Faruk Toprak
#99 · Podcast

Astromarketing Sırlarıyla Güneş Tutulmasında Müşterinin Satın Alma Şifresini Çözmek

Faruk Toprak
Faruk Toprak · 18 dk
Paylaş
Astromarketing Sırlarıyla Güneş Tutulmasında Müşterinin Satın Alma Şifresini Çözmek
0:000:00

M.Ö. 585'te Lidyalılar ve Medler kanlı bir savaşın ortasındayken gökyüzü karardı, gündüz geceye döndü. İki ordu kılıçlarını bırakıp diz çöktü ve barış ilan edildi. Thales'in kaydettiği bu ilk güneş tutulması, koca bir tarihi tek hamlede değiştirdi. Bugün 12 Ağustos Çarşamba. Sıradan bir gün değil; muazzam bir Güneş Tutulmasının altındayız. Gökyüzündeki şalterin indiği o kritik gündeyiz.

"Faruk, sen CRO ve nöropazarlama anlatan adamsın, astroloji ne alaka?" diyebilirsiniz. Bugüne kadar size e-ticaretin sadece Meta panelindeki yeşil butonlardan ibaret olduğu söylendi. Excel'deki yaş verilerine taptınız. Oysa asıl veri, insanın evrensel döngülerle olan bağıdır. 99. bölümde, ajans sunumlarını yırtıp atıyor ve masadaki parayı kasanıza sokacak yepyeni bir stratejiyi konuşuyoruz: Astromarketing.

Neden 99. bölüm? Nümerolojide 9 bitişi ve bilgeliği temsil eder. 99 ise eski ezberlerin kapandığı, 100'e yani büyük uyanışa geçtiğimiz eşiktir. Bu eşik, 12 Ağustos Güneş Tutulmasının "eskiyi yık, yeniyi inşa et" enerjisiyle tam örtüşüyor. Kârlılığınızı eriten klasik pazarlama alışkanlıklarınızı bugün tamamen yıkıyoruz.

Bu Bölümde Hangi Ödünsüz Gerçekleri Deşifre Ediyoruz?

  • Gökyüzündeki Şalter ve "Lunar Effect": Astroloji mistik bir inanç değil; binlerce yıllık insan davranışı veri tabanıdır. Wall Street'te dolunayda borsa getirilerinin düştüğü bilimsel bir gerçektir. %70'i su olan insanın, devasa gelgit yaratan kütle çekiminden etkilenmemesi, amigdalasının buna tepki vermemesi imkansızdır.

  • Tutulma Enerjisi ve FOMO: Tutulmalar insan psikolojisinde kadersel değişimleri tetikler. Müşteride "hayatımı değiştirmeliyim" dürtüsü uyanır. Kampanyalarınızı bu evrensel takvime ayarlayıp, teknik özellik yerine "dönüşüm vaadi" sattığınızda kasanızın nasıl dolduğunu konuşuyoruz. Bu dönemlerde FOMO kancaları 3 katı etki yaratır!

  • Merkür Retrosu ve Bilişsel Yük: İletişim gezegeni geri hareketteyken tüketicinin odaklanma süresi düşer, tahammülü sıfırlanır. Bu dönemlerde karmaşık formlarla müşteriyi yormak yerine, neden sadece "Remarketing" yapmanız gerektiğini anlatıyorum. Eski müşteriye dönmek, retrolarda altından değerlidir.

  • Takvimi Evrenin Matematiğine Uydurmak: CPM'lerin tavan yaptığı maaş günlerini unutun. Yeni Ay'ın coşkusunda lansman yapmayı, Dolunay'ın gerginliğinde ise "risksiz iade ve güven" kancalarıyla satışı nasıl kapatacağınızı öğrenin.

Kampanyalarınızı bu duygusal döngülere göre optimize etmek ve masadaki parayı rakiplere bırakmamak için kanalı hemen takip edin. İşin mimarisini profesyonelce öğrenmek için sizi Joy Akademi'ye bekliyoruz. Biz orada insanlara butonlara basmayı değil, zihin haritalarını çizmeyi öğretiyoruz.

12 Ağustos Tutulma Sürprizi:Eskiyi yıkıp yepyeni bir vizyon inşa etmek isteyenler için muazzam fırsat! Joy Akademi eğitimlerinde ödeme ekranına PODCAST yazarak anında 1.300 TL net indirim kazanın. Bu kod 30 Ağustos'a kadar geçerli. 30 Ağustos'ta bu kapı kapanıyor. Dönüşüm için ilk adımı atın, eğitime katılın veya ajans hizmeti için joykek.com üzerinden bize ulaşın; kasanızı doldurun!


