2025 Sonbaharında Dijital Reklam Trendlerini Açıklıyorum


2025 Sonbaharında Dijital Reklam Trendleri Neleri Değiştirecek?
2025 sonbaharıyla birlikte dijital reklam dünyası yepyeni bir döneme giriyor. Yapay zeka destekli kampanya optimizasyonlarından çerezsiz dünyaya geçişe, dikey video içeriklerden mikro-influencer iş birliklerine kadar markaları bekleyen büyük bir dönüşüm var. Bu bölümde, sonbahar sezonuna hazırlanırken öne çıkacak dijital reklam trendlerini derinlemesine ele alıyorum.
Yapay zekanın reklam metinlerini, görsellerini ve hedeflemeyi nasıl dönüştürdüğünü, dinamik ve kişiselleştirilmiş reklam deneyimlerinin satışlara nasıl katkı sağladığını, sesli arama ve podcast reklamlarının neden yükselişte olduğunu konuşuyoruz. Google’ın 3rd party çerezleri tamamen kaldırmasıyla birlikte markaların nasıl first-party data toplaması gerektiğine, CRM entegrasyonlarının önemine ve kullanıcı verisi yönetiminde şeffaflığın neden kritik hale geldiğine değiniyoruz.
2025 sonbaharının en büyük sürprizlerinden biri de video reklamların geleceği. TikTok, Instagram Reels ve YouTube Shorts’un yön verdiği 9:16 dikey video formatı artık tüm platformlarda ana akım haline geldi. Tüketicilerin samimi, hızlı ve gerçekçi içeriklere verdiği tepki, markaları daha doğal reklam stratejileri geliştirmeye zorluyor. Aynı zamanda etkileşimli ve alışverişe yönlendiren reklam modelleri — örneğin canlı yayın üzerinden alışveriş, AR ile ürün deneme deneyimleri veya QR kod entegreli kampanyalar — e-ticaret tarafında devrim yaratıyor.
Mikro-influencer iş birlikleri de sonbaharın dikkat çeken trendlerinden biri. Büyük kitlelere ulaşan makro influencer’ların yerini, topluluklarıyla güçlü bağ kuran ve yüksek etkileşim sağlayan mikro influencer’lar alıyor. Özellikle moda, teknoloji, kozmetik ve yerel işletmeler için bu iş birlikleri daha organik ve sürdürülebilir sonuçlar doğuruyor.
Bir diğer öne çıkan başlık ise artırılmış gerçeklik (AR) ve metaverse deneyimleri. Tüketiciler ürünleri satın almadan önce sanal ortamda deneyimlemek istiyor. Sonbaharda markaların, kullanıcıların evinden çıkmadan ürünleri test edebileceği AR çözümlerine daha fazla yatırım yapacağını göreceğiz.
Performans pazarlamasında ölçümleme yöntemleri de ciddi bir dönüşüm içinde. Çerezsiz dünyada incrementality testleri, Marketing Mix Modeling (MMM) ve platform içi dönüşüm API’leri markaların reklam etkinliğini anlamasında kritik hale geliyor. Türkiye’deki markalar için Meta Conversion API ve Google Ads Enhanced Conversions geçişleri önümüzdeki aylarda gündemin üst sıralarında olacak.
Ve son olarak sonbaharın ruhuna uygun bir trend: duygusal hikaye anlatımı. İnsanlar sadece indirim veya satış mesajı görmek istemiyor. Onlarla empati kuran, sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projelerine yer veren markalar, daha güçlü bir marka bağlılığı oluşturacak. Bu, özellikle yıl sonuna doğru yapılacak kampanyalarda tüketici tercihlerini doğrudan etkileyecek.
Kısacası 2025 sonbaharı dijital reklamlarda akıllı teknolojilerin, kişiselleştirilmiş deneyimlerin ve güvene dayalı pazarlamanın yılı olacak. Rekabetin bu kadar yoğun olduğu bir dönemde öne çıkmak isteyen markaların bu trendlere hızla uyum sağlaması gerekiyor.
