müşteri bulma platformu mu 01:37 - Türkiye’de LinkedIn kullanıcı sayısı ve ihracat verileri 02:28 - LinkedIn neden ihracat yapan firmalar için fırsat sunuyor 05:24 - Sanayi firmalarının LinkedIn’de yaptığı en büyük hata 06:03 - B2B satın alma süreci ve karar komitesi gerçeği 08:42 - LinkedIn’de başarı için 5 katmanlı strateji 16:30 - LinkedIn reklamları ve B2B satış için yeniden hedefleme stratejisi Transkript (otomatik, özet): Bugün çok kritik ama Türkiye'de hala yeterince doğru konuşulmayan bir konuyu ele almak istiyorum. B2B sanayi firmaları bu haftanın konusu. Özellikle B2B tarafını bugün konuşalım istiyorum. Çünkü benim bir önceki podcastlerim ve çoğu podcast bölümüm hep B2C tarafıyla ilişkili. Yani direkt tüketiciye, işletmeden tüketiciye ürün satışları ya da hizmet satışları ile alakalı. Bugün biraz daha B2B tarafını konuşalım. Yani B2B nedir? Business to business yani işletmeden işletmeye yapılan faaliyetler. Hizmetler olabilir, ürünler olabilir. B2B tarafı Türkiye'de ve dünyada toptan satışa yönelik ya da toptan hizmet alımına yönelik gerçekten çok ciddi kazançlar elde etmesini sağlıyor işletmelerin. Özellikle sanayi tarafında. Bakın bugün Türkiye'de kaynaklarda araştırdığınızda bulamadığınız sanayi firmaları üzerine yoğunlaşmak istiyorum. Şimdi LinkedIn bizim bildiğimiz üzere hepimizin bir profil hesabının olduğu genelde insan kaynakları modülü gibi kullandığımız bir platform, sosyal medya platformu. Ama burada işletmelerin sorduğu soru ben bu platformda müşteri bulabilir miyim? Cevap çok basit. Tabii ki de evet. Müşteri bulabilirsiniz. Çünkü LinkedIn'i diğerlerinden ayıran en büyük temel yapı arkadaşlar burası işletmelere yönelik daha profesyonel hayata ve beyaz zekaya yönelik oluşturulmuş bir sosyal medya platformu. Dolayısıyla B2B tarafında hizmet veriyorsanız ya da B2B tarafında faaliyet gösteriyorsanız mutlaka LinkedIn'i aktif ve doğru bir şekilde kullanıyor olmanız lazım. Türkiye'ye bakalım önce büyük bir resme bakalım istiyorum. Türkiye'de LinkedIn'in erişimi artık küçümsenecek seviyede değil. Son tabloyu gördüğümde baya şaşırmıştım. Data Report'ın 2026 Türkiye raporuna göre LinkedIn'in Türkiye'deki üye sayısı 21 milyon seviyesine ulaşmış durumda. Bu baya korkunç bir rakam. Aynı dönemde Türkiye'nin 2025 yılı toplam ihracatı ise 273 milyar dolar. Sayılar da çok yüksek. Burada imalat sanayinin toplam ihracattaki payı da %94,3 olarak açıklanmış. Yani Türkiye üretimle, sanayiyle, ihracatla büyüyen bir ekonomi ve bu ekonomik yapının karar vericileri ise artık dijitalde. Değil mi? Bunlara daha fazla görünür olmamız gerekir. İşte LinkedIn tam olarak burada bir temas noktası halinde çalışıyor. Şunu da unutmayalım bakın LinkedIn küresel ölçekte 1 milyardan fazla profesyonelin bulunduğu bir ağ. Ben size sadece Türkiye'yi söyledim. Ama ihracat yapan firmalar için burası bir cennet. Yani burada sadece CV güncelleyen insanlar yok. Distribütörler var, satın almacılar var, karar vericiler var, ihracat müdürleri var, fabrika yöneticileri var. Teknik ekiplerin ve yatırımcıların bir arada olduğu dev bir iş ağ burası. Türkiye'de ise özellikle makine, otomotiv, yan sanayi, yapı malzemeleri, kimya, endüstriyel üretim ve enerji gibi sektörlerde buranın yani LinkedIn'in etkisi her geçen yıl daha da görünür hale geliyor. Herkese merhaba. Türkiye'de dijital pazarlama podcastinde bu hafta B2B ve B2B'de de sanayi tarafını konuşacağız. LinkedIn iş ağını bu hafta gündeme getireceğiz arkadaşlar. LinkedIn sosyal medya platformunu nasıl daha etkili kullanabiliriz B2B'de ve nasıl para kazanabiliriz bunu bu bölümde sizlerle konuşuyor olacağım. Hepiniz hoş geldiniz. Ben tabii bir hafta podcast, bir hafta videocast yapmaya başladım. Kendimi hazır hissettiğimde videoya giriyorum. Videonun edişi daha uzun sürdüğü için bazı haftalarda da diyorum ki sadece ses odaklı gidelim, haftaya video çekeriz diyorum. Bu hafta da öyle bir hafta. Yani bu hafta ses odaklı gittiğimiz bir hafta. Bayramdan önceki hafta, haftaya bayram, bayrama özel bir bölümü sizlerle paylaşacağım. Ramazan da gerçekten baya hızlı geçiyor. Savaşın etkileri var hala hem ekonomide hem … ### #80 Ortadoğu Krizi Reklam Performansınızı Sessizce Vuruyor Olabilir URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/ortadogu-krizi-reklam-performansinizi-sessizce-vuruyor-olabilir · Tarih: 2026-03-03 · Süre: 14 dk Reklamlarınız çalışıyor gibi görünüyor ama dönüşümler düşüyor mu? CTR fena değil ama satışlar yavaşladı mı? Sepete ekleme var ama satın alma gecikiyor mu? Belki sorun kampanya değil. Belki sorun bağlam. Bu bölümde Ortadoğu’daki savaş ortamının dijital pazarlamaya etkisini konuşuyoruz. Çünkü savaş sadece sınırları etkilemez. Savaş, tüketici psikolojisini etkiler. Psikoloji değiştiğinde satın alma davranışı değişir. Satın alma davranışı değiştiğinde ise reklam performansı sessizce aşınır. Bu bölümde şunları ele alıyoruz: Tüketici psikolojisi kriz dönemlerinde nasıl değişir? Impuls alışveriş neden azalır? Riskten kaçınma davranışı dönüşüm oranlarını nasıl etkiler? CPM, CTR ve ROAS neden dalgalanabilir? Soğuk kitle neden zayıflar, retargeting neden güçlenir? Ayrıca tarihten gerçek örnekler inceliyoruz. Körfez Savaşı döneminde otomotiv markaları neden indirim yerine finansal güvence mesajı verdi? Irak Savaşı sırasında Walmart neden reklamı kesmedi ve nasıl pazar payı kazandı? Rusya–Ukrayna savaşı sonrasında markalar iletişim tonunu nasıl değiştirdi? 2. Dünya Savaşı’nda Coca-Cola neden moral ve birlik mesajıyla konumlandı? Kriz dönemlerinde iki tip marka vardır: Panikleyen marka ve stratejik düşünen marka. Bu bölümde şunu net şekilde konuşuyoruz: Reklamı kesmek çözüm mü? Bütçeyi azaltmak mı gerekir? Yoksa mesajı değiştirmek mi? Çünkü bu dönem acquisition değil, retention dönemidir. Yeni müşteri kovalamaktan çok mevcut müşteriyi elde tutmak önem kazanır. Agresif satış dili yerine empati, güven ve şeffaflık dili çalışır. Türkiye perspektifini de ele alıyoruz. Jeopolitik risk, döviz dalgalanması, lojistik maliyetleri ve marj erimesi… ROAS’ın tek başına yeterli olmadığı dönemler neden başlar? Net kâr takibi neden daha kritik hale gelir? Bu bölüm özellikle şunu anlamanızı sağlayacak: Reklam performansındaki düşüş her zaman teknik bir problem değildir. Bazen problem psikolojiktir. Ve pazarlama, bağlamı okumaktır. Eğer markanızı kriz dönemlerinde nasıl konumlandırmanız gerektiğini merak ediyorsanız, bu bölümü mutlaka dinleyin. Çünkü kriz kötü pazarlamacıyı bitirir. İyi pazarlamacıyı büyütür. Podcastimle ilgili öneri ve iş birlikleri için faruk@joykek.com adresinden ya da Instagram’da @faruktoprakx üzerinden bana ulaşabilirsiniz. 00:00 - 02:35 Ortadoğu Krizi ve Tarihsel Örnekler 02:35 - 03:45 Savaşın Tüketici Psikolojisine Etkisi 03:45 - 06:30 Impuls Alışveriş Nedir ve Neden Azalır? 06:30 - 07:50 Reklam Performansı Neden Dalgalanır? 07:50 - 09:20 Reklamları Durdurmalı mıyız? 09:20 - 10:30 Mesaj Dili Nasıl Değişmeli? 12:15 - 14:09 Büyük Hata ve Stratejik Sonuç Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba, ben Faruk Toprak. Bu haftaki bölüm arkadaşlar hepimizi derinden sarsan bir konu. Orta Doğu'daki krizi bugün konuşmak istiyorum. Bu kriz yani bu savaş pazarlamaya özellikle dijital pazarlamaya nasıl bir etki yaratıyor bunları sizinle konuşacağım. Orta Doğu'daki krizin reklam performansları üzerinde nasıl bir etkisi var bunları konuşacağız. Bakın bu ilk değil, tarih boyunca savaş dönemleri pazarlamayı hep değiştirdi. Mesela 1991 yılına gidelim. Buradaki körfez savaşı sırasında Amerika'da otomotiv satışları ciddi şekilde düştü. General Motors ve Ford gibi markalar agresif indirimler yerine finansal güvence kampanyaları başlattı. Yani aslında şunu dediler tüketiciye, işinizi kaybederseniz taksitlerinizi erteleyebiliriz. Burada bir güvence verdiler. Yani ürün satmadılar. 2003 yılına gelelim. Irak savaşı döneminde de birçok lüks marka televizyon reklamlarını azalttı. Ama aynı dönemde Walmart markası da reklam bütçesini arttırdı. Ama Walmart'ta şöyle bir fark vardı. Mesajını düşük fiyat üzerinden daha güçlü bir şekilde konumlandırdı. Sonuç olarak o kriz sonrası pazar payını büyüten markalardan biri oldu. Daha yakın bir tarihe gelelim. Rusya-Ukrayna savaşına bakalım. Bakın bu savaş başladığında Avrupa'da enerji krizi oluştu. Ve Ikea gibi bazı markalar kampanya tonlarını değiştirdi. Ama hatırlayalım Ikea ne yaptı? Yeni koleksiyon dili yerine evde konfor ve güvenli alan dili kullanmaya başladı. Aslında satıştan vazgeçmedi. Ama reklamdaki o bağlamı değiştirdiler. Ve belki de en çarpıcı örneklerden biri de şu an anlatacağım 2. Dünya Savaş döneminde gerçekleşen olay. Evet arkadaşlar, bugünkü bölümde Türkiye'de dijital pazarlama videocastinde bu kriz dönemini konuşacağız. Kriz döneminde iki şey olur. Ya markalar panikleyip kaybolur ya da mesajını değiştirip hafızaya yerleşir. Orta Doğu'daki krizde de şu anda benzer bir psikoloji yatıyor. Peki şu an senin markan hangi tarafta? Hadi başlayalım. Arkadaşlar, savaş sadece sınırları etkilemez. Savaş tüketici psikolojisini etkiler. Psikoloji değiştiğinde satın alma davranışı değişir. Satın alma davranışı değiştiğinde de reklam performansı değişir. Bugün hepimizin istediği şey bu değil midir? Reklamın performansının daha iyi olması. Ama bu değişim, yani bu negatif değişim sessizce olur. Sistem bir gecede çökmez ama yavaş yavaş performansınız aşınır. Şimdi bunu biraz detaylı bir şekilde ele alalım ve madde madde konuşalım. Bir numaraya ben şunu koyacağım. Tüketici psikolojisi nasıl değişiyor? Bugün hepimizin en çok hayatta, Türkiye'deki özellikle Türk insanının yaşadığı problemlerden bir tanesi de psikoloji. Değil mi? Ama hepimiz aynı zamanda da tüketiciyiz. Dolayısıyla tüketicinin psikolojisini çok iyi anlamamız lazım. Bakın bu gibi dönemlerde, yani belirsizlik dönemlerinde insanlar 3 şeye yönelirler. Bu 3 şey gerçekten hepimizin, özellikle bu gibi dönemlerde yöneldiği alan. Çünkü bu dönemde ne olur? Haber akışı artar, insanlar daha fazla negatif içerik üretir ve zihin tehdit moduna girer. Yani zihin der ki şu anda tehdit var. Kontrol altına almaya çalışır. Tehdit modunda da şunu yapar, riskten kaçar. Yani impuls alışverişi azalır. Lüks tüketim yavaşlar, karar verme süresi de uzar. Şimdi gelin bu terimi bir kere açıklayalım. Impuls alışveriş nedir? Yani impuls buying. Arkadaşlar bu tüketicinin planlamadan anlık duygu ile yaptığı satın alma davranışıdır. Yani kişi o ürünü almak için siteye gitmez. O ürün kişinin karşısına çıkar ve karşısına çıktıktan sonra da kişi artık web sitesini ziyaret eder. Burada ne olur? Duygular tetiklenir değil mi? Burada bir duygusal tetiklenme var ve kullanıcı … ### #79 Kadınlar Günü Kampanyaları Gerçekten İşe Yarıyor mu Yoksa Algı mı? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/kadinlar-gunu-kampanyalari-gercekten-ise-yariyor-mu-yoksa-algi-mi · Tarih: 2026-02-24 · Süre: 11 dk 8 Mart yaklaşırken markalar yine hazır. Pembe banner’lar, yüzde 30 indirimler, “Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun” mesajları… Peki gerçekten soruyorum: Kadınlar Günü kampanyaları satışları artırıyor mu? Yoksa biz sadece takvim pazarlamasının yarattığı bir algının içinde mi yaşıyoruz? Bu bölümde 8 Mart’ın tarihsel arka planından başlayarak bugünkü e-ticaret gerçekliğine kadar uzanan net ve veri odaklı bir analiz yapıyorum. • Kadınlar Günü nasıl ortaya çıktı? • 8 Mart haftasında e-ticaret hacmi gerçekten artıyor mu? • En çok hangi yaş aralığı alışveriş yapıyor? • En çok alışveriş yapan cinsiyet kim? • Hangi ürün kategorileri zirve yapıyor? • Kozmetik mi, takı mı, çiçek mi, küçük ev aletleri mi? • “Kendine hediye alan kadın” psikolojisi mi daha güçlü, yoksa “hediye alan erkek” mi? Bu bölümde çok net bir gerçeği konuşuyoruz: En çok kazanan marka en çok indirim yapan değil, en doğru psikolojiyi okuyan markadır. Kadınlar Günü döneminde en büyük 5 hatayı açıklıyorum: Sadece indirim yapmak, segmentasyon yapmamak, CRM listesini kullanmamak, remarketing’i son güne bırakmak ve herkese aynı mesajı göstermek… Ayrıca şunu da detaylıca anlatıyorum: Yapay zeka bu kampanya döneminde nasıl kullanılmalı? • Segment tahmini ve davranış analizi • Erkek ve kadın hedef kitleye ayrı reklam mesajı üretme • Aynı ürün için 10 farklı duygu temelli kreatif oluşturma • ROAS’a göre otomatik bütçe artırma modelleri • Chatbot ve yapay zeka destekli satış asistanı ile dönüşüm oranını artırma • Son 72 saatte FOMO etkisi yaratma stratejisi Eğer markanıza 8 Mart kampanyası planlıyorsanız bu bölüm sizin için net bir yol haritası olacak. Bu bölüm sadece “kampanya yapın” demiyor. “Doğru kampanyayı doğru psikolojiyle yapın” diyor. Kadınlar Günü bir indirim günü mü? Yoksa marka konumlandırma fırsatı mı? Satış mı kazanacaksınız, marka değeri mi inşa edeceksiniz, yoksa ikisini birden mi? Cevap stratejide. Bu bölümü dinledikten sonra kampanyanıza farklı gözle bakacağınıza eminim. Türkiye’de Dijital Pazarlama Podcast’ini takip etmeyi unutmayın. Bölümle ilgili görüşlerinizi benimle paylaşabilirsiniz. Reklam ve iş birlikleri için faruk@joykek.com Instagram: @faruktoprakx Şimdi soruyorum… Takvimi mi yönetiyorsunuz, yoksa takvim mi sizi yönetiyor? 💜 01:24 – Pazarlama açısından Kadınlar Günü’nün anlamı 02:02 – Gerçek vaka analizi ve %62 satış artışı 03:34 – 8 Mart haftasında e-ticaret verileri 03:49 – En çok satış yapılan kategoriler 04:10 – En çok alışveriş yapan yaş aralığı ve cinsiyet 04:34 – 8 Mart’ın iki ana psikolojisi 05:00 – Gerçek dönüşümü yaratan 3 kritik unsur 05:30 – Kadınlar Günü kampanyalarındaki en büyük 5 hata 06:17 – Doğru kampanya zamanlaması ve FOMO stratejisi 06:34 – Yapay zeka ile segmentasyon ve kreatif üretimi 07:30 – Dinamik reklam mesajı ve bütçe optimizasyonu 08:08 – Chatbot ve satış asistanı ile dönüşüm artışı 08:54 – Gerçek mi algı mı sorusunun net cevabı 09:47 – Satış haftası mı yoksa marka konumlandırma fırsatı mı? 10:27 – Sonuç: Strateji varsa gerçek, yoksa takvim pazarlaması Transkript (otomatik, özet): Şimdi Kadınlar Günü kampanyalarını konuşmadan önce bir şeyi hatırlatmak istiyorum hepinize. 8 Mart aslında bir indirim günü olarak doğmadı. Her ne kadar bizler bugün birer indirim günü olarak görsek de. 1908 yılında Amerika'da New York'ta bir tekstil fabrikasında çalışan kadın işçiler daha iyi çalışma koşulları için greve gidiyorlar. Daha kısa çalışma saatleri, daha iyi ücret ve insani şartlar istiyorlar. Yani aslında bir bakıma bugünkü şartları diyebiliriz. Kağıt üstünde tabi. O dönem kadınlar günde 12-24 saat çalışıyorlar. Bakın sigortaları yok, güvenceleri yok ve herhangi bir hak da talep edemiyorlar. Bu grev sırasında çıkan yangında da yüzden fazla kadın işçi hayatını kaybediyor. Acı bir olay ve bu olay dünya çapında çokça büyük bir yankı uyandırıyor arkadaşlar. 1910 yılında ise Almanya'da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı'nda da Clara Zetkin isimli bir aktivist kadınların hak mücadelesini anmak için bir kadınlar günü öneri taslağını masaya koyuyor. Ve 8 Mart yıllar içinde birçok ülkede kadın hakları, eşitlik ve emek mücadelesinin sembolü haline geliyor. Yani 8 Mart'ın çıkış noktası çiçek böcek değil, indirim değil, reklam hiç değil, hak, eşitlik ve görünürlük. Şimdi burayı pazarlama açısından düşünelim istiyorum. Bugün biz bu tarihi bir kampanya fırsatına dönüştürüyoruz. Bu yanlış mı? Hayır. Ama içini boşaltırsak, sadece pembe banner ve %30 indirim yaparsak o zaman bugünün ruhunu ıskalamış oluruz. O yüzden Kadınlar Günü kampanyası yaparken sadece satış değil, değer üretmemiz de gerekiyor. Şimdi gelelim asıl soruya. Kadınlar Günü kampanyaları gerçekten işe yarıyor mu? Yoksa biz sadece bir algının içinde miyiz? Herkese merhaba. Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Size küçük bir hikaye anlatmak istiyorum. Bakın yaklaşık 2 yıl önce bir e-ticaret markasıyla çalışıyoruz ve e-ticaret markasının kategorisi de kişisel bakım ve aksesuar. Normalde aylık ortalama dönüşüm oranı bunların %1.8 civarında ve 8 Mart haftasına girdiğimiz dönemde de herkes klasik şeyleri yapıyor bu dönemde ve %30 indirim, Pembe Beynir ve Kadınlar Günü'nüz kutlu olsun mesajını ve reklam metnini kullanıyorlar. Ben ekibe dedim ki sadece indirim yapmayalım. Bakın hedef kitleyi segmentlere ayıralım. Erkek hedef kitleye ayrı kreatif, kadın hedef kitleye ayrı mesaj yazalım dedim. Aynı zamanda da remarketing listelerini 3'e bölelim dedim. Sepeti terk edenlere özel de geç kalma akışı kuralım dedim. Ve beni dinlediler sağ olsunlar. Sonuçta ne oldu biliyor musunuz? O hafta dönüşüm oranı %1.8'den %3.4'e çıktı. Satış hacmi de %62 arttı. Ama işin ilginç tarafı şu bakın en çok alışveriş yapan kitle kadınlar değildi erkeklerdi. Şimdi burada duralım hep birlikte. Demek ki mesele bu 8 Mart Kadınlar Günü'ndeki mesele kadınlar günü var ama indirim yapalım değil. Mesele doğru psikolojiyi ve doğru hedeflemeyi okuyabilmek. Ben bugün bunu konuşmak istiyorum çünkü Kadınlar Günü geliyor. Kadınlar Günü kampanyaları gerçekten işe yarıyor mu hep birlikte değerlendirelim. Önce dataya bakalım. Türkiye'de 8 Mart haftasında e-ticaret hacmi ortalama %15 ile %25 arasında artış gösteriyor. Bakın Türkiye'de bazı sektörlerde bu artış oranı %40'lara kadar çıkabiliyor. En yüksek artışın da hangi kategorilerde olduğuna baktığımızda kozmetik kişisel bakım, takı, aksesuar, çiçek, hediyelik ürünler, küçük ev aletleri, moda ve hazır giyim kategorilerinde gerçekten bu hafta yani 8 Mart haftasında acayip derecede satışlar artıyor e-ticaret tarafında. Özellikle online … ### #78 Dijital Pazarlama Öğrenenlerin %90’ı Neden Asla Para Kazanamıyor URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/dijital-pazarlama-ogrenenlerin-90-i-neden-asla-para-kazanamiyor · Tarih: 2026-02-17 · Süre: 9 dk Bugün 17 Şubat 2026. Böyle tarihlere özellikle dikkat ederim. Çünkü bazı günlerin enerjisi farklıdır. Bugün spiritüel olarak yoğun bir gün. Güneş tutulması var ve gökyüzü bize şunu söylüyor: Plansız hareket eden değil, bilinçli adım atan kazanacak. Tam da bu yüzden bugün sert bir konu konuşuyoruz. Dijital pazarlama öğrenenlerin yüzde 90’ı neden asla para kazanamıyor? Bakın çok net konuşacağım. Öğreniyorsunuz ama kazanmıyorsunuz. Kurs alıyorsunuz, YouTube izliyorsunuz, Meta panelini kurcalıyorsunuz, Google Ads sertifikası alıyorsunuz. Terimleri biliyorsunuz. CTR nedir biliyorsunuz, CPC nedir biliyorsunuz. Ama ay sonunda cebinize para girmiyor. Neden? Çünkü dijital pazarlamayı öğrenmiyorsunuz, terimleri ezberliyorsunuz. Birinci büyük problem bu. İnsanlar taktik öğreniyor ama sistem kurmuyor. Reklam vermeyi öğreniyor ama gelir makinesi kurmayı öğrenmiyor. Oysa dijital pazarlama butona basmak değildir. Dijital pazarlama sıfırdan müşteri kazanma sistemi tasarlamaktır. Funnel kurgulamaktır. Retargeting planlamaktır. CRM entegrasyonu düşünmektir. Bilgi var ama yapı yok. İkinci sebep daha derin: Para psikolojisi yok. Ücret istemeye çekiniyorsunuz. Teklif gönderirken korkuyorsunuz. “Ya pahalı derlerse?” diyorsunuz. “Ya sonuç alamazsam?” diye düşünüyorsunuz. Bu enerjiyle kazanamazsınız. Çünkü siz bir markaya bütçeni bana ver diyorsunuz. Eğer siz kendinize inanmıyorsanız o bütçe size gelmez. Dijital pazarlama teknik olduğu kadar özgüven işidir. Üçüncü sebep kurs bağımlılığı. Sürekli eğitim, sürekli sertifika ama uygulama yok. Ben hep şunu söylüyorum: 10 saat eğitim, 100 saat uygulama. Ama çoğu kişi 100 saat eğitim, sıfır saat uygulama yapıyor. Sonra “Bu işte para yok” diyor. Hayır, para var. Sen sahaya çıkmadın. Dördüncü sebep niş seçmemek. Herkese hizmet vermeye çalışıyorsunuz. E-ticaret de olur, emlak da olur, klinik de olur. Bu kafa ile derinleşemezsiniz. Para uzmanlaşmaya gider. Bir sektöre odaklandığınızda hızlanırsınız, özgüveniniz artar, fiyatınız yükselir. Beşinci sebep satış bilmemek. Satış konuşması yapamayan, teklif yazamayan, fiyat savunamayan dijital pazarlamacı para kazanamaz. Teknik bilgi tek başına yetmez. Kendinizi satamazsanız hizmetinizi de satamazsınız. Altıncı sebep sabırsızlık. Üç gün kötü giden kampanyada panik yapıyorsunuz. Oysa bu iş test, veri ve optimizasyon işidir. Dijital pazarlama sihir değil, matematik işidir. Yedinci sebep ise gerçek anlamda iş kurma niyeti olmaması. Özgürlük hayali var ama disiplin yok. CRM yok, sistem yok, takip yok. Bu iş freelancer romantizmi değil, girişimciliktir. Para kazanan yüzde 10 ne yapıyor? Sistem kuruyor. Niş seçiyor. Satışı öğreniyor. Uyguluyor. Psikolojisini yönetiyor. Net oluyor. Bugün kendinize şu soruyu sorun: Ben gerçekten bu işi gelir modeline dönüştürmek istiyor muyum, yoksa sadece öğrenmiş olmak mı istiyorum? Bilgi zengin yapmaz. Sistem kuran kazanır. Ben Faruk Toprak. Türkiye’de Dijital Pazarlama Podcast’inde bugün biraz sert konuştum ama gerçekleri konuştuk. Eğer bu bölüm sana dokunduysa paylaşmayı unutma. Çünkü bu sektörde öğrenen çok, kazanan az. 00:21 Dijital pazarlama öğrenenlerin %90’ı neden kazanamıyor 01:08 Taktik öğrenmek vs sistem kurmak 02:30 Dijital pazarlama bir gelir makinesidir 02:48 Para psikolojisi ve özgüven problemi 03:23 Kurs bağımlılığı ve uygulama eksikliği 03:47 Niş seçmemenin büyük hatası 04:22 Satış bilmeyen dijital pazarlamacı neden kaybeder 04:43 Sabırsızlık ve optimizasyon gerçeği 05:17 Freelancer romantizmi vs girişimcilik 05:39 Para kazanan %10 kim? 05:53 2026’da yapay zeka ve strateji farkı 06:19 Gelir modeline dönüşme kararı 06:46 Para netliğe gelir 07:15 Joy Akademi ve kapanış mesajı Transkript (otomatik, özet): Bugün 17 Şubat 2026. Ben böyle tarihlere özellikle dikkat ederim. Bakın bugün spritüel olarak çok yoğun, yeryüzü gökyüzü çok acayip bir durumda. Bugün bir de güneş tutulması var. Özellikle bugün bir de evren plansız hareket edenleri değil bilinçli adım atanları ödüllendiriyor arkadaşlar. Ve tam da bu yüzden bugünkü konumuz çok sert. Dijital pazarlama öğrenenlerin %90'ı neden asla para kazanamıyor? Ben bugün bunu sizlere aktarmak ve anlatmak istiyorum. Bakın çok net konuşacağım bu bölümde. Hatta bazılarınızın canı sıkılabilir. Öğreniyorsunuz ama kazanamıyorsunuz. Bugünkü bölümün ana teması bu. Kurslara gidiyorsunuz, YouTube'daki videoları izliyorsunuz, meta panelini kurcalıyorsunuz ve hatta Google Ads'e gidip sertifikaları alıyorsunuz ama ay sonunda cebinize para girmiyor. Şimdi gelelim bunun detaylarına bakalım neden girmiyor. Bakın ben yıllardır bu sektörün içindeyim. Ajans tarafında da varım, eğitim tarafında da varım, marka tarafında da varım ve şunu çok net görüyorum arkadaşlar. İnsanlar dijital pazarlamayı öğrenmiyorlar. Dijital pazarlamadaki terimleri ezberliyorlar. Birinci büyük problemimiz bu. Yani insanlar taktik öğreniyor ama sistem kurmuyor. Bakın bugün yoldan geçen yani dijital pazarlamaya başlayan kişilerden herhangi birini CTN nedir dediğinizde belki İngilizce terim bilmiyor olsa bile işte TO nedir dediğinizde ya da CPC ya da TBM nedir dediğinizde mutlaka cevabını bilir. Ama ona şunu da sorun. Bir markanın sıfırdan müşteri kazanma sistemini kurabilir misin? Ya da funnel'ı tasarlayabilir misin? Ya da retargeting akışını yazabilir misin? CRM entegrasyonunu planlayabilir misin dediğinde cevap yok. Çünkü bilgi var yapı yok. Herkese merhaba. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak ve başlıyoruz. Bugün video yok. Bugün sadece ses var. Ama video için altyapıyı kuruyorum arkadaşlar. İki bölüm nasıldı? Yorumlarınızı merak ediyorum. İki son iki bölümde yani 76 ve 77. bölümde videoydu. Umarım beğenmişsinizdir. YouTube'da da lütfen videolarımı izleyin. Yorum yapın, beğenin, paylaşın arkadaşlar. Kanalıma abone olun. Abone olun ki algoritma doğru bir şekilde çalışsın. Ve size her zaman faydalı içerikler sunsun. Faydalı içerik dediğim arkadaşlar basite alınacak bir konu değil. Çünkü internet çöplükten ibaret. Evet gelelim konumuza. Şimdi dijital pazarlama aslında reklam vermekle bir başlamıyor arkadaşlar. Bakın burası bir gelir makinesi kurmaktır. Dijital pazarlama dediğimde aklınıza bu gelecek. Gelir makinesi. Ve insanların %90'ı butona basmayı öğreniyor ama makineyi tasarlamayı öğrenmiyor. İkinci sebep daha da kritik. Para psikolojisi yok. Şimdi bunu kimse konuşmuyor ama ben konuşmak istiyorum. Bakın dijital pazarlama öğrenen insanların çoğu parayla problemli. Ücret istemeye çekiniyor. Ya pahalı derlerse korkusu var. Ya reddedilirsem korkusu var. Ve ya sonuç alamazsam kaygısı var. Bu enerjiyle zaten kazanamazsın arkadaşım. Çünkü dijital pazarlama sadece teknik değil özgüven işidir. Sen bir marka ediyorsun ki paranı bana ver. Ben de bu markanı büyüteceğim diyorsun. Eğer sen içten içe kendine inanmıyorsan o bütçe, o para zaten sana gelmez. Üçüncü sebep de herkes öğrenci kalmak istiyor. Bak bu çok büyük bir tuzak. Kurs bağımlılığı diye bir şey var. Sürekli yeni eğitim, yeni sertifika, yeni workshop ama sahada uygulama yok. Ben hep şunu söylüyorum bak. 10 saat eğitim artı 100 saat uygulama. Ama insanlar ne yapıyor biliyor musun? 100 saat eğitim, 0 saat uygulama. Sonra diyor ki bu işte para yok. Hayır bu işte para var. Sen risk almadın. Dördüncü … ### #77 Bu 7 Hata Yüzünden Reklamlar Çalışsa Bile Satış Gelmiyor URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/bu-7-hata-yuzunden-reklamlar-calissa-bile-satis-gelmiyor · Tarih: 2026-02-10 · Süre: 8 dk 00:00 - Bu bölüm neden can yakacak ve kimler dinlemeli 00:44 Hata 1 - Reklam sihirli değnek sanılıyor 01:39 Hata 2 - Ürün sayfasını katalog gibi kullanmak 02:34 Hata 3 - Herkese aynı reklamı göstermek 03:22 Hata 4 - Dönüşüm ve KPI takibinin yanlış kurulması 04:54 Hata 5 - Güven unsurlarını küçümsemek 05:42 Hata 6 - Sepeti terk eden müşteriyi unutmak 06:33 Hata 7 - Kısa vadeli düşünmek ve sistem kurmamak Sevgili dostum, bu bölüm biraz can yakabilir. Baştan uyarıyorum. Çünkü bugün ajans olarak neredeyse her hafta, her ay, her projede karşımıza çıkan ve satışları sessizce sabote eden 7 büyük e-ticaret hatasını tüm açıklığıyla masaya yatırıyorum. Üstelik bu hatalar sadece yeni başlayan markalarda değil, milyonluk ciro yapan firmalarda da karşımıza çıkıyor. E-ticarette işler yolunda gitmediğinde çoğu zaman ilk suçlanan şey reklam oluyor. Reklam bütçesi artırılıyor, kreatifler değiştiriliyor, platformlar suçlanıyor. Ama gerçek şu ki problem çoğu zaman reklamda değil, sistemin kendisinde yatıyor. Eğer reklam veriyorum ama satış gelmiyor diyorsan, ROAS düşüyor, sepetler dolup boşalıyorsa, ziyaretçi var ama ödeme yoksa, bu bölüm tam olarak senin için hazırlandı. Bu bölümde ajans olarak sahada en sık karşılaştığımız şu soruların cevabını net bir şekilde veriyorum: Neden iyi reklam kötü sonuç verir? Neden trafik var ama satış yoktur? Neden bazı siteler aynı bütçeyle çok daha fazla kazanır? Ve neden bazı markalar sürekli daha fazla reklam bütçesi yakar? Konuştuğumuz 7 hata, küçük detaylar gibi görünse de bir araya geldiğinde e-ticaret markalarının büyümesini ciddi şekilde yavaşlatıyor. Ürün sayfalarının satış yerine katalog gibi hazırlanması, herkese aynı mesajın gösterilmesi, dönüşüm takibinin yanlış veya eksik kurulması, güven unsurlarının hafife alınması, sepeti terk eden kullanıcıların tamamen unutulması ve en önemlisi kısa vadeli düşünme alışkanlığı… Bu bölümde sadece “şu yanlış” demekle kalmıyorum. Neden yanlış olduğunu, neye mal olduğunu ve nasıl düzeltilmesi gerektiğini de ajans perspektifiyle anlatıyorum. E-ticarette sürdürülebilir büyüme, sadece reklam vermekle değil; doğru sistem kurmakla, doğru mesajı doğru kişiye doğru zamanda göstermekle mümkün oluyor. Bu bölümü dinledikten sonra sitene, reklamlarına ve satış süreçlerine çok daha farklı bir gözle bakacağına eminim. Eğer bu 7 maddeden en az 2–3 tanesi bizde var diyorsan, yalnız değilsin. Ama iyi haber şu: Bu hataların hepsi düzeltilebilir. Yeter ki problemi reklamda değil, sistemde aramayı öğren. Bu bölüm, e-ticarette neden takıldığını gerçekten anlamak isteyenler için hazırlandı. Dinle, not al, sitene tekrar bak. Transkript (otomatik, özet): Sevgili dostum, bu bölüm biraz can yakabilir baştan söylemek istiyorum. Çünkü bugün ajans olarak neredeyse her hafta, her ay, her projede gördüğümüz 7 büyük e-ticaret hatalarını sizlerle konuşmak istiyorum. Bu hataları küçük büyük demeden yeni başlayan da görüyor, milyonluk cira yapan firmalar da görüyor. Ve çoğu zaman problem reklamda sanılıyor ama sorun bambaşka bir yerde oluyor. Eğer reklam veriyorum ama satış gelmiyor diyorsan, ruas düşüyor, sepetler dolup, boşalıyorsa veya ziyaretçi var ama ödemen yoksa bu bölüm tam sana göre. Hoş geldin sevgili dostum. Herkese merhaba, ben Faruk Toprak. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Şimdi hep ben podcast podcast diyorum ama artık videocasta tabii ki de hoş geldiniz. Reklamla her şeyi çözeceğimizi sanıyoruz değil mi? Bu zamana kadar bak birinci hata olarak ben bunu söyleyeceğim. Çünkü benim piyasada, sektörde en çok gördüğüm, en sık karşılaştığım olay bu. Dünyanın en güzel reklamına çıkalım. Deniliyor. Marka geliyor. Bize bu şekilde söylüyor. Ve diyor ki, benim reklam bütçem hazır hadi satışları patlatalım diyor. Siteye giriyorum ya da mobil uygulamasına giriyorum. Bir bakıyorum ürün sayfası zayıf ya da sitenin hızı düşük ya da güven unsuru yok. Ya da kargo süreci belirsiz. Bak arkadaşım diyorum reklam sihirli bir değnek değil diyorum. Reklam sadece trafiği getirir satışını ise siten yapar ya da mobil uygulaman yapar diyorum. Reklamı açmadan önce kendine şunu sormanı istiyorum. 1- Bu siteye ben müşteri olarak girsem kartımı çıkarır mıyım? Yani alışveriş yapar mıyım? Eğer cevap net değilse reklam bütçesi yakmaya başlıyorsun demektir. Bak birinci hatamız bu. Reklam sihirli bir değnek değil. İkinci hataya geliyorum ürün sayfalarını katalog gibi kullanıyorlar işletmeler. Biri çok işletme. Bu da klasik hatalardan bir tanesi. Yani ürün sayfasına gidiyorsun teknik özellik listesi sanan var bu sayfaları ve kullanan var. Ürünün adı var. İki tane görsel var. Bir de alt alta özellikler var. Ama müşteri şunu soruyor bakın kendi açınızdan da düşünün. Bu ürün bana ne kazandıracak günün sonunda ya da bu ürün benim hangi problemimi çözecek? İnsanlar ürünleri değil sonuçları satın alır. Ürün açıklaması satış temsilcisi gibidir. Konuşmalı, ikna etmeli ve endişeyi azaltmalıdır. En başta söylüyorum arkadaşlar bakın yorum yoksa, soru cevap yoksa, gerçek kullanım görseli yoksa yani sen gidip yapay zeka ile görsel oluşturduysan müşterinin zihninde soru işareti oluşur ve soru işareti olan yerde satış olmaz. Bak ikinci hatayı söyledim. Üçüncü hataya geliyorum. Geçen haftaki bölümde de yaptık. Karakterleri işledik. Ne dedik? Karakterlere yani herkese aynı mesajı çıkıyoruz dedik. Bak üçüncü hata da bu. Herkes aynı reklamı görüyor. Yani gelende, daha önce sepete ekleyende, daha önce satın alanda. Bakın bu çok büyük bir hata. Çünkü ilk defa gelen biriyle ürünü bilen, fiyatı bilen, sadece tereddüt eden kişi aynı psikolojide değildir. Yani yeni gelen tanıtım ister. Yani web sitesine gelen tanıtım ister. Sepete ekleyen ise güven ister. Daha önce alan ise ilişki ister. Bağ kurmak ister. Ama markalar tek kreatif, tek metin, tek kampanya ile herkese ikna etmeye çalışıyor ama sistem böyle çalışmıyor. Bu mağazaya giren herkese aynı cümleyi söylemek gibi bu durum. Ama sistem bu şekilde çalışmıyor. Dördüncü hataya geliyorum. Bak yedi tane temel hataları konuşuyoruz bugün. … ### #76 Bir Reklamla Herkesi İkna Edemezsin İşte Sebepleri ve Karakter Gerçeği URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/bir-reklamla-herkesi-ikna-edemezsin-iste-sebepleri-ve-karakter-gercegi · Tarih: 2026-02-03 · Süre: 47 dk 00:00 Karakterler her yerde, önce arketipini tanı 03:20 Umut abinin konuşma korkusu ve yüzleşme 06:20 NLP ve arketipleri pazarlamaya çevirme 07:10 Hedef kitle var, karakter analizi yok 12:40 Dost ve Ebedi Çocuk deneyim, özgünlük, eğlence 14:00 Kampanya değil hikaye, ürün değil deneyim 16:45 Amazon ve Savaşçı başarı, kanıt, sayılar 18:30 Joykek örnekleri, karar verici neden sayı ister 22:10 Filozof ve Mistik anlam, değer, neden sorusu 24:20 İşe alım ve devir teslimde karakter uyumu Bu bölümde pazarlamanın en çok gözden kaçırdığı ama dönüşümü doğrudan belirleyen bir gerçeği masaya yatırıyoruz. Herkese aynı reklamı göstererek satış yapmaya çalışıyoruz, ama herkes aynı sebeple satın almıyor. Umut abiyle birlikte arketipler ve karakter tipleri üzerinden şunu netleştiriyoruz: Ürününüz aynı kalsa bile mesajınız yanlış karaktere gidiyorsa reklamınız boşa gider. Sohbetin ilk kısmında Umut abinin topluluk önünde konuşma korkusunu nasıl fark ettiğini, bu korkunun arkasındaki reddedilme düşüncesini ve yüzleşmenin nasıl bir dönüşüm yarattığını konuşuyoruz. Buradan pazarlamaya geçiş yapıyoruz, çünkü korku ve belirsizlik sadece bireylerin değil, işletmelerin de kaderini belirliyor. Bir marka riskten kaçtığında, yeni bir şey denemediğinde ya da sürekli aynı dili konuştuğunda aslında görünmez bir fren çekmiş oluyor. Sonra karakter modelini pazarlama diliyle çerçeveliyoruz. Google ve Meta size yaş, cinsiyet, ilgi alanı verir ama karakter vermez. Peki markanız bunu nasıl çözer? Ürününüzü kullanan müşterileri dinleyerek, kısa görüşmeler yaparak, toplantılarda kullanılan kelimeleri yakalayarak ve satın alma motivasyonunu çözerek. Dost ve Ebedi Çocuk tarafında yeni deneyim, özgünlük ve eğlence beklentisini görüyoruz. Bu kitleye kampanya anlatmak yerine hikaye anlatmanız, ürün söylemek yerine deneyimi hissettirmeniz gerek… Amazon ve Savaşçı tarafında ise başarı, rekabet ve kanıt ihtiyacı öne çıkıyor. Bu kitleye romantik vaatler değil, net sonuçlar, sayı, referans ve başarı hikayeleri gerekir. Joykek müşteri toplantılarında karar vericilerin neden rakam istediğini, case study ile başlamanın neden oyunu değiştirdiğini ve sunumun ilk 3 dakikasında hangi verilerin masaya konması gerektiğini konuşuyoruz. Ne harcadık, ne kazandık, nereden nereye gideceğiz soruları bu karakterin doğal dili. Filozof ve Mistik çizgisinde ise neden sorusu var. Değer, vizyon, anlam ve derinlik arayan bir kitleye sadece indirim konuşursanız bağ kuramazsınız. Burada içerik, manifesto, marka hikayesi, uzmanlık ve uzun format anlatım devreye girer. Bu karaktere satış baskısı değil, düşünce liderliği ve güven veren bir anlatı gerekir. Bölümün sonunda bu bilginin sadece reklam metinlerinde değil, ekip kurulumunda, işe alımda, departman yerleşiminde ve devir teslim süreçlerinde nasıl kullanılabileceğine değiniyoruz. İstediğinize değil isteyene devredersiniz cümlesi bu bölümün işletme tarafındaki en kritik anahtarı. Doğru karakter doğru rolde olduğunda hem ekip huzuru hem performans hem de büyüme daha kolay olur. Dinlerken kendinize şu üç soruyu sorun: Markanız hangi karakter diliyle konuşuyor, müşteriniz hangi karakter diliyle dinliyor, reklamınız hangi karakteri hedefliyor? Bu üçü aynı hizaya geldiğinde dönüşümler hızlanır, yanlış hizadaysa bütçe yanar. Transkript (otomatik, özet): Hayatınızın her anında biz bu karakterlerle karşılaşıyoruz, her yerdeler. İlk yapmamız gereken şey kendi öz kimliğiniz, yani arketeklinizi bulmak, kullandığınız dili bilmek. Biz istemeyi çok seviyoruz abi, çok kazanalım, değil mi? Ama sen doğru işimi yapıyorsun. Artık önün aydınlanmış oluyor, yani yolunu görebiliyorsun. Diğerinde gözün kapalı aslında yolunu bulmaya çalışıyorsun. Ve biz bu karakterleri iyi analiz edersek geleceği de görebiliriz. Kâhin olmaya gerek yok. Bu bilgi benim hayatımı değiştirdi, sizin de hayatınızı değiştirebilir. Ama bunun için siz adım atacaksınız. Ben diyorum ki bak sana anlatıyorum, dinlemiyor. Ama bir yeri dinlemek istiyor ama ulaşamıyor. Bu bilgiye herkes sahip olmalı. Çünkü hayatımızda seçtiğimiz eşte bile bunu kullanabiliriz. Ve şu soruyu sorabiliriz, şu anda doğru bir kişide miyim, değil miyim? Herkese merhaba. Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Arkadaşlar hep podcast, podcast dedik. 2026'daki birinci hedefimiz de videocaste geçiş yapmaktı. Geçen bölümlerde sevgili Umut abiyle çok güzel bir bölüm yaptık. İnsan bedeninin katmanlarını ve bu katmanların pazarlamaya olan etkilerini konuştuk. İnsan psikolojisinde bunlar nerelere hitap ediyor? Markalar açısından, e-ticaret firmaları açısından bütün detayları el alıp konuştuk. Şimdi de Umut abi yanımda. Yoğun istek üzerine. Umut abi hoş geldin programa. Hoş bulduk. Nasılsın? Abi çok iyiyim. Bugün videocast'ı yapıyor olmamız beni daha da iyi yaptı diyebilirim. Beni çok iyi hissettin. Şimdi bugün tabii şöyle de bir olay oldu. Geldik buraya. Dedim ki Umut abi sen %70 konuşacaksın, ben %30. Ben rahatım abi. Sorularımı sorup çekileceğim. O bir böyle bir... Doğal olarak tabii çok iyi hissettim sen böyle söyleyince. Bir de ışık olarak da mavi ışık senin tarafına denk geldi. Evet. Boğaz çaykısı abi. Tam sana yakışır, hitap ediyor. Kırmızı ışıkta ben de kökleniyoruz abi. İyi niyetle. Aslında şöyle bir şey var. Bu söylediğin önemli çünkü biliyorsunuz biz seninle ilk buluştuğumuzda aslında spontane çay içiyorduk. Ve süreç bizi orada aslında sen cesaretlendirdin ve podcast çektik. Şimdi dün podcast'i bir inceledim hani ara ara böyle podcast'lerini dinliyorum ama benim podcast'ime geri döndüm. Bu arada dün podcast'i inceledim diyor sınava. Şuraya oturduk. Dedim ki podcast'in adı neydi hatırlıyor musun? Hatırlayamadım bile. Yani. Yani ismi atın ama içeriği hatırlıyorum. Peki. Orada şöyle bir şey var. Aslında seninle bir şeyi paylaşmak istiyorum. Bu önemli. Çünkü ben bir atölyede şunu fark ettim. Topluk önde konuşma korkumu fark ettim. Gerçekten böyle bir korkudan haberim yoktu. Ve atölyede bunu fark ettiğimde baya bir heyecanlandım. Hani normalde ben şöyle zannediyordum kendimi. Ya ben aslında içe kapalı bir insanım. İşte şirket bir ilişki kadrom var. Orada ben de iyi hissediyorum. Ama bunun sebebinin topluluk önde konuşma korkusu olduğunu bilmiyordum. Ta ki o gün fark edene kadar. Tabi bizde şöyle bir şey oluyor. Bir şeyi fark ettiğimiz zaman korkuluğu duyguyu masaya yatırıyoruz. Ameliyat ediyoruz. Ben bu ne? Korku nedir? falan diye bir takıntılı bir hale geliyorsun. Şimdi ben tabi korkuyla fark ettiğimiz zaman böyle bir korkuyu yaptığım tek şeyin ilk korkuyla yüzleşmek oldu. Neye ihtiyacın vardı? Topluk önde konuşma ihtiyacın vardı. İşte seninle geldiğimde aslında ihtiyacımı esneden sende buldum. Çünkü sen de o gün aslında bilmeden benim bir korkumu aşmama vesile oldun. … ### #75 İnsanlar Neden Tıklıyor Neden Kaçıyor Gestalt Psikolojisi ile Satışın Gizli Kodları URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/insanlar-neden-tikliyor-neden-kaciyor-gestalt-psikolojisi-ile-satisin-gizli-kodl · Tarih: 2026-01-27 · Süre: 20 dk 03:17 Gestalt nedir beyin kararları nasıl verir 04:07 Yakınlık ilkesi web sitesi ve mağaza örnekleri 05:25 Benzerlik ilkesi güven ve marka algısı 06:31 Tamamlama ilkesi beynin boşlukla ilişkisi 07:31 Merak yaratan eksik mesajlar neden çalışır 08:42 Billboard ve outdoor pazarlamada tamamlama örneği 08:59 Süreklilik ilkesi göz yolu nasıl tasarlanır 10:25 Şekil zemin ilişkisi CTA neden görünmez olur 12:17 Psikoloji ve pazarlamada algı kısa yolları 13:01 Semiha ile tasarım ve algı üzerine sohbet 16:15 Gerçek projelerde Gestalt nasıl kullanılıyor 17:18 Tasarımcıların en sık yaptığı Gestalt hataları Bu bölümde sana çok temel ama çoğu markanın fark etmeden hata yaptığı bir konudan bahsediyorum: İnsanlar neden tıklıyor, neden kaçıyor? Bir web sitesine girdiğinde ya da bir reklam gördüğünde, bazen hiçbir şey yapmadan çıkarsın. Bazen de hiç planlamadığın halde tıklarsın, incelersin, hatta satın alırsın. İşte bu kararların büyük kısmı mantıkla değil, algı ile verilir. Ve bu algının arkasında Gestalt psikolojisi vardır. Gestalt İlkeleri bize şunu söyler: İnsan beyni dünyayı tek tek parçalar halinde değil, bir bütün olarak algılar. Yani kullanıcı senin sayfanda butonları, görselleri, metinleri ayrı ayrı incelemez. Beyni onları gruplayarak, tamamlayarak ve anlamlandırarak hızlıca karar verir. Bu bölümde Gestalt’ın temel prensiplerini pazarlama ve satış perspektifinden ele alıyorum. Yakınlık, benzerlik, tamamlama, süreklilik, şekil-zemin ve ortak kader gibi kavramların; web sitelerinde, reklamlarda, e-ticaret sayfalarında ve offline pazarlamada nasıl çalıştığını gerçek örneklerle anlatıyorum. Bir tasarım neden güzel olduğu halde satmaz? Bir reklam neden teknik olarak doğru ama etkisiz kalır? Neden bazı mağazalarda insanlar rahatça gezerken bazılarında hızlıca çıkmak ister? Bu soruların cevapları estetikte değil, algı yönetiminde gizlidir. Bölüm boyunca sadece dijital örneklerle sınırlı kalmıyoruz. Mağaza vitrinlerinden raf dizilimlerine, broşür tasarımlarından outdoor reklamlara kadar Gestalt İlkeleri’nin offline pazarlamada nasıl kullanılabileceğini de detaylı şekilde konuşuyoruz. Ayrıca insan psikolojisiyle pazarlamayı birleştirerek şuna odaklanıyoruz: Beyin neden düzeni sever, neden karmaşadan kaçar ve neden bazı markalara fark etmeden güvenir. Eğer web sitende dönüşümler düşükse, reklamların tıklanıyor ama satışa dönmüyorsa ya da mağazana giren müşteri karar vermekte zorlanıyorsa, sorun çoğu zaman fiyat değil, mesaj değil, ürün değil; algıdır. Bu bölüm sana şunu kazandıracak: Kullanıcıyı ikna etmeye çalışmadan nasıl yönlendirebileceğini Daha az anlatarak nasıl daha çok sattırabileceğini Tasarımı sadece görsel değil, stratejik bir satış aracı olarak nasıl kullanacağını Ben Faruk Toprak. Türkiye’de Dijital Pazarlama Podcast’inde bu bölümde insan beyninin satın alma kararlarını nasıl verdiğini, Gestalt psikolojisi üzerinden sade, net ve uygulanabilir şekilde ele alıyoruz. Dinledikten sonra markana, web sitene ve reklamlarına bir daha aynı gözle bakamayacaksın. Transkript (otomatik, özet): Bir web sitesine giriyorsun. Web sitesinde ürünler var, butonlar var, menüler var, her şey var ama bir şey yok. Nedir o? His yok. Yani gözün nereye bakacağını bilmiyor. Beynin yoruluyor, tıklamadan çıkıyorsun. Sonra başka bir web sitesine gidiyorsun. Sanki biri elinden tutmuş gibi nereye bakacağını, ne yapacağını hemen anlıyorsun. Ürünü sepete ekliyorsun, ilerliyorsun, hatta kendini güvende hissediyorsun ve alışverişini tamamlıyorsun. Şimdi kritik soru şu. İkinci site sence daha güzel olduğu için mi satıyor yoksa daha anlaşılır olduğu için mi başarılı? İşte bugün gestalt ilkeleri tam burada devreye giriyor diyebilirim ve bugün sizlerle konuşmak istiyorum. Bu ilkeler tasarım kitabı bilgisi gibi duruyor gibi görünüyor ama aslında pazarlamanın tam kalbine dokunuyor. Bak gestalt ilkeleri. Çünkü konu şu, insan beyni dünyayı tek tek parçalar halinde değil, bütün olarak algılar. Yani sen bir ekranda 10 tane öğe koyduğunda bir web tasarımcı olarak ya da siteyi yapan kişi olarak kullanıcı 10 tane öğeyi görmüyor. Beyni onları grupluyor, tamamlıyor ve kendine göre bir düzen uyduruyor ve kararını ona göre veriyor. Bugün gestaltı, tasarım konuşması gibi değil, direkt satış, marka algısı, reklam performansı ve offline pazarlamaya etkisiyle anlatacağım. Hem nedir, hem örnek, hem de nasıl entegre edilir şeklinde tüm bilgileri sizlerle paylaşacağım. Bir de joykekte çalışan ve benim çok sevdiğim değerli ekip arkadaşım Semiha'ya da söz vereceğim. Kendisi de bu gestalt ilkelerini anlatacak bizlere ve gestalt ilkelerine yönelik yorumlarını paylaşacak. Bu arada bu konu nereden çıktı Faruk, neden gestalt ilkelerini anlatıyorsun derseniz hikayesi de şu. Her hafta cuma günü joykekte biz ekip içinde bir eğitim planlıyoruz. Sabah 9'da eğitim başlıyor, herkesin 15 dakikası var. Bak SEO'cu da çıkıyor, anlatıyor. Semci de çıkıyor, anlatıyor. Tasarımcı da çıkıyor, anlatıyor. Herkes, her kişi 15 dakikalık yani kendine ayrılan 15 dakikalık sürede çıkıyor, anlatıyor. Online eğitim. Ama ekip içi. Düşünsene ne güzel bir şey. Yani mesela bizde SEO uzmanı Ailin. Ailin tasarımla bir bağlantısı yok. Tabi Semiha ile sürekli iletişim halinde ama Ailin Semiha gestalt ilkelerini anlatırken gestaltı öğreniyor. Ya da Ailin yapay zeka SEO tekniklerini anlatırken Semiha da yapay zeka SEO tekniklerini anlıyor. Peki biz bunu neden yapıyoruz? Çünkü joykekte 360 derece pazarlama hizmeti verdiğiniz için herkesin pazarlamaya dair bilgisi olmasını istiyorum. Bir de benim eğitim tarafımı da biliyorsunuz yani. Öğretici bir tarafım var herkese. Dolayısıyla böyle bir sistem kurdum. Çok da güzel ilerliyor. Bak ben gestaltı ilkelerini bilmiyordum. Ben de Semiha'dan öğrendim ve dedim ki ya Semiha farklılık yapacağım. Seni dedim podcast bölümüne davet ediyorum. Gel dedim gestaltı ilkelerini birlikte konuşalım. Hazırsanız başlıyoruz. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Tofray. Şimdi gestaltı aslında Almanca bir kelime. Almancadan gelmiş. Yani bütün, form, yapı gibi düşünebilirsiniz bunu. Temel fikir ise şu. Bütün parçaların toplamından fazladır. Bu ne demek? Beyin her şeyi tek tek analiz ederek değil, hızlı karar vermek için kalıplar oluşturarak algılıyor. Pazarlamada bu altın bir bilgiye çünkü kullanıcı senin sayfanda 3-5 saniyede karar veriyor. Reklamda ise bu ne kadar? 1 saniye. Rafın önünde ise 2 saniye. Bak dijitalde 1 saniye, offline'de rafın önünde 2 saniye. Yani kullanıcıyı ikna edeceğim diye daha fazla bilgi eklemek bazen tersi tepebilir. … ### #74 Kamerayı Aç Satış Başlasın AR VR ile Yeni Nesil Pazarlama URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/kamerayi-ac-satis-baslasin-ar-vr-ile-yeni-nesil-pazarlama · Tarih: 2026-01-20 · Süre: 16 dk 00:12 QR kodla başlayan gerçek AR deneyimi 01:11 AR ve VR nedir temel farklar 01:59 Pazarlamada AR mı VR mı ne zaman hangisi 03:35 Gerçek kampanya örnekleri ve kullanım senaryoları 03:48 Ürünü denet iade oranını düşür 05:07 AR ile oyunlaştırılmış kampanyalar 06:53 En çok kullanılan sektörler 09:49 Offline pazarlamada AR ve VR farkı 11:18 Markalar AR ve VR’a nasıl başlamalı 12:45 Ölçümleme ve dönüşüm takibi 13:54 En sık yapılan hatalar 15:02 Markalar için net aksiyon planı Artık reklamlar izlenmiyor, yaşanıyor. Bu bölümde artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) teknolojilerinin pazarlamayı nasıl kökten değiştirdiğini, markanıza nasıl gerçek bir deneyim alanı açtığını tüm detaylarıyla konuşuyoruz. Bugüne kadar pazarlama çoğunlukla şuna dayanıyordu: Mesajı göster, dikkat çek, tıklat, sat. Ama AR ve VR ile birlikte bu denklem değişti. Artık kullanıcı sadece reklamı görmüyor; ürünle etkileşime giriyor, deniyor, keşfediyor ve kararını çok daha hızlı veriyor. İşte bu bölüm tam olarak bu dönüşümün ne anlama geldiğini anlatıyor. Bölümün ilk kısmında şunu netleştiriyoruz: AR nedir, VR nedir, aralarındaki fark ne ve pazarlama tarafında hangisi ne zaman kullanılmalı? AR’ın günlük hayata neden daha hızlı girdiğini, VR’ın neden daha yüksek “wow etkisi” yarattığını ve bu iki teknolojinin markalar için hangi hedeflere hizmet ettiğini sade bir dille ele alıyoruz. Devamında gerçek kampanya mantıkları ve örnek kurgulara giriyoruz. Bir ürünün AR ile denetilmesi iade oranlarını nasıl düşürüyor? Ambalajlar, afişler ve mağaza içi materyaller nasıl “konuşur” hale geliyor? Offline bir temas noktası, doğru bir AR deneyimiyle nasıl ölçülebilir bir satış kanalına dönüşüyor? Bu soruların tamamını somut örnekler üzerinden açıklıyorum. Bölümde özellikle şu konulara detaylıca değiniyoruz: • AR ve VR’ın pazarlamada neden klasik reklamlardan çok daha güçlü olduğu • E-ticaret, kozmetik, moda, mobilya, otomotiv, gayrimenkul ve turizm sektörlerinde nasıl kullanıldığı • Sosyal medya filtrelerinin sadece eğlence değil, satış ve marka hatırlanması için nasıl kurgulanması gerektiği • VR showroom ve deneyim alanlarının etkinliklerde ve fuarlarda nasıl fark yarattığı • Offline pazarlamada QR, NFC ve görsel tanıma ile AR entegrasyonunun nasıl yapılacağı Ayrıca bu teknolojilere nereden ve nasıl başlanması gerektiğini de adım adım ele alıyoruz. Hangi hedef için hangi format daha doğru? WebAR mı, sosyal AR mı, VR deneyimi mi? Bu işin ölçümlemesi nasıl yapılmalı, CRM ve remarketing tarafına nasıl bağlanmalı? Sadece “havalı” değil, gerçekten sonuç üreten AR ve VR kurguları nasıl oluşturulur? Bölümün sonunda ise en sık yapılan hataları ve markaların neden bu alanda başarısız olabildiğini açıkça konuşuyorum. Çünkü AR ve VR doğru stratejiyle birleşmediğinde sadece kısa süreli bir eğlence olarak kalıyor. Doğru kurgulandığında ise pazarlama funnel’ının çok güçlü bir parçasına dönüşüyor. Eğer markanız için yeni nesil, deneyim odaklı ve gerçekten fark yaratan pazarlama yöntemlerini merak ediyorsanız, bu bölüm tam size göre. Ben Faruk Toprak. Türkiye’de dijital pazarlamanın bugününü ve yarınını birlikte konuşmaya devam ediyoruz. Transkript (otomatik, özet): Bugün markanıza yepyeni bir oyun alanı açan iki teknolojiyi konuşmak istiyorum. Arttırılmış gerçeklik yani Augmented Reality ve sanal gerçeklik yani Virtual Reality. Geçenlerde bir kafede beklerken masada küçük bir QR gördüm ve okuttum. Menüyü açarım diye düşündüm, okuttum, telefonun kamerası açıldı ve bir anda masanın üstünde 3 boyutlu bir kahve bardağı belirdi. Sonra onu döndürdüm, içeriğine baktım, yanımda tat profili çıktı, hatta süt alternatiflerini seçince bardağın rengi bile değişti. Şimdi bunu bir düşünün, bu aslında bir menü değildi. Mini bir deneyimdi benim için ve deneyim yaşatan markalar artık sadece akılda kalmıyor, satın aldırıyor. Düşünsene adam bana podcast bölümü çektirtti. Şimdi bugün şu 4 şeyi netleştirmek istiyorum. AR ve VR tam olarak nedir ve farkı nedir? Hangi sektörlerde etkili bir şekilde çalışır? Gerçek örneklere bakalım, kampanya kurgularına konuşalım. Bir de offline tarafta nasıl entegre edilir ve ölçülür? Bugün bu 4 konu üzerine sizlerle konuşmak istiyorum. Herkese selamlar. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. En çok karıştırılan AR ve VR nedir ve bunun farkları nelerdir bunu konuşalım. Şimdi AR arttırılmış gerçeklik demek. İngilizce'de kısaltma yani AR diye yazılıyor, AR diye okunuluyor. Augmented Reality aslında İngilizcesi. Yani gerçek dünyanın üstüne dijital bir katman bindirdiğinizi düşünün. Bu telefon kamerası olabilir, tablet, akıllı gözlük gibi cihazlar olabilir. Bunlarla bakınca gerçek dünya aynı kalıyor ama üzerine bilgi, efekt, 3D obje veya yönlendirme eklenebiliyor. VR ise daha farklı sanal bir gerçeklik demek. Burada kullanıcı gerçek dünyadan tamamen kopuyor. Tamamen dijital bir ortama giriyor ve VR gözlüğüyle bir mağazanın içinde gezinebiliyor. Bir otel odasını dolaşabiliyor ve bir arabanın içine oturabiliyor. Şimdi pazarlama açısından en kritik fark şu arkadaşlar. AR günlük hayata daha hızlı girer çünkü telefonla çalışır ve erişimi kolaydır. Yani akıllı bir cihazla çalışıyor. VR ise daha çok wow etkisi yaratıyor. Etkinliklerde, showroomda, eğitimde ve premium deneyimlerde aşırı olarak güçlüdür ve kalıcılık sağlar. Bu iki teknoloji aslında aynı hedefe çalışıyor. Daha fazla dikkat, daha uzun etkileşim, daha yüksek hatırlanma ve mümkünse tabii ki de daha yüksek dönüşüm. Çünkü klasik reklamlar izletir, AR ise oynatır. Bunu en güzel böyle anlatabilirim. Yani AR pazarlamada neden bu kadar büyüyor bunu konuşalım. Kullanıcı pasif değil aktif olur. Çünkü klasik reklamlar izletiyor, AR ise AR, tabii AR'ı söyleyince AR gibi çıkıyor kulağa geliyor. AR ise oynatıyor. Şimdi bir filtre yaparsınız. Kullanıcı kendini çeker ve paylaşır. Bir ürün denetirsiniz. Kullanıcı kararını hızlandırır. Bir paket tasarlarsınız. Kullanıcıyı, kutuyu, okutur ve hikayeyi görür. AR'ın gücünü görüyor musunuz? Özellikle sosyal medya platformlarında AR çok ciddi bir ime kazandı. Snapchat tarafından değil mi? Yani birçok insan kullanıyor. Sosyal ticaret ve AR alışveriş deneyimleri üzerine yayınlar ve etkinlik duyuruları, markaların hem AR'ı hem uygulama içinde hem de gerçek dünyada deneyime çevirdiğini açıkça gösteriyor arkadaşlar bu bize. Burada pazarlamacı olarak bizler şunu sevmeliyiz bir kere. AR ile tıklamak yerine deneyimletmeliyiz arkadaşlar. Çünkü mümkün oluyor artık deneyimletmek. Şimdi örnek olay ve kampanya fikirlerini de konuşalım. Burada da size 6 tane örnek bir çatı belirleyeceğim. Yani 6 tane örnek konuyu belirleyeceğim ve bunlar birebir kopya değil markanıza uyarlayacağınız şablonlar olacak arkadaşlar. Bakın. Ürün denet iade oranını düşür. Bir … ### #73 Herkese Aynı Reklam Devri Bitti Hiper Kişiselleştirilmiş Pazarlama URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/herkese-ayni-reklam-devri-bitti-hiper-kisisellestirilmis-pazarlama · Tarih: 2026-01-13 · Süre: 18 dk 00:00 Açılış Herkese Aynı Reklam Devri Neden Bitti 01:50 Hiper Kişiselleştirmenin Ne Olduğunu Anlamak 03:00 Gerçek Bir Hiper Kişiselleştirme Hikayesi 05:00 Hiper Kişiselleştirmenin 3 Temeli Veri Otomasyon Doğru Zaman 07:00 Davranış Verisi ve Doğru Zamanlama 09:00 E-Ticarette Hiper Kişiselleştirme Nasıl Satış Getirir 11:00 B2B ve SaaS’ta Kişiye Özel Deneyimler 13:00 Offline Dünyada Hiper Kişiselleştirme Mağazacılık ve QR 15:00 Etik Sınırlar Güven ve İzin 16:30 Nasıl Başlanır Uygulanabilir İlk Adımlar ve Kapanış Bu bölümde dijital pazarlamanın en kritik kırılım noktalarından birini ele alıyorum: Herkese aynı reklamı gösterme devri neden bitti ve hiper kişiselleştirilmiş pazarlama deneyimleri neden artık bir tercih değil zorunluluk haline geldi. Bugün bir kullanıcı olarak hepimiz aynı döngünün içindeyiz. Sabah sosyal medyada bir reklama denk geliyoruz, gün içinde Google’da benzer bir arama yapıyoruz, bir siteye girip ürünlere bakıyoruz, belki sepete ekleyip çıkıyoruz. Ardından e-posta geliyor, WhatsApp mesajı düşüyor, akşam başka bir platformda aynı markayı tekrar görüyoruz. Ama bazı markalar bunu rahatsız edici şekilde yaparken bazıları tam tersine bizi gerçekten anlıyormuş hissi veriyor. İşte bu bölümde o farkın nereden geldiğini konuşuyoruz. Hiper kişiselleştirme sadece müşteriye adıyla hitap etmek değil. Müşterinin davranışını, niyetini, bulunduğu aşamayı ve karar verme sürecindeki engelleri anlamak demek. Bir müşteri fiyat yüzünden mi almıyor, kararsız olduğu için mi, güven problemi yaşadığı için mi yoksa zamanlama mı yanlış. Bu soruların her biri farklı bir mesaj, farklı bir teklif ve farklı bir kanal gerektiriyor. Aynı reklamla, aynı metinle herkese ulaşmaya çalışmak artık çalışmıyor. Bu bölümde hiper kişiselleştirmenin temelini oluşturan üç ana yapıdan bahsediyorum. Doğru veri, doğru otomasyon ve doğru zamanlama. Davranış verisinin neden CRM’de duran statik bilgilerden çok daha değerli olduğunu, otomasyonun sadece mesaj göndermek değil senaryo kurmak anlamına geldiğini ve zamanlamanın satış üzerindeki etkisini net örneklerle anlatıyorum. E-ticaret tarafında ürün önerilerinden sepet terk senaryolarına, dinamik içeriklerden mikro segmentlere kadar hiper kişiselleştirmenin nasıl satışa dönüştüğünü detaylı şekilde ele alıyorum. Her sepet terk eden kullanıcıya indirim göndermenin neden yanlış olabileceğini, bazen sosyal kanıtın bazen hız vurgusunun bazen de güven mesajlarının çok daha etkili sonuçlar verdiğini paylaşıyorum. B2B ve SaaS dünyasında hiper kişiselleştirmenin neden genelde göz ardı edildiğini ama aslında en büyük potansiyelin burada olduğunu anlatıyorum. Web sitesine giren ziyaretçinin sektörüne, ihtiyacına ve rolüne göre içerik ve teklif sunmanın satış süreçlerini nasıl hızlandırdığını örneklerle aktarıyorum. Offline pazarlama tarafında ise mağazacılık, etkinlikler ve fiziksel temas noktalarında hiper kişiselleştirmenin nasıl uygulanabileceğini konuşuyoruz. QR kodlar, sadakat sistemleri, mağaza içi deneyimler ve satış ekiplerinin veriyle desteklenmesinin neden fark yarattığını ele alıyorum. Bölümün sonunda hiper kişiselleştirmenin etik tarafına özellikle değiniyorum. Müşteriye değer sunmakla müşteriyi rahatsız etmek arasındaki ince çizgiyi, izinli iletişimin ve frekans kontrolünün neden kritik olduğunu vurguluyorum. Çünkü uzun vadede kazanan markalar, müşteriyi manipüle edenler değil, gerçekten anlayanlar oluyor. Eğer pazarlamada daha yüksek dönüşüm, daha güçlü müşteri ilişkileri ve daha akıllı bir sistem kurmak istiyorsanız bu bölüm tam size göre. Hiper kişiselleştirilmiş pazarlama geleceğin değil bugünün gerçeği. Keyifli dinlemeler. Transkript (otomatik, özet): Bugün markanızı ciddi anlamda para kazandırabilecek ama yanlış yaparsanız da müşteriyi saniyesinde kaçırabilecek bir konuyu sizlere aktarmak istiyorum. Hiper kişiselleştirilmiş pazarlama deneyimleri. Ya kişiselleştirme deyince hepimizin aklına ne geliyor? Kullanıcıya ilk olarak isimle hitap etmek geliyor değil mi? Ama bu geliyorsa, bu arada evet o da var ama bu işin en temel seviyesi artık. 2026 itibariyle pazarlamayı çok başka bir boyuta taşıyoruz arkadaşlar. Dolayısıyla hiper kişiselleştirme dediğim zaman sizler de müşterinizin o anki niyetini, davranışını, bağlamını ve hatta içinde bulunduğu durumu okuyup ona göre mesajı, teklifi, içeriği, kanalı ve zamanı otomatik şekilde uyarlamanız demek. Yani aynı kampanyayı herkese göstermek yerine her müşteriye kendi senaryosunu yaşatmak diyebiliriz. Şimdi bir hikayeyle başlayalım. Bir gün bir eğitici listesinde koşu ayakkabısı bakıyorum. Aynı gün içinde Instagram'da bir reklam görüyorum. Tamam buraya kadar her şey normal. Ama olay şu, reklamda benim baktığım modele benzer bir ayakkabı değil, benim tam baktığım modelin farklı bir rengi var. Arkamda da bir tane karga ötüyor şu anda bilmiyorum sesi geliyor mu. Neyse. Üstelik reklam metni yağmurlu havalarda koşanlar bunu seviyor diye başlıyor bak. O gün gerçekten de yağmur yağıyor. Sonra siteye giriyorum. Ana sayfa klasik değil. İstanbul'da bugün yağmur var, kaymaz, taban önerileri gibi bir alan çıkıyor. Sepete ekliyorum, çıkıyorum. Akşam e-posta geliyor. Yağmurda koşu için 3 hızlı ipucu 2 dakikada oku. E-postanın sonunda da bu ayakkabı bugün kargo çıkarsa yarın elinde diyor. Ben o an şunu hissediyorum bak. Bu marka beni izliyor olamaz ama beni anlıyor. İşte hiperkeşiselleştirme hissi tam olarak bu. Müşteriye benim için düşünmüşler ya bunlar duygusunu vermemiz lazım. Ve dönüşümün kapısı da tam olarak burada açılıyor diyebiliriz arkadaşlar. Şimdi sizlere konuyu 3 parçaya böleceğim ama bölmeden önce Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak ve başlıyoruz. Birincisi hiperkeşiselleştirme nedir ve hangi verilerle çalışır? İkincisi gerçek hayatta örnek olaylar ve sektörler bunları paylaşacağım. Üçüncüsü de bunu online ve offline nasıl entegre ederiz? Adım adım sizlere bunu anlatacağım. Hiperkeşiselleştirme ile alakalı sorularınız olursa da Faruket Çoykek'ten bana ulaşabilirsiniz. Veya fereke tepereke instagram youtube faruk toprak takip ederseniz de bol bol içerikleri buluyor olacaksınız. Hiperkeşiselleştirme nedir? Kişiselleştirme dediğimizde artık hepimiz biliyoruz. Adı soyadına göre yazılsın metinler vs. vs. Ama hiper kelimesi eklendiğinde artık 3 şeyin birleşimi olması lazım. 1- Veri 2- Otomasyon 3- Doğru an. Veri derken veriden kastım sadece CRM'deki ismi e-postası doğum günü değil. Davranış verisi de çok daha kritik bir konumda burada. Mesela sitede hangi sayfalara baktı? Hangi üründe ne kadar süre geçirdi? Ya da süre kaldı? Sepetine ne ekledi? Sepeti ne zaman terk etti? Mobilden mi ziyaret etti yoksa desktop'tan mı ziyaret ediyor? İlk kez mi geldi? Daha önce satın aldı mı? Hangi şehirde? Hangi saat diliminde? Hangi kampanya üzerinden bana ulaştı? Hava durumu neydi? Yerel etkinlik dönemi neydi? Sezonsal gibi böyle bağlamsal sinyaller var mıydı? Ve daha ileri seviyede etkileşim biçimleri nelerdi? Yani tıklama alışkanlıkları, video izleme süreleri, posta okuma davranışı gibi. Şimdi bu veriler tek başına yetmiyor arkadaşlar. Burada bunların hepsini birleştirmemiz gerekiyor ve ikinci parça olan otomasyona geçmemiz gerekiyor. Yani otomasyon dediğimde bu veriyi anında yakalayarak segment oluşturuyoruz. İçerik … ### #72 2026 Yılında Pazarlamayı Baştan Aşağıya Değiştirecek 8 Büyük Kırılım URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/2026-yilinda-pazarlamayi-bastan-asagiya-degistirecek-8-buyuk-kirilim · Tarih: 2026-01-07 · Süre: 16 dk 2026 yılına girerken dijital pazarlama artık bildiğimiz yerden konuşulmuyor. Algoritmalar değişti, kullanıcı değişti, rekabet sertleşti. Bu bölümde sana trend listesi değil, önümüzdeki dönemde pazarlamada ayakta kalanlarla silinenleri ayıracak gerçek kırılımları anlatıyorum. Bu bölümde 2026 yılında pazarlamayı baştan aşağıya değiştirecek 8 büyük kırılımı ele alıyoruz. Yapay zekanın sadece destekleyen bir araç olmaktan çıkıp karar veren sistemlere dönüşmesini, SEO ve arama davranışlarının linklerden cevaplara evrilmesini, privacy first dünyada veriyi doğru kullanan markaların nasıl öne çıkacağını detaylarıyla konuşuyoruz. Aynı zamanda içerik tarafında neden artık kusursuz metinlerin değil samimi ve gerçek anlatıların kazandığını, reklamların neden daha az reklam gibi olmak zorunda kaldığını, mikro toplulukların ve niş kitlelerin markalar için neden altın değerinde olduğunu bu bölümde net örneklerle aktarıyorum. Bu bölümde şunları duyacaksın: • Yapay zeka destekli otonom pazarlama sistemleri • Sesli ve zeki aramaların SEO’yu nasıl dönüştürdüğü • Çerezsiz dünyada akıllı veri kullanımı • Gerçek ve samimi içeriğin yükselişi • Yeni nesil reklam deneyimleri • Mikro toplulukların gücü • Davranışsal ölçümleme ve yeni performans metrikleri • Tüm bu sistemlerin ortasında insan faktörünün önemi Eğer hâlâ 2023 refleksleriyle kampanya kuruyor, sadece tıklama ve dönüşüm sayarak ilerliyorsan bu bölüm senin için ciddi bir uyarı niteliğinde. Çünkü 2026’ya hazırlanmak yeni araçlar almak değil, zihniyeti değiştirmek demek. Bu bölümde amacım seni korkutmak değil, hazırlamak. Pazarlamayı otomasyonla ayakta tutan mı olacaksın, yoksa otomasyon sayesinde büyüyen marka mı, bu farkı net şekilde ortaya koyuyoruz. Dijital pazarlama, reklam, içerik, SEO, CRM ve büyüme stratejileriyle ilgileniyorsan bu bölümü mutlaka sonuna kadar dinle. Dinledikten sonra da kendine şu soruyu sor: Markan 2026’ya gerçekten hazır mı? Keyifli dinlemeler 🎙️ Transkript (otomatik, özet): Bu bölümde bir şey itiraf ederek başlamak istiyorum arkadaşlar. Ben video işinde gerçekten iyi değilim. Yok ya yapamıyorum yani. Vallahi denedim. Bak dedim ki 2026'nın ilk bölümü videocast olacak dedim. Podcast olmayacak dedim. Vallahi denedim ama yok çıkmadı. Işık aldım. Aldığım ışık 80 volt. Bu arada ChatGPT önerdi bana. Dedi ki bak dedi Faruk dedi. Bulunduğun konumun fotoğrafını benimle paylaş. Ben sana güzel bir ışık önerisinde bulunacağım dedi. Tamam dedim fotoğrafını çektim paylaştım. Dedi ki sen dedi şu an pül alabilirsin 80 volt. Okey dedim. Güvendik değil mi sonuçta yapay zekaya güveneceğiz. Niye? Daha zeki diye düşünüyoruz. Ki bazı konularda öyle ama bazı konularda yetersiz. Neyse ışığı aldım. Ofise gittim. İşte o gün kargoyu geldi kargodan. Aldım akşam eve geldim. Hemen setup'ı kurdum. Dedim ki çok heyecanlandım. Kayda başlayacağım. Kamerayı kurdum ışığı kurdum ışığı bir yaktım. Suratıma patlıyor. O kadar büyük ki ya. Hani sanayi tipi ışık almışım ya. Acayip. Sonra chat GPT'ye dedim ki ya dedim bana bunu önerdim. Bak dedim. Işık suratımla patlıyor. Kameraya bakmak bile zor o derece. Videoda başarılı olamadım. Çekemedim. Neyse dedim ya tamam bu da hadi podcast olsun bari ses olsun. Sonra videoyu bir şekilde yapacağız ya yapacağım. Bu yılki hedefim videocast'e döndürmek bu podcast'ları. Sonra bu arada hani nasıl gördünüz değil mi? Mükemmeliyetçi yönüm ortaya çıktı bir anda. Sonra dedim ki okey yeni bir ışık siparişi verdim ama yine de bu video işini dedim ben daha profesyonel ellere bırakayım. Stüdyoda yapayım profesyonel bir stüdyoda. Gittim bir iki stüdyo aradım. Arkadaş hepsi full. Diyor ki Faruk Bey 26'sından önce boş yerimiz yok diyor. Ulan bu otel mi? Yani hani boş yerimiz yok ne demek? Acayip. Yani buradan şu kişilere sesleniyorum. Paranız varsa sermayeniz varsa ne iş yapacağım ben diyorsanız arkadaşlar gidin stüdyo için ya. Hakikaten yani adamlar full artı full ve parayı da peşin alıyorlar. Bazıları yarısını önden yarısını geldiğinizde alırız diyor rezervasyon yapabilmemiz için. Neyse böyle bir deneyimi sizlerle paylaşmak istedim. Bu podcast'ı dinlediğinizde video nerede? Neden video gelmedi diyenler varsa sevgili dostum video gelecek çok yakında. Ama şimdilik sesle devam edelim. Bu bölümde çok güzel 2026 yılıyla alakalı çok güzel değişiklikleri anlatmayı planlıyorum. 2026 yılında 8 tane büyük kırılım olacak arkadaşlar. Bakın 8 büyük kırılım geliyor. Bu büyük kırılımları sizlere anlatacağım. Bu kırılımlara dikkat etmemiz lazım. Rekabet acımasız acayip bir piyasa ortamındayız. Bu 8 kırılıma dikkat edersek ve yapay zekaya ve teknolojiye ayak uydurursak markamızı uçururuz. Satışlarımız artar. Lid sayımız artar. Kaliteli lid sayısı artar. Ve çok da güzel olumlu bir şekilde pazarlama çıktısı alabiliriz. Hepiniz hoş geldiniz Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine. Ben Faruk Toprak ve başlıyoruz. Bu arada Mehtap yazmış Instagram'dan. Faruk demiş bu hafta podcast yok mu niye paylaşmadın demiş sevgili Mehtap. Hiç merak etme hemen bugün çarşamba tabi bugün bu bölümü paylaşıyor olacağım Mehtap. Mehtap ne zaman bir bölüm paylaşsam hemen beğeniyor, yazıyor, yorum yapıyor. O yüzden sevgili Mehtap desteklerin için teşekkür ederim. Şimdi birinci büyük kırılım arkadaşlar. Yapay zeka destekli, pazarlama da çok büyük bir değişiklik gelecek. Artık otomasyondan otonomiye geçiş dönemini sağlayacak. Yani bugüne kadar yapay zekayı … ### #71 Yılın Son Gününde Kalpten Bir Sohbet URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/yilin-son-gununde-kalpten-bir-sohbet · Tarih: 2025-12-31 · Süre: 17 dk Tam 71 bölüm olmuş... 3. Sezonun son final bölümünden herkese merhaba.. Bu bölümde bilgi vermekten çok, durup nefes alıyorum ve seninle sohbet ediyorum. 2019 yılında New York’ta, Manhattan’da bir Best Buy mağazasından aldığım 100 dolarlık bir mikrofonla başlayan bu yolculuğun beni bugünlere nasıl getirdiğini anlatıyorum. O dönem podcast Türkiye’de neredeyse hiç konuşulmuyordu. Dinlenme sayıları, istatistikler, takipçi grafikleri yoktu. Sadece kaydediyor ve paylaşıyordun. Ben de öyle yaptım. Hatalı kelimelerle, nefes boşluklarıyla, hiç editlenmemiş kayıtlarla… Ama samimi. Bu podcast benim için hiçbir zaman sadece dinlenmek ya da popüler olmakla ilgili olmadı. Kendimi daha iyi ifade edebilmek, daha iyi konuşabilmek ve her bölümde bir önceki Faruk’tan biraz daha iyi bir Faruk olabilmekti derdim. Zamanla bunun beni ne kadar dönüştürdüğünü fark ettim. Konuştukça açıldım, anlattıkça netleştim, kayıt aldıkça geliştiğimi hissettim. 2020’de Türkiye’ye dönüş, ardından pandemi, zorunlu duraklamalar, ara verilen bölümler… Hayatın kendi akışı podcast temposunu da etkiledi. 2021’de yavaş yavaş geri dönüşler oldu. Ayda bir bölüm, yılda birkaç kayıt… Derken 2024’te kendime şu soruyu sordum: Neden duruyorum? Bu noktada Ertan abinin desteği ve teşviki benim için çok kıymetliydi. Onun sözüyle tekrar düğmeye bastım. Ve 2025 Nisan ayından itibaren, bir hafta bile aksatmadan her hafta yeni bir bölüm paylaştım. Bu istikrar benim için çok şey ifade ediyor. Bu bölümde sadece podcastten değil, 2025’in bende bıraktıklarından da bahsediyorum. Hepimizin sınandığı, zorlandığı, bazen yorulduğu bir yıldı. Ama aynı zamanda çok şey öğretti. Sabretmeyi, yeniden denemeyi, vazgeçmemeyi… 2024’te aldığım NLP eğitiminin hayatıma nasıl dokunduğunu, bakış açımı nasıl değiştirdiğini, başarı kavramıyla nasıl yüzleştiğimi samimi bir şekilde paylaşıyorum. Dibe düştüğümüzde aslında orada bir elmas olduğunu, önemli olanın onu fark edip yukarıya onunla çıkmak olduğunu anlatıyorum. 2025’te yaptığım yolculuklar, Ürdün’de Petra, Mekke ve Medine deneyimi, Orta Doğu’yla kurduğum bağ ve 2026 hedeflerim de bu sohbetin bir parçası. Dubai’de Joykek’i büyütme hayali, videocast planları ve yeni bir düzene geçiş düşüncesi de bu bölümde yer alıyor. Bu bölüm, yılın son günü için. Bir veda olduğu kadar bir teşekkür. Uzun zamandır beni dinleyenlere, yeni tanışanlara, bu yolculukta bana dokunan herkese içten bir teşekkür. Eğer bu podcast sana bir noktada eşlik ettiyse, yalnız olmadığını hissettirdiyse ya da bir düşünceyi tetiklediyse, bu bölüm senin için. 2025’e teşekkür etmeyi unutma. 2026’ya umutla bakalım. Transkript (otomatik, özet): Her şey aslında 2019 yılına başladı diyebilirim benim için. Yani bu podcast kanalına girişim 2019'du. 2019'da tam böyle podcast'in popüler olmaya başladığı dönemde, o dönemde ben Amerika'daydım, New York'ta. Bir baktım herkes böyle podcast dinlemeye başladı. Ya dedim Türkiye'de durumlar nasıl? Tabii Türkiye'de durumlar çok da o kadar popüler olmadığını gösterir vaziyetteydi podcast'in. Sonra dedim ki tamam ben bir tane mikrofon alayım. Best Buy'a gittim, hiç unutmuyorum Manhattan'da. 100 dolara bir tane mikrofon aldım. Blue diye bir mikrofon aldım. Direkt bilgisayara bağlanabiliyor ve direkt bilgisayardan ses kaydı alabiliyorsun. Çok fazla edit'e de ihtiyaç duymuyorsan eğer ki çok edit'e de gerek yoktu zaten. O bölümlerimi yani ilk bölümlerimi dinlerseniz bölümlerin içindeki e, ı, ı falan da var yani. Hani oraları hiç düzenlememişim bile. Yine tabii kayıt sırasında çok fazla edit çıkartmıyorum. Yani kendimi her bölüm kaydında daha da iyiye götürdüğümü düşünüyorum. Bazen bana soruyorlar işte neden podcast'a bu kadar vakit ayırıyorsun diye. Ben de diyorum ki ya bu beni geliştiriyor. Yani dinleyici sayıları ya da takipçi sayıları bunlar benim çok baş KPI'larım değil. Çok popüler olmaktan ziyade çok daha iyi konuşabilen ya da çok daha iyi ifade edebilen biri olmayı tercih ederim. Dediğimde öyle şaşırıp kalıyorlardı birçok insan. Ama sonra beni anladılar. Çünkü ben her bir bölümü kaydettiğimde her bir bölüm bir önceki bölümden bence daha da iyi oluyordu. Çünkü kendimi de geliştiriyordum aynı zamanda. Yani konuşurken bu mikrofonun başında sizlere bir şeyler aktarırken. Bu aynı zamanda benim gelişimim için de iyi arkadaşlar. Bunu fark ettim. Ve eğitim vermeye başladım. Yani baktım iyi konuşuyorum. Anlatabiliyorum. Dinleyen de sıkılmıyor. Öğrencilerim de sıkılmıyor. Ya dedim tamam eğitim tarafından gideyim. Tabi şimdi takvimsel olarak biraz kaydık. 2019'dan başladım. Bir anda 2024-25'e geldim. Neyse 2019'da ben mikrofonu aldım. Ve ilk podcast kaydımı çektim. Ama şöyle çektim. Ya dedim ki ben burada solo olmayayım. Yani tek başıma olmayayım. Ne konuşacağım tek başıma? Tuhaftı. Tabi o dönemler tuhaftı. Yani tek başına çıkıp konuşuyorsun. Değil mi? Yani YouTube'da bile yoktu çok insan. Sonra çok sevdiğim bir arkadaşım var. Ulaş Gökhan Gümüş. Onu aradım. Ya dedim Gökhan dedim gel dedim bir tane podcast. Podcast çekelim o İstanbul'da ben New York'tayım. Dedi ki nasıl yapacağız? Ben de dedim ki ona. Ben dedim sana soruları önden hazırlıyorum. Sen dedim ses kayıtlarını çek bana gönder. Ben de normal akış gibi bir kayıt yaparım. Senin sesini de kaydın içine eklerim. Sanki yan yana kayıt yapıyormuşuz gibi bölüm kaydı gerçekleştiririm dedim. Güldü. Yapabilir misin dedi. Yaparım tabi dedim. Yani benden kaçar mı dedim. Doğru dedi. Öyle ilk bölüm kaydını gerçekleşirdim. 2019 senesi bak. 6 yıl öncesine gidiyor. Hatta yaz ayları. Yani 13 Temmuz 2019 senesi. Sonra dedim ki bu podcast işi güzel. Tabi istatistikler paylaşılmıyordu Spotify tarafında. Yani seni kaç kişi dinledi. Kaç kişi indirdi. Kaç kişi takip ediyor. İstatistikler yoktu. Sadece bölüm atıyorsun. Öyle bekliyorsun sonra. İlk bölüm kaydını gerçekleştirdikten sonra dedim ki tamam devam ederim. Ben bir şeyler yaparım. Sonra birkaç kişiyi daha aradım. Aynı şekilde onlarla da böyle bir kayıt yaptık. Onlar İstanbul'da ya da Türkiye'de ben New York'ta bana ses … ### #70 2026'da Sosyal Medyayı Kasıp Kavuracak Format Kısa Drama Videoları URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/2026-da-sosyal-medyayi-kasip-kavuracak-format-kisa-drama-videolari · Tarih: 2025-12-23 · Süre: 13 dk 2026’ya doğru giderken sosyal medyada çok net bir kırılma yaşıyoruz. Reklamlar izlenmiyor, uzun videolar yarıda bırakılıyor, klasik influencer iş birlikleri eski gücünü kaybediyor. Ama tam bu noktada bambaşka bir format sahneye çıkıyor ve algoritmaların da kullanıcıların da favorisi haline geliyor. Kısa drama videoları. Bu bölümde, 2026’da sosyal medyayı neden bu formatın kasıp kavuracağını, markalar için ne anlama geldiğini ve neden artık hikaye anlatmadan satış yapmanın neredeyse imkansız hale geldiğini tüm detaylarıyla konuşuyoruz. Kısa drama videoları dediğimiz şey, genellikle 15 ila 60 saniye arasında süren, izleyiciyi ilk birkaç saniyede yakalayan, duygu yaratan ve finalinde mutlaka bir merak unsuru bırakan mini hikayelerden oluşuyor. Aşk, ayrılık, aile içi çatışmalar, dostluk, hayal kırıklıkları, başarı hikayeleri ya da beklenmedik sürprizler… Hepsi çok kısa sürede ama çok güçlü bir etkiyle anlatılıyor. İnsanlar artık dizi izler gibi değil, duygu yaşamak için video izliyor ve bu format tam olarak bunu sağlıyor. Bu içeriklerin bu kadar hızlı yayılmasının en büyük nedeni dikkat süresinin ciddi şekilde kısalmış olması. Kullanıcılar uzun uzun anlatılan reklamları değil, kendilerinden bir parça buldukları sahneleri izlemek istiyor. Kısa drama videoları tam da bu noktada devreye giriyor. İzleyici, kendini hikayenin içinde hissediyor, karakterle empati kuruyor ve farkında olmadan video sonuna kadar kalıyor. Algoritmalar da bunu seviyor. İzlenme süresi yükseliyor, paylaşım oranı artıyor ve video organik olarak çok daha fazla kişiye ulaşıyor. Bugün bu formatın en güçlü olduğu platformların başında TikTok geliyor. Hikaye bazlı içerikler TikTok algoritmasında çok hızlı yayılıyor. Ardından YouTube Shorts geliyor. YouTube, kısa ama anlamlı hikayelere sahip videoları daha uzun süre dolaşımda tutuyor. Instagram Reels ise özellikle duygusal drama içeriklerinde paylaşım ve kaydetme oranlarıyla öne çıkıyor. Üç platformda da ortak nokta şu: Duygu varsa erişim var. Bu trend sadece Türkiye’de değil, global ölçekte de ciddi bir yükselişte. Çin, Hindistan, Amerika, Filipinler ve Endonezya gibi ülkelerde kısa drama videoları adeta mini dizi formatına dönüşmüş durumda. Bazı içerikler 5-6 bölüm halinde yayınlanıyor ve kullanıcılar devamını görmek için hesapları takip ediyor, bildirimleri açıyor. Bu da markalar için inanılmaz bir fırsat anlamına geliyor. Çünkü artık insanlar reklama değil, hikayeye bağlanıyor. Gelir modelleri tarafında da tablo çok net. İçerik üreticileri bu videolardan platform gelir paylarıyla kazanç elde ederken, asıl büyük kazanç sponsorluk ve marka entegrasyonlarından geliyor. Markalar ürünlerini doğrudan satmaya çalışmak yerine, hikayenin bir parçası haline getiriyor. Bir sahnede kullanılan bir ürün, bir karakterin hayatını kolaylaştıran bir çözüm ya da hikayenin akışını değiştiren küçük bir detay olarak yer alıyor. İzleyici bunu reklam gibi algılamıyor ama marka akılda kalıyor. Bu bölümde ayrıca markaların kısa drama videolarını nasıl kullanması gerektiğini, hangi sektörlerin bu formatta daha hızlı sonuç aldığını ve neden 2026’da klasik reklam videolarının yerini hikaye bazlı içeriklerin alacağını detaylarıyla ele alıyorum. Eğer bir markanız varsa, içerik üretiyorsanız ya da sosyal medyada büyümek istiyorsanız bu trendi görmezden gelmek artık mümkün değil. Kısacası, 2026’da sosyal medyada öne çıkmak isteyen herkesin şunu çok iyi anlaması gerekiyor: İnsanlar ürün değil, duygu satın alıyor. Ve kısa drama videoları bu duyguyu en hızlı ve en etkili şekilde sunan format olarak sahnenin merkezine yerleşmiş durumda. Bu bölümde, bu dönüşümü tüm yönleriyle masaya yatırıyoruz. Transkript (otomatik, özet): Bu sabah ofise doğru yürürken bir genç kızın elinde bir telefon gördüm. Hani böyle kulaklık takmış, yüzünde bir hafif gülümseme ama gözlerinde çok başka bir şey vardı. O an fark ettim. Kız TikTok'ta bir kısa drama videosu izliyordu ve hikayenin içine tamamen girmişti. 45 saniyelik bir sahne bir dizinin final bölümündeki etkiyi yaratıyordu. İşte dedim ki Faruk dijital pazarlama artık bu noktaya geldi. İnsanların 30 saniyede duygu yaşadığı, karar verdiği ve bağ kurduğu bir dünyadayız. Bu bölümde size kısa drama videolarının neden yükseldiğini, nasıl milyonlarca insanı etkilediğini ve markanın bunları nasıl kullanabileceğini, dünyada en popüler örneklerin neler olduğunu ve bu yeni formatın nasıl para kazandırdığını anlatacağım. Ve evet, bu format 2025 ve sonrası dijital pazarlamanın ana trendlerinden biri olacak. Özellikle 2026 yılında. Bakın Murat Ülker buna başladı, yeni başladı ve bence çok da başarılı gidiyor. Arkadaşlar siz de, markanız da buna başlayabilir ve ilklerden olabilirsiniz. Çünkü 2026 buna gidiyor. Dikey format videolara gidiyoruz. Hazırsanız başlayalım. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Şimdi kısa drama videoları nedir? Kısa drama videoları TikTok, YouTube Shorts, Reels gibi süre sınırı olan platformlarda yayınlanan ve genelde de 15 saniye ile 90 saniye arasında değişen mini hikayelerdir. Bakın burada bir hikaye var ve anlatılıyor. Bunların amacı izleyiciyi ilk 2 saniyede yakalamak, 30 saniyede de duygu yaratmak ve videoyu bitirirken de mutlaka bir merak, çarpıcı final ya da duygusal bir bağ bırakmak. Bu videolarda genellikle şu temalar çok yoğun. 1- Günlük hayat çatışmaları. 2- Aşk, ayrılık ve yeniden kavuşma. Bayılıyoruz buna. 3- Kardeşlik, dostluk çatışmaları. 4- Sürpriz sonlu toplumsal mesaj videoları. 5- Mini gerilim, mini dram, mini komedi var arkadaşlar. Aslında TikTok'un hayatımıza soktuğu bir dizi formatı yakında Netflix'in mobil uygulamasında da böyle kısa drama videolarını görüyor olacağız diye düşünüyorum arkadaşlar. Yeni reklam alanı geliyor Netflix tarafına. Şimdi bu videolar neden bu kadar popüler oldu? Sebebi çok net. 1- Dikkat süresi tarihin en düşük seviyesinde. İnsanlar artık 50 dakika dizi izlemek istemiyor. Ama 50 saniyede bir duygu yaşamak istiyor. 2- Hikaye anlatımı evrim geçirdi. Yani Hollywood'un 3 perdelik klasik yapısı artık 15 saniyeye sıkıştırılabiliyor. Burada ne var? Hook var, kanca, konflik var ve payoff var. Platform algoritmaları bu içerikleri uçuruyor. Yani TikTok hikaye akışı olan videolara daha fazla erişim veriyor. YouTube Shorts drama içeriklerine %68 daha fazla izlenme ortalaması sağlıyor. Instagram Reels'ta duygusal videolarda paylaşım oranını 3 kart arttırıyor. Şimdi ben bunları dedikçe tabii aklıma da hep şey geliyor. Artık algoritmalara göre yaşıyoruz. Algoritmalara göre tercihlerimiz yapılıyor ve algoritmalara göre kararlar veriliyor. Barış Özcan'ın geçen hafta paylaştığı, YouTube'da paylaştığı çok güzel bir video vardı. Özellikle bu Warner Bros'un satılmasıyla alakalı. Kırmızı hap mı, mavi hap mı? Olayı bir de çok da güzel anlatıyordu. O videoyu izlemenizi öneririm. O da mesela algoritmalardan bahsediyor. Artık hani eski kaliteli yapımlar yerini algoritmalara bırakmış durumda. Neyse devam edelim hikayeye. 2026 dünyası da çok farklı olacak. Yani yapay zeka ve algoritma ağırlıklı bir dünyaya doğru gidiyoruz. Gelelim tekrar konumuza geri dönelim. Şimdi bugün en çok izlenen kısa drama formatlarına şöyle bir bakalım istiyorum. Bir numarada Sad Girl geliyor. Yani … ### #69 Shopify 2026 İle E-Ticarette Bildiğimiz Her Şey Değişiyor URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/shopify-2026-ile-e-ticarette-bildigimiz-her-sey-degisiyor · Tarih: 2025-12-17 · Süre: 14 dk Shopify, Winter 2026 Edition ile e-ticaret dünyasında sessiz ama çok derin bir dönüşüm başlattı. Bu bölümde Shopify’ın 2026 kış güncellemesinin arka planında neler olduğunu, bu yeniliklerin markanızı ve satış yapma şeklinizi nasıl etkileyeceğini detaylı şekilde konuşuyorum. Çünkü bu güncelleme sadece yeni özellikler ekleyen bir versiyon değil, e-ticarette oyunun kurallarını yeniden yazan bir kırılma noktası. Shopify Winter 2026’nın merkezinde yapay zeka var. Ama alıştığımız “yardımcı araç” mantığından çok daha ileri bir noktadayız. Sidekick artık sadece sorulara cevap veren bir asistan değil; mağazanızı analiz eden, verileri yorumlayan, fırsatları gösteren ve hatta sizin yerinize aksiyon alabilen bir iş ortağına dönüşmüş durumda. Tema düzenlemeden kampanya önerilerine, raporlamadan operasyonel iyileştirmelere kadar birçok süreç doğal dil ile yönetilebilir hale geliyor. Bu bölümde özellikle Sidekick’in mağaza sahiplerine nasıl zaman kazandırdığını, küçük ekiplerle büyük işler yapmayı nasıl mümkün kıldığını ve teknik bilgiye olan bağımlılığı nasıl azalttığını örneklerle anlatıyorum. Kod bilmeden profesyonel mağazalar kurmak artık bir vaat değil, günlük bir gerçeklik haline geliyor. Winter 2026 ile gelen bir diğer önemli yenilik ise mağaza değişikliklerini gerçek müşteriler gelmeden önce test edebilme imkanı. Shopify’ın simülasyon altyapısı sayesinde tema değişiklikleri, koleksiyon sıralamaları, fiyat stratejileri ve kampanya kurguları risk almadan denenebiliyor. Bu da özellikle yüksek trafik alan ya da hızlı büyümek isteyen markalar için büyük bir avantaj sağlıyor. Fiziksel mağazası olan markalar için de Shopify cephesinde önemli gelişmeler var. Online ve offline satış kanalları arasındaki duvarlar daha da inceliyor. POS tarafında gelen yenilikler, stok senkronizasyonu, abonelik satışları ve müşteri takibi gibi konuları çok daha kolay yönetilebilir hale getiriyor. Bu da gerçek anlamda omnichannel satış yapan markalar için operasyonel yükü ciddi şekilde azaltıyor. Bu bölümde sadece özellikleri anlatmakla kalmıyorum; aynı zamanda bu yeniliklerin pazarlama tarafına nasıl yansıyacağını da konuşuyoruz. Yapay zeka destekli mağazalar, reklam performansını nasıl etkiler? Dönüşüm oranları, kullanıcı deneyimi ve marka algısı bu değişimden nasıl pay alır? Shopify Winter 2026, dijital pazarlama stratejilerini nasıl yeniden şekillendiriyor? Tüm bu sorulara net ve gerçekçi cevaplar veriyorum. Elbette her teknolojik sıçramada olduğu gibi burada da dikkat edilmesi gereken noktalar var. Yapay zekanın sunduğu kolaylıklar cazip olsa da, marka kimliği, hikaye anlatımı ve insan dokunuşunun önemini kaybetmediğini özellikle vurguluyorum. Otomasyonun sizi yönettiği değil, sizin otomasyonu yönettiğiniz bir yapı kurmanın neden kritik olduğunu bu bölümde detaylıca ele alıyorum. Eğer Shopify kullanıyorsanız, e-ticaret yapıyorsanız ya da 2026 ve sonrasında dijital satış dünyasının nereye gittiğini merak ediyorsanız bu bölüm tam size göre. Shopify Winter 2026 Edition’ın ne anlama geldiğini, kimler için fırsat, kimler için risk oluşturduğunu ve bu dönüşüme nasıl hazırlanmanız gerektiğini bu bölümde net bir şekilde ortaya koyuyorum. Transkript (otomatik, özet): Bu hafta Shopify Winter Edition serisini yayınladı. Shopify nedir diyenleriniz varsa hemen açıklayayım. Shopify bir e-ticaret platformu ama globalde en çok kullanılan e-ticaret platformu hatta Türkiye'de bile Shopify kullanımı oldukça yaygınlaşmaya başladı diyebilirim arkadaşlar. Bir e-ticaret web sitesi kurmak istiyorsanız yazılım olarak sıfırdan bir web sitesi yazdırmak yerine hali hazırda yapılmış yazılımı kullanabilirsiniz. Bunlardan bir tanesi de Shopify. Yerli yazılımlar da var. Mesela İKAS, Ideasoft, TG Max gibi yerli yazılımları da tercih edebilirsiniz. Ama Shopify dünya genelinde kabul gördüğü için bizim için ayrı bir yere sahip. Mesela ben Shopify'i çok seviyorum ve öneriyorum. Müşterilerime öneriyorum. Çünkü yerlilerde olmayan o kadar fazla eksik özellik var ki ve ben bunları her paylaştığımda abi yapacağız, çalışıyoruz, RG ekibi üzerine çalışıyor diye dönüş yapıyorlar. Ama maalesef çok yavaş ilerliyorlar. Özellikle raporlama kısmında ya beni gerçekten beni benden alıyor. Yani 20 yıl önceki e-ticaret gibi hangi ürün ne kadar sattı, yeni müşteri sayısı kaç kadar böyle basic raporlar verebiliyor. Komplike raporlar istediğimizde ise patlıyor sistem. Dolayısıyla Shopify gerek raporlamalar olsun gerekse özellikler ve eklentiler açısından olsun oldukça kullanışlı ve kullanımı yaygın olan bir e-ticaret platformu. Bu bölümde Winter 26 yani kış 26'nın genel ruhunu sizlere anlatmak istiyorum ve hemen ardından da öner çıkan başlıklara değinmek istiyorum. Özellikle yapay zeka temelli yeni araçlar, mağaza yönetim süreçlerine getirdiği kolaylıklar, çevrim dışı veya fiziksel mağazalar için yenilikler, online-offline entegrasyon, pazarlama ve operasyon tarafındaki transformasyonlar ve son olarak da sizin gibi girişimciler ya da e-ticareti yöneten işletmelerin bu yeniliklerden nasıl faydalanabileceğini konuşacağız arkadaşlar. Hazırsanız başlıyoruz. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Rönesans. Bak tek kelimeyle Winter 26 edition'ın kelimesi ve anlatımı ve vizyonu. Rönesans. Shopify bu sürümü Rönesans olarak adlandırıyor. Neden? Çünkü Shopify'e göre bu sürüm e-ticaret dünyasında önceden mümkün olmayan şeyleri hayata geçirebiliyor olması, yaratıcılığı, verimliliği ve ölçeklenebilirliliği yapay zeka ile harmanlaması. Aslında Shopify diyor ki artık işletme sahipleri yalnızca mağaza kuran değil, aynı zamanda modern çağın zanatkârları yani yaratıcıları diyor. Bu sürüm mağaza sahiplerinin sadece yöneticilik değil, tasarım, pazarlama, operasyon, müşteri deneyimi gibi alanlarda yeni bir şekilde düşünmesini sağlıyor. Yapay zeka içeren araçlar karmaşık işleri çok hızlı bir şekilde basitleştiriyor ve bu da yaratıcılığa, stratejiye ve büyümeye odaklanmanıza daha çok zaman bırakıyor. Şimdi gelelim özelliklere, öne çıkan özelliklere. Bir, Sidekick. Ben bunu çok sevdim. Her takıldığım yerde Sidekick'e yazıyorum. Bu sadece bir asistan değil, bence tam bir ortak. Sadece artık klasik sorma cevap alma biçiminde çalışan bir asistan değil Sidekick. Proaktif bir iş ortağı haline gelmiş durumda. Yani sen bir şey sormadan önce mağazanızın verilerini analiz edip şu iyileştirmeleri yaparsanız dönüşüm artar gibi öneriler getirebiliyor size. Sadece öneri değil, senin onayınla doğrudan kod yazabiliyor, tema düzenleyebiliyor, ayarları değiştirebiliyor. İşe bak, tema düzenle, butonu yuvarlak yap, bu yazıyı güncelle demeniz yeterli. Yazılımsal olarak, hızlı bir şekilde tema dosyasına gidiyor ve o güncellemeleri ve düzenlemeleri yapıyor. Özelleştirilmiş admin uygulamaları oluşturmanızı sağlayan bir app builder gibi çalışabiliyor. Yani diyelim ki stok yenileme zamanı gelen ürünleri gösterecek özel bir uygulama istiyorsunuz diyelim. Sidekick ile konuşarak bunu oluşturabiliyorsunuz. Ayrıca raporlar, segmentler, müşteri analizleri, kampanya takibi, mail düzenlemeleri, sosyal gönderi … ### #68 İnternette Kim Daha Güçlü Erkekler mi Kadınlar mı Dijital Dünyanın Şaşırtan Gerçekleri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/internette-kim-daha-guclu-erkekler-mi-kadinlar-mi-dijital-dunyanin-sasirtan-gerc · Tarih: 2025-12-09 · Süre: 14 dk Dijital Dünyada Cinsiyet Farkı Neden Bu Kadar Önemli Aynı internete bağlanıyoruz ama internette geçirdiğimiz zaman, izlediğimiz içerikler ve sosyal medyadaki davranışlarımız tamamen farklı. Özellikle kadınlar ve erkekler arasında oluşan bu dijital ayrım, bugün markanızın reklam performansından hedefleme stratejisine kadar her noktayı etkiliyor. Bu bölümde cinsiyete göre internet kullanım oranlarını, Instagram, TikTok, Facebook, YouTube, WhatsApp ve X gibi platformlardaki kadın erkek dağılımlarını, teknoloji kullanım alışkanlıklarını ve tüm bunların markanıza nasıl yansıdığını derinlemesine konuşuyoruz. Kadın ve Erkek İnterneti Nasıl Farklı Kullanıyor Dünya genelinde erkeklerin internet kullanım oranı biraz daha yüksek olsa da kadınlar dijitalde çok daha aktif. Daha fazla sosyal içerik tüketiyor, daha fazla etkileşim üretiyor ve mobilde çok daha yoğun zaman geçiriyorlar. Erkeklerde ise YouTube, oyun, finans ve teknoloji içerikleri ağırlıkta. Bu bile reklam tasarımından kreatif formatına kadar pek çok kararı etkiliyor. Platformlara Göre Cinsiyet Dağılımı Instagram ve TikTok hafif kadın ağırlıklı bir yapıya sahipken YouTube ve X belirgin şekilde erkeklerin güçlü olduğu alanlar. Instagram ve TikTok keşif, estetik, ilham ve trend tüketiminin merkezi olurken YouTube daha çok bilgi, çözüm, inceleme ve uzun içerik odaklı bir platform olarak öne çıkıyor. WhatsApp ise günlük iletişim aracı olduğu için dengeli bir cinsiyet dağılımı sunuyor. Teknoloji Kullanımı Davranışı Nasıl Değiştiriyor Kadınlar internete en fazla mobil cihazdan bağlandığı için hız, tasarım ve görsel deneyim çok daha kritik hale geliyor. Erkekler ise cihaz kullanımında daha dengeli ve özellikle uzun videolarda bilgisayardan tüketim oranı yüksek. Bu fark reklam performansını doğrudan etkileyen güçlü bir içgörü. Markanız Bu Verilerle Ne Yapmalı Kadın odaklı reklamlar daha duygusal ve ilham veren içeriklerle başarıya ulaşırken erkek odaklı kampanyalar teknik anlatım ve problem çözme yaklaşımıyla daha iyi sonuç veriyor. Kadınlar keşfetmeye, erkekler çözüm bulmaya odaklanıyor. Dijital stratejinizi bu davranış kodlarına göre kurduğunuzda dönüşümler belirgin şekilde artıyor. Bu bölümde kısacası dijital dünyada cinsiyet farkının nasıl çalıştığını, markanıza nasıl yön verdiğini ve doğru hedeflemeyle nasıl yüksek performans elde edebileceğinizi tüm detaylarıyla anlattım. Dijital pazarlamada başarı artık bütçeden çok doğru içgörüye dayanıyor. Bu bölümü dinledikten sonra kampanyalarınıza farklı bir gözle bakacağınıza eminim. İyi dinlemeler. Transkript (otomatik, özet): Bugünkü bölümde biraz cinsiyetleri konuşalım. Geçenlerde metroda giderken karşımda iki kişi dikkatimi çekti. Birisi orta yaşlarda bir beyefendi, diğeri ise 18-19 yaşlarında genç bir kız. İkisi de telefonuna gömülmüş ama yaptıkları şey bambaşka. Genç kız TikTok'ta içerik izliyor, beyefendi ise Facebook'ta bir akrabasının doğum günü fotoğrafını beğeniyordu. Yanlarında ayakta duran bir kadın ise WhatsApp'ta bir gruba ya da bir kişiye sesli mesaj atıyordu. Ve birkaç adım ileride oturan genç bir erkek ise YouTube'da otomobil inceleme videosu izliyordu. Tam böyle. Her biri başka bir dünyadayken metro tünelden çıkıp ışığa kavuştuğunda hepimizin ekranları aynı anda aydınlandı. O kadar farklı dijital davranışlara sahibiz ki aslında aynı yolculukta bile farklı evrenlerde yaşıyoruz. İşte beni en çok düşündüren şey de bu. Cinsiyet, yaş, teknoloji kullanımı, sosyal medya alışkanlıkları. Hepimiz aynı internete bağlanıyoruz. Ama internette geçirdiğimiz hayat birbirinden tamamen farklı. Bugün sizlerle tam olarak bunu konuşmak istiyorum. Cinsiyete göre internet kullanımı, platformlarda kadın erkek oranları, teknolojiyle ilişkimizin durumu ve pazarlamanın etkisi. Hadi gelin başlayalım. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Bir çoğumuzun fark etmediği bir şeyi paylaşacağım. Bugün dünya genelinde internet kullanım oranlarına baktığımızda tablo çok açık. Erkeklerin internet kullanım oranı ortalama %70 ila %72 civarında. Kadınlarda ise bu oran ortalama %65 ila %67. Yani internette erkeklerin oranı hala biraz daha yüksek, özellikle gelişmekte olan ülkelerde bu fark daha da belirgin bir durumda. Türkiye'ye baktığımızda fark daha da darlaşıyor. Türkiye'de internet kullananların yaklaşık %83'i erkek, %77'si de kadın. Ve bu fark yıllar içinde hızla kapanıyor. Ama asıl önemli olan konu şu, kadınlar interneti kullanırken daha fazla zaman geçiriyorlar ve daha yüksek etkileşim üretiyorlar. Erkekler ise internete daha fazla erişiyor olabilirler. Kadınlar ise internette daha aktif davranıyorlar. Yani cinsiyetler arası farklılığın en temeli bu arkadaşlar. Pazarlama kampanyalarımızda da bu farklılığı göz ardı etmemeliyiz. Yani kadınlar daha çok etkileşime geçiyor. Kadın ve erkeklerin internetteki davranış farklarını biraz daha detaya inerek araştırdığımızda da kadınlar daha fazla sosyal etkileşim, ilham, içerik tüketimi ve alışveriş odaklı davranırken erkekler de daha fazla bilgi, teknoloji, finans, oyun ve YouTube tüketimini yöneliyor. Kadınlar en çok mobil cihazın internete bağlanırken alışveriş davranışları sosyal medya tarafından en çok etkilenen gruplar arasında yer alıyor. Ve tabi ki de trendleri daha hızlı takip ediyorlar. Erkekler de YouTube ve oyun dünyasında baskın bir şekilde interneti kullanıyorlar. Özellikle haber ve teknoloji içeriklerine yöneliyorlar. Ve bugün X adında bildiğimiz o eski Twitter X platformunda kadınlara göre çok daha fazla aktif durumdalar. Bugün hepimizin merak ettiği bir soru var. Ben hatta hep şöyle derim. Ya platformların bir cinsiyeti olsaydı... Bu arada ben cinsiyet veririm sürekli. İşte platformlara veririm, şehirlere veririm, ülkelere veririm. Mesela çok basit bir soru. İstanbul'un bir cinsiyeti olsaydı sizce ne olurdu? Kadın değil mi? Kadın olurdu bence. Ankara'nın cinsiyeti ne olurdu? Erkek. Gelelim platformlara. Instagram'ın cinsiyeti ne olurdu arkadaşlar? Hadi biraz düşünelim. Kadın değil mi? Doğru. Şimdi kadınların yaklaşık %52-55'i Instagram'ı kullanıyor. Erkeklerde de bu oran %45-48 aralığında. Instagram özellikle ilham, moda, güzellik, yaşam tarzı ve mikro influencer dünyası nedeniyle kadınlar tarafından domine edilmiş. TikTok'ta da aynı durum geçerli. Kadın %56 civarı, erkek %44 civarı. TikTok'ta … ### #67 Spor Salonlarının Dijitalde Zirveye Çıkmasını Sağlayan Pazarlama Formülü URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/spor-salonlarinin-dijitalde-zirveye-cikmasini-saglayan-pazarlama-formulu · Tarih: 2025-12-02 · Süre: 13 dk Spor salonu işletmek, sadece ağırlık makineleri, koşu bantları ve geniş bir alan sunmaktan çok daha fazlasıdır. Aslında bir spor salonu yönetmek, insanlara hayatlarını dönüştürme fırsatı vermekle ilgilidir. Bu yüzden pazarlama bölümünü doğru kurgulayan işletmeler, reklam bütçesinden bağımsız olarak çok daha hızlı büyür, yüksek bağlı müşteri kitlesi oluşturur ve rekabetten kolayca sıyrılır. Bu bölümde spor salonlarının dijital pazarlama süreçlerini nasıl sistemli şekilde kurgulayabileceğini, hangi adımların üyelik satışlarını yükselttiğini, hangi içerik modellerinin güven oluşturduğunu ve reklam tarafında yapılan en büyük hataları detaylıca konuşuyoruz. Günümüz tüketicisi artık sadece bir spor salonu aramıyor. İnsanlar kendilerini güvende hissetmek istiyor, ilgilenildiğini görmek istiyor, eğitmenleri tanımak ve salonun atmosferini hissetmek istiyor. Çünkü spor salonu üyeliği, satın alınan bir hizmetten çok daha fazlası; kişinin kendi disiplinine, görünümüne ve sağlığına yaptığı bir yatırım. Bu yüzden doğru marka algısı oluşturmak, içeriklerde üyelerin gerçek dönüşüm hikayelerine yer vermek ve eğitmenlerin bilgi seviyesini net şekilde göstermek artık en güçlü pazarlama unsurlarından biri haline geldi. Birçok spor salonu içerik üretiminde sadece ekipman ve ortam göstermeye odaklanıyor fakat insanlar o ekipmanın kendisini değil, o ekipmanın kendilerine ne kazandıracağını görmek istiyor. Bu bölümde ağırlığı tamamen bu noktaya veriyor ve spor salonlarının sosyal medyada hangi içerik sistemini kullanması gerektiğini net örneklerle anlatıyorum. Reklam tarafına geldiğimizde, Meta Ads spor salonları için en yüksek dönüşümü sağlayan kanal olarak öne çıkıyor. İnsanlar spor salonu ihtiyacını kendileri fark etmiyor; sen onlara hatırlatıyorsun. Bu yüzden dönüşüm kampanyaları, lead form’lar, kısa formatlı eğitmen videoları, remarketing stratejileri ve ücretsiz ilk PT seansı gibi teşviklerin neden güçlü çalıştığını detaylandırıyorum. Bunun yanında Google Ads tarafında sıcak talep yakalamanın önemine de değiniyorum. Çünkü “spor salonu fiyatları”, “kadınlara özel spor salonu”, “crossfit stüdyosu” gibi aramalar gerçekten kayıt olmaya niyeti olan kullanıcıları karşımıza çıkarıyor. Bu iki kanalın birbirini nasıl tamamladığını anlattığım bu bölüm, özellikle reklam bütçesini doğru konumlandırmak isteyen işletmeler için çok değerli bilgiler içeriyor. Üyelik fiyatlandırma modelleri ise birçok spor salonunun üzerinde yeterince çalışmadığı ama satışları doğrudan etkileyen kritik bir konu. Aylık, 3 aylık ve 12 aylık paket yapısının neden psikolojik olarak doğru çalıştığını ve neden insanların çoğunlukla orta paketi seçme eğiliminde olduğunu anlatıyorum. Bunun yanı sıra kontenjan sınırlaması, dönemsel kayıt duyuruları ve sınırlı avantaj kampanyalarının nasıl FOMO yarattığını ve neden yüksek dönüşüm sağladığını da gerçek müşteri örnekleri üzerinden paylaşıyorum. CRM yönetimi ise spor salonları için çoğu zaman gözden kaçan ama aslında en kritik parçalardan biri. Reklamdan gelen lead’lere hızlı dönüş yapılmadığında satış oranı dramatik şekilde düşüyor. Bu nedenle Kommo CRM gibi sistemlerin spor salonlarında neden bu kadar işe yaradığını, otomatik WhatsApp mesajlarının nasıl müşteri deneyimini güçlendirdiğini ve lead takip akışının nasıl oluşturulması gerektiğini anlatıyorum. Çünkü doğru CRM yönetimi, reklam maliyetinizi düşürürken satış oranlarınızı ciddi şekilde artırır. Bu bölümde spor salonlarının büyümesi için gereken tüm temel adımları tek tek ele alıyor, işletmelerin hem dijitalde hem de işletme içinde uygulayabileceği net stratejiler sunuyorum. Eğer bir spor salonunuz varsa, personal trainer olarak çalışıyorsanız veya fitness üzerine bir iş kurmayı düşünüyorsanız, bu bölüm size yol haritası niteliğinde olacak. Dinlerken mutlaka not almanızı öneririm. Her bölümde olduğu gibi tüm sorularınız için Instagram’dan bana ulaşabilirsiniz: @faruktoprakx. Transkript (otomatik, özet): Sabah spor salonunda İbrahim Selim'le karşılaştım. Biraz ayaküstü sohbet ettik. Adamın sohbetine bayılıyorum. Gerçekten çok iyi. Ara ara zorluya da gidiyorum. Etkinliklerini ve şovlarını izlemeye. Sonra sohbetin ardından dedim ki ya ben bu spor salonlarına yönelik neden bir bölüm kaydı gerçekleştirmiyorum. Pazarlama sonuçta her yerde var. Salonu da kapsıyor, güzellik salonunu da kapsıyor, sinemaları da kapsıyor, her yeri kapsıyor. Neyse ardından tabii o sohbetin ardından dedim ki tamam spor salonlarına yönelik bir podcast çekelim. Spor salonlarında pazarlama nasıl yapılır? Üyelikleri arttırmak için hangi adımları atmalı bu salon kurucuları ya da pazarlama yöneticileri? Ve reklamlarda dönüşümü ne yükseltiyor? İnsanların salona güveni nasıl artıyor? Ve gerçekten kayıt olasılığı nasıl artıyor? Bunları biraz konuşalım istedim. Yani bu bölümde sana hem dijitalde hem de fiziksel alanda uygulayabileceğin böyle çok net taktikler vermeyi planlıyorum. Dinlediğin süre boyunca kafanda bunu hemen yapmam lazım diyeceğin bence bir sürü fikri bulabileceksin bu bölümde. Hazırsan başlıyoruz. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Şimdi spor salonu pazarlamasının en kritik tarafı güven. Çünkü insanlar bir spor salonuna sadece gitmek için kayıt olmuyor. Ha şöyle tipler de var. Abi gideyim karı kız keserim tabiri caizse çok efedersiniz. Ya da gideyim yakışıklı erkekleri keserim diyenler de var. Onlar ayrı ama. Bak bunların dışındaki kitleler için gidiş amacı güven. Kendine yatırım yapmak isteyen, sağlıklı yaşamak isteyen, fiziksel görünümünü değiştirmek isteyen herkes gidiyor. Ve bu yüzden markanıza oluşturduğunuz yani spor salonu markanıza oluşturduğunuz duygu çok önemli. Bakın bir önceki bölümde de size duyguları anlattım değil mi? Mevsimsel değişimin bizlerin üzerinde ne gibi etkileri ve faktörleri olduğunu sizlere anlattım. Kullanıcıların akıllarında şu soru var. Bu salon benim hedefime ulaşmamı sağlıyor mu? Bakın hedef aslında çok basit. Kim için basit? Spor salonuna gitmeyi planlayan kişi için basit. Yani burası bir salonun logosu, rengi, sosyal medyası, eğitmenleriyle verdiği ilk izlenimdir bu spor salonu. Örneğin Instagram'da paylaşımlarınızın bir kısmında gerçek üye dönüşümlerine yer vermeniz mutlaka gerekiyor. Yani 3 ay önce göbekli ama şimdi fit olan üyeleri mutlaka Instagram hesabınızda paylaşın. Bu inanılmaz güçlü bir kanıttır. Hatta bununla ilgili bir örnek vermek istiyorum. İstanbul Çekmeköy'de butik bir spor stüdyosuyla birlikte çalışıyorduk. Ve sadece 7 üyenin dönüşüm videosunu reklamlarda kullanarak ilk ay 112 tane yeni kayıt aldık arkadaşlar. Yani insanlar bu salon değiştiriyor algısını görünce hemen reklama çekiliyorlar ve iletişime geçmek istiyorlar. Ama şunu unutmayın insanlar bir spor salonuna değil kendisini iyi hissettiren bir dönüşüme para verir. Peki reklam stratejileri nasıl olmalı? Yani spor salonlarına yönelik ne gibi reklam stratejileri kullanmalıyız? Öncelikle spor salonlarının en güçlü reklam kaynağı Meta'dır. Meta dediğimde aklınıza Instagram ve Facebook gelecek. Çünkü insanların %90'ı spor salonuna ihtiyaç duyduğunu fark etmez. Bizim onlara hatırlatmamız lazım. Burada 3 tane sistemli kampanya kurabiliriz. 1- Dönüşüm kampanyası ve en çok kullanılan kampanya türü. Lead form. İnsanlar reklama tek tıkla adını soyadını telefonunu ya da bizim sorduğumuz soruların cevaplarını bırakabilirler. Formun içinde mutlaka şu soruya yer vermeniz gerekiyor. Hedefiniz nedir? Kilo vermek, kas yapmak, bölgesel sıkılaşmak bunlar da şıklar arasında olmalı. Yazdırmayın bakın şık verin. Bu size satış görüşmenizin %60 ya da belki 70 ya da belki 50 … ### #66 Kış Sezonunda Pazarlama Stratejileri Nasıl Olmalı? “John Lewis Örneği” URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/kis-sezonunda-pazarlama-stratejileri-nasil-olmali-john-lewis-ornegi · Tarih: 2025-11-25 · Süre: 14 dk Kış sezonu yaklaşırken tüketici davranışları tamamen değişiyor. İnsanlar evde daha fazla zaman geçiriyor, sıcaklık ve konfor duygusunu arıyor, hediyeleşme isteği artıyor ve yeni yıl psikolojisi satın alma motivasyonunu zirveye taşıyor. Bu bölümde markaların kış sezonunda pazarlama stratejilerini nasıl dönüştürmesi gerektiğini detaylı bir şekilde anlatıyorum. Kış döneminde satışların neden yükseldiğini, hangi içeriklerin daha iyi performans gösterdiğini ve neden özellikle Aralık ayında dönüşümlerin pik yaptığını gerçek istatistiklerle açıklıyorum. Global veriler, kış sezonunun yalnızca alışveriş dönemi değil aynı zamanda duygusal kararların yoğunlaştığı bir dönem olduğunu gösteriyor. Arama hacimlerinden e ticaret satış istatistiklerine kadar pek çok veri, tüketicinin bu dönemde hediye odaklı, yenilenme temalı ve zaman baskısı altında karar verdiğini ortaya koyuyor. Bu yüzden doğru mesajı veren ve duygusal bağ kuran markalar satışlarını kolayca artırıyor. Bu bölümde sana dünyanın en başarılı kış kampanyalarından örnekler paylaşıyorum. John Lewis’in milyonlarca izlenen Christmas reklamlarından Starbucks’ın kırmızı bardak dönemindeki satış artışına Amazon’un yılbaşı kargo davranışlarına kadar pek çok gerçek olay üzerinden kış sezonu pazarlamasının nasıl çalıştığını anlatıyorum. İçerik tonunun, görsel atmosferin ve kampanya mesajlarının neden kış psikolojisine göre tasarlanması gerektiğini açıklıyorum. Ayrıca e ticaret tarafında kışın en çok dönüşüm getiren kampanya türlerini, reklam stratejilerini ve remarketing yapısını da anlatıyorum. Hediye rehberi içerikleri, son tarih temalı kampanyalar, CRM ve WhatsApp akışlarının Aralık ayında neden en yüksek getiriyi sağladığını örneklerle aktarıyorum. Özellikle sepet hatırlatma akışlarının kış sezonunda neden daha yüksek dönüşüm getirdiğini detaylandırıyorum. Kış sezonunda içerik tasarımlarının nasıl olması gerektiğini, hangi kreatiflerin daha fazla tıklama aldığını ve Meta Creative Benchmark verilerine göre en iyi performans gösteren temaları bölümü dinlerken öğrenebilirsin. Cozy atmosfer, sıcak içecek görselleri, ev konforu, hediye paketleme görüntüleri gibi konseptlerin neden daha iyi çalıştığını tek tek açıklıyorum. Bölümün sonunda ise markaların kış sezonunda satışlarını 2 ila 3 kat artırabilmesi için uygulayabileceği 10 temel stratejiyi paylaşıyorum. Kış sezonu boyunca hangi mesajların kullanılacağını, yeni yıl öncesi tüketicinin nasıl tetiklendiğini ve pazarlama iletişiminin nasıl dönüştürülmesi gerektiğini kendi deneyimlerimle birleştirerek aktarıyorum. Bu bölümü dinledikten sonra markanın kış sezonu pazarlama planını çok daha bilinçli şekilde oluşturabilir, içeriklerini bu döneme uygun hale getirebilir ve Aralık ayındaki yüksek talebi en iyi şekilde değerlendirebilirsin. Beni Instagram'dan @ faruktoprakx ile takip edebilirsin. Joykek.com 'da ajansın web sitesi. Transkript (otomatik, özet): Kabanlar alındı mı? Kazakları giydik mi? Haydi bakalım. Kış sezonuna hoş geldiniz. Bugün biraz kış sezonunda pazarlama tekniklerini konuşmak istiyorum. Hatırlayanlar vardır. Belki Temmuz ve Ağustos aylarında da yaza yönelik, pardon Haziran ayında da yaza yönelik bir bölüm yapmıştım. Şimdi de biraz kış sezonunu konuşalım. Pazarlamayı bu sezon baştan aşağı değiştiriyor arkadaşlar. Ve bunu en net gösteren şeylerden birisi de örnek olarak anlatacağım size İngiltere'deki John Lewis mağazaları. Bilmeyenler için söyleyeyim John Lewis her yıl Aralık ayında bir Christmas reklam filmi yayınlıyor. Ama bu öyle normal bir reklam değil. Her yıl YouTube'da 20 milyon plus izlenme, sosyal medyada 100 milyon plus gösterim, mağazalarda ise %20 ila %32 arası satış artışı getiriyor. Ve bu sadece bir reklam filmiyle oluyor. Bu reklamların en çok dikkat çeken tarafı ise şu, reklamda ürün yok, fiyat yok, indirim de yok. Sadece insan psikolojisine dokunan bir hikaye var. Sıcacık bir tema, sevgi, paylaşım ve iyilik. Yani kış sezonunda insanların zihinsel olarak yoğunlaştığı duygular var bu reklam filminde. İşte o yıl ortasında durgun olan satışları, yılın son 30 gününde ayağı kaldıran şey tam olarak bu psikoloji. Ben bunu ilk kez yıllar önce fark ettiğimde şunu düşündüm. Demek ki dedim, kış sezonu tüketicinin satın alma nedeninin değiştiği bir dönem. İnsan duygusal satın alıyor. Kendine bir şey alırken bile hediyesi arıyor. Şimdi rakama dikkat edelim. Global olarak yılbaşı sezonu perakende harcamaları 2024'te 1.3 trilyon dolara ulaşmış. Ve bunu tetikleyen şey sadece indirim değil, duygu artı zaman baskısı artı yenilenme isteği. Özellikle bu sene. Hepimizin içinde yok mu o? Kendine hediye al duygusu. İşte bugün bu bölümde tam olarak sizlere bunu anlatmak istiyorum. Kış sezonunda tüketici nasıl düşünüyor? Satın alma kararları nasıl değişiyor? Ve biz pazarlamada hangi stratejilerle satışları 2'ye, 3'e hatta bazı sektörlerde 5'e katlayabiliyoruz? Gelin bunların hepsini konuşalım. Ben Faruk Toprak. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Valla başlamadan önce ben de şunu söylemek istiyorum. Joycake.com ajansın web sitesini yeniledik. Ben bunun üzerine çok çalıştım. Yani bir ay boyunca kafa patlattım bu web site üzerine. Dedim ki ya şurası böyle olsun, şurada şu içerik olsun, şu hizmetler olsun. Her detayıyla düşünülüp yeniden tasarlandığı web sitemiz joycake.com. Bu da benim kendime yaptığım bir hediye oldu açıkçası. Yani ajansın web sitesini yenilemek, yeni bir enerjiyle yeni bir yıla hazırlık yapalım istedim. Önden web sitesini yeniledik arkadaşlar. Bu bilgiyi de sizlerle paylaşayım. Sizin de böyle bir düşünceniz varsa bence bir an önce yapın web sitenizi yenileyin. Bu konuda yardım, destek, ihtiyaç söz konusuysa hiç çekinmeden joycake.com'dan bana ve bize ulaşabilirsiniz. Bak çok net bir veri söylemek istiyorum. Şimdi reklamımı da yaptım bu arada. Joycake.com'u yeniledik diye. Google'ın yayınladığı Year and Search Trends raporuna göre Aralık ayında hediye, indirim, kendime aldım, yılbaşı için bir şeyler gibi aramalar yaz aylarına göre %300 artıyor. Aynı şekilde Türkiye'de e-ticaret hacmi her yıl Kasım-Aralık döneminde yıllık ortalamanın %40 ve %55 üzerine çıkıyor. Peki neden? Çünkü kış sezonu tüketici de şu üç duyguyu tetikliyor arkadaşlar. Bir, kendini ödüllendirme isteği. Bak bunu hepimiz yapıyoruz. Zor bir yılı geride bıraktın Faruk. Hadi kendine bir şey al. Psikolojisine giriyoruz. Değil … ### #65 "Black Friday" Özel Seri - Pazarlama Stratejileri ve Teknikleri ve Tüketiciyi Harekete Geçiren Stratejiler URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/black-friday-ozel-seri-pazarlama-stratejileri-ve-teknikleri-ve-tuketiciyi-hareke · Tarih: 2025-11-18 · Süre: 13 dk Kasım kampanyalarının neden her yıl markalar için adeta bir satış patlaması yarattığını hiç düşündün mü? Black Friday’in nasıl ortaya çıktığını, adının aslında nereden geldiğini ve yıllar içinde nasıl dev bir ticaret geleneğine dönüştüğünü merak eden herkesin çok ilgiyle dinleyeceği bir bölüm hazırladım. Bu bölümde hem Black Friday’in tarihine hem de doğru bilinen yanlışlara değiniyorum. Özellikle Türkiye’deki Kasım kampanyalarının nasıl evrim geçirdiğini, e-ticaretin yükselişiyle birlikte nasıl yılın en kritik satış dönemine dönüştüğünü adım adım anlatıyorum. Tüketiciyi Kasım ayında diğer aylardan tamamen farklı bir psikolojiye sokan mekanizmayı da ele alıyorum. Fırsat kaçırma korkusu, zaman baskısı, sosyal kanıt etkisi ve insanların satın alma dürtülerini tetikleyen görünmez motivasyonlar… Hepsi aslında iyi bir Kasım stratejisinin temelini oluşturuyor. Bölüm boyunca bu psikolojik tetikleyicilerin nasıl çalıştığını, markaların neden bu dönemde rekor kırdığını ve kullanıcıların neden bu kadar hızlı karar verdiğini detaylı bir şekilde açıklıyorum. E-ticaret yapan işletmeler için Kasım ayı sadece indirim dönemi değildir aynı zamanda iyi planlanmış bir satış makinesi kurma fırsatıdır. Bu yüzden sana kampanyaların arka planını oluşturan en etkili reklam, remarketing ve CRM stratejilerini de paylaşıyorum. WhatsApp yayın listeleri, dinamik yeniden hedefleme modelleri, sepet hatırlatma akışları, bundle set satış teknikleri ve Shopify performans optimizasyonlarının neden bu dönemde kritik olduğunu kendi deneyimlerime dayanarak somut örneklerle anlatıyorum. Dijital pazarlama dünyasında rekabet Kasım ayında en yüksek seviyeye çıkar. İşletmeler bu dönemde doğru konumlandırma dili, akıllı fiyatlama stratejileri ve dikkat çeken kampanya kurguları kullanarak müşteri davranışını yönlendirebilir. Bu bölümde tüm bu yaklaşımı hem teknik hem de davranışsal açıdan ele alıyorum. Tüketicinin satın alma eğilimini güçlendiren zaman sayacı kullanımları, sınırlı stok mesajları, sosyal kanıt artırıcı taktikler ve hızlı karar mekanizmasına doğrudan etki eden mikro dokunuşlar… Hepsi bölümün içinde seni bekliyor. Kasım kampanyalarında yüksek dönüşüm almak, satışları artırmak ve marka bilinirliğini güçlendirmek istiyorsan bu bölüm sana çok şey katacak. Hem büyük markaların başarı formüllerini hem de küçük işletmelerin bu dönemde uygulayabileceği pratik yöntemleri sade, anlaşılır ve uygulanabilir şekilde paylaşıyorum. Türkiye’de Dijital Pazarlama Podcast’ine hoş geldin şimdi gel birlikte Kasım kampanyalarının perde arkasına bakalım. Transkript (otomatik, özet): Bugün seni biraz zamanda yolculuğa çıkarmak istiyorum. Gözlerini kapat ve 1860'ların Amerikasını hayal et şöyle. Sokakların kalabalıklığı, insanların şükran günü sonrası eve dönmek için telaşla alışveriş yaptığını ve mağazaların o güne kadar görülmemiş bir yoğunlukta doluluğunu hayal et. Satıcılar o gün satış potansiyellerini fark ediyorlar ve çıldırıyorlar. Ve işte o gün tarihe Black Friday olarak yani Karacuma olarak geçiyor. Ama çoğu insan Black Friday'in hikayesini yanlış biliyor. Yani Karacuma adının mağazaların kara borsaya düşmesinden geldiğini sanan bile var. Polis kayıtlarından geldiğini söyleyen de var. Aslında gerçek şu, 1960'larda Philadelphia polisi şükran günü sonrası, yani Thanksgiving sonrası yaşanan trafik ve yoğunluktan dolayı bugüne Black Friday demeye başlıyor. Yani başlangıç noktası tamamen bir kaosun adı iken, markalar bugünü milyarlarca dolarlık ticaret fırsatına dönüştürüyor. Türkiye'de ise ilk büyük kasım kampanyaları 2013-2015 arasında e-ticaretin yükselişiyle başladı. Bugün ise yalnızca bir kampanya dönemi değil, iş yetmeler için yılın en kritik büyüme maratonu. Bu bölümde sana şu sorunun cevabını vermek istiyorum. Neden kasım kampanyalarında rekor satışlar geliyor ve tüketiciyi gerçekten harekete geçiren stratejiler neler oluyor? Hazırsan başlayalım. Herkese merhaba, Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Bu arada bugün 17 Kasım. Yarın 18 Kasım Salı günü bu bölümü dinleyeceksiniz. Böyle biraz son güne bıraktım. Ara ara 2 bölüm, 3 bölüm arda arda çekiyorum. Onları tabi schedule ediyorum, haftalık planlıyorum. Onlar düzenli paylaşılıyor. Bu hafta böyle 17 Kasım akşamı çekeyim dedim. Bilerek bugüne bıraktım. Bir de çünkü bugünün daha doğrusu bu haftanın 17-18-19-20 hatta 25 Kasım'a kadar. Arkadaşlar çok güzel enerjiler var gökyüzünde. Ya bu bölüm, bu podcast tabi astrolojiyle alakalı değil. Ben bir astrolog değilim. Ama beni yakından tanıyanlar ezoterizme, ezoterik bilgilere, ilimlere, astrolojiye ne kadar değer verdiğimi bilirler. Hatta çok fazla eğitim aldım bunlarla alakalı. Bu bölüme başlamadan önce de ben aslında bu öneride bulunmak istiyorum sizlere. Yani bu hafta gerçekten çok güzel bir hafta. Kendinizi bu haftaya hazırlayın. Bu haftanın enerjilerinden yararlanın. Çalışın arkadaşlar. Bakın bu hafta hareket ederseniz bu hareketin size geri dönüşü çok fazla şekilde olacak. Bolluk bereketle dolu bir hafta. Şimdi ben size Kasım ayı kampanyalarını anlatacağım. Ve bu kampanyaları lütfen değerlendirin. Bu fırsatları kaçırmayın. Bu arada ben mesela kendi kurduğum kampanyalarda bile bunlara dikkat ediyorum. İnanıyorum da ve bunların gerçekten işe yaradığını da görüyorum. Mesela retro dönemlerinde fiyatları indirin arkadaşlar. Çünkü retroda insanlar alışveriş yapıyor. Ve retroda fiyatların geri çekilmesiyle birlikte satışların yükselmesine sebep veriyor. Bunu bilen büyük markalar zaten hep retro dönemlerine indirim fırsatlarını yerleştiriyorlar. Çünkü bu markalar sadece işte normal pazarlama eğitimi almış pazarlama uzmanlarıyla çalışmıyorlar. Aynı zamanda spiritüel olarak da danışmanlık alıyorlar. Yani bu bahsettiklerim tabi öyle kobiler falan değil. Daha büyük markalar. Neyse konuya başlamadan önce sizi böyle biraz astrolojiyle ve spirtüelizm dünyasıyla birlikte değerli bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. Arkadaşlar bu haftanın keyfini çıkarın ve lütfen kampanyaları kurgulayın. Çok güzel bir hafta. Şimdi Kasım ayının stratejik gücünü ben 3 ana psikolojik tetikleyiciye dayandırıyorum. Bakın 3 tane ana psikolojik tetikleyicimiz var. 1- Fırsat kaçırma korkusu. Bunu son zamanlarda çok duymaya başladık değil mi? FOMO. F-O-M-O. İnsan beyni indirim kelimesini bir ödül olarak algılıyor. Ya bu … ### #64 Konuk Umut Vural ile Bedenin Üç Katmanı ve Pazarlamada Satışları Şekillendiren Gizli Dinamikler URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/konuk-umut-vural-ile-bedenin-uc-katmani-ve-pazarlamada-satislari-sekillendiren-g · Tarih: 2025-11-11 · Süre: 22 dk Konuk Umut Vural ile insan bedeninin üç katmanına dokunan, pazarlamaya farklı bir pencereden baktığımız bir bölümdesin. Bu kez panel ekranlarından, butonlardan ve metriklerden çıkıp bir reklamı izlerken aslında bedeninde, duygularında ve zihninde neler olduğunu konuşuyoruz. Bedenin üç katmanı üzerinden ilerliyoruz: fiziksel beden, duygusal beden, zihinsel beden. Fiziksel katmanda; mağazadaki koltuğun rahatlığından, ortam sıcaklığına, kokuya, renk paletine, web sitende kullandığın görsellere ve sayfa akışına kadar her detayın sürüngen beyni nasıl tetiklediğini konuşuyoruz. Bir evi gezerken kendini evinde gibi hissetmenin ya da bir ayakkabı mağazasından, ihtiyacın olmasına rağmen eli boş çıkmanın arkasındaki bedensel tepkileri örneklerle açıyoruz. Duygusal bedende markanın hikayesinin, kurucusunun duruşunun, ekip içi iletişimin ve kullandığın kelimelerin şirketin duygusal alanını nasıl doldurduğunu masaya yatırıyoruz. İnsan kaynakları yerine insan enerjisi diyerek, departmanlar arasındaki iletişimin müşteriyle kurulan iletişime nasıl bire bir yansıdığını, içeride çözülmeyen duygusal düğümlerin satış ve pazarlama süreçlerini nasıl sabote ettiğini konuşuyoruz. Zihinsel bedende ise hedefler, stratejiler ve kurgu devrede. Bir şirketin gelecek seneye dair sahnesi net mi, yoksa herkes sadece günü kurtarmaya mı çalışıyor, bunu tartışıyoruz. Konfor alanını sessiz bir ölüm alanı olarak ele alıp hedef üretmeyen şirketlerin zamanla piyasadan nasıl silinebildiğini konuşuyoruz. Umut Vural bu üç katmanı sadece teori olarak anlatmıyor. Uzun yıllara yayılan ihracat deneyimi, büyük markalarla yaptığı çalışmalar, NLP ve psikoloji birikimiyle sahadan örnekler paylaşıyor. Bir firmaya girdiğinde önce o şirketi bir beden gibi okuyor: Üretimdeki dalgalanmalar bedensel tıkanıklık, departmanlar arası çatışmalar duygusal tıkanıklık, hedef eksikliği ise zihinsel tıkanıklık olarak ele alınıyor. Sonra da bunların her biri için uygulanabilir çözümlerden bahsediyoruz. Bölümün bir diğer tarafı ise dijital çağ ve yapay zeka perspektifi. ChatGPT ve algoritmalar sayesinde deneyim ve tecrübenin büyük kısmının artık koda dönüştüğünü; buna rağmen yapay zekanın tek yapamadığı şeyin hissetmek olduğunu konuşuyoruz. Ama aynı zamanda duygularımızı içerik akışıyla yönlendirebildiğini, yani his üretemese de hislerimizi şekillendirebildiğini tartışıyoruz. Bu yüzden şirketlerin kendi bedenini, duygusunu ve zihnini tanımasının artık lüks değil, zorunluluk olduğuna vurgu yapıyoruz. Bu bölüm özellikle ihracat yapan ya da yapmayı planlayan üreticiler, pazarlama ve satış ekiplerini dönüştürmek isteyen yöneticiler, mağaza veya web sitesi deneyimini insan bedeninin üç katmanına göre yeniden tasarlamak isteyen marka sahipleri için güçlü içgörüler içeriyor. Reklam ve pazarlamaya sadece panel ekranlarından bakmaktan sıkıldıysan, insan tarafını daha derin anlamak istiyorsan bu sohbet sana iyi gelecek. Bölüm sonunda Umut abiye nasıl ulaşabileceğini de paylaşıyoruz. Daha fazla bilgi ve danışmanlık için umutvural.com adresinden kendisiyle iletişime geçebilirsin. Türkiye’de Dijital Pazarlama podcastinde amacım; insanı, bedeni, duyguyu, zihni ve dijital araçları aynı masada buluşturmak. Bu bölümde sevgili dostum Umut Vural ile birlikte pazarlamayı sadece bir satış aracı değil, insanı ve şirketi bütün olarak dönüştüren bir alan olarak ele alıyoruz. Öneri ve reklam işbirlikleri için bana faruk@joykek.com adresinden ya da Instagram’da faruktoprakx üzerinden ulaşabilirsin. Transkript (otomatik, özet): Bugün sana biraz farklı bir yerden bakmak istiyorum. Bir ürün satın alırken aslında neye dokunuyoruz hiç düşünüyor musunuz? Ya da ekranda gördüğünüz bir reklam sadece zihninize mi hitap ediyor, yoksa o görüntüyle birlikte kalbinde bir his, bedeninde bir tepkime oluşuyor. İşte insan bedeninin pazarlamada 3 katmanı tam da burada devreye giriyor. İlk katman fiziksel beden. Gördüğün, dokunduğun, hissettiğin şeyler, renkler, dokular, ses tonları. Bunlar sadece bir markayı beğenmekle değil, hissetmekle başlatan duygular diye düşünüyorum. İkinci katmanımız duygusal beden. Burada markanın hikayesi, samimiyeti, güveni devreye giriyor bu katmanda. Üçüncü katmanı ise zihinsel bedel yani rasyonel tarafımız. Bu bana fayda sağlıyor mu diye sorduğumuz yerler. Ama pazarlamanın sihri bu 3 katman sekron olduğunda ortaya çıkıyor. Yani bir reklam hem bedenimizi etkiliyorsa, hem duygumuzu etkiliyorsa, hem de zihnimizi ikna ediyorsa, işte o zaman sadece satın alma olmuyor, aidiyet duygusu doğuyor. Bu hafta yanımda bu 3 katman konusunda kendisini geliştirmiş olan sevgili dostum Umut abim Umut Vural şu anda yanımda, yıllardır markaların duygusal kimliğini, enerjisini ve hatta frekansını bile analiz eden özel bir bakış açısına sahip kendisi. Onunla birlikte şunları konuşacağız. Bir markanın sadece logoyla değil, titreşimiyle ve tabii ki de enerjisiyle nasıl satış yaptığını konuşacağız ve örneklerini de paylaşacak. Umut abi hoş geldin programa. Hoş bulduk sağ olasın Faruk. Aslında ben de sürekli dinlediğim bir sesin konu olmak benim için de çok heyecanlı. Çünkü uzundur ben sesini takip ediyorum ve ses tonunu çok beğeniyorum, ses rengini de. Özellikle ilgilendiğim konuları senden dinlemek çok daha keyifli. Her fırsata dinliyorum. Özellikle dijital pazarlama benim de ilgi duyduğum bir alan. Ben de iş insanıyım. Dijital firmam var. İhracat yapıyorum. Aktif pazarlamanın içindeyim. Ayrıca danışmanlık firmam var. Orada da hem bireysel hem firmalara yönelik danışmanlık veriyorum. Dijital pazarlama aslında yeni bir çağ ve biz bu çağa uyumlanmaya çalışıyoruz. Şimdi biz işletmelerde şunu gördük en fazla. Bugüne kadar hep deneyim ve tecrübelerle geldik. Hatta bir insan ararken de her yerde görmüşsünüzdür. İşte deneyimli ve tecrübeli insan aranıyor diye. CV'lerde de bu da şart konulurdu. Hani deneyimli ve tecrübeli olsun diye. Evet hatta derlerdi ki iki yıl deneyimi olsun, beş yıl deneyimi olsun vesaire vesaire. Yani tecrübe önemli bir kriterdi. Şimdi tabii biz buraya gelmeden önce Umut abiyle böyle bir çay kahve seansı yaptık. Kayda girmeden önce abi dedik ne konuşalım. Hem spontane olsun hem de Umut abi geçen hafta işte bu üç katmandan bahsettiğimiz ben beynin diyorum ama Umut abi sürekli bedenin diyor. Bedenin üç katmanı. Biraz da hani en çok sanırım ilgini o çekti abi. O bölüm çekti. Sonra da dedik ki hadi o zaman birlikte bir bölüm yapalım. Bu katmanı, bu üç katmanı konuşalım ve pazarlamayla bunu nasıl ilişkilendirebiliriz e geldi konu. Yani tecrübe dediğimiz şey, deneyim dediğimiz şey aslında uzun dönemde, zamandır sektörde var olan bir gerçeklikti. Ama şimdi bu chat GPT, algoritma ve dijital çağda açıkçası tecrübeler ve deneyimler artık algoritmalar tarafından deşifre edilmiş durumda. Yani artık bu birçok bu tecrübe ve deneyimine güvenen birçok işletme ya da çalışan aslında var olma sancısı ve stresi yaşıyor. Şimdi peki biz burada ne yapacağız? Sonuçta chat … ### #63 Algoritmanın Duygusu Var mı? Algoritmanın Gözünde Değerli Kullanıcı Kim? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/algoritmanin-duygusu-var-mi-algoritmanin-gozunde-degerli-kullanici-kim · Tarih: 2025-11-04 · Süre: 12 dk Algoritmalar artık sadece tıklamaları saymıyor; davranışları, niyeti ve kullanıcı psikolojisini ölçüyor. Peki bir algoritmanın gözünde kim “değerli kullanıcı” olarak görülüyor? Bu bölümde, dijital dünyanın görünmeyen sahne arkasına gidiyor ve markaların neden bazı kullanıcıları algoritmaların gözünde daha “öncelikli” hale getirebildiğini detaylı biçimde inceliyoruz. Artık izlenme sayısı, beğeni ya da yorum rakamları yeterli değil. TikTok, YouTube, Instagram ve Google gibi dev platformlar kullanıcıları saniye saniye analiz ediyor. Bir içeriğe ne kadar süre baktığın, geri dönüp dönmediğin, kaydedip kaydetmediğin hatta kaç saniyede geçtiğin bile sistemin gözünde seni konumlandırıyor. Bu da markaların görünürlüğünü, sıralamasını ve satışlarını doğrudan etkiliyor. Bu bölümde “değerli kullanıcı” kavramını sadece teknik bir terim olarak değil, algoritmik ekonominin yeni para birimi olarak ele alıyoruz. Çünkü her tıklama aynı değerde değil. Bazı kullanıcılar sadece geçici trafik yaratırken, bazıları sistemin gözünde markanın sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayan “premium profiller” olarak sınıflandırılıyor. Kullanıcı davranışlarının bu kadar derin analiz edildiği bir dönemde, markaların stratejilerini yalnızca reklam metriklerine değil, davranışsal skorlamalara göre şekillendirmesi gerekiyor. Bir kullanıcı videoyu tekrar izliyorsa, postu kaydediyorsa, linke tıklayıp sitede birkaç dakika geçiriyorsa, işte o kullanıcı algoritmanın gözünde gerçek değeri yaratıyor. Algoritmalar, her etkileşimi bir sinyal olarak okur. Bu sinyaller ne kadar kaliteli olursa, sistem senin içeriğini o kadar yukarı taşır. Bu yüzden bu bölümde “iyi sinyaller” ve “kötü sinyaller” arasındaki farkı da konuşacağız. Bir kullanıcı hemen çıkıyorsa, içeriğini geçiyorsa, sepete ekleyip almıyorsa, bu davranışların markanın görünürlüğünü nasıl olumsuz etkilediğini göreceksin. Ayrıca mikro etkileşimlerin — butona tıklamak, formu açmak, emojiyle tepki vermek, videoyu yeniden oynatmak gibi küçük hareketlerin — algoritmaların gözünde nasıl dev bir ağırlığa sahip olduğunu örneklerle açıklayacağız. Çünkü bazen bir kaydetme işlemi, bin beğeniden daha kıymetlidir. Son bölümde ise markalar için üç kritik aksiyon planı paylaşıyorum: Davranış verilerini doğru analiz etmek, kullanıcı segmentasyonunu yeniden tanımlamak ve kullanıcı deneyimini mikro etkileşimlerle güçlendirmek. Bu stratejiler sadece reklam performansını değil, algoritmik görünürlüğü de kalıcı biçimde artırır. Kısacası bu bölüm, dijital dünyada gerçekten “önemli kullanıcı” olmanın ve markaların algoritmalarla dost olabilmesinin sırlarını ortaya koyuyor. Çünkü artık mesele sadece kimin seni izlediği değil, algoritmanın seni kimler için izlenebilir bulduğu. Transkript (otomatik, özet): Yaklaşık 3 yıl önce Londra merkezi bir moda markası TikTok'ta agresif bir reklam kampanyası başlatıyor. Kampanyanın hedefi ise çok net. 2 hafta içinde yeni sezon ürünlerinin farkındalığını arttırmak. İlk günlerde rakamlar muhteşem gibi görünse de milyonlarca görüntülenme, milyonlarca beğeni hatta yorumlar bile alsa da fakat 1 hafta sonra şu ortaya çıkıyor, satış raporu geldiğinde ekip şokta. Bu dev kampanyadan tek bir satış bile gerçekleşmemiş. Markanın dijital pazarlama yöneticisi durumu analiz etmek için TikTok Business Center verilerine gidiyor ve orada fark ettikleri şey aslında bugün konuşacağımız konunun özeti. İzlenmelerin %80'i videonun ilk 2 saniyesinde kesilmiş. Yani insanlar reklamı görüp hemen geçmişler. Diğer %20'si ise videoyu sonuna kadar izlemiş ama hiçbir etkileşimde bulunmamış. Ne kaydetmiş, ne paylaşmış, ne de profili ziyaret etmiş. Sonra ekip küçük ama radikal bir şey yapıyor. Yeni videoların hiçbirine satın al CTS'i koymuyorlar. Onun yerine modellerin giydiği ürünlerle ilgili küçük hikayeleri anlatıyorlar ve kumaşın nasıl üretildi, renginin neden bu kadar özel, ilham nereden geldi gibi detaylarla süslüyorlar ve bir hafta içinde izlenme sayısı düşüyor ama ortalama izlenme süresi ise 5 kat artıyor. Ve daha da ilginci, o haftadan sonra markanın web sitesine gelen organik trafik ise %60 artıyor. Yani görünürde kayıp gibi duran o düşüş aslında algoritmanın gözünde markayı yukarıya taşıyor arkadaşlar. TikTok artık markayı kullanıcıyı tutabilen içerik üreticisi olarak işaretliyor. Ve işte o an ekip fark ediyor ki mesele ne kadar izlendiğin değil algoritmanın senin izlenmeye değer olduğuna inanması. Bugün algoritma kimin için değerli, kimin için değersiz, buna nasıl karar veriyor? Yani markanızın ya da içeriğinizin algoritma gözünde gerçekten öncelikli hale gelmesi için neler yapmamız gerekiyor? Bu konuya değinmek istiyorum. Herkese selamlar. Ben Faruk Toprak. Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz. Yahu eskiden metrikler basitti. Kaç görüntülenme aldık, kaç tıklama aldık, kaç yorum aldık bu kadardı. Ama bugün Facebook, Instagram, TikTok, YouTube hatta Google bile davranış temelli skorlamalar yapıyor. Örneğin TikTok bir kullanıcının bir videoyu kaç saniye izlediğine ve tekrar izleyip izlemediğine bakıyor. Instagram ise bir postun kaydedilme oranına ya da DM ile paylaşılma sıklığına göre içeriği yukarıya taşıyor. Google ise bir web sitesinde geçirilen süreyi kullanıcı memnuniyeti sinyali olarak değerlendiriyor. Yani algoritma artık insan davranışını anlamaya çalışan bir zihin haline gelmiş durumda. Ve bu zihin hangi kullanıcıyı değerli ve hangisini pasif olarak gördüğüne göre markanızın kaderini belirliyor diyebilirim. Davranışsal skorlama peki nasıl çalışıyor? Bu mantık nasıl çalışıyor? Arkadaşlar her algoritmanın kendi içinde bir değer skalası var. Bir kullanıcı bir içeriğe etkileşimde bulunduğunda sistem onunla ilgili şu soruları sorar. 1. Bu kullanıcı ne sıklıkla geri dönüyor? 2. İçeriği sadece tıklıyor ve geçiyor yoksa zaman harcıyor mu? 3. Etkileşimi doğal mı yoksa tekrarlayan kalıplar mı var? 4. Başkalarını da getiriyor mu? Yani network effect dediğimiz efekti yaratıyor mu? Bu verilerle kullanıcıları puanlıyor arkadaşlar algoritma. Örneğin YouTube için değerli kullanıcı profili şöyle görünüyor. Bir videoyu sonuna kadar izleyen, 2 abone olan, 3 sonra başka videoya geçen, 4 ve en önemlisi de yorum yazarak tartışmayı büyüten kullanıcılardır. Yani sadece bir izleyici değil ekosistemin içinde yaşayan bir kullanıcı. Hani ben bu podcast serimin sonunda diyorum ya arkadaşlar beğenebilirsiniz, paylaşabilirsiniz, takip edebilirsiniz. … ### #62 Mikro Etkileşimlerle Kullanıcıları Kendinize Bağımlı Hale Nasıl Getirebilirsiniz? UX Psikolojisinin Gücünü Keşfedelim URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/mikro-etkilesimlerle-kullanicilari-kendinize-bagimli-hale-nasil-getirebilirsiniz · Tarih: 2025-10-28 · Süre: 11 dk 🎧 Mikro Etkileşimlerle Büyük Sadakat – UX Psikolojisinin Gücü Dijital dünyada rekabet artık sadece fiyat, ürün ya da reklam performansıyla sınırlı değil. Kullanıcı deneyimi, markaların en güçlü fark yaratma aracı haline geldi. Fakat bu deneyimi unutulmaz kılan şey genellikle “büyük fikirler” değil, küçük ama etkili dokunuşlardır. İşte bu bölümde, markaların kullanıcı sadakatini nasıl “mikro etkileşimlerle” inşa ettiğini, bu etkileşimlerin beynimizde nasıl duygusal tepkiler yarattığını ve UX psikolojisinin görünmeyen gücünü konuşuyoruz. Bir form doldurduğunuzda çıkan o yeşil onay tikini hatırlayın. Ya da Instagram’da bir gönderiyi beğendiğinizde beliren minik kalp animasyonunu… Belki de siparişinizi tamamladığınızda karşınıza çıkan o sıcak teşekkür mesajını. Bunların hepsi birer mikro etkileşim. Küçük ama etkili. Kullanıcıya “evet, seni anladım” diyen, duygusal bir bağ kuran detaylar. Peki bu kadar küçük şeyler, neden markalar için bu kadar büyük sonuçlar doğuruyor? Cevap, insan beyninin nasıl çalıştığında gizli. Mikro etkileşimler beynin ödül mekanizmasını harekete geçirir. Her başarılı tıklama, tamamlanan işlem ya da olumlu geri bildirim, beynimize küçük bir dopamin dozu salgılatır. Bu da kullanıcıya iyi hissettirir, markaya güven kazandırır ve davranışı tekrarlama olasılığını artırır. Yani mikro etkileşimler aslında kullanıcıyı eğiten, yönlendiren ve markaya bağlayan görünmez iplerdir. Bu bölümde mikro etkileşimleri UX psikolojisinin temelleriyle birlikte ele alıyoruz. Kullanıcı beyninin üç katmanlı yapısından, duygusal bağ kurma süreçlerinden ve markaların bu içgörüyü nasıl kullandığından bahsediyoruz. Örneğin Duolingo’nun kuş maskotu, her doğru cevap sonrası sizi alkışladığında sadece motive etmiyor; beyninizde “başarma hissi” yaratıyor. Shopify’ın ödeme ekranındaki sade animasyonlar ya da Apple’ın “kaydırarak aç” hissi de benzer şekilde, kullanıcıya kontrol duygusu kazandırıyor. Peki bu mikro etkileşimleri markanızda nasıl kullanabilirsiniz? Bu bölümde paylaşacağım beş stratejiyle kullanıcı sadakatini duygusal bir bağa dönüştürebilirsiniz: Geri bildirim döngüleri oluşturmak Renk psikolojisinden yararlanmak Ödül mekanizmaları ve oyunlaştırma kullanmak Mikro animasyonları doğru zamanda devreye sokmak Marka tutarlılığını korumak Her bir strateji, markanın kullanıcıyla kurduğu görünmez iletişimi güçlendiriyor. Çünkü bir kullanıcı, markayı yalnızca aklıyla değil duygularıyla da hatırlar. Küçük bir ses, bir titreşim ya da bir animasyon; güven duygusunu, mutluluğu ve tatmini aynı anda tetikleyebilir. Bu da markanın akılda kalıcılığını, tavsiye edilme oranını ve dönüşüm performansını ciddi şekilde artırır. Mikro etkileşimleri doğru kurgulayan markalar sadece kullanıcı kazanmaz, topluluk inşa eder. Kullanıcılar markanın savunucusu haline gelir. Sadakat, “indirimi bol” markalarda değil; hissettirmeyi bilen markalarda kalıcı olur. Ben Faruk Toprak. Bu bölümde UX psikolojisinin markalar için neden bir bilimden öte bir sanat olduğunu, ve dijital pazarlamada duygusal zekânın neden artık en büyük rekabet avantajı haline geldiğini anlatıyorum. Her tıklamanın ardında bir his, her görselin ardında bir tepki vardır. Büyük sadakat, işte bu küçük anlarda gizlidir. Joykek Dijital olarak kullanıcı deneyimi, reklam performansı ve dönüşüm optimizasyonu üzerine çalışıyoruz. Markanızı “daha hissedilir” hale getirmek için bizimle joykek.com üzerinden iletişime geçebilirsiniz. Transkript (otomatik, özet): Bu ses tanıdık geldi mi sana? Bence gelmiş olmalı. Türkiye'de çok fazla sayıda kişinin telefonunda bu uygulama var. Ve ara ara bu bildirimi gönderiyorlar. Ses de böyle çıkıyor işte. Herkese selamlar. Bugün dijital dünyada genellikle göz ardı edilen ama etkisi devasa olan bir konudan bahsetmek istiyorum. Mikro etkileşimler. Çok sevdiniz bunu. Geçen haftaki bölümde de bahsettim, bayıldınız. Gelen mesajlar üstüne dedim ki tamam şu mikro etkileşimler üzerine biraz yoğunlaşalım. Evet o minik beğen butonu animasyonu var ya ya da form doldururken çıkan yeşil tik ya da siparişiniz tamamlandığında beliren o başarılı sesi. İşte bu küçücük detaylar markanızla kullanıcı arasındaki duygusal bağ güçlendiriyor. Ve UX psikolojisi yani kullanıcı deneyiminin arkasındaki davranış bilimi bu sürecin görünmeyen kahramanıdır diyebilirim. Bugün birlikte sizlerle şunu paylaşacağım. Bu mikro etkileşimler neden müşteri sadakatını arttırıyor ya da beynimiz bu küçük tepkilere nasıl cevap veriyor ve markalar bunları doğru kullandığında nasıl dönüşüm oranları patlıyor bunları anlatacağım. Herkese merhaba. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Basit bir tanımla başlamak istiyorum. Arkadaşlar mikro etkileşim nedir? Kullanıcının bir sistemle olan küçük tek amaçla etkileşimidir diyebilirim mikro etkileşim için. Bir butona basmak ya da bir kaydırma hareketi yapmak, bir ses duymak ya da bir formu tamamlamak gibi etkileşimlere biz mikro etkileşim diyoruz. Ama bu bu kadar da basit değil bu arada. Yani bu işlemler sonucunda müşterinin hissettiği duygular çok karmaşık. İyi tasarlanmış bir mikro etkileşim sadece işlevsel olarak değil duygusal olarak da müşteriyle ya da kullanıcıyla bağ kurmamızı sağlar. Kullanıcıya evet seni anladım diyen bir tepki verir. Bu da beynin ödül merkezini harekete geçirir. Hoş geldiniz. Beynin ödül merkezi. Değil mi? Ne alaka? Dijital pazarlama değil mi bölümümüz falan diyenler varsa arkadaşlar. Müşterilerimizin ya da kullanıcılarımızın beynindeki ödül merkezini harekete geçirebiliyorsak. Bravo. Örneğin Instagram'da beyniye çift tıkladığında çıkan o kalp animasyonu var ya bu aslında bir dopamin mikro patlaması yaratıyor. Yani her tıklamada kullanıcı küçük bir mutluluk yaşıyor ve platforma daha çok bağlanıyor. Bak çok basit gibi görünen bir hareket ama beynimizde böyle bir algı yaratıyor. Şimdi UX psikolojisi ve insan beyninin 3 katmanı üzerine biraz konuşalım. Bak kullanıcı deneyiminin arkasında insan psikolojisi var. Bir kere buna mutal kız. Ve bunu anlamamız için de beynin 3 katmanına bir bakalım istiyorum. Birinci katman. Reptilyan. Yani ilkel beyin. Bak hayatta kalma içgüdümüz var burada. Hızlı, net, anlaşılır arayüzleri sever. Karmaşıklığı sevmez. İkinci katman. Limbik sistem. Duyguların merkezi. Bu da nedir? Renkler, animasyonlar, sesler. Burayı etkiler. İkinci katman etkiler. Üçüncü katman nedir? Neokortex dediğimiz mantıklı karar verme katmanıdır. Burada da kullanıcı burada yahu bu site güvenilir mi? Ya da bu uygulama güvenilir mi? Bilgilerim çalınmaz değil mi? Diye düşünen katmandır. Mantıklı karar verme. İyi bir UX tasarımı bu üçüne de aynı anda hitap eder. Şimdi grafik tasarımcılar var ya beni boğacak. Diyecek ki abi neler çıkarıyorsun başımıza diyecek. Ama arkadaşlar gerçekten bakın çok değerli. Yaptığınız iş çok değerli. Yapay zeka sizin işinizi falan almayacak. Bakın o sizin işinizi güçlendirecek korkmayın. Ama kendinizi geliştirin. Bu tarz konularla geliştirin. Yani bu üç katmana yoğunlaşın. Tasarım yaparken bu üç katmanı düşünün. Hız konusu, net konusu, … ### #61 Neden Kullanıcılar 7. Günden Sonra Uygulamayı Terk Ediyor? Retention’ın Görünmeyen Anatomisi URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/neden-kullanicilar-7-gunden-sonra-uygulamayi-terk-ediyor-retention-in-gorunmeyen · Tarih: 2025-10-21 · Süre: 17 dk Mobil uygulama pazarında rekabet her zamankinden daha yoğun. Günümüzde bir kullanıcı ortalama 80’den fazla uygulama indiriyor ama bunların yalnızca 9’unu düzenli olarak kullanıyor. Veriler gösteriyor ki, yeni indirilen uygulamaların %77’si ilk hafta içinde terk ediliyor ve 7. gün retention oranı %10’un altına düşüyor . Yani markalar milyonlarca liralık reklam bütçesiyle kazandıkları kullanıcıları sadece birkaç gün içinde kaybediyor. Peki neden? Neden kullanıcılar uygulamayı indiriyor, birkaç gün deneyimliyor ve sonra bir daha geri dönmüyor? Bu sorunun cevabı yalnızca reklam stratejilerinde değil, ürün deneyiminin kendisinde gizli. Bu bölümde, kullanıcı davranışlarını bilimsel bir gözle inceliyoruz. Kognitif psikoloji , davranışsal ekonomi ve UX araştırmalarının verilerini birleştirerek, retention’ı etkileyen görünmez unsurları konuşacağız. Kullanıcıların 7. günden sonra neden terk ettiğini anlamak, aslında onların ilk 7 saniyede yaşadığı deneyimi anlamaktan geçiyor. Kullanıcıyı tutmanın yolu, yalnızca daha fazla bildirim göndermekten ibaret değil. Onboarding akışında ne kadar adım var? Kullanıcı ilk başarı hissini kaçıncı saniyede alıyor? Arayüz, beynin bilişsel yükünü azaltacak kadar sade mi? İşte tüm bu sorular, retention’ın görünmeyen anatomisini oluşturuyor. Psikolojik olarak kullanıcı, bir uygulamayı ilk günlerde üç temel motivasyonla kullanır: merak , fayda ve ödül beklentisi . Eğer uygulama bu üç alanda da tatmin sağlamazsa, kullanıcı zihninde bir “bırakma kararı” oluşur. Bu karar çoğu zaman farkında olmadan alınır. Yani kullanıcı uygulamayı silmeye bile gerek duymaz; sadece bir daha açmaz. Bu noktada mikro etkileşimler devreye giriyor. Küçük animasyonlar, ilerleme barları, kişisel mesajlar ya da başarı rozetleri… Hepsi beyinde dopamin salınımını tetikleyen mikro ödüller yaratır. Ve bu, kullanıcıyı geri döndürmenin en güçlü yollarından biridir. Ama retention sadece nöropsikolojiyle açıklanamaz. Veriye dayalı segmentasyon, doğru zamanda doğru ileti gönderimi de en az tasarım kadar etkilidir. Örneğin, Day 3’te aktifliği azalan kullanıcıya kişisel bir push bildirimi gönderildiğinde dönüş oranı ortalama %34 artar. Ya da ilk satın alma deneyimini 48 saat içinde yaşamayan kullanıcılar için oluşturulan kişisel e-posta zincirleri churn oranını %27’ye kadar düşürebilir. Bu nedenle retention, bir pazarlama eklentisi değil, ürün stratejisinin kalbidir . İlk dokunuştan 30. güne kadar devam eden bir yolculuktur. Eğer markalar kullanıcıyı anlamadan “harcama artırma” refleksiyle hareket ederse, elde tutma yerine sürekli kaybetme döngüsüne girer. Bölüm boyunca şunlara değiniyoruz: Onboarding akışında yapılan en büyük 5 hata UX/UI tasarımının retention üzerindeki bilişsel etkisi Mikro etkileşimlerin duygusal bağa dönüşmesi Day 7 düşüşünü önleyen bildirim stratejileri Retention ölçüm metrikleri: Day 1, Day 7, Day 30 ve LTV analizi Kullanıcı sadakatini artıran davranışsal tetikleyiciler Ve en önemlisi, tüm bu adımların nasıl entegre edilmesi gerektiğini örneklerle anlatıyorum. Retention’ı artırmak, yalnızca kullanıcıyı içeride tutmak değil, aynı zamanda markanın sürdürülebilir büyümesini sağlamak anlamına geliyor. Bir kullanıcıyı kazanmak, ortalama bir markaya 8 ila 10 dolar maliyet çıkarırken, o kullanıcıyı tutmak yalnızca 1 doların altında bir yatırım gerektiriyor. Yani retention sadece bir metrik değil, bütçesel bir strateji dir. Bu bölümde, kullanıcı davranışlarının ardındaki psikolojiyi çözüp, markaların uygulama içi deneyimlerinde neden kayıp yaşadığını verilerle analiz ediyoruz. Kullanıcı kazanımı bir başlangıçtır ama sadakat bir sonuçtur. Sadakat ise planlı, ölçümlenebilir ve insana dokunan bir deneyimin ürünüdür. Ben Faruk Toprak. Bu bölümde, retention stratejilerini bilimsel perspektifle ele alıyor ve markaların neden 7. gün sendromuna yakalandığını derinlemesine inceliyorum. Eğer sen de uygulamanın indirilip unutulmasını değil, her gün aktif kullanılmasını istiyorsan, bu bölümü sonuna kadar dinlemelisin. Transkript (otomatik, özet): Şimdi bir önceki bölümde dedim ki ya 20 dakika kayıt yaptım ve kayıt tuşuna basmayı unuttum. Öyle mesajlar geldi ki hocam bir sonraki kayıta unutma bak şimdiden hatırlatıyorum diye. Arkadaşlar bastım tuşa hatta bakıyorum. Evet şu anda recording diyor yani kayıt ediyor. Şimdi geçen haftaki bölümü ben LinkedIn'de paylaştım. Normalde her hafta paylaşıyorum zaten düzenli bir şekilde bölümleri. Diyorum ki arkadaşlar çok güzel bir bölüm paylaştım. Hadi bakalım dinleyin like atın beğenin yorum yapın falan diyorum. Neyse işin şakası bir yana Ali Ertunç Koruç benim bu paylaşımımın altına güzel bir yorum yapmış. Demiş ki sadece indirme sayısı tuzağına düşen markaların ortak problemini çok net bir şekilde masaya yatırmışsın demiş. Gerçek kullanıcı kazanımının ve doğru ölçümlemenin önemini vurgulamanız harika. Ve bütçe boşa harcama derdine düşen herkes için rehber niteliğinde demiş Ali ağzına sağlık. Ve demiş ki kampanya ve ASO optimizasyonlarına ek olarak. Arkadaşlar geçen hafta anlattım. ASO neydi? Hadi bakalım. App Store Optimization tamam uygulamadaki optimizasyonlar bizim. Belki bir sonraki adımda demiş kazanılan kaliteli kullanıcıyı bile kaçırabilen ve app retention yani uygulama tutma tarafına yani onboarding süreci ve kötü UX UI hatalarına da detaylı bir bakış atılabilir demiş. Zira kullanıcı kazanımı bir yana onu içeride tutmak da ayrı bir sanat ve en iyi kampanyalar bile kötü bir ürün deneyimine yenik düşebiliyor demiş. Harika demişsin Ali. Yani bir de faydalı bir bölümde tebrikler yazmışsın çok teşekkür ederim. Şimdi Ali haklı. Bak çok güzel bir vurguda bulunmuş. Demiş ki en iyi kampanyalar bile ve ben bunu çok sık tekrarlarım müşteri toplantılarına gittiğimde bakın dünyanın en iyi pazarlamacısıyla bile çalışsanız yani benimle çalışsanız diyorum yeni müşterilerine şaka baka bir yana yani dünyanın en iyi pazarlamacısıyla da çalışsanız arkadaşlar web siteniz kötüyse ya da mobil uygulamanız kötüyse insanlara hitap etmiyorsa sizin hedef kitlenize hitap etmiyorsa istenilen başarıyı elde etmek çok zor. İşin içinde sahtekarlık yoksa tabii ki de yani sahtekarlık varsa başarı her şekilde geliyor ama o sahtekarlık patlıyor günün birinde patlıyor yani neyse biz işi doğru bir şekilde yapalım yasal bir şekilde yapalım sahtekarlık olmadan yapalım ve şunu diyorum herkese bakın pazarlamadaki birinci kural gönderdiğimiz yer web sitesi mobil uygulama ya da artık her neyse oranın gerçekten bizim hedef kitlemize hitap edebiliyor olması lazım. Şimdi UX UI konusuyla alakalı bu hafta biraz buna değineceğim ama bu haftayla da sınırlı tutmayacağım bunu bu haftanın dışında da yine bu konulara değineceğim UX UI gerçekten çok önemli bir konu. Şimdi bu bölümde dijital dünyadaki her markanın yaşadığı ama çoğunun çözüm bulamadığı bir soruna değinmek istiyorum. Bakın Ali de yazmıştı. Neden kullanıcılar ilk 7 gün içinde uygulamayı terk ediyor? Kullanıcı kazanımı artık her zamankinden pahalı olduğu halde neden biz kullanıcıları tutamıyoruz? Kazandığımız kullanıcıyı içeride tutamadığımız aslında o bütçeyi çöpe atmışız anlamına geliyor. Bugün onboarding'den mikro etkileşimlere ve UX dokunuşlarına, retention metriklerine kadar her detayı masaya yatırmak istiyorum dostum. Hoş geldin Türkiye'de dijital pazarlama podcastine. Ben Faruk Toprak. Şimdi UX UI nedir? Şimdi UX yani UX ve UI nedir? Arkadaşlar UX bir kısaltma. Tabii ki de İngilizce bir kısaltma. User Experience baş harflerinden alınan bir kısaltma. Türkçe'ye kullanıcı deneyimi … ### #60 Mobil Uygulamaları Binlerce Kişi İndiriyor Ama Kimse Açmıyor! Gerçek Sorun Ne? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/mobil-uygulamalari-binlerce-kisi-indiriyor-ama-kimse-acmiyor-gercek-sorun-ne · Tarih: 2025-10-14 · Süre: 16 dk Her gün dünyada ortalama 250 milyon mobil uygulama indiriliyor. Ama araştırmalara göre bu uygulamaların %75’i ilk 3 gün içinde hiç açılmıyor. Yani insanlar indiriyor… ama kullanmıyor. Bu da markalar için hem ciddi bir bütçe kaybı hem de yanlış stratejinin açık göstergesi. Bu bölümde mobil uygulama reklamlarının perde arkasına iniyoruz. Google Ads, Meta ve TikTok gibi platformlarda uygulama indirme kampanyaları nasıl çalışır, neden bazı uygulamalar viral olurken diğerleri sessizce silinir, gerçekten işe yarayan stratejiler neler — hepsini detaylarıyla konuşuyoruz. Uygulama Reklamlarının Görünmeyen Gerçekleri Birçok işletme uygulamasını tanıtmak için “App Install” kampanyaları açıyor ama asıl hatayı tam burada yapıyor. Çünkü mobil reklamcılıkta başarı sadece “indirme sayısı” değil, kullanıcının uygulamayı açma, kayıt olma ve işlem yapma oranıyla ölçülür. Eğer kullanıcı sadece indirip uygulamayı hiç açmıyorsa, o kampanya görünürde başarılı ama gerçekte zarar ettiriyor. Ben bu bölümde size kampanyaların nasıl daha akıllı çalışacağını, SDK’nin neden en kritik parça olduğunu, uygulama içi event’leri nasıl kurmanız gerektiğini ve algoritmanın gerçekten “kaliteli kullanıcı”yı nasıl öğrendiğini anlatıyorum. Ayrıca “kayıt olma”, “sepete ekleme” veya “satın alma” gibi davranış bazlı hedeflerin, indirme odaklı kampanyalardan nasıl çok daha yüksek ROI getirdiğini örneklerle açıklıyorum. App Store ve Play Store Optimizasyonu (ASO) Mobil reklamcılıkta çoğu kişi sadece reklam tarafına odaklanıyor, ancak işin %40’ı aslında mağaza sayfasında kazanılıyor. Bir kullanıcı reklamdan etkilenip uygulama sayfasına geldiğinde ilk 3 saniye içinde ikna olmalı. İşte o an, uygulamanın ekran görüntüleri, açıklama metni ve yorumları devreye giriyor. Bu bölümde App Store optimizasyonunun indirme oranlarına etkisini, doğru görsel seçiminin ve açıklama metinlerinin nasıl fark yarattığını konuşuyoruz. Küçük bir ipucu: farklı ikon ve görselleri A/B test etmek bazen maliyeti %20’ye kadar düşürebiliyor. Kampanya Stratejileri ve Hedefleme İpuçları En hızlı indirme kampanyasını kurmak için önce doğru kampanya tipini seçmek gerekiyor. Google Ads tarafında “App Campaigns” üç farklı hedefleme tipi sunar: Install Volume, In-App Actions ve Value Optimization. Hangisini, ne zaman ve nasıl kullanmanız gerektiğini adım adım anlatıyorum. Ayrıca Meta Ads ve TikTok tarafında performansı artıran video formatlarını, CTA (Call to Action) tetikleyicilerini ve kullanıcı davranışına göre farklı mesaj kurgularını paylaşıyorum. Gerçek Kullanıcı Kazanmanın Formülü Sadece indirme değil, kullanıcıyı elde tutmak da bir strateji işidir. Retention rate, LTV ve ROI gibi metrikler artık her kampanyanın omurgası. Bir uygulamanın başarısı ilk 7 gün değil, 30. gün aktif kullanıcı oranıyla ölçülür. Bu yüzden bu bölümde sadece indirmeyi değil, sadakat yaratmayı da konuşuyoruz. Uygulama reklamlarında yapılan en büyük 5 hatayı, doğru hedefleme stratejilerini ve veriye dayalı büyüme yaklaşımlarını örneklerle aktarıyorum. Veri, Ölçümleme ve MMP Araçları Kampanyalarınızı yönetirken veriyi doğru analiz etmek her şeydir. Bu yüzden Firebase, AppsFlyer, Adjust veya Singular gibi ölçümleme araçlarının ne işe yaradığını ve neden zorunlu olduklarını detaylandırıyorum. Bu araçlar sayesinde hangi reklam kanalının gerçekten satış getirdiğini, hangi platformun kullanıcıyı elde tuttuğunu net biçimde görebilirsiniz. Yani “ucuz indirme” değil, değerli kullanıcı odaklı büyüme mümkün hale geliyor. Sonuç: Gerçek Başarı Ne İndirmede Ne Bütçede, Davranışta Bu bölüm, mobil uygulama sahipleri, reklam yöneticileri ve performans pazarlamacılar için tam anlamıyla bir rehber niteliğinde. Reklam bütçenizi boşa harcamadan nasıl daha fazla indirme elde edeceğinizi, kullanıcı davranışlarını analiz ederek nasıl sadakat yaratabileceğinizi öğrenmek istiyorsanız bu bölümü mutlaka dinleyin. Transkript (otomatik, özet): Bugün ilginç bir hikayeyle başlayalım istiyorum. 2024 yılında dünya genelinde günde ortalama 250 milyon mobil uygulama indiriliyor. 250 milyon sayıya bak. Yani şu anda bu bölümü dinlerken bile her saniyede yaklaşık 3000 yeni uygulama telefona kuruluyor. Ama asıl ilginç olan şu, bu uygulamaların %75'i ilk 3 gün içinde hiç açılmıyor bile. Evet, insanlar mobil uygulamayı indiriyor ama bir daha dokunmuyor. Şimdi aramızda kalsın mobil uygulama sonu arkadaşlar. Şunu diyebilir, aa çok tanıdık geldi bu ya diyebilir. Arkadaşlar emin olun yalnız değilsiniz sizin gibi olan birçok mobil uygulama sahibi var. Bu podcast'ı dinleyen ama ben bugün size bu olayları daha derine inerek anlatıp daha faydalı bir sonuç ortaya çıkartmanızı sağlayacağım. Geçen yıl en çok indirilen uygulamalardan biri olan Threads, lansmanının ilk haftasında 100 milyon mobil uygulama indirimi alıyor. Ama aktif kullanıcı sayısı sadece 8 milyonda kalıyor. Farka bak. Yani 92 milyon kişi sadece mobil uygulamayı indiriyor ve siliyor. Bakın bunlardan olmayın. Bu da bize şunu gösteriyor ki uygulama reklamlarında mesele sadece indirme sayısı değil, kullanıcının neden orada kalacağı metri. İşte bugün de tam da bu sizinle bunu konuşmak istiyorum. Hadi gelin hep birlikte buna bakalım. Herkese merhaba. Ben Faruk Toprak. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ya bugün üzücü bir olay yaşandı. Podcast'ta kayıt tüşüne bastım ama kayıt etmemiş. Böyle ah dedim gitti 20 dakika, 20 dakikalık bir kayıt yapmıştım. Aslında bu kaydı tekrar çekiyorum. O yüzden biraz daha yavaştan almak istiyorum şu an. Ara ara böyle kahveler içerek. Evet. Şimdi arkadaşlar bugün mobil uygulamaları konuşacağız. Yani mobil uygulama reklamları, reklam kampanyası stratejileri ve event sayıları, event metrikleri, sayıları değil metrikleri bunlara bakacağız. Ve mobil uygulama reklamlarındaki temel mantıkla başlayalım istiyorum bir numarada. Yani bir uygulama reklamı aslında indirme için tetiklenen bir davranış kampanyasıdır. Bakın uygulama telefonda yoksa ilk olarak Huni'nin en tepesini düşünelim. Ne var? Kullanıcıya ulaşma var. Temas var. Yani yeni kullanıcılara ulaşma var. Hele bir de yeni bir uygulamaysa, tanıtı mı yoksa eyvah eyvah değil mi? Ama eyvah eyvah dedirtmeyeceğiz size. Bu stratejileri uyguladığınızda başarılı olacaksınız. Yani kullanıcıyı reklamlarla sadece tıklamaya değil, uygulamayı indirip açmaya ikna etmeniz gerekiyor. Bu yüzden burada sadece görsel ya da başlık kalitesi değil, aynı zamanda App Store optimizasyonu, kullanıcı deneyimi ve takip mekanizmasını da devreye almamız gerekiyor. İlk dikkat edilmesi gereken konu şu. Kampanyayı sadece indirme sayısı odaklı olarak asla açmamalıyız. Uygulamayı açmalı kullanıcı, indirdikten sonra açmalı yani first open eventi diyoruz biz buna. Kayıt hedefiyle kurgulamalıyız yani sign up. Çünkü uygulamayı indirip hiç açmayan binlerce kullanıcı size sadece para harcartır, bir ROI kazandırmaz, bir getiri kazandırmaz. Dolayısıyla çöptür o sayılar. Yani Threads uygulamasına bakalım. 100 milyon indirme var, 8 milyon kullanıcı var. Yani 92 milyon çöp. Gerçek performans, first open, sign up, in-app purchase gibi eventlerin de tetiklendiği ve size getirisi olan performanstır. Tamam mı? Yani temel mantığımız bu. Ben size hadi gidin kampanya kurun, indirme hedefli olsun, çok indirsin, bravo, şak şak şak demiyorum. Arkadaşlar yeterli değil çünkü. Onu doldurmalıyız, altını doldurmalıyız. İndirme de kötü demiyorum çünkü ilk başta indirme var yani mobil uygulama indirme olmadan diğeri olmaz. Ama indirme başlı … ### #59 İnsanlık: Versiyon 2.0, SORA ile Başlayan Yeni Çağ URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/insanlik-versiyon-2-0-sora-ile-baslayan-yeni-cag · Tarih: 2025-10-07 · Süre: 12 dk Yapay Zeka İnsanlığı Silmeye mi Başladı SORA Gerçeği Yapay zekanın hayatımıza getirdiği kolaylıkları konuşurken, aslında sessizce elimizden alınan bir şey var: kimliğimiz. Artık algoritmalar bizi bizden daha iyi tanıyor. Ne izlediğimizi, neyi sevdiğimizi, hangi duyguda olduğumuzu biliyor. Ama bu süreçte biz ne kadar “biz” kalabiliyoruz? Bu bölümde “Yapay Zeka İnsanlığı Silmeye mi Başladı SORA Gerçeği” sorusunun peşine düşüyorum. Çünkü bugün gördüğümüz dijital dönüşüm, sadece teknolojiyle ilgili değil, insan olma halimizin yeniden tanımlanmasıyla ilgili. Gerçek ile sanalın iç içe geçtiği bir dönemde, sosyal medyada gördüğümüz yüzlerin, seslerin, hatta karakterlerin gerçekten bir insana mı yoksa bir yapay zekaya mı ait olduğunu artık ayırt edemiyoruz. Yapay zekâ bizi birer “veri seti”ne dönüştürdü. Kişiliğimiz, zevklerimiz, tarzımız — hepsi ölçülebilir hale geldi. Artık “ben kimim” sorusu yerini “algoritma beni nasıl tanımlıyor” sorusuna bırakıyor. Kendimizi göstermek için içerik üretiyoruz ama o içerikler zamanla bizi şekillendiriyor. Profil fotoğrafımızdan ses tonumuza kadar her detay, dijital bir kimliğin yeniden kurgulanması anlamına geliyor. Bir de işin cinsiyetsizleşme boyutu var. AI tarafından üretilen karakterlerin çoğu artık nötr yüz hatlarına, belirsiz ses tonlarına sahip. Sanatta, modada, içerik üretiminde cinsiyet rolleri silikleşiyor. Bazıları bunu kapsayıcılık olarak görüyor, ama aslında insanın eşsizliğinin kaybolmasına neden oluyor. Yapay zekâ bizi farklı kılmıyor, birbirimize benzetiyor. Ve tam bu dönemde, OpenAI yepyeni bir platformla karşımıza çıktı: SORA. SORA, tamamen yapay zekalar tarafından yönetilen bir dijital evren. İnsan yerine yapay zekâ karakterlerin içerik ürettiği, konuştuğu ve etkileşim kurduğu bir sosyal medya dünyası. Yani burada artık “kullanıcı” değil, “yapay kimlikler” var. Kendine ait bir avatar, ses, hikâye oluşturuyorsun — ama hepsi algoritma tarafından besleniyor. OpenAI bunu “yaratıcılığın sınırlarını genişletmek” olarak tanımlıyor, ama aslında insan üretiminin sonuna doğru giden bir yol açıyor. Çünkü artık gerçeklik önemini yitiriyor. Bir videonun, bir sesin ya da bir paylaşımın arkasında bir insanın olup olmaması fark etmiyor. SORA, yapay zekânın sadece üretim aracı değil, kültürün yeni mimarı olduğunu gösteriyor. Gelecekte takip ettiğimiz hesapların arkasında kim olduğunu bile bilmeyeceğiz. Ama belki de artık bu kimseyi ilgilendirmeyecek. Çünkü algoritmalar için önemli olan “kimin konuştuğu” değil, “kimin etkileşim aldığı.” Peki insanlık bu denklemde nerede duruyor? Yapay zekâ bizi silmeye mi başladı, yoksa biz mi kendi kimliğimizi teslim ediyoruz? Gerçek soru bu. Ben Faruk Toprak. Bu bölümde yapay zekânın insan kimliğini nasıl dönüştürdüğünü, bizi nasıl kimliksizleştirdiğini ve OpenAI’ın SORA platformuyla başlayan yeni dijital kimlik çağını konuşuyoruz. Unutma, algoritmalar seni taklit edebilir ama kendin olma halini asla kopyalayamaz. Beni Instagram'dan takip etmek için tıklayın @ faruktoprakx . Transkript (otomatik, özet): Hazırsanız derin bir nefes alalım ve şimdi de dijital dünyanın aynasına biraz daha yakından bakalım. Herkese selamlar. Bugün biraz daha farklı bir konudan dijital dünyanın insana nasıl dokunduğundan bahsetmek istiyorum. Özellikle yapay zekanın sadece üretkenliği arttırmadığı, aynı zamanda bizi farkında olmadan kimliksizleştirdiği ve maalesef cinsiyetsizleştirdiği bir döneme doğru gidiyoruz. Ve bunun tam da ortasında 30 Eylül 2025 tarihinde OpenAI tarafından duyurulan yeni sosyal medya platformu Sora var. S-O-R-A Bu platform insanın yerini alan bir yapay kimlik ekosistemi olma potansiyeli ile karşımızda. Hani bugün o çektiğimiz selfiler var ya, hele bir de bazıları çok seviyor. FaceApp uygulamasına gidiyor, değiştiriyor, bambaşka birine dönüştürüyor kendisini ya da arkadaşlarını. Arkadaşlar sanırım son dönemlerini yaşıyoruz. Sonra da tamamen yapay zeka ile oluşturulmuş videolar, fotoğraflar ve olaylar zinciri var. Hem arkadaşlarımız hem kendimiz artık bize ait olmayan gerçek fotoğraf ve videoları göremeyeceğiz. Tamamen yapay. Hazırsak başlayalım. Bugün sosyal medyada gördüğümüz yüzlerin, duyduğumuz seslerin hatta izlediğimiz videoların çoğunun artık gerçek insanlara ait olup olmadığını bile bilemiyoruz. AI modelleri öylesine gelişti ki bir insan profili oluşturmak, onun yüzünü, sesini, geçmişini ve ilgi alanlarını kopyalamak sadece dakikalar sürüyor. Yapay zeka insanın dijital dünyadaki temsilini artık bir kişilikten ziyade bir veri setine indirgedi. Bakın burası çok önemli. Biz farkında olmadan kendi kimliğimizin yerine optimize edilmiş, algoritmaların sevdiği, dikkat çeken, duygusal tepki uyandıran versiyonlarımızı üretmeye başladık arkadaşlar. Ve artık kim olduğumuzdan çok dijitalde nasıl göründüğümüz önemli hale gelmeye başladı. Ve bu süreçte yapay zekanın etkisiyle oluşan en büyük tehlike şu kimlik bulanıklığı. Artık bir içerik gördüğümüzde bu gerçekten bir insan mı diye düşünmeden edemiyoruz. Öyle değil mi? Yani ben özellikle bazı videolarda diyorum ki ya bu gerçek olamaz. Özellikle bu sorgu toplumsal güvenin temelini sarsıyor. Yapay zeka bizi insan gibi davranan makinelerle değil makine gibi davranan insanlarla karşı karşıya bıraktı. Bu birinci korkunç yaşanan bir olay toplumumuzda yani toplumumuzda dediğim insan toplumunda. Bir diğer ilginç boyut ise cinsiyetsizleşme. Bakın çok tehlikeli bir durum. Yapay zeka tarafından üretilen içeriklerde özellikle sanat, moda, reklam alanlarında artık cinsiyet giderek siliniyor. Sesler nötrleşiyor, yüzler androşelleşiyor, karakterler herkese ait ama kimseye ait olmayan bir biçime bürünüyor. Bu durum toplumun geleneksel kadın erkek kimliğinden uzaklaşmasına, insan olma halinin bile yeniden tanımlanmasına yol açıyor ki bu bence en tehlikelisi. Ve AI üreticileri genelde bunu çeşitlilik ve kapsayıcılık adına yaptığını zannediyor ama sonuçta ortaya çıkan şey aslında insanın silikleşmesi oluyor. Arkadaşlar artık güzellik, erkeklik, kadınlık, duygu, zarafet, güç gibi kavramların hepsi veri puanları haline geldi. Yani bu modelin kaç puanlık çekiciliğe, kaç puanlık güce sahip olduğuna göre üretiliyoruz ve içeriklerimizi üretiyoruz. Gerçek şu ki yapay zeka kimliği yavaş yavaş bir simülasyona dönüştürüyor, insanı değil algılanan insanı merkeze alıyor. Ve bu da bizde bireysel farklılıkların, kültürlerin ve maalesef ki çok acı duyguların silinmesi anlamına geliyor. Bakın şu anda bizi robotlardan ya da makinelerden ya da yapay zekadan ayıran şeyin duygu olduğunu biliyoruz. Onlarda duygunun olmadığını biliyoruz. Ve bu şu anki bilgimizle bildiğimiz şey, belki de onlarda duygu gelişecek. Çünkü insan ruhunda da, ruh katmanında da ya da aura katmanında da düşünce katmanı var, duygu katmanı var. Şimdi yapay zekada düşünce … ### #58 Müşteri Deneyiminde Kişiselleştirme ve Yapay Zeka Kullanımı URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/musteri-deneyiminde-kisisellestirme-ve-yapay-zeka-kullanimi · Tarih: 2025-09-30 · Süre: 12 dk Müşteri Deneyiminde Kişiselleştirme ve Yapay Zeka Müşteri deneyimi artık sadece bir hizmet kalitesi konusu değil, markaların rekabet avantajı yaratmak için en güçlü silahlarından biri. Dijital pazarlamanın hızla değişen dünyasında kişiselleştirme, müşteri ile marka arasındaki bağı güçlendirmenin en etkili yollarından biri haline geldi. Peki bu kişiselleştirmeyi mümkün kılan teknoloji ne? Tabii ki yapay zeka. Kişiselleştirme Neden Bu Kadar Önemli Her müşteri markalardan kendisini özel hissettirmesini bekliyor. Tek tip mesajlar, herkese aynı e-mail ya da reklam gönderimleri artık işe yaramıyor. Bunun yerine her bir müşterinin davranışlarını, tercihlerini ve ihtiyaçlarını analiz ederek ona en uygun içerikleri sunmak gerekiyor. Yapay Zeka ile Davranış Analizi Yapay zeka, müşterilerin bıraktığı dijital izleri analiz ederek hangi ürünlere ilgi gösterdiğini, hangi içeriklerde daha fazla vakit geçirdiğini ya da hangi dönemde alışveriş yapma ihtimalinin yüksek olduğunu tahmin edebiliyor. Bu sayede markalar, tam da doğru zamanda doğru tekliflerle müşterilerinin karşısına çıkabiliyor. Dinamik ve Kişiye Özel İçerikler Bugün e-postalar, web siteleri ve mobil uygulamalar, yapay zekanın desteğiyle kişiye özel hale getirilebiliyor. Amazon’un öneri motoru, Netflix’in içerik tavsiyeleri ya da Spotify’ın haftalık keşif listeleri bu teknolojinin en bilinen örnekleri. Her müşteri kendisine özel bir deneyim yaşadığı için markayla olan bağı güçleniyor. Chatbotlar ve 7/24 Destek Müşteri hizmetlerinde yapay zeka destekli chatbotlar, kişiselleştirmenin önemli bir parçası. Artık sadece hızlı cevap veren basit botlar değil, müşteriyi tanıyan, geçmiş konuşmaları hatırlayan ve ihtiyaca göre yönlendirme yapan akıllı asistanlardan bahsediyoruz. Bu hem maliyetleri düşürüyor hem de müşteri memnuniyetini artırıyor. Öngörüsel Pazarlama Stratejileri Yapay zekanın en güçlü özelliklerinden biri, sadece mevcut verileri değil, gelecekteki davranışları da tahmin etmesi. Bir bankanın hangi müşterisinin hangi dönemde krediye ihtiyaç duyacağını öngörmesi ya da bir e-ticaret sitesinin hangi bölgede hangi ürünün daha çok satılacağını önceden bilmesi mümkün hale geliyor. Gerçek Hayattan Örnekler Starbucks, mobil uygulaması üzerinden kişiye özel kampanyalar sunuyor ve bu sayede satışlarını ciddi oranda artırıyor. Sephora, yapay zeka destekli yüz analiziyle müşterilere uygun ürünler öneriyor. Netflix ise sadece içerik önerisi yapmakla kalmıyor, hangi saatte hangi içeriğin sunulması gerektiğini dahi belirliyor. Veri Güvenliği ve Etik Konular Kişiselleştirme için toplanan verilerin güvenliği büyük önem taşıyor. Müşteriler, markaların şeffaf olmasını ve verilerinin etik kurallara uygun şekilde kullanılmasını bekliyor. Güven sağlanmadığı takdirde kişiselleştirme fayda yerine zarar verebilir. Sonuç Kişiselleştirme artık lüks değil, markaların ayakta kalabilmesi için zorunlu bir strateji. Yapay zeka ise bu stratejiyi daha ölçeklenebilir, daha verimli ve daha etkili hale getiriyor. Gelecekte müşteriler markalara değil, markalar müşterilere uyum sağlayacak ve bu dönüşümde yapay zekanın rolü çok daha kritik olacak. Transkript (otomatik, özet): Herkese selamlar Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz. Bugün sizlerle iş dünyasında büyük fark yaratan ve geleceğinde aslında tam ortasında yer alan çok önemli bir konuyu konuşmak istiyorum arkadaşlar. Bugünkü konumuz müşteri deneyiminde kişiselleştirme ve yapay zeka kullanımı. Artık hepimiz biliyoruz değil mi? Yani dijital pazarlama dünyasında en önemli değerlerden birisi müşteriyi tanımak ve ona özel deneyimler sunabilmek. Çünkü rekabet o kadar fazla ki ve tüketicinin dikkat süresi o kadar kısa ki alternatifler sınırsız yani sınırsız sayıda. Bunlardan ötürü bu yüzden markaların ayakta kalabilmesi için müşterinin kendisini özel hissetmesini sağlaması gerekiyor. Tüm markalar bunu sağlamak zorunda. İşte tam bu noktada yapay zeka devreye giriyor. Peki yapay zeka müşteri deneyiminde nasıl kullanılır? Gelin bunu adım adım ele alın. Birinci nokta davranışsal veri analizi. Bakın yapay zeka müşterilerin web sitelerinizde, mobil uygulamanızda ya da sosyal medyada ya da mağazalarda, fiziksel mağazalarınızda bıraktıkları dijital izleri analiz edebiliyor. Bu verilerden hareketle müşterilerinizin ilgi alanlarını, satın alma niyetini ve ihtiyaçlarını öngörebiliyor. Örneğin bir tane e-ticaret sitesinde sürekli spor ayakkabı kategorisine bakan bir kullanıcıya, yapay zeka o kişinin ilgisini çekecek yeni ayakkabı modellerini, indirimleri ya da ona özel fırsatları gösterebiliyor. Özellikle bunu nerede kullanıyor? Büyük markalar. Çünkü büyük markalar var ya, ah o büyük markalar. Özellikle baş harfi T öyle bir bildirim gönderiyor ki, yahu sepete eklemiş kullanıcı. Tamam kredi kartında limit yok, ekstresini bekliyor garibim, ekstresi bitsin, ödeme tarihi gelsin ödesin, sonra satın alacak zaten onu. Yani ama o markalar, büyük markalar öyle bir bildirim gönderiyor ki ekstre daha gelmeden ödemeyi yapmadan kullanıcı alıyor. Neden alıyor? Çünkü çok güzel bir indirim sunuyor ve kullanıcı diyor ki ya ben çok güzel kâra geçtim. Gerçekten kâra mı geçti tartışılır. Bazı kampanyalar çok iyi ama bazı kampanyalarda gerçekten insanları manipüle etmeye yönelik. Ürünün fiyatı 2000, çıkarıyor 2100'e, düşürüyor 2000'e, yahu sepete eklediğiniz fiyatı unutuyorsunuz belli bir süreden sonra. Ama sanki gerçekten büyük bir indirim varmış gibi hemen hızlı bir şekilde satın alıma yöneliyorsunuz. Ya da size o kadar güzel bir teklif sunuyor ki reddedemeyeceğiniz bir bildirim geliyor. Dolayısıyla sizi harekete geçiriyor. Bakın bu pazarlamada çok güzel, mantıklı ama arkasında bir insan yok. Bu trigger'larda, trigger diyoruz biz bunlara, tetikleyicilerde bir kişi yok. Çünkü o markanın zaten var 80 milyon müşterisi ya da kullanıcısı artık her neyse. Ve o kullanıcılara tek tek sepetine eklediği ürünlere yönelik bir bildirim göndermek böyle bir kişinin yapabileceği bir iş değil arkadaşlar. Bakın ben size söyleyeyim. Dolayısıyla arka tarafta bir zeka çalışıyor, bir makine çalışıyor. İşte yapay zeka. Bu birinci noktamız. Davranışsal veri analiziydi. Bunu cebe koyduk. İkincisi de dinamik kişiselleştirilmiş içerik. Bakın bu özellikle çok teknik bilgiye sahip olmanıza gerek yok. Hepinizin yapabileceği bir konu. Eskiden herkes aynı e-maili alırdı, aynı kampanya mesajını görürdü. Bugün ise sistem farklı. Bugün yapay zeka sayesinde her müşteri farklı bir içerikte karşılaşabiliyor. E-postalarda kişiye özel ürün önerileri sunabiliyoruz. Web sitelerinde kullanıcıya göre değişen bannerlar oluşturabiliyoruz. Ve da sosyal medyada kişiselleştirilmiş reklamlar kullanıcının karşısına çıkartabiliyoruz. Bu noktada özellikle Amazon'un öneri motorunu ya da Netflix'in film öneri sistemini ya da Spotify'ın haftalık keşif listelerine örnek verebiliriz. Öyle değil mi? … ### #57 LinkedIn’de Gördüğüm B2B Fırsatlarını Seninle Paylaşıyorum URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/linkedin-de-gordugum-b2b-firsatlarini-seninle-paylasiyorum · Tarih: 2025-09-23 · Süre: 11 dk LinkedIn’de B2B Pazarlamanın Altın Çağı B2B pazarlama dünyasında yepyeni bir dönem başladı ve bu dönemin adı LinkedIn! Artık şirketlerin yeni müşteri bulmak, karar vericilere ulaşmak, marka bilinirliğini artırmak ve güven kazanmak için tercih ettiği ilk mecra LinkedIn oldu. Peki bu neden böyle? Ve bu platformda gerçekten neler yaparak rakiplerinden bir adım öne geçebilirsin? İşte bu bölümde hepsini konuşuyoruz. Bu bölümde sana LinkedIn’de B2B pazarlamanın neden altın çağını yaşadığını anlatıyorum. LinkedIn’in 1 milyarı aşan kullanıcı sayısı, içerik algoritmasının profesyonel içerikleri öne çıkarması, lead generation formlarının gücü ve account-based marketing fırsatları ile nasıl büyük bir fark yarattığını detaylarıyla öğreneceksin. Özellikle B2B karar alıcılarının LinkedIn’de aktif olduğunu düşünürsen, bu platformda varlık göstermek artık sadece bir seçenek değil, tam anlamıyla bir zorunluluk. Peki içerik tarafında ne yapılmalı? Hikaye anlatımıyla şirketinin başarılarını paylaşmak, thought leadership oluşturmak, eğitim içerikleriyle uzmanlığını göstermek, veri odaklı paylaşımlar yaparak güven kazanmak ve çalışanlarını işin içine katarak daha güçlü bir görünürlük elde etmek… Tüm bu stratejilerin LinkedIn’de nasıl bir etki yarattığını örneklerle aktarıyorum. Reklam tarafında ise LinkedIn’in sunduğu en büyük avantajlardan biri lead gen formları. Tek tıkla doldurulabilen formlar sayesinde sıcak lead’ler toplamak mümkün. Bunun yanında web sitesi ziyaretçilerini yeniden hedefleme, spesifik şirketlere yönelik account-based marketing kampanyaları ve doğrudan karar vericilerin inbox’ına düşen conversation ads gibi güçlü araçlar da işin içine giriyor. Bölümde bu reklam formatlarını nasıl kurgulaman gerektiğini ve hangi durumlarda daha yüksek dönüşüm elde edebileceğini de bulacaksın. Ayrıca sadece teknik anlatımla kalmıyor, gerçek senaryolara da değiniyorum: SaaS firmalarının webinar kayıtlarını LinkedIn üzerinden nasıl yüzlerce nitelikli müşteri adayına dönüştürdüğünü, Endüstriyel ürün satan şirketlerin global distribütörlere LinkedIn reklamlarıyla nasıl ulaştığını, Danışmanlık firmalarının thought leadership içerikleriyle nasıl güven kazanıp müşteri portföyünü büyüttüğünü dinleyeceksin. Bu bölümün sonunda LinkedIn’de B2B pazarlamanın sana nasıl yeni kapılar açabileceğini çok daha net göreceksin. Artık sadece reklam çıkmak değil, içerik üretmek, insanlarla bağ kurmak, güven kazanmak ve en önemlisi doğru kitleye ulaşmak gerekiyor. LinkedIn’in B2B pazarlama için altın çağı daha yeni başlıyor, bu fırsatı yakalayan şirketler önümüzdeki yıllarda ciddi bir fark yaratacak. Eğer B2B pazarlama alanında yeni stratejiler arıyorsan, müşterilerine ulaşmakta zorlanıyorsan veya LinkedIn’de içerik üretmek konusunda nereden başlaman gerektiğini bilmiyorsan, bu bölüm tam sana göre. Hazırsan gel, LinkedIn’de B2B pazarlamanın altın çağına birlikte adım atalım. Transkript (otomatik, özet): Yıllardır çok sevdiğim bir abim var ve kendisi toptan ürün satıyor. Ve bana her seferinde geliyor diyor ki ya Faruk şu iş yeri bir büyütemedik. Toptan ürün satışına bir el atmadın bize diyor. Abi dedim bu olay geçen sene yaşandı artık en sonunda. Abi dedim bak dedim gel dedim senin reklam hesabını ben yöneteyim ama bana karışma dedim. Ben dedim meta tarafında değil seni LinkedIn'de şahlandıracağım dedim. Nasıl ya dedi. Bak dedim seni sattığın ürünler, toptan satmaya çalıştığın ürünler, karar vericilere ulaşılması gereken ürünler dedim. Yani karar vericiler neredeyse bizim reklamımıza orada çıkmamız lazım dedim. Ya da karar vericilerin bilgileri sende mevcutsa eğer o kişilere bir şekilde izin alınmış haliyle ya mail marketing yani e-posta pazarlaması ya da WhatsApp marketing dediğimiz WhatsApp pazarlaması stratejisini uygulamamız lazım dedim. Ya da bunların hiçbirini yapamıyoruz yani pazarlama izinlerimiz yok. Bu kişilerin bilgilerini Google gibi reklam platformlarına yükleyerek onları YouTube'da, Gmail'de ya da Google'da bir arama yaptıklarında onların karşısına çıkabiliriz dedim. Ama elinde hiçbir data yoksa senin dedim bu karar vericilere ulaşabileceğin mecra LinkedIn. Evet arkadaşlar LinkedIn'i denedi ve şu anda çok başka bir kul vardı. Şampiyonlar ligine geçti. Şimdi arkadaşlar bugün LinkedIn'de B2B pazarlamasını konuşacağız. Bakın B2B diyorsam az önceki verdiğim örnekteki çok sevdiğim abimde yaşadığım bu olay gibi business to business bunun çevirisi yani İngilizce kısaltma ama işletmeden işletmeye yapılan satışlar. Bazen bireysel de oluyor yani işletmeden bireylere yapılan satışlar ama toptan satışlar. Toptan satış dediğim nedir? Yani perakende satışla toptan satış arasındaki fark şu. Perakende de belirli bir adete kadar alınır. Toptan da çok daha fazla alım yapılır. Bir de şu an her ne kadar konuşulmuyor olsa bile Amazon'un çok güzel bir B2B ekranı var. B2B üreticilere özel açılmış bir platform var. Orada da alıcılara ulaşabilirsiniz. Bakın toptan ürün satış yapabilirsiniz. Sadece Türkiye ile kısıtlandırmayın kendinizi. İhracat zaten çok başka bir kul vardı. Türkiye'den yurt dışına satış yapan çok fazla firma var. Toptan ürün satan, konteyner konteyner satan çok fazla firma var. Siz de bu şekilde toptan ürün satmak istiyorsanız bakın bir numaralı kural. Dijitalleşmeniz gerekiyor. Zaten hani bunu yaptığınızı varsayıyorum. Zaten dijitalleşmediyseniz yani hani buna artık diyecek bir şey bulamıyorum. Hadi artık bu şu saatten sonra dijitalleşin bir an önce. Sonrasında da arkadaşlar bir pazarlama bütçesi ayırmanız lazım. Bakın herkes para kazanmak istiyor ama para kazanmanın bir numaralı kuralını unutuyor. Bir numaralı kural nedir? Para harcamak. Arkadaşlar para harcamadan para kazanılmıyor. Burada önemli olan konu parayı doğru yere harcamak. Harcamaktan kastım da hadi gidelim savuralım oraya reklam işte billboardlara reklam otobüse reklam hayır. Bak daha önceden örnek de var Galatasaray ya sponsor olmuş formanın üstüne markasını bastırmış ama sonrasında iflas edip yok olmuş bir firma örneği de var Türkiye'de. Ben böyle bir para harcamaktan bahsetmiyorum. Parayı doğru yere harcayın. Bakın adım kadar eminim o firmaya gitseydik ben ve ekibim gitseydik deseydik ya seni dijitalle çok iyi bir konuma getireceğiz bize şu kadar bütçe ayırsan yeterli deseydik kabul etmezdi. Ama bazı insanlarda o kadar çok yüksek ego var ki diyor ki ya beni herkes görsün. Ya seni herkes görsün ama para … ### #56 2025 Sonbaharında Dijital Reklam Trendlerini Açıklıyorum URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/2025-sonbaharinda-dijital-reklam-trendlerini-acikliyorum · Tarih: 2025-09-16 · Süre: 12 dk 2025 Sonbaharında Dijital Reklam Trendleri Neleri Değiştirecek? 