00:00 - 03:00 - İlk Güneş Tutulması ve 99. Bölüm03:00 - 04:34 - Astromarketing Nedir? (Lunar Etkisi)04:34 - 05:40 - Merkür Retrosu ve Remarketing05:40 - 07:00 - Güneş Tutulmasında FOMO Etkisi07:00 - 09:02 - Joy Akademi İndirimi (Kod: podcast)09:02 - 12:20 - Standart Kampanya Günlerinin Zararları12:20 - 15:50 - Yeni Ay ve Dolunay: Amigdalayı Yönetmek15:50 - 18:12 - Kapanış ve Sosyal Farkındalık

Bölüm transkripti

(2375 kelime)

Ses kaydından otomatik oluşturuldu; küçük yazım ve noktalama hataları olabilir.

İnsanlık tarihinin kaydedilen ilk güneş tutulması tahmini olarak M.Ö. 585 yılında Thales tarafından yapılmıştı. Lidyalılar ve Medler yıllardır kanlı bir savaşın içindeydi ve bu savaş asla bitmeyen bir savaştı. Savaşın tam ortasında gökyüzü bir anda karardı. Gündüz ise geceye döndü. İki orduda kılıçlarını yere attı. Korkuyla diz çöktü ve o gün barış ilan ettiler.

Sadece birkaç dakikalık bir doğa olayı, yıllardır süren bir savaşı, insan davranışını ve koca bir tarihi tek hamlede değiştirdi. Herkese merhabalar, ben Faruk Toprak. Ajansların size söylemediği o arka kapı stratejilerini konuştuğumuz ve masadaki parayı kasanıza nasıl sokacağınızı deşifre ettiğimiz Filtresiz Dijital'in 99. bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Takvimler bugün 12 Ağustos Çarşambayı gösteriyor. Bak bu bölüm öyle sıradan bir bölüm değil. Gerçi benim bölümlerimin hiçbiri sıradan bir bölüm değil.

Amma ve lakin bu bölümü bilerek beklettim. Bu bölümü güneş tutulmasından dolayı beklettim. Arkadaşlar bugün sıradan bir gün değil ve ben de bugün bu enerjiyi yaşayabilmek adına bu bölümü bilerek beklettim ve bu bölümün kaydını çekiyorum. Bakın bugün tam da şu anda muazzam bir güneş tutulmasının etkisinin altındayız. Gökyüzündeki şalterin inip kalktığını, frekansların değiştiğini gördüğümüz bir kritik gündeyiz. Bazılarınız şöyle diyor olabilir.

Ya Faruk sen verici dönüşüm oranı ve nöropazarlama anlatan bir adamsın. Astroloji ne alaka diyor olabilir. Bakın bu sorunun cevabını vermeden önce eğer işin sadece metapanellerinden ibaret olmadığını, insan psikolojisinin ve evrensel döngülerin sizin kasanızı nasıl etkileyeceğini öğrenmek istiyorsanız şu an beni dinlediğiniz platformda o takip et veya abone ol butonuna hemen şimdi basmanızı rica ediyorum. Takip ettiyseniz işte şimdi o karanlık bölgeye dalıyoruz. Neden bu konuyu bugün konuşuyoruz? Bakın iki tane çok güçlü sebebi var.

Birincisi bugün 99. bölümü paylaşıyorum. 99 benim için çok anlamlı bir sayı. Nümeroloji de ve astroloji de 9 rakamı, bitişi, tamamlanmayı ve bilgeliği temsil eden bir sayıdır. 99 ise artık bir devrin tamamen kapanıp büyük bir uyanışın yani yüzün eşiğinde olduğumuzu gösterir. İkincisi ise bu 99. bölümün tam da 12 Ağustos güneş tutulmasına denk gelmesi. Bakın bu tutulmanın enerjisi çok net.

Eskiyi yık, yeniyi inşa et. Bugüne kadar işe yaramayan, bütçenizi sömüren, o eski pazarlama alışkanlıklarınızı ezberlediğiniz o klasik ajans taktiklerini bugün itibariyle hepimiz yıkıyoruz. Tüketicinin zihnine yeni bir kod yazıyoruz. Şimdi ben bugün belki de ilk defa duyacağınız bir terimi sizlerle paylaşmak istiyorum. AstroMarketing. Yani gökyüzü kredi kartı ekstresini ödemez ama tüketiciyi okur.