Bu bölümde sizlere sadece trendleri anlatmıyorum, aynı zamanda bu değişimlere nasıl hazırlanabileceğinizi, markanızı geleceğe taşıyacak hangi stratejilere odaklanmanız gerektiğini de paylaşıyorum.
Türkiye’de Dijital Pazarlama Podcasti’nin bu bölümünü dinleyerek hem 2025 sonbaharındaki reklam dünyasına yön veren dinamikleri öğrenecek hem de kendi kampanyalarınızı daha güçlü kılacak fikirler bulacaksınız.
Ben Faruk Toprak. Eğer bu bölümden ilham aldıysanız, podcasti takip etmeyi unutmayın. Görüş ve sorularınız için bana faruk@joykek.com üzerinden ya da Instagram’da @faruktoprakx hesabımdan ulaşabilirsiniz.
Bölüm transkripti
(1545 kelime)
Ses kaydından otomatik oluşturuldu; küçük yazım ve noktalama hataları olabilir.
Herkese selamlar. Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Ben Faruk Toprak. Bugün sizlerle 2025 yılının bu sonbaharında öne çıkan dijital reklam trendlerini konuşmak istiyorum. Her yıl reklamın dünyası değişiyor. Ama son yıllarda yapay zeka geldi bir yandan, gizlilik regulasyonları değişti, tüketici davranışlarındaki dönüşüm ve yeni nesil medya formatları bu değişimi hiç olmadığı kadar hızlandırdı. O yüzden ben de şimdi dedim ki özellikle bu sonbahar dönemine girerken markaların reklam bütçelerini,
stratejilerini ve yaratıcılık anlayışlarını yeniden gözden geçirmesi gerekiyor dedim ve bu podcast bölümünü çektim. 2025'in bu sonbaharında bizi hangi reklam trendleri bekliyor? Gelin birlikte detaylıca inceleyelim. Şimdi artık belki bunu duymaktan çok sıkıldınız ama yapay zeka destekli reklam optimizasyonuyla ben başlayacağım. Yani birinci sıraya yapay zekayı koyuyorum. Son zamanlarda böyle sanki iki yıldır özellikle son yıl ağırlıklı olacak şekilde çok fazla sık bir şekilde duyduk bu kelimeyi, yapay zekayı. 2025'e girdiğimizden beri yapay zeka sadece hedefleme değil, bunun da ötesinde.
Yani reklam metinlerinin oluşturulmasında, görsellerinin otomatik üretilmesinde başrolde şu anda değil mi yapay zeka? Sonbahar döneminde de markalar kampanyalarını tek bir kreatif üzerinden değil, AI'ın ürettiği yüzlerce varyasyon üzerinden test ediyor olacak. Eğer siz de sadece tek bir görsel reklam çıkıyorsanız yapmayın bunu. AI ile varyasyon sayısını arttırın. Google Ads'te, Meta Ads'te, TikTok'ta bu reklamları bolca kullanabilirsiniz.
Ve özellikle bu platformlar yani Google, Meta, TikTok, AI modellerini çok hızlı bir şekilde geliştirdi. Hem kampanyaların hedeflemesinde hem de bu yıl gelecek olan reklam kreatiflerinin oluşturulmasında. Şimdi Meta'da reklam çıktığınızda hatırlayın. Siz bir tane primary text dediğimiz yani reklam metni yazdığınızda altına da 5 tane yapay zekanın generate ettiği, oluşturduğu reklam metinleri geliyor. İşte burada da şimdi yakında görselleri de göreceğiz. Banner'ları da göreceğiz.
Yapay zekanın oluşturduğu birden fazla görseli göreceğiz. O da şu anlamına geliyor. Yani artık reklam çıkmak daha da kolaylaşacak. Kreatif tarafta daha az vakit harcayacağız. Şimdi yapay zekayı birinci sıraya koydum. İkinci sıraya da kişiselleştirme ve dinamik reklam deneyimini koyabilirim.