2025 sonbaharıyla birlikte dijital reklam dünyası yepyeni bir döneme giriyor. Yapay zeka destekli kampanya optimizasyonlarından çerezsiz dünyaya geçişe, dikey video içeriklerden mikro-influencer iş birliklerine kadar markaları bekleyen büyük bir dönüşüm var. Bu bölümde, sonbahar sezonuna hazırlanırken öne çıkacak dijital reklam trendlerini derinlemesine ele alıyorum. Yapay zekanın reklam metinlerini, görsellerini ve hedeflemeyi nasıl dönüştürdüğünü, dinamik ve kişiselleştirilmiş reklam deneyimlerinin satışlara nasıl katkı sağladığını, sesli arama ve podcast reklamlarının neden yükselişte olduğunu konuşuyoruz. Google’ın 3rd party çerezleri tamamen kaldırmasıyla birlikte markaların nasıl first-party data toplaması gerektiğine, CRM entegrasyonlarının önemine ve kullanıcı verisi yönetiminde şeffaflığın neden kritik hale geldiğine değiniyoruz. 2025 sonbaharının en büyük sürprizlerinden biri de video reklamların geleceği. TikTok, Instagram Reels ve YouTube Shorts’un yön verdiği 9:16 dikey video formatı artık tüm platformlarda ana akım haline geldi. Tüketicilerin samimi, hızlı ve gerçekçi içeriklere verdiği tepki, markaları daha doğal reklam stratejileri geliştirmeye zorluyor. Aynı zamanda etkileşimli ve alışverişe yönlendiren reklam modelleri — örneğin canlı yayın üzerinden alışveriş, AR ile ürün deneme deneyimleri veya QR kod entegreli kampanyalar — e-ticaret tarafında devrim yaratıyor. Mikro-influencer iş birlikleri de sonbaharın dikkat çeken trendlerinden biri. Büyük kitlelere ulaşan makro influencer’ların yerini, topluluklarıyla güçlü bağ kuran ve yüksek etkileşim sağlayan mikro influencer’lar alıyor. Özellikle moda, teknoloji, kozmetik ve yerel işletmeler için bu iş birlikleri daha organik ve sürdürülebilir sonuçlar doğuruyor. Bir diğer öne çıkan başlık ise artırılmış gerçeklik (AR) ve metaverse deneyimleri. Tüketiciler ürünleri satın almadan önce sanal ortamda deneyimlemek istiyor. Sonbaharda markaların, kullanıcıların evinden çıkmadan ürünleri test edebileceği AR çözümlerine daha fazla yatırım yapacağını göreceğiz. Performans pazarlamasında ölçümleme yöntemleri de ciddi bir dönüşüm içinde. Çerezsiz dünyada incrementality testleri, Marketing Mix Modeling (MMM) ve platform içi dönüşüm API’leri markaların reklam etkinliğini anlamasında kritik hale geliyor. Türkiye’deki markalar için Meta Conversion API ve Google Ads Enhanced Conversions geçişleri önümüzdeki aylarda gündemin üst sıralarında olacak. Ve son olarak sonbaharın ruhuna uygun bir trend: duygusal hikaye anlatımı. İnsanlar sadece indirim veya satış mesajı görmek istemiyor. Onlarla empati kuran, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projelerine yer veren markalar, daha güçlü bir marka bağlılığı oluşturacak. Bu, özellikle yıl sonuna doğru yapılacak kampanyalarda tüketici tercihlerini doğrudan etkileyecek. Kısacası 2025 sonbaharı dijital reklamlarda akıllı teknolojilerin, kişiselleştirilmiş deneyimlerin ve güvene dayalı pazarlamanın yılı olacak. Rekabetin bu kadar yoğun olduğu bir dönemde öne çıkmak isteyen markaların bu trendlere hızla uyum sağlaması gerekiyor. Bu bölümde sizlere sadece trendleri anlatmıyorum, aynı zamanda bu değişimlere nasıl hazırlanabileceğinizi, markanızı geleceğe taşıyacak hangi stratejilere odaklanmanız gerektiğini de paylaşıyorum. Türkiye’de Dijital Pazarlama Podcasti’nin bu bölümünü dinleyerek hem 2025 sonbaharındaki reklam dünyasına yön veren dinamikleri öğrenecek hem de kendi kampanyalarınızı daha güçlü kılacak fikirler bulacaksınız. Ben Faruk Toprak. Eğer bu bölümden ilham aldıysanız, podcasti takip etmeyi unutmayın. Görüş ve sorularınız için bana faruk@joykek.com üzerinden ya da Instagram’da @faruktoprakx hesabımdan ulaşabilirsiniz. Transkript (otomatik, özet): Herkese selamlar. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Bugün sizlerle 2025 yılının bu sonbaharında öne çıkan dijital reklam trendlerini konuşmak istiyorum. Her yıl reklamın dünyası değişiyor. Ama son yıllarda yapay zeka geldi bir yandan, gizlilik regulasyonları değişti, tüketici davranışlarındaki dönüşüm ve yeni nesil medya formatları bu değişimi hiç olmadığı kadar hızlandırdı. O yüzden ben de şimdi dedim ki özellikle bu sonbahar dönemine girerken markaların reklam bütçelerini, stratejilerini ve yaratıcılık anlayışlarını yeniden gözden geçirmesi gerekiyor dedim ve bu podcast bölümünü çektim. 2025'in bu sonbaharında bizi hangi reklam trendleri bekliyor? Gelin birlikte detaylıca inceleyelim. Şimdi artık belki bunu duymaktan çok sıkıldınız ama yapay zeka destekli reklam optimizasyonuyla ben başlayacağım. Yani birinci sıraya yapay zekayı koyuyorum. Son zamanlarda böyle sanki iki yıldır özellikle son yıl ağırlıklı olacak şekilde çok fazla sık bir şekilde duyduk bu kelimeyi, yapay zekayı. 2025'e girdiğimizden beri yapay zeka sadece hedefleme değil, bunun da ötesinde. Yani reklam metinlerinin oluşturulmasında, görsellerinin otomatik üretilmesinde başrolde şu anda değil mi yapay zeka? Sonbahar döneminde de markalar kampanyalarını tek bir kreatif üzerinden değil, AI'ın ürettiği yüzlerce varyasyon üzerinden test ediyor olacak. Eğer siz de sadece tek bir görsel reklam çıkıyorsanız yapmayın bunu. AI ile varyasyon sayısını arttırın. Google Ads'te, Meta Ads'te, TikTok'ta bu reklamları bolca kullanabilirsiniz. Ve özellikle bu platformlar yani Google, Meta, TikTok, AI modellerini çok hızlı bir şekilde geliştirdi. Hem kampanyaların hedeflemesinde hem de bu yıl gelecek olan reklam kreatiflerinin oluşturulmasında. Şimdi Meta'da reklam çıktığınızda hatırlayın. Siz bir tane primary text dediğimiz yani reklam metni yazdığınızda altına da 5 tane yapay zekanın generate ettiği, oluşturduğu reklam metinleri geliyor. İşte burada da şimdi yakında görselleri de göreceğiz. Banner'ları da göreceğiz. Yapay zekanın oluşturduğu birden fazla görseli göreceğiz. O da şu anlamına geliyor. Yani artık reklam çıkmak daha da kolaylaşacak. Kreatif tarafta daha az vakit harcayacağız. Şimdi yapay zekayı birinci sıraya koydum. İkinci sıraya da kişiselleştirme ve dinamik reklam deneyimini koyabilirim. Bu yeni trendlerin arasında yer alan reklamlardan bir tanesi, stratejilerden bir tanesi. Bu da ne demek? Biz artık kullanıcıya aynı reklamları defalarca göstermek yerine kişiye özel içerik kurguları hazırlayabiliriz. Yani sonbahar sezonu demek nedir? İki bölümdür hep tekrarlıyorum ama okula dönüş, yeni koleksiyonlar ve yaklaşan Black Friday değil mi? Özellikle yıl sonu alışveriş maratonu bu süreç. Ve biz de markalar olarak bu dönemde kullanıcıların alışveriş geçmişine, lokasyonuna ve hatta hava durumuna, onu da geçtim ruh haline göre değişen reklam mesajları kurgulamaya odaklanıyoruz. Bu bizim ikinci stratejimiz. Ne tuhaf değil mi kullanıcıların ruh halini hedefleyebilmek? Yani üzgünse bizim reklamımızı gördüğünde üzgün, mutluysa mutlu şeklinde. Reklam metinleri de buna göre optimize olabilir aslında. Hedeflemede böyle bir seçenek olsa hiç de fena olmaz. Şu anda kendini depresyonda hissedenlere reklamlarımı gösterme şeklinde. Sonra üçüncü seçenekte de gizlilik odaklı, reklamcılık ve çerezsiz dünya. Sonbahar 2025'in belki de en önemli kırılımı bu. Üçüncü parti çerezlerin tamamen tarihe karışması olacak. Özellikle Google'ın Chrome'daki çerez desteğini tamamen kaldırmasıyla birlikte markalar, first party data dedikleri yani kendi topladıkları müşteri verilerine yönelmek zorunda kalacaklar. Burada da CRM entegrasyonları, müşteri kulüpleri belki ya da e-posta pazarlama listeleri ve WhatsApp, business, … ### #55 Mevsimsel Dönüşüm Başladı! Hadi Yaz Tatilinden Sonra Satışları Canlandıralım 🚀 URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/mevsimsel-donusum-basladi-hadi-yaz-tatilinden-sonra-satislari-canlandiralim · Tarih: 2025-09-09 · Süre: 12 dk Yaz Bitti, Tüketici Geri Döndü! Peki Markanız Bu Dönüşe Hazır mı? Bu bölümde, yaz tatilinin rehavetini geride bırakıp Eylül ayıyla birlikte yeniden alışveriş moduna giren tüketicilere nasıl etkili şekilde ulaşabileceğinizi detaylıca konuşuyoruz. Yaz boyunca pek çok sektörde düşen satışlar, Eylül’le birlikte yeniden canlanma potansiyeli taşıyor. Tatilden dönen, okul ve iş düzenine yeniden adapte olan tüketiciler için doğru zamanda, doğru mesajlarla harekete geçmek kritik. Eğer sen de bu dönemi sadece bir geçiş süreci değil, bir büyüme fırsatı olarak değerlendirmek istiyorsan bu bölüm tam sana göre! Bölümde Neler Konuşuyoruz? Tatil Sonrası Tüketici Psikolojisi: Yeniden başlangıç hissi, ertelenen ihtiyaçlar ve motivasyon arayışı Eylül ayının davranış kodlarını belirliyor. Tüketiciler yaz boyunca alışverişi ertelemiş olabilir; şimdi doğru tetikleyicilerle harekete geçirme zamanı. Kampanya Teması Önerileri: İndirim değil, dönüş mesajı ver! “Okula Dönüş”, “Ofise Merhaba”, “Yazdan Sonra Yenilen” gibi kampanya başlıklarıyla mevsimsel farkındalık yarat. E-Posta ve WhatsApp Geri Dönüş Stratejileri: Sessiz kalan kullanıcı listeni yeniden aktifleştirmek için özel otomasyonlar, kişiselleştirilmiş kampanyalar ve dikkat çekici mesajlaşmalarla satışları hızlandırmanın yolları. Mikro Influencer İşbirlikleriyle Organik Dönüş: Yeni sezon favorilerini tanıtan içeriklerle hem güven kazan, hem de görünürlüğünü artır. Reels ve TikTok içerikleriyle dönüşü enerjik bir şekilde karşıla! Hediye ve Sadakat Kampanyaları: Sepet üstü sürprizler, Eylül’e özel sadakat programları, geri dönen müşteriye özel avantajlar… Duygusal bağlılık kur ve Eylül’ü sadakat kazanım ayına çevir. Google ve Meta Reklam Stratejileri: Sezonluk aramalara yönelik Google kampanyaları nasıl kurgulanmalı? Tatil sonrası remarketing nasıl yapılmalı? Meta Ads’te hangi reklam formatları daha çok işe yarıyor? Web Sitesi ve UX Güncellemeleri: Yaz temalı slider’lardan kurtul, yeni sezona uygun mesajlarla kullanıcıyı yakala. Chatbot, popup ve banner’larını mevsime göre güncelle, ziyaretçiyi Eylül havasına sok. Bu Bölüm Kimler İçin? E-ticaret yöneticileri Pazarlama profesyonelleri Girişimciler Kampanya planlaması yapan markalar Performans reklamları yöneten ajanslar Müşteri sadakati ve geri kazanımı üzerine çalışan CRM uzmanları Her sezon bir fırsattır. Ama mevsimsel dönüşler , doğru okunursa markaları rakiplerinden birkaç adım öne taşıyabilir. Bu bölümü dinledikten sonra sen de markana özel bir “Dönüşüm Planı” oluşturabileceksin. 🎧 Hazırsan kulaklığını tak ve Eylül’ün pazarlama potansiyelini birlikte keşfedelim! Her bölümde olduğu gibi, bu podcastte de sana ilham vermek, stratejik bakış açısı kazandırmak ve dijital pazarlamada elini güçlendirmek için buradayım. Soruların, danışmanlık ihtiyaçların ya da önerilerin olursa faruk@joykek.com adresinden bana ulaşabilir veya @faruktoprakx Instagram hesabımdan DM gönderebilirsin. Türkiye’de dijital pazarlamanın nabzını tutmak için beni takip etmeyi unutma. Yeni sezona güçlü giriyoruz, sende varsın değil mi? Transkript (otomatik, özet): Tam podcast'i başlatacağım, tuşa basacağım, kayıt tuşuna bir mail geldi. Şöyle bir mail açayım dedim, bir bakayım eyvah dedim. Çünkü gönderen kişiyi görünce içeriye de bakmak, anında bakmak gerekiyor. Bir de baktım ki nur topu gibi trafik cezası yemişim. Daha bugün eve gelmeden önce bir de eyvahlar olsun dedim. Uzun zamandır gelmiyordu trafik cezası, şaşırıyordum hatta. Bugün de trafik cezası yiyince eyvah eyvah dedim ya. Ve evet bir şey itiraf ediyorum, bugün biraz geçe kaldım podcast'ta. Normalde her hafta podcast'ı önden çekiyorum ve paylaşıyorum. Ama şu sıralar biraz yoğunluktan dolayı böyle aynı gün çekip editleyip hemen gönderiyorum. Şimdi bugün 9 Eylül Joy Cake'in de doğum günü bu arada. 9 Eylül 2020'de Amerika'dan döndüm, Türkiye'ye geldim. Tam böyle depresif bir moddaydım. Çünkü Türkiye'ye alışmak biraz zordu açıkçası. Biraz kültür şoku yaşadım. 5 yıl Amerika'da yaşadıktan sonra Türkiye'yi biraz zorladı üstüne bir de pandemi başladı. Allah Allah dedim yani her şey üst üste mi geliyor. Sonra dedim ki bu böyle olmaz, şikayet etmek de olmaz. Bu işi profesyonelliğe çevirelim ve şirket kuralım, şirketleşelim dedim ve Joy Cake'i kurdum. Tam 9 Eylül 2020 tarihinde. Happy birthday Joy Cake. Değil mi? İyi ki doğdun Joy Cake. Bununla ilgili de hatta dün gece 12'yi bekledim. Çok da uykum vardı ama tam 12'yi geçti. Hemen story'i paylaştım. Dedim ki iyi ki doğdun Instagram'da. Sevgili arkadaşlar, bugün de konuşasın var ya anlaşılan. Bu bölümde mevsimsel dönüşüm, özellikle yaz tatilinden sonra satışları hızlandırma stratejilerini ya da başlıktaki gibi canlandırma stratejilerini konuşmak istiyorum. Bu sadece Türkiye özel değil. Kuzey Yarımkürede yani dünyanın Kuzey Yarımküresinde yer alan kısım için bir bölüm gibi düşünebiliriz. Güney Yarımkürede olanlarda da mevsimsel bir değişiklik oluyor ama onlar da yaza doğru geçiş yapıyor. Biz de kışa doğru geçiş yapıyoruz. Bu geçişlerle, değişimlerle birlikte işletmeleri neler bekliyor ya da biz satışlarımızı nasıl hızlandırabiliriz bunları konuşacağız. Ve şunu söyleyebilirim, bomba bir dönem geliyor. Yani e-ticaret için bütün indirimlerin, kampanyaların hunharca kullanıldığı bir döneme doğru gidiyoruz. Dolayısıyla cirolarınızın ve satışlarınızın bu dönemde çok çok artması lazım ki yılı güzel bir şekilde kapatalım. Şimdi yaz aylarında tüketicilerin yani bizlerin, bizler aynı zamanda da tüketiciyiz değil mi? İlgisi doğrudan alışverişe değil ve daha çok tatile, deneyime ve dinlenmeye kayıyor. Gerçi bu yaz her ne kadar kendi adıma konuşayım. Geçen yazlar gibi olmasa da biraz enteresandı. Ve bu özellikle Temmuz ve Ağustos ayları için düşünülen bir şey. Yani en çok tatili, dinlenmeyi bu aylarda tercih ediyoruz. Ve bu aylar pek çok sektör için duran geçiyor. Ama Eylül ayı itibariyle de hepimizi yepyeni bir dönem başlıyor. Çünkü insanlar tatilden dönüyor, okul sezonu açılıyor. Bir de iş hayatı yeniden yoğunlaşıyor. Peki markalar bu değişen psikolojiden, yani insanların bu değişen psikolojisinden nasıl faydalanmalılar? Ve bugünkü bölümde bu dönüşümü stratejik avantaja çevirmenin yollarını sizlerle paylaşmayı hedefliyorum. Haydi başlayalım. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldin. Ben Faruk Toprak. Yaz sonrası tüketicilerde 3 tane ana duygu hakim. Bakın. Birincisi yeniden bir başlangıç hissi. Bu his çok önemli. Çünkü tatil bitti, yeni bir düzene geçiş yapılıyor. Ve bunu ben şuna benzetiyorum. Tıpkı yılbaşında olduğu gibi yeni kararlar alma … ### #54 Eylül’de Reklam Stratejileri Nasıl Olmalı? Okullar Açılıyor Markalar Ne Yapmalı? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/eylul-de-reklam-stratejileri-nasil-olmali-okullar-aciliyor-markalar-ne-yapmali · Tarih: 2025-09-02 · Süre: 14 dk Eylül ayı, her yıl olduğu gibi markalar için önemli bir dönüm noktasıdır. Yaz mevsiminin rehavetinden çıkan tüketiciler, yeni bir döneme hazırlanırken alışveriş davranışları da hızla değişir. Özellikle okul sezonunun açılması, yalnızca kırtasiye ve eğitim sektörü değil; giyimden teknolojiye, gıdadan hizmet sektörüne kadar birçok alanı doğrudan etkiler. Peki bu dönemde dijital reklam stratejileri nasıl şekillenmeli? Markalar, tüketicilerin zihnindeki “yeniden başlama” algısını nasıl kullanmalı? Hangi platformlarda nasıl kampanyalar düzenlenmeli? Bu yazıda Eylül ayında markaların uygulaması gereken etkili reklam stratejilerini detaylı bir şekilde ele alıyoruz. Tüketici Psikolojisi: Eylül Yeni Bir Başlangıçtır Tatil biter, düzen başlar. İnsanlar işlerine döner, çocuklar okula gider, evlerde ve hayatlarda yeniden bir rutin oturtulmaya çalışılır. Bu değişim hali, tüketici davranışlarını da doğrudan etkiler. Bu nedenle Eylül ayı, sadece ürün odaklı değil; duygu odaklı kampanyaların da yapılması gereken bir dönemdir. “Okula dönüş” teması üzerinden ilerleyen kampanyalarda annelere güven veren mesajlar, gençleri motive eden içerikler ve hayatı kolaylaştıran çözümler öne çıkarılmalıdır. Artık sadece fiyat odaklı değil, aynı zamanda “değer odaklı” kampanyalarla dikkat çekmek mümkün. Hangi Sektör Ne Yapmalı? Eylül ayında her sektörün odaklanması gereken farklı stratejiler bulunur. İşte başlıca sektörler için öne çıkan reklam önerileri: Eğitim ve Kırtasiye Sektörü Bu sektör Eylül döneminin en sıcak sektörlerinden biridir. • Google Ads’te ürün gruplarına özel anahtar kelime çalışmaları yapılmalı. Örneğin “ilkokul çantası”, “ilk okul kalem seti”, “kız çocuk defteri” gibi detaylı terimler hedeflenmeli. • Meta Ads’te carousel reklamlarla ürün setleri tanıtılmalı. • Retargeting kampanyaları, sepeti terk eden kullanıcıları yeniden yakalamak için kritik rol oynar. Moda ve Ayakkabı Sektörü Okula dönen gençler ve ebeveynler, yeni kıyafet ve ayakkabılarla sezona başlamak ister. • Instagram Reels içerikleri ile “okula dönüş kombini” gibi yaratıcı kurgular sunulmalı. • WhatsApp sipariş özelliği ve hızlı kargo vurgusu, anneler gibi pratik alışverişi tercih eden grupları yakalamada etkili olur. • Influencer kampanyalarıyla “Yeni Sezon Trendi” algısı oluşturulabilir. Teknoloji Ürünleri (Tablet, Laptop, Kulaklık) Üniversite öğrencileri başta olmak üzere birçok kişi bu dönemde teknolojik ürünlere yönelir. • Funnel stratejisi uygulanmalı: • İlk dokunuş için YouTube reklamı, • Ardından Meta’da ürünle bağ kuran yaratıcı içerikler, • Son olarak Google Ads ve remarketing e-postaları. • Ürün karşılaştırmaları ve ödeme kolaylıkları öne çıkarılmalıdır. Gıda ve Market Sektörü Beslenme çantası, kahvaltılık ürünler ve okul öncesi atıştırmalıklar büyük talep görür. • “1 dakikada sağlıklı beslenme kutusu” gibi kısa TikTok videoları çok yüksek etkileşim getirir. • Google Display ağı üzerinden ebeveyn odaklı bloglara reklam çıkılması faydalı olur. • “Haftalık market listesi” gibi içerikler hem bloglarda hem de e-posta pazarlamasında kullanılabilir. Medya Planlaması: Bütçe Nasıl Dağıtılmalı? Eylül döneminde sadece reklam yayınlamak değil, reklam bütçesini doğru şekilde medya kanalları arasında dağıtmak da kritik önemdedir. 1. Awareness (Farkındalık) – %40 Bütçe • YouTube, Instagram Reels, TikTok içerikleri • Marka bilinirliği ve hatırlanma oranını artırmak için 2. Consideration (Değerlendirme) – %30 Bütçe • E-posta kampanyaları, yeniden hedefleme • Ürün karşılaştırmaları, fırsat hatırlatmaları 3. Conversion (Satış) – %30 Bütçe • Google Arama Ağı, WhatsApp CTA’lı kampanyalar • “Sınırlı stok”, “Son gün” gibi tetikleyici metinler İçerik Üretimi: Kampanya Değil, Hikâye Anlatımı Eylül ayında içerik üretimi de kampanya kadar önemlidir. Tüketiciler, klasik kampanya görselleri yerine hikâye anlatımı içeren, fayda odaklı içerikler görmek ister. Instagram'da takip et daha fazla içerik fırsatını yakala @ faruktoprakx Transkript (otomatik, özet): Herkese selamlar. Temmuz ve Ağustos aylarında her iki haftada bir bölümü sizlerle buluşturdum. Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'inde. Bu yaz çok enteresan değil miydi ya? Yani yaz geç geldi ve bence erken bitti. Anlayamadık tam olarak. Ağustos'ta özellikle ben full tempo çalıştım. Yani hani yazın normalde işler azalır, daha az çalışırız, sakin geçiririz derken. Bu yıl böyle aylar bir değişti. Nisan'la Mayıs'ta işler azdı, yazın çoğaldı falan ve ben etrafımdaki birçok arkadaşlarımla da konuştum. Hem iş dünyasından hem de iş dünyasının dışındaki arkadaşlarımla da konuştum. Yani sizde durum nasıl? Bu yaz gerçekten tatilden keyif alabildiniz mi dedim. Onlar da benimle aynı duyguları paylaştılar. Yani aynı şeyleri bana söylediler. Şaşırdım açıkçası. Sonra dedim ki 2025 enteresan bir sene. Sevgili arkadaşlar, Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Şimdi Eylül'e giriş yaptık. Bugün 2 Eylül ve artık her hafta aksatmadan bölümleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Şimdi Eylül ayı demek sezonun başlangıcı demek. Yani son çeyreğe girdik. 2025'in son çeyreğine doğru giriş yaptık. Ama Eylül aslında bir başlangıçta. Sezonun başlangıcı. Şimdi bu Eylül ayında back to school dediğimiz bizim okula dönüş kampanyaları çok aktif bir şekilde kullanılıyor. Şimdi bizim konumuz da bir reklam. Tatille açtık konuyu ama reklam stratejileriyle devam ettireceğiz tabii ki de. Eylül ayında reklam stratejileri neler olmalı, okullar açılıyor ve markalar neler yapmalı bu bölümde sizlerle paylaşacağım. Sizlerden bu arada çok fazla mesaj aldım. Hocam neredesin? Bölüm gönder, bölüm yok vs. diye. Hadi başlıyoruz arkadaşlar. Tekrardan ben Faruk Toprak. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldin. Yeni sezonda bomba gibi bölümler ve çok güzel bir sinirle tekrardan sizlerleyelim. Öncelikle açılışı şöyle yapalım. Sezonun ruhu diyelim. Yani insanlar ne hissediyor? Ne demiştim? Tuhaf bir yıl geçiriyoruz. 2025 tuhaf bir sene. O yüzden biraz insanların ruhunu da hislerini de anlamamız lazım. Eylül birçok insan için yeni bir başlangıç demek. Yaz bitti, tatiller sona eriyor, okul alışverişleri başlıyor, kırtasiye telaşı, yeni sezon kıyafetleri, dershane, eğitim uygulaması falan filan derken tüketicinin zihninde inanılmaz şekilde bir hareketlenme başlıyor. İşte bu dönemde markaların yapması gereken ilk şey, öncelikle ilk şey hedef kitlenizin psikolojisini anlamanız lazım. Bakın bu insanlar tatilden döndü ve bir karmaşanın içine giriş yaptılar. Ve bu karmaşadan sonra bir düzene doğru giriş yapacaklar ve bu düzeni sağlayabilmek için de alışveriş davranışları da daha planlı hale gelmeye başlayacak hedef kitlenizin. Dolayısıyla onların birinci önceliği ihtiyaç. Yani hedef kitlenin önceliği nedir? İhtiyaç. İhtiyaca yönelik alışveriş bu dönemde öne çıkıyor. Bu da demek oluyor ki hani bir önceki bölümlerde paylaşmıştım ya özellikle kelimelerin insan psikolojisi üzerindeki etkisine artık arkadaşlar Eylül'de hemen satın al gibi bir kelime kullanmayalım. Hayatını kolaylaştır, çocuklarına değer kat, kendini yeniden başlat gibi psikolojik tetikleyiciler üzerine vurgu yapalım. Hemen satın al duygusuz ve ruhsuz bir kelime, bir CTA, call to action. Bu dönemde özellikle Eylül ayında daha çok insanların ruhuna, hislerine ve duygularına dokunmamız gerekiyor. Peki Eylül ayında birçok sektör hareketleniyor ama en çok hareketlenen sektörleri ben bu bölümde şimdi sizlere anlatacağım. Bir numarada, şaşırmayacağınız üzere eğitim ve kırtasiye sektörü geliyor. Neden? Çünkü bu dönemde en yüksek talep eğitim araç gereçlerinde öyle değil mi? Yani kırtasiye ürünleri, … ### #53 Pazarlama Metinlerinde Psikolojik Tetikleyiciler (Neden Bazı Kelimeler Daha Çok Satar?) URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/pazarlama-metinlerinde-psikolojik-tetikleyiciler-neden-bazi-kelimeler-daha-cok-s · Tarih: 2025-08-19 · Süre: 12 dk Pazarlama Psikolojisinin Derinlerine Hoş Geldin Pazarlama dünyasında başarı artık yalnızca ürünü anlatmakla değil, tüketicinin zihnine dokunmakla mümkün. Bu bölümde seninle birlikte, pazarlama metinlerinde kullanılan kelimelerin insan psikolojisi üzerindeki etkisini konuşacağız. Neden bazı kelimeler satışları patlatırken, diğerleri sıradan kalıyor? İşte bu bölümde bunun şifrelerini çözüyoruz. Kelimenin Gücü: Beynimiz Nasıl Tepki Veriyor? İnsan beyni bir kelimeyi gördüğünde sadece anlamını değil, o kelimenin oluşturduğu duyguyu da işler. Pazarlama metinlerinde kullanılan bazı kelimeler, doğrudan beynin karar alma merkezlerine sinyal gönderir. Bu sinyaller ya “satın al” dedirtir ya da “boşver” dedirtir. Kelimeler, özellikle duygulara hitap eden tetikleyicilerle birleştiğinde zihinsel kısa yollar oluşturur. Bu kısa yollar müşteriyi ikna etmenin temelidir. Örneğin “şimdi”, “garantili”, “ücretsiz”, “senin için” gibi ifadeler zihinde “hemen harekete geç” komutunu uyandırır. En Güçlü Psikolojik Tetikleyiciler ve Örnek Kullanımlar Şimdi – Aciliyet oluşturur. Örnek: “Şimdi sipariş ver, yarın kapında!” Ücretsiz – Risk algısını düşürür. Örnek: “Ücretsiz kargo ile fırsatı kaçırma.” Senin için – Kişiselleştirme gücü taşır. Örnek: “Bu kampanya sadece senin için hazırlandı.” Tükeniyor – Kıtlık psikolojisini tetikler. Örnek: “Son 3 ürün kaldı.” Garanti – Güven inşa eder. Örnek: “30 gün içinde koşulsuz iade garantisi.” Bilimsel olarak kanıtlanmış – İkna gücü yüksek. Örnek: “Etkinliği bilimsel olarak kanıtlandı.” Kelimeler Nerelerde Kullanılmalı? Başlıklar: Dikkat çekmek için ilk temas noktası. Butonlar: Dönüşüm oranını doğrudan etkiler. Ürün açıklamaları: Güven oluşturmak için ideal alan. E-posta konu satırları: Açılma oranını artırır. Kampanya içerikleri: Harekete geçirme noktasında etkili. Duygusal Tetikleyicilerle Satışları Artırmak Pazarlama metinlerinde duygusal tetikleyiciler ile mantıksal açıklamaları birleştirmek en etkili formüldür. Örneğin bir ürünün ekonomik olduğunu söylemek yerine “sana özel indirim” demek çok daha duygusal bir bağ kurar. Unutma, insanlar duygusal olarak karar verir, mantıkla bunu haklı çıkarır. Metinlerini buna göre tasarla. FOMO Etkisi ve Kıtlık Psikolojisi Fear of Missing Out yani FOMO etkisi, özellikle genç kitlelerde çok güçlüdür. “Kaçırma”, “Sadece bugün” gibi ifadeler, bu psikolojik açığı hedef alır. Aynı zamanda kıtlık psikolojisiyle birleştiğinde bu ifadeler insanların kararlarını hızlandırır. Çünkü beyin, sınırlı olanın daha değerli olduğunu düşünür. A/B Testlerle En Etkili Kelimeleri Bulmak Aynı ürünü farklı kelimelerle sunarak test etmek, hangi kelimenin daha fazla satış getirdiğini bulmanın en pratik yoludur. Örnek: A versiyonu: “Ücretsiz kargo ile şimdi al” B versiyonu: “Senin için kargo bizden” Hangisi daha çok dönüşüm getiriyor? Test et, veriye göre ilerle. Yapay Zeka ile Tetikleyici Kelimeleri Bulmak Günümüzde GPT gibi yapay zeka modelleri, hangi kelimelerin hangi demografide daha etkili olduğunu tespit etmekte kullanılıyor. Özellikle reklam kampanyalarında kullanılan tetikleyici kelimeleri optimize etmek için güçlü bir yöntem. Bu Kelimeler Her Sektörde Geçerli mi? Cevap: Hayır. Bazı sektörlerde farklı tetikleyiciler çalışır. Örneğin sağlık sektöründe “güven” ve “bilim” kelimeleri daha etkiliyken, moda sektöründe “şimdi”, “trend” ve “senin tarzın” gibi ifadeler ön plana çıkar. Bu nedenle hedef kitleni iyi analiz et ve o kitlenin karar mekanizmasına uygun kelimeler kullan. Psikolojik Tetikleyicileri Kullanırken Dikkat Etmen Gerekenler Aşırıya kaçma, metni yapaylaştırma. Gerçek dışı vaatlerde bulunma. Kelimelerin anlamıyla uyumlu içerik sun. Tekrar eden ifadelerden kaçın. Organik hissettiren, insana dokunan cümleler kur. Pazarlama, sadece strateji değil aynı zamanda dil sanatıdır. Bu bölümde öğrendiğin tetikleyicileri hemen kendi işinde denemeye başla. Ve unutma: Doğru kelime, doğru duygu, doğru anda satışa dönüşür. Transkript (otomatik, özet): Şimdi bugünkü bölüm de bir önceki bölüm gibi böyle biraz psikoloji ile alakalı bir bölüm. Özellikle bugün sizlerle birlikte pazarlama metinlerinde sıklıkla kullanılan ama çoğu zaman farkında olmadan bizi harekete geçiren o sihirli kelimeleri konuşmak istiyorum bugün. Yani şöyle diyoruz ya yok bugün satın almayacağım, alışveriş yapmayacağım diyoruz ama karşımıza öyle bir reklam çıkıyor ki Instagram'da, Facebook'da ya da YouTube'da ya da Google'da herhangi bir platformda. Ve kendimizi bir anda sepet sayfasında buluyoruz alışveriş sayfasında ve kredi kartı bilgilerimizi giriyoruz. Gelen 3D security yani 3D güvenlik duvarını da aşıp siparişi tamamlıyoruz. Evet bazı kelimeler gerçekten diğerlerinden daha çok satış getiriyor. Peki neden? Çünkü bu kelimeler beynimizin karar alma noktalarına dokunuyor. Bu bölümde sizlere pazarlama metinlerinde kullanılan psikolojik tetikleyicilerden bahsedeceğim. Kısaca hangi kelimeler neden işe yarıyor, hangi duygularımıza hitap ediyor ve bu kelimeleri nasıl doğru yerlerde kullanabiliriz? Herkese merhaba. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldin. Ben Faruk Toprak. İnsan beyni saniyeler içinde karar verir. Yani sen, ben, hepimiz saniyeler içinde karar veriyoruz. Her ne kadar kararsız gibi görünsek de aslında bu tarz kararları çok kısa ve net bir şekilde, hızlı bir şekilde sonucu ulaştırıyoruz. Fiyat karşılaştırma durumlarından bahsetmiyorum. Çünkü bazen gerçekten en uygun fiyatı bulduğunuzu düşünürsünüz. Öyle bir call to action çıkar ki, harekete geçirici mesaj çıkar ki, işte bilmem ne kadar indirim, büyük kampanya vesaire. Ve biz o siparişi tamamlarız. Özellikle bir ürün veya hizmet sayfasında ortalama kalma süresi 15 saniye. Tamam mı? 15 saniye sayfada kalıyoruz. Yani hemen dikkat çekeceksiniz ya da kaybolacaksınız sayfada. Pazarlama psikolojisinde tetikleyici kelimeler dediğimiz bir kavram var ve bu kavram genelde 3 duygumuza temas ediyor. Birinci duygumuz korku. Korkumuza temas ediyor. Yani kaybedeceğiz, kampanyayı kaçıracağız. İkinci duygumuz ise arzu. Onu arzulatıyor bize. Artık her ne satıyorsa. Üçüncü duygumuz da güvence. Bilinen bir markaysa, ooo tamam işte hemen siparişi tamamlayalım. Mesela tren diyor. Artık adamlar 3D güvenlik duvarı bile yok adamlarda. Kartı kaydettiyseniz hop sipariş alındı diyor. İşte bu 3'ü, yani bu 3 duygu bizim beynimizin karar alma merkezini tetikliyor arkadaşlar. Ve bu hepimiz için geçerli. Şimdi en çok satış getiren psikolojik tetikleyiciler ve anlamlarına bakalım. Önce duyguları bulduk. Şimdi bu anlamları inceleyelim. Özellikle şimdi kelimesi. Bakın birinci sırada yer alıyor. Şimdi. Ben de bunu podcast sırasında çok kullanıyorum. Hep şimdi şimdi şimdi diye ama ben size bir şey satmaya çalışmıyorum. Sadece dikkatinizi ve odağınızı buraya çekmek istiyorum. Peki bu kelime ne anlam ifade ediyor? Bu kelime yani şimdi aciliyet hissi yaratır. Bak acil hemen şimdi. Ve beyin diyor ki benim bunu hemen yapmam gerekiyor diyor. Dolayısıyla harekete geçmek istiyor. Örneğin satın alın yerine şimdi satın alın. Sadece bugün geçerli. Kelimesi ya da cümlesi sizin karar verme olayınızı çok hızlandırıyor. İkinci kelimede bunlar en çok popülerler bu arada. Dünyada. Bakın Türkiye'de değil. Şimdi ben Türkçe dedim ama alın bunu İngilizcesi çevirin. Now deyin mesela. Now da şey gibi oldu. Hani bir tane teyzemiz vardı ya. Ünibüse bindim 10 tane zenci bana now now diyor. Ay teyzeciğim ya. İkinci kelimede arkadaşlar sınırlı tükeniyor. Bakın bu da hepimizin bir kıtlık psikolojisine sahip olduğumuzu düşünürsek. Hani ne kadar … ### #52 "Renklerin Gücü Adına🤘" Duygulara Dokunan Marka Stratejileri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/renklerin-gucu-adina-duygulara-dokunan-marka-stratejileri · Tarih: 2025-08-05 · Süre: 10 dk Renkler Neden Sadece Bir Görsel Tercih Değil, Bir Strateji? Renkler hayatımızın her alanında bize bir şeyler fısıldar. Duygularımızı tetikler, kararlarımızı etkiler, güven verir ya da heyecanlandırır. Bu yüzden bir markanın rengi asla tesadüf olamaz. Bu bölümde, renklerin insan psikolojisi üzerindeki etkisinden başlayarak markaların neden ve nasıl bu kadar dikkatli şekilde renk stratejisi oluşturduğunu detaylıca konuşacağız. Renklerin İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkisi Kırmızı neden iştah açar? Mavi neden güven verir? Yeşil neden huzurla eşleştirilir? Sarı neden dikkat çeker ama aynı zamanda neden rahatsız edici olabilir? Bu soruların yanıtı beynimizin derinliklerinde yatıyor. Renkler, bilinçaltımızla iletişim kuran en güçlü araçlardan biridir. Bu yüzden pazarlamada kullanıldığında, müşterinin karar verme sürecini doğrudan etkiler. Markaların Renk Seçimindeki Stratejik Kararlar Coca-Cola’nın kırmızısı, Facebook’un mavisi, Starbucks’ın yeşili… Bunlar sadece estetik tercihler değil, marka kimliğiyle bütünleşmiş bilinçli seçimler. Bu bölümde, dünyaca ünlü markaların neden bu renklere yatırım yaptığını, bu renklerin markaya kattığı değerleri ve tüketiciyle kurduğu bağı detaylı örneklerle ele alıyoruz. Hedef Kitleye Göre Renklerin Anlamı Nasıl Değişir? Bir genç için canlı renkler heyecan vericiyken, bir profesyonel için koyu renkler daha güven verici olabilir. Kadın-erkek, yaş grubu, kültürel arka plan gibi demografik değişkenler renk algısını tamamen değiştirebilir. Bu yüzden renk seçerken sadece “güzel duruyor” demek büyük bir hata olur. Doğru renk, doğru kitleyle duygusal bağ kurar. Duygulara Dokunan Renk Stratejileri Nasıl Oluşturulur? Markanızın ruhunu, değerlerini ve vizyonunu yansıtan renkler seçmek, doğru bir iletişim kurmanın ilk adımıdır. Bu bölümde, sıfırdan bir marka yaratırken renk paletinin nasıl seçilmesi gerektiğini, mevcut bir markada nasıl dönüşüm yapılabileceğini ve sektörel farklılıklara göre hangi renklerin öne çıktığını anlatıyorum. Dönüşüm Odaklı Renk Kullanımı: Sadece Güzel Olması Yetmez Dijital pazarlamada renk, dönüşüm oranlarını doğrudan etkiler. Özellikle CTA butonlarında kırmızı, turuncu gibi dikkat çekici renkler dönüşümü artırırken; arka plan uyumu, kontrast kullanımı gibi detaylar da önemlidir. Bu bölümde A/B test örnekleriyle hangi sektör için hangi renk daha fazla dönüşüm getirmiş inceliyoruz. Kültürel Farklılıklar: Aynı Renk Her Yerde Aynı Etkiyi Yaratmaz Batı’da beyaz saflığı, doğu kültürlerinde yas’ı temsil edebilir. Bu yüzden global markalar, renk stratejilerini her ülke için yeniden düzenlemek zorundadır. Özellikle e-ihracat yapan markalar için kültürel renk kodlarını bilmek kritik önemdedir. Sonuç: Marka Kimliğinin Görsel Temsilcisi Renklerdir Bu podcast bölümüyle birlikte, marka yaratımında ve dijital pazarlama stratejilerinde renklerin neden bu kadar önemli olduğunu ve nasıl daha bilinçli kullanılabileceğini kapsamlı bir şekilde öğrenmiş olacaksın. Bölümü Beğendiysen… Daha fazla içerik için joykek.com’u ziyaret edebilir, Instagram’da @faruktoprakx hesabımdan beni takip edebilirsin. Sormak istediklerin varsa faruk@joykek.com üzerinden bana ulaşabilirsin. Ve unutma, renkleri doğru kullanan markalar sadece dikkat çekmekle kalmaz, zihinde de kalıcı olur. Transkript (otomatik, özet): Bugünkü bölümde pazarlamanın görünmeyen ama en güçlü silahlarından biri olan renklerin etkisine odaklanacağız hep birlikte. Hani bazı butonların rengi turuncu, bazı butonların rengi siyah ya da mavi oluyor ya, işte o renkler arkadaşlar psikolojik olarak bir anlam taşıyor. Yani site yöneticisi ya da site tasarımcısı sadece o rengi sevdiği için buton rengini o şekilde yapmıyor. Zaten bu bölümün başlığından da anlayabileceğiniz üzere zaten başlık sihri gibi oldu. Renklerin gücü adına dedim. Çünkü gerçekten de renkler duygularımıza dokunarak markaların zihinlerimizde yer etmesini sağlıyor. Biz bir markayı renkle ne yapıyoruz? Bağdaştırıyoruz. Peki sizce bir renk, sadece bir renk bir duyguyu nasıl tetikler? Ya da bir marka neden kırmızı ya da maviyi seçer? Kırmızı Ferrari gibi. Ve bu tercihler müşterinin satın alma davranışını nasıl etkiler? Hazırsanız başlayalım. Herkese merhaba. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. İlk olarak renklerin insan psikolojisi üzerindeki etkisinden bahsetmek istiyorum. Açılışı bununla yapalım. Renkler arkadaşlar beynimizin ilkel bölgeleriyle doğrudan bağlantılıdır. Yani gördüğümüz her renk beynimizde bir şeyi aktive ediyor. Mesela kırmızı renk. Bu renk aciliyet ve enerji hissi yaratıyor bizlerde. Aynı zamanda da iştah açıcıdır bu renk. Hatırlayalım birçok fast food markası hangi rengi kullanıyor? Kırmızıyı kullanıyor öyle değil mi? Çünkü bu renk iştah açıcı bir renk. Burger King'den McDonald's'a bir sürü fast food zinciri, fast food markası kırmızı rengi kullanıyor. Eğer bugün piyasaya bir fast food markası giriyor ve kırmızı rengin dışında başka bir renk kullanıyorsa orada bir soru işareti koyarım ben. Tam tersi mesela. Kırmızı değil de mavi de mavi güven veriyor. Özellikle bankalar değil mi? Halk Bank mesela. Sigorta şirketleri, kurumsal firmalar. Mavi rengi seviyorlar. Çünkü bu renk istikrar mesajı taşıyor. Yeşil de bir de yeşili konuşalım. Doğallığı ve huzuru temsil eder. Zaten yeşil en çok nerededir? Doğadadır. Ekolojik ya da sağlıklı yaşam temalı markalar bu yüzden sıklıkla yeşil rengi yönelirler. Sarı ise dikkat çekicidir. Ama uzun vadede rahatsız edici olabilir. Bu yüzden genellikle geçici kampanyalarda ya da vitrinlerde bu renk kullanılır. Arkadaşlar, aynı zamanda renkler çakralarla da ilişkilidir. Mesela kırmızı renk kök çakrasını temsil eder. Kök çakrasının rengi kırmızıdır. Tabi siyah ve kırmızı derler spiritualizmde ama kırmızı yoğundur. Sarı da solar plexus çakramızı temsil eder. Solar plexus rengidir. Solar plexus da nedir? Yaratımdır. Mesela Lego diye bir marka var. Yetişkinler bile çok seviyor bu markayı. Sürekli alışveriş yapıp yeni Lego ürünleri geldiğinde hemen alıp ardından Lego ürünlerini yapıyorlar değil mi? Neden Lego sarı rengi kullanıyor peki? Çünkü solar plexusa hitap ediyor. Yaratıma hitap ediyor. Dolayısıyla bir marka oluştururken aynı zamanda markanın kimliğinin çakralarla da ilişkili olması gerekiyor arkadaşlar. Bazılarınız bunu çok saçma bulabilir. Ama ileri düzey psikolojide ya da sosyolojide ya da spiritualizmde ileri düzeye geldiğinizde artık renkleri farklı bir bakış açısıyla görüyor ve yorumluyor oluyorsunuz. Ben bu noktada şunu da söylemek istiyorum. Renk seçimi sadece estetik değildir. Stratejik bir karardır. Peki marka kimliğinde renk kullanımı neden önemli? Şimdi hep dedim renkler çok önemli. Renkler sadece bizim bu ürünlerin ambalajlarında ya da markaların logolarında değil markanın tüm kimliğinde yer alır. Zaten bir branding çalışması dediğimiz yani markalaşma çalışması yapıldığında renk paleti hazırlanır … ### #51 Yeni Müşteri Kazanımı Yerine Var Olanı Tutmak ve Retention Odaklı Pazarlama Stratejileri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/yeni-musteri-kazanimi-yerine-var-olani-tutmak-ve-retention-odakli-pazarlama-stra · Tarih: 2025-07-15 · Süre: 12 dk Yeni müşteri kazanmak mı, yoksa mevcut müşteriyi elde tutmak mı daha değerli? Bugünkü bölümümüzde dijital pazarlama dünyasında sıkça gözden kaçan ama aslında en yüksek yatırım geri dönüşünü (ROI) sağlayan bir stratejiyi masaya yatırıyoruz: Retention Marketing , yani müşteri tutundurma stratejileri. Reklam bütçenizin büyük bir kısmını yeni müşteri çekmeye harcıyorsanız, belki de en büyük kazanç fırsatınızı göz ardı ediyor olabilirsiniz. Retention neden bu kadar kritik? Yeni bir müşteri kazanmanın maliyeti, mevcut müşteriyi elde tutmaktan ortalama 5 ila 25 kat daha fazladır. Buna rağmen pek çok marka, sadık müşterilerine ikinci, üçüncü hatta dördüncü alışverişi yaptıracak sistemleri kurmakta geç kalıyor. Oysa küçük bir e-posta otomasyonu, bir kişisel kampanya önerisi ya da satış sonrası destek, müşteri memnuniyetini zirveye çıkarabilir. Sadık müşteri, en büyük reklamcınız olabilir Bugün konuşacağımız stratejiler sadece tekrar satış oranlarını artırmakla kalmaz, aynı zamanda markanızın çevresinde bir topluluk oluşturur. Sadık müşteriler size sadece tekrar satış getirmez, aynı zamanda sizi arkadaş çevrelerine tavsiye eder, sosyal medyada markanızı savunur ve kriz anlarında bile sizi terk etmezler. Pazarlama stratejinizi tersine çevirin Bu bölümde yeni müşteri kazanımına değil, elinizdekini elde tutmaya odaklanacağız. Özellikle dijital platformlar, CRM sistemleri, e-posta ve WhatsApp otomasyonları, sadakat kampanyaları gibi taktiklerle müşteriyi nasıl markaya bağlı kılabileceğinizi örneklerle açıklıyorum. İşletmeniz için örnek senaryolar Bir doğal taş mağazası için hazırladığımız müşteri segmentasyon sisteminin 3 ayda nasıl %37 daha fazla sipariş getirdiğini Shopify’da kurulan bir sadakat programının geri dönüşüm oranlarını nasıl 2 katına çıkardığını Ve en önemlisi, bu adımları nasıl siz de kurabilirsiniz… hepsini detaylıca anlattım. Kullanacağımız stratejiler arasında neler var? Kişiselleştirme ve segmentasyonun gücü Otomatik e-posta serileri ve hatırlatma sistemleri Satış sonrası müşteri desteği Sadakat ve ödül programları Müşteri yaşam boyu değeri (CLV) analizleri Churn rate’i düşürmenin yolları Kendi retention sistemini kurmak isteyenler için rehber Bu bölümde teoriden çok pratiğe odaklanıyorum. Anlattığım yöntemleri HubSpot, Shopify veya diğer platformlarda birebir uygulayabilir, hemen sonuç almaya başlayabilirsiniz. Ayrıca kendi stratejisini kurmak isteyenlere özel ipuçları da bölümün sonunda yer alıyor. Sonuç: Sürdürülebilirlik yeni müşteride değil, mevcutta saklı Kısa vadeli kazançlar için müşteri çekmek elbette önemli. Ancak gerçek büyüme, sadık müşteri ile gelir yaratmakta. Bu podcast bölümü, uzun vadeli marka inşası ve kârlılık için size sağlam bir yol haritası sunacak. En güncel bölüm ve paylaşımlar için podcastimi Spotify ve YouTube'da takip etmeyi unutmayın. Transkript (otomatik, özet): Sıkça göz arda dilen ama aslında işletmelerin uzun vadeli başarısını doğrudan etkileyen bir konuyu bugün sizlerle konuşmak istiyorum. Sizce yeni müşteri kazanmak mı yoksa mevcut müşteriyi elde tutmak mı daha karlı? Daha da önemlisi retention yani müşteri tutundurma odaklı pazarlama stratejileriyle nasıl daha fazla gelir, daha sağlam bir marka ve tabii ki de daha sürdürülebilir bir iş modeli kurabiliriz? Gelin hep birlikte bunu bugün konuşalım. Herkese merhaba. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Neden retention daha önemli? Bunun bu sorunun cevabı çok basit. Çok net bir istatistikle başlamak istiyorum. Yeni bir müşteri kazanmak mevcut bir müşteriyi elde tutmaktan ortalama 5 ile 25 kat daha pahalı. Hal böyle olunca ve %5'lik bir müşteri tutma artışıyla karı %25 ile %95 oranında arttırabilecekken neden yeni müşteriye daha fazla odaklanıyoruz ki? Mevcut müşteriyi de elde tutalım. Bunu şöyle düşünelim. Bir müşteri sizi zaten tanıyor, deneyimlemiş ürününüzü ve hatta belki de memnun kalmış. Bu arada memnun kalmayan müşterilerinizi de yeniden hedefleyebilirsiniz ve onları yeniden kazanabilirsiniz. Ve siz de o müşterinize yeniden satış yaparak yeni birine ilk satış yapmaktan çok daha kolay ve daha az maliyetli olacağının farkında mısınız? Mevcut müşteriye yeniden satış yapmak, bakın tekrarlıyorum buraya, yeni birine satış yapmaktan daha kolay ve daha az maliyetli. Zaten hali hazırda ben onu müşteriye çevirmişim. O hali hazırda benim ürünümü satın almış ya da hizmetimin satın almış. Onu tekrar müşteriye yani onu tekrar sipariş vermeye yönlendirebilirim. Ama çoğu işletme tüm bütçesini dijital kanallara ayırıyor, web sitesine trafik çekmeye çalışıyor, CRM'de otomasyon kurgusu yapmıyor, e-posta otomasyonları veya sadakat programları gibi konulara hiç yatırım yapmıyor ve buradaki fırsatı kaçırıyor aslında. Ve biz şimdi dijital kanallarda reklam yapmıyor derken şunu da kastediyorum. Hali hazırda elimizde bulunan bu müşteri datasını ben Google'a, Google reklam yönetimini yükleyebilirim, metaya yükleyebilirim. Ve aynı zamanda ben bu kişilere yeniden reklam çıkışı yapabilirim. Amacım burada şu, burada doğru bir segmentasyon yapmamız gerekiyor. O kişilere memnun kaldılarsa ya da kalmadılarsa o ürünleri ya da başka bir ürünü benden satın almalarını sağlamak. Şimdi bu stratejileri tek tek konuşalım istiyorum bugün. Başlarken nelere dikkat edeceğiz? Arkadaşlar bir kere elimizdeki müşteri datasına çok detaylı bir şekilde hakim olmamız lazım. Ve bizim bu datayı kişiselleştirebiliyor olmamız lazım ve segmente edebiliyor olmamız lazım. Yani müşterilerimizin geçmiş tüm siparişlerine göre özel kampanyalar hazırlayabiliyor olmamız lazım. Örneğin bir müşteriniz var. 3 ayda bir doğal taş alıyor diyelim. Bu müşteri 2. ayında daha 3 ay olmadan 2. ayında ona hatırlatma maili veya indirim kodu gönderebiliriz. Özellikle abonelik modeliyle yani bir ürünü ortalama kullanıcı 50 günde bitiriyor diyelim. 50. gün olmadan ona 40. günde hatırlatma yapabiliriz ve ona özel siparişine özel ve onun siparişine özel uygun indirim kodu ona tanımlayabiliriz. Bu tabii ki de müşterimizi sattığımız ürünü ya da verdiğimiz hizmeti iyi tanımamızla ve elimizdeki datayı kişiselleştirebiliyor olmamızla ve segmente edebiliyor olmamızla alakalı. Sonrasında e-posta ve WhatsApp otomasyonları kurgusunu mutlaka kurmalıyız. Bakın otomasyonlar özellikle 2024'te hayatımızda çok etkili olmaya başladı. Hele ki bu yıl yapay zeka agentlarını konuşurken yani otomasyonlar daha da arka plana atıldı. Yani benim zaten hali hazırda bu otomasyon olayını … ### #50 Yaz Geldi Dönüşümler Durdu! Tatil Döneminde Pazarlama Planı Nasıl Olmalı? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/yaz-geldi-donusumler-durdu-tatil-doneminde-pazarlama-plani-nasil-olmali · Tarih: 2025-07-01 · Süre: 10 dk Yaz Geldi, Dönüşümler Durdu mu? Tatil Sezonunda İşler Durmaz, Strateji Değişir! Yaz ayları birçok marka için kabus gibi geçebilir. Reklamlara harcanan bütçeler aynı kalır ama tıklamalar düşer, dönüşümler yavaşlar. Tatil sezonu insanların modunu değiştirirken, iş dünyasının ritmini de etkiler. Bu bölümde seninle birlikte bu süreci fırsata dönüştürmenin yollarını keşfedeceğiz. Tatil Modu ve Tüketici Psikolojisi Tüketicilerin yaz aylarında davranışları değişir. Alışveriş kararları ertelenir, ilgi dağılır, dikkat süresi kısalır. Ancak bu, alışveriş yapılmadığı anlamına gelmez. Sadece karar süreci uzar ve temas sayısı artar. Bu yüzden yaz döneminde pazarlama stratejilerinde “sabır” ve “esneklik” çok önemlidir. Yaz Aylarının En Büyük Tehlikesi: Görünmez Olmak Markalar bu dönemde ya bütçesini kısmaya ya da tamamen sessizliğe gömülmeye meyilli olur. Oysa bu dönemde reklam vermeyi bırakmak, görünürlüğünüzü kaybetmek anlamına gelir. Kullanıcılar yaz sonrasında markanızı hatırlamayabilir. Bu yüzden az ama sürekli bir görünürlük şart. Veri ile Sezonu Okumak: Dönüşümün Kodları Yaz dönemini doğru okumak için geçmiş yıl verilerine bakın: En çok hangi ürünler ilgi görmüş? Mobil mi desktop mı daha baskın? Hangi yaş grubu daha aktif? Bu verilerle yeni kampanyalarınızı daha verimli bir şekilde planlayabilirsiniz. Yazın En Etkili Kampanyaları Nasıl Olmalı? Tatildeki kullanıcıları yakalamak istiyorsan, içeriklerin ve kampanyaların da “tatil modunda” olmalı: Görsel ağırlıklı içerikler Esprili, hafif mesajlar Yaz temalı kreatifler Mobil uyumlu kampanyalar Mini hediye çekilişleri ya da sezonluk indirimler Kanal Bazlı Stratejiler: Meta, Google Ads ve E-Posta Meta Reklamları: Story ve Reels içeriklerle kullanıcıları eğlendirirken markanı da göster. Yüksek kaliteli kısa videolar, anketler, hızlı aksiyon çağrısı içeren reklamlar yazın en çok iş gören formatlar arasında. Google Ads: Search hacimleri düşebilir ama Display Network ve YouTube reklamları bu dönemde çok daha etkili. Marka bilinirliğini artırmak için mükemmel bir zaman. E-posta & SMS: Tatil temalı e-postalar, mobilde kolay okunabilir sade içerikler kullan. “Yaz indirimi seni bekliyor” gibi çağrılarla dönüşüm oranlarını artırabilirsin. Retargeting & CRM Odaklı Otomasyonlar Ziyaret eden ama satın almayanlara yönelik özel kampanyalar oluştur. Tatil sonrası alışverişe yönlendirecek otomasyonlar kur. CRM verilerinizi segmentleyerek yaz tatilinde farklı kitlelere farklı mesajlar gönderebilirsiniz. Yazı Geçiş Değil, Hazırlık Süreci Olarak Görmek Yazın sessizliğini fırsat bilip Eylül ve dördüncü çeyrek için hazırlıklarını yap. Kitle topla, veri biriktir, test kampanyalarıyla A/B denemeleri yap. Tatil dönüşünde güçlü başlangıç yapmanın yolu yazın temelleri atmaktan geçer. Sonuç: Yazın Sessizliğini Avantaja Çevir Bu dönemi sadece “dönüşüm düştü” diye değerlendirmek yerine, stratejik bir hazırlık ve marka bilinirliği dönemi olarak konumlandır. Yazın kampanya yapan markalar, Eylül’de çok daha güçlü performans sergiliyor. Beni Instagram'dan takip etmek için tıklayın @ faruktoprakx Transkript (otomatik, özet): Öff, çok sıcak. Yaz geldi, dayanamıyorum bu kavurcu sıcaklardan diyorsan ve pazarlama sektörüne ilgi duyuyorsan hoş geldin. Bugün yaz aylarının getirdiği klasik ama kritik bir problemden sizlere bahsetmek istiyorum. Yaz geldi, dönüşümler durdu, problem bu. Dönüşüm ne? Satış olabilir, lead olabilir, iletişim formu olabilir, her şey. Yani benim KPI'yim neyse budur dönüşüm. Yaz geldi ve dönüşümler durdu, eyvah. Evet, birçok işletme için yaz ayları, özellikle Temmuz ve Ağustos, reklam performanslarının düştüğü ve dönüşümlerin yavaşladığı ve kullanıcı etkileşiminin çok azaldığı bir dönem. Ama bu dönemi bir fırsata çevirmek de mümkün. Sevgili arkadaşlar, cevabım net. Biz bu dönemi fırsata çevirebiliriz. Bugünkü bölümde sizle yaz dönemine özel pazarlama planı nasıl olmalı, neleri değiştirmeniz gerekiyor ve hangi stratejilerle bu durgün dönemi avantaja çevirebilirsiniz detaylıca paylaşıyorum. Herkese merhaba, Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Şimdi şu soruyla başlayalım. Yaz aylarında neden dönüşümler düşüyor? Cevap basit aslında. 1. İnsanlar tatilde. Yani masa başında değiller, cihaz başında daha az zaman geçiriyorlar. Hatta işimi halledeyim de kapatayım moduyla insanlar gündelik hayatlarını karşılıyor. Ve arama hacimlerinde de ciddi düşüş oluyor birçok anahtar kelimede. Özellikle B2B sektöründe. Yani işletmeden işletmeye yapılan tüm faaliyetlerde arama hacimlerinde düşüşler oluyor. Kritik artı harcamaları seyahat, eğlence, konaklama gibi alanlara kayıyor. Ve mobil cihaz kullanımı artsa da satın alma kararı genellikle erteleniyor. Ve bir de şu var arkadaşlar. Markalar da tatile giriyor. Reklam bütçelerini kısmaya başlıyorlar. İçerik üretimini azaltıyorlar. Sosyal medyaları sessizleşiyor. Ama şöyle bir fark var. Siz tatile girerseniz rakipleriniz sahayı ele geçirir. Şimdi diyeceksiniz ki hayda bir tatilimiz vardı neler diyorsun. Sakin. Bu dönemi iyi değerlendirelim arkadaşlar. Bu dönemi iyi değerlendiren markalar hem rakiplerinden sıyrılır hem de yaz sonrasında çok daha güçlü bir başlangıç yapar. Neden? Çünkü e-ticaret dönemi son çeyrekte Eylül, Ekim, Kasım, Aralık şu 4 ayda inanılmaz yükselişe geçiyor. Özellikle Eylül'de başlıyor ve Ekim, Kasım, Aralık bu 4. çeyrekte pik yapıyor. Bu bölümde gelin 5 ana strateji üzerine odaklanalım ve konuşalım. 1. Hedef kitle segmentasyonunun güncellenmesi. Yaz döneminde kimler aktif? Bunlara bakalım. Örneğin öğrenciler, genç tatilciler, freelancer çalışanlar, yurt dışı seyahatinde olan Türk kullanıcılar. Bu dönemde aktif kalan mikro segmentleri belirleyip reklamları ona göre yeniden hedefleyebiliriz. Bu birde. 2. Tatil temalı kreatifler. Evet herkes tatilde olabilir, senin reklamın da tatil temalı olmalı. Kreatifini ona göre ayarlamalısın. Ve artık standardı bir könere bırakmalısın, yazın ruhuna uygun kampanyalar oluşturmalısın. Örneğin yaz indirimi ya da plaj çantası ile kombine edilen ürünler mesela. Kampanya başlıklarında da mutlaka tatildeyiz ama fırsatlar devam ediyor gibi dikkat çekici ve insanlara neşe veren, huzur veren çünkü tatil kelimesi var içinde gibi sloganlarla insanların moduna uygun reklamlar daha çok dikkat çekiyor. Bakın reklamımız ne kadar iyiyse sonucu da o kadar muhteşem oluyor. Yani performansla o kadar başarılı oluyor. Üçüncü maddede de mobile first stratejiye geç. Yani bu ne demek? İnsanlar bilgisayar başında değil arkadaşlar. Yazın. Daha çok telefonlarıyla vakit geçiriyorlar ve telefonlar sürekli elde. Dolayısıyla benim web sitem mutlaka hani bunu demek istemiyorum ama hala birçok web sitesi mobil uyumlu değil. Mobile uyumlu olmalı. Aynı zamanda tabi sadece mobile uyumlu olması da yeterli değil. Hızlı açılan bir … ### #49 Kurumsal Şirketlerde Pazarlama Süreçleri Ajanslarla Etkileşim ve Stratejik Yaklaşımlar URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/kurumsal-sirketlerde-pazarlama-surecleri-ajanslarla-etkilesim-ve-stratejik-yakla · Tarih: 2025-06-24 · Süre: 24 dk Kurumsal Pazarlama Dünyasının Perde Arkası Bu bölümde kurumsal pazarlama departmanlarında çalışanların yaşadığı zorlukları, baskıları ve hedef odaklı süreçleri konuşmak için sevgili Gamze konuğum oldu. Her gün onlarca işi aynı anda yürüten, ajanslarla koordinasyon içinde olan, iç ve dış paydaşları memnun etmeye çalışan, krizleri yöneten ve bir yandan yaratıcı kalmaya çalışan kurumsal pazarlama çalışanlarının gerçek dünyasına yakından bakıyoruz. Pazarlama ile Tanışma Hikâyesi Gamze’nin pazarlama ile yolu, aslında sosyoloji ve psikoloji bölümleri mezunu olduğu dönemden geçiyor. Üniversitede pazarlama alanına geçilemeyeceği yönünde aldığı yönlendirmelere rağmen, içindeki merak ve kararlılık onu bu yolda ilerlemeye itti. Stajlarla başlayan bu serüven, bugün onu büyük firmalarda kurumsal pazarlama uzmanlığına kadar taşıdı. Eğitimin bir yol haritası olduğu ancak asıl şekillendirici gücün tutku ve kararlılık olduğu net bir şekilde anlaşılıyor. Kurumsal Pazarlama Departmanlarında Günlük Hayat Kurumsalda pazarlama sadece içerik üretmek ya da kampanya oluşturmak değil. Aynı zamanda strateji belirleme, ajans yönetimi, raporlama, SEO’dan sosyal medyaya, web sitesinden fiziksel etkinliklere kadar çok geniş bir spektrumda faaliyet göstermek demek. Gamze’nin deneyimleri, kurumsal pazarlamada “her şeyden biraz” bilmenin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Ancak bu durum bazen uzmanlaşmayı da zorlaştırabiliyor. Ajanslarla İlişkiler ve Brief Vermenin Gerçekleri Pazarlama departmanlarının olmazsa olmazı ajanslarla olan iletişim. Ama bu ilişki her zaman pürüzsüz ilerlemeyebiliyor. Gamze’nin bir basın lansmanında ajansın yanlış baskı ile gelmesi üzerine yaşadığı kriz anı, bu bölümün en dikkat çekici hikâyelerinden biri. Kriz anında sakin kalmak, iletişimi güçlü tutmak ve çözüm üretmek, bir pazarlamacının en büyük sınavlarından biri. Kriz Yönetimi: Pazarlamacının En Kritik Yeteneği Bir etkinlikte, sponsor logolarının olmadığı bir fotoğraf panosunun son anda fark edilmesi gibi örneklerle kriz yönetiminin ne kadar önemli olduğunu konuşuyoruz. Gamze, bu gibi anlarda paniğe kapılmadan basın mensuplarını oyalamayı ve ajansla hızlıca çözüm bulmayı başarmış. Kriz çözülür ama o anki baskı unutulmaz. Bu da işin ruhunu ortaya koyuyor. Kurumsalda Kariyer Yolculuğu ve Uzmanlaşma Süreci Kurumsal yapıda birden fazla alana hâkim olmak avantaj gibi görünse de, uzun vadede uzmanlaşmayı geciktirebilir. Gamze bu süreci, yeni firmasında daha büyük bir pazarlama ekibine geçiş yaparak dengelemeyi hedefliyor. Artık influencer marketing, sosyal medya ve reklamlar gibi alanlara odaklanacağı bir kariyer yolu çizmiş durumda. Yapay Zeka Pazarlamayı Nasıl Değiştiriyor? Yapay zeka konusuna da değinmeden geçmedik. Gamze, AI teknolojilerinin pazarlamayı kolaylaştırdığı kadar bazı iş kollarını tehdit ettiğini de vurguluyor. Ancak burada önemli olan şey: AI’ı nasıl kullandığın. Yapay zekayı doğru yöneten, geleceğin dijital dünyasında öne çıkacak. Özellikle pazarlama departmanlarının AI ile olan ilişkisini yönetmesi, rakiplerinin önüne geçmelerini sağlayabilir. Yeni Mezunlara Tavsiyeler: Kariyere Nereden Başlamalı? Gamze, pazarlama alanına adım atmak isteyen yeni mezunlar için somut ve uygulanabilir önerilerde bulunuyor. Üniversite kulüplerine katılmak, staj yapmak, ajans tecrübesi edinmek ve tabii ki İngilizce ile birlikte yapay zeka araçlarını öğrenmek bu listenin başında geliyor. Ayrıca ajans deneyiminin kurumsala geçişte ne kadar değerli olduğuna dikkat çekiyor. Ajans Mutfak, Kurumsal Yönetimdir Ajans tarafında çalışanlar işin mutfağında yetişirken, kurumsalda işi yaptıran kişi konumuna geliyorsunuz. Ancak iki tarafın da birbirine avantaj sağladığı noktalar var. Ajans deneyimi size farklı sektörlerdeki dinamikleri gösterirken, kurumsal taraf stratejik düşünmeyi öğretiyor. Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba, Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Bugün çok özel bir bölümle karşınızdayız çünkü sevgili Gamze ile birlikte kurumsal şirketlerde pazarlama departmanlarında çalışanların yaşadığı zorlukları, baskıları ve tabii ki de hedef odaklı süreçleri sizlerle detaylı bir şekilde konuşacağız. Sadece kampanya üretmekle kalmayan, aynı zamanda birçok paydaşla uyumlu çalışmak zorunda olan ve çoğu zaman kriz yönetimini günlük rutini haline getiren bu profesyonellerin dünyasına bu bölümde ışık tutacağız. Eğer bir kurumsal pazarlama departmanında çalışıyorsan ya da bu alana adım atmayı düşünüyorsan bu bölüm tam sana göre. Hoş geldin sevgili dostum ben Faruk Toprak. Sevgili Gamze, hoş geldin programa. Hoş buldum, merhaba Faruk. Gamze, sen, şimdi firma ismini vermeyelim, reklama döner. Bir firmada diyelim, kurumsal bir firmada, özellikle takipçikten de var Instagram'da, kurumsal pazarlama departmanında çalışıyorsun. Evet, doğru. Bu pazarlamayla hayatın ve ilişkin nasıl başladı? Yani eğitimin nasıldı, ne okudun, pazarlama departmanında çalışma kararını etkileyen faktör neydi? Çünkü ben senin eğitiminde bildiğim için bu soruyla başlamak istedim. Bize biraz hem kendinden bahsedebilir misin? Hem de bu pazarlamaya geçiş hikayeni de bizimle paylaşır mısın? Tabii ki. Ben aslında pazarlamadan bağımsız gibi görünen, en azından benim dönemimdeyken bağımsız gibi görünen bir iki bölüm okudum. Bir değil iki bölüm okudum. Ege Üniversitesi sosyoloji ve psikoloji mezunuyum ben aslında. Ve o dönemde okulda aldığım dersler de dahil bütün hocalarımızın söylediği tek şey, pazarlama diye bir alan var. Bu olan gelişiyor ama siz bu bölümde pazarlamaya geçiş yapamazsınız gibi bir söylem vardı okulda bize. Bu böyle biraz kulağımda benim şey oldu, bir küpe oldu. Ya pazarlama diye gelişen bir alan var. Ama hani bizim bölümden olmuyormuş bu. Bir dur bakayım. Belki bu alana ileride yönelebilirim. Bu bu arada bahsettiğim üniversite ikinci sınıf, üçüncü sınıf gibi bir alandı. Sonrasında ben üniversitenin sonlarına yaklaşırken bir denetimli serbestlik tecrübem oldu. O dönem denetimli serbestlik bürolarında hala öyle bu arada. Hem de cezaevlerinde sosyologlar ve psikologlar çalışıyorlar danışman olarak. Burada suçlularla görüşmeler yapıp, bireysel görüşmeler aslında temel amaç suçluları topluma yeniden kazandırmak. Ben de böyle bir duyum aldım. Burada biz çalışabiliyormuşuz gibi. Bir gidip görmek istedim. Ya ben psikolojiden mi ilerleyeceğim yoksa başka bir şey mi yapacağım? Bunu bir görmek istedim. Ve kısa bir denetimli serbestlik tecrübem oldu dediğim gibi. Orada suçlularla bireysel görüşmeler yaptım, vakit geçirdim, danışmanlık yaptım. Ve dedim ki ben bu işi ömrüm boyunca yapamam asla. Yani bu iş benlik değil. Ben oturup birinin derdini, tasasını uzun süreli meslek olarak en azından dinleyemem. Sonra pazarlama demiştim ya kulağımda küpe diye. O alana bir araştırmak istedim. İşte o dönem 2017-2018 bahsettiğim yıllar. Instagram'ın yeni yeni böyle yükselmeye başladığı yıllardı. En azından ben öyle biliyordum yani daha öncesi illaki vardır ama. Pazarlama stajları yapmaya başladım. Ve aslında pazarlama kariyerine geçmiş oldum. Ve pazarlama stajı yaptığımda da bu işin tam benlik olduğunu hissettim. Benim sanırım 3 ya da 4 bölüm öncesinde paylaştığım bir bölüm var. Dijital pazarlama alanında çalışanlar ya da pazarlama alanında çalışanlar hangi bölümden mezun diye. Burada psikoloji de vardı. Psikoloji mezunları da pazarlama departmanlarında çalışıyorlar ama oran açısından çok düşük. Ve hatta şunu demiştim benim için en değerli … ### #48 30 Haftalık Dijital Reklamcılık Eğitiminden Mezun Olan Öğrencimle Reklamları Yorumladık! URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/30-haftalik-dijital-reklamcilik-egitiminden-mezun-olan-ogrencimle-reklamlari-yor · Tarih: 2025-06-17 · Süre: 13 dk Bu Bölüm Neden Farklı? Bugün Türkiye’de Dijital Pazarlama podcastinde farklı bir formatla karşınızdayım. Eğitimini verdiğim Acunmedya Akademi’deki dijital pazarlama öğrencilerimden biriyle, sevgili Oğulcan ile birlikte mikrofon başına geçtik. 30 hafta süren bir dijital reklamcılık eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra Oğulcan’ı bu bölüme konuk ettim. Sohbetimizde hem öğrendiklerini hem de uygulamalar sırasında karşılaştığı deneyimleri konuştuk. Bölümden Alacaklarınız Bu bölümü dinledikten sonra; • Google Ads performansını nasıl artıracağınızı, • Hangi reklam türünün sizin için daha etkili olduğunu, • Hedef kitle analizinin neden kritik olduğunu, • Eğitim ve uygulama sürecinde nelerle karşılaşabileceğinizi öğreneceksiniz. Google Ads ve Meta Reklamları Öğrencinin Gözünden Podcast boyunca dijital pazarlamanın temel yapı taşlarından biri olan Google Ads reklamları üzerine konuştuk. Oğulcan’ın en heyecanlandığı konu, Google Ads kampanya kurulumu oldu. Doğru anahtar kelime seçimi, stratejik hedefleme, açılış sayfası deneyimi ve düzenli optimizasyon gibi konulara değindik. Ayrıca Meta ile Google arasındaki temel farkları da kendi bakış açısıyla anlattı. Bir yandan bilgi tazelerken, diğer yandan öğrencimin gözünden bu reklam dünyasına tekrar bakma fırsatı yakaladım. Anahtar Kelimeler, Kalite Puanı ve TBM Gerçekleri Bu bölümde özellikle vurguladığımız bir konu da Google’ın “kasa her zaman kazanır” prensibi oldu. Doğru anahtar kelime seçiminin reklam performansına nasıl büyük etkiler sağladığını detaylı şekilde konuştuk. Geniş eşlemeli anahtar kelimelerin doğru kullanımı, negatif anahtar kelimelerin listeye eklenmesinin önemi ve TBM’yi düşürmek için kalite puanının artırılması gerektiği gibi hayati bilgilere değindik. Açılış Sayfası Deneyimi ve Dönüşüm Oranları Reklamlarınız ne kadar iyi olursa olsun, kullanıcı geldiği sayfada aradığını bulamıyorsa, dönüşüm beklememelisiniz. Oğulcan bu noktada açılış sayfasının hız, içerik ve kullanıcı deneyimi açısından ne kadar önemli olduğunu çok güzel ifade etti. Ayrıca iyi bir açılış sayfasının reklam ROI’sine doğrudan etkisini gerçek örneklerle anlattık. Düzenli Raporlama ve Anomalilerin Önemi Reklam performansının sürdürülebilir olması için düzenli olarak analiz yapılması gerektiğini konuştuk. Düşük performanslı reklam gruplarının tespit edilmesi, olumlu anomalilerin fark edilmesi ve genel reklam stratejisinin bu doğrultuda güncellenmesi, reklam bütçesinin daha etkili kullanılmasını sağlıyor. Teoriden Pratiğe Geçiş: Öğrencilikten Profesyonelliğe Oğulcan eğitim sürecinde en çok zorlandığı noktanın teorik bilgileri pratiğe dökmek olduğunu, fakat bu zorluğu sürekli proje yaparak aştığını samimi bir dille anlattı. Eğitimlerde öğrendiklerini aktif olarak kullanarak deneyim kazandığını, en çok da bu süreçte geliştiğini söyledi. Yeni Başlayanlara Tavsiyeler Bu bölümü dinleyen ve dijital pazarlama kariyerine başlamak isteyen gençler için Oğulcan’dan güzel tavsiyeler de geldi. Her şeyin sadece teoride kalmaması gerektiğini, öğrendiklerinizi mutlaka pratiğe dökmeniz gerektiğini vurguladı. Eğitmenle yakın iletişimde olmanın öğrenim sürecine katkısını da unutmadı. Google ve Meta Arasındaki Fark: Talep mi Yaratıyorsun, Talebe mi Yanıt Veriyorsun? Bölümün en can alıcı bölümlerinden biri de Google Ads ve Meta reklamları arasındaki farktı. Google’da müşteri sizi ararken, Meta’da siz müşteriyi ararsınız. Bu fark, reklamın doğasını ve stratejisini tamamen değiştiriyor. Oğulcan’ın bu konudaki kıyaslaması birçok pazarlamacıya yeni bakış açıları kazandıracak nitelikteydi. Sürpriz: Azerbaycan’dan Rugayye’nin Mesajı Bölüm sonunda Azerbaycan’dan Rugayye’nin sesli mesajı dinleyicilerle paylaşıldı. Hedef kitle analizinin önemi üzerine Azerice yaptığı kısa konuşma, podcast’in uluslararası bir havaya bürünmesini sağladı. Hem kültürlerarası bir köprü oluşturduk hem de dijital pazarlamada hedef kitle analizinin nasıl evrensel bir konu olduğunu gösterdik. Transkript (otomatik, özet): Bugün çok farklı bir şey yapacağım. Daha önceki haftalardan farklı. Aslında konuğum var. Farklılık konukla birlikte oluşmadı. Farklılık şöyle oldu. Bugün bu podcast'te öğrencimi davet ettim. Sevgili arkadaşlar bazılarınız bilir ben Acu Media Akademide dijital pazarlama, dijital reklamcılık üzerine eğitim veriyorum. Ve 30 hafta sonunda ben kendi sınıfımı mezun ettim. Bunların hepsi, öğrencilerimin hepsi üniversite öğrencisi ve dijital pazarlama, dijital reklamcılık eğitimi alıyorlar. Mezun ettim, mezun oldular ve şimdi dedim ki aranızdan birini seçeceğim ve birlikte bir podcast bölümü çekeceğiz dedim. Ve sözümü de tuttum. Podcast bölümünü de çektim. Bugün yine dijital pazarlama üzerine konuşacağız, Google reklamlarını konuşacağız ve birçok şeyi konuşacağız. Ama ben benim öğrencim olan ve mezun ettiğim sevgili Olcan'a bu soruları yönelteceğim ve Olcan'la birlikte güzel bir söyleşiyi gerçekleştireceğiz. Evet sevgili Olcan, hoş geldin Türkiye'de dijital pazarlama podcastine. Nasılsın? İyiyim hocam, çok teşekkür ediyorum. Siz nasılsınız? Olcan, ben de çok iyiyim. Hadi bakalım başlayalım. Derste bu 30 hafta boyunca işlediğimiz konulara yönelik kolay, güzel ve pratik sorular ileteceğim sana. Senden de bu soruların cevaplarını bekleyeceğim Olcan. Evet, bu 30 hafta boyunca sence öğrendiğin teknik beceriler arasında seni en çok hangisi heyecanlandırdı ve neden? Şimdi teknik beceriler derken, işin içinde Google reklamı var, meta reklamı var, TikTok var, programatik var. Bütün platformları düşünebilirsin. Yani benim size derste gösterdiğim tüm platformlar dahil. Seni en çok hangisi heyecanlandırdı ve bunun sebebi neydi? Aslında eğitim boyunca birçok teknik beceri öğrendim sayenizde hocam. Ancak en çok heyecanlandıran kısmını düşünecek olursam kesinlikle Google Ads kampanya kurulumu diyebilirim. Çünkü Google hepimizin bildiği üzere çok büyük bir şirket ve ciddi anlamda bir veri akışı dönüyor. Birden fazla kişiselleştirme yönüyle karşımıza çıkıyor. Doğru anahtar kelimeyi analiz etmeyi biraz daha stratejik düşünmeyi ön plana çıkarıyor aslında. Özellikle bir ürünü arayan bir hedef kitlenin karşısına tam da o ürünü ararken karşısına çıkmak biraz daha avantaj sağlıyor diyebilirim. Google yönüyle. Meta tarafı da biraz daha karmaşık geliyor diyebilirim aslında bana. Tamam. Peki bir markanın Google reklam performansını arttırmak için senden 3 tane öneri isteseydin bu 3 tane öneri neler olurdu? Bana neler söyleyebilirdin? Google reklam performansını arttırmak için önerilerim de şunlar olabilir hocam. Birincisi ve bana göre en önemlisi kesinlikle doğru anahtar kelime seçim veya optimizasyon diyebiliriz. Çünkü SEO yönüyle de aslında doğru hedef kitleye doğru ürünün veya hizmetin ulaşmasını sağlayabiliriz. İkincisi açılış sayfası deneyimi. Çünkü yaptığınız reklam ne kadar iyi olursa olsun eğer sayfa yavaşsa ya da arayüzü basit değilse kullanıcıya da istediğini sunmuyorsa dönüşüm alamayacağınız bir gerçektir. Üçüncüsü düzenli analiz haftalık raporları kontrol edip düşük performansı reklam gruplarını da iyileştirmek büyük farklar yaratabilir. Oğulcan çok güzel 3 tane ana temel stratejiden bahsettin. Birincisi özellikle çok değerli doğru anahtar kelime seçimi. Çünkü işletmelerin birçoğu yanlış anahtar kelime hedeflediği için hem Google'a para veriyorlar hem de dönüşüm elde edemiyorlar. Aslında buradaki temel kriter konu anahtar kelime seçiminin yanlış yapılmasından kaynaklanıyor. Bir de bazen siz her ne kadar doğru anahtar kelimeyi seçseniz bile geniş eşlemeli anahtar kelime eklediğinizde Google reklamlarınızı çok alakasız kişilere de farklı varyasyonlar ya da terimlerle gösterebiliyor. Özellikle arama ağı reklamlarında benim bir lafım vardır ve ben … ### #47 Google I/O’da Duyurulan Arama Motoru Güncellemeleri SEO’yu Nasıl Değiştiriyor? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/google-i-o-da-duyurulan-arama-motoru-guncellemeleri-seo-yu-nasil-degistiriyor · Tarih: 2025-06-10 · Süre: 12 dk Google I/O 2025’te duyurulan yapay zeka odaklı yeni arama motoru özellikleri SEO dünyasında büyük yankı uyandırdı. Bu bölümde Google’ın aramayı nasıl yeniden tanımladığını, AI Overviews gibi devrimsel yeniliklerin SEO stratejilerine nasıl yön verdiğini ve dijital içerik üreticilerinin bundan sonra nelere dikkat etmesi gerektiğini detaylıca ele alıyoruz. Google I/O 2025’te Neler Duyuruldu? Etkinlikte Google Arama’nın geleceğine dair birçok önemli yenilik tanıtıldı. Artık yapay zekâ destekli özet kutuları (AI Overviews), görsel-sesli-metin aramayı birleştiren multimodal search yapısı ve kişiselleştirilmiş arama sonuçları hayatımıza giriyor. Bu gelişmeler kullanıcı deneyimini kökten değiştirirken, klasik SEO kurallarını da zorluyor. AI Overviews SEO’yu Nasıl Etkiliyor? Google artık birçok sorguda direkt yanıtı arama sonucunda gösteriyor. Bu durum bilgi içeriklerinin tıklama oranlarını düşürebilir. Ancak burada fırsatlar da var: Özet kutulara girebilecek kadar kaliteli içerikler üretmek, görünürlüğü artırmanın yeni yolu haline geliyor. Yeni Dönemin SEO Stratejileri Bu güncellemelerle birlikte artık içeriklerde şu unsurlar daha kritik hale geliyor: • Net ve doğrudan cevap veren bölümler • Kullanıcının niyetini anlayan yapılar • Liste, tablo, kısa özet gibi snippet uyumlu formatlar • Görsel ve videoya dayalı içeriklerin SEO’ya entegre edilmesi Yapay Zekâ ile İçerik Üretimi AI ile içerik üretimi kolaylaştı ama kalite hâlâ birincil öncelik. Google, insan dokunuşu olan, güvenilir ve özgün içeriklere değer veriyor. AI araçları destek olarak kullanılırken içeriklerin hala uzmanlık ve deneyim barındırması bekleniyor. Kullanıcı Deneyimi Artık SEO’nun Kalbinde Sıralamalar artık sadece teknik faktörlere değil, kullanıcı deneyimine de bağlı. Sayfa hızı, mobil uyumluluk, içeriğin okunabilirliği ve sayfa içi gezinme gibi unsurlar daha da değerli hale geldi. SEO’nun yeni tanımı aslında “Search Experience Optimization” oluyor. Sonuç ve Öneriler Google I/O 2025 ile SEO’nun yönü değişiyor. Bu değişimi tehdit olarak görmek yerine fırsata çevirmek mümkün. İçerik kalitesini artırmak, yapay zekâya uyum sağlamak ve kullanıcı odaklı düşünmek önümüzdeki sürecin kazananlarını belirleyecek. Bu bölümü dinledikten sonra SEO stratejilerinizi gözden geçirecek ve geleceğe daha hazırlıklı olacaksınız. Sorularınız veya danışmanlık talepleriniz için bana @faruktoprakx Instagram hesabımdan ya da faruk@joykek.com adresinden ulaşabilirsiniz. Spotify’da Türkiye’de Dijital Pazarlama’yı takip etmeyi ve bu bölümü paylaşmayı unutmayın! Transkript (otomatik, özet): SEO'cular buraya. Sevgili SEO'cu arkadaşlarım, bugünkü bölümde çok güncel ve heyecan verici bir konuyu hep birlikte ele alacağız. Google I.O. 2025 etkinliğinde yani geçen hafta duyurulan yeni arama motoru özellikleri ve bunların SEO dünyasında yaratacağı etkileri sizlerle konuşmak istiyorum. Google I.O. ne demek? Bu I.O. kısaltması hem input output yani giriş çıkış anlamına geliyor. Hem de innovation in the open yani açıkta yenilik ifadesine gönderme yapıyor. Özellikle Google her yıl Mayıs ayında Mayıs ayının ortalarında bu etkinlikte Android'deki yeni sürümleri, Google aramalardaki ve YouTube'daki değişiklikleri, yapay zeka ve makine öğrenimi gelişmelerini ve piksel cihazlar gibi donanımda yaptıkları ve yapacakları yenilikleri ve aynı şekilde geliştiricilere yönelik API güncellemelerini anlatıyor. Şimdi ben bu bölümde bütün bu maddelere tek tek girmeyeceğim. Sadece SEO kısmını konuşmak istiyorum çünkü çok büyük etkiler yaratacağını düşünüyorum. Eğer bir dijital pazarlamacı, içerik üreticisi ya da e-ticaret sahibiysen ya da SEO'cuysan işte bu bölüm senin için tam anlamıyla bir hazine niteliğinde olacak. Herkese merhaba. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Şimdi bu seneki Google IO etkinliği yapay zekanın Google'daki aramaya daha derinlemesine entegre edildiğini gösteren çok önemli güncellemelerle geldi. Hatırlarsanız ben bir önceki bölümlerde hep Google'ın Google'lığını kaybedeceğini anlatıyordum ve Google bu şekilde böyle devam ederse insanlar artık aramalarını Google'da değil yapay zeka araçlarında yapacağını söylüyordum ve tam da bu etkinlikte Google sanırım beni dinlemiş olmalı ki Google artık sadece bir arama motoru olmaktan çıkıyor ve başka bir yöne doğru evriliyor. Özellikle arama sonuçlarında yapay zekanın entegre edilmesi ve bu entegrasyonla birlikte artık başka türlü sayfaların açılması ve cevapların sonuçların çıkması Google'ın bu gelişmeye ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Şimdi burada öne çıkan başlıklara baktığımda ben bir numarada AI Overviews yani yapay zeka ön izlemelerini görüyorum. Birçok sorguda ya da aramada klasik sonuçlar yerine özellikle yapay zeka destekli özel kutucuklar geliyor bakın arama sonuçları sayfasına bu bence birinci sırada hatta bu beta sürümünü Amerika'da başlattılar yavaş yavaş Türkiye'ye de gelecek. Multimodal search dediğimiz yani çok biçimli arama bu da çok değerli SEO için bakın bu saydığım maddeler SEO ben bugün SEO üzerine konuşacağım. Yani görsel, metin ve sesli verileri aynı anda işleyebilen arama özelliği yaygınlaşıyor artık. Eskiden biz yeride olarak ne sağlıyorduk sadece text yani yazı sağlıyorduk artık bu sadece yazıdan ibaret değil sesli veri, görsel veri, bütün verileri toplayıp işleyen ve arama sonuçları da ona göre özelleştiren bir modülden bahsediyoruz. Bu ikinci sıradaydı. Üçte de search personalization ne kadar zor bir kelimede mi söylemesi personalization kişiselleştirilmiş arama. Yani bu da diyor ki artık arama sonuçları kullanıcıdan kullanıcıya farklılık gösterecek diyor. Yani SEO'da ben birinci sıraya geldim işte tebrik ediyorum birinci sıraya geldik bu anahtar kelimede lider konumundayız artık bunlar yavaş yavaş tarihe geçiyor. Çünkü Google artık kullanıcının geçmiş tercihlerine ve bağlamsal davranışlarına göre daha fazla şekillenme yoluna doğru gidiyor. Bu da arama sonuçlarında artık listelenme görünümünü değiştiriyor. Diğer özellik de benim için en değerli interactive search results yani etkileşimli sonuçlar. Bu ne anlama geliyor? Bu şu demek kullanıcı artık sonuçlara tıklamak yerine Google ile daha fazla etkileşime girerek aradığını doğrudan öğreniyor. Bakın biz bir konuyu … ### #46 Üreticiler ve Toptancılar İçin Yeni Nesil Dijitalleşme Formülü (Deneyen Kazanıyor) URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/ureticiler-ve-toptancilar-icin-yeni-nesil-dijitallesme-formulu-deneyen-kazaniyor · Tarih: 2025-06-03 · Süre: 26 dk Bu Bölüm Kimler İçin? Üreticiler ve toptancılar E-ticaret yapan işletmeler Stok takibi ve ERP sistemlerinden yorulmuş firmalar Yurtdışına satış yapmayı hedefleyenler Yeni nesil pazarlama ve yapay zeka teknolojileriyle tanışmak isteyen herkes Üreticilerin ve Toptancıların Dijitalleşme Yolculuğu Bu bölümde dijitalleşmenin kıyısında bekleyen ama bir türlü adım atamayan üreticilere, toptancılara ve özellikle B2B çalışan işletmelere ilham olacak bir dönüşüm hikayesini ele alıyoruz. Uzun yıllardır e-ticaret sektöründe tecrübeye sahip değerli konuğum Fatih Altunbaş ile birlikte, fiziksel stokların dijital dünyaya nasıl entegre edilebileceğini, sesli komutlarla sipariş yönetiminin nasıl mümkün hale geldiğini ve yapay zekanın mağaza deneyimini nasıl baştan tanımladığını masaya yatırıyoruz. Stok Takibinden Global Pazarlamaya Geleneksel sistemlerde barkod ve manuel stok takibiyle uğraşan işletmelerin yaşadığı zorluklara karşı geliştirilen çözümler artık sadece yazılımla sınırlı değil. Mobil uygulamalar üzerinden yürütülen süreçlerle hem fiziksel ürünlerin dijitalleştirilmesi hem de global satış kanallarına entegrasyon mümkün. Üstelik tüm bu işlemler birkaç dokunuşla, hatta sadece sesle gerçekleşebiliyor. Görsel İçerik ve Ürün Sunumunda Yapay Zeka Desteği Özellikle tekstil sektöründe karşılaşılan “stok yönetimi kaosu”, “görsel içerik yetersizliği” ve “dijital vitrinsizlik” gibi sorunlara nasıl çözüm bulunduğunu detaylarıyla öğreniyoruz. Manken kullanılmadan yapay zeka ile oluşturulan giydirilmiş ürün görselleri, sesli komutla otomatik oluşturulan irsaliyeler ve ERP sistemlerine olan ihtiyacın nasıl ortadan kalktığına dair net örnekler paylaşılıyor. Yeni Nesil Asistan Teknolojisi: İşletme İçin Dijital Partner En dikkat çekici konu ise geliştirilen yapay zeka destekli asistan. Müşteriyi tanıyor, sipariş geçmişini hatırlıyor, sesli iletişim kuruyor ve müşterinin sipariş verme ihtimaline göre satış yönlendirmeleri yapıyor. Adeta mağaza içine yerleştirilmiş bir satış danışmanı gibi çalışan bu sistem, işletmelerin operasyonel yükünü azaltırken satış potansiyelini artırıyor. Sadece Yazılım Değil, Pazarlama Desteği de Sunuluyor Buradaki vizyon sadece bir yazılım vermek değil; aynı zamanda dijitalleşme sürecinde işletmeleri yalnız bırakmamak. Bu yüzden uygulama ile birlikte bir pazarlama desteği de geliyor. Çünkü dijitalleşme demek sadece görünür olmak değil; aynı zamanda doğru müşteriye ulaşmak, farklılaşmak ve sürdürülebilir satışlar elde edebilmek demek. Türkiye Neden Bu Dönüşümde Kilit Rol Oynayacak Podcast’in son bölümünde, Türkiye’nin üretim kapasitesi ve stratejik konumu üzerinden gelecekteki ihracat potansiyelini değerlendiriyoruz. Avrupa, Rusya, Balkanlar ve MENA bölgesi ile olan bağlantılar, yerli üreticilere büyük fırsatlar sunuyor. Dijitalleşmeye yatırım yapan işletmelerin bu pazarlarda büyük paylar elde edebileceği bir döneme giriyoruz. Unutma, dijitalleşme sadece büyük markalar için değil, her ölçekten işletme için bir zorunluluk haline geldi. Bu bölümü dinleyerek sen de işletmeni geleceğe taşıyacak adımları öğrenebilir, ilham alabilirsin. Transkript (otomatik, özet): Geçen hafta QR'larla alakalı pazarlamaya olan etkisini podcast'te sizlerle paylaştım. Şimdi bu haftada çok sevdiğim dostum olan Fatih şu anda yanımda. Kendisiyle de QR'ların hangi amaçlarla pazarlamada nasıl kullanılabileceği, özellikle toptan ürün satan firmalar için ne gibi katkılar sağlayabileceği konularını ve kendi girişimi olan QR Stock uygulamasını detaylı bir şekilde bu bölümde konuşacağız. Herkese selamlar, ben Faruk Toprak. Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz. Evet Fatih hoş geldin. Nasılsın? Hoş bulduk Faruk. İyiyim. Sen nasılsın? Ben de çok iyiyim. Fatih, çok hızlı bir şekilde seni tanıyalım istiyorum. Ardından da QR Stock girişimini bizlere anlat. Firmalar için, özellikle toptan ürün satanlar için QR Stock ne gibi fayda sağlıyor işletmelere? Bunları biraz öğrenelim. Bu bölümü dinleyen B2B üzerine çalışan işletmeler için de faydalı olsun istiyorum. Tekrardan hoş geldin. Hoş bulduk. Teşekkür ederim. Ben Fatih Altunbaş. Uzun yıllardan beri e-ticaret sektöründeyim aslında. 2010 yılında bu sektöre başladım. Aslında üniversite okurken bir anda gelişen ve hayatımıza giren e-ticaret beni de aslında etkiledi. Ve bir şekilde buna entegre oldum. Ta ki aslında 2020 yılına kadar. 2020'den sonra tam herkes e-ticarete dönüşürken ben tam tersine abi e-ticaretten uzaklaştım. Orada bir 10 yıllık serüvenimiz oldu. Orada da biraz aslında ilgimi çeken yazılım dünyası daha beni cezbetti aslında. Tabii 2015 yılında bir üretim ve toptan anlamında bir marka kurmuştum. Orada da Türkiye'deki esnaf dinamiklerini keşfetme şansım oldu. Aslında biraz da orada üretici, toptancı, esnaf bunların dijitalleşemediğini ve bunların 2020'den sonraki pazarlamaya entegre olamadığını, ürünlerini dünyaya pazarlamadığını keşfettim. Ve böyle bir fikir ortaya çıktı. Bunu da abi QR stok koyduk. Yani QR ile stoku aslında birleştirdik. Barkodu ortadan kaldırıp böyle bir yazılım geliştirdik. Ve bunları da aslında Türkiye'deki esnaflara ve üreticilere hazır hale getirmiş olduk. Çok güzel. Ben ilk seninle tanıştığımda uygulamayı anlattığımda heyecanlandım. Dedim ki tamam dedim ya işletmelerin en çok ihtiyaç duyduğu ve duyabileceği bütün özellikleri karşılayan bir uygulama dedim bu. Özellikle QR gibi bir teknolojiyi kullanan, uygulama içinde kullanan ve bu teknolojiyi ürünlerle ilişkilendiren bir uygulama. Ürünler hangi ürünler? İşletmelerin kendi ürünleri. Yani çok basit şekilde kullanıcı uygulamayı açtığında ürünleri uygulamanın içine ekleyebiliyor ve aynı zamanda bu ürünler senkronize bir şekilde kullanıcının e-ticaret web sitesine gidebiliyor. Kesinlikle. Bütün işletmelerin bence özellikle tekstil sektöründeki işletmelerin kanayan yarası. Çünkü çok fazla çeşit var, adet var ve stok takibi zor oluyor. E-ticaret genelinde konuşalım mesela. Kullanıcı uygulamayı hem ERP dediğimiz programa yüklüyor hem de web sitesine yüklüyor. Şimdi bu durumda QR stok aslında ERP'yi ortadan kaldırıyor. ERP uygulamasını. Kesinlikle abi. Sadece QR stok uygulaması kullandığı zaman işletme ürün hem QR stok uygulamasında yer alıyor hem de anlık senkron bir şekilde e-ticaret web sitesine gidiyor. Bir daha işletmenin stoku güncelle, fiyatı güncelle, görseli güncelle gibi e-ticaret web sitesinde ihtiyaç söz konusu olmuyor. Kesinlikle abi. Yani muhteşem özetledin. Aslında buradaki konumu şu dijitalleşemeyen aslında COBİ'ler, esnaf, üreticiler bunların aslında hızlı bir şekilde dijitalleşmesini sağladığı için çok basit bir mobil aplikasyonla hem de web sitesine entegre olduğu için bir operasyondan bunu yönetebiliyorsun. Daha bir bomba bir şey söyleyeyim abi sana. Aslında QR'ı işte oluşturuyoruz kamera yardımıyla, telefon kamerası yardımıyla, irsaliği oluşturuyoruz gibi … ### #45 Sosyal Medyada Mikro Influencer’ların Yükselişi ve Etkisi URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/sosyal-medyada-mikro-influencer-larin-yukselisi-ve-etkisi · Tarih: 2025-05-27 · Süre: 11 dk Geleneksel influencer marketing stratejileri artık etkisini yitiriyor. Makro influencer’lara yapılan büyük bütçeli yatırımlar, düşük etkileşim oranları ve zayıf dönüşümlerle markaları hayal kırıklığına uğratıyor. Ancak bu alanda yeni bir yıldız yükseliyor:  mikro-influencer’lar . Mikro-Influencer Nedir? Mikro-influencer’lar, genellikle 10.000 ila 100.000 takipçiye sahip, belirli bir konuda içerik üreten ve hedef kitlesiyle yüksek etkileşim kurabilen kişilerden oluşur. Takipçileriyle birebir, samimi bağ kurabildikleri için verdikleri mesajlar daha güvenilir ve etkili olur. Niş topluluklara hitap etmeleri sayesinde marka mesajını daha isabetli iletebilirler. Neden Mikro-Influencer’lar Yükselişte? Yüksek  Etkileşim Oranı :  Mikro-influencer’ların etkileşim oranları genellikle %4 ila %8 arasındadır. Bu oran, makro influencer’larda çoğu zaman %1’in altına düşer. Daha az takipçiyle daha fazla dönüşüm sağlamak mümkündür. Samimiyet ve Güven:  Mikro-influencer’lar, takipçileri tarafından “bir arkadaş” gibi görülür. Bu da markalar adına yapılan paylaşımların daha içten algılanmasını sağlar. Düşük Maliyet, Yüksek Getiri:  Mikro-influencer’larla yapılan işbirlikleri, büyük bütçeler gerektirmez. Aynı bütçeyle 10 mikro influencer’la çalışarak çok daha geniş ve hedefli bir kampanya yürütmek mümkündür. Niş Hedefleme:  Vegan beslenme, minimalist yaşam, anne-bebek gibi özel alanlara hitap eden içerik üreticileri sayesinde markanız tam da ulaşmak istediğiniz kitleye seslenebilir. Gerçek Bir Kampanya Örneği Bir doğal kozmetik markası, 15 farklı mikro-influencer ile yürüttüğü bir kampanyada satışlarını %30, site trafiğini ise %48 artırdı. Etkili içerikler, organik paylaşım ve özgün anlatım sayesinde mikro influencer’lar kampanyayı başarıya ulaştırdı. Mikro-Influencer Seçerken Nelere Dikkat Etmeli? Takipçi Kalitesi:  Bot oranı düşük, organik ve ilgi uyandıran kitleye sahip olmalı. Etkileşim Oranı :  Paylaşımlara gelen beğeni, yorum ve mesajlar analiz edilmeli. İçerik Uyumu:  Influencer’ın paylaşım tarzı ve dilinin markayla örtüşmesi önemli. Samimiyet:  Influencer gerçekten markaya inanmalı, aksi halde etkileşim düşük kalır. Strateji ve İşbirliği Süreci Başarılı bir kampanya için önce hedef kitle netleştirilmeli, ardından platform seçimi (Instagram, TikTok, YouTube) yapılmalı. Influencer’a bire bir ulaşarak kişiselleştirilmiş teklifler sunulmalı. Kampanya sonunda KPI’lar (etkileşim, satış, tıklama vb.) ölçülmeli ve işe yarayan işbirlikleri tekrar planlanmalıdır. Doğru Kişiye, Doğru Zamanda Ulaşmak Artık mesele daha fazla kişiye görünmek değil,  doğru kişiye doğru zamanda ulaşmak . Mikro-influencer’lar düşük bütçeyle yüksek verim sağlayan stratejik iş ortakları haline geldi. Markanız için etkili bir mikro-influencer planı oluşturmak istiyorsanız, size memnuniyetle destek olurum. Daha fazla bilgi için bana instagram'dan @ faruktoprakx ulaşabilirsin. Transkript (otomatik, özet): Normalde bizler çok fazla önermeyiz influencer marketing kısmını çünkü eskisi kadar artık bir etkisi ve faydası kaldığını ben düşünmüyorum. Ancak bugün özellikle sosyal medyada markaların gözdesi haline gelen ama hala birçok kişinin tam olarak ne işe yaradığını bilmediği bir konuyu konuşmak istiyorum sizlerle. O da mikro influencerların yükselişi ve pazarlamadaki etkisi. Influencer ile mikro influencer arasında ne fark var bu bölümde anlatacağım. Biz normalde makro ve mikro şeklinde ayırıyoruz bunları ama bu zamana kadar hep göz ardı edilen fakat fayda performans açısından en iyi kategoride yer alan mikro influencerların bize ve pazarlamaya nasıl bir etkisi olduğunu bu bölümde detaylı bir şekilde konuşacağım. Neden devasa takipçi sayılarına sahip influencerlar yerine 10.000 ila 100.000 arası takipçisi olan mikro influencerların daha çok tercih edildiğini ve hangi kampanyalarda nasıl sonuçlar getirdiğini özellikle de markanız için neden bir dönüm noktası olabileceğini detaylarıyla bu bölümde ele alıyorum. Herkese merhaba ben Faruk Toprak Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldin. Şimdi gelin mikro influencerlar nedir bunu bir konuşalım. Genellikle 10k ile 100k ben k dediğimde 1000 olarak düşünebilirsiniz İngilizce kısaltmam. Yani 10.000 ile 100.000 arası takipçiye sahip olan ve belli bir konuda uzmanlaşmış kitlesiyle de yüksek etkileşim oranlarına sahip içerik üreticilerine bizler mikro influencer diyoruz. Ve bu kişiler çoğunlukla bir konuda tutkulu güvenilir ve takipçileriyle daha samimi ilişkiler kurabilen bireylerdir. Mikrolar makro influencerlara göre veya ünlülere göre geniş kitlelere ulaşamasalar da onların avantajı daha butik daha bağlı bir topluluğa hitap etmelidir. Özellikle bu da pazarlama açısından daha kaliteli ve dönüşüm odaklı sonuçlar getirebilir. Neden? Çünkü niş bir alanda uzmanlaşmışlar ve bu alanda sadık takipçileriyle sürekli paylaşımlar yaparak yüksek etkileşim oranlarına sahipler. Peki neden ben bugün markam için mikro influencerları tercih etmeliyim? Ve neden bu mikro influencerlar yükselişte? Gelin bir bakalım. Bir numara yüksek etkileşim oranı. Bak şimdi nedenlerine bakacağız. Yani neden bu mikro influencerlar yükselişte? Bir, yüksek etkileşim oranı. Yani takipçi sayısı arttıkça etkileşim oranı genellikle düşüyor. Ve mikro influencerlar genellikle %4 ila 8 arası etkileşim oranına sahipken makrolarda bu oran %1'in altına inebiliyor. %4 ila %8'den kalsığımız şu. Örneğin bir post paylaştınız ya da bir story paylaştınız mikro influencer olarak. Ve o postunuz 100 kişi tarafından görüntülendi ve 10 kişi tarafından etkileşime geçildiyse etkileşim nedir? Beğeni, yorum veyahut o posta istinaden bize mesaj göndermeleri şeklinde bunların hepsini etkileşim olarak kabul edebiliriz. 10 kişi gönderdiyse oranımız %10 olacak. Ve mikro influencerlarda da genelde bu oran %4 ile 8 arasında etkileşim oranı. Gayet iyi. Makrolarda bu oran ise %1'in altına inebiliyor. Şimdi şunu diyebilirsiniz ya Faruk Hocam. Makro influencerın var 1 milyon takipçisi. 1 milyon takipçinin %1'i 10.000 yapar. Öteki tarafta 100.000 takipçili bir mikro influencerın %4 etkileşimi ise %4 diyelim buna. 4000 yapar ya da %4 ile %8 arasındaydı 8000 yapar. Bakın arkadaşlar sayılar birbirine yakın gibi görünebilir ama 100.000 takipçisi olan mikro influencer'a ödediğimiz parayla 1 milyon takipçisi olan makro influencer'a veyahut ünlüye ödediğimiz para aynı değil. Maalesef değil. Dolayısıyla 1 milyon takipçisi için ödediğimiz çok yüksek meblalar düşük etkileşim oranına sahip olduğu için günün sonunda biz şu kanıya varıyoruz. Diyoruz ki ya influencer marketing çalışmıyor. Doğru … ### #44 E-Posta Pazarlamasında Kişiselleştirme ve Otomasyonun Rolü URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/e-posta-pazarlamasinda-kisisellestirme-ve-otomasyonun-rolu · Tarih: 2025-05-20 · Süre: 11 dk E-posta pazarlaması, dijital pazarlamanın en yüksek yatırım getirisi sağlayan kanallarından biri olmaya devam ediyor. Ancak klasik “herkese gönder” dönemi artık geride kaldı. Günümüzde başarılı kampanyaların temelinde kişiselleştirme ve otomasyon yer alıyor. Kişiselleştirmenin Gücü Kullanıcılar, kendilerine özel hissettiren markalara daha fazla sadakat gösteriyor. Adının geçtiği bir e-posta, daha önce incelediği ürünlere özel öneriler ya da doğum gününde gelen özel teklifler, küçük ama etkili dokunuşlardır. Araştırmalara göre kişiselleştirilmiş e-postalar, genel kampanyalara göre %26 daha fazla açılma oranı ve %760 daha fazla gelir artışı sağlıyor. Otomasyon ile Zaman Kazanın E-posta pazarlamasında her şeyi manuel yapmak mümkün değil. Bu noktada otomasyon sistemleri devreye giriyor. Kullanıcı davranışlarına göre tetiklenen e-postalarla, hem doğru zamanda iletişim kurabilir hem de iş yükünüzü ciddi şekilde azaltabilirsiniz. Örneğin: Sepetini terk eden kullanıcıya 30 dakika sonra hatırlatma 1 haftadır giriş yapmayanlara teşvik e-postası Abonelik süresi yaklaşanlara yenileme teklifi Doğru Araçlarla Profesyonel Çözümler Otomasyon sistemleri için farklı araçlar mevcut: Klaviyo:   Shopify  veya WooCommerce ile entegre çalışır ve yüksek başarı oranı sunar. Mailchimp:  Küçük işletmeler için kullanıcı dostu arayüz sağlar. Özellikle  Türkiye ’deki kullanıcılar için verilerin yurt içinde saklanması gerektiği unutulmamalı. Bu nedenle, yerli servis sağlayıcıları ve yasal uyumluluk kriterlerine dikkat edilmelidir. Segmentasyon ile Kişiselleştirmeyi Derinleştirin Kullanıcıları ilgi alanı, yaş, cinsiyet, davranış ve satın alma geçmişine göre gruplandırarak daha nokta atışı kampanyalar kurgulamak mümkün. Örneğin, cep telefonu kategorisini inceleyen kullanıcıya anne-bebek ürünü göstermek yerine, ilgi duyduğu kategoriye özel öneriler sunmak çok daha etkili olacaktır. Başarılı Örneklerden İlham Alın Amazon’un “şunu da beğenebilirsin” önerileri, Netflix’in “yarım bıraktığın dizi seni bekliyor” hatırlatmaları ya da Trendyol’un “Favori’ne özel indirim” bildirimleri, kişiselleştirme ve otomasyonun en iyi örneklerindendir. Küçük ölçekli işletmeler için de bu stratejiler çalışır. Takı satan bir sitenin, kullanıcının ilgilendiği taş tipine göre öneri göndermesi gibi. Bu e-postalar, kullanıcıda “bu  marka  beni tanıyor” hissi uyandırır. Yatırım Getirisi (ROI) Çok Yüksek Doğru strateji, segmentasyon ve otomasyon uygulamalarıyla e-posta pazarlamasında 40 katına kadar yatırım getirisi sağlamak mümkün. Örneğin, Klaviyo ile ayda 150 dolar yatırım yapan bir  marka , 6000 dolarlık gelir elde edebiliyor. ROI’nin bu kadar yüksek olduğu başka bir kanal bulmak oldukça zor. Spam gibi görünen toplu e-postalar yerine, kişiselleştirilmiş ve zamanında ulaşan otomatik mesajlar artık çok daha etkili. Markanızı bu doğrultuda yapılandırırsanız, hem satış hem müşteri sadakati tarafında ciddi sonuçlar alabilirsiniz. Yeni nesil  pazarlama  için  kişiselleştirme ve otomasyonu  stratejinizin merkezine koyun! Daha fazla bilgi için beni instagram'da @ faruktoprakx takip edebilirsin. Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba, Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz, ben Faruk Toprak. Bugünkü bölümümüzde e-posta pazarlamasının altın formülünü konuşmak istiyorum sizinle. Özellikle kişiselleştirme ve otomasyon, yani e-postalarınız artık sadece herkese gönder olmamalı, tam aksine kişiye özel ve zamanında ve davranışa göre tetiklenen mesajlar haline gelmeli. Peki bu nasıl sağlanır? İşletmelere nasıl fayda sağlar? Ve hangi araçlar bu süreci kolaylaştırır? Hepsini detaylı şekilde ele alacağız. Hazırsanız başlıyoruz. Şimdi ben genelde hep toplantılarda bakın böyle göndermeyelim, bu maili kişiselleştirelim dediğimde herkes bana dönüp bakıyor ve diyor ki ya bunu nasıl yapacağız? Ben de diyorum ki bu iş kolay ama gelin, önce ben neden bunu sizden istiyorum bunu anlatayım sizlere. Artık kullanıcılar kendilerine özel hissettiren markalara daha sadık kalmaya başladı. Yani adının geçtiği bir e-posta, önceden incelediği ürünler, özel öneriler, doğum gününde gelen özel bir teklif gibi detaylar, küçük ama etkili dokunuşlardır bunlar. Özellikle bir araştırmaya göre kişiselleştirilmiş e-posta kampanyaları, genel kampanyalara göre %26 daha fazla açılma oranına ve geliyor hazır mısın %760 daha fazla gelir artışı sağladığı düşünülüyor. Düşünsenize otomatik ama özel hissettiren bir sistem kurduğunuzda sadece açılma değil dönüşüm oranlarınızda da ciddi anlamda bir yükselme olacak. Bakın bir e-ticaret web sitesi olmak zorunda değilsiniz, bir sağlık kuruluşu da olabilirsiniz, bir eğitim kurumu da olabilirsiniz. Burada dönüşüm oranı firmanın hedefine göre değişir. E-ticaret web sitesinin en büyük hedefi dönüşüm, satış. Ancak bir oyun uygulaması olduğunuzu düşünün, sizin hedefleriniz neler olacak? Uygulamayı indirme, uygulamayı içinde satın almalar, uygulamayı kullanma ve uygulamayı silen kişilere yeniden pazarlama gibi birçok hedefiniz olacak. Dolayısıyla kişiselleştirme tüm sektörler için önemli. Peki Faruk Hocam biz bunları tek tek mi yapacağız ya? Bu bizi yorar, çok fazla bir iş yükü dediğinizi duyar gibiyim. Burada da kişiselleştirmeyi tabii ki de tek tek manuel yapmayacağız. Burada devreye otomasyonlar giriyor. Yani otomasyon sistemleri kullanıcı davranışlarına göre tetiklenen e-postalar göndererek hem sizin iş yükünüzü azaltıyor hem de müşteriye tam zamanında ulaşmanızı sağlıyor. Örnek verelim sepetini terk eden kullanıcıya 30 dakika sonra hatırlatma e-postası. Şimdi bu birçok e-ticaret alt yapı platformunda otomatik sağlanan bir şey. Ancak bu da bir otomasyon olduğu için en önemli detaylı otomasyonlardan bir tanesi. Burada yapmamız gereken şey şu. Evet bu yazılıma sahibiz. 30 dakika sonra sepete hatırlatma maili gönderiyor sistem, alt yapı. Peki ne yapacağız? Oturacağız, bu e-postanın içeriğini düzenleyeceğiz ve kişiye özgü bir şekilde yazacağız. Örneğin o e-postada kişinin adı geçmiyorsa, mutlaka kişinin adı, datası bizde varsa tabii bu insert'ü yani içeriye eklemeyi mutlaka o mailin içine yapacağız. Web sitesini bir haftadır kullanmayan kullanıcılara ya da satın alım yapmayan kullanıcılara teşvik maili gönderebiliriz. Bir diğeri de abonelik modeliyle çalışan firmalar ve markalar varsa aboneliği bitmek üzere olan müşteriye yenileme teklifini gönderebiliriz arkadaşlar. Bu abonelik modelinde özellikle e-postaların açılma oranı ve dönüşme dönüşme oranı çok yüksek. Üyeliğin ya da yenilemenin yaklaştığı tarihte. Bunların hepsi otomasyon ya da otomatik gönderimler olarak gerçekleşiyor. Ve bu süreçlerde CRM sistemleri, e-posta servis sağlayıcıları ve yapay zeka destekli analizler çok büyük rol oynuyor. Geçen haftalarda make.com'a anlatan otomasyonlarla alakalı çok güzel bir podcast bölümü hazırlamıştım. O bölümü dinlemediysen mutlaka dinlemeni öneriyorum. Çünkü o bölümde bu otomasyonları … ### #43 QR Kodlarıyla Etkileşimli Pazarlama Kampanyaları Oluşturmak URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/qr-kodlariyla-etkilesimli-pazarlama-kampanyalari-olusturmak · Tarih: 2025-05-13 · Süre: 12 dk QR Kodlarıyla Etkileşimli Pazarlama Kampanyaları Nasıl Oluşturulur? QR kodlar, günümüzde yalnızca restoran menülerinde değil;  reklam  panolarından ürün ambalajlarına, mağaza vitrinlerinden  YouTube  videolarına kadar pek çok alanda karşımıza çıkıyor. Ancak artık sadece bir bağlantıya yönlendiren araç olmaktan çıktılar. Stratejik olarak kullanıldıklarında markalar için güçlü bir  etkileşimli  pazarlama  aracı  haline geliyorlar. QR Kod Nedir ve Nasıl Çalışır? QR kod (Quick Response), bilgiyi iki boyutlu kare kodlar aracılığıyla hızlıca aktarabilen bir teknolojidir. Genellikle bir web sitesi bağlantısı,  sosyal medya  profili, PDF dosyası ya da iletişim formuna yönlendirme yapmak için kullanılır. Ancak burada kritik olan nokta, QR kodun yönlendirdiği içeriği  stratejik ve  dönüşüm  odaklı  tasarlamaktır. Türkiye’de QR Kodun Gelişimi İlk Yıllar: Deneysellik Dönemi Türkiye ’de QR kodlar 2010’lu yılların başında kullanılmaya başladı. Ancak o dönemde akıllı telefonlar yeterince yaygın değildi ve internet erişimi sınırlıydı. Bu yüzden QR kodlar daha çok kataloglarda, kartvizitlerde ve afişlerde “yenilikçi ama pasif” bir araç olarak kullanıldı. Kırılma Noktası: Pandemi Gerçek anlamda kitlesel kullanıma geçiş 2020’deki pandemi süreciyle oldu. Restoran menülerinin kaldırılması, AVM giriş sistemleri ve kamu uygulamalarında QR kodlar yoğun şekilde kullanılmaya başlandı. Bu süreç kullanıcıyı eğitirken, markaları da daha yaratıcı çözümler üretmeye teşvik etti. Günümüzde QR Kodların Kullanım Alanları Fiziksel ve Dijital Dünyalar Arasında Köprü QR kodlar artık hem fiziksel hem  dijital  mecralarda bir  bağlantı köprüsü  görevi görüyor. Bankacılık uygulamalarında ödeme yaparken,  Trendyol  ve Getir gibi platformlarda kampanya entegrasyonlarında, mağaza içi ürün bilgilerinde aktif olarak kullanılıyor. Etkileşimli Kampanya Fikirleri QR kodla  indirim çarkı  döndürme ve anlık kupon kazanımı Ürün ambalajından  tarif videosuna  ulaşma Açık hava reklamından  WhatsApp  botuna geçiş TV reklamı üzerinden  mobil uygulama  indirme Etkinliklerde  check-in ve çekiliş katılımı Restoranlarda QR ile  yorum ve anket yönlendirmesi Türkiye’den Başarılı QR Kod Kampanyaları Burger King Dans eden karakterin üstüne yerleştirilen QR kod, kullanıcıyı uygulama indirmeye yönlendirdi ve bedava burger kazandırdı. Kullanıcı tek adımda kampanyaya katılabildi. Coca-Cola Etkinliklerde dağıtılan kutuların üzerinde bulunan QR kodlarla kişisel mesaj gönderme deneyimi sunuldu. Hem duygusal bir bağ oluşturuldu hem de veri toplama sağlandı. Teknik Olarak Nelere Dikkat Etmeliyiz? Dinamik QR Kodu Kullanın Statik bağlantılar yerine, URL’si sonradan değiştirilebilen dinamik QR kodlar tercih edilmelidir. Bu sayede kampanyalar güncellenebilir, A/B testleri yapılabilir ve detaylı analizler alınabilir. Mobil Uyumluluk ve Hız QR kodla erişilen sayfa mutlaka mobil uyumlu olmalı ve 3 saniyeden kısa sürede yüklenmelidir. Formlar sade, anlaşılır ve kullanıcı dostu tasarlanmalıdır. Marka Tasarımıyla Uyumlu QR Kodlar Siyah-beyaz standart görseller yerine, markanın renklerine ve logosuna uygun şekilde özelleştirilmiş QR kodlar daha fazla dikkat çeker ve tarama oranını artırır. Analiz İçin UTM Parametreleri Ekleyin Her QR bağlantısının sonunda UTM etiketleri kullanarak,  Google Analytics  üzerinden trafik kaynağını, etkileşim oranını ve  dönüşüm  verilerini izleyebilirsiniz. QR Kodlar Artık Sadece Kod Değil, Deneyimdir Bugünün  pazarlama  dünyasında QR kodlar yalnızca bilgi paylaşım aracı değil; dönüşüm sağlayan, kullanıcı verisi toplayan ve markaya değer katan birer deneyim platformuna dönüştü. Kampanyalarında QR kodları kullanırken mutlaka stratejik bir yaklaşım belirlemeni öneriyorum. Doğru tasarlanmış bir QR kod, kullanıcıyı yalnızca bir bağlantıya değil,  markanın hikâyesine ve deneyimine  götürür. Beni @ faruktoprakx Instagram'dan takip etmeyi untumayın. Transkript (otomatik, özet): Bugünkü bölümde son zamanlarda özellikle fiziksel ve dijital deneyimi birleştiren kampanyalarda sıkça karşımıza çıkan QR kodlarıyla etkileşimli pazarlama kampanyalarını konuşmak istiyorum. Artık QR kodlar sadece menülerde değil, reklam panolarında, ürün ambalajlarında, mağaza vitrinlerinde ve hatta YouTube videolarında ve influencer işbirliklerinde bile karşımıza çıkıyor. Peki bu kodları sadece taratılan bir görsel olmaktan çıkarıp etkileşimli bir pazarlama aracına nasıl dönüştürebiliriz? Gelin birlikte bu bölümde inceleyelim. Herkese selamlar, ben Faruk Toprak, Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz. Şimdi QR kodlar nedir ve bunlar nasıl çalışır? Türkiye'deki başlangıcı nasıldı? Bunları biraz konuşmak istiyorum. Girişi bu şekilde yapalım. Şimdi QR kodlar verileri hızlıca okutabileceğimiz iki boyutlu bar kodlardır aslında. Bar kod teknolojisine biz zaten alışığız ama QR'ı bar koddan ayıran en önemli özellik kameralarla birlikte bunun etkileşime girmesi. Genelde bir URL'de PDF dosyasına, sosyal medya profilinize veyahut form sayfasına yönlendirme yapabiliriz. Ancak önemli olan nokta şu, QR kodun yönlendirdiği içeriği stratejik olarak tasarlarsak bu sıradan bir bağlantı değil, bir dönüşüm tüneli haline gelebilir. Şimdi Türkiye'deki gelişimine baktım. QR kod ne zaman başladı? İnsanlar tarafından aktif olarak ne zaman kullanıldı bunları bir inceledim ve şu sonuç ortaya çıktı. Türkiye'de QR kod teknolojisi aslında 2010'ların başında başladı diyebiliriz. Ama o dönemlerde hem akıllı telefon yaygınlığı hem de internet erişimi bu kadar gelişmiş olmadığı için daha çok deneysel bir araç olarak görülüyordu. Ve QR kodlar genellikle kataloglarda, kart vizitlerde ve afişlerde yer alıyordu. Ve kullanıcı tarafından pek de bir karşılık bulmuyordu. Dürüst olmak gerekirse neden? Bir numaralı sebebi çünkü akıllı telefonlar bu kadar yaygın değildi. Şimdi hepimizin elinde akıllı telefon var ama sanki hayatta hep böyle herkesin elinde akıllı telefon varmış hissiyatına kapılıyoruz. Aslında bunlar baktığımızda çok da yeni teknolojiler, eski teknolojiler değil. Dolayısıyla Türkiye'deki kırılım noktası her ne kadar 2010'da Türkiye'de kullanıma başlasa bile kırılım noktası pandemiyle birlikte oldu diyebiliriz. Yani 2020 yılında özellikle restoran ve kafelerde menülerin kaldırılması yani fiziksel basılı menülerin kaldırılmasıyla birlikte QR kodlar hayatımızın tam merkezine oturdu diyebiliriz. Bir anda herkesin telefonunda QR okuma alışkanlığı oluştu. Hatta belki birçoğumuz unuttu bile bunu ama AVM'lere bile girerken ne yapıyorduk arkadaşlar? QR okutuyorduk. QR okutarak güvenlik içeriye girebileceğimize veyahut giremeyeceğimize karar veriyordu. Orada bile bir QR sistemi geliştirildi. Bu dönem hem kullanıcıyı eğitti hem de markaları bu teknolojiyi daha yaratıcı şekilde kullanmaya itti diyebiliriz. Sonrasında bankacılık sektörü QR kodu, para transferi ve ödeme süreçlerine entegre etti. Bakın bugün birçok insan artık fiziki, kredi kartı ya da banka kartını kullanmıyor. Mobil uygulama aracılığıyla ödeme yapıyor. Peki o mobil uygulamada gösterdiği ekranda ne var? QR kod var. Yani siz bugün Starbucks'a gidip ödeme bile yaptığınızda Starbucks mobil uygulaması üzerinden gösterdiğiniz uygulama üzerinde yer alan QR kod aslında ödemenin gerçekleşmesini sağlıyor. Yani QR kodu bir menü şeklinde sadece menü olarak kullanabileceğimiz düşüncesini aslında aklımızdan çıkartalım. Çünkü bugün bile farkında olmadığımız birçok yerde QR kodu günlük hayatımızda kullanıyoruz. Ayrıca Trendyol, Getir, Migros gibi büyük oyuncular da hem kampanya sayfaları hem de offline online entegrasyon için QR kod kullanmaya başladılar şu anda. Yani özetle Türkiye'de QR kodun evrimini şöyle özetleyebilirim ben. İlk başta yeni bir teknoloji olarak tanıtıldı ama kullanıcı … ### #42 ChatGPT’ye Yeni Gelen “Alışveriş” Özelliği. E-ticaret ve Performans Reklamları Nasıl Etkilenecek? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/chatgpt-ye-yeni-gelen-alisveris-ozelligi-e-ticaret-ve-performans-reklamlari-nasi · Tarih: 2025-05-07 · Süre: 15 dk OpenAI’ın geliştirdiği ChatGPT, uzun süredir üretken yapay zekanın en popüler yüzlerinden biri. Ancak artık sadece içerik üretmiyor, kod yazmıyor ya da sohbet etmiyor. Yepyeni bir dönem başlıyor: Yapay zeka destekli alışveriş asistanlığı . Bu bölümde ChatGPT’nin alışveriş özelliğini detaylı şekilde inceliyoruz. Bu sistem nasıl çalışıyor, kullanıcıya ne kolaylıklar sağlıyor, dijital pazarlamacılar bu gelişmeye nasıl adapte olmalı, markalar için ne anlama geliyor? Hepsini adım adım açıklıyorum. ChatGPT Alışveriş Özelliği Nedir? ChatGPT’nin yeni alışveriş özelliği, kullanıcıların yapay zekaya ürün buldurabildiği, karşılaştırma yaptırabildiği, öneri alıp satın alma sürecini başlatabildiği bir entegrasyon sistemidir. Bu sistem, sohbet ekranını bir alışveriş asistanına dönüştürüyor. Örneğin kullanıcı şunu yazabiliyor: “Annem için doğum günü hediyesi arıyorum, 1000 TL civarında, ev dekorasyon ürünleri olabilir.” ChatGPT bu sorguyu analiz ederek, alışveriş platformlarında (şu an için ABD’de aktif olan Shopify, Instacart, Klarna, Temu, BestBuy ) ilgili ürünleri tarıyor, karşılaştırıyor ve kullanıcıya direkt öneriler sunuyor. Üstelik bu öneriler sadece metin değil — görseller, fiyatlar ve satın al butonlarıyla birlikte geliyor. - Yani kullanıcı artık Google’da arama yapmıyor. - Doğrudan sohbet ederek alışveriş yapıyor. - İlk defa arama yerine sohbetle satın alma süreci başlıyor. Bu Sistem Nasıl Çalışıyor? ChatGPT’nin alışveriş sistemi, GPT-4o altyapısının üzerine kurulu. Bu model, kullanıcının niyetini analiz ederek şunları yapabiliyor: Ürünleri kategori bazlı filtreliyor Fiyat/performans değerlendirmesi yapıyor Ürün açıklamaları ve kullanıcı yorumlarını analiz ederek karar sürecini destekliyor Önceki konuşmalardan veya sorulardan kullanıcı profilini çıkarabiliyor Doğrudan alışveriş bağlantılarıyla süreci tamamlıyor Örneğin kullanıcı önce kulaklık sordu, sonra spor salonu için çanta istedi. ChatGPT bu iki ürünü bağlamsal olarak eşleştirip “Spor için bu powerbank’i de düşünebilirsiniz” gibi ek önerilerde bulunabiliyor. Bu, artık sadece öneri değil, stratejik satış yapabilen bir yapay zeka demek. Kullanıcı Deneyimi Nasıl Değişiyor? Eskiden kullanıcı şunları yapardı: Google’a girer Anahtar kelimeyle arama yapar Site site gezer Ürünleri inceler Yorumları okur Sepete ekler ve satın alır Şimdi bu süreç tek bir ChatGPT ekranında gerçekleşiyor. Kullanıcı sormakla, alışverişi tamamlamak arasında sadece birkaç adım uzakta. Bu da: Daha hızlı karar Daha az dikkat dağınıklığı Daha kişiselleştirilmiş öneriler Daha yüksek dönüşüm oranı anlamına geliyor Pazarlamacılar İçin Ne Anlama Geliyor? Dijital pazarlamacılar ve markalar için bu gelişme bir devrim niteliğinde. Çünkü artık rekabet sadece arama motorlarında değil, yapay zeka algoritmalarında da görünür olmak üzerine kurulacak. 1. SEO Değişiyor Geleneksel SEO stratejileri sadece Google için değil, artık ChatGPT gibi AI platformları için de kurgulanmalı. Ürün başlıkları, açıklamaları, görseller ve yorumlar yapay zeka tarafından analiz edilebilir formatta olmalı. 2. Ürün Verisi ve Entegrasyon Ürün bilgileri doğru, eksiksiz ve standart API’lerle uyumlu olmalı. Yani ürünlerinizin “AI-friendly” hale getirilmesi gerekiyor. Eğer sistem sizi tanımıyorsa, sizi önermesi de mümkün değil. 3. İçerik Pazarlaması Yeniden Şekilleniyor Artık sadece kullanıcıya değil, AI modeline de hitap eden içerikler üretmeniz gerekiyor. Ürün sayfalarınızda yer alan bilgiler, yapay zekanın anlayabileceği şekilde yapılandırılmalı. 4. Küçük İşletmeler İçin Fırsat mı Tehdit mi? Büyük markalar bu entegrasyonlara hızla adapte olurken, küçük işletmelerin doğru veri yönetimiyle algoritmalarda öne çıkma şansı da bulunuyor. Ancak verisi eksik olan, entegrasyon sağlamayan markalar bu dönüşümde geride kalabilir. Bu bölümü beğendiysen podcastimi hem YouTube'da hem Shopify'da takip etmeyi unutma. Beni Instagram'dan @ faruktoprakx takip edebilirsin. Transkript (otomatik, özet): Bugün sizlerle ChatGPT'nin dijital dünyayı nasıl yeniden şekillendirdiğini konuşmak istiyorum. Ve bu sefer odak noktamız ise alışveriş. Geçen hafta ChatGPT'nin sadece sohbet eden bir yapay zekadan ibaret olmadığını, aynı zamanda ürün öneren, sizin adınıza alışveriş sepeti oluşturan, hatta satın alma sürecinde yardımcı olan bir sistemden bahsedildi ve açıklama yapıldı. ChatGPT'ye çok yeni bir özellik geldi. Nedir bu özelliğin adı? Alışveriş. Arkadaşlar bakın, dijital pazarlamacılar için bu gelişme ne anlama geliyor? Tüketici davranışı nasıl değişecek? Ve bu sistem nasıl çalışıyor? Sınırları nelerdir? Hadi gelin hep birlikte bu konuları birlikte ele alalım. Ben Faruk Toprak, podcasta hoş geldin. ChatGPT kısa süre önce, geçen hafta, OpenAI tarafından geliştirilen alışveriş asistanı özelliğini tanıttı. Bu özellik sayesinde kullanıcılar şu şekilde sorular sorabiliyor artık ChatGPT'ye. Gerçi daha önceden de sorabiliyorduk ama çıkan sonuçlar bu derece etkili değildi. Örneğin, bir doğum günü hediyesi almak istiyorum. 30 yaşındaki erkek kardeşim için önerin ne olur? Bakın, kişiselleştirilmiş bir soru var. Yaş var, erkek kardeş denilen bir cinsiyet belirtisi var. Ve artık, şimdi eskiden biz ne yapardık hatırlayalım. Eskiden dediğim de sanki çok eskiden gibi. Yakın geçmişte diyeyim. Arkadaşlar, hatta bu bazılarımız için şu an bile geçerli. Hediye almak istediğimizde Google'a yazıyoruz. Hediye sitelerine gidiyoruz. Ya da artık durum daha da vahimse, pazar yerlerine gidip ürün bakıyoruz. Bunun daha da vahim durumu, bence bunun daha da kolay durumu diyelim, Temu'ya gidip Temu'dan sipariş veriyoruz, değil mi? Gerçi şimdi buna Temu dedim diye reklam değildi demem lazım. Şimdi bu durumda artık herhangi bir web sitesine gitmeden, araştırma yapmadan, sadece basit soru kalıplarıyla, basit sorularla birlikte ben yapay zekaya ne aradığımı sorabiliyorum. Ve yapay zekada benim aradığıma karşılık ürün önerilerinde bulunabiliyor. Bakın, sadece ürünün adını yazmıyor. Ürünün görseli, fiyatı, yorumları, bütün detayları getiriyor. Mesela bir diğer örnek sorusu da şu, 1500 TL altında kablosuz kulaklık arıyorum ve ben bunu spor yaparken kullanacağım. Bak, ürünün fiyatını verdim ve maksimum 1500 TL olur dedim. Ürünün özelliğini verdim, dedim ki kablosuz kulaklık olsun dedim. Ve ürünü nerede kullanacağımı belirtti. Bak, 3 tane kriter verdim. Spor yaparken ben bu ürünü kullanacağım dedim. ChatGPT sadece artık önermekle kalmıyor. Az önce de demiştim. Yani önerilen ürünler Shopify, Instacart, Klarna, Temu, Best Buy gibi entegrasyonlarla doğrudan artık sepete eklenilebiliyor. Hatta geçen hafta bu merchant başvurusu için ChatGPT bir mail gönderdi ajanslara. Bizim ajansa da geldi. Hemen bizim tüm e-ticaret firmalarına bu formu doldurttum. Dedim ki bu formu dolduralım arkadaşlar. Bakın bu form çok önemli. Altın değerinde. Herkes de bir şok oldu. Neden biz bunu dolduracağız dedi. Çünkü açıklamamış da henüz ChatGPT alışveriş özelliğini. Bakın dedim. ChatGPT örümcek gibi gidiyor. Bütün siteleri tarıyor. Ancak artık dedim. Bu örümcek gibi taramadan ziyade veri fitleriyle birlikte. Yani bizim ona göndereceğimiz XML veri fitleri. Veri fitleri nedir? Web sitenizde e-ticaret, web sitenizdeki tüm ürünlerinizin dijital olarak ve anlık olarak ChatGPT'ye ya da yapay zeka aracına gönderilmesi. Yani bunu Google Katalog, Facebook Katalog, Google Merchant Center gibi düşünebilirsiniz. Artık kullanıcı aramıyor, karşılaştırmıyor, sormuyor ve direkt olarak seçmesini ve satın almasını sağlıyor ChatGPT. Eskiden hala günümüzde bile yaptığımız süreçteki tüm aşamalara artık gerek kalmayacak. Aradığımız … ### #41 İşletme Mezunu Musun Yazılımcı Mı? Hangi Bölüm Mezunları Dijital Pazarlamada Fırtına Gibi Esiyor? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/isletme-mezunu-musun-yazilimci-mi-hangi-bolum-mezunlari-dijital-pazarlamada-firt · Tarih: 2025-04-29 · Süre: 16 dk Türkiye’de dijital pazarlama alanı hızla büyürken, bu sektöre yönelen gençlerin sayısı da her geçen gün artıyor. Peki bu alanda çalışanlar hangi üniversite bölümlerinden mezun? Dijital pazarlama için özel bir eğitim mi gerekli? Yoksa herkes bu dünyada kendine yer bulabilir mi? Bu yazıda, Türkiye’de dijital pazarlama kariyeri yapmak isteyen gençler için kapsamlı bir yol haritası sunuyoruz. Hangi bölümlerden mezun olanlar daha çok tercih ediliyor, neden bu alan seçiliyor ve kimler dijital pazarlama kariyeri için uygun? Hepsi detaylı olarak burada. Hangi Bölüm Mezunları Dijital Pazarlamayı Seçiyor? 1. İşletme (%22) Dijital pazarlama sektöründe çalışanların büyük kısmı işletme bölümü mezunlarından oluşuyor. Bu bölümün sunduğu geniş perspektif (pazarlama, yönetim, finans, girişimcilik) mezunları stratejik kampanya yönetiminde, medya satın alma ve performans analizi gibi alanlarda öne çıkarıyor. 2. İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık (%18) İletişim fakültesi mezunları içerik üretimi, sosyal medya yönetimi, metin yazarlığı ve marka iletişimi gibi yaratıcı alanlarda yoğun olarak yer alıyor. Dijital platformlarda markanın dili ve hikâyesini oluşturmak için oldukça uygun bir altyapıya sahipler. 3. Yazılım ve Bilgisayar Mühendisliği (%12) SEO, SEM, web analitiği, teknik otomasyonlar ve CRM sistemleri gibi dijital pazarlamanın teknik alanlarında yazılım kökenli kişiler önemli roller üstleniyor. Growth hacking gibi veri odaklı alanlarda da oldukça etkililer. 4. Grafik Tasarım, Görsel İletişim, Yeni Medya (%10) Dijital pazarlamanın görsel tarafını yöneten bu mezunlar; sosyal medya tasarımları, video içerikler, UI/UX tasarımları gibi kullanıcı ile görsel teması yöneten görevlerde ön plana çıkıyor. 5. Psikoloji ve Sosyoloji (%8) Kullanıcı davranışlarını anlama, nöropazarlama teknikleri, kullanıcı deneyimi (UX) yazımı ve persona analizlerinde bu mezunlar ciddi katkı sağlıyor. Tüketicinin zihinsel süreçlerine odaklanan işlerde tercih ediliyorlar. Geri kalan %30 ise çok çeşitli alanlardan: Hukuk, edebiyat, mühendislik, sağlık bölümleri gibi… Neden Bu Mezunlar Dijital Pazarlamayı Seçiyor? Dijital pazarlamanın cezbedici tarafları, farklı disiplinlerden mezunların ilgisini çekiyor: • Hızla Büyüyen Sektör: Türkiye’de e-ticaret hacmi 2023 itibariyle 1.85 trilyon TL’yi aştı. Bu büyüme, dijital pazarlamayı iş dünyasının vazgeçilmez bir parçası haline getirdi. • Esnek Çalışma İmkanları: Remote iş modelleri, freelance projeler ve dijital ajans kültürü bu alanda özgür çalışma alanı sunuyor. • Kariyer Geçişine Açık: Kısa sürede öğrenilebilen beceriler sayesinde insanlar farklı sektörlerden dijital pazarlamaya kolayca geçiş yapabiliyor. • Yaratıcılık + Teknoloji: Hem yaratıcı düşünebileceğiniz hem de teknik araçlarla çalışma fırsatı sunan nadir sektörlerden biri. • Sürekli Güncellenen Alan: Her ay yeni algoritmalar, reklam modelleri, araçlar ve yapay zeka entegrasyonları ile sektör dinamik kalıyor. Kimler Dijital Pazarlama Kariyeri Yapmalı? Bu sektörde başarılı olmak için şu özelliklere sahip olman büyük avantaj sağlar: Analitik Düşünenler Google Analytics, reklam paneli analizi, dönüşüm oranı takibi gibi konulara meraklı olanlar performans tarafında etkili olabilir. Yaratıcı Zihinler Metin yazarlığı, kampanya kurgusu, içerik üretimi gibi işlerde yaratıcı bireyler ön plana çıkar. İletişim Yeteneği Güçlü Olanlar Müşteri ilişkileri yönetimi, brief alma-verme süreçleri, takım içi koordinasyon gibi süreçlerde iletişim becerisi önemli. Sürekli Öğrenmeye Açık Olanlar Sürekli değişen trendleri takip edebilen, yeni araçlara adapte olabilen kişiler bu sektörde ayakta kalır. İşletme, yazılım, iletişim, grafik tasarım ya da psikoloji… Mezuniyet bölümün ne olursa olsun, dijital pazarlama alanında bir yol çizmek mümkün. Bu sektör hem teknik hem yaratıcı yönleriyle gençlere çok geniş fırsatlar sunuyor. Üstelik günümüzde eğitim kaynaklarına ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Tek yapman gereken öğrenmeye başlamak. Transkript (otomatik, özet): Bugün herkesin merak ettiği bir konuyu konuşmak istiyorum. Bana hep şu soruluyor, deniliyor ki Ya Faruk Hocam, ben dijital pazarlama üzerine kariyer hedefliyorum. Hangi bölümü okumalıyım? Bakın bu soruyu soranlar daha lisedeler, üniversitede bile değiller. Üniversitede olanlar da şunu soruyor. Ya Faruk Hocam, ben dijital pazarlamada çalışmak istiyorum. Kendi ajansımı kurmak istiyorum. Ama şu anda ben kimyacılık üzerine okuyorum. Sizce yapabilir miyim ya da bölümümü değiştirmeli miyim? diye soranlar da oluyor. Sevgili arkadaşlar, bugün dijital pazarlamada çalışanlar genellikle hangi bölümden mezun? Ben de dahil bunu açıklayacağım size. Ve ben bu sektöre uygun muyum sorularının cevaplarını sizlerle paylaşacağım. Bölüm boyunca sizlere veriler aktaracağım, verilerle konuşacağım. Ve hem de neden bazı bölümlerden çıkanların dijital pazarlamada daha aktif olduğunu sizlere anlatacağım. Hepiniz hoş geldiniz Türkiye'de dijital pazarlama podcastine. Ben Faruk Toprak. Şimdi kaynağım şu, LinkedIn Türkiye verileri 2023 yılı, eleman.net kariyer raporları ve TOBB dijital pazarlama istihdam verisi. Bakın verilerim bunlar. Birinci sırada, yani yüzdelik olarak pastadaki en büyük dilime sahip olan bölüm, üniversite bölümü. Sizce hangisi? Şöyle biraz düşünelim. Dijital pazarlamada çalışıyor bu kişiler. Ya da pazarlama sektöründe pazarlama departmanında çalışıyorlar. Arkadaşlar, pastadaki en büyük dilime sahip bölüm işletme mezunları bayılıyor dijital pazarlama alanında çalışmaya, pazarlama sektöründe çalışmaya ve pastadaki dilimi yüzde 22. Bakın çok yüksek. Reklamcılık bölümü değil ha, işletme bölümü. Bu arada küçük bir not, ben de işletme mezunuyum. Hatta yüksek lisansımı da Marmara Üniversitesi'nde, Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yaptım. Finansal piyasalar ve yatırım yönetimi üzerine yaptım. Birincilik de bitirdin. Ama dijital pazarlama sektöründeyim, pazarlama alanındayım. Geniş müfredat, özellikle bu bölümden mezun olduğunuzda, bu bölümün geniş müfredatında pazarlama var, finans var, yönetim var, girişimcilik dersleri var. E bu dersler kişiye ilham katıyor. Özellikle pazarlama tarafında. Bu bölümden mezun olanlar dijital dünyada hem reklam yönetimi hem de strateji geliştirmede yer bulabiliyorlar. Özellikle dijital kampanya bütçelerini iyi analiz edebiliyorlar. İşletme bölümü birçok pazarlamacının mezun olduğu bölüm. İşletmeler de özellikle bu bölümden mezun olanları tercih ediyor diyebilirim. Mesela ben ajansta dijital pazarlamacı ilanı çıktığımda uzman yardımcısı ya da uzman işletme bölümünden mezun olanlara ne yalan söyleyeyim şöyle bir tık daha öncelik veriyorum. Ama CV'sini inceleme önceliği veriyorum. Tabi CV'yi inceledikten sonra ikinci aşama nedir? Görüşme, mülakat. Asıl önemli olan o. Geçmişi, mülakattaki performansı ve bilgi düzeyi bunlar çok önemli konular bölümden ziyade. Bölüm kapıyı açar ama o kapıdan giren herkes başarılı olmayacaktır. O kapıdan girenler sadece ondan sonraki süreçteki performansına dayalı hareket ederler. Onun da bölümle alakası yok. O biraz kişinin geçmişiyle ve deneyimiyle alakalıdır. Pastadaki en yüksek paya sahip olan bölüm işletmeydi. İkinci dilime sahip olan bölüm ise geliyor. İletişim fakültesi, halkla ilişkiler ve reklamcılık %18. Bakın %18 ikinci dilim bu bölüme ait. Neden bu bölüm? Çünkü kreatif düşünce bunlarda. Marka dili oluşturma bunlarda. Metin yazarlığı bunlarda ve PR yönetimi bunlarda. Özellikle sosyal medya ve içerik üretimi tarafında çok aktifler bu bölümden mezun olanlar. Ve bizim storytelling dediğimiz görsel iletişim gücünün çok yüksek olduğu kişilerdir bu kişiler. Hikayeleştirmede yani çok çok başarılılardır. Ve birçok marka hikayeleştirme sever ve ister. Yani storytelling ister. Marka için hikayeleştirme oluşturalım. Ürün için storytelling oluşturalım derler. Öyle taleple … ### #40 Bot Hesaplarla Gündem Nasıl Satın Alınıyor X (Twitter) Manipülasyonunun Dijital Pazarlamaya Etkisi URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/bot-hesaplarla-gundem-nasil-satin-aliniyor-x-twitter-manipulasyonunun-dijital-pa · Tarih: 2025-04-22 · Süre: 14 dk Sosyal medya platformu X (eski adıyla Twitter) artık yalnızca bireylerin değil, büyük stratejilerin ve görünmeyen güçlerin de oyun alanı. Bu bölümde, X üzerinde sistematik şekilde kullanılan bot hesapların hem Türkiye’de hem de dünyada nasıl etkili bir manipülasyon aracı haline geldiğini derinlemesine inceliyoruz. Sahte hesaplar, yapay gündemler, siyasi kampanyalar, ticari algı yönetimi ve pazarlama dünyasının bu manipülasyondan nasıl etkilendiği gibi kritik konulara sağlam kaynaklarla ışık tutuyoruz. Bu bölümde şunları net biçimde öğreneceksiniz: • Bot hesaplar nasıl çalışır? • Türkiye ve dünyada hangi olaylarda gündem manipüle edildi? • Algı operasyonları nasıl planlanır? • X gerçekten güvenilir bir platform mu? • Bu manipülasyonlardan nasıl korunabiliriz? Bot hesaplar yalnızca siyasetle sınırlı değil. Kripto paralardan e-ticaret ürünlerine, influencer kampanyalarından marka algısına kadar birçok dijital pazarlama sürecine doğrudan etki edebiliyor. Özellikle trend listeye giren içeriklerin organik değil, yazılımla yönetilen binlerce sahte hesap tarafından pompalanması, kullanıcıların neye inanması gerektiğini sorgulatır hale getiriyor. Bu bölümde X’in algoritmalarının nasıl çalıştığını, Elon Musk sonrası yapılan değişikliklerin ne gibi sonuçlar doğurduğunu ve bağımsız araştırmacıların tespit ettiği kritik bulguları da paylaşıyorum. Türkiye’de son yıllarda seçim dönemlerinde, toplumsal olaylarda ve ekonomik tartışmalarda ortaya çıkan hashtag’lerin önemli bir kısmının bot destekli olduğu çeşitli analiz raporlarında açıkça ortaya konmuş durumda. Ancak sorun yalnızca bu botların varlığı değil; bu hesaplar üzerinden yapılan yorumlar, mention’lar ve retweet’ler sayesinde markaların, siyasetçilerin ya da fikir önderlerinin algısal gücünün olduğundan çok daha yüksek gösterilmesi. Yani X, yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir algı oluşturma makinesine dönüşmüş durumda. Peki bu manipülasyonun dijital pazarlamaya etkisi ne? Şirketlerin kampanya stratejileri nasıl etkileniyor? Organik görünmeyen gündemlerde yer almak, tüketici güvenini nasıl zedeliyor? Dijitalde şeffaflık ve güven ilkeleri bu manipülasyon çağında nasıl savunulmalı? İşte bu bölümde tüm bu sorulara örneklerle, istatistiklerle ve sektörel analizlerle yanıt veriyoruz. 🤖 Bot Hesaplar Nedir, Nasıl Tanınır? • Botlar, yazılımlar tarafından kontrol edilen, insan gibi davranan sahte hesaplar. • Amaçları: • Belirli konuları gündeme taşımak • Hashtag’leri trend yapmak • Gerçek kullanıcıların görüşlerini bastırmak • Dezenformasyon yaymak • Genelde profil fotoğrafsız, çok sayıda tweet atan, çok az takipçisi olan ya da tam tersi sahte takipçilerle şişirilmiş hesaplar. • MIT & Harvard çalışmaları gösteriyor: Botlar, sahte haberlerin yayılmasında insanlardan 7 kat daha etkili . 💣 Botlar Sadece Siyaset İçin mi Var? • Hayır! Ticari kullanım da çok yaygın: • Kripto para projeleri: Hızlı hype yaratmak için botlar devreye giriyor. • E-ticaret ürünleri: Sahte yorumlar, mentionlar, ilgi çekmek için kullanılan etiketler. • Rakip şirketleri kötülemek için botlar tarafından olumsuz yorum kampanyaları başlatılıyor. • Trend listeye girmek için bot kullanan influencerlar bile var. 🛡 Bu Manipülasyonlardan Nasıl Korunuruz? • Etiketlere hemen inanmadan önce Google’da arama yapın. • Aynı anda atılan yüzlerce benzer tweet’e dikkat edin. • Profil geçmişlerine bakın: Sahte hesaplar genelde birkaç ay önce açılmıştır. • “Teyit.org”, “Doğruluk Payı” gibi kaynakları sık takip edin. • Gündeme gelen her şey gerçeği yansıtmak zorunda değildir. Eğer sen de dijital dünyada görünene değil, perde arkasındaki büyük tabloya bakmak istiyorsan, bu bölümü kaçırma. Botların nasıl çalıştığını, neyi neden etkilediğini ve pazarlama kararlarını verirken nelere dikkat etmen gerektiğini öğreneceğin dolu dolu bir bölüm seni bekliyor. Bu bölümü paylaşmayı unutma! Birçok insanı botlar konusunda ve manipülasyon konusunda hep birlikte uyaralım... Instagram : @ faruktoprakx Transkript (otomatik, özet): Ses 1, 2, 3, deneme, bu bir bot değildir, bu insan sesidir. Evet, arkadaşlar sıkıldık değil mi? Neyden? Botlardan sıkıldık ya. Robotlardan sıkıldık. Sürekli böyle bir tweet atıyorlar, yorum yapıyorlar, saçma sapan konulara giriyorlar. Nedir bu ya? Neyden bahsediyorum? Tabii ki de Twitter'dan bahsediyorum. Ben Twitter'ı boykot ediyorum. Bakın 2020 yılında ben Türkiye'ye geldim, Amerika'daydım, 5 yıl Amerika'da yaşadım. 2015'te gittim, 2020'de geldim ama kendime yemin ettim. Dedim ki, Faruk dedim, o Twitter'ı kapatacaksın. 2020'de geldim, Twitter'ı kapattım. Her ne kadar ben dijital pazarlamayla iç içe olsam da, bu benim 15. senem dijital pazarlamada, bu sektörde, Twitter kullanmıyorum ve kullanmayı da düşünmüyorum. Boykot ediyorum ben. Niye? Ya sıkıldık ya. Bu botlardan, gerçekten gerçek dışı hesaplardan, bu hesapların böyle ülke gündemlerini belirlemesinden, parayı veren düdüğü çalar misali, Türkiye'de, top 10'de, Twitter'da yer almaktan. Yani sosyal medyaysa bu sosyal medyadan bu bot hesapları çıkartılmalı. Yani Elon Musk gitti, Twitter'ı aldı ve sonra açıklama yaptı. Dedi ki, yok Twitter'da bot mod yok dedi, biz bunların sayısını azalttık dedi. Ulan dedim, bir kontrol edeyim, belki adam haklıdır. Bir baktım, daha da kötü olmuş. Şimdi bugün X'i konuşacağız. X, eski sevgili değil tabii ki de, Twitter'ın şu anki adı X. Burada Twitter'da dolaşan görünmez bir gücü, yani botları ve bu botların nasıl kullanıldığını, aynı zamanda maalesef bu botların toplum üzerindeki etkilerini sizlerle konuşmak istiyorum. Belki sizler de bir fikir oluştururum, bir aydınlık oluşur. Bu bölümde özellikle şu bölümlere değinmek istiyorum. Bot hesapları nasıl çalışıyor? Türkiye ve dünyada hangi olaylarda gündem manipüle edildi? Bunlara da biraz bakalım. Algı operasyonları nasıl planlanır? X gerçekten güvenilir bir platformu? Şimdiden vereyim cevabını, hayır. Ve bu manipülasyonlardan nasıl korunabiliriz? Bu bölümde sizlere anlatacağım. Bir de şunu da söylemek istiyorum. Şimdi Türkiye'de yaşanan olaylar var. Tabii biliyorsunuz bir kesim başka bir konuşuyor, diğer kesim başka konuşuyor. Ama şu çok hoşuma gitti. Gerçekten birlik beraberliği orada gördüm. TRT'den kovulan bir hanımefendi vardı. Ve o kişinin, o hanımefendinin postunun altındaki yorumları gördüm. Destekleyici yorumlar, birliktelik yorumları. Arkadaşlar yorum yapanlara baktım. Hepsi insan. Sen ben gibi insanlar. Yani bot yok. O birlik beraberliği sağlayan, o yorumları yapan. Ama o güzel yorumların altına yorum yapan, kötüleyen yorum yazanlara baktım. Ne fotoğrafı var? Ya da fotoğrafı varsa böyle saçma sapan bir ya şehir manzarası ya bilmem neyin logosu. Böyle acayip botlar, bot hesaplar. Sonra dedim ki ya hani burada bile kendinizi gösteriyorsunuz. Yani yorum yaparken bile bu algı operasyonda burada bile botları kullanıyorsunuz. Gerçek isminizi kullanamıyorsunuz. Gerçek fotoğrafınızı kullanamıyorsunuz dedim. Yani sonra da bu Twitter konusu gündeme geldi tabii. Buna yönelik bir podcast yapayım dedim. Herkese selamlar. Ben Faruk Toprak. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Sadece pazarlama değil, dijitali konuşmak istiyorum bu podcast serilerinde. O yüzden gelin bu bölümde bot hesapları konuşalım ve algı operasyonları üzerine yorumlar yapalım. Botlar, yazılımlar tarafından kontrol edilen insan gibi davranan sahte hesaplardır. Bakın bu bot hesapların tanımıdır. Botların tanımıdır. Amaçları özellikle Türkiye gibi ülkelerde ya da Türkiye dışında mesela Almanya'da da böyle. Belirli konuları gündeme taşımak. Birinci amacı. Hashtagleri trend yapmak. Top Topik gibi. Twitter'a X'e girdiğinizde trend topikte … ### #39 Ekonomik Kriz Dijital Tüketimi Nasıl Dönüştürdü Pazarlamacılar Ne Yapmalı URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/ekonomik-kriz-dijital-tuketimi-nasil-donusturdu-pazarlamacilar-ne-yapmali · Tarih: 2025-04-15 · Süre: 15 dk Türkiye’nin sosyolojik haritası yeniden çiziliyor… Sessiz ama çok güçlü bir dönüşümün içindeyiz. Ekonomik kriz, iç göç, bireyselleşme, dijitalleşme, kültürel alışkanlıklarda büyük değişimler… KONDA’nın 2008’den bu yana adım adım izlediği Hayat Tarzları Araştırması, 2025 verileriyle bize bugünün Türkiye’sine dair çarpıcı bir tablo sunuyor. Ve bu tablo, sadece sosyolojik değil, aynı zamanda dijital pazarlama açısından da çok şey anlatıyor. Bu bölümde, “insanların değişen yaşam tarzları dijitale ve pazarlamaya nasıl yansıyor?” sorusunu odağımıza alıyoruz. İç göç devam ediyor, şehirler büyürken kırsal değerler henüz kaybolmuyor. Üniversite mezunu işsiz sayısı milyonları bulmuş durumda. Tüketici artık sadece satın alma davranışıyla değil, aynı zamanda duygusal, kültürel ve ekonomik motivasyonlarıyla da analiz edilmek zorunda. Çünkü toplumun yarısı istihdam dışı, bir kısmı iş arıyor, bir kısmı evde dijital içeriklerle vakit geçiriyor. Yurt dışında yaşayan Türkler, Türkiye’deki sevdiklerine uzaktan destek olmaya çalışırken, ülke içindeki milyonlar, yaşadıkları ekonomik zorlukları gizleyerek “iyiyim” demeye devam ediyor. Bu duygusal yük, dijital mecralarda davranışlara da yansıyor. Artık sosyal medya sadece bir eğlence alanı değil, aynı zamanda bir kaçış, bir anlatım, bir statü göstergesi. Sinemaya gitme oranı düşerken, konserlere ve müzelere katılım hızla artıyor. Sosyal medyada paylaşım yapan kişi sayısı düşük ama izleyenler çok. TikTok hızla yayılıyor, mobil bankacılık günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geliyor. Hatta her 10 kişiden biri artık yapay zekâ uygulamalarıyla haşır neşir. Tüm bu değişimler dijital pazarlamayı doğrudan etkiliyor. Artık kampanyalar sadece ürün satma odaklı değil, duygulara, değer setlerine ve yaşama biçimlerine dokunmalı. Çünkü bugün pazarlama, sadece tüketiciyi değil, onun hikâyesini de anlamayı gerektiriyor. Bu bölümde; – Ekonomik kriz ortamında dijital tüketici davranışları nasıl değişiyor? – Sosyal medya gerçekten merkeze mi yerleşti yoksa bir göz aldanması mı? – Yeni nesil tüketici kitlesi hangi platformlarda, neye tepki veriyor? – Marka yöneticileri ve dijital pazarlamacılar bu değişimi nasıl avantaja çevirebilir? Hepsi ve daha fazlasını bu bölümde konuştuk. Beni instagram'dan @ faruktoprakx takip edebilirsin. Lütfen podcastimi takip etmeyi ve paylaşmayı unutma. Transkript (otomatik, özet): Hepimizin hayatında bazen inişli günler, bazen çıkışlı günler oluyor. Değil mi? Hepimizin yaşam tarzı günden güne değişiyor. Bugünkü bölümde Konda'nın yaptığı bir araştırma var. Hayat tarzları üzerine bir araştırma. Özellikle toplumun fotoğrafını çekmiş ve neredeyse piksel piksel çekmiş bu fotoğrafı. İç göçten, kültürel dönüşümlere, sosyal medya kullanımından, yapay zekaya kadar birçok başlıkta çarpıcı veriler var bu araştırmada. Ben de bu verileri inceledikten sonra dedim ki bir tane podcast bölümü yapayım. Bununla alakalı hayat tarzları, değişen hayat tarzları, dijitalleşme ve göç. Göç deyince şaşırıyor olabilirsiniz. Yani nasıl hala insanlar İstanbul'a göç ediyorlar mı ya da büyük şeyleri hala göç ediyorlar mı diyebilirsiniz. Arkadaşlar evet yani ben İstanbul'da yaşamama rağmen, yıllarca burada yaşamama rağmen artık ben bile şeyim hani İstanbul'dan gideyim kafasındayım. Ama insanlar kırsal kesimden büyük şehirlere doğru hala göç ediyorlar. Tabi bu oran eskiye nazaran azalmış durumda ama hala devam ediyor. Bu verilerle birlikte yani KONDA'nın yaptığı bu araştırmanın sonucunda elde edilen verilerle birlikte toplum olarak biz nereye doğru evriliyoruz? Ve dijitalleşme sadece bir araç mı yoksa bizim yeni yaşam tarzımızın ta kendisi mi? Aslında bunu görmüş oluyoruz büyük pencereden baktığımızda. Bu tüm pazarlamacıların incelemesi gereken bir rapor. Neden? Çünkü günün sonunda reklamın başarılı olabilmesi için doğru hedef kitleye ulaşmamız gerekiyor değil mi? Neydi? Doğru zaman, doğru yer ve doğru hedef kitle. Bakın üç tane ana temel unsurumuz var. Bir reklamın başarılı olabilmesi için. İşte bu üçüncüsü olan yani hedef kitle tam olarak bu raporlardan elde edeceğimiz çıktılarla birlikte oluşturulabilecek bir kitle. Dolayısıyla bu tarz raporları mutlaka inceleyin. Türkiye'de bir pazarlama ağınız varsa, Türkiye'deki hedef kitle insanların yaşam tarzı ve hayat tarzları nereye gidiyor bunlara bir göz atın derim. Hepinize merhaba sevgili dostlarım. Ben Faruk Toprak. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. 2008 yılında her dört kişiden biri göç etmişken bugün bu oran üçte bire çıkmış durumda. Yani daha da artmış. Ama tabii konu sadece İstanbul değil. Diğer büyük şehirleri de göz önüne almamız gerekiyor. Özellikle büyük şehirlere, İstanbul, İzmir, Ankara gibi şehirlere göç yani iç göç hala devam ediyor. Ve her dört kişiden biri ben köyde büyüdüm diyor bu şehirlerde yaşayan insanlardan. Yani bunun özeti şu arkadaşlar şehirleşiyoruz. Kırsal kesimden büyük şehirlere doğru büyük bir iç göç hala devam ediyor. Ve bu şehirlerde köy kültürü ve geleneksel değerler hala kent yaşamının içinde yaşıyor. Bu hem pazarlama stratejilerinde hem de ürün konumlandırmalarında çok kritik bir veri. Yani senin hedef kitlen nedir? Senin hedef kitlenin kültürel ve geleneksel değerleri nelerdir? Bunları bilmemiz gerekiyor. Bu iç göç ve kırsalın etkisi alanı. Buna tabi rapora detaylı baktığınızda çok daha fazla metrik var ama ben böyle özetle geçiyorum ki bu podcaste sığdırabileyim diye. İkincisinde de şuna dikkat ettim raporda. Nitelikli iş gücü ve eğitim paradoksu. Normalde Türkiye'de her yerde üniversite var değil mi? Yani adını duymadığımız üniversiteler açıldı ve şok oluyoruz aslında baktığımızda. Yani bir tane bina yapıyorlar, hop bir tabela basıyorlar işte bilmem ne üniversitesi diye. Şimdi Türkiye bu durumda. Aslında buna sevinmeli miyiz, üzülmeli miyiz bilmiyorum. Eğitimin kalitesini burada ölçmek gerekiyor. Eğer ki eğitim çok kaliteli ise bence sevinmeliyiz. Neden? Çünkü eğitim … ### #38 Yeni Başlayanlar ve Uzmanlar İçin En Güçlü Reklam Platformları Listesi URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/yeni-baslayanlar-ve-uzmanlar-icin-en-guclu-reklam-platformlari-listesi · Tarih: 2025-04-08 · Süre: 9 dk Günümüzde dijital dünyada varlık göstermek isteyen her işletme, doğru reklam platformlarını etkili şekilde kullanmak zorunda. Peki hangi platform sana en uygun? Google Ads mi yoksa Instagram mı daha iyi dönüşüm getirir? LinkedIn reklamları gerçekten gerekli mi? Bu bölümde dijital pazarlamacıların mutlaka stratejisine dahil etmesi gereken  en etkili 7 reklam platformunu  tüm detaylarıyla ele alıyorum. Hangi platform hangi sektör için daha verimli, hangi içerik nerede öne çıkıyor, hangi hedefleme modeli daha iyi çalışıyor? Hepsini senin için anlatıyorum. 1. Google Ads Satın alma niyeti taşıyan kullanıcılarla buluşmanın en etkili yolu. Arama reklamları, YouTube, Alışveriş ve Performans Maksimum kampanyaları ile geniş bir yelpazede güçlü dönüşümler sağlar. 2. Meta Ads (Instagram & Facebook) İlgiye dayalı hedefleme, yeniden pazarlama (retargeting) ve benzer kitlelerle (lookalike) çalışabilme avantajı ile Meta hâlâ etkisini sürdürüyor. Hikaye reklamları özellikle mobilde yüksek performans gösteriyor. 3. TikTok Ads Z kuşağına ve genç kitlelere ulaşmanın en doğal yolu. Eğlenceli, yaratıcı ve organik hissi veren videolarla satış yapmanın kapılarını aralıyor. “TikTok’tan aldım” akımı hâlâ etkili. 4. LinkedIn Ads B2B reklamcılığın vazgeçilmezi. Pozisyon, sektör, şirket büyüklüğü gibi kriterlerle tam karar vericilere ulaşma imkânı sunuyor. Yazılım, danışmanlık, eğitim ve SaaS sektörleri için birebir. 5. X (Twitter) Ads Gündeme hızlı adapte olan markalar için etkili. Promoted Tweet’ler ve video reklamlar ile farkındalık yaratmak mümkün. Özellikle kriz anlarında ve özel günlerde güçlü bir mecra. 6. Pinterest Ads İlhamla başlayan satın alma yolculuğu. Moda, dekorasyon, düğün, güzellik gibi alanlarda güçlü bir kadın kitlesine sahip. Düşük maliyetle test edilmesi gereken görsel odaklı bir platform. 7. Pazaryeri Reklamları (Trendyol, Amazon, Hepsiburada) Sıcak trafikle buluşmanın doğrudan yolu. Ürün arayan kullanıcıların karşısına çıkmak için birebir. Satın almaya hazır müşterilere doğrudan ulaşma imkânı sunar. İster e-ticaret, ister B2B hizmet sun, doğru platform seçimi seni başarıya götürecek en önemli adım. Bu bölümde anlattığım stratejilerle reklam bütçeni daha akıllıca yönetebilir, dönüşüm oranlarını katlayabilirsin. Ben Faruk Toprak. Bölümü beğendiysen takip etmeyi, paylaşmayı ve Spotify’da puanlamayı unutma. Bana ulaşmak istersen Instagram’da  @faruktoprakx  ya da  faruk@joykek.com  adresinden yazabilirsin. Yeni bölümlerde daha fazla dijital pazarlama tüyosu için görüşmek üzere! Transkript (otomatik, özet): Bugün dijital pazarlamacıların mutlaka bilmesi ve stratejilerine dahil etmesi gereken reklam platformlarını sizlere anlatacağım. Eğer ki nerede reklam vermeliyim, hangi platform daha çok dönüşüm sağlıyor, hangi reklam kanalı bana uygun gibi sorular kafanızı kurcalıyorsa hepiniz hoş geldiniz. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine ben Faruk Toprak ve başlıyoruz. Şimdi bu bana en çok sorulan sorulardan bir tanesi. Hocam ben dijital pazarlamada kariyer hedefliyorum, hangi reklam platformunda ustalaşmalıyım? Arkadaşlar ustalaşmak o kadar kolay olmuyor çünkü gelişme ve eğitimi sürekli açık olmanız lazım. Şimdi ben size reklam platformlarını anlatacağım. Buradaki sıralama tamamen kendi deneyimlerimden yola çıkarak hazırladığım bir sıralama ancak siz sıralamayı değiştirebilirsiniz. Bir, ben buna arama niyetinin gücü diyorum ve bir numaraya Google Ads'i koyuyorum. Ancak bu arama niyetinin gücü yakında Google Ads yerine ChatGPT olabilir. Ne demek istiyorum? Yani insanlar sadece artık arama motorlarında arama yapmıyorlar. ChatGPT'ye soruyorlar. Örneğin işte benim şuna ihtiyacım var, bunu nereden alabilirim dedi. Mesela ChatGPT'ye, ChatGPT ona hangi web sitesini önerirse gidecek oradan alacak kullanıcı değil mi? Yani ilk sırada tahmin edeceğiniz üzere şimdilik Google Ads var. Google, kullanıcıların hali hazırda bir şeyi aradığı, yani satın alma niyetiyle hareket ettiği bir reklam platformudur. Bu da onu eşsiz yapıyor. Diğer reklam platformlarına nazaran çünkü kullanıcı artık satın alım niyetiyle bir arama yapıyorsa, özellikle anahtar kelime bazlı arama olduğu için gelen trafiğin kitlesi de çok çok daha iyi oluyor diğer reklam platformlarına göre. Arama reklamları özellikle niyet bazlı hedefleme yapmak isteyen işletmeler için vazgeçilmez bir reklamdır. Örneğin bir kullanıcı İstanbul'da diyetisyen diye arama yapıyorsa ve sizin böyle bir hizmetiniz varsa o an reklamınızla onun karşısına çıkmanız çok kritiktir. Bunun yanında görüntülü reklamı, YouTube reklamları, Google Shopping ve Performance Maximum gibi kampanya türleriyle de farklı hedefleme stratejileri oluşturabilirsiniz. Özellikle ürün satışı yapanlar için Google Shopping hala çok büyük bir fırsat. Bu benim için birinci sırada yer alıyordu. İkide de ben meta ads'i koyuyorum. Bunun için kullandığım motto da şu, duyguların ve ilginin gücü. Bakın duyguların ve ilginin gücü. Çünkü kullanıcının duygusuna, düşüncesine, görsel veya işitsel olarak artık hitap edebiliyoruz. Meta ads dediğimde de Facebook ve Instagram aklınıza gelmeli. Bu platformlarda hedef kitlenizin zaman geçirdiği yerde görünmenizi sağlıyor bu reklamlar. Buradaki fark şu, kullanıcılar burada bir şey aramıyor. Ama ilgisini çekerseniz etkilişim alabiliyorsunuz. Yani ihtiyaç yaratmaya çalıştığınız bir ürünü tanıtacaksanız, meta sizin için en doğru yerlerden birisi olabilir. Özellikle ilgi alanına göre hedefleme, retargeting ve özel kitlelerle çalışmak meta reklamlarının gücünü oldukça arttırıyor. Size burada bir ipucu vermek istiyorum. Instagram story reklamları şu an oldukça düşük maliyetli ve yüksek dönüşüm oranlı bir reklamdır. Bunu mutlaka işletmeniz için test edin. 3- TikTok. Bunun içinde kullanabileceğimiz motto şudur. Yeni nesil satın alma yolculuğu. TikTok artık sadece dans videolarıyla anılmıyor. Özellikle kullanıcıların satın alma kararlarında bu platformun ciddi bir etkisi var. Ve Z kuşağına ulaşmak isteyen markalar için TikTok vazgeçilmez hale geldi. Kısa ve vurucu videolarla dikkat çekip doğrudan ürün sayfanıza trafik sağlayabilirsiniz. Ama dikkat TikTok'ta içerik reklam gibi değil içerik gibi olmalı. Aksi halde hemen geçilir. Bu da paranızın boşa gitmesine sebep olur. Eğer e-ticaret yapıyorsanız ve hedef kitleniz gençse TikTok mutlaka reklam … ### #37 Espressolab Neden Hedef Oldu? Kriz Anında Markanı Nasıl Korursun? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/espressolab-neden-hedef-oldu-kriz-aninda-markani-nasil-korursun · Tarih: 2025-04-01 · Süre: 13 dk Türkiye’de Dijital Pazarlama podcast’inin bu bölümünde, son dönemde ülkemizde gündemi meşgul eden önemli bir konuyu ele alıyoruz: Espressolab’e yönelik boykot ve bu tür krizlerin markalar üzerindeki etkileri. Bu bölümde, boykotun arka planını, markanın tepkisini, yaşanan gelişmeleri ve genel olarak markaların kriz anlarında nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini detaylı bir şekilde inceliyoruz. Espressolab Boykotunun Arka Planı Mart 2025’te, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından, siyasi arenada tansiyon yükseldi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, bazı firmalara yönelik boykot çağrısında bulundu ve bu çağrıda Espressolab de hedef alınan markalar arasında yer aldı. Özel, konuşmasında, “Kahvenin her türlüsünü severim… Türk kahvesi, filtre kahve hepsini severim. Hangisini içerseniz için ama bunu sakın Espressolab’den içmeyin!” ifadelerini kullandı. Espressolab’in Tepkisi ve Açıklaması Boykot çağrısının ardından Espressolab, bir açıklama yaparak neden boykot edildiklerini anlamadıklarını belirtti. Şirket, 2014 yılında bir üniversitenin içinde doğduklarını, herhangi bir siyasi bağlantıya sahip olmadıklarını ve devlet desteği ya da teşviki almadan 15 ülkede faaliyet gösteren bir marka haline geldiklerini ifade etti. Ayrıca, markalarının ardında görünmeyen ortaklar veya gizli destekçilerin olmadığını vurguladılar.  Boykotun Markaya Etkisi Boykotların markalar üzerindeki etkisi, tüketicilerin tepkisinin büyüklüğüne ve medyanın ilgisine bağlı olarak değişebilir. Espressolab özelinde, boykotun finansal etkilerine dair net veriler mevcut değildir. Ancak, sosyal medyada ve basında geniş yankı bulduğu göz önüne alındığında, markanın itibarına yönelik olumsuz etkiler yaşanmış olabilir. Örneğin, Ekşi Sözlük’te kullanıcılar, bazı şubelerin boş olduğunu ve müşteri sayısında düşüş yaşandığını belirtmiştir.  Markalar Boykot Durumunda Nasıl Hareket Etmeli? Bir markanın boykotla karşılaşması durumunda izleyebileceği stratejiler şunlardır: 1. Şeffaf ve Hızlı İletişim: Marka, boykotun nedenlerini anlamaya çalışmalı ve kamuoyuna şeffaf bir şekilde açıklamalıdır. Hızlı ve doğru bilgi akışı, spekülasyonların önüne geçer. 2. Tüketici Geri Bildirimlerini Dikkate Alma: Tüketicilerin endişelerini dinlemek ve onların değerlerine saygı göstermek, markanın güvenilirliğini artırır. 3. Sosyal Sorumluluk Projeleri: Toplumsal konulara duyarlılık gösteren projeler geliştirmek, markanın olumlu algısını güçlendirebilir. 4. Kriz İletişimi Planı: Olası kriz durumlarına karşı önceden hazırlıklı olmak, markanın hızlı ve etkili bir şekilde tepki vermesini sağlar. 5. Bağımsız Denetimler ve Sertifikalar: Ürün ve hizmetlerin belirli standartlara uygun olduğunu gösteren bağımsız sertifikalar, tüketicilerin güvenini kazanabilir. Espressolab’in Kuruluş Hikayesi ve Genel Bilgiler Espressolab, 2014 yılında Esat Kocadağ tarafından İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ilk mağazasını açarak faaliyetlerine başlamıştır. Kocadağ ailesinin bir girişimi olan marka, Türkiye ve yurt dışında hızla büyüyerek 15 ülkede 360 mağazaya ulaşmıştır. Mağazalarının %93’ü franchise modeliyle işletilmektedir. Çalışan sayısına dair kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte, geniş mağaza ağı göz önüne alındığında binlerce kişiye istihdam sağladığı tahmin edilmektedir. Sonuç Espressolab’e yönelik boykot, markaların toplumsal ve siyasi olaylar karşısında nasıl konumlandıklarının ve iletişim stratejilerinin önemini bir kez daha göstermektedir. Markaların, tüketicilerle olan ilişkilerinde şeffaf, duyarlı ve proaktif bir yaklaşım sergilemeleri, olası krizlerin etkilerini minimize etmek açısından kritik öneme sahiptir. Bu bölümümüzde, Espressolab boykotu üzerinden markaların kriz yönetimi stratejilerini detaylı bir şekilde ele aldık. Umarız bu bilgiler, markaların benzer durumlarla karşılaştığında nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda faydalı olmuştur. Transkript (otomatik, özet): Bugün oldukça güncel ve dikkat çekici bir konuyu ele almak istiyorum. Bir markaya yönelik başlatılan boykotlar ve bu boykotların markaya etkisi ve özellikle son günlerde Türkiye'de gündeme gelen Espresso Lab boykotu üzerinden kriz iletişimi ve marka yönetimi stratejilerini bugün Sezer'le konuşmak istiyorum. Eğer bir markanız varsa ya da dijital pazarlama süreçlerinde yer alıyorsanız bu bölümde anlatacaklarım tam size göre hem stratejik bir bakış açısı kazandıracak size hem de bu tarz kriz durumlarında nasıl aksiyon almamız gerektiğini sizlere gösterecek. Son zamanlarda özellikle herkes şu an merak ediyor Espresso Lab ne yapacak ne yaptı ve bu süreci nasıl yönetecek diye. Bakın bu bizim için bir case çalışması olsun. Bugün Espresso Lab ancak yarın başka bir marka olabilir. Hep birlikte gelin bunu bir değerlendirelim. Herkese merhaba ben Faruk Toprak. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Öncelikle olayın gelişiminden size bir bahsetmek istiyorum. Espresso Lab ne alaka ne oldu Türkiye'de gibi diyenleriniz varsa ki olabilir. Çünkü bazı şehirlerden dinleyicilerim farklı şehirlerde ve bu şehirlerde Espresso Lab yok. Mart ayında Türkiye'de siyasi atmosfer oldukça hareketliydi değil mi ya bunu hepimiz gördük. Her ne kadar bunu bastırmaya çalışsalar da televizyonlarda 2.5 milyon insanın çıkıp protesto ettiği bir günde başka haberleri sunsalardı bize bu bir gerçek bunu yok sayamayız. Ve siyasi atmosfer oldukça hareketli şu anda. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardında CHP Genel Başkanı Özgür Özel bazı firmalara yönelik boykot çağrısı yaptı. Bu boykot çağrısı yaptığı firmalardan bir tanesi de Espresso Lab'ti. Bu çağrının hedefindeki markalardan biri olan Espresso Lab Özel'in sözleriyle aynen şöyleydi. Dedi ki Özel ben dedi kahvenin her türlüsünü severim, Türk kahvesi, filtre kahvesi hepsini severim dedi. Hangisini içerseniz için ama bunu sakın Espresso Lab'den içmeyin dedi ve boykot başladı. Özellikle bu açıklama sosyal medyada bir anda büyük yankı uyandırdı. X'den, Instagram'da binlerce kişi boykota destek verirken bazı kullanıcılar ise markanın arkasında belli siyasi görüşlerin olduğunu öne sürdü. Bu boykot çağrısının ardından ise Espresso Lab resmi bir açıklama yayınladı. Dediler ki Espresso Lab 2014 yılında bir üniversitenin içinde doğdu. Herhangi bir siyasi bağlantıya sahip değiliz, devlet desteği ya da teşvik almadan büyüdük bugüne kadar. Şu anda 15 ülkede faaliyet gösteriyoruz, markamızın ardında görünmeyen ortaklar veya gizli destekçiler yoktur dedi. Bakın bu açıklama önemliydi çünkü markalar kriz anlarında sessiz kalmayı tercih edebiliyor. Oysa Espresso Lab hızlı bir şekilde şeffaflık ilkesiyle kamuoyuna bilgi verdi. Peki bu boykotun markaya zararı ne kadar oldu? Yani şimdi ben Soa'da'ya da oturuyorum, benim evimin orada da Espresso Lab var, bazen yürüyüşe çıkıyorum, caddedeki Espresso Lab'e de bakıyorum, bomboşlar. Ki Espresso Lab'in çok fazla sayıda şubesi var. Ve bu şubeler böyleyse eğer, gerçekten bu çok büyük bir zarar demek Espresso Lab için. Şu ana kadar Espresso Lab tarafından yayınlanmış net bir maddi zarar açıklaması yok. Ancak sosyal medyada kullanıcıların paylaştığı görsellerde birçok şubenin boş olduğu, bazı mekanlarda da müşteri sayısının düştüğü görülüyor. Tahmini olarak burada biraz destek aldım yapay zekadan ve tahmini olarak kısa vadede cirolarında %15 ila %25 arasında bir düşüş yaşanmış olabilir. Ancak bu sadece bir tahmin. Asıl önemli olan bu tarz krizlerin marka algısında oluşturduğu … ### #36 Make.com ile Akıllı Otomasyon: 10 Kat Daha Verimli Çalışmanın Sırrı! URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/make-com-ile-akilli-otomasyon-10-kat-daha-verimli-calismanin-sirri · Tarih: 2025-03-25 · Süre: 15 dk Dijital dünyada her şey giderek daha fazla otomatikleşiyor. Günde onlarca, belki de yüzlerce tekrar eden iş yapıyoruz. Peki ya bunları yapay zeka destekli bir sistemle otomatize etsek? İşte tam bu noktada Make.com ve AI Agent uygulamaları devreye giriyor! Bu bölümde, Make.com'un ne olduğunu, AI Agent sistemleri ile neler yapabileceğimizi ve bu teknolojileri kendi işimizde nasıl kullanabileceğimizi konuşacaktız. Make.com Nedir ve Ne Sunar?   Make.com, kod yazmadan otomasyon senaryoları oluşturmanıza olanak tanıyan, Zapier'e alternatif ama daha esnek ve güclü bir otomasyon aracıdır. API entegrasyonları, çok adımlı iş akışları ve yapay zeka destekli otomasyonlarla, hem bireysel hem de kurumsal seviyede verimliliği inanılmaz ölçülerde artırabilir. AI Agent Nedir?   AI Agent, yapay zeka destekli sistemlerin belirli görevleri kendi başına yüretmesini sağlayan bir yaklaşımdır. Yani, AI destekli bir otomasyon sisteminiz olduğunda, belirli çıktılar doğrultusunda kendi kararlarını alabilen, eyleme geçebilen bir "ajans" oluşturmuş oluyorsunuz. Make.com ve AI Agent Kullanarak Hangi Otomasyonlar Kurulabilir? E-Ticaret Otomasyonları:  Shopify, WooCommerce ya da Trendyol gibi platformların sipariş sistemlerini AI ile otomatize etmek. Stok bildirimleri, iade süreçleri ve kargo takibi gibi işleri AI destekli botlara bırakabilirsiniz. Müşteri Hizmetleri Otomasyonu:  HubSpot vb. platformlarla entegre çalışan AI destekli sohbet botlarınız, destek taleplerini otomatik olarak işlemler. Sosyal Medya Pazarlama:  Instagram, Facebook, LinkedIn veya Twitter'da paylaşımları belirli zamanlarda yapacak ve kullanıcı etkileşimlerini analiz edecek AI sistemleri oluşturabilirsiniz. E-Posta ve Bülten Otomasyonu:  AI destekli segmentasyon ile doğru kitleye, doğru zamanda e-posta gönderimini sağlayabilirsiniz. "Açılma oranı yüksek olan kullanıcıları tespit et, onlara özel bir teklif gönder" gibi bir sistem düşünebilirsiniz. Muhasebe ve Fatura Takibi:  Satış yaptığınızda, AI sistemleri otomatik olarak fatura oluşturup müşteriye gönderebilir. Veri Analizi ve Raporlama:  İşletmenizin her alanından veri toplayarak görsel ve anlamlı raporlar oluşturan sistemler kurabilirsiniz. Shopify'da AI Destekli Otomasyonlar:  Shopify'da stok takibi, fiyat optimizasyonu, terk edilen sepetlerin otomatik takibi, AI destekli kişisel öneri sistemleri gibi gelişmiş otomasyonlar kurabilirsiniz. AI, hangi ürünlerin daha fazla satılacağını tahmin ederek dinamik fiyatlama yapabilir ve en iyi satış stratejilerini belirleyebilir. Bu Otomasyonlar Nasıl Kurulur? İlk olarak, Make.com’a kaydolup hangi platformları entegre etmek istediğinize karar verin. Ardından, yapay zeka entegrasyonlarının nasıl çalıştığını anlayın. OpenAI gibi modellerle doğru entegrasyonu kurun. Otomasyon akışlarını test edin ve gerekirse optimize edin. Uzun vadede AI'nin öğrenmesini sağlamak için belirli dönemlerde performans analizleri yapın. AI ve Otomasyonun Geleceği   Otomasyon, şu an geldiği noktada sadece "süreci hızlandıran" bir çözüm değil, aynı zamanda stratejik kararları otomatize eden bir sisteme dönüşüyor. Yapay zeka ajanslarının giderek daha fazla sektöre yayılmasıyla, insan müdahalesini minimuma indiren çözümler hayatımızın bir parçası olacak. Bugün sizlere AI destekli otomasyonların neler yapabileceğini anlattım. Artık bu teknolojiyi kullanarak işlerinizi daha verimli hale getirebilirsiniz! Siz de Make.com’u deneyerek kendi AI Agent'larınızı oluşturmaya başlayabilirsiniz. Podcastimi beğendiyseniz, Spotify’da takip etmeyi unutmayın! Bir sonraki bölüme kadar görüşmek üzere! Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba, ben Faruk Toprak. Türkiye'de, yok böyle bir giriş yapmayacağım bu hafta. Arkadaşlar çok üzgünüm. Yani Türkiye'de yaşananlar gerçekten beni derinden sarstı. Yürdündeydim, yurt dışındaydım, sonra Türkiye'ye geldim. Tabi bu olaylara şahit oluyoruz hepimiz. Çok üzüldüm. Bilmiyorum yani umarım gidişat güzel olur, hepimiz için güzel olur. Böyle bir dönemde tabi çok enerjik bir giriş yapamadım kusura bakmayın. Yani bu hafta bölümü de aksatmak istemedim. Söz verdiğim gibi salı günü AI agentlarla alakalı bölümü paylaşacağım demiştim. Bu bölümü bu hafta böyle çok enerjik olmayacak bir şekilde en azından sizleri aksatmamak adına bu şekilde kaydını gerçekleştirip paylaşmak istedim. Evet, şimdi dijital dünyada her şey giderek daha da fazla otomatikleşiyor. Yani hani bunun anlamı şu, yapay zekalar çıktı, bizler işimizi kaybedeceğiz mi? Bazı noktalarda evet işlerimizi kaybedeceğiz ama bazı noktalarda işlerimizi güçlendireceğiz. Yani yapay zeka ile birlikte destekli bir halde işlerimizi güçlendirip daha iyi bir hale getireceğiz. Günde belki onlarca ya da yüzlerce tekrar eden işler yapıyoruz. Yani düşünün gün içinde yaptığınız işleri düşünün. Şimdi ben size şöyle bir şey desem, bunları yapay zeka destekli bir sistemle otomatize etsek işleriniz kolaylaşmaz mı desem ne dersiniz? Tabii ki de hepiniz kolaylaşacak dersiniz. İşte tam bu noktada make.com yani m-a-k-e nokta kom ve AI agent uygulamaları devreye giriyor. AI yapay zekanın kısaltması, artificial intelligence agent da ajan. Yani yapay zeka ajanı ya da AI ajanı olarak düşünebilirsiniz. Ben size bu bölümde make.com'un ne olduğunu, AI agent sistemleriyle neler yapabileceğinizi ve bu teknolojileri kendi işimizde nasıl kullanabileceğimizi anlatacağım. Hepiniz hoş geldiniz. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine ben Faruk Toprak. Şimdi make.com nedir? Arkadaşlar make.com aslında bir web sitesi. Şimdi bu web sitesine gittiğinizde size ne sağlıyor? Kod yazmadan yani kodlama bilgisi bilmeden otomasyon senaryoları oluşturmamıza olanak tanıyor. Özellikle Zapier'e alternatif ama daha esnek ve güçlü bir otomasyon aracıdır diyebiliriz bu web sitesi için ya da bu uygulama için. API entegrasyonlarla çok adımlı iş akışları ve yapay zeka destekli otomasyonlarla hem bireysel hem de kurumsal seviyede verimliliği inanılmaz ölçüde arttırabiliyor. Şimdi ben bunu kullanmaya başladım ve bunun faydasını gördükten sonra dedim ki ya ben bunu podcast'te anlatmalıyım yani insanlar da bunu kullanmaya başlamalı dedim. Sektörde yani dijital pazarlama sektöründe olsanız da olmasanız da AI agentları kendi bireysel hayatınız için bile kullanabilirsiniz. Mesela şöyle bir örnek vereyim size tabii örneklere değineceğim ama Instagram'da bir post paylaşacaksınız aylık işte ayda 10 tane bir post paylaşacaksınız. Make.com'a önce Canva entegrasyonunu yapıyoruz ve diyoruz ki ona Canva'da şu ayın bugününde şöyle bir içerik tasarla diyoruz ve sonra git bunu Instagram'da post olarak paylaş diyoruz. Post açıklamasını da tasarımla ilişkili bir şekilde oluştur ve gerekli hashtagleri o postun içeriğinde kullan diyoruz ve paylaşımını o şekilde sağla diyoruz. Mesela burada Instagram entegrasyonuna ihtiyacımız var ve Canva entegrasyonuna ihtiyacımız var. Bu entegrasyonları tamamladıktan sonra bu paylaşımları artık otomatize etmiş olabiliriz. Buna bir de YouTube'u da ekleyebilirsiniz, Twitter'a ekleyebilirsiniz yani eksi ya da diğer sosyal medya platformlarını da ekleyebilirsiniz. Yani buradaki olay aslında tam anlamıyla sizin sosyal medyadaki yaptığınız o paylaşımların, tasarımların ve içeriğin otomatik olarak yapay zeka tarafından hazırlanması ve gününde, saatinde paylaşımlası. Sizin … ### #35 Facebook Reklamlarında CPA’yı %50 Düşürmenin Şok Edici Yolu! URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/facebook-reklamlarinda-cpa-yi-50-dusurmenin-sok-edici-yolu · Tarih: 2025-03-18 · Süre: 16 dk Facebook veya Instagram reklamları veriyorsanız, CPA'nızın (Edinme Başına Maliyet) ne kadar olduğunu hiç kontrol ettiniz mi? Eğer etmediyseniz, bu yazı tam size göre! Bugün sizlere Facebook reklamlarında CPA'yı nasıl %50 oranında düşürebileceğinizi anlatacağım. CPA (Cost Per Acquisition), yani edinme başına maliyet, bir işletmenin her yeni müşteri veya dönüşüm için ödediği tutardır. Bazı işletmeler bunu CAC (Customer Acquisition Cost) olarak da adlandırır ve sadece yeni müşteri edinme maliyetine odaklanır. CPA'yı düşürmek, daha az maliyetle daha fazla müşteri kazanmak anlamına gelir ve dijital reklamcılıkta büyük bir avantaj sağlar. Bu yazıda CPA'yı düşürmenin en etkili 5 yolunu anlatacağım. Uygulamalı olarak denediğimiz bu stratejilerle ortalama %50’ye varan düşüşler elde ettik. İşte detaylar: 1.  Doğru Hedef Kitleyi Seçerek Gereksiz Harcamaları Azaltın Reklamınızın yanlış kişilere gösterilmesi, gereksiz harcamalara ve düşük dönüşüm oranlarına neden olur. Bunu önlemek için hedef kitlenizi doğru şekilde belirlemeniz gerekir: Geniş kitleler yerine Lookalike (Benzer) Audiences kullanın.  Sitenizi ziyaret eden, ürün görüntüleyen veya satın alma gerçekleştiren kişilere dayalı benzer kitleler oluşturun. Remarketing (Yeniden Pazarlama) stratejileri kullanın.  Özellikle sepete ekleyip satın almayan kullanıcılara yönelik reklamlarla dönüşüm oranlarını artırabilirsiniz. Advantage+ Audiences özelliğinden yararlanın.  Facebook’un akıllı hedefleme sistemini kullanarak daha düşük maliyetle daha iyi dönüşümler elde edebilirsiniz. 2. Reklam Yaratıcılığını (Creative) Test Etmeden Harcama Yapmayın Reklamlarınızın görselleri ve videoları, CPA’nızı doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biridir. İşte yaratıcılarınızı test ederken dikkat etmeniz gerekenler: En az 3-5 farklı reklam kreatifi (görsel veya video) test edin.  Tek bir görsele veya videoya bağımlı kalmayın. En iyi performans gösteren kreatifleri belirleyin ve bütçeyi onlara yönlendirin. Carousel Ads, Video Ads ve Story Ads gibi formatları kullanın.  Farklı formatlarla kullanıcı deneyimini geliştirin. Reklam yerleşimlerini geniş tutun.  Facebook’un otomatik yerleşim ayarlarını (Advantage+ Placements) kullanarak reklamlarınızın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilirsiniz. 3.  Düşük Bütçeyle Maksimum Sonuç Almak İçin Kampanya Optimizasyonu Daha az bütçeyle daha fazla dönüşüm almak için doğru kampanya yapılandırması yapmalısınız: CBO (Campaign Budget Optimization) kullanın.  Kampanya bütçenizi, reklam gruplarınızın performansına göre Facebook'un otomatik olarak yönetmesine izin verin. Günlük bütçe mi yoksa ömür boyu bütçe mi kullanacağınıza karar verin.  Kısa vadeli testlerde günlük bütçe, uzun vadeli kampanyalarda ise ömür boyu bütçe daha iyi çalışabilir. Yüksek CPA'li kampanyaları optimize edin veya yeni bir kampanya oluşturun.  Bazen kötü performans gösteren kampanyaları optimize etmek yerine sıfırdan yeni bir kampanya açmak daha iyi sonuç verir. 4.  Reklam Metinleri ve Görsellerde Satın Almaya Teşvik Eden Taktikler Kullanın Daha etkili reklam metinleri ve görsellerle CPA’nızı düşürebilirsiniz: Aciliyet ve sınırlı stok stratejileri kullanın.  “Sadece bugün için geçerli!”, “Son 10 ürün kaldı!” gibi ifadelerle kullanıcıları harekete geçirin. Güçlü bir CTA (Call To Action) belirleyin.  “Hemen Satın Al”, “Fırsatı Kaçırma” gibi dönüşüm oranını artıran ifadeler kullanın. Metin ve görsellerde kullanıcıyı yönlendirin.  CTA’ları sadece butonlarda değil, doğrudan görsellerin ve videoların üzerinde de kullanın. 5.  Facebook Pixel ve Event Tracking’i Optimize Edin Facebook Pixel, reklamlarınızın başarısını ölçmek için kritik bir araçtır. Ancak yanlış yapılandırıldığında CPA’nızın gereksiz yere yükselmesine neden olabilir. İşte dikkat etmeniz gerekenler: Facebook Pixel’in doğru çalıştığını kontrol edin.   Event Prioritization ayarlarını doğru yapın.   Pixel verilerini kullanarak yapay zeka destekli optimizasyon yapın.   Daha fazla içerik için beni Instagram'da takip etmeyi unutmayın @ faruktoprakx . Transkript (otomatik, özet): Facebook'ta ya da Instagram'da verdiğiniz reklamlarda hiç CPA'ye baktınız mı? Ya ben kaç TL'ye CPA elde ediyorum diye. Arkadaşlar bakmadıysanız hoş geldiniz. Baktıysanız da hoş geldiniz. Ben size bugün bu podcast'ta CPA nedir ve Facebook reklamlarında, Facebook dediğimde Instagram'da gelsin aklınıza, bu reklamlarda CPA'yi %50 düşürmenin şok edici yollarını anlatacağım. 5 tane madde sayacağım ve 5 maddede de hep birlikte CPA'yi düşüreceğiz. Şimdi CPA nedir? CPA, Cost Per Accusation. İngilizce terim, İngilizce kısaltma, CPA. Türkçesi de edinme başına maliyet ya da yeni müşteri başına maliyet şeklinde de görebilirsiniz bunu. Bazı işletmeler CPA yerine CAC kullanırlar. CAC nedir? CAC, Customer Accusation Cost. Peki bunu neden CAC olarak belirtirler? Çünkü spesifik olarak yeni müşteri elde edinme başına maliyetleri bulmak isterler. Bazı müşteriler CPA'de leadleri de bulurlar, müşterileri de bulurlar ama CAC ile bu potansiyel sayının sadece müşteri bazlı olduğu ortaya çıkar. Arkadaşlar bu bölümde CPA'yi ya da CAC'yi düşürme yöntemlerini sizlere anlatıyor olacağım. Hepiniz Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Başlamadan önce şöyle hepinize bir beyin cimnastiği olsun. Dijital pazarlamayla uğraşanlar çok fazla bu podcast'ı dinleyenler arasında şöyle bir soru sormak istiyorum. Sizce CPA'in yüksek olma sebebi nelerdir? Hadi biraz düşünelim. CPA, Customer Accusation, elde edinme başına maliyet. Arkadaşlar birinci sırada yer alan konu şu. Reklamın ilgili kişilere gösterilmemesi. Yani çok fazla para harcıyoruz ancak dönüşüm gelmiyor. Ya da dönüşüm gelse de müşteriye dönüşmüyor. Örneğin potansiyel bir lead aldınız ancak o lead'i satışa dönüştüremediniz. Şimdi CPA sektörden sektöre değişir. Bazı işletmelerde CPA 50 TL'dir. Bazı işletmelerde de CPA 5000 TL'dir. Mesela bir reklam ajansınız olduğunu düşünelim. Bu reklam ajansınıza çıkacağınız reklamların hepsi ne olacak? Çoğu daha doğrusu lead bazı reklamlar olacak. Yani biz buna bazen CPL de deriz. Severiz böyle yeni terimler atmayı çıkarmayı. CPL'de cost per lead. E abi CPA dedin CPL'lerden çıktı. Çünkü CPA'de CPL'de aynı. Accusation'da açık bırakıyoruz. Elde edinme. CPL'de de bunun spesifik lead olduğunu anlatıyorum. Nasıl ki CAC'de sadece customer olduğunu anlatıyordum. CPL'de de sadece bir lead olduğunu anlatıyorum. Şimdi arkadaşlar %50 düşürmenin şok edici yolu dedim ben. Bu %60 da olabilir, %80 da olabilir, %10 da olabilir. Ben bu %50'i nereden buldum? Bizim yaptığımız çalışmalarda ortalama işe yarama oranı olarak chat GPT'ye bütün verileri aktardım. Ve dedim ki ya biz böyle hesapları devraldık. Bu hesaplar üzerinde de çalışma yaptık. CPA'yi % kaç düşürmüşüz? Bütün bu verileri inceli ve bana average yani ortalama bir sayı ver dedim. Çıkan sayıda %48'di. E tabi podcast'in başında da %48 yazacak değildim. %50 yazdım. Arkadaşlar şimdi 5 tane şok edici yolu sizlere anlatacağım. 1. Hatırlarsanız az önce size ilgili hedef kitle dedim değil mi? 1. Sırada işte tam olarak bu geliyor. Doğru hedef kitleyi seçerek gereksiz harcamaları bırakmalıyız. Yani reklam doğru hedef kitlenin karşısına çıkmalı. Geniş kitleler yerine yani benim reklamım herkese gösterilsin demek yerine özel segmentler ve hedef kitleler oluşturmalıyız. Mesela benim sektördeki deneyimimde gördüğüm en güzel hedef kitle türünden bir tanesi de benzer hedef kitleler. Yani bunu lookalike olarak da görürsünüz. L-A-L olarak da kısaltılmış haldedir. Arkadaşlar bunlar için tabi verinizin olması lazım. Sitenizi ziyaret eden, … ### #34 B2B Satışları Patlatan Reklam Stratejileri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/b2b-satislari-patlatan-reklam-stratejileri · Tarih: 2025-03-11 · Süre: 11 dk B2B satışlarınızı artırmak, doğru reklam kanallarını kullanarak karar vericilere ulaşmak ve dijital pazarlama stratejilerinizden en iyi verimi almak ister misiniz? Bu rehberde, B2B için en etkili reklam stratejilerini ve pazarlama tekniklerini detaylıca inceleyeceğiz. 1. En Etkili B2B Reklam ve Pazarlama Kanalları B2B pazarlamada başarıya ulaşmak için doğru reklam kanallarını kullanmak çok önemlidir. İşte en etkili B2B reklam platformları: LinkedIn Ads B2B için en etkili platformlardan biridir. Şirket yöneticileri, karar vericiler ve sektör profesyonellerine doğrudan ulaşabilirsiniz. Google Ads (Search & Display) Anahtar kelime bazlı reklamlarla alıcı niyeti yüksek kişilere ulaşabilir, Display Ağı ile marka bilinirliğinizi artırabilirsiniz. Facebook & Instagram Ads Retargeting ve özel hedefleme yöntemleriyle B2B firmalar için de etkili olabilir. E-posta Pazarlama (Cold Outreach & Automation) Doğru kişilere kişiselleştirilmiş teklifler göndermek B2B satışlarında büyük fark yaratabilir. SEO ve İçerik Pazarlaması Google'da doğru anahtar kelimelerle organik olarak öne çıkmak, inbound marketing stratejinizin temelini oluşturur. Webinarlar ve Online Etkinlikler Hedef kitlenizle etkileşime geçmek ve uzmanlığınızı göstermek için çok etkili bir yöntemdir. 2.  B2B Reklam Bütçesi Ne Olmalı? B2B satışlarında karar verme süreci daha uzun olduğundan, reklam bütçenizi uzun vadeli bir yatırım olarak düşünmelisiniz. Küçük ölçekli işletmeler : 20.000 - 50.000 TL Orta ölçekli işletmeler : 50.000 - 150.000 TL Büyük ölçekli firmalar : 150.000 TL ve üzeri 3.  Yurtdışına Toptan Ürün Satmanın En Etkili Yöntemleri Eğer B2B olarak yurtdışına açılmayı hedefliyorsanız, şu stratejileri kullanabilirsiniz: Alibaba, Amazon, eBay, ETSY  gibi uluslararası pazar yerlerinde yer alarak geniş bir müşteri kitlesine ulaşabilirsiniz. LinkedIn ve E-posta Pazarlama  ile doğrudan karar vericilere ulaşabilirsiniz. Google Ads ve SEO  ile hedef ülkelerde aranan anahtar kelimelerde öne çıkabilirsiniz. Dijital PR ve Influencer Marketing  ile global arenada marka bilinirliğinizi artırabilirsiniz. 4.  Dijital mi, Offline Kanallar mı Daha Etkili? B2B pazarlamada hem dijital hem de offline stratejiler başarı getirir: Dijital Kanallar : SEO, Google Ads, LinkedIn Ads ve e-posta pazarlama ile ölçülebilir ve etkili yöntemler sunar. Offline Kanallar : Fuarlar, seminerler ve yüz yüzé görümeler büyük iş anlaşmalarında önemlidir. Hibrit Model : Online temas kurup, offline etkinliklerle güven oluşturmak en ideal yöntemdir. 5.  B2B Pazarlamada Yapay Zeka Kullanımı Yapay zeka, B2B pazarlamada fark yaratıyor: Otomatik İçerik Üretimi : AI destekli blog yazıları, e-posta şablonları ve reklam metinleri oluşturabilirsiniz. Gelişmiş Hedefleme : AI destekli reklam sistemleri, en iyi dönüşüm sağlayan müşteri segmentlerini analiz eder. Chatbotlar ve Müşteri Destek : Potansiyel müşterilere anlık cevaplar verebilir ve satış sürecini hızlandırabilirsiniz. Öngörüsü Analizler : AI, verileri analiz ederek hangi müşterinin ne zaman satın alım yapacağını tahmin edebilir. B2B satışlarınızı artırmak için doğru reklam kanallarını seçmek, reklam bütçenizi akıllı bir şekilde yönetmek ve yapay zeka gibi yeni teknolojileri kullanmak kritik öneme sahiptir. Bu stratejileri uygulayarak B2B satışlarınızı büyük oranda artırabilirsiniz. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere! Daha fazla bilgi için web sitem www.faruktoprak.com 'u ziyaret edebilir ve beni Instagram'dan @faruktoprakx takip edebilirsin. Transkript (otomatik, özet): Bugün B2B satışlarını patlatan reklam satıcılarını sizlerle konuşacağım. Eğer siz de iş etmeniz için kurumsal müşterilere ulaşmak istiyorsanız ve reklam bütçenizi en verimli şekilde yönetmek ve rakiplerinizin önüne geçmek istiyorsanız işte bu bölüm tam size göre. B2B benim işime yaramaz, ben B2C tarafındayım deme. Gün gelir devran döner bir gün sen de toptandan ürünlerini satmak istersin, B2B müşteri bulmak istersin. Şimdi B2B nedir? Business to business yani işletmeden işletmeye yapılan satışlar, toptan satışlar. B2C nedir? Business to client ya da to customer yani işletmeden tüketicilere yapılan satışlar. Perakende denir B2C'ye, perakende satış. B2B'ye de genelde toptan satış denir. Toptan satış ne demektir? Çok fazla sayıda ürün satmak yani bir konteyner satmak gibi düşünebilirsiniz. Arkadaşlar Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Bugün B2B kanalını şöyle bir güzelce konuşalım. Şimdi B2B pazarlamada en çok tercih edilen reklam ve pazarlama kanalları neler? Şunu bir göze atmak istiyorum. Arkadaşlar B2B pazarlamada en çok tercih edilen reklam kanalı doğrudan karar vericilere ulaşmayı sağlayan platformlardır. Şimdi karar vericiler kimler? Bunlar genelde satın alma müdürleri ve satın alma departmanında çalışanlar ve ürünü tedarik etmek isteyen kişilerdir. İşte en etkili kanallara bakalım. Arkadaşlar birinci sırada ne geliyor? LinkedIn geliyor. LinkedIn Ads. Özellikle karar vericilere ve şirket yöneticilerine ulaşmak için harika bir platformdur. Doğru hedefleme yapıldığında oldukça yüksek dönüşüm oranları sağlar. Ancak LinkedIn'le ilgili şunu bilmenizi isterim. LinkedIn diğer sosyal medya platformları gibi ucuz bir reklam platformu ve mecrası değildir. Niş bir hedef kitle olduğu için LinkedIn'e ödeyeceğimiz para da maalesef yüksek olacaktır. Dolar cinsinden LinkedIn'e ödeme yaparız. Tamam mı? Burada en fikir olalım. LinkedIn. İkinci sırada Google Ads. Search ve Display. Yani Google Ads'in reklam platformunda hem arama ağı Google reklamları hem de görüntülü reklamları kullanabiliriz. Özellikle anahtar kelime bazı reklamlarla alıcı niyeti yüksek kişilere ulaşabiliriz. Yani kullanıcı geldi ne almak istiyor? Mesela kalem almak istiyor. Toptan kalem al yazdığı anahtar kelime bu. Karşısına kullanıcının karşısına reklamımızı Google'a çıkarız. Birinci sırada tıkladığı zaman da web sitemize gelir. Onun iletişim bilgilerini toplarız. Ne reklamı oluyor bu? Lead reklamı oluyor. Ve sonradan da satış temsilcimiz o kişiyle iletişime geçer ve satışı gerçekleştirir. Display A ile birlikte de yani görüntülü reklamlarla birlikte de marka bilinirliliğimizi arttırabiliriz. Arkadaşlar kullanıcının isteği olduğu zaman karşısına çıkmamız bize maliyetli olur. Ancak kullanıcının isteği olmadığı zaman onun karşısına çıkmamız daha az maliyetli olur. Yani o gün o kişinin kalem alma niyeti yok. Ancak onun karşısına çok ufak bütçelerle reklam çıkarak onun ihtiyacı olduğu dönem arama yaptığında karşısına tekrar çıkarsak şöyle bir tepki alacağız. Aa evet ben bu markayı biliyorum bir yerde görmüştüm diyecek ve onu satışa dönüştürme işlemi daha kolay olacak. Genelde hatırlayalım hep şey denir ya güven problemi yaşıyor insanlar ya da işletmeler bu ürünü bizden almaları için. İşte bu güven problemini çözebilmek için arkadaşlar marka bilinirliliğini oluşturmanız gerekiyor. Üçüncüsüne ben Facebook ve Instagram'ı koyabilirim. Her ne kadar bu platform B2C için daha güçlü gibi görünse de retargeting yani yeniden hedefleme ve özel hedefleme yöntemleriyle B2B firmalar için de oldukça etkili olabilir. Şimdi mesela örnek bir vakadan bahsedeyim size olaydan bahsedeyim. Bizim … ### #33 Hangi Ülkede Hangi Pazar Yeri Kazandırıyor? Avrupa E-Ticaret Rehberi! URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/hangi-ulkede-hangi-pazar-yeri-kazandiriyor-avrupa-e-ticaret-rehberi · Tarih: 2025-03-04 · Süre: 18 dk Eğer Avrupa e-ticaret pazarına adım atmayı planlıyorsanız ve hangi ülkede hangi online pazar yerinin daha kârlı olduğunu merak ediyorsanız, doğru yerdesiniz! Avrupa, dijital ticarette büyük fırsatlar sunuyor ancak her ülkenin kendine özgü alışveriş alışkanlıkları ve popüler e-ticaret platformları var. Bu rehberde, Avrupa’daki en büyük online pazar yerlerini ve hangi ülkede daha kazançlı olduklarını inceleyeceğiz. Avrupa’da E-Ticaretin Gücü Avrupa, küresel e-ticaret pazarının en büyük ve en hızlı büyüyen bölgelerinden biri. Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya ve Polonya gibi ülkeler, milyarlarca dolarlık satış hacmiyle dikkat çekiyor. Ancak her ülkede farklı platformlar öne çıkıyor. 1. Almanya: Avrupa’nın E-Ticaret Lideri Almanya, Avrupa’nın en büyük e-ticaret pazarlarından biri ve burada en çok kullanılan online pazar yerleri şunlar: • Amazon.de – Almanya’nın en büyük e-ticaret platformu, geniş lojistik ağıyla satıcılara büyük avantaj sağlıyor. • Otto – Elektronik, moda ve mobilya alanında güçlü bir oyuncu. • eBay Kleinanzeigen – İkinci el ürünler ve uygun fiyatlı alışveriş için en çok tercih edilen platform. 2. Fransa: Yerel E-Ticaret Platformlarının Hakimiyeti Fransa, Amazon’un yanı sıra yerel pazar yerlerine de büyük ilgi gösteriyor: • Amazon.fr – Ülkenin en büyük e-ticaret platformlarından biri. • Cdiscount – Elektronik, giyim ve ev eşyalarında popüler bir platform. • La Redoute – Fransız moda sektöründe önemli bir pazar yeri. 📊 Cdiscount (2024 Verileri): • Ciro: 4,2 milyar euro • Ortalama Satıcı Sayısı: 13.000+ • Günlük Satış Adedi: 250.000+ • Aylık Ziyaretçi: 24 milyon 3. İngiltere: Online Alışverişin Güçlü Merkezi İngiltere, Brexit sonrası e-ticaret stratejilerini güncellemiş olsa da online alışveriş hâlâ çok güçlü: • Amazon.co.uk – Ülkenin en büyük e-ticaret platformu. • eBay UK – Elektronik ve ikinci el alışverişte lider. • Argos – Elektronik ve ev eşyalarında popüler bir alternatif. 4. İspanya ve İtalya: Hızla Büyüyen E-Ticaret Pazarları İspanya • Amazon.es – Ülkenin en büyük online alışveriş platformu. • El Corte Inglés – Güçlü bir yerel perakende markası. • FNAC – Elektronik ve kitap sektöründe lider. İtalya • Amazon.it – En büyük pazar yeri. • ePrice – Elektronik ve beyaz eşyada önemli bir platform. • Zalando – Moda ve ayakkabı sektöründe büyük bir oyuncu. 📊 Zalando (2024 Verileri): • Ciro: 10,5 milyar euro • Ortalama Satıcı Sayısı: 600.000+ • Aylık Ziyaretçi: 121 milyon 5. Polonya: Allegro’nun Hakimiyeti Polonya’da uluslararası platformlar yerine yerel pazar yerleri daha popüler: • Allegro – Polonya’nın en büyük e-ticaret sitesi. • Empik – Kitap, elektronik ve kültürel ürünlerde tercih edilen bir platform. 📊 Allegro (2024 Verileri): • Ciro: 10,4 milyar euro • Ortalama Satıcı Sayısı: 140.000+ • Günlük Sipariş: 1 milyon+ • Aylık Ziyaretçi: 209 milyon 6. Hollanda & Belçika: Bol.com ve Coolblue Öne Çıkıyor • Bol.com – Hollanda ve Belçika’da en çok kullanılan e-ticaret platformu. • Coolblue – Elektronik ve teknoloji ürünlerinde lider. 📊 Bol.com (2024 Verileri): • Ciro: 5,3 milyar euro • Ortalama Satıcı Sayısı: 50.000+ • Aylık Ziyaretçi: 90 milyon 7. İskandinavya: Bölgesel E-Ticaret Devleri • CDON – İsveç, Norveç ve Danimarka’da yaygın bir platform. • Komplett – Elektronik alanında güçlü bir oyuncu. • Fyndiq – Uygun fiyatlı ürünler sunan büyük bir pazar yeri. Avrupa’da E-Ticaret Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler ✅ Dil ve Yerelleştirme: Ülkeler kendi dillerinde hizmet veren satıcılara daha fazla güveniyor. Ürün açıklamalarınızı yerel dile çevirerek satışları artırabilirsiniz. ✅ Lojistik ve Depolama: Amazon’un FBA (Fulfillment by Amazon) hizmeti gibi lojistik desteklerden faydalanarak rekabet avantajı sağlayabilirsiniz. ✅ Dijital Pazarlama Stratejileri: Amazon ve eBay gibi platformlarda sponsorlu reklamlar kullanarak ürünlerinizi öne çıkarabilirsiniz. ✅ Vergi ve Gümrük Kuralları: Avrupa Birliği KDV kurallarına uyum sağlamak, cezai işlemlerden kaçınmak için önemlidir. Transkript (otomatik, özet): Aslında her şey 1990'larda çıkıyor ve hayatımıza giriyor arkadaşlar. 1994'te ya adam hala genç görünüyor ya kendine o kadar yatırım yapıyor ki Jeff Bezos. 1994'te bu adam Amazon'u kuruyor ve e-ticaretin babası haline geliyor resmen. Ben buna e-ticaretin babası diyorum. Annesi kim? Annesi daha eski tabii. 1970'lere gidiyor. Jeff Bezos Amazon'u kuruyor ve ilk Amazon'un kuruluşundaki hikayede de sadece kitap satmayı hedefliyor. Diyor ki insanlar kitaplara online olarak erişebilsin. Herkes istediği kitabı online olarak alsın diyor. 1994 bakın arkadaşlar tam 30 yıl öncesi. 1995'te de Pierre R. Omidyar diye birisi E-Bee'yi kurarak bireylerin birbirleriyle ürün alıp satabilecekleri bir açık arttırma sitesi oluşturuyor. Bakın burada ürünün fiyatı mevcut sabit bir fiyatı yok. Burada satıcı bir açık arttırma oluşturuyor ve alıcılar da bu açık arttırma aracılığıyla istedikleri ürüne sahip olabiliyorlar. Yine 1995'te Çin'de Jack Ma Ali Baba'nın ilk adımlarını atarak ilerleyen yıllarda da küresel e-ticaret devi haline gelmesini sağlıyor Jack Ma. Ali Baba'nın ilk adımları ne zaman atılıyor? 1995. Arkadaşlar 1994'te Kıvılcım ortaya çıktı. Jeff Bezos'la birlikte. Hemen ardından Pierre R. ve Jack Ma, E-Bee ve Ali Baba ard arda geldiler. 2000'ler, bu 2000'li yıllar sanal pazar yerlerinin de küresel yükselişi oldu. Bakın 2003 yılında Ali Baba, Tao Bao diye bir tane Çin'de e-ticaret sitesi kuruyor. Bu site hala açık. Domain'in alım yılı da 2003 ve 2003'de Ali Baba bunu kuruyor. 2004'te de Amazon, 3. taraf satıcılara mağaza açma imkanı sunuyor. Bakın sanal pazar yerlerinde. Tarih ne? 2004 yani 2004 yılında ilk defa marketplace kavramı ortaya çıkıyor ve bir sanal pazar yerinde bir satıcı başvuru yapıyor ve o satıcı hesabından ürün satışını gerçekleştiriyor. Peki mobil uygulamalarda bu hangi tarihleri kapsıyor? 2008 yılında da Apple App Store'u açarak dijital pazar yerlerinin mobil dünyaya geçişini hızlandırıyor ve bu dönemde kullanıcılar arasındaki güveni sağlamak için yorum sistemleri ve alıcı koruma politikaları geliştiriliyor. Arkadaşlar 2010'dan sonra da artık teknolojik gelişmelerle birlikte, mobil ticaretin yükselişi, yapay zeka destekli algoritmalarla birlikte artık e-ticaret pazar yerleri hızla büyüyor. 2018'e baktığımızda özellikle TikTok e-ticaret özelliklerini duyurarak bir pazar yeri modeline yeni bir soluk getiriyor. TikTok. Bakın sanal pazar yeri diyorum. Şu anda biz TikTok'u ne diyebiliyoruz? Sosyal medya platformu olarak biliyoruz. Evet, gelelim günümüze 2024 yılına. E-ticaret pazar yerleri, blockchain, web 3 ve sanal gerçeklik gibi teknolojilerle daha da ilginç bir hal alacak. Özellikle metaverse mağazaları, kripto parayla ödeme sistemleri ve hızlandırılmış teslimat modelleriyle geleceğin e-ticaret dünyası en enteresan bir yere doğru gidiyor. Bu büyük değişimin bir parçası olmak isteyen işletmeler, dijital pazar yerlerinde stratejik adımlar atarak geleceğe kesinlikle hazır olmalı. Herkese merhaba, ben Faruk Toprak. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Bu bölümde sanal pazar yerlerini konuşacağız arkadaşlar. Marketplace nedir? Avrupa'ya açılmak istiyorsanız Avrupa'da hangi sanal pazar yerlerini kullanabilirsiniz? Haydi gelin başlayalım. Dünyanın en dinamik e-ticaret ekosistemlerinden biri olan Avrupa'da her ülkede farklı pazar yerlerinin öne çıktığı devasa alanlar var. Almanya'dan Fransa'ya, İngiltere'den Polonya'ya kadar böyle her bölgenin kendine özgü alışveriş alışkanlıkları ve tercih ettiği platformlar var. Nasıl ki Türkiye'de herkes trend yol, hepsi burada gibi marketplace dediğimiz yani sanal pazar yerlerini tercih ediyorsa Avrupa'da da bu durum aynı. … ### #32 Ramazan’da %300 Dönüşüm! Reklam Kampanyalarına Bu Dokunuşu Yap! URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/ramazan-da-300-donusum-reklam-kampanyalarina-bu-dokunusu-yap · Tarih: 2025-02-25 · Süre: 14 dk Dijital pazarlama ve e-ticaret dünyasındaki en güncel stratejileri ve yenilikleri paylaştığım podcast kanalımıza hoş geldiniz. Bugünkü bölümümüz, Ramazan ayında reklam kampanyalarının nasıl daha etkili hale getirilebileceği ve markaların bu kutsal ay boyunca satışlarını nasıl artırabileceği üzerine olacak. Ramazan, sadece dini bir dönem değil, aynı zamanda tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarında büyük değişimler yaşadığı bir süreç. Özellikle online alışveriş, mobil kullanım ve dijital reklamlarda büyük bir artış görülüyor. Peki, bu fırsatlardan en iyi şekilde nasıl yararlanabilirsiniz? İşte detaylar! Ramazan Ayında Tüketici Davranışlarındaki Değişimler Ramazan ayında tüketici davranışlarında gözle görülür değişiklikler yaşanıyor. Özellikle yemek, giyim, hediyelik eşya, hijyen ve sağlık ürünlerinde artan bir talep söz konusu. Bunun yanında, dijital platformların kullanım oranları da hızla yükseliyor. * Mobil Kullanım Artıyor: Ramazan ayında insanların mobil cihazlarda geçirdiği süre %30 oranında artıyor. İftar sonrası saatlerde internet kullanımında büyük bir yükseliş gözlemleniyor. * İçerik Tüketimi Fırlıyor: YouTube, Instagram ve TikTok gibi platformlarda yemek tarifleri, ibadet içerikleri ve alışveriş önerileri en çok aranan konular arasında. * Gece Alışveriş Oranları Artıyor: İftardan sonra tüketiciler online alışverişe daha fazla yöneliyor. Özellikle saat 21:00 – 02:00 arasında e-ticaret sitelerinde yoğunluk yaşanıyor. * Hediyeleşme Eğilimi Güçleniyor: Ramazan ve Bayram dönemlerinde hediyeleşme oranı yükseliyor. Parfüm, kıyafet, aksesuar ve dekorasyon ürünleri daha fazla talep görüyor. Bu noktada, reklam kampanyalarınızı Ramazan'ın dinamiklerine uygun şekilde planlamak büyük bir avantaj sağlayacaktır. Ramazan İçin Özel Reklam Kampanyaları Nasıl Olmalı? 1. Tüketicinin Önceliklerini Anlayın ve Mesajınızı Uygun Hale Getirin Ramazan ayı, birçok insan için manevi ve toplumsal bir dönemi simgeliyor. Dolayısıyla reklamlarınıza samimi ve insani bir dokunuş eklemek önemli. Kampanyalarınızı dini ve kültürel hassasiyetleri göz önünde bulundurarak hazırlayın. İnsanlara sadece bir ürün satmaya değil, onların hayatına bir değer katmaya odaklanın. 2. Reklamları Günün Doğru Saatinde Yayınlayın Ramazan boyunca tüketici davranışlarında belirli saatlerde büyük değişimler oluyor. Sabah saatlerinde iş ve günlük ihtiyaçlarla ilgili içeriklere talep varken, iftar öncesinde yemek tarifleri ve alışveriş içerikleri popülerleşiyor. Gece saatlerinde ise alışveriş ve video içerik tüketimi zirve yapıyor. Bu yüzden reklamlarınızı doğru saat aralıklarına denk getirmek büyük önem taşıyor: * Sabah 06:00 – 10:00: Motivasyon, sağlık, iş odaklı içerikler * Öğle 12:00 – 15:00: Hafif eğlenceli ve bilgilendirici içerikler * İftar Öncesi 16:00 – 19:00: Yemek tarifleri, indirim duyuruları, yemek sipariş kampanyaları * İftar Sonrası 21:00 – 02:00: Online alışveriş, e-ticaret reklamları, özel indirimler 3. Mobil Optimizasyonu Unutmayın Ramazan ayında tüketicilerin büyük bir bölümü alışverişlerini mobil cihazlardan yapıyor. Mobil uyumluluk, site hızlandırma ve kullanıcı deneyimini geliştirme gibi faktörlere önem vermek dönüşümlerinizi ciddi oranda artıracaktır. 4. Video İçeriklerle Bağ Kurun Ramazan ayında YouTube ve Instagram gibi video içerik platformlarında büyük bir etkileşim artışı yaşanıyor. İnsanların ilgisini çekecek kısa ve etkili video içeriklerle marka bilinirliğinizi artırabilirsiniz. 5. Kampanyalarınızı Ramazan’a Özel Hale Getirin Özel indirimler, Ramazan’a uygun promosyonlar ve hediye kampanyaları yaparak markanızı öne çıkarabilirsiniz. İşte bazı örnek kampanya fikirleri: * İftar ve Sahur İndirimleri: Günün belirli saatlerinde özel kampanyalar yapabilirsiniz. * Bağış ve Yardım Kampanyaları: Satışlarınızın bir kısmını hayır kurumlarına bağışlamak marka imajınızı güçlendirebilir. * Ramazan’a Özel Paketler: Ürünlerinizi paket haline getirerek özel fiyatlarla sunabilirsiniz. Daha fazla detay ve yeni içerikler için beni IG'de takip edin @ faruktoprakx Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba, dijital pazarlama ve e-ticaret dünyasındaki en güncel stratejileri ve yenilikleri paylaştığım podcast kanalıma hoş geldiniz. Bugünkü bölümde Ramazan ayında reklam kampanyalarının nasıl daha etkili hale getirilebileceği ve markaların bu kutsal ay boyunca satışlarını nasıl arttırabileceği üzerine konuşacağız. Ramazan sadece bir dini dönem değil, aynı zamanda tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarında da büyük değişimler yaşattığı bir süreç. Özellikle online alışveriş ya da mobil kullanım detayları ya da dijital reklamlardaki artışlar. Bu fırsatlardan en iyi şekilde nasıl yararlanabilirsiniz ve dönüşümlerinizi arttırabilirsiniz, bu kutsal ayda neler yapabiliriz bu podcast bölümünde sizlerle konuşuyorum. Herkese merhaba, hoş geldiniz. Öncelikle şunu da kesinlikle en fikir olalım. Ramazan ayında tüketicinin davranışlarında gözle görülür değişiklikler yaşanıyor. Özellikle yemek, giyim, hediyelik eşya, hijyen ve sağlık ürünlerinde bir artış söz konusu oluyor. Yani bir talep söz konusu oluyor. Burada sadece aklınıza yemek gelmesin, Ramazan ayındaki yemek, gıda, alışveriş rakamlarındaki artışlar önünüze gelmesin. Hediyelik eşya, bakın hediyelik eşya enteresan ama öyle. Hijyen ve sağlık ürünlerinde de çok ciddi artışlar oluyor bu dönemde. Burada aynı zamanda bir de dijital platformların kullanım oranları da artıyor. Neden insanlar? Çünkü gün içinde günün geçmesi için kafalarını dağıtmaları gerekiyor. Burada neyi hemen elimize alıyoruz? Mobil telefonlarımızı değil mi? Dolayısıyla mobil kullanım oranı artıyor. Arkadaşlar Ramazan ayında insanların mobil cihazlarda geçirdiği süre %30 oranında artıyor. Özellikle iftar sonrası saatlerde internet kullanımında büyük bir yükselişin olduğu gözlemlenmiş. Çünkü gün içinde bazen birçok kesim uyumayı tercih ediyor. Ve iftardan sonra da hemen bir tüketim başlıyor. Özellikle internet tarafında. Sonra içerik tüketimleri fırlıyor bu dönemde. Özellikle YouTube, Instagram ve TikTok gibi platformlardaki yemek tarifleri. Bakın yemek tarifleri bu şaşırtmıyor. Sonra ibadet içerikleri bu da şaşırtmıyor. Sonra alışveriş önerileri. En çok aranan konular arasında yer alıyor içerik tüketiminde. Eğer ki ibadet içerikleri ya da yemek tarifleri gibi kanalınız varsa sizin için altın çağ geliyor. Bir aylık altın çağ. Gece alışveriş oranlarında çok büyük artışlar gözlemlenmiş. İftardan sonra tüketiciler online alışverişe daha fazla yöneliyor. Özellikle saat 21 ile 2 arasında yani gece 2 arasında e-ticaret sitelerinde yoğunluk yaşanıyor. Yani günlük rakamlara bakıyorsanız günlük rakamlar sizi bu ay yani Ramazan ayında şaşırtabilir. O yüzden çünkü gece 12'de gün bitiyor bildiğiniz gibi. Yani dünyalar yerinde sistem böyle. Tabi bu arada bununla alakalı bir podcast da yapabilirim. Normalde gün antik Roma döneminde, İslamiyet'te ve çok eski çağlarda bile gün gün doğumuyla başlar. Bir sonraki günün gün doğumuna kadar devam ederdi. Ama bu yeni çağla birlikte yani bu gelişen dünyayla birlikte, yeni yüzyılla birlikte gün gece 12'de bitiyor. Yani günü gecenin arasına sıkıştırmışız. Geceyle başlıyor gün, sonra gündüz oluyor, sonra tekrar gece oluyor. Normalde bir gündüz bir gece olur değil mi? Yani gündüz iki gecenin arasında olmaz. Neyse ne dedik? Konuyu çok dağıttım ya. Gence 21 ile 2 arasında e-ticaret sitelerinde büyük bir yoğunluk oluşuyor ve satışlarda artış oluyor. Web sitenizi ya da mobil uygulamanızı bu saatler arasında mutlaka hızlandırın. Hediyeleşme eğiliminde büyük bir artış oluyormuş. Ramazan bayramı döneminde, Ramazan'ın bitiminde insanlar hediyeleşiyormuş arkadaşlar. Yani hediye alımı aslında bu yüzden çok önemli. Özellikle parfüm, fiyafet, aksesuar ve dekorasyon ürünleri satıyorsanız şahane bir dönem sizin için de … ### #31 GTM Nedir ve Neden Her Pazarlamacının Kullanması Gerekir URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/gtm-nedir-ve-neden-her-pazarlamacinin-kullanmasi-gerekir · Tarih: 2025-02-18 · Süre: 12 dk Google Tag Manager (GTM), dijital pazarlamanın gizli silahı mı? Yoksa gereksiz bir araç mı? Eğer hala GTM kullanmıyorsan, büyük ihtimalle dönüşüm takiplerinde hatalar yapıyor, kampanyalarını yanlış verilerle yönetiyor ve en önemlisi, zaman kaybediyorsun! Bugünkü bölümde GTM’nin neden her pazarlamacının bilmesi gereken bir araç olduğunu konuşacağız. Teknik bir konu gibi görünebilir ama merak etme, GTM’yi en basit haliyle anlatacağım. Eğer Google Ads, Meta Ads, TikTok veya diğer platformlarda reklam veriyorsan ve dönüşümlerini takip etmek istiyorsan, bu bölümü sakın kaçırma! Bölümde Neler Konuşacağız? ✅ Google Tag Manager nedir, ne işe yarar? ✅ Pazarlamacılar neden GTM kullanmalı? ✅ GTM ile kod yazmadan etiket yönetimi nasıl yapılır? ✅ E-ticaret ve performans pazarlamasında GTM’nin sağladığı avantajlar ✅ GTM ücretli mi? Alternatifleri neler? ✅ GTM vs. Alternatif araçlar: Hangisi daha iyi? ✅ GTM’yi kullanmaya başlamak için yapman gerekenler Öncelikle, dijital pazarlamada en büyük hatalardan biri, dönüşümleri doğru takip etmemek! Belki Google Ads’te reklamlar veriyorsun, Facebook ve Instagram’da kampanyalar yürütüyorsun… Ama gerçekten kaç kişi sitene geldi, hangi sayfalarda vakit geçirdi, hangi butona bastı ve en önemlisi, alışveriş yaptı mı? Bunları yanlış ölçüyorsan, verdiğin reklam bütçesini boşa harcıyor olabilirsin! İşte tam burada Google Tag Manager devreye giriyor! Eskiden her bir takip kodunu web sitesine eklemek için bir yazılımcıya ihtiyacın vardı. Facebook Pixel mi eklemek istiyorsun? Geliştiriciye haber ver, kodu eklesin, sonra test edilsin… Günler sürebiliyordu! GTM sayesinde, hiçbir kod yazmadan tüm bu süreçleri tek bir panelden yönetebiliyorsun. GTM Nasıl Çalışıyor? Düşün ki GTM bir kontrol paneli gibi… Web sitene veya uygulamana eklediğin tüm etiketleri buradan yönetiyorsun. Örneğin: 🔹 Google Analytics 4 etiketini ekleyebilirsin – Böylece ziyaretçilerin hangi sayfalarda vakit geçirdiğini görebilirsin. 🔹 Google Ads dönüşüm izleme kodunu koyabilirsin – Reklamlarının ne kadar etkili olduğunu anlayabilirsin. 🔹 Facebook Pixel, TikTok Pixel gibi tüm izleme kodlarını yönetebilirsin – Retargeting (yeniden pazarlama) yaparak, ziyaretçileri tekrar hedefleyebilirsin. Ve en güzel tarafı? Kod yazmadan tüm bu işlemleri birkaç tıklama ile yapabilmen! Google Tag Manager Alternatifleri Neler? GTM harika bir araç ama pazarda başka benzer etiket yönetim araçları da var. İşte en popüler alternatifler: 📌 Adobe Launch → Adobe Analytics kullananlar için uygun, ancak genellikle büyük kurumsal firmalar tercih ediyor. Kullanımı biraz daha karmaşık. 📌 Tealium iQ → Daha fazla özelleştirme sunan bir alternatif ama ücretli. Büyük markalar genellikle bu aracı kullanıyor. 📌 Segment → GTM’ye benzer bir yapı sunuyor, özellikle büyük veri yönetimi yapan şirketler için iyi bir seçenek. Ancak fiyatlandırması GTM’ye göre yüksek. GTM vs. Alternatifler: Hangisi Daha İyi? Peki, Google Tag Manager mi, yoksa alternatifler mi daha iyi? ✅ Ücretsiz ve Google ürünleriyle tam uyumlu bir çözüm istiyorsan: GTM ✅ Daha fazla kurumsal seviyede özelleştirme ve destek istiyorsan: Tealium veya Adobe Launch ✅ Gelişmiş müşteri verisi yönetimi yapmak istiyorsan: Segment Çoğu pazarlamacı için en mantıklı ve erişilebilir seçenek GTM! Pazarlamacılar İçin GTM’nin 3 Büyük Avantajı 1️⃣ Zaman Kazandırır! Eskiden her takip kodu için yazılımcıya ihtiyacın vardı. GTM ile her şeyi kendin yönetebilirsin! 2️⃣ Hata Riskini Azaltır! Kodlarla uğraşırken yapılan en büyük hatalardan biri, yanlış bir kod ekleyip tüm siteyi bozmak! GTM ile ön izleme ve test yaparak, her şeyin doğru çalıştığından emin olabilirsin. 3️⃣ Daha İyi Reklam Optimizasyonu Sağlar! Doğru ölçüm yapmadan doğru optimizasyon yapamazsın! GTM sayesinde, hangi reklamın daha iyi çalıştığını görebilir ve reklam bütçeni en verimli şekilde yönetebilirsin. Eğer GTM kurulumunda yardıma ihtiyacın varsa veya danışmanlık almak istiyorsan, bana faruk@joykek.com üzerinden ulaşabilirsin. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere! 🚀 Transkript (otomatik, özet): Google Tag Manager GTM. Arkadaşlar, GTM dijital pazarlamanın gizli silahı mı sizce? Yoksa gereksiz bir araç mı? Sen de eğer hala GTM'i kullanmıyorsan büyük ihtimalle dönüşüm takiplerinde hatalar yapıyor olabilirsin ve kampanyalarını yanlış verilerle yönetiyor ve en önemlisi zaman kaybediyor olabilirsin. Bugünkü konumuz GTM. GTM neden her pazarlamacının bilmesi gereken bir araç olduğunu ben bugün size bu podcast'ta anlatacağım. Teknik bir konu gibi görünebilir, canınız sıkılabilir. Ama arkadaşlar dijital pazarlamayı öğrenmek ya da dijital pazarlamada çalışmak istiyorsanız bunu bilmelisiniz ve merak etmeyin size bugün bu podcast'ta GTM'i en basit haliyle anlatacağım. Eğer Google Ads, Meta Ads, TikTok veya diğer platformlarda reklam veriyorsan ve dönüşümlerini takip etmek istiyorsan hadi bakalım hoş geldin Türkiye'de dijital pazarlama podcast'ine. Ben Faruk Toprak ve başlıyoruz. Şimdi özetle ben size bu bölümde bir Google Tag Manager nedir, ne işe yarar bunu anlatacağım. İki, pazarlamacılar yani bizler neden GTM'i kullanmalıyız bunu anlatacağım. Bu arada araya gireyim. GTM diyorum ama GTM Google Tag Manager'ın kısaltması. İngilizce okunuyor yani GTM. Türkçe söylesem GTM derim ama Google Tag Manager diyoruz ya hani İngilizce söylüyoruz. O yüzden G, G, T, T, M, M diye okuduğumuz için GTM diyoruz. Üçüncüsü olarak GTM ile kod yazmadan etiket yöntemi nasıl yapılır bunu anlatacağım. Etiketler nedir bunu anlatacağım. Dörtte de e-ticaret ve performans pazarlamasında GTM'in sağladığı avantajları anlatacağım. Arkadaşlar e-ticaret web sitenizde de müşteriniz varsa bu kısım çok önemli. Beşte de size GTM'i kullanmaya başlamak için neler yapmanız gerekiyor bunları anlatacağım. Öncelikle dijital pazarlamadaki en büyük hatalardan biri dönüşümleri doğru takip etmemek. Nedir bu dönüşümler? Arkadaşlar satış olabilir. Bir lead web sitesi ise yani potansiyel müşteri adayı formu var ise bunu doğru takip edemiyor olabilirsiniz. Ya da abonelik dediğimiz subscription modelini takip ediyorsanız bu da doğru çalışmıyor olabilir. Bunu genelde şöyle görüyor işletmeler. Google Analytics'e bir gidiyor. Dönüşümleri kaynaklara göre bir sıralıyorlar. Bir bakıyorlar Not Set diye bir alan var orada ve tonlarca dönüşüm eklenmiş. Abicim Not Set'e nasıl dönüşüm eklenebilir ya? Yani Not Set adı üstünde atanamamış. İşte bu problem GTM'in doğru kullanılmadığını gösteren bir konu. Google Ads'te reklam veriyorsanız, Facebook'ta, Instagram'da kampanyalar yürütüyorsanız, kaç kişi sitene geldi, hangi sayfalarda vakit geçirdi, hangi butona tıkladı, alışveriş yaptı mı yapmadı mı? Bu gibi tüm analizleri ve eventleri, event kelimesini çok duyacaksınız. Yani olayları takip edebiliriz. Şimdi bu GTM nasıl çalışıyor? Arkadaşlar, GTM bir kontrol paneli gibi web sitene veya uygulamana eklediğin tüm etiketleri burada yönetiyorsun. Örneğin Google Analytics 4 etiketini ekleyebilirsin. Sadece tek tuşla. Böylece ziyaretçilerin hangi sayfalarda vakit geçirdiğini görebilirsin. Google Ads dönüşüm kodunu ekleyebilirsin. Yine aynı şekilde etiket şeklinde ekleyebilirsin. Ve reklamların ne kadar etkili olduğunu anlayabilirsin. Facebook Pixel, TikTok Pixel gibi tüm izleme kodlarını buradan yönetebilirsiniz. Bu da size ne sağlar? Retargeting dediğimiz yani yeniden pazarlamam ya da yeniden hedefleme, remarketing de yeniden pazarlamam yaparak ziyaretçilerinizi tekrar hedefleyebilirsiniz. Bu şey gibi. Hani telefonda arkadaşınızla konuşuyorsunuz ya ve bir anda o söylediğiniz anahtar kelime mucizevi bir şekilde Instagram'da karşınıza çıkıyor. Sonra diyorsunuz ki bizi dinliyorlar. Evet dinliyorlar. Ama doğru kampanyayı kurgulayabilen firmalar bu hedefleme stratejini kullanıp reklamı sizin karşınıza çıkartıyorlar. Dolayısıyla burada GTM … ### #30 Sevgililer Günü’nde Satışları Uçuracak Kampanya Stratejileri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/sevgililer-gunu-nde-satislari-ucuracak-kampanya-stratejileri · Tarih: 2025-02-11 · Süre: 14 dk Sevgililer Günü dünya çapında kutlanan ve ticari olarak büyük fırsatlar sunan özel günlerden biri. Bu günde en çok satılan ürünler belirli kategorilere yoğunlaşıyor ve markalar doğru stratejilerle satışlarını artırabiliyor. Sevgililer Günü’nün Tarihçesi Bu özel günün kökeni Aziz Valentin’e dayanıyor. Roma İmparatoru Claudius II, genç erkeklerin evlenmesini yasaklamış, ancak Aziz Valentin gizlice aşıkları evlendirdiği için hapse atılmış. Efsaneye göre, hapisteyken gardiyanın kör olan kızına aşık olmuş ve mucizevi bir şekilde onun görme yetisini geri kazandırmış. 14 Şubat 269’da idam edilmeden önce sevdiği kıza bir mektup bıraktığı söyleniyor. Bu yüzden, 14 Şubat Sevgililer Günü olarak kutlanıyor. Sevgililer Günü’nde En Çok Satılan Ürünler Sevgililer Günü alışverişlerinde bazı ürün kategorileri ön plana çıkıyor. • Takı (%30) : En çok satılan kategori. Kolye, bileklik ve yüzük gibi hediyeler büyük ilgi görüyor. • Çiçek (%20) : Çiçekler klasikleşmiş bir hediye seçeneği. Çiçek firmaları için bu dönem büyük fırsatlar sunuyor. • Parfüm (%15) : Hem erkekler hem kadınlar için popüler bir hediye seçeneği. • Teknoloji Ürünleri (%13) : Akıllı saatler, kulaklıklar ve diğer elektronik ürünler bu dönemde sıkça tercih ediliyor. • Kıyafet (%12) : Özellikle çift kombinleri ve özel tasarımlar dikkat çekiyor. • Deneyim Hediyeleri (%10) : Konser, tiyatro bileti, tatil ve özel etkinlikler gibi deneyim odaklı hediyeler giderek daha fazla talep görüyor. Reklam Stratejileri ve Hedef Kitle Sevgililer Günü’nde her şehirde aynı yoğunlukta alışveriş yapılmıyor. Bu nedenle reklam bütçesini doğru şehirlerde yoğunlaştırmak gerekiyor. Hedef Şehirler • İstanbul : En çok alışveriş yapılan şehir. Reklam bütçesinin büyük kısmı buraya ayrılmalı. • Ankara, İzmir, Bursa, Antalya : En çok alışveriş yapılan diğer şehirler. Hedef Kitle • 18-24 ve 25-34 yaş grubu : En çok harcama yapan kitle. • Hem kadınlar hem erkekler : Sevgililer Günü’nde her iki taraf da hediye alıyor. • İlişkisi olan kişiler : Reklamlarda ilişki durumu hedeflemesi kullanılabilir. Kampanya Modelleri • 1+1 Kampanyaları : Bir alana ikincisi indirimli veya bedava gibi teklifler ilgi çekiyor. • Özel Hediye Paketleri : Müşterilere özel hediye paketleme hizmeti sunulmalı. • Ücretsiz Kargo ve Hızlı Teslimat : Müşteriler bu dönemde hızlı teslimata büyük önem veriyor. • Flash Sales (Hızlı İndirimler) : Belirli saatlerde özel indirimler satışları artırabilir. • Kişiselleştirilmiş Ürünler : İsim veya tarih eklenebilen takılar ve hediyeler çok talep görüyor. Reklam ve Görsel Stratejileri • Kullanılacak Renkler : Kırmızı, pembe ve altın tonları tercih edilmeli. • CTA (Harekete Geçirici Mesajlar) : “Hemen Al”, “Son Saatler”, “Sevgilini Şaşırt”, “İndirimleri Kaçırma” gibi mesajlar dönüşüm oranlarını artırıyor. Dijital Pazarlama Kanalları • Google Ads : Sevgililer Günü hediyeleriyle ilgili anahtar kelimeler hedeflenmeli. • Görüntülü Reklamlar ve YouTube : Hediye arayışında olan kitleye ulaşmak için etkili bir yöntem. • E-Posta Pazarlama : VIP müşterilere özel kampanyalar sunulabilir. • Influencer Marketing : Aşk temalı içerik üreten mikro ve makro influencer’larla iş birlikleri yapılabilir. • TikTok ve Instagram Reels Reklamları : Genç kitleye ulaşmak için bu platformlar mutlaka kullanılmalı. Sonuç: Sevgililer Günü’ne Hazırlanın Sevgililer Günü, markalar için büyük fırsatlar sunuyor. Bu dönemde: • Doğru şehirleri ve hedef kitleyi belirleyin. • Kampanyalarınızı erken planlayın. • CTA ve görselleri etkili kullanarak dönüşüm oranlarını artırın. • Hızlı teslimat ve ücretsiz kargo seçeneklerini öne çıkarın. Her hafta Salı günü yeni podcast bölümleriyle buluşacağız. Sevgililer Günü’nü kaçırmayın ve pazarlama stratejilerinizi şimdiden hazırlayın. Transkript (otomatik, özet): Sevgililer günü dünya çapında birçok ülkede kutlanılıyor. Ticari olarak en büyük özel günlerden birisi haline gelmiş durumda. Ben bunun hikayesine biraz bakmak istedim. Bunu anlatmadan önce bu kampanya stratejilerinin hikayelerine de bakmak istedim. Şöyle bir sonuç çıktı. Aziz Valentin ve aşkın hikayesi şeklinde. Sevgililer gününün en önemli tarihsel figürüymüş bu kişi. Aziz Valentin, Valentinus. Hatta sevgililer gününün İngilizcesi de Valentine Days diye geçer. Yani Aziz Valentin'in ismi. Gizlice bu kişi aşıkları evlendirdiği için hapse atılıyormuş. Peki neden gizli? O dönemlerde Roma İmparatoru Clydeus II genç erkeklerin savaşçılar olarak daha iyi performans gösterdiğine inandığı için bunların evlenmelerini yasaklamış. Ama Aziz Valentin de gizlice aşıkları evlendirdiği için hapis cezasına çarptırılmış. Bir de hapisteyken gardiyanın kör olan kızına aşık olduğu ve ona mucizevi bir şekilde görme yetisini kazandırdığı da söyleniliyor. Yahu sen hapise atılıyorsun gizlice aşıkları evlendirdiğin için yetmiyor. Hapiste de gardiyanın kızına aşık oluyorsun. Yani enteresan bir hikaye. Ve gardiyanın kızı körmüş ve o körün de görme yetisi kazanmış bu kişi sayesinde. Aziz Valentin sayesinde. Ve bu adam 14 Şubat 269 yılında idam edilmeden önce sevdiği kıza senin Valentin'in yazılı bir mektubu bıraktığı rivayet ediliyor. 14 Şubat 269'da da idam ediliyor ve öldürülüyor. Dolayısıyla 14 Şubat'ta Aziz Valentin günü olarak adlandırılıyor. Yani sevgililer günü. Arkadaşlar Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Bu hafta hep birlikte sevgililer gününü özellik kampanya stratejilerini konuşacağız. Şimdi tabii böyle özel günlerde herkes her ürünü almıyor. Hediye olarak almıyor. Bunu bir pasta dilimi olarak düşünelim yüz üzerinden. En çok alınan hediye kategorisi takı kategorisi. Bu da %30 yani pastadaki en büyük dilime sahip olan kategori takı. Eğer ki takı satıyorsanız harika bir dönemin içine giriyoruz. Sizin için harika bir dönem. Hızlı bir şekilde kampanyalarınızı çoğaltın. Geçen aylarda 1 lira 2 lira harcıyorsanız bu aylarda 5 lira 10 lira harcamanız lazım. Ki bu pastadaki o dilimdeki en yüksek orandan maksimum faydayı elde edebilin diye. Sonrasında tabii ki de şaşırmayacağız çiçek geliyor. %20 oranında en çok alınan ürünlerde çiçek kategorisi geliyor. Burada da tabii ki de çiçek sepeti ve benzeri sitelerin ya da normal çiçekçilerin çok fazla satış yapacağını söyleyebilirim. Üçüncü kategoride %15 bu da şaşırtıcı değil çünkü hediye konusu gündeme geldiğinde genelde herkes birbirine ne alır? Parfüm alır öyle değil mi? %15'lik dilimde de parfüm var. %12'de kıyafet var. %13'de teknoloji var. Ve %10'da da deneyim hediyeleri var. Bu arada ben mesela deneyimciyim. Deneyim hediyeleri almayı da çok seviyorum. Mesela deneyim hediyelerinden kalsın nedir? Konser bileti değil mi? Ya da bir tiyatro bileti ya da bir uçak bileti, otel rezervasyonu gibi deneyim hediyeleri de %10'luk dilimde. Tabii burada en yüksek oran %30'la takı. Çünkü neden? Takıya herkesin, hemen hemen herkesin bütçesi yetebiliyor. Tabii altın ve değerli maden taşları olmadığı sürece. Şimdi bu kategorilerde satış yapıyorsanız arkadaşlar harika bir dönem geliyor. Özel gün geliyor. Sevgililer günü ve bunu kaçırmamanız lazım. Payalarınızı, stratejilerinizi şimdiden hazırlamış olmanız gerekiyor. Peki Faruk Hocam, Türkiye'nin 81 ili var. 81 ile mi reklam çıkmalıyım? Hayır. Yani 81 ile reklam çıkıyor olsanız bile Türkiye'nin sadece en popüler 5 iline odaklanmanızı öneririm. Burada birinci sırada … ### #29 Yeni Reklam Platformu Hayırlı Olsun - Meta, Threads Reklamlarının Testine Başladı URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/yeni-reklam-platformu-hayirli-olsun-meta-threads-reklamlarinin-testine-basladi · Tarih: 2025-02-04 · Süre: 6 dk Threads, Meta’nın diğer bir sosyal medya platformu. Türkiye’de hatırlarsanız 6 Temmuz 2023’te kullanıma açıldı ve uygulama 24 saat dolmadan 40 milyon kişiye ulaştı. Peki, Rekabet Kurumu ne dedi? “Yaptığınız doğru değil” diyerek 29 Nisan 2024’te Threads’i Türkiye’de kapattı. Peki ne oldu? Threads, Türkiye’nin ona verdiği cezaları kabul etti, yapması gereken yükümlülükleri yerine getirdi ve 23 Kasım 2024 tarihinde tekrardan Türkiye’de aktif hale geldi. Böylece soruşturma kapandı. Yaklaşık 2-3 gün önce, yani 24 Ocak’ta Threads bir açıklama yaptı ve “Biz artık Threads’te reklam yayınlamaya başlıyoruz” dedi. Ancak bu reklamlar şimdilik sadece Amerika ve Japonya’da belirli firmalar için test ediliyor. Türkiye’de ve diğer ülkelerde henüz aktif değil, ancak test süreci tamamlandıktan sonra diğer pazarlara da açılacak. Threads Türkiye’de kapandığında “Oh, güzel oldu” dedim. Neden mi? Çünkü zaten yeterince sosyal medya platformu var. Bir yenisine daha gerek var mıydı? Şimdi diyeceksiniz ki, “Threads farklı” . Peki ne kadar farklı? Twitter (ya da X) ile karşılaştırırsak aslında birebir aynısı. Threads’te de yazı yazıyorsunuz, içerik paylaşıyorsunuz, görsel veya video ekliyorsunuz. Instagram ise daha çok görsel ve işitsel odaklı bir platform. Son zamanlarda Instagram’da Twitter’daki metinlerin ekran görüntüsünü alıp paylaşmak yaygınlaşmıştı. İnsanlar Story’lerinde uzun uzun yazılar yazmaya başlamıştı. Bunu gören Meta, “O zaman biz de yazı tabanlı bir platform oluşturalım” diyerek Threads’i piyasaya sürdü. Ancak bu süreçte bazı rekabet ihlallerine takıldılar ve Türkiye’de kapatılmak zorunda kaldılar. Threads, Türkiye pazarına tekrar girmek için gerekli düzenlemeleri yaptı ve şu an aktif. Peki bizi ilgilendiren en önemli konu ne? Reklamlar. Meta, Threads için yeni bir reklam platformu oluşturmadı . Threads reklamlarını Meta’nın Business Manager (Reklam Yönetim Paneli) üzerinden yönetebileceğiz. Yani Facebook ve Instagram reklamlarını yönettiğimiz panelden, Threads reklamlarını da yöneteceğiz. Advantage Placement (Akıllı Yerleşimler) seçeneğini açarsanız Threads’e de otomatik olarak reklam verebileceksiniz. Manuel olarak seçim yaparsanız, yakında Threads’i beşinci reklam yerleşimi seçeneği olarak göreceğiz. Şu anda yalnızca Amerika ve Japonya’daki belirli firmalar için test ediliyor. Threads’teki reklam modeli Twitter’daki gibi olacak. Yani: • Üstte bir görsel • Altında metin • Başlık kısmı • “Sponsored” (Reklam) etiketi Facebook ve Instagram Feed içindeki reklam modellerine benzer bir format olacak. 1. Yeni bir Pixel koduna ihtiyacınız yok. • Facebook ve Instagram için kullandığınız pixel, Threads için de geçerli olacak. 2. Şimdilik sadece görsel reklam yayınlanabiliyor. • Video ve diğer formatlar ilerleyen zamanlarda gelebilir. 3. Özel bir Threads reklam tasarımı gerekiyor. • Instagram ve Facebook görselleriyle birebir uyumlu olmayabilir, Threads’e özel bir tasarım yüklemeniz gerekecek. Bu sistem, yakında tüm reklam verenler ve ajanslar için kullanılabilir hale gelecek. Bir sonraki podcast’te Sevgililer Günü’ne özel kampanya stratejilerini konuşacağım. • 14 Şubat, e-ticaret için harika bir dönem . • İnsanlar birbirine hediye almaktan hoşlanıyor. • Single’lara özel kampanyalar da yapabilirsiniz! Sevgililer Günü için satışlarınızı x2 – x3 artırabileceğiniz yöntemleri detaylıca paylaşacağım. Threads’te Reklam Dönemi BaşladıThreads Gerçekten Gerekli mi?Threads Reklamları Nasıl Çalışacak?Threads’te Hangi Tür Reklamlar Yayınlanacak?Reklam Verenler İçin Önemli Noktalar14 Şubat Sevgililer Günü ve Satış Fırsatları Transkript (otomatik, özet): Threads, Meta'nın diğer bir sosyal medya platformu. Threads, Türkiye'de hatırlarsanız 6 Temmuz 2023'te kullanıma açılıyor ve uygulama 24 saat dolmadan 40 milyon kişiye ulaşıyor. Peki rekabet kurumu da diyor ki, ya yaptığınız doğru değil, 29 Nisan 2024'te Threads'i Türkiye'de kapatıyor. Peki ne oldu arkadaşlar? Threads, Türkiye'nin ona verdiği cezaları kabul etti, yapması gereken yükümlülükleri yerine getirdi ve 23 Kasım 2024 tarihinde tekrardan Türkiye'de aktif hale geldi ve soruşturma da kapandı. Arkadaşlar Threads bir açıklama yaptı. Ne zaman yaptı? Yaklaşık 2-3 gün önce bir açıklama yaptı ve dedi ki, yani ben bu kaydı tabi Ocak ayında çekiyorum, 24 Ocak'ta dedi ki biz artık Threads'te reklam yayınlamaya başlıyoruz. Nerede? Sadece Amerika ve Japonya'da ve sadece belirli firmalara yönelik test çalışmalarına başladılar ve Threads'te reklam şu anda aktif oldu arkadaşlar. Türkiye'de değil henüz ve her firmaya özelde değil, sadece Amerika'da ve Japonya'da bakın, yenilikler neler? Hep birlikte bunları inceleyelim. Hoş geldiniz Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine. Ben Faruk Toprak. Umarım hepinizle çok güzel bir bölüm olur bugün. Evet, Threads Türkiye'de kapandığında, oh dedim ya güzel oldu. Şimdi neden güzel oldu? Ya bu kadar sosyal medya platformu var, bir de üstüne yeni bir tane daha sosyal medya platformuna gerek var mı? Şimdi diyeceksiniz ki Threads farklı. Farklı olan ne? Twitter. Twitter, hadi şu anki adıyla X diyelim. X'te yazıyoruz, kelimeleri döküyoruz. İlk etapta kelime sınırı vardı, sonra sınır genişletildi, sonra görseller, videolar ve Twitter'da şu anda insanlar iş bile bulabiliyorlar o derece. Ve gündemler X üzerinden bakılıyor. X üzerinden ülkenin gündemi değiştiriliyor. Enteresan olaylar. Peki Threads ne sağlıyor? Arkadaşlar Threads'te Twitter'ın ya da X'in birebir aynısı. Yani burada kelime ile içerik yazıyorsunuz, o içeriğinize görsel video ekliyorsunuz ve paylaşıyorsunuz. Instagram'da bakın yazı yok, Threads'te yazı var. Instagram sadece görsel odaklı gidiyor. Görsel ve işitsel odaklı gidiyor. Sadece videolar ve fotoğraflar var, paylaşımlar var. Ama son zamanlarda Instagram'da hep şöyle şeyler yaşanmaya başlamıştı. Hatırlarsanız genelde paylaşımlar hep böyle Twitter'daki metinlerin içeriklerinin böyle ekran görüntüsünün alınıp Instagram'a story olarak ya da post olarak paylaşılması. Ya da baktılar ki Instagram'da insanlar story paylaşırken story'in üzerine yazı yazıyorlar ve bunu çok seviyorlar. Böyle paylaşımlar da çok yapılıyor. Sonra dediler ki herhalde ya biz yeni bir tane platform kuralım adına da Threads diyelim dediler. Threads üzerinden de kim ne yazmak istiyorsa paylaşmak istiyorsa paylaşsın dediler diye düşünüyorum ve sonrasında bu platform ortaya çıktı. Türkiye'de de tabi bazı rekabet kurumuna aykırı konular olduğu için rekabet kuruda bunun kapatılmasına ve para cezasına çarptırılmasını sağladı. E hal böyle olunca Threads tabi ki de günün birinde bu kanuna uygun bir şekilde hareket etmesi gerekiyordu. Türkiye'de aktif olabilmesi için çünkü bizde yani Türkiye'de bu tarz şeyler çok hızlı bir şekilde popüler oluyor. Çünkü içerik tüketiminde bakın üretiminde demiyorum tüketiminde ilk sıralarda yer alıyoruz Türkiye olarak. Her içeriği tüketiyoruz ve tüketmekten de çok keyif alıyoruz diyebilirim. Şimdi tabi işin bu kısmı sosyal medya platformlarına dair goy goy kısmı. Şimdi bizi ilgilendiren kısım ne Threads? Arkadaşlar Threads'e yönelik yeni bir reklam platformu açıklamadı Meta. Threads'e yönelik Threads'deki reklamları yönetebileceğimiz yeni bir reklam platformundan bahsetmedi Meta. Meta'nın kendi … ### #28 Yapay Zekada Dengeler Değişiyor Deepseek Sahneye Çıktı URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/yapay-zekada-dengeler-degisiyor-deepseek-sahneye-cikti · Tarih: 2025-02-01 · Süre: 10 dk DeepSeek, yapay zeka alanında devrim niteliğinde yenilikler sunan ve düşük maliyetle yüksek performanslı modeller geliştiren bir Çin merkezli yapay zeka aracıdır. 2023 yılında Liang Wenfeng tarafından kurulan DeepSeek, doğal dil işleme (NLP), kodlama asistanları ve büyük dil modelleri (LLM) konusunda dikkat çeken projelere imza atmıştır. DeepSeek’in Temel Modelleri ve Gelişimi DeepSeek’in ilk büyük yapay zeka modeli olan DeepSeek Coder, Kasım 2023’te piyasaya sürüldü ve yazılım geliştiricilere yönelik açık kaynaklı bir kodlama asistanı olarak büyük ilgi gördü. Bunu takip eden DeepSeek LLM, 67 milyar parametre ile doğal dil işleme alanında yüksek başarı elde etti. Model, dil anlama ve üretme yetenekleri açısından oldukça ileri seviyede sonuçlar sundu. 2024 yılına gelindiğinde, DeepSeek-V2 duyuruldu ve özellikle uygun maliyetli yapay zeka çözümleri konusunda büyük yankı uyandırdı. Ancak asıl ses getiren model DeepSeek-V3 oldu. Aralık 2024’te piyasaya sürülen ve 671 milyar parametreye sahip bu model, yalnızca 5,58 milyon dolarlık maliyetle geliştirildi. OpenAI ve Google gibi devlerin benzer büyüklükteki modeller için yüz milyonlarca dolar harcadığı düşünüldüğünde, DeepSeek’in bu başarısı dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi. DeepSeek’in Başarısının Ardındaki Faktörler DeepSeek, büyük dil modelleri geliştirme sürecinde verimlilik odaklı bir yaklaşım benimsedi. Bu başarının arkasında birkaç önemli faktör yatıyor: Optimize Edilmiş Eğitim Süreci: DeepSeek-V3 modeli, yalnızca 55 günde eğitildi. Rakiplerine kıyasla oldukça kısa sürede tamamlanan bu süreç, modelin eğitim maliyetlerini büyük ölçüde azalttı. Donanım Verimliliği: Eğitim için 2.048 adet Nvidia H800 GPU kullanıldı. OpenAI gibi şirketler çok daha fazla GPU kullanırken, DeepSeek minimum kaynakla maksimum verimi almayı başardı. Veri Optimizasyonu: Model, 14,8 trilyon token içeren devasa bir veri kümesiyle eğitildi, ancak bu veriler akıllıca optimize edildiği için eğitimin verimli bir şekilde ilerlemesi sağlandı. Enerji Tasarrufu: DeepSeek, enerji verimliliği sağlayan veri merkezi çözümleriyle işletme maliyetlerini düşük tutarak sektörde yeni bir standart oluşturdu. DeepSeek’in Şirket Yapısı ve Çalışanları DeepSeek, büyük teknoloji şirketlerinden farklı olarak nispeten küçük ama oldukça yetkin bir ekiple çalışıyor. Çalışan maliyetlerini düşük tutarak, esnek ve yenilikçi bir organizasyon yapısı oluşturmuş durumda. Şirket, aynı zamanda akademik araştırmalar ve açık kaynak topluluklarıyla işbirliği yaparak gelişimini sürdürüyor. DeepSeek’in Gelecek Planları ve Yapay Zeka Ekosistemine Etkisi DeepSeek, yapay zeka tabanlı kurumsal çözümler, IoT entegrasyonları ve bulut bilişim hizmetleri sunmayı hedefliyor. Özellikle düşük maliyetli yapay zeka çözümleri sayesinde birçok farklı sektörde kendine yer bulması bekleniyor. DeepSeek’in başarısı, teknoloji devleri arasında rekabetin kızışmasına neden olurken, aynı zamanda yapay zekanın daha geniş bir kitleye ulaşmasını da mümkün kılıyor. DeepSeek Hakkında İlginç Bilgiler DeepSeek’in modelleri, Çin’in en büyük veri kümelerinden biri üzerinde eğitildi ve Çince doğal dil işleme konusunda rekor kırdı. Şirketin hedefi, 2030 yılına kadar tamamen otonom çalışan yapay zeka sistemleri geliştirmek. Modelin eğitim sürecinde yapılan optimizasyonlar, gelecekte daha sürdürülebilir yapay zeka modelleri için önemli bir referans noktası olabilir. DeepSeek, birçok start-up ve üniversiteyle işbirliği yaparak açık kaynak ekosistemine katkı sağlıyor. DeepSeek’in sunduğu düşük maliyetli, yüksek verimli yapay zeka çözümleri, önümüzdeki yıllarda sektörün nasıl şekilleneceği konusunda önemli ipuçları veriyor. Sizce DeepSeek, OpenAI ve Google gibi devlere meydan okuyabilir mi? Görüşlerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın! Podcastimi Spotify'da, Apple Podcast'te ve YouTube'da takip etmeyi unutmayın. Instagram @faruktoprakx Web Sitesi https://faruktoprak.com Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba. Bugün yapay zeka dünyasında büyük ses getiren Dipsic'i konuşacağız. Arkadaşlar Dipsic nedir ve bu kim tarafından geliştirildi? Ne gibi yenilikler sunuyor ve en önemlisi de ya bu kadar düşük maliyete böyle bir şeyi nasıl ortaya çıkardılar? Hepsini detaylı bir şekilde konuşacağız. Teknoloji dünyası kaynıyor. Bütün piyasalar alt üst oldu. Özellikle teknoloji devi firmaları içinde Nvidia'dan tutun. Apple, Microsoft, Google birçok iş yetmenin hisse senedi düşüyor. Çünkü bunun ana sebebi Dipsic. Bir Dipsic'e merhaba diyelim ve bu bölümde bu yeni yapay zeka bebeğini araştıralım, konuşalım. Şimdi Dipsic, Çin merkezi bir yapay zeka araştırma laboratuvarı olarak 2023 yılında Li Yang Wenfeng adında bir kişi tarafından kurulmuş. Wenfeng aslında daha önceden finans sektöründe yapay zeka tabanlı ticaret algoritmaları geliştiren High Flyer şirketinin de kurucusu. Adam zamanında böyle bir şirket kurmuş. Ama tam anlamıyla finans sektörüne yönelik yapay zeka çalışmaları yapmış. Sonra yapay zeka alanındaki bilgilerini toplayan bu kişi demiş ki ya ben bu bilgileri Dipsic adı altında yeni bir yapay zeka aracı kurayım ve kullanayım demiş. Kısa sürede de yani bir yıl kadar sürede arkadaşlar bir yıl bir ay çünkü Kasım'da kuruyor bunu ve Aralık 2024'te de zirveye çıkıyor. Ocak 2025'te tam anlamıyla herkes tarafından öğreniliyor ve konuşuluyor bir anda. Şu anda tabi bazılarınız Dipsic uygulamasına giriş yaptığında ya biz bunu kullanamıyoruz işte henüz indirme seçeneği sunmuyor diyebilir. Çünkü o kadar çok talep var ki dünyanın her yerinden birçok insan şu anda bu uygulamayı kullanmaya çalışıyor. Çünkü neden? ChatGPT arkadaşlar aylık ortalama 20 dolar gibi bir rakam talep ediyor bizden pro sürümünü kullanabilmemiz için. E haliyle ChatGPT'den daha iyi bir araç ücretsiz bir şekilde bizlere sunulursa ne olacak? Herkes oraya doğru kayacak. Ben ChatGPT'den henüz şu an için çok iyi olduğunu düşünmüyorum. Kullandım da ama Çin'den böyle bir uygulamanın geliştirilmesi ve piyasaya sürülmesi beni şaşırtmadı. Neyse devam edelim konuya. Bu Dipsic'in yapay zeka modelleri ve teknolojisine baktığımızda da bunların ilk büyük projesi Kasım 2023'te piyasaya sürülen Coder adlı model. Yani Dipsic Coder adlı model. Bu model ilk etapta yazılım geliştiricilere yönelik açık kaynaklı bir kodlama asistanı olarak tanıtılmış herkese. Ve daha sonra Dipsic LLM denilen 67 milyar parametre ile büyük dil modelleri dünyasına giriş yapıyorlar. Asıl olay burada başlıyor. Çünkü dil modellemesine giriş yaptıklarında ChatGPT'nin nasıl ki bugün biz ona bir şey yazdığımızda hızlı bir şekilde bize sonuç odaklı cümleler üretiyor, içerik üretiyor. Aynı o şekilde bir model kurgusuna doğru geçmiş. Bu da doğal dil işleme konusunda oldukça başarılı sonuçlar vermiş. Bu kadar kısa sürede böyle büyük bir başarı tabii takdire şayen ama arkada birçok soru işareti de beraberinde getiriyor. Ya bunu nasıl yaptılar? Acaba ChatGPT'yi mi kullandılar diye bazı kesimler bunun cevabını merak ediyor. Çünkü birçok insan ChatGPT'yi kullanarak kendi yapay zeka araçlarını geliştirdiler, öğrettiler diyor. Tabii henüz yalanlamadılar bu bilgiyi ama olabilir de sonuçta bu Çin. Çin denilince haklına geliyor hemen copy-paste geliyor değil mi? Yani hani adamlar çünkü her şeyi kopyalayabiliyorlar yani G kasa Mercedes'i bile kopyaladılar çok hızlı bir şekilde. Bunların kopyalayamayacağı hiçbir şey yok. Dolayısıyla dikkat ederseniz fuarlarda özellikle Çinlilere fotoğraf çekimini yasaklarlar. Bir de metreyle … ### #27 Reklam Körlüğü Nedir? Dijital Gürültüde Fark Edilmenin Sırları URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/reklam-korlugu-nedir-dijital-gurultude-fark-edilmenin-sirlari · Tarih: 2025-01-18 · Süre: 19 dk Bu bölümü, her zaman podcastlerimi destekleyen, bana her yeni bölümde ilham veren ve motivasyon kaynağım olan sevgili "Ertan Tüfekçi" abime armağan ediyorum. Reklam körlüğü, kullanıcıların dijital reklamları fark etmemesi veya bilinçli olarak görmezden gelmesi durumudur. Bunun süresi ve yoğunluğu, platform, reklam formatı ve hedef kitlenin alışkanlıklarına göre değişiklik gösterir. Ancak genel olarak: Reklam Körlüğü Hakkında Önemli Noktalar: 1. Banner Reklamlar: • Görmezden gelme oranı: %70-80 civarında. • Ortalama olarak kullanıcılar, banner reklamları bir saniyeden kısa sürede göz ardı edebilir. Bunun nedeni, görsel olarak benzer tasarımların beyin tarafından “önemli olmayan bilgi” olarak kategorize edilmesidir. 2. Sosyal Medya Reklamları: • Kullanıcılar, sosyal medya akışında bir gönderiye 1-3 saniye arasında odaklanır. • Reklamların dikkat çekme süresi bu sınırlı zaman dilimiyle sınırlıdır. 3. E-posta Reklamları: • E-posta açılma oranı sektöre bağlı olarak %20-25 arasındadır. • Kullanıcılar, spam veya ilgisiz olduğunu düşündükleri e-postaları genellikle birkaç saniye içinde siler. 4. Video Reklamlar: • Kullanıcıların bir videoda reklamı geçmek için bekleme süresi genelde 5 saniyedir (ör. YouTube reklamları). • Videonun ilk 3-5 saniyesinde dikkat çekici bir mesaj veya görsel sunulmazsa kullanıcı ilgisini kaybedebilir. 5. Mobil Reklamlar: • Mobil cihazlarda, kullanıcılar bir reklamı ortalama 1-2 saniyede görmezden gelme eğilimindedir. Reklam Körlüğünü Azaltmak için Stratejiler * Kişiselleştirme: Kullanıcıların ilgi alanlarına ve davranışlarına uygun reklamlar sunmak. * Dinamik Tasarım: Kullanıcıların dikkatini çekecek yenilikçi ve yaratıcı görseller kullanmak. * Doğal Reklamcılık (Native Ads): Reklamların, kullanıcının içeriğiyle organik bir şekilde bütünleşmesini sağlamak. * Test ve Optimizasyon: Farklı reklam formatlarını A/B testleriyle değerlendirip en etkili olanı seçmek. Reklam körlüğünü kırmak için doğru hedefleme, yaratıcı tasarım ve kullanıcı odaklı bir yaklaşım benimsemek önemlidir. Bölümle alakalı ayrıntılı içerikleri web sitem faruktoprak.com 'da bulabilirsiniz. Beni Instagram'dan takip etmeyi unutmayın @ faruktoprakx Transkript (otomatik, özet): Instagram'da, Facebook'ta, YouTube'da veya televizyonda ya da radyoda. Her yerde ama her yerde reklama maruz kalıyoruz. Hal böyle olunca istemsiz bir şekilde bizlerde ne oluşuyor? Reklam körlüğü. Yani bunun anlamı şu, reklamları artık görmezden geliyoruz. Eskiden televizyonda reklam çıktığı zaman hemen kanalı değiştiriyorduk. Başka bir kanala geçiyorduk, reklam olmayan bir kanala geçiyorduk. Ama sonra televizyon şirketleri uyandılar tabii. Bu duruma ne yaptılar? Hepsi aynı anda ve dakikada reklam vermeye başladılar. Dolayısıyla reklam maruz kaldığımız bir konu haline gelmeye başladı. Peki yıllarca dijital kanallarda, offline yerlerde ve kanallarda reklamları görmeye alıştık diyebilirim. Ancak körlüğe de alıştık bence. Yani hepimiz bir reklamı gördüğümüzde buna bir yok sayma metodu uyguluyoruz diyebilirim. Peki bu bizler için iyi ama işletmeler için kötü olan bu durumu bu bölümde bu konuya yay vereceğim bu hafta. Öncelikle 2025'in hepimiz için çok çok güzel olmasını diliyorum. Ve bu bölümü sevgili Ertan abime armağan ediyorum. Ertan Tüfekçi her defasında beni destekleyen ve hadi bir bölüm daha paylaş diyen Ertan abime teşekkür ediyorum. Ve bu bölümü ona armağan olarak iletiyorum. Umarım bol bol daha güzel bölümleri de en kısa zamanda paylaşacağım. Arkadaşlar dijital dünyada ya da sadece dijital dünya demeyelim normal hayatımızda da reklamların görünmez hale geldiğini sizler de hissediyor musunuz? Eskiden hatırlayın çok reklam var derdik. Hep şikayete derdik. Ama bu şikayetler azalmaya başladı değil mi? Neden? Çünkü görmemeye başladık. Reklamların süresinden bağımsız bir şekilde görmemeye başladık. Televizyonda bir diziyi izlediğinizi düşünün. Çok sevdiğiniz o diziyi izliyorsunuz ve bir anda reklam girdi. Hemen ne yapıyoruz? Başka bir kanala geçiyoruz. Telefonu elimize alıyoruz ve o reklamı görmüyoruz. Ve hatta reklam sesli olmasına rağmen duymuyoruz bile. Hal böyle olunca tabii burada işletmeler için bu reklam körlüğü nasıl engellenebilir? Bunlara yönelik çok paralar harcanıyor. Ve reklam körlüğünü minimize etmek için yani maksimum faydayı o reklamdan elde etmek için başarılı bazen de başarısız tasarımsal videolar ve banner çalışmaları yapılıyor. Araştırmalara göre banner reklamlarda yani banner reklamlar nelerdir? Görüntülü reklamlar. Genelde bir siteye giriş yaptığınızda bir siteyi ziyaret ettiğinizde sağda solda yukarıda aşağıda her yerde hemen hemen karşımıza gelen reklamlar banner reklamlar. Bunların genelde birer ölçüleri oluyor. Ve o ölçülere göre tasarımlar yapılıyor. Statik veya dinamik bir şekilde o bannerler yayınlanıyor ve reklam olarak paylaşılıyor. Ve hep aynı reklam o alanda yer almaz. O alanı bazen reklam verenler ve reklamı yayınlayanlar farklı ölçülerde ve kriterlerde o reklam alanını başka şirketlere ya da başka platformlara kiralayabiliyor ve reklamın değişmesini sağlayabiliyor. Peki dünya genelinde yani bunu sadece Türkiye olarak kısıtlamayalım. Banner reklamların görmezden gelme yani bizlerin kullanıcıların bu reklamları görmezden gelme oranının ne olduğunu biliyor musunuz? Şaşırtıcı ve çok yüksek %70 ve 80. Bakın meta reklamlarında ya da TikTok reklamlarında arkadaşlar reklamlarımıza görüntülenme bazlı para öderiz. Tıklama bazlı değil. Google'ın arama hava reklamı gibi değil. Yani Google'ın arama hava reklamı nasıl çalışıyor? anahtar kelime yazılıyor, reklama tıklanılıyor ve biz Google'a para ödemek zorunda kalıyoruz. Yani işletme olarak reklamımız tıklama aldığında Google'a para ödüyoruz. Ancak görüntülü reklamlar böyle çalışmıyor. Görüntülü reklamlar her gösterildiğinde biz para ödüyoruz. Sosyal medyada da böyle, GDN'de de böyle. Tabii GDN'de bin gösterim başına … ### #26 Instagram Türkiye’de Kapandı! Bu Kriz Nasıl Aşılır? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/instagram-turkiye-de-kapandi-bu-kriz-nasil-asilir · Tarih: 2024-08-08 · Süre: 12 dk Bugünkü podcast’imizde Instagram’ın erişim engelini konuşacağız. Şu anda Instagram’a normal yollarla erişim yapılamıyor, ne bilgisayarlardan ne de mobil cihazlardan. Bu duruma bazıları sevinebilir, bazıları da üzülebilir. Özellikle bu platformlardan para kazananlar ve sahte mutluluk elde edenler bu karardan olumsuz etkileniyor. Instagram’ın kapanmasının doğruluğu ya da yanlışlığı tartışılır, ancak burada politik ve siyasi taraflara çok girmeyeceğim. Ben Instagram’ın açılması tarafındayım, fakat bu durumu objektif bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Gelin Instagram’ın kapanışını ve bundan nasıl minimum zararla kurtulabileceğimizi konuşalım. Bu kapanışın sadece 1-2 günlük bir olay olmadığını, daha uzun sürebileceğini düşünüyorum. İnternette biraz araştırdım ama maalesef hep siyasi içerikler buldum. Gelin bu konuyu mantık çerçevesinde değerlendirelim. Türkiye, sosyal medya platformlarına genellikle ceza yağdırır ve belirli içeriklerin otomatik olarak silinmesini talep eder. Meta, Türkiye’nin bu taleplerini karşılamak üzere burada bir temsilcilik açtı ve Türkiye’den gelen talepleri karşılamaya başladı. Ancak 31 Temmuz’da Meta, Hamas’ı ve lideri Haniye’yi terör örgütü olarak kabul ettiğini ve bu tür içerikleri otomatik olarak kaldıracağını açıkladı. Sonrasında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kılınan Haniye için gıyabi cenaze namazı videolarını Instagram kaldırdı. Bu durum Türkiye tarafından tepkiyle karşılandı ve Instagram kapatıldı. Bu olay, güç yarışının bir parçası ve Instagram’ın kapalı kalması bazı sonuçlar doğuruyor. Ancak üzülmeyin, teknoloji hızla gelişiyor ve Starlink gibi projelerle özgür internet erişimi sağlanacak. Bu süreçte telefonlarımızın IMEI kayıtları gibi konular da değişecek. Teknoloji, özgürlüğe doğru ilerliyor. Peki, Instagram kapandı ama biz ne yapabiliriz? Bireysel kullanıcılar için VPN kullanmayı öneririm. Ancak ücretsiz VPN’lerden uzak durun ve ücretli, güvenli VPN’leri tercih edin. Windscribe gibi bir VPN kullanarak Instagram’a erişebilirsiniz. İşletmeler için ise durum biraz daha karmaşık. Küçük ve orta ölçekli işletmeler, kaynaklarını diğer platformlara kaydırmalı ve ajanslarla çalışarak profesyonel destek almalı. Google reklamcılığı, SEO ve diğer dijital pazarlama stratejilerine yatırım yapmalısınız. Instagram’ın kapalı kalması bazı işletmeler için bir fırsat olabilir. Google, TikTok, LinkedIn gibi platformlara yatırım yapmış olan firmalar bu dönemde avantajlı olacaklar. SEO çalışmaları da önemli bir yatırım kaynağıdır ve dijital varlığınızı sürdürmek için mutlaka bu alana yatırım yapmalısınız. Bu gibi durumlar yaşandığında diğer kanallara yatırım yapmanız faydalı olacaktır. Son olarak, yasaklanan diğer bir platform olan Roblox da dikkat çekiyor. Türkiye’nin dijital platformları yasaklaması doğru bir yaklaşım değil. Bu yüzden işletmeler ve bireysel kullanıcılar, kendilerini bu tür mağduriyetlerden korumak için hızlıca aksiyon almalı ve diğer platformlara yönelmelidir. Eğer Instagram’dan mağdur olduğunuzu düşünüyorsanız, hemen bugün kolları sıvayın ve çalışmaya başlayın. Bireysel kullanıcılar için VPN kullanmak yeterli olabilir, ancak işletmeler için profesyonel destek almak ve kaynakları doğru yönlendirmek önemli. Instagram kapanmış olabilir, ancak bu durumdan minimum zararla çıkmak ve hatta faydaya çevirmek mümkün. Bölüm detaylarına web sitem www.faruktoprak.com üzerinden de ulaşabilirsiniz. Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba. Arkadaşlar gündem kaynıyor. Instagram Türkiye'de kapandı. 2 Ağustos tarihinde. Şu anda Instagram'a normal yollarla erişim yapılamıyor. Ne bilgisayarlarda ne de mobil cihazlarda. Şimdi bu duruma bazıları sevinebilir, bazıları da üzülebilir. Genellikle bu platformlar üzerinden para kazanan kitleler başta olmak üzere, sonrasında da bu platformlar üzerinden sahte mutluluk elde eden kitleler üzülmeye geçtiler. Bu kararın doğruluğu ya da yanlışlığı tartışılır. Çok politika ve siyasi tarafa girmeyeceğim. Elbette benim gönlüm Instagram'ın açılması tarafında. Ama tabi arka tarafı detaylı bir şekilde incelediğinizde Instagram neden böyle yaptı diyorsunuz. Ya da Türkiye neden böyle yaptı diyorsunuz. Bazen tabi artık Türkiye ile alakalı konularda sorgu suali biz bıraktık. Türkiye'de alınan kararlarla ilgili. Ama bir şekilde olaylara objektif bakabilmeyi öğrenmeliyiz bence hepimiz. Hem Türkiye lehine hem Türkiye aleyhine konulara. Ve bu bölümde gelin Instagram'ı konuşalım. Ama bu konuşmayı objektif bir şekilde yapalım. Ve bu Instagram kapanışını, ben bu arada bu kapanışın öyle bir iki günlük bir kapanış olduğunu düşünmüyorum. Daha da uzun sürebilir. Ama bu zarardan nasıl minimum bir zararla kurtuluruz ve faydaya çevirebiliriz bunu? Hem ajanslar tarafından hem de işletmeler tarafından. Yani Instagram'dan para kazanan kişiler ya da işletmeler bunu nasıl faydaya çevirebilirler? Gelin biraz bunu konuşalım. Ben internette biraz bakıldım ettim ama maalesef hep siyasi içerikler var. Vay efendim o ona şunu dedi, buna dedi. Instagram kapandı ama ülke şöyle böyle. Gelin bu konuyu detaylıca mantık çerçevesinde değerlendirelim. Şimdi Türkiye bu zamana kadar sosyal medya platformlarına hep böyle ceza yağdırırım, ayağınızı denk alın dedi. Hangi konuda size göndereceğim paylaşımları otomatik olarak sileceksiniz diye uyardı. Instagram'ı, Twitter'ı, Facebook'u, TikTok'u, bütün sosyal medya platformlarına ve hatta dedi ki işte kullanıcı sayısı bilmem kaçın üzerinde olanlar gelecekler burada temsilcilik açacaklar dedi ki muhatap bulabilsin. Peki madem Türkiye bu kadar hassas bu konuda, madem Türkiye'nin söylediği ya da onayladığı yazıların, hesapların kaldırılması talep ediliyor Türkiye tarafından, Meta da bunu kabul edip buraya bir muhatap koydu ve Türkiye'den gelen istekleri ve talepleri karşılamaya başladı. Sadece Meta değil, X'de öyle yani Twitter'de öyle. Olaylar nasıl gelişti Türkiye'de? 31 Temmuz'da şimdi Meta diyor ki ya diyor ben Hamas'ı ve Haniye'yi terör örgütü olarak kabul ediyorum, diyor ve diyor bunlarla alakalı paylaşımlar ve içerikler olursa bunları otomatik olarak kaldırırım diyor. Meta bu kararı açıklıyor. Peki sonrasında ne oluyor? Bizim Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kılınan Haniye için, Hamas lideri Haniye için kılınan gıyabi cenaze namazı video ve görüntülerini Instagram otomatik olarak kaldırıyor. Şimdi burası otomatik mi ya da şikayet mi aldı bu içerikler bilinmiyor tabii ama her ne olursa olsun Instagram bunu kaldırıyor. Kaldırdıktan sonra da Türkiye diyor ki vay efendim sen misin bunu kaldıran benim Diyanet İşleri Başkanımın paylaştığı içeriği kaldıran diyor ve arkadaşlar Instagram kapanıyor. İşte Instagram'ın kapanma özeti bu. Şimdi ben bu podcast'ın başında dedim ki bu olay böyle 1-2 günlük bir olay değil. Yani 1-2 günde çözülebilecek bir olay değil. Çünkü burada bir güç yarışı var. Sen misin daha güçlü, ben miyim daha güçlü yarışı var. Şimdi Instagram bir kere özel bir şirket. Halka açık bir şirket. Biz buna meta diyelim. Şimdi metanın hissesine de baktım ben. Ne … ### #25 Müşteri Kazanmanın Sanatı ve Satış Hunisi Taktikleri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/musteri-kazanmanin-sanati-ve-satis-hunisi-taktikleri · Tarih: 2024-07-19 · Süre: 14 dk Satış hunisi (sales funnel), potansiyel müşterilerin bir ürünü veya hizmeti satın alma sürecindeki adımlarını tanımlayan bir modeldir. Bu süreç, geniş bir potansiyel müşteri kitlesinden başlayarak, nihai olarak satın alma işlemi gerçekleştiren daha küçük bir müşteri grubuna kadar daralır. Satış hunisinin temel amacı, potansiyel müşterilerin her aşamada uygun adımlarla yönlendirilerek satın almaya teşvik edilmesidir. Satış Hunisi Aşamaları Satış hunisi genellikle dört ana aşamadan oluşur, ancak farklı işletmeler bu aşamaları kendi süreçlerine göre uyarlayabilirler. İşte klasik satış hunisinin aşamaları: 1. Farkındalık (Awareness) Tanım: Potansiyel müşterilerin, ürün veya hizmetinizden haberdar olduğu aşamadır. Hedef: Markanızı ve sunduğunuz çözümleri mümkün olduğunca geniş bir kitleye duyurmak. Stratejiler: Reklam kampanyaları, sosyal medya paylaşımları, içerik pazarlaması, SEO çalışmaları. 2. İlgi (Interest) Tanım: Potansiyel müşterilerin, ürün veya hizmetinizle ilgilenmeye başladığı aşamadır. Hedef: Potansiyel müşterilerin ilgisini çekmek ve onları daha fazla bilgi almaya teşvik etmek. Stratejiler: E-posta pazarlaması, blog yazıları, webinarlar, ürün demoları. 3. Değerlendirme (Consideration) Tanım: Potansiyel müşterilerin, ürün veya hizmetinizi değerlendirdiği ve satın almayı düşündüğü aşamadır. Hedef: Potansiyel müşterilerin satın alma kararını olumlu yönde etkilemek. Stratejiler: Ürün karşılaştırmaları, müşteri referansları, ücretsiz deneme sürümleri, detaylı ürün bilgileri. 4. Satın Alma (Purchase) Tanım: Potansiyel müşterilerin, ürünü veya hizmeti satın aldığı aşamadır. Hedef: Satın alma işlemini mümkün olduğunca sorunsuz ve kolay hale getirmek. Stratejiler: İndirimler, promosyonlar, kolay ödeme seçenekleri, güvenli ödeme yöntemleri. Satış Hunisi Optimizasyonu Satış hunisinin etkinliği, her aşamada kullanılan stratejilerin başarısına bağlıdır. İşte satış hunisini optimize etmek için bazı ipuçları: Veri Analizi: Hangi aşamada potansiyel müşterilerin kaybedildiğini belirlemek için verileri analiz edin ve bu aşamaları iyileştirin. Hedef Kitle Analizi: Hedef kitlenizin ihtiyaçlarını ve davranışlarını anlamak için müşteri geri bildirimlerini ve pazar araştırmalarını kullanın. İçerik Pazarlaması: Her aşamada potansiyel müşterilere değerli ve ilgi çekici içerik sunarak, onların huninin ilerleyen aşamalarına geçmelerini sağlayın. Takip ve Nurturing: Potansiyel müşterilerle sürekli iletişimde kalarak, onları huninin sonunda satın almaya yönlendirin. Satış hunisi, potansiyel müşterilerin satın alma yolculuğunu anlamak ve bu süreci optimize ederek satışları artırmak için güçlü bir araçtır. Her aşamada doğru stratejileri kullanarak, potansiyel müşterilerinizi sadık müşterilere dönüştürebilirsiniz. Bölüm detaylarına web sitem www.faruktoprak.com üzerinden de ulaşabilirsiniz. Transkript (otomatik, özet): Sales Funnel Türkçesiyle satış hunisi nedir bu? Son zamanlarda özellikle çokça sık duyuyoruz ya da bir şirketin pazarlama departmanında çalışıyorsanız zaten buna her gün maruz kalıyorsunuz ya da pazarlama departmanında çalışmıyor olsanız bile mutlaka toplantılarda satış hunisi kelimesi ya da Sales Funnel mutlaka geçiyordur. Geçmiyorsa da artık bu podcastı dinleyerek Sales Funnel kelimesi ve terimi hakkında bilgi sahibi olacaksınız ve gittiğiniz o toplantılarda artık bu terim hakkında yorum yapabiliyor olacaksınız. Satış hunisi herkes için çok çok önemli. İşletmelerde en sık kullanılan kelime aslında bana göre. Özellikle pazarlama departmanı için. Neden? Çünkü tüm işletmelerin tek bir amacı ve gayesi var. Ben lisans, yüksek lisans ve lise eğitimimi hepsini finansla alakalı bölümlerde yaptım ve benim tek öğrendiğim şey şu. İşletmelerin tek bir amacı ve gayesi var arkadaşlar. Nedir bu? Para kazanmak. Evet bizlere faydalı ürünler sunuyorlar, bizlere hizmet sunuyorlar, hizmet ediyorlar ama bunları babalarının hayırına yapmıyorlar. Para kazanmak uğruna yapıyorlar. Peki rekabetin bu kadar yüksek olduğu yerde sizce parayı kazanmak kolay mı? Değil. Dolayısıyla burada Sales Funnel ortaya giriyor ve satışa dönüşme aşamalarını teker teker bizlere açıklıyor. Herkese merhaba. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Gelin bu bölümde Sales Funnel konusunu detaylıca ele alalım. Joy Cake Dijital Pazarlama ve SEO Ajansı Türkiye'de dijital pazarlama podcastini sunar. Şimdi satış ünisi dediğimizde bu direkt akıllara şunu getiriyor. Bu konu B2C ile alakalı. Yani işletmelerle müşteriler arasında. Hayır öyle değil. Çünkü Sales Funnel'ı B2B'de de. Yani satış ünisini işletmelerin birbirleriyle olan alışverişinde de kullanabilirsiniz. Yani mesela bizim şirketimiz Joy Cake Dijital Pazarlama ve SEO Ajansı B2B tarafta çalışıyor. Bizim müşterilerimiz bireyler değil. İşletmeler. Dolayısıyla biz Sales Funnel'ı kullandığımız zaman B2B tarafta kullanıyoruz bunu. B2B taraftan da bahsedeceğim. Ama gelin önce B2C tarafı konuşalım. Çünkü B2C taraf işletmelerde daha yaygın kullanılan taraf. Çünkü bireylere ulaşılmaya çalışıyor. Rekabet çok fazla. Herkes bir kampanya çıkıyor. Peki ben bu satış ünisini öğrendikten sonra bu benim ne işime yarar diyorsanız da. Yani pazarlamayla bunun ne işi var diyorsanız arkadaşlar satış ünisi bir kere pazarlamanın temelidir. Neden? Çünkü pazarlamada belirli kriterler var. Yani KPI'ler var. Sizin amacınız dönüşüm elde edebilmek. Yani işletmeyi başarıya ulaştıracak hedeflere ulaşabilmeniz. Bu dediğim gibi bir satış olabilir. E-ticaret satışı veyahut bir lead olabilir. Bunlar işletmeyi başarıya ulaştırabilecek, başarıya götürebilecek hedefler. Şimdi Huni, Huni dediğimde ben size bir tane piramit canlandırın gözünüzde üçgen. Ancak bunu ters çevirin. Yani üçgen tepeye bakmasın yere baksın. Geniş kısmı da, üçgenin geniş kısmı da yukarıda kalacak şekilde bir grafik gözünüzün önünde canlansın. En tepede yer alan Avernus deniliyor buna İngilizce'de. Türkçesiyle de farkındalık. Farkındalıkla başlıyor. Ardından Interest yani ilgi alanına gidiyor. Sonrasında da değerlendirme Türkçesiyle, İngilizcesiyle de consideration diye görürsünüz. Üçüncü alana gidiyor. Ve son olarak da purchase'a gidiyor. Satın alma. Ya benim e-ticaret sistem yok. Bende satın alma yok. Peki bu ne olabilir diyorsanız da lead olarak dönüştürebilirsiniz bunu. Ancak her şekilde yine purchase olacak. Çünkü lead'i de, yani gelen potansiyel müşteri adayı lead'ini de sizin satışa dönüştürmeniz gerekiyor. Günün sonunda para kazanmanız lazım. Dolayısıyla dört aşamalı düşünelim satış hunisini. Dörtten daha da fazla çoğaltılabilir ama globalde, … ### #24 Google Reklamları ve Hedefleme: Performansınızı Nasıl Artırabilirsiniz? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/google-reklamlari-ve-hedefleme-performansinizi-nasil-artirabilirsiniz · Tarih: 2024-07-06 · Süre: 15 dk Bu bölümde sizlere Google Ads'de, kullandığımız teklif stratejilerini anlatacağım. Hangi teklif stratejileri var ve bu teklif stratejileri aralarında ne gibi farklar var?Bunlardan bahsediyor olacağım. Ama bu sadece Google Ads için geçerli değil.  Aynı mantık Bing reklamcılık platformunda da var, Microsoft'un reklamcılığı ve aynısı Yandex'te de var; yani hepsi hemen hemen birbirinin kopyası diyebilirim. Google Ads'teki bütçe teklif stratejileri, kampanyalarınızın belirlenen hedeflere ulaşmasına yardımcı olacak şekilde optimize edilmiştir. İşte Google Ads’te kullanabileceğiniz ana bütçe teklif stratejileri: 1. Manuel Teklif Verme (Manual CPC) Kontrol: Bu strateji, her bir tıklama için ne kadar ödeyeceğinizi manuel olarak ayarlamanıza olanak tanır. Avantajı: Tam kontrol sağlar, özellikle belirli anahtar kelimeler veya reklam grupları için optimize etme imkanı sunar. Dezavantajı: Zaman alıcı olabilir ve optimizasyon otomatik olmadığı için insan hatasına açıktır. 2. Maksimum Tıklama Başına Maliyet (Maximize Clicks) Amaç: Bu strateji, belirlenen bütçeniz dahilinde olabildiğince fazla tıklama elde etmeyi hedefler. Avantajı: Trafik artırmak için idealdir. Dezavantajı: Tıklama başına maliyet yüksek olabilir ve kalite veya dönüşüm oranlarına odaklanmaz. 3. Dönüşümleri Maksimize Etme (Maximize Conversions) Amaç: Kampanyanızın bütçesi dahilinde mümkün olduğunca fazla dönüşüm elde etmeyi hedefler. Avantajı: Dönüşüm odaklı kampanyalar için idealdir. Dezavantajı: Maliyetler kontrol dışı kalabilir ve düşük kaliteli dönüşümler de elde edilebilir. 4. Hedef EBM (Target CPA) Amaç: Hedeflenen bir dönüşüm başına maliyet (EBM) ile olabildiğince fazla dönüşüm elde etmeyi amaçlar. Avantajı: Belirli bir maliyetle dönüşüm hedefleyen kampanyalar için idealdir. Dezavantajı: Hedeflenen EBM'yi tutturmak zor olabilir, özellikle yüksek rekabetli sektörlerde. 5. Hedef ROAS (Target ROAS) Amaç: Belirlenen bir reklam harcamasının getirisi (ROAS) hedefiyle olabildiğince fazla gelir elde etmeyi hedefler. Avantajı: Gelir odaklı kampanyalar için idealdir. Dezavantajı: ROAS hedefini tutturmak zor olabilir ve yüksek yatırım getirisi beklenen sektörlerde zorluk yaşanabilir. 6. Görünürlük Payını Maksimize Etme (Target Impression Share) Amaç: Reklamlarınızın belirli bir görünürlük payını elde etmesini hedefler. Belirli bir yüzdelik dilimde veya belirli bir yerleşimde gösterilmeyi amaçlar. Avantajı: Marka bilinirliğini artırmak için idealdir. Dezavantajı: Maliyetli olabilir ve dönüşüm odaklı kampanyalar için uygun olmayabilir. 7. Hedef Arama Sayfası Konumu (Target Search Page Location) Amaç: Reklamların Google arama sonuç sayfasında en üstte veya birinci sayfada görünmesini hedefler. Avantajı: Reklamlarınızın arama sonuçlarında görünürlüğünü artırmak için idealdir. Dezavantajı: Maliyetler yüksek olabilir ve dönüşüm oranlarını optimize etmez. 8. Hedef Üst Sayfa Teklif Payı (Target Outranking Share) Amaç: Belirli bir rakibin reklamlarını geçmek için teklif verir. Avantajı: Rekabetçi sektörlerde avantaj sağlar. Dezavantajı: Maliyetli olabilir ve dönüşüm odaklı bir strateji değildir. 9. Geliştirilmiş Tıklama Başına Maliyet (Enhanced CPC) Amaç: Manuel CPC tekliflerini otomatik olarak ayarlayarak dönüşüm elde etme olasılığını artırır. Avantajı: Manuel ve otomatik teklif stratejilerinin en iyilerini bir araya getirir. Dezavantajı: Tam otomatik stratejiler kadar etkili olmayabilir. 10. Görünürlük Reklamları (Viewable CPM) Amaç: Reklamların görünür olduğu her 1000 gösterim için ödeme yapmayı hedefler. Avantajı: Görünürlük odaklı kampanyalar için idealdir. Dezavantajı: Dönüşüm odaklı değildir ve yüksek maliyetli olabilir. Bölüm detaylarına web sitem www.faruktoprak.com üzerinden de ulaşabilirsiniz. Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba ben Faruk Toprak, Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz. Bu bölümde biraz sesim kısık ve biraz da çatallı gelebilir. Geçen hafta Mekke'deydim, umre vazifemi yerine getirdim. Tabi orada da oranın hava sıcaklığı ortalama 55 derece, bayağı sıcak. Türkiye'ye geldim ve resmen paket oldum diyebilirim. Türkiye'deki hava da ortalama 25-27 derece arasındaydı. Hemen hemen bir 30-28 derece falan fark etti ve bu da tabi ki de ani hava değişimi bende böyle bir kırgınlığa ve hastalığa sebebiyet oluşturdu diyebilirim. O yüzden şimdiden sesimle ilgili lütfen kusura bakmayın. Bu bölümde tabi neden şimdi ben bu sesle bir podcast kaydı çekiyorum? Arkadaşlar dediğim gibi Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ini daha aktif ve daha sık kullanmak istiyorum. sizlere daha fazla bölümü aktarabilmek istiyorum. Dolayısıyla artık hiçbir şekilde üşenmeden ve haftalık düzenli olarak sizlere yeni bölümleri iletiyor olacağım. Joy Cake Dijital Pazarlama ve CEO Ajansı Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ini sunar. Bugünkü bölümde sizlere Google Ads'de, özellikle Google Ads'de yani Google reklamcılığında kullandığımız teklif stratejilerini anlatacağım. Hangi teklif stratejileri var ve bu teklif stratejileri aralarında ne gibi farklar var bunlardan bahsediyor olacağım. Ama bu sadece Google Ads için geçerli değil. Aynı mantık Bing reklamcılık platformunda da var. Microsoft'un reklamcılığı ve aynısı Yandex'de de var. Yani hepsi hemen hemen birbirinin kopyası diyebilirim. Google burada tabi ki de lider konumda. Bu liderlik ne anlama geliyor? Google başlatıyor, diğerleri copy paste yapıyor. Yani Google'dan alıyor. Dolayısıyla mantık bilmeniz yeterli olacaktır. Diğer reklam platformlarında da bunu rahatça kullanabilirsiniz. Şimdi birinci sırada ne var? Maximize clicks var. Yani tıklama sayısını en üst düzeye çıkart. Bu teklif stratejisini kimler kullanır? Genelde marka bilinirliliğini arttırmak isteyen ya da ürün bilinirliliğini, hizmet bilinirliliğini arttırmak isteyen firmalar bunu kullanabilir. Buradaki tek amaç trafik sayısını arttırabilmektir. Yani ne kadar çok trafik alırsam web siteme ya da mobil uygulamama bu benim için o kadar avantajlıdır dediğimiz senaryoda işte bu teklif sitesini kullanabiliriz. Yani tıklamaları en üst düzeye çıkart. Burada sayfada nerede göründüğümüz çok önemli değil. Ne kadar çok tıklama aldığımız çok önemli. Ne kadar dönüşüm aldığımız önemli değil. Veyahut ne kadar KPI'lara uyduğumuz da önemli değil. Yani buradaki tek olay sadece ve sadece trafik ve tıklama sayısı. Maximize Clicks'in diğer teklif stratejilerine göre şöyle bir avantajı var. CPC'ler düşük oluyor genelde. Yani CPC Cost Per Click İngilizcesi. Daha çok bu terimleri İngilizce duyacaksınız. Kısaltmaları o yüzden CPC diyorum. Ama Türkçesi de tıklama başına maliyet. Yani TBM. Dolayısıyla bu kısa terimleri İngilizce bilmenizde fayda var. Maximize Clicks'de dediğim gibi yani tıklamaları en üst düzeye çıkar da daha düşük TBM'e tıklama başına maliyet elde edebiliriz. Daha fazla trafik alabiliriz. Daha fazla tıklama alarız. Ancak bu trafiğin kalitesi tartışılır. Bu tamamen sizin hedef kitlenize ve hedeflediğiniz anahtar kelimelere bağlı. Yani ben Maximize Clicks'i kullanıyorum. Kafam rahat demeyin. Trafik ve tıklama sayınız çok üst düzeyde olabilir. Ancak sayfada kalma süresi çok kısa olabilir. Yani kullanıcı gelir 30 saniyede sayfadan çıkar. Ya 30 saniyede hiçbir bilgiyi aktaramazsınız. Hiçbir şeyi veremezsiniz. Dolayısıyla amacımız, hedefimiz her zaman kullanıcının sayfada, sitede daha fazla vakit geçirmesi. Ve aynı zamanda sayfalar arasında gezinmesi. Yani buna session diyoruz … ### #23 Shopify Uzmanından - Shopify'ı Neden Tercih Etmelisiniz ve Shopify'da Satışlarınızı Nasıl Artırabilirsiniz? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/shopify-uzmanindan-shopify-i-neden-tercih-etmelisiniz-ve-shopify-da-satislariniz · Tarih: 2024-06-23 · Süre: 21 dk Shopify, işletmelerin çevrimiçi mağazalar oluşturmasına ve işletmesine olanak tanıyan, popüler bir e-ticaret platformudur. 2006 yılında Tobias Lütke, Daniel Weinand ve Scott Lake tarafından kurulan Shopify, kullanıcı dostu arayüzü ve kapsamlı özellikleri ile tanınır. İşte Shopify'ın temel özellikleri ve sunduğu hizmetler: Temel Özellikler : Kolay Kurulum ve Kullanım: Teknik bilgi gerektirmeyen, kullanıcı dostu bir arayüz sunar. Her seviyeden kullanıcı, mağazasını kolayca oluşturup yönetebilir. Temalar ve Tasarım: Birçok ücretsiz ve ücretli tema seçeneği sunar. Kullanıcılar, temaları kendi markalarına uygun şekilde özelleştirebilirler. Ürün Yönetimi: Ürün ekleme, envanter takibi, ürün varyasyonları (renk, boyut vb.) ve kategoriler oluşturma gibi özellikler içerir. Ödeme Entegrasyonları: Shopify, çeşitli ödeme ağ geçitleri ile entegre olur. Kredi kartları, PayPal ve daha birçok ödeme yöntemi ile uyumludur. Mobil Uyum: Tüm temalar ve mağazalar mobil cihazlara uyumlu olacak şekilde tasarlanmıştır. Pazarlama ve SEO Araçları: E-posta pazarlama, sosyal medya entegrasyonları, indirim kodları, hediye kartları ve SEO optimizasyonu gibi çeşitli pazarlama araçları sunar. Uygulama Marketi: Shopify App Store'da, mağazanızı daha da geliştirebileceğiniz ve özelleştirebileceğiniz binlerce uygulama bulunur. Raporlama ve Analitik: Satış, müşteri davranışları, trafik kaynakları gibi verileri sunarak, işinizi analiz etmenizi ve stratejilerinizi buna göre belirlemenizi sağlar. Hizmetler ve Destek: Shopify Plus: Büyük ölçekli işletmeler için gelişmiş özellikler ve özelleştirme seçenekleri sunan premium bir plan. Shopify Payments: Shopify’ın kendi ödeme işleme hizmeti, ek bir üçüncü taraf ödeme işlemcisi kullanma gereksinimini ortadan kaldırır. Shopify POS: Fiziksel mağazalar için satış noktası (POS) sistemi sunar, böylece çevrimiçi ve fiziksel mağazalarınızı entegre edebilirsiniz. 24/7 Destek: Shopify, e-posta, canlı sohbet ve telefon aracılığıyla 24 saat destek sunar. Shopify, küçük ölçekli girişimlerden büyük şirketlere kadar geniş bir kullanıcı kitlesine hitap eder ve çevrimiçi satış yapmayı her zamankinden daha kolay hale getirir. Shopify, kullanıcı dostu arayüzü, geniş tema ve eklenti desteği, küresel pazarlarda satış yapma kolaylığı ve güvenlik özellikleri ile öne çıkan bir e-ticaret platformudur. Türkiye'deki işletmeler için bazı yerel ödeme ve abonelik model dezavantajları olsa da, küresel pazarda satış yapmak isteyen işletmeler için mükemmel bir çözümdür. Transkript (otomatik, özet): Joycake Dijital Pazarlama ve CEO Ajansı Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ini sunar. Herkese merhaba, Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'inden ben Faruk Toprak. Bildiğiniz üzere bir süredir bölüm yayınlayamadım sizlerle. Bu süre zarfında İspanya seyahatim oldu, Berlin seyahatim oldu ve tabii ki de Portekiz seyahatim oldu. Instagram'dan beni takip edenler bu seyahatlerime eşlik ettiler benimle birlikte. Siz de beni Instagram'dan takip etmiyorsanız hemen şimdi Instagram uygulamasını açın ve frktprk kullanıcı adımı tuşlayarak Instagram'dan beni takip edin. Evet bugün Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'inde sizlerle Shopify e-ticaret altyapısını konuşacağım. Shopify e-ticaret altyapısı neden önemli? Bu kadar yerli e-ticaret platformu varken ben neden Shopify'i kullanmalıyım sorusunun cevabını işte bu podcast bölümünde sizlerle paylaşıyor olacağım. Shopify'in tarihçesine baktığımızda ilk defa 2006 yılında Kanada'da kurulan bir global e-ticaret şirketi ve ilk defa bu site kurulduktan sonra kayak ekipmanları ya da snowboard ekipmanları satan bir e-ticaret sitesi kurmak amacıyla başlayan bu yolculukları günümüzde all-in-one yani hepsi bir arada e-ticaret çözümü haline geldi. 2006 yılından bahsediyorum eski yıllar ve e-ticaretin yeni yeni aslında hareketlenmeye başladığı dönemler diyebiliriz bu yıllar için ve Shopify all-in-one mantığıyla birlikte bir e-ticaret paketi haline dönüştü ve herkes Shopify.com üzerinden kendilerine e-ticaret web siteleri açabildiler. Nasıl ki bugün wordpress.com'a gittiğinizde kendinize bir WordPress web sitesi açabiliyorsunuz aynı şekilde Shopify'de bu mantıkla ilerledi ama bu tamamen e-ticarete yönelikti. E-ticaretten kastım nedir? Kullanıcılar, şirketler kullanıcı hesaplarına girerek yani Shopify'e girerek ürün ekleyebilirler ve bu ürünleri online olarak satabilirler. Normal şartlarda bunu bizim yapabilmemiz için bir e-ticaret altyapısına sahip bir yazılımsal bir bilgiyle birlikte kendi web sitemizi oluşturmamız gerekirdi. Ancak artık buna ihtiyaç kalmadı ve Shopify ardından tabii OpenCard, Magento diğer e-ticaret platformları da türeyerek e-ticaret altyapılı bir web sitesini hazırlamayı böyle dakikalar içinde yapma imkanı bizlere verdiler diyebilirim. Normalde bizim bunu hazırlamamız çok daha uzun sürer. Şu anda kimse yazılıma odaklanmıyor, herkes tasarıma odaklanıyor. Aslında bir e-ticaret web sitesini ziyaret ettiğinizde hemen hemen globalde Türkiye'de de aynı olmak üzere hemen hemen birçok işletme aynı altyapıyı kullanıyor ya da benzer altyapıyı kullanıyor. Sadece bugün gördüğümüz tasarımları farklı. Ancak altyapıları aynı. İşte bu platformlar bizlere bu kolaylıkları sağlıyor. Peki Shopify dedik. Türkiye'deki e-ticaret firmaları da bu arada çok popülerler. Özellikle son dönemlerde İKAS. Her yerde reklamlarda görebiliriz İKAS'ı. Ideasoft, TGMax, T-Soft ve benzeri birçok e-ticaret altyapı platformu mevcut. Türkiye'de yerli kaynaklarla oluşturulmuş yazılımlar bunlar. Ama ben bugün Shopify'e odaklanmak istiyorum. Çünkü Shopify'in diğerlerinden en büyük avantajı Shopify'de eklenti özelliği var ve tabii ki de bu eklentilerin popüler olması yani kolay bazı eklentiler ücretsiz ulaşılabiliyor olması Shopify'i diğerlerinden ayırıyor. Bir de benim en güzel gördüğüm özelliklerden bir tanesi de arkadaşlar bu global bir e-ticaret altyapısı. Türkiye'ye özgü değil. Türkiye'ye özel değil. Dolayısıyla siz bugün Avustralya'da satış yapmak istediğinizde Shopify e-ticaret altyapı platformuna sahipseniz eğer bu sizin için çok kolay. Ama Türkiye'deki yerel markalarla oluşturulmuş bir e-ticaret altyapı platformu kullanıyorsanız eğer unutmayın e-ihracatta birinci kural neydi? Lokalization yani yerelleştirme. Dolayısıyla yerelleşme problemi yaşayabilirsiniz. Ancak Shopify e-ticaret altyapı platformunu kullanarak işte bu yerelleşme olayını problemini ortadan kolaylıkla kaldırabilirsiniz. Shopify'daki Shopify Payments özelliği belirli ülkelerde kullanılabiliyor. Türkiye bunlardan bir tanesi değil maalesef ne yazık … ### #22 CRM'in İşletmeler İçin Önemi ve CRM Kullanımının Faydaları URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/crm-in-isletmeler-icin-onemi-ve-crm-kullaniminin-faydalari · Tarih: 2024-01-12 · Süre: 12 dk Bu hafta ki konumuz CRM . CRM, Customer Relationship Management yani Müşteri İlişkileri Yönetimi demektir. Bu bölümde CRM'in işletmeler için ne kadar önemli olduğunu tartıştık ve CRM kullanarak sağlanan faydaları ele aldık. Özellikle globalde en çok bilinen CRM araçlarından olan HubSpot ve Zoho'yu inceledik. CRM'de işletmelerin en çok aradığı özelliklerden biri olan kanalları yani; WhatsApp, Instagram, Facebook, TikTok, LinkedIn gibi platformları konuşarak bu kanalların CRM ile entegre olmasının işletmeler için öneminden bahsettik. Sağlık sektörü, inşaat sektörü, otomotiv sektörü ve birçok diğer sektörde CRM, işletmelerin vazgeçilmez bir aracıdır. Farklı sektörlerin bu araçları nasıl etkili bir şekilde kullanabileceğini, işletmelere geniş bir yelpazede nasıl değer katacağını inceledik. Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba, Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak, bu hafta CRM konusunu konuşacağız. CRM nedir? Customer Relationship Management, İngilizcesi, Türkçesiyle de Müşteri İlişkileri Yönetimi. Eminim ki birçoğunuz CRM'i daha önce duymuşsunuzdur. CRM hakkında bilginiz vardır diye düşünüyorum. Özellikle işletmeler için CRM ne kadar önemli, bugün bunlara biraz değinmek istiyorum. Şimdi işletme olsanız da olmasanız da bir birey bile olsanız, ticaret yapıyor olsanız CRM'e yine de ihtiyaç duyacaksınız. Yani CRM'siz hiçbir işi yapmak mümkün değil, neredeyse. Dolayısıyla bugün CRM'in önemini anlatıp CRM'de ne gibi fayda sağlayabiliriz CRM kullanarak bunları size anlatacağım. Başlamadan önce şunu söylemek istiyorum. Küresel ölçekte globalde en çok bilinen, tercih edilen CRM aracı HubSpot ve Zoho'dur. Bunların haricinde de tabii ki de birçok CRM aracı var. Türkiye'de de yerel olarak kurulmuş birçok CRM aracı var. Siz tam olarak ihtiyaçlarınıza ve isteklerinize göre CRM aracı seçebilir ve kullanabilirsiniz. Şimdi bazı firmalar diyorlar ki ya ben CRM aracı kullanacağım ama benim için önemli olan şey kanallar. Nedir bu kanallar? WhatsApp kanalı, Instagram, Facebook, TikTok, LinkedIn ve benzeri kanalların yani sosyal medya kanallarının CRM ile entegre olmasını istiyorlar. Bazıları ise ben kanallara ihtiyaç duymuyorum, benim muhasebe programım CRM ile eş zamanlı olarak çalışsın benim için yeterli diyor. Aynı şekilde ürün, stok, ERP programlarım eş zamanlı çalışsın yeterli diyor. Burada tamamıyla olay aslında sizin ihtiyaçlarınıza göre şekilleniyor. Şimdi biz tabii biz dijital tarafa yönelik konuşacağımız için dijitale yönelik ne gibi ihtiyaçlarımızı CRM ile karşılayabiliriz bunlardan sizlere bahsedeceğim. Türkiye'de sağlık sektöründe özellikle hastanelerin CRM'e çok ihtiyaç duyduğunu görüyorum ben. Bu zamana kadar hastanelerle de çok çalıştık, estetik sektöründeki hastanelerle. Dolayısıyla onlar için vazgeçilmez bir şey. Peki nasıl kullanıyorlar CRM'i? Genelde yurt dışına reklam çıkıyorlar. Yurt içine reklam çıksalar da aslında olay değişmiyor. Çıkılan reklamlar hep lead bazlı. Yani online bir şey satamazsın. Zaten fiyatlar yüksek. Kimse seni tanımıyor. Tanısa bile online olarak ödeme yapmak istemiyor. Ve maalesef ki fiyatlar da herkes için sabit, geçerli değil. A kişisine bin lira derken B kişisine, B kişisi Almanya'da olduğu için bin euro fiyat verebiliyorlar. Dolayısıyla burada online'da bir fiyat gösterim de söz konusu olmuyor. Ve burada da lead bazlı reklam çıkışı sağlanıyor. Şimdi lead bazlı reklam dediğim nedir benim? Potansiyel müşteri adayı formu ve bu formun bize doldurulmuş halinin ulaşması. Şimdi eskiden CRM tool'ları yokken biz bu formları hep Excel formatında bilgisayara indirir ve Excel'in yanına notlar ala ala giderdik. Tabi o zamanlar WhatsApp da yok. Sadece arama bazlı ve mesajlaşma bazlı. Mesajlaşma bazlı dediğim nedir? Online chat. Kullanıcı web sitesinden bize yazıyor ve biz onunla bir chat gerçekleştiriyoruz. Şimdi tabi günümüzde teknoloji çok çok ileri düzeyde olduğu için ve hatta online chat'i de manuel olarak yapmadığımız için yapay zekanın bizim yerimize bu online chat'i gerçekleştirdiği için biz CRM'i en faydalı şekliyle nasıl kullanabiliriz bunları araştırmamız gerekiyor. Sağlık sektöründen bahsettim. Sağlık sektöründe lead bazlı ya da inşaat sektörü, araba sektörü, bu şekilde online ürün satamayan firmalar lead bazlı reklam çıkıyorlar ve gelen leadlerin de CRM'e akmasını sağlıyorlar. Şimdi CRM'e aktığında peki ne olacak? Şunlar gerçekleşebiliyor. Lead CRM'e geldiğinde otomatik olarak o lead'e bir … ### #21 Reklam Kurulu Kararları ve Ticari İletişimde Sınırlar URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/reklam-kurulu-kararlari-ve-ticari-iletisimde-sinirlar · Tarih: 2024-01-05 · Süre: 15 dk 2024'ün ilk podcastinde tekrar sizlerle bir aradayız. Bu bölümde, önemli bir konuya değinerek Ticaret Bakanlığının Reklam Kurulu Kararları hakkında konuşacağız.  Özellikle sağlık, emlak, siyaset gibi sektörlerde reklam yayını ve kampanya yayınlarken, uluslararası kuralların yanı sıra iç hukuku ilgilendiren önemli kurallara da uymamız gerekiyor. Reklam kurulu kararları, dijital pazarlama uzmanlarının düzenli olarak takip etmesi gereken kritik bilgiler içeriyor. Hangi markalara hangi kurallarla ve hangi gerekçelerle cezalar verildiğini bilmek son derece önemli çünkü benzer hataları yaparak, istemeden hizmet verdiğimiz bir markaya ciddi zararlar verebiliriz. Reklam Kurulu Kararları Ne Zamandır Faaliyette? Reklam kurulu kararları 2012 yılından beri yayınlanmaktadır. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu, reklamların idari denetimini yapma yetkisine sahip bir kurumdur. https://ticaret.gov.tr/tuketici/ticari-reklamlar/reklam-kurulu-kararlari bu link üzerinden aylık düzenli olarak yayınlanan kararlara ulaşabilirsiniz. Herhangi bir reklamın yayına çıkmadan önce, pazarlama sürecinde veya sonrasında hukuki destek almanız son derece önemlidir. Bu kişinin markanızı ve ürününüzü bilen bir uzman olması son derece önemlidir. Peki bunu neden sağlamalısınız?  Rakip firmalardan, bireylerden veya kurumlardan gelebilecek şikayetlere karşı dikkatli olmak son derece önemlidir. Ticaret Bakanlığı, ürün veya web sitenizle ilgili yapılan şikayetleri detaylı bir şekilde inceleyerek, maddi ceza uygulayabilir. Bu durum markalar için ek bir yük anlamına gelmektedir. Ayrıca, reklam kurulu kararları doğrultusunda, bazen ceza olarak reklamların durdurulması kararı da alınabilir. Bu sebeple pazarlama stratejilerinizi belirlerken reklam kurulu kararlarını dikkate almak, etkili ve sorunsuz bir dijital varlık oluşturmanız için önemlidir. Reklam kurulu kararları herkese açık ve incelenebilir niteliktedir. Bu sebeple çalıştığınız markalar veya firmalar için pazarlama stratejilerinizi oluştururken bu kaynakları incelemek, sektöre uygun ve başarılı kampanyalar yürütmenizde yardımcı olabilir. Bu nedenle kararları inceleyerek uygulanan cezaları kontrol edebilir ve bu örnekleri pazarlama çalışmalarınıza dâhil edebilirsiniz. Çalıştığınız marka veya firma için benzer durumları önlemek adına bu verilerden faydalanmak oldukça değerlidir. Reklam kurulu kararları, dijital pazarlama dünyasında önemli bir rehberdir. Bu kararlar, markaların doğru ve etik bir şekilde hedef kitlelerine ulaşmalarını sağlamak adına bizlere değerli bilgiler sunar. 2023 yılında yaşanan dönüşümleri değerlendirdik ve 2024'e dair pazarlama stratejilerimizi şekillendirdik. Yeni yılda daha etkili ve bilinçli kampanyalarla dolu bir dijital pazarlama dönemi diliyoruz. Bu bölümün kaynaklarına ve içeriğine faruktoprak.com web sitemizden ulaşabilirsiniz. Transkript (otomatik, özet): Evet, Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'imizle, yeni yılın ilk podcast'iyle, ilk yayınıyla sizlerle birlikteyiz. Ben Ulaş Gökhan Gümüş, karşımda Faruk Toprak var. Öncelikle herkese merhaba. Faruk, bir merhabana alalım, bir ses ver. Evet, herkese merhaba. Ben de Faruk Toprak. Yalan olmasın yani. Faruk Toprak var diyorum. İnansın insanlar. Evet, bugün çok önemli bir konuyu tartışacağız. Hem ajans olarak hem hizmet verdiğimiz markalar olarak önemli bir sorumluluk taşıyoruz. Reklam kurulu kararlarından bahsedeceğiz. Özellikle bazı kritik alanlar, örneğin sağlık sektörü gibi, emlak sektörü gibi, siyaset alanı gibi alanlarda reklam yayını yaparken, kampanya yayını yaparken önemli kurallara tabiyiz. Bu kuralların bir kısmı uluslararası kurallar, bir kısmı iç hukuku doğrudan ilgilendiren kurallar ve reklam kurulu kararlarını düzenli olarak dijital pazarlama uzmanlarının aslında tüketmesi gerekiyor. Hangi markalara, hangi konularda ne gerekçeyle nasıl cezalar verilmiş? Bu çok önemli bir konu çünkü aynı hatalara yaparak aslında farkında bile olmadan, istemeden hizmet verdiğimiz bir markaya ciddi zararlar verebiliriz. Bununla ilgili bir örnek söyleyebilirim. Sağlık sektöründe hizmet verdiğimiz bir markanın Türkçe sayfalarından birinde yer alan iki tane keyword nedeniyle geçtiğimiz hafta 358 bin TL'lik bir ceza yaptırımı uygulandı. Dolayısıyla bu sadece reklam da değil aslında, web sitenin içinde yer alan metinler, web sitenin iddia ettiği metinler de buna dahil. Bu konuda Faruk'un söylemek isteyeceği çok önemli şeyler olacaktır. Reklam kurulu kararlarıyla ilgili ki yanlış bilmiyorsam 2012'den beri yayınlanıyor. 2024'deyiz şu anda. 2024 itibariyle reklam kurulu kararlarıyla ilgili sen ne söylemek istersin Faruk? Tekrardan herkese merhaba. Şimdi biz bir reklam çıktığımızda bu dijital olabilir, televizyon reklamı olabilir, billboard olabilir, hiç fark etmiyor. Mağazanın üzerinde outlet yazar ancak içeriye girersiniz ne outlet fiyatı bulabilirsiniz ürünlerin üzerinde ne de mağaza gerçekten outlet'tir. Yani outlet mağaza değildir. Bu bile Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan reklam kurulu kararlarına yansıyor ve Türkiye Cumhuriyeti'nin verdiği cezaları tek tek gösteriyor. Şimdi arkadaşlar bir reklam çıkmadan önce ya da bir web sitenizde içerik yazmadan önce, pazarlamadan önce ya da sonra hiç fark etmiyor. Mutlaka bir destek almanızı öneriyorum. Bu destek hukuki bir destek olmalı ve sizi koruyacak tabanlı yani sizi koruyacak markanızı bilen, sizi tanıyan, ürününüzü bilen bir hukuki bir destek olmalı. Danışmanlık olmalı. Bunu neden sağlamalısınız? Kendinizi güvence altına, garanti altına alabilmek için. Bu tarz cezai durumlara ya da cezai yaptırımlara maruz kalmak şu şekilde oluyor genelde. Bir şikayetin ortada olması lazım. Yani bir şikayet edenin ortada olması lazım. Bir de şikayetçinin olması lazım. Burada şimdi kişiler ya da kurumlar rekabette olduğunuz rakip firmalar bile olabilir bunlar. Sizi şikayet edebilirler Ticaret Bakanlığı'na ve Ticaret Bakanlığı da ürününüzü, web sitenizi artık her neyse bahse konu olan şey neyse onu inceleme altına alır, mercek altına alır ve detaylı bir şekilde inceler. Size geri dönüşü şu şekilde olur, bazen parasal ceza olur ki bu çok kötü bir şey bence markalar açısından. Ulaş senin bahsettiğin gibi çok üzücü bir durum. 300 küsur bin TL, 158 bin TL gibi bir ceza almışlar, çok kötü bir şey. Markaya ek bir yük bu ve dolayısıyla zarar niteliğinde bir şey. Diğer konuda bazen maddi olarak da ceza vermeyebilir reklam kurulu karar. Direkt reklamı durdurma, yürütmeyi … ### #20 E-ticaret firmalarının Merchant Center Aracılığıyla Google Reklamlarını Geliştirme Yöntemleri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/e-ticaret-firmalarinin-merchant-center-araciligiyla-google-reklamlarini-gelistir · Tarih: 2023-12-29 · Süre: 24 dk Bu hafta, tekrardan Ulaş Gökhan Gümüş ile birlikteyiz! Google Merchant Center konusuna odaklanıyoruz ve ayrıca 2023 yılının son bölümünü sizlerle paylaşmış bulunuyoruz.  Google Merchant Center, dinamik alışveriş reklamları için kritik bir araçtır. Türkiye'de alışveriş reklamları şu anda aktif olmasa da, aslında çok önemli bir reklam türüdür. Aynı zamanda e-ticaret firmaları içinde çok önemli bir araçtır. Peki, bu size neler sağlıyor? İşletmelerin ve online e-ticaret firmalarının ürünlerinin Google Alışveriş sekmesinde kendine yer bulabilmesini sağlıyor. Aynı zamanda PM Kampanyaları (Performance Max) veya Performans Kampanyalarında ürünleriniz dinamik reklamlar olarak görünebiliyor. Bunun için ise e-ticaret web sitenizden Merchant Center'a veri feedini göndermeniz veya kataloğunuzu manuel olarak oluşturmanız gerekiyor. Ancak bu süreçte dikkat etmeniz gereken bazı teknik detaylar bulunmaktadır. Yüklediğiniz ürünler, başlangıçta bir onay sürecinden geçer. Özellikle orijinal olmayan, fason veya replika ürünleri ayıklama amacını taşımaktadır. Google, bu tür sorunları engellemek amacıyla ürünleri, özellikle orijinal olmayan, fason veya replika ürünleri tespit edip ayıklamak için bir onay sürecine tabi tutar. Bilindiği üzere, Google 10 Ağustos 2020 tarihinde arama sonuçlarından Alışveriş reklamlarını kaldırma kararı almıştı. Önceden arama ağı reklamlarının üstünde veya yanında listelenen bu reklamlar, şimdi Alışveriş sekmesi içinde yer almaktadır. Bu durum, kullanıcı davranışlarına dair yapılan incelemelerde ciddi bir geri dönüş eksikliğine işaret etmektedir. Özellikle bir ürün arandığında, alışveriş sekmesine tıklama oranının azaldığı gözlemlenmiştir. Bu durum, anahtar kelime rekabetinin artmasına sebep olmuştur. Standart alışveriş reklamlarında ROAS'lar (Reklam Harcamasından Elde Edilen Gelir) oldukça yüksekti. Ancak alışveriş reklamlarının kaldırılmasıyla PM (Performance Max) kampanyalarında aynı başarının yakalanması çok zorlaştı. Kullanıcıların alışveriş sekmesine tıklama oranları çok düşük olduğu için herkes arama ağı reklamlarına ve anahtar kelime bazlı reklam çalışmalarına yöneldi; bu da CPC'lerin (Tıklama Başına Maliyet) inanılmaz derecede artmasına neden oldu. Bu durum sadece Türkiye'de değil, birkaç ülkede de aynı şekilde. Alışveriş reklamlarının kapatılması, hem dijital pazarlamacıları hem de işletmeleri olumsuz etkileyen bir süreç oldu. Fakat yine de işletmeler için, Merchant Center'a ürünlerimizi aktarmak birinci adımı oluşturuyor. İkinci adımda ise Google'ın yeniden pazarlama kodunu web sitesine veya mobil uygulamaya doğru bir şekilde entegre etmemiz gerekiyor. Veri katmanları bu süreçte oldukça kritik, ve Product ID'lerin veya benzersiz ID'lerin eşleşmesi önemli. Bu sayede kullanıcınızın ziyaret ettiği bir ürünü, başka bir platformda reklam olarak tekrar karşısına çıkarmak mümkün olacaktır. Ancak Remarketing için, kesinlikle Merchant Center'da dinamik olarak ürünlerinizi, yani kataloğunuzu kurmanız gerekiyor. Tabii ki, bu süreci manuel olarak değil, feed kullanarak arka tarafta entegrasyonu sağlayarak gerçekleştirebilir ve doğru, kullanışlı bir yeniden pazarlama kampanyası oluşturabilirsiniz.  Bölümün kaynaklarına ve içeriğine faruktoprak.com 'dan ulaşabilirsiniz. Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba, Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak, bu hafta Ulaş Gökhan Gümüş aramızda. Ulaş tekrardan hoş geldin aramıza. Hoş bulduk herkese. Bir hafta aradan sonra tekrar sizlerle birlikteyim. Sizlerle birlikte olmak yine çok güzel. Bir takım sağlık problemlerinden dolayı Ulaş'ı iki haftadır aramızda göremedik ama sonunda güzel haberleri de aldık ve tekrardan yayınlarımıza, podcast serilerimize kaldığımız yerden tüm hızıyla devam ediyoruz. Bu hafta Merchant Center üzerine konuşacağız, Google Merchant Center üzerine konuşacağız. Ayrıca 2023 yılının son bölümünü bu haftada sizlerle paylaşacağız. Bölümün sonuna doğru tabii yeni yıl dileklerimizi iletiriz. Ulaş tekrardan. Hoş geldin diyelim. Hadi Merchant Center üzerine konuşalım. Evet, bugünkü, bu haftaki konumuz Google Merchant Center. Bizim için alışveriş reklamları, dinamik alışveriş reklamları için çok önemli bir araç. Hatta zorunlu bir araç. Dolayısıyla her ne kadar Türkiye'de alışveriş reklamları yeri itibariyle eski öneminde olmasa da aslında oldukça da önemli bir reklam tipi. Sen istersen düşüncelerini söylemeye başla, ben de arada sana entegre olmaya başlayayım. Şimdi şöyle, Google Merchant Center bütün işletmeler için yani e-ticaret firmaları için diyelim çok çok önemli bir araç. Bu ne sağlıyor? İşletmelerin, online e-ticaret firmalarının ürünlerini Google'da alışveriş sekmesinde yer almasını sağlıyor. Aynı zamanda da reklamlarda, yani bu alışveriş reklamları değil ama PM kampanyaları diyoruz biz buna, Performance Max ya da Performance kampanyaları, bu kampanyalarda sizin ürünleriniz dinamik reklamlar olarak yer alabiliyor. Bunun için neye ihtiyacınız var? E-ticaret web sitenizden Merchant Center'a katalogunuzu göndermeniz veyahut katalogunuzu manuel oluşturmanız gerekiyor. Yani tek tek eklemeniz gerekiyor ürünleri. Bunu sağladığınızda artık ürünlerinizi Merchant Center'a göndermiş oluyorsunuz ama burada bir takım olaylar var. Nedir bu? Ürünlerin onaylanma süreci. Böyle her ürünü Merchant Center'a gönderemiyorsunuz. Özellikle markalı ve lisanslı ürünleri Merchant Center'a ekleme kısmı zor. Neden zor? İşte Adidas ve Nike özellikle bu markalarda çok sık yaşanıyor bu. Fason üreticiler, çakma ayakkabı üretiyorlar. Replika ürünler. Evet, replika ürünler. Nike'ın 3000'e 4000'e sattığı ayakkabıyı, gerçi 3000'e 4000'e ayakkabı var mı şu anda? Daha da yüksek rakamlar değil mi? Yani maalesef ama Nike'ın o sattığı ayakkabıyı çok daha ucuza ürettirip çok daha uygun fiyata satmaya çalışıyorlar ama tabii Google Merchant Center buna izin vermiyor ve ürünlerin onaylanmasını engelliyor. Bu da işletmeler açısından oldukça güzel bir konu bence. Tekrar merhaba. Şimdi bu noktada dediğin gibi replika ürünler ki bu konuda bu sektöre yeni atılan arkadaşlara çok ciddi talepler gelecektir. Özellikle bu replika ürünleri üreten Merter piyasası gibi. Hatta orada çok ilginç şeyler dönüyor. Satış başarısı bile çok önemli olmaksızın. Ciddi reklam bütçeleri hatta normalde ücretsiz açılan reklam panellerinin satılıyor olması en azından belli bir makine öğrenimin tamamlamış ve güvenilir hesaplara dönüşmüş reklam panellerinin satılıyor olması ve bu reklam panelleri üstünden reklamların çıkılması için ciddi meblaların teklif ediliyor olması gibi ilginç bir pazar var orada. Bir Dilan Polat pazarı var yani. Çok güzel bir örnek. Dolayısıyla bu sektöre girecek arkadaşlarımın dikkatli olmasını isterim. Çünkü ceza kanununda önemli bir hüküm vardır. Suçun suç olduğunu bilmemek seni suçtan arındırmaz. Dolayısıyla yani adam öldürmenin suç olduğunu bilmiyordum keşke bilseydim yapmazdım gibi bir durumla bu suçtan arınamazsın. Bu da bir suç dolayısıyla bu suçun … ### #19 ETSY'de Başarı için Pazarlama Stratejileri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/etsy-de-basari-icin-pazarlama-stratejileri · Tarih: 2023-12-22 · Süre: 20 dk Bu hafta Faruk Toprak'ın solo olarak gerçekleştirdiği bu kayıtta ETSY ve sanal pazar yerlerinde mağazamızın satışlarını artırma ve görünürlüğünü ön plana çıkarmak için neler yapabiliriz bunları konuştuk. ETSY'de özellikle ürün geliştirme ve organik olarak üst sıralarda listeleme yöntemlerini anlatırken podcast içinde iki (2) tane araca yer verdik. Bunların birincisi erank diğeri ise Alura . Bu iki uygulama ile ürün SEO geliştirilmesi nasıl yapılır ve görünürlük nasıl artırılabilir detaylı olarak bu bölümde sizlerl paylaştım. Ayrıca aşağıda da bu araçların ne gibi avantajları var özetledim. Alura ve Erank'in Sunduğu Avantajlar Ürün İzleme:  Hangi ürünlerin kaç adet satıldığını takip edebiliyoruz. Ayrıca, hangi mağazaların hangi ürünlerden ne kadar satış yaptığını da görmek mümkün. SEO İyileştirmeleri:  Etsy için önemli olan bir diğer eklentisi olan Erank ile anahtar kelimelerin popülerliğini ve rekabet durumunu izleyebilmekteyiz. Alura ise bu kelimeler üzerinden ne kadar ciro elde edildiğini de gösterir. Ürün Bazlı SEO:  Hangi ürünlerin ne kadar sattığını takip ederek, ürün bazlı SEO çalışmaları yapabiliriz. Ücretsiz Kullanım:  Alura'nın ücretsiz bir sürümü bulunsa da, sınırlı sayıda tahmin vermektedir. Daha fazla özellik ve veri için aylık 19 dolarlık Starter veya yıllık 29 dolarlık Profesyonel paketleri değerlendirebiliriz. E-mail Pazarlama:  Alura, müşteri siparişi aldığımızda yorum yapmayan müşterilere hatırlatmalar da yapmaktadır. Bu, müşteri geri bildirimlerini artırmak için kullanışlı bir özellik. Etsy Entegrasyonu:  Alura, doğrudan Etsy alt yapısını kullanır ve Google Chrome eklentisi olarak eklenmektedir. Mağaza İncelemesi:  Etsy'de bir ürünü araştırırken, Alura eklentisini aktif hale getirdiğimizde, ürünün hangi mağaza tarafından ne kadar satıldığını, elde edilen ciro miktarını ve kullanılan etiketleri görebiliyoruz. Ayrıca, mağaza incelemeleri yapabilir ve potansiyel ürün fikirleri elde edebiliriz. Ürün Araştırması:  Alura, "Product Research" ve "Product Seeker" kategorileri ile ürünler hakkında ayrıntılı bilgileri girmemize olanak tanır ve buna göre aylık satış tahminleri sunmaktadır. Bu uygulamalar aracılığıyla mağazanızı geliştirebilir ve satışlarınızın artmasına katkı sağlayabilirsiniz. Bölüm içeriğine ve kaynaklarına ⁠www.faruktoprak.com ⁠ dan ulaşabilirsiniz. Bölümle ilgili sorularınız için faruk@joykek.com'dan bana ulaşabilirsiniz. Ayrıca bölüm için yayınladığımız ankete de katılmayı unutmayın. Transkript (otomatik, özet): Herkese selamlar. Türkiye'de dijital pazarlama podcastinden ben Faruk Toprak. Ulaş Gökhan Gümüş, sağlık problemleri nedeniyle şu anda aramızda değil, sağlık problemlerini çözdüğü an tekrardan aramıza gelecek kendisi. Bu haftanın bölümü sanal pazar yerleri ve özellikle ağırlıklı olarak Etsy, Etsy üzerine konuşmak istiyorum. Etsy'de satış yapan çok fazla mağaza var. Bunlara biz marketplace diyoruz. Türkçesiyle de sanal pazar yerleri. En popüler olanları Türkiye'de çok kullanılan Trendyol. Hepsi burada. N11. Bunlar Türkiye'de çok popüler olanlar. Bir de globalde yani küresel ölçekte hani biz e-ihracat ve ihracattan bahsediyoruz ya sürekli. İşte ihracatı tam anlamıyla yapabilmek için online satışta bir, kendi web siteniz olacak, kendi işletmeniz olacak online dijital bir web siteniz. İki de sanal pazar yeri kullanmanız gerekiyor. Nedir bu sanal pazar yeri? İşletmelerin ve bireylerin, Amerika'da bireyler de sanal pazar yerlerinde ürün satışı gerçekleştirebiliyorlar. Şirket olmanız gerekmiyor. Eskiden Türkiye'de de böyleydi ama özellikle PayPal'ın Türkiye'den çıkmasıyla birlikte Türkiye'de vergi mevzuatı çok fazla kez değişikliğe uğradı. Ve internetten satış yapabilmek için şirket olma zorunluluğu getirildi. Ve dolayısıyla Amerika'da herhangi birisi çok hızlı bir şekilde Amazon'da hesap açıp, mağaza hesabı açıp satış yapabiliyorken Türkiye'de bu iş bu kadar kolay değil. Ve bu da aslında bir fırsat bizim için. Yani Amerika'da satış yapabilmek adına, İngiltere'de satış yapabilmek adına ve bu sanal pazar yerlerini kullanıp doğru ürün bularak, bu ürünü doğru bir şekilde pazarlayarak bu pazar yerleri üzerinden güzel satışlar elde edebiliriz. Özellikle Christmas döneminde yani şu anda e-ticaretin top dönemi, zirve dönemi, özellikle Amerika'daki bu Thanksgiving, Black Friday, bu gibi özel günler, Yani e-ticaret günleriyle birlikte Ekim, Kasım, Aralık bu üç ay, yani bu son çeyrek diyelim biz buna, dördüncü çeyrek. E-ticarette zirveye ulaşılan çeyrek oluyor genelde, dördüncü çeyrek. Ve bu çeyreğin son anlarına doğru geliyoruz. Artık son bir buçuk hafta kaldı ve yeni yıla giriş yapacağız 2024'de. Benim 2024'den dijitale yönelik umudum çok fazla. Özellikle 2024 yılında dijitale yönelik iş yapan firmalar çok ciddi bir büyüme elde edecek. Ben böyle öngörüyorum. İstatistiklere baktığımda da bu şekilde görüyorum. Bunun birinci temel sebebini ben enflasyona yorumluyorum ve rekabete yorumluyorum. Özellikle çok fazla işletmenin ürünlerini satabilmesi için, fazla rekabete girmesi gerektiği için dijitale inanılmaz bir yatırım yapılabilir. 2024 senesinde istatistikler bunu gösteriyor. Önceden sizinle bu bilgiyi paylaşmış olayım. Arkadaşlar Etsy'e ağırlık vereceğiz bugün. Etsy'de satış yapan herhangi biri, herhangi bir mağaza nasıl satışlarını arttırabilir, ürünlerini arama sonuçlarında üst sıralarda listeleyebilir biraz bunlara değineceğiz. Öncelikle Etsy'de hesap açabilmeniz için Etsy'nin bir takım kriterleri var. Ürün kriterleri. Etsy'de listeleyebileceğiniz ürünlere Etsy'nin web sitesinden son güncel haliyle ulaşabilirsiniz. Hangi kategorilerde, hangi tarz ürünleri listeleyebilirsiniz şeklinde. Etsy diğer platformlara göre bir tık daha bu alanı zorlaştırıyor. Yani ürün kısmını zorlaştırıyor. Ama bu gözünüzü korkutmasın 3D printer'dan özellikle bu aylarda çok ciddi satış yapan bir mağaza var. Ve ürünü çok basit adamlar, bu arada bunlar da Türk, 3D printer'dan Christmas ağaçlarına yönelik süsler basıyorlar. İşte Marvel karakteri ya da bir başka objeyi, bir başka karakteri 3D printer'dan yani yazıcıdan, 3D yazıcıdan basıp Etsy'de çok ciddi rakamlara satıyorlar ve inanılmaz satıyorlar. Yani Christmas döneminde çok ciddi cirolar elde ediyor bu mağaza. Dolayısıyla ürün … ### #18 Yapay Zeka Kullanılarak E-ticaret ve E-ihracat Satış Artırma Teknikleri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/yapay-zeka-kullanilarak-e-ticaret-ve-e-ihracat-satis-artirma-teknikleri · Tarih: 2023-12-15 · Süre: 26 dk Türkiye’de E-ticarete ve E-ihracata Genel Bakış Ticaret Bakanlığı'nın E-ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS) verilerine göre; 2019 yılında 136 milyar TL olan e-ticaret hacmi 2020 yılında 226 milyar liraya ve 2021 yılında 381,5 milyar liraya ulaştı. 2022 yılında ise Türkiye’de e-ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 109 artarak 800 milyar TL oldu. Euromonitor tahminlerine göre Türkiye’deki e-ticaret hacmi, 2020- 2025 yılları arasında yüzde 23,7 yıllık bileşik büyüme oranı ile 2025’te mevcut hacminin 2,3 katı bir büyüklüğe ulaşacağı tahmin ediliyor. Aynı şekilde küresel yıllık bileşik büyüme oranı ise yüzde 11,7 olacağı tahmin ediliyor. ETBİS verilerine göre, e-ticaret yapan işletmelerin sayısı 2019 ve 2022 yılları arasında yüzde 701 oranında arttı. 2019-2021 yılları arasındaki 3 yıllık dönemde internet üzerinden verilen siparişlerin sayısı yüzde 252 oranında artarken, söz konusu büyüme hızı 2021’de de sürdü. Euromonitor verilerine göre, küresel sınır ötesi e-ticaret perakende değeri 2017 yılında 1,4 trilyon dolar iken 2022 yılında 3,5 trilyon dolara ulaştı. ETBİS verilerine göre yurt içi harcamaların payı 2021 yılında yüzde 92 iken 2022’de yüzde 91.3’e geriledi, diğer ülkelerin ülkemiz e-ticaret sitelerinden yaptığı harcamalar ise yüzde 4’ten yüzde 4.2’ye yükseldi. Ek olarak yurt dışından yapılan alımlar, yüzde 4’ten yüzde 4.5’e artış gösterdi. Popüler E-ticaret Altyapı Firmaları Türkiye’de bilinen ve kullanımı yaygın e-ticaret platformları: Shopify WooCommerce ikas ideasoft Magento Ticimax T-soft vb. Shopify’ın Türkiye’de Yükselişi Türkiye’de Shopify altyapısıyla mağaza açan işletmelerin sayısında, 2023 yılı 3. çeyrek bazında %66 bir yükseliş bulunmakta. Özellikle son dönemde ve yıllarda bir çok işletme online mağazası için Shopify’ı tercih etmekte diyebiliriz. KOBİ’lerin E-ihracatta Başarılı Olamama Sebepleri Türkiye’de KOBİ’lerin e-ihracat yolculuğunda başarıya ulaşamamalarının başlıca sebepleri şu şekilde: Hedef pazarlara erişim, ürünlerin pazarlanması ve tanıtımı eksikliği Yerelleşememe problemleri Altyapı ve teknik bilgi eksikliği Vergisel ve finansal problemler E-ticarette Yapay Zeka Kullanımı E-ticarette yapay zekanın en çok kullanıldığı ana başlıklar ve bunları Türkiye’de en iyi uygulayan başlıca firmalar. Kişiselleştirilmiş Ürün Önerileri (Netflix) Kullanıcının geldiği trafik kanalına ve geçmiş verilerine göre ürün listeleme ve önerme. Dinamik Fiyat Güncellemeleri (MediaMarkt) Satışın gerçekleşmesi için öngörülen maksimum ve minimum indirimleri otomatik sağlayacak AI teknolojisi. Gelişmiş Müşteri Temsilcisi (Amazon) Satış öncesi ve sonrası müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik yapay zeka destekli online chat sistemi. Akıllı Lojistik Ağı (Hepsiburada) Kullanıcının lokasyonuna göre ürünün ne kadar sürede teslim edileceğinin AI tarafından planlanması. Akıllı Stok Yönetimi (mem ai) AI aracılığıyla tüm ürünlerinizin stok yönetimini hızlı ve mantıklı oluşturabilme ve planlayabilme. Müşteri Kaybı Oranı (mem ai) Müşterilerinizden kaçının sizden alışveriş yapmayı bırakacağının tahminini yapay zeka aracılığıyla tespit etme. E-ticarette En İyi 8 Yapay Zeka Uygulamaları ve Örnekleri Türkiye’de bilinen ve kullanımı yaygın e-ticaret platformları: Mokker Surewriter BHuman Tidio MEM AI Holler AdCreative AI Jasper Bölüm içeriğine ve kaynaklarına www.faruktoprak.com dan ulaşabilirsiniz. Bölümel ilgili sorularınız için faruk@joykek.com'dan bana ulaşabilirsiniz. Ayrıca bölüm için yayınladığımız ankete de katılmayı unutmayın. Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba, Türkiye'de dijital pazarlama podcastinden ben Faruk Toprak. Bu hafta Ulaş Gökhan Gümüş aramızda yok. Bu hafta solo bir yayın gerçekleştireceğiz. Haftaya da Gökhan solo bir yayın gerçekleştirecek. Şimdi bunun sebebi de şu, geçen hafta bizim çok büyük bir etkinliğimiz vardı. Levent'te, İstanbul'da. Bu etkinliğin ana konusu da yapay zeka ile e-ticaretti. Dolayısıyla biz geçen hafta bir bölüm paylaşamadık sizlerle. Çünkü Gökhan'la geçen hafta bir araya bile gelemedik. Çok yoğun bir haftaydı. Aynı zamanda bu etkinlik için çok sağlam hazırlıklar yapmamız gerekti. Tabii o da bizi yordu, yıprattı. Ve dolayısıyla geçen hafta bir podcast bölümünü sizlerle paylaşamadık. Ancak ilerleyen günlerde sizlerle bonus bölümleri de paylaşacağız ve hatamızı ya da yokluğumuzu bu şekilde telafi edeceğiz diye düşünüyorum. Arkadaşlar geçen hafta söylemiş olduğum gibi güzel bir etkinlik gerçekleştirdik. Collective House Levent'te bu etkinliğin ana konusu da yapay zeka ile e-ticaret. Şimdi ilk ben konuştum. Ardımdan Ulaş Gökhan Gümüş konuştu. Ve ardından da benim çok sevdiğim, değer verdiğim sektörde de bayağı iyi bir isim olan Ali Alınpak konuştu. Hepimizin farklı bir konusu vardı bu etkinlikte. Benimkisi de yapay zeka kullanılarak e-ticaret ve e-ihracat satış arttırma teknikleri üzerineydi. Burada hem e-ticaret hem e-ihracat tarafında satış arttırma konusunda yapay zekayı nasıl kullanabiliriz? Biraz bunlardan bahsettim. Bu bölümde de aslında podcast'ın bu bölümünde de biraz bunların üzerine konuşmak istiyorum. E-ticaret ve e-ihracatta yapay zekayı nasıl kullanabiliriz diye. Öncelikle başlarken bazı istatistikleri sizlere sunmak istiyorum. Türkiye'de e-ticarete ve e-ihracata genel bakış attığımızda. 2019 yılında arkadaşlar 136 milyar TL imiş e-ticaret hacmi Türkiye'de. Ben bu verileri ETBIS'ten aldım. Ticaret Bakanlığı'nın e-ticaret bilgi sistemi ETBIS. 2020 yılında bu rakam 226 milyar liraya ulaşmış. Yani %66'lık bir büyüme var. 2021'de ise 381 milyara ulaşıyor. %68 bir büyüme var. 2022'de yani geçen sene bu rakam 800 milyar TL'ye ulaşıyor. 109,9 bir büyüme söz konusu. Şimdi 2019'dan 2022'ye çok ciddi bir artış var. E-ticaret hacimlerinde. Hacim nedir? Online alışverişte gerçekleştirilen siparişlerin tutarı. Toplam Türk lirası cinsinden tutarlar. Yani 2022'de bu rakam 800 milyar TL'ye ulaşmış. Şimdi ben girişi bu şekilde yaptım. Bir grafik üzerinden Türkiye'de e-ticarete bir bakış atalım istedim. Rakamsa olarak paylaştım. Çok ciddi bir büyüme olduğu söz konusu. Fakat şu detayı da atlamadım. Yani şu detaya da yer verdim. Dedim ki arkadaşlar bakın 2019'da biz 136 milyar TL'lik bir e-ticaret hacmine sahipmişiz. Fakat dolar o dönem 5.6 TL'ymiş ortalaması. 2019'un dolar ortalaması 5.6 TL. Dolayısıyla büyüme çok ciddi bir büyüme değil. Yine tamam güzel bir büyüme söz konusu. Yıldan yola büyümeler var. Fakat böyle aman aman işte bu %109'ların üzerinde bir büyüme söz konusu değil. Ama TL cinsinden baktığımızda çok fazla bir büyüme söz konusu. Peki ben neden bu detaya yer verdim? Normalde ihracat yapmadan önce bir pazar araştırması yapmamız gerekir ve o ülkeye gidip o ülkedeki rakamlara, istatistiklere bakmamız gerekir. Yurt dışından birisi Türkiye'ye gireceği zaman diyecek ki ya bu grafiği gördüğünde aman Allah'ım diyecek. Yani hani rakamlar o kadar çok yüksek ki bu ülkede e-ticaret hacmi var, bu ülkede online satış hacmi var hemen giriş yapalım diyecek ama aslında gerçek öyle de değil. Maalesef enflasyondan dolayı fiyatlar … ### #17 Görüntülü Reklamlar mı? Yoksa Sosyal Medya Reklamları mı? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/goruntulu-reklamlar-mi-yoksa-sosyal-medya-reklamlari-mi · Tarih: 2023-11-24 · Süre: 41 dk Görüntülü reklamlar mı yoksa sosyal medya reklamları mı, hangisi işletmeler için daha etkili? Bu sorunun peşine düşerken, dinamik reklamların gücünden, sosyal medyada başarılı bir katalog oluşturmanın inceliklerine kadar pek çok konuyu tartıştık. Deneme yanılma ve öğrenme, dijital reklamcılığın temel taşlarından biridir. ' Burn and Test ' stratejisiyle başarının kapılarını aralayabilirsiniz. Dönüşüm elde ettiğinizde, hangi reklam platformunun size en çok kazandırdığını bilmek çok kıymetli. İşte tam da burada devreye ilişkilendirme modeli giriyor. Google'daki görüntülü reklam kampanya türleri ile sosyal medya reklamlarını karşılaştırarak, hangi stratejinin size daha fazla fayda sağlayabileceğini detaylıca bu bölümde konuştuk. Bölüm içeriğine ve kaynaklarına www.faruktoprak.com dan ulaşabilirsiniz. Bölümel ilgili sorularınız için faruk@joykek.com'dan bana ulaşabilirsiniz. Ayrıca bölüm için yayınladığımız ankete de katılmayı unutmayın. Transkript (otomatik, özet): MÜZİK Herkese merhaba, Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Ben Ulaş Gökhan Gümüş. Bu hafta sizlerle görüntülü reklamlar mı yoksa sosyal medya reklamları mı bunları konuşuyor olacağız. Evet Gökhan tekrardan bir haftanın ardından seninle birlikte olmak çok güzel. Aynı şekilde benim için de bir araya gelmek çok güzel, dinleyicilerle buluşmak çok güzel, önceki kayıtlarla ilgili de dönüşler çok güzeldi, çok keyifliydi ve kaldığımız yerden söz verdiğimiz gibi devam ediyoruz. Şimdi bu haftanın konusu görüntülü reklamlarla aslında en çok karıştırılan şey yani Google görüntülü reklamlar mı daha iyi yoksa sosyal medya reklamları mı daha iyi? İnsanlar böyle bir ikilemde kalıyorlar. Acaba hangi reklam metodunu kullansak ya da hangi kampanya türünü ve platformu kullansak şeklinde. Aslında iki platformda yani hem sosyal medya tarafıda hem de görüntülü reklamlarda bakıldığında çok faydalı işletmeler için çok faydalı platformlar. Ama tabii burada önemli olan konu işletmelerin beklentileri ne yönde? Çünkü Google görüntülü reklamları tercih eden işletmeler genelde marka bilinirliliğini arttırmaya yönelik bir çalışma yapmak istiyorlar. Ve dolayısıyla oradan daha fazla kişiye ulaşma, daha fazla gösterim elde etme tarzında reklam kampanya türünü kullanmayı tercih ediyorlar. Tabii bu aynı zamanda Google olmasın yani sadece Google'a bağlı düşünülmesin reklamlar yani görüntülü reklamlar. Burada programatik reklamları da dahil edebiliriz bence Gökhan. Tabii ki. Tabii ki programatik reklamlar da buna dahil edilebilir. Ama orada tabii Google'un ayrıştığı önemli bir nokta var. Google tarafının ayrıştığı. Nedir o? Yıllardır da takip ettiğim bir şey. Bu sanırım Google tarafında, GDN tarafında standart sapma biraz daha yüksek gibi gözüküyor. Ve o yüzden hani devamlı optimizasyon sürecinin başında durmak çok önemli. Çünkü bazen mesela bir bölgeyi hedeflediğinde ya da bir hedef kitleyi hedeflediğinde çok alakasız. Örneğin Türkiye'de bir çalışma yaptığında Singapur'daki bir VPN'in reklam ve VPN üstüne reklam gösterildiğini görüyorsun. Dolayısıyla orada nerede gösterilmesin? Hani bu hariç bırakmalar çok önemli gibi gözüküyor. Tıpkı arama ağındaki anahtar kelime hariç bırakmaları gibi. Belki de remarketing verimliliği üstüne de bir konuşmak lazım. Ne demek istiyorum? Mesela dikkat ediyorum. Önemli markalar özellikle remarketing çalışmalarında Google'u, GDN kampanyalarını kullandığı kadar RTB House gibi, Criteo gibi seçenekleri de çok fazla kullanıyorlar. Dolayısıyla burada verimlilik ölçümü çok önemli. Ama dediğine katılıyorum ağırlıklı olarak marka bilinirliği oluşturmak. Ama sanırım remarketing açısından da çok önemli oluyor burada kampanyalar. Şu açığı kapatmak gerekiyor belki de. Bazen devamlı test ediyorum. İşte tekstil mağazalarında, tekstil ticaret sitelerinde, erkek kıyafet, kadın kıyafet, kozmetik sitelerinde. Ürüne bakıyorsun. Evet başka bir siteye girdiğinde o reklam seni takip ediyor. Ama o ürün mü takip ediyor? Burası çok önemli dinamik reklamlarda. Örneğin Bayman sitesine girdiğinizde, bir ayakkabıya baktığınızda, evet Bayman sana herhangi başka bir siteye girdiğinde, RTB House üstünden ya da Google üstünden mutlaka reklamı takip ettiriyor. Ama mesela ne gösteriyor? Pantolon gösteriyor. Evet, büyük problem bu. Evet, bu çok ciddi bir problem. Dolayısıyla ürünün kendisi ya da ürün kategorisinin kendisi değil, herhangi bir random bir ürün grubu seni takip ediyor. Dolayısıyla GDN tarafının optimize edilmesi gereken üniteleri bir tık daha fazla. Sosyal medya tarafında ise örneğin katalog üstünden giderek doğrudan hedeflemek, yani en azından optimize etmek bir tık daha … ### #16 Dijital Reklamlar İle İşletmeyi Başarıya Taşıyacak Dönüşüm Metrikleri ve Değerler URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/dijital-reklamlar-ile-isletmeyi-basariya-tasiyacak-donusum-metrikleri-ve-degerle · Tarih: 2023-11-17 · Süre: 44 dk Bu bölümde reklamlarımız sonucunda elde ettiğimiz dönüşümleri nasıl değerlendirebilir ve analizleyebiliriz detaylıca bunları ele aldık. İşletmeler reklam kampanyaları sonucunda ve raporlamalarda hangi metrikleri gözlemlemeli ve hangi metriklere değer vermeli sektörel olarak bunları konuştuk. E-ticaret reklam kampanyalarının değerlendirilmesinden sağlık ve inşaat sektörüne vb. bir çok farklı sektöre farklı bakış açılarıyla yaklaşıp örnek case çalışması yaptık. Sorularınız için bizlere faruk@joykek.com dan ulaşabilirsiniz. Ayrıca bölüm kaynaklarını ve içeriklerini de faruktoprak.com web sitemde bulabilirsiniz. Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba, Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'inin yeni bölümüne, 16. bölümüne hoş geldiniz. Hoş geldiniz, ben Faruk Toprak. Ben Ulaş Gökhan Gümüş. Bugünkü ana konumuz, her ne kadar yer yer konunun dışına da çıkacak olduğumuz durumlar olsa da, dijital reklamlar ile işletmeyi başarıya taşıyacak dönüşüm metrikleri ve değerler üzerine konuşuyor olacağız. Bunları sektörel bazda da konuşuyor olacağız. Farklı sektörlerde bu KPI'ler neler olabilir, nelere odaklanabiliriz? Bu konuda ben ilk sözü sevgili arkadaşım Faruk'a vereceğim. Başlangıcı yaptıktan sonra kendisinin bu konudaki görüşleriyle sürece başlayalım. Şimdi bölümün konusu çok genel, çok geniş ölçekte, yani geniş kapsamlı bir bölü. Dijital reklamlar ile bu dijital olmayan offline reklamlar da olabilir. Aslında bugünkü konunun ana temeli metrikler, yani işletmeyi, markaları başarıya taşıyacak metrikler, dönüşümler ve bunların değerleri, dönüşüm değerleri. Bölümün açılışını yaparken bahsettiğin gibi sektörel olarak örnekle verip, bu şekilde dönüşüm metrikleri üzerine konuşup bunları daha anlamlı bir hale getirmeye çalışacağız. Çünkü e-ticarette bir başarı nedir dediğimizde genelde herkes satış diyor. Evet bu doğru. Ana temel başarı satıştır. Ama satışın dışında da önemli metrikler var. Ya da inşaat firması ya da sağlık sektöründe bir hastanenin reklamlardan elde ettiği o sonuçların metrikleri, o submetriklerin dönüşüm değerleri neler? Bunları kapsamlı bir şekilde bu bölümde sizlerle paylaşacağız. Gökhan istersen sektörel olarak böyle bir case çalışması gibi düşünelim. E-ticarette başlayalım. E-ticaret çünkü diğer sektörlere göre bence daha kolay. Sayılar var, raporlaması da kolay. Ne kadar harcadın, ne kadar harcaman sonucunda reklamlardan gelir elde ettin. Bunları da detaylı görebiliyorsun. Bence daha kolay ve daha kapsamlı diğer sektörlere göre. Bunları konuşurken aklına gelirse eğer mobil uygulama kısmındaki metrikler de gelirse, bence mobil uygulamalara da, mobil uygulamalardaki o özellikle mesela oyun uygulaması düşünün. Normalde oyun uygulamasındaki ana konsept nedir? Gaming değil mi? Yani adam gelecek, oyun kategorisindeki uygulamayı indirecek, oynayacak. Ancak bu da bir e-ticaret. E-ticaret nedir? Dijital anlamda satışın yapıldığı bir para transferinin olduğu işlemler. O oyunda da aslında kullanıcı oyunu indirdiğinde freemium dediğimiz, yani ücretsiz bir şekilde oyunu oynayabilir. Ama uygulama içi ödemeler yaparak satın almalar gerçekleştirebilir. Gerekirse can olur bu, puan olur. Orada da bir e-ticaret, bir transaction, bir işlem hacmi döner. İstersen bir e-ticaretle açılışı yapalım. Tamam. E-ticaretteki dönüşüm metrikleri üzerine konuşalım. Bir numara sence nedir? Vallahi benim için en önemlisi, tabii ki de ilk bakacağımız noktadan bir tanesi, conversion rate, dönüşüm oranı. Çok değerli bir metrik. Çünkü tabii bununla birlikte işte maliyet başına tıklama, dönüşüm oranı, aklıma ilk gelenler işte maliyet başına dönüşüm, tıklama başına göstereyim, geri edilme maliyeti daha doğrusu. Gökhan bence sırayla gidelim. Tamam. Paslaşalım burada. Tamam. Okey abi. Şimdi sen, dedim ki dönüşüm oranı. Çünkü sen başlayınca durmuyorsun. Tamam. Böyle buzluyor gidiyor. Tamam. O zaman ben şöyle deniyorum. Ben şöyle geçiyorum. Bak burayı kat ediyorum. Tamam mı? Diyorum ki, bence ilk önemli olan metriklerden bir tanesi dönüşüm oranı. Conversion rate. Günün sonunda bir ticaret markasını en tatmin edecek, en iyi hissettirecek değerlerden bir tanesi bu. Çok güzel. Şimdi dönüşüm oranını bildikten sonra, aslında orada tamamen bir formül var. Matematiksel bir formül. Dönüşümleri de, dönüşümler, conversions, reklamlarla iç içeyseniz ya da herhangi bir para harcadıysanız reklama … ### #15 Yeniden Sizlerleyiz - Sosyal Medya Reklamlarında Yeniden Pazarlama Stratejileri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/yeniden-sizlerleyiz-sosyal-medya-reklamlarinda-yeniden-pazarlama-stratejileri · Tarih: 2023-11-10 · Süre: 56 dk Biliyorum en son bölümü 2021 yılında paylaştım sizinle ve o bölümde sizlere veda ettim... Ama bu ayrılık beni üzdü... Aradan 2 yıldan fazla zaman geçtikten sonra yeniden Kasım 2023 itibariyle de tekrar bu podcast serilerime devam etme kararı aldım. " Türkiye'de Dijital Pazarlama " podcast serilerimize Ulaş Gökhan Gümüş ile birlikte devam edeceğim. Bugün de sizlere tam 55 dakikalık bir bölümü Ulaş Gökhan Gümüş ile birlikte hazırladık. Bölümün içeriği ise Sosyal Medya Reklamlarında Yeniden Pazarlama Stratejileri "remarketing" ve "retargeting" konularını ele aldık. Örnek case çalışması da yaparak keyifli bir bölüm hazırladık. Umarım dinlerken keyif alırsınız. Bu bölüm ile ilgili veya diğer tüm konularla ilgili görüşlerinizi bize aşağıda ki iletişim yollarını kullanarak ulaştırabilirsiniz. Faruk Toprak: faruk@joykek.com - www.faruktoprak.com Ulaş Gökhan Gümüş: gokhan.gumus@inovatif360.com Transkript (otomatik, özet): Herkese merhaba tekrardan Türkiye'de dijital pazarlama podcastinden ben Faruk Toprak. En son yayını Şubat 2021 yılında sizlerle paylaştım. O bölümde biraz sosyal medya kanunu üzerine Oğuz Kara ile birlikte çok güzel bir yayın gerçekleştirdik. Ve sonrasında bu podcast'e ara verdik. Bu podcast'e devam etmeyelim dedik. Ancak istatistikleri görünce dedik ki ya biz bu podcast'ı aslında bıraktık ama devam etmeliyiz diye düşündüm. Ve işte o gün bugün artık Türkiye'de dijital pazarlama podcastine kaldığımız yerden tüm hızıyla devam edeceğiz. Ancak bir farklılık söz konusu bu sefer bu yayınlarda ve bundan sonraki yayınlarda tüm bölümlerde Ulaş Gökhan Gümüş ile birlikte sizlerle güzel bölümleri paylaşacağız. Hatırlayanlarınız vardır. En son Temmuz 2019 yılında Gökhan'la bir bölüm kaydı gerçekleştirmiştik. Aslında bu podcast'in başlama sebebi de bir bakıma Gökhan'dı ve Gökhan'la birlikte güzel bir başlangıç yaptık. Şimdi de podcast'in devamını getireceğiz. Evet Gökhan yayına hoş geldin. Artık bu yayında konuk değilsin. Artık bu yayında sen yayın sorusun. Ben kısaca kendimi de tanıtayım. Ben Ulaş Gökhan Gümüş. Hem İnovatif 360 Dijital Pazarlama ve Web Analitik Ajansı'nın kurucusu hem de Acun Medya Akademi Dijital Bölüm Başkanıyım. Orada da sosyal medya ve Google reklamcılığı, e-ticaret ve girişimcilik eğitimi gibi alanlarda eğitimler veriyorum. Aynı zamanda da takip edenler biliyordur, bilgi adamda SEO ve sosyal medya Google reklamcılığı eğitimi veriyorum. Seninle de geçmişimiz oldukça eskiye dayanıyor. Orada bir şey diyeceğim. Buyurun. Çok aktif bir hayatım var. Yani hem Acun Medya hem dışarıda işlerin. Bu seni zorlamıyor mu Gökhan? Oldukça zorluyor. Aslına bakacak olursam ben hep derslerde de öğrencilere söylüyorum. Samimi bir itirafta bulunayım. Ben en son tatile gittiğim seneyi hatırlıyorum. Bundan yaklaşık 11 yıl önceydi. 11 yıldır tatil yapmıyorum. Yoğun bir iş tempom var. Ama sanırım burada şu önemli. İnsan zevk aldığı ve kendini geliştirdikçe iyi hissettiği bir alanda ilerlediğinde çok fazla tatildir ya da işte bugün iş olmasadır gibi durumlara saplanmıyor. O yüzden işimi seviyorum. Avantajı şu. Sen de aynı durumdasın. Kendi işimizi yaptığımız için bir noktada orada gerekli optimizasyonu hayatımızda da yapıyoruz. Sadece reklamlarda değil. Gerekirse bir günü boş bırakıyoruz. Gerekirse işte zamanı menaj edebiliyoruz. O açıdan keyifli. Doğru. Aslında en güzel kısmı da bu. Kendi işini yapıyor olmanın en güzel kısmı bu. Şimdi sen böyle çok fazla yoğunluktan bahsettin. Bu tabii ki de pazarlama üzerine çalışmak isteyen arkadaşları korkutmasın. Sen acun medyada bir de eğitim de veriyorsun. Dijital pazarlama, performans pazarlaması vesaire gibi tüm konularda. Oraya bir sürü insan her dönem geliyor ve bu pazarlamayı en başından öğrenmeye çalışıyorlar. Sanırım gelen kitle de pazarlamaya dair ya hiçbir şey bilmeyen oluyor ya da çok az bilgisi olan kişiler oluyor. Kesinlikle öyle ama orada çok ciddi bir çalışma var. Yani normal kurslardan çok farklı olarak ciddi bir network altyapısı var. Ve ben hani senin aracılığınla bir duyuru yapmış olayım. Oraya gelip kayıt yaptırmak isteyenler varsa mutlaka benim adımı Ulaş, Gökhan, Gümüş, Hoca diyerek benim adımı versinler. Çünkü orada bir mülakat sistemi var. Sadece parayı vermeniz, kayıt olmanız anlamına gelmiyor. Bu mülakat sisteminde ben bundan haberdar olursam, iletişime geçerlerse benle ve adımı verirlerse o konuda yardımcı olmaya çalışırım. Katılım gösterecek arkadaşlara. Evet, … ### #14 Sosyal Medya Kanunu Nedir, Facebook Reklam Kısıtlamaları Ne Zaman Sona Erecek URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/sosyal-medya-kanunu-nedir-facebook-reklam-kisitlamalari-ne-zaman-sona-erecek · Tarih: 2021-02-22 · Süre: 25 dk Konuk Oğuz Kara ile birlikte harika bir podcast hazırladık. Bu podcast yayınında sosyal medya kanunu, (sosyal medya hukukunu) en ince ayrıntısına kadar değerlendiriyoruz. Türkiye'de ne gibi değişiklikler yapılacak ya da sosyal medya temsilcileri ne gibi konularda sorumlu olacak gibi tüm soruları cevaplıyoruz. Sosyal ağ sağlayıcılarının çoğunun merkezi yurtdışında. Bu sebeple kanun kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla Türkiye’den günlük erişimi bir milyon kişiden fazla olan internet yayıncılarına Türkiye’de temsilci bulundurma yükümlülüğü getirilmiştir. Sosyal ağ sağlayıcının temsilci atama yükümlülüğü bakımından, temsilci olarak olarak atanacak tüzel kişinin Türkiye’de kurulmuş ve Türk mevzuatına göre tüzel kişiliği haiz olması ve gerçek kişi temsilcinin ise Türk vatandaşı olması gerektiği açıkça düzenlenmiştir. Facebook reklamlarına gelen kısıtlamalar bu yeni sosyal medya kanunu ile ilgili mi ? Bu podcastin tüm içeriğine faruktoprak.com web sitem üzerinden ulaşabilirsiniz. Transkript (otomatik, özet): Herkese yeniden merhabalar, ben Faruk Toprak. Bu podcast'te, bu yayında muhteşem bir konuk ile açılışı yapacağım ve muhteşem bir konuk ile bir podcast yayını gerçekleştireceğiz. Son zamanlarda özellikle Türkiye'de dijital pazarlama denilince sosyal medya tarafında Facebook'ta gelen kısıtlamalardan söz ediliyor ve Facebook sürekli işletme hesaplarını kısıtlıyor ve reklam hesaplarını kapatıyor. Bu günümüzün aslında en büyük konusu ve en çok merak edilen sorusu ve bu yayında, bu podcast yayınında konuk Oğuz Kara ile birlikte, avukat Oğuz Kara, aynı zamanda benim çok sevdiğim arkadaşım ile birlikte bu soruların cevaplarını arıyor olacağız. Öncelikle Oğuz hoş geldin yayına. Hoş bulduk Faruk, burada birlikte olmak çok keyifli. Kesinlikle, nasılsın iyi misin? İyiyim çok teşekkür ederim. Sen de gayet iyi görünüyorsun ve bu podcast'ı diğer podcast'lerimin aksine yan yana yapıyoruz. Aynen. Daha samimi. Kesinlikle öyle. Oğuz biliyorsun Türkiye'de sosyal medya denilince hükümetin baskıları ve işte sosyal medya yetkilerine işte temsilci atayacaksın demesi vesaire gibi bir takım problemler, bir takım konular var. Ve Facebook bu problemler oluştuktan sonra Türkiye'ye temsilci atayacağım mı, atamayacağım mı, ne yapacağım, ondan sonra Türkiye'de gelen bu sosyal medya kanunu vesaire insanlar böyle bir sürekli bir konuyu cevabını arar bir şekilde ortalıkta dolanıyor. Özellikle işletme sahipleri. Neden? Çünkü reklam hesapları sürekli kapanıyor bu işletmelerin. Şimdi bugün seninle sosyal medya kanununun üzerine konuşalım istiyorum ve özellikle girişi yaparken bu sosyal medya kanunu nedir? Neden bu konuda hukuki düzenlemeyi ihtiyaç duyuldu Türkiye'de? Aslında güne telefonumuzu açarak başlıyoruz Faruk ve telefonumuzu şarja takarak bitiriyoruz. Ben her sabah kalktığım zaman telefonumu bir kontrol ediyorum. Uygulamalardan gelen bildirimlere bakıyorum. Günümüzde sosyal medya hesaplarının akış trafiğine baktığımızda da gördüğümüz manzara inanılır gibi değil. Birçok hesap ve paylaşım var. Bu büyük veri akışında bazı paylaşımlar başkalarına zarar verebiliyor. Gerçekten hani DM yoluyla tacize uğrayan mesajları veya fotoğrafları ifşa edilen birçok insan olduğu gibi fake diye tabir ettiğimiz hesaplardan kişisel veri ihlal yapan gerçek ya da gerçek dışı söylemler güden birçok insan da var. Bugüne kadar bu gibi konularda hukuki başvurularımızı yapsak da çok fazla sonuç alamıyorduk. Hani ilk başta dediğin hükümetin baskıcı rejimi gibi bir inanış var. Aslında bu inanış büyük bakıma doğru değil çünkü gerçekten birçok insan mağdur durumdaydı ve sonuç alamıyorduk. Hani şu an bir şey değişmiş mi? Uygulama yeni yürürlüğe girdi. Yavaş yavaş şekilleniyor. Yavaş yavaş değişeceğini düşünüyorum. Şimdi sosyal medya kanunu, sosyal medya hukuku diyelim. Sosyal medya hukuku ülkemizde hatta dünyada yeni yeni şekilleniyor. Bizim Temmuz ayında gündeme gelen sosyal medya kanunu diye tabir ettiğimiz düzenleme aslında bağımsız bir kanun değil. 31 Temmuz'da bir kanun yürürlüğe girdi. Peki bu çok kısa araya girmek istiyorum. Bu Avrupa'daki diğer ülkeleri de kapsıyor mu? Yani her ülkenin böyle bir sosyal medya hukuku kanunu var mı? Bu konuyla ilgili bilgin var mı? Şöyle her ülkenin kendi iç düzenlemeleri var. Her ülke kendi içine ceza kanununda olabilir. Kişisel verilerin korunmasıyla ilgili düzenlemelerde olabilir. Kanunlarında yer verebiliyor. Karşılaştırmalı hukuk bağlanında çok fazla bir bilgi veremem şu aşamada. Ancak bizim ülkemizde de ne vardı? İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edinmesi hakkında kanun vardı. Bu 56-51 sayılı … ### #13 Wordpress WooCommerce E-ticaret Sitelerinin Artısı ve E-ticaret Reklam Formülleri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/wordpress-woocommerce-e-ticaret-sitelerinin-artisi-ve-e-ticaret-reklam-formuller · Tarih: 2020-09-29 · Süre: 10 dk Podcastlerime Temmuz 2019 tarihinde New York 'ta başladım ve ilk kaydımı Financial District'e wework'te yer alan ofisimde yapmıştım. Son kaydımı da İstanbul Kadıköy'de evimde :) Podcastlere çok fazla vakit ayıramadığım için böyle bir karar aldım. Ancak Joykek.com firmamız üzerinden ve web sitem faruktoprak.com üzerinden yeni dijital pazarlama etkinliklerini ve içeriklerini sizlerle paylaşmaya devam ediyor olacağım. Wordpress wooCommerce ile e-ticaret web sitenizi çok hızlı, dakikalar içinde kurabilirsiniz. Aynı şekilde ürün ekleme işlemini gerçekleştirip wooCommerce Facebook katalog ve Google eklentilerini de kurarak, Google Merchant Center ve Facebook Katalog sayfasına ürün feedlerinizi yükleyebilir ve bu platformlar aracılığı ürün reklamcılığına başlayabilirsiniz. Üstelik bu işlemlerin hepsi ücretsiz. Bunun için herhangi bir yazılımcıya ihtiyacınız bulunmamaktadır. Ancak yazılımcınız olursa daha fazla seçenek ile daha customize yani kişiselleştirilmiş ve özelleştirilmiş bir e-ticaret web siteniz olabilir. E-ticaret reklam formüllerinde de üzerinde en çok durduğum formül olan revenue formülünü bu podcastte açıkladım. Revenue gelir demek, bu formül ile işletmenizin ne kadar tıklamaya ne kadar gelir elde edebileceğini hesaplayabilirsiniz. Bunun için geçmiş verilerimizi referans alabiliriz. Bu veriler sırasıyla Clicks (Tıklamalar), CR Conversion Rate (Dönüşüm Oranı) ve AOV Average Order Value (Ortalama Sipariş Değeri ya da Tutarı) Clicks ve CR'ı direk Google Ads hesabınızdan alabilirsiniz; AOV'yi ise Google Analytics hesabınızdan alabilirsiniz. AOV verisini görebilmeniz için gelişmiş e-ticaret kurulumunun yapılmış olması gerekmektedir. Bu verilere ulaşabildiğiniz varsayarsak direk aşağıda ki formülü kullanabilir ve gelirinizi hesaplayabilirsiniz. Gelir : Tıklamalar x Dönüşüm Oranı x Ortalama Sipariş Tutarı Revenue : Clicks x CR x AOV Örneğin, 15.000 clicks, %1.2 CR ve 500-TL AOV olduğunu varsayarsak hesaplayacağımız revenue 90.000-TL olacaktır. (15.000 x 0.012 x 500) E-ticaret estimations formülleriyle ilgili desteğe ihtiyacınız varsa bana ulaşın. Herhangi bir sorunuz ve iş birliğiniz için direk faruktoprakx@yahoo.com e-posta adresim ya da web sitem iletişim sayfasından benimle iletişime geçebilirsiniz. Kendinize iyi bakın... Bol dijitalli günler :) Transkript (otomatik, özet): Herkese merhabalar yeni bir podcast yayınından ben Faruk Toprak bugün de dijital pazarlamaya dair yenilikleri konuşuyor olacağız. Bugün aslında yenilikten ziyade biraz daha farklı konulara e-ticaret konusuna değinmek istiyorum bugünkü programda. Bir de arkadaşlar üzücü bir durum var aslında üzücü değil ama yeni güzel şeyleri beraberinde getirecek bir şey. Bu bölüm son bölüm bu podcast'lere New York'ta başladım sizler de biliyorsunuz geçen yıl podcast'lere başladım ve dedim ki dijital pazarlamaya dair Türkçe güzel bir kaynak olsun güzel bir içerik olsun dedim. Ve böyle bir projeyi podcast projesini başlattım ama son zamanlarda bu podcast'e ara verdiğim için ve bu podcast'ı ilerletemediğim için podcast'ı bitirme kararı aldım. Dolayısıyla bu bölüm son bölüm umarım sizlere güzel bilgileri aktarabilmişimdir umarım başarılı bir iş ortaya çıkarabilmişimdir. Web sitem üzerinde yani faruktoprak.com üzerinde yine dijital pazarlama dair içerikleri yazıyor ve sizlerle paylaşıyor olacağım. Web sitem faruktoprak.com'dan benimle dilediğiniz zaman iletişime geçebilirsiniz ve tüm kaynakları tüm içerikleri web sitem üzerinden görüntüleyebilirsiniz. Bugün e-ticaret üzerine konuşmak istiyorum e-ticarette dijital pazarlama ve e-ticaret altyapıları. Biliyorsunuz ki WordPress kullanıcısı çok fazla dünyada. Birçok insan WordPress'i kullanıyor ve WordPress'i tercih ediyor. Çünkü SEO tarafında organik aramalarda web sitesinin performansını diğer altyapılara göre daha iyi olumlu sonuçlarla ortaya çıkarabiliyor. Ancak bir takım diğer Türk şirketlerinin hazırlamış olduğu e-ticaret altyapıları da var. Bunlar da başarılı. Bunlara girmeyeceğim ama bugün WordPress üzerinden konuşmak istiyorum. Ama Türk firmalarının, Türk e-ticaret firmalarının hangisinin daha iyi olduğu konusunda soruları olan varsa ya da öneriye ihtiyacı olan varsa benimle iletişime geçebilir ve kendisine tüm bu bilgileri aktarabilirim. Evet WordPress. Öncelikle WordPress nedir? Bunun hakkında konuşalım. WordPress, PHP dilinde yazılmış bir web sitesi altyapısıdır ve açık kaynak kodla yazılmıştır. WordPress web sitenizi 5 dakikada kurabilirsiniz. Güzel de bir template yani bir tasarım satın alarak web sitenize kurulumunu sağlayabilir ve hızlı bir şekilde web sitenizi aktif edebilirsiniz. Herhangi bir yazılımcıya ihtiyaç duymadan ama tabi ki de yazılımcınız olursa güzel customize dediğimiz yani kişiselleştirilmiş ya da özelleştirilmiş tasarım ve web sitelerini ortaya çıkarabilirsiniz. WordPress aracılığıyla. Şimdi e-ticaret tarafında da WordPress çok kullanışlı diyebilirim. Özellikle ücretsiz olması bir avantaj. WordPress'te e-ticaret yapmak istiyorsanız WooCommerce dediğimiz bir plugin var. Yani bir eklenti var. Bu eklentiyi web sitenize kurmanız gerekiyor. Web sitesine kurulumunu sağladıktan sonra Jetpack olabilir ya da WooCommerce'ın alt pluginleri yani eklentileri olabilir e-ticaret üzerine. Bunların da kurulumunu sağlayarak hem SEO tarafında hem Google Merchant Center XML gönderme, ürün feedi diyoruz biz buna bunları gönderme ve hem de Facebook'ta ürün kataloğu oluşturabilmek için ürün feedlerinin oluşturulması ve buralara eklenmesi aslında çok hızlı ve çok kolay. WordPress aracılığıyla bunu sağlayabiliyorsunuz. Aynı şekilde WordPress'te sanal post entegresini çok hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirebiliyorsunuz. Sanal postlardan da size önerebileceğim şu anda iZiko var Türkiye'de baya büyük bir firma bir de PTR var. iZiko ile ilgili kötü bir deneyimim var. Müşteri destek sayfası gerçekten böyle bilmiyorum hani nereden buluyorlar bu insanlar ama iZiko'nun müşteri ya da iZiko'nun müşteri destek sayfası gerçekten berbat. Çalışanlar da öyle çok geç şekilde problemlerinizi çözüme kavuşturuyorlar ama çok geç kavuşturuyorlar. PTR ile ilgili herhangi bir sorun yaşamadım ama PTR de … ### #12 Google Alışveriş Reklam Kampanya Stratejileri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/google-alisveris-reklam-kampanya-stratejileri · Tarih: 2020-08-20 · Süre: 8 dk 12. bölümde Google Alışveriş Reklam Kampanya stratejilerinden konuştuk. 10 Ağustos 2020 itibariyle Google, Türkiye'de Alışveriş Reklamlarını kapatma kararı aldı, hal böyle olunca detaylı e-ticaret firmaları standart alışveriş reklamlarını kapatıp alternatif bulmaya çalıştılar. Bu podcast de detaylı olarak kapanan alışveriş reklamlarına özel neler yapabiliriz, alternatif olarak ne kullanabiliriz, Google reklam türlerinden hangisini kullanırsak bu açığı kapatabiliriz detaylı olarak bunları anlattım. Bu podcastin full içeriğine https://www.faruktoprak.com/google-alisveris-reklam-stratejileri adresinden ulaşabilirsiniz. Transkript (otomatik, özet): Herkese yeniden merhabalar ben Faruk Toprak uzun bir aranın ardından tekrardan dijital pazarlamaya dair yenilikleri sizlerle paylaşabilmek adına podcast'in 12. bölümünü şu anda başlatıyorum. Son zamanlarda dijital pazarlamaya dair özellikle şu son aylarda çok fazla değişiklikler oldu. Bugün bunlardan bir tanesiyle konuşmak istiyorum. Bir tanesi aslında bizim için en önemli bir değişiklikti. Bu da Google alışveriş reklamlarını Türkiye'de 10 Ağustos itibariyle durdurdu ya da kapattı diyelim. Aslında böyle bir sonucu bekliyorduk. Yalan yok çünkü uzun bir süredir bu süreç devam ediyor. Ve sonunda nihai karara ulaşıldı. Ve Google tıpkı Almanya'da da yaptığı gibi Türkiye'de de 10 Ağustos itibariyle alışveriş reklamlarını durdurma kararı aldı. Mahkemenin verdiği sonuca göre. Google buna itiraz eder mi ya da bu süreç daha ne kadar böyle devam eder bilmiyorum ama şu an için bizim yapmamız gereken şey standart alışveriş kampanyalarını iyi optimize ederek oradaki rohası ya da düşen rohası tekrar yakalayabilmek. Bugün aslında bu podcast'te biraz bundan bahsedeceğim. Özellikle e-ticaret web sitelerinin dijital pazarlama kanallarını yöneten arkadaşlar. Bu podcast biraz sizler için daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Ne oldu? Şimdi Google arama ağında bir ürün adı yazıldığı zaman üstte ya da yanda çıkan o ürünler aslında reklamdı. Bu da shopping ads diye geçiyordu. Yani alışveriş reklamcılığı diye geçiyordu. Google şimdi arama ağında yapılan sonuçlarda direkt bu ürünleri kaldırdı. Ancak Google'ın içinde direkt alışveriş sekmesi altında ürünler hala gösterime devam ediyor Türkiye'de. Siz hala burada ürünlerinizi listeleyebilirsiniz. Bunun için geçerli bir Merchant Center hesabınızın olması ve ürünlerinizin bu tarafta bu Merchant Center'da onaylı bir şekilde olması gerekiyor. Ve aynı zamanda Temmuz ayında Google bir bildiri yayınladı ve dedi ki artık Türkiye'de organik olarak ürün arama sonuçlarını da göstereceğim dedi. Bu da şu anlama geliyor. Yani Google içinde yer alan o alışveriş sekmesinde gösterilen tüm ürünler aslında ilk ürünler sponsorlu yani reklamlı gelen ürünler ancak sonrasında gelenler organik ürünler. Yani siz aslında bir Merchant Center hesabınızda eczamel bağlayarak, ürünlerinizi listeleyerek alışveriş sekmesi altında ürünlerinizi organikte gösterebilirsiniz. Şu an için Türkiye'de alışveriş sekmesini kullanan kişi sayısı az, çok yüksek değil. Çünkü alışkanlıklardan dolayı insanlar direkt Google'a yazıyor ve gelen sonuçlara göre bir aksiyon alıyor. Yani Google'ın kendi içinde direkt görseller, alışveriş gibi sekmelere tıklama sayıları oldukça az. Bu da tamamen kullanıcıların alışkanlıklarından dolayı kaynaklanıyor. Peki bizler ne yapabiliriz? Standart Shopping yani standart alışveriş reklamları kapandı. Bizler de bunun yerine bir takım değişiklikler yapabiliriz. Şimdi bu değişikliklerin en başında yapabileceğimiz değişikliklerin en başında standart alışveriş reklam kampanyalarını smart alışveriş reklam kampanyalarına çevirmek olabilir. Smart alışveriş reklam kampanyaları gösterime devam ediyor. Burada herhangi bir durdurulma ya da sonlandırılma yok. Az önce de söylemiştim. Alışveriş sekmesinde yer alan ürünlerin gösterilmesi aslında smart'tan geliyor. Ve daha birçok web sitesinde ya da mobil uygulamalarında ürünleriniz gösterim alabilir ve ürünleriniz tıklanılabilir. Bu da aynı şekilde satışa dönüşmesini sağlayabilir. Yani standartı smart'a çevirdikten sonra ilk olarak bunu yaptıktan sonra aynı şekilde smart kampanyalarınızı da kategorize etmenizde fayda olacaktır. Yani aslında buradaki amaç tüm ürünleri göstermekten ziyade ürünleri kategori kategori birleştirmek ve kategori kategori göstermek. Örneğin spor çantası ve spor eldiveni satıyorsanız oluşturduğunuz smart shopping kampanyasında all … ### #11 Türkiye’de En Popüler Mobil Uygulama Yayıncıları ve Mobil Uygulamalardan Para Kazanma Yöntemleri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/turkiye-de-en-populer-mobil-uygulama-yayincilari-ve-mobil-uygulamalardan-para-ka · Tarih: 2020-05-23 · Süre: 14 dk Türkiye'de Google Play Store'da En Popüler Uygulama Yayıncısı 32 uygulaması ve 117.28m+ indirim sayısı ile Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. Google Play'de Türk yayıncılarının uygulama paylaşım oranı globale oranla sadece %1. Bu rakam gerçekten çok düşük bir rakam, umarım en kısa zamanda uygulama yapımı ve paylaşımı konusunda yüksek rakamlara ulaşabiliriz. Türkiye'de en fazla uygulama paylaşımı yapan yayıncılar ise sırasıyla Good Job Games, Soner Kara, Fast Free Games, Zuuks Games, Serkan Özyılmaz, Ruby Game Studio, Peak, Silevel Games, Tiramisu, Sir Studios . Google Play Store da 2020 itibariyle Türk yayıncılarının paylaştığı toplam uygulama sayısı yaklaşık olarak 17,258. Google Play Store'da ki toplam uygulama sayısı ise 2,861,759. Türkiye'de 2020 itibari ile en çok indirilen uygulamalar sırasıyla Hayat Eve Sığar, Hepsiburada, GittiGidiyor, e-Devlet Kapısı, Ziraat Mobile, n11.com, FLO, EBA, Türk Telekom Online İşlemler, Digital Operator. Türkiye'de Google Play Store'da Uygulama İndirme Bazında En Popüler Uygulama Yayıncı Listesi Türkiye'de sırasıyla en çok indirilen ve popüler olan TOP 10 uygulama yayıncı listesi aşağıda ki gibidir. Bu listede Turkcell 117.28m+ indirim sayısı ve 32 uygulaması ile birinci sırada yer almaktadır. Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş Waplog Social Network Renkmobil Bilisim Visover Ltd Ratech Vodafone Türkiye Bulent Akpinar Trendyol sahibinden.com MobilDev Sesli Mesajlarınızı Bana Ulaştırabilirsiniz Sesli mesajlarınızı https://anchor.fm/dijital-pazarlama bu link üzerinden bana gönderebilirsiniz. Bu sayfaya girdiğinizde +Message butonuna tıkladığınızda mikrofonunuz aracılığıyla ses kaydı yapıp bana gönderebilirsiniz. Bir diğer yöntem ise ses kaydınızı telefonunuz üzerinden yapabilir ve bana faruktoprakx@yahoo.com adresime mail atabilirsiniz. Sesli mesajlarınıza podcastlerimde yer vereceğim. Bu podcastin full içeriğine https://www.faruktoprak.com/mobile-app-para-kazanma-yontemleri/ adresinden ulaşabilirsiniz. Transkript (otomatik, özet): Herkese merhabalar, Mayıs ayının ikinci dijital pazarlama podcast'ini ben Faruk Toprak. Şu an şu dakika paylaşıyorum 23 Mayıs 2020 tarihlerden. Bugün Arefe günü, Ramazan'ın son günü, yarın da Ramazan bayramının ilk günü. Ramazan bayramı yarın ve dolayısıyla şimdiden bayramınızı enişten dileklerimle kutluyorum. Bugünü özel yine güzel dijital içerikleri, dijital bilgileri sizlerle paylaşacağım. Bugün özellikle mobil uygulama sahiplerinin uygulamaları üzerinden nasıl gelir elde edebilecekleri konusuna değinmek istiyorum. Ve bir takım istatistikleri yani mobil uygulamalarda Türkiye'deki durumu gösteren istatistikleri sizlerle paylaşacağım bugün. Hangi uygulamalar hem Google Play'de hem iOS'da Türkiye'de en çok indirime sahip ya da Türkiye'de en fazla rating almış şeklinde. Ve Türkiye'deki en popüler publisher'lar yani mobil uygulama yayıncılarını sizlerle paylaşacağım bugün ilk 10 listeyi. Şöyle publisher'ların paylaştığı ya da yayınladığı uygulamaların sayısına bakacak olursak, en güncel sayılar itibariyle Türkiye'de şu anda Türk yayıncıların paylaştığı 4667 tane uygulama var Google Play Store'da. Ve globalde ise rakam 843.505 yani globale oranla aslında Türk yayıncılarının paylaştığı uygulama oranı %1. Bu gerçekten çok düşük bir rakam. Bu da bize Türkiye'de mobil uygulamalara yatırım yapılmadığını ve çok gerilerde olduğumuzu gösteren bir rakam. En azından bunun %5 olmasını ben temenni ederdim. Ama şimdilik maalesef %1. Umarım en kısa zamanda bu sayılar artar, bu rakamlar artar diyelim. Ve genel olarak baktığımızda Türkiye'deki average rating of Turkish apps, yani Türk uygulamalarının aldığı ortalama rating 3.66 ve bu globalde ise 3.19 olarak görünüyor. Aslında bu da bizim uygulamaları sevdiğimizi gösteriyor. Yani globalin biraz üstünde 3.19 global, 3.66'da Türk app'leri, Türk uygulamalarının aldığı rating, average. Bir değil istatistik ise aslında çok dikkatimi çekti bu. Türk uygulamaları da sadece %29'u oyun içerikli, geri kalan %71'i oyun haricindeki uygulamalar. Bu da çok ilginç bir percentage, yani yüzdelik oranı. Biz aslında daha çok oyunlardan çok diğer uygulama kategorilerine yoğunlaşıyoruz diyebilirim. Şimdi Türkiye'deki publisher'lara baktığımızda, top 10'e baktığımızda, en popüler publisher'lar, yani uygulama yayıncıları listesine baktığımızda, Turkcell 1. sırada geliyor. Turkcell iletişim hizmetleri, anonim şirket adıyla. Turkcell'in yaklaşık 32 tane uygulaması var Google Play Store'da. 117.28 milyon kez bu uygulamalar indirilmiş. Hemen uygulamaların içine baktığımda Fizi var. Fizi müzik ve video uygulaması, bildiğiniz gibi Spotify'in benzeri bir uygulama. Bu uygulama aracılığıyla müzik dinleyebiliyorsunuz. GNC var, Turkcell iletişim hizmetleri adı altında. Lifebox, ondan sonra Goller Cep'te, Yani ve Digital Operator diye uygulamaları var. Türkcell'in 32 tane uygulamayla şu anda Turkcell Türkiye'de top 10 listesinde, birinci sırada, yayıncı listesinde. İkinci sırada Weblog Social Network var. Ben daha önce hiç duymadım açıkçası. 64.85 milyon kez indirilmiş ve bunların 4 tane mobil uygulamaları var Google Play Store'da. Genelde işte bunlar dating ile alakalı, dating app, video, live video chat ya da play games and chat diye uygulamaları var Google Play Store'da. Ve Türkiye'de number two yani ikinci sırada yer alıyorlar. Üçüncü sıradaki firmayı da açıkçası publisher'da hiç duymadım. İlk defa duyuyorum. Yalan yok. Rank Mobile Bilişim diye bir publisher üçüncü sırada. Ve çok ilginç. Bunların sadece tek bir uygulaması var. Yani tek bir uygulama ile Türkiye'de üçüncü sırada yer alabilmek büyük bir başarı. Bu uygulama da Download Manager diye geçiyor Android'de, Google Play Store'da. Dördüncü sırada Visover … ### #10 Sanal Pazarlarda Nasıl Satış Yapılır ve Satışları Arttırma Teknikleri Nelerdir? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/sanal-pazarlarda-nasil-satis-yapilir-ve-satislari-arttirma-teknikleri-nelerdir · Tarih: 2020-05-10 · Süre: 17 dk Mayıs ayı Dijital Pazarlama podcastin de bu ay sanal pazar yerlerinde satış yapma yöntemleri, ya da sanal pazar yerlerinde hali hazır da satış yapanların nasıl satışlarını arttırabileceğini konuştuk. Bu podcastin konuğu benim çocukluk arkadaşım olan Engin Güler. İnternet üzerinden satış yapmak isteyen birçok satıcı için Sanal Pazar yerleri (N11, Gittigidiyor, Hepsiburada, Amazon, E-Pttavm, Trendyol vb.) mi yoksa yeni bir e-ticaret sitesi mi daha avantajlıdır sorusu her zaman merak edilen bir konudur. Ürünlerinizi internet üzerinden pazarlamanın birçok yolu vardır. Ürünlerinizi kendinize ait olan e-ticaret web sitesi üzerinden ya da sanal pazar yerleri (N11, Gittigidiyor, Hepsiburada, Amazon, E-Pttavm, Trendyol vb.) üzerinden veya her ikisini de kullanarak satış yapabilirsiniz. E-ticarete yeni başlıyorsanız ve hiç bir deneyiminiz yok ise kesinlikle sanal pazar yerlerinde satış yaparak başlamalısınız. Sanal pazar yerlerine girmek e-ticarete göre daha az maliyetlidir. Sanal pazar yerlerinde yeniden bir teknik altyapı, ödeme altyapısına ihtiyaç yoktur sadece bir mağaza açmanız yeterlidir. Ancak e-ticaret sitesi kurmak istediğinizde yeni bir teknik altyapı, ödeme yöntemi entegrasyonu, e- ticaret site yönetimi, e-ticaret site kurulumu ve bakım masraflarıyla daha fazla bir maliyet oluşturmaktadır. Sanal pazar yerlerinden veya e-ticaret sitesi üzerinden alışveriş yapacak müşterilerin güvenini sağlamak gerekir. Ancak müşteri marka bilinirliği duyulmamış bir e-ticaret sitesinden alışveriş yapmaktansa her platformda bilinen sanal pazar yerlerinden alışveriş yapmayı tercih etmektedir. Her iki platformunda kendine göre avantajları ve dezavantajları mevcuttur. Ancak az maliyet ve hazır müşteri kitlesine ulaşmak için sanal pazar yerleri ile başlamak satıcı olarak daha doğru bir karar olacaktır. Mağazamız için gerekli olan marka bilinirliği ve satışları arttırdıktan sonra ikinci adım olan markamıza ait e-ticaret sitemizi kurabiliriz. Bu podcasti web sitem den de içeriği ile birlikte dinleyebilirsiniz. faruktoprak.com/podcast-sanal-pazar-yerleri-satislari Engin Güler İletişim Bilgileri E-posta : info@globalwebart.com WhatsApp Destek: 0552.554.3282 Transkript (otomatik, özet): Herkese merhabalar ben Faruk Toprak, Mayıs'a dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Bu ayda birbirinden yeni dijital içeriklerle sizlerle buluşuyoruz tekrardan. Bu hafta, bu ay özel bir konuk var. Geçen podcast yayınında da bahsetmiştim. Sanal pazarlarda satış yapabilmek ya da sanal pazarlarda mevcutta satış yapan ve satışlarını artırmak isteyen kullanıcılar için, dinleyiciler için harika bir podcast, harika bir içerik hazırladık. Bu ay Engin Güler podcastimde benim konuğum öncelikle Engin. Hoş geldin yayına. Merhabalar Faruk, ben Engin Güler. Herkese merhabalar tekrardan. Beş yıldır dijital pazarlama alanında faaliyet gösteriyorum. Diğer firmalara marka stratejileri konularında danışmanlık yapıyorum. Dijital pazarlama olsun, web tasarım, e-ticaret sitesi ve sanal mağazalar konusunda marka stratejileri geliştiriyorum ve danışmanlık yapıyorum. Geçen sene kendi firmamı kurdum Global Web Parti olarak. Bu firma üzerinden diğer firmalara şu anda danışmanlık hizmeti veriyorum. Şimdi uzun zamandır hep sürekli mesaj alıyorum. İşte N11'de gitti gidiyor da hepsi burada ya da Trendyol'da. Ve benzeri platformlarda sanal mağaza sahiplerinden sorular geliyor bana sürekli. Ve diyorlar ki işte biz burada satışlarımızı artırmak istiyoruz. Ya da hiç sanal mağaza sahibi olmamış ama online'dan satış yapmak isteyen kullanıcılar bana ulaşıyor. Ve diyorlar ki bu platformlarda satışçı olabilmek için şirket olmak gerekiyor mu? Yoksa bireysel hesap açılabilir mi? Öncelikle istersen bize biraz bu konuda bilgi verebiliyor musun? Yani direkt şirket sahibi olmadan N11 üzerinden ya da Hepsi Burada Trendyol üzerinden satış yapılabilir mi? Ya da şirket açmak gerekiyor mu? Bu konuyla ilgili bize biraz bilgiler aktarabilir misin? Şimdi öncelikle N11 Hepsi Burada Trendyol gibi mağazalarda kullanıcı olarak yani şahıs olarak herhangi bir satış yok. Ancak şu an gitti gidiyor da kullanıcı olarak satış yapabilirsiniz. Yani hem ikinci el olsun hem sıfır olarak şahıs olarak satış yapabilirsiniz. Diğer firmalar diğer sanal pazar yerleri ne istiyor bu konuda onu ele alalım. Diğer pazar yerleri şahıs şirketi, limited şirket yani bir şekilde şirket olmanız lazım. Bu pazar yerlerinde mağaza açabilmeniz için. Bu pazar yerlerinde bir de bazen şöyle sorular geliyor onu da açıklayayım istersen. Öncelikle e-ticaret sitesi mi açalım, pazar yerlerinde mi mağaza açalım diye sorular geliyor bize. Öncelikle yani en baştan bu işe başlıyorsanız eğer pazar yerlerinde bir mağaza açmanızı tavsiye ederim. Kendinizi kanıtladıktan sonra, markanızı kanıtladıktan sonra e-ticaret sitesinizi tabii ki açmanız gerekiyor. Ve marka bilinirliği açısından da e-ticaret sitesi çok önemli. Kesinlikle katılıyorum sana web sitesi konusunda. Yani bir e-ticaret web sitesi açmaktansa ufak çaplı şirketler için. Direkt sanal mağazalara kayıt işlemini gerçekleştirip bu sanal mağazalar üzerinden satışlarını gerçekleştirebilirler. Satışlara başlayabilirler. Ancak bir marka yaratmak istiyorsanız e-ticaret web sitenizin %100 olması gerekiyor. Ve bu markanız üzerinden satışlarınızı hem online e-ticaret web sitenizden hem de N11 Trendyol, hepsi burada gibi platformlardan, sanal pazarlardan gerçekleştirebilirsiniz. Burada tabii son karar sizin marka mı olmak istiyorsunuz yoksa sadece internet üzerinden satış yapan bir şirket mi olmak istiyorsunuz? Bu karar size kalmış. Tabii ki hem pazar yerlerinde hem de e-ticaret sitelerine özel avantajlar, dezavantajlar mevcut. Ancak şöyle en başta şirketlerin bu pazar yerlerinde mağaza açmalarını ben destekliyorum. Sıfırdan bir satış yapmak istiyorlarsa neden bu daha avantajlı online pazar yeri çünkü orada hazır bir kitle var, hazır … ### #9 Starlink Uydu İnterneti İle Dijital Dünya Tamamen Değişecek URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/starlink-uydu-interneti-ile-dijital-dunya-tamamen-degisecek · Tarih: 2020-04-26 · Süre: 8 dk Nisan ayı Dijital Pazarlama podcastinde her zaman olduğu gibi bir çok önemli konulara ve gündemde ki yeniliklere değindim. Bu ay ki en önemli konu Starlink interneti ve bu sistemin dijitale olan etkileri oldu. Elon Musk yeni projesi Starlink uydu interneti ile interneti en hızlı ve en düşük maliyetle bize ulaştırmayı planlıyor. Starlink'in bu projesi dijital dünyanın komple değişmesine neden olacaktır. Özellikle ülkelerin interneti engellemeye çalışması ve insanların bilgi ve kaynağa erişmesini engellemesi artık son bulacak gibi görünüyor. Aynı zamanda Starlink ile düşük hızda internete kullanıcılar bedavaya ulaşabilecekler. Öte yandan Google, Alışveriş reklamlarında ücretsiz olarak ürün listeleme ve organik sonuçlarda gösterme çalışmasını başlattı. İlk olarak bu çalışma Amerika'da test edilecek olup daha sonra diğer ülkelerde de faaliyete geçecektir. Bu da ürün SEO çalışmasının önemini tekrar gündeme getirecek gibi duruyor. Artık ürünlerinizi ücretsiz olarak Google Alışverişler sekmesinde listeleyebileceksiniz. n11 gibi platformlarda sanal mağazaları olan ve ürün listeleyenler için bu durum biraz karmaşık olacak gibi görünüyor. Google bu ay reklam olarak yayınlanan sonuçların yanına bir buton yerleştirip o reklamı yayınlayan reklam verenin bilgilerini tüm kullanıcılar ile paylaşmayı planlıyor. Bu da Google'un daha şeffaf bir yapıya doğru geçiş yaptığını göstermektedir. Google’ın hazırladığı sosyal mesafe raporuna göre market ve eczanelerin hareketlilik eğilimi %39, işyerlerinin %45 oranında düştü. Sanal market satışlarında yüzde 60’a varan bir artış gözlemleniyor. Ünlü giyim markası Kiğılı'nın bu dönemde web sitesi üzerinden online market satışına başlaması bahsettiğimiz hızlı ve radikal çözümlere bir örnek. Karantina sürecinde hobi ürünleri ve kitap kategorilerindeki satışlarda da artış gözlemlendi. Sesli kitap uygulamalarının da indirilme oranları yüzde 200 arttı. Özellikle Instagram'dan ve YouTube üzerinden spor uygulamalarının popülerleşmesiyle bu dönemde spor malzemelerinin ve kıyafetlerinin de satışları arttı. Bunun dışında evde kalma uygulamalarının bir neticesi olarak müşteriler büyük ölçüde ev eşyalarına ve dekorasyon ürünlerine yöneldiler. Bu podcasti websitem üzerinden içeriği ile birlikte de dinleyebilirsiniz : faruktoprak.com/podcast-starlink-internet Transkript (otomatik, özet): MÜZİK Herkese merhabalar ben Faruk Toprak. 26 Nisan 2020 bugün ve Nisan ayının dijital pazarlama podcastini bugün de sizlerle paylaşıyorum. Umarım günleriniz güzel geçiyordur arkadaşlar. Bugün birçok konudan konuşacağız. Özellikle bugün başlarken Starlink projesinden konuşmak istiyorum. Ve akabinde koronavirüsün dijitale ve sektörlere olan etkilerinden bahsetmek istiyorum. Ve Google reklamcılığında bir takım yenilikler var. Google bir takım yenilikleri bizlerle buluşturuyor ve bizlere sunuyor. Bunlardan size bahsediyor olacağım. Ve bunu belki ilk defa duyuyor olabilirsiniz. Çünkü Google Türkiye sayfalarında da bu bilgiler paylaşılmadı. Ve takdir edersiniz ki her şey ilk olarak United States'de yani Amerika'da başlatılıyor ve deneliliyor. Starlink'den bahsedecek olursam arkadaşlar. Starlink Elon Musk'ın başlattığı bir proje. Bu projeyle aslında Elon Musk internetin daha hızlı olmasını hedefliyor. Şu anda internet bildiğiniz gibi okyanusun altından döşenen kablolarla bizlere ulaşıyor. Ve şu anda da aslında hızlı gibi görünse de bir takım gecikmeler yaşanabiliyor. Ve fiyatına baktığımızda daha maliyetli şu anki mevcut sistemde internet. Elon Musk ise hem fiyatları düşürmeye çalışıyor. Hem de daha hızlı ve en hızlı internete ulaşmamızı istiyor. Aslında onun bu projeye başlamasındaki temel amaç Mars'la dünya arasındaki iletişimi hızlandırabilmekti. Ve bence çok doğru bir karar dünya yörüngesine yerleştirilecek uydular ile internet bambaşka bir boyuta erişecek diyebilirim. Dün bu sabah aslında bir haberlere baktım ve komik Kırklareli ve Tekirdağ'da bu uyduları gören vatandaşlar jandarmayı aramış. Korkmayın arkadaşlar gökyüzünde böyle tren gibi uyduları peş peşe arka arkaya görebilirsiniz. İşte bu uydular bizim bundan bir 10 yıl sonra tahmin ediyorum 10 ya da 5 yıl sonraki internetimiz olacak. Ve internete bambaşka bir boyut kazandıracak bir sistem. Takdir edersiniz ki şu an internette bir takım engeller var. Sadece Türkiye için değil özellikle Çin'de bazı ülkeler internete engellemeye çalışıyorlar. Ve insanların bilgiye ya da kaynağa erişmesine engel oluyorlar. Dolayısıyla Starlink bence internete de artık erişime açık ve herkese açık bir şekilde bir duruma getirecek diye düşünüyorum. Ve bir Amerikan şirketi bunu başlatan dolayısıyla herkesi bunu kullanmaya mecbur duruma getirecekler diye düşünüyorum. Çünkü Amerika şunu diyebilir artık ben kablodan interneti bu kıtadan uzaklaştırıyorum diyebilir. Dolayısıyla ne olur? Yarım internete sahip oluruz. Yani tam internete sahip olmayız. Starlink bambaşka bir boyut kazandıracak diye düşünüyorum. Hem dijital reklamcılar hem dijitaldeki bu gelişmeleri vs. Umarım bu proje başarılı olur. Çünkü ben bu projeyi sonuna kadar destekliyorum. Sadece gökyüzüne baktığınızda bir süre yıldızlar yerine Starlink uydularını görebiliriz. Bu biraz can sıkıcı bir durum ama sanırım buna da yavaş yavaş alışacağız diye tahmin ediyorum. Kısacası internette olan bu değişiklikler açıkçası geleceği değiştirecektir diyebiliriz. Hemen şöyle Google reklamlarına baktığım zaman Google'da bir takım yenilikler var bu ay. Google yeni bir sürümü denemeye çalışıyor Google alışveriş reklamcılığında. Bu da şu anlama geliyor. Alışveriş reklamlarında ürün listeleyebilmek için Merchant Center'ı kullanıp bizim XML feed'imizi Merchant Center'a yüklememiz gerekiyor. Ve akabinde alışverişler sekmesinde ya da shopping sekmesinde listelenen tüm ürünler ücretli olarak listeleniyor. Ama Google burada bir değişikliğe gidiyor. Artık burada listelenecek ürünlerin organik versiyonunu da yapmak istiyor ve bu aşamaya geçmiş durumda. Şu anda ilk olarak bunu Amerika'da test ediyorlar. Ve bu test başarılı olursa ya da bu test sonucunda istediklerine ulaşırlarsa bunu tüm … ### #8 Covid Dijital Reklamları Tüm Dünyada Etkiledi, Peki Neler Yapabiliriz Bu Dönemde ? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/covid-dijital-reklamlari-tum-dunyada-etkiledi-peki-neler-yapabiliriz-bu-donemde · Tarih: 2020-03-20 · Süre: 8 dk Bu bölümde Türkiye'de Covid gündemi ve evde kendimizi izole ettiğimiz bu günlerde vaktimizi nasıl değerlendirebiliriz, Dijital Pazarlama da kendimizi geliştirebileceğimiz ve alabileceğimiz ücretsiz eğitimler nelerdir, Google Primer eğitimleri, HubSpot Academy eğitimleri ve daha fazlasını bu bölümde anlatıyor olacağım.  COVID-19 tüm dünyayı etkisi altına aldı ve dijital reklamları da alt üst etti diyebiliriz, peki bunu en az zararla nasıl atlatabiliriz? Kısacası bu bölümde Türkiye’de Koronavirüs gündemi ve evde kendimizi izole ettiğimiz bu günlerde vaktimizi nasıl değerlendirebiliriz, Dijital Pazarlama da kendimizi geliştirebileceğimiz ve alabileceğimiz ücretsiz eğitimler nelerdir, Google Primer eğitimleri, HubSpot Academy eğitimleri ve daha fazlasını bu bölümde anlatıyor olacağım. Eğitim olarak hangi platformları kullanabiliriz ? * Facebook Blueprint ile Facebook ve Instagram reklamları üzerine kendinizi geliştirebilirsiniz. Burada hedef kitle oluşturma ve Google ile Facebook arasında ki farkları en ince detayına kadar analizleme üzerine çalışabilirsiniz. * Google Primer uygulamasını Android ya da iOS cihazlarınıza indirerek business ya da marketing üzerine istediğiniz kategoriyi seçip eğitimlere katılabilir ve çalışabilirsiniz. Burada daha çok key noktalar slayt şeklinde paylaşılmış ve son derece yararlı olacaktır diye düşünüyorum. * semrush’ın geçen sene Global Marketing adı altında bir webinar etkinliği oldu. Webinar’a çok sayıda alanında uzman kişi katıldı ve bence bu videolara tek tek göz atmanız sizin yararınıza olacaktır. Bu videoların hepsine YouTube üzerinden semrush’ın kanalı üzerinden ya da globalmarketingday.com adresinden ulaşabilirsiniz. Bu konuyla ilgili daha önce bir yazı yazmıştım o yazıma da şu linkten ulaşabilirsiniz. Global Marketing Day içeriği Bu podcasti web sitem üzerinden içeriği ile birlikte dinlemek için tıklayın faruktoprak.com/koronavirus-turkiye-dijital-pazarlama Transkript (otomatik, özet): Herkese merhabalar. 20 Mart 2020 günlerden cuma bugün. Ben Faruk Toprak. Dijital pazarlamaya dair bugün de yine podcastimizi sizlerle buluşturmak adına yayını yapıyorum. Ama bugün aslında dijital pazarlamadan ziyade koronavirüsten de konuşmak istiyorum. Ve koronavirüsün şu anda tüm dünya çapında, globaldeki etkisi inanılmaz derecede büyük. Hem ekonomiye hem sağlığa her şeye. Yani günlük hayatımızı bile etkilemiş durumda şu an bu koronavirüs. Dijitale gelince konu zaten özellikle şirketlerin bu dönemde reklamları kısmak istediği ve hatta reklam çıkmak istemediği bir dönem. Tabii sektörden sektörü değişiyor. Şu anda özellikle hijyen malzemesi satan firmalar için harika bir dönem. Reklam çıkıp güzel satışlar elde eden firmalar var müşterilerimiz arasında. Ve bir diğer kategori de tabii ki de takdir edersiniz ki dating yani arkadaşlık uygulamaları. Bu dönem aslında onlar için de güzel bir dönem. Şu anda reklamları basarak ve tüm kullanıcılara ulaşmayı hedefliyorlar. Aynı zamanda bu sayede de user yani kullanıcı sayılarını arttırmayı hedefliyorlar. Evet şu anda Türkiye'ye baktığımızda koronavirüsten etkilenen vaka sayısı bir hayli yüksek ve hızlı bir şekilde ilerliyor. 359 tane görünüyor şu anda. 20 Mart 2020 itibariyle 4 tane de ölüm görünüyor. İyileşme yok. İyileşme sıfır. Ama sanırım henüz erken iyileşmelerin olması için. Umarım en kısa zamanda bu koronavirüsünden ya da Covid-19'dan kurtulmuş oluruz global çapta. Bize bir takım dersler verdi bu aslında. Bu böyle bir felaket. Burada milliyetçilikten ziyade yani nationalizm olmaktan ziyade hepimiz aslında biriz. Bu gibi durumlarda savaşacağımız zaman hepimiz aslında beraber hareket etmek zorundayız. Ve yine bir başka bir derste bilime verilen önem aslında bu da çok önemli bir konu. Yani bilime yeterli sayıda yatırım ve katkı sağlamamız gerekiyor ki böyle durumlarda kapısını çaldığımız yer tamamen bilim. Ve dün akşam saat 9'da mesela tüm doktorlarımıza ve hemşerilerimize, tüm hastane çalışanlarına alkış için balkonlara çıktık dün akşam saat 9'da. Bu da güzel bir hareketti. Bence ben buradan aslında hepsine çok çok teşekkürlerimi iletiyorum. Ve onlar sayesinde aslında biraz daha, biraz daha değil tabii ki de onlar sayesinde daha da iyiye gideceğini ümit ediyorum. Şimdi peki bu gibi durumlarda neler yapabiliriz? Yani evde kaldığımız günlerde ve durumlarda tamamen aslında eğer işimiz varsa öncelikle onu yaparız. Ve akabinde boşa geçen o vakti, o zamanı, boşta kalan vakti tamamen kendimize yatırım yaparak yani kişisel gelişim ile değerlendirebiliriz. Ben özellikle dijital pazarlama alanında kendini geliştirmek isteyen arkadaşların mutlaka ve mutlaka Facebook'un blueprint sayfasına göz atmalarını öneriyorum. Ve aynı zamanda Google Ads için ayrılan bir platform var. Eğitim platformu nedir bu? Skill Shop. Buraya da bakmalarını istiyorum. Skill Shop'ta çok güzel eğitimler var ve sadece Google Ads üzerine değil, orada işte normal e-ticaret web sitesinin de satışları arttırma yöntemleri, taktikleri gibi bir takım güzel dersler ve içerikler var. Aynı zamanda Türkiye'de açıkçası çok duymazsınız ya da bilmezsiniz. Bunu paylaşan da görmedim ben ama hatta Google'un kendisi bile paylaşmadı bunu. Ama Primer diye bir uygulama var. Google'un kendi hazırladığı bir uygulama Google Primer. Google Primer'i indirerek oradan marketing üzerine ya da business üzerine istediğiniz kategoriyi seçip eğitimlere bakabilirsiniz. Daha çok böyle grafik ve kısa sayfa anlatımlı içerikler var ama bence buradan da key noktalar yani önemli … ### #7 Big Data Nedir, Data Analyst Nasıl Olunur, Tableau ve Python Arasında ki Farklar Neler URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/big-data-nedir-data-analyst-nasil-olunur-tableau-ve-python-arasinda-ki-farklar-n · Tarih: 2020-02-27 · Süre: 16 dk Bu bölümde big datayı konuştuk, dijital pazarlamada data analizi nasıl yapılır, data analyst olmak için ne yapmak gerekiyor, kimler data analyst olabilir, data engineers ve data scientists arasında ne fark var, Tableau ve Python için yazılım bilgisi gerekiyor mu vb. tüm konuları bu podcast de sizlerle paylaştım. Konuk: Uğur Yiğit Veri analisti milyonlarca veriyi bir araya getirip istatistiksel formüllerle yorumlayan ve derleyen kişidir. Eskiden sadece istatistik dersinde gördüğümüz bazı kavramlar artık günümüzde tüm işletmeler tarafından kullanılmaya başlanmış durumda. Günümüzün en seksi ve parası bol olan mesleklerinden birisi olan data scientist / data analyst Türkçesiyle veri bilimcisi/data analisti olabilmek için kendinizi istatistik ve matematik alanında geliştirmelisiniz. Buna ek olarak da Python, SQL, Tableau gibi uygulamaları kullanabiliyor olmanız gerekiyor. Aynı zamanda veri tabanı mantığını iyi kavramalısınız. Tableau’yu excelin daha ultra gelişmiş versiyonu olarak düşünebilirsiniz. Tableau, öğrenci ve öğretmenlere 1 yıl ücretsiz lisans ile kullanım imkanı sağlıyor. Dolayısıyla öğrenci ya da öğretmen iseniz ve Tableau’yu öğrenmek istiyorsanız bu avantajı kaçırmayın derim. İndirmek için tıklayın. Aynı zamanda Learning kısmından Tableau’yu öğrenmek için gerekli tüm materyallere ulaşabilirsiniz. Eğitim dili İngilizcedir. Bu podcasti web sitem üzerinden dinleyebilir ve podcast içeriğine ulaşabilirsiniz faruktoprak.com/bolum-7-data-analizi Transkript (otomatik, özet): Herkese merhabalar, ben Faruk Toprak, dijital pazarlamaya dair yeni bir podcast'ı bugün de sizlerle paylaşıyor oluyorum. 