AstroMarketing bölümü. Dijital pazarlama dünyasında herkes veriye tapıyor değil mi? Herkes verileri okumak istiyor. Bakın buna ben de tapıyorum. Yani verilere tapıyoruz çünkü anlam çıkarıyoruz. Ama veri sadece Excel tablolarındaki yaş ve cinsiyetler değildir.

Zamanlama da bir veridir. Astroloji falcılık veya mistik bir inanç sistemi değildir arkadaşlar. Astroloji binlerce yıllık bir insan davranışını gözlemleyen bir veri tabanıdır. Bakın bunu bilimsel olarak kanıtlayalım. Wall Street'te finans dünyasında Lunar Effect yani ay etkisi üzerine yazılmış onlarca akademik makale vardır. Ben bunu ilk gördüğümde çok şaşırmıştım.

Yani Dolunay dönemlerinde borsa getirilerinin düştüğü, insanların risk iştahının değiştiği, duygusal dalgalanmaların zirve yaptığı bilimsel bir gerçektir. Çünkü insan vücudunun %70'i sudur. Ve ayın kütle çekim kuvveti okyanuslarda gel git yaratırken hepimizin hormonlarını ve benim o çok sevdiğim amigdalamızı yani karar verme merkezimizi etkiliyor arkadaşlar. Etkilememesi matematiksel olarak imkansızdır. Peki biz e-ticaret markaları, dijital pazarlamacılar olarak bu döngüleri nasıl kullanacağız?

İşte ben bu bölümde biraz bunları anlatacağım. Artık o Google paneline git, meta paneline git ya bunları zaten her yerde bulabilirsiniz arkadaşlar. Sizlere bulamadığınız bilgileri aktarabilmek için böyle bugün astromarketing konusuna girmek istedim. Şimdi bir, Merkür retrosu ve bilişsel yük tuzağı. Bakın Merkür, astrolojide iletişimi, teknolojiyi ve ticareti temsil eder. Yani yılda 3-4 kez geri harekete retro diyoruz biz buna geçer.

Bu dönemlerde iletişim hataları artar, teknolojik aksaklıklar yaşanır ve insanların bilişsel kapasitesi yani odaklanma süresi düşer. Bu kimin işine yarar? Sosyal medya firmalarının işine yarar. Pazarlama stratejisi ne olmalıdır bu dönemlerde? Bakın Merkür retrosu döneminde yepyeni, anlaşılması çok zor ya da karmaşık bir ürünü asla ve asla piyasaya sürmüyoruz. Müşteriyi 5 sayfalık üyelik formlarıyla da yormuyoruz.

Çünkü o dönemde müşterinin amigdalası zaten stres altındadır ve tahammülü yoktur. Bunun yerine şunu yapıyoruz arkadaşlar. Remarketing yani yeniden pazarlama yapıyoruz. Eskiden sitenize girmiş ama almamış kişilere dönerek yarım kalan alışverişini tamamla diyoruz. Yani retro dönemi yeni müşteriyi ikna etmek için değil eskiyi kapatmak için altın madenidir. Yani o returning customer rate'i yani geri dönemden müşteri oranını arttırmak istiyorsanız retroları kullanalım.

2. Tutulma dönemleri ve FOMO yani fırsatı kaçırma korkusu. Fear of missing out. İşte bugün yani yaşadığımız bu güneş tutulması gününde arkadaşlar psikolojimiz tam olarak böyledir. Tutulmalar insan psikolojisinde kadersel değişimleri ve ani kararları tetikler. Müşterinin içinde ya ben bir hayatımı değiştirmeliyim artık gibi bir dürtü uyanır. Ve burada duygusal volatilitenin yani dalgalanmanın en yüksek olduğu zamandır.

Peki biz bugünlerde ne yapacağız? Yani bugünkü gibi güneş tutulmasının olduğu günlerde ne yapacağız? Pazarlama stratejimiz ne olacak? Bakın kampanyalarınızı her zaman bu takvime göre ayarlamanız lazım. Çünkü bugün çıkacağınız reklamlarda ürününüzün teknik özelliklerini değil dönüşüm vaadini ortaya koymanız ve dönüşüm vaadiyle satmanız gerekir. Yani hayatı değiştirecek o adımı at.