Bu yeni trendlerin arasında yer alan reklamlardan bir tanesi, stratejilerden bir tanesi. Bu da ne demek? Biz artık kullanıcıya aynı reklamları defalarca göstermek yerine kişiye özel içerik kurguları hazırlayabiliriz. Yani sonbahar sezonu demek nedir? İki bölümdür hep tekrarlıyorum ama okula dönüş, yeni koleksiyonlar ve yaklaşan Black Friday değil mi? Özellikle yıl sonu alışveriş maratonu bu süreç.
Ve biz de markalar olarak bu dönemde kullanıcıların alışveriş geçmişine, lokasyonuna ve hatta hava durumuna, onu da geçtim ruh haline göre değişen reklam mesajları kurgulamaya odaklanıyoruz. Bu bizim ikinci stratejimiz. Ne tuhaf değil mi kullanıcıların ruh halini hedefleyebilmek? Yani üzgünse bizim reklamımızı gördüğünde üzgün, mutluysa mutlu şeklinde. Reklam metinleri de buna göre optimize olabilir aslında. Hedeflemede böyle bir seçenek olsa hiç de fena olmaz.
Şu anda kendini depresyonda hissedenlere reklamlarımı gösterme şeklinde. Sonra üçüncü seçenekte de gizlilik odaklı, reklamcılık ve çerezsiz dünya. Sonbahar 2025'in belki de en önemli kırılımı bu. Üçüncü parti çerezlerin tamamen tarihe karışması olacak. Özellikle Google'ın Chrome'daki çerez desteğini tamamen kaldırmasıyla birlikte markalar, first party data dedikleri yani kendi topladıkları müşteri verilerine yönelmek zorunda kalacaklar.
Burada da CRM entegrasyonları, müşteri kulüpleri belki ya da e-posta pazarlama listeleri ve WhatsApp, business, API gibi kanallar kritik hale geliyor. Bakın e-posta pazarlama listeniz yoksa acilen oluşturun. WhatsApp, API'niz yoksa, business API'niz yoksa acilen oluşturun. Yani ben podcast'e sürekli diyorum bir CRM hesabınız olsun diye. CRM hesabınız yoksa acilen oluşturun.
Çünkü çok farklı bir döneme doğru gidiyoruz dijitalde. Bunların cebinizde olması lazım. Yani bir işletmeniz var ve o işletmenin reklamlarını yapıyorsanız, yönetiyorsanız mutlaka bu saydıklarıma sahip olmanız lazım. Dördüncü maddeye de ben sesli arama ve podcast reklamlarını koyuyorum. Özellikle podcast reklamları. Bakın işletmeler henüz farkına varamadı podcast'tan geri dönüşlerin ne kadar verimli ve karlı olduğunu.
Ama bunu deneyen işletmeler çok güzel sonuçlar alıyor. Hatta biz 1-2 müşterimize podcast reklamında pazarlama stratejisi uyguladık. Ve çok da güzel dönüşler aldık. Yani CAC dediğimiz Customer Accusation Cost. Özellikle yeni müşteri elde edinme başına maliyetler Google ve Meta'dan daha da düşüktü. Bunu nasıl takip ettik?
Basit bir link ve kodla bunu takip ettik. Podcast'i sunan sevgili arkadaş hatta ismini de buradan vereyim. Fularsız Entellik çok severim podcast'i. Benim podcast'imi dinliyorsanız mutlaka Fularsız Entellik podcast kanalına da bakmanızı öneririm. Pazarlamaya yönelik konuşmuyor. Her telden konuşuyor ama bilgili bir çocuk.
O yüzden dinlemenizi öneririm. Şimdi sesli arama dedim ya. Ne demek bu sesli arama? Arkadaşlar bu da özellikle yapay zeka artık sesli aramalar yapabiliyor. Kullanıcıyı direkt arayabiliyor. Onunla konuşabiliyor.