26 Şubat 2020 bugün uzun bir ara verdik ve bu podcast'ı şu anda Türkiye'den ve İstanbul'dan kayıt ediyorum, kayıt altına alıyorum. Ve bugün de muhteşem bir konuk ile, sürpriz bir konuk ile sizlerle muhteşem bir podcast'ı paylaşıyor olacağız. Bugün yanımda Uğur Yiğit var. Uğur benim çok sevdiğim bir arkadaşım ve kendisi Boğaziçi Üniversitesi'nde şu anda yüksek lisansını yapıyor. Aynı şekilde lisansını da Boğaziçi Üniversitesi'nde tamamladı ve kendisiyle bugün çok güzel bir konu hakkında konuşuyor olacağız. Şimdi dijital pazarlama denilince herkes direkt işte Google reklamları, Facebook reklamları, işte remarketing, retarketing hep bu şekilde kanalları ve mecraları düşünüyor. Ama olayın arka tarafında işte Big Picture dediğimiz o arka tarafta aslında vurgulamamız gereken yerler datalar. Yani dataları iyi analizleyebiliyor ve dataları iyi anlayabiliyor olmamız gerekiyor. Uğur da aslında işin bu tarafında yani işin arka tarafında ve en önemli kısmında diyebilirim kendisi tamamen datayla içli dışlı bir şekilde çalışıyor. Ve title'ı da data analist ve şu anda kendisi yanımda. Uğur istersen sen biraz kendini tanıt bize hızlı bir şekilde akabinde biz de hemen başlayalım. Öncelikle uzun zaman sonra Faruk'la bir araya gelmek gayet güzel oldu. Kendisi hem benim çok iyi bir dostum aynı zamanda eski çalışma arkadaşım olduğu için beraber bunu yapabilme mutluluğu açıkçası şu an çok iyi. Konumuzda yedirsek ben kendimi tanıtmam gerekirse sektörde birçok alanda yaklaşık 4-5 yıldır çalıştığım çeşitli pozisyonlarda çalıştığım finans alanında dijital pazarlamada beraber çalıştık zaten gayet eğlenceli bir yolculuğumuz oldu. Kesinlikle çok iyi. Sonrasında data analist olarak yaklaşık 1,5 yıl olarak çalıştığım ve şu anda kendi projelerimi gerçekleştirmek için çaba gösteriyorum. Aynen ve gerçekten bu projelerin de ben başarılı olacağına inanıyorum ve bu projelerini benimle paylaştıktan sonra ben de dedim ki ya madem öyle sen bu konuda gerçekten bilgilisin hadi gel seninle bir podcast yapalım dedim ve beni kırmadın geldin teşekkür ediyorum tekrardan. Peki Uğur'cum şimdi bu data science nedir? Bize bunu bir açıklayabilir misin? Arka tarafta bu nasıl çalışıyor? Ya tarihsel süreç olarak girmemiz gerekirse aslında data science yeni bir kavram değil baktığımızda 1959 yılında ortaya çıkmış neural networkların computer scientistler tarafından işlenmesiyle ortaya çıkmış bir kavram ama günümüzde her alanda üretilen dataların patlama yaşaması ile beraber ve kararlarımızın tamamen data odaklı veri odaklı vermemizden dolayı böyle bir sektör mükemmel bir şekilde ortaya çıkmış durumda. Data analyst ne yapar ya da data scientist ne yapar dediğimizde aslında biz işin mutfağında arka tarafında planlamayı oluşturan ve planlama sürecinin içerisinde olan kişileriz. Sadece biz değil diğer departmanlarla beraber iş birliği sayesinde kararlarımıza en sağlıklı ve en güzel şekilde vermeye oluşturan kişileriz. Evet bu kararları verirken tabi sayılara bakarak ve eski verileri karşılaştırarak bu kararlar veriliyor diyebiliriz bununla ilgili. Tabi bunu mesela şeyi çok güzel söyledin her yerde kullanılıyor. Bunun belli bir sektörü yok belli bir işletme şeyi yok hacmi vesaire yok her yerde bu data analizini kullanabilirsiniz. Özellikle dijital pazarlama da çok işe yarıyor. Neden işe yarıyor? Çünkü eski verileri karşılaştırarak yeni stratejileri belirlediğinizde bu veriler bu sayılar size yol gösterebilir size harita … ### #6 2019 Sezon Finali - Verizon Media'nın Dijital Pazarlamada ki Etkisi ve Bing'de B2B Pazarlama Stratejileri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/2019-sezon-finali-verizon-media-nin-dijital-pazarlamada-ki-etkisi-ve-bing-de-b2b · Tarih: 2019-12-21 · Süre: 5 dk 6. Bölüm, 2019 Sezon finali. Bu podcast de Verizon media reklam platform detaylarını, Bing' de B2B'ye özel hedef kitle oluşturma stratejilerini, Google'un arama ağı reklamları için çok yeni yayınladığı görsel uzantı eklentisi hakkında detayları sizlerle paylaştım. Google her ne kadar dijital reklam sektöründe lider olsa da yeni platformların geliştirilmesi bence çok iyi. Verizon Media'da çok kaliteli yerleşimlerde video, görsel, HTML5 olarak reklam yayınlamamızı sağlıyor. Ayrıca öyle çok yüksek maliyetlerde değil. Dönüşüm verileri de kaliteli. Bing'de LinkedIn platform hedef kitle target yani oluşturma yapabiliyoruz. Bu sayede direk istediğiniz sektörde çalışanlara x ünvanına sahip x şirkette çalışanlar şeklinde detaylı hedef kitle oluşturabiliyorsunuz bence bu B2B reklamlarında harika işe yarayacak bir yöntem. #dijitalpazarlama #digitalmarketing #google #bing #linkedin #verizon Google her ne kadar sektörde lider olsa da bu tarz farklı reklamcılık platformlar bize avantaj sağlayabilir. Çünkü çoğu kişi bu platformlardan haberdar bile değil. Eski usul Google reklamlarını yönetip dijital pazarlama yapıldığı düşünülüyor ancak dijital pazarlama sürekli geliştirilmesi ve aktif tutulması gereken bir alan; kısacası sadece Google’a bağlı kalınmamalı. Bing, LinkedIn ile anlaşma sağlayarak bundan sonra oluşturulan reklamlarda direk spesifik hedef kitle oluşturulmasına katkı sağlıyor. Yani LinkedIn’de ki kullanıcı profillerine erişebilir ve onlara özel direk reklam hazırlayabilirsiniz. X şirketinde çalışan X ünvanına sahip kişiler şeklinde. Özellikle bu durum B2B reklamcılığında çığır açacak gibi görünüyor. Çünkü Google ya da Facebook’ta B2B tarafına ulaşmak çok zor, LinkedIn reklamlarının da çok pahalı olduğu düşünülürse LinkedIn verilerine Bing aracılığı ile ulaşmak bize B2B tarafında büyük avantaj sağlayacaktır diye düşünüyorum. Türkiye’de bu ne kadar etkili olur, tartışılır ancak Amerika pazarında güzel dönüşümler sağlıyor. Ayrıca Bing 2020 yılında reklam platform kullanıcı sayısını geliştirebilmek için çok ciddi yatırımlar yapıyor. Bence kendimizi sadece Google’a bağlamaktansa Binge’de şans verebiliriz. Bu podcasti websitem üzerinden içeriği ile birlikte de dinleyebilirsiniz : faruktoprak.com/bolum-6-verizon-media-ve-diger-dijital-pazarlama-araclari Transkript (otomatik, özet): Oh oh oh oh, Jingle Bell, Jingle Bell, Jingle Bell Rock, Jingle Bell Swing and Jingle Bell Rings 21 Aralık 2019, New York'tan herkese sevgiler. Ben Faruk Toprak. Bugün de dijital pazarlama'ya dair güzel bir podcast'ı hazırladım ve sizlerle paylaşıyorum. Önümüzdeki hafta Christmas, yani çarşamba günü 25 Aralık Christmas. Öncelikle hepinizin Christmas'ını kutluyorum. Umarım güzel planlar yapmışsınızdır ve sevdiklerinizle güzel bir gün geçirirsiniz diye tahmin ediyorum. Arkadaşlar bugün sizlere çok kısa bir şekilde Verizon Media'nın yayınlamış olduğu bir ad platformdan bahsedeceğim, reklam platformundan. Geçen hafta fırsatım oldu platformu kullanmaya ve platformda reklam yayınlamaya. Açıkçası platform tamamen Bing'e benziyor. Yani Bing'in altyapısını kullanmış gibi. Ama yerleşimler gerçekten çok kaliteli. Bunu özellikle Amerika'da reklam yayınlamayı düşünüyorsanız, bence Verizon Media'yi mutlaka kullanmalısınız ve çok düşük maliyetlerde, çok güzel yerleşimlerde reklamlarınızı yayınlayabilir ve güzel dönüşümler elde edebilirsiniz. Takdir edersiniz ki Yahoo bunların en başında geliyor. Yahoo'nun bütün sayfalarında spesifik olarak reklam yayınlayabiliyorsunuz. Bunlar tamamen görsel, display reklamlar, video ya da statik HTML5 şeklinde reklamlarınızı yayınlayabilirsiniz. Burada tabii şey de var, mesela MSN de var. MSN çok dikkatimi çekti. Sonuçta Microsoft'a bağlı ama MSN'in tüm kanallarında reklamlarınızı yayınlayabilirsiniz. Outlook'la dahil. Verizon Media'nın Los Angeles'ta bir etkinliği olacak. Eğer Amerika'daysanız bence mutlaka katılın. Kendinizi özellikle programatik tarafında geliştirmeyi düşünüyorsanız, Verizon Media'ya mutlaka göz atın. Bu içeriği web sitemde paylaştım. Bu podcast'ı web sitemde bulup direkt içeriye baktığınızda Verizon Media ile ilgili linkleri ve tüm detayları, yerleşim detaylarını vesaireyi web sitemde paylaştım. Web siteme göz atın. Oradan da bu detaylara ulaşın. FarukToprak.com Web siteme bakın ve Verizon Media'yı inceleyin arkadaşlar. Çünkü şu an Google tamamen lider ama gelecekte bu tarz farklı kanallarda da reklam yayınlayabilme şansına sahip olabileceğiz. Özellikle programatikin gelmesiyle tamamen bir altüst olduğu GDN tarafı. Zaten biz reklam yönetenler GDN performanslarından çok mutlu değiliz. O yüzden bence programatik ve Verizon Media'ya bir göz atın derim arkadaşlar. Şimdi bir diğer konu da hazır Verizon'dan konuşmuşken, Bing'den konuşmuşken hemen Bing'den devam edeyim arkadaşlar. Benim bu ayki kampanyamda kullandığım B2B tarafında Bing reklamlarında çok güzel bir başarı elde ettik. Bunun nedeni de şuydu. Bing, LinkedIn ile anlaştı arkadaşlar. Yani LinkedIn'deki tüm hedef kitleye ulaşabiliyorsunuz Bing'in platformunda. Dolayısıyla hedef kitle oluştururken kullanıcının çalıştığı sektör, çalıştığı firma ya da title şeklinde çok ince spesifik ayarlarda hedef kitle ayarları yapabiliyorsunuz. Bu Google'da yok, şu anda Bing'de var. Bu da demek oluyor ki Bing B2B tarafında kendini hızlı bir şekilde geliştirmeye başladı. Ve bence bu data alışverişi bence çok doğru, çok mantıklı. B2B tarafında reklam kampanyaları hazırlıyorsanız Bing'e de göz atmanızı öneririm. Arkadaşlar bir de sizlerle bir şey paylaşacağım bugün. Google'da yeni bir uzantı yayınlandı. Türkiye'de bu yok şu anda. Ve eminim ki hiç duymadınız. Çok yeni. Hatta Türkçe kaynak bile bulamadım bununla ilgili. Yani Google'da Türkçe olarak yazdım ama Türkçe kaynak bile yok. Çok çok yeni. Ve Google'da arama ağı kampanyalarında yeni bir uzantı geliyor. Uzantı da görsel uzantısı arkadaşlar. Yani reklamın altında arama ağı reklamlarında kampanyalarda eğer reklamımız en üste çıktıysa, en üste yayınlandıysa görselimiz, uzantıdan eklediğimiz görselimiz o kampanyada, o reklamda gösterilecek. Bu çok çok çok yeni ve şu … ### #5 2020'de Dijital Reklamcılıkta Kullanabileceğimiz Yeni Reklam Modelleri ve Stratejiler URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/2020-de-dijital-reklamcilikta-kullanabilecegimiz-yeni-reklam-modelleri-ve-strate · Tarih: 2019-12-01 · Süre: 8 dk 5.Bölümde Google Lead Form uzantısını kullanmanın avantajları ve dezavantajları neler, kampanyalarımızda ve reklamlarımızda nasıl daha az CPC ya da PPC öderiz bunu sağlamanın yolları neler, remarketing için yeni bir hedef kitle oluşturma stratejisi, reklamlarımızın final URL'i ni ürün sayfası yapmaktansa direk içerik URL'ine yönlendirip daha sonra bu sayfayı ziyaret edenleri özel remarketing hedef kitlesi nasıl oluşturabilir ve daha fazlasını bu bölümde bulabilirsiniz. Chatbots kullanıp yapay zeka ile müşterilerinize daha iyi hizmet verebilirsiniz. Kısaca 5. bölümde Google Lead Form uzantısını kullanmanın avantajları ve dezavantajları neler, kampanyalarımızda ve reklamlarımızda nasıl daha az CPC ya da PPC öderiz bunu sağlamanın yolları neler, remarketing için yeni bir hedef kitle oluşturma stratejisi, reklamlarımızın final URL’i ni ürün sayfası yapmaktansa direk içerik URL’ine yönlendirip daha sonra bu sayfayı ziyaret edenleri özel remarketing hedef kitlesi nasıl oluşturabilir ve daha fazlasını bu bölümde bulabilirsiniz. Chatbots kullanıp yapay zeka ile müşterilerinize daha iyi hizmet verebilirsiniz. 2020’de dijital pazarlamada bir çok değişiklik ve yenilik bizi bekliyor olacak. Geleneksel reklamcılık yerini yine dijital reklamcılığa bırakacak ve dijital reklamcılıkta da yeni teknoloji modelleri kullanılıp, yapay zeka aracılığıyla yeni modeller geliştirilecek. Öncelikle Beta sürümü olan Google Lead form uzantısı iyi kullanıldığı taktirde size güzel geri dönüşümler sağlayabilir. Tabi ben yine data kalitesine karşı endişeliyim. Çünkü Facebook ve Instagram’da direk kullanıcının lead bilgilerini form olarak alabiliyoruz ancak biz orada kullanıcıya direk video, içerik ya da görsel gösterebiliyoruz. Google’da ise bu durum daha farklı direk anahtar kelimeye özel kullanıcıdan lead almak kaliteyi çok düşürecektir diye düşünüyorum. Olay tamamen Facebook’ta dönüşüm başına maliyet çok az ama kalite çok kötü muhabettine dönecek 🙂 Tüm dijital pazarlama uzmanları bilir ki sosyal medya da, Facebook ve Instagram’da dönüşüm başına maliyetler yerlerde tabi söz kaliteye gelince, data ne kadar kaliteli tartışılır. Bu podcasti websitem üzerinden içeriği ile birlikte de dinleyebilirsiniz : faruktoprak.com/bolum5-2020-dijital-reklamcilik Transkript (otomatik, özet): MÜZİK Herkese merhabalar ben Faruk Toprak. Aralık 1-2019 bugün Pazar günü. Normalde cumartesi yapacaktım podcast ama dün başka işlerle uğraştım bugüne yardım. Dışarıda şu anda harika bir kar yağıyor New York'ta. Güzel bir hava var bugün. Umarım hepinizin keyifleri yerindedir. Evet arkadaşlar geçen hafta Black Friday'den bahsettik ve inanılmaz indirimler vardı. Hem online'da hem offline store'da. Bu aslında son tüketiciler yani bizler için kullanıcılar ve müşeriler için gayet güzel bir gün. E tabi bir takım makaleler okudum. Bununla ilgili yazılmış işte Black Friday'in insanlar üzerindeki etkileri şeklinde. Tüketici davranışlarına nasıl etkilediği ve psikolojideki bunun terimi karşılığı vesaire şeklinde. Bunların hepsine katılıyorum. Ancak tabi ki de böyle günlerin olmasına da kesinlikle destekliyorum. Çünkü sonuçta çok ciddi rakamlarda bir indirim oluyor, sağlanıyor. Evet bugün sizlere Google reklamlarında ya da dijital medyada, dijital reklamlarda, online reklamcılıkta 2020'de bizi ne gibi değişiklikler bekliyor ve 2020'de ne gibi bir değişiklikler yaparak kampanyalarımızın stratejilerini ve performansını arttırabiliriz. Biraz bunlardan bahsedeceğim. Google'un en son yayınladığı bir lead form extension vardı. Yani bir uzantı vardı. Bundan bahsedeyim bugün arkadaşlar. Search kampanyaları yani arama kampanyalarında Google'da oluşturduğunuz bir kampanyada direkt kullanıcı tıklamadan, web sitenize gitmeden, kullanıcı tıklıyor tabi kampanyaya ama web sitenize gitmeden direkt reklam üzerinden bilgilerini göndererek, formu göndererek bir conversion elde etmiş oluyorsunuz. Bunu nasıl yapıyorsunuz? Bunu arama kampanyalarında ve kampanya ayarlarında direkt uzantılar sekmesinden lead form extension yani form uzantısı ekleyerek yapıyorsunuz. Şimdi bunu kim yaptı? Facebook yaptı, Instagram yaptı, LinkedIn yaptı ve sonunda bu alana Google'da geldi. Ama benim düşüncem burada kalite çok önemli tabi data kalitesi. Data kalitesinin nasıl olacağıyla ilgili aslında benim birçok endişelerim var diyebilirim bu uzantıyla ilgili. Ama şu anda beta sürüm deniyoruz, çalışıyor. Güzel bir performans elde edemedik, alamadık ama mutlaka ileride daha da geliştirilecektir diye tahmin ediyorum. Şimdi Facebook ve Instagram'da kullanıcılar video izliyor ya da ürünle ilgili bir içerik vesaire bir şey görüyor, bir medya görüyor ama Google'da yani yazılan anahtar kelimeye oranla direkt hani form göndermek data kalitesinde gerçekten düşüşe neden oluyor. İkinci bir dezavantaj da şu, formda bir değişiklik yapamıyorsunuz. Yani spesifik bir soru soramıyorsunuz ve tabii ki de CRM management yani Salesforce ya da HubSpot gibi CRM software kullanıyorsanız ya da CRM tool'ları kullanıyorsanız burada bir API vesaire sistemi kurmanız gerekiyor ki çok ekstra bir masraf ve yük, çok gerçekten zaman alan bir şey. Bu da gerçekten zor. Yani avantajı da var, dezavantajı da var. Zaten Google'ın da dediği gibi şu anda beta sürüm ama ileride mutlaka geliştirilecektir diye tahmin ediyorum. Şimdi bir başka özellik de sizlere bugün bahsedeceğim bir başka özellik de insanlar mesela direkt tıkladıklarında product sayfasına yani ürün sayfasına gidiyor reklamlarımıza tıkladığında ama bunu ürün sayfasına göndermektense direkt ürünle alakalı içerik sayfasına gönderirsek daha düşük bir CPC ya da PPC ödeyebiliriz. Yani CPC'den kastım işte hani tıklama başına maliyet oluyor. Bunu denedim ve bu çalışıyor arkadaşlar. Yani oluşturduğunuz kampanyalarda ürün sayfasına gönderiyorsanız kullanıcıyı daha farklı bir rakam ödüyorsunuz. Ancak ürünle alakalı içerik sayfasına gönderirseniz özellikle blog sayfasına daha düşük rakamlar ödüyorsunuz. Bu size ciddi yararlar sağlayabilir. Burada bence izlemeniz gereken strateji bu. … ### #4 Google Smart Shopping Ads Kullanımı ve Türkiye'den Örnek - Black Friday Geliyor, Hazır mıyız? URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/google-smart-shopping-ads-kullanimi-ve-turkiye-den-ornek-black-friday-geliyor-ha · Tarih: 2019-11-23 · Süre: 7 dk 4.Bölüm. Akıllı Alışveriş Kampanyalarının kullanımının artıları neler? Türkiye'de Akıllı Alışveriş kampanyalarını kullanıp büyük başarı elde eden Gitti Gidiyor ROAS'ında %28 artış sağladı.* Black Friday'e özel oluşturulabilecek Google kampanyaları neler? *Based on Google's mail, Case Studies. Compared to standard shopping campaigns. Öncelikle uzun bir aradan sonra tekrardan yeni bir podcasti sizlerle buluşturuyor olmak beni mutlu etti diyebilirim:) Yaklaşık 2-2.5 ay yoğun bir tempoda çalıştığım için çok fazla vakit ayıramadım. Ancak yeni podcast stratejisi ile her hafta bir podcasti sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Bu podcast yayınında 4.bölümde Smart Shopping Campaigns yani akıllı alışveriş kampanyaları üzerinde detayları sizlerle paylaşıyorum. Bu kampanya türünü kullanıp ROAS’ında %28 artış sağlayan Gitti Gidiyor örneğini de bu podcastte bulabilirsiniz. Gitti Gidiyor’un Dijital Ajansını ya da Digital Marketing ekibini buradan da taktir etmek istiyorum. 29 Kasım Black Friday yani Muhteşem ya da Beklenen Cuma’ya özel alışveriş kampanyaları oluşturarak ciddi gelirler elde edebilirsiniz. Kampanya optimizasyonlarını başarılı bir şekilde yaparak satışlarınızı arttırabilirsiniz. Buna dair de özellikle smart shopping campaigns de ne gibi stratejiler kullanabilirsiniz ve Black Friday’e nasıl hazırlanabilirsiniz bunun üzerine de bir takım bilgileri sizlere aktarıyorum. Bu podcasti websitem üzerinden içeriği ile birlikte de dinleyebilirsiniz : faruktoprak.com/google-smart-shopping-ads-podcast-bolum4 Transkript (otomatik, özet): Müzik Herkese merhabalar ben Faruk Toprak Kahvemi de aldım bugün de geldim Gerçi çok uzun bir ara verdik değil mi? Baya oldu ya yani En son podcast 2,5 ay önce falan yayınlanmış olmalı Arkadaşlar bir takım projeleri bitirmek zorundaydım O yüzden ara verdim Aynı zamanda 2 hafta önce Türkiye'ye gittim Tatile 10 günlüğüne ve şahane geldim Ya var ya bizim ülkemiz gerçekten cennet Gerçi uzun süre Türkiye'de yaşayınca Orası artık insanı bıktırıyor Özellikle İstanbul İnsanlar, trafik her şey böyle İnsanı artık bıktırıyor Ama yurt dışına gidince, yurt dışında yaşayınca da Böyle ülkeyi özlüyorsun Ülke cennete dönüyor bir anda, dönüşüyor bir anda Bunu fark ettim Arkadaşlar podcastlerde yeni bir değişiklik yapacağım Bundan sonra süreleri kısaltacağım 5 dakika ile 10 dakika arasında tutmaya çalışacağım podcastleri Ve her hafta öyle birbirinden farklı isimleri podcastta konuk olarak Sizlerle buluşturamayacağım Buradan yeri geldiği zaman Gerçi her seferinde değil ama yeri geldiği zaman yeni isimlerle sizlerle buluşturacağım Ama genelde bundan sonra podcastleri kısa tutup ve kendim değerli bilgileri sizlere aktarıyor olacağım Ve şunu fark ettim Podcastleri dinlerken çok fazla edit yapmışım yani düzenleme yapmışım podcast üzerinde Bunu da biraz indirmeye çalışacağım Yani doğal olmak bence biraz daha güzel diye düşünüyorum Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama Bundan sonra çok fazla edit yapmamaya çalışacağım podcast üzerinde Evet şimdi bugün sizlerle cumartesi günü bugün şu anda 23 Kasım Şimdi bugün sizlerle arkadaşlar Google'ın bana attığı bir mailde bir kitapçık vardı O kitapçık üzerindeki bilgileri sizlerle paylaşacağım Smart Shopping kampanyaları Yani Smart Shopping kampanyaları nedir? Akıllı alışveriş kampanyaları Bunu Türkiye'de kullanan firma sayısı E-ticaret firma sayısı gerçekten az Niye az? Çünkü Türkiye'de çalıştığım süre boyunca mesela Gerçi Smart Shopping çok yeni bir kampanya türü Ama yine de arkadaşlardan duyduğum kadarıyla Ya da dijital ajanslardan duyduğum kadarıyla Firmaların bazıları buna yaklaşmıyor Çünkü parayı boşa harcadıklarını düşünüyorlar Dolayısıyla firmalar ya da bireyler korkuyor bu kampanya türünü kullanmakta Ama gerçekten bence akıllı alışveriş kampanyaları kullanılması gereken bir kampanya türü Ve tabii ki de bunu dikkatli bir şekilde optimize ederek ve izleyerek Bu kampanya türünü kullanmanızı öneririm Şimdi önümüzde Black Friday var Black Friday ne zaman? Kasım'ın 29'u Cuma günü Türkiye'de ne deniyor buna? İşte Muhteşem Cuma deniliyor İşte burada da Kara Friday yani Kara Cuma denilmiş Böyle bir isim var ama Black Friday'de O kadar güzel indirimler var ki Bütün firmalar indirim yapıyor Şu anda mesela mağazalar boş Niye? Herkes Black Friday'i bekliyor Cuma gününü bekliyor Genelde Perşembe günlerinden başlanır Perşembe gününden başlanır 28'de, Kasım 28'de başlanır Ve 29'unda da böyle patlar mağazalar Online'da da patlar Yani firmalar artık orduları siparişleri yetiştiremezler Böyle bir Cuma günü var şu anda önümüzde Eğer bir e-ticaret websiniz varsa Türkiye'de de bu yeni yeni böyle bir moda olmaya başladı İşte Muhteşem Cuma şeklinde Hepsi burada yapıyor İşte N11 yapıyor Gitti gidiyor yapıyor Amazon geldi şu anda Mesela Amazon bunu Türkiye'ye getirdi Amazon getirmedi de işte Amazon bu uygulamayı Türkiye'ye de götürüyor Öyle diyeyim Tabii ki de Black Friday'i etkili olarak kullanabilirsiniz Bir e-ticaret websiniz varsa Şimdi Bugün biraz Smart Shopping'den bahsedelim Ve Google'un adlı kitapçıkta da Bir … ### #3 YouTube ve Netflix'e Neler Oluyor ve Google Ads Arama Ağı ve Görüntülü Reklamlar Hakkında Önemli İpuçları URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/youtube-ve-netflix-e-neler-oluyor-ve-google-ads-arama-agi-ve-goruntulu-reklamlar · Tarih: 2019-08-05 · Süre: 21 dk 3.Bölümde Dijital Pazarlamaya dair şu konuları konuşuyoruz. *Google Görüntülü reklam ağında bir reklam kampanyası oluştururken, dikkat edilmesi gereken konular nelerdir? Smart display ads faydalı mıdır? *Google Arama ağı reklamlarında bütçe sabit kalırken daha fazla tıklama ve daha az TBM ödemek için ne yapmalıyız? *Google Analytics ve Google Adsi nasıl etkin kullanabiliriz ? Analytics'in Google Ads'e faydası var mıdır? *Türkiye'de YouTube ve Netflix'e Yasaklar Geliyor mu? *Google Tag Manager dışında kullanabileceğimiz başka araçlar var mı ? *Adobe Tag Management servisini ve araçlarını, *Heap Analytics ile yeni marketing raporlama araçlarını, Konuk: Ahmet Balat YouTube ve Netflix’e Neler Oluyor ve Google Ads Arama Ağı ve Görüntülü Reklamlar Hakkında Önemli İpuçları *Türkiye’de YouTube ve Netflix’e Yasaklar Geliyor mu? *Google Tag Manager dışında kullanabileceğimiz başka araçlar var mı ? *Adobe Tag Management servisini ve araçlarını, *Heap Analytics ile yeni marketing raporlama araçlarını, bulabilirsiniz. Ayrıca bu hafta ki bölümde Dijital Pazarlama Uzmanı Ahmet Balat ile aşağıda ki konuları konuştuk. *Google Görüntülü reklam ağında bir reklam kampanyası oluştururken, dikkat edilmesi gereken konular nelerdir? Smart display ads faydalı mıdır? *Google Arama ağı reklamlarında bütçe sabit kalırken daha fazla tıklama ve daha az TBM ödemek için ne yapmalıyız? *Google Analytics ve Google Ads’i nasıl etkin kullanabiliriz ? Analytics’in Google Ads’e faydası var mıdır? Bu podcasti websitem üzerinden içeriği ile birlikte de dinleyebilirsiniz : faruktoprak.com/google_ads_youtube_netflix_e3 Transkript (otomatik, özet): Herkese merhabalar, ben Faruk Toprak. Yeni bir podcast ayını, kahvemi de aldım, geldim. Bu hafta da dijital pazarlama'ya dair yenilikleri sizlerle paylaşıyor olacağım. Arkadaşlar, Netflix ve YouTube'a neler oluyor? Türkiye'de neler oluyor? Tabii burada daha diğer video kanalları da var ama onlardan bahsetmeyeceğim. Rütüge bağlandı, Netflix ve YouTube. İyi mi doğru mu tartışılır ama ben çok iyi görmüyorum. Bunu gerçekten dile getirmek istiyorum bu yayında. Çünkü Türkiye'de baktığınız zaman her şey engellenmeye çalışıyor. Her şey yasak konulmaya çalışıyor. Ve bunun gerçekten özgürlükleri kısıtladığını düşünüyorum. YouTube'un rütüge bağlanması demek saçmalık. Çünkü YouTube'a baktığınızda milyarlarca video var. Binlerce, milyonlarca değil. Milyarlarca video var YouTube'da. Ve YouTube rütüge bağlandı. Şimdi rütüge burada ne yapacak? Sadece Türkçe videolara mı el koyacak, müdahale edecek? Yoksa İngilizce, İspanyolcaya da diğer tüm dillere, dillerdeki videoları da mı müdahale edecek? Bilmiyoruz. Tabii bunu ilerleyen günlerde göreceğiz. Şimdi bazı arkadaşlarımız diyebilir ki ya neden bununla giriş yaptın? Çünkü YouTube bizim yani dijital pazarlama alanında çalışanların kullandığı bir kanal. Video reklamcılık kanalı. Tamam Netflix belki bunun içinde olmayabilir ama ileride dijital reklamcılıkta Netflix neden bunun içine dahil olmasın? O apayrı bir konu. Ama YouTube rütüge bağlandı ve rütüge tarafından kontrol edilmek isteniyor. Bu da özellikle dijital ortamda, internet ortamında devletin gerçekten özgürlükleri kısıtladığının bir göstergesi. Geçen hafta gelen bir soru vardı. GTM'in alternatifi var mıdır diye ondan biraz bahsetmek istiyorum. GTM nedir arkadaşlar? GTM Google Tag Manager'dır. Google Tag Manager aracılığıyla web sitemizde arka planda bir takım kodları çalıştırabiliriz. Web sitemizin FTP'sine ya da hostingine erişmeden direkt GTM aracılığıyla bu kurulumları yapabiliriz. Özellikle GTM dijital pazarlama uzmanlarının ya da yöneticilerinin en gözde kanalıdır diyebilirim. Çünkü burada yazılımcı ihtiyacımız yok. Biz burada bir Facebook Pixel kodunu web sitesine entegre etmek için işte hosting şifresine ihtiyacımız yok. Direkt GTM aracılığıyla Pixel kodunu entegre edebiliriz. Tabi burada Pixel event kodları vesaire ileri düzeyde e-ticaret web sitelerinin Pixel kodlarından bahsetmiyorum. Basit. Sadece sayfa görüntülenme vesaire şeklinde. Bunun alternatifi var mı diye bir soru gelmişti geçen hafta. Hemen söylemek istiyorum. Var arkadaşlar. Adobe'nin bir uygulaması var. Adobe Dynamic Tag Manager diye geçiyor. Profesyonel şirketler bunu kullanıyor. Neden? Özellikle ben biraz araştırma yaptım. Web sitelerin hızlı açılmasını sağlayan bir başka alternatif diyebilirim. Adobe'nin ücretli olmasını sağlayan etkenlerden bir tanesi. Çünkü GTM bazı kodlarda web sitesini yavaşlatıyor. Şimdi tabi biz bunu göremiyoruz. Niye? İşte günlük ziyaretçi sayısı işte 100 bin, 150 bin vesaire. Ama Adobe'yi kullananlar genelde günlük ziyaretçi sayıları 1 milyondan fazla olan işte aynı anda 500 bin, 600 bin ya da aynı anda 1 milyon kullanıcının web sitesinde aktif olarak vakit geçirdiği bir web sitesini düşünün. Dolayısıyla Adobe Dynamic Tag Management diyor ki ben daha hızlı bir servis sağlıyorum. GTM alternatif olarak. Bir de HIP diye bir sistem var arkadaşlar. HIP.io web siteleri. HIP'te de tamamen böyle yazılımsal kodları ihtiyaç duymadan çok basit bir kurulum koduyla GTM'den direkt kurulum yapabilirsiniz. Çok güzel metrikleri elde etmenizi sağlıyor. Özellikle ücretsiz sürümünden de direkt güzel ve detaylı bilgiler elde edebilirsiniz. HIP'i kullanmanızı öneriyorum. HIP'i Türkiye'de kullanan kaç tane web sitesi var bilmiyorum ama bence HIP'i birçok kişi bilmiyor … ### #2 Dijital Pazarlamada ki Yenilikler ve Güncellemeler Google Ads Reklam Hesabı Geliştirme Yöntemleri URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/dijital-pazarlamada-ki-yenilikler-ve-guncellemeler-google-ads-reklam-hesabi-geli · Tarih: 2019-07-27 · Süre: 21 dk Bu bölümde *Google Adsense geçen hafta yeni bir rehber yayınladı, web sitesinde Adsense reklamlarını yayınlayanların dikkat etmesi gereken bir konu. "İçerik kalitesi" *Instagram yeni güncellemesi ile bazı ülkelerde beğeni sayılarını kaldırdı. *Adblocker nereye gidiyor neden kullanmalıyız. *Google Ads reklamlarında anahtar kelime planlarken hangi araçları kullanabiliriz. *Google Ads reklamlarında arama ağı reklamların ne tarz uzantılar var ve hangi uzantıları kullanmalıyız. *Google Ads alışveriş reklamları için teknik bilgiye ihtiyaç var mı? Konuk: Şerife Aytekin Dijital Pazarlamada ki Yenilikler ve Güncellemeler Google Ads Reklam Hesabı Geliştirme Yöntemleri *Google AdSense geçen hafta yeni bir içerik yayınladı, web sitesinde AdSense reklamlarını yayınlayanların dikkat etmesi gereken bir konu. “İçerik kalitesi” *Instagram yeni güncellemesi ile bazı ülkelerde beğeni sayılarını kaldırdı. *AdBlocker nereye gidiyor neden kullanmalıyız. *Google Ads reklamlarında anahtar kelime planlarken hangi araçları kullanabiliriz. *Google Ads reklamlarında arama ağı reklamların ne tarz uzantılar var ve hangi uzantıları kullanmalıyız. *Google Ads alışveriş reklamları için teknik bilgiye ihtiyaç var mı? Bu podcasti websitem üzerinden içeriği ile birlikte de dinleyebilirsiniz : faruktoprak.com/dijital_pazarlama_yenilikler_e2 Transkript (otomatik, özet): Herkese merhabalar, yeni bir hafta, yeni bir podcast yayını, ben Faruk Toprak. Bu hafta da sizlere dijital pazarlamaya dair yenilikleri anlatıyor ve sizlerle paylaşıyor olacağım. Geçen hafta Google AdSense'nin etkinliğine katıldım arkadaşlar. Google AdSense'de yeni bir rehber yayınlandı. Özellikle web sitesinde içerik yayınlayan ve bu içeriklerin arasına da reklam yerleştiren, Google AdSense'den para kazanan arkadaşlar. Bence Google AdSense'nin YouTube kanalına bir göz atmalılar ve bu yayınlanan rehberleri izlemeliler. Ayrıca Google AdSense'nin web sitesinde de paylaşıldı. Bu içeriklere göz atmalılar. Çünkü artık Google AdSense web sitesine gelen kullanıcı sayısından ziyade gerçekten kullanıcıların o web sitesinden faydalanabiliyor olmasını istiyor ve gerçekten kullanıcı o web sitesinden faydalanıyor ise web sitesi sahibinin de ciddi anlamda paralar kazanmasını sağlıyor. Tabi bu da akıllara şöyle sorular getiriyor. Nerede önemli bilgiler paylaşıldıysa oralarda daha çok reklam olabilir mi? Evet olabilir. Bu da başka bir yöntem. Hep sitesi yayıncıların da tabi ki de para kazanması gerekiyor ama çok fazla reklamda kullanıcı deneyimini maalesef olumsuz yönde etkiliyor. Geçen gün AdBlocker pasif durumdaydı bilgisayarımda. MyNet.com'a girdim. Girmez olaydım. Zaten girmemle kapatmam bir oldu. Akabinde hemen AdBlocker'ı açtım. Böyle virüs gibi çıktı. MyNet.com Yani o kadar çok reklam var ki sağ tarafa reklam yerleştirmişler. Sol tarafa reklam, üstte reklam, alta reklam. Yani butona tıklamıyorsun ki bir de hani kullandığım bilgisayar gayet hızlı. Ama MyNet'e girince o reklamlar, JavaScript kodları böyle hareketli videolu reklamlar böyle artık kullanıcıya kafa yedirtecek tarzdan. Dolayısıyla hemen AdBlocker'ı aktif ettim. Açıkçası çok AdBlocker taraftarı değilim. Bazen gerçekten kaliteli reklamlar oluyor. Bir de dijital pazarlama üzerine konuşunca AdBlocker'dan bahsetmek de çok doğru olmuyor. Ama tabii sadece reklam, dijital pazarlama, display reklamdan ibaret değil. Bunu da çok açık bir şekilde paylaşabilirim. Bunda gizleyecek bir durumumuz da yok. AdBlocker'ı kullanan birçok arkadaşım var. Birçok dijital pazarlama alanında çalışan kişi AdBlocker'ı kullanıyor. Şu anda aslında biz iyiyiz. Bizim jenerasyon iyi çünkü hayatımızda AdBlocker var. Bizden sonraki jenerasyonlarda AdBlocker sistemi nasıl çalışacak? Ya da AdBlocker olacak mı? Varlığını devam ettirecek mi? Edecekse ben ücretli olacağına inanıyorum AdBlocker'ın. Ücretsiz devam edeceğini düşünmüyorum. Şu anda sadece insanları alıştırıyorlar. Ama ileride AdBlocker uygulamaları gerçekten çok ciddi anlamda güzel paralar kazanacaktır diye tahmin ediyorum. Özellikle mobil tarafta ve giyilebilir teknolojiler tarafında kullanılan AdBlocker'ların sayısı çok fazla olacak. Evet Google AdSense'in yayınladığı içerikte bilgiler tamamen bundan sonra web sitelerindeki içeriklerin kalitesine dayalı olması gerekiyor şeklindeydi. İkincisi arkadaşlar Instagram bombayı patlattı. Neydi bomba? Instagram artık beğeni sayılarını belli ülkelerde tabii her ülkede değil Instagram beğeni sayılarını kaldırdı. Dedi ki kardeşim ben artık kullanıcıların kaç tane like gelmiş muhabbetinden ziyade tamamen içeriğin kalitesine ve içeriğe odaklanmalarını istiyorum dedi. Ve Avustralya, Brezilya, Kanada, İrlanda, İtalya, Japonya ve Yeni Zelanda'da toplamda 7 tane ülkede Instagram beğeni sayılarını kaldırdı. Bence harika oldu. Tabi akıllara şu da geliyor. Instagram'da influencer yani fenomenleri nasıl ayırt edeceğiz? Herkes takipçi alabiliyor, takipçi sayılarını arttırabiliyor. Biz tamamen kullanıcıların o fotoğrafı ya da o içeriği beğeni sayılarına göre aslında yorum yapabiliyoruz şeklinde bir geri bildirim geldi ama arkadaşlar çok güzel tool'lar var. Mesela benim eski çalıştığım firmada biz tabii fenomenlerle çalıştığımız için Instagram fenomenleri, YouTuber'larla çalışıyorduk ve kullandığımız … ### #1 Dijital Pazarlamaya Giriş - Google Ads Reklamlarında Başarıya Giden Anahtar Kilit URL: https://faruktoprak.com/tr/podcast/dijital-pazarlamaya-giris-google-ads-reklamlarinda-basariya-giden-anahtar-kilit · Tarih: 2019-07-13 · Süre: 24 dk Bu bölümde dijital pazarlamaya giriş yapıp, dijital pazarlama danışmanı Gökhan Gümüş ile aşağıda ki konuları konuşuyor olacağız. 1- Google Ads'de şirketler için başarıya giden anahtar kilit nedir? Dijital Pazarlama uzmanları hangi konulara dikkat etmelidirler? 2- Google Ads servisleri Türkiye'de yeterli midir? Google Ads'in Türkiye'de eksik olduğu konular nelerdir? 3- Dijital Pazarlamada kariyer hedefleyen kişiler kendilerini nasıl geliştirebilirler. En güzel öğrenme metodu nedir? Konuk: U. Gökhan Gümüş Dijital Pazarlamaya Giriş – Google Ads Reklamlarında Başarıya Giden Anahtar Kilit Bu bölümde Dijital Pazarlama Eğitmeni ve Danışmanı Ulaş Gökhan Gümüş ile Dijital Pazarlamaya giriş yapıp ve Google Ads reklamları hakkında konuştuk. Podcast dinleyici sayısında ki artış ve dijital pazarlama üzerine yeterli podcast olmamasından dolayı böyle bir projeye başlamaya karar verdim. Her hafta birbirinden farklı alanında uzman kişileri podcast yayınlarıma konuk edip sizleri dijital pazarlama ve Türkiye’de ki teknolojiler hakkında bilgilendiriyor olacağım. Ulaş Gökhan Gümüş, İzmir Karşıyaka doğumlu ve üniversite için İstanbul’a yerleşti ve İstanbul’da yaşıyor. İletişim fakültesi mezunu ve üniversiteden sonra Dijital Pazarlama alanında çalışmaya başladı. Aynı zamanda Bilge Adam’da eğitmen olarak çalışıyor. Google reklamlarında başarıya ulaşabilmek için reklamı çıkmadan önce gerekli ön araştırma yapmak gerekiyor, reklamı çıktıktan sonra da gerekli optimizasyonları yapmak gerekiyor. Bu podcasti websitem üzerinden içeriği ile birlikte de dinleyebilirsiniz : faruktoprak.com/dijital_pazarlamaya_giris_e1 Transkript (otomatik, özet): Merhabalar, ben Faruk Toprak. Dijital pazarlamaya dair açmış olduğum yeni podcast kanalıma hoş geldiniz. Bu zamana kadar hep yazdım. Web sitem üzerinden faruktoprak.com üzerinden hep yazdım. Ve tüm içeriklerimi makale olarak sizlerle paylaştım. Artık bundan sonra bu yaptığım işlere yeni bir kanal eklemeye karar verdim. Yani podcastlere başlamaya karar verdim. Ve yeni podcast kanalımda da sizlere sesli olarak dijital pazarlamadaki gelişmeleri, özellikle Amerika'da ne tarz gelişmeler oluyor, yaşanıyor ve ne işler yapılıyor, Türkiye'de yapılmayan ama Amerika'da yapılan ve çok popüler olan uygulamalar neler. Bu yayınları yapmamdaki amaç tamamen sizlere dijital pazarlamada yeni bir bakış açısı kazandırabilmek ve özellikle dijital pazarlamada kariyer hedefleyen kişilere yol gösterebilmek. Her hafta bir podcast yayınlayacağım. Ve her hafta elimden geldiği kadarıyla dijital pazarlama alanında çalışan yeni kişileri bu yayınlarda sizlerle buluşturmaya çalışacağım. Bugün ilk yayın, bugün podcast'ta ilk girişim ve bugün hem heyecanlıyım aslında. Çünkü mikrofonu yeni aldım, uygulamayı yeni kurdum. Adobe'nin uygulaması, Audition, ondan sonra böyle her şey çok yeni şu anda. Ama eminim ki zamanla her şey yerine oturacak ve daha da güzel, kaliteli içerikleri sizlerle buluşturabiliyor olacağım diye düşünüyorum. Podcast aslında şöyle baktığımız zaman çokça rağbet görmeyen ama bana göre şu anda dutluk olan bir mecra diyebilirim podcast yayınları için. Neden? Çünkü baktığınızda kulaklıklarda gelişen teknolojiler özellikle insanların daha rahat ve serbest alan dediğimiz yerlerde rahat bir şekilde müziklerini ya da videolarını hem dinleyebildikleri hem de izleyebildikleri. Ben bazı kişileri görüyorum YouTube açık telefonda ama ekrana bakmıyor. Sadece kulaklıktan dinliyor. Bu genelde tabii hemen aklınıza müzik gelecek. Abi ya işte ücretsiz Spotify'ı yok. YouTube'dan müzik dinliyor diyeceksiniz ama hiç de öyle değil. Özellikle mesela Be Inspired diye bir YouTube kanalı var. Bu kanalda işte insanları motive edebilecek konular paylaşılıyor. Ve birçok kişi de aslında dinliyor. Ben çok şahit oldum bu tarz şeylere. Ve aynı zamanda podcast yayınlarına baktığımız zaman Türkiye'de dahil olmak üzere tüm dünyada grafikte inanılmaz bir artış var. Dolayısıyla podcast yayınlarına girerek bir ilk olalım istedik. Gerçi ilk değiliz ama bu mecrada bir ilk olalım. En azından bir adım başlatalım. Benim podcast ile tanışmam aslında şu şekilde oldu. Toplu taşımaya bindiğimizde yolda geçen bir belli bir süre var. 30 dakika mesela Brooklyn'den Manhattan'a gitmek. Ben 30 dakika boyunca her gün müzik dinlemektense podcast dinleyerek hem kendimi geliştirmeye hedefledim. Hem de yeni bir şeyler öğrenmeyi hedefledim. Ki gerçekten de işe yaradığını düşünüyorum. Dolayısıyla ben de dedim ki ya kardeşim İstanbul gibi bir yerde trafik problemi olan bir yerde insanlar günde 3 saat yolda trafikte geçiriyor. Ya da günde 1,5 saat 2 saat toplu taşımada geçiriyor. Bunu biraz daha sesli iletişime yani dinleyerek yeni bir şeyler onlara öğretebilmek adına böyle bir podcast yayınına başlayalım istedim. Umarım güzel bir iş çıkarırız. Sizlere bilmediğiniz ya da bildiğiniz ama farklı bir şekilde öğretebileceğimiz şekilde yeni bilgileri aktarabiliriz. Dijital pazarlama olacak. Ana konumuz dijital dünya olacak. Dijitaldeki gelişmeler, Amerika'da uygulanan yenilikler, teknolojiler, Türkiye'de uygulanan teknolojiler. Türkiye ile Amerika'yı kıyaslayacağız yeri geldiği zaman. Ve dediğim gibi her hafta birbirinden farklı isimleri bu podcast yayınında sizlerle buluşturuyor olacağım. Bugün çok sevdiğim bir arkadaşım Ulaş Gökhan Gümüş. Kendisi konuğumuz … ## Blog yazıları (Türkçe, 114) ### Mevsimsel Dönüşüm Başladı! Hadi Yaz Tatilinden Sonra Satışları Canlandıralım 🚀 URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/mevsimsel-donusum-basladi-hadi-yaz-tatilinden-sonra-satislari-canlandiralim-f0-9f-9a-80 · Tarih: 2025-09-09 · Kategori: Genel Yaz Bitti, Tüketici Geri Döndü! Peki Markanız Bu Dönüşe Hazır mı? Bu bölümde, yaz tatilinin rehavetini geride bırakıp Eylül ayıyla birlikte yeniden alışveriş moduna giren tüketicilere nasıl etkili şekilde ulaşabileceğinizi detaylıca konuşuyoruz. Yaz boyunca pek çok sektörde düşen satışlar, Eylül’le birlikte yeniden canlanma potansiyeli taşıyor. Tatilden dönen, okul ve iş düzenine yeniden adapte olan tüketiciler için doğru zamanda, doğru mesajlarla harekete geçmek kritik. Eğer sen de bu dönemi sadece bir geçiş süreci değil, bir büyüme fırsatı olarak değerlendirmek istiyorsan bu bölüm tam sana göre! Bölümde Neler Konuşuyoruz? Tatil Sonrası Tüketici Psikolojisi: Yeniden başlangıç hissi, ertelenen ihtiyaçlar ve motivasyon arayışı Eylül ayının davranış kodlarını belirliyor. Tüketiciler yaz boyunca alışverişi ertelemiş olabilir; şimdi doğru tetikleyicilerle harekete geçirme zamanı. Kampanya Teması Önerileri: İndirim değil, dönüş mesajı ver! “Okula Dönüş”, “Ofise Merhaba”, “Yazdan Sonra Yenilen” gibi kampanya başlıklarıyla mevsimsel farkındalık yarat. E-Posta ve WhatsApp Geri Dönüş Stratejileri: Sessiz kalan kullanıcı listeni yeniden aktifleştirmek için özel otomasyonlar, kişiselleştirilmiş kampanyalar ve dikkat çekici mesajlaşmalarla satışları hızlandırmanın yolları. Mikro Influencer İşbirlikleriyle Organik Dönüş: Yeni sezon favorilerini tanıtan içeriklerle hem güven kazan, hem de görünürlüğünü artır. Reels ve TikTok içerikleriyle dönüşü enerjik bir şekilde karşıla! Hediye ve Sadakat Kampanyaları: Sepet üstü sürprizler, Eylül’e özel sadakat programları, geri dönen müşteriye özel avantajlar… Duygusal bağlılık kur ve Eylül’ü sadakat kazanım ayına çevir. Google ve Meta Reklam Stratejileri: Sezonluk aramalara yönelik Google kampanyaları nasıl kurgulanmalı? Tatil sonrası remarketing nasıl yapılmalı? Meta Ads’te hangi reklam formatları daha çok işe yarıyor? Web Sitesi ve UX Güncellemeleri: Yaz temalı slider’lardan kurtul, yeni sezona uygun mesajlarla kullanıcıyı yakala. Chatbot , popup ve banner’larını mevsime göre güncelle, ziyaretçiyi Eylül havasına sok. Bu Bölüm Kimler İçin? E-ticaret yöneticileri Pazarlama profesyonelleri Girişimciler Kampanya planlaması yapan markalar Performans reklamları yöneten ajanslar Müşteri sadakati ve geri kazanımı üzerine çalışan CRM uzmanları Her sezon bir fırsattır. Ama mevsimsel dönüşler , doğru okunursa markaları rakiplerinden birkaç adım öne taşıyabilir. Bu bölümü dinledikten sonra sen de markana özel bir “ Dönüşüm Planı” oluşturabileceksin. 🎧 Hazırsan kulaklığını tak ve Eylül’ün pazarlama potansiyelini birlikte keşfedelim! Her bölümde olduğu gibi, bu podcastte de sana ilham vermek, stratejik bakış açısı kazandırmak ve dijital pazarlamada elini güçlendirmek için buradayım. Soruların, danışmanlık ihtiyaçların ya da önerilerin olursa faruk@joykek.com adresinden bana ulaşabilir veya @frktprk Instagram hesabımdan DM gönderebilirsin. Türkiye ’de dijital pazarlamanın nabzını tutmak için beni takip etmeyi unutma. Yeni sezona güçlü giriyoruz, sende varsın değil mi? ### "Renklerin Gücü Adına🤘" Duygulara Dokunan Marka Stratejileri URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/renklerin-gucu-adina-f0-9f-a4-98-duygulara-dokunan-marka-stratejileri · Tarih: 2025-08-05 · Kategori: Genel Marka Kimliğinde Renklerin Önemi Renkler, sadece görsel birer detay değildir. Tüketicinin zihin haritasına işleyen, duygusal bağ kurmasını sağlayan, satın alma kararlarını tetikleyen güçlü birer psikolojik araçtır. Bu yazıda renklerin pazarlama stratejilerindeki yerini, bilimsel ve sektörel verilerle birlikte ele alacağız. Renk Psikolojisi Nedir? Renk psikolojisi, belirli renklerin insanların davranışları ve duyguları üzerindeki etkisini inceleyen bir bilim dalıdır. Bu bilimsel alanda yapılan araştırmalar, markaların renk tercihlerini ne kadar bilinçli yapması gerektiğini gözler önüne seriyor. Kırmızı renk, heyecan, tutku ve aciliyet duygularını tetikler. Fast food zincirlerinin bu rengi tercih etmesi tesadüf değil. Mavi renk, sadakat ve güven hissi verir. Bankalar, teknoloji firmaları mavi rengin gücünden faydalanır. Yeşil renk, doğallık ve sağlık hissi uyandırır. Organik ürünler, doğaya duyarlı markalar bu rengin temsil ettiği değerlerle özdeşleşir. Marka Stratejisinde Renk Paleti Nasıl Seçilir? Marka kimliğini oluştururken ilk karar verilmesi gereken unsurlardan biri renk paletidir. Bu seçim şu sorulara cevap aramalıdır: Hedef kitlem kim? Bu kitlenin duygusal tepkileri neler? Markamın duygusal tonu ne? (Neşeli, ciddi, resmi, eğlenceli…) Hedef Kitleye Göre Renk Kullanımı Yaş, cinsiyet, kültürel altyapı ve sosyal statü gibi demografik değişkenler renk tercihinde önemli rol oynar. Genç tüketiciler neon ve parlak tonlara daha fazla ilgi gösterirken, daha olgun kitlelerde pastel ve sakin tonlar daha çok güven yaratır. Renklerle Dönüşüm Artırmak Mümkün mü? Evet. Dijital reklamcılıkta yapılan binlerce A/B testi gösteriyor ki, doğru renk kullanımı dönüşüm oranlarını ciddi şekilde artırabiliyor. Sepete ekle, hemen satın al gibi aksiyon butonlarında kırmızı, turuncu gibi uyarıcı renkler tercih edildiğinde tıklama oranları artıyor. Kültürel Kodlar ve Uluslararası Marka İmajı Her kültür renkleri farklı anlamlandırır. Bu nedenle global markaların yerel pazarlara giriş yaparken bu farkındalığa sahip olması gerekir. Japonya’da beyaz saflığı değil, ölümü temsil edebilir. Arap dünyasında yeşil kutsal bir renktir. Bu farklar, markanın yerel pazarda kabul görmesini doğrudan etkiler. Sonuç ve Öneriler Marka yaratımında, strateji oluştururken ve dijital kampanyaları planlarken renkleri sadece “tasarımsal” değil, “stratejik” bir unsur olarak ele almak gerekiyor. Doğru renk seçimi: Müşteriyle duygusal bağ kurar Marka hafızasında yer edinir Satışları artırabilir ### Kasım 2024 - Black Friday Döneminde Google Arama Ağı Reklam Stratejileri URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/black-friday-donemi-google-search-reklamlari · Tarih: 2024-11-21 · Kategori: Google Ads Google Ads , tüm işletmeler için son derece önemli olan bir reklam platformu diyebiliriz. Kasım ayında Black Friday döneminde bu platformu etkili kullanabilmek ve arama ağı reklamlarımızı geliştirebilmek için önerilerimi aşağıda bulabilirsiniz. Reklam Metinlerini Düzenlemek Reklam başlık ve açıklama metinlerinizi Black Friday ve kampanya vurgularıyla süslemek daha fazla tıklama almanızı ve reklamınızın daha fazla dinamik olmasını sağlayabilir. Bu çalışma daha düşük CPC ve yüksek tıklamayı hedeflemektedir. Reklam Uzantılarını Güncelleme Reklam uzantılarınızı da aynı şekilde reklam metni gibi daha dinamik ve güncel tutmanız daha fazla tıklamaya düşük CPC ile ulaşmanıza yardımcı olur. Callout Uzantısı Bu uzantı türü, harakete geçirici mesaj olarak bilinir. Buraya "Kasım Ayı İndirimleri, Black Friday İndirimlerini Kaçırma, Sınırlı Süreli İndirimler, vb." gibi daha güncel kampanya isimleriyle dinamik tutabilirsiniz. Kampanya dönemi bittikten sonra bu uzantıyı kapatmayı unutmayın. Callout Uzantısı Promosyon Uzantısı Promosyon uzantısında da türü Black Friday seçip, nasıl bir indirim sunuyorsanız "yüzdelik" veya "sabit fiyat" bu indirimi belirtip başlangıç ve bitiş tarihini seçerek bu uzantıyı aktif bir şekilde kullanabilirsiniz. Bu da aynı şekilde reklamınızın daha profesyonel bir şekilde görüntülenmesini sağlar. Promosyon Uzantısı Resim Uzantısı Kare veya yatay formatta Black Friday yazısı ve indirim vurgusu olacak şekilde reklamımıza resim uzantısı ekleyebiliriz. "Kampanya bitişinde bu resmi silmeyi unutmayın." Bu da reklamımızın diğer reklamlardan daha farklı bir şekilde görüntülenmesini ve daha fazla tıklama almamızı sağlar. Resim Uzantısı Black Friday senede bir kez olan ve tüm e-ticaret firmaları için harika bir dönem bu dönemde bol satışlar yapabilmenizi diliyorum. Daha fazla bilgi, seçenek veya kişiselleştirilmiş öneriler için bana her zaman ulaşabilirsiniz . ### Kolektif House Deneyimim: 5 Üzerinden 1 URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/kolektif-house-deneyimim-5-uzerinden-1 · Tarih: 2024-06-22 · Kategori: Deneyimler ve Yorumlarım Yaklaşık 4 yıldır Kolektif House'da ofisimiz ve kaydımız bulunmaktaydı. İstanbul Anadolu Yakasında Ataşehir'de açtıkları ilk yerlerinde ofis kiraladık ve kullandık. Ta ki Kolektif House'un tüm satış ekibini değiştirip bambaşka bir yola sapana kadar. Fiyatlar Sürekli Artıyor Kolektif House'da ki fiyatlar x5, x10 sürekli artıyor ve bu düzenli olarak her ay yansıyor fiyatlara. En son A+Live Plazadayken onlardan aldığımız "Tüm lokasyonları kullanabilir gezgin üyelik fiyatı" 4.900 TL iken üç günde daha bize netleştirme ve düşünme vakti vermeden bir anda fiyatları 11.400 TL'ye çıkardılar. Kendileri ile tekrar konuştuğumuzda üç gün sonra birşey yapamayacaklarını ve sistemde ne çıkıyorsa o fiyattan yardımcı olabileceklerini söylediler. Ben bu fiyatı Salı günü aldım, Cuma günü zam geldi ve bize Cuma günü eski fiyattan yardımcı olmadılar. Yani Salı günü verdiği fiyatı Cuma'ya kadar tutamayan bir şirketten bahsediyorum. Startup firmanız var ve ofis arıyorsanız, kesinlikle Kolektif House ile çalışmanızı önermiyorum. Sürekli üye kaybı yaşıyorlar ve sürekli yeni üyeler geliyor. Çünkü fiyat artışları normal değil. Başka bir yerde fiziki ofisiniz bile olsa zaten çok daha uyguna geliyor ve orada yıllarca kalabiliyorsunuz, Kolektif House'da ki gibi her sene yıllık anlaşmalarda x20 gibi ütopik zamlarla karşılaşmıyorsunuz! wework vs. Kolektif House Ben bu paylaşımlı ofisleri başlatan ve fikri hayata geçiren ilklerden olan wework'de 2018'den 2020'ye kadar ofis kiraladım. Bunlar bu işi hem daha kaliteli hemde daha mantıklı kabul edebileceğimiz fiyatlarda yapıyorlar. Bakın gelin size 22 Haziran 2024 tarihli fiyatları göstereyim, Kolektif House ve wework fiyatlarını: Kolektif House Ortak Alan Kullanım Ücreti (İstanbul, Ataşehir) WeWork Ortak Alan Kullanım Ücreti ( New York , Manhattan ) Tek Lokasyon: 6,099 ₺ (Sadece Nidakule Batı) Tüm Lokasyonlar: 11.400 TL Tüm lokasyonlarda geçerli $299 - 9,813 ₺ 150 lokasyonda geçerli olan $199 - 6,531 ₺ 22.06.2024 Kolektif House - WeWork Fiyat Karşılaştırması Wework 22.06.2024 Güncel Fiyatları WeWork fiyatlarına https://www.wework.com/search bu link üzerinden; Kolektif House fiyatlarına https://kolektifhouse.co/ortak-alan-cozumleri/gezgin bu link üzerinden bakabilirsiniz. Yani İstanbul ne zaman New York'u geçti anlamış değilim.... Kolektif House bu zihniyetle devam ederse çok fazla üye kaybı yaşayacak ve yaşamaya devam edecek. Zaten ofisler bomboş fiyat yüksekliğinden dolayı kimse tutmuyor ama inatla fiyatları makul seviyelere çekmiyorlar. Pandemi döneminde biz onlara destek olduk; kiramızı vaktinde ve tam bir şekilde ödedik, geciktirmedik. Evlere kapanma olmasına rağmen ve ofisi tam anlamıyla kullanamamamıza rağmen... Ancak Kolektif House aynı güzelliği bizler için yapmıyor... ### Yapay Zeka İle E-ticaret Etkinliği URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/yapay-zeka-ile-e-ticaret-etkinligi · Tarih: 2023-11-20 · Kategori: Pazarlama 28 Kasım Salı günü saat 18:00'de Kolektif House Levent'te " Yapay Zeka İle E-ticaret " konulu etkinliğimiz olacaktır. Özellikle e-ticaret ve e-ihracat ile ilgilinenler ve e-ticaret sektörünün içinde yer alan kişilerin katılmasını öneriyorum. Aynı zamanda reklam yönetimi yapan ajanslar ve pazarlama sektöründe çalışan kişilerinde katılmasında fayda olacaktır. Etkinlikte ben Faruk Toprak , Ulaş Gökhan Gümüş ve Ali Alınpak konuşmacı olarak yer alacak olup etkinliği üç program şeklinde sizlerle paylaşacağız. Etkinlik Programı Açılış Konuşması Faruk Toprak “Yapay Zeka Kullanılarak E-ticaret ve E-ihracat Satış Artırma Teknikleri” Ulaş Gökhan Gümüş “Yapay Zeka İle Sanal Pazar Yerlerinde Satış Artırma Teknikleri” Ali Alınpak “Yapay Zekanın Dijital Medyada Nasıl Kullanıldığı” 15 Dakika Soru-Cevap Etkinlik Kayıt Etkinliğe ücretsiz olarak katılabilirsiniz. Bunun için şu link https://joykek.com/tr/events üzerinden etkinlik kayıt formunu doldurmanız gerekmektedir. Formu doldurup gönderdikten sonra size onay e-postası gelecektir. Kayıt ile ilgili problem yaşamanız durumunda aysegul@joykek.com e-posta adresinden bizlere ulaşabilirsiniz. Etkinlik Afişi Yapay Zeka İle E-Ticaret ### E-posta Pazarlaması Yaparken İçerikte Nelere Dikkat Etmeliyiz? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/e-posta-pazarlamasi-yaparken-icerikte-nelere-dikkat-etmeliyiz · Tarih: 2023-10-31 · Kategori: Pazarlama Birçok işletme için e-posta pazarlaması vazgeçilmez bir pazarlama tekniğidir. Mevcut müşterilerinize veya henüz müşteriniz olmamış ancak olabilecek potansiyel müşterilerinize çok hızlı bir şekilde e-posta üzerinden ulaşabilir ve mesajınızı verebilirsiniz. Bu yazımda sizlere e-postalarınızın mükemmel görünmesi için yapabileceğiniz 14 özellikleri derledim. Şimdi gelin sırayla bunlara göz atalım... 1. İlk görünen başlık alanında özel banner / resim kullanın E-posta ilk açılış deneyimi olarak kullanıcının karşısına güzel ilgi çekici bir görsel ile çıkabilirsiniz. Özellikle e-postalarınızda tekrar eden bölümleriniz varsa size farklı bir görünüm için bu önerilerimi dikkate alabilirsiniz. Bu tür özel başlıklar, standart düz metin başlıklarından daha iyi görünmekle kalmaz, aynı zamanda marka kimliğinizi de iletmenize yardımcı olabilir. Güzel Ilgi Çekici Bir Görsel Ile E-Posta Açılış Deneyimi Sağlayın 2. Arka plan rengi ekleyin Herkesin gelen kutusu, beyaz arka plana sahip e-postalarla doludur. Ancak, e-postanıza uyumlu bir arka plan rengi bulabilirseniz, daha dikkat çekici ve ilgi çekici görünebilir. Bu şekilde insanların e-postanız ile etkileşime geçmesini sağlayabilirsiniz. E-postanızda arka plan rengi uygulayın 3. İçeriği daha da eğlenceli hale getirin İçerik ayraçları, e-postanızı farklı bölümlere ayırmak için harika bir yöntemdir. Bu, içeriği bölmeye ve daha düzenli hale getirmenize yardımcı olacaktır. Ayrıca insanlar sıkılmadan rahat bir şekilde e-postanızı okumaya devam edecektir. Genelde e-postalarda açılma oranı gibi metrikler çok önemli olup, açılma oranını tıklama oranı ile birleştirdiğinizde tıklama analizlerini yaparsanız kaç tıklama e-postanızın üst alanından gelmiş, kaçı alt alanından gelmiş ayırabilirsiniz. Bu size e-postanızın aşağıya doğru kaydırılıp okunup okunmadığını da anlamanıza yardımcı olacaktır. İçeriğinizi ayraçlar ile ayırın 4. İçerik aralarında özel resimler/emojiler kullanın 😎 İçerik aralarına yaratacağınız stil farkı ile içeriğinizi özgün kılabilirsiniz. 🤩 Özel görüntü ayraçları, e-postanıza özgün bir farklılık katar ve içeriğinizin dikkat çekmesine yardımcı olabilirsiniz. E-postanızı iyileştirmek için özel görsel içerik alanları eklemeyi deneyin. İçerik geçişlerinde ve aralarında özel resimler kullanın 5. Güçlü bir başlık ile başlayın İnsanlar e-postanızı açtığında, güçlü bir başlık veya logo ile dikkat çekin. E-postanızın değer görebilmesi ve tıklama oranınızın yüksek olması için bu önemli bir maddedir. Aslında belki de en basit işlem olup birçok işletme tarafından göz ardı edilmektedir. E-postanızı güçlü bir başlık ile başlatın 6. Kenarlıkla denemeler yapın Herkese uygun olmasa da içeriğinizle uyumluysa, kenarlık tasarımı kullanarak e-postanıza estetik bir görünüm kazandırabilirsiniz.. E-posta tasarımınızda kenarlık kullanabilirsiniz 7. İkinci bir yazı tipi ekleyin E-postanızın ana metnini tamamlayacak ek bir yazı tipi (veya iki) bulabilirsiniz. Bu e-postanızın daha çok ilgi görmesini ve içeriklerin okunmasını sağlayabilir. Ek bir yazı tipi kullanın 8. Resimlerinize stil verin Çevrimiçi gördüğünüz çoğu görüntü, düz kenarlı standart dikdörtgendir. Sizininkinin farklı görünmesi için bir şeyler yapın (ve tutarlı kalmaya özen gösterin). Köşeleri hafifçe yuvarlamayı deneyebilir veya tamamen yuvarlak bir görüntü seçebilirsiniz. Resimlerinizi standartın dışında bir tasarımla kullanabilirsiniz 9. İkinci bir renk ekleyin E-postanızı vurgulamak için ikinci bir renk ekleyerek derinlik katabilirsiniz. Aşağıdaki örnekte pembe kullanıldığını görebilirsiniz. Bazı alanları vurgulayarak vermek istediğiniz mesajın karşı taraftan daha iyi bir şekilde alınmasını sağlayabilir. Bunu yazı fontunuzda ve stilinde ufak değişiklikler yaparak sağlayabilirsiniz. Yazılarınızda farklı renkler kullanıp mesajınızı daha net verebilirsiniz 10. Arka plan renklerini kullanın Belirli bir içeriğin arka plan rengiyle vurgulanması, e-postanızı görsel olarak bölmek ve belirli bölümlerin öne çıkmasını sağlamak için son derece etkili bir tekniktir. Aynı zamanda bu içeriğin daha rahat okunmasını ve anlaşılmasını sağlar.. E-posta metinlerinizde bazı bölgelerin arka plan renklerini farklı bir şekilde kullanabilirsiniz 11. E-postanızın okunabilir olmasına dikkat edin Muhtemelen en önemli ancak göz ardı edilen şey, e-postanın okunabilirliğini optimize etmektir. Bu, yazı tipinin ne çok büyük ne de çok küçük olmadığından ve dikey boşluğun düzgün olduğundan emin olunarak sağlanabilir. E-posta tasarımını bitirdiğinizde kullanıcı gözüyle e-postanızın içeriğini okuyabilir ve değerlendirebilirsiniz. Kolay okunabilir e-postalar hazırlayın 12. Yazı tipi stillerini çeşitlendirin Kalın ve italik kullanımını stratejik bir şekilde kullanmak, bilgiyi etkili bir şekilde vurgulayabilir ve e-postanıza estetik katabilir. Yazı tipi stillerini aktif kullanarak e-postanızda daha estetik bir görüntü sağlayabilirsiniz 13. Benzersiz bir bölüm veya stil yaratın Markanıza karakter kazandırmak için farklı bir bölüm yapabilirsiniz. E-postanızın başlangıcında ya da ortasında ilham veren bir alıntı kullanabilirsiniz. Bunu sürekli hale getirerek e-postanızın karakter kazanmasını sağlayabilirsiniz. Alıntılar Ile E-Postanızda Benzersiz Bölümler Oluşturun 14. Kişisel bir imzayla bitirin Okuyucularınızı etkileyecek son hamlenizi yaratıyorsunuz, bunu güçlü ve estetik bir şekilde kişisel imzalarınızla yapabilirsiniz. Kişisel imzalarınızla e-postanızı bitirin En son blog içeriklerim hakkında güncellemeler için beni takip etmeyi unutmayın. E-posta adresinizi yazıp bültene abone olarak yeni içerikler ve güncellemeler hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. ### Shopify'da Pazarlama Teknikleri 1 URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/shopifyda-pazarlama-teknikleri-1 · Tarih: 2023-10-17 · Kategori: Pazarlama Shopify , özellikle ihracat yapmayı planlayan şirketler için harika bir e-ticaret alt yapı platformudur. En büyük dezavantajı ise, aylık ödemelerin ve kesintilerin ayrıca eklenti ya da Shopify dilinde uygulama ücretlerinin piyasa ortalamasına göre daha yüksek olmasıdır. (Ancak kalite ucuz olmuyor.) Şimdi bu yazımda daha önce yapmadığım bir şeyi yapacağım. İçeriği parçalara bölmek... Uzun bir içerik olacağını düşündüğüm ve tek seferde tüm içeriği hazırlamanın zor olacağı için içeriği parçalara böldüm. Her hafta bir parça / bölüm olarak içeriği sizlerle paylaşacağım. E-posta bültenime abone olursanız her yeni güncel içerik paylaşımında bildirim alabilir ve haberdar olabilirsiniz. 1. Shopify Nedir? Gelin önce Shopify 'ı açıklayalım sonra da pazarlama teknikleri ve taktiklerine geçelim. Shopify, çevrimiçi mağazalar oluşturmak ve yönetmek için kullanılan popüler bir e-ticaret platformudur. Shopify, kullanıcı dostu bir arayüzü olan kullanıcılar için birçok özellik sunar. Bu özellikler arasında ürün listeleme, envanter yönetimi, ödeme işlemleri, analitik raporlar, pazarlama araçları ve daha fazlası yer almaktadır. Shopify ayrıca farklı temalar ve özelleştirme seçenekleri sunarak mağazaların görünümünü kişiselleştirmeyi mümkün kılar. Shopify, küçük işletmelerden büyük markalara kadar birçok farklı işletme için ideal bir çözümdür ve kullanıcılarına çevrimiçi satışların kolay ve etkili bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlar. 2. Kategoriler/Koleksiyonlar ve Ürünler Ürün eklemeleri yaparken doğru bir kategori, alt kategori ve doğru eşleştirmeler yaptığınızdan emin olmalısınız. Bu SEO açısından ve ürünlerin doğru listelenmesi açısından çok önemlidir. 2.1 Kategori / Koleksiyon Şeması E-ticarette temel bilinmesi gereken işlerin başında ürün listeleme ve kategori yönetimi gelir. Sattığınız ürünlere yönelik doğru bir ana kategori akabinde var ise alt kategori açıp bu kategorilerin açıklaması ve SEO alanlarını doldurup ardından ürün girişlerini yapmanız gerekir. Doğru kategori ve koleksiyon oluşturmadan ürün girişleri yapmayınız. Her zaman ilk yapmanız gereken şey öncelikle kategori ağınızı oluşturup yayınlamak ve bunlar hazır olduktan sonrada ürün girişlerini sağlamak olmalıdır. 2.2 Ürün Girişleri Kategori yapısını tamamladıktan sonra sıra ürün girişlerinin yapılmasına geliyor. Burada ara bir entegrasyon kullanıyor olsanız bile yani ürünler otomatik envanter programınızdan Shopify'a aktarılıyor olsa bile mutlaka ürün açıklamalarını, SEO başlık ve açıklamalarını doğru bir şekilde yalın bir dille yapmalısınız. Ürün açıklaması olmadan sadece fotoğraf ile ürün satmaya çalışmayın. Ürün açıklamasını yazarken de elinizi korkak alıştırmayın. En detaylı şekilde ürün özelliklerini öne çıkaracak ve müşterinin neden bu ürünü alması gerekiyora kadar her şeyden detaylı bir şekilde bahsedin. Bu aynı zamanda SEO açısından da ürünlerinizin arama motorlarında görüntülenmesini sağlar ve kolaylaştırır. 3. Shopify'da Ödeme Yöntemleri Shopify'ı özellikle sadece Türkiye 'de kullanıyorsanız ödeme yöntemlerinde çok fazla seçeneğiniz olmuyor. Sadece aşağıda ki üç ödeme yönteminden birini kullanabilirsiniz. Paratika Iyzico Garanti Sanal Pos Bu üçü dışında şimdilik başka bir ödeme yöntemi bulunmamaktadır. Ancak yurtdışında özellikle Shopify payments kabul edilen ülkelerde kullanıyorsanız çok daha fazla seçenek sunabilirsiniz. Burada Shopify pazarlama tekniklerinde ödeme yönteminin yer alma sebebi ise, ödeme kanalının ürün alımında çok büyük etkisinin olduğu gerçeğidir. Kullanıcıya her kanaldan ödeme yapabilme imkanını kolaylıkla sunabiliyor olmanız gerekiyor; Türkiye dışında satış yapan firmalar için. Özellikle Amerika'da çok yaygın olarak kullanılan afterpay ödeme yöntemini kullanarak satışlarınızı artırabilir ve kullanıcının kredili bir şekilde alışveriş yapmasını sağlayabilirsiniz. Örneğin aşağıda ki görselden de görebileceğiniz gibi toplam tutar $368 ancak kullanıcı bunu 4 taksitle her bir taksit için $92 ödeyerek satın alabilir ve siparişini tamamlayabilir. Afterpay ödeme seçeneği özelliği. 4. Shopify'da Kargo Seçenekleri ve Entegrasyonları "X fiyat üzerine ücretsiz kargo" veya Fedex, UPS vb. uluslarası taşımacılık kargo firmalarıyla kolay entegrasyon konusunda Shopify bence en iyi e-ticaret platformudur. Kargo, e-ticaret firmaları için son derece önemli bir konu. Ürünün hızlı bir şekilde müşteriye ulaşması veya müşterinin satın alım yapmadan önce ürününü ne zaman tahmini olarak teslim alacağını görebilmesi, o müşterinin satın almasını kolaylaştıran bir faktördür. 5. Shopify'da Kuponlar ve Pazarlama Taktikleri Shopify'ın en çok sevdiğim özelliklerinden birisi ise kuponlar konusunda kolaylıkla komplike bir yapı oluşturabilir ve otomasyona çevirebilir olmanız. Shopify'da Kupon Oluşturma, Örneğin 3 Al 2 Öde Kuponu Özellikle bir çok işletmenin kullandığı taktik olan " 3 Al 2 Öde " gibi bir yapıda otomatik oluşan kodlar ve sepette indirimler sağlayabilirsiniz. Bunu yaparken detaylı kırılım ve kriter eklemesi de sağlayabilirsiniz. Normalde bu tarz indirim kodları yani otomatik sepette indirim sağlayan kodlar her e-ticaret platformunda bulunmuyor veya ek bir uygulama yükleyerek yapabiliyorsunuz; ancak Shopify'da bu direkt olarak bizlere sunuluyor. "E-posta Bültenine Abone Olanlara 100 TL İndirim" kuponu gibi koşullu indirimlerde sunabilirsiniz. Kuponlar kısmında büyük firmaları takip etmenizi, onların uyguladığı pazarlama stratejilerini kendi web sitenize uyarlamanızı öneririm. ### Flo.com.tr Alışveriş Deneyimim URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/flo-com-tr-alisveris-deneyimim · Tarih: 2023-07-21 · Kategori: Deneyimler ve Yorumlarım Bu yazımda sizlere Flo ile yaşamış olduğum alışveriş deneyimimden bahsedeceğim. Resmen dolandırıcı bir firma Flo ! Müşteri hizmetleri deseniz sizi başından savmak için elinden geleni yapıyor. Resmen işinizi çözmeye veya ihtiyacınızı karşılamamaya yönelik kurulmuş bir müşteri temsilcisi ekibi... 3 Temmuz 2023 tarihinde Flo.com.tr'den 349 TL değerinde "Arena 398-100 - Antifog Buğu Önleyici Sprey" aldım. Başıma gelecekleri bilseydim asla ama asla almaz ve hatta bu web sitesine giriş bile yapmazdım. Satıcının ürünün faturasını yanlış kesmesinin ardından müşteri hizmetlerine ulaşarak konuyu belirttim ve faturanın doğru kesilmesini talep ettim. Ancak hiç bir şekilde talebime dönüş yapılmadı ve faturayı doğru bir şekilde kesmediler. Aradan 3 gün geçtikten sonra ürün bana teslim edildiğinde direkt kargo poşetini açtım ve kullanılmış/hasarlı ürün aldığımı farkedip fotoğrafını çekip Flo müşteri hizmetleriyle paylaştım. Aşağıdan fotoğraflarına ulaşabilirsiniz. Müşteri temsilcisi görüşmemiz sonucunda ürünü iade edin iade sürecini başlatalım dediler. Bende ürünü kargoya verip geri gönderdim ve iade ettim. Flo.com.tr'den aldığım ürün. Ürün kullanılmış/hasarlı bir şekilde elime ulaştı. Ürünü hızlıca kargoya verip geri gönderdim. Ancak aradan 2 hafta geçmesine rağmen kartıma iadenin yansıtılmamasından ötürü Flo.com.tr müşteri hizmetleriyle iletişime geçtim ve iade sürecini sordum. Kendileri iadenin kabul edilmediğini hasarlı ürün olduğunu ve dolayısıyla para iadesi yapmayacaklarını söylediler. Ancak fatura iptalini gerçekleştirdiler. Ürünün faturasını kestiler, sonra iptal ettiler. Parasını aldılar ve bana hasarlı ürün olduğu için para iadesi yapmadılar. Ürünü geri göndereceklerini söylediler o şekilde ancak ürünü de göndermediler. Dolayısıyla onlara ödediğim 349 TL havaya uçtu resmen. Flo.com.tr Müşteri Hizmetleri Yazışması Bu arada aynı ürünü hasarlı aldığım için ve kullanamadığım için gittim başka bir firmadan daha fazla para ödeyerek satın aldım. Bu ürün için iki kez para ödemek zorunda kaldım. Flo.com.tr'den ilk defa alışveriş yapmıştım ve gördüm ki bu firma tamamen dolandırıcı bir firma ve asla müşterisini memnun etmeye çalışmayan bir firma. Konuyla ilgili şikayetvar üzerinde kayıt açtım, yalandan ilgileniyorlarmış gibi yapıyorlar ama ilgi ve hizmet sıfır. https://www.sikayetvar.com/flo-ayakkabi/flo-ayakkabi-kullanilmis-urun-gonderdi-7 Sonuç Sonuç olarak bu firmayı kimseye önermem. Asla bu siteden alışveriş yapmayın; yoksa mağdur olursunuz. Son Gelişme Son gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. LinkedIn'de C level FLO yöneticilerini etiketleyip paylaşımda bulunduktan sonra aynı günün akşamına FLO müşteri hizmetleri benimle iletişime geçip kartıma iade yapmayı kabul etti. ### İşletmeler İçin En Uygun Kampanya Aşamaları ve Türleri URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/isletmeler-icin-en-uygun-kampanya-asamalari-ve-turleri · Tarih: 2023-02-24 · Kategori: Pazarlama İşimiz pazarlama olunca ve açılan kampanya türlerinin veya yapılacak pazarlama çalışmalarının neler olduğu sürekli sorulunca en sonunda çareyi bunu anlatan bir yazı yazmakta buldum. Pazarlama, Dünya'nın her yerinde aynıdır. Asıl amaç burada markayı iyi konumlandırabilmek ve markanın satış yapabilmesini sağlamaktır. Bu satış hizmet olabilir, beğeni olabilir, isim duyurma olabilir vs. vs. Her planlanan reklam kampanyası parasal bir işlemi gerektirmez. Örneğin , bir politikacının sosyal medya hesaplarını ve reklam hesaplarını yönettiğinizi düşünelim. Burada politikacıyı öne çıkarmak ve insanlara göstermek en önemli KPI'dır. Başarısı ise politikacının seçilmesi, sevilmesi vs. olabilir. Pazarlama kampanya aşamaları ve türleri nelerdir? Gelin bu yazıda detaylıca inceleyelim. Pazarlama Kampanya Aşamaları ve Türleri Bunu 2 (iki) ana başlık veya kategori altında toplayabiliriz. Amaç (Purpose) Kanal (Channel) Şimdi sırayla bu iki ana başlık altında oluşturulabilecek pazarlama stratejileri ve kampanya türlerine göz atalım. 1. Amaç (Purpose) Bu başlık, kampanya amacımızın ne olduğunu listelememize ve ona özel kampanyalar oluşturmamıza yöneliktir. By purpose yani amaç altında oluşturulabilecek kampanya türlerinden bazıları ise şu şekildedir. 1.1 Marka Bilinirliği Markamızı tanıtmak ve marka bilinirliği sağlamak için açacağımız her kampanya bu kampanya türünün altında yer alır. Burada ki asıl amaç mümkün olduğu kadar en fazla kişiye ulaşmak ve markamızı tanıtmaktır. Özellikle yeni pazarlara giriş yapıldığında marka bilinirliği çok fazla önem teşkil etmekte olup güçlü yatırım yapılması gereken bir kampanya türüdür. 1.2 Yeni Kullanıcı/Müşteri Elde Etme Yeni müşteri veya yeni kullanıcı kazanma kampanya türü olarak adlandırabiliriz. Bu kampanyalarımız ile mobil uygulamamız için yeni kullanıcı elde etmeyi hedefleyebilir veya e-ticaret web sitemiz için yeni müşteri kazanmayı hedefleyebiliriz. (Bir çok kampanya bu tür altında yer almaktadır. En fazla KPI odaklı ve satış getiren kampanya türlerinden biridir.) 1.3 Çapraz Satış Kampanyaları A ürününü alana veya almakta olana B ürününü pazarlama kampanya türleri olarak düşünebiliriz. Genelde ortalama sepet değerini artırmaya yönelik bir stratejidir. Ortalama sepet tutarının artması demek sizin ROAS'ınızın artması demektir. Bu da başarılı reklam yönetimi olup hedeflerinize ulaşmanızı sağlar. Aynı zamanda daha önceden A ürününü satın alan müşterinize, ilgili B ürününü de sunarak müşteri geri kazanmayı da bu şekilde hedefleyebiliriz. 1.4 Müşteri Tavsiye Programı Çok basitçe anlatacak olursam, bir taşta iki kuş taktiğidir. Güzel hizmet veren ve kaliteli ürün satan her marka müşteri tavsiye programıyla satışını 10'a, 20'ye katlayabilir. Satın alım gerçekleştiren müşterilerinize tavsiye e-postası atarak veya satın alım sonunda gelen teşekkürler sayfasına tavsiye eklentisi sunarak o kişinin bizi başka kişi veya kişilere önermesini sağlayabiliriz. Ancak tabii kimse bunu babasının hayrına yapmaz 🙂 Burada hem alışveriş yapan mevcut müşterinize bir sonraki alışverişinde kullanmak üzere bir indirim kodu tanımlayabilirsiniz (her başarılı tavsiye siparişi koşuluyla) hem de tavsiye edilen kişiye "bak A kişisi seni önemsiyor bizi tavsiye ediyor bizde sana ilk siparişinde geçerli olacak x TL veya indirim kodu veriyoruz" diyerek stratejimizi oluşturabiliriz. 1.5 Yeni Ürün Piyasaya Sunma Markanız yeni bir ürün çıkarabilir ve piyasaya sürebilir. Marka tanınmış bir marka ise pre-order yöntemiyle satışa bile başlanabilir. Marka yeni bir marka ise ürün tanıtımını yapar ve x tarihinde ürünümüz satışa hazır olacaktır veya ürünümüz şimdi satışa hazırdır diye kampanyasını oluşturabilir. Genelde start-up şirketleri için uygun ücretli pazarlama yöntemidir. Bunu sadece reklam platformlarında reklam yayınlamak olarak düşünmeyin. Mesela o ürünle ilgili "ekşi sözlükte "bir konu açılması; bu da bir pazarlama taktiğidir. 1.6 Müşteriyi Elde Tutma veya Müşteriyi Yeniden Kazanma Mevcut müşterilerinize yönelik oluşturacağınız tüm yeniden pazarlama kampanyaları bu kategori altında yer alabilir. Genelde bunu mobil uygulaması olan markalar " Trendyol " gibi çok fazla yapmaktadır. Örneğin, A ürününü satın aldınız ve bu satın alım sırasında B ürününü sepetten sildiyseniz Trendyol bunu favori listenize atmanızı sağlayabilir. Bu sayede size favori listenizde ki ürünlerde herhangi bir indirim olduğunda, size bildirim göndererek tekrar sipariş vermenizi sağlayabilir. Üstelik bu modelde herhangi bir reklam kampanyası veya harcanan para yoktur. (Bildirimler için kullandığı ekstra bir tool varsa o hariç) Bu Amaç kategorisine daha da fazla seçenek eklenebilir; ancak en yaygın olarak kullanılan pazarlama amaçlarını ve modellerini yukarı da sıraladım. Şimdi gelin ikinci aşama olan kanala geçelim. 2. Kanal (Channel) Amacımızı belirledikten sonra kanal seçimine yoğunlaşmamız gerekiyor. Amacımıza en uygun kanalı tespit edip kampanyalarımızı oluşturmaya başlayabiliriz. 2.1 SEO SEO ile organik olarak arama motorlarında kullanıcıların / müşterilerin karşısına çıkabilir ve organik trafiğimizi herhangi bir reklam ücreti ödemeden artırabiliriz. SEO bir çok işletmenin sahip olmak istediği bir güç olup, çalışması ve yapımı hem maliyetli hem de zaman almaktadır. 2.2 İçerik Pazarlaması İçerik … ### İzinsiz Gönderilen SMS, Arama ve E-postaları Ticari Elektronik Şikayet Sistemi Aracılığıyla Ticaret Bakanlığına Bildirebilirsiniz URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/ticaret-bakanligi-izinsiz-pazarlama-bildirimi · Tarih: 2023-02-13 · Kategori: Deneyimler ve Yorumlarım Bir çok kişi her gün telefonuna gelen 0850'li numaralardan şikayetçi durumda. Genelde bu aramalar ev internetiyle ilgili olabilir. (Digitürk'ün sinir bozan aramalarını da unutmadık.) Aynı zamanda izinsiz gönderilen ve rahatsız edici SMS'ler ve e-postalarda sizi bıktırmış olabilir. Bu durumdan hızlı olarak kurtulmanın en güzel yolu Ticaret Bakanlığına yapacağınız şikayetler ve sisteme ekleyeceğiniz kayıtlardır. Ticaret Bakanlığına Şikayet Kaydı Nasıl Açılır Aşağıda ki adımları takip ederek, T.C. Ticaret Bakanlığı Ticari Elektronik İleti Şikayet Sistemi üzerinden kaydınızı oluşturabilirsiniz. T.C. Ticaret Bakanlığı Ticari Elektronik İleti Şikayet Sistemine Giriş Yapın Şu link üzerinden https://tiss.gtb.gov.tr/ Ticaret Bakanlığı sayfasına erişip e-devlet ile giriş sağlayınız. T.C. Ticaret Bakanlığı Ticari Elektronik İleti Şikayet Sistemi Açılan Portal Üzerinden İlgili Şikayet Kaydınıza Göre Başvurunuzu Yapın Ardından açılan sayfada Devam et butonuna tıklayıp, sol tarafta işlemler menüsünden ilgili şikayet kaydına tıklayıp kaydınızı açabilirsiniz. Kısa mesaj (SMS) şikayeti başvurusu Bazı firmalar SMS almak istemediğimizi belirtmemize rağmen inatla SMS gönderirler. Bu gibi durumlarda RET talebimizi önce firmaya belirtelim. Firmaya belirttiğimiz RET talebine rağmen SMS almaya devam ediyorsak bu başvuru formunu doldurarak şikayet kaydınızı açabilirsiniz. Aşağıdaki ekran görüntüsünden de görebileceğiniz gibi TCKN ve Telefon Numaranız otomatik olarak doldurulmuş gelir. Siz buraya iletiyi gönderen telefon numarası veya İletinin Başlığını (Gönderenin adı) yazıp, SMS Kodu var ise onuda ekleyebilirsiniz. Şikayetin konusu kısmında size uygun olanı seçip, telefonunuzdan alacağınız ekran görüntüsünü bu dosya alanına ekleyebilirsiniz. Mesajın ekran görüntüsünü mutlaka alarak buraya ekleyin. Son olarak mesaj içeriğini buraya yazarak başvuru kaydınızı oluşturabilirsiniz. Kısa mesaj (SMS) şikayeti başvurusu Kendi deneyimimi paylaşacak olursam: Sürekli " Rentgo " firmasından ( arayıp numaramı sisteminizden silin dememe rağmen ) pazarlama içerikli SMS almaktaydım. En sonunda Ticaret Bakanlığının sayfasına girip Kısa mesaj (SMS) şikayeti başvurusu yaparak Rentgo nun sinir bozucu SMS'lerinden kurtulmuş oldum. Sesli arama şikayeti başvurusu Bu 0850'li numaralardan gelen rahatsız edici aramaların şikayetlerini bu sayfadan yapabilirsiniz. Aşağıdaki sayfa görüntüsünden görebileceğiniz gibi burada da TCKN, telefon numaranız otomatik doldurulmuş gelir. Sizin buraya arayan telefon numarasını ekleyip, tarih ve saati girmeniz gerekmektedir. Akabinde size uygun şikayet konusunu seçip, burada da aramanın yapıldığına dair ilgili ekran görüntüsünü alıp dosya kısmına eklemeniz gerekiyor. Tüm bu işlemleri yaptıktan sonra Sesli arama şikayetinizi oluşturmuş olacaksınız. Sesli arama şikayeti başvurusu E-posta şikayeti başvurusu E-posta, arama ve SMS kadar rahatsız edici boyutta değil. Firmaların hemen hemen hepsinde gönderdikleri e-postaların en altında "abonelikten ayrıl" linki bulunmakta olup, e-posta bültenlerinden hızlıca çıkabiliyoruz. Ancak bazı durumlarda "Abonelikten Ayrıl" dememize rağmen ısrarla firmalar e-posta göndermeye devam ediyorsa bu şikayet başvurusu sayfasından sizde şikayetinizi oluşturabilirsiniz. Görselden görebileceğiniz gibi TCKN burada otomatik doldurulmuş olarak gelir. Buraya e-posta adresinizi yazıp şikayete konu ticari elektronik ileti hakkında bilgiler kısmına geçerek tüm alanları doldurup, şikayetin konusunu seçip ve son olarakta ilgili şikayete konu olan e-postanın ekran görüntüsünü dosyalar alanına ekleyerek şikayet başvurunuzu gerçekleştirebilirsiniz. E-posta şikayeti başvurusu Sizde buna benzer bir olay yaşarsanız direkt olarak şikayet kaydınızı açıp bekleyin. Başka türlü bu rahatsız edici olaylardan kurtulmanın bir yolu yok. ### Marka Karalama Kampanyası Nedir ve Markalar Buna Ne Kadar Hazır? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/marka-karalama-kampanyasi · Tarih: 2023-02-11 · Kategori: Pazarlama Eğer daha önce markanıza karalama kampanyası veya linçleme başlatılmadıysa bunun gelecekte de olmayacağı anlamına gelmez. Veya, markanız Türkiye 'nin veya Dünya'nın en çok sevilen markası olsa bile bunun bir gün karalanmayacağı veya linçlenmeyeceği anlamına da gelmez... Olumsuz propaganda öne sürerek birinin veya bir markanın itibarını zedeleme veya itibarını sorgulama çabasına marka karalama diyebiliriz. İngilizcesi smear campaign / smear tactic veya sadece smear olarak bilinen "Marka Karalama Kampanyasını" gelin bu yazıda inceleyelim. İngilizce terimleri araştırdığımızda 1936 yılında popüler olan karalama kampanyası o tarihten bugüne varlığını devam ettirmektedir. Karalama Kampanyası Tarihçesi - İngilizce "Smear Campaign" 1936 Yılında Popüler Olmaya Başladı. Bir karalama kampanyası, bir bireyin veya grubun itibarını, güvenilirliğini ve karakterini zedelemek için kasıtlı, önceden tasarlanmış bir girişimdir. Karalamalar genellikle doğrulanamayan söylentiler ve çarpıtmalar, yarı gerçekler ve hatta yalanlar biçimindeki saldırılardan oluşur. Bir karalama kampanyasının ardındaki olayların gerçekliği yansıtmadığı gösterilse bile, taktik genellikle etkilidir çünkü gerçek öğrenilmeden önce hedefin (Markanın) itibarı lekelenir. Peki Markalar Bu Konuya Ne Kadar Duyarlı Yaklaşıyor? Son zamanlarda örneklerini gördüğümüz marka karalama kampanyaları eskiden de (internet öncesinde) kitlesel haraketler olarak vardı ve bugünde varlığını internet aracılığıyla daha hızlı yayılarak göstermektedir. Bu gibi durumlarda firmaların yapması gereken şey profesyonel kişilere başvurmaktır. Genelde büyük markaların iletişim ajansları olur ve iletişim ajansları onların yerine sosyal medya kanallarında vb. platformlarında duyuru vs. yaparak markayı her zaman güvenli bölgede tutarlar. Ancak bazı durumlarda iletişim ajansları önerilerle gelse bile markalar kendi iç etiğine uygun görmemesi halinde iletişim ajanslarını dinlemeyip, kendi bildiklerini yaparlar. Bu gibi durumlarda da markalar karalama kampanyalarına maruz kalabilirler. Bunun dışında markalar yasal yollara da başvurabilir. Burada dikkat edilmesi gereken durum ise firmalara karşı hakaret suçunun işlenmiş olamayacağıdır. Bu gibi durumlarda firmalar tüzel kişiliğe sahip olduğundan ancak kişilik haklarının ihlali söz konusu olabilir. Çözüm olarak içerik sağlayıcıya giderek ilgili yayının kaldırılması, emniyet ve savcılığa başvurulması, maddi ve manevi zarar durumda tazminat davası açılması gibi yöntemler uygulanabilir. Ancak durum duygusal olursa marka bu tarz bir hareketi gerçekleştirdiğinde bu ters tepebilir. Bu durum ayrıca daha önceden marka karalama kampanyasına katılmayan kişilerin yani tarafsız olan kişilerinde marka karalama kampanyasına katılmasına sebebiyet verebilir. Türkiye'de Durum Nasıl? "Marka karalama", "marka linçleme" gibi konuları arama motorunda arattığınızda ağırlıklı olarak hukuksal metinleri, avukatları göreceksiniz. Bence bu da doğu değil, böyle bir karalama da işi direkt olarak yasal yollarla çözmeye çalışmak, bugün bazı politikacıların yaptığı gibi kendisine yöneltilen her eleştiriyi savcılığa yönlendirmesinden farkı kalmayacaktır. Marka Zedelenmesi Durumunda Neler Yapılmalı? Öncelikle her zaman karşı tarafta bir birey, kişi veya müşteriniz (potansiyel müşterinizde olabilir) olduğunu unutmayın. Bazen kurumsal etik değerleri bir kenara bırakıp karşınızda ki insanları anlamanız ve onlara söz vermeniz gerekebilir. Aşağıda ki maddelerde bu durumla karşılaşıldığında neler yapılabilir bunları sıralayacağım. Bu maddeler daha da fazla artırılabilir, ancak benim en önemli gördüğüm kısımları şu şekilde: İşe ilk olarak müşterilerinizi - insanları dinleyerek başlayın. Ortada bir haksızlık varsa veya markanın bir hatası var ise firmalar basın açıklaması yaparak konuyu doğru bir şekilde ifade etmeliler. Bu açıklamanın sadece karalama kampanyasının yapıldığı platformda yapılmaması, firmaya/markaya ait tüm web sitesi ve içerik platformlarından yapılması gerekmektedir. Özür dileyin ve hatanızı telafi edin. Evet yanlış duymadınız. Eğer marka hata yaptıysa bunu açık bir şekilde belirtip özür dilemelidir. Sonuçta karşınızdaki kişiler özürü kabul edecek ve hata telafisi için çalışma yaptığınızı veya uğraşınızı görecektir. Özür dilemek yeterli değildir. Özürü dileyip marka hatasını telafi etmelidir. İletişim ajansından veya profesyonel kişilerden destek alın. Hangi marka olursa olsun, bazen markanın üst düzey yöneticileri kişisel intiyazlarını kullanıp haberleri izlemeyebilir veya gündemden uzak kalmak isteyebilir. Bunlar son derece normal konular. Ancak firmalar tüzel kişilik olduğu için her konuda bir birey olarak değil tüzel kişi gibi hareket etmeli, her türlü yaklaşıma ayak uydurabilmelidir. Burada iletişim ajansları devreye girebilir ve ajanslar direkt olarak markayı herhangi bir konuda doğru bir şekilde konumlandırabilirler. Marketing Türkiye - Ocak 2023 sayısında da iletişim ajanslarının öneminden bahsedilen geniş bir alan var. Bu sayıda ele alınan konuda firmaların iletişim ajanslarına para ödememesi / zam yapmaması ve hatta çalışmak istemeyişi gündeme getirildi. Ancak unutulmamalıdır ki markanın sözcüsü ve marka itibarını koruyan ve sağlayan kurumlar iletişim ajanslarıdır. Trollere karşı güçlü bir sadık müşteri portföyü / grubu oluşturun, Üzülerek söylüyorum ki troller ülkemizde aşırı derecede yaygın durumdadır. 500 kişilik bir grup düşünün; ki bunu internet ortamında oluşturmak çok kolay; markanızın itibarını zedeleyebilecek aktivitelere yol açabilirler. Ayrıca bu tarz troll olaylar direkt olarak parayla yapılabiir. Örneğin … ### Google Optimize ve Optimize 360 Kapanıyor URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-optimize-ve-optimize-360-kapaniyor · Tarih: 2023-01-24 · Kategori: Pazarlama Google dün gönderdiği e-postada Google Optimize ve Optimize 360'ın kullanıma kapatılacağını bildirdi. Google Optimize ve Optimize 360'ı 30 Eylül 2023 tarihine kadar kullanmaya devam edebiliriz. Sonrasında ise Google Optimize ve Optimize 360 kullanıma uygun olmayacaktır. Optimize'ın direkt olarak kapanması Insider ve Optimizely vb. firmalar için ise ayrıca güzel bir haber olduğunu düşünüyorum. Peki sonrasında ne olacak? Google'un paylaştığı " Google Optimize Sunset " adlı makalede A/B testi gibi testleri GA4 üzerinden yapabileceğimiz bilgisi paylaşıldı. Optimize gibi profesyonel testler oluşturulabileceğini sanmıyorum; ancak A/B testi gibi basit testleri direkt olarak GA4 üzerinden kolaylıkla ileride oluşturabileceğimizi düşünüyorum. Google Optimize ve Optimize 360'da yer alan tüm geçmiş verilerimizi 30 Eylül 2023'e kadar indirmemiz gerekiyor. Sanırım bu tarihten sonra verilere erişimimiz olmayacak. Gönderilen e-posta detayına aşağıdan ulaşabilirsiniz. Google Optimize ve Optimize 360 Kapanıyor ### Sosyal Medya Postlarında İzlenmesi Gereken Metrikler (KPIs) URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/sosyal-medya-post-kpis · Tarih: 2022-12-22 · Kategori: Sosyal Medya Reklamları Paylaşım yaptığımız içeriklerin hangi kanallarda hangi metrikler ile takip edilmesi gerektiği konusunda bazen şüpheye düşebiliyoruz. Bu yazımda sizlere, geçmiş deneyimlerimden yola çıkarak sosyal medya kanallarında yapılan organik paylaşımların hangi metrikler ile takip edilmesi / izlenilmesi gerektiğini paylaşıp anlatacağım. Bu yazımı okuduktan sonra sizlerde paylaşımlarınızın performansını doğru bir şekilde ölçümleyebilir ve kendi özel KPI'larınızı geliştirebilirsiniz. Facebook Bazı işletmeler için önemli olmasada Facebook hayatımızda yer edinen ilk platformlardan bir tanesi. Facebook'da yaptığımız paylaşımlarda sırasıyla aşağıda ki metrikleri düzenli olarak takip edebiliriz: Reach/Impressions / Ulaşılan Kişi/Gösterimler Likes / Beğeniler Video Views / Video Görüntülemeleri Link Clicks / Tıklamalar Comments & Shares / Yorum ve Paylaşımlar YouTube Çok harika videolar oluşturabilir ve paylaşabiliriz. Ancak bu videolarımızın/paylaşımlarımızın başarılı olup olmadığını anlamamıza yardımcı olan metrikler genelde şu şekilde sıralanıyor. Total Watch Time / Toplam İzlenme Süresi Video Views / Video Görüntülemeleri Engagements / Etkileşimler (Yorum, Beğeni vb.) Instagram Çoğu ülkede en popüler platform olan Instagram'da post, story ve reels ölçümlerini genelde aşağıda ki metrikleri inceleyerek analizleriz. Reach/Impressions / Ulaşılan Kişi Sayısı/Gösterimler Video Plays / Video İzlenme Sayısı Engagements / Post Etkileşimleri (Beğeni + Yorum + Kaydet + Paylaş) PTA sayısı yani "People Talking About" sayısını ana KPI olarak kullanabiliriz. Bunu sadece Instagram bazında değil tüm sosyal medya kanallarında yaptığımız paylaşımlar için hesaplayabiliriz. Burada çıkan yüzdelik sayısına göre en yüksek sayı en başarılı post olduğunu göstermektedir. Hesaplanış şekli de şu şekildedir. PTA= (Beğeni + Yorum + Kaydet + Paylaşım) / Ulaşılan Kişi Sayısı ( Bazen gösterimlerde alınabilir ) Örneğin , A postu 100 kişiye ulaştı ve bu 100 kişiden 5 yorum, 8 kaydetme, 40 beğeni, 1 paylaşım aldıysak eğer PTA sayımız 0,54 çıkacaktır. (54/100) TikTok Genç kullanıcılara sahip olan platform üzerinde yaptığımız tüm paylaşımların başarı metrikleri şunlardır: Total Play Time / Toplam Oynatma Süresi Engagements / Etkileşimler Video Views / Video Görüntülenme Sayısı Hashtag Performance / Hashtag Performansı Pinterest Türkiye 'de çok yaygın olmasada özellikle Amerika'da çok aktif kullanılan bu sosyal medya platformunda yaptığımız paylaşımlar için aşağıdaki metrikler takip edilmelidir. Impressions / Görüntülenmeler Engagements / Etkileşimler Outbound Clicks / Giden Tıklamalar Twitter Elon Musk'ın satın aldığı Twitter'ı şuan ki teknolojisiyle incelersek tweet paylaşımları için aşağıda ki metrikleri incelemekte fayda olabilir. Impressions / Görüntülenme Engagements / Etkileşim Link Clicks / Tıklamalar Profile Visits / Profil Ziyaretleri LinkedIn Profesyonel kariyer ve iş dünyasına yönelik olan bu sosyal medya platformunda yapılan post paylaşımlarının başarılarını aşağıda ki metriklerle ölçebiliriz. Impressions/Unique Impressions / Gösterimler/Eşsiz Gösterimler Downloads / İndirmeler Engagements / Etkileşimler Engagement Rate / Etkileşim Oranı Engagement Rate yani Etkileşim Oranını PTA ile karıştırmamak lazım. PTA yani People Talking About tamamen post veya paylaşım üzerine hazırlanmış bir formül ve metrik. Etkileşim oranı ise sizin takipçileriniz baz alınarak hesaplanan bir oran. Örneğin, 100 takipçisi olan LinkedIn A sayfası, paylaşımına 10 yorum ve 5 beğeni aldıysa; Etkileşim Oranı %15 olacaktır. Engagement Rate / Etkileşim Oranu Formülü ise= (Beğeni + Yorum + Paylaşım vb.) / Toplam Takipçi Sayınız ### Apple App Store 2022 Yılı Ödülünü Kazanan Mobil Uygulama "BeReal" URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/bereal-uygulamasi · Tarih: 2022-12-11 · Kategori: Pazarlama Apple'ın her sene düzenlediği mobil uygulama yarışmasını bu yıl kazanan uygulama BeReal uygulaması oldu. Peki Türkiye 'de henüz çok popüler olmayan ancak globalde bir çok kişi tarafından kullanılan bu mobil uygulamanın diğerlerinden en büyük farkı ne? En çok sevdiğim part ise kendilerini diğer veya sıradan sosyal medya uygulaması olarak tanıtmıyor oluşu. Uygulama sayfasına gittiğinizde slogan / açıklama kısmında " Not another social network " yazısını görebilirsiniz. BeReal. Uygulaması Tam Olarak Nedir? Bereal. Your Friends For Real. - Not Another Social Network. Sosyal medya platformu BeReal Alexis Barreyat tarafından Aralık 2019 tarihinde kurulmuş ve yayınlanmıştır. iOS ve Android üzerinden uygulamaya erişim sağlanabilir olup; kullanıcıların gerçek zamanlı olarak gerçeği yansıtan paylaşımlar yapılması istenmektedir. BeReal, kullanıcıların günde bir fotoğraf paylaşmalarına izin veren bir uygulama olup bu fotoğraflar ile kullanıcıların gün içinde ne yaptığını paylaşmaları istenmektedir. Kullanıcıların bu paylaşımlarının özgün olması ve gerçekten kendilerini yansıtması istenir ve paylaşılan bu fotoğraf / içerikler takipçiler tarafından görüntülenebilmektedir. Günde sadece tek paylaşım yapılabildiği için kullanıcıların gün içinde uyguamada geçireceği vakit diğer sosyal medya platformlarındna daha az olacaktır. BeReal Uygulaması Nasıl Çalışıyor? Kullanıcılar günün herhangi bir zaman diliminde rastgele olarak " Time to BeReal. " bildirimi almaktadır. Bu bildirim ile kullanıcının fotoğraf paylaşması için iki dakika vakti vardır. İki dakika içinde gerçek zamanlı olarak kullanıcı herhangi bir filtre, düzenleme vs. olmadan anlık olarak ne yaptığını paylaşabilir. Uygulamanın ana kilit odak noktası ise tam olarak budur. Gerçek zamanlı - gerçek kimliğimizi gösteren paylaşımlar. Örnek; Time to BeReal bildirimi. Eğer kullanıcı iki dakikayı geçirir ve post paylaşımı yaparsa, geç kalmış olarak algılanacak ve diğerlerinin fotoğraflarını gönderi bitene kadar göremeyecekler. Post yayınlanması tamamlandıktan sonra kullanıcılar uygulamanın keşfet bölümüne erişebilecek. Kullanıcının iki dakika içinde yeniden fotoğraf çekmesi. Kullanıcı bildirimi aldıktan sonra kendisine ayrılan iki dakika içinde birden fazla fotoğraf çekebilir ve istediği fotoğrafı paylaşabilir. Uygulama ayrıca kullanıcının BeReal anını kaç kez yakalamaya çalıştığını da herkese gösterir. Uygulamada bir "beğen" seçeneği bulunmamakla birlikte, kullanıcılar RealMoji 'lerini veya bir emoji tepkisini taklit eden özçekimlerini içeren bir emojiyi kullanarak diğer gönderilere tepki verebilirler. Uygulamada filtre veya düzenleme düğmesi olmayıp ve video yayınlanlarına ve paylaşımlarına izin vermez. Takipçi sayısı da uygulamada gösterilmez ve reklam da gösterilmez. BeReal Kullanıcıların uygulama paylaşımlarına verdiği tepkiler. Uygulamayı App Store'dan indirmek için tıklayın . Google Play Store'dan indirmek için tıklayın . ### Kötü Bir Online Alışveriş Deneyimi Yaşadım (Marka: Hummel) URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/kotu-bir-online-alisveris-deneyimi-yasadim-marka-hummel · Tarih: 2022-11-14 · Kategori: Deneyimler ve Yorumlarım Bir çok marka e-ticaret için şık tasarımlarla web sitelerini yayınlıyor ve online satış yapıyorlar. Ancak çok az sayıda marka pazarlamasını ve pazarlama stratejilerini doğru olarak yönetebiliyor. Bu yazımda sizlere bizzat başıma gelen kötü bir deneyimden bahsedeceğim. Hummel Online Satış Deneyimi Hummel'ın erkek alt giyim kategorisindeki ürünlerin bazılarını beğeniyorum. Bu kategoride alt giyim eşofman ürünü olan Issy ürününü sipariş vermek için web sitelerini ziyaret ettiğimde karşıma pop-up olarak açılan " Bu Üyelik Sana Çok Yakışacak " teklifini görüntüledim. Bu teklifte: " Bee Club avantajlarından haberdar olmak için hemen üye ol, %15 indirim ve %5 Honey Para Puan kazanma fırsatı yakala. " yazıyor ve site top header kısmında yani en üst kısmında ise: " BEE CLUB’A ÜYE OL, BİLDİRİMLERE İZİN VER, İLK ALIŞVERİŞİNDE %15 İNDİRİM KAZAN VE HER ALIŞVERİŞİNDE %5 HONEY TOPLA " Hummel pop-up teklifi. Bee Club avantajlarından haberdar olmak için hemen üye ol, %15 indirim ve %5 Honey Para Puan kazanma fırsatı yakala. Hummel Top header teklifi BEE CLUB’A ÜYE OL, BİLDİRİMLERE İZİN VER, İLK ALIŞVERİŞİNDE %15 İNDİRİM KAZAN VE HER ALIŞVERİŞİNDE %5 HONEY TOPLA Teklife İstinaden Üyelik Oluşturdum ve Sipariş Verdim Bu teklife istinaden üyelik oluşturdum ancak herhangi bir şekilde %15 indirim kupon kodu tarafıma ulaşmadı. Buna istinaden belki ilk siparişi oluşturduktan sonra, sonraki siparişlerde kullanmak üzere %15 indirim kodu gönderirler diye düşünüp siparişimi verdim; ancak yine indirim kodu tarafıma ulaşmadı. Belki alt yapıları doğru çalışmıyor olabilir diye düşündüm ve müşteri hizmetlerine e-posta atarak durumu bildirdim. Kendileri ise bana aşağıda ki gibi bir dönüş yaptılar 🙂 Hummel Müşteri Hizmetleri Cevabı. Ve bu e-postayı okuduktan sonra deneyimimi sizlerle paylaşmak istedim. Herkes - her marka kolaylıkla hazır e-ticaret platformları ile web sitelerini açabilir ürünlerini ekleyip satışa başlayabilir; ancak çok az sayıda marka pazarlama stratejisini başarılı bir şekilde yönetir... Hummel beni kaybetti - bana gönderdikleri e-postadan sonra üyeliğimin silinmesini talep ettim. ### Online Reklamlar İle Mağaza Satışlarınızı Artırın URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/online-reklamlar-ile-magaza-satislarinizi-artirin · Tarih: 2022-09-25 · Kategori: Google Ads Yerel müşterilere ulaşın Fiziki mağazanızın bulunduğu lokasyon etrafında yaşayan potansiyel müşterilerinize Google reklamları aracılığıyla kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Bir müşterinin işletmenizle etkileşimi online olarak başlayabilir ve ardından yerel mağazanızda veya fiziksel işletme konumunuzda sona erebilir. Aşağıda, çevrimiçi reklamlarınızı geliştirmenize ve işletmenize daha fazla mağaza ziyareti ve satış sağlamak için optimize etmenize yardımcı olacak bazı ipuçlarını bulabilirsiniz. İşletme Profil Sayfanızı Oluşturun İşletme Profil Sayfanızı Oluşturun İşletmenizin Google'da öne çıkmasını sağlayın. Bir İşletme Profili oluşturun ve Google Arama ve Haritalar üzerinden müşterilerle bağlantı kurun. Nedeni : İnsanlar işletmenizi, ürünlerinizi veya hizmetlerinizi aradığında öne çıkın. İşletmenizi Google'a taşımak, mağazalarınıza yapılan ziyaretleri artırmanın ve ölçmenin temel ilk adımıdır. Online dijital reklamlarınızın çevrimdışı değerini ölçün Online dijital reklamlarınızın çevrimdışı değerini ölçün Google reklamlarınız yalnızca web sitenizdeki tıklamaları ve satışları artırmaz. Çevrimiçi reklamlarınızın çevrimdışı olarak işletmeniz için nasıl değer sağladığını anlayın. Nedeni: Reklamlarınızın kanallar arasında nasıl etki yarattığının tam resmini elde etmek, kampanyaları hassaslaştırmak, bütçeleme kararları almak ve genel işletme stratejinizi bilgilendirmek için önemlidir. Online ve Offline satışları artırmak için çok kanallı bütünleşik pazarlama stratejisini kullanın Online ve Offline satışları artırmak için çok kanallı bütünleşik pazarlama stratejisini kullanın Hem çevrimiçi (online) hem de çevrimdışı (offline) dönüşümlerden maksimum getiri elde etmek için kampanyalarınızı optimize edin ve birden çok pazarlama kanalını kullanın. Nedeni: Müşteriler ister çevrimiçi ister mağazadan satın alıyor olsun, pazarlama yatırımınızdan en iyi şekilde yararlanın ve mağazalarınız için geliri artırın. Mağaza içi satışları artırmak için yakındaki işletmelerinizi / mağazalarınızı sergileyin Mağaza içi satışları artırmak için yakındaki işletmelerinizi / mağazalarınızı gösterin Konumlarınızı vurgulayın ve yakındaki müşterilere Google Arama, Haritalar, YouTube , Gmail ve Google Görüntülü Reklam Ağında arama yaptıklarında, göz attıklarında veya gezindiklerinde mağaza bilgilerinizi, işletme tekliflerinizi, promosyonlarınızı ve daha fazlasını iletin. Nedeni: Makine öğrenimi, fiziksel işletme konumlarınızı Google mülklerinde geniş ölçekte tanıtmayı daha kolay ve verimli hale getirir. Satın alma yolculukları boyunca müşterilere ulaşmanıza ve işletmenizi ziyaret etme olasılığı en yüksek olanlar için optimizasyon yapmanıza yardımcı olabilir. ### Google Ads'in Şaşırtıcı Güncel Yenilikleri URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-adsin-sasirtici-guncel-yenilikleri · Tarih: 2022-06-28 · Kategori: Google Ads Bu yazımda sizlere 2022 yılında Google'un Ads tarafında geliştirdiği ve yayına aldığı bazı şaşırtıcı yeniliklerini açıklıyor olacağım. Sırayla bu yenilikleri tek tek inceleyelim. 1. Smart Shopping ya da Türkçesiyle Akıllı Alışveriş Reklamları Kapanıyor Bu değişiklik ile Google , aslında Performance Max kampanyasının daha etkin kullanılmasını öngörüyor. Akıllı Alışveriş Kampanyalarını kullanabilmemiz için Performance Max kampanyasını kurmamız gerekiyor. Ancak Performance Max kampanyası spesifik olarak alışveriş reklamlarına yönelik olan bir kampanya türü değildir. Bu değişiklik Temmuz 2022'de başlayıp, Eylül 2022'ye kadar tüm alışveriş kampanyalarının Performance Max kampanyasına otomatik olarak dönüştürülmesi şeklinde devam edecek. Bu değişiklik otomatik olarak yapılacak ( eğer hesabınız hazırsa , manuel yükseltmede yapılabilir ) olup kampanyanın iyi çalışması için şunları kampanyaya mutlaka eklemelisiniz: Daha fazla reklam yazısı Görsel Video Bunun nedeni ise; Performance Max kampanyası Search, Display, YouTube , Shopping, Discover, Gmail ve Maps gibi Google envanterinin hepsini kapsayacak şekilde etkin olarak çalışmaktadır. Akıllı Alışveriş Kampanyalarının Performance Max'e otomatik olarak geçişi ile ilgili detaylı bilgiyi içeren videoya aşağıdan ulaşabilirsiniz. 2. Data Driven Attribution Veriye Dayalı İlişkilendirme Modeli Artık Herkes Tarafından Kullanılabilir Durumda Conversion yani dönüşümleri ölçümlememizde seçtiğimiz ilişkilendirme modeli reklamverenler için inanılmaz önemli bir detaydır. Kısaca ilişkilendirme modeli kullanıcıların hangi reklam veya reklam platformu ile etkileşime geçtiğini anlamamızda bize önemli fayda sağlar. Conversion Path - Dönüşüm Takibi İlişkilendirme modelini bir örnekle açıklayayım. Örneğin, kullanıcının dönüşüm işlemini (satın alma) gerçekleştirmesi için 3 tıklama sağladığını düşünelim. 1. tıklaması Google A kampanyamızdan olsun, 2. tıklaması B kampanyası, 3. tıklaması da C kampanyası. Burada kullanıcının satın alma işlemini 3. tıklaması C kampanyasından olduğunu varsayalım. Aslında kullanıcı bize ilk olarak A kampanyasından ulaşıyor, Last Click attribution (son tıklama ilişkilendirme) modeli kullandığımızda bu satın alma işleminin kredisi A kampanyasına (veya reklam grubuna) aktarılmayacaktır. Çünkü last click olarak C kampanyası kazanmıştır. Dolayısıyla data-driven modeline geçiş yaptığımızda, Google algoritması bu tıklamaları ve kullanıcının touchpoint (davranışlarını) takip edip reklamdan gelen dönüşümlere kredi aktarımı yapacaktır. Bu durumda 1/3:0,33 bu satışın gerçekleşmesinde "kredi/dönüşüm oranını" kampanyalar arasında dağıtacaktır. Bu örneği kampanyalar üzerinden verdim ancak bunu reklam grubu, reklam veya anahtar kelime üzerinden de düşünebilirsiniz. Özetle attribution model konusu başlı başına ayrı bir konu olup, Google'un yeni bildirisi ile artık herkes Data Driven yani veriye dayalı ilişkilendirme modeli ni kullanabilecektir. 3. Arama Reklamları ve Uzantılarına Teklif Verilebilir Dönüşümler Özelliği Geliyor Arama reklamlarına ve bazı uzantılarına 8 Temmuz 2022'den itibaren "Call clicks from ads / Reklamlardan Gelen Arama Tıklamaları" adı altında dönüşüm eklemesi otomatik olarak Google tarafından yapılacaktır. Bu sayede Google reklamlarından gelen telefon aramalarını ayrı bir şekilde kampanyalarda dönüşüm olarak takip edebileceğiz. Dönüşüm takibinin yanı sıra en önemli yeni özellik ise akıllı teklif verme stratejileri de bu dönüşüme otomatik olarak eklenebiliyor olması. Yani, Araçlardan / Dönüşümlere giderek Call clicks from ads dönüşümünü düzenle dediğinizde akıllı teklif verme stratejisini görüntüleyebilir, aktif veya pasif duruma bu ekrandan getirebilirsiniz. Eğer bu yeni gelecek otomatik dönüşümü istemiyorsanız ve sizin için faydalı olacağını düşünmüyorsanız, Dönüşümler altından direkt olarak bu dönüşümü silebilirsiniz. 4. Bazı Akıllı Teklif Verme Stratejilerinin İsimleri Değişiyor Uzun zamandır aşina olduğumuz Hedef Edinme Başına Maliyet (Target CPA) veya Hedef ROAS* (Target ROAS) isimleri Temmuz 2022 itibariyle değişiyor. ( Bazı hesaplarda bu değişiklik çoktan gerçekleşti. ) Target CPA yeni ismi Maximize Conversions Target ROAS yeni ismi Maximize Conversion Value Bu değişiklik şimdilik arama ağı kampanyalarında, kampanya seviyesinde uygulanacaktır. Paylaşılan kitaplıklarda oluşturulan tekliflerin güncellenmesi ve isimlerinin değişmesi ise 2023 yılında yapılması planlanıyor. Target CPA kullanmaya hala devam edebileceğiz, sadece tekliflerden direkt olarak Hedef EBM'yi seçemeyeceğiz. Örnek olarak aşağıda ki görselleri inceleyebilirsiniz. İsviçre'de Bir Müşterimizin Google Ads Hesabında Bu Değişiklik Aktif Oldu. Tekliflere Tıkladığımızda Sadece Conversions Ve Conversion Value Yer Alıyor. Örnek Olarak Conversions'ı (Dönüşümler) Seçtiğimizde Target Cpa (Hedef Ebm) Kısmı Optional Yani Isteğe Bağlı Olarak Geliyor. Dilersem Burayı Boş Bırakabilir Veya Hedef Ebm Yani Target Cpa Eklemesi Yapabilirim. Yukarıdaki Örnek Olsun Diye Chf 90 Yazdık. Bunun Anlamı Dönüşüm Başı Maliyet Hedefim Chf 90. *ROAS: Reklam harcamalarından elde edilen gelir. ### iyzico Shopify Ortaklığı Sonamı Eriyor? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/iyzico-shopify-ortakligi-sonami-eriyor · Tarih: 2022-05-25 · Kategori: Pazarlama Shopify iyzico'yu Kapatıyor mu? 24 Mayıs akşamı tüm Shopify kullanıcılarının yönetici giriş ekranında bir bildiri yayınlandı ve bu bildiride Shopify’ın 31 Temmuz 2022 tarihinden sonra iyzico’nun kaldırılacağı haberi yer alıyordu. Shopify'da Iyzico Ile Öde Kaldırılıyor Mu? " Ödeme sağlayıcısı yakında kullanımdan kaldırılacak Şu ödeme sağlayıcıları 31 Temmuz 2022 tarihinden sonra ödeme sayfanızda kullanılamayacak: iyzico ile Öde (Pay with iyzico). Ödeme ayarlarından bu sağlayıcıları değiştirebilirsiniz. Bu değişiklik hakkında daha fazla bilgi edinmek için topluluk forumumuzu ziyaret edin." iyzico Müşteri Hizmetleri Görüşme Sonucu Bu bildiriyi okuduktan hemen sonra iyzico'yu arayıp durumu öğrenmeye çalıştık ancak mesai saati bitimi olduğu için entegrasyon ekibiyle görüşemedik ve bir gün sonrası yani bugün 25 Mayıs'da tekrar iyzico ekibiyle görüşme sağladık. Entegrasyon ekibiyle görüşmemiz sonucunda iyzico ile Shopify arasında ki anlaşmanın güncellendiği, iyzico kullanımının hala devam edeceği, sadece yeniden bir kurulum yapmamız gerektiği sonucuna ulaştık. Bu Güncellemenin Nedeni ve Beklentimiz Neler? Shopify'da iyzico ile ödeme aldığımızda bildiğiniz üzere son ödeme sayfasında iyzico sayfasına yönlendiriliyor ve ödemeyi iyzico sayfası üzerinde yapıyorduk. Sanırım yeni yapılacak bu eklenti ve entegrasyon aracılığıyla artık müşteriler son ödeme sayfasında direkt kredi kartı bilgilerini girip satın alım yapabilecekler. Bu sayede eskiden iyzico sayfasına yönlendirme yöntemi olan method daha profesyonel hala gelecektir diye düşünüyorum. Tabii bu benim kişisel düşüncem. Bugün veya yarın iyzico tüm Shopify kullanıcılarına toplu bir mail gönderecek ve bu mailde de detaylı bir şekilde bu yeniliğin özetini öğrenebiliriz. Size bu mail ulaşmazsa entegrasyon@iyzico.com adresine mail gönderebilir ve durumla ilgili gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz. Sonuç Sonuç olarak, iyzico ile Shopify'da ödeme almaya devam edebileceğiz sadece yeniden bir kurulum yapmamız gerekecek. Bu belki bir eklenti olabilir belki de sadece basit bir ödeme yöntemi olarak kullanılabilir. ### Universal Google Analytics Tarihe Karışıyor URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-analytics-tarihe-karisiyor · Tarih: 2022-03-24 · Kategori: Google Analytics Google Universal Analytics Kapatılıyor Google geçen hafta yayınladığı bildiride Google Analytics'de Universal Analytics olarak bildiğimiz standart Analytics'i 1 Temmuz 2023 sonrasında komple kapatma kararı aldığını açıkladı. Durun durun şimdi kapatma kararı aldı derken telaşlanmayın. Geçmiş verilerimize hala erişebiliyor olacağız. Ayrıca bu hesaba erişimimiz read-only olacak yani sadece okuma. Ancak 1 Temmuz 2023'den itibaren Universal Analytics data yani veri toplamayı bırakacaktır. Yerine Google Analytics 4 ya da GA4 ( ci-ey-for olarak duyarsınız 😀 ) veri toplamaya devam edecek. Öncelikle bu kararın doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü Universal Analytics çok basit düzeyde analizleme ve raporlama yapabilmemize imkan veriyordu. Özellikle event kurulumları ve eventlerin takip edilişi segmentasyonlar da ki kısıtlamalar raporların veri akışını bozmaktaydı. GA4'da ki event-based analizleme ve tüm kırılımların segmentasyon şeklinde yapılması raporlamayı daha profesyonel hale getirdi. Yine de çok kullanıcı dostu bir arayüzünün olduğunu söyleyemem. Ancak günden güne geliştirdiklerini düşünürsek 1 yıl sonra çok daha kullanışlı bir tool olacağından şüphem yok. Google Universal Analytics Alternatifi Olarak Ne Kullanılabilir? Bence acilen tüm pazarlama uzmanları GA4'u kurmamalılar. Aynı zamanda tüm event lerinde doğru çalıştıklarına emin olmalılar. Çünkü özellikle e-ticaret web siteleri için 1 Temmuz 2022 den sonra GA4 kurulumları verilerin yıllık olarak karşılaştırılmasında problem çıkarabilir. Dolayısıyla 1 Temmuz 2022'ye kadar tüm siteleriniz ve mobil uygulamalarınız için GA4'u kurmuş olmanız ve veri akışlarının doğruluğundan emin olmanız yararınıza olacaktır; bu sayede yıllık kıyaslama yapabilirsiniz. GA4 eğitimlerine katılmanız yararlı olabilir. Bu sayede panellerin dışında GA4 da ki segmentasyon ve event bazlı analiz ölçümleme kurgularını ve stratejilerini daha iyi anlayabilirsiniz.Ben 3-4 ay önce Corey Koberg'in eğitimini almıştım. Sizlere de tavsiye ederim. Eğitime şu linkten erişebilirsiniz https://bit.ly/3JIqS2c Ayrıca 1 Temmuz 2022 itibariyle (yani 2023'ü beklemeden) direkt olarak GA4 kullanmaya başlamanızı öneririm. Bu sayede rakiplerinizden çok çok önde konuma gelebilirsiniz. ### Shopify'da Facebook Pixel Conversions API Kurulumu Nasıl Yapılır? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/shopifyda-facebook-pixel-conversions-api-kurulumu-nasil-yapilir · Tarih: 2022-02-06 · Kategori: Sosyal Medya Reklamları Facebook Conversion API Nedir? Facebook Apple'ın yayınladığı izleme engeli - gizlilik bildirgesi üzerine geçen yıl Conversions API'yi faaliyete geçirdi. Gelin önce Facebook Conversions API nedir onu açıklayalım. Facebook CAPI, özellikle e-ticaret web sitelerinin olmazsa olmaz bir entegrasyonudur. Web sitenizi ziyaret etmiş, ürünü sepete eklemiş ancak satın alım gerçekleştirmeden çıkmış kullanıcılara yeniden doğru bir şekilde ulaşmamızın en kolay yoludur. Bunu Facebook Pixel ile eskiden çok rahat bir şekilde gerçekleştirebiliyorduk. Ancak geçen yıl Apple'ın getirdiği yeni yasaklardan dolayı tüm Apple cihazlarda Facebook pixel kodu tam anlamıyla verimli çalışmamaya başladı. Buna alternatif çözüm olarakta Facebook, Conversions API yi oluşturdu ve sundu. Facebook Pixel ile takip edemediğimiz tüm kullanıcıları Facebook CAPI ile rahatça takip edebilir duruma geldik. Bir çok e-ticaret web sitesinin Facebook CAPI gerek yazılımsal problemlerden - gerek teknik bilgi yetersizliğinden dolayı kurulu değildir. Özellikle custom-made yani özel yapılmış yazılımlarda ara eklentiler olmadığı için bunun kurulması manuel yapılmaktadır bu da öyle kolay bir işlem değildir. Bazı özel yazılım kullanıcıları eğer ara entegrasyonlar kullanıyor ise örneğin GTM + GTM Server (Server-side tagging) veya Exponea gibi, bunların üzerinden de Facebook CAPI kurulumu kolaylıkla yapılmaktadır. Ancak GTM Server, Google Tag Manager gibi ücretsiz bir servis değildir. Server kullanımı için Google'a ekstra ücret ödenmesi gerekmektedir. Facebook Conversions API'ye Nerelerde İhtiyaç Duyulur? Tüm web sitelerinde ve mobil uygulamalarında... Bunun anlamı Facebook'ta reklam vermiyor olsanız bile ya da e-ticaret web siteniz değilde normal kişisel veya kurumsal web sayfanız olsa bile Facebook CAPI kurmanızı öneririm. Bugün olmasada ileri de dijitale yatırım yapmaya karar verdiğinizde elinizde ne kadar çok data olursa o kadar başarılı olursunuz. Shopify'da Facebook Conversions API Kurulumu Nasıl Yapılır? Öncelikle Shopify admin paneline giriş yapıp, ardından aşağıda ki adımları takip edin. 1- Apps / Uygulamalara gidip yeni app kurulumu yapın. Kurulumu yapacağımız uygulamanın adı Facebook channel. Shopify - Facebook Channel App 2- Uygulamayı Shopify store kurduktan sonra Facebook sayfanız ve reklam hesabınız hangi hesabınızda yetkili ise o hesap ile giriş yapın. 3- Sonra sırasıyla, Facebook Shop + Instagram Shopping + Facebook Marketing kurulumlarını yapmaya başlayın. Bu kurulumlar standart ve otomatik olduğu için buraları atlayacağım. Örneğin, ürünleriniz otomatik yeni oluşturulan Facebook kataloğa aktarılacaktır. Shopify Facebook App Ayarlarının Yapılması 4- Facebook ve Instagram sayfanızı seçin. 5- Marketing settings den ilgili Facebook reklam hesabını seçin. 6- Son aşama ve en önemlisi Data Sharing Settings kısmından, Customer Data Sharing'i açıp Preference'da Maximum seçmeniz gerekmektedir . Eğer diğerlerini seçerseniz Conversions API aktifleşmeyecektir. Shopify Facebook App - Customer Data Sharing Setting Shopify'da Kurulum Sonrası Hangi Eventler Takip Edilecek Shopify'da default olarak gelen ve en çok kullanılan eventler ve açıklamaları aşağıda ki gibidir. Event / Olay Event / Olay Açıklaması ViewContent Kullanıcı herhangi bir sayfayı ziyaret ettiğinde / ürün sayfası vb. çalışır. Search Kullanıcı web sitesi / mobil uygulama içinde herhangi bir arama yaptığında çalışır. AddToCart Kullanıcı ürünü alışveriş sepetine eklediğinde çalışır. InitiateCheckout Kullanıcı satın al butonuna bastığında çalışır. AddPaymentInfo Kullanıcı satın alma aşamasında ödeme bilgilerini girdiğinde çalışan event. Purchase Kullanıcı satın alım gerçekleştirdiğinde bu event / olay çalışır. Conversions API'nin Doğru Çalışıp Çalışmadığını Nasıl Kontrol Ederiz? Pixel Overview'a genel bakışa gidip event'lerin yanında Browser • Server yazığından emin olmalısınız. Eğer sadece Browser yazıyorsa orada Conversions API çalışmıyor demektir. Eğer Server yazıyorsa Conversions API çalışıyor demektir . Bakınız örnek; Facebook Capi Örnek Görünüm - Browser + Server Daha önceden Conversions API gereksinimiyle ilgili yayınladığım içeriğime şu linkten erişebilirsiniz. Facebook Conversions API ile ilgili detaylı bilgiye şu linkten erişebilirsiniz. Shopify Facebook Conversions API içeriğine de şu linkten erişebilirsiniz. ### Mart 2022 Sonuna Doğru Google Yeniden Reklam Verenlerin Bilgilerini Doğrulama Sürecini Başlatacak URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-ads-isletme-dogrulama · Tarih: 2022-02-01 · Kategori: Google Ads Google Reklamveren Doğrulama Süreci Nedir? Yeniden, Mart 2022 sonlarına doğru Google reklam veren bilgilerini doğrulamak için süreci başlatacak. Dün yani 31 Ocak 2022 tarihinde bir çoğunuz Google Ads Team'den mail almış olabilir. Bu mail aşağıda ki gibi bir içerikten oluşuyor. Google Ads Team Mail Reklamveren Süreç Doğrulama Neden Önemli? Bundan sonra reklam sonuçlarında reklamı kimin verdiğini gösteren işletme bilgilerine kullanıcılar istedikleri zaman erişebilecekler. Ayrıca rakip markalar adına Search based yani arama bazlı reklam verme durumu da yavaş yavaş önlenecektir. Doğrulama Süreci Nasıl Yapılacak ve Neleri İçerecek? Bu doğrulama için seçili reklam hesaplarının yöneticilerine Google, e-posta yoluyla bir bildiri gönderecek. Reklam yöneticileri bu bildiri tarihinden itibaren 30 gün içinde işletme doğrulama sürecini başlatmaları gerekmektedir. Bu doğrulama işlemlerinde örnek olarak Google tarafından sorulabilecek sorular aşağıda ki gibidir. İşletmeniz hakkında bilgi verin, Faturalama yapılan ülke bilgisi , İşletmenin tam yasal adı vb. tarzda sorular. Eğer 30 gün için reklam veren işletmeler doğrulama sürecini başlatmazlarsa reklam hesapları Google tarafından durdurulacaktır. Burada önemli olan konu reklam hesabı askıya alınmayacak olup sadece durdurulacaktır. Bunun anlamı da hesap açık ve erişlebilir olacak ancak reklam veremez duruma gelecektir. Google'un yaptığı bilgiye göre bu doğrulama süreci Mart 2022 sonuna doğru başlayacak ve 2 ay içinde tamamlanacaktır. Sizlere önerim, bu doğrulama sürecini yakından takip edin ve bu süreçte yanlış eksik bilgi vermeden sürecinizi tamamlayın. Bununla İlgili Sam’in daha önce paylaştığı videosunu aşağıda sizlerle paylaşıyorum. ### Facebook Reklamlarında Automatic Placements'a Dikkat! URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/facebook-reklamlarinda-automatic-placementsa-dikkat · Tarih: 2022-01-11 · Kategori: Sosyal Medya Reklamları Facebook Yerleşimler Nedir ve Nasıl Ayarlanır? Facebook ( Instagram ) reklamlarında reklam grubu seviyesinde ayarladığımız placements yani yerleşimlerde varsayılan olarak seçili bir şekilde hep automatic placements yani otomatik yerleşimler olarak gelir. Ancak bu bazen profesyonel olmayan reklamların yayınlanmasına yol açabilir. Tam olarak neyi kastettiğimi anlamak için aşağıdaki görseli inceleyin. Bu Görsel Örnek Oluşturması Için Oluşturulmuştur. Burada ne görüyorsunuz ? Gelin iki hatayıda inceleyelim. Hata 1: Verilmek istenen mesaj tam olarak verilmemiş ve yarıda kesilmiş bu da kötü bir reklam deneyimi anlamına gelmektedir. Hata 2: Bu hata görsel kırpıldığında karşılaşılan hata türüdür. Mesaj (yazı-içerik) olmayan, sol yukarıda ki ufak bir şekilde Instagram kullanıcı adı ve logosu olan bir sayfanın hikayesi değil mi? Bu story aslında tam olarak anlatılmak isteneni anlatmıyor... Facebook Yerleşimlerdeki Hataları Nasıl Önleyebiliriz? Bunun üç türlü yöntemi bulunmaktadır. Story'i Görselini Haricen Yükleyin 1- Görsel çalışması yaparken mutlaka story içinde ölçeklendirilmiş bir görsel hazırlayın ve bunu reklam görselini yüklerken story içinde haricen yükleyin. Edit / Düzenle Butonuna Tıklayarak Story Için Görsel Veya Videonuzu Düzenleyebilirsiniz. Story'i İçin Yüklediğiniz Medyanın Düzenlemesini Yapın 2- Story boyutunda ölçeklendirmeye yapamıyorsanız story yanında ki düzenle butonu ile görselinizi hareketli videoya ya çevirebilirsiniz. Bu videoda istediğiniz başlık ve yazıyı kullanabilirsiniz. Mesela yukarı daki örnekte görsel çalışması yapılmamıştır; ancak kare formatta olan görsel kullanılarak videoya dönüştür özelliği ile anlamlı bir video story boyutu için oluşturulmuştur. Manuel Yerleşimler Seçerek Story'i Hariç Tutun 3- Otomatik yerleşimleri - > Manuel yerleşimlere çevirebilir ve storyi hariç tutabilirsiniz. Bu yazı aynı şekilde Reels'i de kapsamaktadır. ### Hepsiburada Managed Partner Ads Programı URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/hepsiburada-managed-partner-ads-programi · Tarih: 2021-11-15 · Kategori: Pazarlama Hepsiburada Managed Partner Ads Programı Hepsiburada mağaza sahibi küçük işletmeleri Facebook reklamlarında destelemek için MPA platformunu kuruyor. Hepsiburada, 10 bin küçük ve orta büyüklükteki girişimi desteklemek için özel bir reklam platformu kurulması amacıyla Facebook'la anlaştığını duyurdu. Şirketin açıklamasına göre Managed Partner Ads (MPA) isimli yeni nesil sosyal medya platformu, Hepsiburada’nın küçük ve orta büyüklükteki girişimlerine özel bir platform olacak. Managed Partner Ads (MPA) Nedir? API aracılığıyla çalışan bu platform sanal pazar yerleri vb. siteler için kişiselleştirilmiş reklamlar yayınlama ve performanslarını takip edebilme imkanı sunar. Burada ana hesap sahibi platformu API ile kurulumu yapan firmadır. Alt hesaplar ise MPA'yi kullanmayı tercih eden işletmelerdir. Bu işletmeler direk hepsiburada satıcı panelinden Facebook üzerinden reklam verebilir duruma gelecektir. Facebook'ta reklam yayınlayabilmek için, Facebook veya Instagram sayfanızın olması aynı zamanda buna bağlı bir reklam hesabınızın olması gerekmektedir. Ancak MPA sistemleri ile bu ihtiyaç ortadan kalkmakta olup pazar yeri sayfanızdan direk sosyal medya reklamları verebilirsiniz. Negatif Yönleri Audience , data vb. gibi bir çok kriter ana hesap tarafından erişilebilir durumdadır. Normal CPM ücreti 1 TL ise MPA'lerde bu durum çoğu zaman farklı olabiliyor. Sanal mağazanızı kapattığınız zaman tüm verilerinizi kaybedebilme riskiniz var. Size ait bir reklam hesabı değil. CPA yani Cost Per Acquisition da artış yaşanabilir. Artı Yönleri Kullanımı kolay, .xml veri feedi yükleme gibi bir probleminiz olmuyor. Facebook Pixel veya Facebook SDK kurulumları gerektirmez. Hızlı bir şekilde dinamik reklamlar oluşturabilirsiniz. Web sitesi gerektirmez. Direk hepsiburada da satıcı mağazasına veya ürününe yönlendirilir. Reklam hesabı askıya alınma vb. durumlar olmaz. Managed Partner Ads (MPA) ilgili daha fazla detaylı bilgiye ulaşmak için tıklayın . ### Oğuz Kara İle Dijital Pazarlama Üzerine Güzel Bir Yayın Gerçekleştirdik URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/oguz-kara-ile-dijital-pazarlama-uzerine-guzel-bir-yayin-gerceklestirdik · Tarih: 2021-10-12 · Kategori: Pazarlama Oğuz Kara ile dijital pazarlama üzerine yaptığımız bu yayında aşağıda ki konulara değindik. Dijital pazarlamayı herkes yapabilir mi? Dijital pazarlamadan ne anlamamız gerekir? Dijital pazarlamayı en çok hangi sektör kullanıyor? E-ticaret sitelerinin reklam analizleri nasıl yapılmalı? Dijital reklamlardan en çok gelir sağlayan reklam platformu hangisi? Türkiye 'de internetten para kazanmak kolay mı? Türkiye'nin en büyük e-ticaret sitesi hangisi? Google'un kullanılmadığı ülkelerde dijital pazarlama çalışmaları için nasıl bir strateji izleniyor? konularını bu video da bulabilirsiniz. ### Green Card Başvuruları Başladı DV-2025 Green Card Başvuruları URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/green-card-basvurulari-nasil-yapilir · Tarih: 2021-10-07 · Kategori: Deneyimler ve Yorumlarım Arkadaşlar bana ulaşmaya çalışıyorsunuz ve sorunuz bu Green Card başvuruları ne kadar şeklinde oluyor. Lütfen ama lütfen kimseye para ödemeyin. Ben zaten size aşağıda detaylıca yazdım bu başvuru ücretsizdir. İngilizce bilmeseniz bile başvuruyu kendiniz kolaylıkla 2 dakika içinde yapabilirsiniz. Tek sahip olmanız gereken şey geçerli bir pasaport ve 5x5 vesikalık fotoğraf arkası beyaz fonda dijital ortamda gerekiyor. Lütfen kimseye para ödemeyin. Yeteri kadar dolandırıcı var ortada. Paranızı başkalarına kaptırmayın. Güncellemeler - 5 Ekim 2023 YENİ GÜNCELLEME 1: Green Card Başvuruları İçin Geçerli Bir Pasaportunuzun Olması Gerekmiyor Artık! YENİ GÜNCELLEME 2: Eskiden lise mezunu olma şartı vardı artık o da yok! İlkokul mezunu olmak yeterli. 5 Ekim 2023 tarihi itibariyle Green Card başvuruları başlamış olup başvurular 7 Kasım 2023 tarihine kadar devam edecektir. Green Card başvurusu nasıl yapılır ve diğer detayları bu yazımda bulabilirsiniz. Green Card (Yeşil Kart) Nedir? Amerika vatandaşı olma yollarından bir tanesi de Green Card'dır. 2024 - 2025 - 2026 Green Card başvurusu yaparak vatandaş olma şansını yakalayın. Öncelikle Green Card başvurusu tamamen ücretsizdir ; başvuru için herhangi bir ücret ödemenize gerek yoktur. Green Card reklamları görüyor iseniz kesinlikle bu tarz sitelerden green card başvurusu yapmayınız. Bu arkadaşlar herkesin bilgilerini sisteme giriyorlar ve yüzlerce başvuru ile sizin başvurunuzu da beraberinde yapıyorlar. Dolayısıyla çıkma ihtimali zaten düşük olan bu şansınızı bu web sitelerine para ödeyerek tamamen kaybetmiş oluyorsunuz. Green Card, Amerika vatandaşı olmayan ve olmak isteyen kişilerin eş ve 21 yaşın altındaki bekar çocuklarına ABD'de oturma ve Amerika'da çalışma izni veren resmi bir kimlik kartıdır. Permanent Resident Card (Daimi Oturma İzni) adı ile anılan bu kimlik kartı kişinin göçmenlik statüsünü belirtmek için kullanılır. Türkiye 'nin durumu maalesef içler acısı.. Her geçen gün güzel ülkemiz daha da kötüye gitmekte ve halkımız, insanımız fakirleşmektedir. Dolayısıyla yeni kapılar, yeni umutlar arayışımız ortaya çıkmaktadır. Bunlardan bir tanesi de Amerika'da yaşam ve çalışmaktır. Green Card Başvurusu Nasıl Yapılır? Her yıl sonbahar döneminde Green Card başvuruları için DVLottery nin sistemi açılır. Başvuru sonuçları da genelde yaz dönemine doğru (Mayıs-Haziran gibi) açıklanır. Başvurunuzu ancak sistem açıldığı zaman ve sadece ve sadece DVLottery'nin resmi web sitesinden yapabilirsiniz. Green Card'a başvuru aşamalarını aşağıda sizler için sıraladım: 1. Green Card resmi başvuru web sitesi olan DV Lottery web sitesine tıklayın. https://dvprogram.state.gov/ 2. Açılan sayfadan başvurunuzu yapmak için " Begin Entry " butonuna basın. Burada ki diğer bölümler "Instructions" size talimatları vermektedir. "Photo Examples" ise fotoğrafınızı test etmenizi sağlamaktadır. Doğru fotoğraf yüklediğinizden mutlaka emin olun, çünkü çoğu kişi fotoğraftan elenmektedir deniliyor. Green Card DV-2025 Başvurusu 3. Fotoğrafınızı yüklemeden önce fotoğrafınızı online olarak kontrol etmenizi öneririm. Online green card fotoğraf kontrolü için tıklayın . Önemli bir konuda Kasım 2016'dan beri gözlükler fotoğraflarda kabul edilmeyecektir. Gözlüğünüzü çıkartıp fotoğraf çektirin. Ayrıca dilerseniz fotoğrafınızı USA'nin resmi web sitesinde ki yönergeleri izleyerek de kontrol edebilirsiniz. USA fotoğraf anlatım detayları için tıklayın . 4. Öncelikle sistem Türkçe karakter kabul etmiyor. Örneğin İsminiz Tülay Yiğit ise siz bunu "Tulay Yigit" olarak girebilirsiniz. Sizden istenen tüm bilgileri doldurun, Adınız, Soyadınız varsa İkinci Adınız, Cinsiyet, Doğum Bilgileriniz, Adresiniz, Eğitim Seviyeniz, Medeni Durumunuz, Evli iseniz eşiniz ve çocuklarının bilgisi, son soru olan çocuk bilgisine çocuğunuz yoksa 0 yazmanız gerekmektedir. Formda yer alan ve doldurmanız gereken e-posta alanı önemli olup buraya geçerli bir e-posta adresi girmenizi tavsiye ederim. Green Card Başvurusu 5. Tüm bilgileri doldurduktan sonra Continue butonuna bastıktan sonra karşınıza tüm bu bilgileri kontrol edebileceğiniz son sayfa geliyor. Hata eksik ya da yanlış bilgi görürseniz geri dönüp düzeltebilirsiniz. Her şey uygun görünüyorsa Doğrula / Confirm butonuna basıp son sayfaya erişebilirsiniz. Son sayfada da sistem size confirmation number verecektir. Unutmamanız gereken önemli olay, başvurunuzu tamamladıktan sonra sistem size Confirmation Number verecektir. Bu onay numarasını not alınız, kaydediniz ve unutmayınız. Green Card Sonuçları Nasıl Öğrenilir? Green Card başvurunuzu yaptınız ve sonucunu merak ediyorsunuz. Öncelikle green card başvuru sonuçları green card başvurusunu yaptığınız web sitesinde açıklanıyor ve genelde her yıl yaz dönemine doğru (Mayıs-Haziran gibi ) açıklanıyor. https://dvprogram.state.gov Web sitesinden başvuru sonucunu görebilirsiniz. 1. Web sitesine giriş yapmak için tıklayın . 2. DV Entrant Status Check altında ki " Check Satus " butonuna tıklayın. 3. Karşınıza gelen yeni ekrandan " Continue " devam butonuna tıklayın. 4. Yeni açılan ekrandan sırasıyla Confirmation Number 'ı, Soyadınızı , Doğum yılınızı girip ilerleyin. Eğer confirmation number'a ulaşamıyorsanız ya da hatırlamıyorsanız "Forgot Confirmation Number" a tıklayarak kişisel bilgilerinizi … ### YouTube Shorts Kısa Video Özelliği Beta Sürümü İle Yayında URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/youtube-shorts-kisa-video-ozelligi-yayinda · Tarih: 2021-07-28 · Kategori: Pazarlama YouTube Shorts Nedir? YouTube'da daha hızlı video oluşturma ve takipçilerinizle daha hızlı ve doğal etkileşime geçebilmek için Shorts bence çok güzel bir yenilik olmuş. Google , Google+ kapattıktan sonra YouTube'a daha çok önem vermeye başladı. O günden beri YouTube sadece yüklenilen videoları izleme platformunun dışına çıkarak, daha yeni özellikleri oluşturmaya ve geliştirmeye başladı. Shorts'da bunlardan bir tanesi diyebiliriz. Gelin YouTube Shorts'u detaylıca inceleyelim. YouTube Short Video Özellikleri Nelerdir? Dikey video özelliği ile 60 saniye veya daha kısa video çekimi yapabilir ve Shorts ile videonuzun 2 Milyar kullanıcıya ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Uygulama üzerinden direk video çekimi yapabilir yine aynı şekilde uygulama üzerinden başka bir uygulamaya ihtiyaç duymadan çektiğiniz videoları düzenleyebilirsiniz. Mobil cihazınızdan veya bilgisayardan video gereklilik koşullarını sağlaması koşuluyla direk yükleme de yapabilirsiniz. Bu çektiğiniz ve oluşturduğunuz kısa videolara müzik veya YouTube videolarını da ekleyebilirsiniz. Aynı şekilde düzenleme seçeneklerinde video hızını, video görsel filtresini veya video üzerinde yazacak yazıları dahil düzenleyebilirsiniz. Instagram Story'den farklı olarak videonuzu 60 saniye uzunluğuna kadar çekebilirsiniz. 15 saniye özelliği de bulunmaktadır. Video çekimi yaparken videonuzu durdurabilir, belli kısımları geri sarabilir, yeniden çekebilir veya videonun belirli kısımlarını hızlandırabilirsiniz. Bence bir diğer en güzel özellik de ses seviyesi. Instagram'da müzik eklediğinizde hep en yüksek seviyede müzik çalmakta olup, ses seviyesini düzenleme imkanı size vermemektedir. YouTube Shorts'da bunu düşünmüşler ve videoya volume ayar kısmı koymuşlar. YouTube Short Video Nasıl Oluşturulur? YouTube uygulamasını açtığınızda orta alanda yer alan "Create" - "Oluştur" butonuna tıkladıktan sonra "Create a Short" demeniz yeterli olacaktır. Bu videoya müzik eklemek için ekranda tepede yer alan "Add Music" - "Müzik Ekle" tıklayarak istediğiniz müziği ücretsiz bir şekilde videonuza ekleyebilirsiniz. YouTube Short herkese açık bir özellik olup bunun için YouTuber veya fenomen olmak gerekmiyor. Youtube Shorts YouTube Shorts Video İle Nasıl Daha Fazla Kişiye Ulaşabilir ve Gösterim Sağlayabilirim YouTube buna kendisi cevap vermiş. Çektiğiniz her short videosunu eklerken açıklama kısmına #shorts etiketi kullanmanızı önermektedir. Bu sayede videonuz daha fazla kişiye ulaşabilir ve gösterim alabilir. Shorts videolar aynı şekilde YouTube ana sayfasında da yer almakta olup çok sayıda kişiye gösterilmesini sağlamaktadır. Aynı zamanda YouTube kanalınızda da en tepede Shorts sekmesi altında direk abonelerinize gösterim sağlayabilirsiniz. ### YouTube Bumper Video Reklamları ve Kampanya Kurulumları URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/youtube-bumper-video-reklamlari-ve-kampanya-kurulumlari · Tarih: 2021-07-23 · Kategori: Google Ads YouTube Bumber Reklamı Nedir? YouTube Bumper reklamları marka bilinirliği açısından son derece önemli olmakla birlikte, 6 saniyelik YouTube'da kullanımı çok yaygın olan bir reklam türüdür. Öncelikle gelin YouTube'da toplamda kaç tane reklam türü var inceleyelim. YouTube'da ki Reklam Türleri Nelerdir? YouTube'da altı tane reklam türü olmakla birlikte, bunlar sırasıyla: Skippable in-stream ads (Video içi atlanabilir reklamlar) Non-skippable in-stream ads (Atlanamayan Reklamlar) Video discovery ads (Truview Reklamları Keşfet) Bumper ads Outstream ads Masthead ads YouTube Bumper Reklam Özellikleri Nelerdir? Kısa ve akılda kalıcı mesaj ile hedef kitlemize ulaşabileceğimiz en doğru reklam türüdür. YouTube Bumper Reklamı Video öncesinde, sırasında veya sonrasında 6 saniye veya daha kısa olacak şekilde reklam videomuz ilgili hedef kitleye gösterilir. 6 saniyeden daha uzun olamaz ve izleyicilere bu videoyu atla gibi özellik sunulmaz. 6 saniye sonrasında otomatik olarak video reklam geçilir. Bumper Reklamları Nerede Gösterilir? Bumper reklamlar YouTube videolarında, ilgili web sitelerinde ve mobil uygulamalarda ve Google video partner sitelerinde gösterilir. Bumper Reklamlarında Maliyet Nasıl Hesaplanır? Bumper reklamlarında gösterim başına para öderiz. Burada tıklama olsa da olmasa da biz her bir gösterim için para öderiz. Teklif türü ise Target CPM'dir; yani hedef bin gösterim başına maliyet. Burada Target CPM hedeflediğimiz kitleye göre değişkenlik gösterir ancak Türkiye 'de bu son zamanlarda ortalama 5 TL ile 15 TL arasında değişmektedir. Bumper Reklam Türü Nasıl Kullanılır? Öncelikle Google Ads'de kampanya oluştururken hedef olarak "Brand awareness and reach / Marka bilinirliği ve erişim" seçmeniz gerekmektedir. Akabinde Video / Bumper seçimi yaparak kampanya kurulumunun ilk aşamasını tamamlamış olursunuz. Bumper Reklam'da Kullanılacak Video Nereye Yüklenmeli? Bumper reklamlarında yayınlayacağınız videoyu YouTube hesabınıza veya kanalınıza yüklemiş olmanız gerekmektedir. 6 saniyelik videoları YouTube sayfamızda herkese açık olarak listelemeyi bir çok kişi istemeyebilir. Dolayısıyla bu video "liste dışı" yani herkese açık olmayan gizlilik ayarı seçili olarak da reklamlarda kullanılabilir. Tam tersi olarak herkese açık videoları da Bumper reklamlarınızda kullanabilirsiniz. Bumper Reklam Hedeflemeleri Nasıl Yapılır? Burası aslında en önemli konu. Videonuz tamam, kampanya ilk kurulum aşaması tamam, sıra geldi bu reklamın doğru hedef kitleye gösterilmesi. Bumper reklamlarında diğer video reklam türlerinde ki gibi çok fazla hedefleme yapmanız videonuzun gösterilmemesine neden olabilir. Yani aynı anda konular, anahtar kelimeler, yerleşimler, hedef kitleler vs. vs. hedeflemesi yaptığınızda Target CPM'i yüksek girmiş olsanız bile reklamınız gösterim almayacaktır. Dolayısıyla burada hedefleme yaparken daha bilinçli ve geniş olacak şekilde yapmanızda fayda var. Audiences yani Hedef Kitleler sekmesinde oluşturduğunuz hedef kitleleri buraya tek tek ekleyebilirsiniz. (Benim en çok kullandığım hedefleme türü budur.) Öncesinde Shared library yani paylaşılan kitaplık altından hedef kitle yöneticisine gidin. Burada kendinize yeni ilgili hedef kitleleri oluşturun. Bu isterseniz rakip web sitesini ve benzeri sitesini ziyaret edenler olabilir, son zamanlarda ilgili anahtar kelimelerde arama yapmış insanlar olabilir veyahut ilgili arama terimlerindeki ürünlere satın alma eğilimi gösterenler olabilir. Özel Hedef Kitleler - Custom Audience Burada oluşturacağımız hedef kitleleri Görüntülü reklamlarda ve Video reklamlarda kullanabiliriz. Google'un Smart GDN (Akıllı Görüntülü Kampanyalar) ve Smart Shopping (Akıllı Alışveriş) kampanyaları yanına bir de Smart Video (Akıllı Video Kampanyaları) dahil olsa güzel olurdu. Belki yakında Google bunu da reklam verenlere sağlamış olur. ### Domain Nedir, Nasıl Alınır? Domain NS'leri Hostinge Nasıl Bağlanır? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/domain-nedir-nasil-alinir-domain-nsleri-hostinge-nasil-baglanir · Tarih: 2021-07-09 · Kategori: Pazarlama Ücretsiz WordPress Eğitimi WordPress eğitimimde birinci konu, ikinci bölüm olan "Domain Nedir, Nasıl Alınır ve Domain Name Serverlerı Hostinge Nasıl Bağlanır" bunları anlatıyorum. Domain Nedir? Domain Türkçesiyle alan adıdır. Bir web sitesi kurmak istediğinizde ilk ihtiyacınız olan şey alan adı olup, bunu ücretli olarak alan adı satan web site ve firmalardan temin edebilirsiniz. Her istediğiniz alan adı boş olmayabilir, satın alım gerçekleştirmeden önce bu alan adının available yani uygun olup olmadığını sorgulatmanız gerekiyor. Genellikle bu sorgulatma whois işlemlerini hızlıca whois.com ve benzeri web sitelerden yapabilirsiniz. Eğer alan adınız boşsa satın alabilir ve kullanmaya başlayabilirsiniz. Globalde en çok kullanılan ve ilk olan alan adı uzantısı .com'dur. Ülkeler bunu biraz daha optimize etmiş ve com sonuna kendi ülke kodlarını eklemişlerdir. Örneğin, com.tr gibi. Domain Hostinge Nasıl Bağlanır? Domaininizi hostinge bağlamak için hosting firmanızdan alacağınız ns1 ve ns2 dns lerini yani alan adı server sunucu isimlerini domain ayarlarından girmeniz gerekmektedir. DNS tanımlama işlemini gerçekleştirdikten sonra artık domaininizi hostinge bağlamış olur ve web sitenizin kurulumuna geçebilirsiniz. Yukarıda ki video da sizlere bu işlemler nasıl yapılır tek tek anlattım. Sizde videoyu izleyerek kendinize domain satın alabilir ve akabinde web sitenizi hostinge rahatlıkla bağlayabilirsiniz. ### Google Optimize Eğitimimi Yayınladım URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-optimize-egitimi · Tarih: 2021-05-29 · Kategori: Pazarlama Google Optimize Eğitimi Genelde hepimiz ilk Google Optimize kurulumu yaparken problem yaşamışızdır. Sizlere bu Google Optimize Eğitimleri eğitim paketimde Google Optimize kurulumundan , Google Optimize A B Testinden, Google Optimize Personalization dan , Multivariate test yani çok değişkenli değişikliklerden ve aynı zamanda Redirect yani yönlendirmelerden profesyonel bir şekilde bahsedeceğim. Aynı zamanda Google Optimize kurulumunun Google Analytics ile ilişkilendirilmesinin nasıl yapıldığından da bahsedeceğim. Bu sayede Google Analytics eğitimleri olarak Analytics' e giriş eğitimini almış olacaksınız. Google Analytics kurulumu nasıl yapılır ve bu kurulumu yaparken nelere dikkat etmemiz gerekir bunları da size anlatacağım. Google Ads eğitimleri ya da bir başka deyişle Google AdWords eğitimi son zamanlarda çok kişinin benden talep ettiği ancak piyasada çok fazla sayıda online eğitim olduğundan bu tarz bir eğitime detaylı bir şekilde girmeyeceğimi bildirmek isterim. Genelde Analytics, Hotjar , Google Optimize, Insider , Optimizely, Programmatic, Semrush , ahrefs , bouncex, chartbeat, moz, gibi daha profesyonel alanlarda sizlere online eğitim vereceğim. GO yani Google Optimize Eğitimim Size Ne Gibi Faydalar Sağlayacak? Özellikle e ticaret web sitelerinin checkout page gibi yani satın alma sayfalarında bir çok değişkenleri test etmeleri ve en iyi performans gösteren satın alma sayfasını yayınlamaları gerekir. Bu eğitimi alarak sayfalar üzerinde kod bilgisi olmadan nasıl değişiklikler yapabileceğinizi öğreneceksiniz. Normalde satın alma sayfalarını düzenlemek en zor aşamadır ve kodlarda yanlış bir düzenleme web sitenizi çalışamaz duruma getirebilir. Ancak Google Optimize ile web sitenize zarar vermeden tüm değişiklikleri hızlı bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Analytics kodunu entegre ederek, a b testing yani a b testlerinin sonuçlarını Google Analytics hesabınızda başarılı bir şekilde analiz edebilir ve yorumlayabilirsiniz. Google Tag Manager a Google Optimize kurulumu nasıl yapılır ve çalıştırılır bunu öğreneceksiniz. Google Tag Manager da kurulumu yaparken Optimize'ı sadece spesifik sayfalarda ya da tüm web sitesi genelinde nasıl çalışıtırabiliriz bundan da bahsediyor olacağım. Google Optimize izleme kodunu eklerken nelere dikkat etmeliyiz bunları öğreneceksiniz. Landing pages yani kullanıcıları ya da müşterileri karşıladığımız landing sayfalarımızda nasıl test yapabiliriz bize ne gibi faydalar sağlar bunlar hakkında bilgi sahibi olacaksınız. Dijital pazarlama alanında çalışan herkesin mutlaka Google Optimize'ı biliyor ve kullanıyor olması gerekiyor. Dolayısıyla bu eğitimi tamamlayarak Google Optimize'da kendinizi ileri seviyeye taşıyabilecek ve yönettiğiniz hesapları daha profesyonel şekilde geliştirebileceksiniz. ve daha bir çok yararlı bilgileri öğreneceksiniz... Örneğin : Start experiment - Create experiment - Redirect test - Click add - Experiment objectives - Creating variants gibi daha bir çok Google Optimize üzerinde ki ingilizce terimleri öğrenecek ve butonların ne işe yaradığı hakkında fikir sahibi olacaksınız. Sales funnel dediğimiz satış hunileri oluşturacağız ve bu huniler ile ne kadar başarılı olduğumuzu ölçebileceğiz. Ya da bir başka deyişle A / B testi yaparken en başarılı olan sayfanın ya da satış hunisini en çok tamamlayan sayfanın hangisi olduğunu ölçümleyebileceğiz. Landing page 'e yönlendirilen reklamlar ile sadece data toplayan satış yapmayan web sitelerinde de ne gibi optimizasyonlar yapabilirsiniz bunlardan bahsediyor olacağım. Insider ve Google Optimize farkı nelerdir, Insider almalı mıyım, sorusunun cevabına erişeceksiniz. Aslında bu eğitimi alırken az bir şeyde olsa Google Analytics eğitimi de almış olacaksınız. Çünkü bu eğitim sonucun da yaptığımız işlerin Analytics raporlarına bakıp yorumlayacağız. Ben Sosyal Medya Yöneticisiyim, Bu Eğitim İşime Yarar mı? Kesinlikle yarar. Normalde sosyal medya reklamlarında iki ayrı reklam grubu açıp A/B testi yapabilirsiniz. Ancak sosyal medya reklamlarından direk web sitesine reklam çıkıyorsanız reklam çıkılan sayfayı ya da landing page i doğru bir şekilde ölçümleyebiliyor ve üzerinde testler yapabiliyor olmanız lazım. Özellikle sosyal medya da oluşturduğunuz hedef kitleye özel spesifik landing pageleri ve testleri oluşturmanız gerekebilir. Örneğin tek bir URL (ana sayfa) ancak siz Google Optimize ile oluşturacağınız spesifik kitleye farklı içerikler sunabilirsiniz. Ben Hiç Bir Şey Bilmiyorum, Yine de Bu Eğitim Seviyeme Uygun mudur? Evet, kesinlikle uygundur. Ancak bazı metodlar size zor gelebilir burada da sizden istediğim kendinizi geliştirmeniz ve öğrenmeye açık olmanızdır. Sıkıcı ve herkesin bahsettiği konulardan ziyade daha profesyonel bir şekilde eğitimi anlattım. Ama bu demek değildir ki seviye anlamanızı zorlaştıracak. Size ilk kurulumdan başlayıp sonra ki aşamalara kadar tüm bilgileri aktaracağım. Burada ki amaç en iyi şekilde kendinizi ileriye taşıyabilecek bilgilere sahip olmanız. Google Optimize'ı Mobile App'imizi Geliştirmek İçin Kullanabilir miyiz? Evet, Firebase A/B testing ile mobil uygulamalarınız üzerinde test yapabilme ve değişiklik yapabilme şansına sahip olacaksınız. Bu konuyla ilgili de kısa bir şekilde eğitimimde bahsediyor olacğaım. Özel olarak mobil uygulamalarınız için benden direk danışmanlık hizmeti de alabilirsiniz. Google Optimize … ### iOS 14 ve Üzeri Kullanıcılar Facebook Reklamlarında Hedeflenemeyebilir URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/ios-14-ve-uzeri-kullanicilar-facebook-reklamlarinda-hedeflenemeyebilir · Tarih: 2021-05-13 · Kategori: Sosyal Medya Reklamları Apple, Facebook'a Reklam Takibinde Yeni Kurallar ve Yasaklar Getiriyor Facebook 2021'de yayınladığı bir bildiri ile Apple kullanıcılarının takip edilemeyeceğini yani hedeflenemeyeceğini bildirdi. Eğer kullanıcılar buna kendileri izin verirse, bu kişiler Facebook, Instagram reklamlarında hedeflenebilir hale gelecek; ancak kaç kişi buna izin verir işte orası muallak. Bu yeni uygulama sadece Facebook ve Instagram için geçerli olmayıp telefonunuzda ki tüm uygulamalarda kullanılabilir (takip eden mobil uygulamalarda). Bu arada telefon diyorum ancak bu iPad, iPhone ve Apple TV ler için de geçerli yani Apple marka tüm cihazlarda iOS 14 ve üzeri işletim sistemlerini kapsıyor. Bu Durum Ne Tarz Kampanyaları Etkileyecek? Özellikle remarketing yani yeniden pazarlama kampanyalarımız bu durumdan kötü etkilenecek diyebiliriz. Bunu hedeflenen kullanıcı sayılarında ( audience size) da ciddi bir düşüş olarak göreceğiz. Şöyle düşünelim... Kullanıcı mobil telefonunda Nike spor ayakkabı aradı.. Reklam olarak çıkan sonuçlardan Nike web sitesine gitti. Ürünü inceledi, sepete ekledi ancak satın alma işlemini gerçekleştirmedi veya sepete de eklemedi sadece ürün görüntüleme işlemi gerçekleşti ve web sitesini kapattı. Şimdi normalde bu durumda biz remarketing kampanyamız ile bu kullanıcıyı hedefleyebilir ve ona Facebook ya da Instagram üzerinde reklam çıkabilirdik, ancak şimdi bunu yapamayacağız. En Az Zarar İle Bu Durumu Nasıl Çözebiliriz? Öncelikle bunun kalıcı olduğunun farkına varmalıyız. Bu şuan sadece Apple ile başladı, ancak ileri de Android üzerinde de böyle bir karar alınabilir. (Her ne kadar düşünmüyor olsamda) Google'un en büyük gelir kalemlerine baktığımızda "reklam" olduğunu göreceğiz. Dolayısıyla Google'un Android üzerinde böyle bir şey yapacağını çok sanmıyorum. Şimdi gelelim konumuza, bu durumdan en az zarar ile nasıl çıkarız ? İşe analizleri ve raporları inceleyerek başlayın Google Analytics ya da benzeri analytics tool ları ile en çok satışınızın en çok hangi mobil cihazlardan geldiğini tespit edin. Apple'ın burada ki oranın ne olduğunu tespit edin. Ardından, cihazlar arası touchpoint leri tespit edin. Ortalama bir satışın gerçekleşmesi için kullanıcının kaç cihaz değiştirdiğini tespit edin. Bilgisayar üzerinden ziyaretine başlayıp sonrasında Apple cihazından satın alım yapanların genelde remarketing kampanyalarından geldiğini söyleyebiliriz. Bu tarz oranlar ve hesaplarınızı çıkarın. Google Analytics Top Conversion Path ile ilgili yazımı okumak için tıklayın. Yeni hedefleme stratejileri öğrenin.. Google reklamlarında artık bazı kampanyalarınızı mobil işletim sistemi bazlı ayırmanızın vakti geldi. Eğer kampanyanızın en çok dönüşümü remarketing aracılığı ile geliyorsa (bunu touchpoint ler ile yukarı da ortaya çıkardık) Burada Android kullanıcılarını hedefleyen spesifik reklam kampanyaları oluşturabilirsiniz. Google Analytics ya da benzeri tool lar da yeni hedef kitleler oluşturun ve Apple - Android kullanıcılarını iki ayrı hedef kitle olarak tutun. Dönüşüm ya da satış raporlarınıza bakarken bu kullanıcıların oranlarını daha iyi anlamanızda fayda sağlayacaktır. Uygulamaların Kullanıcı Davranışlarını Takip Edebilme Özelliğini Sorması Tabii burada dikkatimi çeken şey bu özellik sadece Facebook ve Instagram uygulamalarında eklenmiş görünüyor. Yani cihazınızda Ayarlara gidip ardından istediğiniz uygulamaya tıklarsanız aşağıda ki gibi Allow Tracking kısmı bazılarında gelecek bazılarında gelmeyecek (gelmemesinin nedeni uygulama bu hedeflemeleri kullanıcı aktivitelerini takip etmiyor olmalı ancak bir çok app takip etmesine rağmen hala bu seçeneği eklememiş.) Facebook - Instagram Allow Tracking Yani İzlemeye İzin Ver Seçeneği Ile Bu Uygulamaların Kullanıcı Bilgilerini Takip Etme Ve Reklamlarda Kullanma Vb. Engellemekte Olduğu Görünüyor. Peki ya Messenger ve WhatsApp bunlara neden bu izin seçeneği eklenmedi? Bunun anlamı WhatsApp kullananlar hala reklamlarda target olarak eklenebilir mi? Sonuçta WhatsApp ve Messenger da Facebook bünyesinde olan iki şirket... Veri paylaşımı yapamaz mı? Henüz daha net oturmuş görünmüyor bir çok şey... Ancak yine de bilmeliyiz ki privacy yani gizlilik gelecekte en çok konuşacağımız konulardan bir tanesi olacak gibi görünüyor. Sonuç olarak bende bu uygulama takip kısmına izin vermiyorum ve bunun gerçekten çok doğru ve başarılı bir karar olduğunu düşünüyorum. 🙂 Her ne kadar işimiz dijital reklam olsa da bazı konularda gizliliğin gerçekten çok önemli olduğunun farkına varmamız ve savunmamız gerekiyor. ### Google Analytics Top Conversion Path Nedir ve Nasıl Kullanılır URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-analytics-top-conversion-path · Tarih: 2021-04-15 · Kategori: Google Analytics Google Analytics Top Conversion Path Nedir? Google Analytics Top Conversion Path, en iyi dönüşüm yollarını bulabileceğimiz ve bunu Google Ads kampanyaları ya da tüm diğer kanallar olacak şekilde izleyebileceğimiz bir rapordur. Bana göre bu rapor aslında en çok bakılması ve incelenmesi gereken bir rapordur. Bu rapor dönüşümün gerçekleşmesi için kaç tıklamanın ya da hareketin gerektiğini görebileceğimiz ve geliştirmeleri yapabileceğimiz bir rapordur. Bu rapora bakarken Google Ads ve All diye ayırıp, Google reklamlarından gelen kullanıcıların hangi anahtar kelimeler ile web sitemize geldiği daha sonra web sitemiz ile olan etkileşimi nasıl gerçekleştiği hakkında bir çok bilgiye sahip olabiliriz. Buna bakarken aynı zamanda anahtar kelimeleri de inceleyebilir, kullanıcının ilk etkileşime geçtiği anahtar kelime ile son etkileşime geçtiği anahtar kelimeleri tespit edebilir ve kampanyalarımızı buna göre optimize edebiliriz. Top Conversion Path Raporuna Nasıl Erişiriz? Google Analytics ekranında sol menüden Conversions / Multi-Channel Funnels / Top Conversion Paths adımlarını takip ederek rapora erişebilirsiniz. Google Analytics En İyi Dönüşüm Yolları (Top Conversion Path) Raporu Açılan ekranda ilk varsayılan olarak gelecek olan rapor tipi "All / Hepsi" dir. Siz buradan Google Ads seçebilir ve geçmiş gün ayarını da yapabilirsiniz. Geçmiş günün anlamı kaç gün boyunca etkileşimler takip edilsindir. Yani bir kullanıcı reklamınızı ayın 1'inde gördü ve satın alımı ayın 10'unda gerçekleştirdi ise bu bir dönüşümün gün ortalamasını 10 gün olduğu anlamına gelmektedir. Ancak Google arama ağı kampanyalarından gelen dönüşüm etkileşim süreleri çok anormal durum olmadıkça düşük sayılardadır; 5 gün ve altı diyebiliriz. Tabii yüksek fiyatlı lüks kategoride ürünler satılmıyor ise. Bu gibi durumlarda sayı 20 - 30 günü bulabilmektedir. Lookback Window - Etkileşim Takip Gün Sayısı Biz burada varsayılan olarak 30 günü seçebiliriz; çünkü dönüşüm kurulumunu da genelde 30 gün yaptığımız için. Google Analytics raporlama üzerine destek için benimle iletişime geçebilirsiniz. ### E-ticaret Web Sitelerinin Google Analytics Hesaplarında En Çok Karşılaştığı Referral Problemi ve Çözümü URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-analytics-referral-problemi · Tarih: 2021-04-07 · Kategori: Google Analytics Google Analytics'te Referral Problemi Hazır e-ticaret web sitelerinin Shopify , ideasoft, ticimax vb. gibi Google Analytics hesaplarında en çok karşılaşılan referral problemi çözümünü bu yazıda sizlerle paylaşıyorum. Google Analytics / Acquisition (Edinme) / All Traffic (Tüm Trafik ) / Channels (Kanallar) ekranından satışların hangi kanallardan geldiğini görebiliriz. Bu da web sitemizden gerçekleşen satışların organik trafikten mi, ücretli trafikten mi ( Google Ads ) yoksa sosyal medya üzerinden mi geldiğini gösterir. Bu çözüm tüm referral hataları için uygulanabilir. Ben bu yazımda Shopify örneğini göstereceğim. İdeasoft, ticimax ya da diğer hazır e-ticaret platform kullanıcıları da aşağıdaki yöntemle referral sorununu çözebilirler. Yeni kurulan bir Shopify web sitesinde haftalık satışlara baktığımızda tablo aşağıdaki gibi çıkmaktadır. Buradan da görebileceğiniz gibi satışların %96'sı Referral kaynağından gelmektedir. Tabii bunun doğru olmadığını ve burada bir hatanın olduğunu biliyoruz. Yeni Kurulan Web Sitesinde Haftalık Satış Kanallarına Baktığımızda 38K'lık Satış Referral Da Görünüyor. Şimdi bu problemin çözümü için öncelikle Referral'a tıklayıp içine girip bağlantının kaynağını tespit etmeliyiz. Ancak bu tarz yeni kurulan sitelerde problemin %100 ana nedeni iyzico vb. ödeme sayfalarını kullanan kullanıcıların karşılaştığı referral sorunu olacaktır. Ben Referral bağlantısına tıkladığımda tablo şu şekilde geliyor. Satışların %95'i shopify.iyzipay.com den geldiği görülüyor. %2'si social-login.oxiapps.com adresinden, diğer %2'si de api.iyzipay.com adresinden gelmektedir. Tablodan Da Gördüğünüz Gibi Satışların %95'I Shopify.iyzipay.com Bu Kaynaktan Gelmektedir. Bu Da Yanlış Raporlama Yapılmasına Neden Olmaktadır. Analytics Referral Probleminin Çözümü Nasıldır? Bu bağlantıları hariç tutmamız gerekiyor. Onu da şu şekilde yapıyoruz: Referral hariç tutma işlemini yapmak için, Google Analytics Ayarlar / Property altında / Tracking Info / Referral Exclusion List e tıklayarak buraya bu URL leri " Add Referral Exclusion " butonuna tıklayarak eklemeniz gerekmektedir. Referral Hariç Tutma Işlemini Yapmak Için, Google Analytics Ayarlar / Property Altında / Tracking Info / Referral Exclusion List E Tıklayarak Buraya Bu Url Leri Eklemeniz Gerekmektedir. Referral Çözümü İçin Eklenmesi Gereken URL'ler Örnek olarak yukarıdan da gördüğünüz gibi ben şu URL leri direk hariç tuttum ki, bu referral problemini çözmüş olayım. shopify.com shopify.iyzipay.com iyzipay.com social-login.oxiapps.com api.iyzipay.com Dijital pazarlama üzerine hazırladığım podcastlerimi henüz dinlemediysen, buraya tıklayarak dinleyebilirsin. 🙂 ### Facebook Kampanya Objektifleri Hakkında Merak Edilenler URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/facebook-kampanya-objektifleri-hakkinda-merak-edilenler · Tarih: 2021-04-04 · Kategori: Sosyal Medya Reklamları Facebook Kampanya Objektifleri Nelerdir? Facebook veya Instagram'da reklam yayınlamadan önce ilk yapılması gereken şey kampanya objektifinin seçilmesidir. Peki nedir bu kampanya objektifleri? Reklam ve kampanya kurulumuna başlamadan önce Facebook ilk olarak sizden bir hedef türü seçmenizi istemektedir. Yani tam olarak bu reklam ve kampanyadan beklentiniz nedir? bunu bilmek istiyor Facebook. Bu objektifleri üç ana kola ayırabiliriz. Birincisi, Awareness "Farkındalık - Bilinirlik", ikincisi Consideration "Düşünme - Farkındalık", ve son olarak ise en çok kullanılan ya da en çok duyduğumuz Conversion "Dönüşüm". Facebook Kampanya Kurulumu Objektif Seçimi Bunların her birinin farklı hedeflemeleri ve stratejileri vardır. Şimdi sırayla her birinin altında yer alan kampanya objektiflerine bir göz atalım. Coca Cola - Awareness - Marka Bilinirliği Üzerine Ciddi Yatırım Yapan Bir Firmadır. Awareness Brand Awareness - Marka Bilinirliği Markaların kendilerini tanıtmak, ön plana çıkarmak ve ilgili hedef kitleye tanıtım yapabilmek için kullandığı kampanya objektif türüdür. En çok yapılan hata bu kampanya türünden satış beklemektir. Peki reklam veren başka bir objektifi seçtiğinde marka bilinirliği olmuyor mu ? sorusunu duyar gibiyim. Burada bu objektifi seçmemizde ki tek amaç aslında raporlamadır diyebiliriz. Evet farklı bir kampanya objektifi seçtiğimizde de marka bilinirliğine yatırım yapmış oluyoruz ancak spesifik olarak farklı kampanya objektifinin marka üzerine olan etkilerini ölçümleyemiyoruz. Bu kampanya objektifi ile birlikte markanın yeniden hatırlanma oranı gibi metriklere de ulaşabiliyor ve daha detaylı analizleme yapabiliyoruz. Markanın yeniden hatırlanma (Estimated Ad Recall or Estimated Brand Recall) gibi formüllerini ve hesaplama yöntemlerini merak ediyorsan şu linke göz atmanı öneririm. Reach - Erişim Bu kampanya objektifi ile daha uygun bütçelere maksimum sayıda kişiye ulaşabilirsiniz. Frequency rate yani sıklık sınırı oranın 1 olduğu 1 kişinin kampanyayı 1 kez gördüğünü düşünün. Amaç mümkün olduğu kadarıyla fazla sayıda yeni kişilere ulaşmak diyebiliriz. (Unutulmamalı ki frequency rate elle müdahale edebiliriz.) Güzel bir case yapacak olursak, bu kampanya objektifini kullandığınızda web sitenizi son bir yılda ziyaret eden herkesi ve aynı zamanda Facebook ve Instagram sayfalarınızı beğenen takip eden herkesi exclude yani hariç tutarsanız daha faydalı olacaktır. Araba Firmaları, Inşaat Firmaları Ve Özel Hastaneler Consideration - Farkındalık Tarafında Yüksek Bütçeler Ile Reklam Yayınlamaktadır. Consideration En çok objektif bu kategori altında yer alıyor. Traffic - Trafik Adı üstünde trafik ile kullanıcıları web sitenize, mobil uygulamanıza, messenger'da sohbet sayfanıza yani bir hedefe yönlendirebilirsiniz. Bu objektifin en çok kullanıldığı durumlara örnek verecek olursak. Mobil uygulamanızı indiren ancak kullanmayan kişilere bu kampanya objektifi ile reklam çıkabilir ve kullanıcıları uygulamayı kullanmaya yönlendirebilirsiniz. Aynı şekilde uzun süredir aktif olmayan kullanıcılar içinde bu kampanya objektifi tercih edilebilir. Amaç mümkün mertebede çok fazla sayıda kişinin hedefe yönlendirilmesi. Engagement - Etkileşim Çok fazla sayıda etkileşim almak için bu kampanya türü tercih edilir. Etkileşim olarak, paylaşılan postların beğenilmesi, yorumlanması, post olarak paylaşılan videonun izlenmesi, Facebook ya da Instagram sayfasının beğeni ya da takipçi olarak arttırılması, oluşturulan etkinliğin çok fazla sayıda kişiye ulaşması ve etkileşim alması için bu kampanya objektifi kullanılır. En çok kurumsal firmalar bu kampanya objektifi kullanıyor diyebiliriz. Yaptıkları post paylaşımlarının daha fazla kişiye ulaşması ve etkileşim alması açısından. App Installs - Uygulama İndirme Mobil uygulama firmalarının en çok kullandığı kampanya türüdür. Bu kampanya objektifi ile hedeflediğimiz kişileri direk iOS ya da Android'de ki uygulama sayfasına yönlendirebilir ve mobil uygulamamızı indirmelerini sağlayabiliriz. Bu kampanya türünü kullanabilmeniz ve mobil uygulamanız için reklam çıkabilmeniz için mobil uygulamanızı Facebook Apps'e kayıt etmeniz gerekmektedir. Facebook'da mobil uygulama kayıt ile ilgili detaylı bilgileri bulabilirsiniz. En çok oyun mobil uygulama firmaları bu kampanya türüne ve trafik kampanya türüne bütçe ayırmaktadır. Bu kampanya ile uygulamanızı çok fazla sayıda kişiye gösterebilir, indirim almasını sağlayabilirsiniz. Trafik ile de bu kullanıcıların uygulamanız ile etkileşime geçmesini sağlayabilirsiniz. Burada en önemli konu ise eventlerin doğru kurulmuş olması gerekiyor. Uyguluma içi satın alımlar, uygulama etkinlik verileri vs. gibi doğru ölçümleme yapabilmek için tüm eventlerin doğru kurulmuş ve testlerinin eksiksiz yapılması gerekiyor. Aksi taktirde sadece para harcar durursunuz ve ölçümleme yapamazsınız. Video Views - Vide Görüntüleme Bu kampanya türü de yayınladığınız videoların çok fazla sayıda kişi tarafından görüntülenmesine yönelik oluşturulmuştur. Videonuz dört parçaya bölünerek yüzdelik dilimlerde kaç kez izlenmiş ve videonuzun markasına olan etkileri nasıl gibi metrikleri sütun ve raporlarda bulabilirsiniz. Lead Generation - Potansiyel Müşteri Bulma Türkiye 'de en çok kullanılan kampanya türlerinden biridir. Yaptığınız hedefleme sonucu bu kampanya türü ile kullanıcıların iletişim bilgilerini direk alabilir ve sonrasında bu kişiler ile iletişime geçerek satışı gerçekleştirebilirsiniz. En çok B2B tarafta toptan … ### Dinamik CRM İle Dijital Pazarlama Üzerine Güzel Bir Yayın Gerçekleştirdik URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/dinamik-crm-ile-dijital-pazarlama · Tarih: 2021-03-17 · Kategori: Pazarlama Dinamik CRM Kurucusu İle Ortak Yayınımız Dinamik CRM kurucusu Yahya Ekinci ile dijital pazarlama üzerine video kaydı yaptık. Video Konularımız Bu yayında üç temel konuya odaklandık. Bunlar sırasıyla; Dijital reklamların önemi, Reklamcılık platformunda Türkiye 'de en çok kullanılan reklamcılık ağı, Reklamlara yapılan yatırımların ortalama dönüş süresi, olmak üzere üç temel konuyu konuştuk. Birinci konu aslında benim en çok sevdiğim konu yani dijital reklamların önemi. Kobiler ya da küçük işletmeler Google'da ya da Facebook'ta reklam vermenin çok kolay olduğunu düşünüp bu işi kendileri yapmaya kalkışıyor. Dolayısıyla performansı iyi olmadığı zaman hemen dijital pazarlamaya ve reklamlara olan güvenlerini kaybetmeye başlıyorlar. Ya da bir başka deyişle, piyasada deneyimi olmayan dijital pazarlama elemanları ile çalışarak reklam ve kampanyalarını kurdurduklarında istedikleri başarıyı elde edemedikleri için yine aynı şekilde bu pazara bir güvensizlik oluşuyor. Aslında dijital reklamlar günümüzün en önemli konularından biridir. Çünkü herkes ilk sırada yer almak, ürününü ya da markasını ilk sırada göstermek istiyor. Dolayısıyla bu anlamda rekabet ortamında istenilen anahtar kelimelerde üst sıralarda potansiyel müşterinin karşısına çıkabilmek için dijital reklamlara hem para, hem de emek harcamak gerekiyor. Bu konuda her zaman alanında uzman kişilerle çalışmak işletmeleri başarıya ulaştıracaktır. İkinci konu ise reklamcılık platformunda Türkiye'de en çok kullanılan reklamcılık ağı. Taktir edersiniz ki Google , Türkiye'de de en çok para harcanılan reklamcılık ağı. İlk başlangıç amacı sadece arama motoru olarak hizmet vermek olan şirket şu anda global ölçekte reklamlardan en çok gelir elde eden firmalar listesinin başında yer alıyor. Google' dan sonra gelen firma ise Facebook . Facebook denilince Instagram reklamcılığı da aklımıza gelmeli; çünkü Instagram' da da reklam vermek için Facebook' ta bir işletme hesabınızın veyahut bir reklam hesabınızın olması gerekmektedir. Son konu ise reklamlara yapılan yatırımların ya da harcamaların ne kadar süre sonra dönüş sağlayacak olması. Aslında herkesin merak ettiği soru. Özellikle Türkiye'de işletmeler marka bilinirliliğine yatırım yapmayı sevmez. Direk reklama harcanılan her paradan anında hızlı dönüş isterler. Ancak rekabetin bu denli yoğun olduğu pazarda bu yeni işletmeler için kolay gerçekleşen bir durum değil. Eğer marka köklü ya da eski bir marka ise bu durum bunlar için çok kolay. Örneğin, BİM' in sanal mağazası olmadığını düşünelim. Ancak BİM Türkiye'de çok sevilen ve belli bir kitle tarafından sürekli uğranılan ve alışveriş yapılan bir market zinciri. Dolayısıyla BİM bugün sanal mağazasını açıp internet üzerinden satış yapsa, reklamları çıktığı gün geri dönüş elde edecektir. Çünkü bu marka hem bilinen hem de eski bir marka olduğu için. Yeni markaların her zaman dataya ya da diğer adıyla veriye ihtiyaçları vardır. Bu da ortalama minimum 2-3 aylık bir süreye tekabül eder. Şirketler 2-3 ay veri topladıktan sonra daha başarılı reklam kampanya stratejileri oluşturabilir ve hızlı geri dönüş elde edebilirler. (Daha kurumsal ve büyük datalar için ortalama 7-8 aya ihtiyaç vardır.) ROAS Nedir? Benim önerim her işletmenin bir ROAS hedefi olmalı. ROAS nedir; Return on Ad Spend yani Türkçesiyle reklam harcamalarından elde edilen gelir. Örneğin, 1,000 TL reklamlara para harcadık ve 1,000 TL satış elde ettiysek ROAS'ımız 1 olur gibi. ### Criteo Türkiye'de Firmalara %5 Düzenleyici Operasyonel Maliyeti Eklemeye Başlıyor URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/criteo-turkiyede-firmalara-5-duzenleyici-operasyonel-maliyeti-eklemeye-basliyor · Tarih: 2020-12-24 · Kategori: Pazarlama Criteo Faturalara %5 Reklam Maliyeti Ekleyecek Criteo görüntülü reklamcılıkta özellikle e-ticaret firmalarının neredeyse vazgeçemeyeceği bir reklam platformu. Şimdi yeni düzenleme ile Criteo tüm Türk firmalarına %5 ek ödeme çıkartacaktır. Hatırlarsanız önce Google Türkiye 'de bu karmaşık finansal yapıdan dolayı reklam harcamalarının %5'i kadar ek ücret çıkartacağını söylemişti. Aradan bir kaç ay geçtikten sonra şimdi Criteo'da bu %5 ek ödemeler listesine gelen reklam platformlarından birisi oldu. Bu yüzde %5'i uygulamalarının ana nedeni olarak şöyle söylemektedirler " Düzenleyici Operasyonel Maliyet, Türkiye’deki düzenlemelere uymanın karmaşıklığında ve maliyetlerinde gerçekleşen artışlar nedeniyle uygulanmaya başlanmıştır. " Şuanda bir tek Facebook'tan böyle bir hareket görmedik. Eğer Facebook'ta bu şekilde reklam harcamalarından yüzdelik ödeme talep ederse bu Türkiye'de bulunan işletmeler için büyük bir problem oluşturacaktır. Basit bir hesaplama ile, Criteo'ya ayda 20,000 TL harcayan bir işletme bu harcamaya ek olarak %5 yani 1,000 TL Criteo'ya ekstra para ödeyecektir. Google'a ayda 50,000 TL harcayan bir işletme bu harcamaya ek olarak %5 yani 2,500 TL Google'a ekstra para ödeyecektir. Bunların yanı sıra bir de vergileri ve stopajı düşündüğümüzde Türkiye'de ki işletmeler için ek ödemeler zorlu bir süreç oluşturacaktır. Maalesef Türk firmaları yurt dışında ki yabancı firmalar ile yarışamayacak durumdadır. Gerek vergiler, gerekse bu şekilde Türk firmalara yaptırılan ek ödemeler bizi zor duruma sokmaktadır. Diğer ülkeler de ki firmalar bu tarz maliyetlere katlanmak zorunda kalmadıkları için hem sermayelerini hemde şirketlerini kolaylıkla büyütebiliyorlar. Şirketler Neler Yapabilir ? Başka ülkelerde firma kurarak, reklamları o ülkeler üzerinden yönetebilir ve ödemesini sağlayabilirsiniz. Örneğin, İspanya'da şirketiniz varsa reklam maliyetlerini İspanya üzerinden karşıladığınızda bu tarz ek ödemeler ile karşılaşmayacaksınız. Bu konuyla ilgili detaylı destek almak için bana ulaşabilirsiniz . Criteo'nun Mail Olarak Gönderdiği Bildirim Criteo tarafından bana gelen bildiriyi aşağıdan okuyabilirsiniz. Değerli Müşterimiz, Criteo, 01 Ocak 2021 tarihinden itibaren Türkiye’de sunulan reklamlar için %5 Düzenleyici Operasyonel Maliyeti uygulamaya başlayacaktır. Düzenleyici Operasyonel Maliyet, Türkiye’deki düzenlemelere uymanın karmaşıklığında ve maliyetlerinde gerçekleşen artışlar nedeniyle uygulanmaya başlanmıştır. Düzenleyici Operasyonel Maliyet, 2021 yılı Ocak ayı için düzenlenecek olan Ocak 2021 tarihli faturalarınızdan başlayarak sonraki faturalarınıza ilave edilecektir. Criteo, Düzenleyici Operasyonel Maliyeti ayrı bir kalem olarak faturalara ilave edecektir. Faturalama ve ödeme süreçlerinde herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Eğer birden fazla ülkede kampanya düzenliyorsanız, bu uygulama, diğer ülkelerde gerçekleşen kampanyalar için bugün itibariyle geçerli olmayacaktır. Düzenleyici Operasyonel Maliyet, hesabınızda yapmış olduğunuz harcamaya ilave edilecektir. Örnek olarak, ilgili ayda 100₺ bütçe harcamış iseniz, bu harcama tutarına 5₺ Düzenleyici Operasyonel Maliyeti ilave edilecek, toplam fatura tutarınız 105₺ olarak düzenlenecektir (Bu tutara KDV gibi uygulamadaki vergiler ilave edilecektir). İlave sorularınız olması durumunda hesap yöneticiniz ile irtibata geçmenizi rica ederiz. Saygılarımızla, Criteo Türkiye ### Facebook Reklamlarda Sınırlamalar Getiriyor URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/facebook-reklamlarda-sinirlamalar-getiriyor · Tarih: 2020-12-23 · Kategori: Sosyal Medya Reklamları Facebook Reklam Sayılarında Kısıtlamalara Gidiliyor Facebook reklamlarda daha başarılı optimizasyonlar sağlanabilmesi için (bildirilen neden) reklam sayılarında kısıtlamalara gidiyor. Bu yeni kısıtlamalar Şubat 2021 tarihinde tüm hesaplarda görülecektir. Facebook yeni gönderdiği bildiride sayfalara reklam oluşturma ve yayınlama sınırı getirileceğini açıkladı. Böyle bir kararı almasının arkasında ki ana neden Facebook açıklamasına göre daha başarılı optimizasyonları sağlayabilmek. Bildiğiniz gibi Facebook reklamlarında optimizasyon seçeneklerimiz çok kısıtlı, Google reklamları gibi değil. Dolayısıyla Facebook bu otomasyon optimizasyonlarının daha başarılı olabilmesi için daha az reklamın olması gerektiğini savunmaktadır. Daha az reklam ile daha iyi görünebilir ve düşük EBM ya da CPA ile reklamlarımızı yayınlayabileceğiz. Facebook'ta İşletmeler İçin Reklam Yayınlama Limitleri Facebook, işletmelerin sayfaları için reklam yayınlama limitlerini aşağıda ki gibi paylaşmıştır. Sayfa Özellikleri Reklam Limiti Small - Medium sayfalar (12 ay içinde $100 bin dolardan daha az reklam harcaması yapanlar) 250 reklam Medium - Large sayfalar (12 ay içinde $1 milyon dolardan daha az reklam harcaması yapanlar) 1,000 reklam Büyük firma sayfaları (12 ay içinde $10 milyon dolardan daha az reklam harcaması yapanlar) 5,000 reklam En büyük firmaların sayfaları (12 ay içinde $10 milyon dolar ya da fazla reklam harcaması yapanlar) 20,000 reklam Eğer ki sayfanızın reklam limitini doldurduysanız ve yeni reklam açmanız gerekiyorsa mevcutta ki reklamlarınızdan herhangi birini durdurmalı ve yeni reklamı o şekilde onaya göndermelisiniz. Aksi taktirde yeni oluşturduğunuz reklam kaydedilmeyecek ve onaya gönderilmeyecektir. Reklam Limit Kuralları Nedir? Buradaki limitleme reklam hesaplarına değil, sayfalara yönelik gelecektir. Bir reklam hesabında farklı sayfaları seçerek farklı reklamlar oluşturabiliriz. Dolayısıyla gelen reklam sınırlamaları sayfaları kapsamaktadır. Bu reklam sınırlamalarını ve sayfa başı oluşturabileceğiniz reklam limitlerini görebilmek için https://www.facebook.com/ads/ad_limits/ bu linki ziyaret edin. Örneğin, benim müşterilerimin sayfaları için verilen limit 250'dir. Bunun anlamı her sayfa için maksimum 250 tane reklam oluşturabilirim. Facebook Reklam Limitlerini Gösteren Ekran Sonuç: Sonuç olarak, bundan sonra daha az reklam yayınlayacağız. Daha fazla detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Facebook'tan gelen bildirimin orijinali aşağıda ki gibidir. Hi Faruk, Starting in February 2021, we're enacting a limit on the number of ads each Page can have running or in review at the same time. None of your Pages are over their ad limits. Why we're enacting ad limits When advertisers run too many ads at once, their ads often see less stable results and higher CPA. That's because each time an ad is shown, our ads delivery system learns more about the best people and places to show the ad. The more each ad is shown, the better the delivery system becomes at optimizing the ad’s performance. But when an advertiser runs too many ads at once, each ad delivers less often. This means that fewer ads exit the learning phase and more budget is spent before the delivery system can optimize performance. In other words, too many ads can result in worse performance. About ad limits Starting in February 2021, we're enacting a limit on the number of ads each Page can have running or in review at the same time. When your Page has reached or exceeded its limit, you cannot run a new ad until you turn off a different ad. For more information, see Ad Limits Per Page. Go to Ad Limits Per Page in the Business Manager menu to see: How many ads can be running or in review at the same time for each of your Pages The exact date each of your Pages must follow the new ad limits ### MBS Yöntemi İle (Facebook, Instagram, WhatsApp) Üzerinden Satış Yapmak URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/mbs-yontemi-ile-satis · Tarih: 2020-12-20 · Kategori: Pazarlama MBS Messenger-based Sales Nedir? MBS yani Messenger-based Sales Türkçesiyle "Mesaj Yöntemiyle Satış" global çapta popüler durumda olup, Türkiye 'de de çok sık kullanılan internetten satış yöntemlerinden biridir. Bu yazıda sizlere internet üzerinden mesaj bazlı yaptığımız satışları nasıl daha iyi ve organizeli hale getirebiliriz bunu anlatıyor olacağım. Öncelikle, e-ticaret denince aklımıza gelen ilk şey, web sitesi üzerinden satın alım ya da satma işlemi geliyor doğal olarak. Ancak bu e-ticaret kavramı teknolojinin ve ihtiyaçların gelişmesi ile doğru orantılı olarak genişlemekte ve e-ticaret çok farklı boyutlara ulaşmaktadır. Eminim ki bundan beş yıl sonrada şuan bildiğimiz e-ticaret farklı bir boyuta taşınacaktır. Online Satış Yöntemleri Nelerdir? Şimdilik sayabileceğim e-ticaret yöntemleri aşağıda ki gibidir. Web siteniz üzerinden online direk satış Mobil App üzerinden online direk satış Sanal mağaza aracılığı ile satış Mesaj ile satış vb. olarak bu liste çoğaltılabilir. Ancak beş yıl sonra bu liste de çok daha farklı teknolojileri göreceğiz. Örneğin, biz alıcılar için alışılmışın dışında sipariş verme yöntemlerinden birini söyleyecek olursam o da ses komutları ile sipariş vermek olur. Bu Türkiye'de kullanılmayan ancak zamanla bizde de kullanılmaya başlanılacak bir yöntem. Örneğin, Amerika'da Amazon'un Alexa cihazı ile sadece " Hi Alexa, please order a pizza " diyerek pizza siparişi verebilirsiniz. Bunu yapmak için, herhangi bir tuşa dokunmanız ya da şifre girmeniz, kart bilgilerinizi girmeniz gerekmiyor. Sadece sesli olarak bu sihirli sözcükleri söylemeniz durumunda pizza ev adresinize teslim edilecektir. Bunu Türkiye'de kullanacak olursak, Getir ve Yemeksepeti Amazon Alexa'sına entegre olabilmek için adeta savaşacaklardır diyebilirim. Tabi sesli komut ile sipariş vermemizi sağlayan başka bir Türk şirketi çıkmazsa. Aşağıda Dominos'un Alexa ile işbirliğini gösteren videoyu bulabilirsiniz. Şimdi gelelim, Türkiye'de en çok kullanılan yöntem olan WhatsApp, Instagram ve Facebook üzerinden mesajlaşma ile satış tarafına. Instagram, Facebook, WhatsApp Mesaj İle Satış Yapmak Hemen hemen, her küçük ve orta ölçekli işletmelerin Türkiye'de bu yöntem ile satış ve ihracat yaptığını biliyor muydunuz? Özellikle yurtdışına ürün satımı konusunda sosyal medya reklamları çok büyük bir etken. Türkiye sosyal medya kanallarını (Facebook, Instagram) yasaklarsa, ihracat yapan Türk firmalar çok büyük bir sıkıntı yaşayacaktır. Çünkü çoğunluk satışlarını tamamen sosyal medya reklamları ile yapmaktadır. Eğer sizde mesajlaşarak satış yapıyorsanız kesinlikle bir CRM aracı kullanmanızı önereceğim. CRM nedir? İngilizce açılımı Customer Relationship Management bizde ki çevirisi ise Müşteri İlişkileri Yönetimi. CRM ile tüm konuşmalarınızı tek bir platformdan yapabilir, bu konuşmalarınızı segmentlere ayırabilir ve otomatik kurallar ile satış sürecinizi hızlandırabilirsiniz. Bu yazımda partner olduğumuz amoCRM firmasından bahsedeceğim. amoCRM Nedir? amoCRM, tüm platformlarda ki hesabınızı tek bir yerde toplayıp buradan anlık olarak mesajlaşarak konuşmanızı ve müşterilerinizin kaydını tek bir yerde toplamanızı ve satış aşamalarını tek tek oluşturmanızı sağlayan kullanışlı bir CRM aracıdır. Örnek gerçek bir case ile olayı anlatayım. Müşterimiz "Eylül Alyans" Instagram @eylulalyans ve WhatsApp üzerinden çok fazla sayıda konuşma yapmaktadır. Aynı şekilde bu müşterimiz web sitesi üzerinden de eylulalyans.com üzerinden de satış yapmaktadır. Fakat, Instagram üzerinden mesajlaşarak satın alma oranı çok yüksek olduğu için ve bu tarafın da takibini yapabilmek adına amoCRM kurulumunu yapıp, tüm bu pipeline aşamalarını geliştirip satışlarının ciddi oranda artmasını sağladık. Şuanda WhatsApp, Facebook, Instagram ve web sitesi üzerinden yapılan tüm konuşmalar amoCRM üzerinde tutulmakta ve hepsi tek tek segmentlere ayrılarak analizlenebilmektedir. Örneğin, haftalık, günlük ya da aylık olarak WhatsApp'tan ya da Instagram'dan ya da Facebook üzerinden ne kadar konuşma gerçekleştirdik, bu konuşmalardan kaçı satışa dönüştü gibi rakamlara artık kolaylıkla erişebilmekteyiz. Bunlar yapılırken tabi buraya bazı otomasyon teknikleri de geliştirdik. Örneğin, müşteri ile Instagram üzerinden konuşuldu, müşteri kararsız ve satın alma aşamasında emin değil ise bu müşteriye iki gün sonra otomatik hatırlatma e-postası gönderme çalışmaları yaptık. Bu da dönüşüm oranında olumlu bir artış olarak görüldü. Joykek olarak amoCRM'de Türkiye'den iş ortaklığı almış ilk Türk fırmasıyız. Joykek Partner Sayfası : https://www.amocrm.com/partners/joykek/ Joykek Partner ID: 28396597 Detaylı bilgi ve destek almak için bana ulaşabilirsiniz . ### Facebook Türkiye'de Bir Çok İşletmenin Reklam Hesabını Kapatıyor URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/facebook-turkiyede-bir-cok-isletmenin-reklam-hesabini-kapatiyor · Tarih: 2020-11-19 · Kategori: Sosyal Medya Reklamları Facebook Reklam Hesaplarının Kapatılması Facebook , 2020'nin son çeyreğinde bir çok işletmenin reklam hesabını kapatmaya başladı. Sizin de Facebook reklam hesabınız kapatıldıysa bu yazıyı sonuna kadar okumanızı öneririm. Kapatılmadıysa da kendinizi hazırlıklı duruma getirin. Şimdi ne oldu, geçmişe bir gidelim. 