Eskiyi geride bırak. Temalı reklam metinleri bugün normalin 3 katı dönüşüm yani conversion rate getirir. Tutulma dönemlerinde özellikle insanlar dürtüsel alışverişe inanılmaz yatkındır. Yani son fırsat stoklar tükeniyor gibi FOMO tetikleyicileri tutulma enerjisiyle birleştiğinde kasanızı patlatır arkadaşlar. Mesela şimdi burada yabancı yok. O yüzden buna yönelik bir örnek vermek istiyorum.

Şu anki maddeye yönelik ve günümüzle alakalı bugünle alakalı. Bakın arkadaşlar eskiyi yıkıp yeni bir kariyer, yeni bir vizyon inşa etmek istiyorsanız hepinizi joyakademi.com'a bekliyorum. Bak joyakademi.com'u yeniledim. Joyakademi'de kendi ikizimi oluşturdum. Orada Faruk Toprak AI'yi görüyorsunuz. Arkadaşlar günlerdir benim hareketlerimi, benim çalışma şeklimi, benim kampanyaları yönetme şeklimi, hesaplarımı yönetme şeklimi ya her şeyimi resmen kopyalattım ve AI ikizimi çıkarttım.

Ben olmadığında bile orada seninle anlık olarak sen videoyu açtın, izliyorsun, ben sana o videoda neyin nasıl yapıldığını gösteriyorum ama yan tarafta da, widgetta yani alanda, sekmede, hop rüzgar perdeyi uçuruyor, alanda, sekmede benim AI'yımı görüyorsun. Yani sana ben orada aklındaki tüm soruları cevaplayabilecek nitelikte bir AI ikizimi oluşturdum. Joyakademi.com'da bunu da kullanarak kendini geliştirebilirsin. Ya bu bölümleri dinliyorsun. Evet bu bölümleri dinleyen kişiler gerçekten birçok konuda bilgili. Ama belki etrafında bu sektöre adım atmak isteyen insanlar olabilir, kendini pazarlama tarafında geliştirmek isteyen ya da eksiklerini kapatmak isteyen insanlar olabilir.

Onlara da joyakademi.com web sitemizi önerebilirsin. Bakın Joyakademi üzerinden alacağınız eğitimlerde ödeme ekranında podcast kodunu yazdığında sana anında 1300 TL net indirim veriyorum. Bak 1300 TL net indirim kazanıyorsun. İndirim kupon kodu da podcast. Podcast. Tamam mı? P-O-D-C-A-S-T.

Paris, Ordu, Diyarbakır. Ceyhan, Adana, Samsun, Trabzon. Podcast. Tamam. Tekrar ediyorum. Kodumuz podcast.

Bu indirim sadece 30 Ağustos tarihine kadar geçerli olacak. 30 Ağustos'tan sonra bu kapı kapanıyor. Yani dönüşüm için o adımı şimdi at ve kasanı bu yeni vizyonla doldur. Harika bir örnek değil mi? Bak şimdi. Tutulma dönemleri ve FOMO ile alakalı açıklamada bulundum.

Ve sana hem kendi reklamımı yaptım hem de örnek verdim. Bak şimdi markalar genelde kampanya takvimlerini neye görebilirliyor biliyor musunuz? Standart. Dünyanın her yerinde aynı. Bayramlar, yılbaşı günleri, maaş yatma günleri vs. vs. spesifik herkesin bildiği şeyler.

Yani herkesin reklam çıktığı o günlerde meta'daki reklam panelleri ya da tiktoktaki reklam maliyetleri biz buna CPM diyoruz. Tavan yapıyor arkadaşa ya ortalık kan gölüne dönüyor. Neden? Şimdi meta dediğimde aklınıza threads, instagram, whatsapp ve facebook gelecek. Şimdi burada bu 4 tane platformda 10 tane reklam veren var tamam mı? A firması, B firması, C firması diye böyle A'dan 10 firmaya kadar düşünün 10 tane kişi reklam veriyor.

10 firma reklam veriyor. Dolayısıyla meta reklamları gösterirken daha ucuz maliyetlerle reklamları gösterecek çünkü rekabet çok az sadece 10 firma var. Ama yılbaşında ama bayram günlerinde ama maaş yatma günlerine göre reklam çıkan firmaları da ortaya kattığımızda arkadaşlar CPM'ler yani cost per mile yani bin gösterim başına maliyetler inanılmaz derecede artacak. Çünkü meta'ya giren insan sayısı belli. Instagram'ı açan, tiktok'a açan ya da facebook'u kullanan kişi sayısı belli ve biz o insanlara sürekli reklam gösterirsek yani sosyal medya platformu onlara sürekli reklam reklam reklam gösterirse e bu sefer kullanıcılar sosyal medyayı kullanım oranlarını azaltacaklar.