Markamızı tanıtabiliyor. Bildiğiniz insan gibi konuşabiliyor. Şu an Türkçe'de beta sürümünde birçok araç. Ancak diğer dillerde çok iyi çalışıyor. Sesli aramayı ve podcast reklamlarını mutlaka listenize koyun. Bu sonbaharda dijital reklam trendlerinden dördüncüsü buydu.
Beşincisi de video reklamlarında dikey formatın artık yavaş yavaş tam anlamıyla kullanılmaya başlaması diyebilirim. Özellikle TikTok'un ve Instagram'ın Reels olarak başlattığı bu dikey video trendi 2025'in sonbaharında tüm reklam kampanyalarının merkezinde. Hatta YouTube bile shorts ile birlikte bu alana büyük yatırım yapıyor diyebilirim. Ve markalar artık yatay videodan çok 9-16 dediğimiz dikey videolarda, dikey formatlı videolarda içerik üretmek zorunda kaldılar. Bu içeriklerin daha samimi ve hızlı tüketilebilir ve tabi ki de kullanıcı tarafından üretilmiş gibi hissettirmesi çok önemli. Altıncısında da etkileşimli ve alışverişe yönlendiren reklamlar diyebiliriz.
Bu ne demek? Özellikle e-ticaret yapan markalar için click to buy yani videodan direkt alışverişe yönlendiren reklam modelleri bu sezonda ön planda olacak. Özellikle sonbaharda Black Friday ve yılbaşı alışverişi öncesinde markalar canlı yayın alışveriş reklamlarıyla bakın canlı yayın yani bildiğiniz canlı yayında influencer mikro makro fark etmiyor ya da fenomen ya da marka temsilcisi canlı yayında satış yapacak. İçinde çok popüler belki şu an size saçma geliyor olabilir ama Türkiye'de de bu canlı yayınlar çok çok popüler olacak. TikTok bayrağı aldı gidiyor. Instagram'da hemen arkasından geliyor zaten.
Ve augmented reality dediğimiz yani arttırılmış gerçeklik eğer ile ürün deneme deneyimleri ve QR kod entegreli kampanyalara ağırlık vereceğiz. Bakın altıncı maddede de bu var. İ7'de de altın biraz benzer ama canlı yayın değil mikro influencerlarla iş birlikleri. Ve arkadaşlar bakın bu da podcast gibi duttuk. Burada da CAC'ler yani müşteri başına elde edinme maliyetleri çok düşük. Makro influencerların yerini artık siz de takdir edersiniz ki daha niş toplulukları hitap eden mikrolar yer aldı.
Ve sonbaharda bu sezonda 2025'te markalar yüksek takipçi sayısına değil yüksek etkileşim oranına odaklanacak. Ve mikro influencerlarla yapılan bu iş birlikleri özellikle moda, teknoloji, kozmetik ve yerel işletmeler için çok daha organik sonuçlar doğuracaktır diye tahmin ediyorum. 8'de yine 6 ile benzer yapay gerçeklik. Bakın AR, Augmented Reality ve Metaverse kampanyaları. Metaverse böyle bir heap yaptı. Acayip derecede yükseldi ama sonra bir popülerliğini kaybetti.
Değil mi? Metaverse duyulmuyor bile. Ama bu çok yakın bir gelecekte tekrar heap yapacak. Ve AR reklamlar günlük hayatımıza dahil olacak arkadaşlar. Bu AR derken mesela normal gözlüğü taktığımız reklamlar olarak düşünmeyin. Mesela Instagram'da kullanılan o filtreler.
Yani birçok özellikle kadınlar bunu çok seviyor. Instagram filtresiyle birçok şeyi yüzlerinde uygulayabiliyorlar. Mesela ruj rengini denemek. Değil mi? Ruj almadan önce filtreyle ruj rengini deneyebiliyor. Ya da uygulama aracılığıyla bir mobilyanın evde nasıl duracağını kullanıcılar görebiliyor.