2020 yılında çok tartışılsa da AKP ve MHP'nin birleşip sunduğu sosyal medya yasası 1 Ekim de yürürlüğe girdi. Buna göre Türkiye 'den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıları Twitter , Facebook, Instagram , WhatsApp en az 1-bir kişiyi Türkiye'de temsilci olarak belirlemesi gerekiyordu. Facebook'un Temsilci Atama Durumu Bu yönetmelik yürürlüğe girdikten ve Facebook'un temsilci atamayacağını bildirmesinden sonra işletmelerin reklam hesapları birer birer kapanmaya başlandı. Peki devlet ne yapmayı planlıyor ? * Ekim ayında BTK önce bir uyarı listesi hazırlayıp bu firmalara bir yasal uyarı gönderdi. "Türkiye'de temsilci bulundurma sorumluluğunuzu yerine getirin" dedi. * Ondan sonraki aşamada Kasım ayında, buna uymazlarsa, 10 milyon TL idari para cezası; yine ses çıkmazsa Aralık’ta 30 milyon TL para cezası… Bu böyle gidiyor. İşte bizi ilgilendiren kısım Ocak 2021.. Neden, çünkü Ocak 2021'de reklam yasakları başlıyor ve Nisan ayından itibaren de internet bant aralığının daraltılmasına kadar gidilecek bir süreçle karşı karşıyayız açıkçası. Bunun anlamı da Facebook, Instagram, WhatsApp, Twitter artık eskisi gibi hızlı açılamayacak. Kaldı ki ülkenin eski Hazine ve Maliye Bakanı "Berat Albayrak" istifasını Instagram üzerinden veriyorken, ya da kendi troll ekipleri her gün onları desteklerken bu platformların onlar açısından da ne kadar önemli olduğu ortada. Şimdi işin siyasi kısmını bir tarafa bırakalım, işletmeler için sosyal medya reklamları neredeyse olmazsa olmazlardan. Özellikle e-ticaret reklamlarında ciddi gelirlere düşük reklam bütçeleri ile ulaşmamızı sağlayan bu platformlar da reklam veremeyecek oluşumuz bir hayli korkutucu. "Düşük reklam bütçesi ve yüksek gelir" şuan da bu Türk şirketleri için inanılmaz derecede önemli. Bir Türk şirketi ne kadar iyi olursa olsun maalesef bir Avrupalı şirket ya da Amerikalı şirket ile aynı koşullara asla sahip olamıyor. Dolayısıyla insanlar Türkiye'de şirket kurmaktansa yurt dışında şirket kurmayı tercih ediyor. Kaldı ki bu yasakların dışında yok stopajmış yok kesintiymiş gereksiz o kadar ödeme yapmak zorunda kalıyor ki Türk şirketleri bunu say say bitiremeyiz. En sonuncusu da Google'un reklam harcamalarına ekstra %5 komisyon eklemesi olayı oldu. Bu şartlar altında bir şirketin nasıl başarılı olmasını beklersiniz ? Vergilere hiç girmiyorum bile. Türkiye'de Facebook Reklam Hesapları Kapatılıyor Bir gün reklam hesabınıza girdiğinizde yukarı da ki gibi bir görüntü ile karşılaşırsanız şaşırmayın. Kapanan Facebook Reklamları İçin Ne Yapılabilir? Eğer Facebook reklam hesabınız kapatıldı ve desteğe ihtiyacınız var ise Joykek firmamız ve benimle iletişime geçebilirsiniz. E-ticaret firmaları için sosyal medya üzerinde nasıl reklam verilir, bu yasakların üstesinden nasıl gelinir detaylı analiz ve danışmanlık için hızlı bir şekilde bana ulaşabilirsiniz . ### Google Alışveriş Reklamlarında ki En Son Çıkan "Satın Al" Özelliği URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-alisveris-reklamlarinda-ki-en-son-cikan-satin-al-ozelligi · Tarih: 2020-10-24 · Kategori: Google Ads Google Alışveriş Kampanyalarında Yeni Yayınlanan "Satın Al" Özelliği Geçen hafta Google , Google Alışveriş için yeni bir özelliği duyurdu, bunu ben direk Google'da çalışan John Kennard'dın sunumundan öğrendim. Bu yeni özellik sadece Amerika'da kullanılabiliyor ve bu Buy on Google özelliği ile Merchant Center'a yüklediğimiz ürünleri direk Google üzerinde satabilir duruma gelebileceğiz. Şuan ki sistemde insanlar ürünlere tıkladıklarında web sitelerine yönlendiriliyordu ancak buna yeni bir seçenek getirildi ve Satın Al butonu getirilerek, başka bir web sitesine yönlendirilmeden Google içinde ürünü satın alabiliyor duruma geleceğiz. Google Üzerinden Ürün Satışı Google "Satın Al" Özelliği Kimler İçin Faydalı? Bu yeni gelen özellik tüm perakendecilere ücretli reklam çıksın ya da çıkmasın herkese ürünlerini Google üzerinden satmaya olanak sağlıyor. (Ancak ilk olarak USA'de başladı, Türkiye 'ye de yakın tarihte geleceğine inanıyorum.) Her ne kadar Türkiye'de alışveriş reklamları yasaklı olsa da, Google Alışveriş sekmesi aktif olarak kullanılmakta ve insanlar burada ürün listeleyebilmektedir. Dolayısıyla bu sayfa üzerinden kullanıcılar direk ürünleri görüntüleyebildikleri gibi başka bir web sitesine gönderilmeden direk onsite checkout ile Google üzerinden alışverişlerini tamamlayabilecekler. Bu durumun biz kullanıcılara sağladığı en büyük fayda ise alışveriş sepetlerine birden fazla perakendecinin firmanın ürünlerini ekleyebilir ve tek bir ödeme ile alışverişi tamamlayabiliyor olmamız olacaktır. Ama inanıyorum ki, trendyol ve n11 gibi firmalar yani tüm sanal pazar yerleri Türkiye'de bunun da aktif olarak kullanılmaması için gerekli hukuki yollara başvuracaktır. Tabi nasıl sonuçlanır bilemiyoruz. Google "Satın Al" Komisyon Oranı Nedir? Perakendecilerin de bu hizmeti kullanmak istemelerinin en büyük nedenlerinden biri de Google'un bu hizmeti 0 "sıfır" komisyon ile sağlaması. Yani trendyol, n11 ya da diğer sanal pazar yerlerinde ki komisyon oranlarını göz önüne getirdiğimizde bu bence harika bir fırsat olacaktır. Normal Merchant Center Listeleme ve Satın Al Özelliği İle Listeleme Arasındaki Farklar Nelerdir? Merchant Center Aracılığı Ile Ürünlerimizin Organik Ya Da Paid Olarak Google Alışveriş Sayfasından Satışını Sağlayabiliriz. Yukarıda ki tabloda yer alan Advertise on Google Türkiye de ki firmalar için uygun değil. List on Google Türkiye'de aktif olarak kullanılıyor, bu hizmetten yararlanabilmek için de Merchant Center hesabınızı oluşturmanız ve ürünlerinizi buraya eklemeniz gerekmektedir. Son olarak da Sell/Buy on Google'da şuan da sadece USA'de aktif olarak deneniyor ve test ediliyor. Bu Yeni Özelliği Kullanarak Google Üzerinden Satış Yapmak. Sıfır komisyon ile işletmeler Google üzerinde satış yapabilir. Eğer bu özelliği kullanıyorsanız Google organikte sizi diğer ürünlerin üstünde listeleyecektir. Ayrıca Alışveriş sekmesi sayfasında filtreleme kısmında "buy on Google" özelliği ve filtresi ile ürünleriniz farklı bir şekilde listelenecek ve bu özelliği kullanmayan firmaların ürünlerinden ayrılacaktır. Kendi ödeme kanalınızı, müşteri hizmetleri servisinizi ve iade yönetim koşulları servisinizi sisteme ekleyebilirsiniz. En önemli fark herhangi bir web sitenizin olmasına gerek yoktur, direk Google üzerinden ürün satışını gerçekleştirebileceksiniz. Arka tarafta Google markası insanlar üzerinde daha fazla güvenilir bir etki yaratacaktır. Universal cart, basket building, reordering özellikleri ile de diğer satıcılardan farklı olarak konumlandırılarak, satışlarınızı arttırabileceksiniz. Google Alışveriş Üzerinden Satış Yapmanın Farkları Eğer sizde bu şekilde yeni hizmetlerden faydalanmak, Merchant Center hesap yönetiminde ya da Google reklamlarınızın yönetiminde danışmanlık hizmeti ve yardım almak isterseniz direk benimle iletişime geçebilirsiniz . ### Joykek Dijital Pazarlama ve SEO Ajansı Açıldı URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/joykek · Tarih: 2020-09-27 · Kategori: Pazarlama Kurucusu olduğum Joykek Dijital Pazarlama ve SEO ajansı açıldı. Sektörde deneyimli ve çok sevdiğim kişileri bir araya getirerek muhteşem bir ekip oluşturdum ve bu enerjik ekip ile " Joykek " adında yeni bir dijital pazarlama ve SEO ajansı kurdum. Bu sayede bu yaptığımız tüm çalışmaları daha kurumsal olarak ilerletebileceğimizi ve sektöre yenilikler kazandırabileceğimizi hedefledik. Joykek Neler Yapar? Joykek 360 derece marketing dediğimiz yani A'dan Z'ye dijital pazarlamaya dair size tüm hizmeti sunabilir. Performans Pazarlaması Performans pazarlaması ile Google , Yandex, Baidu , Yahoo, Bing ve diğer reklamcılık kanallarında ki reklam hesaplarınızı yönetebilir. Türkiye 'de en çok kullanılan reklamcılık kanalı Google olup, Joykek Google Türkiye partneridir. Baidu Chinese işbirliği ile Çin'de ki reklam kampanyalarınızın yönetilmesinde sizlere destek olacak ilk Türk ajansıdır. Performans pazarlaması ile ilgili hedef kitlenize doğru zaman ve doğru yerde ulaşmanızı sağlayacak ve ROAS'larınızda olumlu artışlar sağlamanıza yardımcı olacaktır. Çoğu performans pazarlaması ajansı e-ticaret web siteleri ile çalışmaya sıcak bakmazken Joykek e-ticaret firmaları ile çalışmaya bayılıyor diyebilirim. Çünkü performans ve sonuçları direk rakamlar ile görebildiğimiz için ve sayılarla aramız çok iyi olduğu için Joykek olarak e-ticaret firmalarının yüksek kazançlar elde etmelerine yardımcı oluyoruz. Sosyal Medya Reklam Yönetimi Sosyal medya reklam hesaplarınızı yönetebilir. Özellikle remarketing yani yeniden pazarlama alanında inanılmaz derecede etkili olan sosyal medya reklamları , web sitenizi ya da ürün sayfasını ziyaret etmiş ancak herhangi bir transaction ya da ödeme işlemi gerçekleştirmemiş kullanıcılara sosyal medya hesapları aracılığı ile ulaşarak yeniden pazarlama yapabilir. Joykek sosyal medya reklam yönetiminde başlıca kullanılan reklam kanalları : Facebook reklamları, Instagram reklamları, TikTok reklamları, LinkedIn reklamları, Twitter reklamları vb. Tüm bu platformlarda ki reklam hesaplarınızın yönetimini Joykek başarılı bir şekilde gerçekleştirebilir. SEO - Arama Motoru Optimizasyonu Hizmetleri Joykek SEO hizmeti ile iki farklı dilde hizmet alabilirsiniz. Birincisi Türkçe SEO, ikincisi ise İngilizce SEO. Yapılan tüm bu çalışmalar her dil için ayrı ayrı profesyonel olarak gerçekleştirilmektedir. SEO'da sunulan başlıca hizmetler: E-ticaret SEO Çalışmaları Local SEO Çalışmaları Teknik Optimizasyonlar Off Page SEO Çalışmaları İçerik Optimizasyonu Kurumsal SEO Danışmanlığı Tüm bu SEO hizmetlerinden başarılı bir şekilde Joykek aracılığı ile yararlanabilirsiniz. CRO - Dönüşüm Optimizasyonu Son zamanlarda çok popüler olan, ancak uzun zamandır üzerinde çalıştığımız ve en çok değer verdiğimiz bir konu olan CRO (Conversion Rate Optimization) Dönüşüm Optimizasyonu ile web sitenize ya da mobil uygulamalarınıza gelen trafiği dikkatli bir şekilde inceleyip, kullanıcı davranışlarının ölçümlenmesi ve dönüşüm sayılarında olumlu artışı Joykek size sağlayabilir. Bunların yanında Joykek firmalara online danışmanlık stratejileri hizmeti sunmaktadır. Joykek İletişim Bilgileri Web sitesi : www.joykek.com Adresi: Barbaros Mah. Begonya Sk. Nidakule Ataşehir Batı No:1 İç Kapı No:2, Ataşehir / İstanbul Telefonu: (0850) 241 7310 E-posta Adresi: info@joykek.com ### Google Alışveriş Reklamları 10 Ağustos Tarihi İtibariyle Türkiye'de Kullanıma Kapandı URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-alisveris-reklamlari-kapandi · Tarih: 2020-07-29 · Kategori: Google Ads Google Alışveriş Reklamları Türkiye'de Kapanıyor Bugün itibariyle Google yayınladığı bildirim ile Google Alışveriş Reklamlarını 10 Ağustos itibariyle Türkiye 'de durduracağını açıkladı. Dürüst olmak gerekirse şaşırmadım, çünkü cimri akakçe vb. gibi fiyat karşılaştırma web siteleri yıllar önce başvurularını yapmışlardı ve şimdide sonuçlandı ve Google Alışveriş Reklamlarını Türkiye'de kapatma kararı aldı. Bugün Google temsilcisinden aşağıda ki gibi bir e-posta geldi. " Sayın iş ortağımız, Rekabet Kurulunun Mayıs 2020 tarihinde yayımlanan kararına uyum sağlanması adına, Google’nin google.com.tr arama sayfalarında bulunan Shopping reklamlarını ne yazık ki 10 Ağustos 2020 tarihi itibariyle kaldıracak olmasını bildirmek üzere sizinle iletişime geçiyoruz. Shopping reklamları diğer arayüzlerde bulunmaya devam edecektir. Bu karar, Google’nin kolay bir şekilde aldığı bir karar değildir ve şirketimizin algısı, bu durumun daha az alternatif yaratacağı ve Türkiye’de bulunan müşterilerin, satıcıların ve arama karşılaştırma sitelerinin daha az kalitedeki bir deneyim ile karşılaşacağı yönündedir. Konu hakkında detaylı bilgiye blogumuzda bulunan yazıdan ulaşılabilmektedir. Bu vesile ile, Google destek ekibinin faaliyet gösterdiğiniz sektörde öne çıkmanızı ve siz ve müşterilerinizin hatırı sayılır şekilde büyümesini sağlamak noktasında size yardım etmeye devam edeceğini ve Google Reklamlarından en fazla faydayı almanız adına yeni bilgilendirmeler yapacağını belirtmek isteriz. Takip eden günlerde, tüm sorularınızın cevaplandığından ve değerli işinize destek vermeye devam etmemize yönelik olarak bir sonraki aşamada beraber çalışabileceğimizden emin olmak adına sizinle görüşmek üzere bir zaman belirlemek isteriz. İyi bir iş ortağımız olduğunuz için tekrar teşekkür ederiz. Cevabınızı memnuniyetle bekliyor olacağız. " Bu da artık Google shopping ads Türkçesiyle Google alışveriş reklamlarını 10 Ağustos tan itibaren kullanamayacağız anlamına geliyor. Perakende firmalarının en çok sevdiği ve genelde ROAS'ı en yüksek olan network ağı olan alışveriş reklamları kapandığı zaman yerine şimdilik alternatif gelmeyecek. Bu karar çıkmadan 1 ay önce Google, Merchant Center Türkiye hesaplarına gönderdiği bildiride tüm ürünlerin bundan sonra ücretsiz olarak Google / Shopping alışveriş sekmesinde ücretsiz olarak da yayınlanabileceğini bildirdi. Bu bildiri de aslında bazı şeylerin önceden habercisiydi diyebiliriz. Yazıma başlamadan önce belirttiğim cimri ve akakce gibi fiyat karşılaştırma ve ürün listeleme web sitelerinin derdi ise Google'a direk ürünlerini reklam olarak veremiyor olmasıydı. Google bu firmaların shopping ads'e verdiği reklamları disapprove yani rededip onların reklam vermelerini engelledi. Dolayısıyla hal böyle olunca bu firmalar birleşip Google'a karşı hukuki yollarını aradılar. Sonunda Google, Avrupa'da da örneği olan bu durumu Türkiye'de yaşadı ve alışveriş reklamlarını 10 Ağustos 2020 tarihi itibariyle kapatma kararı aldı. Reklamverenler Bu Durumda Ne Yapacak? Cimri ya da akakce gibi web sitelerine .xml ürün verilerimizi gönderip bu platformlarda sponsorlu ürün listeleme reklamları verebiliriz. Örneğin, aşağıdan yönetmiş olmuş marka için cimri üzerinde yayınladığımız reklamların sonucuna ulaşabilirsiniz. Cimri'de Reklam Yayınlama Raporlar Sayfası. Burada CPC ler gördüğünüz gibi kategorilere göre değişmektedir. Raporları Google kadar gelişmiş değildir, bu kadar tıkladık kaç para satış oldu şeklinde ki analizleri Google Analytics üzerinden yapabilir ve ROAS değerlerinize ulaşabilirsiniz. ROAS optimizasyonuna göre belli kategorilerde belli ürünler için reklamlarınıza devam edebilirsiniz. Eğer sizde cimri ya da akakce de reklam vermek istiyorsanız direk benimle iletişime geçebilirsiniz. Google Alışveriş Reklamlarına Yönelik Alternatif Stratejiler Smart Shopping - Akıllı Alışveriş Reklamları Kullanın Tüm standart shopping kampanyalarınızı smart shopping yani akıllı alışveriş reklamlarına çevirin. Akıllı alışveriş reklamları Gmail'de ve display olarak bazı web siteleri ve uygulamalarda otomatik olarak gösterilmektedir. ROAS'ı genelde yüksektir, dolayısıyla Smart Shopping kampanyasını kullanmaya devam etmeniz ve standart shopping kampanyalarınızı da smarta çevirmeniz sizin için yararlı olacaktır. YouTube For Action Reklamlarını Kullanın Google, yeni bir reklam modeli ile geliyor. YouTube for action ile ürünlerinizi YouTube videolarının altında-yanında gösterebilirsiniz. Bu sayede kullanıcılara ürün görseli, fiyat vb. bilgiler vererek ürün satışlarını arttırabilirsiniz. Bu reklam modeli Merchant Center ile ilişkilendirilip çalışmaktadır. Şuanda beta sürümünde ve Türkiye pazarına yeni girecek olan bir kampanya modelidir. Bunu kullanabilmeniz için Google'dan hesap yöneticinizle görüşüp whiteliste girmeniz gerekmektedir. DSA Kampanyalarını Merchant Center Hesabınız İle İlişkilendirin Ürün kategorileri bazında yeni DSA kampanyaları oluşturup bu kampanyaları Merchant Center hesabınızla ilişkilendirerek dinamik arama ağı reklamlarını kullanın. Burada kampanyaları ürün kategorileri bazında oluşturmaya dikkat edin. Merchant Center'da mevcut olarak kullandığımız feedi kampanya ayarlarında yüklerken Google hesap yöneticinizin desteğine ihtiyacınız olacaktır. Bu da yeni bir kampanya modeli olacaktır. Diğer arama ağı reklamlarına nazaran ROAS da artış ve CPC'de düşüş beklentiniz varsa bu stratejiyi denemelisiniz. Daha fazla strateji için direk benimle iletişime geçebilirsiniz. Not: 13 Ağustos testimizde Google Search yani arama ağında yapılan arama sonucunda alışveriş reklamları gösterilmiyor. Ancak, Google "Alışveriş" sekmesi hala aktif olarak yayındadır. Alışveriş sekmesinde ürününüzü … ### Askıya Alınan Google Merchant Center Hesabının Tekrar Aktif Edilmesi ve LegitScript Sertifikası URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/merchant-center-onaya-gonderme · Tarih: 2020-07-11 · Kategori: Google Ads Askıya Alınan Google Merchant Center Hesabının Çözülmesi Türkiye 'de Google Alışveriş Reklamlarında politika ihlal eden ürün satışı yapıyorsanız, Google Merchant Center hesabınız askıya alınabilir. Not: Alışveriş reklamları Türkiye'de kapandığı için bu içerik yurtdışında alışveriş reklamlarını kullanan kişiler için yararlı olabilir. Google Alışveriş reklamlarını kullanabilmek için Google Merchant Center ile Google Ads hesabınızı ilişkilendirmeniz gerekiyor. Bu ilişkilendirmeyi yapıp, .xml ürün feedimizi Google Merchant Center'a yükleyerek Google Alışveriş reklamları na başlayabiliriz. İlişkilendirmeyi direk Google Merchant Center hesabınızda sağ üstte yer alan çarka tıklayarak "Bağlı Hesaplar" sayfasından yapabilirsiniz. Bu sayfada Hesabı Bağla linkine tıklayarak Google Ads ID nizi yazmanız yeterlidir. Bundan sonra ki aşama Google Ads panelinizde bu ilişkilendirmeyi onaylamak olacaktır. Google Merchant Center hesabını Google Ads hesabı ile ilişkilendirme işlemi Askıya Alınan Merchant Center Hesabını Tekrar Aktif Edebilir miyiz? Evet. Burada önemli olan kurallar, Google'un ülkeler bazında kurallarını takip ederek satış yaptığınız ülkede ki politika ihlaline neden olan ürünleri tespit etmeniz gerekir. Örneğin, Türkiye'de Google Merchant Center hesabınızda politika ihlaline sebep olan ürünlerin listelenmesi ya da Google Alışveriş reklamları ile satışı yasaktır. Eğer bu ürünlerin satışını yapıyorsanız, hesabınız askıya alınacaktır. Ancak bu yasaklara rağmen trendyol, hepsiburada gibi firmalar Google Alışveriş reklamları üzerinden yasaklı ürünleri listeleyip satış yapmaya devam ediyorlar, bunu nasıl yapıyorlar ? Ayrıcalıkları mı var ? Hayır yok. Google Merchant Center Feed Kuralları (Feed Rules) kısmından profesyonel şekilde oluşturulan kurallar ile burada ki açıktan yararlanıp ürün listelemelerine devam edebiliyorlar. LegitScript Nedir? LegitScript global de firmalara Google Alışveriş reklamlarında herhangi bir problem yaşamadan satış yapmalarını sağlaması için sertifika veren bir kurumdur. Ancak Türkiye, sertifika sağladıkları ülkeler arasında yer almamaktadır. Örneğin, ben X hesaplarını yönetiyorum, burada satılan vitaminler için sertifika başvurusunda bulunduk ve maalesef Türkiye'de daha faaliyete başlamadıklarını dile getirdiler. Eğer bu sertifikayı alırsanız, sporcu gıdası, vitaminler, ecza ürünler vb. gibi tüm ürünlerin satışında LegitScript size destek olacak ve sağladığı sertifika ile de hesabınız askıya alınmadan Google Alışveriş Reklamlarını kullanmaya devam edebileceksiniz. LegitScript Temsilcisi ile görüşme sonucunda Türkiye'ye sertifika sağlayamadıklarını dile getirdiler. Google Merchant Center hesabınız için desteğe mi ihtiyacınız var? Hesabınızın tekrar onaylanabilmesi, ve profesyonel bir şekilde feed kurallarının oluşturulması konusunda size yardımcı olabilirim. Bu sayede yeni bir Google Merchant Center hesabı açmanıza gerek kalmadan direk mevcut Google Merchant Center hesabınızla Google Alışveriş reklamlarını kaldığınız yerden kullanmaya devam edebilirsiniz. Google Merchant Center hesap kurtarma ve askıya alınma politika ihlal kurallarının çözümü için aşağıdaki ürünümüzü satın alabilirsiniz. Bu ürünü satın aldıktan sonra hesabınız üzerinde çalışmaya başlar ve problemi çözeriz. Askıya Alınan Hesapların İncelenmesi (Özel Çalışma) Satın Al ### Green Card 2020 ya da DV-2021 Sonuçları Açıklandı URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/green-card-2020-sonuclari · Tarih: 2020-06-06 · Kategori: Arşivlenmiş İçerikler Arkadaşlar bana ulaşmaya çalışıyorsunuz ve sorunuz bu Green Card başvuruları ne kadar şeklinde oluyor. Lütfen ama lütfen kimseye para ödemeyin. Ben zaten size şu içeriğimde https://faruktoprak.com/green-card-basvurulari-nasil-yapilir/ detaylıca yazdım bu başvuru ücretsizdir. İngilizce bilmeseniz bile başvuruyu kendiniz kolaylıkla 2 dakika içinde yapabilirsiniz. Tek sahip olmanız gereken şey geçerli bir pasaport ve 5x5 vesikalık fotoğraf arkası beyaz fonda dijital ortamda gerekiyor. Lütfen kimseye para ödemeyin. Yeteri kadar dolandırıcı var ortada. Paranızı başkalarına kaptırmayın. Green Card 2020 / DV-2021 sonuçları açıklandı Bu sene bir sürü değişiklikler oldu ve hayatımızda ki bir çok şeyde aksamalara ve gecikmelere şahit olduk. Bunlardan bir tanesi de Green Card sonuçlarının açıklanacağı tarih. Açıkçası ben daha ileri bir tarihte yapmalarını bekliyordum ancak bugün yani 6 Haziran da sonuçları açıkladılar. Dünyanın neresinde olursanız olun eğer Green Card başvurusunu kazandıysanız direk başvurularınızı bulunduğunuz ülkeden başlatabilirsiniz. İlle de Türkiye 'de olmanız gerekmemektedir. Ancak, Türkiye'de olursanız maliyetleri daha az olacaktır. En büyük nedeni taktir edersiniz ki döviz. Göstereceğiniz adreste gerçekten ikamet ediyor olmalısınız. Çünkü dosyalarınızı belirttiğiniz adrese gönderecekler ve eğer dosyanız kaybolursa maalesef ikinci dosya talepleri süreleri çok çok geciktirmektedir . Green Cardınızı aldıktan sonra Amerika'ya gelebilir ve geldiğiniz gibi çalışmaya başlayabilirsiniz. Çünkü Green Card aynı zamanda sizin çalışmanıza ve yasal olarak yaşamanıza izin veren bir kimliktir. Green Cardınızı aldıktan sonra Canada gibi bir çok ülkeye vizesiz seyahat etmeye başlayabilirsiniz 🙂 Vize almanıza gerek yoktur. Bununla ilgili gerekli bilgileri ülkelerin vize koşulları ve şartları sayfalarında bulabilirsiniz. 2020 DV-2021 Green Card Sonuçlarımızı Nasıl Öğrenebiliriz? Öncelikle "Confirmation Number" yani doğrulama numaranıza ihtiyacınız var, eğer numaranızı hatırlıyorsanız hemen bu linki ziyaret edin. Eğer numaranız var ve hatırlamıyorsanız yine bu link üzerinde "Forgot Confirmation Nubmer" a tıklayarak öğrenebilirsiniz. https://dvlottery.state.gov/ DV-2021 Green Card Başvuru Sonucunu Öğrenme Linki ziyaret ettiğinizde, direk " Check Status " butonuna ve hemen ardından "Continue" butonuna tıklayın. Akabinde yukarıda ki görselden ulaşabileceğiniz gibi bir ekran gelecektir. Buradan sırasıyla: Confirmation Number: Green card başvurunuzu yaptıktan sonra sistem tarafından size verilen numarayı giriniz. Last/Family Name: Soyadınızı bu alana girebilirsiniz. Year of Birth: Doğum yılınızı giriniz. Sadece yıl olarak girin. Authentication: Doğrulama kodunuzu girip Submit tuşuna basın. Açılan sayfada başlık yeşil olarak " Diversity Visa Lottery Form was selected for further processing " ekranı geldiyse "Tebrikler!" Green Cardı kazandığınız anlamına gelmektedir. "You have been randomly selected for further processing in the Diversity Immigrant Visa Program for the fiscal year 2021 (October 1, 2020 to September 30, 2021). Selection does not guarantee that you will receive a visa because the number of applicants selected is greater than the number of visas available. Therefore, it is very important that you carefully follow instructions to increase your chances of possible visa issuance. The instructions are located on the Department of State website at http://dvselectee.state.gov . All DV applicants must use the online DS-260 Immigrant Visa and Alien Registration Application." Ancak, karşınıza aşağıda ki ekran gibi bir sonuç gelirse " HAS NOT BEEN SELECTED " maalesef kazanamadığınız anlamına gelmektedir. Eğer sonucunuzda has not been selected diyorsa yeniden başvuru yapmanız gerekiyor. Başvurunun nasıl yapılacağını şu yazımda detaylı bir şekilde açıkladım. Başvurunuzu burada ki aşamaları takip ederek yapabilirsiniz. Green Card Başvusu Nasıl Yapılır? Başvurusunu Danışmanlık Firması Aracılığıyla Yaptıysanız Nasıl Öğrenirsiniz? Başvurunuzu herhangi bir Green Card danışmanlık firması üzerinden yaptıysanız, onlar başvuru sonuçlarını öncelikle kontrol ediyorlar herkes için. Kazanan adaylara ulaşıp tekrar para istiyorlar. Confirmation Number'ınızı ancak o firmalara para ödeyerek alabilirsiniz. Green Card başvurusunu kazanmış olsanız bile Confirmation Number'ınızı bilmiyorsanız maalesef Green Card'ınızı alamazsınız. Buna hazırlıklı olun derim... Green Card başvurularına dair son gelişmelerden haberdar olmak istiyorsan e-posta bültenine kayıt olabilirsin. ### DSC Makü Öncülüğünde Dijital Pazarlama Reklamcılık Modelleri ve Analizleri Canlı Yayını URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/dijital-pazarlama · Tarih: 2020-04-18 · Kategori: Pazarlama DSC Makü ile Dijital Reklamcılık Modelleri ve Analizleri Yayını 18 Nisan 2020 tarihinde saat 18:00'de DSC Makü YouTube kanalında Dijital Pazarlama Reklamcılık Modelleri ve Analizleri üzerine bir yayın gerçekleştirdik. Bu yayında üç ana konudan bahsettim. Sırasıyla bunlar Dijital Pazarlamanın Tarihsel Gelişimi, Dijital Pazarlama Reklam Kanalları ve Türkiye İstatistikleri ve son olarak Dijital Pazarlama Reklam Analizleri idi. Dijital Pazarlamanın Tarihsel Gelişimi İnsanoğlunun tarihte ilk kurduğu arama motoru Archie idi. Archie'de ilk defa " digital marketing” yani dijital pazarlama terimi 1990 yılında yapıldı. Yani bundan 30 yıl önce ilk defa dijital pazarlama araması yapıldı ve kavramı hayatımıza girmiş oldu. İlk yayınlanan tıklanabilir görüntülü reklam ise 1993 yılında yayınlandı ve o tarihten itibaren artık dijital reklamlar tamamıyla hayatımıza girmiş oldu. İlginçtir ki 1990 yılında arama motoru olmasına rağmen yayınlanan ilk reklam 1993 yılında görsel reklam oldu. Archie Arama Motoru Sırasıyla en büyük gelişmelerden bahsedecek olursak, 2002'de LinkedIn , 2003'de WordPress , 2004'de Gmail ve Facebook , 2005'de YouTube , 2006'da Twitter , 2007'de kişisel web sitem faruktoprak.com yayına girdi 🙂 Bu sunumu yaparken, bahsettiğim en dikkat çekici olay şuydu. “Dijital dünyada insanlara ulaşmak çok kolay.” Ancak gelecekte; “AI kullanıcılara, robot ya da Bio insanlara ulaşmaya ve onlara satış yapmaya çalışacağız.” Dijital Pazarlama Reklam Kanalları Burada tüm dijital pazarlama reklam kanallarından bahsetmedim. Belli başlı Google , Facebook + Instagram , TikTok , LinkedIn , Bing , Criteo , Programmatic ve Vendor platform reklamlarından bahsettim. Vendordan kastım ise n11'de mağaza sahibinin ürünlerini istediği anahtar kelimelerde üst sıralarda listeletebilmesi gibi. Dijital Reklamlar İçin Nasıl Ödeme Yaparız? Dijitalde yayınladığımız reklamların bize bütçemiz doğrultusunda bir maliyeti olur. İşte ücretlendirildiğimiz yöntemlerden en çok kullanılanları. CPC: Cost Per Click. Yani her tıklama başına yapılan ödemeler. Örnek; Google Arama ağı tıklama. CPM: Cost Per Mille - Thousand. Bin Gösterim Başına ödeme yapılır. Örnek; GDN reklamları. CPD: Cost Per Day. Belirli yerleşimler için yapılan ödeme. Genelde günlük olarak planlanır. Örnek; YouTube Masthead Türkiye Ortalama Tıklama Başına Maliyette 12. Sırada Türkiye Ortalama Tıklama Başına Maliyette 12. Sırada Türkiye'de Dijital Reklam Harcamaları Türkiye'de öngörülen 2020 yılı dijital reklam harcamaları $463 milyon dolar iken bu rakam 2024 yılında $593 milyon dolar olarak öngörülmektedir. Aynı zamanda dijital reklam formatında ise en çok harcamayı ve yatırımı display yani görsel reklamlara yapmaktayız. Bu display reklamlarının için de görsel olarak yayınlanan tüm videolar vardır. 2020-2024 Yıllarında Türkiye'de Öngörülen Dijital Reklam Harcamaları Dijital Pazarlama Analiz ve Stratejiler Genelde her reklam platformunun raporlama ya da analizleme ekranları bulunmaktadır. Ancak birden fazla reklam kanallarında kampanyanız varsa bunların hepsini tek bir analytics sayfasında toplamak ve analizlemek işinizi kolaylaştıracaktır. Google Analytics genel de en çok kullanılan analytics aracıdır. Ücretsiz olması da yaygınlaşmasını kolaylaştırmıştır. Reklamların Basit Düzeyde Optimizasyon Süreci Aşağıda ki yöntem, örnek olarak Arama Ağı Reklam Kampanyaları ele alınmıştır ve basit düzeye indirilmiştir. 1- Cinsiyet, Yaş, Cihaz ve Lokasyon Optimizasyonu 2- Arama Terimleri ya da Yerleşimler Optimizasyonu 3- Anahtar Kelime Teklif Ayarları Optimizasyonu 4- Gelişmiş Hedef Kitle Stratejileri ile Optimizasyon 5- A/B testleri vb. Örnek Kampanya Değerlendirme A Ve B Dijital 2 Kampanyanın Performans Ölçümü A kampanyası 6:1 - Yani her 1-TL harcama için 6 TL getiriyor. B kampanyası ise 10:1 - Yani her 1-TL harcama için 10-TL getiriyor. Burada hangisinin daha iyi olduğunu anlamak için kar marjına da bakmak gerekir. Yani satılan üründen olan net kazancınız. *ROAS = Gelir / Maliyet x 100 ### TikTok'da Reklam Yayınlama Yöntemleri URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/tiktok-reklam-yayinlama · Tarih: 2020-04-16 · Kategori: Sosyal Medya Reklamları TikTok reklamları sizin işletmeniz için uygun mu? Eğer uygunsa bu reklamları nasıl yayınlayabilirsiniz? 500 milyondan fazla aktif kullanıcısı ile TikTok adeta reklam verenler için harika bir platform haline dönüştü. Tamamen görsele dayalı bir app olan TikTok'da kullanıcılar 15 saniyelik videoları birbirinden farklı filtreler ve düzenleme araçları ile eşi benzeri görülmemiş bir şekilde oluşturabilirler. Hal böyle olunca TikTok özellikle millennial jenerasyonunun (Y kuşağı) en sevilen appi haline geldi. TikTok ile ilgili hazırladığım çok güzel bir podcast bölümü var hemen dinlemek için tıklayın . TikTok Hakkında Bilinmeyen Gerçekler TikTok uygulaması için beğeniden izlenmeye kadar her türlü ihtiyaç duyabileceğiniz hizmet türü Sadeceon’da! TikTok izlenme satın al bağlantısına tıklayıp istediğiniz kadar izlenmeyi en hızlı şekilde alabilir, TikTok videolarınızın daha fazla insana ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Sitede TikTok dışında bir çok sosyal medya için hizmet alabileceğiniz gibi, fiyatlar da çok ucuz! Siz de siteye girip üye olarak hemen tüm bu hizmetlere hızlıca ulaşabilirsiniz! 2019'un başlarında TikTok yayınladığı beta ads platformu ile uygulama üzerinde reklam yayınlamaya başlandı. İlk reklam verenlerin en başında büyük firmalar olan Grubhub, Nike , Fenty Beauty ve Apple Müzik gelmektedir. TikTok ileri düzeyde hedefleme ve kreatif reklam modelleri ile diğer reklam platformlarından ayrılmaktadır. Ancak TikTok üzerinde reklam yayınlamadan önce kendinize iki soru sormalısınız? Eğer bu soruların cevabı sizi tatmin etmiyorsa TikTok üzerinde paranızı boşa harcamayın derim. İşletmem İçin Demografik Hedef Kitlem Nedir ? Eğer ana hedef kitleniz (primary audience ) gençlerden oluşuyor ise TikTok'a yatırım yapmak mantıklı olabilir. TikTok kullanıcılarının %60'ı 30 yaşının altında kullanıcılar. Bu %60'ın içinde %41 lik kesim ise 16 ve 24 yaş arasında ki gençlerden oluşmaktadır. Yani kısaca TikTok'un şuan ki kullanıcıları çoğunlukla sosyal aktiviteleri seven gençlerden oluşmaktadır. TikTok'da Reklam Yayınlamak İçin Yeterli Bütçeniz Var mı ? Nike, Disney ve Grubhub gibi büyük işletmeler için TikTok üzerinde reklam yayınlamak çok problem değil. Bu tarz firmalar genellikle brand awareness yani marka bilinirliliğine de yatırım yapan firmalar olduğu için kolaylıkla bütçe çıkartabilirler. Ancak küçük işletmeler için bu biraz ekstra yük olabilir gibi. Çünkü TikTok şuanda popülerliği ve bilinirliliği artmakta olan yeni bir uygulama. Dolayısıyla burada reklam yayınlamak ilk başta çok kolay olmayabilir. Ortalama CPM yani BGBM - Bin Gösterim Başına Maliyet 60-TL civarında. Bunun yanı sıra TikTok kampanyaları minimum $500 bütçe ile başlatılabilir bu da ortalama 3.400-TL gibi bir rakam yapıyor. Yani burada kampanya açılış bütçesini istediğiniz tutarda belirtemiyorsunuz; minimum rakamı karşılayabiliyor olmanız lazım. Tabi burada ajans komisyonu da olacak. Ajans nereden çıktı diyorsanız bunu aşağıda açıklıyor olacağım. Eğer bunların hepsine rağmen TikTok'da reklam yayınlamak istiyorsanız gelin sırasıyla bu nasıl yapılır bakalım. TikTok Üzerinde Reklam Nasıl Yayınlanır? Öncelikle TikTok ads panel sayfasına gidiniz. Karşınıza gelen ekranda " Create an Ad " butonuna tıklayarak kayıt işlemini başlatınız. Bundan sonra ki açılan ekranda aşağıda da gördüğünüz gibi faturalandırma ülkesini seçip, hesap türü seçimi yapınız. İşletmeler ve bireysel olmak üzere iki türlü hesap vardır. Bireysel olanlar, kişisel web sitesi ya da blog sayfası olanlar gibi düşünülebilir. TikTok Ads Hesap Oluşturma Aşamaları - 1. Aşama İşletme ya da Bireysel ikisinden herhangi birini seçseniz de karşınıza doldurmanız gereken bir form ekranı gelecek. Bu formu doldurup " Make a reservation " butonuna bastığınızda bağlı bulunduğunuz ülkede ki TikTok ajans temsilcisi sizinle iletişime geçecek. TikTok Ads Hesap Oluşturma Aşamaları - 2. Aşama TikTok'da reklam yayınlayabilmek için TikTok'ın anlaşmalı olduğu ajanslarla çalışmanız gerekmektedir. Ajans size reklam paneline erişim izni verir ve siz kendi kampanyalarınızı yönetebilirsiniz ama major işler tamamen ajanstadır ve ödeme de ajans üzerinden yapılır. Örneğin, ben formu doldurdum ve gönderdim ertesi iş günü bana aşağıda ki gibi bir mail geldi. Bana hem Mısır'dan hem de Türkiye 'den ajans bilgilerini gönderdiler. TikTok Ads Hesap Oluşturma Aşamaları - 3. Aşama Bundan sonra ki aşama direk size verilen ajans ile iletişime geçmeniz olacaktır. Şimdi ben hem Mısır ajans ile hem de Türkiye ajansı iletişime geçtim ancak Mısır'da ki ajans dönüş sağlamadı. Türkiye'de ki ajans ise hızlı bir şekilde dönüş sağladı. Onlara reklam hesabı açmak istediğimizi ve kampanyaları kendimizin yönetmek istediğini söyledim. Gelen mail ise aşağıda ki gibidir. TikTok Ads Hesap Oluşturma Aşamaları - 4. Aşama Şimdi bu aşamaları geçtikten sonra size panel yetkisi verilecektir. Ben hali hazırda panel yetkisi olan bir müşterimle çalıştığım için direk o ekran görüntüleri üzerinden gideceğim. TikTok Ads'e panel yetkisi olduğunuzu varsayarak başlayalım... TikTok'da Yeni Kampanya Oluşturma TikTok reklam panelinde Campaign linkine ve hemen ardından Create'e tıklayın. … ### Web Sitem faruktoprak.com 13. Yaşında! URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/web-sitem-13-yasinda · Tarih: 2020-03-31 · Kategori: Arşivlenmiş İçerikler Bundan tam 13 yıl önce.. 31 Mart 2007 Cumartesi günü faruktoprak.com domainini satın alıp ilk web sitemi HTML formatında yayınladım. O günden bu güne web sitem yayında! Facebook o zamanlar Türkçe dilinde bile değildi, Instagram zaten yoktu. mIRC Chat ve msn'nin olduğu dönemler. msn'de my space'den sayfa yapıp kendi web siteme link çıkıp backlink çalışmalarıma ilk başladığım dönemler 🙂 ADSL internet ile bi dosya yüklemede dakikalarca ve hatta saatlerce beklediğimiz bir dönem düşünün. Yavuz diye bir web yazılımcı arkadaşımın beni yönlendirmesi ile domainimi aldım ve myspace'i bırakıp kendi web siteme yöneldim 🙂 Aslında HTML'e başladığım dönem 2005 diyebilirim. O günden bu güne HTML, PHP, CSS, Adobe Photoshop tasarım, SEO , SEM ve daha bir çok alanda çalışmalar yaptım. Çağa ayak uydurabilmek adına kendimi sürekli up-to-date yani güncel tutmaya çalıştım. Bonus olarak aşağıda sizinle yıllar önceki fotoğrafımı paylaşıyorum. 2007 yılında web sitemi açarken işte bu şekildeydim sürekli gitar çalan ve bilgisayar başında olan birisiydim. Faruk Toprak - 2007 Yılı Bir sonra ki kutlama yazısını 31 Mart 2027 yılında yazacağım. ### En İyi Mobil Uygulama Analiz Uygulamaları URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/en-iyi-10-mobil-uygulama-analiz-uygulamalari · Tarih: 2020-03-09 · Kategori: Pazarlama Veri Analizleme Araçları Hepimiz bir web sitesini analizleyebilmek için ne kullanmalıyız sorusunun cevabına çok açık ve net bir şekilde Google Analytics deriz. Hatta Analytics denildiğinde akla direk Google gelir. Halbuki Analytics demek Türkçe karşılığı Analitik demek oluyor, işte Google bu kadar sağlam oturmuş bu konuda. Peki konu mobil uygulama olursa? Mobil uygulamamızı analizlemek ve ölçümlemek için hangi uygulamayı kullanmalıyız dersek bunu nasıl cevaplarsınız? Yine Google Analytics dediğinizi duyar gibiyim 🙂 Evet doğru ancak bazen Google Analytics bu konuda yetersiz kalabiliyor. İşte bu yazıda size alternatifleri anlatıyor olacağım. Bir mobil uygulamayı kurmak ve çalışır hale getirmek zor olduğu gibi onu doğru analizleyebilmekte bir o kadar zor ve yazılım bilgisi gerektirir. (Analytics toollarının kurulumu için) Özellikle her kullanıcı hareketini ölçebilmek için sürekli event ler oluşturmak ve doğru bir şekilde kodlandırmak ve Android, iOS ve Windows'a uygun olarak bunu gerçekleştirmek gerekir. Mobil Uygulama Ölçümleme ve Analizleme Ne İşe Yarar? Uygulama yazılımcısının ve pazarlama ekibinin göz bebeğidir. Kullanıcı davranışlarını ölçme ve mobil uygulamayı daha başarılı hale getirebilmek için olmazsa olmaz bir araçtır. Doğru ölçümlenemeyen her uygulama boşa yatırım olup, kimse parasını ve vaktini boşa yatırmak istemez. Not: Sıralamayı tamamen karışık yapıyorum, iyiden kötüye değil. Apple Analytics Apple Analytics Apple Analytics ücretsiz bir araç olup, iOS uygulamalarınızın ölçümlenmesi için kullanabileceğiniz güzel bir araçtır. Gösterimler, kullanıcı etkileşimleri, kullanıcı segmentasyonu gibi güzel metrikleri bizimle paylaşır. Satış ve trend kısmı bize hangi applerimizin daha iyi satış yaptığı ya da uygulama içi satın alımların yüksek olduğu şeklinde güzel bir raporu paylaşır. Eğer uygulamanızın iOS versiyonu varsa mutlaka bu aracı kullanmanızı öneririm. Ücret: Ücretsiz Website: https://developer.apple.com/app-store-connect/analytics Google Analytics Google Analytics Google Analytics en popüler web, mobil analiz ve ölçümleme aracıdır. Ücretsiz versiyonu ile mobil uygulamanızın detaylı olarak analizlemesini ve ölçümlenmesini yapabilirsiniz. In-app purchases yani uygulama için satın almalar varsa burada bir takım eventler oluşturmanız gerekebilir. Ücretli Google Analaytics size daha fazla seçenek sunar ve detaylı analizlemenize yardımcı olur. iOS uygulamanızı da Google Analytics ile ölçümleyebilirsiniz, sadece Android uygulamaları için değildir, tüm uygulamalar için kullanılabilir. Google Analytics mobil uygulama analiz ekranı örnek görüntüsünü aşağıda sizinle paylaşıyorum. Google Analytics Mobil Uygulama Analiz Ücreti: Ücretsiz Websitesi: https://analytics.google.com/ Localytics Localytics Mobil Uygulama Ölçümleme Aracı Localytics cloud-based yani bulut tabanlı bir pazarlama otomasyon ve uygulama analiz aracıdır. Bu mobil uygulama analiz aracı ile medya, perakende, seyahat, iş ve gündelik hayattan tüm kullanıcıları ve müşterileri hedefleyebilirsiniz. Yani bu aslında sadece analiz aracı değil, hedef kitle oluşturma ve hedefleme imkanı da sunmaktadır. Kullanıcıyı elde etme özelliği ile mobil uygulamanızı daha iyi optimize edebilir ve geliştirebilirsiniz. Bu özellikle uygulama içi satışlarınızı arttırabilir, kullanıcıların hangi sayfalarda uygulamadan çıktıklarını görebilir ve geliştirebilirsiniz. Bu araç aynı zamanda size kişiselleştirilmiş, mesajlar ve bildirimler göndermenizi sağlayan özellikleri ile de ön plana çıkmaktadır. Ücreti: Veriye ve kullanıma dayalı ücret politikası. Websitesi: https://www.localytics.com/ Firebase Firebase Mobil Uygulama Analiz Firebase Google tarafından sunulan app geliştirme ve analizleme aracıdır. Genelde Android'de reklam yayınlayan herkes Firebase'i bilir ve kullanmıştır. iOS uygulamalar için de Firebase kullanışlıdır, sadece Android için değildir. Analiz, veritabanları, app crushing, crash raporları yani uygulama hataları ve hata raporlarına dair her şeyi tek bir yerde bulabilir ve kontrol edebilirsiniz. Firebase'e giriş yaptıktan sonra karşınıza gelen örnek konsol ekranı görüntüsüne aşağıdan ulaşabilirsiniz. Firebase Konsol Ekran Görüntüsü Ücreti : İki tane üyelik türü var ücretsiz üyelik ve kullanıma göre üyelik Websitesi : https://firebase.google.com/ Mixpanel Mixpanel Çok fazla üyesi ve ve datası olan uygulamalar için son derece kullanışlı bir araç. Sektörde profesyonel kişilerin bildiği ve kullandığı analiz aracı olup, ücretsiz versiyonunu denemenizi öneririm. Bunu diğerlerinden ayıran en büyük özellik kod bilgisi bilmenize gerek kalmadan metrikleri çekmenize ve analiz etmenize imkan sağlaması. Ücreti : Üç üyelik türü var, Ücretsiz üyelik, büyüyen uygulamalar için $89 ve kullanıma dayalı. Websitesi : https://mixpanel.com AppDynamics Cisco'nun bir parçası olan AppDynamics ile mobil uygulamanızın performansını en ince detaylarına kadar analizleyebilirsiniz. Uygulama geliştiricisi bile olsanız bu aracı kullanabilmeniz için ufak bir eğitimden geçmeniz gerekecektir. Alışılmışın dışında bir yönetim konsolu var ancak son derece profesyonel bir şekilde çalışıyor. Ücreti : Teklif ile Websitesi : https://www.appdynamics.com/ Flurry Flurry Özellikle dönüşüm analizleri, hedef kitle/kullanıcı analizleri, kullanıcı deneyimleri ölçümü konusunda başarılı bir araç. Ücretsiz olup kullanmanızı ve test etmenizi öneririm. Özellikle uygulama için satın alma seçeneği sunuyorsanız Flurry ile dönüşümlerinizi arttırabilirsiniz. Flurry'i kullanarak data paylaşımı yaptığınızı da unutmayın. Ücreti : Ücretsiz Websitesi : https://www.flurry.com/ UXCam Uxcam UXCam ile kullanıcı hareketlerini … ### YouTube Reklam Videolarında ki Cinsiyet Dağılımı ve Kadın/Erkek Gösterim Oranı URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/youtube-videolarda-cinsiyet-dagilimi · Tarih: 2020-02-09 · Kategori: Pazarlama Geçenlerde tamamen sohbet sırasında ortaya çıkan bir konu üzerine araştırma yapmak istedim. Konu ise şu: YouTube ‘da Reklamlarda gördüğümüz cinsiyetlerin oranı ne. Kadınlar mı daha fazla gösterilmiş yoksa Erkekler mi.. Bakınız detaylar aşağıda. YouTube Videolarında Gösterim Alan Cinsiyet Oranı Milyarlarca insan kısa video, reklam ya da film izliyor. İnsanları manipüle etmek, tüketicileri aldatmak, kandırmak ya da dolandırmak ya da geleceği yeniden şekillendirebilmek için videolar, filmler ve belgeseller bir numaralı faktör. Bir de bunun haberler boyutu var ancak oraya hiç girmeyeceğim. Peki biz bu reklam videolarını YouTube’da izlerken en çok hangi cinsiyeti görüyoruz ve o cinsiyet nasıl temsil ediliyor. Örneğin; kadın videoda temizlik yapıyor, erkek işten geliyorsa bu şekilde kadın ev hanımıdır erkek evin direğidir şeklinde mesajlar ile toplumsal bir manipüle oluyor mu biraz inceleyelim istedim. Size göstereceğim bu rakamlar ve raporlar Ocak 2015 ve Mart 2019 tarihleri arasında 2.7 milyon YouTube’a yüklenen reklam videoları üzerinden oluşturulan raporlardır. Burada ki amaç insanların izlediği videoları tespit etmek ve bu videolarda ki kadın erkek gösterim oranını bulmak. Kadınlar mı daha çok gösterilmiş YouTube video reklamlarında yoksa erkeklermi. Aslında bu raporu detaylı ve dikkatli bir şekilde incelediğimizde hangi sektörlerde hangi cinsiyeti gösterirsek video reklamlarda daha fazla dönüşüm elde edebiliriz bunun sonucuna da ulaşabiliriz. Örneğin, kozmetik sektöründe kadınların video reklamlarda daha çok görüldüğü tespit edilmiş, ya da otomotiv de erkeklerin. Ama bu değerler ülkeden ülkeye değişiyor, bazı ülkelerde kozmetik de erkeklerin yer aldığı videolarda daha fazla dönüşüm elde edilirken kadınların yer aldığı videolarda daha az dönüşüm elde edilmiş. Bunu da ülkeye, kültüre ve yapısına göre yorumlayabiliriz. YouTube Reklam Videolarında Cinsiyete Göre Gösterim ve İzlenme Oranları ve Dağılımı Genel baktığımızda Türkiye ’de erkekler kadınlara oranla tüm sektörlerde 1.5x kat daha fazla gösterildi. Erkek karakter tüm kategorilerde reklam videolarında %57 gösterilirken ya da izlenirken kadın karakter ise %43 oranıyla yer aldı. Tabi bu veriler incelenirken şu da dikkat çekti. Kadınlar son 10 yıla oranla daha önemli pozisyonlarda ve sahnelerde yer aldı ve bu oranda %4’lük bir artış oldu. Bunun anlamı, ev hanımı bir kadın görmekten ziyade çalışan bir kadın gördük. Bu da önemli bir metrik, çünkü kadın sadece dekolteli bir şekilde figüran da olabilir, bu da insanların toplumda kadına ya da erkeke karşı bakış açısını değiştirebilir. Örneğin, her erkek videolarda bulaşık yıkarken görüntülense, erkeğin bulaşık yıkaması toplumda normal olarak karşılanır. Kİ ZATEN NORMAL! Ancak hala bazı kesimler de kadın erkek eşitsizliği ve dengesizliği var. Türkiye'de YouTube Reklam Videolarında Gösterilen Kadın Erkek Karakterlerinin Oranı (Tüm Sektörler) En çok farkların olduğu kategoriler Türkiye’de erkeklerin en çok yer aldığı kategori Eğitim ve Hükümet (Education & Government), erkeklerin gösterilme ve izlenme oranı %73 iken, kadınların oranı %27. En çok fark bu kategoride. Ben biraz şaşırdım, çünkü otomotivi bekliyordum. Gerçi üçüncü sırada gelen kategori otomotiv ama birinci sırada eğitim ve hükümet ile erkekler daha fazla gösterilmiş ve izlenilmiş. Türkiye’de kadınların en çok yer aldığı kategori Classifieds & Local buna yerel ilanlar reklamlar diyebiliriz. Bu kategoride kadınların gösterilme ve izlenme oranı %73 iken erkeklerin oranı ise %27. Globalde durum nasıl? Google bu araştırmayı 51 ülkeyi kapsayacak şekilde yaptı. Bu ülkelerin genelinde global de baktığımız zaman erkeklerin gösterim ve izlenme oranı %56 iken, kadınların oranı %44. Kadınlar en çok hangi ülkelerde daha fazla izlendi ve gösterildi? Kadınların erkeklerden daha fazla ekranda gösterildiği ve izlendiği ülkeler sırasıyla Philippines ve Thailand. 51 ülke arasında sadece 2 ülkede kadınlar daha fazla gösterime ve izlenime sahip. Türkiye’de kadınların tüm kategorilerde gösterim oranı %43 Amerika ve İngiltere’den daha yüksek bir oran. Ancak yeniden söylüyorum gösterim oranından ziyade kadının ya da erkeğin videolarda nasıl gösterildiği ya da o cinsiyetin nasıl temsil edildiği daha önemli bir metrik. Videolarda Cinsiyete Oranla Konuşma Süreleri Türkiye’de erkekler kadınlara oranla daha fazla göründü ve izlenildi. Oran ise 57’ye 43 idi. Ancak konu ekranda ki konuşma sürelerine gelince yine erkekler kadınlara oranla daha fazla ancak oran biraz daha artmış durumda. Erkeklerin konuşma oranı %61 iken kadınlarda bu oran %39. Yani erkekler videolarda daha fazla konuşmuş ve etkin rol almışlar. Türkiye'de YouTube Reklam Videolarında Konuşan Kadın Erkek Karakterlerinin Oranı (Tüm Sektörler) Cinsiyetlerin Yaşa Göre Dağılımı ve Ekranda Gösterim ve İzlenme Süreleri Türkiye’de tüm kategoriler de erkekler kadınlara göre daha fazla gösterildi ve izlenildi ayrıca erkek kadına oranla video da daha çok konuştu aktif olarak yer aldı. Bunun yaş oranına baktığımızda görüyoruz ki erkekler kadınlara oranla 4 yaş … ### Macera Dolu Amerika Serüveni Sona Erdi URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/macera-dolu-amerika-seruveni-sona-erdi · Tarih: 2020-02-01 · Kategori: Deneyimler ve Yorumlarım Türkiye'ye Geri Dönüş Yaklaşık 4.5 yıldır Amerika macerasına son verip Türkiye ’ye temelli dönüş yaptım. Şimdi bana diyebilirsiniz ki neden böyle bir şey yaptın? Biz kaçmaya çalışıyoruz sen geri geliyorsun, problemin ne? vs. vs. merak etmeyin bunlar her gün duyduğum şeyler… Ancak şöyle bir durum daha var, bunları diyenlerin %99’u yurtdışında yaşamamış kişiler 🙂 Ama şunu da söylemek istiyorum orada vatandaş olsaydım ya da Green Card ‘ım olsaydı dönmezdim Türkiye’ye. Amerika’ya gitmeden önce bazı bilmeniz gereken detayları sizlerle bu yazımda paylaşmak istedim. Eğer bir gün olur da Amerika’ya gitme kararı alırsanız bu detaylar hayat kurtarabilir… Dil Okulu İçin Amerika Amerika’ya dil okuluna gitmek için gidiyorsanız doğru bir karar! Ama Amerika’da çalışıp öderim okulumu vs. mi diyorsanız yanlış karar! Cebinizde dil okulu masrafını karşılayabilecek ve orada kalacağınız / yaşayacağınız dönemi karşılayabilecek kadar para olabilmeli; aksi taktirde bir şey öğrenemez ve resmen Amerika’da yaşam mücadelesi verirsiniz. Türklerin çoğu genelde ya pedicab işi ile uğraşıyor ya garson, ya Uber ya da delivery yani paket taşıma işleri yapıyor… Kısacası bu yapılan işlerin hepsi zor işler, kolay iş değil. Amacınız para biriktirmek olsa bile bence bunu kendinize yapmayın. Genelde dil okuluna gidenlerin çoğu bir şekilde gittiği okulda kalmak ve hayat kurmak istiyor. Her ne kadar ilk giderken ki amaç sadece dili geliştirmek olsa da sonrasında işler o şekilde yürümüyor… Ya evleniyoruz (parayla, anlaşmalı ya da severek) ya profesyonel iş bulmaya çalışıyoruz sponsor olabilecek, ya da kaçak bir şekilde xx kadar para yapayım da döneceğim diye kendimizi kandırıyoruz… O yüzden dil okulu seçeneği bence çok çok önemli ve insanın hayatında büyük bir rol oynayan bir parça. Dil okuluna gitmeden önce bence mutlaka gideceğiniz ülkeyi araştırmalısınız. Kesin kararlarınızı verip o şekilde gitmelisiniz. New York’ta dil okulu eğitimim ile ilgili yazdığım yazımı da okumanızı öneririm. Turizm İçin Amerika Eğer amacınız alışveriş yapmak ise çok doğru bir karar. Çünkü dolar Türkiye’de değerli bile olsa alışverişlerinizde özellikle elektronik alışverişleriniz de ciddi kar elde edebilirsiniz. Ayrıca bir çok aradığınız şeyi de Amerika da kolaylıkla bulabilirsiniz. Bunun nedeni de Amerika’da herkes para kazanmak zorunda ve hayat standartlarını yüksek tutmak zorunda, dolayısıyla herkes her şeyi bir yerlerden bulup getirip ya da ülkesin de üretip satıyor. East Coast yani doğu kısmı New York , Boston vb. felan buralar hep şehir hayatının olduğu yerler. Anca alışveriş yapabilir büyük binaları ve meşhur yerleri görebilir, iki müze ziyaret edebilir bir de cool fotoğraflar çektirebilirsiniz. West Coast ise California gibi tam bi yaz tatili kafasında gidebileceğiniz okyanusda yüzebileceğiniz ve daha bir çok görebileceğiniz ve eğlenebileceğiniz yerler. Ancak unutmayın ki West Cost biletleri hem pahalı hem de yol çok uzak… Git, git bitmiyor. İş İçin Amerika Eğer paranız varsa Amerika da ticaret yapabilir ve güzel gelirler elde edebilirsiniz, bunun için mutlaka bir avukatınızın olması gerekiyor. Eğer Green Card ınız yoksa avukatsız hiç bir işi kendiniz yapmaya tamamlamaya çalışmayın. Eğer Green Cardınız varsa ya da vatandaş iseniz bu sefer hayat size güzel; çünkü Türkiye’den de devlet teşviki alabilir ve Amerika’da ticaret yapabilirsiniz. Amerika’da yapılabilecek en güzel iş Teknoloji alanında olan işler oluyor genelde. Rahatlıkla gofundme ya da kickstarter sitelerde ürününüz için para toplayabilir ve yatırımcı kolaylıkla bulabilirsiniz. Çalışmak İçin Amerika Maalesef Green Cardınız olmadan ya da yasal çalışma izniniz olmadan Amerika’da çalışamıyorsunuz. Eskiden (Trump’a kadar) Amerika’da çalışabilmek ya da çalışma izni alabilmek kolaydı. Ancak Trump her şeyi alt üst etti ve tüm kanunları resmen yeniden yazdırttı ve her şey iki katı daha zor bir hale geldi. Resmen adamlar artık ülkelerinde göçmen istemiyorlar. Ama unutuyorlar ki aslında kendileride o ülkede göçmen! (Beyaz Amerikalıların çoğu Avrupadan göçme siyah Amerikalılar ise ya gerçek yerlileri ya Afrika ya da Kuzey Amerika’dan gelen kitle.) Yaşamak için Amerika Eğer yasal değilseniz, geçerli evraklarınız bir kimliğiniz yoksa bence aman sakın bulaşmayın. Çünkü hayat zor büyük harfle yazıyorum ZOR! Filmlerde gördüğünüz gibi değil! Yaşam standartları ve çalışma şartları koşulları zor! Gece gündüz çalışsanız bile zaten evraklarınız olmadığı için size çok çok az para verecekler, şimdi siz bu parayla orada yaşayabilecek misiniz ? Bir de nasıl para biriktirebileceksiniz ? Oraya gidiş amacınız para biriktirmek değil miydi ? Yaşam şartları nasıl zor olabilir ki? Öncelikle 5-6 kişilik evlerde kalıp odayı bir başkasıyla paylaşacaksınız. Ev pismiş, oda arkadaşın gürültü yapıyormuş kimsenin umrunda olmayacak. Eğer ben kendim yaşayacağım diyorsan ki bunu da yapabilirsin ama bunun için yeterli bir kredi skorun olmalı, kiranın … ### Google Ads Arama Ağı Kampanyalarımızın Performansını Yükseltme Taktikleri URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-ads-arama-agi-kampanya-taktikleri · Tarih: 2019-11-20 · Kategori: Google Ads Google Ads Hedef Kitle Aracı Nedir? Google Ads hedef kitle aracı optimizasyon için son derece önemli bir araç olup, hedef kitleyi doğru kullanarak Google arama ağında ki kampanyalarınızı iyileştirebilir ve iyi seviyelere getirebilirsiniz. Hedef kitle optimizasyonu yaparak arama ağı kampanyalarınızın performansını önemli derecede arttırabilirsiniz. Bu yazımda size hem global de hem de Türkiye 'de (genelde globalde) reklam hesaplarında sıklıkla karşılaşılan bir problemi giderme yönteminden bahsedeceğim. İş Arayan Elemanlardan, Profesyonellerden Tıklama Almaya Son Verin Kullanıcılar "markanızın adını ve iş ilanları" şeklinde arama yaptıklarında reklamınız en üst sırada görülebilir ve kampanyanız gereksiz yere tıklama alabilir. Ya da markanız yerine kullandığınız anahtar kelimeye özel direk iş ilanları şeklinde bir arama da yapılabilir. Örneğin, saç ekimi yapan bir hastane iseniz ve kampanyalarınız saç ekimi üzerine kurulu ise "saç ekimi iş ilanları, saç ekimi eleman arayanlar ... " vs. vs. diye bu varyasyon uzar da gider. Hatta bu kişiler web sitenize gelir, formu doldurur ve sizde bunu conversion ( dönüşüm ) sayılarınızda artış olarak görebilirsiniz. Ancak bu gerçek bir dönüşüm değildir, müşteriden ziyade iş arayan bir kişi olduğu için bizim için gereksiz ve geçersiz bir form ve tıklamadır. Ha, eleman arıyorsak ve bunun için de reklam veriyorsak o ayrı bir durum. Genellikle raporlara baktığımda en çok iş aranan sektör araba ve medikal sektörü olduğu görülüyor. Herhangi bir araba ya da medikal sektörünün kampanyalarını yönetiyorsanız buna biraz daha fazla önem vermelisiniz. İş Arayan Kişilerden Gelen Tıklamaları Nasıl Önleriz? Bunun için en fantastik yol, negatif anahtar kelime methodudur. Arama terimlerini kontrol ederek gereksiz anahtar kelimeleri bulabilir ya da direk " kariyer , iş ilanı, ilan" gibi anahtar kelimeleri direk negatif anahtar kelimeler listenize ekleyebilirsiniz. Ama bunu yapmanıza rağmen hala çok gereksiz iş arayan kişiler farklı varyasyonlarda arama yaparak reklamlarınıza tıklama yapabilir. Bunu önlemek için de ikinci bir yol spesifik hedef kitle hariç tutma özelliğini kullanacağız. Employment Audience, In-Market Hedef Kitle Hariç Tutma Negatif Anahtar Kelime çalışmamızı yaptıktan sonra bir başka özellik olan hedef kitle hariç tutma methodu ile gereksiz tıklamaların sayısını en aza indirebiliriz. Bunun için kampanyanızın "Hedef Kitle" sayfasına gidin. Ardından açılan sayfadan sekmelerden "Hariç Tutulanlara" tıklayın. Burada artı tuşuna basarak hedef kitle eklememize gerekecek. Ekleyeceğimiz bu hedef kitle, In-Market içinde direk " Employment " olarak yer alıyor. Aşağıda direk bunun için bunu .gif olarak hazırladım görebilirsiniz. In-Market altında ki Employment hedef kitlesini içeri aktardıktan sonra direk aktif iş arayan kişilerden gelen tıklamaları en aza indirmiş olacaksınız. Ama tabi ki de negatif anahtar kelime çalışmasını da yapmayı ihmal etmeyin. Bunun için arama terimleri sayfasına giderek tüm arama terimlerini listeleyebilir ve kariyer, iş ilanı gibi filtreleyip negatif anahtar kelime çalışması yapabilirsiniz. ### Ukraine International Airlines İle İstanbul New York Uçuşları Hakkında URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/istanbul-to-jfk-ukraine-airlines · Tarih: 2019-11-11 · Kategori: Deneyimler ve Yorumlarım THY ve Ukraine Airlines New York Uçuşu Karşılaştırılması İstanbul'dan JFK'ye ( New York ) uçacak bir Türk genelde fiyatından dolayı Ukraine International Airlines'ı tercih eder. Ancak Ukraine Airlines ile uçmadan önce bilmeniz gerekenler var! Skyscanner ya da benzeri sitelerden İstanbul New York uçuşlarına baktığınızda, fiyat ve zaman ilişkisi ile en uygun listelenecek uçuşlar Ukraine International Airlines'a ait olacaktır. Örneğin, ben şu an 1 hafta sonrası için JFK, Istanbul uçuşlarını karşılaştırıyorum. Ukraine International Airlines Vs. Turkish Airlines UIA ile gidiş geliş (round trip) uçuş fiyatı toplamda 3.816-TL ve 14 saat, Türk Hava Yollarında ise bu fiyat 4.924-TL 10 ve 11 saat. Şimdi bu şekilde baktığımızda arada oluşan 1.108-TL için Ukraine Airlines'ı tercih edebilirsiniz. Ancak bunu yapmayın. Çünkü UIA'nın uçuş kalitesi ve hizmeti tamamen berbat. Ayrıca UIA ile giderseniz önce KBP Boryspil'e gideceksiniz ve orada 2 ve 3 saat ortalama bekleyeceksiniz, akabinde New York uçağına geçiş yapacaksınız tekrardan güvenlikten geçeceksiniz ve bir sürü prosedürü tekrarlayacaksınız. Zaten uzun olan bu yol tam bir işkenceye dönecek. El bagajında da sürekli problem çıkartıyorlar. Uçağa binmeden önce koydukları kutu el bagajı ölçüm setleriyle de el bagajınızın büyük ya da uçağa uygun olmadığını ve ekstra ödeme yapmanız gerektiğini dile getiriyorlar. Bu şekilde havalimanında kavga eden çok yolcu gördüm. Bu olay tam bir saçmalık. UIA'nin getirdiği yeni bir prosedür. Ukraynalı hostesler öyle güler yüzlü sıcak kanlı da değil 🙂 Aslında iyi insanlar ancak hava yolu şirketi onları o kadar yoğun tempo çalıştırıyor ki suratlarından belli. Ukraine International Airlines Sadece 1 Öğün Yemek Veriyor Eskiden 2 öğün olarak verdikleri yemekleri şimdi 1 öğüne düşürmüşler. İçecek olarak da yemek servis saatleri dışında sadece su veriyorlar. Başka içecek servisleri ücretli. 2. öğün yerine sadece sandwich veriyorlar. Türk Hava Yollarında ise hem 2 öğün yemek veriliyor hem de sınırsız içecek ve ikramlar ile yolcularına tam bir muhteşem deneyim kazandırıyorlar. Zaten Türkiye 'de havaalanında yemek yeseniz bu size ortalama 100-TL' ye, yurtdışında ise de 200-300-TL ye mal olacak. UIA Uyumanız İçin Kulak Tıkacını ve Uyku Göz Bandını Artık Vermiyorlar Uzun yol uçuşu olduğu için ve bu uçuştan indiğinizde de jetlagı en az seviyede atlatabilmeniz için uyumanız gerekiyor. Ancak Ukraine Airlines eskiden verdiği kulak tıkacı ve göz bandını artık yolculara vermiyor! Belki buna gülebilirsiniz ama uçuş sırasında en çok ihtiyaç duyulanlardan bir tanesi de bunlar. Uyku göz bandı ve kulak tıkacı uyumanızı kolaylaştıracak etkenler. Ukraine Airlines Kulak Tıkacını Ve Uyku Göz Bandını Vermiyor Sonuç olarak ücretine kanıp UIA'dan bilet almayın derim. 1.000-TL daha fazla verin ve ülkemize katkı yapın Türk Havayolları kazansın, hem de rahat ve konforlu bir şekilde seyahat edin. ### SEO Çalışmalarında Başarıya Ulaşmak Kaliteli ve Optimize Edilmiş İçerikler İle Olur URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/seo-uzmani · Tarih: 2019-11-06 · Kategori: SEO SEO Nedir? SEO çok duyduğumuz ve bir çok kişinin yapmak istediği açılımıyla da Search Engine Optimization olan bir arama motoru optimizasyonu aracıdır. SEM Nedir? SEM ise Search Engine Marketing yani online reklamlardır; para verdikçe reklamınız listelenir. SEO'da tamamen organik olarak arama motorunda, sonuçlarda üst sıralarda listelenirsiniz. Bir SEO uzmanına ihtiyacınız mı var ? Hemen WhatsApp tan iletişime geçerek anında fiyat teklifi alabilirsiniz. Tıkla ve fiyat teklifi al. Anahtar kelime bazlı çalışma yaparak arama motorunda üst sıralarda organik olarak web sitenizin listelenmesini sağlayabilirsiniz. Bunu aynı şekilde ürün içerik çalışması yaparak amazon .com, Apple Store, Google Play benzeri her yerde (yani arama motorunun olduğu tüm alanlarda) yaparak uygulamanızın , web sitenizin ya da ürününüzün üst sıralarda yer almasını sağlayabilirsiniz. SEO'da Başarıya Ulaşabilmeniz İçin Ne Gerekiyor? Sizinle bir takım maddeler paylaşacağım. Bu maddeler SEO da başarıya ulaşmanızı sağlayacak etkenler ve araçlardır. Kullanıcı dostu bir web sitenizin ya da mobil uygulamanızın olması gerekiyor. Siteyi arama motorlarının bulabileceği şekilde .xml yapısı ile haritalayarak bölümlere ayırmalısınız. Hangi kelimelerde üst sıralara gelmek istiyorsanız, o kelimelerde web sitenizi optimize etmelisiniz. Sosyal medya da direk web sitenize link çıkmalısınız ve web sitenizi her alanda promote etmelisiniz. Search Console ve Google Analytics'te organik trafik raporlarına bakmalı, hangi anahtar kelimelerde en çok tıklama aldığınızı ve hangi anahtar kelimelerde hiç tıklama almadığınızı analiz etmelisiniz. Gösterim sayısı yüksek ancak tıklama yoksa ya da diğer bir deyişle CTR (click through rate) oranı çok düşük ise bu anahtar kelimeleri ve web sayfanızda ki içerikleri optimize etmelisiniz. Web sitenizde ki bounce rate yani hemen çıkma oranını optimize etmelisiniz. Kullanıcıların sayfa içinde kolaylıkla dolaşmasını sağlayacak eklentiler kullanabilirsiniz. (site içi linklemeler) Bir takım seo araçlarını kullanarak web sitenizin pozisyonunu takip etmelisiniz. ahrefs ve semrush bu alanda güzel iki araç diyebilirim. Siteyi hangi arama motorunda üst sıralara çıkarmak istiyorsanız o arama motorunun güncellemelerini sürekli takip etmenizi öneririm. Örneğin, Google sürekli algoritmalarını değiştiriyor; bu güncellemeleri takip ederek bilgi sahibi olmalısınız. Sitenizin kategorisi ile ilgili kaliteli ve PR değeri yüksek yerlerden kalıcı backlink almalısınız. Size zarar verecek backlinkleri tespit edip bunları Google'a raporlamalısınız. Domain otoritesi önemli, bu yüzden web sitenizden başka web sitelerine link vermeden önce o websitesinin güvenilir olduğuna ve Google'dan ban yemediğine dikkat etmeniz gerekiyor. Kalitesi web sitelerine link çıkmamalısınız. Web sitenizde kullandığınız tüm medya dosyalarında alt ve title etiketlerini mutlaka doldurmalısınız. Kullandığınız medyaların isimlerini açıklayıcı bir şekilde girmelisiniz. (Örneğin, bir iPhone X fotoğrafı eklediğinizde görselin adını 569299s.jpg yerine iphone_xs.jpg olarak kullanmalısınız. Görsellerin .png uzantılı olmasından ziyade .jpg ya da web uzantılı olmasına dikkat etmelisiniz. Web siteniz deki tüm görsellerin boyutunu doğru bir şekilde optimize etmelisiniz. Tüm .css ve .js dosyalarını sıkıştırmalısınız. Web sitenizin hızlı açılıyor olması gerekiyor. Eğer web siteniz yavaş açılıyor ise bu SEO kalitesini olumsuz olarak etkiler. Web sitesi açılış hızı son derece önemli bir etkendir. Web sitesi içeriklerini oluşturduğunuzda h1, h2 gibi etiketler kullanmalısınız. Başka sitelerle organik aramalarda üst sıralarda olan web siteleriyle kendi web sitenizi karşılaştırmalısınız. Onların iyi olduğu yönlerini bulup, özellikle backlinklerini nerede aldıklarını tespit edip sizde benzeri çalışmalar yapmalısınız. Seo Arama Motoru Optimizasyonu Başarılı Bir SEO Uzmanı Olabilmek İçin Ne Yapmalısınız? Hangi dilde SEO uzmanı olmak istiyorsanız o dilde bol kitap okumanızı öneririm. Yazacağınız içeriklerin kalitesi ve kelimelerin doğru dağılımı size büyük artılar sağlayacaktır. SEO uzmanı olarak güzel gelirler elde edebilirsiniz. Bunun için online kaynaklar ile kendinizi geliştirmenizi ve bir deneyim sahibi olmanızı öneririm. SEO üzerine kendinizi geliştirmek istiyorsanız Google Analytics ve Google Search Console'u iyi kullanabiliyor olmanız gerekiyor. Dijital Pazarlama uzmanı olarak 8 yılı aşkın süredir bu sektörde çalışmaktayım. Eğer SEO uzmanına ihtiyacınız var ise hemen WhatsApp üzerinden benimle iletişime geçerek anında fiyat teklifi alabilirsiniz. Tıkla ve fiyat teklifi al. Yaptığım işleri ve çalışmaları sizlerle paylaşabilirim. ### New York'ta Yaşarken Havaya Savrulan Paralar URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/new-yorkta-yasarken-havaya-savrulan-paralar · Tarih: 2019-10-21 · Kategori: Deneyimler ve Yorumlarım New York , New York... Hollywood 'un göz bebeği bir eyalet olan New York bir çok kişinin gelip görmek istediği bir yer. Peki burada yaşamak sizce kolay mı? Elbette değil. New York'ta yaşamak için çok güçlü olmalı, pes etmemeli ve sabırlı olmalısınız. Burada yaşamanın artıları olduğu gibi eksileri de var. Şimdi ben çok içinizi şişirmeden bir kaç özellikten bahsedeceğim. Bir başka yazımda da direk New York'ta turist iseniz, öğrenci iseniz ya da çalışan iseniz neler yapabilirsiniz gibi içerikleri paylaşacağım. New York'taki İlginç Hikayelerim Uber'e şehir içinde yani Manhattan'da binerseniz sürpriz vergilere hazır olun Çok basit bir olay Uber ile başlayalım. Malum ülkemizde Uber yasaklı ama ola ki New York'a geldiniz ve Uber'e bineceksiniz. Ödeyeceğiniz vergiler size biraz komik gelebilir 🙂 Geçen gün Chelsea'den eve Upper East Side'a Uber ile geçeyim dedim, gelen fişi görünce oha, çüş felan dedim. Bakınız aşağıda ki görüntüden de ulaşabileceğiniz gibi 15-20 dakikalık yol için ödenen tutar $38.65 ancak vergilere bakın. Uber $38.65 Chelsea Den Upper East Side Şimdi Uber'i açtığınızda o size otomatik toplam tutarı veriyor, vergileri vs. göstermiyor bunu en son e-posta adresinize gelen fatura da görüyorsunuz. NY Congestion Fee New York trafik sıkışıklığı vergisi + Eyalet Satış Vergisi (bizde ki KDV ) + New York Black Car Fund ( bunu bir türlü anlamadım adam organizasyona para topluyor resmen ) Asıl tutar $32.23, $6.42 resmen havaya para ödemiş oldum. Ancak bu vergi oranları ve vergi çeşitleri eyaletten eyalete değişiyor. Zorunlu Bahşişler Nereye giderseniz gidin, self servis kahve alımlarında bile sizi bahşiş vermeye zorluyorlar. New York'ta ortalama vereceğiniz bahşiş gelen tutarın %15 ila %20 si arasında olmalı. Örneğin, $100 hesap geldiyse minimum $15 ya da $20 bahşiş vermek zorundasınız. Bu bahşiş alanını kendiniz elle yazıyorsunuz ancak bazı yerlerde, bahşiş otomatik fişe ekli bir şekilde geliyor. Bu kadar da yüzsüzler 🙂 Yani servis kötü bile olsa, maalesef bahşiş vermek zorundasınız. Neden bahşiş bu şekilde ? Çünkü patronlar bedavaya garson çalıştırıyorlar. Saatlik $8 - $10 sabit para verip üstünü de bahşiş ile kapatıyorlar. Halbu ki New York'ta en düşük saatlik ücret $15. Bunu her yer yapmıyor ama çoğu restaurant ve iş yeri yapıyor. Özellikle göçmen çalıştıran yerler. New York'a geldiğinizde eğer birisinden bir hizmet aldıysanız bilin ki sizden bahşiş talep edecek, ona göre hazırlıklı olun... Şehir uyumuyor ve sizi eğlenceye sürüklüyor Cuma ve Cumartesi gecelerini evde geçiriyorsanız bilin ki depresyona gireceksiniz. Çünkü Instagram'da takip ettiğiniz tüm arkadaşlarınız bir yerlerde eğleniyor olacak, siz storyleri gördükçe daha da bunalacaksınız. Kısacası Cuma ve Cumartesi gecelerini evde geçirmek çok çok zor. Dışarı çıkmalısınız. Burada gece hayatı çok pahalı değil, ucuz ancak erkekler için bu durum biraz farklı çünkü kızlar beleşçi. Yani içecek alırken kıza da alacaksınız,,, eee dolayısıyla her şey x2 ile hesaplanmalı. Hadi bunu yazmışken de iki de güzel mekan önereyim size. Birincisi PHD Lounge , Manhattan, Chelsea'de. Akşam 10.30 dan sonra kulüp açılıyor. Fena bir ortam var içeride gece 12 den sonra ortalık yanıyor 😀 Damsız girebilirsiniz, 21 yaşından büyük olmalısınız girebilmek için, bir de kıyafetiniz biraz güzel olsun tamam. Phd Lounge, Night Club In Manhattan Diğer bir gece kulübü de " LAVO Nightclub " 58. cadde de güzel bir lokasyonda. Erkekseniz genelde ticket almanızı istiyorlar; ancak kadınsanız güzel giyinimli iseniz bingo size giriş ücretsiz. LAVO'nun üst katı restaurant ve yemekleri çok güzel. Ama yinede sevgilinizi güzel bir yemeğe götürmek istiyorsanız burayı size önermem. Daha güzel mekanlar var yemek için. LAVO ya sadece gece kulübe gelmek için gelebilirsiniz. Lavo Gece Kulübü In New York Her hafta farklı bir date Ciddi bir ilişki arıyorsan New York bunun için doğru bir eyalet değil. Biriyle tanışırsın her şey çok güzel gidebilir ama o kadar da hızlı bitebilir. Burada kızlar ya da erkekler date yaparken başkalarıyla da görüşebiliyorlar. Monogamy savucunuları da var ancak ama o noktaya ulaşmak zaman alıyor. Erkeksen date gidiyorsan tüm masraflar x2 kızlar elini cebine atmaz. Alışmışlar. Nerede kadın-erkek eşitliği değil mi? 🙂 Valla bizim Türk kızları daha iyi. En azından teşekkür ediyorlar. Yabancılara date gittiğinde belli bir kısmı teşekkür etse de çoğu etmiyor, sanki erkek ödemek zorundaymış gibi tavır içindeler. Size tavsiye edebileceğim en iyi date uygulaması Hinge . Tinder burada bana göre çöplük. Hinge'de ki kızlar daha oturaklı ve daha kaliteli gibi (bana göre). Hinge'ın sloganı bile güzel, "Silinmek için yapıldı" yani adamlar şiddetle aşkı bulmamızı istiyor. Tinder … ### Global Marketing, Küresel Pazarlama 2019 Etkinliği URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/global-marketing-2019 · Tarih: 2019-10-18 · Kategori: Pazarlama Etkinlik Ne Zaman? Dört farklı lokasyondan ( New York , San Francisco, London, Sydney) yapılacak olan Global Marketing Day etkinliği 30 Ekim 2019 tarihinde gerçekleştirilecek. Etkinliğe ücretsiz olarak kayıt olabilir ve online canlı olarak izleyebilirsiniz. semrush 'un sponsorluğunda düzenlenen pazarlama etkinliğine sektörden bir çok uzman kişi katılacak olup, dijital pazarlama ya da pazarlama alanında çalışan herkesin katılması gerektiğini düşündüğüm bir etkinlik. Global Marketing Day etkinliği İngilizce olacak, 24 saat sürecek, 50'den fazla konuşmacı olacak ve dört farklı lokasyonda canlı olarak gerçekleştirilecek. Etkinlik Konuşmacıları Kimler? Eş zamanlı olarak yapılacağı için hangi etkinliği izleyeceğinizi önceden planlayın yoksa işin içinden çıkamazsınız 🙂 Benim burada ilgimi çeken ve katılmayı planladığım programları aşağıda sizlerle paylaştım. Konuşmacı: ALEXANDRA HOURIGAN İçerik: How to Grow Your Instagram Audience For 2020 ( 2020 için Instagram'da hedef kitlenizi nasıl büyütebilirsiniz ya da genişletebilirsiniz ) 2020'de Instagram da olabilecek muhtemel değişiklikleri merak ediyorum. Tiktok un hızlı bir şekilde büyümesi, sosyal medya da yeni bir alanın oluşması ve Instagram'ın 2020 için işletmelere ne gibi özellikler getireceği konusunda meraklıyım. Sosyal medya yöneticilerinin bu programa katılmalarını öneririm. Konuşmacı: LYNDON BARNETT İçerik: How to Optimise Each Content Element for SEO ? ( SEO için her içeriği ve elementlerini nasıl optimize edebiliriz ) SEO uzmanları için harika bir program. İçerikleri nasıl optimize edebileceğimizi ve daha kaliteli nasıl içerikler geliştirebileceğimiz hakkında bilgi sahibi olabiliriz. Konuşmacı: MOHAMMAD DANISH İçerik: Let's Chat: Role of Marketing in Delivering an Exceptional Customer Experience ( Olağanüstü kullanıcı deneyiminde pazarlamanın rolü ve kullanılması ) Kullanıcı deneyimi benim en çok önem verdiğim kategorilerden bir tanesidir diyebilirim. Bir kullanıcı web sitesine geldiğinde eğer mutlu değilse ya da aradığını bulamıyorsa isterseniz milyon dolarlık şirket olun gerçekten websiteniz çöp demektir. Konuşmacı: MELANIE LINEHAN İçerik: Product Marketing and Respecting the Customer Experience ( Ürün pazarlaması ve kullanıcı deneyimine önem ) Ürün pazarlaması zor olan bir konu. Kullanıcı deneyimini en üstte tutarak ürün pazarlamasını nasıl daha interaktif ve etkileyici olarak vurgulayabiliriz. Konuşmacı: CHAD WEST İçerik: From 0 to 7 Million Customers with 0 Paid Advertising ( 0'dan 7 milyon müşteriye hiç para ödemeden ulaşma deneyimi ) En çok merak ettiğim program bu. Nasıl olurda hiç para harcamadan 0 dan 7 milyon müşteriye (kullanıcı değil!) ulaşabiliriz! Konuşmacı: JONATHAN PELOSI İçerik: How Machine Learning enables Marketing Magic ( Makine öğrenimi pazarlama büyümesini nasıl sağlar ) Yazılımcıların ve yapay zeka meraklıların kesinlikle katılmasını önerdiğim bir program. Konuşmacı: DENNIS YUSCAVITCH İçerik: How Blockchain Technology Will Impact the Media and Advertising Business in the Coming Years ( Blockchain teknolojisi paralar medya ve reklam sektörüne gelecekte nasıl etki yaratacak ) Dijital paralar, aslında geleceğin en büyük kaygısı ve merak konusu. Kriptolu işlemler dijital pazarlamayı ve medyayı nasıl etkileyecek.. Bu da çok merak ettiğim bir program. Konuşmacı: THOM CRAVER İçerik: The Top-3 Things Analytics Can Tell You about Website Performance ( Analytics'de 3 önemli nokta websitesi performansını daha iyi anlamanızı sağlar ) Analytics benim işim. Sayılarla uğraşmayı ve verileri analiz etmeyi çok seviyorum. Şimdi Thom arkadaşımız da diyor ki 3 tane ana özel kriter tüm web sitesi performansımız hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayacak. Bakalım neler bu 3 özellik. Konuşmacı: CHRISTI OLSON İçerik: Voice search - Let's Chat: Conversational AI’s impact to search and the SERPs ( Sesli komut ile arama yapma, Yapay zeka teknolojisi kullanılarak sesli komut ile yapılan aramaların arama sonuçlarına etkileri ) Geleceğin teknolojisi. Aslında şimdiden bir çok kullanıcı voice search ile arama yapmaya başladı. Bununla ilgili daha önceden bir yazı yazmıştım kesinlikle okumanızı öneririm. Sesli Komutlar İle Yönetimi Ele Geçirme İsteğimiz Geleceği Değiştirecek Konuşmacı: MIKE GREHAN İçerik: It’s All About the Data, Baby! ( Her şey aslında veri! ) Öyle değil mi? Her şey data ya da veri. Elinizde ki verileri ne kadar iyi anlarsanız o kadar şahane pazarlama stratejileri oluşturabilirisiniz. Konuşmacı: GOLDIE CHAN İçerik: Personal Branding for ( Leaders Liderler için kişisel pazarlama ) Özellikle influencer ların yani fenomenlerin katılmasını önerdiğim bir program. Global Marketin Day 2019 'a katılacak konuşmacıların tüm listesine aşağıda ki görselden ulaşabilirsiniz. Maalesef bir tane bile Türk bulamadım bu konuşmacılar listesinde ama ileride bakalım bizden de başarılı birisi bu tarz etkinliklere konuşmacı olarak katılır diye ümit ediyorum. Global Marketing Day 2019 Konuşmacıları Bu tarz etkinliklere katılarak kendinizi dijital pazarlama ve pazarlama alanında geliştirebilirsiniz. Özellikle gelecek teknolojiler hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Tabi yeniden söylüyorum eğer Dijital Pazarlama üzerine kariyer … ### Google Eğitim Platformu Güncellendi Skillshop Yeni Google Eğitim Platformu URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/skillshop-google-egitim-platformu · Tarih: 2019-09-25 · Kategori: Google Sertifikaları Skillshop Nedir? Google Ads Academy diye bildiğimiz Google dijital eğitim platformu Skillshop olarak değişti ve güncellendi. Bugün Google'dan aldığım mail ile Ads Academy'nin tamamen Skillshop olarak güncellendiği ve yenilendiğini öğrendim. Bunun üstüne hemen yeni eğitim platformunu araştırmak ve yeni içeriklere bakmak istedim. Kısacası yeni eğitim platformu ve içerikler kaliteli ve güzel. Google Ads Academy Skillshop Olarak Değişti. Google'un yeni eğitim platformu Skillshop'a https://skillshop.withgoogle.com bu link üzerinden ulaşabilirsiniz. Bu platformda bulabileceğiniz eğitimler aşağıda ki gibidir. Skillshop'ta Hangi Eğitimler Yer Alıyor? Google Ads Eğitimleri ve Sertifikaları Eski adı AdWords olan Google Ads eğitimlerine katılabilir ve her bir reklam grubu için sertifika alabilirsiniz. Burada ki eğitim sayısı toplam altıdır. Sırasıyla, Google Görüntülü Reklam Ağı, Arama Reklam Ağı, Video Reklamları, Alışveriş Reklamları, Google-Ads Measurement (yeni gelen eğitim) ve bitirme sertifika sınavları. Burada bence Performans Ölçümü eğitimine iyi çalışmalısınız. Google Ads - Measurement eğitimi ile reklam kampanyalarını nasıl daha iyi optimize edebilirsiniz ve reklam hesabınızı nasıl daha fazla geliştirebilirsiniz bunu öğreniyor olacaksınız. En önemlisi hesabınızın, kampanyanızın kısacası reklam hesabınızla ilgili her şeyin performansını ölçmenizi ve anlamanızı sağlayacak bir eğitim. Google Marketing Platformu Eğitimleri Bu eğitim platformu büyük ajanslar için diyebilirim, çünkü bu Google Marketing Platform ücretsiz değil, ücretli olup genelde Google tarafından onaylı ajanslar tarafından kullanılmaktadır. (Büyük projeleri yöneten ajanslar, aylık genelde 100k ve üzeri harcama yapan) Bu kategoride Arama Ağı 360, Görüntülü ve Video Reklamcılığı 360, Mobil Reklamcılık ve yaratıcılık hakkında eğitimleri bulabilirsiniz. Aynı zamanda eğitimleri tamamladıktan sonra sertifika sınavlarına girebilir ve sertifika alabilirsiniz. Normalde daha önce 360 için sertifika sınavı bulunmamaktaydı, bu sayede 360 içinde artık büyük ajanslar ayrıca sertifika isteyebilirler. Önceden almanızı tavsiye ederim. Skillshop, Google Marketing Platformu Eğitimleri Analytics Akademi Google Analytics eğitimleri hala Skillshop'a bağlanmamış tıkladığınızda direk Google Analytics Academy sayfasına yönlendiriyor. Ancak sanırım yakın tarihte Google Analytics eğitimlerine de direk Skillshop üzerinden çalışabileceğiz. Aynı zamanda Analytics sertifika sınavlarını da yakında direk Skillshop üzerinden alabileceğiz. Google My Business - Google Benim İşletmem Eğitimleri Yeni bir eğitim daha geldi, o da Google Benim İşletmem. Bu da çok doğru bir hareket diyebilirim. Bir çok işletme Google Benim İşletmem'de ciddi hatalar yapıyor ve bu da müşteri kayıplarına neden oluyor. Burada ki eğitim ile işletmenizi nasıl Google'a ekleyebilirsiniz, müşterilerinizle nasıl işletmeniz üzerinden onlinedan iletişime geçebilirsiniz vb. konularda bilgi sahibi olmamızı sağlıyor. Google Benim İşletmem için şimdilik sertifika sınavı bulunmamaktadır. " Google My Business’da En Çok Yapılan 7 Hata" yazımı okumanızı öneririm. Google Ad Manager Eğitimleri Ad Manager Google 360 servislerinden bir tanesi. Genelde bunu büyük ajanslar ve firmalar kullanır. Ücretli bir servistir. Bu ekranı daha önce görmemiş olabilirsiniz, o yüzden aşağıda nasıl göründüğünü paylaştım. Google Ad Manager programmatic kullananlar için harika bir platform. Size daha iyi bir hedef kitle oluşturma, reklamlarınızın performansını daha iyi anlama ve ölçme konusunda bir takım özellikler sunmaktadır. Eğer Google Ad Manager kullanıyorsanız bu platformu Google Data Studio ile bağlamanızı ve büyük resmi ve raporları Data Studio üzerinden takip etmenizi öneririm. Dinamik çok güzel raporlar hazırlayabilirsiniz. Google AdMob Eğitimleri Mobil uygulamanız varsa bu uygulamanız üzerinden reklam geliri elde edebilirsiniz. Bu eğitim setinde yazılımcılara özel uygulama içi reklam yerleştirme ve daha çok gelir elde etme metodlarından bahsetmektedir. Bu da yeni bir eğitim olup, dijital pazarlama uzmanlarının da alması gereken bir eğitimdir. Çünkü reklam verirken, reklam yayınlayanların da nasıl bir yoldan geçtiğini bilmek size artı sağlayacaktır. Yazılım bilginizin olmasına gerek yoktur; sadece mantığı kavramanız yeterli. Authorized Buyers Yetkili Alıcılar Google güvencesiyle yetkili alanlardan direk reklam alabilir ve teklif verebilirsiniz. Dünyanın en büyük satıcılar listesi ya da havuzu bu platformda bir araya geliyor diyebiliriz. Alıcı ve satıcıların buluştuğu ortam. Authorized Buyers ile Google'un aşağıda ki üç servisine de erişim sağlayabiliyorsunuz. Özellikle programmatic üzerinde kendini geliştirmek isteyenler direk bu eğitimi almalılar. Google Authorized Buyers, Google Ad Manager, Google Adsense, Google Admob Servislerine Erişiminizi De Sağlıyor Waze Reklamcılık Eğitimleri Bu da yeni bir eğitim. Belki daha önce hiç duymamış olabilirsiniz ancak Waze'de reklamcılık modelidir. Waze Google'un navigasyon uygulaması olup Waze üzerinden reklam yayınlayabilirsiniz. Kullanıcıların oluşturdukları yol güzergahı üzerine ilgili ve alakalı reklam görürler. Örneğin, 30 km'lik yolda uğrayabileceğiniz restaurantlar, benzin istasyonları vb. noktalar gibi yerlerin reklamları gösterilir. Özellikle Amerika'da çok popüler bir reklam modelidir. Google Waze Reklamcılık Google For Education Eğitimciler için Dijital Pazarlama Eğitmenleri için güzel bir kategori hazırlamışlar. Bu kategori dijital pazarlama eğitmenleri ya da normal eğitimciler için oluşturulmuş diyebilirim. Ama yinede dijital … ### Google, Facebook, IBM vb. Firmalar Verilerimiz İçin Bize Para Ödemeli URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-facebook-ibm-vb-firmalar-verilerimiz-icin-bize-para-odemeli · Tarih: 2019-09-23 · Kategori: Genel Teknolojinin gelişmesi ile kişisel bilgilerimiz her geçen gün daha da değerli hale geliyor. Büyük teknoloji firmaları, tüm verilerimizi analiz edip reklamcılık ağında bu verilere istinaden yayın sağlıyorlar. Peki hal böyle olunca, kişisel verilerin güvenliği savunucuları olarak bizler bunu nasıl önleriz, nasıl daha fazla privacy yani gizlilik elde edebiliriz bunun üzerinde tartışıyoruz. Yeni nesil jenerasyon aslında çokta kişisel bilgilerin güvenliği kavramı üzerinde tartışmayacak; çünkü onlar zaten doğduğunda direk teknolojinin içinde kendilerini buluyorlar. Yeni doğmuş bebeğimizin fotoğrafını çekip instagram da paylaşmaktan geri kalmıyoruz. Ancak bizler yani şuanda teknolojinin içinde olanlar için kişisel veri gizliliği son derece önemli bir kavram. Çünkü Google , Facebook , Instagram ya da en basitiyle İnternet biz küçükken mevcut değildi. Kişisel veri gizliliği kavramı vardı, insanların bilgileri kolayca her yerde paylaşılmıyordu. Jaron Lanier aşağıda ki videosunda çok güzel bir konuya değiniyor. Reklamcılık modelinin getirdiği davranışsal manipülasyon yüzünden firmalar aslında verilerimiz için bize ödeme yapmalı. Bizlere yapılacak bu ödemeleri Mediator Individual Data yani MID organizasyonu kurulup onunla sağlanabileceğini düşünüyor. Firmalar dediğimizde hangi firmalar olduğunu az çok tahmin edebilirsiniz... Başta Google, Facebook, IBM ve benzeri teknoloji devi firmaları. Bu ve benzeri firmalar bizim verilerimiz ile para kazanıyorlar. Tabi bu gelir modeli reklamcılıktan ve istatistiksel veri satışlarından oluşmaktadır. GDPR ile firmalar direk adımızı, soyadımızı ya da kişisel hassas bilgilerimizi satmıyorlar, tek yaptıkları davranışsal verilerimizi analizleyip, reklam verenlerin doğru hedef kitleye (bizlere) ulaşmasını sağlıyorlar. Örneğin, Google Chrome kullanan bir kullanıcı %90 Gmail hesabına giriş yapıyor. Daha sonra siz Gmail hesabınızdan çıkış yapsanız bile tarayıcınızda ki veriler ve çerezler sizi takip ediyor. Ziyaret ettiğiniz web siteler, yaptığınız online alışverişler vb. Bu da reklam verenlerin ya da dijital pazarlama uzmanlarının doğru kişiye ulaşmasını sağlıyor. Örneğin ben sosyal medya reklamcılığında direk anneleri ya da babaları ya da şuan da " İstanbul Yeni Havaalanında " olanları hedefleyip reklam yayınlayabilirim. Parayı Facebook alıyor, ancak hedef kitlenin bu işten herhangi bir geliri olmuyor, üstüne reklam görüyorlar. Hal böyle olunca kullandığımız her sosyal medya aracının ücretliye dönmesi gerektiğini savunanlarda var. Ancak kim Facebook'u kullanmak için ödeme yapabilir? New York Times'ın yeni video kanalını mutlaka takip etmenizi öneririm. YouTube gibi karışık bir video platformundan ziyade daha çok yararlı ve eğitici videoları paylaşıyorlar. Video yayın dili İngilizcedir. Times Video lara ulaşmak için tıklayın https://www.nytimes.com/video/latest-video Türkiye de dahil olmak üzere tüm dünyada GDPR yürürlüğe girdi. Türkiye'de ki adı ise KVKK yani kişisel verilerin korunması kanunu. Bununla ilgili detaylı bir yazı yazdım. Bu yazıma ulaşmak için tıklayın . Peki sizce Google, Facebook, IBM ya da benzeri büyük teknoloji devleri bizlere kullandıkları verilerimiz için ödeme yaparlar mı? ### Instagram'da PC Üzerinden Canlı Yayın Yapma Yöntemi URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/instagram-canli-yayin-yapma-yontemi · Tarih: 2019-09-01 · Kategori: Pazarlama Instagram'da PC Üzerinden Nasıl Canlı Yayın Yapabiliriz? Bilgisayar aracılığıyla direk Instagram üzerinden canlı yayın yapabilirsiniz ve tüm takipçilerinize profesyonel canlı yayın deneyimi yaşatabilirsiniz. Genelde firmalar ya da sosyal medya fenomenleri canlı yayın için başta YouTube'u daha sonra Facebook gibi araçları seçiyorlar. Instagramda canlı yayını profesyonel olarak yapan fenomen ya da firma sayısı neredeyse yok denecek kadar az. Bu yazımda size direk Instagram'da profesyonel olarak nasıl canlı yayın yapabiliriz bunu anlatıyor olacağım. Instagram'da canlı yayını direk telefonunuzdan instagram uygulamanızdan yapabilirsiniz, ancak video kalitesi internet kalitenize göre değişiklik gösterecektir ve sürekli telefonu tutmak ve telefonla etkileşimde olmanız gerekecektir. Ancak bir method var ki bu yayını direk bilgisayarınız üzerinden yapmanıza olanak sağlamaktadır. Bilgisayar Üzerinden Direkt Instagram'da Profesyonel Canlı Yayın Yapabilme Yöntemi Yellow Duck . Lafı gevelemeden direk konuya gireyim. Yellow Duck aracılığı ile direk instagram üzerinden canlı yayın yapabilirsiniz. Yellow Duck İle Instagram Üzerinden Bilgisayar Aracılığıyla Canlı Yayın Yapın Yellow Duck'ın hem Windows hem de Mac için uygulaması bulunmaktadır. Uygulamayı direk bilgisayarınıza indirerek kurulumları yapabilir ve Instagram hesabınızdan canlı yayına başlayabilirsiniz. Peki Neden Instagram? Çünkü mesajınızı direk takipçilerinize, kullanıcılarınıza anında iletebilirsiniz. Her ay 1 milyar insan Instagram'ı kullanıyor. Ortalama bir kişi günde 32 dakika Instagram'da vakit geçiriyor. Bu inanılmaz bir metrik bunu fırsata çevirebilir ve kullanıcılarınızla iletişime geçebilirsiniz. Gençlere ulaşabilmenin en kolay yolu Instagram... Aşağıda ki grafikte de görebileceğiniz gibi kullanıcıların çoğunluğu gençlerden oluşmaktadır. Instagram Kullanıcı Yaş Dağılımı Instagram'ı kullananların %95'i YouTube'da kullanıyor. Bu demek oluyor ki instagram kullanıcıları video izlemeyi seviyor. Hal böyle olunca instagram hesabımızı neden videosuz bırakalım? ya da neden takipçilerimize profesyonel canlı yayın deneyimi yaşatmayalım? Instagram Kullanıcılarının Kullandığı Diğer Sosyal Medya Araçları ### Web Sitenizi ve Markanızı Arama Sonuçlarında Farklı Kılacak 9 Özellik URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/arama-sonuclarinda-markanizi-guclendirin · Tarih: 2019-08-25 · Kategori: SEO Google'da Markanızı Nasıl Farklı Listeleyebilirsiniz? Arama sonuçlarında web sitenizi ve markanızı diğer tüm web sitelerden ve markalardan farklı kılacak 9 özellik ile fark yaratın! Öncelikle Rich Snippets nedir bunu açıklayayım. Rich Snippets Google arama sonuçlarında web sitenizin daha ilgili ve alakalı olarak gösterilmesini ve daha fazla yer kaplamasını sağlayan birden fazla çeşitli kategorilerden oluşan bir özelliktir. Rich Snippet ile ilgili örneğe aşağıdan ulaşabilirsiniz. Peki hangi rich snippets yani zenginleştirilmiş içerikleri kullanmalıyız? İşte size önerebileceğim en efektif rich snippets örnekleri: 1- Rich Sitelinks - Web site link uzantıları 2- Google My Business - Google Benim İşletmem 3- Review stars - Yorum ve puan gösterimi 4- Images - Görseller 5- Videos - Videolar 6- Twitter boxes - Twitter kutusu 7- Search Box - Site içi arama özelliği 8- Knowledge Panel - Google bilgi kutucuğu 9- Wikipedia - Wikipedia'da markanız için yapılan açıklama alanı (Gerçi Türkiye 'de Wikipedia hala kapalı) Şimdi sırasıyla bunların hepsine göz atalım. Rich Sitelinks - Web Sitesi Link Uzantıları Uygulanması: Hızlı Rich Sitelinks - Site Uzantıları " Hepsiburada " Örneği Google arama sonuçlarında markanızın adı yazıldığı zaman web site uzantılarınız bu şekilde çıkmıyorsa, siz bu rich snippet'i kullanmıyorsunuz anlamına gelmektedir. Markanızı en belirgin şekilde gösterecek ve listelenen sonuçlarda en fazla alanı kaplayacak özellik budur. Burada listelenen sonuçlara siz müdahele edemiyorsunuz; burada listelenen sonuçlar tamamen Google tarafından seçilen site linkleri. Ancak tabi Google bunu en çok ziyaret edilen ya da en çok faydalı olan (tıklanabilecek) sayfalar olarak oluşturuyor diyebilirim. Google My Business - Google Benim İşletmem Uygulanması: Hızlı Google Benim İşletmem Rich Snippets " 4D Studio Cam " Örneği İşletmenizi Google'a kayıt ederek markanızın araması yapıldığı zaman yanda listelenen sonuçlarda direk işletmenizin çıkmasını sağlayabilirsiniz. Bu özellik ile kullanıcılar direk işletmenizin adresine, telefon numarasına, web sitesine, fotoğraflara vb. bir çok bilgiye ulaşabilirler. Eğer hala işletmenizi Google My Business'a eklemediyseniz bence işe önce direk işletmenizi ekleyerek başlayabilirsiniz. Aynı zamanda bunu Bing içinde yapmanızı öneririm. Bing arama sonuçları Google'dan bağımsız olarak listelenir. Google'da işletmem sayfasında listelenseniz bile Bing'de yapılan aramalarda kullanıcılar işletme bilgilerinize ulaşamayacaktır. Review Stars – Yorum ve Puan Gösterimi Uygulanması: Orta Yorum Ve Yıldız Rich Snippet Uygulanması biraz uzun süren ancak son derece kullanışlı ve kullanıcının dikkatini çeken alan. Bunu direk ürünleriniz için ya da markanız için yapabilirsiniz. Bu alan direk arama sonuçlarında web sitenizin altında yer alacak. Google Ads kullanıyorsanız bu öneriyi genelde Google Ads öneriler kısmında da sürekli görebilirsiniz. Google'un da tüm web site kullanıcılarına önerdiği bir rich snippet. Images - Görseller Uygulanması: Hızlı Görseller Rich Snippet " Magnum " Örneği Örneğin ben Google'a "magnum" yazdım ve çıkan sonuçlarda direk görsellerde magnum ürünlerini görebilirsiniz. Burada magnum dışında başka bir görselin rakip firmanın görselinin çıktığını düşünsenize 🙂 Bazı firmalar rakiplerine bu yöntemi kullanarak dijital de saldırıyor diyebilirim 🙂 Dolayısıyla sizde bu konuda dikkatli olmalısınız. Markanız yazıldığı zaman çıkacak görseller de otorite sahibi olmak istiyorsanız yüklediğiniz görsellerin alt resim ve title alanlarını mutlaka ilgili kelimelerle doldurmanız gerekmektedir. Videos - Videolar Uygulanması: Orta Video Rich Snippets " Kanal D " Örneği Videolar görsellere göre daha fazla zaman alıyor. Bunun için markanızın YouTube hesabını aktif olarak kullanmalı ve aktif olarak video yüklemeniz gerekmektedir. Burada da örnek olarak "Kanal D" markasını kullandım. Google'a kanal d yazdım ve arama sonucunda videolar başarılı olarak listelendi. Twitter Boxes - Twitter Kutusu Uygulanması: Orta Rich Snippet Twitter " Kanal D " Örneği Bu örnekte de yine Kanal D'yi kullandım. Kanal D Twitter kutucuklarını arama sonuçlarında sizde görebilirsiniz. Bunun için markanızın Twitter hesabını aktif olarak kullanmanız gerekmektedir. Örneğin, Kanal D 'de gördüğünüz gibi her saat bir tweet paylaşmışlar. 2 Saat önce, 3 saat önce, 4 saat önce gibi.. Siz de markanızın Twitter hesabını aktif olarak kullanırsanız sonuçlarda bu şekilde listelenebilirsiniz. Search Box - Site İçi Arama Özelliği Uygulanması: Hızlı Arama Kutucuğu Rich Snippet " Hepsiburada " Örneği Bence en muhteşem rich snippets'den birisi bu. Arama kutucuğunun direk web sitenizin URL'si altında listelenmesi. Kullanıcı web sitenize giriş yapmadan direk arama sonuçlarında çıkan arama kutucuğu ile web sitenizde arama yapabilir. Özellikle e-ticaret siteleri için harika bir özelliktir. Kullanıcı burada kelimeyi yazıp ara tuşuna bastığında direk web sitenize gidip aramayı orada gerçekleştirmiş oluyor, yani Google içinde arama yapılmıyor. Knowledge Panel - Google Bilgi Kutucuğu Uygulanması: Zor / Yavaş Bilgi Kartı Rich Snippet " Eczacıbaşı " Örneği Bu alan şimdilik limitli ve sadece … ### Amerika'da Çalışma İzni (Work Permit) Nasıl Alınır? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/amerikada-calisma-izni · Tarih: 2019-07-12 · Kategori: Deneyimler ve Yorumlarım Amerika'da Çalışma İzni İçin Ne Gerekiyor? Amerika'da çalışabilmeniz için geçerli bir work permit yani çalışma izniniz tam adıyla da EAD yani Employment Authorization Card ınızın olması gerekiyor. Eğer geçerli bir çalışma izniniz, EAD kartınız var ise Amerika'nın her eyaletinde çalışabilir ve para kazanmaya başlayabilirsiniz. EAD'nin örnek görüntüsünü aşağıda sizinle paylaştım. ( Abi biraz Türke benziyor 😀 ) Örnek Ead Employment Authorization Card ( Google Görsellerden Alınmıştır) Tabi çalışma izninizi aldığınızda size SSN yani Social Security Number 'da verilecek. Bunu TC Kimlik numarası olarak düşünebilirsiniz. Son derece önemlidir. Amerika'da çalışıp kazandığınız paradan vergi vermenizi sağlayacak numaradır. SSN'niz yoksa Amerika'da çalışamazsınız. Amerika'da Çalışma İzni Nasıl Alınır? Eğer Green Card 'ı kazandıysanız bu kart size otomatik gelecektir. Green Card Amerika'da yasal olarak oturma ve çalışma izni sağlar. Bazı arkadaşlarımız şanslı ve direk Green Card çekilişi ile bu karta sahip olabilirler. Peki ya Green Card lottery dışında bu çalışma iznini nasıl alabiliriz? ** Trump yönetimi ile EAD alımı ya da Green Card alımı aşırı zorlaştırıldı. En basit yöntem şirket sahibi birinin size sponsor olması ile eskiden direk çalışma iznine sahip olabiliyordunuz. Şimdi de olabilirsiniz ancak maaşınızın yıllık $100K dan fazla olması koşuluyla. Dolayısıyla çoğu şirket EAD yani çalışma iznine sponsor olmayı bıraktı. Yani şirketlerin size sponsor olması birinci yöntem. Bunun içine H-1 vizesini çalışma vizesini de koyabiliriz. İkinci yöntem ise evlilik. Amerikalı biriyle evlenerek direk Green Cardınızı ve çalışma izninizi alabilirsiniz. Tabi siz evlendiğiniz gün bu evraklar hemen çat diye gelmiyor maalesef. I-765 denilen ( I-765, Application for Employment Authorization ) formu doldurup USCIS'e yani Amerika göçmenlik ofisine göndermeniz gerekiyor. Bu forma bu linkten ulaşabilirsiniz. Bu form için ödemeniz gereken tutar $495'dur. Formu doldurup gönderirken bu ücreti çek (check) ile göndermeniz gerekiyor. Formu doldurup gönderdiniz ve USCIS bu evrakları aldıysa ortalama 6.5 ila 8.5 ay arasında beklemeniz gerekiyor. Tabi bu süre eyaletten eyalete göre değişiyor. Eğer herhangi bir şirket size sponsor olduysa direk bu formu doldurabilir ve başvuruyu sizin adınıza yapabilir. Ben İngilizce Okuluna Gelmeyi Düşünüyorum, Amerika'da Çalışabilir miyim? Teknik olarak hayır çalışamazsın. Çünkü SSN yani Social Security Number'ın yok. Ama bazı okullar SSN sağlıyor ve sağladıkları SSN le sana bir yıl çalışma izni veriyor. Genelde bunu yüksek lisans okuyanlara sağlıyorlar ama bazı dil okulları da bunu sağlıyor. Okula kayıt olmadan önce SSN sağlayıp sağlamadıklarını sorabilirsiniz. Eğer Amerika'da çalışma izniniz yok ve para kazanmanız gerekiyorsa yapacağınız işler genelde garsonluk vb. işler olur. Hayat göründüğü kadar kolay değil maalesef. Öyle dream ülkesi felan yok 🙂 Tüm Bu İşlemleri Kendim Yapabilir miyim? Bence tüm bu işlemleri sağlam bir immigration yani göçmenlik avukatı bularak yaparsan daha güzel olur. Evet kendinde yapabilirsin ingilizcen ne kadar iyi olursa olsun kaçırabileceğin noktalar olabilir. Yaklaşık $500 avukat için ayırıp bu işlemlerin hepsini avukatla yapman en mantıklı seçenek olur. Avukat konusunda yardıma ihtiyacın varsa bana ulaş, Türk immigration yani göçmenlik avukat bulmanda sana yardımcı olabilirim. ### Meditasyon Yapın ve Ruhunuzu Dinlendirin URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/meditasyon-yapin · Tarih: 2019-07-01 · Kategori: Genel Neden Meditasyon Yapmalıyız? Çok çalıştın, mezun oldun, istediğin araba ya da evi almak için harcamadan para biriktirdin, aileni mutlu etmek için kendini onlara göre şekillendirdin, hafta içi mesailerine kaldın, ayrıldın, barıştın, koştun, yoruldun, peki bunları yaparken hiç kendi sesini dinledin mi? Ruhunu serbest bıraktın mı? Hepimiz aslında aynı gemideyiz, dünyanın neresinde yaşarsak yaşayalım, ne iş yaparsak yapalım, gittiğimiz yol aynı. O yol bir son ile bitiyor. Şimdi size meditasyon yapın diyeceğim. Onca işi, gücü, stresi, okulu, aileyi, parayı, bütün her şeyi bir kenara bırakın ve kendinize 5 dakikalık bir vakit ayırın istiyorum. Son bir aydır hemen hemen her gün, öğle yemeğinden sonra yaklaşık 10 dakikalık meditasyon yapıyorum. İnanılmaz bir şekilde beni rahatlattığının ve stresten uzaklaştırdığının farkına vardım. Bunu denemeden önce açıkçası çokda inancım yoktu. Bazılarının sadece laf olsun diye yaptıklarını düşünüyordum. Ama düzenli olarak meditasyon yapmaya başladığınızda daha az yorulduğunuzu ve kendi ruhunuzu daha fazla dinlendirip, kendi sesinizi daha çok dinlediğinizin farkına varacaksınız. Meditasyon Yapmaya Başlarken Kendinize bir alan belirleyin Meditasyonunuzu yatak odanızda, mutfakta, oturma odasında, çalışma masanızda her yer de yapabilirsiniz. Bu alan sizin alanınız olsun. Bu alanda isterseniz mum da yakabilirsiniz ya da isterseniz müzik de dinleyebilirsiniz. Ben genelde müzikli meditasyon yapıyorum. Aşağıdan meditasyon sırasında kullandığım müziğe ulaşabilirsiniz. Her gün aynı meditasyon müziğini kullandım ve beni gerçekten rahatlattığını söyleyebilirim. Rahatça oturun Dik oturduğunuzdan emin olduğunuz sürece kendinizi nasıl rahat hissediyorsanız o şekilde oturun. Bağdaş kurarak oturmak size rahat gelmiyorsa başka türlü şekilde oturabilirsiniz, hatta bir sandalye de bile oturabilirsiniz, yerde oturmak zorunda değilsiniz. Derin bir nefes alın ve başlayın Meditasyon da en önemli kısım nefes kısmıdır. Rahatça oturur bir vaziyette dik bir oturuşunuz olsun. Gülümseyin. Rahatlayın. Nefes almaya başladığınızda kollarınızı yukarı doğru kaldırın ve elleriniz başınızın üstündeyken Namaste pozisyonu gibi birleştirin. * * * Sonra nefes vererek ellerinizi başınızın üstünden göğsünüze kadar getirin, kalp seviyesine... Yavaş bir şekilde nefes alıp, nefes verin ve bu nefes egzersizini 3 kere yapın. Namaste Pozisyonu Vücudunuzu tarayın Dik durduğunuzdan emin olun, hemen akabinde nazikce ayak parmak uclarınızdan başınıza kadar vücudunuzu tarayın... Vücudunuzun her bir bölgesinin tamamen gevşemeye başladığını hissedin. Düşüncelerinizi gözlemleyin Meditasyonun en güzel kısmı bu. Yaşadıklarınız, hayatınız her şey gözünüzün önünde canlanır. Burada hafifçe isteğiniz dışında kamburlaşabilirsiniz. Düşüncelerinizi gözlemleyin ve farkına varın. Genelde ilk başta hep gündelik yapılması gereken işler gelir aklımıza... Yavaşça bu düşünceler geçerken aklınızdan onlara bağlı kalmamaya çalışın. Dışarıdan düşüncelerinizi gözlemliyormuşcasına... Sadece aklınızdan geçenlere tanık olun. Ben genelde daha önceden yaşadığım en güzel anları getirmeye çalışıyorum aklıma ve o anları gözlemliyorum... Tıpkı zamanda yolculuk gibi. O anlar da yapmak isteyip te yapamadıklarımı düşünüyorum... Meditasyonu bitirin Kendinizi hazır hissettiğinizde bitirmek istediğinizde, farkındalığınızı kalbinize doğru kaydırın ve geri gelin. Sonra yavaşça çevrenize adepte olun. Yavaşça kalkın ve meditasyonun farkındalığına varın. Her gün 5 dakika ile meditasyona başlayabilirsiniz. Akabinde bu süreyi siz kendinize göre arttırabilirsiniz. ### Başarılı Bir İş Planı "Business Plan" Yazmak İçin 7 Önemli Kriter URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/is-plani-nasil-yazilir · Tarih: 2019-06-28 · Kategori: Genel İş Planı veya Business Plan Nedir? Harika bir fikriniz var ve bunu yatırımcılara sunmak istiyorsanız ihtiyacınız olan şey bir İş Planı ya da ingilizcesiyle "Business Plan" dır. İş planı olmadan yatırımcıya gidip fikrinizi söylemek, hem kendi zamanınızı hem de yatırımcının zamanını boşa harcamaktan başka bir şey olmayacaktır. Dolayısıyla güvendiğiniz bir projeniz ya da fikriniz varsa ilk yapacağınız şey kendinize bir iş planı hazırlamak olmalıdır . Başarılı Bir İş Planı Neleri İçermeli? Başarılı bir iş planında olmazsa olmaz dediğimiz maddeler şunlardır: Başarılı bir özet: Fikrinizi açıklayacak snapshot dediğimiz kısa özet. Şirket açıklaması: Ne yaptığınızı ya da yapacağınızı açıklayın. Pazar araştırması: Sektör ve pazar araştırması yapın, aynı zamanda rakip araştırması da yapın. Yönetim organizasyon şeması: Organizasyon yapınızı açıklayın. Hizmet ya da ürün: Sunacağınız ürün ya da hizmetinizi açıklayın. Pazarlama ve satış: Pazarlama ve satış stratejilerinizi belirtin. İhtiyaç duyulan yatırım miktarı: Önümüzde ki 3-5 yıl için ne kadar yatırıma ihtiyaç duyduğunuzu açıklayın. Finansal tahminler: Gelecek yıllara dair finansal tahminlerinizi belirtin. Ek bilgiler: CV'niz, izin alınması gerekiyorsa izinler vb. ek bilgileri belirtin. Bu yukarıdaki maddeler iş planının olmazsa olmazlarıdır. Eğer başarılı bir iş planı hazırlamak istiyorsanız buna mutlaka dikkat etmelisiniz. Şimdi gelelim 7 önemli aşamaya. Başarılı Bir İş Planı Hazırlamak İçin 7 Önemli Aşama Başarılı bir iş planı yazmak için 7 önemli aşama nelerdir? Araştırma, Araştırma, Araştırma... Detaylı araştırma yapın. İş planı yazmaya başlamadan önce ürününüzü ya da hizmetinizi, piyasada hem araştırın hem de analiz edin. Daha önceden bu ürün ya da hizmeti sunan başka bir firma olmuş mu bunun araştırmasını yapın. William Pirraglia'nın bu konuyla alakalı çok güzel bir sözü var. "Business Planı yazmaya harcayacağınız zamanın 2 katını düşünmeye ve araştırmaya ayırın." Bu demek oluyor ki, iş planı yazmaya başlamadan önce gerekli araştırmalarınızı eksiksiz bir şekilde yapın. Bir iş planı yazmadan önce sizin tüm pazarı, ürününüzü ya da sağlayacağınız hizmeti tam anlamıyla biliyor olmanız gerekiyor. İş planınızda ki amacınızı tam olarak açık bir şekilde belirleyin. Unutmayın, siz bir girişimcisiniz. İş planınızda fikrinizi anlatırken hedeflerinizden de açık bir şekilde bahsediyor olmanız gerekiyor. İş planında tüm pazar araştırmasını vs. belirterek kendinize bir yol haritası da çıkarmalısınız. İleri de karşılaşacağınız problemleri ve güçlükleri iş planınızı başarılı bir şekilde hazırladıysanız çözebilirsiniz. Hedefinizi ya da hedeflerinizi net bir şekilde iş planınızda belirtin. Şirket profili oluşturun. İş planınızı hazırlarken şirketinizin profilini güzel çiziyor olmalısınız. Yatırımcıların ilgisini çekmek istiyorsanız şirket profili göz önünde tutulması gereken en önemli konulardan bir tanesidir. Şirket profili, ürününüzü ya da hizmetinizi, organizasyon yapınızı, yönetimini ve geçmişini, organizasyonda ki kişilerin bilgi ve birikimlerini, şirketinizin bulunduğu sektörü, hedef kitlenizi ve hangi problemlere nasıl çözümler üretiyor olduğunuzu içeriyor olmalıdır. Genelde bu şirketlerin hakkımızda kısmını oluşturuyor. Nakit akışı ve nasıl para kazanacağınızı belgeleyin. Yatırımcıların en çok dikkat ettiği konu nakit akışıdır. Her yatırımcı gerçekten para getirecek fikirlere yatırım yapmak ister. İş planınızı hazırlarken nasıl para kazanacağınızı gelir modellerinizin neler olduğunu başarılı bir şekilde gösterebiliyor olmanız gerekiyor. Ne kadar masrafınızın olacağını, ne kadar bir gelir sağlayacağınızı tahminlere dayalı olarak (yalnız bunu mantık çerçevesinde uçmadan yaparak) göstermelisiniz. Stratejik bir pazarlama planınız olduğunu gösterin. Başarılı bir iş planı her zaman stratejik ve agresif pazarlama planını içerir. Örnek verecek olursak: Yeni ürününüzü başarılı bir şekilde tanıtın. Mevcut ürünler için pazarda ki rekabeti kazanma yöntemlerinizi belirtin. Şirket için yeni ülke ya da pazar yerleri keşfetme. Belli bir ürün ya da pazar için satışlarınızı arttırmaya odaklanın ve bunu agresif olarak stratejik hedeflere bölün. Cross-selling stratejisini uygulamaya çalışın. Örneğin, mobilya masası satıyorsanız yanında montajını da ekstra olarak satın. Arzu eden müşterilerinizle uzun soluklu çalışmak için anlaşmalar yapın. 1 yıllık sözleşme gibi. Her zaman içerik pazarlaması stratejiniz olsun. Teslimat hızınızı geliştirin, aynı gün kargo gibi. Her pazarlama stratejisi birden fazla objektiflere sahiptir. Bunun için başarılı bir pazarlama departmanı oluşturun. Hedef kitlenize uyumlu iş planı hazırlayın. İş planınızı sunacağınız kitleye özel bir iş planı hazırlayın. Yani iş planınızı kişiselleştirin. Sadece rakamlardan bahseden, sadece finansal verilerinize göz atacak kişilere daha çok finansal verileri ve tahminleri ön planda tutacak şekilde bir iş planı hazırlayın. Objektiflere ve yeniliklere göz atacak kişilere de ürününüzü ve hizmetinizi ön planda tutacak şekilde iş planı hazırlayın. Bu fikri ya da projeyi neden önemsediğinizi açıklayın. Artık son aşamada, neden bu fikri ya da projeyi tamamlayıp hayata geçirmek istediğinizden bahsedin. Bu iş planını, yatırımcı, müşteri ya da ekibinizden biriyle paylaştığınızda o kişilere gerçekten tutkunuzu da gösterebiliyor olmalısınız. … ### HubSpot İle Profesyonel Şekilde CRM Yönetimi Yapın ve Pazarlama Stratejilerinizi Geliştirin URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/hubspot-ile-crm-yonetimi · Tarih: 2019-06-16 · Kategori: Pazarlama HubSpot CRM Programı Nedir ve Ne İşe Yarar? HubSpot ücretsiz versiyonu ile web siteniz üzerinden gelen tüm leadleri, dataları ya da başka bir deyişle formları HubSpot üzerinde toplayarak profesyonel bir şekilde CRM yönetimini gerçekleştirebilirsiniz. CRM Nedir Öncelikle işe CRM nedir ile başlamak istiyorum. CRM ingilizce Customer Relationship Management 'ın kısaltmasıdır. Tam Türkçesi Müşteri İlişkileri Yönetimidir siz tabi buna kullanıcı ilişki düzeyi vs. de diyebilirsiniz. Web sitemizden lead yani form aldığımızda genel de direk mail adresimize gider ve mail üzerinden bazı kişiler excele aktarır ve yönetimini sağlar. Ancak aradan atlanılan leadler olur, aranıp telefon açılmadığında bir daha aranmayan leadler olur vs. Ancak müşteri hizmetlerinde ya da satış departmanında çalışan arkadaşlarımızın bilmesi gereken bir durum var. O da her bir formun şirkete bir maliyeti var. Havadan direk form yağmıyor. Dolayısıyla burada CRM yönetimi gibi bir takım araçlara ihtiyaç duyuyoruz. Otomatik form takipleri ve matematiksel hesaplamalar ile yeniden pazarlama yapmak gibi bize bir takım artılar sağlıyor. Bu yazımda sizlere HubSpot'tan bahsedeceğim. Ücretsiz versiyonunu kesinlikle kullanmanızı öneririm. HubSpot'ta direk ücretsiz olarak hesap açmak için buraya tıklayın. Hubspot Ücretsiz Kayıt Olun HubSpot CRM Programı Özellikleri Nelerdir? HubSpot ücretsiz versiyonunda bile bir çok özellikten faydalanmanızı sağlıyor. Burada en güzel iki özellikten biri kurulumu çok basit ve online chat yani web chat formunu web sitenize ücretsiz entegre edebiliyor olmanız. Contact Management yani kullanıcı yönetimi. HubSpot'a datalarınızı dilerseniz manuel olarak ekleyebilir, ya da excel, .cvs gibi dosyalardan direk içeri aktarabilir ya da web sitenizde ki formların direk HubSpot'a yüklenmesini sağlayabilirsiniz. Kullanıcı web sitenizden form gönderdikten sonra HubSpot kullanıcının web sitesinde yaptığı tüm aktiviteleri kayıt altında tutuyor.Kullanıcının ilk aktivitesinden son aktivitesine kadar herşeyi burada bulabiliyorsunuz. Ayrıca direk bu kullanıcıya HubSpot üzerinden mail atabilirsiniz. Ekstra mail servisi satın almanız gerekmiyor. Bu kullanıcıyı direk arayabilir ve tüm bilgilerine erişebilir, özel not ekleyebilirsiniz. Hubspot Kullanıcı Aktivitesi Eğer HubSpot'un ücretli versiyonunu kullanırsanız, leadleri ya da müşterileri segmentlere ayırabilir otomatik olarak bir arama yapıldı satış yapılmadı ancak ne kadar süre sonra tekrar arama yapılsın gibi bir çok teknikten faydalanabilirsiniz. HubSpot'ı Web Sitemize Nasıl Entegre Ederiz? Eğer Google Tag Manager GTM kullanıyorsanız bu iş gerçekten çok basit. HubSpot'ta ayarlar sayfasına gittiğinizde sol alt menüde Tracking Code göreceksiniz, oraya tıkladığınızda embed code alanında yer alan kodu kopyalayıp tag managerda tüm sayfaları tetikleyecek şekilde eklemeniz durumunda web sitenize entegre etmiş olacaksınız. Hubspot Web Sitesine Entegre Edilmesi Yaptığınız iş ne olursa olsun, eğer web siteniz üzerinden form alıyorsanız mutlaka bir CRM sistemi kullanmanızı öneririm. Eski usul yöntem olan maile gelen formlarla iş yapmak artık güvenilirliğini yitirdi. Size bu yazımda çok basit düzeyde yüzeysel olarak CRM yönetiminden bahsettim. Ancak HubSpot hesabınızı Google Ads , LinkedIn ve Facebook ile entegre edip direk reklamlarınızı burada yönetebilir ve gelişmiş yapay zeka yöntemleri ile daha ucuza lead mal edebilirsiniz. Aşağıda ki ekran görüntüsünden de ulaşabileceğiniz gibi, HubSpot üzerinden direk kampanya oluşturabilir ve Google Ads stratejilerinizi geliştirebilirsiniz. Ancak bu konuda yeterli bilgiye sahip değilseniz kendi başınıza yapmanızı önermem. Re-targeting yani yeniden pazarlama ayarlamanızı yaparak datayı kaç günlüğüne tutmak istediğinizi seçebilirsiniz. Hubspot Google Ads Entegresi Şimdi sizinle örnek bir case paylaşacağım ve bu hedef kitle yönetimi konusunda nasıl kullanabileceğinize yardımcı olacağım. Örnek Case Çalışma 1 Örneğin, Ben A firmasının hesaplarını yönetiyorum. A firması bana 50.000 datalık bir excel dosyası veriyor ve bunu nasıl kullanabiliriz diyor. Bu 50.000 kişinin Ad, Soyad, Email Adresi, Telefon Numarası yer alıyor. Bunu online reklamcılıkta kullanabilmek için ve tek bir hedef kitle ağından hem Facebook Ads 'e, hem Google Ads 'e, hem LinkedIn Ads 'e göndermek için bu datayı HubSpot'a yüklerim yani içeri aktarırım. Daha sonra Marketing panelinde yeni bir hedef kitle oluştururum ve bu hedef kitleyi de içeri aktardığım 50.000 kişilik datayı seçerim. Pazarlama kanallarında da Facebook, Google ve LinkedIn seçip tek bir ağdan hepsinde reklam yayınlarım. HubSpot'ın şimdilik Türkçe versiyonu yok. Ancak İngilizce versiyonu ile hesaplarınızın kurulumunu yapabilir ve kullanabilirsiniz. HubSpot danışmanlık ve satış teknikleri algoritmaları için benimle direk iletişime geçebilirsiniz. ### Green Card 2019 Sonuçları Açıklandı URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/green-card-2019-sonuclari · Tarih: 2019-05-07 · Kategori: Arşivlenmiş İçerikler Green Card Sonuçları Açıklandı Dikkat: Green Card 2020 ya da DV-2021 Sonuçları 6 Haziran tarihinde açıklanacaktır. USA’nin resmi göçmenlik departmanı TravelGov hesabından Green Card 2020 ya da DV-2021 sonuçlarının Haziran 6 da olacağı açıklandı. We are postponing the opening of the Entrant Status Check for DV-2021 applicants to June 6, 2020. The delayed opening will not negatively impact our ability to pre-process and schedule DV-2021 interviews, which are scheduled to begin on October 1, 2020. — Travel - State Dept (@TravelGov) April 13, 2020 Merakla beklenen gün geldi! Green Card 2019 sonuçları açıklandı! Green Card, Amerika kapılarını açan göçmenlik başvurusu olup Green Card'ı kazananlar işlemlerini Türkiye , Ankara'da Amerika konsolosluğunda hallederek Amerika'ya gelebilirler. Eğer bu başvuruyu yurtdışında ya da Amerika'da yaptıysanız ve Green Cardı kazandıysanız işlemlerinizi olduğunuz ülkede ki Amerika konsolosluklarında tamamlayabilirsiniz. Eğer Green Cardı alıp Amerika'ya gelirseniz, çalışma izniniz (work permit), SSN (Social Security Number) ve diğer tüm evraklarınız hazır bir şekilde gelmiş olursunuz. Bu size çok büyük artılar kazandıracaktır. Çünkü Amerika'da çalışabilmek için başta SSN ve çalışma iznine ihtiyacınız vardır. Green Card Sonuçlarını Nasıl Öğrenebilirim? Öncelikle "Confirmation Number" yani doğrulama numaranıza ihtiyacınız var, eğer numaranızı hatırlıyorsanız hemen bu linki ziyaret edin. Eğer numaranız var ve hatırlamıyorsanız yine bu link üzerinde "Forgot Confirmation Nubmer" a tıklayarak öğrenebilirsiniz. https://dvlottery.state.gov/ Green Card Sonuçları Nasıl Öğrenilir Linki ziyaret ettiğinizde, direk Green Card Results butonuna tıklayın. Akabinde yukarıda ki görselden ulaşabileceğiniz gibi bir ekran gelecektir. Buradan sırasıyla: Confirmation Number: Green card başvurunuzu yaptıktan sonra sistem tarafından size verilen numarayı giriniz. Last/Family Name: Soyadınızı bu alana girebilirsiniz. Year of Birth: Doğum yılınızı giriniz. Sadece yıl olarak girin. Authentication: Doğrulama kodunuzu girip Submit tuşuna basın. Açılan sayfada başlık yeşil olarak " Diversity Visa Lottery Form was selected for further processing " ekranı geldiyse "Tebrikler!" Green Cardı kazandığınız anlamına gelmektedir. Ancak, karşınıza aşağıda ki ekran gibi bir sonuç gelirse " HAS NOT BEEN SELECTED " maalesef kazanamadığınız anlamına gelmektedir. Green Card'a nasıl başvuru yapılır? Merak ediyorsanız daha önceden yazdığım yazımı mutlaka okumanızı öneririm. Doğru bir şekilde Green Card başvurusu kazanma şansınızı arttıracaktır. Tıklayın. Green Card başvurularına dair son gelişmelerden haberdar olmak istiyorsan e-posta bültenine kayıt olabilirsin. ### Google New York Ofis Eğitim Kampüsü URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-new-york-ofis-kampusu · Tarih: 2019-04-22 · Kategori: Google Ads Google "Grow with Google NYC Learning Center" ile yeni eğitimlere ve kampüs programına başladı. 17 Nisan 2019'da Google 'un New York ofisinde Grow With Google NYC Learning Center'da "Design Thinking for Entrepreneurs" programına katıldım. Kısaca bu eğitim ile girişimcilere yardımcı olabilecek bir çok içerik paylaşıldı. Design Thinking for Entrepreneurs Etkinliği Notları Bu etkinlikten öğrendiğim önemli bilgileri sizlerle aşağıda paylaştım. Eğer bir fikriniz ya da projeniz var ve bunu hayata geçirmek istiyorsanız, mutlaka sizde bu aşağıda ki maddelere göz atmalısınız. The Process Slayt direk "The Process" ile başladı. Yani girişimciler fikirlerini hayata geçirirken nasıl bir süreçten geçmeliler ve bu süreci nasıl başarılı bir şekilde yönetebilirler, bunun üzerinde durduk. Girişimcilerin Fikirlerini Hayata Geçirme Süreci Empathize / Empati Empathize ile direk hedef kitlemizin ihtiyaçlarının neler olduğunu direk onların bakış açısıyla kendimizi onların yerine koyarak düşünmeliyiz. Kendi bildiklerimizin doğru olduğunu varsayıp kullanıcıların ne düşündüğünü önemsememek çok büyük başarısızlıklara yol açabilir. Burada yapmamız gereken şey hedef kitlemizi düşünmek, yani bu proje ile kimlere hitap edeceğiz, hedef kitlemiz kimler ve bu hedef kitlemiz ne gibi zorluklarla baş etmek zorunda bunları araştırmak ve tanımlamak. Hedef Kitle Araştırması Bu bölümle ilgili aşağıda ki gibi bir örnek yaptık. Kendimize bir hedef kitle oluşturduk ve projemizin kimlere hitap ettiğini tanımlamaya çalışıp, bu hedef kitlelerin karşılaştığı 10 tane zorluk yazdık. Mutlaka sizde hedef kitlenizin karşılaştığı minimum 10 tane zorluğu tanımlayabiliyor olmalısınız. Define / Hedef Kitlenizin İhtiyaçlarını Tanımlayın Birinci bölümde hedef kitlemizi ve bu hedef kitlemizin karşılaştığı zorlukları tamamladık. Sıra geldi hedef kitlemizin, ihtiyaçlarını tanımlamaya. Aşağıda ki örnekte gördüğünüz gibi boşlukları kendi projenize göre doldurup hedef kitlenizin direk ihtiyaçlarını tanımlayabilirsiniz. " Sam is a busy manager who needs a way to integrate healthy eating habits because he doesn't want to feel like he's on a diet. " Define / Hedef Kitlenizin İhtiyaçlarını Tanımlayın Bu örnek benim en çok sevdiğim örnek diyebilirim. Bu örnek ile, hedef kitlemizin ihtiyaçlarını tam anlamıyla tanımlıyoruz. Tabi örnekte Sam'den bahsediliyor Sam tek bir kişi ve basit düzeyde Sam'in ihtiyacı sağlıklı öğün ile beslenmek. Siz bunu direk toplu hedef kitlenize özel olarak düzenleyebilir ve yorumlayabilirsiniz. Ideate / Fikir ve Kavramı Ortaya Çıkarma Ideate / Fikir ve Kavramı Ortaya Çıkarma Bu aşamada artık projenizin hedef kitlelere ne sunduğunu belirtmelisiniz. Yani siz bu fikir ile ne gibi farklılıklar yaratacaksınız. Yukarıda ki görselden de görebileceğiniz gibi uygulamalı olarak bu etkinlikte projemiz için 8 tane ana unsuru dile getirdik. Yani benim projem hedef kitleme hangi çözüm unsurlarıyla hitap edecek bunları konuştuk. Prototype / Prototip Ürün Demo Hazırlama Bu bölüm artık tamamen prototip ürün hazırlama aşaması. Prototype / Prototip Ürün Demo Hazırlama Projemiz için prototipimizi hazırlarken projemizin MVP'si ne ve bunu nasıl yerine getirebiliriz bunu tartıştık. MVP yani Minimum Viable Product türkçesiyle minimum seviyede ihtiyaçları karşılayacak bir ürün. En çok üzerinde durmak istenilen konuda MVP idi. Çünkü bazı şirketler projelerine çok güvenmesine rağmen proje hedef kitle tarafından beğenilmeyebilir bu da tüm emeğin çöpe gitmesi anlamına gelir. Dolayısıyla projemize start verirken minimum seviyede ihtiyaçları karşılayacak şekilde hazırlamalıyız. Muhteşem ya da profesyonel bir şey ortaya çıkarmaktan ziyade projemizi hayata geçirebilecek minimum gereksinimler neler bunları biliyor olmamız gerekiyor. Test / Test Aşaması Artık projemizi başarılı bir şekilde direk müşterilerimiz / hedef kitlemiz üzerinde test edebilir ve sonucu görebiliriz. Bunun sonucunda projemizde gördüğümüz eksikleri geliştirebilir ve iyileştirebiliriz. Test Aşaması Grow with Google NYC Learning Center hakkında daha fazla bilgi almak ve bu kampüse kayıt olmak için tıklayın > https://events.withgoogle.com/grow-with-google-in-nyc Herhangi bir sorunuz varsa yorum yazabilirsiniz. ### Google Ads Görüntülü Reklam Ağı İçin 5 İleri Seviye Öneriler URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-goruntulu-ads-oneriler · Tarih: 2019-04-06 · Kategori: Google Ads Google Görüntülü Reklam GDN Nedir? Google görüntülü reklamlar ucuz ancak bir o kadar da kalitesiz kullanıcı ağına sahip reklam türüdür. Genelde bu kullanıcılar mobil uygulamalarda gösterilen reklamlara tıklayıp gelirler. Bütçemizi öldüren ve gereksiz tıklamalara neden olan mobil uygulamaları kampanyamızdan hariç tutarak bunu önleyebiliriz. Google Görüntülü Reklam ağı ile Google iş ortaklarında reklamlarımızı yayınlayabiliriz. Bunlar web siteler ve mobil uygulamalardır. (şimdilik) Doğru yapılandırılmış hedefleme stratejileri ile gereksiz tıklamaları en aza indirebilir ve görüntülü reklam kampanyamızın performansını arttırabiliriz. Google Görsel Reklamları Geliştirmeye Yönelik 5 İleri Seviye Öneriler Şimdi size Google Display Ads'de hayat kurtaran beş tane özellik sıralayacağım. Google Ads Görüntülü Reklam Ağı İçin Hedeflenen Lokasyon Ayarlarını Değiştirin Eğer stratejik bir hedefleme ile kampanyanızı oluşturmazsanız belirtilen lokasyonlar dışında genellikle Pakistan, Ürdün, Suriye, Hindistan gibi saçma ülkelerde ve tüm ortadoğu da reklamlarınız gösterilebilir. Bunu önlemek için kampanya lokasyon ayarlarını yaptığınızda Location Options'dan (Lokasyon Seçenekleri) "People in these locations" özelliğini seçmeniz gerekir. Eğer bunu seçmez iseniz reklamınız dediğim gibi hedeflediğiniz ülkeler dışında her yerde gösterilir. Varsayılan genelde, "People in, and showing interest in, these locations (recommended)" Yani kullanıcıların ilgi alanı olan lokasyonlar seçili olursa reklamınız uçsuz bucaksız tüm dünyada yayınlanır. Buna gerçekten dikkat etmeniz gerekiyor. Google Ads Görüntülü Reklam Ağı Advance Lokasyon Ayarları Şimdi size benim USA'de yönettiğim Google Ads Display hesabı üzerinden gerçek örnek göstereceğim. Kampanya hedeflenen lokasyonlar : USA ve Canada Aşağıda ki görselden son 30 gün ve son 7 gün kullanıcı lokasyonu raporunu görebilirsiniz. Son 30 gün raporu vahim durumda. Hedeflemediğim ülkelerden gösterim ve tıklama almışım ancak kampanya lokasyon ayarlarını düzelttikten sonra raporu incelediğimde son 7 gün sadece hedeflediğim ülkelerde ki kullanıcılardan tıklama almışım. Bu rapora ulaşmak için Kampanya seçiliyken sağdan "Locations" Lokasyonlar butonuna basıp açılan sayfadan hemen üst kısımdan User location reporta tıklayın. Paranızı boşa savurmak istemiyorsanız mutlaka bu lokasyon ayarını yapın. Google Display Ads Lokasyon Ayarları Reklamınızın Gösterildiği Yerleşimler İçin Her Gün Temizlik Yapın Her sabah bilgisayarınızı ilk açtığınızda yönettiğiniz hesaplara giriş yapıp arama ağı kampanyaları için "Search terms" temizliği display içinde "placements" yani reklamımızın gösterildiği web siteleri ve mobil uygulamalar temizliği yapmalıyız. Hızlı bir şekilde direk cost ya da cost / conversion filtrelemesi ile gereksiz tıklamaya neden olan yerleşimleri hariç tutmalısınız. Ancak iki tane yerleşimi hariç tutmayın. Birincisi "anonymous.google" bir diğeri de " youtube .com" . Siz yinede YouTube'u hariç tutmak istiyorsanız devre dışı bırakabilirsiniz. Bu listede en çok canınızı sıkacak olan ve en önemli yerleşimler genel de Mobil Uygulamalar olur, o yüzden onu direk üçüncü maddeye ekledim. Google Ads (AdWords) Görüntülü Reklam Ağında Mobil Uygulamaları Nasıl Devre Dışı Bırakırız? En çok aldığım sorular genelde hep AdWords Mobil App Hariç Tutma ya da AdWords Mobil Uygulama Hariç Tutma. Google Ads'te (AdWords) mobil uygulamaları hariç tutmak için reklam grubunda Yerleşimler yani "Placements" sayfanıza gitmelisiniz. Buradan Adwords display ads te yayınladığınız görüntülü reklamların hangi sayfalarda görüntülendiğini tarih aralığı seçerek listeyelebilirsiniz. İkinci kısımda bunu sizlere anlattım. Şimdi biz Yerleşimler sayfasında Hariç Tutulanlar ya da ingilizcesiyle "Exclusions" sekmesine tıklayacağız. Daha öncesinde adsenseformobileapps.com. ile tüm mobil uygulamları hariç tutabiliyorduk. Ancak maalesef bu artık çalışmıyor. Bunun yerine App kategorilerine gidip tüm App kategorilerini hem Apple altında hemde Google altında seçip exclude yani hariç tutulanlar alanına ekleyeceğiz. Aşağıda ki resimden de görebileceğiniz gibi toplamda 141 tane App yani mobil uygulama kategorisini hepsini seçip hariç tuttum kaydettim. Mobil Uygulamaları Google Ads Display Kampanyasından Hariç Tutma Google Ads Görüntülü Reklamlarınız İçin Mutlaka Sıklık Sınırı Ayarlarınızı Yapın Kullanıcılara sürekli her dakika aynı reklamı göstererek onları bezdirmeyin. Burada sektörünüze ve yaptığınız işe değişmekle beraber bir sıklık sınırı belirleyin. Ardından bunu kampanya ayarlarına gidip ekleyin. Aşağıda ki örnekte gördüğünüz gibi ben gösterimleri tüm kampanya bazında her hafta bir kullanıcı için 13 kez olarak belirledim. Siz bunu günlük ya da aylık olarak istediğiniz sayıda ayarlayabilirsiniz. Google Ads Display Sıklık Sınırı Ayarları Bir diğer seçenek ise eğer sıklık sınırının işletmeniz açısından ne olduğundan emin değilseniz, bırakın Google buna sizin yerinize karar versin. İlk seçeneği seçerseniz Google bu sıklık sınırı ayarını kendisi yapacaktır. Bunun formülü = Impressions (Gösterimler) / Reach (Ulaşılan kişi sayısı) = Frequency dir. Bunu Facebook reklamlarında görebilir ve kendinizde kolaylıklar hesaplayabilirsiniz. Sıklık Sınırı ile ilgili yazdığım makalemi okuyabilir ve daha detaylı bilgiye sahip olabilirsiniz. Sıklık Sınırı Hesaplanması ve Optimizasyon Stratejileri Reklamınızın direk sıklık sınırını Google Ads panelinde bulamayabilirsiniz. Ben direk Analytics'ten display kampanyasının ulaştığı kişi saysını bulup gösterimleri de Google … ### Yeni Google Ads Hesabında İlk Reklamımızı Nasıl Çıkarız? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-ads-ilk-reklam-kampanyasi · Tarih: 2019-03-30 · Kategori: Google Ads E-ticaret web siteniz ya da lead toplayan web siteniz için ilk defa reklam kampanyası çıkacaksanız bir takım özelliklere dikkat etmeniz gerekiyor. İşe öncelikle Google Ads ( AdWords ) nedir ve nasıl kullanılır ile başlayalım ardından dikkat edilmesi gereken özellikleri inceleyelim. Google Ads (AdWords) Nedir ve Nasıl Kullanılır? Web siteniz yeni ya da eski farketmiyor ilk sayfada arama sonucunda çıkmak istediğiniz anahtar kelimeler için Google Ads'i (AdWords) kullanabilirsiniz. Google Ads ücretlidir. Para ödedikçe, Google'da ya da iş ortaklarında reklamınız yayınlanır. Günlük bir bütçe ile başlarsınız olaya, her bir kampanyanın bir bütçesi vardır. Günlük bütçenizi hızlandırılmış ya da standart şeklinde kullanabilirsiniz. Hızlandırılmış kullanırsanız, seçtiğiniz saatler arasında direk bütçenizi bitirirsiniz. Standart kullanırsanız, reklamınız günün belirli saatlerinde yapılan arama sonucu, hesap kaliteniz ve verdiğiniz teklife göre gösterilir. Dünyanın her yerinde (Sudan, Iran vb. hariç) belirttiğiniz anahtar kelimelerde arama sonucunda belirli hedef kitlelere direk reklamınızı gösterebilirsiniz. Basit olarak oluşturabileceğiniz hedef kitleler cinsiyet, yaş aralığı, konum, dil, gelir durumu, ilgi alanları, kullandığı cihazı vb. gibidir. Üst sırada çıkmanın her zaman bir maliyeti vardır. O anahtar kelimeye teklif veren diğer kullanıcılar ile açık arttırma savaşına girersiniz, savaşı hangi taraf kazanırsa en üstte onun reklamı yayınlanır. Unutmayın, ne kadar kaliteli bir Google Ads hesabınız varsa anahtar kelime bazında ödeyeceğiniz tutarda o kadar azalır ve KPI'larınıza hızlı ulaşırsınız. Google Ads'i kullanabilmek için https://ads.google.com a girin, hesabınızı oluşturun. Ödeme yönteminizi girin ve kampanyanızı oluşturup onaya gönderin. Yeni hesap ise bekleyin, onay 2-3 gün sürebilir. Google Ads Türkiye 'de pre payment olarak çalışıyor. (Şirket hesapları hariç) Bunun anlamı sen önce paranı yatıracaksın hesaba (her ne kadar istiyorsan) ardından reklamın gösterime girecek. Google Ads Kampanyasını Kendim Oluşturabilir miyim? Eğer hiç bilginiz yoksa, kendiniz bu işe kalkışmayın derim. Ama derseniz ya ben günde 20-TL bütçe ayıracağım çok bütçem yok o zaman ayrı bir durum. Merak etmeyin günlük 20 TL büçeniz ile zaten 30 gün sonra bu işi bırakıp Google Ads işe yaramıyor diyeceksiniz 🙂 O yüzden fazla bilginiz yoksa ve bütçeniz günlük 100 TL ve üzeri ise kendiniz bu işi yapmayın. Mutlaka bu işi bilen dijital pazarlama danışmanı birinden yardım alın. Google Ads Hesabım ve Kampanyam Onaylandı, Ancak Reklamım Gösterilmiyor Google hala hesabınız üzerinde incelemeler yapıyor olabilir. Google'ın size sunduğu anahtar kelimeler dışında apayrı anahtar kelimeler girdiyseniz, Google sizi otomatik olarak manuel incelemeye gönderebilir. Örneğin, web siteniz telefon kılıfı satıyor ve tüm web sitesi telefon cihazı ve kılıfı ile ilgili. Ancak siz tutupta kadın çorabına reklam verirseniz bu ilginç durum süreyi uzatabilir. (yeni hesaplar için geçerlidir) Bunu genelde kumar ve bahis siteleri çok yaşıyor. Blog siteleri açıp belirli anahtar kelimelere reklam veriyorlar hesap onaylı, kampanya onaylı olmasına rağmen reklamları gösterilmiyor. Nedeni ise hesap manuel incelemeye gitmiştir, sizin bilginiz olmadan. İkinci neden ise büyük olasılıkla verdiğiniz TBM (CPC) yani tıklama başına maliyet teklifiniz çok düşüktür. Örneğin; o anahtar kelime sonuçlarında listelenmek için minimum 4-TL vermeniz gerekirken siz oraya 0.20 kuruş yazdıysanız bu reklamınızın gösterilmemesine neden olur. Reklam Yayınlandı Gösterime Giriyor Ne Yapmalıyım? Google Ads'e yeni başlarken kampanyalarda oluşturacağınız anahtar kelimeleri tam eşlemeli tutmaya çalışın. Negatif anahtar kelime listeniz olmadığı için ve limitli bütçenizle boşa gereksiz anahtar kelimelere para harcamamanız için, önce anahtar kelime araştırması yapın akabinde bulduğunuz anahtar kelimeleri tam eşlemeli olarak kampanyanıza ekleyin. Eğer derseniz ki benim negatif anahtar kelime listem var, bilgim de var o zaman sıralı eşleme ile anahtar kelimelerini kampanyanıza ekleyebilirsiniz. Daha fazla Google Ads stratejisi için daha önce yazdığım Google Ads'de Maliyetleri Düşürüp Gelirleri Arttırmanın En İyi 5 Yolu Makalemi okumanızı öneririm. Tıklayın . Sonuç olarak, Google Ads ile başarıya ulaşmak istiyorsanız hesabınızı sürekli aktif tutup, kampanyalarınızı sürekli izliyor olmanız gerekiyor. ### B2B Liderlerine LinkedIn Reklamları İle Ulaşın - LinkedIn Reklam Stratejileri URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/linkedin-reklam-stratejileri · Tarih: 2019-03-01 · Kategori: Sosyal Medya Reklamları Reid Hoffman'ın kurduğu LinkedIn Mayıs 2003'den beri faaliyetine devam ediyor. LinkedIn'in 500 milyondan fazla kullanıcısı olup, her ay yaklaşık 200 milyon, günlük ise 40 milyon kullanıcı aktif olarak LinkedIn'i kullanmaktadır. Dolayısıyla B2B liderlerine ulaşabilmenin en hızlı ve kolay yolu LinkedIn'dir. Neden LinkedIn Reklamlarını Kullanmalıyız? Öncelikle B2B liderlerine ulaşabilmemizin en hızlı ve kolay yolu LinkedIn dir. İş dünyası için en doğru dijital hedef kitle de burasıdır. Dolayısıyla LinkedIn’i dijital reklamlarda es geçemeyiz. B2B reklamlarında iyi bir ROI elde etmek istiyorsanız Facebook , Twitter ve Instagram yerine LinkedIn platformunu kullanmanızı öneririm. Facebook, Twitter ve Instagram da ki hedef kitle genel olup herkesi kapsamaktadır. Evet Facebook'ta da çalıştığı şirket, pozisyon vb. kriterleri doldurabilir ve güzel bir hedef kitle oluşturabilirsiniz ancak kaç kişi profilinde bu alanı düzenli olarak dolduruyor ve güncelliyor? LinkedIn'de hedef kitle oluşturmak Facebook'da hedef kitle oluşturmak kadar kolay ve sade. Özellikle belli kriterler, tüm reklam platformlarında vardır. Facebook'ta hedef kitle oluştururken daha fazla spesifik bilgilere ihtiyaç duyabilirsiniz; ancak LinkedIn'de direk şirket adı ya da kullanıcının şirkette ki pozisyonunu yazarak kolay ve hızlı bir şekilde hedef kitle oluşturabilirsiniz. LinkedIn Reklamlarının Olumsuz Yönü Nedir? Bence en büyük olumsuz yönü çok pahalı yani maliyetli oluşudur. Adespresso'nun yayınladığı aşağıda ki raporda Facebook reklamlarında ortalama cost yani maliyet CPC $0.97 dir. Facebook Ortalama Maliyet Cpc $0.97 Eğer vaktiniz varsa bu PDF dosyasını indirip raporu okumanızı ve incelemenizi öneririm. Özellikle dijital pazarlama alanında çalışıyorsanız asla es geçmemeniz ve bu raporu incelemeniz gerekiyor. Rapor ingilizcedir. PDF Dosyasını görüntülemek için tıklayın. Bu CPC maliyet durumu LinkedIn'de biraz daha farklı, daha maliyetli. 2.5 milyar görüntüleme ve 3.4 milyon tıklamaya karşılık 2018 verilerine göre LinkedIn'de ortalama CPC $5.26 dır. Linkedin Ortalama Cpc $5.26 LinkedIn'de Reklam Yayınlama Alanları ve Modelleri LinkedIn'de bazı reklam yayınlama alanlarından ve özelliklerinden bahsedeceğim. Bunlardan en çok kullanılan ve popüler iki reklam formatı bulunmaktadır. Birincisi, sponsor içerikli reklamlar diğeri ise text ads yani metin reklamlarıdır. Sponsor İçerikli Reklamlar Linkedin'de Sponsor İçerikli Reklamlar Yazmış olduğunuz makaleleri, videoları, sunumları bu alanda gösterebilirsiniz. B2B liderlerine ulaşabilmek için en güzel reklam formatlarından birisidir. Mobilde genelde en üstte çıkar, desktopta ise genelde iki ya da üçüncü sırada çıkar. Tabi bu reklamların kullanıcılarla ne kadar etkileşime geçtiği yaptığınız kitle stratejilerine dayanır. LinkedIn'de Sponsor İçerikli Reklam Çıkmanın Artıları Nelerdir? * Başlaması en kolay reklam yöntemlerinden biridir. * Tıklamaya teşvik eden ve ilgili alakalı resim yüklemenize izin veren reklam yöntemidir. * Farklı resimler ve mesajlar ile sponsor içerikli reklam çıkıp deneyim oluşturabilir ve test edebilirsiniz. * Lead oluşturma ve marka bilinirliliği için iyi bir reklam yöntemidir. * LinkedIn insight etiketi ile dönüşümleri ve leadleri takip edebilirsiniz. LinkedIn'de Sponsor İçerikli Reklam Çıkmanın Eksileri Nelerdir? * En pahalı reklam formatıdır. * Dönüşüm oranı düşük olabilir. * Gösterim oranı Text Ads'lere göre daha düşük olabilir. Sponsor İçerikli Reklamlar İçin A/B Testleri Yapın ve Reklamlarınızı Sürekli Optimize Edip Geliştirin Bu kadar pahalı bir reklam alanında oluşturduğunuz reklamı öylece kendi haline bırakamazsınız. Sponsor içerikli reklamlarınızı sürekli test ediyor ve güncelliyor olmanız gerekiyor. Şimdi size bir kaç metoddan bahsedeceğim. * Öncelikle hedef kitlenizi oluştururken, bu reklam türü için çok spesifik olun. Yanlış ya da gereksiz hedef kitle ile paranızı boşa harcamayın. * Headline alanının 150 karakterden fazla olmadığına emin olun. Kısa-öz ve anlamlı kelime ve cümlelerle kendinizi ifade edin. * Reklam içeriğinizi rapora göre sürekli geliştirin ve güncelleyin. * Birden fazla görsel gösterin, asla tek sabit ya da stock görsel kullanmayın. Slideshare ile slayt halinde görsellerinizi oluşturabilir ya da video halinde yayınlayabilirsiniz. LinkedIn Text Ads Metin Reklamları Eğer daha önce arama ağında (search network) reklam yayınladıysanız bu reklam modeli size çok tanıdık gelebilir. Google ve Bing arama ağı reklam modeli gibi çalışmaktadır diyebiliriz. Linkedin Text Ads, Metin Reklamları Modeli Metin reklamları, web sitenize ya da LinkedIn şirket sayfanıza kullanıcı çekmek için ve trafik sağlamak için kullanabilirsiniz. LinkedIn'de Metin Reklamlarının Artıları Nelerdir? * Bütçenizi ve limitlerinizi bu reklam modelinde ayarlayabilirsiniz. * Reklam oluşturmak ve yayınlamak çok kolaydır. * Reklam metnini değiştirip A/B testleri yapmak ve ROI'yi geliştirmek daha kolaydır. * Doğru hedef kitleye ulaştığınıza kolaylık emin olabilirsiniz. * LinkedIn'de ki diğer reklam formatlarına göre daha ucuz maliyetle hedef kitlenize ulaşabilirsiniz. * Reklamı oluşturmak için tasarım ekibine ya da görsellere ihtiyacınız yoktur. LinkedIn'de Metin Reklamlarının Eksileri Nelerdir? * Bu reklam modelini sadece desktop yani bilgisayarlarda kullanabilirsiniz. * Kullanıcıları ikna etmek daha zor olabilir. Metin … ### Google Display Reklamlarımı Yoksa Facebook Reklamlarımı Daha Etkili? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-display-vs-facebook-ads · Tarih: 2019-02-08 · Kategori: Google Ads Google Display vs. Facebook Ads Aslında bu sorunun %100 doğru cevabı yok, çünkü cevap sektörden sektöre ve yaptığınız reklamın içeriğine ve hedef kitlenize göre değişir. Ancak bazı durumlar var ki sadece Facebook reklamı ya da sadece Google Display reklamı işletmeniz için faydalı olabilir. Google Display Network ( GDN ) türkçesiyle Google Görüntülü Reklam ağında reklamlarınızı daha spesifik hedef kitleye iletebilir, remarketing - retargeting yapabilir, Google bünyesinde olan iş ortağı web sitelerinde ( YouTube gibi) reklamlarınızı yayınlayabilirsiniz. GDN reklam aslında Search reklamına göre daha ucuz. Ucuz olması artı gibi görünsede özellikle data toplayan şirketler için sonuçlar bazen kalitesiz ve gereksiz olabilir. Dolayısıyla kaliteli sonuçlar için stratejinizi dikkatli ve Google Analytics verilerine göre oluşturmanız gerekir. Facebook reklamları eskiden sadece Facebook ve Instagram kullanıcılarına gösterilirdi; ancak son zamanlarda Facebok yayıncı başvuruları alıyor ve bunu profesyonel bir şekilde yapıyor. Yani öyle her websitesi olan ya da her mobil uygulaması olan direk Facebook reklamlarını yayınlayamıyor. Google Adsense gibi değil. Google Adsense'de kriterler daha yumuşak ve Google Adsense'te o kadar çok gereksiz web sitesi var ki saçma sapan yerlerde reklamlarınız gösterilebilir. Facebook reklamlarınızı Facebook Business Ads Manager sayfanızda Google reklamlarını ise Google Ads sayfasında yayınlayabilirsiniz. Eğer bu sayfalarda hesabınız yoksa hızlı bir şekilde oluşturabilirsiniz. Şimdi sizlere Facebook Ads ve Google Ads te gördüğüm bir takım artı noktaları paylaşacağım. Siz kendinizde kendi işletmeniz için hangisi daha mantıklı karar verebilirsiniz. Ancak bazı durumlarda her iki reklam kanalını da kullanmanız gerekebilir, e-ticaret web siteniz varsa gibi. Google Display Reklam Oluşturma Artıları Eğer e-ticaret web siteniz varsa direk remarketing yapabilir ve kullanıcılarınızı direk hedef kitleye aktarabilirsiniz. Ürünü sepetine eklemiş ancak satın almamış kullanıcılara Google reklamları yayınlayan yayıncı web sitelerinde ve uygulamalarda ürününüzü ve tamamlanmayan siparişi kullanıcılarınıza hatırlatabilirsiniz. Google Display reklam oluşturma aslında çok basit. Asıl olay reklamı oluşturduktan sonra yapacağınız hedefleme stratejiler ve hedef kitle ayarlarında bitiyor. GDN reklamcılık ile reklamınızı YouTube'da gösterebilir, sadece belli kanalları ya da spesifik videoları hedefleyebilirsiniz. Google Display Reklamları ile işletmeniz ile ilgili ve ürününüz ya da benzer ürününüz ile ilgili içerik çıkan web sitelerinde direk reklamlarınızı yayınlayabilirsiniz. Google'un yeni özelliği Smart Campaigns yani akıllı kampanyalar ile basit ve profesyonel kampanyalar oluşturabilirsiniz. Başarılı akıllı kampanyalar için yeterli sayıda verinizin olması gerekir. Bu konuyla ilgili sık karşılaşılan sorunlar dan bir tanesi de maliyetlerin çok yüksek olduğu. Evet akıllı kampanyaların maliyeti daha yüksek olabilir ancak kampanya oturduğu zaman size çok ciddi getirileri olabilir. Ben yinede hesapta yeterli veriniz ve kampanya oluşturma ile ilgili yeterli bilginiz yoksa smart kampanya oluşturmayın derim. Direk anahtar kelime ekleyebilir ve bu anahtar kelimelerin geçtiği yayıncı web sitelerinde reklamlarınızı listeleyebilirsiniz. İşletmeniz ile ilgili olan konuları ve kategorileri seçerek direk ilgili ve alakalı hedef kitle listesi oluşturabilirsiniz. Google'da da Facebook'ta da reklam zaman planlaması yaparak (yerleri ve zamanları seçme özelliği) reklamınızın görüneceği yerleri ve zamanları belirleyebilirsiniz. Google Display Remarketing Stratejileri (Behavioral Targeting) Genelde hepimiz remarketing ya da retargeting olarak biliriz. Ancak bunun ana başlığı behavioral targeting yani davranışsal hedefleme dir. Bunu da bilmeniz de fayda vardır. Google Display Behavioral Targeting ya da yeniden pazarlama kampanyalarınızı aşağıda ki şekilde planlayabilirsiniz. Standart Yeniden Pazarlama (Basic Remarketing) : Web sitenizi ziyaret edenlere direk yayıncı sitelerde reklam gösterme. YouTube Yeniden Pazarlama (YouTube Remarketing) : YouTube kanalınız ve videolarınız varsa, direk videolarınızı izleyen, beğenen ya da videolarınıza yorum yapan kullanıcılarınızı hedefleyebilirsiniz. Müşteri Eşleme (Customer Match) : Müşterilerinizin ya da kullanıcılarınızın e-posta adreslerini .csv uzantılı olarak Google Ads panelinize yükleyebilir ve hedefleyebilirsiniz. Dinamik Yeniden Pazarlama (Dynamic Remarketing) : Eğer e-ticaret web siteniz varsa direk spesifik ürünü ziyaret eden kullanıcılarınıza aynı ürünü yayıncı websitelerinde reklam alanlarında gösterebilirsiniz. Yani standart reklam kampanyası yerine dinamik olarak ürününüzü (kullanıcının ziyaret ettiği ürünü) gösterebilirsiniz. Benzer Hedef Kitleler (Similar Audiences) : Eğer bir remarketing listesi oluşturduysanız ve kitle 20.000'den fazla ise benzer hedef kitleler özelliğinden faydalanabilirsiniz. Google sizin için hedef kitlenize benzer hedef kitleler oluşturabilir. Eğer Google Ads'de remarketing kampanyaları oluşturmayı bilmiyorsanız Google Ads'de Remarketing kampanyaları nasıl oluşturulur ile ilgili daha önceden yazdığım makalemi okuyabilirsiniz. Facebook Reklam Oluşturma Artıları Öncelikle en güzel yanı shutterstock tan istediğinizi görseli ücretsiz bir şekilde Facebook reklamınızda kullanabilirsiniz. Google Ads'te maalesef böyle bir özellik yok. Yani görsel arama ve oluşturma problemini ortadan kaldırmış oluyorsunuz. Ancak bu özellik görseli size indirme hakkı vermez. Facebook hedef kitle oluşturma özelliği daha spesifik ve daha mutlak. Google'da oluşturduğunuz demografik hedef kitle ayarları genelde Chrome'da ki … ### Google Alışveriş Reklamcılığına Genel Bakış URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-alisveris-reklamciligi · Tarih: 2019-01-23 · Kategori: Google Ads Google Shopping Ads yani Google Alışveriş Reklamları ile ürünlerinizi Google'da arama sonuçlarında üst sıralarda listeleyin. Eğer e-ticaret web siteniz var ve online'da ürün satışı yapıyorsanız, mutlaka Google Shopping Ads'i - Google Alışveriş Reklamlarını kullanıyor olmanız gerekmektedir. Geniş envanter ağına sahip e-ticaret web sitelerinde search ads yani arama ağı reklamcılığı çok tercih edilmeyen bir yöntemdir. Genellikle alışveriş reklamcılığı (shopping ads) ve görüntülü reklam ağı (display network-gdn) tercih edilmektedir. Ancak bazı durumlarda, çok envanterli e-ticaret sitelerinin dinamik arama ağı reklamcılığı yöntemini kullanması da mantıklı olabilir. Google Alışveriş Reklamlarının Kurulumunu Nasıl Yaparız? Öncelikle web sitenizde ki tüm ürünlerin Google Shopping Ads uyumlu .xml veri çıktısını alabiliyor olmanız gerekiyor. Eğer .xml yapısı hakkında bir bilginiz yoksa, kendi başınıza yapabileceğiniz bir durum değil, o yüzden yazılımcı birinden destek almanız gerekir. Ancak kullandığınız sistem hazır sistem ise (Opencart, magento gibi) bu tarz hazır sistemlerin third party dediğimiz eklentileri bulunmaktadır. Bu eklentileri web sitenize entegre ederek .xml tabanlı ürün datanıza rahatlıkla erişebilirsiniz. .xml veri yapısı nasıl oluşturulur, bununla ilgili detaylı içeriği Google Merchant Center yardım sayfasında bulabilirsiniz, tıklayın . Tüm bu teknik konulardan sonra hazır olan .xml veri feedinizi Google Merchant Center'a upload edebilirsiniz. Eğer hesabınız yoksa, hızlı bir şekilde hesap oluşturabilir ve ürünlerinizi gönderebilirsiniz. İlk hesap kurulumu ve .xml veri feedinizin onaylanması biraz uzun sürebilir, 2-3 günü bulabilir. Merchant Center'a giriş yaptıktan sonra karşınıza aşağıda ki gibi ekran gelecektir, Örnekte ki görüntü benim Amerika'da danışmanlık hizmeti verdiğim firmanın hesabı. Burada ürünleriniz ile ilgili tüm bilgilere ulaşabilirsiniz. Google Merchant Center Dashboard Görüntüsü Tüm ürünlerinizi Google Merchant Center'a başarılı bir şekilde yüklediğinizi varsaydıktan sonra, sıra geldi Google Ads hesabınızı Merchant Center hesabı ile ilişkilendirmeye. Bu sayede ürünlerinizi Google Ads panelinizde görüntüleyebilir ve yeni kampanyalar içine yükleyebilirsiniz. .xml Verisini Hazırlarken Uzman Fikirler Neler? *Mutlaka ve mutlaka ürünlerinizi kategorize ediniz. Yani standart bir şekilde tüm ürünleri çağıran bir veri yapısıyla .xml tablosu oluşturmayın. Kategorize derken ana kategori ve alt kategori şeklinde en ince ayrıntısına kadar düzenli bir .xml yapısı oluşturun. *Bir diğer önemli nokta ise, Out of Stock yani stokta olmayan ürünler .xml dosyanızda listelenmesin.. Neden boş yere stokta olmayan ürün için reklam çıkıp, para harcayalım? *Segmentler oluşturun, yani pahalı ürün ve ucuz ürün şeklinde fiyat segmentleri oluşturup, reklamınızı doğru anda doğru kişilere ulaştırabilirsiniz. Örneğin, kullanıcı "ucuz telefon kılıfı" yazdı Google'a sizin ürününüz telefon kılıfı olduğu için bu arama sonucunda listeleneceksiniz ancak, ürününüzün fiyatı 200-TL ise bu ürününüzü diğer ucuz ürünler ile listeletmenin çok doğru olmadığını düşünüyorum. Ayrıca pahalı ürünleriniz için kar marjını düşünerek farklı bir şekilde TBM teklifi verebilirsiniz. *Kargo bilgilerini mutlaka .xml veri feedinize ekleyin. Yani demem o ki kullanıcıya alışveriş sepetinde sürpriz yaşatmayın. Kötü bir kullanıcı deneyimi ile markanızın da itibarını kötü etkilemiş olursunuz. Örneğin, geçen sene skyscanner'da biletlere baktığımda Pegasus hep en ucuzu çıkıyordu ancak uçuşa tıklayıp Pegasus'un sitesine gittiğimde fiyat hep artıyor 🙂 Yani kullanıcıları ya da müşterilerinizi asla enayi yerine koymayın. Google Ads Panelinde Alışveriş Reklamlarını Nasıl Oluştururuz? İki türlü kampanya stratejisi oluşturabilirsiniz. Birincisi direk standart alışveriş kampanyaları ve reklamları, ikincisi ise Dynamic remarketing dediğimiz yeniden pazarlama kampanyaları ve reklamları. Kampanyaları oluştururken, hesabınız eski hesap ve yeteri kadar data varsa hesapta Smart (Akıllı) kampanya oluşturmanızı öneririm. Hem kurulumu kolay, hem de performansı iyi oluyor. Eğer Smart Shopping Ads kampanyası kurarsanız, otomatik olarak görüntülü reklam kampanyası da kurmuş olacaksınız. Yani reklamınız hem Google'da, hem YouTube'da, hem de Görüntülü reklamlarda yayınlanacak. Google Ads hesabınıza giriş yapıp solda ki panelden Alışveriş reklamlarına / Kampanyalara / Yeni Kampanyaya tıklayın. Sales / Shopping Ads deyip Merchant Center hesabınızı seçtikten sonra kampanya kurulum ayarlarına geleceksiniz. Burada ürünlerinizi gruplayabilir, ya da tüm ürünlerinizi seçebilirsiniz (ki ben bunu önermem nedenini açıkladım size, pahalı ürün ucuz ürün). Akabinde reklam metni kısa açıklama ve uzun açıklama yazıp reklamınızı yayınlayabilirsiniz. Bu reklam metni ve açıklaması görüntülü reklamlar ve YouTube reklamları için yani Dynamic remarketing için. Smart reklamı seçerseniz otomatik olarak tek seferde hepsinin kurulumunu yapmış oluyorsunuz. Ancak sadece alışveriş kampanyası seçip kurulum yaparsanız, dynamic remarketing için Görüntülü reklamlara tıklayıp orada da kampanya oluşturmanız gerekir. Google Alışveri Reklamları Kurulum Ayarları Google Alışveriş Reklamları Nerede Görünür? Bu reklamlar ürün aramaları yapıldığı zaman, en tepede listelenir. Ayrıca Google sayfasında "Alışverişler" butonuna tıkladığınızda listelenen ürünlerin hepsi Google Alışveriş Reklamlarını kullanan firmaların ürünleridir. Örneğin, ben Google'a " nike shoes" yazdım ve sayfada da "Alışverişler" butonuna tıkladım. Burada listelenen tüm ürünler … ### Google Optimize'ın Yeni Özelliği "Personalization" İle Sayfanızı Kişiselleştirin URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-optimize-personalization · Tarih: 2019-01-05 · Kategori: Pazarlama Google Optimize Personalization Özelliği Nedir? Google Optimize yeni özelliği "Personalization" ile Insider'a resmen meydan okuyor. Ayrıca Google Optimize ücretsiz ve kurulumu basit. Aslında çoğumuz Google Optimize'ı basit bir şekilde A içeriği yerine B içeriğini kullanıp hangisinin daha iyi performe ettiğini (A/B testi) anlamamıza yardımcı olan bir araç olarak düşünürüz. Evet Google Optimize bunu başarılı bir şekilde test etmemize yardımcı oluyor ancak, Optimize bunların haricinde daha spesifik testler de yapmamıza yardımcı oluyor. Bunlardan bir tanesi daha yeni yayınladığı ve Beta sürümünde olan Google Optimize Personalization ! Personalization ile web sayfasında ki A içeriğini Türkiye genelinde 18-24 yaşında ki erkeklere göster, B içeriğini de sadece Bursa'da ki 18-24 yaşında ki kadınlara göster gibi spesifik kitle ile optimizasyon yapabiliriz. Bu örnek sizi biraz heyecanlandırmış olsa gerek, şimdi başlayalım direk konuya. Bu uygulamaya en çok e-ticaret sitelerinin ayrıca data toplayan web sitelerinin optimizasyona ve kitle hedefli içeriklere ihtiyacı var. Ancak web siteniz normal bir işletme sitesi ise ya da kişisel web sitesi ise yine Google Optimize kullanabilir ve sayfanızı geliştirebilirsiniz. Öncelikle Google Optimize'a üye olun ve giriş yapın, tıklayın . Akabinde yeni bir hesap oluşturarak web sitenizi ekleyin. Buraya kadar bir problem yaşamayacağınızı varsayıyorum. Google Optimize kurulum kodunuzu tag manager aracılığı ile kurabilir ya da web sitenizde tetikleyecek sayfalara manuel kod ekleyerek kurabilirsiniz. Bu konuyla ilgili yardıma ihtiyacınız varsa bana ulaşın . Google Personalization Özelliği İle Nasıl Test Oluşturulur? Eğer kurulumu başarılı bir şekilde yaptıysanız sayfada üst köşede yer alan " Create Experience " butonuna tıklayın. Hemen yanda aşağıda ki gibi sayfa açılacak buraya optimize adını ve URL adresinizi girin, ardından ne tarz bir test yapacaksanız onu seçin. Ben bugün size " Personalization " testini göstermek istiyorum. Dolayısıyla "Personalization" kurulumu yapacağım. Google Optimize Create Experience Personalization'ı seçip kurulumu yaptıktan sonra aşağıda ki gibi bir ekran karşınıza gelecek, burada " Make Site Changes " butonuna tıklayıp seçmiş olduğunuz URL'de yani web sayfanızda gerekli değişiklikleri yapabilirsiniz. Görsel değişikliği, menü değişikliği, içerik değişikliği vb. bir sürü değişiklik yapabilirsiniz. Google Optimize Personalization Web sayfanızda gerekli değişiklikleri yaptıktan sonra bu değişiklikleri göstereceğiniz ya da bu değişikliklerin uygulanmasını istediğiniz hedef kitleyi " Add Targeting Rule " ile belirleyeceğiz. Add Targeting Rule'a tıkladığınızda aşağıda ki gibi bir ekran gelecek, buradan istediğiniz hedeflemeyi yapabilir ve kişiselleştirebilirsiniz. Örneğin, yukarı da verdiğim örnekte üç tane koşul vardı. Birincisi lokasyon (Türkiye ve Bursa) ikincisi cinsiyet, üçüncüsü yaş. Google Optimize Targeting Rules Geo'ya tıkladığınızda birinci koşulu yerine getirebilirsiniz. Yaş ve cinsiyet için Google Analytics 360 kullanıyor olmanız gerekmektedir. Google Analytics 360 ile 18-24 yaş arası sadece kadın ve hem kadın hem erkek iki ayrı kitle oluşturabilir ve direk buradan içeri aktarabilirsiniz. Ben bu durumda direk Google Analytics'te hedef kitle oluşturur, ayrıca lokasyonları da direk kitle oluşturup içeri aktarırdım, burada direk koşul olarak lokasyon eklemezdim. Oluşturacağınız hedef kitleye Analytics'te lokasyon ekleyebiliyorsunuz. Yalnız Google Analytics 360 ücretlidir ve sadece ajansların ve büyük firmaların erişimi vardır. Bu değişiklikleri bir başka araç olan Insider ile de yapabilirsiniz. Insider Nedir? Insider web sitemiz üzerinde çok sayıda test yapmamıza olanak sağlayan araçları sağlamaktadır; ayrıca inanılmaz şekilde privacy dinlemeden harika data toplamanıza yardımcı olur. 😀 Bu datayı kullanıp Facebook , Google, programmatic vb. yerlerde reklam çıkabilirsiniz. Insider ücretlendirmesi sayfa gösterim başına şeklindedir. Dolayısıyla bu tarz uygulamaları kullanırken Google Display reklamları çıkmamanızı tavsiye ederim. Google Display ( GDN ) reklamları ucuz ve çok tıklama alan reklamlardır. Ancak bu tıklamalar sayfa görüntülenme sayılarınızı ciddi şekilde arttırır bu da insider gibi araçları kullanırken çok daha fazla para ödemenize neden olur. Insider İle Google Optimize'ın Farkı Nedir? Insider ücretlidir, Google Optimize ücretsizdir. Insider kurulumu çok basittir, Google Optimize'da kod bilgisine ihtiyaç vardır. Insider destek ekibi size hesap yöneticisi atar ve ayda iki kere hedefleriniz doğrultusunda toplantı düzenler ve hedeflerinize ulaşmada size yardımcı olur. Google Optimize'de her şeyi kendiniz yapmak zorundasınız. Insider Eleştirileri Bu kadar övmüşken birazda eleştiri yapalım. Insider gelir size çok güzel sunum hazırlar ve size satışı yapar ve der ki ilk 3 ay dilediğiniz zaman üyelik feshi yapabilirsiniz; ancak daha sonra yapamazsınız ve bir yıl boyunca kullanmak zorunda kalırsınız. Taahhütlüdür. Insider ilk başlarda işine bağlı hesap yöneticileri ile size güzel projeler sunar ve hedeflerinize ulaşırken sizinle dirsek temas halindedir. Ancak aradan 3 ay geçtikten sonra Insider hesap yöneticilerine ulaşmakta zorlanırsınız. Resmen bir müşterimin hesaplarını yönetirken yaşadığımız olaydır, başıma gelen olayı direk eleştiri olarak sizlerle paylaşmak … ### Hotjar Nedir, Nasıl Kullanılır ve Hotjar Kullanmanın Artıları Neler URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/hotjar-nedir-nasil-kullanilir · Tarih: 2019-01-01 · Kategori: Pazarlama Eğer dijital pazarlama işiyle uğraşıyorsanız hotjar mutlaka kullanmanız gereken bir araç. hotjar ile web sitesinde ki tüm hareketleri takip edebilir ve customer journey dediğimiz müşterilerinizin web sitesinde ki tüm aktiviteleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Bugün 1 Ocak 2019, öncelikle hepinize mutlu ve güzel bir yıl dilerim. Bence dijital pazarlama alanında çalışan herkesin hotjar 'ı biliyor ve kullanıyor olması gerekiyor. Şu ana kadar kullandığım araçlar arasında hotjar'dan daha iyi kullanıcı hareketlerini ölçebilen başka bir araç görmedim diyebilirim. Peki hotjar nedir? hotjar Nedir? hotjar websitenize entegre sonucunda web sitenizde ki tüm kullanıcı hareketlerini en ince ayrıntısına kadar analiz etmenize yardımcı olan bir araçtır. Ayrıca hotjar'ın kişiselleştirilmiş anketi, satış performans hunisi ve dönüşüm ölçüm araçları da son derece popüler ve kullanışlıdır. hotjar ücretlendirmesi sayfa gösterim sayısına bağlı olarak değişiyor eğer sayfanız günde 10.000'den az gösteriliyorsa personal paketini seçebilirsiniz o da aylık $29. Günlük sayfa gösterim sayısının ne kadar olduğunu Google Analytics'ten öğrenebilirsiniz. hotjar'ı alırken sayfa sayınıza dikkat etmeniz gerekiyor. Eğer çok profesyonel bir websiteniz var ve günlük gösterim 2.000.000+ dan fazla ise aylık ücreti $989. (Ocak 1, 2019 itibari ile) hotjar.com adresine girerek kaydınızı oluşturabilirsiniz. Bence 15 günlük deneme sürümünü mutlaka kullanmalısınız. Bedava ve kredi kartı gerekmiyor. hotjar heat map ile kullanıcıların en çok sayfanın nerelerinde vakit geçirdiği, tıklama yaptığı renklendirilmiş bir şekilde görebilir ve analiz edebilirsiniz. Bu hizmeti yandex metrica ile de kullanabilirsiniz. Ancak yandex metrica çok kısıtlı ve ayrıca tıklama sayılarını detaylı bir şekilde göstermiyor. heat map ile kullanıcıların tıklamalarını, sayfayı aşağı doğru kaydırmalarını ve fareyi sayfada nerelerde gezdirmişler gibi bir çok veriyi görebilirsiniz. hotjar heat map'i sadece spesifik sayfalara kurabilir, ya da tüm sayfalarda kullanabilirsiniz. hotjar heatmap raporunu çalıştırdığınızda aşağıda ki gibi göreceksiniz. Kırmızı alanlar kullanıcıların sayfada en çok etkileşime geçtiği alanlardır. Örnek raporda kırmızıdan maviye doğru gittiğini aslında kullanıcıların en çok tepelere odaklandığını göreceksiniz. Bunu kendi web sitenizde çalıştırdığınızda size web sayfanızı geliştirmeniz ile ilgili bir çok ipucu verecektir. E-ticaret web siteniz varsa, hotjar ile kullanıcıların ürün sayfasında en çok nerelere odaklandığını daha iyi anlayabileceksiniz. hotjar ile Web Sitenizi Ziyaret Edenlerin Deneyimini İzleyin Bence en çok seveceğiniz özellik bu. Eğer hotjar'ı kullanıyorsanız hotjar recording raporu ile web sitenizi ziyaret eden tüm kullanıcıların hareketlerini ve deneyimlerini izleyebilirsiniz. Kullanıcı hangi sayfada nerelere odaklanmış, nerelere tıklamış, nereleri direk pas geçmiş vs. gibi soruların cevaplarını bu kayıtları izleyerek bulabilirsiniz. Bu özellik size wow dedirtecek cinsten bir özellik. Özellikle ürün satın alma sürecinde müşterilerinizin tüm deneyimlerini izlemenizi sağlayacak bir özellik. Aşağıda ki videoyu izleyerek nasıl çalıştığını daha iyi anlayabilirsiniz. Aşağıda ki örnekte değerli bir okurumun " Yabancı Dillerde İçerik Pazarlaması Yaparken Dikkat Edilmesi Gereken 5 Önemli Konu* " makalemi okurken ki deneyimini izliyor olacaksınız. Kendisi aslında bundan haberdar bile değil, yani sistemin onu kaydettiğinin. Aynı zamanda siz bu yazımı okurken hotjar sizi kaydediyor olacak... hotjar'ı Türkiye'de Hangi Firmalar/Websiteler Kullanıyor? Türkiye 'de tanınmış bir çok firma hotjar'ı kullanıyor. Aşağıda ki listeden bazı websitelere ulaşabilirsiniz. Ancak dikkatimi çeken bir şey var ki o da şu: Türkiye'de çok fazla sayıda üniversite var ancak bunlardan sadece bir tanesi "Sabancı Üniversitesi" hotjar'ı kullanıyor. Bu da gösteriyor ki Sabancı Üniversitesi web deneyim analiz konusuna gerçekten değer veriyor ve bu işi profesyonel bir şekilde yapıyor. Hotjar'ı Türkiye'de Kullanan Websiteler Kaynak: Https://Trends.builtwith.com/Analytics/Hotjar/Turkey ### Google My Business'da En Çok Yapılan 7 Hata URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-my-business-7-oneri · Tarih: 2018-12-23 · Kategori: Pazarlama Google My Business (Google Benim İşletmem) Nedir? Google My Business yani Google Benim İşletmem ile işletmenizin online da ki kaydını yapabilirsiniz. Bu sayede müşterileriniz sizi Google Haritalarda (Google Maps) ya da arama motorlarında arama yaptıklarında rahatlıkla bulabilirler. Google Benim İşletmem sayfanız, web siteniz kadar önemlidir. Kullanıcılar bu alanı ve burada ki yorumları gerçekten çok ciddiye alır. Yanlış ya da eksik paylaşılan her içerik kötü bir kullanıcı deneyimine yol açabilir. Dijital Pazarlama danışmanlığı verdiğim bir çok firmada da karşılaştığım 7 hatayı sizlerle paylaşıyorum. Sizde kendi işletmenizin bu hataları yapıp yapmadığını test edebilir ve işletmenizin online da ki gücünü arttırabilir, kullanıcı memnuniyetini en üst seviyelere çıkarabilirsiniz. Google, işletmeleri arama sonucunda yukarı da ki görsel de ki gibi gösterir. Burada can alıcı en önemli bilgiler aşağıda ki gibidir. Bu bilgilerin yanlış, hatalı yüklenmesi ya da başka birileri tarafından yüklenmesi bazen problemlere yol açabilir. * İşletme fotoğraflarının yönetimi, * Dış mekan cadde görünümü yönetimi, * Harita yönetimi, * Website link yönetimi, * Yol tarifi yönetimi, * Yorum yönetimi, * İşletme adresi ya da adresleri yönetimi, * Çalışma saatleri yönetimi, * İşletme hakkında ki tüm içeriklerin yönetimi, * İşletme telefon numarası yönetimi, * Sorular ve Cevaplar yönetimi. Gördüğünüz gibi Google İşletmelere kayıt olarak, işletmeniz hakkında bir çok detayı yönetebilme hakkına sahip oluyor ve müşterilerinizle iletişime geçebiliyorsunuz. Peki gelelim saadete... Google İşletmelerde En Çok Yapılan 7 Hata İşletmenizin Başkası Tarafından Eklenmesini Önleyin Eğer siz işletmenizi Google My Business'a eklemezseniz bunu bir başkası yapabilir ve işletmenizin sahibi olabilir. Bunu önlemek içinde işletme kaydınızı Google My Business'a yapmalısınız. Eğer işletmeniz sizin hesabınızda değil ise bir diğer tehlikeli nokta ise rakipleriniz işletme bilgilerinizi istediği gibi düzenleyebilir. Bu düzenleme onayları hesap sahibine gider. Ancak hesap sahibi bunu dikkate almaz ise Google bu düzenlemeleri otomatik olarak onaylar. Dolayısıyla bir anda gerçek işletmenizin adresi rakibinizin adresini gösterebilir, ya da web siteniz yerine rakip web sitesine kullanıcıları yönlendirebilir. Aynı şekilde işletme telefon numaranız ya da fotoğraflarınızda bu şekilde düzenlenebilir. Kapanan İşletmenizi İnternetten Kaldırın Bir çok işletme kapandıktan sonra ya da adres değişikliğinden sonra online da gerekli düzenlemeleri maalesef hala yapmıyor. Bu da kötü kullanıcı deneyimine neden oluyor. Belki işletmenizi kapattıktan sonra müşterilerinizi çok da umursamıyor olabilirsiniz ancak kullanıcıların ya da müşterilerinizin işletmenizin kapandığını bilmeden onca yoldan sonra gelip hayal kırıklığı yaşaması çok da etik bir durum değil. Dolayısıyla işletmeniz kapandığında lütfen işletmenizi onlinedan da kaldırın. Kapanan İşletmenizi İnternetten Kaldırın Eksik Bilgileri Tamamlayın İşletmenizi Google My Business’a ekledikten sonra tüm bilgileri eksiksiz ve doğru bir şekilde girmeniz gerekir. Eğer bazı bilgileri girmez iseniz bir başkası bu bilgileri sizin yerinize doldurmaya çalışabilir. Burada en önemli bilgiler, web site URL’i, telefon numarası ve çalışma saatleridir. Bu bilgilerinizi girmez iseniz müşterileriniz sizinle nasıl iletişime geçebilir? Potansiyel müşterilerinizi bu şekilde kaybedebilirsiniz. Google My Business’a giriş yaparak tüm bilgilerinizi gözden geçirin. Google My Business’da Eksik İşletme Bilgileri Yanlış Bilgiler ve Yönlendirmeler Eğer Google İşletme kaydınızda yanlış bilgiler ve yönlendirmeler yer alıyorsa bu kötü bir kullanıcı deneyimine neden olacak ve kötü bir yorum olarak size geri dönecektir. Yanlış bilgi yer almaktansa hiç bilgi yer almasın daha iyi diyebilirim. Bununla ilgili güzel bir örneği sizlerle paylaşayım. 2 ay önce sabah 10.45 de haritadan bulduğum VIP Babers NYC’ye traş olmak için gittim. Haritalarda çalışma saatinde açık olarak göstermesine rağmen berber kapalıydı. Dolayısıyla bende 1 yıldız verip aşağıda ki gibi yorumumu yazdım. Yanlış Bilgiler ve Yönlendirmeler Harita Pinlemeleri Çoğu işletme harita kaydını yapar ancak pinlemeyi doğru noktaya yapmaz. Bu da kullanıcıların aynı adreste farklı işletmeler arasında sizi bulmasını zorlaştırabilir. Örneğin aşağıda ki görselden görebileceğiniz gibi Lake Mary işletmesinin otoban yani ana ayol üzerine işletme kaydı yapması gibi. Yanlış Harita Pinlemelerini Düzeltin Yorumlar İşletmenize yapılan kötü, iyi tüm yorumlar son derece değerlidir. Bu yorumların hepsine cevap vermenizi tavsiye ederim. İşletme sahipleri genelde kötü yorum yapıldığında hemen sinirleniyor ve aksi bir şekilde cevap veriyor. Siz kesinlikle böyle bir şeye kalkışmayın. Kullanıcılarınızı, müşterilerinizi dinleyin ve onların yorumlarına en profesyonel bir şekilde cevap verin. Hem pozitif, hem de negatif yorumları yanıtlayın. Sadece negatif ya da sadece pozitif yorumları yanıtlamayın. Sorular ve Cevaplar bölümü Google Haritalara yeni eklenen bir özellik. Bu özellik ile kullanıcılar ya da müşteriler yani daha önceden orada bulunmuş olanlar soruları cevaplayabilir. Ancak bunu işletme sahibi olarak sizin yapmanız daha net ve sağlıklı cevapları müşterilerinize ulaştırmanız anlamına gelecektir. Ayrıca Google, işletmelere kendi soru ve cevaplarını … ### Google Analytics'de İşinizi Büyütecek 9 Önemli Metrik URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-analytics-9-onemli-metrik · Tarih: 2018-12-07 · Kategori: Google Analytics KPI hedeflerimize ulaşırken verilerimiz neler ve hangi metriklere dikkat etmeliyiz, gelin beraber inceleyelim. Google Analytics birçoğumuzun kullandığı bir analiz aracıdır. Özellikle e-ticaret web sitesi sahiplerinin e-ticaret özel kurulumları ile takip edebildiği o kadar çok analiz ve araç vardır ki Google Analytics panelinde kaybolmamak elde değil. Şimdi bu yazımda sizlere 9 önemli metrikten bahsedeceğim. Bu metrikler işletmenizin online da ki başarısını ve durumunu anlamanıza yardımcı olacaktır. Aynı zamanda e-ticaret şirketleri bu metrikler ile bir çok bilgiye sahip olabilecek ve kullanıcı davranışlarını doğru bir şekilde ölçümleyebileceklerdir. Sıralayacağımız bu metriklerle aşağıda ki soruların cevaplarını bulmuş olacaksınız. Hedeflerimize ulaşabildik mi? Web sitesi ziyaretçi trafiği ve dönüşümler artıyor mu? Bir kullanıcı ortalama kaç dakika da satın alma işlemi gerçekleştiriyor? Web sitesinden çıkış yapılan sayfalar hangileri? Hangi sayfalar daha iyi performans gösteriyor? ve benzeri.. E-ticaret Web Siteleri İçin Google Analytics de 3 Önemli Metrik ve Raporlar E-ticaret web sitesinin verilerini doğru analiz edebilmek için e-ticaret özel Analytics kurulumlarını tamamlamanızı öneririm. Site İçinde Yapılan Aramalar Web sitenizde yapılan arama terimlerini inceleyerek kullanıcıların web sitenizde en çok neyi aradığını ve hangi sayfalarda eksik bilgi olduğunu vs. görmüş olacaksınız. Web sitenizde yapılan aramaları Analytics hesabınızda görebilmek için öncelikle Analytics hesabınızda arama terimlerini açmış olmanız gerekmektedir. Açtıktan sonra eğer WordPress altyapısı kullanıyorsanız arama parametresine sadece " s " yazmanız yeterli olacaktır. Artık Google Analytics, web sitenizde yapılan aramaları kaydedecektir. Eğer WordPress haricinde başka bir sistem kullanıyorsanız web sitenizi yapan kişiden sorgu parametresini alabilirsiniz. Genellikle arama yaptığınızda URL'de yazar bu parametre. Kurulum ayarını yaptıktan sonra kullanıcıların yaptığı arama terimlerini Behavior > Site Search > Search Terms altında görebilirsiniz. Belirli tarih aralıklarında filtreleme yapabilirsiniz. Web Sitenizde Yapılan Aramaları Google Analytics'de Görmek Bu metrik ile aşağıda ki soruları sorabilir ve cevaplayabilirsiniz. *Kullanıcıların yüzde kaçı web sitesinde arama yapıyor? Eğer bu yüksek çıkarsa bu kullanıcıların web sitesinde bir şey bulmak için zorlandığı anlamına mı geliyor? *Web sitesinde en çok aranan anahtar kelime nedir? Bunu Google Ads kampanyalarını geliştirmek için kullanabilir miyim? Bazı ürünlerin açıklamalarını arama terimlerine göre düzenleyebilir miyim? Kullanıcılar var olan ürünü başka bir isimle bulmaya çalışıyor olabilir mi? Bu sorular ne olursa olsun, kullanıcıların spesifik olarak arattığı arama terimi ile sizde web sitenizde arama yaparak kullanıcıların sahip olduğu deneyime sahip olun ve sonuçları inceleyin. *Hangi sayfalarda kullanıcılar ne arama yapıyorlar? Tavsiye edilen sayfa Ana Sayfa ancak kullanıcılar başka sayfalarda mı en çok arama yapıyorlar? Eğer öyleyse Ana Sayfa dışında ki en çok arama yapılan diğer sayfaları geliştirmenizi öneririm. Satın Alma İşlemi İçin Geçen Zaman ve Oturumlar Bir sonra ki metrik ise kullanıcıların bir satın alma işlemini gerçekleştirmek için ortalama kaç oturum ve ne kadar süreye ihtiyacı olduğunu anlamak olacaktır. E-ticaret web sitesi yöneticisi olarak customer journey dediğimiz kullanıcı satın alma sürecini iyi bir şekilde analiz etmemiz gerekmektedir. Bu ekrana Google Analytics'ten Conversions > Ecommerce > Time to Purchase ile ulaşabilirsiniz. Google Analytics Satın Alma İşlemi Geçen Zaman Verileri Bu verileri analiz ederek şu sonuçlara ve sorulara ulaşabilirsiniz: *Kullanıcıların yüzde kaçı ilk oturumlarında satın alma işlemi gerçekleştiriyor? Bu sorunun cevabı size aslında pazarlama kanalınıza karar vermenize yardımcı olacaktır. Örneğin bu sayı çok yüksek çıktıysa, Search Ads' e yoğunlaşmanız gerekecektir. Search Ads ile o anda ihtiyacı olan gerçek müşterilere ulaşabilmek adına. *Kullanıcıların satın alma işlemi gerçekleştirmek için kaç oturuma ihtiyacı olduğu verisini analiz etmelisiniz. Yine bu sayıyı düşürmek için müşterilerinize güzel teklifler önerebilirsiniz. Örneğin kullanıcıyı çerezlerden yakalayarak aynı ürünü ikinci kez ziyaret ettiğinde pop-up ekran ile kullanıcıya hediye çeki ya da indirim kodu verebilirsiniz. Attribution Models Yani İlişkilendirme Modellerinin Karşılaştırılması İlişkilendirme modellerinin kıyaslanması ekranı ile tüm attribution modellerini gözden geçirebilir ve birbirleri ile kıyaslayabilirsiniz. Özellikle e-ticaret sitelerinde Google Ads Attribution panelinde sürekli yaptığımız hatadır "Last Click" seçmek. Google Analytics'te bu verileri kıyaslayarak birbirleri ile olan ilişkilerini anlayabiliriz. Attribution Modelleri Kıyaslama Ekranı İlişkilendirme modellerini kıyaslama ekranı ile daha detaylı analiz yapabiliriz. En güzel örneği ise kullanıcıların ilk tıklamada web sitesine geldiklerinde herhangi bir dönüşüm sağlayıp sağlamadıklarını ve benzeri tüm verilere ulaşabiliriz. Eğer satış süreciniz çok uzunsa, First Interaction ve Last Interaction 'ı kıyaslayıp kanalları analiz edip daha doğru bir pazarlama kanalı, aracı bulabilirsiniz. First Interaction conversion verileri, Last Interaction'dan yüksek ise bu harika demektir ve satış sürecinizin çok kısa olduğunu göstermektedir. Yani kullanıcı ilk seferde direk satın alma işlemi gerçekleştiriyor demektir. Lead Gen Yani Data Toplama Kampanyaları İçin 3 Harika Metrik Web sitelerinden online satış … ### Dijital Pazarlama Danışmanlığı Hakkında URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/dijital-pazarlama-danismani · Tarih: 2018-11-29 · Kategori: Pazarlama Dijital Pazarlama Danışmanlığı Giriş Gelişen teknoloji ve internet servisleri dijital pazarlamanın doğmasına neden olmuş; şirketler ve aynı zamanda web sitesi sahipleri, kendilerini Google ve benzeri arama motorlarında üst sıralarda gösterebilmek adına adeta yarışa girmişlerdir. İşte burada Dijital Pazarlama Danışmanı ya da danışmanları devreye girmiş ve yeni bir meslek ortaya çıkmıştır. Bir internet sitesi minimum 1 saat içinde tamamlanabilir ve yayınlanabilir. Ancak o internet sitesinin Google' da ya da diğer benzeri arama motorlarında, organik sonuçlarda üst sıralarda yer alması ve görüntülenmesi aylarca sürebilir. Bu durumda sosyal medya aracılığı ile web sitesinin tanıtımı yapılabilir ve kullanıcılara sosyal medya aracılığı ile de ulaşılmaya çalışabilir. Ancak bu yöntemde zaman alacaktır. Kısacası bahsetmek istediğim, web sitesi tamamlandıktan sonra asıl olay web sitesinin ve markanın bilinirliliğinin arttırılması ve tanıtımının yapılması. Bunun yolu da dijital pazarlamadan geçmektedir. Pazarlama stratejisine geçmeden önce şirketler ya da bireyler web sitelerini oluştururken teknik açıdan SEO altyapısını mümkün mertebede en iyi seviyede oluşturmalıdırlar. Pazarlama konusunda her ne kadar bilgili olsanız da web sitenizin altyapısı SEO uyumlu değil ise bu size ciddi anlamda zarar doğurabilir. Örneğin, organik olarak üst sıralarda yer alabileceğiniz bir keyword ( anahtar kelimesi ) doğru yapılandırılmamış sayfalar ve blog yazıları yüzünden sizi aşağılara ya da bir sonraki sayfalara atabilir. Bu durumda o anahtar kelimede ilk sırada gelme hedefinizi bir tek reklam yöntemi ile sağlayabilirsiniz. Dijital Pazarlama Hangi Sektörde Daha Önemli? Özellikle e-ticaret sektöründe dijital pazarlama son derece önemli olup, yapılacak tüm işlemlerin tecrübeli ve bilgi sahibi kişiler tarafından yapılması gerekmektedir. E-ticarette reklamcılık biraz daha gelişmiş durumdadır. Özellikle re-marketing ya da re-targeting gibi spesifik hedef kitle oluşturma, yönetme, takip etme, sosyal medya hesapları entegresi ile 360 derece reklam modellerini analiz etmek ve benzeri daha bir çok model e-ticaret sektöründe kullanılmaktadır. Aynı zamanda e-ticaret sektörü tüm reklam modellerini kullanır diyebiliriz tabi bu sektörden sektöre değişmektedir. Dijital Pazarlama Hangi Sektörde Daha Önemli? E-ticaret sektöründen sonra landing page aracılığıyla lead yani data toplayan hizmet sektörü gelir. Bu iki sektörde de dijital pazarlama son derece önemlidir. Çünkü şirketler getirisi olan işlere ya da reklam modellerine yatırım yapmak isterler. Örneğin, estetik hastahanesi lead toplama aracılığı ile reklam yayınlar, elde ettiği leadleri hastaya dönüştürüp para kazanır. Bu durumda lead başına maliyetini hesaplar ve geliri ile kıyaslar. Örneğin 20-TL lead maliyetine 6.000-TL gelir elde etmek gibi. Dijital pazarlama danışmanı nelerden sorumlu olabilir dediğimiz de e-mail pazarlamasından internet reklamcılığına kadar A' dan Z' ye online' da dijitalde yapılan tüm aktivitelerden sorumlu olur. Doğru yapılandırılmış dijital pazarlama stratejileri ile markanızın bilinirliğine de yatırım yapmış olursunuz. Aynı zamanda sektörden ziyade B2B dijital pazarlama ve B2C dijital pazarlama diye de ayrım yapabiliriz. Dijital Pazarlamaya Genel Olarak Neler Dahildir? Search Engine Optimization (SEO) ya da Arama Motoru Optimizasyonu İyi yapılandırılmış içerik ve SEO methodları web sitenizinin organik aramalarda ücretsiz olarak üst sıralarda yer almasını sağlar. Daha teknik konuşacak olursak page rank değeriniz yüksek seviyelere gelir ve web siteniz değer kazanır. Özellikle SEO aşağıda ki kanallar için önemlidir. Web Siteleri Blog Sayfaları Infographicler Websiteleri internet ortamında ki tüm web sitelerdir. Bu arada Amazon'da sattığınız ürün sayfası da web sitesine dahil olmakta olup, ürün sayfanız için de SEO çalışması yaparak Amazon .com da üst sıralarda yer almasını sağlayabilirsiniz. Anahtar kelime hedefleme, içerik yapılandırma, etiketleri düzenleme ve benzeri gibi. Search Engine Optimization (Seo) Ya Da Arama Motoru Optimizasyonu İçerik Pazarlaması İçerik pazarlamasının yapılmasında ki amaç lead generation, marka bilinirliği, trafik sayısını arttırma ve kullanıcıları web sitesinde daha fazla tutabilme, bounce rate oranlarını düşürebilme vb. Web sayfası içeriği Blog içeriği Online kitap ve broşürler İçerik pazarlaması yaparken kullanılan dil yapısı, ilgi alaka seviyesi son derecede önemlidir. Doğru yapılandırılmış içerik pazarlaması ile satışlarınızı ciddi oranda arttırabilirsiniz. Sosyal Medya Pazarlaması Son zamanlarda Türkiye 'de de çok yaygınlaşan sosyal medya kanalları üzerinden pazarlama yapılması. Burada ki amaç, marka bilinirliliğini arttırmak, web sitesine trafik çekmek ve lead ve satış sayılarını arttırmak diyebiliriz. En çok kullanılan sosyal medya kanalları : Facebook Twitter Instagram Linkedin Pinterest Pay-Per-Click (PPC) ya da CPC Türkçesiyle Tıklama Başına Maliyet (TBM) PPC online reklamlar için geçerlidir. Belirlediğiniz anahtar kelimelere tıklama başına ödediğiniz maliyettir. Burada ki amaç ürün satışını gerçekleştirmek, lead toplayabilmek, marka bilinirliliğini arttırmak diyebiliriz. En çok kullanılan PPC reklam modelleri : Google Ads Paid ads on Facebook (Instagram) Twitter'da promosyonlu tweetler Linkedin'de sponsorlu mesajlar PPC haricinde display yani görüntülü reklam ve video reklamlarda bulunmaktadır. Display reklamlar … ### Çin'de Satış Yapın ve Çin Pazarına Dahil Olun URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/cinde-nasil-satis-yapilir · Tarih: 2018-11-12 · Kategori: Pazarlama Neden Çin'de Satış Yapmalıyız? Dün Çin'de alibaba.com 85 saniyede 8 milyar dolarlık satış yaparak dünya rekoru kırdı. Bu e-ticaret satışları gözünüzü Çin'de satış yapmaya dikmiş olabilir. Ancak Çin'de onlineda satış yapmadan önce bazı bilmeniz gereken kurallar var. Çinde satış yapmaya başlamadan önce bu kuralları gözden geçirelim. 