Bakın sosyal medyada bounce rate olayı da var ya instagram'ı kullanıcı açtı ve ne zaman uygulamadan çıkıyor? Uygulamadan çıkma oranlarının en yüksek olduğu zamanlar kullanıcıya reklam ekranlarının yani reklam görsel ya da reklam videolarının geldiği anlar oluyor. E dolayısıyla instagram'ın tek bir amacı var ne bu? Kullanıcıyı uygulamada tutabilmek. E uygulamada tutabilmek için de reklam gösterim oranlarını ya da reklam gösterim sıklıklarını doğru bir şekilde optimize etmeleri gerekiyor. Yani her parayı veren reklam çıkamıyor.

Burada reklam çıkabilmek için de doğru hedefleme yapmamız lazım kesinlikle. Çünkü yanlış kişilere reklamımız gösterilirse bütçemiz de çöp olur. Bakın size bir ayrımdan daha bahsedeceğim. Bunları joeyakademi.com'da çok detaylı bir şekilde anlatıyorum ama burada da anlatayım. Bakın biz Meta'ya reklamları gösterim başına para ödüyoruz. Yani Meta bizim reklamımızı instagram'da whatsapp'ta facebook'ta gösterirse diyor ki kardeşim şu kadar 10 lira para ödeyeceksin.

Tıklama almamış olabilir reklamını ya da dönüşüm hiç almamış olabilir. Fark etmiyor. Meta diyor ki ben senin reklamını gösterdim. Bu arada kanıt da isteyemiyoruz. Yani biz bu panellerden hadi bakalım reklamımı kimlere gösterdin diye kanıt da isteyemiyoruz. Sarı çizmelin ve Meta'ya güvenmek zorundayız.

Çünkü onların platformu. Neyse Google'da da arkadaşlar search reklamlarında yani arama reklamlarında tıklama başına maliyet dediğimiz yani reklamınız gösterilir ama herhangi bir tıklama almazsa Google'a para ödemeyiz. Meta'da da tam tersi. Reklamınız gösterilir ve Meta'ya para ödemek zorundayız. Tıklama almak zorunda değil. Dolayısıyla bu gibi platformlarda en çok dikkat etmemiz gereken şey ne?

Creative. Yani Meta'daki reklamların etkisini belirleyen faktörlerden %70'i kreatiftir. %30'u da hedeflemedir. Bakın burada size bir tane de tüyo vermiş olayım. Ama Joy Akademi'ye gidersen orada zaten bir sürü tüyo var. Bakın işi bilen kişiler yani bu bayramdır, yılbaşıdır, maaş günüdür vs. vs.

Bu kişiler arkadaşlar bugünlerin de dışına çıkıyor. Ya astro marketing disiplinini kullanıyor bu kişiler ve zeki bir stratejist şunu yapıyor arkadaşlar. Mesela ayın evrelerini takip ediyorlar ve ayın evrelerine göre pazarlama dillerini ya da kampanya türlerini değiştirebiliyorlar. Örnek verelim. Yeni ay dönemlerinde ne oluyor? İnsanlar başlangıç enerjisiyle doluyor.

Umutlu oluyor değil mi bugünlerde? Hepimiz için geçerli bu. B2B bir hizmet satıyorsanız, yeni bir kurumsal yazılım pazarlıyorsanız lansmanınızı mutlaka ve mutlaka yeni aya denk getirin arkadaşlar. Yani yeni bir sayfa açın, işinizi büyütün gibi mesajları amigdala'daki o başlangıç coşkusunu yakalayın. Dolunay dönemleri asad zamanıdır ama aynı zamanda da gerginliktir. O yüzden tüketici bu dönemlerde tahammülsüzdür.

Çabuk sinirlenir. Hepiniz için geçerli bak ben etkilenmiyorum falan filan demeyin ha. Yani bunlar bilimsel kanıtlanmış şeyler. Özellikle Dolunay döneminde müşteri hizmetleri ekibinizi iki katına çıkarın. Çünkü iade ve şikayet talepleri bu dönemlerde artar. Bakın bir raporlama yapın.