Bunu bir boya firması vardı. İki yıl önce yapmıştı mobil uygulamasında. Duvara tutuyorsunuz ve istediğiniz rengi seçtiğinizde evinizin duvarı ya da ofisinizin duvarı nereye tutuyorsanız o renkle boyanıyordu. Yani siz de o rengin evinizde ya da ofisinizde nasıl göründüğünü görebiliyordunuz. Bence çok güzel bir uygulama. 9. Performans pazarlamasında yeni ölçümleme yöntemlerine ihtiyacımız var artık yavaş yavaş.
Çünkü çerezsiz dünyaya doğru geçiş yapıyoruz. Çerezsiz dünyada da ölçümleme de değişiyor demek. Markalar artık incrementality dediğimiz bizim bu yapılan testleri yani bunlar varsayımlar testler. MMM yani Marketing Mixed Modeling testiyle ve platform içi dönüşüm apileriyle reklamların gerçek etkisini ölçmeye çalışacak. Bakın incrementality dediğim nedir? Bu arada kelime de bayağı zor.
Bu şu anlama geliyor. Örneğin her ay 1000 satış yapıyorsunuz e-ticaret web sitenizden. Reklam çıkmaya başladığınızda satışlarınız 1300 seviyesine ulaşıyorsa bunun anlamı 300 reklamlardan gelen satışlar olarak algılanıyor. Bakın çok basic bir varsayımsal yöntem bu. Incrementality testleri. Çünkü çerezsiz dünyaya doğru gittiğimizde takipler de zorlaşacak.
Yeni araçlar belki de duyacağız, yeni event isimleri duyacağız, yeni GTM'ler türüyecek belki de bu dönemde ya da farklı eklentileri kullanmak zorunda kalacağız ki kullanıcıların hareketlerini tam anlamıyla takip edebilelim. Bu yeni ölçümleme yöntemlerine bence hazırlıklı olalım. Zaten yeni bir şey yayınlanırsa ben direkt podcast'te bölüm olarak sizlerle paylaşacağım. 10. sıraya da duygusal hikaye anlatımı ve marka bağlılığı arkadaşlar. Sonbahar insanların daha duygusal olduğu bir mevsim. Öyle değil mi ya?
Hepimiz ben de dahil sonbahara girdiğimizde bir duygusallık çöküyor. Çünkü mevsimsel geçiş etkiliyor duygularımızı. Reklamlarda sadece indirim ve satış mesajı vermek yerine hikayeyi anlatan, empati kuran ve topluluk oluşturan markalar ön plana çıkacak bu dönemde. Özellikle sürdürülebilirlik, sosyal sorumluluk ve toplumsal fayda temalı kampanyalar tüketicilerden daha çok karşılık görecek. Yani kampanyalarınızda bunlara da yer vermenizi öneririm. Evet sevgili dostum seninle 10 maddeyi paylaştım.
10 yeni trendi paylaştım. 2025 sonbaharında dijital reklamcılık daha akıllı, daha kişisel ve daha şeffaf olacak. Rekabetin bu kadar yoğun olduğu bir ortamda öne çıkmanın yolu sadece bütçeyi artırmak değil, doğru teknolojileri kullanmak ve kullanıcıyla doğru bir bağ kurmaktan geçiyor. Eğer senin de bir markan varsa ve bu markayı bu trendlere uyum sağlayarak hazırlamak istersen sadece sonbahara değil 2025'in geri kalanı içinde ciddi bir rekabet avantajı elde edebilirsin. Ben Faruk Toprak. Türkiye'de dijital pazarlama podcastinin bir sonraki bölümünde yeniden seninle görüşmek üzere.
Kendine iyi bak sevgili dostum. Hoşçakal. Bay bay.
Yeni bölümleri kaçırmayın
Her Çarşamba yeni bölüm - Spotify ve Apple Podcasts’ten takip edin ya da bültene abone olun.