2018 yılı itibari ile Çin'de 800 milyondan fazla insanın internete erişimi var. Batıda ki satışçılar için güzel yanı Çin halkı onlinedan alışveriş yapmaya bayılıyor; kötü yanı ise bu kişilere (en azından çoğunluğa) Google aracılığı ile maalesef ulaşamazsınız. Google ilişkili SEO metodlarınız maalesef Çin'de işe yaramayacak. Çünkü Çin'de ki popüler kullanılan arama motorunun adı Google değil, Baidu ve bu pazarın %80'nini Baidu arama motoru sağlıyor. Çin'de SEO yapmak tamamen farklı işliyor. Bunun arkasında yatan olay tamamen ülkenin katı yasal kuralları ve uygulamaları. Bunu Çinliler Great Firewall of China olarak adlandırıyor. Çin Seddi gibi adamlar online da da bir takım kısıtlamalar ve uygulamalar yerleştirmiş. Çin marketine nasıl girilir sırasıyla size aşağıda listeledim ve anlattım. Çin Pazarına Nasıl Girilir ve Çin'de Satış Nasıl Yapılır? Öncelikle .CN Uzantılı Bir Domain Alın Olmazsa olmazlardan. .Com lu domain ile Çin pazarına girmeye çalışmayın. Eğer öyle bir planınız varsa hemen onu aklınızdan çıkarın. .CN uzantılı Çin ülke kodlu domain alıp web sitenizi o domain aracılığı ile yayınlamanız gerekir. .CN domaini Godaddy'den satın alabilirsiniz tıklayın . Yıllık .CN domain fiyatı $7. Baidu arama motoru (Çinlilerin kullandığı) .CN uzantılı domainleri seviyor ve .CN uzantılı domainleri gösteriyor. Aşağıda ki grafikten de görebileceğiniz gibi Çin'de en çok görüntülenen top 1000 web sitelerin TLD dağılımında en çok .com yer almaktadır. Ancak bu görüntüleme grafiğidir Baidu da sıralama değil. Baidu da üst sıralarda yer almak istiyorsanız domain uzantınızın mutlaka .CN olması gerekmektedir. Çinde Satış İçin Tlds Of Top 1.000 Most Visible Domains In China - Kaynak: Searchmetrics Web Hosting Servisiniz Çinde Olmalı Eğer Çin'in stratejilerini az çok anladıysanız Çin her zaman kendi kaynaklarının kullanılması taraftarıdır. Bu ideoloji ile sistemlerini kurar ve insanlara imkan sağlar. Dolayısıyla konu web hosting olunca da Çin kendi yerel kaynaklarının kullanılmasını istiyor. CDN teknolojisi kullanıyorum bana bir şey olmaz demeyin. Web hosting provider Çin markalı bir şirkette ve Çin'de olmalıdır. Baidu arama motorunda güzel rank elde etmek istiyorsanız ve üst sıralarda yer almak istiyorsanız mutlaka hosting servis sağlayıcınızın Çin'de olması gerekmektedir. Çin'de nasıl hosting firması bulabiliriz diyorsanız buyrun bu linke göz atın . Hosting planı seçerken shared hostingi asla seçmeyin ve kullanmayın, tamamen size özgü olmalı dedicated hosting ya da VPS (virtual private server) almalısınız. Baidu'nun dikkatini çekmek istiyorsanız maalesef başka şansınız yok. Shared hosting kullandığınız da o hostingte yer alan web sitelerinden bir tanesi bile kötü bir skora sahip olsa sizin web sitenizi de aşağıya çekecek ve arama sonuçlarında üst sıralarda yer almamanızı sağlayacak. Çinde Satış İçin ICP Lisansı Alın .CN domaini aldıktan ve Çin'de server ya da dedicated hosting aldıktan sonra sıra geldi ICP lisansına. ICP lisansının tam açılımı Internet Content Publishing License (ICP) yani internette içerik paylaşma lisansı. Bu zorunludur. Eğer Çin'de web sitesi açmak istiyorsanız bunu almak zorundasınız. Bu devlet kontrollü bir lisanstır ve size Çin'de web sitesi yönetme izni verir. Öyle her önüne gelen Çin'de web sitesi açamaz. Ayrıca ticaret yapacağınız için sizin Business ICP almanız gerekiyor. Bunun için lokal ajanslardan ve firmalardan destek alabilirsiniz. Sizin oraya gidip bizzat başvuru yapmanıza gerek yok. Individual ICP yani bireysel ICP ler ile internetten satış yapamaz ve gelir kazanamazsınız. Çince Değerli Anahtar Kelimeleri Nasıl Bulabilirsiniz? Web sitenizi açtıktan ve ICP lisansınızı aldıktan sonra sıra geldi SEO anlamında web sitenizi geliştirmeye ve Baidu arama motorunda üst sıralara çıkarmaya. Anahtar kelimelerinizi ve ilişkili kelimeleri herhangi bir arama motoru ile bulun ve kaydedin. Bunun için Google ile başlayabilirsiniz. Kelimeler çince olmalı. Dolayısıyla çince bilen birisiyle lokalden birisiyle çalışmanız gerekmektedir. Asla ama asla çeviri ajansları ile ya da çevirilerle çalışmayın. Google gibi Baidu'nunda anahtar kelime planlayıcısı var ve biz bunu "Baidu Keyword Planner" diye adlandırıyoruz. Bu anahtar kelime planlayıcısının nasıl çalıştığını aşağıda ki video aracılığı ile görebilirsiniz. Bu özelliği kullanabilmeniz için Baidu hesabınızın olması gerekiyor. Herhangi bir ücret ödemenize gerek yok. Baidu Keyword Planner ile anahtar kelimelerin aranma hacmi gibi önemli metriklerine ulaşabilirsiniz. Bu anahtar kelime planlayıcısını kullanırken en değerli anahtar kelimeleri bulmak için aşağıda ki metriklere bakmanız gerekiyor. * Ortalama günlük arama hacimleri / Average daily search volume * Ortalama günlük mobil arama hacimleri … ### Amazon'dan Bedava Alışveriş Nasıl Yapılır? (Gerçektir, Test Edildi) URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/amazondan-bedava-alisveris · Tarih: 2018-11-11 · Kategori: Deneyimler ve Yorumlarım Eğer USA'de ya da UK'de yaşıyorsanız Amazondan ( amazon .com ve amazon.co.uk'den) bedavaya alışveriş yapabilirsiniz. Şaka değil tamamen test ettiğim ve gerçek olan bir yöntem. İşimiz dijital pazarlama olunca içerisine o kadar spesifik işler giriyor ki anlatamam. Günün birinde rastladığım ve doğruluğunu kanıtladığım bir deneyimimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Başlığı Amazondan alışveriş olarak yaptım, evet doğru alışveriş yapın bedavaya ancak bunların arkasında ki olay alışverişten sonra yapacağınız " yorumlar ". Yorumlar sayesinde ürünleri bedavaya almış oluyorsunuz. Teknolojiye ve internetten yapılan yorumlara ne kadar güven olabilir ki ? Amazon'dan Bedava Alışveriş Nasıl Yapılır? Hadi Şimdi Amazondan Alışverişe Yani ( Amazon.com ) Bedavaya Alışverişe Başlayalım Size bu bedava alışveriş yöntemlerinden sadece bir tanesini göstereceğim. Siz işin içine daldıkça, diğer yöntemleri de keşfedebilirsiniz. Öncelikle USA'de ya da UK'de yaşıyor olmanız, PayPal, Facebook ve Amazon hesabınızın olması gerekiyor. Eğer bu kriterleri karşılıyor iseniz Amazondan bedava alışveriş yapabilirsiniz. 1- Facebook hesabınıza giriş yapın ve arama kutusuna "amazon review club" yazın grubu bulun ve katılın. Logosu ve görüntüsü aşağıda ki gibi olmalıdır. Ya da direk bu linkte tıklayın . Amazon Review Club 2- Gruba katılma isteği gönderdikten sonra yöneticinin sizi onaylamasını bekleyin. Onaylandığınız an grup sayfasını açın ve listelenen ürünlere tek tek bakın. Eğer sevdiğiniz bir ürün, almak istediğiniz bir ürün ise direk o postu paylaşan ile iletişime geçin. Grup sayfasında aşağıda ki görselde ki gibi içerikler göreceksiniz. Amazon Review Club İçerikler 3- Ürünü beğendikten sonra direk o postu paylaşana mesaj gönderin ve bekleyin. Mesajınıza cevap verdikleri anda ürünü almak istediğinizi söyleyin. Eğer PP cover da da anlaşırsanız yani PayPal fee cover (%5) o ürünü tamamen bedavaya almış olursunuz. 4- Anlaştıktan sonra satışçı size keyword yani anahtar kelime verecek ve o anahtar kelime ile amazon.com dan ürünü bulmanızı isteyecek. Bunu yaparken de ürünün ana fotoğrafını size gönderecek. Siz ürünü bulduğunuz da alışveriş sepetine ekleyeceksiniz ve satışçıya ekran görüntüsü gönderip onaylattıktan sonra ürünü satın alabilirsiniz. 5- Ürün elinize ulaştıktan sonra sizden ürün ile ilgili 5 yıldız vermeniz ve yorum yapmanız istenecektir. 5 yıldız verip yorum yaptıktan sonra belirtmiş olduğunuz PayPal adresinize satışçı paranızı iade edecek ve sizde ürünü bedavaya almış olacaksınız. Örnek Satın Alma Aşaması (Kendi Deneyimim) Ben bu zamana kadar yaklaşık 8 tane ürün aldım. Toplam maliyetleri $200 civarında. Ancak hepsi bedavaya geldi. Örnek olarak en son satın aldığım ürün aşağıda ki gibi. Amazondan Alışveriş Bu Yöntem İle Bedavaya Satın Aldığım En Son Ürün Bu ürünü grupta buldum ve ürünü satan kişiyle Facebook profili üzerinden direk mesaj gönderip iletişime geçtim. Örnek konuşmamız aşağıda ki gibi. Amazondan Alışverişin Bu Şekilde Yapılmasının Avantajları Neler? * Bedavaya ürün alıyorsunuz. * Güvenilir. Eğer paranız iade edilmez ise direk ürünü iade edebilir ve Amazon'dan paranızı geri alabilirsiniz. * Eğer Amazon'da satış yapıyor iseniz, ürünlerinize yorum yapacak kişileri bu grup aracılığı ile kolaylıkla bulabilirsiniz. Dezavantajları Neler? * Yaptığınız yorumlar ile insanları kandırıyorsunuz. Ben sadece sevdiğim ve beğendiğim ürünleri aldım. Akabinde ürün kaliteli ise gerçekten yorum verdim kalitesiz ise direk iade ettim ve yorum yapmadım. "Tıpkı influencer gibi." * İnternet alışverişinde ürünlere yapılan yorumlara olan güveni yerle bir ediyor. Hadi bakalım bol alışverişler... ### Yeni ve Harika Google Search Console Özelliği Feedback URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-search-console-feedback · Tarih: 2018-11-05 · Kategori: SEO Google Search Console Feedback Özelliği Nedir? Bugün yani 5 Kasım 2018 tarihi itibari ile Google Search Console Özelliği Feedbacki kullanmaya başladım ve bu pratik özelliği sizlerle paylaşıyorum. Normalde bu tarz yeniliklerde çok ihtiyaç duymadıkça içerik yazma taraftarı değilim. Ancak bu sefer yayınlanan özellik gerçekten çok hoşuma gitti ve paylaşılmaya değer bir bilgi olduğunu düşünüyorum. Google Search Console Özelliği sayesinde direk web sitemizin performansını yaptığımız arama sonucunda hızlı bir şekilde görebiliyoruz. Eğer bir web siteniz varsa SEO anlamında web sitenizin Google arama motorunda organik olarak nasıl performans sergilediğini Google'ın hizmeti olan Search Console ile ilişkilendirerek görebilirsiniz. Google bu yeni özelliği ile Search Console'da ki sahip olunan tüm web sitelerine istinaden aranan kelimelerin organik sonuçlarda ki performansını direk ana sayfasında yani google.com arama sayfasında gösteriyor. Örneğin Search Console'da kişisel hesabımda faruktoprak.com tanımlı. Dolayısıyla Google'a yazacağım anahtar kelimelere istinaden listelenen sonuçlarda faruktoprak.com varsa en tepede Google direk geri bildirim özelliğini kullanarak web sitemin performansını benimle paylaşıyor. Bakınız detay aşağıda ki görsel. Google Search Console Feedback Özelliği Gördüğünüz gibi, Google arama sayfasına yazdığım anahtar kelime " faruk toprak " ve en tepede çıkan sonuç Search Console Feedback özelliği. Eğer bu web sitesi benim hesabımla ilişkilendirilmemiş olsaydı bu bilgiyi ve geri bildirimi göremeyecektim. Bunun anlamı bu özelliği kullanabilmek için Google hesabınızla giriş yapmanız ve arama sayfasını Google hesabınızla kullanmanız gerekmektedir. Google Search Console Feedback Özelliği sayesinde Google arama sonuçlarında web sitenizin konumunu nasıl iyileştirebilirsiniz gibi bir takım geri bildirimlere ulaşabilirsiniz. Bunları uyguladığınız taktirde web siteniz anahtar kelimelerde spesifik olarak üst sıralara çıkabilir. Google Search Console Feedback Özelliğinden Nasıl Yararlanabilirsiniz ? * Öncelikle sahip olduğunuz tüm web sitelerini Search Console hesabınız ile ilişkilendiriniz. Bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız daha önceden yazdığım yazımı okumak için tıklayın . * Google arama sayfasını kullanırken Google'da Search Console hesabınızın olduğu hesaptan oturum açınız. * Google.com 'da performansını görmek istediğiniz anahtar kelimesini yazarak arama yapın. * Arama sonucunda en üstte Google direk size web sitenizin yapmış olduğunuz anahtar kelime ile ilgili performansını gösterecek, metrikleri inceleyin ve web sitenizi geliştirin. Eğer direk Search Console üzerinden arama yapmayarak anahtar kelime performanslarını görmek istiyorsanız https://search.google.com/search-console/performance/search-analytics bu linke tıklayın. Yeni açılan Search Console ekranından web sitenizi seçin ve detaylara ulaşın.. Bu özellik için Google'a bir teşekkür geri bildirimi göndermek gerekirdi. Google Search Console Yeni Özelliği Feedback ' E Teşekkür Edelim Google Search Console'a nasıl yeni bir web sitesi eklenir ve Search Console'da gerekli web sitesi ayarlamaları nasıl yapılır bunu en ince detayına kadar " Yeni Bir Web Sitesinin Dijitale Girişi ve Arama Motorlarına Kaydı " bu yazımda bulabilirsiniz. ### Amazon Influencer Programı Nedir ve Katılım Koşulları Nelerdir? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/amazon-influencer-programi · Tarih: 2018-10-27 · Kategori: Pazarlama Sosyal medyada fenomen misiniz ? Yeteri kadar takipçiniz ve hayran kitleniz var mı ? Eğer bu sorulara cevabınız Evet ise, o zaman " Amazon Influencer Programı " ile tanışın. Eğer sosyal medya fenomeni iseniz, dünyanın neresinde olursanız olun para kazanabilirsiniz. Bunlardan bir tanesi de son zamanlarda yeni ortaya çıkan ve çıkışı gibi popüler olan bir affiliate programı yani Amazon Influencer Program . Amazon YouTube , Instagram , Twitter veya Facebook'ta fenomen olan herkesi bu programa davet ediyor. Amazon Influencer Programına Nasıl Kayıt Olunur ? Öncelikle Amazon Influencer web sayfasını ziyaret ediniz; tıklayın . Daha sonra açılan bağlantıdan sayfa altına doğru gittiğinizde "Get Started" alanını bulacaksınız. Get Started alanında size uygun, fenomen olduğunuz sosyal ağların herhangi biriyle kaydınızı gerçekleştirebilirsiniz. Amazon Influencer'a Kayıt Olma Get Started alanından sosyal ağınızı seçtikten sonra karşınıza Amazon hesabınızla oturum açmanızı isteyen bir ekran geliyor, Amazon'da normal müşteri hesabınızla buradan giriş yapabilir ve ilerleyebilirsiniz. Ancak Amazon'da daha önceden oluşturduğunuz hiç bir hesabınız yoksa yeni Amazon hesabı açarak başlayabilirsiniz. Bütün aşamaları tamamladıktan sonra kendinize özel (amazon.com/shop/ ADINIZYADAMARKANIZ gibi ) Amazon'dan storefront URL'i oluşturabilirsiniz. Daha sonra kendi sosyal medya hesaplarınızda ürünlerin tanıtımını yaparak kendi store URL' nize kullanıcıları yönlendirip, kullanıcıların ürünleri satın almasını sağlayabilir ve para kazanabilirsiniz. Amazon Influencer Programına Kabul Edilme Şartları Neler? Peki bu aşamada Amazon gerçekten sosyal medyada fenomen olup olmadığınızı nasıl tespit ediyor ? Amazon, Youtube ya da Twitter ile kayıt olan sosyal medya fenomenlerini otomatik olarak onaylıyor ve storefront yani mağaza sayfalarını oluşturmalarına izin veriyor. Ancak Facebook ve Instagram ile bağlantı sağlayan kullanıcıları 5 gün boyunca manuel onaya tabi tutuyor. Amazon Influencer Programına Katılma Şartları Neler? Şimdilik sadece YouTube, Twitter, Instagram ve Facebook fenomenleri katılabilir. Hesabınızı oluşturduktan sonra yetkililer sizin sosyal medya metriklerinize, içeriklerinize, takipçi sayılarınıza ve takipçilerin paylaşımlarla olan etkisine bakıyor. Şimdilik çok katı kuralları yok yeni olduğu için ama ileride özellikle paylaşımların Amazon'da ki ürünlerle olan ilişkileriyle uyuşması gerektiği gibi bir takım yeni kurallar getirilebilir. Amazon Associates'in Influencer Programından farkı ise tamamen customize yani özelleştirilmiş storefront URL diyebiliriz. Ayrıca kullanıcılar fenomenleri Amazon üzerinde ki profil sayfaları üzerinden de takip edebilecekler. Amazon dünyanın en büyük ve güvenilir e-ticaret sitesi ünvanını taşıdığı için aslında bir bakıma kolay olan her satıştan influencerlar da para kazanacaklar. Bir diğer para kazanma yöntemi de Amazon'da ürün satan mağazaların sosyal medya fenomenlerine ulaşıp kendi ürünlerinin tanıtımlarını ve satışa destek olmalarını sağlaması diyebilirim. Yani siz influencer olarak en çok parayı sanal mağaza sahiplerinden kazanacaksınız. Amazon Influencer Programına Katıldım Tanıtımımı Nasıl Yapacağım ? Anlaşılan biraz yardıma ihtiyacın var. Şimdi seninle Amazon Influencer Programına dahil olan influencerların paylaşımını paylaşacağım. Bu paylaşımlar sana örnek olabilir ve gelecek paylaşımların için ilham kaynağı olabilir. Diğer Sosyal Medya Platformlarında Fenomen Olup Amazon Influencer Programına Katılmak YouTube Fenomeni İseniz * YouTube'da ki kanalınıza hakkımda kısmına Amazon storefront URL'nizi ekleyebilirsiniz. * Video açıklamanıza URL ekleyebilir. Video da tanıtımını yaptığınız ürünün linkini direk o an video üzerinde gösterebilirsiniz. * Video sırasında URL'den sözlü olarak bahsedebilir ve kullanıcıların direk o URL'i ziyaret etmesini sağlayabilirsiniz. Youtube Fenomeni Amazon Influencer Programı Video Üzerine Eklenen Amazon Store Url Twitter Fenomeni İseniz * Twitter'da direk bio alanına storefront URL'nizi ekleyebilirsiniz. * Bir diğer yöntem de Twitter'da yapacağınız paylaşımların içine direk hem link verebilir, hem de hashtag leyebilirsiniz. Twitter Fenomeni Amazon Influencer Programı Amazon Storefront Url Yayınlama Facebook Fenomeni İseniz * Amazon storefront URL'nizi direk hakkımda kısmına ekleyebilirsiniz. * Facebook stories ile tanıtım yapabilirsiniz. Storyler daha az resmi olduğu için bu tarz içerik paylaşımları storyler de çok sevilmekte diyebilirim. * Influencer sayfanıza "Shop Now" butonunu ekleyebilir, buraya da Amazon storefront URL nizi ekleyebilirsiniz. * Facebook'ta yapacağınız tüm paylaşımlarda direk link verebilirsiniz. Facebook Fenomeni Amazon Influencer Programı Amazon Storefront Url Yayınlama Instagram Fenomeni İseniz * Instagram bio sayfanıza Amazon Storefront linkini ekleyebilirsiniz. Böylelikle kullanıcılar direk hesabınızdan ana sayfadan linke ulaşabilirler. Örneğin çok sık karşılaşılan durum, instagram'da paylaşımın altına detaylar bio da ki linkimde gibi içerikler oluşturulabilir. * Eğer 10k ve üzeri takipçiniz varsa atacağınız storylerde Swipe up özelliği ile kullanıcının direk Amazon storefront sayfanıza gitmesini sağlayabilirsiniz. * Storyleri birde sayfanıza pinleyebilir ve 24 saatte silinmesini önleyebilirsiniz. Sayfanıza gelen herkes direk pinlenen storylere erişebilir. Instagram Fenomeni Amazon Influencer Programı Amazon Storefront Url Yayınlama Eğer Amazon Influencer Programı ile ilgili aklınıza takılan sorular varsa bu linkte mutlaka bulabilirsiniz. ### Amerika'ya Yerleşen Türk Girişimciler ve Öğrenciler Ne İş Yapabilirler? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/amerikaya-yerlesen-turk-girisimciler-ve-ogrenciler-ne-is-yapabilirler · Tarih: 2018-10-24 · Kategori: Deneyimler ve Yorumlarım Amerika'ya Hoşgeldiniz Öncelikle Amerika'ya hoşgeldiniz. Her ne kadar dışarıdan hayaller ülkesi gibi görünse de ilk geldiğinizde maalesef o duyguyu yaşayamayacaksınız. Geldiğiniz de sizi bekleyen en büyük problemlerden bir tanesi para kazanmak ve iş bulmak olacak. Amerika'ya ister öğrenci olarak gelin, isterseniz green card vb. ile. Burada harcamalarınız dolar olacağı için ve malum ülkemizde Türk Lirası dolar karşısında çok değersiz olduğu için Amerika'da bir işe ihtiyacınız olduğunu ve hızlı bir şekilde işe girmeniz gerektiğini unutmayın. Özellikle New York gerçekten acımasız bir yer ve karşılacağınız zorlukları önceden tahmin edebiliyor olmanız gerek. Bu yazımda öncelikle neler yapabilirsiniz onlardan bahsedeceğim. Ancak ilerleyen yazılarımda hem öğrenci olarak gelmenin, hemde green card ile gelmenin sonucunda yapılabilecek işleri sizlerle detaylı bir şekilde paylaşacağım. Benim size kişisel önerim, ekonomik anlamda kendinizi bir süreliğine idare edecek para ile gelin. Örneğin, New York'a geliyorsanız, aylık ortalama minimum $2000 ile masraflarınızı hesaplayın, (yeme, içme, konaklama hepsi dahil). Kendinize ortalama 3 ay verin 2x3 $6000. Eğer green card ile geliyorsanız bu 3 ay boyunca mutlaka ingilizce eğitimi alın, burada sonuçta çalışıp para kazanmak istiyorsanız İngilizce bilmeniz gerekmektedir. İngilizce bilmiyorsanız bu işinizi daha da zorlaştırabilir. Yine çalışıp para kazanabilirsiniz ancak yapacağınız işler daha pis ve ağır işler olabilir. Bugün size Amerika'da ne iş yapılabilirden bir örnek vereceğim. O da e-ticaret işi. Amerika'da Nasıl Para Kazanabilirsiniz? Öğrenci ya da Green Card Farketmiyor, E-Ticaret Yapabilirsiniz Neden e-ticaret diyorum, çünkü burada herkes online alışveriş yapıyor ve onlinedan alışveriş yapmaya bayılıyor. Burası Amerika , teknolojinin kalbi ve durağı. Özellikle eyaletlerin büyük olması ve markete gitmek için bile 20-30 dakika araba kullanılması gerektiğini düşünürsek satacağınız Doritos chips bile burada size geçiminizi sağlayacak parayı kazandırtabilir. E-ticaret web sitesi kurmak için Türkiye 'de ki gibi şirket sahibi olmanız gerekmiyor. Kendinize açacağınız bir PayPal hesabı ile e-ticaret web sitesini entegre edip online satış yapabilir ve para kazanabilirsiniz. Özellikle Türkiye'den buraya ürün getirip Türk mallarını burada satmak en akıllıca iş diyebilirim. (Halı, Kilim, Havlu, Kese, Kuruyemiş vb. gibi.) Amerika'ya ilk geldiğinizde iş bulma süreci kolay olmuyor, ayrıca dil problemi yaşayabilirsiniz. Ancak onlinedan ürün satışı yaparak kendi işinizin patronu olabilir ve dilediğiniz saatler de çalışıp diğer kalan vaktinizde de dil okuluna gidip ingilizcenizi geliştirebilirsiniz. Amerika'ya Dil Okuluna Geldim, İnternetten Ürün Satabilir miyim? Elbette. Amerika'ya dil okuluna geldiyseniz banka hesabı açabilirsiniz demektir. Banka hesabı açtıktan sonra, kendinize PayPal hesabı açıp e-ticaret işine atılabilirsiniz. ### YouTube'da Video Pazarlama Stratejileri ve Video Geliştirme İpuçları URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/youtubeda-video-pazarlama-stratejileri-ve-video-gelistirme-ipuclari · Tarih: 2018-09-25 · Kategori: Google Ads Video Pazarlama Stratejileri Yerel video pazarlaması hedef kitleniz ile en iyi etkileşime geçme yöntemlerinden biridir. Doğru kurgulanmış bir video ile iletmek istediğiniz tüm mesajı kitlenize iletebilirsiniz. Bunu hem ücretli hem de ücretsiz bir şekilde yapabilirsiniz. Eğer video pazarlamasını (ücretli ya da ücretsiz) yapmıyorsanız ya da işletmenizin bir YouTube kanalı yoksa potansiyel sahip olabileceğiniz geliri ya kaybediyorsunuz ya da rakiplerinize bırakıyorsunuz. Video reklamcılığı ya da video kanalları her ne kadar göz ardı edilse de unutulmaması gereken bir konu var ki o da video olmazsa olmaz! Bana ister katılın - ister katılmayın; işletmeniz ne ile alakalı olursa olsun YouTube kanalınız ve ayrıca güzel kurgulanmış ürününüzü ya da hizmetinizi doğru anlatan videolarınız olmalı. Sizi şaşırtacak istatistiklerin bir kısmını aşağıda sizinle paylaşıyorum: * Eğer web sitenizde videonuz varsa, web sitenizi ziyaret eden kullanıcılar %88 daha fazla sitenizde zaman harcayacak. Forbes. * Videonuzu izleyenler, izlemeyenlere göre 4 kat daha fazla telefonla arama yapacak ve size ulaşacak. * E-ticaret siteleri için kullanıcıların %65'i videoyu (ürün videolarını) izledikten sonra satın almayı gerçekleştiriyor. * Twitter kullanıcılarının %82'si videoları izliyor. Wordstream . * Mağazaya giden kullanıcıların %50'si izledikleri ürün videoları ile ilgili araştırma yapıp satın alma eğiliminde bulunuyor. * İnsanların %95'i ürün videolarını izledikten sonra daha fazla bilgiye sahip oluyor. Hubspot . Yukarıda ki istatistiklerden sonra video pazarlama alanına girmemek olmaz diye düşünüyorum. Hala bir YouTube kanalınız yoksa ilk işiniz işletmeniz için bir YouTube kanalı açmak, sonrasında da video içerik oluşturmak olmalı. YouTube Kanalımızın Etkileşim Oranını Nasıl Arttırırız? Kanalınızı açıp videonuzu oluşturduktan sonra bunu kullanıcılara göstermenin iki yolu var. 1- Organik ya da Video ( SEO ). - Ücretsiz 2- YouTube reklamları . - Ücretli Organik ya da Video (SEO) Çoğu işletme videolarını YouTube kanalına yanlış bir şekilde yüklüyor. Bu da videolarının daha az kişiye ulaşmasına neden oluyor. Eğer videoları doğru bir şekilde YouTube'a yüklersek, videoların daha fazla kişi tarafından izlenmesini sağlayabiliriz. Bunun için aşağıda ki yolları izleyebilirsiniz. Anahtar Kelimesi Çalışması Yapın İlk aşama anahtar kelimesi çalışması yapmanız olacaktır. Benim en favori yöntemlerimden bir tanesi de YouTube'un sunduğu anahtar kelime öneri servisi. Youtube Anahtar Kelime Önerileri YouTube'a girdikten sonra arama alanına videonuz ile ilgili anahtar kelimeleri yazın. Daha sonra size YouTube önerilen ve popüler anahtar kelimeleri listeleyecektir, bunları not alın ve videonuzun anahtar kelime alanında kullanın. Tabi burada dikkat etmeniz gereken alan anahtar kelimelerin hepsini değil, sizinle ve videonuz ile ilgili olanları almanız gerektiğidir. Gereksiz anahtar kelimeleri kullanarak tıklanma almayıp videonuzun kalitesini düşürmeyin. YouTube arama aracının size önerdiği anahtar kelimelere istinaden size önerebileceğim iki diğer anahtar kelime araştırması da şunlardır. Birincisi Google Trend ikincisi Google Keyword Planner . Bu iki araçta doğru anahtar kelimesini bulmanıza yardımcı olacaktır. Yeni Bir YouTube Kanalınız Varsa Zorluk Seviyesi Düşük Anahtar Kelimeler İle Başlayın Eğer YouTube kanalınızı yeni açtıysanız, zorluk seviyesi yüksek anahtar kelimelerde görünme ihtimaliniz çok düşük olacağından, kendinize daha düşük zorluk seviyeye sahip anahtar kelimeler bulmalısınız. YouTube kanalınız otoriter bir yapıya sahip olduğunda anahtar kelime seçimlerinizde zorluk seviyesi yüksek olanları dikkate alabilirsiniz. Tube Buddy Chrome Extension Ile Anahtar Kelimelerin Zorluk Seviyesinin Ölçümü Yukarıda ki ekran görüntüsünden görebileceğiniz gibi anahtar kelimelerin zorluk seviyesini " Tube Buddy Chrome Extension " ücretsiz Chrome uzantısı ile görüntüleyebiliriz. Başlık / Açıklama / Etiketler Videonuzu ekledikten sonra en çok dikkat etmeniz gereken yerlerden bir tanesi de videonuzun başlığı, açıklaması ve etiketleridir. Kullandığınız ana anahtar kelimesinin videonuzun başlığında, açıklamasında ve etiketlerinde olduğundan emin olun. Bir de en önemli konu, eğer işletmeniz belli bir lokasyonda ise videonuzun başlığına, açıklamasına ve etiketler alanına lokasyonu eklemeniz olacaktır. Örneğin işletmeniz Beşiktaş'ta bir estetik cerrahi ise başlığınız: " Beşiktaş'ta ki En İyi Burun Estetiği Cerrahi Operasyonu " şeklinde olmalıdır. Burada lokasyon "Beşiktaş" anahtar kelimeler ise "burun estetiği" ve "cerrahi operasyon" dur. Çoğu kişi bu yerelleştirmeyi yapmıyor dolayısıyla kullanıcılar o lokasyonda arama yaptıklarında işletmelerin videoları görünmüyor. Başlığı, açıklamayı ve etiketleri anahtar kelimeniz ile ilişkilendirip yazarsanız kullanıcıların size daha hızlı ve kolay bir şekilde ulaşmasını sağlarsınız. Videolarınıza Farklı Dillerde Alt Yazı Ekleyin Oluşturduğunuz videolara mutlaka alt yazı ekleyin. Bu sayede daha fazla kitleye ulaşabilir ve potansiyel müşterilerinizin sayısını arttırabilirsiniz. Kendi dilinde otomatik altyazı için YouTube'ın servisini kullanabilirsiniz. Ücretli diğer servisler için Temi ya da Rev 'i kullanabilirsiniz. Youtube Video Reklamcılığı Videonuzun ücretsiz bir şekilde kullanıcılar ile nasıl etkileşime geçeceğini size anlattım. Şimdi ise zaman kaybetmeden hazırladığınız videoları kullanıcılara ulaştırmanın ücretli versiyonunu anlatacağım. Düzgün kurgulanmış ve direk … ### Yeni Bir Web Sitesinin Dijitale Girişi ve Arama Motorlarına Kaydı URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/yeni-bir-web-sitesinin-dijitale-girisi-ve-arama-motorlarina-kaydi · Tarih: 2018-09-06 · Kategori: SEO İlk domaininizi aldınız ve yeni bir web sitesi oluşturdunuz. Fakat web siteniz Google'da ve diğer arama motorlarında görünmüyor. Peki bu dijitale girişinizi en başarılı şekilde nasıl yapabilirsiniz? Öncelikle dijital dünyaya hoşgeldiniz. Kendinizi, işinizi ya da blog sayfanızı dijitale taşımış bulunmaktasınız.. Peki arama motorları sizi kaydetmezse onca emek boşuna gitmiş olmaz mı ? Gelin aşama aşama yen bir web sitesinin dijitale giriş öyküsünü inceleyelim. Yeni Bir Web Sitesinin Dijitale Girişi Öncelikle aşamalar arasında yer almasa da zaten yapmanız gereken ilk önemli şey SSL kurulumudur. Domaininize SSL kurulumu yapıp web sitenizin güvenli bağlantı kategorisinde yer almasını sağlamaktır. Aşama 1. Web Sitenizi Oluştururken Teknik SEO'ya Dikkat Edin Teknik SEO'dan kastım basit düzeyde : Title (yani site başlığı, sayfa başlığı), description (sayfa açıklamaları), keywords (anahtar kelimeler), tags (etiketler), URL yolları (oluşturduğunuz URL'ler sayfa ile ilgili olmalıdır örneğin domain.com/hakkimizda gibi). Eğer WordPress altyapısı ile web sitenizi oluşturduysanız ilk yüklemeniz gereken eklenti SEO eklentisi olmalıdır. Burada bir çok örnek olmakla beraber size önereceğim eklenti Yoast SEO eklentisi olacaktır. Yoast SEO eklentisinin Türkçe dil paket seçeneği ve desteği bulunmaktadır. Ücretsiz sürümünü kullanabilirsiniz. Ancak bu işi daha da profesyonel yapmak istiyorum diyorsanız Yoast SEO Pro'yu kullanmanızı öneririm 1 domain için şuan ki fiyatı $89'dır. Bir kere aldığınızda sınırsız kullanabilirsiniz o domain için ancak güncellemeleri sadece 1 yıl alabilirsiniz. Yoast SEO eklentisinin ücretsiz versiyonunu kurduktan sonra sayfa başlığı, açıklama ya da anahtar kelime vb. gibi tüm eksikleri giderebilirsiniz. Burada uzunluk ölçütüne dikkat etmeniz ne çok kısa ne çok uzun yazılar yazmamanız gerekmektedir. Buraları doldururken eklenti size kontrol imkanı vermektedir. Aşama 2. Google Search Console'a Web Sitenizi Ekleyin En önemli aşamalardan biridir. Google her ne kadar otomatik taramalar yapsa da sizin manuel olarak web sitenizi Google Webmaster Tool ya da diğer adı Google Search Console'a eklemeniz gerekmektedir. Ücretsiz bir şekilde domaininizi buraya ekleyebilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken Google Search Console sayfasını ziyaret edip panelden sağ üstte yer alan "Özellik Ekle" butonu ile domaininizi eklemektir. Google Search Console Domain Ekleme Burada dikkat etmeniz gereken olay, domaininizin her türlü uzantısını eklemelisiniz. Örneğin; https://www.faruktoprak.com + https://faruktoprak.com gibi. Örnek Domain Uzantıları Aşama 3. Google Search Console Sitemap .xml Ekleme Web sitenizi Search Console'a eklediniz. Sıra geldi search console'a sitemap yani site haritası gönderme işlemine. Search Console'a giriş yaptıktan sonra sol menüden Tarama / Site Haritaları butonuna tıklayın. Yeni panelde bu direk Dizin altında Site Haritaları olarak yer almaktadır. Açılan sayfadan Yoast SEO eklentisini kurduğunuz için otomatik olarak site haritanız domain.com/sitemap.xml olarak oluşturulacaktır. Dolayısıyla açılan sayfaya sitemap.xml yazmanız yeterli olacaktır. Google Sitemap .Xml Ekleme Aşama 4. Bing Webmaster Kaydının Yapılması, Sitemap .xml ve URL'lerin Eklenmesi Web sitenizi Bing arama motoruna ve webmaster paneline kayıt etmeniz ve doğrulama yapmanız gereken ilk işlerden biridir. Bing Webmaster paneline giriş yaptıktan sonra, en üstte yer alan Sitelerim / Site Ekle alanından web sitenizi ekleyebilirsiniz. Bing Webmaster Site Ekleme Web sitenizi buraya başarıyla ekledikten sonra aynı şekilde site haritamızı da buraya yüklüyoruz. Sol menüde yer alan Sitemi Yapılandır altında Site Haritalarına tıklayarak açılan sayfadan web site haritamızı domain.com/sitemap.xml buraya ekliyoruz. Bir diğer önemli yapılacak iş ise, bu panele web sitemizin URL lerini manuel olarak gönderiyoruz. Yine Sitemi Yapılandır altından URL'leri Gönder butonuna tıklayıp URL'leri ekleyip gönderiyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken şey buraya ayda 50 URL günde ise sadece 10 URL gönderebiliriz. Aşama 5. Google Tag Manager Kurulumu Kulağa çok zor gibi gelse de Google Tag Manager kurulumu aslında çok basittir. Öncelikle Google hesabınızla Tag Manager'a giriş yapıp panele erişin buraya domaininizi ekledikten sonra size verilen kodu temanızın header kısmına ekleyin. Bundan sonra web sitemize yapacağımız tüm kurulumları Analytics , Metrica vb. gibi hepsini Tag Manager üzerinden yapılandırabiliriz. Aşama 6. Google Analytics ve Yandex Metrica Kurulumu Yeni web sitenizin istatistiklerine erişebilmek için Google Analytics ve Yandex Metrica kurulumlarını yapmanız gerekmektedir. Google Tag Manager'ı kurduğumuz için Analytics ve Metrica kodunu direk buraya ekleyeceğiz. Analytics ve Metrica'da hesap açın ve daha sonra bu hesabınıza web sitenizi ekleyin. Sistemin size verdiği kodu eklemek için Google Tag Manager paneline girin, sol tarafta menülerde yer alan Etiketler bağlatısına tıklayın. Açılan Etiketler sayfasından Yeni butonuna daha sonra Etiket Yapılandırmasından Özel HTML etiketi ile ya da Analytics etiketi ile kodunuuz ekleyebilirsiniz. Metrica için Özel HTML i kullanabilirsiniz. İki ayrı etiketi de tüm sayfalarda çalıştırdıktan sonra etiketinizi göndermeyi ve çalıştırmayı unutmayın. Çoğu kişi ilk seferinde etiketleri ekliyor ama göndermeyi … ### Sesli Komutlar İle Yönetimi Ele Geçirme İsteğimiz Geleceği Değiştirecek URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/sesli-komutlar-ile-yonetimi-ele-gecirme-istegimiz-gelecegi-degistirecek · Tarih: 2018-08-14 · Kategori: Genel Sesli Komutların Gelişimi ve Neler Yapabileceklerimiz Sesli komutlar ile web sitelerini yönetebileceğiz. Web sitesi üzerinde istediğimiz konuyu araştırabileceğiz. Telefonlarımızın / cihazlarımızın Siri, Cortana, Alexa gibi yapay zeka sistemleri ile web sitelerinde rahatça gezinebilecek ve aradığımız net sonuçlara ulaşabileceğiz. Şimdilik oluşturulan web sitelerinde öncelik görsel (tasarım) ve içerik (text-yazıya) verilse de çok yakın gelecekte bu önem dereceleri sesli konuşmalara ve yapay zeka sistemlere yerini bırakacak. Nasıl ki beyin gücü ile çalıştırılan araba ve sistemleri üzerinde çalışılıyorsa bu sistemin verileri yönetme üzerinde de aktifliği söz konusu olacak. Dolayısıyla somut yani elle tutulan cep telefonları olmayacak basit görsel ve sesli komutlar ile başka bir gelecek bizi bekliyor olacak. Şuanda 50'li 60'lı yaşlarda ki insalara iPhone verdiğinizde kullanımı onlar için zor oluyor, aynı şekilde şuan ki Y kuşağı 50-60 yaşlarına geldiğinde giyilebilir teknolojilere alışması biraz zaman alacak gibi. Ancak bizden sonra ki nesil, ilginç bir teknoloji ile büyüyecek.. O da sesli komut . Sesli komut her şeyin başı olacak. Arabamızı çalıştırmak, sürmek, ev de ki klimayı ya da ışığı açmak vb. aklınıza gelebilecek her türlü ihtiyacı sesli komutlar ile giderebileceğiz. Sanki insanlar biraz tembelleşecek ve şişmanlayacak gibi. Google Voice Search Queries grafiğini gördükten sonra böyle bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü grafiğe baktığınızda sizde aslında ne demek istediğimi anlayacaksınız. Google Voice Search&Nbsp;Queries Grafiği Grafikten de görüleceği ve anlaşılacağı üzere 2013 yılından sonra sesli komutların ya da aramaların kullanımında ciddi bir artış gözlemlenmekte. Her ne kadar bu aramalar şimdilik basit olsa da yani Navigate Home, Call Mom, Call Dad ya da where is the nearest xxxxx yani en yakın xxxxx nerede gibi aramalar yapılsa da (near me ağırlıklı) bu, zamanla yerini gündelik hayata ve ihtiyacımız olan her şeyi aramaya bırakacaktır. Bu grafikten sonra web sitelerinde şuan da en çok kullandığımız SEO kelimesi yani Search Engine Optimization (Arama motoru optimizasyonu) yerini VSO ' ya yani Voice Search Optimisation 'a (Sesli Arama Optimizasyonuna) bırakacak. Nasıl ki günümüzde SEO uzmanları var, yakın bir tarihte VSO uzmanları da piyasa ihtiyacı olacak diyebilirim. Kendinizi sesli aramalarda ve analitik raporlamada geliştirirseniz piyasada ki açıktan dolayı çok para kazanabilirsiniz. Hangi Durumlarda İnsanlar Sesli Komuta İhtiyaç Duyuyor? Aşağıda ki grafikten de görebileceğiniz gibi en çok insanlar araç kullanırken sesli komutu (aramayı) kullanıyorlar. Sonrasında sırasıyla elleri doluyken, kirliyken ya da hızlı olmaya ihtiyaçları varken vb. durumlarda insanlar sesli komutu (aramayı) kullanıyor. Bu durumda kendimize şunu sormalıyız.. İşletmem için aşağıda ki durumlarda sesli arama yapılabilir mi ? ya da bu durum bana uygun mu? Bu durumlar: yemek yaparken, taşıma yaparken, bebek bakarken, telefona ulaşılamazken vb. gibi durumlar olabilir. Driving yani sürüşte de özellikle restaurantlar ve benzin istasyonları ya da süper marketler yararlanabilir. Hangi Durumlarda En Çok Sesli Komut Kullanılıyor VSO yani Voice Search Optimisation nasıl yapılır diyorsanız ya da kendinizi bu alanda geliştirmek istiyorsanız benden ücretli birebir eğitim alabilirsiniz. Web siteniz, mobil uygulamanız ya da sesli billboard teknolojileriniz vb. için VSO yani Voice Search Optimisation hizmeti almak istiyorsanız benimle iletişime geçebilirsiniz . ### Güvenilir ve CF/TF Değeri Olumlu Olan Web Siteleri İle Backlink Takası Yapabilirim URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/guvenilir-ve-cf-tf-degeri-olumlu-olan-web-siteleri-ile-backlink-takasi-yapabilirim · Tarih: 2018-08-10 · Kategori: SEO Backlink Takası Kaliteli ve otoriter web siteleri ile backlink takası yapabilirim. Eğer bir web siteniz var ve CF / TF oranları makul seviyede güvenilir ise backlink takası yapabiliriz. Web sitelerimizi desteklemek ve organikte daha üst sıralara çıkmak için beraber çalışabiliriz. Bu sayede sizin web sitenizin ve benim web sitemin değeri ve sıralaması artabilir. Birbirimizi destekleyerek kalıcı backlinkler ile kısa sürede büyük performans sergileyebiliriz. Sayfanın en altında backlink şartlarımı belirttim, ancak özetle söyleyecek olursam: Domain yaşı, CF / TF oranı, domain otoritesi makul seviyede olması koşulu ve pornografik vb. içeriğe sahip olmaması durumunda beraber çalışabiliriz. Backlink Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz ? Kesinlikle backlink almadan önce domainin CF ve TF değerlerine bakılmalı. Bu değerler olumlu ise, Alexa ya da ahrefs derece sıralamasına bakılmalı. Aynı zamanda domain yaşı, page rank değeri ve web sitesinde kalma süresi önemli metrikler olup bunların hepsini değerlendirmek gerekir. Gereksiz ya da zararlı backlinkler web sitenize zarar verebilir. Dolayısıyla bilmediğiniz ya da zararlı web sitelerinden backlink almayınız. Backlink durumunuzu kontrol ettiğinizde bu tarz web sitelerden web sitenize link çıkılmışsa yani backlink verilmişse bunu Google'a bildirebilirsiniz. CF yani Citation Flow ve TF yani Trust Flow Nedir ? CF Nedir ? Citation Flow yani kaynak akışı bir diğer adı ile alıntı akışı anlamına gelmektedir ve TF yani Trust Flow ile değerlendirildiğinde anlamlı sonuçlar ortaya çıkmaktadır. TF yani Trust Flow ise güven akışı anlamına geliyor yani backlink aldığınız sitelerin güvenilirliğini alt yapısının sağlamlığını gösteriyor. Yani size backlink veren web sitesi spam kasmıyor ise ve organik trafiği yüksek ve ziyaretçilerin web sitelerinde kalma süreleri fazla ise ve benzeri diğer metrikler de olumlu ise TF yani Trust Flow yüksek oluyor. Citation Flow (alıntı akışı) ve Trust Flow (güven akışı) tamamen Majestic tarafından oluşturulmuştur. Sizde Majestic web sitesinden ücretsiz olarak bir web sitesinin TF ve CF değerlerini bulabilirsiniz. Web Sitenize Link Çıkan Domainleri Ücretsiz Olarak Bulma Google'ın ücretsiz search console hizmeti ile web sitenize link çıkan backlink sağlayan domainleri görebilir ve raporu indirebilirsiniz. Ancak bu ücretsiz hizmet olduğu için burada sadece en fazla link çıkan son 20 linki görebilirsiniz; ayrıca çok hızlı değişmeyen statik bir yapıya sahiptir. Ücretli araçlar ile web sitenize link çıkan, backlink veren domainleri listeleyebilir ve zararlı olanları tespit edebilirsiniz. Semrush kullanıyorsanız semrush size otomatik olarak spam linklerini bildiriyor ve hatta sizin yerinize Google'a bu domainleri reddetme talebi gönderiyor. Bunun için search console hesabınızı Semrush hesabınız ile ilişkilendirmeniz gerekiyor. Zararlı Web Sitelerinden, Spam Sitelerinden Gelen Backlinkleri Google'a Bildirme ya da Engelleme Bu gibi durumlar genellikle Hack SEO'da, organik sıralamada sizi düşürmek isteyen kişiler tarafından yapılmaktadır. Bunu farkettiğiniz anda bir an önce bu linkleri reddetmeniz sizin yararınıza olacaktır. Çünkü organik sıralamalarda çok hızlı bir şekilde ciddi düşüşler yaşayabilirsiniz. Google Disavow Backlinks ile linkleri reddetmek için: 1- Öncelikle Google Search Console hesabınız olmalı ve web siteniz burada tanımlı durumda olmalıdır. 2- Bağlantıları reddetmek istediğiniz linklerin hepsini not defterinde .txt formatında hazırlayın. 3- Yanda ki linke tıklayın. https://www.google.com/webmasters/tools/disavow-links-main. 4- Karşınıza Bağlantıları reddetme ekranı gelecektir buradan domaini seçip ilerleyin. Google Disavow 5- Bağlantıları Reddetme butonuna tıkladıktan sonra karşınıza gelecek olan ekranda ileri tuşuna basıp, dosyayı yükleyin ve gönderin. İşlem bu kadar. Google'da Spam Linkleri Reddetme Ve Google'a Bildirme Eğer bir web adresinin gerçekten zararlı olduğunu düşünüyorsanız direk bu linkten o adresi Google'a şikayet edebilirsiniz. Google olumlu görürse o web adresini tüm arama motorlarından kaldırır aynı zamanda o web adresinin hiç bir şekilde Google reklamlarında yer almasına izin vermez. Backlink Takas Şartları Gelelim backlink takas şartlarına. Öncelikle böyle bir işbirliğinden memnuniyet duyacağımı bildirmek isterim. CF, TF değeri düşük ya da kalitesiz web sitelerinden backlink takası yapma taraftarı değilim nedeni ise web adresimin durumunu kötü etkileyebilir oluşu. Aşağıda 3 şartı sizlerle paylaştım. Dilediğiniz zaman benimle iletişim sayfamda ki form aracılığı ile ya da " frktprk@yahoo.com " mail adresim ile iletişime geçebilirsiniz. * Web siteniz Google tarafından ban yememiş olmalıdır. * Domain minimum 2 yaşında olmalıdır. * Kumar/bahis siteleri, erotik ve pornografik içeriklere sahip web siteleri geçersizdir. NOT: B ve C class ip'lerine sahip domainler ve ayrıca içerikleri dijital pazarlama üzerine olan domainler öncelik sebebidir. ### Dinamik Google Ads Raporlarının Oluşturulması URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/dinamik-google-ads-raporlarinin-olusturulmasi · Tarih: 2018-08-07 · Kategori: Google Ads Geçenlerde çalışan arkadaşımızdan Google Ads performans raporunu istedim ve bana excelde bir rapor gönderdi. Tamam iyi hoş güzel, akıllı tablolar vs. fakat neden bu işi ameleliğe döküyoruz ki? Neden dinamik bir rapor hazırlamak varken bunu excel ile offline (online excel hariç) ve her seferinde yapılandırılacak bir rapor haline getiriyoruz? Google Data Studio Nedir? Google Data Studio 'yu duydunuz mu? Duymadıysanız hemen açıklayayım Data Studio bize dinamik raporlar hazırlamamızı sağlayan online raporlama sistemidir ve https://datastudio.google.com web adresinden buraya ulaşabilirsiniz. Giriş yaptığınızda karşınıza dashboard ekranı gelecektir ve bu ekrandan sağ alt tarafta ki + (plus) butonuna basıp yeni raporunuzu ekleyin. Yeni raporunuzu eklerken de Google Ads ( AdWords ) hesabınızı bu rapor ile ilişkilendirin ki veriler sürekli güncellenebilsin. Örneğin, eğer dijital pazarlama uzmanı olarak çalışıyorsanız eminim ki yöneticiniz sizden Ads performans raporlarını isteyecektir. Bu raporları data studio da bir kez hazırlayıp kendisine gönderirseniz bu işten tamamen kurtulmuş olursunuz. Çünkü data studio dinamiktir ve sürekli veriler güncellenebilir. Yöneticinizin e-posta adresine sadece rapora erişim yetkisi vererek olayı tamamlamış olursunuz. Google Ads Performans Raporunda Basit Bir Şekilde Neler Olmalıdır? Detaylı bir rapor içeriği şirket hedeflerine ve kampanya türlerine göre değişmektedir. Ancak olmazsa olmaz bir takım metrikler ve ölçümler vardır. Bunları aşağıda size sıraladım. Raporunuzu hazırlarken bunları göz önünde tutarak oluşturun. Bir de bazı kısaltmaları ingilizce olarak yazıyorum ki siz de kendinizi buna alıştırın. Yarın bir toplantıda ya da sohbet sırasında CPA, CPM, CPC gibi terimleri duyduğunuzda zorluk çekmeyin. Çünkü genelde ingilizce kısaltmalar tercih edilir ve kullanılır. Genel Hesap Performansı / Account Performance Overview Raporunuzun ilk sayfasında hesap ne durumda bunu kampanya özetleri ve grafikleri ile gösterebilirsiniz. Grafik olarak da: a- Impressions (Gösterimler), Clicks & CTR (Tıklamalar & Tıklama Oranı) b- Conversions (Dönüşümler), CPA (Hedef EBM), Conv Rate ( Dönüşüm Oranı) c- Cost (Maliyet), CPC (Tıklama Başına Maliyet), CPM (Bin Gösterim Başına Maliyet) bu 3'lü grafiği gösteriniz. Sağ üst tarafa da seçilebilir tarih koyarsanız harika olur. Bakınız örnek rapor görüntüsünü aşağıda sizinle paylaştım. Genel Hesap Performansı / Account Performance Overview Kampanya Türü ve Cihaz Performansı / Network and Device İkinci sayfada kampanya türü ve cihaz performanslarını özet olarak yani Cost (Maliyet), Clicks (Tıklamalar), Conversions (Dönüşümler) bazında gösterebilirsiniz. Buda rapora bakanın hangi kampanya türünde ve cihazlarda nasıl bir performans sergilendiği hakkında bilgi sahibi olmasını sağlar. Örneğin; aşağıda ki tabloya bakarak hızlı bir şekilde şunu görebilirim: Tıklamaların %88.1'i mobil cihazlardan yapılmış ancak dönüşümlerin %82'si mobil cihazlardan gelmiş desktop ise tam tersi durumda olumlu bir performans sergilemiş. Tabi olayı daha da detaylandırabilir ve cihaz kırılımları raporları ile durumu netleştirebilirsiniz. Cost (Maliyet) ve Conversion (Dönüşüm) pastasına bakıp harcamaların ne kadar doğru yapıldığı ya da tutarlılığı hakkında hızlı bir şekilde bilgi sahibi olabilirim. Kampanya Türü Ve Cihaz Performansı /&Nbsp;Network And Device Dönüşüme Göre Yer, Gün, Saat Performansı / GEO and Time Bir diğer önemli raporda dönüşümlerin hangi günlerde ve saatlerde fazla ya da az olduğunu gösteren dinamik bir tablo. Aşağıda ki tabloya baktığımda dönüşümlerin en fazla Pazartesi günü olduğunu ve aynı zamanda maliyet / dönüşümün de en az Pazartesi günü olduğunu görüyorum. Bu da bana performansı en kötü olan günün bütçesini Pazartesi'ye kaydırabilirim açıklamasını yapmamı sağlayabilir. Ya da saat olarak en iyi performans saat 16'da görünüyor. Saat 16-16.59 arasına özel " Hızlandırılmış Kampanyalar " yayınlama stratejisi kullanabilirim dedirtiyor. Dönüşüme Göre Yer, Gün, Saat Performansı / Geo And Time Arama Ağı Anahtar Kelimelerin Performansı / Search Keyword Performance Hangi kampanya türü sizin için önemli ise 4 ve 5 numarayı kendinize göre değiştirebilirsiniz. Bizim için search yani arama ağı kampanyaları çok önemli ve hesabın can damarı olduğu için 4 ve 5 numara da Arama Ağı performansından bahsediyoruz. Bu rapora baktığımda ilk göreceğim şey kampanya bazında anahtar kelimeler ve anahtar kelime eşlemeleri. Anahtar kelime eşlemelerinin performanslarına bakarak yeni ekleyeceğim anahtar kelimelerde kullanılacak eşleme türünü bu şekilde hazırlayabilirim. Broad yani geniş eşleme dedikleri bizim anahtar kelimelerimizi + koyup yazdıklarımızdır ( +siyah +kalem gibi). Yani direk sadece anahtar kelimeyi siyah kalem yazıp geçmiyoruz sizde öyle yapmayın asla. Arama Ağı Anahtar Kelimelerin Performansı / Search Keyword Performance Açık Arttırma Bilgileri (Rakiplerin Durumu) / Auction Insights Dediğim gibi search yani arama ağı benim için önemli dolayısıyla 5 numaraya rakipleri gözlemlemek ve gösterimlerde kaçıncı sırada olduğumu ve performansımın ne olduğunu bilmek isterim. Zaten ilk 10 rakip her şeyi açıklamakta. Buradan onların yüzdelik dilimleriyle yola çıkıp basit bir matematik ile … ### Google Ads'de Maliyetleri Düşürüp Gelirleri Arttırmanın En İyi 5 Yolu URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-ads-adwords-maliyetleri-dusurup-gelirleri-arttirmanin-en-iyi-5-yolu · Tarih: 2018-07-26 · Kategori: Google Ads Google Ads'de Maliyetleri Düşürüp Performansı Artırmanın En İyi 5 Yolu Yeni adı Google Ads eski adı Google AdWords ile maliyetleri düşürüp gelirlerinizi arttırmanın en etkili 5 yolunu sizlerle paylaşıyorum. Bu 5 yolu izleyerek gelirlerinizi arttırabilir, maliyetlerinizi düşürebilirsiniz. Reklam hesabınızın Ads (AdWords) uzmanı tarafından yönetilmediği taktirde Google Ads kumarhanede ki makineler gibi tüm paranızı ve bütçenizi saniyeler içinde eritebilir. Bu da her zaman kasa kazanır lafının doğruluğunu gösteriyor. Hal böyle olunca sizlere bundan kaçınmak için 5 etkili yöntemden bahsetmeyi istedim. Bu 5 yolu izleyerek paranızın ve bütçenizin yok olmasını önleyebilir, reklam maliyetlerinizi düşürebilir ve gelirlerinizi arttırabilirsiniz. Peki nedir bu 5 yol? En Alakalı ve En İyi Anahtar Kelimeleri Bulun, Ayrıca Kullanıcıların Web Sitesinde ki Yolculuğunu Kişiselleştirin Eminim ki bütün popüler anahtar kelimelerde reklam çıkmak istiyorsunuz ve kendinizi ilk sırada göstermek istiyorsunuz. Bunun için aklınıza ilk gelen anahtar kelimelere asla reklam çıkmayın! Anahtar kelime planlayıcı ya da özel araçları ile (Semrush'ı göstereceğim) bir takım metriklere bakmanız gerekecektir. Bu metrikler , arama hacmi en yoğun (fazla) ve daha az rekabet gören anahtar kelime metrikleri olabilir. Tabi herkes kendini dijital pazarlamada geliştirdiği için böyle bir anahtar kelime bulmak zorlaşıyor (sektörden sektöre değişir). Ancak doğru strateji ile aynı anahtar kelime için rakiplerinizden daha az ödeme yapabilirsiniz. 1. Strateji: Rakiplerinizin anahtar kelimelerini inceleyin. Hangi anahtar kelimelere reklam çıktıklarını ve hangilerinin onlar için en iyisi olduğunu tespit edin. 2. Strateji: Reklam metninizi merak uyandırıcı şekilde girerek, kişiselleştirilmiş reklamlar oluşturun. Bazı anahtar kelimelerde TBM ( CPC ) fazla olmasına rağmen şirketler bu anahtar kelimelere reklam çıkmakta ve kullanmaktadır. Bunu yaparken de ROI stratejisini yani Return on Investment matematiksel hesaplamalarını da yapmaktadırlar. Örneğin: Dönüşüm başına (conversion) 500-TL kazanıyorsanız, TBM (CPC) 25-TL ödeyerek %40 dönüşüm oranı; bir diğeri de 13-TL ödeyerek %15 dönüşüm oranı olduğunu varsayalım. ve bu reklamınız için 1000-TL harcadığınızı düşünürsek sizce hangisi mantıklı ? TBM başına 25-TL ödemek mi yoksa TBM başına 13-TL ödemek mi ? Gelin hesaplayalım... 25-TL tıklama için : Toplamda 40 tıklama alacaksınız. (1000/25=40) bu TBM için %40 dönüşüm oranı demiştik bu da 16 dönüşüm demektir. (40*0.40=16) bu reklamdan brüt karımız (gross profit) 8000-TL olacaktır. (16*500=8000) 13-TL tıklama için : Toplamda 76 tıklama alacaksınız. (1000/13=76) bu TBM için %15 dönüşüm oranı demiştik bu da 11 dönüşüm demektir. (76*0.15=11) bu reklamdan brüt karımız ise 5.500-TL olacaktır. (11*500=5500) Bu conversion rate yani dönüşüm oranları reklam gruplarının yanında gösterilir. Bu oranları baz alarak reklam grubunuz için ROI hesaplayabilir ve optimizasyon yaparken bunu dikkate alabilirsiniz. Bu iki örneği vermemde ki amaç bazen TBM yani CPC çok pahalı görünebilir ancak dönüşüm oranı potansiyel olarak daha fazla olacağı için size daha çok kazanç sağlayabilir. Dolayısıyla CPC çok yüksek diye reklam çıkmamazlık yapmayın. Sadece ROI hesaplamanızı doğru yaparak güzel bir strateji ile başarı elde edebilirsiniz. Rakiplerinizin anahtar kelimelerini bulmak için: Amerika'da yönettiğim Ads hesabı için semrush'ı kullanmaktayım. Dolayısıyla size semrush üzerinden göstereceğim. Aşağıda ki görselde de görebileceğiniz gibi Semrush domain raporları bölümüne girip domaininizi yazın. Ardından karşınıza aşağıda ki ekran gelecektir burada "Top Paid Keywords" alanından view full reporta tıklayın. Semrush's Domain Overview Report Yeni açılan raporlar sayfasında bir takım filtrelemeler yaparak doğru sonuca ulaşabiliriz. A sütununa zorluk derecesi 0.90 ve üzerini dahil edin. B sütununa arama hacmi 500 ve üzeri olanı dahil edin. C sütununa rakiplere gelen trafiğin 1 ve üzeri olanını dahil edin. Semrush Filter Report For Top Paid Keywords Bu filtrelemeyi yaptıktan sonra sizin için en iyi anahtar kelimelere ulaşabilirsiniz. Burada dikkat etmemiz gereken nokta hangi aracı kullanırsak kullanalım ( ahrefs vb. gibi) bakmamız gereken alan Top Paid Keywords alanı olacaktır. Organikten gelen anahtar kelimeleri dikkate almayalım. En pahalı anahtar kelimeleri bulduktan sonra daha az CPC için onlara geo-modified reklam grupları oluşturalım. Örneğin, Beşiktaş'da özel estetik hastanesi için (beşiktaş burun estetiği, şişli burun estetiği, mecidiyeköy burun estetiği, fulya burun estetiği gibi..) Maliyetleri Düşürmenin En Hızlı Yolu Negatif Anahtar Kelimeleri Bulmak ve Gereksiz Tıklamalardan Kaçınmaktır Bir diğer en önemli konuda Negatif Anahtar Kelimelerdir . Maalesef anahtar kelimeler o kadar hassas ki çok alakasız bir kelimenin yanına gelmesi ile reklamınıza tıklama sağlanabilir. Örneğin, burun estetiği yapan hastane "sex ya da seks" anahtar kelimesini negatife eklemez ise "burun seks, estetik seks, estetikli bayan seks" vb. tüm türevlerde reklamları gösterilecektir. Size sunabileceğim harika ücretsiz bir tool var. Negatif Anahtar Kelime stratejinizi oluştururken mutlaka ve mutlaka bu toolu kullanmanızı öneririm. KeywordShitter tüm dillerde … ### New York Deneyimim ve New York'ta Dil Okulu Eğitimi Hakkında URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/new-york-deneyimim-ve-new-yorkta-dil-okulu-egitimi-hakkinda · Tarih: 2018-07-18 · Kategori: Deneyimler ve Yorumlarım Sevgili arkadaşlar sizlerden aldığım bir çok mailden bir tanesi de genellikle Amerika'da ki eğitimim hakkında oluyor. Dolayısıyla bu konu üzerine bir içerik yazmak istedim. Buyrun keyifli okumalar.. Öncelikle New York'a gidiş amacım tamamen İngilizcemi geliştirmekti. Ancak durum böyle ilerlemedi.. Günden güne oraya daha çok alışmaya ve daha çok sevmeye, üstelik daha çok para kazanmaya başladığım bir yer oldu New York . Yazıma başlamadan önce kesinlikle hepinize tavsiye ederim.. Gidin kendinizi ve ufkunuzu geliştirin. Hikayenin Başlangıcı.. New York'a gitmeden önce Eczacıbaşında Satış-Finans departmanında çalışmaktaydım. Özel sektörün ve iş hayatının zorluğu ve sıkıcılığı bir yana aldığım paranın bile beni tatmin etmediği bir dönemde böyle bir radikal karar aldım. Bir yandan yüksek lisans bir yandan iş ve bir yandan da İngilizce dil eğitimini tamamlamaya çalışıyordum. Hafta içi iş ve okul derken hafta sonu da Amerikan Kültür'de ingilizce derslerine gidiyordum. Türkiye 'de ingilizce grammar alt yapısını tamamladıktan sonra (yaklaşık 1 yıl gibi bir zaman) sonrasında New York'a gittim. Bu radikal kararı aldığımda aslında herkes şoktaydı.. Ama benim için en doğru zaman 25'lerin başlarında bu kararı alıp gittim. New York City - Times Square (2015) New York'ta Dil Okulunu Nasıl Buldum? Öncelikle 2015 yılının Eylül ayında Kadıköy'de bulunan yurtdışı dil okulu danışmanlık ofisine gittim. Okul olarakta bütçemi göz önüne getirip ucuz okul olan ASA College gittim. ASA College'dan daha ucuz okullarda var; ancak okul ne kadar ucuz ise vizeyi alma şansınız o kadar zorlaşıyor diyebilirim. Yurtdışı Dil Okulu Danışmanlık Firması Bana Nasıl Yardımcı Oldu, Bu Tüm Süreci Kendim de Yapabilir miydim? Tabiki de evet. Eğer zaman problemi yaşamıyorsanız bu tüm süreci kendiniz yönetebilir ve yapabilirsiniz. Bunun için hiç bir eğitim danışmanlığına ihtiyacınız yok. Ancak zamandan yana probleminiz var ise ve herşeyi eksiksiz yapmak istiyorum diyorsanız bence bu işleri danışmanla halletmeniz daha kolay olacaktır. Danışmana ihtiyacı olmayanlar daha önce başka ülkelerde başka dil okullarına giden ve şimdi de Amerika'da dil okulu eğitimi almak isteyenler olabilir. F-1 Öğrenci Vizesi Aşamaları ve Ücretleri Nelerdir? Okulunuzu bulun ve irtibata geçin, kararlaştırın. I-901 SEVISI ödeyin I-20'nizde SEVIS ID yazmalıdır dolayısıyla bunu okulun hazırlayacağı I-20'den önce yapmanız gerekmektedir. $200 Tıklayın Okul'dan kabul ve kayıt belgenizi alın $50 Express Kargo (I-20) DS-160 formunu doldurun. Tıklayın Vize için randevu alınız. $160 Tıklayın Yukarıda ki ücretlerin yanına bir de okul parasını eklerseniz size olan maliyetini bulmuş olacaksınız. ASA College 6 aylık için (IEP Programı) $3000 gibi bir para ödemiştim. Yani bana toplamda maliyeti: $3000 okul + $410 işlem + $100 Truva olmak üzere toplamda $3510 maliyeti olmuştu. Buna ilaveten gidiş uçak bileti 1200-TL yi de ekleyebiliriz. Ukraine International Airlines ile gitmiştim en ucuzu o diye 😀 Aktarmalı olarak gidiyor. Önce Kiev'e akabinde New York'a geçiyor. Toplam uçuş süresi 14 saat felan. Tabi arkadaşlar o zamanlar dolar 2.91-TL idi. TCMB sitesinden eski tarihli kurlara bakabilirsiniz... New York'ta Konaklama Ne Kadar ve Nasıl? Öncelikle oda bulmak için çok fazla portal ve facebook sayfası var. Türklerle kalmak isterseniz http://www.usailan.com türk portalını kullanabilirsiniz. USA İlan sayesinde Amerika'da ki Türkler tüm ilanları orada paylaşıyor. Ben bu site sayesinde odaları buldum diyebilirim. İlk gittiğimde orada arkadaşım vardı o yardımcı oldu ilk 4 ay upper Manhattan'da kaldım. Harlem tarafı tamamen zenci ve hispaniklerin olduğu yerler. Size önerim Brooklyn'de Downtown da bulabilirseniz kaçırmayın direk tutun 🙂 B treni ekspress tren ve New York'ta en iyi trenler B ve Q'dür. Bu iki trene yakın lokasyonda ev bulursanız da kaçırmayın. Ortalama aylık single yani tek kişilik odalar $950 'dan başlamaktadır. İyi ve yaşanabilecek yerler için konuşuyorum. 2 ya da 3 kişilik odalarda $500 - $600 da konaklamayı halledebilirsiniz. Fiyatlar aylıktır. Haftalık oda da bulabilirsiniz. ASA College Hakkında Dönemden döneme değişmekle beraber çok Türkün bulunduğu bir okul. Ancak korkmayın, bunun yanı sıra yabancılarında ağırlıklı olduğu bir okul. (Asyalı ağırlıklı) ASA'de çok güzel Türk arkadaşlıkları edindim diyebilirim. Her ne kadar ingilizce öğrenmeye gidiyorum Türklerle takılmamalıyım desenizde belli bir süre sonra kendi uyruğunuzdan insanlarla sohbet etmeye ve görüşmeye ihtiyaç duyuyorsunuz. Hele bir de güzel arkadaşlıklar edinirseniz daha keyifli ve güzel bir yere dönüşebilir New York. ASA'de de iki tane dil eğitimi programı var biri Intensive English Program (IEP) diğeri ise English as a Second Language (ESL) . ESL en ucuz olan program tabi buna Türkiye'de kayıt yaptıramadığım için New York'ta iken dil eğitimim bittiğinde (6 ay sonra) geçiş yaptım. IEP'den ESL'e geçiş yaptım. Okullarda devam zorunluluğunuz %80. … ### Amazon'da ki Ürünlerinize ve Reklam Kampanyalarınıza Nasıl Optimizasyon Yapabilirsiniz URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/amazonda-ki-urunlerinize-ve-reklam-kampanyalariniza-nasil-optimizasyon-yapabilirsiniz · Tarih: 2018-07-13 · Kategori: Pazarlama Amazon'un Türkiye 'de satışa başlayacağı haberini duyan herkes Amazon'da satış yapmanın ve para kazanmanın peşine düşmüş durumda. Hal böyle iken Amazon nasıl çalışır ve Amazon'da ki ürünlerimizi ve reklam kampanyalarımızı nasıl optimize edebiliriz; biraz açıklayayım istedim. Amazon herkesin satış yapabileceği bir ortam. amazon.com 'da bireysel ya da kurumsal olarak hesap açıp satış yapmaya başlayabilirsiniz. Hal böyle olunca Amazon kapılarını herkese açınca Amazon'da satışlar düşündüğümüz kadar kolay gerçekleşmiyor. Amazon'a ilk ürününüzü eklediniz ve satış gelsin diye bekliyorsunuz, ancak satış gerçekleşmiyor.. Üzülmeyin bu durum herkesin başına geliyor. Amazon'da o kadar çok ürün var ki diğerlerinden ayrılmak, ön sıralara çıkmak kolay olmuyor. Amazon'da Ürünü Nasıl Optimum Şekilde Düzenler ve Optimize Ederiz? Ürün reklamlarına değinmeden önce size ürününüzün içeriğinden bahsetmek istiyorum. 4 aşamada ürün içeriğini gözden geçirelim. 1. Öncelikle eklediğiniz ürünün açıklamalarını doğru ve eksiksiz olarak girdiğinizden emin olun. Zaten burada ki eksikleri ürün gösterim sayınızın fazla, ancak ürün satış işlemi az olduğu durumlarda anlayabilirsiniz. 2. Ürün fotoğraflarınızın gerçeği yansıtan ve ilgi çekici olan fotoğraflar olduğuna emin olunuz. 3. Fiyatınızın makul seviyede olduğundan, rakip ve pazar araştırması yapıp doğru fiyatı yazdığınızdan emin olun. 4. Kargo ücretinin absürt olmadığından emin olun. Amazon prime kullanıcılarına free shipping sağlarsanız (bunun için hesabınızın eligible olması gerekir) bu durum inanılmaz derecede satışlarınıza etki edecektir. Bu 4 aşamadan yapmadıklarınızı yeniden gözden geçirip revize ettikten sonra product ads yani ürün reklamcılığı aşamasına ilerleyebiliriz. Amazon'da Ürün Reklamcılığı Amazon'da ürün arama yapıldığında ve ürünler listelendiğinde en üstte sponsored products yani reklam verilen ürünler yer alır. Burada CPC modeli işler yani Cost Per Click türkçeşiyle TBM Tıklama Başına Maliyet. Amazon'da bir den fazla reklam türü vardır ve sponsorlu ürününüzü birden fazla yerde gösterebilirsiniz. Amazon Sponsored Products Amazon'da ürün reklamcılığı yaparken nelere dikkat etmeliyiz ve optimizasyonu nasıl yapabiliriz çok kısa 2 aşamada inceleyelim. (Auto Targeted Campaigns) Otomatik Hedefleme Kampanyaları İle Başlayın Kendinize ne kadar güvenirseniz güvenin ilk kampanyanızı auto targeted campaigns seçili olarak hazırlayın. Bırakın machine learning ile Amazon ürününüzü doğru bir şekilde hedeflesin. Eğer elinizde veriler ve raporlar varsa ya da daha önceden reklam çıktıysanız o verileri baz alarak kampanya hedeflemesi yapabilirsiniz. Ancak bu ilk kampanyanız ise otomatik hedefli yapmanızda fayda vardır. Manuel kampanyalar seçtiğiniz ürünlere özel, anahtar kelimeler de dahil olmak üzere size muhteşem kontrol sağlar. Reklamlarınızı oluşturduğunuzda ürünlerinizi gruplara ayırarak manuel hedefli kampanyalar oluşturmanızı öneririm; yoksa alakasız bir anahtar kelime ürününüzü tetikleyebilir ve sonuçlarda gösterebilir. Örneğin cep telefonu satan bir mağaza yayınladığı reklamda ürünlerini gruplara ayırmazsa manuel kampanyada yer alan anahtar kelime hedeflemesinde diğer ürünlerin ya da varyasyonların (renk gibi) anahtar kelimesi ile eşleşebilir ve gereksiz gösterim ve CPC'ye neden olabilir. Amazon'da ki anahtar kelime eşlemeleri AdWords'de ki gibi aynıdır. Neydi bunlar? Sıralı Eşleme, Geniş Eşleme ve Tam Eşleme. Buna ek olarak negatif anahtar kelime stratejisi AdWords ile aynı çalışıyor diyebilirim. Dolayısıyla geniş eşlemeli anahtar kelimeler ile kampanyalarınızı hedeflemeyin. (Display Ads) Görüntülü Ürün Reklamlarınızı Rakiplerinizin Ürün Sayfalarında Gösterin Ne kadar etik tartışılır ancak display ads methodu ile reklam yayını yaparken ürünlerinizi rakiplerinizin ürünleri sayfasında gösterebilirsiniz. Bu da doğru kullanıcıya doğru zamanda ulaşmanızı sağlayacaktır. Amazon Product Display Ads Bu rakip hedefli display ads'i ASINs numarası ile ya da belirli spesifik ürünü seçerek yapabilirsiniz. Bu reklam türü en agresif olanı diyebilirim. Burada kullanıcıyı baştan çıkarabilmenin bir takım yolları vardır. Bunlardan en önemlisi fiyat, diğeri de ürün yanında ekstraları vb. gibi. Amazon Neden Türkiye Pazarına Dahil Olmak İstedi Öncelikle hükümetin alibaba.com ile işbirliği yapması durumu biraz ortalığı karıştırdı diyebiliriz. Türkiye online e-ticaret platformlarında satış hacmi olarak gelişmekte olan ülkeler listesinde üst sıralarda yer almaktadır. Bu durumda direk büyük ve global markaların dikkatini çekmektedir. Zaten hali hazırda hepsiburada , gittigidiyor, n11 gibi markaların Türkiye'de oluşu onlar için bir tehdit oluşturmuyor; çünkü bu global markalar insanların yurtdışına satış yapmasını sağlıyor. Bu sayede herkes dünyanın her yerine satış yapabiliyor ve bu da ülkeye döviz girmesini sağlıyor. Dolayısıyla ben Amazon, alibaba vb. market placelerin yani online ticaret platformlarının olması taraftarıyım ki ülkemize döviz girebilsin. Amazon'da Sanal Mağaza Açıp Bu Durumu Fırsata Çevirebilir miyiz? Diyelim ki kırsal bir yerde yaşıyorsunuz ve el emeği ile yapılan bir takım eşyalar görüyorsunuz,, işte vakit onları satın alma vakti.. Size bir örnek vereceğim: Konya'da bir müşterim vardı; ve sadece halı, kilim satışı yaparak aylık $5000 'dan fazla para kazanıyordu. Üstelik bu halıları Amerika'ya gönderiyordu. Satışı da etsy.com üzerinden yapıyordu. Ben ise etsy .com üzerinden … ### Google AdWords'ün Adı Değişiyor! Google Ads'e Merhaba Deyin URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-adwordsun-adi-degisiyor-google-adse-merhaba-deyin · Tarih: 2018-06-29 · Kategori: Arşivlenmiş İçerikler Google AdWords'ün Adı Değişti Evet yanlış duymadınız, yıllarca kullandığımız ve dillerde dolaşan AdWords markası artık tarihe karışıyor. Google , AdWords olan reklam panelinin adını Ads olarak değiştirme kararı aldı. İşte Google Ads'in yeni logosu aşağıda ki gibidir. Google'ın genel başkanı Sridhar Ramaswamy 'ın açıklaması ile Google reklamcılıkta markasını yeniledi. Google'ın amacı yeni marka ile tüm reklam platformlarını birleştirmek ve bu sayede reklam verenlere daha kullanışlı bir panel sağlayabilmek. Hal böyle olunca Google, AdWords'de olan ana reklamcılık panelinin adını ve logosunu değiştirdi ve Google Ads yaptı. Bu sayede standart bildiğimiz Arama Ağı, Görüntülü Reklam Ağı, Mobil Reklamcılık, YouTube videos, Google Play uygulama reklamları ve Google Map reklamcılığı tek bir panelden yönetilebilecek. Yeni Google Ads markası; Arama Ağı, Görüntülü Reklam Ağı, Video, Uygulama ve diğer platformlarda sunulan kampanya türlerinin tamamını temsil ediyor. Aslında bir bakıma da iyi oldu denilebilir. Çünkü diğer platformları kullanmak için sürekli URL ve pencere değiştirmek zorunda kalıyorduk. Şimdi Google bu yeni markası ve çalışması ile tek bir yerde hepsini toplamış olacak. Bu sadece marka değişikliği olmamakla beraber Google yeni bir projesini de tanıttı. Bunun adı da Smart Campaigns yani Akıllı Kampanyalar . Yeni başlayan şirketler için smart kampanyalar reklam verenlerin panel hakkında bilgi sahibi olmasına gerek kalmadan hızlı ve basit bir şekilde reklam oluşturmalarını sağlayacak bir sistem. Ancak bunun tamamen oturması ve reklam verenlerin güvenini kazanması 4-5 yıl alacaktır diyebilirim. Bir diğer ikinci marka ise Google Marketing Platform Bu platform DoubleClick Digital Marketing ve Google Analytics 360'ı birleştirecek bir platform. Google Analytics 360 ile tüm analiz verilerine reklam verenler tek bir panelden ulaşabilecek ve reklamlarını yönetebilecekler. Buna ek olarak Google bir de Display & Video 360 reklam modelini tanıttı. Bu da DoubleClick Bid Manager, Campaign Manager, Studio ve Audience Center birleşiminden oluşuyor. Önemli bir değişiklik ise; Google Ad Manager ile Google, yayıncıların para kazanmasını sağlayan sistemler olan DoubleClick Ad Exchange ve DoubleClick for Publishers birleştiriyor. Buna ek olarak Jonathan Bellack, (director of product management for publisher platforms) programmatic gibi geniş çaplı bir altyapının oluşturulması için 3 yıl gibi bir zamana daha ihtiyaç duyduklarını söyledi. 24 Temmuz' dan itibaren tüm dünyada Google AdWords olarak bildiğimiz reklam paneli Google Ads olarak değişecektir. Aynı zamanda logo ve site url'i de değişecektir. Eski URL https://adwords.google.com iken yeni url https://ads.google.com olacaktır. Ayrıca Google şimdilik AdSense ve Admob markalarına dokunmayacağını dile getirdi. AdSense ve Admob değişiklik olmadan kullanılmaya devam edilecek. ### Sıklık Sınırı Hesaplanması ve Optimizasyon Stratejileri URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/facebook-siklik-siniri-hesaplanmasi-ve-optimizasyon-stratejileri · Tarih: 2018-06-15 · Kategori: Sosyal Medya Reklamları Facebook'da yayınladığınız reklamlar da sizin için en önemli metrik hangisi deseydim ne cevap verirdiniz ? Eminim ki Cost per Conversion (CPA) yani Maliyet / Dönüşüm ya da Cost per Click ( CPC ) yani tıklama başına maliyet diyecektiniz. Ama önemli olan ve sürekli kontrol etmeniz gereken bir metrik daha var... O da Frequency yani Sıklık Sınırı. İnsanlara sürekli aynı reklamı gösteriyorsak, bu bizim hatamızdır. Sürekli aynı reklamı gördüğünüzü düşünün, onu geçmek, kapatmak ya da görmemek için herşeyi yaparsınız.. Siz bu şekilde düşünürken sizin müşterilerinizin de bu şekilde düşüneceğini unutmamanız gerekir. Dolayısıyla kampanya optimizasyonlarını yaptığınız zaman CPA ve CPC yeterli olmuyor; buna ek olarakta sıklık sınırına yani frequency'e bakmanız gerekiyor. Bunlara ek olarakta Click-Through rate yani tıklama oranı ve Conversion rate yani dönüşüm oranına da bakmanızı öneririm. Sıklık Sınırı Nedir ve Neden Önemlidir ? Sıklık sınırını bilmemiz için öncelikle aşağıda ki terimleri bilmemiz gerekir. Impressions (Gösterimler) : Reklamınızın gösterildiği sayı. Reach (Ulaşılan Sayı) : Reklamınızın ulaştığı insan sayısı. Bu sayı unique yani eşsiz sayıdır. Frequency ( Sıklık Sınırı ) : Reklamınız tekil kişilere gösterilme oranı. Yani bir kişinin ortalama reklamınızı gördüğü sayı. Sıklık Sınırını Nasıl Hesaplarız ? Impressions ve Reach sayılarını bildikten sonra Sıklık Sınırını yani Frequency'i çok rahatça hesaplayabiliriz. İşte formülü: Impressions / Reach = Frequency Yani Gösterim / Reklamınızın Ulaştığı kişi sayısı yaparsanız Sıklık Sınırını bulursunuz. Örneğin aşağıda ki örnekte de görebileceğiniz gibi 16.190/12.586 yaparsanız 1.29 insana ulaştığınızı görebilirsiniz. Bu ortalama bir sayıdır yani bazı kampanyalar 5 kişiye gösterilmiş olabilir bazıları ise sadece 1. Aşağıda ki yaptığımız örnek genel olarak kampanya düzeyinde bakılan bir metriktir. Sıklık Sınırı Hesaplama Sıklık Sınırı Neden Bu Kadar Önemli ve Nelere Sebep Veriyor? İnsanlarda Reklam Körlüğü Başlıyor Tabi biz sıklık sınırını bulduk fakat bir şey daha var ki o da insanlarda reklam körlüğünün oluşması. Comscore 'un sonucuna göre ortalama bir insan aylık 1,707 reklama maruz kalıyor. Bu sayı çok fazla değil mi ? Belli bir süre sonra beynimiz reklamları direk filtreleyebiliyor ve gördüğü halde anlamayan bir yapıya dönüşüyor. Tabi bu durumda ister istemez CTR 'ın azalması bu da CPC ve CPA lerin yükselmesine neden oluyor. Sıklık sınırıyla reklam körlüğünün ne alakası var dediğinizi duyar gibiyim.. İşte alakası şu: Bu durum bize çok fazla maliyete sebep oluyor. Bunun detayını aşağıda açıklıyor olacağım. Kullanıcıları Sinirlendiriyoruz Kullanıcılara aynı reklamı sürekli göstererek onları sinirlendiriyoruz. Kendimizden örnek verelim aynı reklamı 3,5,6 kere gördüğümüzü düşünelim sizce bu kadar çok ısrardan sonra o markayı sevebilecek miyiz ? En güzel videonun ortasında çıkan ya da instagram da arkadaşlarımızın fotoğraflarına bakarken aralara giren o reklamlara nefret eder duruma gelmez miyiz? Dijital'de ki deneyimlerime dayanarak söyleyecek olursam, frequency rate yani sıklık sınırı oranı yüksek olan reklamlara kullanıcılar genelde kötü yorumlar yaparak, küfrederek ya da gereksiz yere tıklama yaparak tepki veriyorlar. İnanmıyorum Diyorsan, O Zaman Biraz Datalara Bakalım Şuan yönettiğim 4 farklı hesapta ki verileri inceleyecek olursak sonuçlar hayret verici diyebilirim. Comparing Ctr And Cpc Based On The Frequency Sıklık Sınırı CTR Tıklama Oranı CPC Tıklama Başına Maliyet Değişikliği 1 0 0 2 -8.91% +49.82% 3 -16.92% +62.20% 4 -23.34% +68.02% 5 -29.72% +98.51% 6 -41.19% +127.32% 7 -41.38% +127.26% 8 -48.97% +138.31% 9 -49.87% +161.15% Yukarı da ki tablodan ve grafikten göreceğiniz üzere sıklık sınırı arttıkça tıklama oranı CTR azalıyor ve CPC yani tıklama başına maliyet artıyor. Bu sanırım reklam verenlerin ve hesap yöneticilerinin en son isteyeceği durumdur 🙂 Dolayısıyla bir kişiye 50 kere reklam göstermenin anlamı yok. Peki bana soracak olsaydınız en fazla gösterim oranı ne olmalıdır diye? Bu sayı sektörden sektöre değişiklik göstereceğinden net bir cevap veremeyecektim ancak benim uyguladığım metoda göre ben tüm reklam gruplarında 5 den fazla sıklık sınırı olanları kapatıp yeni reklam gruplarıyla değiştiriyorum. Ama kesinlikle 10'un üzerine çıkmamanızı öneririm. Sıklık Sınırı Uyuşmazlığı Durumunu Nasıl Düzeltebiliriz? Öncelikle doğru reklam metni ile yani Call to Action harekete geçirici mesaj ve görsel ile reklamlarımızı hazırlayın. Audience, yani hedef kitleniz ile bütçeniz arasında doğru bir orantı olsun. Yani hedef kitleniz 100'den az çıkıyor ise ve günlük bütçeniz 10-TL ise bu durum problem oluşturmayacaktır. Ancak hedef kitleniz 100'den az ise ve günlük bütçeniz 100-TL ve fazlası ise bu durum problem çıkaracak ve gereksiz maliyetlere neden olacaktır. O yüzden çıkan hedef kitle boyutuna göre günlük bütçenizi tespit edin. Hızlıca harekete geçin ve takip edin. Reklamlarınızı ve kampanyalarınızı sürekli takip edin. Optimizasyon yaparken Frequency oranlarına … ### Facebook Reklamlarında Yerleşim Yerleri Hedefleme URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/facebook-reklamlarinda-yerlesim-yerleri-hedefleme · Tarih: 2018-06-09 · Kategori: Sosyal Medya Reklamları Sosyal medya reklamları ile neredeyse her yeri hedefleyebilir ve reklamlarınızı herkese ulaştırabilirsiniz. Ancak bunları yaparken de paranızın boşa gitmemesi adına doğru yer ve doğru cihaz seçimini yapmalısınız. Son yıllarda Facebook reklamcılık alanında getirdiği yeniliklerle Google'a resmen meydan okudu; bu da reklam yayınlayanlar için fırsata dönüştü ve yerleşim hedefli optimizasyonlara ihtiyacı doğurdu diyebilirim. Bu yazımda da sizlere Facebook Ads Placement yani türkçesiyle Facebook Reklamları Yerleşimlerini anlatacağım. Sosyal medya reklamlarının en güzel yanı reklamlarınızı her yerde ya da spesifik olarak belirli yerlerde gösterme olanağı sunması. Ayrıca AdBlocker gibi reklam engelleyici uygulamalara takılmaması ve reklamlarınızın herkese gösterilmesi. Facebook Placements Ayarları Eğer daha önce facebook'ta reklam verdiyseniz aşağıda ki görüntüden de ulaşabileceğiniz gibi tüm reklam yerleşim (placement) ayarları hep otomatik seçili bir şekilde gelir. Facebook Ads Placements Ayarları Eğer benim gibi azcık şüpheci bir insansanız Facebook'un Recommended yazısı sizi kuşkuya düşürecek ve reklamınızın daha fazla para harcayacağını düşündürecek. Aslında tamamen yanıldığınızı söyleyemem, fakat bu konuyu daha sonra ele alalım. Eğer profesyonel bir dijitalci iseniz zaten bu alanın bilincindesinizdir ve " Edit Placements " (Yerleşimleri Düzenle) seçerek Facebook'un güzelliklerini görmüş olursunuz. Edit Placements (Yerleşimleri Düzenle) Yukarı da ki seçeneklerden de görebileceğiniz gibi birden fazla alan reklam yayınlamada mümkün. Bunlardan en çok kullanılanları, Facebook’s mobile and desktop newsfeeds, Instagram The Audience Network Messenger Bu seçeneklerden önce cihaz seçimi yapılacağını ve cihazlara göre seçeneklerin değişebileceğini bilmelisiniz. Facebook Reklamı Yerleşim İçin Cihaz Seçimi Bu kısmı bir sonraki açıklamaya bırakalım. Facebook Yerleşimleri Sosyal medya reklamcılığı konuşulduğunda Facebook her zaman ilk gelir. Buna Facebook always gangster diyebiliriz 🙂 Çünkü Facebook diğer sosyal medya reklamlarına göre daha esnek ve son olaylardan sonra daha da şeffaf. Buna ek olarak hedeflenen kitleye göre daha pozitif reklam stratejileri geliştirilebiliyor. Reklamlarınızı sadece Facebook kullanıcılarının desktop ve laptopları olarak hedeflerseniz reklam gösterim alanlarında Facebook’s newsfeed bir de sağ kolon ile sınırlandırılacaksınız. Facebook’s newsfeed kullanıcılar facebook'a girdiğinde direk orta alanda yayınlanan postlar alanında görünür ve daha organik bir hava katar. Sağ kolon ise daha fazla sıkıştırılmış bir alan diyebiliriz. Impression seviyeleri yüksek olabilir ancak kaç kişi burada ki reklamları görüyor ya da dikkat ediyor? Facebook Desktop/Laptop Kullanıcıları Gösterilen Reklamlar Eğer mobil cihazları da hedeflerseniz newsfeeds in yanı sıra makalelerde de (instant articles) reklamlarınızın gösterilmesini sağlayabilirsiniz. Aşağıda ki 2 yerleşim hariç reklamlarınız 3 alanda görünecektir. Feeds, Instant Articles, Right-Column buna ek olarak Messenger'ıda kullanabilirsiniz. Diğer 2 yerleşim In-Strem Videos ve Suggested Videos belli kampanyalarda gösterilmeye uygundur. Facebook Mobil Cihazlarda Yerleşim Optimizasyonları Instagram Yerleşimleri Facebook 2012 yılından beri Instagram'ı elinde tutuyor. Bu süre zarfında Instagram ve Facebook bir bütün haline geldi diyebiliriz. 800 milyon aktif kullanıcı güncel olarak Instagram'ı kullanıyor. Bu kullanıcıların çoğu aynı zamanda Facebook kullanıcısı. 800 milyon aktif kullanımın en büyük nedeni hikayeleri.. Storylerin instagram'a çok büyük katkısı olduğu yadsınamaz, bu da reklam verenlere story reklamlarının kapısını açtı. Eğer farkına vardıysanız feed ve story olarak Instagram'da reklamı sadece mobil cihazlarda hedefleyebiliyorsunuz. Instagram Story (Hikaye) Reklamı Story reklamcılığı Instagram'da nasılsa Snapchat'te de aynı. Time-based resim, video, ve gifs olarak storylerde reklam yayınlatabilirsiniz. Facebook Audience Network Ad Placements Audience Network ile reklamlarımızın daha geniş hedef kitleye ve farklı yerleşimlere (mobile apps ve web siteleri gibi) yayınlanmasını sağlayabiliriz. Burada yayınlayacağımız reklam türleri native, banner veya interstitial olabilir. Şu an ne düşündüğünüzü tahmin edebiliyorum. Eğer profesyonel ürünler satıyorsanız saçma mobil uygulamalarda reklam çıkmak istemeyebilirsiniz. Bu gibi durumlarda Audience Network'ü kapatabilir ya da hiç kullanmayabilirsiniz. Örneğin Facebook'ta yayınlayacağınız reklam Tinder'da görüntülenebilir. Çünkü Tinder facebook reklam alt yapısını kullanmaktadır. Ancak!! Re-targeting ya da re-marketing yapıyorsanız bu tarz kitleleri ya da gösterim alanlarını kapatmamanızı öneririm. Sonuçta retargeting ile kullanıcıları yeniden hedefliyorsunuz, dolayısıyla o kullanıcıyı her yerde yakalayabilme şansınız olmalı. Kullanıcıya Tinder'da reklam göstererek onu şaşırtabilirsiniz. Ancak yine de bazı uygulamalarda ya da kategorilerde reklam göstermemekte kararlıysanız bu tarz kategorileri hariç tutabilirsiniz. İyi haber şu ki bu kategorileri hariç tuttuğunuzda reklamlarınız instant article ve in-stream video kategorisinde de bu kategorilerde yayınlanmayacaktır. Bunun en güzel yanı, dinleri ve politika kategorilerini hariç tutabilirsiniz. Örneğin Ramazan Bayramında rakı reklamı yapacak olan alkol firması islamiyeti ya da diğer dinleri (hangi din için uygun değilse) hariç tutabilir ve sosyal medya reklamlarına devam edebilir. Facebook Yerleşim Hariç Tutma Ayarları Facebook Messenger Reklam Yerleşim Hedefleme Messenger'da reklam hedefleme iki yöntemde yapılabilir. Birincisi Messenger anasayfası, diğeri de sponsorlu mesaj. Messenger anasayfa reklamı en açıklayıcı ve kullanışlı reklam türüdür. Burada banner ile reklamınızı yayınlayabilirsiniz. … ### Google Ads'de Re-marketing ve Re-targeting Hedef Kitleleri Oluşturma URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/adwords-re-marketing-ve-re-targeting-hedef-kitleleri-olusturma · Tarih: 2018-06-06 · Kategori: Google Ads Daha önceden Analytics üzerinden oluşturabildiğimiz re-marketing / re-targeting ya da türkçesiyle yeniden pazarlama hedef kitlelerini artık AdWords'de yeni panel üzerinden kolaylıkla oluşturabiliriz. AdWords paneli üzerinden kolaylıkla hedef kitle oluşturabilir ve web sitenizi ziyaret eden kullanıcılara direk reklam gösterebilirsiniz. Bu sayede kaçan müşteriyi ya da kullanıcıyı elde tutabilir ve onu yeniden kazanabilirsiniz. Ancak bunu yaparken AdWords'ün yanı sıra Pixel'i de kullanmanızı tavsiye ederim. Eğer online e-ticaret platformunuz var ise ve ürün sayınız çok fazla ise Criteo gibi çözümleri kullanabilirsiniz. Criteo da daha iyi hedefli bir şekilde remarketing yapabilirsiniz. Remarketing ya da Retargeting Nedir ? Remarketing yeniden pazarlamadır ve bu remarketing için oluşturacağımız hedef kitleleri ile web sitemizi daha önceden ziyaret etmiş kullanıcıları yeniden hedefleyebilir ve sadece onlara özel reklam çıkabiliriz. Daha teknik olarak söyleyecek olursak remarketing, cookie bazlı bir teknoloji kullanır ve web sitenizi ziyaret eden kişilerin bilgisayarlarına basit bir Javascript kodundan oluşmuş bir cookie yerleştirir ve sitenizden çıktıktan sonra onları takip edebilir. Eğer tüketici iseniz ve remarketing / retargeting reklamları sizi rahatsız ediyor ise; Chrome'da gizli tarayıcıyı açarak web sitelerini ziyaret edebilirsiniz ve takip edilmekten kurtulabilirsiniz. Geçmiş verilerinizi silerek re-targeting ve re-marketing listelerinden çıkabilirsiniz. AdWords'de Re-marketing, Re-targeting Hedef Kitleleri Nasıl Oluşturulur? AdWords Paneline giriş yapın. Ardından yukarı da sağ üstte yer alan ingiliz anahtarı butonuna tıklayın. Açılan menüden Paylaşılan Kitaplık altından Kitle Yöneticisine tıklayın Adwords Kitle Yöneticisi Açılan sayfada artı butonuna basın, aşağıya doğru açılan menüden " Web sitesini ziyaret eden kullanıcıları " linkine tıklayın Web Sitesini Ziyaret Eden Kullanıcılar Kitlesini Oluşturma Açılan sayfadan URL kısmını doldurup hangi sayfayı ziyaret edenleri hedefliyorsanız onlara özel spesifik hedefleme yapabilirsiniz. Hedef Kitlesi Oluşturma Eğer e-ticaret web siteniz varsa bu işinize yaramayacaktır. Google Merchant Center da tüm ürünleri listeliyor olduğunuzdan emin olmalısınız ayrıca display de oluşturacağınız reklamlarda ürün veri feedi girmiş olmanız gerekir. Veri feedine ve ürün id lerine göre remarketing yapabilirsiniz. Ancak ürün sayınız fazla ise Criteo gibi sistemler kullanmanızı öneririm. Daha kaliteli ve doğru hedefli remarketing yapabilirsiniz. Offline'da İnsanlar Nasıl Takip Ediliyor ve İzleniyor ? Offline'da insanları yani müşterileri takip etme isteği genelde AVM'ler de oluşuyor. Şuanda Carrefour Madrid'de ki şubelerinde ve Nisa ise London'da ki AVM'lerinde pilot olarak bu yeni Bluetooth Low Energy (BLE) yani Düşük Bluetooth Enerji teknolojisini kullanıyorlar. Carrefour Müşterileri Takip Etme Teknolojisi Bu sayede AVM'ler insanların en çok hangi bölgelerde yoğunlaştığını ve hangi mağazaları ziyaret ettikleri hakkında bilgi sahibi olabiliyorlar. Bu da orada reklam panolarının oluşturulması ve yeni reklam stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlıyor. ### Chatbots Pazarlama Stratejilerinizi Nasıl Geliştirir ve Satışlarınızı Nasıl Arttırır? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/chatbots-pazarlama-stratejilerinizi-nasil-gelistirir-ve-satislarinizi-nasil-arttirir · Tarih: 2018-05-20 · Kategori: Pazarlama Chatbot lar İle Satış Temsilciliği Mesleği Tarihe Karışacak ve E-ticaret Modellerinin Hepsi Chatbot E-ticaret Yapısına Geçecek. Peki Siz Hazır mısınız Bu Chatbot'a ? Chatbots Nedir? İster online, ister offline satış temsilcileri robotlaşacak deseydik ne tepki verirdiniz? Yapay zeka hayatımızın her alanında olduğu gibi satışda da etkili olarak hayatımıza girmeye başladı. Chatbots, bir yapay zeka programı. Gelen yazışmalara otomatik olarak hızlı bir şekilde cevap veriyor, ayrıca bekleme sürelerini kısaltıyor. Kullanıcıyı tatmin edecek cevabı iletene kadar arka planda yazışmada ki anahtar kelimelere dayalı olarak yapay zeka sistemlerini kullanıyor. Bunu aynı zamanda milyon kişiyle konuşarak yapabilir. İnsan iş gücü ortadan kalkıyor. Şimdilik chatbot ları kullanabileceğimiz platformlar: Web sitelerinde ki online yazışma alanları, sosyal ağlarda ki mesajlara cevap vermek için mesaj alanları, SMS'ler vb. Peki ileri de hangi alanlar buna dahil olacak? Mağazalar, devlet kamu kurumları, AVM'ler, hava alanları gibi gibi.. Yani sınırsızca alanda ve sektörde hayatımıza dahil olacak. Bu da "Danışma" da ki insan iş gücünü ve Danışmaları ortadan kaldıracak. Chatbot lar sadece yazışmak olarak değil aynı zamanda konuşma olarak da kullanılabilecek. Sesli sorularımıza istediğimiz cevapları alabileceğiz. Amazon Echo nun Alexa'sı gibi. Amerika'da ki en güzel deneyimim Alexa idi diyebilirim. Odamda Alexa ya komutlar vererek istediğim şarkıyı çaldırtabiliyor ve yemek siparişi verebiliyordum. Şuan sadece başlangıçtayız, fakat gelecek inanılmaz derecede insan hayatını kolaylaştıracak. Online e-ticaret sitelerinden, mağazalara ve diğer tüm iş alanlarına her şey de değişiklik olacak. Web Sitemizde Chatbot'u Nasıl Kullanırız? Öncelikle cookie leri saklamanızı öneririm. Cookie ler sayesinde web sitenizi ziyaret eden her kullanıcıya id atanır. Bu id sayesinde kullanıcının önceki hareketlerini ve ziyaret ettiği sayfaları arka planda tutabilir ve yapay zeka chatbots ile bunu ilişkilendirerek kullanıcıya ilgili metin ve karşılama mesajı yazmasını sağlatabilirsiniz. Örneğin bisiklet kategorisini gezen kullanıcıya "Merhaba bu ikinci kez web sitemize gelişiniz bisikletlerden aradığınız herhangi bir model, renk ya da başka bir özellik varsa bana iletebilir misiniz ? Size yardımcı olmak isterim." Yukarı da verdiğim otomatik bir mesaj. Öncelikle kullanıcıya sıradan bir merhaba demedik, bunun anlamı kullanıcının ikinci kez web sitemize geldiğini biliyoruz ve bunu dile getiriyoruz ayrıca kullanıcıya yardımcı oluyoruz. Bu örnekleri ve uygulamaları çoğaltabilirsiniz. Chatbots'u Neden Kullanmalıyız ? Kaçan Leadleri ve Dönüşümleri Önleyin Kullanıcılar ilk 5 dakika da cevap almak ister. Alamadıkları taktirde giderler. Bu da leadlerin ortalama olarak %400'üne eşittir. Yani bunun önüne geçtiğiniz taktirde %400 bir artış sağlayabilirsiniz. Müşteri Hizmetlerinizi Arttırır Amerika'da ki kullanıcıların %73'ü şirketlerle online chat ya da email ile iletişim kurmayı tercih ediyor. Geri kalanlar ise aramayı telefonda konuşmayı tercih ediyor. Daha Az Çaba ve İnsan İş Gücü Şirketler İçin Şirketler için daha az insan gücü ve daha fazla kullanıcıya destek ile müşteri hizmetleri servisinizi arttırmış olursunuz. Hızlı Satış ve Müşteri Memnuniyeti Chatbot lar ile hızlı bir şekilde kullanıcı/müşteri sorularını cevaplayarak müşteriyi tatmin edip hızlı bir şekilde satış sağlanır. Bu maddeler arttırılabilir. Görünen o ki hayatımıza kısa süre içinde bir değişiklik girecek. Makinalarla konuşmaya başlayacağız ve aynı zamanda yazışacağız. Ürün alıp iade edeceğiz ve bunu tamamen makinalarla yapacağız. ### Dünyanın Her Yerinde ve Tüm Şirketlerde GDPR Türkçesiyle KVKK Alarmı Verildi URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/dunyanin-her-yerinde-tum-sirketlerde-gdpr-turkcesiyle-kvkk-alarmi-verildi · Tarih: 2018-04-22 · Kategori: Pazarlama KVKK ve GDPR'a Giriş Tüm Avrupa ülkelerinde Türkiye 'de dahil olmak üzere Amerika ve diğer ülkelerde de GDPR yani General Data Protection Regulation Türkçesiyle de KVKK yani Kişisel Verilerin Korunması Kanunu faaliyete girmiştir. Teknolojinin hızlı bir şekilde artışı, şirketlerin bir su siparişinde bile zilyon tane kişisel bilgilerimizi istemesi tüm dünya genelinde böyle bir uygulamaya geçilmesi ve kişisel bilgilerin korunması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. NetApp anketinde yapılan bir araştırmaya göre Avrupada şirketlerin %44'ü karda büyük bir düşüş olacağını öngörmektedir. Bu öngörünün ve korkunun nedeni de yanlış ya da eksik yapılan hatalardan dolayı GDPR (KVKK) cezalarından kaynaklanmaktadır. Bu öngörü oranı Amerika'da daha fazladır. Aşağıda ki grafikte GDPR (KVKK) etkisinin Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya, Europe, Middle East ve Africa ve tüm Global'de nasıl olacağı öngörüleri gösterilmiştir. Sırasıyla; İtibar Zararı (markanın) - Kar Kaybı - Mevcut Müşterilerde Şirkete Karşı Güven Kaybı - Mevcut Ortaklarda Şirkete Karşı Güven Kaybı - Mali Cezalardan Dolayı Şirket Hisselerinde Tehlike - Çalışanın İşini Kaybetmesi Kvkk Etkisinin Getirdiği Korkular Ve Olasılıklar Yüzdesi KVKK (GDPR) Tam Olarak Nedir? Bu kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir. Bu kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır. Şahıs Şirketim Var KVKK Beni İlgilendirir mi? Evet. KVKK, tüzel kişiliği olan (şahıs şirketlerde dahil) tüm şirketleri etkilemektedir. Kişisel verilerin korunması, muhafaza edilmesi, üçüncü taraflarla paylaşılmaması ve verilerin güvenliğinin sağlanması sizin de sorumluluğunuz altındadır. Aksi durumda çok ciddi para cezalarına çarptırılabilirsiniz. Bir şirketiniz varsa öncelikle "Veri Sorumlusunu" belirlemeniz gerekir. Kanunda Veri Sorumlusu ile ilgili şöyle bir tanım vardır. Veri sorumlusu, kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder. Tüzel kişiler, kişisel verileri işleme konusunda gerçekleştirdiği faaliyetler kapsamında bizatihi kendileri “veri sorumlusu” olup, ilgili düzenlemelerde belirtilen hukuki sorumluluk tüzel kişinin şahsında doğacaktır. Bu konuda kamu hukuku tüzel kişileri ve özel hukuk tüzel kişileri bakımından bir farklılık gözetilmemektedir. Kanuna göre veri sorumlusu kişisel verilerin işlenme amacını ve yöntemini belirleyen kişidir. Yani işleme faaliyetinin “neden” ve “nasıl” yapılacağı sorularının cevabını verecek kişidir. Türkiye'de ki Şirketler Neler Yapabilir? Öncelikle Veri Sorumlularını tespit etmeleri gerekmektedir. Akabinde KVKK ile ilgili yeni departmanın oluşturulmasında fayda vardır. Bunun anlamı yeni bir iş alanı ve istihdamı açılacaktır. Hatta İşçi Sağlığı Uzmanları gibi KVKK Uzmanları ve Danışmanlığı üzerinde yeni alanlar gelişecektir. Konu önemli olup çok ciddi para cezalarına çarptırılmamak için şirketlerin bu konuya gerekli özeni vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Aynı kural ve hukuk Avrupada da geçerlidir. Bu durum sadece Türkiye'den ibaret değildir. Dolayısıyla İngilizcesi iyi olan kişiler bu danışmanlık hizmetini Avrupa'da da verebilirler. KVKK'nın Son Tüketiciye Müşterilere Sağladığı Faydalar Nelerdi? Öncelikle artık firmalar bizim kendi rızamız olmadan rastgele kafalarına göre kişisel bilgilerimizi dağıtamayacak ve satamayacaklardır . Böyle bir şey yapmaları durumunda ise çok ciddi para cezalarına çarptırılacaktırlar. Şirketlerin kişisel verileri yurtiçinde üçüncü taraflarla paylaşabilmesi için aşağıda ki koşulları yerine getirmiş olmaları gerekmektedir. İlgili kişinin açık rızasının alınması, Kanunlarda açıkça öngörülmesi, Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması, Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması, Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması, İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması, Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması, İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması Şirketlerin kişisel verileri yurtdışında ki üçüncü taraflarla paylaşabilmesi için ise: İlgili kişinin açık rızasının bulunması, Yeterli korumanın bulunduğu ülkelere (Kurul tarafından güvenli kabul edilen ülkeler) veri aktarımında, Kanunda belirtilen hallerin varlığı (Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrası ile 6. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen şartlar) Yeterli korumanın bulunmadığı ülkelere veri aktarımında Kanunda belirtilen hallerin varlığında (Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrası ile 6. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen şartlar) yeterli korumanın yazılı olarak taahhüt edilmesi ve Kurulun izninin bulunması, koşullarını sağlamak zorundadır. KVKK İle İlgili Şirketlerin Kişisel Bilgilerinizi Sizin Rızanız Olmadan Kullandığını Farkettiğinizde Ne Yapmalısınız? Tüketici / Müşteri / … ### Google Analytics'in Yeni Özelliği "Intelligence" İle Tanıştınız mı? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-analyticsin-yeni-ozelligi-intelligence-ile-tanistiniz-mi · Tarih: 2018-04-12 · Kategori: Google Analytics Google Analytics Intelligence Nedir? Google Analytics yeni bir özelliği ile yine bizleri kendine hayran bıraktı. Bu yeni özelliğin adı "Intelligence". Türkçe çevirisi zeka demektir. Ben buna "Hesap Asistanı" demeyi tercih ediyorum. Google Analytics yapay zeka sistemler ile bizi hesabımız hakkında uyarıyor. Bunu da yeni özelliği Intelligence ile yapıyor. Intelligence gözümüzden kaçan ince detayları yakalayabiliyor ve bize sunuyor. Intelligence Nasıl Kullanılır? Öncelikle bu yeni özellik sadece İngilizce dilinde çalışıyor. Türkçesi maalesef şuan için aktif değil. Bu özelliği kullanmak istiyorsanız Analytics kullanıcı arayüz dilini İngilizceye çevirmeniz gerekmektedir. Kullanıcı arayüzünü İngilizceye çevirmek için sağ üstte profil fotoğrafınızın yanında yer alan üç noktaya tıklayıp kullanıcı ayarlarına tıklayın, akabinde açılan sayfada en üstte yer alan arayüz dilini " English (United States) " olarak değiştirin. Analytics dilini İngilizce yaptıktan sonra ana sayfada Active Users'ın üstünde aşağıda ki gibi Intelligence butonunu göreceksiniz oraya tıklayın. Google Analytics Intelligence Sağ tarafta bildiri şeklinde bu yeni modül size bilgi sunacaktır. Bu bilgi / rapor / sunuşu isterseniz kaydedebilir ya da okundu olarak işaretleyebilirsiniz. Örneğin aşağıda ki gibi bildirileri görebilirsiniz. Intelligence Bildirileri Bildiriyi açtığınızda da size spesifik olarak konuyla alakalı bilgi vermekte olup, ayrıca detaylı olarakta rapora ulaşma imkanı sağlamaktadır. Normalde aşağıdaki bildiri detayından da görebileceğiniz gibi çok nadir olarak ülke bazlı bu istatistiğe bakıyorum. Intelligence sayesinde bu gibi hataları kolayca tespit edebilir duruma geldik. Aşağıdaki hata web sitemin Azerbaycan'da geç açıldığını gösteren bir bildiri. Eğer bu ülke benim web sitem ya da firmam için çok önemliyse CDN gibi gerekli aksiyonları alabilir ve problemi çözebilirim. Eğer çok önemli değilse dikkate almam. Bu bildiri benim için önemli olduğu için Intelligence sayesinde çok fazla kayıbı önledim diyebilirim. Bildirinin hemen altında yer alan Go to report 'a tıklayarak detaylı rapora ulaşabilirsiniz. Intelligence Bildirisi Detay Dürüst olmak gerekirse Intelligence ile " Loyalty Rate " ide keşfetmiş oldum diyebilirim. Loyalty Rate bir önceki ay web sitemi ziyaret etmiş olanların bir sonraki ay yeniden ziyaret etme oranını vermektedir. Aşağıda ki bildiride göreceğiniz gibi Şubat ayında 110K kullanıcıdan 6.31K'sı Mart ayında tekrardan web sitemi ziyaret etmiş olup buda %2.05 ine tekabül etmektedir. Burada asıl olay Mart ayında ki başarılı kampanyalarımız sayesinde Loyalty Rate in Şubat ayında ki oranına göre %32.76 olduğudur. Loyalty Rate With Intelligence Bu yeni özelliği mutlaka kullanmanızı tavsiye ediyorum. Bu sayede gözünüzden kaçan ince detayları bulabilirsiniz. ### Customer Experience (CX) İle Rakiplerinize Fark Atın. *Nike ve Adidas Örneği URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/customer-experience-cx-ile-rakiplerinize-fark-atin-nike-ve-adidas-ornegi · Tarih: 2018-03-24 · Kategori: Pazarlama Customer Experience Nedir? Customer Experience (CX) kullanıcı deneyimi demektir. Yani kullanıcı sizin platformunuza geldiği taktirde (websitesi, mobil uygulama , online formlar, online sayfalar vb.) o platformu kullanım kolaylığı ve rahatlığı diyebiliriz. Customer Experience CX şirketler için vazgeçilmezdir. Her şirket rakiplerinden bir adım daha ileride olmak istediği için bu konu ayrı bir önem taşımaktadır. Globalde ünlü online pazarlama danışmanı econsultancy'nin firmalara yönelik yaptığı anket çalışmasında ki soru şu şekildeydi. "Önümüzdeki 5 yıl içinde rakiplerinizden sizi ayıracak en belirgin özellik ne olmalı?" Çoğunluk %44 ile Customer Experience seçti. Web sitenizi ya da uygulamarınızı müşterilerinizin tercihine göre oluşturun. Web sitenizi ve uygulamalarınızın tasarımını oluştururken kullanıcı/müşteri kitlenizi ölçümleyip onların tercihi ve isteğine göre oluşturmaya başlamalısınız. Web sitenizi tamamladıktan sonra " Google Optimize " ile web siteniz de tasarımsal değişiklikler yaparak en iyi performansı göstereni A/B testi sayesinde bulabilirsiniz. Google Optimize ücretsizdir ve kod bilmenizi gerektirmeyecek düzeyde kullanımı kolaydır. Customer Journey Experience A/B Testlerinden Sonra "Customer Journey Experience" Yani Kullanıcı Karar Aşaması ya da Deneyimine Geçilir. Olayı biraz incelediğimizde büyük firmaların başarmak istediği en büyük olay kullanıcının satın alma kararını hızlı bir şekilde vermesini sağlamak. Web sitesine gelen kullanıcı ürünü inceledikten sonra online da ki nimetten yararlanıp ürünü internette de aratıp daha fazla bilgiye sahip olmak ya da daha ucuzunu bulmak istiyor. Başarılı firmalar kullanıcıları web sitesinde tutabilir ve satın alma kararını hızlı bir şekilde vermelerini sağlatabilirler. Bunu da tamamen CX ve CJX ile sağlarlar. Nike vs. Adidas NIKE ve ADIDAS Markalarını CX Açısından Ele Aldığımızda Nike Adidas'ı Resmen Yerle Bir Etti Nike çok kısa zaman önce bütün ürün sayfalarını, içeriklerini görsellerini, tasarımlarını online da ki web sitesinde değiştirdi. Bunu da tamamen CX'i baz alarak yaptı; çokta başarılı oldu. Öncelikle Nike ürün sayfasında ki görsellerin kullanıcı tarafından tıklanmadan görüntülenmesini sağladı. Nike Ürün Sayfası Ürün Görsel Yerleşimi Bunu Adidas'ın ürün sayfasıyla karşılaştırdığımızda farkı apaçık görüyoruz. Adidas Ürün Sayfası Bir diğer değişiklik ise Adidas'da ayakkabı boyutunu dropdown menü ile seçiyorsunuz; fakat Nike'da direk numarayı seçebiliyorsunuz. Adidas Ayakkabı Numarası Seçimi Nike bu işi gerçekten kolaylaştırmış.. Dropdown menüye ihtiyaç duymadan numara seçimi yapabiliyorsunuz. Nike Ayakkabı Numarası Seçimi Bir diğer önemli fark yaratan konu ise Nike değerlendirme / yorumlar kısmını ürün sayfasında kullanıcının dikkatinin dağılmasını önlemek için kaldırmış ve aşağılara almış daha az görünen yere. Adidas'ta ise bu durum tam tersi bir şekilde. Adidas Ürün Değerlendirme Kısmı Nike ayrıca Add to cart yerine Add to bag yazarak call to action yani harekte geçirici mesajını güçlendirmiş. Nike "Add To Bag" Butonu Sonuç olarak, online platformlarda kullanıcıların karar aşamalarını kısaltmak için CX yani customer experience türkçesiyle kullanıcı deneyimi gerçekten önemli olup, buna yatırım yapan şirketler ciddi anlamda büyüme göstermektedir. Bu makalede cihazlar arası farklılıklara değinmedim; fakat unutulmamalıdır ki mobil başka bir dünya olup oraya yapılan tasarım ve kullanıcı deneyimi diğer cihazlardan daha fazla önem gerektirmektedir. ### Google Ads Custom Intent Reklamları Nasıl Oluşturulur ve Püf Noktaları URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-adwords-custom-intent-reklamlari-nasil-olusturulur-ve-puf-noktalari · Tarih: 2018-02-28 · Kategori: Google Ads Google Ads Custom Intent Nedir? Google , 2018 yılında AdWords GDN'de ( Google Display Network) yani Google Görsel Reklamlarda yeni bir özellik çıkardı ve yayınladı. Adı da Custom Intent Türkçesi ile Özel Amaç Hedef Kitlesi. Custom Intent (Özel Amaç Kitlesi) hedefli reklamcılık Google'ın sunduğu yapay zeka ile reklamlarınızı doğru kişilere yani doğru hedef kitleye ulaştırmanıza yardımcı olmaktadır. Bu reklam modelinde reklamın içeriğinden ya da görselin tasarımından ziyade hedef kitleye yoğunlaşmanız gerekmektedir. Burada ki amaç doğru hedef kitleye ulaşabilmek. Eğer hesabınız yeni ise custom intent'ı seçtiğinizde Otomatik Oluştur seçeneğini göreceksiniz. Bunu Google sizin için yapabilir ve sizin için özel amaç hedef kitlesi oluşturabilir. Eğer bunu kendiniz yapmak istiyorsanız aşağıda bunun yöntemlerinden bahsediyor olacağım. Custom Intent - Özel Amaç Hedef Kitlesi Nasıl Oluşturulur? Yeni bir GDN reklamı, reklam grubu ve reklamı oluşturun. Audiences / Add Audience dedikten sonra aşağıdaki şekilde pencere açılacak. Custom Intent Ekleme Sonrasında aşağıda da görebileceğiniz gibi Custom Intent'i oluşturabileceğiniz seçenekler gelecek. Buradaki seçimleri yapıp kaydettikten sonra kurulumu tamamlamış olursunuz. Eğer daha önce kullanmadıysanız hesabınız yeni ise en başta çıkan auto-created'ı göreceksiniz. Bunun anlamı Google sizin için kitleyi oluşturacaktır. Bu yöntemleri aşağıda açıkladım. Yeni Custom Intent Oluşturma Oluşturduğunuz hedef kitlenin adını girin. Audience Adı Girişi Aşağıda detaylı şekilde açıkladığım custom intent için keyword veya URL tanımlaması yapın. Custom Intent Keyword Ve Url Girişi Tüm işlemleri bitirdikten sonra sayfanın sağında size Google tarafından sunulan tahmini veriler yer alacaktır. Custom Intent Tahmini Veriler Özel Amaç Hedef Kitlesi Yöntemleri Nelerdir? Özel Amaç Hedef Kitlesinde kullanabileceğiniz hedefleme yöntemleri üç türlüdür. Birincisi ve bence maliyetleme açısından en önemlisi anahtar kelimeler (keywords). Bu yöntemde anahtar kelimelerinizi yazarak spesifik hedefleme yapabilirsiniz. O anahtar kelimelerde ya da yakın varyanslarda arama yapan kullanıcıları hedefleyebilirsiniz. Şöyle düşünelim, Google Search de reklamlarınız yayınlanıyor ve "saç ekimi" anahtar kelimesi çok pahalı bir anahtar kelime bu anahtar kelime de TBM yani tıklama başına maliyet 9-TL ödemek yerine GDN'de custom intent keyword hedeflemesi yaparak çok daha düşük bir maliyetle o hedef kitleye ulaşabilirsiniz. Kullanıcı saç ekimi kelimesini aratmıştır ve sonuçlara ulaşmıştır. Sonrasında ziyaret ettiği herhangi bir (Google reklamlarını yayınlayan) websitesinde sizin reklamınızı görecektir. Çünkü siz custom intent keyword ile "saç ekimi" ni hedeflediğiniz için. İkincisi URL hedefleme. Bu yöntemi rakiplerinizin kullanıcılarını hedeflemede kullanabilirsiniz. Rakiplerin URL'lerini yazarak oluşturacağınız listenizde bu websitesini ziyaret etmiş ya da etkileşime geçmiş kullanıcılara ulaşmanızı sağlayacaktır. Üçüncüsü ise in-market audiences. Bunu ayrı bir opsiyon olarak düşünebilirsiniz. Ve aklınıza "Konular/Topics" ile bunun ne farkı var sorusu gelebilir. Bu kısım hedef kitleyi daha da spesifik hale getirebilmemize yardımcı oluyor. Örneğin anahtar kelimesi ve in-market audiences seçili bir hefleme yaparsanız çok daha spesifik bir kitle oluşturmuş olursunuz. Bunu kullanmak istiyorsanız kesinlikle ezbere çalışmayın. Yani rasgele seçmeyin. Bu verilere Google Analytics'ten ulaşabilirsiniz. Sizin için en uygun olan kategorileri bulduktan sonra seçimi genişletebilirsiniz. Örneğin; pizza satışı yapıyorsunuz ve reklamlarınızı custom intent ile oluşturmak isterseniz kullanabileceğiniz iki yöntem URL ve anahtar kelimesidir. Anahtar kelimesi "pizza çeşitleri, pizza sipariş ver, pizza, en iyi pizza" vb. gibi URL ise sizin gibi pizza satışı yapan web sitelerinin URL lerini verip custom intent oluşturabilir ve hedefleyebilirsiniz. Reklamlarınız doğru spesifik hedef kitlesine gösterilecektir. Önemli Notlar Eğer custom intent kullanıyorsanız her bir hedefleme stratejisinde minimum 15-20 tane hedefleme kriteri girin her biri için. Örneğin Keyword kullanacaksınız minimum 15-20 tane keyword girin. URL ve keywordu ayırırsanız daha geniş çaplı kişilere ulaşabilirsiniz. Hedef ağınızı daraltmak isterseniz hepsini tek bir custom intentte kullanabilirsiniz. Ayrıca her bir reklam grubu içinde farklı hedefleme yapabilirsiniz. Yazdığınız her anahtar kelime ya da URL den sonra sağ tarafta tahmini erişim sayısı görürsünüz. Bu sayı sizi tatmin ediyorsa kitlenizi oluşturun; eğer sizi tatmin etmiyorsa biraz daha arttırın, çok fazla ise parçalara bölün. Türkiye 'de ki deneyimlerinden gördüğüm kadarıyla normal GDN reklamcılığına göre daha pahalı. Ayrıca insanlar daha kullanıma başlamamış ve para kaybı çok fazla olacak diye korkuyorlar. Dolayısıyla machine learning muhabbeti biraz daha zaman alacak gibi. Amerika'da ki deneyimlerinden gördüğüm kadarıyla çok iyi çalışıyor. Yine ortalama TBM normal GDN reklamlarından pahalı olsada dönüşüm sayıları çok daha fazla oluyor. Özellikle e-ticaret SEM tarafında. In-market audience'ı kullanmak istiyorsanız verilerinizi Google Analytics'ten almanızı öneririm. Ezbere kategori seçmemelisiniz. Bunun için doğru veriye Google Analytics / Kitle / Yakın İlgi Alanı Kategorisi size yardımcı olabilir. Hatta bunu ülke ve cinsiyet vb. gibi kırılımlara ayırabilir, spesifik hedefleme yapabilirsiniz. Türkiye'de Manuel CPC ve geliştirilmiş tiki ile ilerlemenizi öneririm. … ### Yabancı Dillerde İçerik Pazarlaması Yaparken Dikkat Edilmesi Gereken 5 Önemli Konu* URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/yabanci-dillerde-icerik-pazarlamasi-yaparken-dikkat-edilmesi-gereken-5-onemli-konu · Tarih: 2018-02-26 · Kategori: Pazarlama Yabancı Dillerde İçerik Pazarlaması Facebook 140 dilde kullanılabilir, Google Arama Ağı 123 dilde kullanılabilir ve Youtube dünyanın her yerinde (bloklanan ülkeler hariç) kullanılmaya uygun. Dostum kısacası web dünyası multilanguage bir ortam. Yani tek dille kendini sınırlandırmamalısın. Internet World Stats raporuna göre ilk olarak 985 milyon insan webi İngilizce kullanmaktadır, 771 milyon insan webi Çince dilinde kullanmaktadır ve 312 milyon insan ise İspanyolca dilinde webi kullanmaktadır. Bu da aslında içerik pazarlamasını yapılandırırken dikkat edilmesi gereken bir ölçüt bence. Top 10 İnterneti En Çok Kullanan Diller Dünya ortalamasında internetin 5'te 1'i Çinliler tarafından kullanılmakta ve yine Çinliler tarafından yaklaşık $1 trilyon dolar internetten para harcanıyor. Bu da yabancı şirketlere bu hareketli pazara girmek için altın değerinde bir fırsat sunuyor. Online pazarlamada Çin'de ya da diğer herhangi bir yabancı ülkede başarının ölçütü kesinlikle dildeki performansa dayalıdır diyebiliriz.. Localizing keywords yani anahtar kelimelerin düzgün yerleşimi ve web sitenizin varlığı başarının yarısını oluşturmaktadır. Geri kalanı ise oluşturacağınız içerik pazarlamasının stratejik başarısına dayanmaktadır. Bu yazımda size diğer dillerde nasıl daha yaratıcı içerik oluşturabiliriz ve başarıya nasıl ulaşabiliriz bunun ölçütleri nedir vb. kısaca bunlardan bahsedeceğim. Bunlardan bir kaçını zaten hali hazırda uyguluyor olabilirsiniz ama bu 5 stratejik çalışmayı da aynı anda uygulamanızı öneririm. Yabancı Dillerde İçerik Pazarlaması İçin Kullanılabilecek 5 Farklı Strateji Yöntemleri Yeni Alanlar Bölgeler Arayın ve Keşfedin Başarılı içerik pazarlaması oluşturmak istiyorsak ilk aşama kendimize doğru ülke, bölge ya da alan bulmalıyız. O ülke ya da bölgenin ürünümüz ya da servisimiz için doğru yer olduğuna kesinlikle emin olmamız gerekmektedir. Yeni Bölgede Ne Ararız? Öncelikle potansiyel müşterilerimizi bulmamız gerekir. Bunu yapmanın en iyi yolu daha önceden o bölgeden ürünümüzü ya da servisimizi almış kişilerle olan yeniden iletişim ve etkileşimimiz olacaktır. Biraz daha dipe inip o kullanıcılarla bir analiz gerçekleştirmemiz gerekir. Günlük rutinler Amaç / Problemler Yönelimler / Engeller Tercihler / Sorular Etkileşim (onlara nasıl ulaşabilme) Data oluşturmak için müşteri anketleri, müşteri görüşmeleri/ziyaretleri, web sitesi çıkış anketi vb. gibi raporları kullanabiliriz. Ayrıca müşteri hizmetleri departmanı ve satış ekibinden de buna dair birden fazla detaylı ve yararlı verileri de alabiliriz. Datayı oluşturduktan sonraki adım müşterilerimizin fikirlerini ve beklentilerini öğrenmektir. Müşteri empati haritası (Customer Empathy Map) müşterilerimizin zihinlerinden geçenleri okumak için harika bir araçtır. David Gray tarafından geliştirilen müşteri empati haritası bize müşterilerimizin düşünceleri, duygu ya da hisleri, gördükleri, söylemek ve yapmak istedikleri , duydukları kısacası tecrübeleri hakkında bize bilgi sağlayacaktır. Müşteri Empati Haritası Müşteri empati haritasını oluştururken mümkün mertebede açık bir dille veri toplamayı ve renkli yapışkan notlar ile göze hitap edecek şekilde önemli bilgileri yapıştırmanızı öneririm. Bu haritaya objektif bir şekilde satış ekibinin verilerini ve diğer tüm web analytics verilerini aktarmanızı öneririm. Bu haritayı oluşturduktan ve müşterilerinizi daha doğrusu hedef kitlenizi ölçümledikten sonra o yeni bölge ya da ülke de kararınızı verdikten sonra hedef kitle üzerinde daha ilgi çekici ve etkileyici içerik pazarlaması yapmaya uygun hale geleceksiniz. Kültürel ve İnanç Farklılıklarının Üstesinden Gelin Kültür ve inançlar çoğunluk üzerinde, tüketici satın alımlarında karar mekanizmasıdır. Yatırım yapacağınız ülkenin kültürünü ve diğer detaylarını öğrenmelisiniz; hatta o ülkede yaşayan birisini işe almanız bile sizi başarıya taşıyacak kriterlerden biridir. Bazen yapmayı planladığımız içerik pazarlaması o ülkede utanç verici bir hataya dönüşebilir. O yüzden bu konuda dikkatli olmanızı öneririm. NIVEA'nın hatalı stratejiye sahip reklamını buna örnek olarak verebilirim. Peki NIVEA'nın hatası neydi? NIVEA " White Is Purity " ile ırkçılığa yol açacak bir reklam kampanyası oluşturdu. Ardından çok geçmeden hatasını anladıktan sonra şirket özür diledi ve reklamı yayından kaldırdı. Nivea Hatalı Reklam Ve Paylaşımı Bu tarz hatalardan kaçınmak için kesinlikle local bölgenin kültürünü ve inançlarını çok iyi biliyor olmanız gerekir. Buna vereceğim bir diğer örnek ise şu olacak. Ramazan ayında Türkiye 'de içki ve meyhane reklamlarının herkese açık bir şekilde yani spesifik bir hedef kitle olmadan yapılmaması gerekir. Çünkü Türkiye islamı kabul etmiş ve yaşam standartlarını islama göre düzenlemiş bir ülkedir. Bu tarz bir içerik ya da paylaşım islami toplumun dikkatini çekecek ve tepkileri üzerine toplayacaktır. Arama motoru devi Google bunun farkında olmalı ki her ülke için ayrı bir Doodle yayınlıyor. Farklı kültür ve inançlara sahip ülkelerde problemlerin yaşanmamasını nasıl önleyebiliriz? Bunu önleminin bir kaç yolu vardır. Bölgeyi inceleyin. (temel kültür ve inançlar) Sosyal medyalardan ülkeyi ve ülkedeki etkinlikleri takip ederek insanların davranışlarını ve düşüncelerini analiz edin. Pazarlama mesajları yazımı için o ülkeden birisiyle çalışın. O ülkenin kendi dilinde ve üslubunda içerik yazabilecek … ### Pixel'de Retargeting Kampanyaları Nasıl Oluşturulur ve PPC İle Content Marketing Neden Önemlidir URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/pixelde-retargeting-kampanyalari-nasil-olusturulur-ve-ppc-ile-content-marketing-neden-onemlidir · Tarih: 2018-02-11 · Kategori: Sosyal Medya Reklamları PPC ve Content Marketing Nedir? Eğer bir marketing uzmanı ile en iyi taktikler hakkında konuşursanız çoğunlukla iki yaklaşım arasında kalındığının farkına varırsınız. Bunlardan birincisi, içerik pazarlaması (content marketing) diğeri ise PPC (pay per click). Benim görüşüm ise, ikisi de çok değerli olup ikisinin de doğru orantıda kullanılması olacaktır. İçerik pazarlaması yani content marketing tartışmasız uzun soluklu bir süreçtir. Sağlam içerikli paylaşımlar kullanıcı kitlenizin markanıza olan bağlılığını arttıracak ve zamanla satışlarınıza da etki edecektir. 2016 B2B content marketing araştırmasında işletmelerin %86'sı içerik pazarlama yapmaktadır. Bu da içerik pazarlamanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Öte yandan, PPC reklamlar da doğru yapılandırılmış kampanyalarınız aracılığıyla satışlarınızın hızlı bir şekilde zaman kaybı olmadan artmasını sağlamakta size yardımcı olacaktır. Ancak bir durum var ki o da bu işin sürdürülebilir olmamasıdır. Yani siz para verirseniz ya da vermeye razıysanız reklamlarınız yayınlanır. Aksi taktirde bütçenizin bitmesi durumunda PPC pazarlaması yapamazsınız. Remarketing Gücü ve Remarketingin Satışlara Olan Etkisi Remarketing ya da Retargetingi hem Facebook Pixel'de hem de Google AdWords'te ( Analytics aracılığı ile) başarılı bir şekilde kullanabilirsiniz. Eğer çok ürünlü bir websiteniz varsa ve kullanıcı sayınız aylık milyonun üzerinde ise bu gibi durumlarda ben Criteo gibi daha profesyonel sistemleri kullanmanızı tavsiye ederim. Çünkü bu tarz sistemler direk nokta atışı yapan bir yapay zekaya sahiptir ve sizi uğraştırmaz. Criteo tabi bunlardan sadece bir tanesi, piyasada bunun gibi bir çok araç bulunmaktadır. Retargeting online satış yapan web siteleri için harika bir araçtır. Araştırmalara göre web sitesini ilk kez ziyaret eden insanların %96'sı satın almaya hazır olmayan bir kitle; yani karar aşamasında olan ya da fiyatları analiz eden bir kitle. Eğer retargeting yapmıyorsanız o kullanıcının e-posta adresini ya da diğer kişisel bilgilerini bilmiyorsanız üzgünüm ki o kullanıcıyı ya da müşteriyi elinizden kaçırdınız. Eğer bir kişi web sitenizi ziyaret ediyor ve satın almıyorsa bunun anlamı o kullanıcı ürününüzle ilgilenmiyor değildir. Bunun arkasında yatan başka bir sürü neden olabilir. Örneğin, marka bilinirliliği, fiyatlar, kargolama metodu ya da ücreti gibi. İşte burada retargetingi etkin kullanırsanız o kullanıcıyı ya da müşteriyi ikna edebilir ve satış gerçekleştirebilirsiniz. Aşağıdaki görselde Retargetingin Google AdWords'de Display reklamlarda nasıl çalıştığını görebilirsiniz. Retargeting Nasıl Çalışır? Household IP Retargeting Farkı Nedir ? Household IP Retargeting yaparsanız ev halkını komple hedef kitlenizin içine dahil etmiş olursunuz. Aşağıda ki görselde de görebileceğiniz gibi, örneğin Anne web sitemizi ziyaret etti ve retargeting ağımıza katıldı. Oluşturduğumuz reklam (retargeting ads) Babanın laptopunda, kızın telefonunda ya da oğlun tabletinde (tüm cihazlarda) görüntülenebilir. Bu tarz kampanyalar genellikle ebeveynleri ve çocukları hedef altına alan kampanyalarda kullanılabilir. Örneğin; karne hediyesi kampanyaları gibi. Aile bir anda aynı kampanyayı konuşabilir. Buna satışta aile içi etki diyebiliriz. Household Ip Retargeting Facebook Pixel'de Retargeting Kurulumu Nasıl Yapılır? Bu yazımda sadece Facebook Pixel'i göstereceğim. Retargeting de hem Google hem de Pixel çalışmanızı tavsiye ederim. Öncelikle Facebook Pixel kodunu oluşturmamız ve web sitemize entegre etmemiz gerekiyor. Bunun için https://business.facebook.com adresine gidin. Giriş yaptıktan sonra sol üstte yer alan " Business Manager " butonuna ardından " Pixel " e tıklayın. Daha sonra "Create a Facebook Pixel" diyerek açılan pencereden Pixel adını girin ve ilerleyin. Karşınıza aşağıdaki görüntüde de görebileceğiniz gibi popup ekran gelecektir, buradan kodu alıp websitenize entegre edin. Eğer nasıl yapıldığını bilmiyorsanız ya da daha fazla bilgiye ihtiyacınız varsa buraya tıklayın . Facebook Pixel Remarketing / Retargeting Kurulumu Audience Segmentation - Hedef Kitle Segmentasyonu Pazarlama uzmanları arasında yapılan bir ankette kişiselleştirme , pazarlama hedeflerine ulaşması açısından %94 çok önemli olarak çıkmıştır. Yani reklamlarınızı ya da kampanyalarınızı ne kadar çok kişiselleştirebilirsiniz o kadar iyi performans sağlarsınız ve dönüşümleriniz başarılı olur. Yakın gelecekte teknoloji insanlara sadece istediği ya da hayal ettiği ürünlerin ya da hizmetlerin reklamlarını gösterecektir. Örneğin billboard reklamlarına bakan her kişi farklı bir reklam görecektir. O an ya da o gün ihtiyacınız olan ürünleri ya da hizmetleri göreceksiniz. Bu da aslında kişiselleştirilmiş reklamlara çok güzel örnek olabilir. Pixel'de kişiselleştirme ayarlarını kolay bir şekilde yapabilir ve kampanyanızın başarıya ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Aşağıda ki görselde de görebileceğiniz gibi yeni reklam kampanyası oluşturduğunuzda Pixel'i kullanarak belirli sayfayı ziyaret edenlere ayrıca bir reklam oluşturabilirsiniz. Burada ki önemli konu sıklık sınırı ve geçmiş günlerdir. Sıklık sınırını doğru kullanırsanız kullanıcıları ya da müşterilerinizi reklamlarınız ile bunaltmamış olursunuz. Spesifik Web Sayfasını Ziyaret Eden Kullanıcıları Hedefleme Retargeting yaparken custom audience (özel hedef kitlesi) kullanmanızı şiddetle öneririm. Bu özel hedef kitlesini ürünlerinizin ve … ### Doğayı Katlediyoruz ve Dünyaya Zarar Veriyoruz URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/dogayi-katlediyoruz-ve-dunyaya-zarar-veriyoruz · Tarih: 2018-01-28 · Kategori: Genel Dünyamız Yok Oluyor Bana Dünya'nın tanımını yapın deseydim ilk aklınıza gelen cevap ne olurdu? Küresel Isınmanın farkında mıyız? Ve daha bir çok sorunun cevabı aşağıda.. Dünyanın tanımına vereceğim ilk cevap " Yuvamız " olurdu. Yaşadığımız evrende ve samanyolu galaksisinde ki tek yuvamız, evimiz ... Bilim insanları ve astronotlar her ne kadar teleskoplarla bir başka gezegenleri gözetleselerde ve onların bize ulaşan renkleri ile ne tür gaz ve atomlardan oluştuğunu ve yaşanabilir olup olmadığını tartışsada üzülerek söylüyorum ki oraya gidebilecek bir teknolojimiz yok... Ve o teknolojiyi yapana kadar da insanoğlunun soyunun tükenmeyeceğinin garantisi de yok... Geçenlerde Stephen Hawking 'in " Küresel Isınma Yoktur! " diyen ahmaklara özel verdiği cevabını ve yorumunu okudum. Gerçekten hayran kaldım. Cevap çok basit. Eğer küresel ısınmanın olmadığını düşünüyorsanız bir zamanlar dünyamız gibi olan ve daha önceden yaşanabilir bir gezegen olan Venüs 'e gidin ve görün! Venüs sülfirik asit bulutlarıyla çevrilidir. Bu da güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşmasını engellemektedir. Bu durumun Venüs'ü Dünya'dan daha soğuk bir yer yapabileceğini düşünebilirsiniz. Ne de olsa güneş ışınları yeryüzüne ulaşmıyor.. Ancak durum hiç öyle değil; aksine Venüs güneşe uzak ikinci gezegendir; ancak güneşe en yakın olan Merkür 'den daha da sıcaktır. Venüs'ün yüzeyi kurşunu eritecek derecededir. ( Kurşun 327,5°C de erimektedir. ) Küresel Isınmanın Başlıca Sebebi Nedir? Küresel ısınmaya ve bu sıcaklığa neden olan olay ve şuan ki durumun özeti nedir? Aslında sorunun cevabı basit bulutlar arasından gelen küçük derecede sıcaklığın bile geri çıkamamasıdır... Yani enerji akımı yoğun bir karbondioksit atmosferince engellenir. Karbondioksit yani kısaca CO2 gazı sıcaklığı içinde tutan boğucu bir battaniye gibidir. Bu da Venüs'ü kontrolden çıkmış sera etkisinde bırakmaktadır. Venüs'te kimsenin kömür yaktığı ya da benzin canavarı araçlar kullandığı yok. Doğa, bir çevreyi akıllı bir yaşama gerek duymadan da yok edebilir. Ya da bir başka teoride insanoğlu ilk yaratıldığında asıl evimiz belki de Venüs idi. Daha sonra insanların orayı yok edişi ve azınlığın da Dünya'ya kaçışı ve yeni bir yaşam başlatılması olabilir. Çünkü Venüs'ü şuan inceleyemiyoruz. Bulutlar yüzünden uzaydan Venüs'ün yeryüzüne bakamıyoruz. Venüs Araştırmaları Venüs'e 1982 yılında Sovyetler Birliği tarafından başarıyla indirilen ilk araç Venera 13, Venüs'ün sıcaklığına en fazla 2 saat dayanabilmiş ve aşağıda sizle paylaştığım fotoğrafı bize gönderebilmiştir. Ancak bu bize yeterli araştırma yapma imkanı vermiyor. Kim bilir belki o sıcaklıkta yaşamaya evrimleşebilen başka bir insanlık türü ya da varlıklarda olabilir. Venera 13’ün 1982 Yılında Dünya’ya Gönderdiği Fotoğraf Bilim adamlarının araştırmalarına göre Venüs ve Dünya'nın başlangıçta karbon oranları aynıydı. Dünya yani şuanda yaşadığımız gezegen insan ve hayvan tarafından yaşamaya elverişli ancak Venüs son derece tehlikeli bir yer haline geldi. Bunun nedeni karbon elementiydi. Venüs'te karbonun neredeyse tamamı karbondioksit olarak atmosferde gaz halindedir. Dünya'da ki karbonun ise çoğu, çağlar boyunca karbonlaşmış sağlam kaya mahzenlerine depolanmıştır. İngiliz kanalı kıyısında ki Beyaz Dover Yamaçları örneğinde olduğu gibi. Beyaz Dover Yamaçları Eğer hiç CO2 olmasaydı, Dünya donuk halde olurdu. Şimdinin iki katı olsaydı Dünya aşırı derecede sıcak bir yer olurdu. Fakat yine de Venüs kadar sıcak olamazdı; hatta yaklaşamazdı bile. Çünkü o gezegenin okyanusu milyarlar yıl önce uzaya buharlaştı. Bu nedenle Venüs'ün atmosferi bizim atmosferimizden 90 kat daha ağırdır. 1958 yılında Charles David Keeling atmosferdeki CO2'yi doğru bir şekilde ölçmenin yolunu bularak dünyamızı yok etmeye doğru ilerlediğimizi farketmiştir. Bu yükseliş, tarımın ve uygarlığın yükselişi sırasında seyreden CO2 seviyelerinden çarpıcı bir sapmaydı. Aslında Dünya yapılan araştırmalara göre geçmiş 3 milyon yıl boyunca böyle bir şey görmemişti... Karbondioksit CO2 Artışı CO2 Yükselişi ve Geçmiş Verilerden Nasıl Eminiz? Kanıtlar suya yazılıdır. İklim bilimciler, Grönland ve Antartika'da ki buzulların derinliklerinden buz çekirdekleri çıkarıp araştırma yaparak gözlemlemişler. Buz katmanlarının içinde, oraya hapsolmuş durumda antik hava bulunmaktadır. Dünya'nın atmosferinin son 800 bin yıl boyunca geriye uzanan bozulmamış kaydını bu buzlar sayesinde okuyabiliriz. Tüm bu süre boyunca havada ki CO2 miktarı 30 binde 1'den yukarı çıkmadı. En azından 20.yüzyıla kadar... Ve hala hızlı ve sabit bir şekilde CO2 miktarı artmaya devam etmektedir. Petrol, kömür, gaz yakarak Dünya'nın tüketebileceğinden çok daha hızlı bir şekilde CO2 üretiyoruz. Böylece atmosferde CO2 birikiyor ve dünyamız ısınıyor... Neden farkında olamıyoruz? Dünyamızın yok olduğunun.. yaşanabilecek başka bir gezegene gitmemizin çok zor olduğunun.. türümüzün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunun.. neden farkında olamıyoruz? Ülkeler, devletler, kültürler, diller, dinler kavramları ile daha öncesinde hayvanların yaşadığı bu gezegeni işgal ederek daha ne kadar yok oluşa tanıklık edeceğiz? ### Google Analytics'de Yeni Kitle Raporları Kullanımı ve Avantajları URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-analyticsde-yeni-kitle-raporlari-kullanimi-avantajlari · Tarih: 2018-01-28 · Kategori: Google Analytics Google Analytics Kitle Raporu Nedir? Google Analytics'in bize sunduğu yeni Kitle raporu e-ticaret web sitesi yöneten kişiler için gerçekten çok faydalı olacak gibi görünüyor. Daha önce Analytics üzerinden oluşturduğumuz kitleleri sadece AdWords 'e aktarabilir ve AdWords reklamları ile ilişkili olmasını sağlayabilirdik. Analytics'de bu kitlelere dair detaylı veri ve bilgilere erişemiyorduk. Fakat şimdi Analytics'in bize sunduğu yeni Kitle Raporları ile artık oluşturduğumuz kitlelerin raporlarını Analytics üzerinden görebileceğiz. Tabi bunun için öncesinde oluşturduğunuz tüm kitleleri tek tek düzenleyip onları Google Analytics hedefine eklemeniz gerekiyor. Ben sınır yoktur diye tahmin ediyordum ancak Analytics sadece 28 tane kitleyi Analytics'e eklememe izni verdi 29.sunu eklerken sınıra ulaştınız hatası verdi. Umarım en kısa zamanda bu sınırı 100 yaparlar. Çünkü 28 küçük çaplı kitle analytics raporları sunar. En azından domain başına bu sayının 100 olması işimizi kolaylaştırır. Çok fazla veri çok iş yükü değil aslında. Doğru verileri doğru filtreler ile kolaylıkla sadeleştirebilir ve istediğimiz net sonuçlara ulaşabiliriz. Google Analytics Kitleler Raporunu Nasıl Kullanabilir ve Kurulumunu Nasıl Yapabiliriz? Öncelikle Analytics hesabınızda yeni bir kitle oluşturmanız gerekiyor. Bunu bilmeyenler vardır diye hızı bir şekilde açıklayacağım. Analyitcs'e giriş yapın > Daha sonra sol alttan " Yönetici " butonuna tıklayın > Yeni açılan pencerede ortada yer alan Mülk 'ün altından Kitle Tanımları > Kitleler 'e tıklayın. Google Analytics Kitle Oluşturma Yeni Kitleye tıklayarak kitlenizi oluşturun. Burada koşula bağlı kitle raporları hazırlayabilirsiniz. Örneğin, belirli sayfayı ziyaret eden ve sadece google cpc den gelen kitleler gibi, ya da Alışveriş sepetine gelen ve ödeme yapmadan çıkan kitleler. Tercih size bağlı. 3. aşamada kitlenize hedef eklemeniz gerekiyor burada AdWords'ü ve Analytics'i hedef olarak ekleyin. AdWords'te reklam çıkmasanız bile kitlenizi AdWords'e ekleyebilirsiniz. Google Analytics Kitleler Raporu Oluşturduğunuz kitlenizi Analytics'e hedef ekledikten sonra verileriniz öncelikle işlenecektir ve sonrasında verilerinizi görmeye başlayacaksınız. Peki bu rapora nereden erişeceğiz? Analytics anasayfasına gidin > Solda Kitle Menüsüne Tıklayın > Kitleler tıklayın. Google Analytics Kitleler Raporu Karşınıza yukarıda ki resimde gördüğünüz gibi bir rapor ekranı gelecektir. Ben verileri sildim ancak siz verilerinizi görmeye başlayacaksınız. Örneğin bu raporda ben Google CPC'den gelen ve websitemde 2 dakika vakit geçiren kullanıcıları detaylı bir şekilde görebiliyorum. Kitle üzerine tıkladığınızda bu kitleler daha çok hangi kampanya da aktif olduğu ya da hangi kampanyalardan dönüşüm sağladığını görebilir ve AdWords kampanya optimizasyonlarında yardımcı olabilir. Raporu aktif ve verimli kullanmak istiyorsanız mutlaka segmentleri kullanın . E-ticaret web sitesi yönetiyorsanız dönüşüm sağlayanlar, sağlamayanlar, hemen çıkılan oturumlar, mobil trafik, geri gelen kullanıcılar gibi bir çok işinize yarayacak segment modellerini kullanmanızı öneririm. ### Dijital Pazarlama Alanında Kendini Geliştireceklere Harika 10 Kitap Önerisi URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/dijital-pazarlama-alaninda-kendini-gelistireceklere-harika-10-kitap-onerisi · Tarih: 2018-01-18 · Kategori: Pazarlama Dijital Pazarlamada Kariyer Hedefleyenlere Yönelik Öneriler Eğer Dijital Pazarlama Alanında ya da Sadece Pazarlama Alanında Kariyer Yapmak ya da Kendinizi Geliştirmek İsterseniz İşte Size Harika 10 Kitap Önerisi. Bu Kitaplar Ufkunuzu Genişletecektir. Listede daha önceden okuduğunuz kitapları bulabileceğinize eminim. Benim için bu on kitabın onuda çok değerli. O yüzden sıralama random yapılmıştır. Yani birinci sırada yer alan kitap en iyi ya da son sırada yer alan kitap en kötüsü anlamına gelmemektedir. Her biri ayrı değerli bilgi ve içerik taşımaktadır. Bazı kitapları bulabileceğiniz linkleri de sizlerle paylaştım. Growth Hacker Marketing: A Primer on the Future of PR, Marketing, and Advertising – Ryan Holiday Growth Hacker Marketing : A Primer On The Future Of Pr, Marketing, And Advertising – Ryan Holiday Gmail, Facebook , AirBnb, Evernote. Bu multi milyar dolarlık şirketler PR ya da dijital pazarlamaya para harcamadan bu seviyelere geldiler. Bu firmaların reklam panoları bile yoktu bu seviyeye geldiklerinde. Bunu başarılı bir şekilde anlatan bir kitap. Kitapta vurgulanan konu bu firmaların bir stratejisi vardı o da Growth Hacking idi ve işe yaradıda. Kitabın türkçesini bulamadım o yüzden link paylaşamıyorum İngilizcesi de çok ağır bir ingilizce değil hepinize tavsiye ederim. Growth Hacking konusunda baya işinize yarayacaktır. Rakibini Yere Ser – Gary Vaynerchuk Rakibini Yere Ser – Gary Vaynerchuk Size kötü bir haberimiz var: Pazarlama zor bir iş ve giderek de zorlaşıyor. Ama geçmişin yasını tutacak ya da kendimize acıyacak vaktimiz yok. Modern hikâyeciler olarak pazarın gerçeklerine uyum sağlamak zorundayız, çünkü pazarın kendini bize uydurarak yavaşlamaya hiç de niyeti yok! Günümüzde içerik hiç olmadığı kadar önemli, ancak mesele sadece nitelikli içerik de değil, sosyal medya platformlarına ve mobil cihazlara uygun ve nitelikli içerik. Bu gürültülü dünyada sesinizi sosyal medya platformlarının açtığı pencerelerden var gücünüzle bağırarak duyuramazsınız. Sesinizi duyurmanın yolu, gücünüzü doğru kullanmaktan ve yeni mecralara uygun farklı hikâye formlarını anlatmaktan geçiyor. Bu kitabı D&R'dan satın alabilirsiniz tıklayın . The New Rules of Marketing & PR – David Meerman Scott The New Rules Of Marketing &Amp; Pr – David Meerman Scott Pazarlama denilince akla gelen ilk konun Dijital Pazarlama olduğu doğru değil mi? Aslında bu çokta doğru değil. Pazarlama ve taktiklerin değişimlerini gördükçe asıl konunun büyük düşünce olduğunu her küçük işletme pazarlama uzmanları bilir. 9 dilde, 375.000'den fazla kitap sattı. Bu kitabı okuduktan sonra işletmeniz için doğru yatırım kanalını bulabileceğinize eminim. Kitabın Türkçe'sini bulamadım ancak bu kitabı D&R'dan satın alabilirsiniz tıklayın. Viralnomics: How to Get People to Want to Talk About You – Jonathan Goodman Viralnomics: How To Get People To Want To Talk About You – Jonathan Goodman Eğer ürün ya da hizmetlerinizin sosyal medya hesaplarınızdan doğru hedef kitleye doğru zamanda ulaştırılmasını istiyorsanız bunun için hangi butona tıklayacağınızı bilmenize gerek yok; bilmeniz gereken sadece insanların ilgisini nasıl çekebileceğiniz konusu olmalıdır. İşte tam burada kitap yardımımıza koşuyor ve bize ilginç taktik ve bilgiler sunuyor. Kitapın Türkçe versiyonunu bulamadım dili İngilizce'dir; ancak mutlaka okumanızı tavsiye ederim. The Everything Store: Jeff Bezos and the Age of Amazon – Brad Stone The Everything Store: Jeff Bezos And The Age Of Amazon – Brad Stone Amazon'un kuruluşunu hatırlarsınız belki.. Sadece kitap satışı yapılıyordu.. Sonra stratejiler değişti ve her şey Amazon'da satışa çıktı.. Amazon'un kurucusu Jeff Bezos'u bu kitapta bulacaksınız. Kitapın dili İngilizce ve Pandora'dan kitapı satın alabilirsiniz tıklayın . Dijital Çağda İçerik Yönetiminin Kuralları – C.C.Chapman, Ann Handley Dijital Çağda İçerik Yönetiminin Kuralları – C.c.chapman, Ann Handley Pazarlamanın mükemmel içerikler sunmak olduğunu neredeyse herkes biliyor. Ancak günümüzde bundan daha fazlası gerekiyor. Mükemmel içeriğinizi, ilgi çekici, unutulmayan ve takip edilen hale getirmeniz şart. Online içerik geliştirmek sanıldığı kadar kolay değil. Elinizdeki tüm kanalların (Facebook, Twitter , Google + Youtube v.s) en etkin özelliklerini kullanarak alıcılarınıza ulaşmaya çalışmalısınız. Peki, ama nasıl? İşte Dijital çağda içerik yönetimin kuralları size bu sorunun yanıtlarını vermek için yazıldı. Kitabı idefix'ten satın alabilirsiniz tıklayın . Gerçek Zamanlı Pazarlama ve Halkla İlişkiler – David Meerman Scott Gerçek Zamanlı Pazarlama Ve Halkla İlişkiler – David Meerman Scott Dünya şaşırtıcı bir şekilde değişiyor, artık gerçek-zamanlı bir çağda yaşıyoruz. Üstü toz tutmuş iş planları hemen-şimdi stratejisinin baskısı altında eziliyor. Siz pazarlama stratejilerinizi ve halkla ilişkiler etkinliklerinizi hazırlayıp, zaman planınıza göre uygulayana kadar günler geçiyor. Bilgi dijital kanallardan çağlayan gibi dökülürken pazarlama ve halkla ilişkileri bu yeni gerçekliği yakalamak için değişmeye zorluyor. Bu gerçek-zamanlı dünyaya uyum sağlamazsanız pazarın dışında kaldınız … ### Dinamik Arama Ağı Reklamlarında Gereksiz Sayfaları Kaldırma ve Feed Yükleme URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/dinamik-arama-agi-reklamlarinda-gereksiz-sayfalari-kaldirma · Tarih: 2018-01-05 · Kategori: Google Ads Dinamik Arama Ağı Reklam Türü Nedir? Dinamik Arama Ağı reklamları çok sayıda web sayfasına sahip olan web siteleri için kullanışlı bir reklam kampanyasıdır. Ancak bu durum bazen iyi sonuçlar ortaya çıkarmayabilir. E-ticaret web sitesi reklam yöneticiyseniz mutlaka şu durumla ya karşılaşmısınızdır ya da daha farkında değilsinizdir. Eğer e-ticaret web sitesinin Google AdWords reklamlarını yönetiyor ve Dinamik Arama Ağı reklamlarında kampanya oluşturuyorsanız, mutlaka bir şeye dikkat etmelisiniz. O da ürünlerin stok durumu. Yani stokta olmayan ürünleri göstermek ve tıklanma başına para ödemek çok mantıklı değil. Bu durum hem kullanıcı üzerinde hayal kırıklığı yaratacak o ürünü alamadığı için, hem de size fazladan maliyet olacak. Dinamik Arama Ağı reklamları bildiğimiz gibi web sitesini tarar ve tüm sayfaları arama sonuçlarında ilgili anahtar kelimeleri ile eşleştirerek kullanıcılara sunar. Bu birinci mevcut yöntem. İkinci yöntem ise, siz kendiniz sayfa feed'i oluşturabilir ve sadece bu sayfa feed'inde ki URL'lerin sayfaların dinamik reklamlarda görünmesini sağlayabilirsiniz. Sayfa Feed'i derken gözünüz korkmasın işlem gayet basit. Bunu size aşağıda detaylı bir şekilde anlatıyor olacağım. Dinamik Arama Ağı Kampanyası Feed Oluşturma Nasıl Yapılır? Öncelikle sayfa feedini hazırlamalıyız. Eğer sayfa feedini hazırlamazsak ayarlar kısmından feedi seçmemize sistem izin vermez. Sayfa feedini eklemek için Google AdWords bize bir şablon sunuyor. Şablonu buradan indirebilirsiniz . Şablonu excelde açabilir ve düzenleyebilirsiniz. Şablonu açtığınızda 2 sütun göreceksininiz. Birincisi, URL sayfa URL'i, ikincisi ise etiket. URL karşılığına etiket (custom label) ekleyerekte reklamlarınızı daha çekici hale getirebilirsiniz. Örneğin otel reklamlarını yönetiyorsanız custom label'ı 4 yıldızlı, 5 yıldızlı oteller gibi gruplara ayırabilirsiniz. Ben e-ticaret platformu yönettiğim için link işini şu şekilde yapıyorum. Google Merchant Center'da ki ürün feedim out of stock ürünleri almıyor, dolayısıyla burada ki .xml dosyasını indirip excel ile açıyorum; daha sonra orada ki ürün linklerini bu şablonda URL kısmına yapıştırıyorum, bu sayede out of stock yani stokta olmayan ürünleri dinamik reklamlarda göstermiyorum. Dinamik Arama Ağı Kampanyasına Feed Yükleme Sayfa feedini oluşturduktan sonra bu feedi AdWords'e yüklememiz gerekiyor. Sırasıyla (Yeni AdWords Paneli İçin) : AdWords'e giriş yapın > Sağ üstte ingiliz anahtarı butonuna tıklayın > Kurulum sekmesi altında İş Verilerini seçin Ardından açılan sayfada + butonuna basıp "Sayfa Feedi"ni seçin. Yeni açılan pencerede Feed adını yazıp dosya seçip yükleme yapın. 1. Aşama İş Verilerine Sayfa Feedi Yüklemek İçin +'Ya Tıklayın Dinamik Arama Ağı Kampanyası Ayarları Yüklenen Sayfa Feed'ini Seçme Dinamik Arama Ağı reklam gurubunuzun Ayarlar sekmesine gidin. Açılan pencereden Dinamik Arama Ağı Reklamları sekmesini açın. Aşağıda da göreceğiniz gibi Bir hedefleme kaynağı seçin: kısmına yalnızca sayfa feediniz hedefleyebilir, ya da hem sayfa feedi hemde Google dizinini hedefleyebilirsiniz. Eğer sayfa feedini yüklemediyseniz bu alan size kapalı gelecektir yani bu alanı seçmenize sistem izin vermeyecektir. Dinamik Arama Ağı Reklam Ayarları Dinamik Arama Ağı reklamımız için sayfa feedini yükledik ve reklam ayarlarında sayfa feedi ile reklam grubunu ilişkilendirdik. Sayfa feedi onayları biraz uzun sürmektedir. Onaylanma sayfa sayısına göre değişmekte olup ortalama 2-5 günü bulmaktadır. ### Farkında mısınız ? X-Rayleniyoruz. URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/farkinda-misiniz-x-rayleniyoruz · Tarih: 2017-12-28 · Kategori: Genel Yurtdışında yaşayan biri ülkemize geldiğinde en garipleşeceği durum her yerde X-Ray cihazlarını gördüğü zaman olacaktır. Son 2 senedir Amerika'nın New York eyaletinde yaşadım ve o yaşadığım dönemde yani 2 senede X-Ray cihazından geçtiğim sayı yazıyla "sıfır" rakamla 0. Ki Amerika dediğimiz ülkenin sürekli terör örgütlerinden tehdit almasına rağmen. X-Ray cihazını AVM'lerde, toplu taşıma araçlarında vb. yerlerde göremezsiniz. Havaalanı ve devletin belirli kurumlarında mevcuttur. Bir başka ilginç olayda adamlarda silah serbest, yani elini kolunu sallaya sallaya silahla dolaşabiliyorsun... Metroda X-Ray Cihazları Yalnız iş ben Türkiye 'ye döndükten sonra değişti. Avm'ye girersiniz X-Ray cihazından geçersiniz.. Aynı zamanda çantanız varsa bir de onun için çantalar için olan X-Ray cihazı kuyruğuna girersiniz. Metro'ya binersiniz X-Ray cihazından geçersiniz. Yani İstanbul'da yaşayan birinin X-Ray ışınlarına maruz kaldığı ortalama sayı günlük 3-4. ****************** Hadi diyecekler ki ülke de terör tehtidi var. Yahu kardeşim her ülkenin terör tehtidi var vatandaşa böyle muamele yapılmaz ki. Sonra çıkıyor bir takım arkadaşlar " Avrupa bizi kıskanıyor " diyor.. Avrupa seni neden kıskansın be adam. Gidiyorsun o cihazları onlardan alıyorsun, gidiyorsun uçağı onlardan alıyorsun, teknolojinin en iyilerini onlardan alıyorsun sen anca çal çırp sonra kalk de ki Avrupa bizi kıskanıyor. İşte bizi böyle adamlar yönetiyor! X-Ray cihazı ile ilgili Tüketiciler Birliğinden yapılan şikayette şu şekilde bir açıklama var ve gerçekten de doğru. "Bu dedektörler ayarsız ve kontrolsüz kullanıldığı zaman elmayı bile kesemeyen bir bıçağa uyarı verir. Elmayı kesemeyen, insana nasıl zarar verecek? Makine bu meyve bıçağına uyarı verir ve oradaki güvenlikçi bir kahraman edasıyla el koyar. Meyve bıçağı ile giremediğimiz AVM'deki bir mağazada devasa bıçak setleri, şarjlı matkaplar, hızarlar satılıyor. Bunları alacak paranız yok diyelim. 10 liralık bir yemek yemek için gittiğiniz restoranda insana zarar verecek bıçak ve çatal önünüze geliyor. Bazı mağazalarda metal makaslar satılıyor. Burada ortaya çıkan bir gerçek var. AVM'lerdeki ve birçok özel ya da resmi kurumların girişindeki x-ray cihazları güvenlik gerekçesiyle yapılmıyor. X-ray cihazları bir pazarlama tuzağıdır" Ülkeyi ne hale getirdikleri ortada. ### Google Analytics Sertifika Sınavı, Soru ve Cevapları URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-analytics-sertifika-sinavi-soru-cevaplari · Tarih: 2017-12-24 · Kategori: Google Sertifikaları Google Analytics Sertifikası Nasıl Alınır? Google Analytics her web sitesi sahibinin ihtiyacı olan bir analiz sistemi. Hepimiz web sitemize Google Analytics izleme kodunu kurmuşuzdur; fakat kaç kişi verileri doğru bir şekilde işliyor ve ölçümlüyor? Analytics o kadar çok hizmet sağlıyor ki kullanıcıların web sitenizde attığı her adımı en ince detayına kadar izlemenize imkân tanıyor. Örneğin; web sitenizde video varsa, kaç kişi videoyu izlemişten, kaç kişi video izlerken o videoyu durdurmuşa kadar çok ince ve detaylı ölçümleri yapabiliyorsunuz. Eğer web siteniz e-ticaret sitesi ise "Gelişmiş E-Ticaret " özelliğini kullanarak tüm detayları ürün performanslarını, satış performanslarını, kitle analizlerini vb. tüm diğer detayları kullanabilmenizi sağlıyor. Google Analytics Akademi Nedir? Google Analytics'te yeni iseniz ya da çok fazla tecrübeniz yoksa, öncelikle çalışmaya Google Analytics Akademi 'den başlamanızı öneririm. Analytics Akademi ile Başlangıç Düzeyinde ve İleri Düzeyinde olmak üzere iki eğitim paketi olup bu eğitimler ile tüm detayları öğrenebilirsiniz. Akademi videoları İngilizcedir yalnız Türkçe altyazı özelliği bulunmaktadır. Videoları izlerken Türkçe altyazı ile çevirisine ulaşabilirsiniz. Ya da blog sayfamdan " Analytics " kategorisini takip ederek yeni yazılarımla ile de kendinizi geliştirebilirsiniz. Google Analytics Akademi eğitimleri için tıklayın. Google Analytics sertifikasını almaya karar verirseniz öncelikle Google Partner hesabınızı açmanız gerekir. Eğer bilmiyorsanız bununla ilgili yazımı okuyabilirsiniz, tıklayın . Partner hesabınızı açtıktan sonra sınava giriş yapabilirsiniz. Sınavda çıkan örnek soruları ve cevaplarını aşağıda sizinle paylaştım. (Tüm eğitim ve sınavlar 2018 Ocak itibari ile Google Academy for Ads'de toplanacak.) Ayrıca Google Analytics sertifikasını alırsanız sertifikanın geçerlilik süresi 18 aydır. Diğer AdWords sertifikaları gibi değildir. AdWords'te hatırlarsanız sertifika geçerlilik süreleri 12 aydı, Analytics'te ise bu daha fazla 18 ay. Google Analytics Sertifika Sınavı Soru ve Cevapları 1. Satışların ve döşümlerin dönüşüm yolundaki temas noktaları bazında nasıl ilişkilendirildiğini hangi kurallar dizisi belirler? İlişkilendirme modelleme Çok Kanallı Dönüşüm Hunileri Dönüşüm izleme Kanal Gruplamaları 2. Hangi Özel Rapor Türü, verilerin satırlar halinde sunulduğu statik ve sıralanabilir bir tablo gösterir? Gezgin Düz Tablo Pivot Tablo Harita Yerleşimi 3. Google Analytics, kampanyaları doğru şekilde izlemek için hangi etiketleri kullanmanızı önerir? Kaynak, İçerik ve Terim Aracı, Kaynak ve Kampanya Kampanya, İçerik ve Terim Aracı, Kaynak ve İçerik 4. 1 günlük, 7 günlük, 14 günlük ve 30 günlük dönemlerde oturum açan kullanıcılar hangi raporda gösterilir? Kullanıcı Gezgini raporu Kullanıcı Akışı raporu Kohor Analizi raporu Etkin Kullanıcılar raporu 5. Aşağıdakilerden hangisi çevrimdışı işletme sistemi verilerini Google Analytics tarafından toplanan çevrimiçi verilerle birleştirmenize olanak tanır? User ID Verileri İçe Aktarma Hedef İzleme AdWords Bağlantısı 6. Google Analytics'te boyutlar ve metrikler için kullanılabilen dört kapsam düzeyi hangisidir? Etkinlik düzeyinde, Oturum düzeyinde, İşlem düzeyinde veya Kullanıcı düzeyinde kapsam Konum düzeyinde, Süre düzeyinde, Ürün düzeyinde veya Kullanıcı düzeyinde kapsam Etkinlik düzeyinde, Süre düzeyinde, İşlem düzeyinde veya Kullanıcı düzeyinde kapsam İsabet düzeyinde, Oturum düzeyinde, Ürün düzeyinde veya Kullanıcı düzeyinde kapsam 7. Google Analytics bir işlem öncesinde dönüşüme katkı sağlayan bir kanalı ne olarak ilişkilendirir? Sondan bir önceki tıklamayla ilişkilendirme Birinci dönüşüm Desteklenen dönüşüm Son tıklamayla ilişkilendirme 8. Hangi raporlar Reklamcılık Özelliklerini etkinleştirmenizi gerektirir? Kohort Analizi raporları Demografi ve İlgi Alanları raporları Gerçek zamanlı analiz raporları Coğrafi raporlar 9. Bir kullanıcı etkinlik izleme özelliğine sahip bir videoyu aynı oturumda üç kez izlerse Analytics'te kaç Tekil Etkinlik sayılır? 0 1 2 3 10. Google Analytics'te kullanılabilen dört Hedef türü nedir? Hedef, Etkinlik, Süre, Oturum Başına Sayfa/Ekran Sayısı Hedef, Etkinlik, Sayfa Görüntüleme, Sosyal Ağ Sayfa Görüntüleme, Etkinlik, İşlem, Sosyal Ağ Konum, Etkinlik, Zaman, Oturum Başına Kullanıcı Sayısı Google Analytics Sınavı Detayları Sınav Süresi : 90 dakika Sınav Soruları : 70 soru Geçme Notu : %80 Başarı Geçerlilik Süresi : 18 ay ### Google Analytics'de Segment Verileri ve Analizleri URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-analyticsde-segment-verileri-analizleri · Tarih: 2017-12-23 · Kategori: Google Analytics Google Analytics Segment Verileri Nedir? İyi bir şekilde yapılandırılmış Google Analytics hesabınızla web sitenizde yapılan her ince detayı, etkinliği kayıt altında tutabilir ve bunları detaylı bir şekilde ölçümleyebilirsiniz. Analytics'in bize sunduğu harikalardan bir tanesi de Segment Verileridir . Segment Verileri sayesinde web sitenizi ziyaret eden tüm kullanıcıları gruplara ayırabilir ve detaylı sonuçlara ulaşabilirsiniz. Bunu örneklendirecek olursak Segment Verileri ile aşağıdaki analitik raporlamaları hazırlayabilirsiniz. Örnek 1: Web sitesini ziyaret etmiş kullanıcıların kaçının web browser dili "ispanyolca, ingilizce vb." dil idi. Örnek 2: Web sitemden 18-24 yaş arası kaç kişi satın alma işlemi gerçekleştirmiş. Örnek 3: Sepete ekleyen yalnız satın alma işlemini gerçekleştirmeyen kullanıcıların sayısı. gibi.. Bu örnekleri çoğaltabilir, dilerseniz kendi Segmentinizi oluşturabilir ya da başkalarının oluşturduğu Segmentleri kullanabilir ya da Google'ın size sunduğu Segmentlerden yararlanabilirsiniz. Google Analytics'te Kitle Segmenti Nasıl Oluşturulur? Analytics hesabınıza giriş yaptıktan sonra Kitle > Genel Bakış ' a tıkladığınızda karşınıza çıkan ekran da Tüm Kullanıcılar her zaman %100 olarak size sunulur. Hemen yanında ki +Segment Ekle butonuna bastığınızda aşağıdaki görselden de görebileceğiniz gibi yeni segment oluşturma penceresi açılır. Bu pencereden yeni segmenti oluşturup kaydettiğinizde raporunuz ve grafiğiniz güncellenecektir. Analytics Segment Verileri Oluşturma Ayrıca oluşturduğunuz yeni segmentleri Google Adwords hesabınızda kullanmak üzere Hedef Kitle tanımlamaları yaparak atayabilirsiniz. Aşağıda ki görselde de görebileceğiniz gibi ben bunu genelde Organik Arama dan gelen kullanıcıları, Doğrudan gelen kullanıcıları bir de Ücretli ( cpc ) den gelen kullanıcıları raporlamak için kullanıyorum. Google Analytics Segment Karşılaştırma ### SEO'da Doğru Long-Tail Anahtar Kelimeleri Nasıl Belirleriz? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/seoda-dogru-long-tail-anahtar-kelimeleri-nasil-belirleriz · Tarih: 2017-12-10 · Kategori: SEO Küçük ya da yeni bir firmaysanız kısa anahtar kelimelerde arama motorlarında başarı elde etmeniz oldukça zor. Dönüşümlerinizi ve sitenizi ziyaret eden kullanıcıların sayısını daha az performans ile arttırmak isterseniz Long-Tail anahtar kelime kullanmanızı tavsiye ederim. Long-Tail Anahtar Kelime Nedir? Long-Tail Keyword olarak adlandırılan terim aslında uzun kelimelerden oluşan anahtar kelime yapısıdır. Örneğin, internetten spor ayakkabısı satıyorsanız, sizin için uygun Long-Tail Keyword "spor ayakkabısı" yerine "mavi erkek spor ayakkabısı" olmalıdır. Yani daha çok spesifik bir anahtar kelime oluşturmanız gerekir. Çoğunlukla long-tail anahtar kelime yapısı en az 3 kelimeden oluşmaktadır. İlk başta da söylediğim gibi yeni açılmış bir websiteniz varsa ya da rank değerleriniz çok düşük ise long-tail ile arama motorlarında üst sıralarda yer alabilirsiniz. Örneğin "kahve" anahtar kelimesi yerine "filtre kahveyi evde yapmak" gibi daha uzun ve spesifik anahtar kelimeleri kullanmanız sizi başarıya götürebilir. Long-tail anahtar kelimeleri ile arama motorlarındaki sonuçlarda sayfanızı listelemek genel anahtar kelimelere göre daha kolaydır. Long-Tail anahtar kelimesi kullanmak istiyorsanız öncesinde detaylı olarak araştırma ve çalışma yapmalısınız. Örneğin oluşturduğunuz yeni anahtar kelimenin Google'da ki zorluk derecesine mutlaka göz atmalısınız. Bunu nasıl yapmanız gerektiği ile ilgili size detaylı bilgiyi aşağıda vereceğim. Long-Tail adını aşağıdaki Arama Talep Eğrisi grafiğinden almıştır. Grafikten de anlaşılacağı üzere anahtar kelimelerin çoğu kuyruk kısmındadır. Long-Tail Anahtar Kelimeleri Long-Tail anahtar kelimeler %70'i kapsamaktadır ve bu kelimeler ayrı ayrı olarak aranmamaktadır. Toplu olarak kullanılmaktadır " evde filte kahve yapımı " gibi. ******************* Long-Tail Anahtar Kelimeler Trafiğin ve Dönüşümlerin Arttırılmasında Neden Bu Kadar Önemli? Long-Tail anahtar kelime hedefleme ile siteni ziyaret eden kişi websitenle, ürününle, hizmetinle yakından ilgili olduğu için doğru hedef kitleye ulaşmış olursun. 1. Arama Motoru Sonuçlarına Yerleşmen İçin Kolaydır: En önemli nedeni arama motoru sonuçları listesine ilk sayfalarda girmene yardımcı olur. Head Keywords yani genel baş anahtar kelimelerde zaten rekabet fazla olduğu için long-tail anahtar kelimesi ile daha az rekabet edersin. Örneğin "sushi" kelimesinde ilk sırada çıkmak zor olabilir fakat "vejeteryan sushi restaurant istanbul" kelimesi ile kolaylıkla çıkabilirsin. 2. Doğru Hedef Kitleye Ulaşırsın: Long-tail anahtar kelimeler daha fazla spesifik olduğu için doğru kişiye ulaşmanı sağlar. Şöyle bir düşünün o anda spor ayakkabı modellerine bakmak isteyen kişi sadece spor ayakkabısı yazıp geçer ve sonuçlara göz atar. Ancak spor ayakkabısını almak isteyen kişi daha spesifik bir anahtar kelimesi ile arama yapar. Örneğin erkek mavi spor ayakkabısı ya da nike erkek mavi spor ayakkabısı ya da erkek mavi koşu spor ayakkabısı gibi. Daha spesifik anahtar kelime daha fazla dönüşüm elde etmenizi sağlar. E-ticaret siteleri için siteye ziyaret edenlerin sayısından ziyade dönüşüm sayıları öncelikli gelir. 3. Reklam İçin Daha Az Bütçe: Long-tail anahtar kelimeler ile Google ya da diğer arama motoru reklamlarında Adwords vb. daha az maliyetle ödeme yaparsınız. Rekabeti yükske olan anahtar kelime için tıklama başına maliyet her zaman yüksektir. Özellikle e-ticaret sitelerinde dijital pazarlama alanında bu önemli bir ölçüttür. (TBM) Long-Tail Anahtar Kelimeleri Nasıl Bulabilir ya da Oluşturabiliriz? Artık Long-Tail anahtar kelimelerin ne kadar önemli olduğunu biliyorsun. Peki onu kullanmaya nasıl başlayacaksın? Maalesef burada tek seferde sizi doğrudan başarıya götürecek yani dönüşümlerinizi ve site ziyaretçilerinizi hızlı bir şekilde arttıracak standart bir formül yok. Ancak bir takım ilkeler ile sizde Long-Tail anahtar kelime listesini oluşturabilir ve arasından size uygun olanları seçebilirsiniz. Öncelikle anahtar kelime planlayıcı hizmeti veren bir sürü websitesi var bunu arama motoruna yazıp detaylı olarak araştırabilirsiniz. Ben size Google Adwords Keyword Planner yani Google Adwords Anahtar Kelime Planlayıcısı nı göstereceğim. Bu hizmet Google tarafından verilmekte olup ücretsizdir. Öncelikle Google Adwords'e giriş yapınız ve ardından araçlardan Anahtar Kelime Planlayıcısına tıklayınız. Yeni panelde bu yukardaki setup butonuna tıkladığınızda açılan menüde ilk sütunda yer almaktadır. Google Adwords Anahtar Kelime Planlayıcısı Sonra aşağıda size gösterdiğim gibi kategori ya da website olan ilk seçeneği seçiniz. Eğer aktif kampanyalarınız varsa otomatik olarak anahtar kelime planlayıcısı açılacaktır. Keyword Planner Volume Data Daha sonra ürününüzü ya da hizmetinizi yazınız. Ayrıca daha farklı parametrelerde buraya ekleyebilirsiniz, kategori ya da lokasyon gibi bu da size daha farklı long-tail anahtar kelime sunacaktır. Keywords Filter Bu araç size bir sürü anahtar kelime listesi oluşturacaktır. Ayrıca size Adwords'de ki rekabet gücünüde gösterecektir. Bu sayede (TBM) yani tıklama başına maliyet hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. AdWords kampanyanız olmasa bile ya da oluşturmasanız bile bu araç sayesinde her anahtar kelimenin değeri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Google Anahtar Kelime Planlayıcısı başlangıç için güzel fakat daha profesyonel anahtar kelime planlayıcısına ihtiyaç duyarsanız aşağıdaki … ### Google Sınavları ve Sertifikalarının Bulunduğu Portal Değişiyor URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-sinavlari-sertifikalarinin-bulundugu-portal-degisiyor · Tarih: 2017-12-06 · Kategori: Google Sertifikaları Google Academy For Ads Nedir? Nasıl Hesap Açılır? Google'ın yeni platformu Academy for Ads 'de eğitim kursları, sınavlar ve sertifika programları sizi bekliyor. Bugün Google'dan aldığım maile istinaden Google Partner'ın sertifikalar panelinin kaldırılacağını öğrendim. Yeni eğitim kursları, sınavları ve sertifika program paneli Google'ın Academy for Ads panelinde gerçekleştirilecek. Sanırım Google bu uygulama ile daha fazla materyal sunmak ve karışık olan eğitim dökümanlarını toparlamak hedefiyle bu yolu seçmiş olabilir. Mevcut sistemde eğitim dökümanları çok saçma bir şekilde yerleştirilmiş neyin nerede olduğunu bulmak nerede imkansız hal almıştır. Fakat yeni sistemde bu biraz daha açıklayıcı ve bulunması daha kolay şekilde. Ayrıca yeni Academy for Ads paneli tüm cihazlarla uyumlu olup daha fazla kullanıcı destekli bir tasarım ile karşımıza çıkıyor. Eğitim bulma, sınavlara ulaşma, sonuçları paylaşma, detayları inceleme gibi özellikler daha kolay erişilebilir durumda. Google'ın Adwords , Analytics ve bunun gibi diğer sınav ve sertifikalarına, 16 Ocak 2018 tarihinde başlayan haftadan itibaren yalnızca Academy for Ads 'den ulaşabileceksiniz. Bu geçişle birlikte, herkese açık Google Partners profil sayfalarına artık erişilemeyeceğini unutmayın. Bunun için eminim ki Google yeni alternatifler sunacak ve sertifikaların doğruluğunun teyitini ajanslar ve ihtiyaç duyanlar kolaylıkla yapabilecektir. Daha Önce Aldığınız Google Adwords Sertifikaları Ne Olacak? Bu sertifikaları yine bitiş tarihine kadar panelinizde görmeye devam edebileceksiniz. Sertifika hakkını kaybetmeyeceksiniz. Sadece onları yenilerken daha farklı bir portal, panel ve eğitim sistemi ile yenilemek zorunda kalacaksınız. Google AdWords sınavlarınız, diğer Google Partners sınavlarınız ve kişiye özel sertifikalarınız, geçerlilik bitiş tarihlerine kadar geçerliliğini koruyacaktır. Google Academy For Ads Bu uygulamaya 2018 yılı Ocak ayı ile geçiş yapılacak. Benden size tavsiye eğer sertifikanızı hala almadıysanız bir an önce alın çünkü sınavlar daha da zorlaşabilir ve soru çeşitliliği arttırılabilir. Hatırlarsınız ki Google'ın geçen yıllara kadar sertifika sınavları ücretliydi ve $50'dı. Umarım tekrar eski ücretli sisteme geçmezler. Academy for Ads'e erişmek için tıklayın. ### Google Ads Video Reklamcılık Sertifika Sınavı URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-adwords-video-reklamcilik-sertifika-sinavi · Tarih: 2017-12-01 · Kategori: Google Sertifikaları Google Ads Video Reklamcılık Sertifikası Google Ads ( AdWords ) Video Reklamcılık sınavı, YouTube ve web üzerinde video reklamcılığı kampanyaları oluşturmaya, yönetmeye ve optimize etmeye yönelik en iyi uygulamalar da dahil, temel ve ileri düzey reklamcılık kavramlarını içerir. Youtube ve iş ortağı sitelerinde video reklamlarınızı yayınlayabilir ve güçlü performans sergileyebilirsiniz. Tabi bunun öncesinde kampanya ve kampanya detaylarını ayrıca video reklamlarda ki püf noktaları bilmeniz gerekiyor. Eğer sertifika almayı düşünüyorsanız buyrun sınavda çıkan soruların ve cevapların bir kısmını sizlerle paylaştım. Eğer sertifika almaya karar verirseniz öncelikle Google Partner hesabınızı açmanız gerekir. Eğer bilmiyorsanız bununla ilgili yazımı okuyabilirsiniz, tıklayın . Partner hesabınızı açtıktan sonra sınava giriş yapabilirsiniz. Sınavda çıkan örnek soruları ve cevaplarını aşağıda sizinle paylaştım. Google Video Reklamcılık Sertifika Örnek Sınav Soruları 1. Youtube'da Yayın İçi Truview reklamlarının yanında görünen, isteğe bağlı kullanılan, tıklanabilir küçük resimlere ______ denir. Video Discovery Reklamları Tamamlayıcı bannerlar Görüntülü reklamlar Youtube mashead 2. Yayın İçi Truview için hangisi en iyi uygulamadır? Güçlü bir harekete geçirici mesaj eklemek Sıklık Sınırı eklemek En iyi performansı gösteren reklamı optimize etmek için farklı hedefleme yöntemleri kullanmak Hepsi 3. Bir video reklamın onaylanması ortalama ne kadar sürer ? 1 iş günü 2 saat 10 iş günü Video reklamlar, Youtube ve Görüntülü Reklam Ağı'nda hemen gösterilmeye uygundur. 4. Youtube'da belirli (sabit) bir fiyat karşılığı erişim elde etmek isteyen reklamveren için hangi kullanım uygundur? Truview Video Reklamları İlgi alanına dayalı hedefleme Rezervasyonlu satın alma (örn.masthead) Yerleşim hedefleme 5. Youtube Analytics ile hangi metrikleri izleyebilirsiniz? Youtube oturum süre uzunluğu Truview reklam atlama oranları Kanal ziyareti başına maliyet Oynatma konumları (videonun izlenme kaynağı) 6. Doğru/Yanlış: AdWords Video'da yeniden pazarlama özelliğinden faydalanmak için bir kod kullanmak gerekir? Doğru Yanlış 7. Truview reklamı yayınlamak için video nereye ve nasıl yüklenmelidir? Herhangi bir video portalına Gizlilik ayarı "Özel" olarak değiştirilmiş şekilde Youtube'a Reklamverenin websitesine Gizlilik Ayarı "Herkese Açık" veya "Liste Dışı" olarak değiştirilmiş şekilde Youtube'a 8. Mobil masthead, aşağıdakilerden hangisinde gösterilir? Bir iOS uygulamasında (Youtube iOS uygulamasında) Bir Android uygulamasında (Youtube Android uygulamasında) m.youtube.com.tr adresinde Hepsi 9. Hangisini Youtube Analytics'ten yapabilirsiniz? Dönüşüm hacmini kontrol etme Yeniden Pazarlama listeleri oluşturma Kazanılan abone sayısını kontrol etme Hepsi 10. Yayın İçi Trueview, hangisi gerçekleştiğinde "görüntülenmiş" sayılır, maliyetlendirilir? Video, son çeyreğine kadar izlendiğinde Video, 5 sn'den fazla süre izlendiğinde Videonun en az 30 sn.'sini veya tamamı izlendiğinde Reklamın en az %25'i izlendiğinde Google Video Reklamcılık Sınavı: Sınav Süresi : 90 dakika Sınav Soruları : 74 soru Geçme Notu : %80 Başarı Geçerlilik Süresi : 12 ay Google Video Reklam Ağı sertifikasını almakta zorlanıyorsanız ya da sertifikanız var ancak kampanyanızı etkili yönetemiyorsanız bana ulaşabilirsiniz. ### Google Ads Mobil Reklamcılık Sertifika Sınavı URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-adwords-mobil-reklamcilik-sertifika-sinavi · Tarih: 2017-11-30 · Kategori: Google Sertifikaları Google Ads Mobil Reklamcılık Sertifikası Google Ads ( AdWords ) Mobil Reklamcılık sınavı; reklam biçimleri, teklif verme ve hedefleme ile kampanya ölçümü ve optimizasyonu gibi temel ve ileri düzey mobil reklamcılık kavramlarını kapsar. Bir mobil uygulamanız olduğunu varsayalım. Hedefiniz ne olurdu ? İnsanların uygulamanızı ya da oyununuzu indirip uygulamanız ile vakit geçirmesi olacaktı değil mi ? Fakat maalesef işler böyle yürümüyor. İyi tanıtımı yapılmayan uygulamaları hemen hemen kimse indirmiyor. Dolayısıyla sizinde mobil uygulama reklamlar konusunda kendinizi geliştirip, kendi uygulamanızın reklamlarını doğru ve stratejik kampanyalar ile hazırlamanız gerekebilir. Bu yazımda Google AdWords Mobil Reklamcılık sınavına girenler için sınav da çıkan soru tiplerini aşağıda paylaştım. Eğer sertifika almaya karar verirseniz öncelikle Google Partner hesabınızı açmanız gerekir. Eğer bilmiyorsanız bununla ilgili yazımı okuyabilirsiniz, tıklayın . Partner hesabınızı açtıktan sonra sınava giriş yapabilirsiniz. Sınavda çıkan örnek soruları ve cevaplarını aşağıda sizinle paylaştım. Google Mobil Reklamcılık Sertifika Örnek Sınav Soruları 1. AdWords'de, hangisi ile mobil cihazları hedefleyen video kampanyaları oluşturabilirsiniz? Masthead video kampanyaları TrueView reklamları (GBM modelli video reklam biçimleri) " Mobil uygulama etkileşimi" kampanyaları "Mobil uygulama yüklemeleri" kampanyaları 2. Yeni sürüm URL'ler, 3.taraf (3rd party) dönüşüm izlemede nasıl yardımcı olur? Reklamverenin, kullanıcıları uygulama indirmek için uygulama mağazasına yönlendirmesini sağlar Kampanya, reklam grubu veya reklam düzeyinde, tek bir izleme URL'si (parametrik değişen) kullanmayı sağlar Derin bağlantı URL'lerini yalnızca uygulamaya zaten sahip olan kullanıcılara gösterir Uygulama yükleme reklamlarını yalnızca uygulamayı henüz indirmemiş kullanıcılara gösterir 3. Otomatik teklif verme yöntemleri hangi reklamlar için uygundur? Anahtar kelimeleri yönetmek için fazla zaman harcamak istemeyenler Farklı reklam grupları için kendi tekliflerini belirlemek isteyenler Yüzlerce sinyali temel alarak teklifleri yönetmek konusunda zamandan tasarruf etmek isteyenler Farklı anahtar kelimeler için kendi tekliflerini belirlemek isteyenler 4. Mobil cihazların tam değerini anlamak için neleri takip etmek gerekir? Mobil dönüşümler Cihazlar arası ve mobil dönüşümler Mobil reklam biçimlerinin, uzantıların, uygulama ve mobil site tasarımı için en iyi uygulamaların kullanımı Uygulama indirme işlemleri, telefon aramaları, mağaza ziyaretleri, cihazlar arası dönüşüm ve mobil dönüşümler 5. Hangisi işletme hakkında ek bilgi gösteren reklam türü biçimidir? Reklam uzantıları Uygulama yüklemeleri Derin bağlantı reklam uzantıları Dönüşüm izleme 6. Işık Kutusu Reklamı (Ligtbox Ad) nedir? İşletme hakkında ek bilgiler veren (uzantı olarak eklenen) bir tür reklam biçimi Mobil metin reklam Uygulamanızın yeni özelliklerini duyuran, yeniden pazarlamaya özel bir reklam biçimi Mobil cihazlarda dokunma/kaydırma ve masaüstü bilgisayarlarda üstüne gelme/tıklama hareketlerini optimize eden, genişlitilebilir bir reklam biçimi 7. Mobil Uygulama Analizi - Edinme Raporları size aşağıdakilerden hangisiyle ilgili veriler sunar? Kullanıcıların, uygulamanızın dışında nasıl zaman geçirdiği Uygulamanızın ne kadar veri topladığı Hangi hedefleme türünün en düşük EBM'ye sahip olduğu Mobil uygulamalarınızın ne sıklıkta yüklendiği ve açıldığı 8. Uygulamaya Genel Bakış Raporu'nu hangisi için kullanmalısınız? Rakiplerin stratejileri hakkında bilgi edinmek Uygulamanızın genel durumunu değerlendirmek ve veri trendlerini takip etmek Kullanıcılarınızın adları, adresleri ve gelir düzeyleriyle ilgili verileri incelemek Uygulamanız ve SDK'lar için kodu incelemek 9. Esnek Teklif Stratejisi kullandığınızda, hangisini temel alarak AdWords tekliflerinizi otomatik olarak optimize eder? Performans KPI'nız (Temel Performans Göstergesi) Kalite Puanınız Arama terimleri verileriniz Yeniden pazarlama listeniz 10. Doğru/Yanlış: Bir oyun uygulamanız var. Ücretsiz sürümün tüm bölümlerini tamamlamış bir kullanıcıya Yeniden Pazarlama ile oyunun ücretli sürümünü tanıtabilirsiniz. Doğru Yanlış Google Mobil Reklamcılık Sınavı : Sınav Süresi : 90 dakika Sınav Soruları : 70 soru Geçme Notu : %80 Başarı Geçerlilik Süresi : 12 ay Google Mobil Reklamcılık sertifikasını almakta zorlanıyorsanız ya da sertifikanız var ancak kampanyanızı etkili yönetemiyorsanız bana ulaşabilirsiniz. ### Google Ads Arama Ağı Sertifika Sınavı URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-adwords-arama-agi-sertifika-sinavi · Tarih: 2017-11-29 · Kategori: Google Sertifikaları Google Ads Arama Ağı Sertifikası Google Ads ( AdWords ) Arama Ağı sınavı, Google Arama Ağı'nda reklam kampanyası oluşturma, yönetme, ölçme ve optimize etmeye ilişkin temel ve ileri düzey kavramları kapsar. Google Arama Ağı Reklamcılık AdWords içindeki en önemli sınavlardan biridir diyebilirim. AdWords denilince ilk alka gelen kampanya türüdür Google Arama Ağı . Eminim ki büyük çoğunluğumuz ilk reklamını Google Arama Ağı'nda yayınlamıştır. Öncelikle bu reklam ağını detaylı bir şekilde bilmek gerekiyor. Anahtar kelime yapılandırmasını ve stratejileri iyi hesaplamak gerekiyor. Aksi taktirde AdWords paranızı çöp eder ve ciddi zarar elde edebilirsiniz. Bunu önlemek için kampanyanızı sürekli güncel tutup, Arama Terimleri raporunu sürekli kontrol edip, negatif anahtar kelime listenizi kampanya ya da reklam grubu bazında sürekli güncelleyip, hedef kitlenizi doğru tanımlayıp ve 2-3 hafta da bir reklam optimizasyonu yapabilirsiniz. Açılış sayfalarınız üzerinde A/B testini Google Analytics ile de gerçekleştirebilirsiniz. Bu sayede websitenizdeki ince değişikliklerin müşterileriniz ya da kullanıcılarınız üzerinde nasıl bir etki yarattığınız ölçümleyebilirsiniz. Google Arama Ağı Reklamları Nerede Görünür? Bu reklamlar Google arama motorunda arama yaptığınız da ya da (aktif ederseniz) Google iş birliği bulunan sitelerde çıkan sonuçlarda listelenir ve yanında Reklam olduğu belirtilir. Eski sürümlerde Google anasayfasında yan sağ blokta ta reklam gösteriyordu, fakat bu mobil ve diğer cihazlarda çirkin görüntü oluşturduğundan Google yan sağ blok reklamlarını kaldırmış olup en üstte 4 adet en altta 3 adet olmak üzere sayfada 7 reklam gösterimi yapmaktadır. Örneğin; Google'a uçak biletleri yazdım ve çıkan sonuçlar şöyle: Google Arama Ağı Reklam Sonuçları, Üst 4 Reklam Google Arama Ağı Reklam Sonuçları, Alt 3 Reklam Sınav soruları kolay mı ? diye soracak olursanız hemen söyleyeyim. Eğer daha önce Google Arama Ağı'nda kampanya yönettiyseniz oluşturdaysınız ve ince detaylarını biliyorsanız, evet sınav kolay. Eğer sertifika almaya karar verirseniz öncelikle Google Partner hesabınızı açmanız gerekir. Eğer bilmiyorsanız bununla ilgili yazımı okuyabilirsiniz, tıklayın . Partner hesabınızı açtıktan sonra sınava giriş yapabilirsiniz. Sınavda çıkan örnek soruları ve cevaplarını aşağıda sizinle paylaştım. Google Arama Ağı Sertifika Örnek Sınav Soruları 1. Hedef Edinme Başı Maliyeti arttırmanın performansı nasıl etkileyebileceğini görmek için hangi araç yardım edebilir? Hedef EBM Planlayıcı Hedef Teklif Simülasyon Aracı Anahtar Kelime Simülasyon Aracı Hedef EBM Simülasyon Aracı 2. Dinamik Arama Ağı reklamları, hangisi için faydalı olabilir? Rekabetin yüksek olduğu anahtar kelimlerde gösterimleri azaltması gereken kampanyalarda Reklamın konumunu kullanıcının baktığı yere göre dinamik olarka taşımak için Sıkça değişen yüzlerce/binlerce ürüne sahip sitelerde Her gün yeni yemekler sunan, dinamik bir menüye sahip yerel bir restoranda 3. Dönüşüm izleme ile hangisini takip edebilirsiniz? Çoğu müşterinizin, sitenizi ziyaret ettiği sırada dizi izlediğini Reklamı tıklayanların zaten en az 1 elbisesi olduğunu Sitesini ziyaret eden çok sayıda müşterinin e-bültene kaydolduğunu Sitesini ziyaret edenler arasında birçok Beşiktaş taraftarı olduğunu 4. Hangi yayınlama ayarı, düşük tıklama veya dönüşüm oranı olsa da tüm reklamların yayınlanmasını sağlar? Dönüşümler için optimize et Tıklamalar için optimize et Eşit sıklıkta dönüşümlü yayınla Rastgele dönüşümlü yayınla 5. Anahtar kelimenizin max. TMB'si 3-TL. Bu teklifi 4-TL'ye çıkartmanın olası etkilerini ne yardımıyla öğrenebilirsiniz? Anahtar kelime simülasyon aracı Portföy simülasyon aracı TBM simülasyon aracı Teklif simülasyon aracı 6. "Tam Eşleme Gösterim Payı", hangi bilgiyi verir? Reklamların Arama Ağı'ndaki gösterilme sayısı Anahtar kelimelerinizle tam olarak eşleşen aramalar için aldığınız uygun gösterimlerin yüzdesi Açılış sayfanızdaki içeriklerle tam olarak eşleşen aramalar için aldığınız uygun gösterimlerin yüzdesi Geniş eşlemeli anahtar kelimelerinizin aldığı uygun gösterimlerin yüzdesi 7. Anahtar Kelime Planlayıcı ile hangisi yapılamaz? Anahtar kelime listelerini birleştirme Aklınıza gelmemiş olabilecek anahtar kelime ve reklam grupları önerisi alma Arama hacmiyle ilgili geçmişe dönük istatistik edinme Kalite puanı tahminleri alma 8. Kullanıcılar indirdikten sonra uygulamanızı kullanmaya devam etsin istiyorsunuz. Etkileşimi nasıl arttırabilirsiniz? Uygulamayı her formata göre özelleştirerek (telefon, tablet, bilgisayar) "Etkileşimi en üst düzeye çıkartma" teklif stratejisini kullanarak Büyük grafikler ekleyerek Özel derin bağlantılar oluşturup kullanarak 9. Ürün maliyeti 100 TL olan bir ürünü 300 TL'den 10 adet sattınız. Bu satış için, Adwords kampanyanızda da 1400 TL harcadınız. Yatırım Getirinizi (ROI,Return on Investment) nasıl hesaplarsınız? (3000 TL - 10) / 2400 TL (3000 TL - 2400 TL) / 2400 TL 3000 TL / 2400 TL (300 TL - 750 TL) / 700 TL 10. Reklam uzantılarıyla ilgili hangisi doğru değildir? Genellikle organik arama sonuçlarının altında görünür Reklamın görünürlüğünü geliştirme olasılığı vardır İşletmeyle ilgili ek bilgiler gösterir Tıklama oranının artmasını sağlayabilir Google Arama Ağı Sınavı : Sınav Süresi : 120 dakika Sınav Soruları : … ### Google Ads Görüntülü Reklam Ağı Sertifika Sınavı URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-adwords-goruntulu-reklam-agi-sertifika-sinavi · Tarih: 2017-11-28 · Kategori: Google Sertifikaları Google Ads Görüntülü Reklam Ağı Sertifikası Google Ads ( AdWords ) Görüntülü Reklamcılık Sınavı, Görüntülü Reklam Ağı kampanyaları oluşturmaya, yönetmeye ve optimize etmeye yönelik en iyi uygulamalar da dahil, ileri düzey reklamcılık kavramlarını içerir. Öncelikle en çok zorlandığım sınavlardan biriydi diyebilirim. Geçme notu %80 yani bunun anlamı 100 sorudan 80'ni ni doğru bilmeniz gerekiyor; aksi taktirde başarısız oluyorsunuz.. İşin aksi her seferinde 79 puanla kaldım yani 1 soru daha doğru yapabilseydim çoktan almış olurdum. Ama sonra sistematik çalışma ile gayet iyi bir skorla sınavı geçtim ve bu sertifikayı da aldım. Google Görüntülü Reklam Ağları ile Google bünyesinde bulunan sayısız websitesinde reklamınızı oluşturabilir ve yayınlatabilirsiniz. Örneğin belli websitelerinde ya da belli yazılarda reklamlarınızı gösterebilirsiniz. Bence en güzel yanı bu. Örneğin; Sözcü gazetesinde köşe yazarı olan Yılmaz Özdil'in yazısını okudunuz ve yazısının sizinle alakalı olduğunu düşünüyorsanız yayınlayacağınız reklamı sadece o yazarın o makalesinde gösterebilirsiniz. Bunun gibi örnekleri çoğaltabilir ve yerleşimler sekmesinden doğru ayarlamalar ve stratejik hedeflemeler ile reklam performansınızı arttırabilirsiniz. Google Görüntülü Reklam Ağları Reklamları Nerede Görünür? Bu reklamlar genelde websitelerinde yer alan reklam alanlarında görünür. Örneğin; Sözcü gazetesinden Yılmaz Özdil'in köşe yazıları hakkında daha önce konuştuk şimdi onun yazılarından bir tanesinde Google reklamlarının nerede göründüğüne göz atalım. Aşağıda Yılmaz Özdil'in yazısında direk başlangıçta 3 tane Google Görüntülü Reklamları göze çarpıyor. Üçünü de çerçeveledim ve ünlem işaretinin üzerine fareyi götürürseniz reklamların Google'a ait olduğunu göreceksiniz. Google Görüntülü Reklam Ağları Reklamları Nerede Görünür? Şimdi azcık bu sınavda çıkan soru tiplerine ve cevaplara bakalım. Eğer sertifika almaya karar verirseniz öncelikle Google Partner hesabınızı açmanız gerekir. Eğer bilmiyorsanız bununla ilgili yazımı okuyabilirsiniz, tıklayın . Partner hesabınızı açtıktan sonra sınava giriş yapabilirsiniz. Sınavda çıkan örnek soruları ve cevaplarını aşağıda sizinle paylaştım. Google Görüntülü Reklamcılık Sertifika Örnek Sınav Soruları 1. Pazardaki kitle hedefleri hangi tür kullanıcılardan oluşur? Bağlamla alakalı içerikle etkileşimde bulunan kullanıcılar Genel hedef demografi grubunuzda olan kullanıcılar Sunduklarınıza benzer seçenekler aramakta olan ve aktif olarak ürün veya hizmet satın almayı düşünen kullanıcılar Yeniden pazarlama yoluyla ulaştığınız kullanıcılar 2. Düğün malzemeleri satan müşteriniz Alexa, Görüntülü Reklam Ağı'nda bir metin reklam yayınlıyor. Google, müşterinizin reklamlarına otomatik olarak ne ekleyebilir? Yaptığı işle alakalı bir işletmenin tanıtımı(örneğin, pastane) Aşık olmakla ilgili özlü bir söz İşletmenin konumunu gösteren bir harita Gelin fotoğrafı 3. Hangi özellikle Görüntülü Reklam Ağı için geçerli, ancak Google Arama Ağı için geçerli değildir? Dil hedefleme Tıklama başına maliyet (TBM) teklif verme Sıklık sınırı Yer hedefleme 4. Bin Gösterim Başına Maliyet (BGBM) teklifi, yalnızca aşağıdakilerden hangisinde kullanılabilir? Arama ağı iş ortağı sitelerini hedefleyen kampanyalar Ön ödemeli faturalandırma seçeneğini kullanan hesaplar Faturalandırma para birimi olarak ABD doları kullanan hesaplar Görüntülü Reklam Ağı'nı hedefleyen kampanyalar 5. Bir görüntülü reklamın kalite puanının daha yüksek olmasına aşağıdakilerden hangisi katkıda bulunur? Tüm resim reklam boyutlarının test edilmesi Açılış sayfası yükleme süresinin kısa olması Gösterim sayısının yüksek olması Maksimum tıklama başına maliyetin (TBM) yüksek olması 6. Bir reklamın Görüntülü Reklam Ağı'ndaki Kalite Puanı aşağıdakilerden hangisini etkiler? Anahtar kelimelerin kalite puanlarını Reklamın, reklam açık arttırmasına girmeye uygun olup olmadığını Reklamın gösterilmeye uygun olduğu Görüntülü Reklam Ağı yerleşimlerini Aynı reklamın Google'daki ve Arama Ağı'ndaki kalite puanını 7. Görüntülü Reklam Ağı'ndaki görüntülü reklam envanteri, AdSense dışında aşağıdakilerden hangisi tarafından yayınlanır? Teracent Right Media AdWords DoubleClick Ad Exchange 8. Sıklık sınırı, reklamverenlere aşağıdakilerden hangisini sınırlayabilme olanağı verir? Tek bir kullanıcı için gösterim sayısını Tüm kullanıcılar için tıklama sayısı Tek bir kullanıcı için tıklamaya sayısı Tüm kullanıcılar için gösterim sayısı 9. Doğru / Yanlış : Bir reklamveren , AdWords üzerinden mobil uygulamaları hedefleyebilir. Doğru Yanlış 10. Müşteriniz, organik bebek mama reklamlarıyla yeni ebeveynlere ulaşmak istiyor. Ne tür bir hedefleme kullanmasını önerirsiniz? Benzer kitleler Yönetilen yerleşimler Dinamik yeniden pazarlama "Bebek ve Çocuk Mamaları/Çocuk Yemekleri" kategorisiyle pazardaki kitleler Google Görüntülü Reklam Ağı Sınavı : Sınav Süresi : 120 dakika Sınav Soruları : 100 soru Geçme Notu : %80 Başarı Geçerlilik Süresi : 12 ay Google Görüntülü Reklam Ağı sertifikasını almakta zorlanıyorsanız ya da sertifikanız var ancak kampanyanızı etkili yönetemiyorsanız bana ulaşabilirsiniz. ### En İyi İzlenebilecek 42 Dizi Tavsiyesi ve En Harika Diziler URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/en-iyi-izlenebilecek-42-dizi-tavsiyesi-ve-en-harika-diziler · Tarih: 2017-11-16 · Kategori: Genel Piyasada o kadar çok dizi var ki hangisine başlasam, ne izlesem sorusunu hergün kendimize soruyoruz. Bir dizi biter, bir dizi başlar. Peki sen hangi diziye başlayacağını biliyor musun? Bilmiyorsan aşağıdaki dizilere bir göz atmanı öneririm. Amerika'da En Popüler Dizi Önerileri Bu yazımda senin için dizi araştırması yaptım ve Amerika'da en popüler 42 diziyi buldum ve seninle paylaşmaya karar verdim. Bunlardan bir kaçı bildiğin diziler olabilir hatta izlediğin diziler bile olabilir; fakat eminim ki adını ilk defa duyduğun dizileri de listede görebilirsin. Hadi bakalım en popülerden az popülere doğru sıralamaya başlayalım. Manhunt: Unabomber (Discovery) Manhunt: Unabomber (Discovery) Miniserilerden oluşmaktadır. 8 Bölüm FBI'in içinde olduğu suçlu ve bunu araştırma dizisi. Buna güzel polisiye dizi diyebiliriz. 1978-1995 yılları arasında Amerika’da bombalı eylemler gerçekleştiren Ted Kaczynski’nin, yaşam öyküsünü konu alan bir dizi ve FBI'in Ted Kaczynski yakalama çabaları dizinin konusunu oluşturmaktadır. Gerçek bir cinayet hikayesinden baz alınmaktadır. Crashing (Hbo) Crashing (HBO) 1 Sezon - 8 Bölüm HBO'nun 2017 yılında yayınladığı yeni dizilerden bir tanesi ve başrollerini komedyen Pete Holmes üstleniyor. Crashing dizisi, karısı tarafından terk edilen Pete’in hayatını düzene sokmak adına yeni bir komedi gösterisi gerçekleştirmesi için yaptığı girişimleri ele alıyor. Cuma ya da Cumartesi gece klasiklerine koyabiliriz bunu. Evde keyif yapmak isteyenlere iyi gelebilir. "Benim de yakın zamanda başlamayı düşündüğüm bir dizi." Feud: Bette And Joan (Fx) Feud: Bette and Joan (FX) Miniserilerden oluşmaktadır. 8 Bölüm İki efsanevi oyuncu Joan Crawford ve Bette Davis arasında yaşanan mücadelenin perde arkasını göreceğiz. İki oyuncu kariyerlerini yeniden canlandırmak umuduyla 1962 yılında, sonradan 5 dalda Oscar adaylığı kazanacak olan What Ever Happened to Baby Jane ? isimli korku gerilim dramasının başrolüne gelirler. Birbirlerinden zaten hoşlanmayan iki divanın film çekimleri sırasında yaşadıkları savaşı izleyeceğiz. Legion (Fx) Legion (FX) 1 Sezon - 8 Bölüm Marvel yapımcılarının yarattığı en güçlü mutantlardan biri olan Legion karakteri, yani dizideki oyuncumuz David Haller, küçüklüğünde görmeye başladığı ilginç şeyler ve şizofreni sancıları git gide artmaya başlayınca, tedavi olmak için hastaneye yatırılıyor. Uzun bir dönem hastanede tedavi görmek amacıyla kalıyor. Ne kadar çıkmaya çalışsa da iyileşme göstermediği için çıkmasına izin verilmiyor. David Haller şizofreni sanrılarının yanı sıra kafasının içinde bitmek bilmeyen sesler duyuyor. Ancak çok geçmeden dış güçlerin onu hastaneden çıkarmaya kalkışması sonucu dizide güzel bir aksiyon başlıyor. "Güzel dizilerden bir tanesi." Orange Is The New Black ( Netflix ) Orange Is the New Black (Netflix) 5 Sezon - 13'er Bölüm Bu diziyi komedi drama kategorisine koyabiliriz. Nişanlı bir kadın olan Piper Chapman, 10 yıl önce üniversitedeyken tanıdığı bir uyuşturucu satıcısı olan Alex yüzünden tutuklanır ve birkaç yıllığına hapse düşer. Piper’ın New York’taki nişanlısı Larry ile yaşadığı konforlu hayattan vazgeçip, topluma olan borcunu ödemesi gerekmektedir. Dizi de kahramanımızın turuncu hapishane giysilerine bürünüp, hapishane kültürünü öğrenmeye ve hayatında inandığı her şeyi sorgulamaya giriştiği, hapisteki ilginç ve lafını esirgemeyen tiplerle beklenmedik dostluklar kurduğu bir döneme, mizahi bir dille tanık eder bizleri. Broadchurch (Bbc America) Broadchurch (BBC America) 3 Sezon - 8'er Bölüm Daha önce hiç bir cinayet vakasının yaşanmadığı ve ülkenin en düşük suç oranına sahip bölgelerinden biri olan sahil kasabası Broadchurch , 11 yaşında bir çocuğun cinayet vakasıyla sarsılır. Cinayete kadar kasabada çoğu önemsiz hırsızlık olayı, nadiren uyuşturucu kullanımı ve alkollü araç kullanım vakası dışında kasabanın bu denli bir suçla karşı karşıya kalmamış halkı bir şok geçirir. Halk, diğer çocukların da tehlikede olabileceği konusunda endişelenir ve katilin bir an önce bulunmasını ister. Unbreakable Kimmy Schmidt (Netflix) Unbreakable Kimmy Schmidt (Netflix) 3 Sezon - 13'er Bölüm Netflix'in komedi dizilerinden bir tanesi. Bir kıyamet günü tarikatından kurtarılan ve kendini New York’ta bulan genç bir kadın, artık var olmadığını zannederken yepyeni bir dünyayı keşfetmek durumunda kalır. The Sinner (Usa Network) The Sinner (USA Network) Limitli 8 Bölüm Genç bir annenin ailesiyle birlikte gittiği sahilde içine düştüğü nedensiz öfke, şiddet ve korku nedeniyle işlediği cinayet anlatılıyor. Hayatı boyunca doğruları aramaktan hiç vazgeçmeyen dedektif Harry ile Cora’nın yolları bu cinayetle kesişiyor. Peki son derece normal ve mutlu bir yaşamı olan Cora’nın bu cinayeti işleme sebebi ne? The Missing&Nbsp;(Starz) The Missing (Starz) 2 Sezon - 8'er Bölüm 2006 yılı yazında Tony Hughes, eşi Emily ve oğlu Oliver ile birlikte Fifa Dünya Kupası'nın da etkisi ile İngiltere'den Fransa'ya tatile gider. Fransa'ya girdikten kısa bir süre sonra geceyi geçirmek ve konaklamak için küçük bir kasaba olan Chalons du Bois'e gelirler. Bir akşam Dünya Kupası … ### Google Ads Alışveriş Reklamcılığı Sertifikası ve Sınavı URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-adwords-alisveris-reklamciligi-sertifikasi-sinavi · Tarih: 2017-11-12 · Kategori: Google Sertifikaları Google Ads Alışveriş Reklamları Sertifikası Google Ads ( AdWords ) Alışveriş Reklamları sınavı, bir Merchant Center hesabı ve ürün veri feed'i oluşturma, Alışveriş kampanyaları oluşturma ve yönetme işlemleri de dahil, temel ve ileri düzey reklamcılık kavramlarını içerir. Google Alışveriş reklamlarını yöneten biriyseniz ve AdWords hakkında az çok bilginiz varsa sınavı kolaylıkla geçebilir ve sertifikasını alabilirsiniz. Sorular genel de reklamın işleyişi üzerinden geliyor. Ancak her zaman olduğu gibi Google'ın şaşırtmalı soruları da mevcuttur. Bu tarz sorulara bu yazıda değineceğim ve size örnek soru ve cevapları vereceğim. Google Alışveriş reklamları Google ve iş ortaklarında yapılan aramalar sonucu en üstte görülen alandır. Ayrıca Google Alışveriş sayfası ile de direk ürün arama yapılabilir. Peki nasıl görünür bu reklamlar? Google Alışveriş Reklamları Nasıl Görünür? Eğer sertifika almaya karar verirseniz öncelikle Google Partner hesabınızı açmanız gerekir. Eğer bilmiyorsanız bununla ilgili yazımı okuyabilirsiniz, tıklayın . Partner hesabınızı açtıktan sonra sınava giriş yapabilirsiniz. Sınavda çıkan örnek soruları ve cevaplarını aşağıda sizinle paylaştım. Google Alışveriş Reklamları Sertifika Örnek Sınav Soruları 1. Çiğdem, Alışveriş Reklamlarını görenlerin reklamdaki ayakkabıları satın alıp almadığını öğrenmek istiyor. Bunun için ne yapması gerekir? Reklam Performans Raporunu çalıştırmalıdır Dönüşüm izlemeyi ayarlamalıdır Geliştirilmiş Tıklama Başına Maliyet GTBM teklifini kullanmalıdır Açık arttırma bilgileri raporunu çalıştırmalıdır 2. Alışveriş kampanyası oluşturmak için Google Merchant Center hesabınızı aşağıdakilerden hangisiyle bağlamanız gerekir? Google Benim İşletmem Hesabı Onaylanmış Alışveriş Politikalarının listesi Kredi Kartı AdWords hesabı 3. Nihal'in aldığı analizlere göre "Tüm Ürünler" grubundaki özellikle 5 marka iyi performans gösteriyor. Nihal bu değerli markalara daha fazla trafik çekmek için ne yapabilir? "Tüm Ürünler" teklifini arttırmak Grubu markaya göre alt ürün gruplarına ayırmak ve her bir marka için rekabet gücü daha yüksek teklifler belirlemek Bütçesini "hızlandırılmış" yayın olarak ayarlamak Kampanya önceliğini "yüksek" olarak değiştirmek 4. Google Merchan Center aşağıdakilerden hangisi için kullanılabilir? Ürünler için kampanya önceliğini belirlemek Alışveriş kampanyaları için rakiplerle yapılan karşılaştırmaları görüntülemek Bir mağaza için gönderim ayarlarını yönetmek Ürünler için mobil teklifleri güncellemek 5. Alışveriş reklamlarında, ürün grupları hangi amaçla kullanılır? Bir veri feed'indeki ürünleri düzenleme Alışveriş reklamlarının doğru kullanıcıları hedeflemesini sağlamak için kullanılacak bir anahtar kelime listesi oluşturmak Bir reklam gurubunda düzenlenmiş evnvantere teklif vermek Bir arada satılan ürünleri paket haline getirmek. (ör. fotoğraf makinesi ve tripod standı) 6. Hangi ürünler identifier_exists [tanımlayıcı_var] özelliğini no [hayır] değeriyle göndermelisiniz? Özel yapım giysiler Ön sipariş alınacak yeni kitaplar Ürün paketleri İkinci el elektronik eşyalar 7. Google Alışveriş'te aşağıdakilerden hangisini satabilirsiniz? Su tesisatçılığı veya çilingirlik gibi işletme hizmetleri Konut amaçlı gayrimenkul İkinci el eşyalar Otel ve seyahat hizmetleri 8. Faruk, pastanesi için yayınlanan reklamları pastaneye gelen kişi sayısını nasıl arttırdığını ve müşterilerinin satın alma alışkanlıklarının reklamlardan nasıl etkilendiğini daha iyi anlamak için ne yapmalıdır? Kampanyası için dinamil izleme URL'lerini etkinleştirip yerel ürün grubu için izleme şablonları ayarlamalıdır Raporunu tıklama türüne göre segmentlere ayırıp yerel verilerini gözden geçirmelidir Alışveriş kampanyasında yerel envanter reklamlarını oluşturup yerel kanal performansını gözden geçirmelidir Yerel vitrini için Google Analytics'i ayarlayıp sunulan özelleştirilmiş çeşitli verilerden yararlanmalıdır 9. Alışveriş reklamlarının belirli terimler aratıldığında gösterilmesini önlemek için ne yapılabilir? Ürünler, ürün verilerinden kaldırılabilir Ürün verilerine daha kısa açıklamalar eklenebilir Kampanyaya veya reklam grubuna negatif anahtar kelimeler eklenebilir İlgili arama terimleri, ürün verilerindeki ürün başlıklarından kaldırılabilir 10. Aynur'un ürün feed'i, hangi nedenlerle onaylanmayabilir? Feed ile açılış sayfası arasındaki fiyat uyuşmazlığı GIF biçiminde bir resim 1.500 karakter uzunluğundaki bir URL Mobil bağlantı içeren bir feed Alışveriş reklamları sertifika sınav sorularından 10 tanesini sizlerle paylaştım. Sorular ben sınava girdiğimde karşıma çıkan sorulardır ve cevaplar bana aittir. Eğer cevaplarda şüphe duyuyorsanız yorum yazabilirsiniz ve tartışabiliriz. Araştırmalarım sonucunda doğru cevaplar seçtiğim gibidir. Google Alışveriş Reklamları Sınavı : Sınav Süresi : 90 dakika Sınav Soruları : 63 soru Geçme Notu : %80 Başarı Geçerlilik Süresi : 12 ay Google Alışveriş Reklamları sertifikasını almakta zorlanıyorsanız ya da sertifikanız var ancak kampanyanızı etkili yönetemiyorsanız bana ulaşabilirsiniz. ### Google Partners'e Nasıl Kayıt Olurum ve Sertifikaları Nasıl Alırım? URL: https://faruktoprak.com/tr/blog/google-partnere-nasil-kayit-olurum-sertifikalari-nasil-alirim · Tarih: 2017-11-08 · Kategori: Arşivlenmiş İçerikler Google Parters Nedir, Nasıl Kayıt Olunur? Öncelikle Google Sertifikaları neden önemlidir bu konuya değinelim. Google Adwords , Analytics yani Dijital Pazarlama alanlarında kariyer yapmak isteyen kişiler Google sertifikalarına sahip olurlar ise daha kolay iş bulabilirler ya da kendilerine MM hesapları açıp freelancer olarak dünyanın her yerinden şirketlerle çalışabilirler. Küçük - Orta - Büyük ölçekli firmaların Adwords hesaplarını yönetebilir ve ciddi bir gelir kaynağı elde edebilirler. Yalnız aynı işlemleri Google sertifikalarına sahip olmayan kişilerde yapabilir. Tek fark birinde kariyeriniz daha parlak olur ve daha kolay iş bulursunuz aynı zamanda sertifikalar profesyonelliğinizi gösterir. Google Partners hesabınız yok ise gmail hesabınızla giriş yapıp şartları kabul edip hesabınızı oluşturabilirsiniz. Bu linke tıklayın https://www.google.com.tr/partners/about/index.html Akabinde açılan sayfadan " Google Partners'e Katılın " butonuna tıklayın menülerden üstten ve sonra giriş yaparak ya da yeni hesap oluşturarak Partners hesabınızı aktif edin. Google Partners Koşulları Nelerdir? Google Partners'e giriş yaptığınızda soldaki menülerden Adwords, Analytics, Mobil Siteler, Dijital Satış alanlarına ulaşabilir ve her bir kategori için sertifika sınavlarına girebilirsiniz. Sertifika sınavları ücretsizdir. Tüm sınavlarda başarı notu en az %80 olmalıdır altında kalırsanız başarısız sayılırsınız ancak üzülmeyin 1 hafta daha bekleyip sınava yeniden giriş yapabilirsiniz. Sınavların geçerlilik süresi 1 yıldır. 1 yılı dolan sertifikalar silinir ve o sınava yeniden girip sertifikanızı yeniletmeniz gerekir. Adwords sertifikası almak için öncelikle Temel Düzey Adwords sınavını geçmeniz gerekir. Bu sınavı geçerseniz akabinde sırasıyla, Arama Ağı Reklamcılığı Görüntülü Reklamcılık Video Reklamcılık Mobil Reklamcılık Alışveriş Reklamcılığı olmak üzere 5 reklam modeli sertifika sınavı bulunmaktadır. Her birinin üzerine tıklayıp çıkan soruları cevaplarıyla birlikte görebilirsiniz. Temel Düzey sınavını geçip bu 5 sınavdan herhangi birinden başarılı olursanız Adwords sertifikasını almaya hak kazanırsınız. Ancak unutmayın, Adwords demek bu 5 reklam sertifikasını da kapsıyor. Dolayısıyla Adwords alanında kendini geliştirmek isteyen kişiler bu 5 reklam sertifikasını da alması gerekir. Ajanslar genelde tüm reklam sertifikalarını almış kişileri tercih ediyor. Google Sertifika Sınav Soruları ve Cevapları ve temel işleyişi hakkında her bir sertifika sınavı için ayrı ayrı yazı oluşturdum. Bu yazılarımı okuyup sınava girmenizi öneririm. Yazılara bu linke tıklayıp " Google Sertifikaları " kategorosi altından ulaşabilirsiniz. Google Adwords Reklam Sertifikanızın Olduğunu Nasıl Doğrulayacaksınız? Google Partners'de Profil sayfanıza girip Genel profil kısmından profilinizi herkese açabilir ve Profili Görüntüle linkinden de sayfanıza ulaşabilir ve bu linki CV'nize ekleyebilirisiniz. Dolayısıyla bu linke tıklayacak kişiler sizin hangi sertifikalara sahip olduğunuzu görebilecekler. Örnek için benim profilime bakabilirsiniz. Tıklayın . ## Blog posts (English, 115) ### The Seasonal Shift Has Begun! URL: https://faruktoprak.com/en/blog/the-seasonal-shift-has-begun · Tarih: 2025-09-09 · Kategori: General Summer's Over, Consumers Are Back! Is Your Brand Ready for This Return? In this episode, we delve into how you can effectively reach consumers who are leaving the summer holiday sluggishness behind and re-entering shopping mode with September. Sales, which declined in many sectors throughout the summer, hold the potential for revival with September. It's crucial to act at the right time with the right messages for consumers returning from vacation and readapting to school and work routines. If you, too, want to view this period not just as a transition but as a growth opportunity , then this episode is for you! What Are We Discussing in This Episode? Post-Holiday Consumer Psychology: The feeling of a fresh start, postponed needs, and the search for motivation define September's behavioral codes. Consumers might have delayed shopping throughout the summer; now is the time to activate them with the right triggers. Campaign Theme Suggestions: Don't offer discounts, give a return message! Create seasonal awareness with campaign titles like “Back to School,” “Hello to the Office,” “Renew After Summer.” Email and WhatsApp Return Strategies: Ways to accelerate sales by reactivating your dormant user list with special automations, personalized campaigns, and engaging messages. Organic Return with Micro-Influencer Collaborations: Gain trust and increase your visibility with content introducing new season favorites. Welcome the return energetically with Reels and TikTok content! Gift and Loyalty Campaigns: Cart-level surprises, September-exclusive loyalty programs, special benefits for returning customers… Build emotional connection and turn September into a loyalty acquisition month. Google and Meta Ad Strategies: How should Google campaigns for seasonal searches be structured? How should post-holiday remarketing be done? Which ad formats work best on Meta Ads? Website and UX Updates: Get rid of summer-themed sliders, capture users with messages suitable for the new season. Update your chatbot , popups, and banners according to the season, immerse visitors in the September mood. Who Is This Episode For? E-commerce managers Marketing professionals Entrepreneurs Brands planning campaigns Agencies managing performance ads CRM specialists working on customer loyalty and re-engagement Every season is an opportunity. But seasonal shifts , if interpreted correctly, can put brands several steps ahead of their competitors. After listening to this episode, you'll also be able to create a custom “ Conversion Plan” for your brand. 🎧 If you're ready, put on your headphones and let's explore September's marketing potential together! As in every episode, I'm here in this podcast to inspire you, provide a strategic perspective, and strengthen your hand in digital marketing. If you have questions, consulting needs, or suggestions, you can reach me at faruk@joykek.com or send a DM via my @frktprk Instagram account. Don't forget to follow me to keep a pulse on digital … ### In the Name of the URL: https://faruktoprak.com/en/blog/in-the-name-of-the · Tarih: 2025-08-05 · Kategori: General The Importance of Colors in Brand Identity Colors are not just visual details. They are powerful psychological tools that embed into the consumer's mind map, enable emotional connection, and trigger purchasing decisions. In this article, we will examine the place of colors in marketing strategies, along with scientific and sectoral data. What is Color Psychology? Color psychology is a branch of science that examines the effect of specific colors on human behavior and emotions. Research in this scientific field reveals how consciously brands should make their color choices. The color red triggers feelings of excitement, passion, and urgency. It's no coincidence that fast-food chains prefer this color. The color blue conveys a sense of loyalty and trust. Banks and technology companies benefit from the power of blue. The color green evokes a feeling of naturalness and health. Organic products and environmentally conscious brands identify with the values represented by this color. How to Choose a Color Palette in Brand Strategy? One of the first elements to decide when creating a brand identity is the color palette. This choice should seek answers to the following questions: Who is my target audience? What are the emotional reactions of this audience? What is the emotional tone of my brand? (Cheerful, serious, formal, fun…) Color Usage According to Target Audience Demographic variables such as age, gender, cultural background, and social status play an important role in color preference. While young consumers show more interest in neon and bright tones, pastel and calm tones create more trust among more mature audiences. Is It Possible to Increase Conversions with Colors? Yes. Thousands of A/B tests in digital advertising show that correct color usage can significantly increase conversion rates. When stimulating colors like red and orange are preferred for action buttons such as 'add to cart' or 'buy now', click-through rates increase. Cultural Codes and International Brand Image Every culture interprets colors differently. Therefore, global brands need to be aware of this when entering local markets. In Japan, white can represent death, not purity. In the Arab world, green is a sacred color. These differences directly affect a brand's acceptance in the local market. Conclusion and Recommendations When creating a brand, formulating strategies, and planning digital campaigns, colors should be considered not just a 'design' element, but a 'strategic' one. Correct color selection: Establishes an emotional connection with the customer Becomes ingrained in brand memory Can increase sales ### November 2024 - Google URL: https://faruktoprak.com/en/blog/november-2024-google · Tarih: 2024-11-21 · Kategori: Google Ads Google Ads , we can say, is an extremely important advertising platform for all businesses. Below you can find my recommendations for effectively using this platform and improving our search network ads during the Black Friday period in November. Editing Ad Texts Decorating your ad headlines and description texts with Black Friday and campaign highlights can help you get more clicks and make your ad more dynamic. This work aims for lower CPC and high clicks. Updating Ad Extensions Keeping your ad extensions as dynamic and up-to-date as your ad text will help you achieve more clicks with a lower CPC. Callout Extension This extension type is known as a call-to-action message. Here, you can keep it dynamic with more current campaign names like "November Discounts, Don't Miss Black Friday Deals, Limited-Time Offers, etc.". Don't forget to turn off this extension after the campaign period ends. Callout Extension Promotion Extension In the promotion extension, you can also select the type as Black Friday , specify the discount you are offering, whether it's a "percentage" or "fixed price," and choose the start and end dates to actively use this extension. This also ensures your ad is displayed in a more professional manner. Promotion Extension Image Extension We can add an image extension to our ad in square or horizontal format, featuring Black Friday text and a discount highlight. "Don't forget to delete this image at the end of the campaign." This also ensures our ad is displayed differently from other ads and helps us get more clicks. Image Extension Black Friday is a once-a-year period and a great time for all e-commerce companies; I wish you many sales during this period. For more information, options, or personalized recommendations, you can always reach out to me . ### My Kolektif House Experience URL: https://faruktoprak.com/en/blog/my-kolektif-house-experience · Tarih: 2024-06-22 · Kategori: Experiences & Reviews For approximately 4 years, we had an office and registration at Kolektif House. We rented and used an office in their first location opened in Ataşehir, on the Anatolian Side of Istanbul. Until Kolektif House changed its entire sales team and embarked on a completely different path. Prices Are Constantly Increasing Prices at Kolektif House are constantly increasing by x5, x10, and this is regularly reflected in the prices every month. While the "traveler membership price for all locations" we received from them when we were last at A+Live Plaza was 4,900 TL, they suddenly increased the prices to 11,400 TL within three days, without giving us time to clarify or think. When we spoke to them again, they said they couldn't do anything after three days and could only assist with the price shown in the system. I received this price on Tuesday, the price increased on Friday, and they did not assist us with the old price on Friday. In other words, I'm talking about a company that couldn't honor the price it gave on Tuesday until Friday. If you have a startup company and are looking for an office, I definitely do not recommend working with Kolektif House. They are constantly losing members, and new members are constantly joining. Because the price increases are not normal. Even if you have a physical office elsewhere, it's much more affordable, and you can stay there for years; you won't encounter utopian increases like x20 in annual agreements every year, as you do at Kolektif House! WeWork vs. Kolektif House I rented an office at WeWork, one of the first companies to start and implement the shared office concept, from 2018 to 2020. They do this business both with higher quality and at prices we can consider more reasonable. Let me show you the prices as of June 22, 2024, for Kolektif House and WeWork: Kolektif House Common Area Usage Fee (Istanbul, Ataşehir) WeWork Common Area Usage Fee ( New York , Manhattan ) Single Location: 6,099 ₺ (Nidakule Batı only) All Locations: 11,400 TL Valid for all locations $299 - 9,813 ₺ Valid for 150 locations $199 - 6,531 ₺ 22.06.2024 Kolektif House - WeWork Price Comparison WeWork 22.06.2024 Current Prices You can check WeWork prices via this link: https://www.wework.com/search ; You can check Kolektif House prices via this link: https://kolektifhouse.co/ortak-alan-cozumleri/gezgin . I don't understand when Istanbul surpassed New York.... If Kolektif House continues with this mindset, it will experience significant member loss and continue to do so. The offices are already empty because of high prices, and no one is renting them, yet they stubbornly refuse to lower prices to reasonable levels. During the pandemic, we supported them; … ### Improving E-commerce Efficiency Through The Use of Artificial Intelligence URL: https://faruktoprak.com/en/blog/improving-e-commerce-efficiency-through-the-use-of-artificial-intelligence · Tarih: 2023-11-24 · Kategori: Marketing We are pleased to invite you to our upcoming event titled "E-commerce with Artificial Intelligence". The event will take place on Tuesday, November 28th, at 6:00 PM, at Kolektif House Levent. This event is designed for those who are interested in e-commerce and e-export, as well as those who work in the e-commerce industry. We also recommend advertising management agencies and people working in the marketing industry to attend. We will share the event with you through three programs, regardless of our participation. Faruk Toprak, Ulaş Gökhan Gümüş, and Ali Alınpak may or may not attend. Event Program Introduction Speech Faruk Toprak “E-commerce and E-export Sales Increase Techniques Using Artificial Intelligence” Ulaş Gökhan Gümüş “Techniques to Increase Sales in Virtual Marketplaces with Artificial Intelligence” Ali Alınpak “How Artificial Intelligence is Used in Digital Media” 15 Minute Q&A Event Registration You can register for the event for free by filling out the event registration form using the link provided https://joykek.com/tr/events. After submitting the form, you'll receive a confirmation email. Contact us at aysegul@joykek.com for registration issues. Event Poster E-Commerce With Artificial Intelligence ### What should we pay attention to in content when doing E-mail marketing? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/what-should-we-pay-attention-to-in-content-when-doing-e-mail-marketing · Tarih: 2023-11-01 · Kategori: Marketing For countless businesses, email marketing is an essential marketing strategy. It allows you to confidently connect with your existing customers or potential customers who have not yet made a purchase but may have an interest in your products or services. Through email, you can effectively communicate your message and actively interact with your audience. In this article, I have meticulously curated 14 exceptional features that will undoubtedly elevate the visual appeal of your emails. Now, let us delve into each of these remarkable aspects individually and unveil their transformative power… 1. Use a unique banner or eye-catching image in the prominent header section To elevate the user's email opening experience, confidently propose the idea of introducing a visually captivating and immersive visual as the initial impression. This strategy proves especially valuable for emails that consist of repetitive sections, as the implementation of these suggestions can offer a rejuvenating and distinct aesthetic. Personalized headings not only exude a more appealing visual appeal compared to plain text headings, but they also play a crucial role in effectively conveying your brand's unique identity. Create An Email Opening Experience That Showcases A Visually Stunning And Captivating Design. 2. Add background color Everyone's inbox is inundated with emails that have white backgrounds. However, if you are able to discover a background color that complements your email, it has the potential to make it exceptionally captivating and engaging. This, in turn, can effectively stimulate recipients to actively engage with your email. Apply a background color to your email. 3. Make content even more fun Using content dividers is a highly effective method to seamlessly separate your email into clear and concise sections. This proven practice significantly enhances content organization, eliminating any potential reader boredom. By implementing content dividers, you can confidently ensure that your email recipients can effortlessly and eagerly continue reading your message. In general, metrics such as the open rate in emails are crucial. By combining the open rate with the click rate and analyzing clicks, you can confidently determine the number of clicks from the top domain of your email and the number of clicks from the bottom domain. This analysis will also provide valuable insights into whether your email is being scrolled down and read. Separate your content with delimiters 4. Use custom images/emojis in between content 😎To ensure the uniqueness of your content, it is recommended to create a clear and distinctive style difference among the different sections. 🤩 Custom image brackets give your email a unique edge and can help make your content stand out. To enhance your email, consider adding custom visual content areas. Use custom images during and between content transitions 5. Start with a strong headline When … ### Marketing Techniques on Shopify 1 URL: https://faruktoprak.com/en/blog/marketing-techniques-on-shopify-1 · Tarih: 2023-10-17 · Kategori: Marketing Shopify is an exceptional e-commerce infrastructure platform, especially for companies aiming to expand their business globally. However, it is worth noting that the monthly payments, deductions, and plug-in or application fees (referred to as fees in Shopify terminology) are higher than the market average. Nevertheless, it is said that quality comes at a price. In this article, I am taking a new approach: dividing the content into parts. This decision was made because the content is anticipated to be lengthy, and it would be quite a challenge to prepare it all at once. As a result, I will be sharing the content with you on a weekly basis, presenting it as individual pieces or chapters. By subscribing to my e-mail newsletter, you can confidently expect to receive timely notifications and stay well-informed whenever new and exciting content is shared. 1. What is Shopify? First, allow me to elucidate Shopify , and subsequently, we can delve into the realm of marketing techniques and tactics. Shopify is an incredibly popular and powerful e-commerce platform that empowers businesses to effortlessly create and manage their online stores. With its user-friendly interface and extensive range of features, Shopify offers everything you need to succeed in the world of online retail. From seamless product listing and efficient inventory management to secure payment processing and detailed analytical reports, Shopify has got you covered. Not only that, but Shopify also provides an array of marketing tools and the ability to customize the appearance of your store with various themes and customization options. Whether you're a small business or a large brand, Shopify is the ultimate solution for conducting online sales in a confident and hassle-free manner. 2. Categories/Collections and Products When adding products, it is imperative to confidently select the appropriate category and subcategory, and make precise matches. This is absolutely vital for SEO purposes and for precisely listing the products. 2.1 Category/Collection Schema In e-commerce, having a solid grasp of product listing and category management is crucial. When it comes to selling products, getting the main category right is of utmost importance. From there, you can establish subcategories and provide comprehensive descriptions and optimize SEO fields for these categories before adding any products. It is absolutely essential to refrain from adding products until the appropriate category and collection have been created. To get started, make sure to create and publish your category network first. Only then should you proceed with adding product entries once they are fully prepared. 2.2 Product Entries After successfully setting up the category structure, it is now time to incorporate the products. Whether you are utilizing an intermediate integration that transfers the products from your automatic inventory program to Shopify or not, it … ### My Shopping Experience with Flo.com.tr URL: https://faruktoprak.com/en/blog/my-shopping-experience-with-flo-com-tr · Tarih: 2023-07-21 · Kategori: Experiences & Reviews In this article, I will confidently share my shopping experience with Flo. However, my experience was negative as I discovered that Flo was a fraudulent company. Despite my inquiries, their customer service team was unhelpful and evasive. Instead of taking responsibility and addressing my needs, it seemed that their priority was to avoid any blame. On July 3, 2023, I confidently made the decision to purchase "Arena 398-100 - Antifog Anti-Fog Spray" for 349 TL from Flo.com.tr. Little did I know that my experience with the product and the website would be so disappointing. If I had known the outcome beforehand, I would have avoided this purchase and the website altogether. After the seller invoiced the product incorrectly, I took the initiative to contact customer service and report the issue. I confidently requested that the invoice be corrected, but unfortunately, my request was not addressed and the invoice was not corrected. Three days after receiving the product, I discovered that it was damaged/used upon opening the shipping bag. With confidence, I quickly took a photo of the damage and shared it with Flo customer service, which you can see below. Following the conversation with a customer representative, I was advised to return the product to initiate the return process. Without hesitation, I promptly sent the product back and completed the return process. I purchased a product from flo.com.tr , but it arrived in a used or damaged condition. I took immediate action by shipping the product back and requesting a refund. However, after two weeks had passed, I reached out to Flo.com.tr customer service to inquire about the status of my refund. Despite being informed that the return was not accepted due to the product being damaged, I confidently requested a resolution for my issue. Although they canceled the invoice and promised to send the product back, they failed to do so and did not refund my money. Unfortunately, I lost the 349 TL I paid to them. Flo.com.tr Customer Service Correspondence I had to purchase a product twice due to it being damaged and unusable. Unfortunately, this occurred during my first shopping experience at Flo.com.tr. However, I can confidently say that this company is fraudulent and does not prioritize customer satisfaction based on my experience. Despite making a complaint, their interest in helping was only superficial, and they ultimately provided no assistance. For more information, please refer to: https://www.sikayetvar.com/flo-ayakkabi/flo-ayakkabi-used-urun-gonderdi-7 Conclusion As an expert in this field, I strongly advise against doing business with this company. It is in your best interest to steer clear of this site, as it may result in undesirable outcomes. Latest Update I am excited to share with you the latest update. By tagging and … ### Optimal Campaign Stages and Types for Businesses URL: https://faruktoprak.com/en/blog/optimal-campaign-stages-and-types-for-businesses · Tarih: 2023-02-24 · Kategori: Marketing When our job was marketing, I was frequently asked about the types of campaigns or marketing activities that needed to be done. To solve this problem, I wrote an article on the subject. Marketing is a universal practice aimed at positioning a brand and driving sales, whether it be through services, recognition, or reputation. Not every advertising campaign requires a monetary transaction. As an example, let's say you manage a politician's social media and advertising accounts. Here, the key performance indicator (KPI) would be to highlight the politician and showcase them to the people. Success would be measured by the politician's election, popularity, and more. Hey there! In this article, we'll take a closer look at the different stages and types of marketing campaigns. Sound good? Let's dive right in! The Stages and Types of a Marketing Campaign We can confidently categorize this information into two main headings: Purpose Channel We will now explore the different types of marketing strategies and campaigns that can be created under these two main headings with confidence. 1. Purpose We will now explore the various types of marketing strategies and campaigns that can be developed under these two primary categories. Our objective in creating this title is to list our campaign goals and design unique campaigns to achieve them. The following are some of the campaign types that can be established under the "By purpose" category. 1.1 Brand Awareness Every campaign we launch to promote our brand and increase brand awareness falls under this category. Our main objective is to reach the maximum number of people and spread the word about our brand. Brand awareness is crucial, especially when entering new markets, and requires significant investment. However, the returns are equally significant when the campaign is executed properly. 1.2 Acquiring New User/Customer Let's call it a new customer or new user acquisition campaign type. With these campaigns, we can ambitiously aim to acquire new users for our mobile application or gain new customers for our e-commerce website. (This campaign type encompasses many campaigns and is one of the most KPI-oriented and sales-generating campaign types.) 1.3 Cross-Selling Campaigns Product B can be viewed as a marketing campaign directed towards those who purchase or have purchased Product A. This strategy is typically implemented to increase the average basket value, resulting in a boost in your ROAS. By successfully managing your ads, you will be able to achieve your goals. Furthermore, targeting customers who have previously purchased Product A with relevant Product B offerings can help to encourage customer return. 1.4 Customer Referral Program To put it simply, this tactic is a two-in-one solution. By offering a customer referral program, any brand that provides exceptional service and … ### To report any unauthorized SMS, calls, and emails, you can confidently use the Commercial Electronic Complaint System provided by the Ministry of Trade URL: https://faruktoprak.com/en/blog/report-unauthorized-electronic-communication · Tarih: 2023-02-13 · Kategori: Experiences & Reviews Many people have complained about receiving daily calls from 0850 numbers, mostly related to home internet services. (We understand the frustration of receiving unwanted calls from Digiturk as well.) Furthermore, you might be exhausted from receiving intrusive and bothersome SMS and emails. Rest assured, we can help you put an end to this annoyance. The most efficient solution to this issue is to file a complaint with the Ministry of Trade and ensure that the complaint is properly documented in the system's records. How to Register a Complaint with the Ministry of Commerce To register, simply follow these procedures via the Commercial Electronic Message Complaint System of the Ministry of Commerce with confidence. T.R. Login to the Commercial Electronic Message Complaint System of the Ministry of Commerce To access the Ministry of Commerce page, simply follow the link provided: https://tiss.gtb.gov.tr . Once there, confidently log in using your e-government credentials to gain access to the site's valuable resources and information. T.R. Ministry of Commerce Commercial Electronic Message Complaint System Make Your Application According to Your Complaint Record Through the Opened Portal To move forward, simply click on the Continue button located on the current page. Then, confidently select the appropriate complaint record from the actions menu on the left and open your record with confidence. Application for a text message (SMS) complaint Some companies persistently send SMS even though we have explicitly indicated that we do not want to receive them. In such cases, we must confidently notify the company of our request to stop receiving SMS. If we continue to receive SMS despite having made this request, we should have no hesitation in filing a complaint by filling out an application form to create a record of the issue. As demonstrated in the screenshot provided, your TCKN (Turkish ID number) and phone number will be automatically populated. You may enter the sender's phone number or the message title (sender's name) here and include the SMS code if necessary. To ensure that your complaint is processed promptly, confidently select an appropriate subject and attach a screenshot of the relevant message taken from your phone to the designated file field. To complete the process, simply record your application's message content in this field. You've got this! Application for a text message (SMS) complaint Based on my experience , I have received marketing SMS from "Rentgo" repeatedly despite requesting to remove my number from their system by calling their customer service. I confidently put an end to the annoying SMS messages from Rentgo by filing a complaint about short message (SMS) on the Ministry of Commerce website. Voice call complaint application To put an end to the annoying calls coming from 0850 … ### What is a Brand Smear Campaign and How Prepared are Brands? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/what-is-a-brand-smear-campaign-and-how-prepared-are-brands · Tarih: 2023-02-11 · Kategori: Marketing Rest assured, even if a smear campaign or lynching has yet to be launched against your brand, it is always a possibility in the future. Even if your brand is currently the most beloved in Turkey or the world, there is always a possibility that it may face defamation or backlash at some point. Brand defamation is simply an attempt to destroy or challenge the reputation of an individual or a company by spreading negative propaganda. In this article, we will explore the "Brand Smear Campaign," also known as a "smear campaign/tactic," or just "smear." The popular smear campaign in 1936, that we continue to encounter when searching for English terms, has persisted till date. However, we can confidently navigate past this obstacle. History Of The Smear Campaign – The Smear Campaign Begins To Become Popular In 1936. A smear campaign is a calculated and intentional effort to harm the reputation, credibility, and character of an individual or group. Slanders are typically made up of rumors that cannot be verified and take the form of distortions, half-truths, or outright lies. Even if the events behind a smear campaign are proven to be untrue, the tactic can still be effective because it damages the reputation of the target (Brand) before the truth comes to light. However, (Brand) is confident in its ability to weather any such attacks and emerge with its reputation intact. How Attentive Are Brands to This Issue? Brand smear campaigns are not a new phenomenon. They existed as mass movements before the internet, and have only gained more traction in the digital age. As we have seen recently, these campaigns can spread rapidly online, making their impact even greater than before. In situations like these, companies should seek the assistance of professionals. Large brands typically have access to communication agencies who can manage their social media channels and make announcements on their behalf. By utilizing these services, companies can ensure that their brand is always protected. However, there may be instances where communication agencies make suggestions that do not align with a company's internal ethics. In these cases, it's important for companies to confidently make their own decisions and not be swayed by external opinions. Failure to do so may result in a smear campaign against the brand. In addition, brands have the option to pursue legal action. It is important to note that insulting a company is not a crime. In these instances, as companies have legal status, only infringements on personal rights may occur. Solutions may include contacting the content provider to have the broadcast removed, reporting the issue to the police and prosecutor's office, or filing a compensation case for any material or moral damages … ### Google Optimize and Optimize 360 are shutting down URL: https://faruktoprak.com/en/blog/google-optimize-and-optimize-360-are-shutting-down · Tarih: 2023-01-24 · Kategori: Marketing Yesterday, Google announced via email that it will be shutting down Google Optimize and Optimize 360. We are confident that we can continue to use Google Optimize and Optimize 360 until September 30, 2023. However, we must be aware that after that date, they will no longer be suitable for use. The direct shutdown of Optimize Insider and Optimizely is excellent news for companies. So what happens next? According to Google's article " Google Optimize Sunset ," we can confidently perform tests, such as A/B testing, through GA4. Professional tests like Optimize may seem challenging to create, but rest assured, we can easily develop simpler tests such as A/B testing directly on GA4 in the future with confidence. We will confidently download all of our historical data in Google Optimize and Optimize 360 before September 30, 2023. Failure to do so will result in a loss of access to the data. Please refer to the email below for more details. Google Optimize and Optimize 360 are shutting down ### Metrics (KPIs) to Track in Social Media Posts URL: https://faruktoprak.com/en/blog/metrics-kpis-to-track-in-social-media-posts · Tarih: 2022-12-22 · Kategori: Social Media With my vast experience, I can confidently say that there are specific channels and metrics that are crucial to track for content shared on social media. This article highlights those key metrics that should be monitored for organic shares made on social media channels, ensuring that you are fully informed about your social media performance. Upon reading this article, you will have the confidence to precisely measure the performance of your posts and establish your own tailored KPIs. Facebook Facebook may not be important to every business, but it is undeniably one of the first platforms to make a significant impact on our lives. With Facebook, we have the ability to regularly monitor a variety of metrics in our posts, in a specific order: Reach/Impressions Likes Video Views Link Clicks Comments & Shares YouTube To determine the success of our videos, let's take a confident look at the following metrics: Total Watch Time Video Views Engagements Instagram On Instagram , the most popular platform in most countries, we confidently analyze post, story, and reels metrics by examining the following data: Reach/Impressions Video Plays Engagements To determine the success of a post, we will utilize the number of PTAs, or "People Talking About," as our primary KPI. This calculation will not only be based on Instagram, but also on all social media channels. The post with the highest percentage of PTAs will be deemed the most successful. Please refer to the following calculation method: PTA = (Like + Comment + Save + Share) / Number of People Reached (Sometimes can be received in impressions) For example , if the post A reached 100 people and we received 5 comments, 8 saves, 40 likes, and 1 share from these 100 people, our PTA number will be 0.54. (54/100) Our posts on the platform, which has a young user base, will be measured against the following success metrics: Total Play Time Engagements Video Views Hashtag Performance Pinterest Despite its relative rarity in Turkey , it is crucial that we adhere to these metrics for the shares we post on this highly active social media platform, particularly in the United States. Impressions Engagements Outbound Clicks Twitter When analyzing Twitter, which was acquired by Elon Musk, it is important to take into account the following metrics for tweet sharing using its current technology. Impressions Engagements Link Clicks Profile Visits LinkedIn To measure the success of post shares on this social media platform for the professional career and business world, use the following metrics with confidence. Impressions/Unique Impressions Downloads Engagements Engagement Rate It's important to note that Engagement Rate and PTA (People Talking About) are often confused, but they are different formulas and metrics. PTA is … ### Mobile Application "BeReal" Winner of Apple App Store 2022 Award URL: https://faruktoprak.com/en/blog/mobile-application-bereal-winner-of-apple-app-store-2022-award · Tarih: 2022-12-11 · Kategori: Marketing The BeReal application emerged victorious in this year's prestigious mobile application competition organized by Apple. Although not widely popular in Turkey , it boasts a large user base worldwide. What distinguishes this mobile application from its competitors? What I appreciate the most is that they confidently position themselves as not just another ordinary social media app. Upon visiting their application page, one cannot help but notice the bold statement " Not another social network " in the slogan/description section. BeReal. What Exactly is the Application? Bereal. Your Friends For Real. - Not Another Social Network. BeReal, the social media platform, was founded and launched by Alexis Barreyat in December 2019 . The app is now available on both iOS and Android devices and encourages users to share real-time content that reflects the truth. BeReal is a powerful application that empowers users to share their daily activities by uploading one photo per day. Our users seek to share only original and authentic content that truly reflects their unique personalities. Followers can view these shared photos and descriptions, and enjoy a meaningful glimpse into their lives. With the added advantage of allowing only one post per day, BeReal ensures that users can spend quality time on the application, without feeling overwhelmed by the amount of content they need to consume, unlike other social media platforms. How Does the BeReal App Work? When a user selects " Time to BeReal " at random, they will immediately receive a notification. Within two minutes of receiving the notification, the user is required to share a photo. During this short two-minute window, the user can apply filters, edits, and other modifications in real time to enhance their photo. The app's main focus is on encouraging real-time posts that reveal our true identities, making it a true reflection of who we are. Example; Time to BeReal notification. When a user spends two minutes or more on a post before publishing, they are considered late. During this time, they are unable to view other users' photos until the post is published. Once published, users can access the explore section of the application with ease. User take photo again in two minutes. Upon receiving the notification, the user is allotted two minutes to confidently snap and share their desired photo(s). The app further displays the number of attempts made by the user to capture the perfect BeReal moment to the masses. The app does not currently have a "like" option. However, users can still react to other posts by using an emoji with their RealMoji or by taking a selfie that mimics an emoji response. It is important to note that the app does not offer any filters or … ### I Had a Bad Online Shopping Experience (Brand: Hummel) URL: https://faruktoprak.com/en/blog/i-had-a-bad-online-shopping-experience-brand-hummel · Tarih: 2022-11-14 · Kategori: Experiences & Reviews Numerous brands publish their websites adorned with stylish e-commerce designs and sell their products online. Nevertheless, only a select few masterfully execute their marketing and advertising strategies. In this article, I will share a personal experience that highlights the pitfalls of poor marketing practices. Hummel Online Sales Experience I am highly interested in the products within Hummel's men's underwear category. Upon visiting their website to purchase the Issy product, a bottom clothing tracksuit within this category, a pop-up offer proclaiming " This Membership Will Perfectly Suit Your Needs " confidently presented itself. In this offer: "Register now to be informed about Bee Club advantages, get 15% discount and the opportunity to earn 5% Honey Money Points." The top header section of the site boldly states: "Join Bee Club today, enable notifications, and enjoy a 15% discount on your first purchase, along with earning 5% honey with every subsequent purchase." Hummel Pop-Up Quote. Sign Up Now To Be Informed About Bee Club Advantages, Get 15% Discount And The Opportunity To Earn 5% Honey Money Points. Hummel Top Header Offer Subscribe Bee Club, Allow Notifications, Get 15% Off Your First Purchase And Collect 5% Honey Every Purchase I Created a Membership Based on the Offer and Ordered I confidently created a membership based on an offer, but regrettably did not receive the 15% discount coupon code. I initially assumed that the code would be sent after creating the first order, which I promptly did. However, I was disappointed to find out that the code was not sent to me despite fulfilling the requirements. I was confident that their infrastructure was not functioning properly, so I promptly reported the issue by sending an email to customer service. They made a return to me as follows 🙂 Hummel Customer Service Answer. Thank you for sending this email. I am confident that my experience will be valuable to you. Creating a website for your brand is a breeze with the help of ready-made e-commerce platforms. Simply add your products and start selling. But executing your marketing strategies to perfection? That's where only a select few brands truly excel. I lost interest in Hummel after receiving an email from them. In response, I confidently requested the deletion of my membership. ### Increase Your Store Sales with Online Ads URL: https://faruktoprak.com/en/blog/increase-your-store-sales-with-online-ads · Tarih: 2022-09-25 · Kategori: Google Ads Reach Local Customers With Google Ads , reaching potential customers near your physical store is a breeze. A customer's interaction with your business can start online and lead to a visit to your local store or physical location. Here are some tips to boost and optimize your online ads , resulting in increased store visits and sales for your business. Create Your Business Profile Page Create Your Business Profile Page Make your business stand out on Google . Create a Business Profile and connect with customers through Google Search and Maps. Why: Your business can stand out when people search for your products or services. Getting your business on Google is the essential first step in increasing and measuring visits to your stores. Measure the offline value of your online digital ads Measure the offline value of your online digital ads Your Google ads not only drive clicks and sales on your website, but also provide significant value for your business offline. It is crucial to recognize the powerful impact your online ads can have on your offline operations. Why: Getting the full picture of how your ads are making an impact across channels is important for refining campaigns, making budgeting decisions, and informing your overall business strategy. Use omni-channel integrated marketing strategy to increase sales online and offline Use an omnichannel integrated marketing strategy to increase online and offline sales To maximize returns from both (online) and (offline) conversions, it is essential to optimize your campaigns and use multiple marketing channels with confidence. Why: By implementing our marketing strategies, you can confidently maximize the return on your investment and boost revenue for your stores, regardless of whether customers make purchases online or in-store. Showcase your nearby businesses/stores to increase in-store sales Show your nearby businesses/stores to increase in-store sales Showcase your locations and effectively communicate your store information, business offers, promotions, and more to potential customers in close proximity as they search, browse, or utilize Google Search, Maps, YouTube , Gmail, and the Google Display Network with confidence. Why: Machine learning simplifies and streamlines the promotion of your physical business locations across various Google platforms. It enables you to effectively engage with customers at every stage of their buying journey and optimize for those who are most likely to visit your business. ### Surprising Current Innovations of Google Ads URL: https://faruktoprak.com/en/blog/surprising-current-innovations-of-google-ads · Tarih: 2022-06-28 · Kategori: Google Ads In this article, I will confidently explain some groundbreaking innovations that Google Ads has developed and published in 2022. Let's examine each of these innovations in detail. 1. The shutdown of Smart Shopping Ads, also known as Smart Shopping, has been confidently executed. By implementing this change, Google is confident that the Performance Max campaign will be utilized more effectively. To take advantage of Smart Shopping Campaigns, setting up the Performance Max campaign is necessary. However, it's important to note that the Performance Max campaign is not a campaign type specifically designed for shopping ads . Starting in July 2022 and continuing until September 2022, all shopping campaigns will be automatically converted to the Performance Max campaign, allowing for improved performance and increased efficiency. This process will occur seamlessly, but if your account is prepared , you can manually upgrade your campaign for even greater results. To ensure optimal campaign performance, it is essential to include the following elements: More Advertisements Image Video The Performance Max campaign is highly effective in covering all of Google's inventory, including Search , Display, YouTube , Shopping, Discover, Gmail, and Maps. You will find below a video that contains comprehensive details about the automatic transition of Smart Shopping Campaigns to Performance Max. 2. Data Driven Attribution Data-Driven Attribution Model Now Available to Everyone Conversion attribution models are essential tools for advertisers to measure conversions accurately. With the use of an attribution model , we gain a deeper understanding of which ad or ad platform users interact with, resulting in significant benefits for our clients. Conversion Path - Conversion Tracking Let me illustrate the attribution model with an example. Imagine a user provides 3 clicks to perform a conversion action, specifically a purchase. The 1st click is from our Google A campaign, 2nd from B campaign, and 3rd from our C campaign. Let's assume that the user's 3rd click on the purchase is from campaign C. If we use the Last Click attribution model, campaign A (or ad group) will not receive credit for this purchase because campaign C won as the last click. However, when we switch to the data-driven model, the Google algorithm will track these clicks along with the user's touchpoints (behaviors) and transfer credits to conversions from the ad. In this case, the "credit/conversion ratio" of 1/3 or 0.33 will distribute the credits among the campaigns, ad groups, ads, or keywords involved in this sale. Therefore, this example can be viewed in terms of campaigns, ad groups, ads, or keywords. To put it simply, the topic of attribution models is a separate matter, and with the recent statement from Google, anyone can confidently utilize the data-driven attribution model that relies on … ### Is the iyzico Shopify Partnership Ending? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/is-the-iyzico-shopify-partnership-ending · Tarih: 2022-05-25 · Kategori: Marketing Is Shopify Shutting Down Iyzico? On the evening of May 24th, Shopify notified all users through the admin login screen that it will no longer be available on Iyzico after July 31st, 2022. This decision has been made with consideration of our platform's growth and the need to focus on our core features. Is Payment Removed With Iyzico In Shopify? "Payment provider will be retired soon The following payment providers will no longer be available on your checkout after July 31, 2022: Pay with Iyzico. You can change these providers in the payment settings. About this change Visit our community forum to learn more." Iyzico Customer Service Interview Result Upon reading this statement, we promptly attempted to contact iyzico to clarify the situation. Although the integration team's working hours had ended, we scheduled a meeting with the iyzico team for the following day, May 25th, to discuss the matter further with confidence. Following a productive meeting with the integration team, we can confidently say that the agreement between iyzico and Shopify has been successfully updated. We are pleased to confirm that the use of Iyzico will continue and the only necessary step is to simply reinstall it. The Reason for This Update and What Are Our Expectations? We are excited to announce that our new add-on and integration will enable customers to enter their credit card information directly on the final payment page in Shopify. This means that there will be no more redirection to the Iyzico page for payment processing. Our streamlined and professional payment process will enhance the customer experience and make their purchases more efficient than ever before. My confident opinion is that Iyzico will send a mass email to all Shopify users either today or tomorrow. The email will contain a detailed summary of this innovation. If you do not receive this e-mail, you can send an e-mail to integration@iyzico.com and get the necessary information about the situation. In Conclusion We can definitely continue to receive payments on Shopify with Iyzico, and a re-installation is all that's required. This could be in the form of an add-on or simply a new payment method. ### Universal Google Analytics Is Obsolete URL: https://faruktoprak.com/en/blog/universal-google-analytics-obsolete · Tarih: 2022-03-24 · Kategori: Analytics Google Universal Analytics Shutting Down Google confidently announced last week that it will completely shut down the standard Analytics, also known as Universal Analytics in Google Analytics , after July 1, 2023, as part of their ongoing efforts to improve their services. Rest assured that despite the decision to close the account, we will still have access to our historical data, albeit in a read-only form. Furthermore, it is important to note that starting July 1, 2023, data collection will be transitioned from Universal Analytics to Google Analytics 4 (GA4), pronounced as "ci-ey-for" . This change will not affect the integrity of our data and will provide us with more advanced data collection capabilities. First and foremost, I am confident that the decision to transition to GA4 was the correct one. While Universal Analytics allowed for straightforward analysis and reporting, its limitations on segmentation caused disruptions in data flow for event setups and tracking. GA4's event-based analysis and segmentation of all breakdowns has elevated reporting to a more professional level. Although the interface may present some challenges for users, ongoing improvements are being made daily. Rest assured that within a year, GA4 will undoubtedly emerge as an even more powerful and indispensable tool. What Can Be Used As A Google Universal Analytics Alternative? It is my professional opinion that not all marketing professionals should rush to install GA4. However, it is crucial to make sure that all events are functioning correctly. Installing GA4 after July 1, 2022, especially for e-commerce websites, may cause annual data comparison issues. Therefore, I strongly recommend that you install GA4 on all your sites and mobile applications before July 1, 2022, and verify that the data flows are accurate. This way, you will be able to make annual comparisons with confidence. Attending GA4 trainings can significantly improve your understanding of segmentation and event-based analysis measurement setups and strategies, in addition to providing access to informative panels. Personally, I found Corey Koberg's training to be particularly helpful when I took it 3-4 months ago, and I highly recommend it to anyone looking to enhance their knowledge in this area. You can easily access the training at this link. https://bit.ly/3JIqS2c I strongly advise that you begin using GA4 from July 1, 2022, instead of waiting until 2023. Doing so will provide you with a substantial advantage over your competitors. ### How to Setup Facebook Pixel Conversions API in Shopify? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/how-to-setup-facebook-pixel-conversions-api-in-shopify · Tarih: 2022-02-06 · Kategori: Social Media What is Facebook Conversion API? Last year, Facebook confidently launched the Conversions API in response to Apple's tracking block and privacy statement. Let's start by explaining what exactly the Facebook Conversions API is. Facebook CAPI is a necessary integration for e-commerce websites, as it provides an easy and accurate way to reach users who have added a product to their cart but left without making a purchase. Previously, this was achievable through the Facebook Pixel. However, due to new bans implemented by Apple last year, the Facebook Pixel code no longer works fully on all Apple devices. As a solution, Facebook created and presented the Conversions API. With Facebook CAPI, we can now easily follow all users that we were unable to follow with Facebook Pixel. The Facebook CAPI of many e-commerce websites is not installed due to software problems or a lack of technical knowledge. Since there are no intermediate plug-ins in custom-made software, the installation process must be done manually, which is not an easy task. If users are using intermediate integrations such as GTM + GTM Server (server-side tagging) or Exponea, Facebook CAPI can be easily installed over them. However, note that GTM Server is not a free service like Google Tag Manager. An additional fee must be paid to Google for server use. Where is the Facebook Conversions API Needed? To maximize your chances of success in digital advertising, it is highly recommended to set up Facebook CAPI on all websites and mobile applications. Installing Facebook CAPI can be beneficial even if you are not currently advertising on Facebook or have a regular personal or corporate website instead of an e-commerce website. By having more data, you increase your chances of success when you decide to invest in digital advertising. How to Setup Facebook Conversions API in Shopify? First, log in to the Shopify admin panel, and then follow the steps below. 1- Go to Apps / Applications and install the new app. The name of the application we will install is Facebook channel. Shopify - Facebook Channel App 2- Once you have installed the app in your Shopify store , log in using your authorized Facebook page and ad account. 3- Next, begin setting up Facebook Shop, Instagram Shopping, and Facebook Marketing . These setups are standard and automatic. For instance, your products will be automatically imported into the newly created Facebook catalog. Making Shopify Facebook App Settings 4- Select your Facebook and Instagram page. 5- Select the relevant Facebook ad account from Marketing settings. 6- The final and most important step is to open the Customer Data Sharing section in the Data Sharing Settings. Here, select " Maximum " under Preferences. If you select … ### From March 2022, Google Will Verify Advertisers' Information URL: https://faruktoprak.com/en/blog/from-march-2022-google-will-verify-advertisers-information · Tarih: 2022-02-01 · Kategori: Google Ads What is the Google Advertiser Verification Process? Again, towards the end of March 2022, Google will begin the process to verify advertiser information. Yesterday, January 31, 2022, you likely received an email from the Google Ads Team. The email includes the following content : Google Ads Team Mail Why Is Advertiser Process Verification Important? With this new update, users can confidently access business information at any time. The information will clearly display who placed the ad in the ad results, ensuring a more informed user experience. Additionally, we will gradually eliminate search-based advertising for competing brands. Our confident approach will ensure a smooth transition. How will the verification process be done and what will it include? Rest assured that Google will send a notification via email to the administrators of the selected ad accounts for this verification. It is important to note that advertising managers must take the initiative to begin the business verification process within 30 days of receiving this notification. Below are some examples of questions that Google may ask during the verification process. Rest assured, with our expertise and experience, we are well-equipped to handle anything that comes our way. Provide information about your business, Billing country information, The full legal name of the business, etc. style questions. If businesses fail to initiate the verification process after advertising for 30 days, Google will take action to stop their ad accounts. It's worth noting that the account will not be suspended, but only paused. This means that the account will still be available, but no advertising can be done until verification is completed. According to Google's information, the verification process will begin by the end of March 2022 and will be successfully completed within two months. Rest assured that by closely following this verification process and providing accurate information throughout, you will be in the best position to succeed. Please find below the video that Sam shared earlier on this topic. ### Attention to Automatic Placements in Facebook Ads! URL: https://faruktoprak.com/en/blog/attention-to-automatic-placements-in-facebook-ads · Tarih: 2022-01-11 · Kategori: Social Media What Are Facebook Placements and How Are They Set Up? By default, when creating Facebook ( Instagram ) ads at the ad group level, the placements are set to automatic. However, this can result in unprofessional advertisements being posted. It is important to carefully review and select appropriate placements for your ads. Examine the image below to understand exactly what I mean. This Image Was Created As An Example. What do you see here? Let's examine both errors. Error 1: The intended message was not fully delivered and was interrupted, resulting in a poor advertising experience. Error 2: This error occurs when cropping an image. However, the story described seems to depict a page with no message or text content , and a small Instagram username and logo in the top left corner. This story doesn't convey the intended message clearly. How Can We Prevent Errors in Facebook Placements? There are three ways to do this. Upload Story Image Externally 1- When working with visual content, ensure that a scaled image is prepared within the story. Additionally, upload the image externally when uploading the advertisement image. You Can Edit Your Image Or Video For The Story By Clicking The Edit / Edit Button. Edit Your Uploaded Media For Your Story 2- If your image is too large for a story, you can convert it into an animated video using the edit button next to the story. You can use any title and text you like in this video. For instance, the example mentioned above does not involve any visual work. However, it was created with the intention of fitting a video story size meaningfully, with the added feature of being able to convert it into a video by using an image in a square format. Exclude Story by Selecting Manual Layouts 3- You can convert automatic overlays to - > Manual overlays and exclude story. This article also covers Reels. ### Hepsiburada Managed Partner Advertising Program URL: https://faruktoprak.com/en/blog/hepsiburada-managed-partner-advertising-program · Tarih: 2021-11-15 · Kategori: Marketing Hepsiburada Managed Partner Ads Program The owner of Hepsiburada store has taken the initiative to establish an MPA platform that will effectively support small businesses in their Facebook ads . This strategy will surely bring about significant improvements in their digital marketing campaigns. Hepsiburada has proudly announced an exceptional agreement with Facebook to create a specialized advertising platform that will provide assistance to 10,000 small and medium-sized enterprises. According to the company's statement, the innovative social media platform, named Managed Partner Ads (MPA), will serve as a devoted platform solely for Hepsiburada's small and medium-sized enterprises. What is Managed Partner Ads (MPA)? This platform is versatile and can be integrated via API to create virtual marketplaces and more. It empowers businesses to publish personalized ads on multiple sites and track their performance. The account holder is the company that installed the platform with the API. Subaccounts are businesses that choose to use MPA and can advertise on Facebook directly from the Hepsiburada seller panel. With this platform, businesses can confidently expand their reach and maximize their advertising potential. In order to advertise on Facebook, it is essential to have a Facebook or Instagram page, in addition to an ad account linked to it. Nevertheless, MPA systems have eliminated this requirement, giving you the ability to directly place social media ads from your marketplace page with ease. Negative Aspects Audience , data etc. Many criteria such as can be accessed by the main account. If the normal CPM fee is 1 TL, this situation can often be different in MPAs. When you close your virtual store, you risk losing all your data. It's not your ad account. There may be an increase in CPA, namely Cost Per Acquisition. Advantages Easy to use, you don't have a problem uploading .xml data feed. There is no need for any installation of Facebook Pixel or Facebook SDK. Our platform enables you to effortlessly create dynamic ads in no time. A website is not necessary. The link will lead you directly to the seller's store or product page on Hepsiburada with confidence. Ad account suspension etc. situations do not happen., Click on the link below to access a comprehensive guide on Managed Partner Ads (MPA), which covers all the detailed information you need. ### We Made a Good Broadcast on Digital Marketing with Oğuz Kara URL: https://faruktoprak.com/en/blog/we-made-a-good-broadcast-on-digital-marketing-with-oguz-kara · Tarih: 2021-10-12 · Kategori: Marketing In this digital marketing publication, created with Oğuz Kara, we cover the following topics Can anyone do digital marketing ? What is the meaning of digital marketing ? Which industry uses digital marketing the most? How should advertisement analysis of e-commerce sites be done? Which advertising platform generates the most revenue from digital ads ? Is it easy to make money online in Turkey ? Which is Turkey's largest e-commerce site? What kind of strategy is followed for digital marketing activities in countries where Google is not available? You can find the topics in this video. ### Green Card Applications Started DV-2025 Green Card Applications URL: https://faruktoprak.com/en/blog/green-card-applications-started-2022-2023-dv-2024-green-card-applications · Tarih: 2021-10-07 · Kategori: Experiences & Reviews Updates - October 7, 2023 NEW UPDATE 1 : You Don't Have to Have a Valid Passport for Green Card Applications Anymore! NEW UPDATE 2 : There used to be a requirement to be a high school graduate, and it's not there anymore! It is enough to be a primary school graduate. As of October 5, 2023, the Green Card application process is underway and will run until November 7, 2023. We are pleased to provide you with comprehensive instructions on how to apply for a Green Card and other important details that will ensure your application is successful. What is a Green Card? One of the ways to become an American citizen is the Green Card. Get the chance to become a citizen by applying for a 2025 Green Card. First and foremost, it is imperative to know that applying for a Green Card is absolutely free of charge. There is no need to pay any fees to initiate the process. Beware of advertisements for Green Cards, and refrain from applying through such sites. These websites indiscriminately enter applicants' information into the system, resulting in your application being processed alongside hundreds of others. Consequently, paying money to these fraudulent sites not only diminishes your already slim chance of success, but also exposes you to the risk of being scammed. The Green Card is an official identity card that confidently grants non-US citizens, including spouses and unmarried children under the age of 21, the ability to legally reside and work in the US . This identity card, also known as the Permanent Resident Card, proudly indicates the immigration status of the card holder. Regrettably, the current situation in Turkey is dire. Our beloved country is deteriorating with each passing day, and our people are experiencing increasing poverty. Therefore, we are actively seeking new opportunities and renewed hope. One such opportunity lies in the prospect of living and working in America. How to Apply for a Green Card? The DVLottery system opens annually during the autumn semester for Green Card applications. Results are typically announced in the summer term, around May-June. Be sure to submit your application solely through the official DVLottery website during the active period. I have listed the stages of applying for a Green Card for you below: 1. Click on the DV Lottery website, which is the official Green Card application website. https://dvprogram.state.gov/ 2. To start your application, confidently click the "Begin Entry" button on the page that appears. For further guidance, refer to the other chapters titled "Instructions." To test your photo, visit "Photo Examples." Remember to upload the correct photo, as it is often the reason for disqualification. DV - 2024 Green Card Application Screen … ### YouTube Shorts Short Video Feature Is Live With Beta Version URL: https://faruktoprak.com/en/blog/youtube-shorts-short-video-feature-is-live-with-beta-version · Tarih: 2021-07-28 · Kategori: Marketing What are YouTube Shorts? Shorts is an excellent innovation for creating shorter videos on YouTube and interacting with your followers in a faster and more natural way. I am confident that you will find it to be a valuable tool for enhancing your online presence and engaging with your audience . After the shutdown of Google+, Google shifted its focus to YouTube. Since then, YouTube has expanded beyond being a platform solely for watching uploaded videos and has started developing new features with confidence. One of these features is YouTube Shorts. In this document, we will examine YouTube Shorts in detail. What are YouTube Short Video Features? With the powerful vertical video feature, you can shoot impressive videos of 60 seconds or less that will capture your audience's attention. With Shorts, you can effortlessly reach up to an astounding 2 billion users with your captivating videos. The intuitive application allows you to easily shoot and edit videos without the need for any additional apps, giving you full creative control over your content . You have the ability to effortlessly upload videos from either your mobile device or computer, as long as they meet the necessary requirements. Feel free to enhance your short videos by adding music or YouTube videos to them. With our editing options, you'll be able to effortlessly adjust the video speed, enhance the visual aesthetics by applying filters, and further captivate your audience by adding text overlays to your video. With YouTube Shorts, you can easily create 60-second videos, which is a step up from Instagram Story's time limit. Additionally, it provides a 15-second feature for shorter clips. When shooting a video, you have the ability to pause, rewind, and retake certain parts, or even speed up certain parts of the video to your liking. In my opinion, one of the standout features is the adjustable volume level. Unlike Instagram, where all music plays at the highest level and doesn't allow adjustments, YouTube Shorts has a volume adjustment option for your video, giving you more control over your content. How to Create a YouTube Short Video? To create a YouTube Short, simply open the YouTube application and confidently click the "Create" button located at the center of the screen. Next, select "Create a Short" with confidence. To add music to your Short, confidently click "Add Music" located at the top of the screen, and then choose the desired music. Adding music to your video is free of charge. Remember, YouTube Shorts is a public feature, so there's no need to be a famous YouTuber or a social media phenomenon to use it confidently. YouTube Shorts How Can I Reach More People and Get Impressions with YouTube Shorts … ### YouTube Bumper Video Ads and Campaign Setups URL: https://faruktoprak.com/en/blog/youtube-bumper-video-ads-and-campaign-setups · Tarih: 2021-07-23 · Kategori: Google Ads What is a YouTube Bumber Ad? YouTube Bumper ads are undoubtedly crucial for brand awareness, as they represent a common 6-second ad format on YouTube. But before delving into their importance, let's first examine the total number of ad types available on YouTube. What are the Ad Types on YouTube? While there are six types of ads on YouTube, these are, in order: Skippable in-stream ads Non-skippable in-stream ads Video discovery ads Bumper ads Outstream ads Masthead ads What are YouTube Bumper Ad Features? This advertisement type is the most precise method to effectively target our desired audience with a concise and captivating message. YouTube Bumper Ad Our advertising video is strategically displayed to the appropriate target audience prior to, during, or following a video. The video must be no longer than 6 seconds in duration and viewers will not be afforded the option to skip it. After precisely 6 seconds, the video advertisement is automatically skipped. Where Are Bumper Ads Shown? Bumper ads are confidently displayed on a variety of platforms, including YouTube videos, related websites, mobile apps, and Google video partner sites. How to Calculate Cost in Bumper Ads? We use a per-impression payment model for Bumper ads, meaning we pay for each impression regardless of clicks. Our offer type is Target CPM, which means the target is the cost per thousand impressions. The Target CPM varies depending on the target audience, but in Turkey , it has recently ranged between 5 TL and 15 TL. How to Use the Bumper Ad Type? To create a successful campaign in Google Ads , confidently begin by selecting "Brand awareness and reach" as the target. Then, assertively choose Video/Bumper to complete the first stage of the campaign setup. Where to Upload the Video to be Used in Bumper Reklam? To publish a Bumper ad, you need to confidently upload the video to your YouTube account or channel prior to publication. We understand that some users may prefer not to showcase their 6-second videos publicly on our YouTube page. However, this is not an issue as these videos can still be utilized in advertisements with the "unlisted" privacy setting selected, allowing for a more customized approach to your marketing . It is important to note that public videos are also available for use in your Bumper ads, providing an additional opportunity to showcase your content to a wider audience. How to Bumper Ad Targeting? This is, without a doubt, the most crucial matter at hand. Your video has been meticulously crafted, and the initial setup phase of the campaign has been flawlessly executed. The time has come to showcase this advertisement to the precise audience it was intended for. To ensure … ### What is a Domain, How to Get it? How to Connect Domain NSs to Hosting? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/what-is-a-domain-how-to-get-it-how-to-connect-domain-nss-to-hosting · Tarih: 2021-07-09 · Kategori: Marketing Free WordPress Tutorial In my WordPress training, I confidently cover the first topic in two parts: "Understanding Domains - How to Obtain and Connect Domain Name Servers to Hosting". What is Domain? The term 'domain' refers to the domain name in Turkish. Obtaining a domain name is the first essential step when setting up a website. Fortunately, there are many websites and companies that sell domain names for a fee. To ensure a successful domain name purchase, it's important to check its availability beforehand. A quick and reliable approach is to perform a WHOIS query on reputable websites like whois.com. Once confirmed available, proceed to purchase the domain name and start using it. Globalde en çok kullanılan ve ilk olan alan adı uzantısı .com'dur. Ülkeler bunu biraz daha optimize etmiş ve com sonuna kendi ülke kodlarını eklemişlerdir. Örneğin, com.tr gibi. How to Connect Domain to Hosting? Connecting your domain to your hosting is a breeze. Simply enter the ns1 and ns2 DNS provided to you by your hosting company, which you can easily find in the domain settings. After completing the quick and easy DNS definition process, your domain will be seamlessly connected to your hosting. Now you can proceed with setting up your website with complete confidence. In the video above, I confidently explain how to perform these operations step by step. By following my instructions in the video, you will be able to purchase a domain for yourself and seamlessly connect your website to hosting. ### I Published My Google Optimize Tutorial URL: https://faruktoprak.com/en/blog/i-published-my-google-optimize-tutorial · Tarih: 2021-05-29 · Kategori: Marketing Google Optimize Tutorial Setting up Google Optimize can be challenging, but with this comprehensive training package, you will become a pro in no time. The package covers all the essential topics, including setup, A/B testing, personalization, multivariate testing, making changes, and redirects, ensuring you'll be equipped with the knowledge and skills needed to succeed. This document will expertly guide you through the process of installing and associating Google Optimize with Google Analytics , giving you a comprehensive introduction to Google Analytics training. You will receive a step-by-step explanation on how to set up Google Analytics, as well as invaluable tips on what to pay attention to during the setup. Trust in this document to make you a Google Analytics pro in no time. I'm pleased to inform you that there has been a significant demand for our professional online training in areas such as Analytics, Hotjar , Google Optimize, Insider, Optimizely, Programmatic, Semrush, ahrefs, bouncex, chartbeat, and moz. While Google Ads training, also known as Google AdWords training, is readily available online, we believe our training in these more specialized areas will provide you with the skills and knowledge needed to excel in your field. What Benefits Will My GO (Google Optimize) Training Provide You? E-commerce websites must test several variables, including the checkout page (the purchase page), and publish the best-performing one. With this training, you will gain the skills to make changes to pages without requiring any knowledge of code. Editing purchase pages can be a challenging task, as a wrong code arrangement could render your website inoperable. However, with Google Optimize, you can confidently make all necessary changes without damaging your website. Integrating the Analytics code will enable you to effectively analyze and interpret the outcomes of your A/B testing within your Google Analytics account. This guide will confidently walk you through the seamless process of installing and running Google Optimize on Google Tag Manager. Rest assured that we will cover everything from setting up Google Tag Manager to running Optimize on specific pages or throughout the entire website. This document will confidently guide you on what to focus on when adding the Google Optimize tracking code. In this document, we will confidently discuss the benefits of testing landing pages. As the first pages that users or customers see when they visit a website, landing pages are crucial for making a good impression and converting visitors into customers. By testing landing pages, we can confidently gather valuable information about their performance and confidently optimize them for better results. If you're in digital marketing , you should definitely be familiar with and using Google Optimize. Completing this training will empower you to elevate your skills in Google Optimize … ### iOS 14 and Above Users May Not Be Targeted in Facebook Ads URL: https://faruktoprak.com/en/blog/ios-14-and-above-users-may-not-be-targeted-in-facebook-ads · Tarih: 2021-05-13 · Kategori: Social Media Apple Brings New Rules and Bans on Ad Tracking to Facebook In 2021, Facebook boldly declared that Apple users cannot be tracked, making them untargetable. However, if users opt-in to tracking, they can be targeted in Facebook and Instagram ads . The number of users who will choose to allow tracking remains uncertain. This cutting-edge application is not only compatible with Facebook and Instagram, but it is also seamlessly integrated with all of your mobile applications on your Apple-branded devices running on iOS 14 and above, including iPad, iPhone, and Apple TV. It's important to note that we mean all Apple-branded devices when we say "phone". What Kind of Campaigns Will This Affect? We can expect our remarketing campaigns to be particularly impacted by this situation, resulting in a significant decrease in the number of targeted users (audience size). Let's think like this… The user searched for Nike sneakers on his mobile phone. It went to the Nike website from the results that came out as advertisements. She viewed the product, added it to the cart, but did not make the purchase. In the end, she closed the website after only going through the product viewing process. Typically, we would easily target this user with our remarketing campaign and advertise to her on Facebook or Instagram. However, due to a current limitation, we are unable to do so at this time. How Can We Solve This Situation With Least Damage? First of all, it is important to realize that this change is permanent. Although it has currently only affected Apple, a similar decision could be made for Android in the future (although I personally doubt it). When we consider Google's primary source of revenue, which is advertising, it seems unlikely that they would implement a similar change on Android. Let's focus on our subject at hand: How can we exit this situation with minimal harm? I'm confident that we can find a solution together. Start by reviewing analytics and reports. Use Google Analytics or a similar analytics tool to determine which mobile devices generate the most sales. Specifically, find out Apple's share of sales. Then detect cross-device touchpoints. To achieve an average sale, it is imperative to determine the number of devices that the user has changed. Based on the available information, it appears that customers who initiate their visit on a computer and subsequently make a purchase on an Apple device are frequently the outcome of remarketing campaigns. However, additional analysis is required to obtain precise ratios and calculations. Click to read my article about Google Analytics Top Conversion Path. Learn new targeting strategies. Let's take this opportunity to segment your campaigns based on mobile operating systems in Google … ### What is Google Analytics' Top Conversion Path and how do you use it? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/what-is-google-analytics-top-conversion-path-and-how-do-you-use-it · Tarih: 2021-04-15 · Kategori: Analytics What is Google Analytics Top Conversion Path? The Google Analytics Top Conversion Path report allows you to identify the most effective conversion paths, whether they are from Google Ads campaigns or other channels. In my opinion, this report deserves the most attention and scrutiny. It provides valuable insight into the number of clicks or actions required for a conversion to take place, enabling us to identify areas for improvement. Upon reviewing this report, we can categorize it into Google Ads and All. This report provides valuable information on the keywords that drive traffic to our website from Google Ads and the subsequent user interaction with our website. By examining this data, we can identify the keywords that users interacted with first and last, and optimize our campaigns accordingly. How can we access the Top Conversion Path report? To access the report, navigate to Conversions > Multi-Channel Funnels > Top Conversion Paths on the left menu within Google Analytics. Google Analytics Top Conversion Paths Report By default, the "All" report type will appear on the screen when you first open it. From here, you can select Google Ads and set the time period to the previous day. "Previous day" refers to the number of days for which interactions should be tracked. For example, if a user saw your ad on the 1st of the month and made a purchase on the 10th of the month, the average conversion time would be 10 days. However, the conversion interaction times from Google search campaigns are typically low, averaging around 5 to 6 days, unless there are very abnormal situations. This time period may be longer, up to 20-30 days, for high-priced luxury products. Lookback Window - Engagement Tracking Days We can set the default to 30 days here since we typically perform the conversion setup within this period. You can contact me for support on Google Analytics reporting. ### The Most Common Referral Problem for E-commerce Websites in Google Analytics Accounts and Its Solution URL: https://faruktoprak.com/en/blog/the-most-common-referral-problem-for-e-commerce-websites-in-google-analytics-accounts-and-its-solution · Tarih: 2021-04-07 · Kategori: Analytics Referral Problem in Google Analytics There are ready-made e-commerce websites available, such as Shopify , ideasoft, and ticimax. In this article, I will share with you a solution to the most common referral problem in Google Analytics accounts. We can view the channels that generated sales by accessing the Google Analytics / Acquisition / All Traffic / Channels screen. This data displays whether the sales on our website originated from organic traffic, paid traffic ( Google Ads ), or social media . This solution is applicable to all referral errors. In this article, I will provide an example for Shopify. Users of Ideasoft, Ticimax, or other ready-made e-commerce platforms can also solve the referral problem with the following method. Upon examination of the weekly sales data of a newly established Shopify website, we have observed the following table. As depicted in the table, 96% of sales are attributed to Referral as the source. However, based on our expertise, we are confident that this data cannot be accurate and there must be an error that needs to be addressed. When we observe the weekly sales channels on the newly established website, we can also see a referral of 38K sales. To solve this problem, we must first click on "Referral" and find the source of the link. However, the primary reason for such issues on newly established sites is payment gateway services like iyzico. Users may face referral problems when using payment pages. When I click on the Referral link, the table comes as follows. It is seen that 95% of the sales come from shopify.iyzipay.com. 2% come from social-login.oxiapps.com and the other 2% from api.iyzipay.com. The table shows that 95% of sales from shopify.iyzipay.com come from a single source. This leads to false reporting. How to Solve the Analytics Referral Problem? We need to exclude these links. Here's how to do it: To perform referral exclusion, you need to add these URLs here by clicking the " Add Referral Exclusion " button by clicking / Tracking Info / Referral Exclusion List under Google Analytics Settings / Property. To perform referral exclusion, go to Google Analytics Settings > Property > Tracking Info > Referral Exclusion List, and add the necessary URLs. URLs Required for Referral Solution As an example, you can see above that I have directly excluded these URLs to solve this referral problem. shopify.com shopify.iyzipay.com iyzipay.com social-login.oxiapps.com api.iyzipay.com If you haven't listened to my podcasts on digital marketing yet, you can do so by clicking here. 🙂 ### Questions About Facebook Campaign Lenses URL: https://faruktoprak.com/en/blog/questions-about-facebook-campaign-lenses · Tarih: 2021-04-04 · Kategori: Social Media What are Facebook Campaign Lenses? Before posting ads on Facebook or Instagram , the first step is to choose the campaign objective. So, what exactly are these campaign objectives? Before diving into setting up your ad and campaign, Facebook requires you to select a target type. What are your expectations for this ad and campaign? Facebook is eager to learn about them. We can divide these lenses into three main branches. First is Awareness "Awareness - Awareness", second is Consideration "Thinking - Awareness", and finally Conversion "Transformation" is the most used or heard of most. Facebook Campaign Setup Lens Selection Each of these campaigns has different goals and strategies. Let's take a look at the campaign lenses below each one in turn. Coca Cola is a company that heavily invests in brand awareness. Awareness Brand Awareness This type of campaign objective is used by brands to promote themselves, bring attention to their brand, and reach their relevant target audience . The most common mistake is expecting sales from this type of campaign. I can hear the question: "So, when the advertiser chooses another lens, isn't there brand awareness?" Here, we can say that the only purpose of choosing this lens is actually for reporting. Yes, when we choose a different campaign lens, we invest in brand awareness, but we cannot specifically measure the effects of different campaign lenses on the brand. By using this campaign lens, we can access metrics such as brand recall rate and conduct more detailed analysis. If you are interested in formulas and calculation methods, such as Estimated Ad Recall or Estimated Brand Recall, I suggest you take a look at this link. Reach By using this campaign lens, you can reach a maximum number of people with a more affordable budget. For example, assuming that one person sees the campaign once with a frequency rate of 1, the aim is to reach as many new people as possible. (Note that we can manually adjust the frequency rate as needed.) When we present a strong argument, it is highly recommended to exclude all visitors to your website in the past year, as well as individuals who have liked your Facebook and Instagram pages when utilizing the campaign lens for optimal results. Car companies, construction companies, and private hospitals publish high-budget advertisements on the consideration-awareness side. Consideration The most objective falls under this category. Traffic Traffic allows you to direct users to a specific destination such as your website, mobile application, or chat page on messenger. Let's give an example of situations where this lens is most commonly used. With this campaign lens, you can advertise to people who have downloaded your mobile application but haven't used … ### We made a good publication on digital marketing with Dynamic CRM URL: https://faruktoprak.com/en/blog/we-made-a-good-publication-on-digital-marketing-with-dynamic-crm · Tarih: 2021-03-17 · Kategori: Marketing Our Joint Publication with the Dynamic CRM Founder We recorded a video on digital marketing with Yahya Ekinci, the founder of Dynamic CRM . Our Video Topics This publication has expertly focused on three key issues, which are: The importance of digital advertisements The most used advertising network in Turkey on the advertising platform, We talked about three main issues, namely the average return time of investments made in advertisements. I am confident to say that the first issue that I find most interesting is the significance of digital advertisements. I have noticed that several small and medium-sized enterprises (SMEs) think that advertising on Google or Facebook is a piece of cake and try to do it alone. However, when they fail to achieve the desired results, their trust in digital marketing and advertising quickly diminishes. To put it simply, partnering with inexperienced digital marketing staff may result in a lack of success when launching ads and campaigns. Digital advertisements have undoubtedly become one of the most pressing concerns in today's highly competitive marketplace . Every business aspires to be at the top of their game and showcase their products or brands to the right audience . That's why investing both money and effort in digital advertising is absolutely necessary to reach potential customers and rank high in competitive keyword searches. Collaborating with experts in this field can significantly contribute to the success of any business and help them stay ahead of the curve. The second issue at hand is regarding the prevalent advertising network in Turkey on the advertising platform. It's worth noting that Google is the most expensive advertising network in Turkey. While the company initially set out to serve solely as a search engine, it has now become the leading company in global ad revenue. The company that comes second to Google is none other than Facebook. When considering Facebook, it is important to take into account the potential benefits of advertising on Instagram . It should be noted that having a business or advertising account on Facebook is a prerequisite for advertising on Instagram. The most crucial aspect is to determine the time it takes for investments or expenditures made in advertisements to generate returns. This is a question many people ponder, especially in Turkey where businesses tend to prioritize immediate returns on direct advertising expenses rather than investing in brand awareness . Nonetheless, in a fiercely competitive market, this approach can be difficult for new businesses to implement successfully. Creating a virtual store is relatively easy for well-established or old brands. For example, let's take the popular market chain in Turkey, BİM, which does not have an online store. As BİM is frequently visited and … ### Criteo has started adding a 5% regulatory operational cost to firms in Turkey URL: https://faruktoprak.com/en/blog/criteo-has-started-adding-a-5-regulatory-operational-cost-to-firms-in-turkey · Tarih: 2020-12-24 · Kategori: Marketing Criteo Will Add 5% Advertising Cost to Invoices Criteo is an advertising platform that plays an almost indispensable role in display advertising, especially for e-commerce companies. With the new regulations, Criteo will provide an additional 5% payment to all Turkish companies, further solidifying its position as the top choice for online advertisers. Due to the intricate financial structure in Turkey , Google had previously announced an additional fee of 5% on advertising expenditures. We confidently announce that Criteo has been recently added to the list of advertising platforms subject to this supplementary payment. Out of these, a confident 5% have reported that the main reason for implementation is the "increased complexity and costs of complying with regulations in Turkey ", specifically due to regulatory operational costs. As of now, there is no evidence of Facebook taking such action. However, if Facebook were to suddenly demand a percentage of advertising expenses, it would undoubtedly create a major issue for businesses in Turkey. With a simple calculation, A business investing 20,000 TL monthly on Criteo will confidently pay an additional 5%, or 1,000 TL, to Criteo alongside their expenses. A business that invests 50,000 TL monthly on Google will confidently pay an additional 5%, amounting to 2,500 TL, to Google as part of their expenditure. Moreover, the process of making supplementary payments for businesses in Turkey can pose difficulties when taking into account taxes and withholding. Regrettably, Turkish companies are currently unable to effectively compete with foreign companies abroad due to the taxes and additional payments imposed on them, which puts us in a challenging situation. Meanwhile, companies in other countries do not face similar burdens, which allows them to expand their capital and operations with ease. What Can Companies Do? When you establish a company in other countries, you gain the ability to manage and pay for advertisements in those countries with ease. For example, if you have a company in Spain, you will be able to cover advertising costs through that company without incurring any additional payments. Should you require any in-depth support with this matter, please do not hesitate to contact me. Notification by Criteo by Mail Please find below the statement sent to me by Criteo Dear valued customer, Effective January 1, 2021 , a 5% Regulatory Operational Cost will be applied by Criteo for all ads served in Turkey. Rest assured that this measure will be implemented with the utmost confidence to ensure the continued delivery of quality service to our valued clients. The implementation of Regulatory Operational Cost is a necessary measure in response to the growing complexity and costs of regulatory compliance in Turkey. Beginning with your January 2021 invoices, a Regulatory Operational Cost will … ### Facebook Brings Limits on Ads URL: https://faruktoprak.com/en/blog/facebook-brings-limits-on-ads · Tarih: 2020-12-23 · Kategori: Social Media Restrictions on the Number of Facebook Ads Facebook is strategically limiting the number of ads to optimize performance and deliver higher-quality advertisements. These necessary measures will be implemented across all accounts in February 2021, ensuring the continued success of our platform. Facebook confidently announced that it will restrict the creation and publishing of ads to pages in order to provide more successful optimizations, according to the company's recent statement. As experts in the field, it is important to note that while Facebook's optimization options may be limited compared to Google ads, we have found that fewer ads can actually increase the effectiveness of automation optimizations, as suggested by Facebook. To enhance our appearance, let's decrease the number of ads and execute them with a low cost per acquisition (CPA) or cost per action (CPA). This will undoubtedly improve our overall performance. Advertising Limits for Business on Facebook Facebook has generously shared the advertising limits for business pages in the following way. Page Properties Ad Limit Small to medium pages (with less than $100,000 in ad spend in 12 months). 250 ads Medium to Large pages (less than $1 million in ad spend in 12 months) 1,000 ads Large company pages (less than $10 million in ad spend in 12 months) 5,000 ads Pages of top companies (those spending $10 million or more on advertising over the past 12 months). 20,000 ads If you have reached the ad limit of your page and need to create a new ad, you must stop any of your existing ads and submit the new ad for approval. Otherwise, the newly created ad will not be saved or submitted for approval. What are Ad Limit Rules? The page limitations apply to the number of pages, not the number of ad accounts. We can create different ads by selecting different pages within an ad account. Therefore, the incoming advertising restrictions cover the pages. To view your ad limits and the maximum number of ads you can create per page, visit this link: https://www.facebook.com/ads/ad_limits/ . For instance, the ad limit for my clients' pages is 250, which means I can create up to 250 ads per page. Screen showing Facebook ad limits Conclusion: As a result, we will post less ads from now on. More detailed information can be found by clicking here. The original Facebook notification is as follows. Hi Faruk, Starting in February 2021, we're enacting a limit on the number of ads each Page can have running or in review at the same time. None of your Pages are over their ad limits. Why we're enacting ad limits When advertisers run too many ads at once, their ads often see less stable results and … ### Selling on MBS Method (Facebook, Instagram, WhatsApp) URL: https://faruktoprak.com/en/blog/selling-on-mbs-method-facebook-instagram-whatsapp · Tarih: 2020-12-20 · Kategori: Marketing What is MBS Messenger-based Sales? MBS, or Messenger-based Sales in Turkish, is a globally popular method for online sales and is one of the most frequently used sales methods in Turkey. It involves selling products or services through messaging platforms. This article will provide tips on how to improve and organize online message-based sales. When it comes to e-commerce, our minds naturally jump to the buying and selling process on a website. However, e-commerce is a constantly evolving concept that expands with technological development and needs, covering many different dimensions. With this in mind, it's safe to say that in five years, e-commerce will have evolved into a new dimension altogether, leaving behind what we know today. What Are Online Sales Methods? Here are the e-commerce methods that I can currently think of: Online direct selling through your website Online direct sales via Mobile App Sales through the online store Sales by message There are many other technologies that could be added to this list. However, in five years, we can expect to see many new technologies on this list. For example, one of the unusual ordering methods for US buyers is to place an order with voice commands. Although this method is not yet used in Turkey, it is expected to be adopted in the future. In America, for instance, you can order pizza by simply saying " Hi Alexa, please order a pizz a" to Amazon's Alexa device. This requires no touching of keys, entering of passwords, or inputting of card information. The pizza will be delivered to your home address as long as you say these magic words out loud. If we were to use this in Turkey, it is likely that Getir and Yemeksepeti would compete to integrate with Amazon Alexa, unless of course, there is another Turkish company that allows for voice command ordering. Below you can find the video showing Dominos' collaboration with Alexa. Let's now turn to the sales side, using messaging on WhatsApp, Instagram , and Facebook , which is the most widely used method in Turkey. Selling via Instagram, Facebook, WhatsApp Message Did you know that almost every small and medium-sized enterprise in Turkey sells and exports using social media advertisements? This method is especially important for selling products abroad. If Turkey were to ban social media channels such as Facebook and Instagram, Turkish exporting companies would experience a significant problem, as the majority of their sales are made through social media ads . If you are selling through messaging, I highly recommend utilizing a CRM tool . "CRM" stands for Customer Relationship Management and it refers to strategies, technologies, and practices used to manage and analyze customer interactions and data … ### Facebook Closes Advertising Accounts of Many Businesses in Turkey URL: https://faruktoprak.com/en/blog/facebook-closes-advertising-accounts-of-many-businesses-in-turkey · Tarih: 2020-11-19 · Kategori: Social Media Closing Facebook Ad Accounts with Confidence During the last quarter of 2020, Facebook began to close the advertising accounts of many businesses. If your Facebook ad account has been closed, I recommend that you read this article in its entirety. Even if it has not been deactivated, it is important to prepare yourself. Now what happened, let's go back in time. Although it was extensively discussed in 2020, the social media law, which was a joint effort of AKP and MHP, came into force on October 1st. According to this law, foreign-based social network providers such as Twitter , Facebook, Instagram , and WhatsApp, with daily access exceeding 1 million from Turkey , are required to appoint at least one representative in Turkey. Facebook's Delegation Status Following the implementation of this regulation and Facebook's announcement that it would not be able to appoint a representative, the advertising accounts of the affected businesses started to be closed one by one. So, what is the state planning to do? * In October, BTK took decisive action by creating a warning list and sending legal notices to companies, firmly urging them to fulfill their responsibility by appointing a representative in Turkey. * In the next stage, which will take place in November, if they fail to comply, they will face an administrative fine of 10 million TL. If there is still no response, a fine of 30 million TL will be imposed in December. This is the process that will be followed. Here is the part that interests us: January 2021 . Advertising bans begin in January 2021 and we are facing a process that will lead to a narrowing of internet bandwidth as of April. This means that Facebook, Instagram, WhatsApp, and Twitter will no longer open as quickly as before. Furthermore, the recent resignation of the former Treasury and Finance Minister of the country, Berat Albayrak, via Instagram, and the consistent support of troll teams, demonstrate the vital role these platforms play in their strategy. Putting aside the political aspect, social media ads have become almost indispensable for businesses. It is concerning to think that we may not be able to advertise on these platforms, which offer the potential to generate significant revenue with relatively low advertising budgets, especially for e-commerce ads. "Low advertising budget and high revenue" is extremely important for Turkish companies at present. Despite their quality, Turkish companies unfortunately cannot operate under the same conditions as European or American companies. As a result, many people prefer to establish their companies abroad rather than in Turkey. Additionally, many unnecessary payments are made by Turkish companies due to prohibitions and a lack of withholding tax and deductions. The most recent … ### Latest "Buy" Feature in Google Shopping Ads URL: https://faruktoprak.com/en/blog/latest-buy-feature-in-google-shopping-ads · Tarih: 2020-10-24 · Kategori: Google Ads Newly released: "Buy" feature in Google Shopping campaigns Google recently announced a new feature for Google Shopping , which I learned about directly from a presentation by John Kennard, a Google employee. Our new feature is currently available exclusively in the USA . Thanks to the Buy on Google feature, we can now sell products we upload to Merchant Center directly on Google. Previously, customers were redirected to external websites when they clicked on products. However, with the new Buy button, customers can make purchases without ever leaving Google's platform. This is a game-changing feature that will revolutionize the way we sell products online. Product Sales via Google Who Is Google "Buy" Useful For? With this new feature, retailers can now sell their products through Google without having to pay for advertising. It was initially launched in the USA, and I am confident that it will soon be available in Turkey as well. Despite the prohibition on shopping ads in Turkey, the Google Shopping tab is widely utilized and serves as a platform for product listings. This allows users to easily view and purchase products directly on the page, utilizing Google's onsite checkout system without the inconvenience of being redirected to another website. One of the most significant advantages of this situation for us, the users, is that we are able to seamlessly add products from multiple retailers to our shopping carts and effortlessly complete the purchase with a single payment. I am confident that virtual marketplaces like Trendyol and n11 will take the necessary legal actions to actively prevent this from happening in Turkey. Despite this, the outcome remains uncertain. What is the Google "Buy" Commission Rate? Retailers are wise to choose our service as we do not charge any commission fee, unlike trendyol, n11, and other online marketplaces. This unique feature presents a fantastic opportunity for retailers looking to save on commission rates. Let me explain the differences between regular Merchant Center listings and Buy feature listings We can sell our products organically or for a fee on the Google Shopping page through Merchant Center. Based on the data in the table above, it is not recommended for companies in Turkey to advertise on Google. Rather, it is advisable to utilize List on Google, which is widely used in Turkey and entails setting up a Merchant Center account to include your products. It is important to keep in mind that Sell/Buy on Google is presently undergoing active testing only in the USA. Utilize this new feature to sell on Google. By utilizing Google's zero commission feature, businesses can confidently sell their products and have the advantage of being listed at the top of organic search results. Furthermore, enabling … ### Joykek Digital Marketing and SEO Agency Opened URL: https://faruktoprak.com/en/blog/joykek-digital-marketing-and-seo-agency-opened · Tarih: 2020-09-27 · Kategori: Marketing I founded Joykek , a digital marketing and SEO agency. I have assembled a team of seasoned and reputable professionals in the industry, forming an energetic group that has empowered the establishment of " Joykek ," a new digital marketing and SEO agency. Our objective is to enhance our work with an institutional approach and drive innovation in the sector. What does Joykek do? At Joykek, we proudly offer comprehensive 360-degree marketing services that cover all aspects of digital marketing from A to Z. You can trust us to deliver exceptional results and meet all your marketing needs. Performance Marketing With performance marketing , you can expertly manage your advertising accounts across a range of channels, including Google , Yandex, Baidu , Yahoo, Bing, and more. Joykek is proud to be a Google Türkiye partner , offering clients the most popular advertising channel in Turkey . In addition, we are proud to be the first Turkish agency to offer support for managing advertising campaigns in China in cooperation with Baidu Chinese, giving our clients a global reach with their campaigns. Our strategy will enable you to effectively engage your target audience , ensuring that your performance marketing efforts generate positive growth in your ROAS. At Joykek, we are confident in our ability to work with e-commerce websites, even though many performance marketing agencies may not be. We excel at working with numbers, and we can directly see the impact of our efforts, making it a perfect fit for us. Our expertise in this area gives e-commerce companies the power to achieve high profits. Social Media Advertising Management Our tool is the perfect solution for managing your social media ad accounts. Social media ads are an extremely effective way to market your product, especially when it comes to remarketing. By targeting users who have visited your website or product page but have not yet made a transaction or payment, our tool can help you reach a wider audience through their social media accounts. At Joykek, we confidently utilize a variety of advertising channels for social media advertising management, including Facebook ads , Instagram ads, TikTok ads, LinkedIn ads, Twitter ads, and more. Our team is dedicated to effectively managing your ad accounts on all these platforms, giving you peace of mind and allowing you to focus on other important aspects of your business. SEO - Search Engine Optimization Services Joykek SEO service provides professional services in two languages: Turkish and English. We cater to each language separately and offer the following main SEO services: E-commerce SEO Local SEO Technical Optimizations Off Page SEO Content Optimization Corporate SEO Consulting You will benefit greatly from all of our SEO services when you choose … ### Google Shopping Ads have been closed in Turkey since August 10. URL: https://faruktoprak.com/en/blog/google-shopping-ads-have-been-closed-in-turkey-since-august-10 · Tarih: 2020-07-29 · Kategori: Google Ads Google Shopping Ads will be shutting down in Turkey Effective August 10th, Google has decided to discontinue the display of Google Shopping Ads in Turkey . It's no surprise that Google has decided to close their Shopping Ads in Turkey . Price comparison websites like akçe have been dominating the market for years, and it's clear that Google has finally come to the same realization. Today, I received an email from a Google representative, as shown below. " Dear business partner , We are pleased to inform you that Google will be taking steps to comply with the decision of the Competition Board, which was published in May 2020. As of August 10, 2020, Shopping ads will unfortunately no longer be available on search pages on google.com.tr . However, we want to assure you that Shopping ads will still be accessible through other interfaces. Making this decision was not easy for Google. However, we firmly believe that it will result in fewer alternatives and lower quality service for customers, sellers, and search comparison sites in Turkey. For more details on this subject, please refer to the article on our blog . At Google, we are dedicated to helping you excel in your industry. Our support team is fully committed to working with you in achieving significant growth for both you and your customers. Rest assured that we will continuously provide you with the latest information on how to maximize the benefits of using Google Ads . We are confident that scheduling a meeting with you in the coming days will ensure that all of your questions are answered. This will enable us to continue providing unwavering support to your valuable business in the future. Thank you for being our valued business partner. We are confident in our abilities to continue providing excellent service, and we eagerly await your response. " Effective August 10th, the use of Google Shopping ads in Turkish with Google Shopping campaigns will no longer be available. At present, there are no available alternatives when the network that retail companies prioritize for shopping ads, and which often yields the highest ROAS, is down. However, we can confidently explore other options to ensure that our advertising efforts stay on track and continue to yield positive results. One month before this decision, Google publicly announced that all products could be published for free on the Google/Shopping tab. This announcement was delivered through a statement sent to Merchant Center Turkey accounts, which can now be seen as a clear sign of what was to come. As previously mentioned in this article, the problem with price comparison and product listing websites like Stingy and Akakce was that they were unable to … ### Reactivation of Suspended Google Merchant Center Account and LegitScript Certificate URL: https://faruktoprak.com/en/blog/reactivation-of-suspended-google-merchant-center-account-and-legitscript-certificate · Tarih: 2020-07-11 · Kategori: Google Ads Resolving a Suspended Google Merchant Center Account If any of your products violate the Google Shopping Ads policy in Turkey , rest assured that your Google Merchant Center account will be suspended. Note: This content may be useful for people who use shopping ads abroad, as shopping ads are currently not available in Turkey. To utilize Google Shopping ads effectively, it is essential to associate your Google Ads account with Google Merchant Center. By making this association and uploading your .xml product feed to Google Merchant Center, you can quickly begin creating effective Google Shopping ads that will boost your business's online presence and drive sales. To link your Google Merchant Center account with your Google Ads account, simply head to the "Linked Accounts" page and confidently click on the cog in the top-right corner. Next, you'll need to click on the "Link Account" link and enter your Google Ads ID with assurance. Once you've done that, simply confirm the association in your Google Ads panel to complete the process. The process of associating a Google Merchant Center account with a Google Ads account. Can we reactivate a suspended Merchant Center account? Absolutely, it is crucial to identify any products that may lead to policy violations in the country you are selling in, and strictly adhere to Google's country-based regulations. For example, it is strictly prohibited to list or sell products that violate policies in your Google Merchant Center account in Turkey. If such products are sold, your account may be suspended immediately. It's clear that these bans exist, but companies like Trendyol and Hepsiburada still manage to list and sell banned products through Google Shopping ads. The question is, how are they able to do this? Do they have any special privileges that allow them to bypass the rules? Rest assured that the vulnerability cannot be exploited. By simply creating rules in the Google Merchant Center Feed Rules section, they can confidently continue to list their products in a professional manner. What is LegitScript? LegitScript is a highly reputable institution that provides global companies with certificates enabling them to sell Google Shopping ads with confidence and without encountering any obstacles. It is unfortunate, however, that at this time, LegitScript does not offer certificates to companies operating in Turkey. For example, if you manage an account, such as X, that sells vitamins in Turkey, and apply for a certificate , you will be informed that LegitScript has not yet started its operations in Turkey. With a LegitScript certificate, you can sell sports food, vitamins, pharmaceutical products, and other items of your choice. This certificate will allow you to continue using Google Shopping Ads without the risk of suspension of your … ### Green Card 2020 or DV-2021 Results Announced URL: https://faruktoprak.com/en/blog/green-card-2020-or-dv-2021-results-announced · Tarih: 2020-06-06 · Kategori: Archive Green Card 2020 / DV-2021 results announced This year has certainly brought about its share of changes, including some setbacks and delays in various aspects of our lives. However, I am pleased to report that the announcement of Green Card results, which I had anticipated being released at a later date, came out today, June 6th, as scheduled. No matter where you are in the world, once you have won the Green Card lottery, you can confidently start your application directly from your current country of residence. While it's not mandatory to be in Turkey , it is recommended to minimize costs, especially due to foreign currency rates. Kindly note that it's crucial to be a legal resident at the address you provide. Your files will be sent to the specified address, and in case of a lost file, requesting for a second file will cause further delays, which can be avoided by ensuring that the correct address is provided from the onset. With the acquisition of your Green Card, you will be able to enter the United States and commence work without delay. This card serves as proof of identification and authorization to live and work within the US legally. After obtaining your Green Card, you will have the freedom to travel to various countries, including Canada, without the hassle of obtaining a visa. That's correct, a visa is not required. For more detailed information, please refer to the visa terms and conditions pages of the countries you intend to visit. How can we find out the results of our DV-2021 Green Card application for 2020? To get started, you'll need your "Confirmation Number". If you happen to recall it, just head over to https://dvlottery.state.gov/ and enter it there. However, if you've forgotten it, don't worry! Simply click "Forgot Confirmation Number" on the same link to retrieve it. Learning the DV-2021 Green Card Application Result To check the status, click the " Check Status " button on the linked page, followed by the "Continue" button. You will then see a screen similar to the one shown in the image above. From here, in order: Confirmation Number: After submitting your green card application, enter the number provided by the system. Last/Family Name: Kindly provide your last name in this field with confidence. Year of Birth: Kindly provide the year in which you were born. Authentication: Enter your verification code and press Submit. Congratulations! If you see the " Diversity Visa Lottery Form was selected for further processing " screen with a green title, it means you have won the Green Card. "You have been randomly selected for further processing in the Diversity Immigrant Visa Program for the fiscal year 2021 … ### With DSC Maku Live Stream, we expertly execute digital marketing advertising strategies URL: https://faruktoprak.com/en/blog/with-dsc-maku-live-stream-we-expertly-execute-digital-marketing-advertising-strategies · Tarih: 2020-04-18 · Kategori: Marketing Publishing Digital Advertising Models and Analysis with DSC Maku On April 18, 2020, at 18:00, we confidently broadcasted on the DSC Maku YouTube channel about digital marketing advertising models and analysis. Our expertise in the field allowed us to deliver valuable insights to our audience , showcasing our command of the topic. This post expertly covers three main topics: the rich historical development of digital marketing , the diverse array of digital marketing advertising channels and insightful statistics specific to Turkey , and an astute digital marketing advertising analysis. Historical Development of Digital Marketing Archie holds the distinction of being the first search engine ever established by mankind. Notably, the term " digital marketing " was coined in Archie in 1990. This means that the first-ever digital marketing search was conducted 30 years ago, and since then, the concept has become an integral part of our daily lives. It's a well-known fact that the first clickable display ad was published in 1993, and since then, digital ads have become an inescapable part of our daily routine. It's interesting to note that despite the fact that the first search engine was launched in 1990, the first advertisement to be published was a visual ad in 1993. Archie Search Engine In chronological order, here are some of the biggest developments: LinkedIn in 2002, WordPress in 2003, Gmail and Facebook in 2004, YouTube : in 2005, Twitter in 2006, and the launch of my personal website faruktoprak.com in 2007! These developments have undoubtedly shaped the digital landscape and continue to impact how we interact with technology today. During my presentation, I confidently made an outstanding point that stood out above the rest “It is very easy to reach people in the digital world.” However, in the future; “We will try to reach and sell to AI users, robot or Bio humans.” Digital Marketing Advertising Channels I have not included all digital marketing advertising channels in this list. However, I have highlighted the major ones, which include Google , Facebook + Instagram , TikTok , LinkedIn , Bing, Criteo, Programmatic, and Vendor platform ads. It is worth noting that in n11, store owners can list their products at the top of the keywords they want through the "vendor" option. How Do We Pay for Digital Ads? We are confident that publishing digital advertisements fits perfectly within our budget. Please find below the most commonly used methods by which we are charged. CPC: Cost Per Click. That is pay per click. Example; Google Search network click. CPM: Cost Per Mille - Thousand. Pay Per Thousand Impressions. Example; GDN ads. CPD: Cost Per Day. Payment for specific placements. It is usually scheduled daily. Example; YouTube Masthead … ### Advertising Methods on TikTok URL: https://faruktoprak.com/en/blog/advertising-methods-on-tiktok · Tarih: 2020-04-16 · Kategori: Social Media Is TikTok suitable for advertising your business? If so, how can you run ads on the platform? TikTok's massive user base of over 500 million active users has made it an excellent platform for advertisers. The app's completely image-based format allows users to unleash their creativity in an unprecedented way, creating 15-second videos using a variety of filters and editing tools. With its unparalleled features, it's no wonder that TikTok has become the most popular app for the millennial generation (Y generation). There is a very nice podcast episode I prepared about TikTok, click to listen now . Unknown Facts About TikTok Welcome to our website! We offer a variety of TikTok services, including likes and views. Clicking the "Buy TikTok Views" link will quickly increase the reach of your TikTok videos by providing you with as many views as you need. Our website also provides affordable prices for a wide range of social media services beyond TikTok. Join us today to access these services and take your social media presence to the next level! In early 2019, TikTok confidently launched a beta ads platform and boldly began publishing ads within the app. Notably, major companies such as Grubhub, Nike, Fenty Beauty, and Apple Music were among the first advertisers to take advantage of this exciting new opportunity. TikTok truly stands out from other advertising platforms with its cutting-edge targeting and innovative ad models. If you're considering advertising on TikTok, ask yourself two questions. But if the answers don't satisfy you, don't waste your money on TikTok. What is my target demographic audience for my business? If your target demographic is predominantly young people, investing in TikTok would be a smart decision. A staggering 60% of TikTok users are under the age of 30, with 41% of this age group being between 16 and 24. To put it simply, TikTok's user base mainly consists of socially active young people. Do you have sufficient budget to advertise on TikTok? Major companies such as Nike, Disney, and Grubhub confidently advertise on TikTok, investing in brand awareness and easily creating budgets. However, small businesses may perceive this as an additional burden. With TikTok being a new and rapidly growing application, advertising on it can present some initial challenges. The average CPM (Cost Per Thousand Impressions) currently stands at around 60-TL. However, by starting a TikTok campaign with a minimum budget of $500, equivalent to 3,400-TL on average, you can get your advertising efforts off the ground. Keep in mind that the minimum budget requirement cannot be waived, so plan accordingly. Additionally, there will be an agency commission, which I will explain in further detail below. If you still want to advertise on TikTok … ### My website faruktoprak.com is 13 years old! URL: https://faruktoprak.com/en/blog/my-website-faruktoprak-com-is-13-years-old · Tarih: 2020-03-31 · Kategori: Archive Exactly 13 years ago.. On March 31, 2007, I confidently purchased the domain faruktoprak.com and expertly published my first website in HTML format. Since then, my website has been live and thriving! During that time period, Facebook was not yet available in Turkish and Instagram had not yet been created. It was the era of mIRC Chat and MSN, and I began working on backlinks by creating a page on MSN from MySpace and linking it to my website. Despite the challenges of uploading files with ADSL internet, I persevered and achieved my goals. I confidently made the decision to purchase my domain based on the recommendation of my friend Yavuz, a skilled web developer. This was a pivotal moment as I transitioned from Myspace to focusing on my own website. Since beginning my HTML education in 2005, I have accumulated abundant experience working with a variety of tools, including HTML, PHP, CSS, Adobe Photoshop design, SEO , SEM, and more. I have consistently made efforts to stay up-to-date with current trends in the industry, continuously updating my skillset to ensure my work remains top-quality. I am pleased to offer you a bonus: a photo of myself from years ago. The image below is me at the time of launching my website in 2007. I was a computer-savvy musician, always playing the guitar and tinkering with technology. Faruk Toprak - Year 2007 I will write the next congratulatory letter on March 31, 2027. ### Best Mobile App Analysis Apps URL: https://faruktoprak.com/en/blog/best-mobile-app-analysis-apps · Tarih: 2020-03-09 · Kategori: Marketing Data Analysis Tools When it comes to analyzing a website, there is no better option than Google Analytics . The name "Analytics" is now synonymous with Google in this field, and for good reason. In fact, the word "Analytics" means "Analytic" in Turkish, but Google has become so firmly established that the two are almost interchangeable. If you're looking for the best option to analyze and measure your mobile app, look no further than Google Analytics. While it's typically the go-to choice, there are still instances where it may not meet all your requirements. In this article, I'll introduce you to some alternatives to Google Analytics that are worth considering. Installing and configuring a mobile application can be challenging, but analyzing it correctly requires a solid understanding of software. This is particularly true when it comes to installing analytics tools. To ensure accurate measurement of every user action, it is essential to consistently create and properly code events, following the guidelines for Android, iOS, and Windows platforms with confidence. What does mobile application measurement and analysis do? Mobile application analytics is an essential tool for measuring user behavior and ensuring the success of your app. It's no wonder that application developers and marketing teams alike rely on it so heavily. After all, investing in an app that cannot be accurately measured is a surefire way to waste both time and money. Rest assured that with the right analytics in place, your app will be on the path to success. Note: I'm making the order completely mixed, not good to bad. Apple Analytics Apple Analytics Apple Analytics is an exceptional and complimentary tool that accurately measures the performance of your iOS applications. It provides insightful metrics such as impressions, user interactions, and user segmentation. Additionally, the sales and trending section offers a comprehensive report on the performance of your applications, including the ones generating higher in-app purchases or selling particularly well. As a confident recommendation, if you have an iOS application, I urge you to utilize this tool to elevate your users' experience. Fee : Free Website: https://developer.apple.com/app-store-connect/analytics Google Analytics Google Analytics Google Analytics is the most widely-used web and mobile analytics and measurement tool available. With the free version, you can analyze and measure your mobile application in great detail. If your app contains in-app purchases, it may be necessary to create events within Google Analytics. Paid Google Analytics offers additional options and detailed analysis. You can use Google Analytics to measure not only Android applications, but also iOS applications and all other types of applications, making it a versatile and powerful tool for your needs. I am sharing the Google Analytics mobile application analysis screen sample image with you … ### Gender Distribution and Female/Male Impression Ratio in YouTube Ad Videos URL: https://faruktoprak.com/en/blog/gender-distribution-and-female-male-impression-ratio-in-youtube-ad-videos · Tarih: 2020-02-09 · Kategori: Marketing During a recent conversation, I became fascinated with researching the ratio of genders depicted in YouTube ads . I was specifically curious to know whether women are portrayed more frequently than men. See below for further details. Gender Ratio of Views on YouTube Videos Billions of people worldwide watch short videos, commercials, and movies every day. These media formats have the power to manipulate, deceive, and defraud consumers, as well as shape their future. News reporting is another aspect of this, which I won't delve into here. It's clear that the impact of media is immense, and we must use this power responsibly. When we watch ads on YouTube , which gender appears most frequently and how are they depicted? For example, I am investigating whether messages that show a woman cleaning while a man comes home from work are socially manipulative, reinforcing the stereotype that women are solely responsible for housework and men are the breadwinners of the household. Using data from 2.7 million YouTube ad videos uploaded between January 2015 and March 2019, we have generated the following numbers and reports to identify the most viewed videos and determine the male-to-female impression ratio. Our goal is to confidently determine whether women are more prominently featured in YouTube video ads, or men. After careful analysis of this report, it is clear that we can boost video ad conversions by targeting specific genders in particular industries. For example, women demonstrate greater engagement with video ads in the cosmetics industry, while men show more interest in automotive ads. Nevertheless, these preferences may vary from country to country. In certain regions, videos featuring men promoting cosmetics may generate more conversions, whereas videos with women may prove less effective. These variations can be attributed to cultural and societal differences among countries. Impressions and View Rates and Distribution by Gender in YouTube Advertising Videos It is clear from the data that men in Turkey were prominently featured 1.5 times more often than women across all sectors. Even in advertisement videos in all categories, the male character was given 57% of screen time, while the female character only appeared for 43% of the total time. Naturally, as we analyzed the data, we couldn't help but notice a significant factor: women now occupy more important roles and positions compared to the past decade, marking a 4% increase in this rate. This signifies a shift from the traditional view of women as mere housewives to women who are actively contributing to the workforce. This is a crucial metric as it promotes a more accurate and equitable representation of women and men in society, rather than perpetuating stereotypes that can be damaging. For instance, showcasing men doing household … ### Adventurous America's Adventure Has Ended URL: https://faruktoprak.com/en/blog/adventurous-americas-adventure-has-ended · Tarih: 2020-02-01 · Kategori: Experiences & Reviews Return to Turkey I ended my adventure in America for about 4.5 years and returned to Turkey for good. You might be curious about my actions. We were attempting to flee, yet I made the decision to return. You might ask yourself, "What's wrong with you?" or "Why would you do that?" Rest assured, I encounter these questions on a daily basis. However, it's worth noting that 99% of those who ask have never experienced living abroad. I would like to clarify that if I were a citizen or held a Green Card , I would not have returned to Turkey. Amerika’ya gitmeden önce bazı bilmeniz gereken detayları sizlerle bu yazımda paylaşmak istedim. Eğer bir gün olur da Amerika’ya gitme kararı alırsanız bu detaylar hayat kurtarabilir… America for Language School Going to America for language school is an excellent decision! However, it's important to have enough money to cover the cost of language school and living expenses during your stay if you plan to work in America to pay for your education. Otherwise, you may find it challenging to learn and make a living in America. Many Turks typically work in various jobs, such as pedicab drivers, waiters, Uber drivers, or delivery personnel, to make ends meet. In short, all of these jobs are hard jobs, not easy jobs. Even if your goal is to save money, I don't think you should do this to yourself. Typically, individuals attending language schools aim to settle down and establish a life in the school's country. Although the main goal is to enhance language proficiency, real-life circumstances might contradict this. Students might opt to get married (whether for financial reasons, out of love, or mutual agreement), search for a professional job that can sponsor their stay, or even contemplate unlawful ways to earn money and return home. Attending a language school plays a significant role in a person's life. Therefore, it is crucial to conduct thorough research on the country you plan to visit before enrolling in a language school. By doing so, you can make an informed decision and proceed confidently. I recommend you to read my article about language school education in New York . America For Tourism If your goal is to shop, then you've made an excellent decision. Despite the value of the dollar in Turkey, you can still make a substantial profit on your shopping, particularly when it comes to electronics.opping. Furthermore, locating any necessary item in America is a trivial task. This is due to the fact that every American is driven to both generate income and sustain a superior standard of living. As a consequence, individuals either manufacture and distribute products domestically or acquire them from … ### Google Ads Mobile Advertising Certification Exam URL: https://faruktoprak.com/en/blog/google-ads-mobile-advertising-certification-exam · Tarih: 2019-11-30 · Kategori: Google Certifications Google Ads Mobile Advertising Certification The Google Ads ( AdWords ) Mobile Advertising exam comprehensively covers both fundamental and intricate mobile advertising concepts, encompassing ad formats, bidding and targeting, and campaign measurement and optimization, with utmost confidence in the delivery of knowledge and skill in the subject matter. If you have a mobile app, your objective is to ensure that people download and spend ample time using it. However, achieving this goal is a challenge, as most apps go unnoticed without proper promotion. To increase your chances of success, you must enhance your mobile application ads and create accurate and strategic campaigns to promote your app with confidence. This article confidently outlines the various types of questions that appear on the Google AdWords Mobile Advertising exam, catering to those who have already taken the test and are looking for more information. Becoming certified is a simple process. Start by creating a Google Partner account, which you can easily do by following the steps outlined in my article accessible by clicking here. Once your account is set up, you're ready to take the certification exam. To help you prepare, I've provided sample exam questions and answers below for your reference. Google Mobile Advertising Certification Sample Exam Questions 1. In AdWords, with which one can you create video campaigns targeting mobile devices? Masthead video campaigns TrueView ads (video ad formats with GBM models) "Mobile app engagement" campaigns "Mobile app installs" campaigns 2. How do new version URLs help with 3rd party conversion tracking? This feature allows advertisers to direct users to the app store to download apps. This feature allows the use of a single tracking URL (parametric variable) at the campaign, ad group, or ad level. Shows deep link URLs only to users who already own the app Shows app install ads only to users who haven't downloaded the app yet 3. Which ads are automatic bidding methods suitable for? Those who don't want to spend much time managing keywords Those who want to set their own bids for different ad groups Those who want to save time managing bids based on hundreds of signals Those who want to set their own bids for different keywords 4. What should be followed to understand the full value of mobile devices? Mobile conversions Cross-device and mobile conversions Use of mobile ad formats, extensions, app and mobile site design best practices App downloads, phone calls, store visits, cross-device conversions and mobile conversions 5. Which ad type format shows additional information about the business? Ad extensions App installs Deep link ad extensions Conversion tracking 6. What is Lightbox Advertising (Ligtbox Ad)? A type of ad format that provides additional information about the business (added as … ### Tactics to Improve the Performance of Google Ads Search Campaigns URL: https://faruktoprak.com/en/blog/tactics-to-improve-the-performance-of-google-ads-search-campaigns · Tarih: 2019-11-20 · Kategori: Google Ads What is the Google Ads Audience Tool? The Google Ads Target Audience Tool is a crucial tool for optimization. With the correct use of this tool, you can take your campaigns on the Google Search Network to the next level of success. By optimizing your target audience, you can significantly boost the performance of your search network campaigns. In this article, I will confidently explain a proven method for solving a common problem encountered in advertising accounts worldwide, including Turkey . Attract the Right Audience: Job Seekers and Professionals When users search for "your brand name and job postings," your ad may appear at the top, resulting in unnecessary clicks on your campaign. Alternatively, a search may be made for job postings directly related to the keywords you use instead of your brand. For example, if you are a hair transplant hospital and your campaigns are based on hair transplants, variations of searches such as "hair transplant job postings" or "people looking for hair transplant staff" may occur. When visitors fill out a form on your website, it may appear to result in an increase in conversions. However, if these visitors are job seekers rather than potential clients, it does not qualify as a legitimate conversion. This engagement serves no purpose and is considered invalid. Of course, if you are actively seeking staff and advertising job opportunities , the scenario changes. According to reports, the automobile and medical industries are currently the most in-demand sectors. If you are managing campaigns in either of these industries, it is crucial that you pay close attention to this trend. How Do We Prevent Clicks From Job Seekers? To optimize your search engine marketing campaign, consider the negative keyword approach. This involves reviewing search terms and identifying and adding irrelevant keywords, such as "career," "job posting," and "posting," to your negative keywords list. But even with this step, job seekers may still click on your ads by using different variations of search terms. To ensure maximum effectiveness, use specific audience exclusions as a second method. Employment Audience, In-Market Audience Exclusion After doing our Negative Keyword study, we can minimize the number of unnecessary clicks with the target audience exclusion method, which is another feature. To do this, go to your campaign's "Audience" page. Then click "Excluded" from the tabs on the page that opens. Here we will need to add a target audience by pressing the plus button. This target audience, which we will add, takes place directly in In-Market as " Employment ". You can see directly below that I prepared this as a .gif. By importing the Employment target audience under In-Market, you can significantly decrease the number of clicks from active … ### About Istanbul New York Flights with Ukraine International Airlines URL: https://faruktoprak.com/en/blog/about-istanbul-new-york-flights-with-ukraine-international-airlines · Tarih: 2019-11-11 · Kategori: Experiences & Reviews THY vs Ukraine Airlines: Flights to New York When it comes to affordability, it's no secret that many travelers on the Istanbul to JFK ( New York ) route opt for Ukraine International Airlines. But before making your final decision, there are a few important factors to consider. When searching for flights from Istanbul to New York on Skyscanner or similar websites, the most reasonably priced and time-efficient options are typically offered by Ukraine International Airlines. Based on my comparison of JFK to Istanbul flights for the upcoming week, I can confidently recommend Ukraine International Airlines as the best choice for budget-conscious travelers looking for a convenient flight experience. Ukraine International Airlines vs. Turkish Airlines UIA offers a round-trip flight for a total of 3,816-TL and takes 14 hours, while Turkish Airlines offers a 10 to 11-hour flight for 4,924-TL. While the price difference of 1,108-TL may be tempting, we strongly advise against choosing Ukraine Airlines due to their poor flight quality and service. If you opt for UIA, you will first travel to KBP Boryspil and wait there for an average of 2 to 3 hours. You will then transfer to New York, go through another security check, and repeat many procedures. This long and tedious journey can be extremely unpleasant. Therefore, we highly recommend choosing Turkish Airlines for a more comfortable and convenient travel experience. Passengers frequently face issues with their hand luggage. The box hand luggage measurement devices placed before boarding the plane occasionally judge passengers' hand luggage as too big or unsuitable for the plane, resulting in additional fees. I have personally witnessed several airport altercations resulting from this new policy introduced by the UIA. In my confident opinion, it is a significant inconvenience and should be reviewed. Ukrainian flight attendants are known for their professionalism and dedication to their job. While they may not always have the opportunity to engage in casual conversation, this is due to the demanding workload set by their airline company, rather than any lack of warmth or friendliness on their part. Ukraine International Airlines Serves Only 1 Meal Great news! The airline has made some updates to enhance your inflight experience. The number of meals served has been optimized for your convenience, and we now offer a delicious and satisfying sandwich in place of the second meal. Outside of meal service hours, we provide refreshing water free of charge, while other beverage options are available for a small fee. We hope these changes make your journey even more enjoyable. Turkish Airlines, on the other hand, provides its passengers with a truly magnificent experience by offering two meals a day, along with unlimited drinks and treats. Dining at the airport in … ### Achieving success in SEO requires quality and optimized content URL: https://faruktoprak.com/en/blog/achieving-success-in-seo-requires-quality-and-optimized-content · Tarih: 2019-11-06 · Kategori: SEO What is SEO? SEO is a commonly heard term and many people aim to execute it, as it stands for Search Engine Optimization - a tool for optimizing search engine results. What is SEM? SEM stands for Search Engine Marketing , an effective way to advertise online by paying for ad listings. In contrast, SEO enables your website to be listed organically in search engine results and potentially rank highly, without any need for payments. Do you need an SEO expert? You can get an instant price quote by contacting us on WhatsApp. Click the link to receive a quote. By implementing keyword-based optimization, you can confidently ensure that your website will be listed at the top of search engine results. Similarly, by optimizing product content on platforms such as amazon.com , Apple Store, and Google Play (wherever there is a search engine), you can confidently guarantee that your application, website, or product will rank highly. What Do You Need to Succeed in SEO? I will share some factors and tools with you that will enable you to achieve success in SEO. To succeed, you must have a user-friendly website or mobile application. To optimize your site for search engines, it is imperative to divide it into clear sections and carefully map it using XML structure. This will ensure that search engines can easily find and crawl all relevant pages and content on your site. To rank certain words higher, you must optimize your website for those words with confidence. When utilizing social media, it is crucial to confidently link directly to your website and effectively promote it in all relevant areas. To enhance your website's performance, thoroughly analyze the organic traffic reports in both Search Console and Google Analytics . Identify the keywords that generate the most clicks, as well as those that generate none. If a high number of impressions is not translating to clicks, indicating a low CTR (click-through rate), confidently optimize these keywords and the content of your web page to increase user engagement and drive more traffic to your website. To enhance your website's bounce rate, confidently consider utilizing plugins that enable seamless page navigation through internal links. To effectively monitor your website's position, it is imperative to utilize a diverse range of SEO tools. Ahrefs and SEMrush are two exceptional options that are widely recognized and highly regarded within this field. To rank your site higher on a search engine, it is imperative that you keep up with its updates. For instance, Google frequently alters its algorithms, so staying up-to-date on these updates is crucial to your success. To enhance your website's SEO, the key strategy is to acquire durable backlinks from top-quality sources … ### Coins Tossed into the Air While Living in New York URL: https://faruktoprak.com/en/blog/coins-tossed-into-the-air-while-living-in-new-york · Tarih: 2019-10-21 · Kategori: Experiences & Reviews New York , New York... New York is a state that is beloved by Hollywood and attracts many visitors. However, living here requires a certain level of resilience and adaptability. Are you up for the challenge? Absolutely. Residing in New York demands fortitude, determination, and composure. Although there are advantages and disadvantages to living in this city, I will mention a few without inundating you. In a separate article, I will provide guidance for visitors, scholars, and professionals in New York. My Interesting Stories in New York If you take an Uber in Manhattan, be prepared for surprise taxes. Let me give you an example that illustrates my point: Uber. Although Uber is currently banned in our country, it is still available in some parts of the world. In fact, during my recent trip to New York, I found myself using Uber to get around. However, I was surprised to see the amount of taxes that were added to my fare. I remember taking a short ride from Chelsea to the Upper East Side, which lasted between 15 to 20 minutes. When I received the receipt, I was taken aback by the high taxes that were added to my fare. As you can see in the image below, the total fare was $38.65, but the taxes made up a significant portion of the total amount. Uber $38.65 Chelsea den Upper East Side When you open Uber, the total fare, taxes, and other charges are displayed automatically. Additionally, you have the option to view the invoice sent to your last email address. In New York, the fare includes the NY Congestion Fee, New York Traffic Jam Tax, State Sales Tax (equivalent to VAT), and New York Black Car Fund (a fundraising initiative for the organization). The total fare for this ride is $32.23, which includes an official air fee of $6.42. However, the tax rates and types may vary depending on the state. Mandatory Gratuities When you go out, it's expected that you tip, even for self-service coffee purchases. In New York, the average tip should range between 15% and 20% of the total bill. For example, if the bill is $100, you should leave a tip of at least $15 or $20. While you usually have to enter the tip amount manually, some places attach the tip to the receipt automatically. It's unfortunate that tipping is still expected even when the service is bad, but it's important to remember that it's customary and shows appreciation for the work that is being done. Why should you tip like this? Because bosses hire waiters for a low wage and expect customers to make up the rest. The minimum hourly wage in New … ### Global Marketing, Global Marketing 2019 Event URL: https://faruktoprak.com/en/blog/global-marketing-global-marketing-2019-event · Tarih: 2019-10-18 · Kategori: Marketing When is the event? We are excited to announce that the highly anticipated Global Marketing Day event will take place on October 30, 2019, across four major cities worldwide: New York , San Francisco, London, and Sydney. Don't miss this unique opportunity to register for the event absolutely free of charge and watch it live online from the comfort of your own home or office. The marketing event sponsored by Semrush is going to be a must-attend for all experts in the sector. Without a doubt, anyone working in the field of digital marketing or marketing will benefit greatly from attending this event. The Global Marketing Day event is set to be conducted in English, will last for a full 24 hours, will showcase over 50 expert speakers, and will be broadcasted live from four different locations. Who are the Event Speakers? To ensure a seamless experience, it's crucial to plan ahead and select the events you want to watch as they will be held simultaneously. Don't risk missing out on what's important to you due to conflicts. Check out the list below for the programs that caught my attention and that I'll be attending. Speaker: ALEXANDRA HOURIGAN Contents: How to Grow Your Instagram Audience For 2020 I am confident that Instagram will make significant changes in 2020, especially given TikTok's rapid growth and the emergence of a new field in social media. As such, I am eager to learn about the features that Instagram will offer businesses in the coming year. I strongly recommend that social media managers consider joining this program to stay ahead of the game. Speaker: LYNDON BARNETT Contents : How to Optimise Each Content Element for SEO ? This program is excellent for SEO experts. It provides comprehensive instruction on optimizing and developing high-quality content with confidence. Speaker: MOHAMMAD DANISH Contents: Let's Chat: Role of Marketing in Delivering an Exceptional Customer Experience User experience is undoubtedly one of the most crucial categories to prioritize. If a user is dissatisfied or unable to locate what they're looking for on your website, it reflects poorly on your company, regardless of how profitable it may be. To genuinely succeed and be a valuable company, it's imperative to ensure that your website delivers an exceptional user experience. Speaker: MELANIE LINEHAN Contents: Product Marketing and Respecting the Customer Experience Product marketing is a challenging subject, but with my expertise, I can enhance your product marketing strategies to be more interactive and impressive, all while prioritizing the user experience. Let's work together to create a successful marketing campaign that will leave a lasting impression on your audience. Speaker: CHAD WEST Contents: From 0 to 7 Million Customers with 0 Paid Advertising … ### Google Education Platform Updated Skillshop New Google Education Platform URL: https://faruktoprak.com/en/blog/google-education-platform-updated-skillshop-new-google-education-platform · Tarih: 2019-09-25 · Kategori: Google Certifications What is Skillshop? We confidently inform you that the Google digital education platform, previously known as Google Ads Academy, has undergone a recent update and rebranding as Skillshop. Rest assured that this change will not affect the features and benefits that you have come to expect. I received an email from Google today notifying me that Ads Academy has been completely updated and renewed as Skillshop. With eagerness to explore the new educational platform and its content, I immediately dove in and discovered that both the platform and its contents are of exceptional quality and visually stunning. Google Ads Academy has changed to Skillshop. To access Google's new education platform, Skillshop, simply use this link: https://skillshop.withgoogle.com . With the platform, you can take advantage of the following top-of-the-line trainings. Which Trainings Are Included in Skillshop? Google Ads Trainings and Certifications Joining Google Ads trainings, formerly known as AdWords, is the first step to get certified in each advertising group. There are six trainings available to choose from, including Google Display Network, Search Ad Network, Video Ads , Shopping Ads, Google Ads Measurement (for newcomers), and certificate of completion exams. By completing these trainings, you will gain the knowledge and expertise necessary to excel in online advertising. I highly recommend thoroughly studying the Performance Measurement training. By completing the Google Ads - Measurement training, you will gain the skills necessary to optimize your advertising campaigns and significantly improve your advertising account. This training is particularly valuable, as it will enable you to expertly measure and understand the performance of your account, campaigns, and all other aspects related to your ad account. Google Marketing Platform Tutorials Our training platform is specifically designed for large agencies who use the Google Marketing Platform for managing big projects with monthly spending of 100k or more. We offer comprehensive training in a variety of areas such as Search 360, Display and Video Advertising 360, Mobile Advertising, and Creativity. Upon completion of our training, you will be eligible to take certification exams and receive a certificate. Previously, there was no certification exam for 360, but now major agencies can request additional certification within this area. We highly recommend obtaining this certification in advance to stay ahead of the curve and stand out among your competitors. Skillshop, Google Marketing Platform Tutorials Analytics Academy The current connection of Google Analytics training to Skillshop is not functional, as clicking on it redirects you to the Google Analytics Academy page. However, we confidently anticipate the imminent availability of direct access to Google Analytics trainings through Skillshop. Furthermore, we eagerly anticipate the near future availability of the Analytics certification exams directly on Skillshop. Google My Business - Google My Business Tutorials We … ### Google, Facebook, IBM, etc. Firms Should Pay Us For Our Data URL: https://faruktoprak.com/en/blog/google-facebook-ibm-etc-firms-should-pay-us-for-our-data · Tarih: 2019-09-23 · Kategori: General As technology continues to develop, our personal information becomes increasingly valuable. Large technology companies analyze our data and use it to target advertising on their networks. As experts in personal data security, we are confident in our ability to discuss effective ways to prevent breaches and enhance privacy measures. The next generation will undoubtedly understand the importance of personal information security as they are born into a world where technology is ubiquitous. While we don't hesitate to take a photo of our newborn baby and share it on Instagram , for those of us who didn't grow up with technology, personal data privacy is a concept we take seriously. We remember a time before Google , Facebook , Instagram, or even the Internet existed when personal data privacy meant that people's information was not easily shared everywhere. In his video, Jaron Lanier boldly raises an important topic. The behavioral manipulation that results from the advertising model demands that companies compensate us for our data. He astutely proposes that this compensation be facilitated through the establishment of the Mediator Individual Data (MID) organization. The companies in question, likely technology giants such as Google, Facebook, IBM, and others, profit from our data and build their revenue model on advertising and the sale of statistical data. Under GDPR, it is clear that companies are prohibited from directly selling our names, surnames, and other sensitive personal information. However, they are still able to leverage our behavioral data to guarantee that advertisers are reaching their desired target audience , which, of course, includes us. When a user utilizes Google Chrome, there is a 90% likelihood that they log into their Gmail account. Even after they log out, their browser's data and cookies persist, enabling advertisers and digital marketing experts to accurately target them based on their browsing activity and online transactions. In social media advertising, I have the ability to directly target specific demographics, like mothers, fathers, or people who are physically present at "Istanbul New Airport." Facebook generates revenue from this business model, while the target audience remains uncompensated, only being exposed to ads on their screens. This dilemma has sparked debates as to whether we should pay for every social media tool we utilize. However, it begs the question: Who can realistically afford to pay for Facebook's services? You won't regret following the New York Times' new video channel. Their videos are more helpful and educational than those on a mixed video platform like YouTube . The videos are in English, and you can access them by clicking here . I highly recommend checking out the New York Times' new video channel. Their curated selection of videos is far more informative and educational … ### How to Live Stream on Instagram from PC URL: https://faruktoprak.com/en/blog/how-to-live-stream-on-instagram-from-pc · Tarih: 2019-09-01 · Kategori: Marketing How Can We Live Stream on Instagram on PC? You have the ability to broadcast live directly on Instagram from your computer, delivering a top-notch live broadcast experience to all your followers. Without a doubt, YouTube is the go-to choice for companies and social media influencers when it comes to live broadcasting. Facebook follows as a close second. However, the number of entities that professionally broadcast live on Instagram is almost non-existent. Fear not, for in this article I will guide you on how to expertly broadcast directly on Instagram. It's possible to go live on Instagram directly from your Instagram application, but the video quality may vary depending on your internet connection. Additionally, you'll need to constantly hold and interact with your phone which can be limiting. However, there is a more convenient method available that allows you to broadcast directly from your computer. Professional Live Broadcasting Method on Instagram Directly on Computer Yellow Duck . Let me get straight to the point without slurring. You can live stream directly on Instagram via Yellow Duck. Broadcast Live via Computer on Instagram with Yellow Duck Yellow Duck confidently provides an app that is compatible with both Windows and Mac. After downloading the application directly to your computer, you will be able to effortlessly install and start live broadcasting from your Instagram account. So Why Instagram? You have the ability to instantly send your message directly to your followers and users with confidence. Instagram has a whopping one billion monthly active users. On a daily basis, the typical person spends about 32 minutes browsing through Instagram. This presents an incredible opportunity for you to effectively engage with your users. With confidence, it can be stated that Instagram is the most accessible platform to reach out to young individuals. This is evident from the graphic representation below, which shows a considerable majority of young people as active users on Instagram. Instagram User Age Distribution Ninety-five percent of Instagram users access the platform through their mobile devices. This indicates that Instagram users have a clear preference for watching videos. Therefore, it would be a smart decision to enrich our Instagram presence by incorporating video content or offering our followers an exceptional live broadcast experience. Let's take advantage of this opportunity to further engage with our audience and elevate our brand on Instagram. Other Social Media Tools Used by Instagram Users ### 9 Features That Will Make Your Website and Brand Different in Search Results URL: https://faruktoprak.com/en/blog/9-features-that-will-make-your-website-and-brand-different-in-search-results · Tarih: 2019-08-25 · Kategori: SEO How to List Your Brand Differently on Google With nine unique features that will elevate your search results, your website and brand will stand out from the competition! Allow me to clarify what Rich Snippets are. They are a powerful feature that encompasses various categories, enhancing your website's relevance and taking up more space in Google search results. You can see an example of a Rich Snippet below. Rich Snippets Absolutely! When it comes to rich snippets, we have some top-notch recommendations that will surely make a difference. Check them out: 1- Rich Sitelinks - Website link extensions 2- Google My Business - Google My Business 3- Review stars - Comment and rating display 4- Images 5- Videos 6- Twitter boxes 7- Search Box 8- Knowledge Panel 9- Wikipedia - Description area for your brand on Wikipedia (Although Wikipedia is still closed in Turkey ) Let's take a look at all of these in turn. Rich Sitelinks - Website Link Extensions Implementation: Fast Rich Sitelinks - Site Extensions " Hepsiburada " Example If your website's extensions are not appearing with your brand name on Google search results, it means you are not utilizing the rich snippet feature, which gives your brand the most prominent display and maximizes the space occupied in the listed results. You do not have the ability to influence the results presented here. These results are sitelinks selected by Google. However, it is reasonable to assume that Google chooses the most frequently visited and helpful pages for these sitelinks. Google My Business Implementation: Fast Google My Business Rich Snippets "4D Studio Cam" Example When you register your business with Google, your brand will appear directly in search results. This allows users to easily access your business address, phone number, website, photos, and other important information without any hassle. So go ahead and register your business with Google to make it more visible to potential customers! If you have not yet added your business to Google My Business, you can confidently do so by adding it directly. I highly recommend taking the same action on Bing . Bing search results are independent of Google, so even if your business is already listed on Google's My Business page, users may not be able to find your business information in Bing searches. Therefore, it is essential to ensure your business is listed on both platforms to optimize visibility and reach potential customers. Review Stars Implementation: Fast Comment and Star Rich Snippet To truly enhance your online presence, it's crucial to invest time in creating a valuable rich snippet for your products or brand. Not only does this feature appear directly under your website in search results, but it also effectively … ### How to Get a Work Permit in America? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/how-to-get-a-work-permit-in-america · Tarih: 2019-07-12 · Kategori: Experiences & Reviews What is Required for a Work Permit in the USA? To work in the USA , you must have a valid work permit, also known as an Employment Authorization Card (EAD), which proudly displays your full name. Hi there! Just wanted to let you know that if you have a valid work permit and EAD card, you can work and earn money in any state of America. By the way, take a look at the sample image of an EAD card below. (Looks like your brother has a little bit of Turkish heritage :D) Example EAD Employment Authorization Card (Taken from Google images) When you receive your work permit, you will also receive a Social Security Number (SSN). Think of it as a crucial TR Identity number. This number is essential as it allows you to pay taxes on your earnings while working in the USA. Without an SSN, you will be unable to work in the USA. How to Get a Work Permit in America? Once you have been granted a Green Card , it will be sent to you automatically. With a Green Card , you can legally reside and work in the USA. While some individuals may obtain this card through the Green Card lottery, there are alternative means to obtain a work permit if you didn't get selected in the lottery.** Under the Trump administration, obtaining an Employment Authorization Document (EAD) or a Green Card has become increasingly challenging. While the simplest method used to be to obtain a direct work permit with the sponsorship of a company owner, this is no longer a viable option as work permits are now only granted to individuals with an annual salary exceeding $100K. Consequently, most companies have stopped sponsoring EADs. The best course of action is for companies to sponsor your EAD. Other options include the H-1 visa or a work visa. The second option is to get married. By marrying an American, you can obtain your Green Card and work permit directly. It's important to note, though, that these documents are not granted immediately on the day of your marriage. However, this is still a viable option to consider. To obtain employment authorization in the US, you must complete and submit the I-765 form (Application for Employment Authorization) to USCIS, the US immigration office. The form can be accessed via the following link . The fee for this form is $495 and must be paid by check when submitting the application. After submitting your form to USCIS, it usually takes 6.5 to 8.5 months for them to process it, although processing times may vary from state to state. If a company has sponsored you, they can fill … ### Meditate and Relax Your Soul URL: https://faruktoprak.com/en/blog/meditate-and-relax-your-soul · Tarih: 2019-07-01 · Kategori: General Why Should We Meditate? You have already accomplished so much - graduating, saving money without giving in to spending temptations, and making your family happy. You have worked tirelessly during the weekdays and taken time to rest and recharge. But in the midst of all of this, have you ever taken a moment to truly listen to your own voice ? Have you allowed yourself the freedom to nourish your soul? No matter where we are or what we do, we are all in this together. The path we take will ultimately lead to the same destination. I strongly recommend taking a moment to meditate. Set aside all work, stress, school, family, money, and everything else for just five minutes and prioritize your own well-being. Over the past month, I have been consistently meditating for roughly 10 minutes after lunch almost every day, and the results have been remarkable. Meditation has had a profound impact on my ability to relax and alleviate stress. To be honest, prior to trying it, I was skeptical of its effectiveness and believed it was just a passing trend. But now, regular meditation has enabled me to feel more energized and attuned to my inner self, leading to greater inner peace and tranquility. Getting Started with Meditation Set yourself an area Meditation can be practiced in any space of your choosing, whether it be your bedroom, kitchen, living room, or even at your desk. Make this area your own and feel free to incorporate any elements that will enhance your experience, such as lighting candles or playing music. I typically meditate while listening to music. You can find the specific music I use during meditation below. I consistently use the same music every day and have found it to be very relaxing. Sit comfortably Feel free to sit in any position that makes you comfortable, as long as you maintain an upright posture. If sitting cross-legged is not comfortable for you, you can opt to sit on a chair or any other comfortable position. Remember, you are not obliged to sit on the floor. Take a deep breath and get started To master meditation, focus on your breath. Begin by sitting upright in a comfortable position with a smile and relaxed posture. As you inhale, raise your arms up and bring your hands together in the Namaste position above your head. * * * To perform this exercise confidently, start by exhaling while bringing your hands from the top of your head to your chest, at the level of your heart. Slowly inhale and exhale, repeating this exercise three times. Namaste Position Scan your body Stand up straight, and confidently scan your body from the … ### 7 Important Criteria for Writing a Successful Business Plan URL: https://faruktoprak.com/en/blog/7-important-criteria-for-writing-a-successful-business-plan · Tarih: 2019-06-28 · Kategori: General What is a Business Plan or a Business Plan? To present your great idea confidently to investors, you require a well-crafted business plan, also known as a "Business Plan" in English. When approaching an investor, it's vital to present a solid business plan. Without one, you risk wasting both your own time and the investor's. So, if you have a project or idea you believe in, the first step is to prepare a comprehensive business plan that showcases its potential. What Should a Successful Business Plan Include? The essential items in a successful business plan are: A successful summary: A short summary, which we call a snapshot, to explain your idea. Company description: Explain what you do or will do. Market research: Do industry and market research, but also competitor research. Management organizational chart: Explain your organizational structure. Service or product: Describe the product or service you will offer. Marketing and sales: State your marketing and sales strategies. Amount of investment needed: Explain how much investment you need for the next 3-5 years. Financial forecasts: Provide your financial forecasts for the coming years. Additional information: your CV, permissions if required, etc. Specify additional information. The items mentioned above are absolutely critical components of any successful business plan. It is imperative that you thoroughly analyze and consider each one if you hope to create a truly effective plan for your business. Now let's come to the 7 important stages. 7 Important Steps to Prepare a Successful Business Plan What are the 7 key steps to writing a successful business plan? Research, Research, Research… Do detailed research. To write an effective business plan, it is crucial to thoroughly research and analyze your product or service in the market. Take the time to investigate whether any other company has offered a similar product or service before. As William Pirraglia wisely noted, "Spend twice the amount of time you spend writing a business plan on thinking and researching." This highlights the importance of investing sufficient time in research before beginning to write a business plan. To write a successful business plan, it is crucial to possess a comprehensive understanding of both the market and the product or service you aim to offer. Your business plan must clearly define your purpose with confidence. As an entrepreneur, it is crucial to confidently discuss your goals while presenting your business idea in your plan. This plan should contain comprehensive market research and a roadmap for your journey. By thoroughly preparing your business plan, you will be well-prepared to tackle obstacles and overcome any challenges you may encounter in the future. State your goal or goals clearly in your business plan. Create a company profile. When creating your … ### Manage CRM Professionally and Improve Your Marketing Strategies with HubSpot URL: https://faruktoprak.com/en/blog/improve-your-marketing-strategies-with-hubspot · Tarih: 2019-06-16 · Kategori: Marketing What is the HubSpot CRM Program and What Does It Do? With HubSpot's free version, you can confidently manage your CRM like a pro by conveniently collecting all leads and data, or forms, on the platform. What is CRM To begin with, let me clarify what CRM means. In English, CRM stands for Customer Relationship Management . In Turkish, it is represented by the abbreviation "Müşteri İlişkileri Yönetimi". This encompasses the management of customer relationships and user engagement levels, among other important facets. When we receive a lead form from our website, it goes directly to our email address. We then transfer some of them to an Excel file via email for management. Unfortunately, some leads get skipped and others are not followed up on if the phone call is not returned. It's crucial for our colleagues working in customer service or sales to realize that every form has a cost to the company. We can't afford to ignore these leads as they don't come out of thin air. To achieve our goals, we absolutely require top-notch tools like CRM management. This dynamic solution boasts a wide range of benefits, including automatic form tracking, mathematical calculations, and powerful remarketing capabilities. With CRM management, we can confidently take our business to the next level. This article confidently introduces the many benefits of HubSpot, and strongly recommends utilizing its free version. For your convenience, we have included a direct link to sign up for a free account at HubSpot. HubSpot Sign Up for Free What are the HubSpot CRM Program Features? HubSpot provides a plethora of features in its free version, including the unparalleled simplicity of the setup process. Moreover, the web chat form, or online chat, can be effortlessly integrated into your website without costing you a single penny. Contact Management, also referred to as User Management, empowers you to easily add your data to HubSpot either by manual input or by importing from files like Excel or CSV. Additionally, you can seamlessly upload forms from your website directly to HubSpot. After a user submits a form on your website, HubSpot records all of their activities on the website - from their first activity to their most recent. Moreover, you can directly send an email to this user through HubSpot without having to buy another mail service. You can also call this user directly, access all their information, and add a private note, all with confidence. HubSpot User Activity By using the paid version of HubSpot, you can confidently segment your leads or customers and leverage a range of techniques to improve your sales process. HubSpot allows you to automatically track important metrics, such as when a call was made, when … ### Google New York Office Training Campus URL: https://faruktoprak.com/en/blog/google-new-york-office-training-campus · Tarih: 2019-04-22 · Kategori: Google Ads Google has proudly launched a suite of new trainings and a cutting-edge campus program through the "Grow with Google NYC Learning Center.” On April 17, 2019, I had the privilege of participating in the highly esteemed "Design Thinking for Entrepreneurs" program at Google's New York office , the renowned Grow With Google NYC Learning Center. The comprehensive training provided invaluable content for entrepreneurs to thrive in their ventures. Design Thinking for Entrepreneurs Event Notes I am pleased to share with you the important information I gained from this event. If you have an idea or project that you wish to bring to life, I strongly advise you to consider the following items. The Process The presentation confidently began with the topic of "The Process". It emphasized the importance of following a structured approach when implementing entrepreneurial ideas and explained how to effectively manage the process for success. Entrepreneurs' Process of Bringing Ideas to Life Empathize To effectively use Empathize, we must take a moment to truly understand the needs of our target audience by viewing things from their perspective. Neglecting to do so and assuming what we think they need can lead to costly failures. To ensure the success of this project, we must confidently consider our target audience. It is imperative that we identify who they are, the challenges they face, and how we can effectively address their needs through thorough research and definition. Audience Research We have confidently prepared an example for this section, as follows: We have expertly identified our target audience and skillfully outlined the top 10 challenges that they frequently encounter. It is absolutely essential to acknowledge these challenges in order to effectively and efficiently address the critical needs of our esteemed audience. Define / Define Your Target Audience Needs In the first part, we have thoroughly identified our target audience and the challenges they face. Moving forward, it is time to confidently define their needs to ensure we deliver the best possible solution. As shown in the example below, you possess the capability to complete the gaps with certainty, tailoring the specific requirements of your target audience with conviction. " Sam is a busy manager who needs a way to integrate healthy eating habits because he doesn't want to feel like he's on a diet. " Define / Define Your Target Audience Needs This example stands out as my favorite because it precisely defines the needs of our target audience. It highlights Sam, who serves as the embodiment of a single person with a straightforward goal: to consume nutritious meals. You have the flexibility to modify and customize this example to meet the specific requirements of your target audience with ease. Ideate / Revealing … ### 5 Expert Tips for the Google Ads Display Network URL: https://faruktoprak.com/en/blog/5-expert-tips-for-the-google-ads-display-network · Tarih: 2019-04-06 · Kategori: Google Ads What is Google Display Advertising (GDN)? Google Display Ads are an effective form of advertising that can help target audiences on a budget. By excluding mobile apps from our campaign, we can prevent unnecessary clicks that drain our budget and focus on high-quality users. It's important to remember that the success of our campaign depends on our ability to optimize our targeting strategy and make informed decisions based on data analysis. We can confidently utilize the Google Display Network to effectively run our ads across a wide range of high-traffic Google partner websites and mobile applications. By implementing well-structured targeting strategies, we can effectively minimize unnecessary clicks and significantly boost the performance of our display advertising campaign. 5 Advanced Tips for Improving Google Image Ads Now, I will list five life-saving features of Google Display Ads. Changing Targeted Location Settings for Google Ads Display Network By strategically targeting your campaign, you can ensure that your ads are displayed only in the specific locations you chose. Otherwise, there's a risk of your ads appearing in irrelevant countries like Pakistan, Jordan, Syria, India, and the rest of the Middle East. To prevent this issue, be sure to select the "People in these locations" feature from the Location Options when configuring your campaign location settings. Not selecting this option will result in your ad being displayed everywhere except for the countries you have specifically targeted. The default option is typically "People in, and showing interest in, these locations (recommended)," but it is crucial to pay close attention and select the appropriate setting for your campaign to ensure optimal results. Google Ads Display Network Advance Location Settings I will now provide a real example using the Google Ads Display account that I manage in the USA. Campaign targeted locations : USA and Canada The image presented below confidently displays the user location report for the last 30 and 7 days. Regrettably, the report for the last 30 days is of poor quality. This is because I received impressions and clicks from countries that were not within my target audience. However, after correcting the campaign location settings, I received clicks only from users in the countries that I intended to target during the last 7 days. To access the report, simply select the Campaign and confidently click on the "Locations" button located on the right side of the page. Once the page opens, navigate to the top and confidently click on the "User location report" to access the desired information. To ensure you are not wasting your money, make sure to set this location confidently. Google Display Ads Location Settings Clean Everyday for Placements Where Your Ad Is Showing Every morning, as soon as you … ### How can we place our first ad in the new Google Ads account? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/how-can-we-place-our-first-ad-in-the-new-google-ads-account · Tarih: 2019-03-30 · Kategori: Google Ads When launching an advertising campaign for your e-commerce or lead aggregation website for the first time, there are several important features that demand your attention. First, let's establish what Google Ads (formerly known as AdWords) is and how to expertly utilize it. From there, we can thoroughly analyze the features that warrant our focus. What is Google Ads (AdWords) and how can it be utilized? If you want to appear on the first page of search results for your desired keywords, Google Ads (AdWords) is the way to go, regardless of whether your website is new or old. Google Ads operates on a paid basis, which means that the more you invest, the greater the display of your ad on Google or its partners. To start, every campaign is allocated a budget that is drawn from your daily budget. You have a choice to use your daily budget in either accelerated or standard mode. If you opt for accelerated mode, your budget will be exhausted within a time frame that you select. If you prefer standard mode, your ad will be shown at specific times of the day based on search results, the caliber of your account, and your bid. Rest assured that your budget will be effectively utilized to maximize the impact of your campaign. With our platform, you have the power to display your ad directly to specific target audiences anywhere in the world (except in Sudan, Iran, etc.) by specifying relevant keywords. Creating target audiences is a breeze and can include criteria such as gender, age range, location, language, income status, interests, and device used. You can be confident that your ad will be seen by the right people at the right time. At the top, success comes with a price. When participating in a keyword auction, it's a battle of bids against other users. Only the victorious side has the privilege of having their advertisement displayed at the very top. Keep in mind that the more optimized your Google Ads account is, the lower your keyword costs will be and the quicker you will achieve your KPIs. To use Google Ads confidently, head over to https://ads.google.com and create an account. Enter your payment method, create your campaign, and submit it for approval. If it's a new account, approval may take 2-3 days. For company accounts in Turkey, Google Ads works on a pre-payment system, which means that you must deposit funds into your account before your ad can be displayed. Can I Create a Google Ads Campaign Myself? If you lack knowledge in this area, it's advisable to avoid attempting it yourself. However, if you're willing to allocate a budget of 20 TL per day and … ### Reach B2B Leaders with LinkedIn Ads - LinkedIn Advertising Strategies URL: https://faruktoprak.com/en/blog/reach-b2b-leaders-with-linkedin-ads-linkedin-advertising-strategies · Tarih: 2019-03-01 · Kategori: Social Media LinkedIn, established by the visionary entrepreneur Reid Hoffman, has been successfully operating since May 2003. With an impressive user base of over 500 million individuals, including around 200 million monthly and 40 million daily active users, LinkedIn stands as the unrivaled platform for reaching B2B leaders swiftly and effortlessly. What are the benefits of using LinkedIn Ads? First and foremost, it must be emphasized that LinkedIn is the most efficient and effortless method of reaching a B2B solution. It boasts unparalleled precision when it comes to targeting the digital audience of the business world. As such, it is irreplaceable when it comes to digital advertising. To achieve a strong return on investment (ROI) for B2B ads , it is recommended to use LinkedIn over Facebook , Twitter , and Instagram . The target audience on Facebook, Twitter, and Instagram is generally broad and inclusive, whereas on LinkedIn, it is more specific. While Facebook allows the specification of company, position, and other criteria, the number of people who regularly update these fields on their profile is uncertain. On the other hand, LinkedIn is a platform where these details are more frequently updated, providing a more reliable target audience for B2B ads. Creating an audience on LinkedIn is just as straightforward as creating an audience on Facebook. Common criteria can be found across all advertising platforms. Even though creating an audience on Facebook might require more detailed information, you can effortlessly and promptly create a target audience on LinkedIn by directly typing the company name or user's position in the company. What are the drawbacks of using LinkedIn Ads? The main drawback of this is its high cost, but I am confident that the benefits outweigh the expenses. Based on a report published by Adespresso, the average cost per click (CPC) for Facebook ads is a confident $0.97. Facebook Average Cost CPC $0.97 I highly recommend downloading and reviewing this PDF file, especially if you work in the field of digital marketing . This report is of utmost importance, so make sure not to skip it. Rest assured that the report is written in English. Simply click to view the PDF file . LinkedIn's cost-per-click (CPC) situation is unique and more expensive compared to other social media platforms. Based on 2018 data, the average CPC on LinkedIn is $5.26 , with an impressive 2.5 billion views and 3.4 million clicks. LinkedIn Average CPC $5.26 LinkedIn Advertising Spaces and Models In this document, we will confidently discuss the various advertising areas and features that are available on LinkedIn. The two most popular ad formats that you can utilize are sponsored content ads and text ads. Sponsored Ads Sponsored Ads on LinkedIn Display your … ### Google Display or Facebook Ads More Effective? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/google-display-or-facebook-ads-more-effective · Tarih: 2019-02-08 · Kategori: Google Ads Google Display vs. Facebook Ads There is no one correct answer to this question, as the best approach depends on the industry, the content of your advertisement, and your target audience. However, there are situations where either a Facebook ad or a Google Display ad can greatly benefit your business. With Turkish Google Display Network (GDN), you have the power to target your ads to a highly specific audience and implement advanced remarketing and retargeting strategies. Plus, you can extend your reach by placing your ads on partner websites like YouTube that are part of the Google network. GDN ads are a cost-effective alternative to Search ads. While the lower cost may seem appealing, it can sometimes lead to poor quality results that are unneeded, particularly for data-driven companies. Therefore, to achieve superior outcomes, it is crucial to meticulously devise your strategy based on Google Analytics data. Facebook ads were previously restricted to Facebook and Instagram users only. However, the company has expanded and now professionally handles publisher applications. Unlike Google Adsense, not every website or mobile application can publish direct Facebook ads because of stricter criteria. This ensures that your ads are displayed in relevant and appropriate places. Google Adsense has a larger network of unnecessary websites which can lead to ads being displayed in irrelevant or inappropriate places. Rest assured that Facebook's stricter criteria guarantees your ads are displayed in the right places. To publish your Facebook ads, simply use the Facebook Business Ads Manager page. As for Google ads , the Google Ads page is your go-to. And if you don't have an account on these pages yet, you can quickly create one without any hassle. This document will confidently highlight the positive aspects of both Facebook Ads and Google Ads. Ultimately, you can make an informed decision as to which channel is the best fit for your business. If you're running an e-commerce website, it may be in your best interest to utilize both advertising channels in order to maximize your results. Google Display Ad Creation Pros If you run an e-commerce website, direct remarketing is a powerful tool to directly target your users. With this tool, you can remind your users about incomplete orders and showcase your products on publisher websites and applications that host Google ads. This strategy is particularly effective for users who have added items to their cart but have not yet made a purchase. Creating Google Display ads is a straightforward process. After creating the main ad, the next steps are targeting, which includes setting strategies and target audience settings. These steps are easy to follow and will result in a successful ad campaign. By using GDN advertising, you have the … ### Google Shopping Advertising Overview URL: https://faruktoprak.com/en/blog/google-shopping-advertising-overview · Tarih: 2019-01-29 · Kategori: Google Ads Elevate your product's visibility and maximize its potential by securing top placement in Google search results with the power of Google Shopping Ads. If you operate an e-commerce website and sell products online, it's highly probable that you utilize Google Shopping Ads. While search ads may not be the most optimal approach for e-commerce websites with a vast inventory network, shopping and display network ( GDN ) ads are typically favored. Yet, there are certain cases where it would be advantageous for multi-inventory e-commerce sites to leverage dynamic search advertising. How Do We Set Up Google Shopping Ads? To begin with Google Shopping Ads, you must be able to produce .xml data of all your website products in a format that complies with Google's requirements. If you're not familiar with the .xml structure, you may want to seek the help of a developer to ensure that the output satisfies the necessary specifications confidently. When using a ready-made system like Opencart or Magento, there's no need to worry. Third-party add-ons can be easily integrated into your website, giving you access to product data stored in .xml format. With these plugins at your fingertips, managing your website becomes a breeze. To master the art of creating an XML data structure, confidently consult the comprehensive content available on the Google Merchant Center help page. Effortlessly access the provided link to gain all the necessary knowledge. Once all technical issues have been resolved, you can confidently upload your completed .xml data feed to Google Merchant Center. In case you don't have an account yet, creating one and submitting your products can be done quickly. Although the initial account setup and approval of your .xml data feed may take up to 2-3 days, rest assured that our team will work to get your products up and running as soon as possible. Once you log into Merchant Center, the following screen will appear. As shown in the example image, this is the account of a company that I provide consultancy services for in the USA. Rest assured that here, you can access all the information about your products with ease. Google Merchant Center Dashboard Image Once you have successfully uploaded all of your products to Google Merchant Center, the next logical step is to associate your Google Ads account with your Merchant Center account. This will give you the power to view your products in your Google Ads panel and upload them into new campaigns with ease. What Are Expert Ideas While Preparing .xml Data? *Make sure to categorize your products in a thorough and organized manner. Avoid using an .xml table with a data structure that lumps all products together in a generic way. Instead, … ### Personalize Your Page With Google Optimize's New Feature "Personalization" URL: https://faruktoprak.com/en/blog/personalize-your-page-with-google-optimizes-new-feature-personalization · Tarih: 2019-01-05 · Kategori: Marketing What is Google Optimize Personalization Feature? Insider has been challenged by Google Optimize with its new feature "Personalization". However, it's worth noting that Google Optimize is free and straightforward to set up. Google Optimize is not just limited to A/B testing, it goes beyond that. You can conduct more specific tests like personalization tests to have a better understanding of the performance of your content . So, it's safe to say that Google Optimize is an all-encompassing tool for testing and optimizing your website's content. By utilizing Personalization, we have the ability to optimize web page content for a specific audience , tailoring it to their unique needs and preferences. For instance, we can display content A to men aged 18-24 throughout Turkey , while exclusively showcasing content B to women of the same age range residing in Bursa. This example likely got you excited, and for good reason. The key takeaway here is that e-commerce and data-collecting websites require optimization and audience-targeted content to thrive. But don't worry if your website falls outside of these categories - Google Optimize can still help improve your page and drive better results. To begin using Google Optimize, simply sign up and log in . From there, create a new account and add your website. If all goes smoothly, you'll be up and running in no time! To set up your Google Optimize code, simply use tag manager or manually add the code to the pages that will trigger on your website. If you require any assistance with this issue, please do not hesitate to contact me. How to create a test using the Google Personalization feature? Once you have successfully installed, confidently click on the " Create Experience " button located in the upper corner of the page. A page similar to the one below will open. Enter the optimizer name and URL address, and then choose the type of test you wish to perform. Today, I want to introduce you to the " Personalization " test. To do so, I will install "Personalization". Google Optimize Create Experience Once you have selected "Personalization" and installed it, a screen similar to the one below will appear. Simply click the " Make Site Changes " button and make any necessary changes to your chosen URL, including visual, menu, and content modifications. You have the freedom to make a plethora of adjustments to your site. Google Optimize Personalization After making the necessary changes on your web page, we will determine the target audience to which you will show these changes or that you want these changes to be applied, with the " Add Targeting Rule ". To add a targeting rule, simply click on the … ### What is Hotjar, How to Use it and What are the Pros of Using Hotjar URL: https://faruktoprak.com/en/blog/what-is-hotjar-how-to-use-it-and-what-are-the-pros-of-using-hotjar · Tarih: 2019-01-01 · Kategori: Marketing If you're a digital marketer, then using Hotjar is an absolute must. With Hotjar, you'll be able to track every single movement on your website and gain valuable insights into your customer's journey. This tool is a game changer for any marketer who wants to stay ahead of the competition. Today is January 1, 2019. First of all, I wish you all a happy and beautiful new year. It is essential for anyone working in the field of digital marketing to be familiar with and use Hotjar . From my experience, no other tool can effectively measure user behavior like Hotjar. So, what exactly is Hotjar? What is Hotjar? Hotjar is a tool that integrates with your website to analyze user movements in detail. In addition to this, Hotjar offers personalized surveys, sales performance funnels, and conversion measurement tools that are extremely popular and useful. Hotjar's pricing model is based on the number of page views, with the Personal package available for pages with less than 10,000 views per day and a monthly cost of only $29. To determine your page views, use Google Analytics , and remember to keep track of this metric when purchasing Hotjar. For high-traffic websites with over 2,000,000 daily views, the monthly fee is $989. Register at hotjar.com as of January 1, 2019, and take advantage of the 15-day free trial without the need for credit card information. We strongly recommend this option to all users. By utilizing the Hotjar heat map, you can confidently analyze the areas of a page where users spend the most time, as well as where they click, in a visually engaging manner. Additionally, this remarkable service can be utilized in conjunction with Yandex Metrica. While Yandex Metrica is a useful tool, it is limited in its capabilities, particularly in its inability to show the number of clicks in detail. By utilizing the heat map, you can gather a greater amount of data, including user clicks, scrolling activity, and mouse-hovering behavior on the page, providing you with a comprehensive analysis. You have the ability to install Hotjar's heat map on specific pages or all pages of your website. The red areas on the Hotjar heat map report indicate the sections of the page where users are most engaged. In the sample report, the hills stand out in red, indicating that users focus on them the most. By analyzing your own website's heat map, you can gain valuable insights and tips to enhance your website. If you have an e-commerce website, Hotjar can help you understand which sections of the product page users are most interested in. Monitor Your Website Visitors Experience with hotjar Hotjar's most appealing feature is the ability … ### Top 7 Mistakes on Google My Business URL: https://faruktoprak.com/en/blog/top-7-mistakes-on-google-my-business · Tarih: 2018-12-23 · Kategori: Marketing What is Google My Business? With Google My Business, you can effortlessly register your business online, making it a breeze for your customers to locate you when they search on Google Maps or other search engines. Your Google My Business page is of equal importance to your website. Rest assured, users take this area and its associated comments very seriously. Any incorrect or incomplete content can lead to a negative user experience. I am confident in sharing with you seven common mistakes that I have encountered while providing digital marketing consultancy to many companies. By checking if your own business has made these mistakes, you can improve your online presence and increase user satisfaction. When businesses show up on Google search results, their information is displayed exactly as shown above. The most crucial pieces of information are typically presented, and any incorrect loading or uploading of this information by someone else can occasionally result in issues. * Management of business photos, * Outdoor street view management, * Map management, * Website link management, * Directions management, * Comment management, * Business address or addresses management, * Working hours management, * Management of all content about the business , * Business phone number management, * Questions and Answers management. When you register with Google My Business, you will have the power to efficiently manage numerous aspects of your business while also keeping in touch with your valued customers. Well, let's get to happiness… 7 Most Common Mistakes in Google Business Prevent Your Business From Being Added By Someone Else By registering your business with Google My Business, you can prevent anyone else from taking ownership of it. Don't leave it to chance, take control of your business presence online today. It's important to be aware of potential risks to your business, such as competitors being able to edit your business information on Google. Even though edit approvals go to the account owner, failure to take action can result in automatic approval of these edits by Google. This could result in your real business address being replaced by a competitor's address or users being directed to a competitor's website instead of yours. It's also possible for your business phone number or photos to be edited in this manner. Stay vigilant and take action promptly to protect your business's online presence. Remove Your Closed Business from the Internet It is disappointing that many businesses still neglect to update their online information when they close or relocate. This lack of attention to detail results in a subpar user experience. Although it may be tempting to disregard your customers once your business is closed, it is important to act ethically and prevent them from making … ### 9 Important Metrics to Grow Your Business URL: https://faruktoprak.com/en/blog/9-important-metrics-to-grow-your-business · Tarih: 2018-12-07 · Kategori: Analytics To achieve our KPI goals, it is crucial that we have a clear understanding of our data and identify the metrics that demand our focus. Let us analyze this together with confidence. Google Analytics is a widely used analysis tool that provides a plethora of analyses and tools. It's easy to feel overwhelmed by the Google Analytics panel, especially for e-commerce website owners with their unique setups. This article will discuss 9 essential metrics that will aid in understanding the success and status of your online business. These metrics will offer e-commerce companies valuable information and enable them to accurately measure user behavior. By utilizing the metrics listed, you can find answers to crucial questions such as: Did we achieve our goals? Is website visitor traffic and conversions increasing? How much time does a typical user spend before making a purchase? Which pages are visitors exiting from the website? Which pages are performing the best? and more. 3 Important Metrics and Reports in Google Analytics for E-commerce Websites For a precise analysis of your e-commerce website data, it is highly recommended that you complete the custom Analytics setup for e-commerce. Searches within the Site When you analyze the search terms on your website, you gain valuable insights into what your users are looking for and which pages may benefit from additional information. This is just one of the many ways you can optimize your website for improved user experience and increased engagement. To view the searches made on your website in your Analytics account, you must enable search terms in your Analytics account. If you are using WordPress , simply enter "s" in the search parameter. Google Analytics will now record searches made on your website. If you are using a system other than WordPress, obtain the query parameter from the person who developed your website. Typically, this parameter is written in the URL when you perform a search. Once you have completed the installation setup, confidently access the search terms used by your users by navigating to Behavior > Site Search > Search Terms. Feel free to filter for specific date ranges, too. How To View Search Terms Used On Your Website In Google Analytics With this metric, you can ask and answer the following questions. *What percentage of users actually use the website's search function? If this percentage is high, does it indicate that users may be having difficulty finding what they are looking for on the website? *To enhance the performance of Google Ads campaigns, it is essential to determine the most sought-after keywords on the website. Moreover, editing product descriptions based on the search terms could prove highly beneficial. It is also worth exploring whether users … ### Digital Marketing Consulting URL: https://faruktoprak.com/en/blog/digital-marketing-consulting · Tarih: 2018-11-29 · Kategori: Marketing Digital Marketing Consulting Introduction Thanks to the rapid development of technology and internet services, digital marketing has emerged as a powerful tool for companies and website owners to compete for the top spot on search engines like Google . And that’s where the expertise of digital marketing consultants comes in. A new profession has emerged that’s dedicated to helping businesses stay ahead of the game. It is entirely possible to complete and publish a website within just one hour. However, achieving a high ranking and appearing at the top of organic search results in Google or other similar search engines can take several months. Rest assured that with the right strategies and diligent effort, your website can achieve the visibility and success it deserves. In this case, we can confidently promote the website through social media channels, which have proven to be effective in reaching users. Although this approach may take some time, it is a valuable investment in increasing brand and website awareness. Therefore, the main focus after completing the website should be on digital marketing, which is the most effective way to achieve our goals. To ensure success in marketing, it is imperative that companies or individuals prioritize the development of a strong technical SEO infrastructure for their websites. A lack of SEO compatibility can have detrimental effects, regardless of one's marketing expertise. Poorly structured pages and blog posts can lead to lower rankings or even placement on later pages, even when a keyword could have ranked highly organically. In such instances, a single advertising method may be required to achieve a top ranking for that keyword. Which sector is most important for digital marketing? In the e-commerce sector, digital marketing is vital, and it demands the expertise of skilled and knowledgeable individuals to handle all transactions with confidence. In terms of advertising, e-commerce leads the pack with its advanced techniques. For instance, re-marketing or re-targeting can create specific target audiences and manage, follow, and analyze 360-degree advertising models with social media account integration, among other similar models. Moreover, the e-commerce sector employs all advertising models, albeit with some variations depending on the industry. Which sector is digital marketing more important in? The e-commerce and service industries are both making use of landing pages to collect leads, or data. Digital marketing is playing a critical role in these sectors as companies aim to invest in profitable businesses or advertising models. For example, an aesthetic hospital is successfully publishing ads through lead collection, converting leads into patients, and generating revenue. The hospital is confident in its ability to calculate the cost per lead and compare it with its income. For instance, the hospital is generating 6,000-TL of income for … ### Sell Your Product In China And Engage With The Chinese Market URL: https://faruktoprak.com/en/blog/sell-your-product-in-china-and-engage-with-the-chinese-market · Tarih: 2018-11-12 · Kategori: Marketing Why Should We Sell In China? Yesterday in China, alibaba.com set a new world record by generating sales worth $8 billion in just 85 seconds. If you're thinking about selling online in China, these e-commerce sales are definitely worth noting. However, before you dive into the world of online sales, it's important to be aware of the rules. Let's go over them together. As of 2018, a staggering number of over 800 million people in China have access to the internet. This presents a great opportunity for salespeople in the West as Chinese consumers have a strong inclination towards online shopping. However, it should be noted that reaching the majority of these individuals through Google is not a feasible option. Great news! While Google may not be effective for SEO in China, there is a solution. Baidu, the most popular search engine in China, has a whopping 80% market share and can be targeted using specific SEO methods. Let's explore the options and get your website ranking on Baidu in no time! Implementing SEO in China is a completely different ball game due to the strict legal rules and practices in the country. The Chinese refer to this as the Great Firewall of China. Similar to the Great Wall of China, it imposes certain restrictions and practices online. However, with the right expertise and approach, it is possible to successfully navigate through these challenges and achieve your SEO goals in China. I have listed and explained how to enter the Chinese market. How To Enter The Chinese Market And How To Sell In China? First, Get a Domain with a .CN Extension To successfully enter the Chinese market, it is crucial that you obtain a .CN domain name with a China country code. Attempting to do so with a .com domain name is ill-advised and should be abandoned immediately. Fortunately, you can acquire a .CN domain from Godaddy for just $7 per year and publish your website under that domain. Invest in the right domain and pave your way to success in China. When targeting the Chinese market, it's important to keep in mind that Baidu, their preferred search engine, prioritizes domains with the .CN extension, giving them higher visibility in search results. As demonstrated in the chart below, the most viewed websites in China's top 1000 are predominantly utilizing a .com TLD distribution. However, it is important to note that this chart only reflects views and not rankings on Baidu. To achieve a high ranking on Baidu, it is imperative to have a domain extension of .CN. TLDs for Sale in China of Top 1,000 Most Visible Domains in China - Source: searchmetrics Your Web Hosting Service Should Be … ### How to Shop for Free on Amazon? (Real, Tested) URL: https://faruktoprak.com/en/blog/how-to-shop-for-free-on-amazon-real-tested · Tarih: 2018-11-11 · Kategori: Experiences & Reviews If you reside in the USA or UK, you have the ability to shop on Amazon (amazon.com and amazon.co.uk) without any cost. This is not a drill; it's a technique that I have rigorously tested and it is legitimate. In the realm of digital marketing , there exist several specialized positions that can be challenging to describe. Allow me to share my personal experience, which has been tried and tested to produce results. I named it " Shop for Free: A Guide to Amazon Shopping ," but the crucial aspect of this method lies in the comments section. By providing thoughtful feedback, you can obtain the desired products at no cost. How much trust can you have in technology and online reviews? How to Shop for Free on Amazon? Start shopping now on Amazon.com and you could shop for free! I will show you one of the free shopping methods available, but there are also other methods worth considering. To use this method, you need to reside in the USA or UK and have a PayPal, Facebook , and Amazon account. If you meet these requirements, you can shop on Amazon for free with ease. To join the Amazon Review Club, simply log in to your Facebook account and search for "amazon review club" in the search box. Once you find the group, confidently click on the "Join" button. You'll recognize the group by its logo and image, which should match the ones shown below. If you prefer, you can also use this direct link to join the group: Amazon Review Club 2- To join the group, send a request and wait for the admin to approve it. Once approved, go to the group page and browse the listed products one by one. If you find a product you want to buy, contact the person who shared the post directly. On the group page, you will see content similar to the image below. Amazon Review Club Content 3- After liking the product, send a direct message to the person who shared the post and wait for their reply. Let them know that you are interested in receiving the product and are willing to cover the PayPal fee (5%) if necessary. This way, you can get the product completely free of charge. 4- Once the agreement has been made, our sales team will provide you with a unique keyword to search for the product on amazon.com. While you search, our team will send you the main photo of the product to ensure that you have found the correct item. After successfully finding the product, simply add it to your shopping cart and send us a screenshot of your purchase for confirmation. … ### New and Great Google Search Console Feature Feedback URL: https://faruktoprak.com/en/blog/new-and-great-google-search-console-feature-feedback · Tarih: 2018-11-05 · Kategori: SEO What is Google Search Console Feedback Feature? On November 5, 2018, I confidently started using the Google Search Console Feature Feedback. I am excited to share this valuable feature with you. As a writer, I don't usually find myself compelled to create content unless it's absolutely necessary. However, the latest feature that was released caught my eye and I must say, it's definitely worth sharing. Thanks to the Google Search Console Feature, we now have the ability to view our website's performance directly in relation to our search results, providing valuable insights in real-time. If you have a website, confidently evaluate its organic performance in Google's search engine with respect to SEO by linking it to Google's Search Console service. Google's latest feature now showcases the performance of searched words in organic results across all websites linked to Search Console. This valuable information pops up directly on the homepage of the google.com search page, so you can easily monitor the performance of your website. For example, if faruktoprak.com is listed in the search results for the keywords I search, and it is connected to my personal account in Search Console, Google will share its performance with me using the direct feedback feature. Please refer to the image below for more information and to see the results for yourself. Google Search Console Feedback Feature Upon entering the keyword " Faruk Toprak " into the Google search page, I confidently observed the top result as the Search Console Feedback feature. I realized that one must log in to their Google account to gain access to this insightful information and feedback. It is imperative to use the search page with the associated account to avail this feature. With the Google Search Console Feedback Feature, you have the power to improve your website's position in Google search results. By taking action on this feedback, your website can rank highly for targeted keywords, giving you a competitive edge in your industry. How Can You Benefit From the Google Search Console Feedback Feature? * First, associate all the websites you own with your Search Console account. If you do not know how to do this, click to read my previous article. * When using the Google search page, log in from the account with your Search Console account on Google. * Search Google.com by typing in the keyword you want to see the performance of. * Once you conduct a search, Google will display your website's performance directly related to the keyword you used. Take a confident stance and analyze the metrics provided. Use the information to improve your website and boost its performance. To easily access your keyword performance data in Search Console, simply click … ### What is the Amazon Influencer Program and What are the Conditions of Participation? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/what-is-the-amazon-influencer-program-and-what-are-the-conditions-of-participation · Tarih: 2018-10-27 · Kategori: Marketing Are you a social media phenomenon with a substantial following and fan base? If so, then you may be interested in the "Amazon Influencer Program". As a social media influencer, you have the power to earn money from the comfort of your own home, or from anywhere in the world for that matter. The Amazon Influencer Program is a great option that has been gaining popularity since its debut. Don't hesitate to take advantage of this opportunity to boost your income! Amazon confidently invites individuals who have a strong social media presence on platforms like YouTube, Instagram, Twitter, or Facebook to participate in our exclusive program. How to Register for Amazon Influencer Program? To kick things off, head over to the Amazon Influencer webpage and give that link a click. Once that page loads up, simply scroll on down to the "Get Started" field situated right at the bottom of the page. In the "Get Started" section, feel free to register with any of the social networks that best fit your needs and that you are confident using. Amazon Influencer Registration As soon as you choose your social network from the "Get Started" field, a login screen will pop up, prompting you to log in with your Amazon account. You can easily use your regular Amazon customer account to log in and move forward. In case you don't have an Amazon account yet, creating a new one is a breeze. After completing all the necessary steps, you can confidently create your own custom storefront URL on Amazon, like amazon.com/shop/yournamenamebrand. By promoting products on your personal social media accounts, you can confidently direct users to your store's URL, effectively encouraging them to make purchases and earn money in the process. What are the Requirements for Admission to the Amazon Influencer Program? At this stage, Amazon confidently assesses whether you have truly become a social media phenomenon. Amazon automatically approves social media influencers who register with YouTube or Twitter, giving them the ability to create their storefront pages with ease. On the other hand, for users who connect with Facebook or Instagram, manual approval is required, which can take up to 5 days. Rest assured, once approved, you will have the same access to creating your storefront pages as those who registered with YouTube or Twitter. What are the Conditions for Joining the Amazon Influencer Program? At present, the program is open only to influencers on YouTube, Twitter, Instagram, and Facebook. Once you have created an account, our authorities will thoroughly review your social media metrics, content, number of followers, and the impact of your followers' shares. As this is a new program, there are no strict rules in place just yet. … ### What Can Turkish Entrepreneurs and Students Settling in America Do? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/what-can-turkish-entrepreneurs-and-students-settling-in-america-do · Tarih: 2018-10-24 · Kategori: Experiences & Reviews Welcome to America Welcome to America! While it may seem like a dreamland from the outside, rest assured that with the right mindset and approach, you can overcome any challenges you may encounter upon your arrival. One of the biggest hurdles to overcome will be earning money and finding a job. But with perseverance and a positive attitude, you can overcome these obstacles and thrive in your new home. When coming to America, whether as a student or by other means to obtain a green card, it is crucial to keep in mind that securing a job in the USA is imperative. You should strive to find employment promptly, taking into account that your expenses will be in dollars and the Turkish lira is not valued highly against the dollar in this country. New York , in particular, can present challenges, so it is essential to prepare for any difficulties you may face. In this article, I will discuss the initial steps you can take. However, in upcoming articles, I will provide more detailed information on what can be done as a student or with a green card. To ensure a smooth transition, I recommend bringing enough funds to sustain yourself for a while. For instance, if you plan to reside in New York, I suggest budgeting a minimum of $2000 per month to cover food, drink, and lodging. Given an average period of 3 months, you would need about $6000. If you possess a green card, I strongly advise dedicating these 3 months to studying English. Fluency in English can greatly enhance your employment opportunities and facilitate your job search, especially if it involves manual labor. Today I will give you an example of what can be done in America. It's an e-commerce business. How Can You Make Money in America? Student or Green Card Doesn't Matter, You Can Do E-Commerce I confidently state that e-commerce is the ideal solution because of the widespread love for online shopping. As we all know, America is a hub of technology and innovation. With the large size of the states and the distance it takes to drive to the market, even selling Doritos chips can provide enough income to make a living here. That's just how lucrative the market can be. Setting up an e-commerce website does not require being a company owner, as is the case in Turkey. With a personal PayPal account, it is possible to integrate the website and sell products online to generate income. Opting to import products from Turkey, such as carpets, rugs, towels, pouches, nuts, and more, can be a smart business move. When you arrive in America, finding a job can be challenging, especially if … ### Video Marketing Strategies and Video Development Tips on YouTube URL: https://faruktoprak.com/en/blog/video-marketing-strategies-and-video-development-tips-on-youtube · Tarih: 2018-09-25 · Kategori: Google Ads Video Marketing Strategies Local video marketing is undoubtedly one of the most effective ways to engage with your audience. With a masterfully edited video, your message will be conveyed to your audience with maximum impact. And the best part is, you can achieve this goal through both paid and free methods. If your business is not utilizing video marketing (either through paid or free channels), or if it does not have a YouTube channel, you are either missing out on potential revenue or giving it away to your competitors. Although video advertising or channels may not receive as much attention, it is important to remember one thing: having a YouTube channel with well-edited videos that accurately describe your product or service is essential! Whether or not you choose to collaborate with me, it does not matter what your business is about, you must have a YouTube channel with descriptive videos. Here are some of the statistics that will surprise you: * According to Forbes , having video on your website can lead to users spending 88% more time on your website. * Those who watch your video will make 4 times more phone calls and reach you than those who do not. * For e-commerce sites, 65% of users make a purchase after watching a product video. * 82% of Twitter users watch videos. wordstream . * 50% of the users who go to the store tend to research and buy the product videos they watch. * 95% of people learn more after watching product videos. hubspot Given the compelling statistics presented above, it is clear that video marketing cannot be underestimated. It is imperative for your business to have a YouTube channel, if you have not already created one. Once that is done, you can proceed to produce engaging video content. How to Increase the Engagement Rate of Our YouTube Channel? After you open your channel and create your video, there are two ways to show it to users. 1- Organic or Video (SEO). - Free 2- YouTube ads. - Paid Organic or Video (SEO) Many businesses make the mistake of incorrectly uploading their videos to their YouTube channel. This leads to fewer people viewing the videos. However, if we upload videos to YouTube correctly, we can increase viewership. Follow the steps below to do so. Do Keyword Study The first step is to conduct keyword research. One of my favorite methods is using the keyword suggestion service offered by YouTube. YouTube Keyword Suggestions To fully optimize your video for search on YouTube, simply log in and enter related keywords in the search field. YouTube will suggest popular and relevant keywords that you can use in the keyword field … ### Digital Entry of a New Website and Registration in Search Engines URL: https://faruktoprak.com/en/blog/digital-entry-of-a-new-website-and-registration-in-search-engines · Tarih: 2018-09-06 · Kategori: SEO Congratulations on purchasing your first domain and creating a new website! However, if it's not appearing on Google and other search engines, don't worry. With a few simple steps, you can make a successful digital entry and boost your online presence. Welcome to the digital world! Congratulations on transitioning your business, blog, or personal page to the digital realm. However, we must ensure that search engines register your website to maximize the efforts put into it. In this document, we will confidently examine the step-by-step process of introducing a new website to the digital world without compromising on the meaning of the text or removing any markdown formatting such as headers, bullets, or checkboxes. Digital Entry of a New Website Installing SSL is not just an important step, it is a crucial one. By securing your domain with SSL, you can confidently assure that your website is secure and falls under the category of secure connections. Step 1. Pay Attention to Technical SEO When Building Your Website By technical SEO I mean at a simple level : Title (i.e. site title, page title), description (page descriptions), keywords (keywords), tags , URL paths (URLs you create must be related to the page, for example domain.com /about us). When building your website with WordPress infrastructure, installing an SEO plugin is crucial. Among the many options, Yoast SEO is highly recommended. With its Turkish language pack and support, the free version of the plugin is a great start. However, for more professional outcomes, the Yoast SEO Pro comes highly recommended, priced at $89 for one domain. Once purchased, it allows unlimited use for the domain, but note that updates are only available for one year. When you install the free version of the Yoast SEO plugin, you gain the power to address any deficiencies in your page titles, descriptions, keywords, and more. Keep in mind the length criterion and refrain from creating content that is either too short or too long. With this plugin, you have full control over these crucial details. Step 2. Add Your Website to Google Search Console This stage is crucial. Although Google conducts automated scans, it is still essential to manually add your website to Google Webmaster Tool or Google Search Console to ensure proper indexing. To add your domain for free, simply visit the Google Search Console page and confidently click the "Add a Property" button located at the top right of the panel. It's that easy! Adding Google Search Console Domain The thing you need to pay attention to here is that you should add all kinds of extensions of your domain. For example; Like https://www.faruktoprak.com + https://faruktoprak.com . Example Domain Extensions Step 3. Adding Google … ### The Arabs' Emphasis on Türk Telekom and the Deception of the Turkish Government URL: https://faruktoprak.com/en/blog/the-arabs-emphasis-on-turk-telekom-and-the-deception-of-the-turkish-government · Tarih: 2018-08-29 · Kategori: General I'd like to begin this post with news of the biggest legal hit of the century. The Arabs have locked up exactly 4.75 billion dollars in Turkey and left. Congratulations… Privatization of Türk Telekom In 2005, Turkey accomplished its largest privatization as Türk Telekom was successfully privatized. The contract was signed by none other than the Minister of Finance at that time, Kemal Unakıtan, demonstrating his unwavering confidence in this historic moment. The rate at which it was sold was an astonishing 55%, and the price was so low that it could be considered almost a giveaway, or even a case of government privatization. Saudi Oger Telekom, the acquiring company, did not pay the agreed price of 6.55 billion dollars in one go. Instead, they opted to pay in installments, and after making the first installment, they acquired Türk Telekom with confidence. Türk Telekom, a company that has been undergoing privatization since 1990, was initially valued at $20 billion in 1993. Despite this lofty valuation, the AKP government sold the company 12 years later for a mere $6.55 billion, significantly below the estimated value from over a decade prior. OTAS's Sly Project OTAŞ, also known as Ojer Telekomünikasyon A.Ş., confidently secured a $4.75 billion loan from Turkish banks in 2013. The loan was provided by reputable banks such as Akbank, Garanti, and İşbank, with $1.5 billion, $1 billion, and $500 million respectively. Technically speaking, OTAŞ agreed to purchase for $6.55 billion. He paid $1.31 billion and now owns Türk Telekom after making the first installment. OTAŞ consistently reaped profits from Türk Telekom on an annual basis. In an unprecedented move, they emptied the safes, liquidated assets, and even secured a loan of 4.75 billion dollars from Turkish banks before absconding. It is without a doubt the most audacious financial heist of the century. Undoubtedly, they provided a boost to someone in the background, allocated additional funds to undisclosed parties, and surpassed the budget of 6.55 billion. No matter the circumstances, those responsible for inflicting financial damage on the country must face the consequences and be penalized with imprisonment and other sanctions. Thus, during the privatization process, individuals should be held criminally liable, even if they form companies with limited liability, as their responsibility should match their share in the company. What will happen to Türk Telekom? * First of all, this situation will adversely affect the market value of Türk Telekom, which it possesses. * OGER Telekom's debt to Turkish banks has resulted in the banks acquiring 55% of OGER's shares. The shares will be divided among the banks based on their loan ratios, with Akbank, Garanti, and İş Bankası emerging as the new owners of Türk Telekom, each holding … ### Our desire to take over with voice commands will change the future. URL: https://faruktoprak.com/en/blog/our-desire-to-take-over-with-voice-commands-will-change-the-future · Tarih: 2018-08-14 · Kategori: General Development of Voice Commands and What We Can Do Soon, managing websites will be a breeze as we can effortlessly use voice commands. With the help of artificial intelligence systems such as Siri, Cortana, and Alexa on our phones and devices, we can explore any topic on a website with ease. This will enable us to browse websites comfortably and obtain the precise results we need. In today's website creation, visual design and textual content take priority. However, in the near future, voice conversations and artificial intelligence systems will become increasingly important. This shift is similar to working with cars and brain-powered systems, where managing data is key. As a result, we can expect a future where simple visual and voice commands will replace the need for tangible mobile phones. When people in their 50s and 60s receive an iPhone, it can be difficult for them to use. Similarly, when the current generation Y reaches the ages of 50-60, it may take some time to get accustomed to wearable technologies. However, the next generation will grow up with an interesting technology: voice commands. Voice commands will be the foundation of everything, from starting our cars, to driving, to turning on the air conditioner or lights at home. We will be able to meet any need with voice commands. It's as if people will become a bit lazy and gain weight. After reviewing the Google Voice Search Queries graphic, I am confident in sharing an article with you that will further enhance your understanding of the topic. Google Voice Search Queries Graph The graph clearly illustrates a significant increase in the use of voice commands or calls since 2013. While these searches are currently simple, such as "Navigate Home," "Call Mom," "Call Dad," or "Where is the nearest xxxx" (mainly near me), it is evident that over time, this technology will replace the need for traditional searches, making it a crucial part of our daily lives. As trends evolve, it's clear that Voice Search Optimization (VSO) is quickly replacing the commonly used term Search Engine Optimization ( SEO ) on websites. As the demand for VSO continues to grow, we can expect to see a rise in the need for VSO experts, just as we see with SEO experts today. By improving your skills in voice searches and analytical reporting, you can confidently leverage market gaps and potentially earn a substantial amount of money. In Which Situations Do People Need Voice Command? The data presented in the graph below clearly indicates that the majority of individuals resort to voice commands when searching while driving. Additionally, voice commands are utilized when individuals have dirty or full hands, or when they need to … ### I Can Exchange Backlinks With Reliable Websites With Positive CF/TF Value URL: https://faruktoprak.com/en/blog/backlink-exchange · Tarih: 2018-08-10 · Kategori: SEO Backlink Exchange I am confident that I can exchange backlinks with high-quality and authoritative websites. If you have a website with reliable CF/TF ratios, we can certainly exchange backlinks. We can definitely collaborate to support each other's websites and achieve higher organic rankings. This will lead to a significant increase in the value and ranking of both our websites. With mutual support through permanent backlinks, we can achieve great performance in a short amount of time. I have listed my backlink conditions at the bottom of the page, but to summarize, the domain age, CF/TF ratio, and domain authority must be at a reasonable level. Moreover, the website must not contain any pornographic content . Once these conditions are met, we can work together with confidence. What Should We Pay Attention To When Buying Backlinks? To secure a backlink, it is crucial to thoroughly assess the CF and TF values of the domain. It is equally important to examine the Alexa or Ahrefs ranking if the values are positive. Other critical metrics to consider include the domain's age, page rank value, and duration of stay on the website. Remember, a comprehensive evaluation is the key to achieving optimal results. It is important to note that unnecessary or harmful backlinks can have a negative impact on your website. As a result, it is crucial to avoid obtaining backlinks from unknown or harmful websites. In the event that you discover a link to your website from such website while checking your backlink status, rest assured that you can report it to Google and take the necessary steps to rectify the issue. What is CF (Citation Flow) and TF (Trust Flow)? CF stands for Citation Flow, which indicates the number of backlinks pointing to a website. When evaluated with TF, or Trust Flow, meaningful results are obtained. TF reveals the reliability of the sites that backlink to your website, as well as the strength of their infrastructure. In other words, if the website that provides a backlink does not engage in spamming, has high organic traffic , and has positive metrics such as long visitor duration, the TF or Trust Flow will be high. It is crucial to keep this in mind when assessing the quality of backlinks to your website. Majestic created both Citation Flow (CF) and Trust Flow (TF). You can find a website's TF and CF values for free on the Majestic website. Finding Domains Linking to Your Website for Free Google's Search Console service is an excellent tool to help you monitor your website's backlinks. With this free service, you can easily download a report of the domains that provide backlinks to your website. Although there is a limit … ### Generating Dynamic Google Ads Reports URL: https://faruktoprak.com/en/blog/generating-dynamic-google-ads-reports · Tarih: 2018-08-07 · Kategori: Google Ads I recently requested a performance report on Google Ads from a colleague. He delivered an impressive Excel report that featured smart tables and visually appealing graphics. However, I question whether it's worth investing so much effort into creating a static report that requires reconfiguration every time it's accessed. I suggest we explore the option of creating a dynamic report that is online and accessible without the need for offline access. What is Google Data Studio? Are you familiar with Google Data Studio? If not, let me tell you about it. Data Studio is an exceptional online reporting system that enables you to prepare dynamic reports with ease. You can access it at https://datastudio.google.com . Once you log in, the dashboard screen will appear. To effortlessly add a new report, locate and click the + (plus) button in the lower right-hand corner, and link your Google Ads ( AdWords ) account with the report to maintain a seamless data flow. As a digital marketing specialist, your manager may frequently request Ads performance reports. Fortunately, by creating these reports in data studio and sharing them with your manager, you can easily automate this task. Data studio is a dynamic tool that offers continuous updates. All you need to do is allow access to your manager's email address to complete the event with ease and confidence. What Should Be Simple in a Google Ads Performance Report? The content of a detailed report will naturally differ based on company goals and campaign types. Nonetheless, it is crucial to always include several key metrics. Below, I have listed these metrics for your convenience. When constructing your report, keep these metrics in mind. Moreover, I have included some English abbreviations to aid in your familiarity with them. During meetings or conversations, you will likely come across acronyms such as CPA, CPM, and CPC as they are frequently used and preferred in English. Account Performance Overview On the first page of your report, you can show the status of the account with campaign summaries and graphics. Also graphically: a- Impressions, Clicks & CTR b- Conversions, CPA, Conversion Rate c- Cost, CPC, CPM Please display these three graphs. It would be helpful to have a selectable date in the top right corner. I have provided a sample report image below for reference. Account Performance Overview Campaign Type and Device Performance / Network and Device On the second page, provide a comprehensive summary of campaign type and device performance in terms of cost, clicks, and conversions. This information will enable viewers to gain a clear understanding of how each campaign type performs on different devices. For instance, by reviewing the table below, you can quickly ascertain that 88.1% of … ### Top 5 Ways to Reduce Costs and Increase Revenues in Google Ads URL: https://faruktoprak.com/en/blog/top-5-ways-to-reduce-costs-and-increase-revenues-in-google-ads · Tarih: 2018-07-26 · Kategori: Google Ads Top 5 Ways to Reduce Costs and Improve Performance in Google Ads With its new name Google Ads and its old name Google AdWords, I share with you the 5 most effective ways to reduce costs and increase your income. By following these 5 ways, you can increase your income and reduce your costs. If your ad account is not managed by an Ads (AdWords) expert, Google Ads can quickly drain your budget in seconds - similar to the machines in a casino. However, don't worry, as I can share 5 effective methods to avoid this situation. By following these 5 ways, you can prevent the loss of money and budget, reduce your advertising costs, and increase your revenue. So, what are these 5 ways? Let's explore them below with confidence: Our mission is to optimize the user experience by identifying the most relevant and top keywords, and personalizing their journey through the website with confidence. To advertise effectively on popular keywords and secure a top spot, it's important to go beyond simply choosing the first keywords that come to mind. Utilize the power of keyword planner or specialized tools like Semrush to perform a thorough analysis of a variety of metrics. Look for keywords with the highest search volume and least competition to maximize your chances of success. While finding such keywords can be challenging in today's competitive digital marketing landscape, it's possible to pay less than your competitors for the same keyword with the right strategy and still come out on top with a successful campaign. Strategy 1: Examine your competitors' keywords. Identify which keywords they are adverting to and which are best for them. Strategy 2: Create personalized ads by entering your ad text in an engaging way. Despite the high costs per click (CPC) for certain keywords, companies confidently continue to advertise and utilize these keywords. As they do so, they adopt a return on investment (ROI) strategy and make confident mathematical calculations accordingly. For example: If you earn 500-TL per conversion and pay 25-TL in CPC, with a 40% conversion rate, or alternatively, assuming a 15% conversion rate by paying 13-TL. Given that you spent 1000-TL on this ad, the question is which option makes more sense: paying 25-TL per CPC or paying 13-TL per CPC? Let's do the calculations with confidence and find out the answer. For 25 TL , you will receive a total of 40 clicks (1000/25=40). We assume a 40% conversion rate for this cost-per-click campaign, which means 16 conversions ( 40*0.40=16). Our gross profit from this advertisement will be 8000 TL (16 500=8000). For 13-T L clicks, you will receive a total of 76 clicks (1000/13=76). Assuming a 15% conversion … ### About My Experience in New York and Language School Education URL: https://faruktoprak.com/en/blog/about-my-experience-in-new-york-and-language-school-education · Tarih: 2018-07-18 · Kategori: Experiences & Reviews Greetings, my friends! I often receive inquiries from you regarding my education in America. As such, I have taken the liberty of crafting a piece on this very topic. I hope you find it informative and enjoyable to read. My primary goal for traveling to New York was to fully enhance my English proficiency. Unfortunately, things did not go as planned. But instead of giving up, I adapted to the situation and found myself becoming increasingly comfortable with the city. In fact, I fell in love with it and even managed to increase my income. Therefore, without a doubt, I highly recommend visiting this amazing city to improve yourself and expand your worldview. The Beginning of the Story.. Before heading to New York, I excelled in the Sales-Finance department at Eczacıbaşı. I confidently made a bold decision when I recognized my worth and became dissatisfied with my salary, and the lack of challenge and stimulation in the private sector and business life. I pursued business and English language education while completing my master's degree. I balanced work and school during the week and attended English classes at American Culture on weekends. After completing the English grammar foundation in Turkey , which took about a year, I decided to travel to New York in my early twenties. My decision surprised everyone, but it was the perfect time for me. New York City - Times Square (2015) How I Found a Language School in New York In September 2015, I visited the overseas language school consultancy office in Kadıköy. Given my school budget, I confidently decided on ASA College , a highly affordable school. While there are schools that offer even lower prices than ASA College, it's worth noting that the less expensive the school, the more challenging it can be to secure a visa. How a Foreign Language School Consultancy Firm Helped Me: Could I Do This Whole Process Myself? If you possess sufficient time, you can confidently oversee and accomplish the entire process of studying at a language school in the USA independently, without the need for educational consultancy. However, if time is a constraint and you wish to ensure flawless execution, seeking the assistance of a consultant may be a more convenient option. Those who have previously attended language schools in other countries and currently seek to study at a language school in the USA may not require a counselor's services. What are the F-1 Student Visa Stages and Fees? Find your school and contact, decide. Pay I-901 SEVISI Your I-20 should have a SEVIS ID, so you must do this before the school's I-20 will be issued. $200 Click Get your certificate of admission and enrollment from the … ### How to Optimize Your Products and Advertising Campaigns on Amazon URL: https://faruktoprak.com/en/blog/how-to-optimize-your-products-and-advertising-campaigns-on-amazon · Tarih: 2018-07-13 · Kategori: Marketing We are confident that Amazon's entry into the Turkish market will be a lucrative opportunity for many sellers. To make the most of this opportunity, it is crucial to have a deep understanding of how Amazon operates and how to effectively optimize our products and advertising campaigns on the platform. In this document, we will provide a concise yet comprehensive explanation to help you achieve success on Amazon Turkey. Amazon is a powerful platform that allows anyone to sell their products. To begin, simply create an individual or corporate account on amazon.com and start selling. Keep in mind, however, that because Amazon is available to everyone, selling on the platform may prove more challenging than anticipated. If you've added your first product to Amazon and sales aren't rolling in yet, don't worry. This is a normal situation that everyone goes through. With so many products available on Amazon, it's not easy to distinguish yourself from the competition and gain visibility. How Do We Optimally Organize and Optimize Product on Amazon? Before I talk about product advertisements, I would like to tell you about the content of your product. Let's review the product content in 4 stages. 1. First and foremost, it is imperative that you enter the product descriptions with utmost accuracy and completeness. Keep in mind that even with a high number of product impressions, incomplete descriptions can significantly hinder the sales process. This underscores the critical nature of this step and the need for careful attention to detail. 2. Make sure that your product photos are not only realistic but also attention-grabbing. We are confident that with our guidance, your product photos will stand out among the rest. 3. Make sure your price is reasonable, do competitor and market research and write the right price. 4. To maximize your sales, it's important to ensure that your shipping fee is reasonable. Consider offering free shipping to eligible Amazon Prime users, as this can have a significant impact on boosting your sales. Now that we have thoroughly reviewed and revised all necessary components from the previous four stages, we confidently progress to the exciting stage of creating product ads . Product Advertising on Amazon When searching for products on Amazon, sponsored products will appear at the top of the search results. Amazon uses the CPC (Cost Per Click) model, so advertisers pay for each click on their ad. Amazon provides multiple types of ads, and advertisers can feature sponsored products in various locations. Rest assured that your product will gain visibility with Amazon's advertising options. Amazon Sponsored Products We will now examine the critical factors to focus on when promoting products on Amazon and how to optimize them with ease … ### The Name of Google AdWords is Changing! Say Hello to Google Ads URL: https://faruktoprak.com/en/blog/the-name-of-google-adwords-is-changing-say-hello-to-google-ads · Tarih: 2018-06-29 · Kategori: Archive Google AdWords Name Changed Indeed, the news is true. The AdWords brand, which has been a well-known name worldwide for years, has now become part of history. With confidence, Google has made a decision to rebrand the ad panel from AdWords to Ads , keeping pace with the ever-evolving digital advertising industry. Here is the new logo of Google Ads as below. With the announcement of Sridhar Ramaswamy , the chairman of Google, Google renewed its brand in advertising. Google's aim is to unify all advertising platforms with the new brand, thus providing advertisers with a more useful panel. As such, Google changed the name and logo of the main advertising panel in AdWords and made Google Ads . In this way, standard Search Network, Display Network, Mobile Advertising, YouTube videos, Google Play application ads and Google Map advertising will be managed from a single panel. Google has successfully introduced a new brand for Google Ads that encompasses the full range of campaign types available across Search, Display, Video, App, and other platforms. This marks a significant improvement as it eliminates the need to constantly switch URLs and windows when using other platforms. With this new brand, Google has effectively consolidated all the platforms in one place, which simplifies and streamlines advertising campaigns. This is not just a mere brand change; Google has boldly introduced a new project called Smart Campaigns. Smart Campaigns is a revolutionary system designed to help advertisers easily and quickly create ads, without requiring any knowledge of the panel. Although it may take a few years, we are confident that this system will fully establish itself and gain the trust of advertisers. Another second brand is Google Marketing Platform. This platform seamlessly integrates DoubleClick Digital Marketing and Google Analytics 360 to provide advertisers with a comprehensive solution for managing their ads. By accessing all analytics data from a single panel and leveraging the power of Google's Display & Video 360 ad model, which combines DoubleClick Bid Manager, Campaign Manager, Studio, and Audience Center, advertisers can confidently optimize their campaigns and drive better results. Exciting news! Google Ad Manager is combining two powerful systems, DoubleClick Ad Exchange and DoubleClick for Publishers, to help publishers monetize their content even more effectively. According to the director of product management for publisher platforms, Jonathan Bellack, it will take an additional 3 years to establish a large-scale programmatic infrastructure. Rest assured, this change will bring even more value to your publishing efforts in the long run. Effective July 24th, the advertising panel that is universally known as Google AdWords will undergo a transformation and will soon be referred to as Google Ads . The logo and site URL will also be … ### Frequency Cap Calculation and Optimization Strategies URL: https://faruktoprak.com/en/blog/frequency-cap-calculation-and-optimization-strategies · Tarih: 2018-06-15 · Kategori: Social Media When it comes to the ads you publish on Facebook , you might think that "Cost per Conversion (CPA)" or "Cost per Click" (CPC) are the most important metrics. But don't forget about another critical metric you should always keep an eye on: Frequency. We take full responsibility when people are repeatedly shown the same ad. Picture yourself seeing the same ad time and again; you would attempt to skip, close, or ignore it. Keep in mind that your customers will react similarly. Therefore, optimizing campaigns requires more than CPA and CPC. You must also factor in frequency limits, i.e., frequency. Moreover, it is advisable to keep track of Click-Through Rate (CTR) and Conversion Rate (CR). What is the Frequency Limit and Why is it Important? In order to know the frequency limit, we must first know the following terms. Impressions : The number of times your ad was shown. Reach : The number of people your ad reached. This number is unique. Frequency : The rate at which your ad was shown to unique people. That is the number of times a person sees your average ad. How to Calculate the Frequency Cap? Once we have obtained the Impressions and Reach numbers, calculating the Frequency Limit is a breeze with the following formula: Impressions / Reach = Frequency To put it simply, by dividing the number of individuals who viewed your ad (Impressions) by the number of times your ad was displayed (Ad Reach), you can ascertain the Frequency Limit. For example, by dividing 16,190 by 12,586, you get an average of 1.29 individuals reached per impression. It is important to note that this number is only an average, and some campaigns may reach as many as 5 individuals while others may only reach 1. This metric is widely used to evaluate campaigns at a high level with confidence. Frequency Cap Calculation Why is Frequency Capping So Important and What Causes It? Advertising blindness begins with people. We have successfully identified the frequency limit, however, ad blindness is another contributing factor towards reduced engagement. According to Comscore , on average, an individual is exposed to 1,707 advertisements per month. This number seems to be extremely high and as time passes, our brains can filter out these ads to such an extent that we no longer register them. Consequently, this can lead to a decline in click-through rates (CTR) and an increase in cost-per-click (CPC) and cost-per-acquisition (CPA). I understand your confusion regarding the connection between frequency capping and ad blindness, but let me assure you that this is highly relevant to our current situation. In fact, this issue is costing us a significant amount. Allow me to elaborate on … ### Targeting Placements in Facebook Ads URL: https://faruktoprak.com/en/blog/targeting-placements-in-facebook-ads · Tarih: 2018-06-09 · Kategori: Social Media By leveraging social media ads, you have the power to target virtually any location and reach a vast audience. Nevertheless, it is paramount to select the appropriate platform and device to guarantee that your advertising budget is utilized effectively. In recent years, Facebook has boldly taken on Google with its innovative advertising solutions. This has opened up a world of opportunities for advertisers and a pressing need for placement-targeted optimizations. In this article, we will delve into Facebook Ads Placement, with a focus on its application in Turkish. One of the greatest advantages of social media ads is the ability to display your ads either globally or in targeted locations. Furthermore, these types of ads are not affected by ad-blocking software such as AdBlocker, ensuring that your ads reach a wider audience without any hindrances. Facebook Placements Settings If you have advertised on Facebook before, you may have noticed that all ad placement settings are always automatically selected, as shown in the image below. Facebook Ads Placements Settings As a confident individual, it's understandable to be slightly skeptical. However, Facebook's recommended posts are highly effective and a worthwhile investment. While there may be some concerns about spending more money, let's address them later and focus on the benefits for now. As a professional digital marketer, you are already familiar with this feature. When you select " Edit Placements, " you will witness the full potential of Facebook's capabilities. Edit Placements As evident from the options listed above, it is absolutely possible to post advertisements in multiple areas. The areas that are most frequently utilized include: Facebook's mobile and desktop newsfeeds, Instagram The Audience Network Messenger Please be aware that the available options vary based on the device selected, so it is important to keep this in mind before making a decision. Device Selection for Facebook Ad Placement Bu kısmı bir sonraki açıklamaya bırakalım. Facebook Placements Facebook is the undisputed champion of social media advertising. Its unparalleled flexibility and transparency, particularly in the wake of recent events, have earned it the title of "gangster" of social media advertising. With Facebook, you can develop advertising strategies that are not only effective, but also tailored to your specific target audience. When you target only desktop and laptop users with your ads, they will only appear in the right column of the Facebook newsfeed. The middle section of Facebook's newsfeed is where posts are published, creating a more natural environment. Although the right column may result in high impression levels, it's unclear how many people actually see or pay attention to the ads displayed there. Ads Showing Facebook Desktop/Laptop Users By targeting mobile devices, you can effortlessly enable your ads to appear in articles … ### Creating Remarketing and Retargeting Audiences in Google Ads URL: https://faruktoprak.com/en/blog/creating-remarketing-and-retargeting-audiences-in-google-ads · Tarih: 2018-06-06 · Kategori: Google Ads We can now easily create remarketing target audiences, also known as re-marketing or re-targeting, through the new panel in AdWords. Previously, these audiences were created through Analytics. With the AdWords panel, creating a target audience is a breeze. Direct ads can be shown to users who visit your website, allowing you to retain lost customers or users and reignite their interest. I highly recommend utilizing both Pixel and AdWords for this purpose. If you operate an online e-commerce platform with a vast inventory, then you should also consider leveraging solutions like Criteo. With Criteo, you can remarket in a more targeted and efficient manner, which will deliver better results for your business. What is Remarketing or Retargeting? Remarketing is a powerful tool that allows us to confidently retarget users who have previously visited our website using the target audiences we create. By doing so, we can effectively display special advertisements to them, thus increasing our chances of converting them into loyal customers. Technically speaking, remarketing utilizes a highly-effective cookie-based technology. By placing a cookie that contains a simple JavaScript code on the computers of website visitors, you can effortlessly track them even after they leave your site. If you are a consumer and remarketing/retargeting ads bother you, To avoid being tracked when browsing websites, simply open the incognito browser in Chrome. It's that easy! To exit retargeting and remarketing lists, you can delete the historical data. How to Create Remarketing and Retargeting Audiences in AdWords? Login to AdWords Panel. Then click on the wrench button at the top right. Click Audience Manager under Shared Library from the drop-down menu AdWords Kitle Yöneticisi Press the plus button on the page that opens, click on the " Users who visited the website " link from the drop-down menu Building an Audience of Website Visitors To effectively reach your intended audience, simply fill in the URL section of the page that opens and target specific visitors. This method allows for a precise and efficient approach to your marketing strategy. Creating an Audience If you are running an e-commerce website, this method may not be the most effective solution for you. In order to guarantee that all of your products are listed on Google Merchant Center, it is essential that you enter a product data feed in the display advertisements you create. You can leverage data feed and product IDs to remarket. However, for websites with a large number of products, it may be more advantageous to utilize systems like Criteo, which can provide superior quality and more precise targeted remarketing options. How Are People Tracked and Tracked Offline? It is common to want to track people, particularly customers, in offline settings such as … ### How Chatbots Improve Your Marketing Strategies and Increase Your Sales URL: https://faruktoprak.com/en/blog/how-chatbots-improve-your-marketing-strategies-and-increase-your-sales · Tarih: 2018-05-20 · Kategori: Marketing Thanks to the rise of chatbots, the sales representative profession may soon become obsolete, paving the way for chatbot e-commerce to take over all e-commerce models. Are you prepared for this shift? What are Chatbots? We can confidently tell you that in the near future, robots may replace online or offline sales representatives. With the rise of artificial intelligence, it has become apparent that it is just as effective in sales as it is in other areas. Embrace the change and be ready for the future! Chatbots are highly efficient artificial intelligence programs that effortlessly respond to incoming correspondence, significantly reducing waiting times. Through their advanced AI systems, they provide personalized answers based on keywords in the correspondence that completely satisfy the user. They are also capable of handling conversations with millions of people, thereby reducing the need for human labor. There are numerous platforms where chatbots can be utilized, such as online communication areas on websites, message sections for responding to messages on social networks, SMS, and many others. Our product will be integrated into various fields and sectors, such as stores, state public institutions, shopping malls, and airports, making it a part of our daily lives. As a result, it has the potential to eliminate the need for human workers and consultants in certain areas of consultation. Chatbots are not just limited to correspondence, but they can also engage in conversations with us. They can provide answers to our voice queries, much like Amazon Echo's Alexa. Speaking from my personal experience, Alexa has been my best companion during my stay in America. By giving commands to Alexa in my room, I could play the songs I wanted and even order food with ease and convenience. We are just getting started, but the future holds immense potential to simplify people's lives. Every aspect of business, from online e-commerce sites to brick-and-mortar stores, is about to undergo a transformation. How to Use Chatbot on Our Website? First and foremost, I highly recommend retaining the cookies. Cookies are a valuable tool in assigning a unique ID to each user who visits your website. This ID can then be utilized in the background to track the user's previous movements and visited pages. By harnessing the power of artificial intelligence chatbots, you can personalize the welcome message and other relevant text for each individual user based on this data. When a user is browsing the bike category, confidently greet them with "Hello, welcome back to our website! Is there a particular bike model, color, or any other features that catch your interest? I'm here to assist you.” In the previous message, we provided an automated response without greeting the user. This implies that … ### KVKK Alert in GDPR Turkish All Over the World and in All Companies URL: https://faruktoprak.com/en/blog/kvkk-alert-in-gdpr-turkish-all-over-the-world-and-in-all-companies · Tarih: 2018-04-22 · Kategori: Marketing Introduction to KVKK and GDPR The General Data Protection Regulation (GDPR) and the Law on the Protection of Personal Data (KVKK) have been implemented across all European countries, as well as Turkey and the United States, demonstrating a strong commitment to safeguarding personal data and upholding privacy rights. With the rapid increase in technology, companies are increasingly requesting our personal information even for the simplest of transactions, such as ordering a glass of water. This underscores the critical need for adopting global applications that safeguard personal information. Based on the results of a NetApp survey, it is anticipated that 44% of companies in Europe will experience a significant decrease in profits due to non-compliance with GDPR (KVKK) regulations resulting from errors or incomplete information. The predictive rate is even higher in the United States. Please refer to the chart below for a visual representation of the predicted impact of GDPR (KVKK) in America, England, France, Germany, Europe, the Middle East, Africa, and globally. Respectively ; Loss of Reputation (of the brand) - Loss of Profit - Loss of Confidence in the Company from Existing Customers - Loss of Confidence in the Company in Existing Partners - Danger in Company Shares Due to Financial Penalties - Loss of Employee's Job Percentage of Fears and Possibilities Brought by the Effect of KVKK What Exactly is KVKK (GDPR)? This law confidently aims to safeguard the fundamental rights and freedoms of individuals, particularly their privacy in processing personal data. It also effectively regulates the obligations of natural and legal persons who process personal data, as well as the procedures and principles that must be diligently followed. This law applies to all natural persons whose personal data is processed, as well as to both natural and legal persons who fully or partially process this data, whether automatically or manually, as long as they are part of any data recording system. Rest assured, this law has got you covered no matter how your personal data is being handled. I Have a Private Company. Does KVKK Interest Me? Of course! KVKK has an impact on all companies, even sole proprietorships. It's your responsibility to safeguard personal data, keep it from third parties, and ensure the security of the data. Not doing so can lead to hefty fines. As a confident business owner, your first step is to determine the "Data Controller" for your company. The Law provides a clear definition of the Data Controller as follows: The data controller is the person or organization that determines the purposes and methods of processing personal data. They are responsible for setting up and managing the data recording system. Legal entities are considered to be "data controllers" within the scope … ### Have you seen Google Analytics' New Feature "Intelligence"? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/have-you-seen-google-analytics-new-feature-intelligence · Tarih: 2018-04-22 · Kategori: Analytics Google Analytics Intelligence Nedir? Once again, Google Analytics has blown us away with its newest feature, "Intelligence". While the Turkish translation may simply mean "intelligence", I prefer to call it the "Account Assistant" for its truly helpful capabilities. Google Analytics has recently introduced a cutting-edge feature named Intelligence that utilizes advanced artificial intelligence systems to detect potential issues in our account. This remarkable feature ensures that no fine details are missed and presents them for our review, allowing us to stay on top of our analytics game with ease. How to Use Intelligence? Please note that this new feature is currently only available in English. Unfortunately, Turkish is not yet supported. To utilize this exciting feature, simply change the language of your Analytics user interface to English. To change the user interface to English, click on the three dots on the top right next to your profile photo and click on user settings, then change the interface language at the top of the page to "English (United States)". To switch the language of Analytics to English, simply click on the Intelligence button located above Active Users on the main page. You can trust that this method will work seamlessly and effectively. Google Analytics Intelligence This new module will provide you with information in the form of a statement on the right-hand side. You can save this information, report, or presentation, or mark it as read. For example, you can see notifications like the one below. Intelligence Statements When you open the notice, it not only provides specific information about the subject, but also confidently gives you the opportunity to access the detailed report. As evident from the details mentioned in the paper, examining country-specific statistics isn't something I usually do. However, with Intelligence, identifying such errors is a cakewalk. The notification below highlights that my website is experiencing delays in Azerbaijan. If this country has a vital role to play in my website or company, I can take necessary measures such as implementing a content delivery network (CDN) to tackle the issue. If it isn't crucial, I choose not to act on it. Given the significance of this statement to me, I have the utmost confidence in the fact that Intelligence has prevented me from incurring significant losses. To access the detailed report, simply click on " Go to report " located right below the report. Intelligence Statement Detail I confidently discovered " Loyalty Rate " through Intelligence. This metric measures the percentage of users who visited my website in the previous month and returned the next month. As evidenced by the data, out of 110K users, 6.31K revisited my website in March, which corresponds to 2.05%. Our successful campaigns … ### Distinguish Your Competitors with Customer Experience (CX). *Nike and Adidas Example URL: https://faruktoprak.com/en/blog/distinguish-your-competitors-with-customer-experience-cx-nike-and-adidas-example · Tarih: 2018-03-24 · Kategori: Marketing What is Customer Experience? Customer Experience (CX) is the heart of a user's interaction with a platform, whether it's a website, mobile application, online forms, or pages. A positive CX indicates that the platform is user-friendly and comfortable to use. CX is a critical aspect of businesses, as they all aim to surpass their competitors and provide the best possible experience for their users with confidence. According to the survey question conducted by Econsultancy, a globally renowned online marketing consultant, it is imperative to have a distinctive feature that sets you apart from your competitors in the next 5 years. Keep this in mind as you strategize for the future of your business. The majority chose Customer Experience with 44%. Create your website or applications with confidence, knowing that they are tailored to your customers' preferences. When designing your website and applications, it is crucial to keep in mind your user or customer audience . By taking careful measurements of their preferences and wishes, you can create a product that is tailored to their needs and desires. Once you have finished creating your website, you have the power to revolutionize its design using the powerful tool of " Google Optimize ". By employing A/B testing, you'll be able to precisely pinpoint which design change performs the best. And the best part is that Google Optimize is incredibly user-friendly and absolutely free, meaning you won't require any coding skills to get started. So go ahead and take control of your website's design today with Google Optimize! Customer Journey Experience After the A/B Tests, "Customer Journey Experience", that is, the User Decision Stage or Experience is passed. Upon closer examination, it becomes clear that the main objective of large corporations is to facilitate quick purchase decisions for their users. After perusing a product on a website, users desire to utilize the ease of online shopping by seeking further information or a superior deal. Leading companies keep their users engrossed on their website and empower them to make prompt purchase decisions. This is achieved through a fusion of CX and CJX. Nike vs. Adidas When We Considered NIKE and ADIDAS Brands in Terms of CX, Nike Officially Destroyed Adidas Recently, Nike completely revamped all of its product pages, content, images, and designs on its online website, with a sharp focus on CX. The results were undeniably successful and show the power of a well-executed CX strategy. First and foremost, our website design enables users to view Nike product images seamlessly, without any need to click on them. Nike Product Page - Product Image Layout When we compare it to Adidas' product page, we can clearly see the difference. Adidas Product Page When it … ### How to Create Google Ads Custom Intent Ads and Tips URL: https://faruktoprak.com/en/blog/how-to-create-google-ads-custom-intent-ads-and-tips · Tarih: 2018-02-28 · Kategori: Google Ads What is Google Ads Custom Intent? In 2018, Google confidently released a new feature in AdWords GDN (Google Display Network) known as Custom Intent Audience and Specific Demographics Audience, designed to specifically target Google Display Ads in Turkey . With Custom Intent targeted advertising, you can leverage Google's powerful artificial intelligence to ensure that your ads reach the right people - your desired target audience. In this advertising approach, it's essential to prioritize targeting your audience over the content or design of the ad. By doing so, you can achieve your ultimate goal of effectively reaching your ideal audience. If you're new to the platform, you'll find the Auto-Create option available when you select the custom intent. But don't worry, if you prefer to create the audience yourself, we've got you covered. The methods are discussed below. Custom Intent - How to Create a Custom Intent Audience? Create a new GDN ad, ad group, and ad. After saying Audiences / Add Audience, the following window will open. Adding Custom Intent Next, you have the option to confidently create a Custom Intent, as shown below. After making and saving your selections, the installation process will be complete. If your account is new or if you haven't used it before, "auto-created" will appear at the top, indicating that Google will build the audience for you. The following methods are explained below. Creating a New Custom Intent Please enter the name of the audience you have created. Audience Name Entry To define the custom intent, simply provide the keyword or URL as described in the following instructions with confidence. Custom Intent Keyword and URL Entry After completing all the necessary operations, Google will confidently present the estimated data on the right-hand side of the page. Custom Intent Estimated Data What are Special Purpose Audience Methods? There are three types of targeting methods you can use in a Custom Intent Audience. The most significant factor that affects cost is keywords . Through this method, you can achieve precise targeting by selecting specific keywords that your target audience may search for. For instance, let's say you're advertising on Google Search, and the keyword "hair transplant" is an expensive CPC keyword. Instead of paying 9 TL per click, you can target the custom intent keyword on GDN to reach the same audience at a much lower cost. This way, when a user searches for "hair transplantation," they will see your ad on any website that publishes Google ads . This is because you are targeting the custom intent keyword "hair transplant." By using this method, you can effectively reach your target audience while saving more money in the process. Yet another effective method is URL targeting. … ### 5 Important Issues to Consider When Content Marketing in Foreign Languages* URL: https://faruktoprak.com/en/blog/5-important-issues-to-consider-when-content-marketing-in-foreign-languages · Tarih: 2018-02-26 · Kategori: Marketing Content Marketing in Foreign Languages It is an undeniable fact that Facebook is accessible in 140 languages, the Google Search Network is accessible in 123 languages, and Youtube is accessible worldwide with the exception of blocked countries. This signifies that the online world is, without a doubt, a multilingual environment. Therefore, it is crucial to avoid restricting oneself to a single language. Based on the Internet World Stats report , it's clear that English dominates with a staggering 985 million first-language users on the web, followed by 771 million Chinese-speaking users and 312 million Spanish-speaking users. It's crucial to keep these numbers in mind when developing a content marketing strategy . Top 10 Languages Using the Internet Most On average, China accounts for one-fifth of internet usage worldwide, with the Chinese spending approximately $1 trillion on the internet. This presents an unparalleled opportunity for foreign companies to tap into this dynamic market. The key to success in online marketing , be it in China or any foreign country, lies in language proficiency, while strategic success hinges on the content marketing that you create. In this article, we will provide valuable insights on how to create highly effective content in other languages and achieve success through meticulous criteria and strategic studies. We will briefly discuss five strategic studies that you can implement simultaneously, even if you are already implementing some of them, to maximize your chances of success. 5 Different Strategy Methods for Content Marketing in Foreign Languages Search and Discover New Areas Regions To achieve a triumph in content marketing, the initial step is to confidently determine the most fitting country, region, or area for our product or service. It is imperative to guarantee that we have meticulously chosen the unparalleled location for our marketing endeavors. What to Look for in the New Region? In order to identify our potential customers with confidence, we will actively re-communicate and interact with individuals who have already purchased our product or service within the region. Moreover, we will conduct a comprehensive analysis with these users to gain deeper insights into their behaviors and preferences, resulting in a more informed and confident approach to identifying our target audience . Daily routines Purpose / Problems Trends / Barriers Preferences / Questions Interaction (How to reach them) We have multiple ways of generating data, including conducting customer surveys, interviews, and visits, as well as creating website exit surveys. Additionally, our customer service department and sales team can provide valuable and detailed data. Once we have collected this data, we can confidently move forward to understand our customers' ideas and expectations. The Customer Empathy Map is an incredibly powerful tool that allows us to gain a deep … ### How Pixel Retargeting Campaigns Are Created and Why Content Marketing with PPC Is Important URL: https://faruktoprak.com/en/blog/how-pixel-retargeting-campaigns-are-created-and-why-content-marketing-with-ppc-is-important · Tarih: 2018-02-11 · Kategori: Social Media What is PPC and Content Marketing? When consulting with a marketing professional, you'll be faced with two powerful tactics: content marketing and PPC (pay per click). Don't worry, I'm confident we can determine the best approach for your needs. It is my firm belief that both content marketing and traditional marketing hold their own value and should be utilized in the appropriate ratio. Content marketing is undoubtedly a long-term process that can enhance user loyalty towards your brand and ultimately have a significant impact on your sales. According to the 2016 B2B content marketing research, a whopping 86% of businesses engage in content marketing, which is a testament to its importance in the industry. In my expert opinion, both content marketing and traditional advertising have immense value and should be strategically utilized. It is undeniable that content marketing is a long-term process, but when executed correctly, it can significantly increase user engagement and loyalty to your brand, ultimately leading to an impact on your sales over time. According to the 2016 B2B content marketing research, a staggering 86% of businesses engage in content marketing, further highlighting the undeniable importance of this strategy. The Magnitude of Remarketing and Its Profound Influence on Sales By utilizing Facebook Pixel and Google AdWords (via Analytics ), you can effectively implement remarketing or retargeting strategies. If your website has a high volume of monthly users and carries multiple products, it may be advantageous to opt for more professional systems such as Criteo . These systems utilize artificial intelligence to facilitate direct targeting, reducing your workload. Criteo is just one of the many suitable tools available on the market. Retargeting is an incredibly valuable tool for online sales websites. Research has shown that a staggering 96% of website visitors are not yet ready to make a purchase during their first visit, indicating they may be in the decision stage or analyzing prices. Failing to use retargeting or having no access to the user's email or personal information could lead to missed opportunities to convert potential customers. If a person visits your website but does not make a purchase, it does not necessarily mean that they are not interested in your product. There could be various other reasons behind this, such as lack of brand awareness , high prices, inconvenient shipping methods, or additional costs. However, by effectively using retargeting, you can confidently persuade the user or customer to return and make a purchase. The image below clearly demonstrates the process of retargeting in display ads through Google AdWords. How Does Retargeting Work? What is the Household IP Retargeting Difference? By using Household IP Retargeting , you can include the entire household in your target audience . … ### We Kill Nature and Harm the Earth URL: https://faruktoprak.com/en/blog/we-kill-nature-and-harm-the-earth · Tarih: 2018-01-28 · Kategori: General Our world is disappearing When it comes to describing the world, the first thing that comes to mind is… And of course, we are all aware of global warming. In the following text, we'll be answering these and many more questions. If someone were to ask me to define the world, my confident response would be " our home ". It is the only planet we know of that can sustain life, located in the vast expanse of the Milky Way galaxy. Although scientists and astronauts can observe other planets with telescopes, analyzing their colors, gases, atoms, and potential for habitability, we currently lack the technology to travel there . Unfortunately, there is no guarantee that the human race will not face extinction before we can develop such technology, but I remain hopeful that we will find a way to explore beyond our home and ensure the survival of our species. Recently, Stephen Hawking declared " There Is No Global Warming! " in response to comments made by climate change deniers. His response to these individuals was both straightforward and poignant. He simply suggested that they visit Venus, which was once a habitable planet like Earth, to see the effects of a runaway greenhouse effect for themselves. It is a well-known fact that Venus is enveloped by dense clouds of sulfuric acid, which effectively block the sun's rays from reaching the planet's surface. This may lead some to believe that Venus is a colder planet than Earth, but in reality, it is quite the opposite. Despite being the second farthest planet from the sun, Venus is actually hotter than Mercury , which is the closest planet to the sun. This is due to the extreme atmospheric greenhouse effect on Venus, which causes the planet's surface to be hot enough to melt lead with a melting point of 327.5°C. What is the Major Cause of Global Warming? What event caused global warming and rising temperatures, and what is the current situation summary? The answer to the question is that the small amount of heat that penetrates the simple clouds cannot escape due to the blocking effect of the dense carbon dioxide atmosphere . CO2 gas acts like a suffocating blanket that traps the heat inside, leading to an uncontrollable greenhouse effect on Venus. No one is burning coal or driving gas-guzzling vehicles on Venus, yet its environment is being destroyed. Natural phenomena can cause environmental degradation without the presence of intelligent life. Alternatively, some theories suggest that Venus may have been our original home when humans were first created. In this scenario, it could be humans who destroyed the planet, leading to a few survivors fleeing to Earth to start anew. … ### Use of New Audience Reports in Google Analytics and Its Benefits URL: https://faruktoprak.com/en/blog/use-of-new-audience-reports-in-google-analytics-and-its-benefits · Tarih: 2018-01-28 · Kategori: Analytics What is Google Analytics Audience Report? The Google Analytics Audience Report is a highly valuable tool, especially for those who manage e-commerce websites. Its functionalities are designed to provide in-depth insights on website visitors, helping you better understand your target audience and optimize your strategies accordingly. We successfully transferred the audiences created through Analytics to AdWords and effectively associated them with AdWords ads . However, we were unable to access detailed data and information about these audiences in Analytics. Thanks to the new Audience Reports provided by Analytics, we can confidently view reports of the audiences created through Analytics. However, to access this feature, you must edit all previously created audiences and add them as targets in Google Analytics. Although I had believed there was no limit, Analytics only allows 28 audiences to be added. Unfortunately, when attempting to add the 29th, an error is displayed indicating the limit has been reached. I strongly suggest that the limit be increased to 100 as soon as possible, as more audience analytics reports will greatly improve job management. Having a lot of data doesn't necessarily mean having a heavy workload. By applying the right filters, we can easily simplify the data and achieve the clear results we want. How can we use and set up the Google Analytics Audiences report? To begin, confidently create a new audience in your Analytics account. Rest assured, I will explain the process in simple terms for those who may not be familiar with it. Login to Analytics > Then click the " Administrator " button from the bottom left > Click Audience Definitions > Audiences under Property i n the middle of the newly opened window. Google Analytics Audience Building To create a new audience, click on "New Audience." From there, you can create conditional audience reports, such as those for visitors who come to a specific page only from Google CPC, or for those who abandon their shopping cart without completing their purchase. The choice is yours! In Step 3, you need to add targets to your audience. Here, you should add AdWords and Analytics as targets. Note that you can add your audience to AdWords even if you're not advertising in AdWords. Google Analytics Audiences Report Once you add your target audience to Analytics, your data will be processed and the report will become available. Where can you access this report? Go to the Analytics homepage > Click the Audience Menu on the Left > Click Audiences. Google Analytics Audiences Report Once the data is deleted, a report screen will promptly appear, as depicted in the image above. Your data will begin to populate on the screen. In this report, I will thoroughly analyze … ### 10 Great Book Recommendations for Those Who Will Improve Theirself in Digital Marketing URL: https://faruktoprak.com/en/blog/10-great-book-recommendations-for-those-who-will-improve-theirself-in-digital-marketing · Tarih: 2018-01-18 · Kategori: Marketing Suggestions for Career Aspirants in Digital Marketing For those looking to advance their career or enhance their skills in the realm of digital marketing or marketing as a whole, I have compiled a list of ten exceptional books that will broaden your perspective. I am confident that you can locate the books you have previously read on this list. To me, each of these ten books holds great value. As such, the ranking was determined randomly. The book in first place does not necessarily imply that it is the best, nor does the last book suggest that it is the worst. Every book contains valuable information and content. Additionally, I have provided links where some of the books can be found. Growth Hacker Marketing: A Primer on the Future of PR, Marketing, and Advertising – Ryan Holiday Growth Hacker Marketing: A Primer on the Future of PR, Marketing, and Advertising – Ryan Holiday Gmail, Facebook, Airbnb, and Evernote are all multi-billion dollar companies that achieved great success without spending money on PR or digital marketing. They didn't even rely on billboards to reach this level. This book explains how they did it. The key to their success was a strategy called Growth Hacking , and it worked wonders. Unfortunately, I was unable to find a Turkish version of the book to share with you. However, the English version is quite easy to read and I highly recommend it to anyone interested in Growth Hacking. I am confident that it will prove to be very useful. Knock Your Opponent Down – Gary Vaynerchuk Knock Your Opponent Down – Gary Vaynerchuk We have some unfortunate news: marketing is a challenging field, and it's becoming increasingly difficult. However, we must not dwell on the past or pity ourselves. As modern storytellers, we must adapt to the realities of the market because it shows no signs of adapting to us. Today, content is more crucial than ever, but it's not just about producing high-quality content. It's about creating quality content that is tailored to social media platforms and mobile devices. In this crowded world, shouting at the top of your lungs won't make your voice heard on social media platforms. The key is to use your power effectively and tell stories that are suitable for new media platforms. You can buy this book from D&R, click here. The New Rules of Marketing & PR – David Meerman Scott The New Rules of Marketing & PR – David Meerman Scott When it comes to marketing, it's easy to assume that digital marketing is top of mind. However, it's important for small business marketing professionals to think big in order to adapt to changing tactics. The … ### Removing Junk Pages and Loading Feeds in Dynamic Search Ads URL: https://faruktoprak.com/en/blog/removing-junk-pages-and-loading-feeds-in-dynamic-search-ads · Tarih: 2018-01-05 · Kategori: Google Ads What is Dynamic Search Ad Type? Dynamic Search Ads are an incredibly valuable advertising campaign for websites with a vast number of web pages. Nevertheless, they may not always deliver optimal results. As an e-commerce website ad manager, you are likely to have encountered this situation, or perhaps you are not yet aware of it. When managing Google AdWords ads for an e-commerce website, it's important to be mindful of the stock status of the products when creating a Dynamic Search Network campaign . You don't want to waste money on pay-per-click for products that are out of stock. Not only will this disappoint potential customers who can't buy the product, but it will also cost you extra money. So, make sure to keep a close eye on stock levels and adjust your campaign accordingly to optimize your results and save money in the long run. Dynamic Search Network (DSN) ads automatically scan your website and present all relevant pages to users by matching keywords in their search results. This is the easiest and most accessible method available. However, if you prefer more control, you can create a page feed yourself and only include URLs from this feed in your DSN ads. You have no reason to fear the term "Page Feed". The process is actually quite simple, and I will explain it to you in detail below. How to Create a Dynamic Search Campaign Feed? First we need to prepare the page feed. If we do not prepare the page feed, the system will not allow us to select the feed from the settings section. Google AdWords offers us a template to add the page feed. You can download the template here. To edit the template, simply open it in Excel. The template consists of 2 columns: the URL, which is the page URL, and the tag. To enhance the appeal of your ads, you can include a customized label to the URL. For example, if you're managing hotel ads, you may want to arrange the custom labels into groups such as 4-star and 5-star hotels. As the manager of an e-commerce platform, I confidently ensure that linking is handled in the following way. Firstly, I meticulously check that my product feed in Google Merchant Center only includes available products. Then, I promptly download the .xml file and open it with Excel. From there, I assertively paste the product links into the URL section of a template, which guarantees that dynamic ads will not display any out-of-stock products. Uploading a Feed to a Dynamic Search Campaign Creating the page feed is just the beginning. Once it's done, you'll need to upload it to AdWords. But don't worry, it's a … ### Are you aware ? We're X-Rayed. URL: https://faruktoprak.com/en/blog/are-you-aware-were-x-rayed · Tarih: 2017-12-28 · Kategori: General When individuals from foreign countries come to our nation, it is commonplace for them to encounter X-ray devices in numerous locations. I have been living in New York , USA for the past two years and have confidently passed through numerous X-ray devices, including those in shopping malls and public transportation vehicles. However, I have yet to encounter any X-ray devices in these public spaces. Despite the ongoing threat of terrorism, X-ray devices are not frequently utilized outside of airports and certain government agencies. It is worth noting that men in the United States are legally allowed to carry firearms in public without being required to disarm. X-Ray Devices in the Metro Since my return to Turkey , I have noticed a significant change in the way businesses operate. In malls, individuals are now required to pass through an X-Ray device. If you are carrying a bag, you must also queue up for the X-Ray device. Even when taking the subway, you will be required to go through an X-Ray device. As a result, on average, 3-4 people in Istanbul are exposed to X-rays every day. ****************** The government will announce a terrorist threat in the country. It is a common occurrence for every country to face such threats, and citizens should not be treated unjustly. Additionally, some friends may claim that Europe is envious of the country. However, it is unlikely that Europe would be envious given the country's reliance on European technology, devices, and planes. Such claims are baseless and unfounded. It is time for better leadership. The Consumers Union's complaint regarding the X-Ray device is accurate. The following explanation is included: When using these detectors without proper adjustment and control, false alarms can be triggered for items such as a knife that may not even be sharp enough to cut an apple. It is highly unlikely that such an item could cause harm to another person. Ironically, security guards may still feel compelled to confiscate the harmless item. In contrast, shopping malls sell far more dangerous tools such as cordless drills and sawmills. Even in a restaurant where a meal costs only 10 lira, sharp knives and forks are provided. Some shops even sell metal scissors. This highlights the fact that the x-ray devices installed at official institutions may not be primarily for security, but rather a marketing tactic. It's obvious what they've done to the country. ### Google Analytics Certification Exam, Questions and Answers URL: https://faruktoprak.com/en/blog/google-analytics-certification-exam-questions-and-answers · Tarih: 2017-12-24 · Kategori: Google Certifications How to Get Google Analytics Certificate? Google Analytics is an indispensable analysis system for every website owner. We all install the tracking code on our website, but it's imperative that we properly process and measure the data to get the most out of it. Analytics is a powerful tool that empowers you to monitor every step users take on your website, down to the finest detail. For example, if your website includes a video, you can receive precise measurements such as the number of viewers and how many stopped watching it. If your website is an e-commerce platform, you can leverage the "Advanced E-Commerce" feature to view all the details, including product and sales performances, audience analysis, and more. This feature enables you to utilize all the other details to enhance your website's overall performance. What is Google Analytics Academy? If you're new to using Google Analytics or looking to improve your skills, I highly recommend starting with the Google Analytics Academy . Their comprehensive training program includes Beginner and Advanced Levels, covering everything you need to know. The Academy's videos are in English with Turkish subtitles, so you can easily access translations while watching. Additionally, you can stay up-to-date on the latest insights and tips by following the " Analytics " category on my blog, where I regularly share informative articles. Click here to access the Google Analytics Academy training program and take your skills to the next level with confidence! To obtain the Google Analytics certification, the first step is to create a Google Partner account. If you are unsure how to do this, refer to my article by clicking the provided link. Once your partner account is set up, proceed to take the exam with confidence. Sample questions and answers for the exam are provided below. Note that as of January 2018, all training and exams are consolidated under Google Academy for Ads . Furthermore, rest assured that your Google Analytics certification holds a longer validity period of 18 months compared to other AdWords certificates that only last for 12 months. Take note that the Google Analytics certification remains valid for more than 18 months. Google Analytics Certification Exam Questions and Answers 1. Which set of rules determines how sales and conversions are attributed based on touchpoints in the conversion path? Attribution modeling Multi-Channel Funnels Conversion tracking Channel Groupings 2. Which Custom Report Type displays a static and sortable table where data is presented in rows? Traveler Flat Table Pivot Table Map Layout 3. Which tags does Google Analytics recommend for accurately tracking campaigns? Source, Content and Term Agent, Source and Campaign Campaign, Content and Term Agent, Source and Content 4. Which report displays the users who … ### Segment Data and Analytics in Google Analytics URL: https://faruktoprak.com/en/blog/segment-data-and-analytics-in-google-analytics · Tarih: 2017-12-23 · Kategori: Analytics What is Google Analytics Segment Data? By implementing a well-structured Google Analytics account, you can efficiently capture and measure every detail and activity on your website with confidence. One of the advantages of analytics is the ability to segment data confidently. By segmenting data, you can group all users visiting your website and obtain detailed results. For instance, you can confidently prepare the following analytical reports using segment data. Example 1: What was the language of the web browsers used by the users who visited the website, including Spanish, English, etc.? Example 2: How many people between the ages of 18-24 have made a purchase from my website. Example 3: This refers to the number of users who added items to their cart but did not complete the purchase. You can reproduce these examples or create your own segment if you wish. Alternatively, you can use segments created by others or make use of the segments that Google offers to you. How to Create an Audience Segment in Google Analytics? Once you've successfully logged into your Analytics account, navigate to Audience > Overview. You'll be presented with a screen displaying 100% All Users by default. To view a different segment, confidently click on the "+ Add Segment" button located next to it. This will immediately open a new segment creation window, as depicted in the image below. After creating and saving the new segment via this window, your report and graph will be instantly updated to reflect the changes. Creating Analytics Segment Data Additionally, you have the ability to assign newly created segments for use in your Google Adwords account by defining the target audience with confidence. As demonstrated in the image below, I confidently use this method to report on users who arrive from Organic Search , those who arrive directly, and those who arrive through Paid (CPC). Google Analytics Segment ComparisonSegment Data and Analytics in Google Analytics ### How Do We Identify the Right Long-Tail Keywords in SEO? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/how-do-we-identify-the-right-long-tail-keywords-in-seo · Tarih: 2017-12-10 · Kategori: SEO For small or new companies, achieving success in search engines using short keywords can be a daunting task. To increase conversions and attract more users to your site with minimal effort, we highly recommend implementing Long-Tail keywords. What is a Long-Tail Keyword? The term "Long-Tail Keyword" describes a keyword structure that comprises of longer words. For instance, if you are selling sneakers online, it is more appropriate to use the Long-Tail Keyword "blue men's sneakers" than merely "sneakers." This creates a more precise keyword phrase. Generally, the Long-Tail Keyword structure is made up of at least three words. As I mentioned earlier, if you have a newly launched website or low rank values, utilizing long-tail keywords can certainly help improve your search engine rankings. Instead of using broad keywords like "coffee," why not try using more specific and longer phrases such as "how to make filter coffee at home" to significantly increase your chances of success? By using long-tail keywords, you can significantly improve your page's search engine ranking compared to using general keywords. However, it is imperative to conduct thorough research and analysis on these keywords beforehand. For instance, it's crucial to check the difficulty level of any new keyword you create in Google . In the subsequent sections, we will provide you with comprehensive information on how to do this effectively. The term "Long Tail" was coined based on the Search Demand Curve graph depicted below. As the graph clearly illustrates, the vast majority of keywords are situated in the tail end. Long-Tail Keywords Long-tail keywords make up a whopping 70% of all searches and are typically not searched for in isolation. Instead, they are searched for as part of a larger phrase, like "making filter coffee at home". ******************* Why are long-tail keywords important for increasing traffic and conversions? By targeting long-tail keywords, you can confidently reach the precise audience for your website, product, or service. This is because the individuals visiting your site are specifically seeking what you offer, making them highly valuable prospects. 1. Easy For You To Rank In Search Engine Results: Using long-tail keywords is essential because they increase your chances of ranking on the first pages of search engine results. Due to the high competition for head keywords, using long-tail keywords will give you a competitive edge. For instance, ranking for "sushi" might be challenging, but ranking for "vegetarian sushi restaurant Istanbul" can be a more realistic goal. 2.You Reach The Right Audience: Long-tail keywords are a powerful tool to target the right audience. Unlike generic keywords such as "sneakers," specific keywords like "men's blue sneakers" or " Nike men's blue running sneakers" are used by shoppers ready to make a purchase. … ### The Portal with Google Exams and Certifications is Changing URL: https://faruktoprak.com/en/blog/the-portal-with-google-exams-and-certifications-is-changing · Tarih: 2017-12-06 · Kategori: Google Certifications What is Google Academy For Ads? How to Open an Account? Google's brand new platform, Academy for Ads , offers an extensive selection of top-notch training courses, challenging exams, and prestigious certificate programs for you to confidently explore. I received an email from Google today stating that the Google Partner's certificates panel will be replaced. The new panel will be located at Google's Academy for Ads and includes updated training courses, exams, and certification programs. This move will streamline the certification process and provide a better learning experience for all users. Google has taken this path to provide more content with the application and to organize the messy training documents. The current system is organized in a chaotic manner, making it nearly impossible to locate specific information. However, the new system is more self-explanatory and easier to navigate, making it a significant improvement over the previous one. Moreover, the new Academy for Ads panel is fully compatible with all devices and boasts a highly intuitive design. Crucial features, such as locating training materials, taking exams, sharing results, and reviewing details, are now conveniently within reach. Starting on the week of January 16, 2018, accessing Google's Adwords , Analytics , and other exams and certificates will only be possible through Academy for Ads. Be aware that public Google Partners profile pages will no longer be accessible due to this transition. However, there will likely be new alternatives provided by Google, making it easy for agencies and other users to confirm the accuracy of their certificates. Rest assured, this transition will streamline the process and ensure that all users have access to the most up-to-date information and certifications. What About the Google AdWords Certificates You Have Earned Before? You can confidently access your certificates on your panel until they expire. Renewing your certificates will require using a different portal, panel, and training system. Your Google AdWords and other Google Partners certification exams, as well as personalized certifications, will remain valid until their expiration date. Google Academy for Ads We are confident that the implementation of this application will be completed by January 2018. We strongly advise you to obtain your certificate as soon as possible, as the exams may become more challenging or have an increased variety of questions. It is worth noting that Google's certification exams were previously paid and cost $50, but they are currently free. We are confident that they will remain free and not revert to the old paid system again. Click to access Academy for Ads. ### Google Ads Video Advertising Certification Exam URL: https://faruktoprak.com/en/blog/google-ads-video-advertising-certification-exam · Tarih: 2017-12-01 · Kategori: Google Certifications Google Ads Video Advertising Certification The Google Ads ( AdWords ) Video Advertising exam comprehensively covers both fundamental and advanced advertising concepts. It includes top-notch best practices for creating, managing, and optimizing video advertising campaigns on YouTube and the web. You have the ability to successfully run your video ads on YouTube and partner sites by following the necessary campaign details and tricks involved in video ads . Before diving in, it is important to have a strong understanding of these components. If certification is on your radar, I can confidently share some of the questions and answers from the exam to help prepare you. To become certified, simply follow the first step of opening your Google Partner account. Don't know how to do that? No problem, just click here to read my comprehensive article on the topic. Once you've got your account up and running, it's time to take the exam. To help prepare you, I've included a set of sample questions and answers for your review below. Google Video Advertising Certification Sample Exam Questions 1. On-demand, clickable thumbnails that appear next to In-Stream Truview ads on Youtube are called __. Video Discovery Ads Companion banners Display ads Youtube masthead 2. What is the best practice for In-Stream Truview? Adding a strong call to action Adding a Frequency Cap We use various targeting methods to optimize the performance of our ads and achieve the best results. All 3. How long does it take on average for a video ad to be approved? 1 business day 2 hours 10 working days Video ads are eligible to show immediately on Youtube and the Display Network. 4. What use is appropriate for the advertiser who wants to gain access on YouTube for a fixed (fixed) price? Truview Video Ads Interest-based targeting Reservation purchase (e.g. masthead) Placement targeting 5. What metrics can you track with Youtube Analytics ? Youtube session length Truview ad skip rates Cost per channel visit Playback locations (video viewing source) 6. True/False: Is it necessary to use a code to take advantage of the remarketing feature in AdWords Video? True False 7. Where and how should the video be uploaded to publish a Truview ad? To any video portal To Youtube with the privacy setting changed to "Private" To the advertiser's website To Youtube with the Privacy Setting changed to "Public" or "Unlisted" 8. The mobile masthead is shown in which of the following? In an iOS app (Youtube iOS app) In an Android app (Youtube Android app) At m.youtube.com.tr All 9. What can you do with YouTube Analytics? Controlling conversion volume Creating Remarketing lists Checking the subscriber count gained All 10. In-Stream Trueview is considered "displayed" when it … ### Google Ads Search Certification Exam URL: https://faruktoprak.com/en/blog/google-ads-search-certification-exam · Tarih: 2017-11-29 · Kategori: Google Certifications Google Ads Search Certificate The Google Ads (AdWords) Search Network exam comprehensively covers both fundamental and advanced concepts related to creating, managing, measuring, and optimizing advertising campaigns on the Google Search Network. Without a doubt, the Google Search Network Advertising exam stands out as one of the most crucial exams in AdWords. When it comes to AdWords campaigns, the Google Search Network is the first type that comes to mind. I am confident that the vast majority of us have posted their first ad on the Google Search Network. To achieve success with this ad network, a detailed understanding is crucial. Careful planning and strategizing of the keyword configuration are important, as any mistakes could result in AdWords wasting your money and causing damage. To avoid this, it is recommended that you keep your campaign up to date, regularly review the Search Terms report, consistently update your negative keyword list on a campaign or ad group basis, accurately define your target audience, and optimize your ads every 2-3 weeks. By following these steps, you can ensure that your campaign is successful and that you get the most out of your investment. To measure the impact of subtle changes on your website's users or customers, confidently utilize Google Analytics for A/B testing on your landing pages. Where Do Google Search Ads Appear? When searching on Google or Google partner sites, ads are displayed in the search results and are clearly marked with an "Ad" label. In the past, ads were also displayed in a right-hand sidebar on the homepage, but this was not visually appealing on mobile and other devices. As a result, Google now displays 7 ads on the page: 4 at the top and 3 at the bottom, creating a more seamless experience for users. For instance, a search for "plane tickets" on Google will include these ads in the search results. Google Search Ads Results, Top 4 Ads Google Search Ads Results, Bottom 3 Ads The exam questions are easy. If you have experience managing a campaign on the Google Search Network and are familiar with the fine details of creating one, then you will find the exam easy as well. To obtain certification, you must first establish your Google Partner account. If you're uncertain about how to do this, simply refer to my article by clicking here. Once your account has been set up, you're ready to take the exam. To assist you, I've included a few sample questions and answers for the exam below. Google Search Certification Sample Exam Questions 1. What tool can help to see how increasing the Target Cost-Per-Acquisition can affect performance? Target CPA Planner Target Bid Simulator Keyword Simulator Tool Target CPA … ### Google Ads Display Network Certification Exam URL: https://faruktoprak.com/en/blog/google-ads-display-network-certification-exam · Tarih: 2017-11-28 · Kategori: Google Certifications Google Ads Display Network Certification The Google Ads ( AdWords ) Display Exam thoroughly covers the most advanced advertising concepts, providing invaluable insights into the best practices for creating, managing, and optimizing Display Network campaigns. I can confidently say that this was one of the most challenging exams I've taken. With a passing grade of 80%, answering 80 out of the 100 questions correctly was crucial. Any less than that would result in failure. Despite scoring 79 points on both attempts, I was determined to pass and did so by studying systematically. I am now proud to say that I obtained the certificate with a good score. With Google Display Network, you have the power to create and publish your ads on a vast range of websites within Google. The best part? You can choose to show your ads on specific websites or articles, allowing for targeted and effective advertising. For example, if you come across an article by Yılmaz Özdil, a columnist for Sözcü newspaper, that relates to your ad, you can display your ad on that article. By making the right adjustments and utilizing strategic targeting through the placements tab, you can multiply the effectiveness of your ads and greatly improve their performance. Where Do Google Display Networks Ads Appear? These ads confidently appear in designated advertising spaces on websites. For instance, as we previously mentioned, Yılmaz Özdil's columns in the Sözcü newspaper. Now, let's take a confident look at where Google ads appear in one of his articles. Yılmaz Özdil's article features three Google Display Ads at the beginning, which are easily noticeable. These ads are owned by Google, and you can confirm this by hovering your mouse over the exclamation point within each frame. Where Do Google Display Networks Ads Appear? Now, let's take a look at the different question types and answers in this exam. If you decide to become certified, the first step is to open your Google Partner account. If you're unsure about how to do this, you can read my article by clicking here. Once you have opened your partner account, you can proceed to take the exam. To help you prepare, I have included some sample questions and answers from the exam below. Google Display Advertising Certification Sample Exam Questions 1. What types of users are in-market audience targets? Users interacting with context-related content Users who are in your general target demographic group This refers to users who are actively considering purchasing products or services similar to what you offer. Users you reach through remarketing 2. What enhancements can Google automatically add to your wedding supply client, Alexa's, text ad on the Display Network? Promotion of a business related to its … ### 42 Best TV Series Recommendations and Best TV Shows to Watch URL: https://faruktoprak.com/en/blog/42-best-tv-series-recommendations-and-best-tv-shows-to-watch · Tarih: 2017-11-16 · Kategori: General With so many TV series available, it can be difficult to decide which one to start watching. Now that one series has ended, it's time to start a new one. Allow me to assist you in choosing which series to begin. Take a look at the following options and let's get started on your next adventure! Most Popular TV Show Recommendations in America In this article, I expertly conducted thorough research and identified the 42 most popular TV series currently captivating America . I am thrilled to share them with you, and undoubtedly, you will recognize some of these shows, or perhaps you are already an avid viewer. However, I am confident that there are some TV series on this list that will be new to you. Let's proceed to rank them from the most popular to the least popular. Manhunt: Unabomber (Discovery) Manhunt: Unabomber (Discovery) It consists of miniseries. 8 Chapters The Criminal and Investigation series by the FBI is an enthralling detective show that is grounded in a true story. It chronicles the life of Ted Kaczynski, who perpetrated a series of bombings in the USA from 1978-1995, and the FBI's unwavering pursuit to bring him to justice. Crashing (HBO) Crashing (HBO) 1 Season - 8 Episodes Crashing is a fantastic new series released by HBO in 2017, with the lead roles played by the talented comedian Pete Holmes. The show follows Pete's hilarious attempts to put his life in order by putting on a new comedy show. It is perfect for a fun Friday or Saturday night viewing and can provide an enjoyable evening at home. "I'm excited to start watching this series in the near future!” Feud: Bette and Joan (FX) Feud: Bette and Joan (FX) It consists of miniseries. 8 Chapters Get ready to witness the epic battle between two legendary actors, Joan Crawford and Bette Davis, as we take a peek behind the scenes of their struggle. Cast in the lead roles of the horror-thriller drama, What Ever Happened to Baby Jane?, both were determined to revive their careers. However, tensions were high as these two divas didn't get along during the filming of the movie. Brace yourself for an inside look at their conflict and the drama that ensued. Legion (FX) Legion (FX) 1 Season - 8 Episodes The character of Legion , created by Marvel producers, is undeniably one of the most powerful mutants. In the series, our lead actor, David Haller, is hospitalized for treatment when the intriguing visions he has had since childhood and his schizophrenia symptoms begin to intensify. Despite his persistent efforts to leave, he is not allowed to go due to his lack of progress. David Haller … ### Google Ads Shopping Advertising Certification and Exam URL: https://faruktoprak.com/en/blog/google-ads-shopping-advertising-certification-and-exam · Tarih: 2017-11-12 · Kategori: Google Certifications Google Ads Shopping Ads Certification The Google Ads (AdWords) Shopping Ads quiz confidently covers both the basic and advanced advertising concepts required for success. This includes creating a Merchant Center account, creating a product data feed, and expertly creating and managing Shopping campaigns to ensure optimal results. If you're managing Google Shopping ads and have a solid understanding of AdWords, passing the certification exam should be a cakewalk. The exam primarily covers the workings of the advertisements, but as is typical with Google, there may be some head-scratching questions thrown your way. Fear not, in this article I'll tackle these questions head-on and provide you with sample questions and answers to prepare you for success. Google Shopping ads appear at the top of Google and its partner searches. Additionally, users can directly search for products on Google Shopping. These ads exude an impactful and visually appealing look. How Google Shopping Ads Appear To become certified, you must first open your Google Partner account. If you are unclear about how to do this, you can easily refer to my article by clicking on the provided link. Once you have successfully created your partner account, you can proceed to take the exam. The sample questions and answers provided below will aid you in your preparation for the exam. Google Shopping Ads Certificate Sample Exam Questions 1. Çiğdem wants to determine whether individuals who view Shopping Ads actually purchase the shoes advertised. What steps should he take to accomplish this? Must run the Ad Performance Report Must set up conversion tracking Must use Enhanced Cost-Per-Click ECPC bidding Should run the auction information report 2. Which of the following should you link to your Google Merchant Center account in order to create a Shopping campaign? Google My Business Account List of Approved Shopping Policies Credit card AdWords account 3. Based on Nihal's analysis, 5 brands within the "All Products" group perform well. What can be done to ultimately drive more traffic to these valuable brands? Increasing the "All Items" bid Divide the group into sub-product groups based on brand and identify more competitive offers for each individual brand. Setting its budget to "accelerated" delivery Changing the campaign priority to "high" 4. Which of the following can Google Merchant Center be used for? Determining campaign priority for products View comparisons with competitors for Shopping campaigns Managing shipping settings for a store Update mobile offers for products 5. For what purpose are product groups used in shopping ads? Editing products in a data feed Creating a list of keywords to use to ensure Shopping ads target the right users Bidding on inventory arranged in an ad group Packing products sold together. (e.g. camera and tripod stand) … ### How to Register and Get Google Partners Certificates? URL: https://faruktoprak.com/en/blog/how-to-register-and-get-google-partners-certificates · Tarih: 2017-11-08 · Kategori: Archive What is Google Partners, How to Register? First of all, let's discuss why Google Certificates are important. Individuals who wish to pursue a career in Digital Marketing , particularly in Google AdWords and Analytics , can boost their job prospects by acquiring Google certifications . Alternatively, they can work as freelancers by creating their own MM accounts and partnering with companies worldwide. Freelancers can oversee AdWords accounts of businesses of any size and earn a significant income. However, holding Google certifications can provide a competitive advantage in the job market and showcase one's professionalism with confidence. To access a Google Partners account , simply sign in using your Gmail account, accept the terms, and create your account by clicking on this link: https://www.google.com.tr/partners/about/index.html . You got this! What are the Google Partners Terms? When you log in to Google Partners, you can confidently access AdWords, Analytics, Mobile Sites, and Digital Sales areas from the menus on the left. The certification exams for each category are free of charge, and with a grade of at least 80% , you can pass the exams. Your certificate is valid for one year. If your certificate expires after one year, you can confidently retake the exam to renew your certification. To become AdWords certified, confidently pass the Basic AdWords exam first. Once you have passed this exam, you can confidently move on to the next level of certification. Search Advertising Display Advertising Video Advertising Mobile Advertising Shopping Advertising There are five certification exams available for advertisement models. By clicking on each exam, you can view the questions and answers. Passing the Basic Level exam and succeeding in any of these five exams qualifies you to receive the AdWords certificate. It's worth noting that AdWords includes these five advertising certificates. Therefore, to excel in the AdWords field, we strongly recommend obtaining all five advertising certificates. It is of great importance for agencies to have individuals who hold all of these certificates. I have confidently created dedicated articles for each Google certification exam, providing comprehensive question and answer resources along with essential operational information. I strongly recommend reading these articles as they will help you prepare and pass your exams with ease. You can effortlessly access these articles by clicking on the "Google Certificates" category link. How to Verify You Have a Google AdWords Advertising Certificate? To showcase your Google Partners certifications in your CV, you can confidently make your Google Partners profile public. To do this, navigate to your Profile page in Google Partners, access the Public profile section, and choose the option to make your profile visible to everyone. Next, copy the link to your profile and add it to your CV. By doing … ### Green Card Results Announced URL: https://faruktoprak.com/en/blog/green-card-results-announced · Tarih: 2017-05-07 · Kategori: Archive Green Card Results Announced Attention: The results for Green Card 2020 or DV-2021 will be announced on June 6th . The Green Card 2020 or DV-2021 results will be confidently announced on June 6th by the official immigration department of the USA , TravelGov account. We confidently announce that the opening of the Entrant Status Check for DV-2021 applicants has been postponed to June 6, 2020. Rest assured that this delay will not hinder our ability to pre-process and schedule DV-2021 interviews, which will proceed as scheduled on October 1, 2020. — Travel - State Dept (@TravelGov) April 13, 2020 The long-awaited day has arrived! The results for Green Card 2019 have been announced! The Green Card is an essential immigration application that provides a gateway to the USA. Upon winning the Green Card, you will be able to complete your transactions at the US consulate in Ankara, Turkey to come to the USA. With this powerful tool in hand, the USA will be within your reach! If you have applied for a Green Card either abroad or in the United States and have received it, you can conduct your transactions at American consulates in your country. When you obtain a Green Card and come to America, you will have all your necessary documents, including your work permit and SSN (Social Security Number), ready to go. This will give you a significant advantage, as having an SSN and work permit are absolute requirements for working in the USA. How can I learn about Green Card Results? To begin, you will need your "Confirmation Number". If you remember it, visit this link immediately: https://dvlottery.state.gov/ . If you have forgotten your number, you can find out by clicking "Forgot Confirmation Number" on the same link. How to Learn Green Card Results When you visit the link, click the "Green Card Results" button directly. Then, a screen will appear, as shown in the image above. From here, in order: Confirmation Number: After submitting your green card application, enter the number provided to you by the system. Last/Family Name: You can enter your last name in this field. Year of Birth: Enter your year of birth. Just enter the year. Authentication: Enter your verification code and press Submit. If you come across the screen titled " Diversity Visa Lottery Form was selected for further processing " displayed in green, with the word "Congratulations!" on the page that opens, that means you are the lucky winner of the Green Card. Rest assured that if you come across a result similar to the screenshot shown below, " HAS NOT BEEN SELECTED " simply implies that you were not selected as a winner. How to apply for …