Valla çıkarın. Geçmişe yönelik müşteri hizmetleri raporlarınız varsa tabii. Çağrı merkezi raporlarınızı çıkarın. Dolunay dönemlerini de çıkarın bir takvimden. Bunu bu arada yapay zeka yaptırabilirsiniz. Bak harika bir rapor çıkar ortaya.

Dolunay dönemlerinde müşterilerimin agresiflik raporu diye böyle bir çalışma yapabilirsiniz. Bu dönemlerde müşterilerinizi nasıl daha mutlu edebilirsiniz? Bunların üzerine yoğunlaşabilirsiniz. Çünkü Dolunay'da satışı şu sağlar. Garanti, güven ve risksiz iade kelimeleri, terimleri, kancaları sağlar. Bu kancalar özellikle videolarda büyük bir etki yaratır.

Videonun izlenme süresini de arttırır. Yani öyle parmak bir anda o videoyu kaydırmaz. Yani Dolunay dönemlerinde ne yapacağız? Güven arayan o tüketicilere ulaşacağız. O güveni rakip vermeyecek, biz vereceğiz. Eğer ki, şimdi ben böyle anlatıyorum, anlatıyorum, anlatıyorum ama

pazarlama döneminde kampanya takviminizi sadece maaş günlerine göre yaparsanız arkadaşlar, sizin diğerlerinden bir farkınız kalmayacak. Ama maaş günlerine göre değil de, bu duygusal ve kozmik döngülere göre optimize ederseniz, reklam bütçenizi çok daha agresif ama çok daha isabetli kullanmış olursunuz. Ya Faruk Hocam, bu sadece Türkiye için mi geçerli? Hayır.

Bakın, bu tüm dünyada, yani dünyanın her yerinde geçerli. Dolayısıyla bu stratejiyi Amerika'da da kullanabilirsin, Almanya'da da kullanabilirsin, her yerde kullanabilirsin. İnsanlar rasyonel varlıklar değildir. Kararlarını duygularıyla, yani amiktaladan alırlar ve o duyguları yöneten devasa evrensel döngüler vardır. Yani sizin markanız bu döngülerle inatlaşmamalı, bu dalganın üzerine çıkıp sörf yapmalısınız.

Tamam mı? Eğer bu bölümü dinlerken, evet ya ben bugüne kadar sadece ekrandaki sayılara bakmışım, işin bu devasa psikolojik ve döngüsel matematiğini hiç hesaba katmamışım diyorsanız, bu tutulmanın farkındalık enerjisi size de geçmiş demektir. İyi ki bu bölüme tıkladınız. İşte e-ticaretteki ve dijital pazarlamadaki kar marjınızı arttırmak için gereken o derinlik bence budur. Yani sadece metapaneli kullanmak değil, nöro pazarlamayı, tüketici psikolojisini, davranışsal ekonomiyi ve işte bugün konuştuğumuz astro marketing gibi döngüsel stratejileri bir araya getirmektir.

Siz de bu işin mimarisini profesyonel bir meslek olarak en ince detayına kadar öğrenmek ya da kendi markanızın stratejisi olmak istiyorsanız, joyacademy.com'da bütün o eğitimleri aradığınız ve ihtiyaç duyduğunuz ve sizi yenileyecek o eğitimleri bulabilirsiniz. Arkadaşlar bugün dikkatli olalım, bugün agresif olmayalım. Özellikle trafikte lütfen arkadaşlar birbirimize karşı saygılı olalım. Ve bu bir sosyal sorumluluk podcastı değil ama arkadaşlar rica ediyorum engellilerin yerine araçlarınızı park etmeyin. Bugüne kadar park ettiyseniz de lütfen bugünden sonra artık park etmeyin.

Özellikle bu konuda lütfen hassas olun, engellilerin yerine araçlarınızı park etmeyin. Ya yürüyün ne olacak? Yani hani sağlıklısınız değil mi? Ayağınız tutuyor, yürüyebiliyorsunuz. Yani yürüyün ya. Müsait bir yer bulun, oraya park edin.

Engelli yerine lütfen araçlarınızı park etmeyin. Bir de ya bir nacizane bir tavsiye mi olacak? Arkadaşlar arabasıyla seyahat eden arkadaşlarım. Ya bagajınıza şöyle bir kedi maması koyun, köpek maması koyun ufak bir poşetin içine. Bir yerde gördüğünüz zaman o kediye ya da köpeğe o mamayı da verin. Yani biraz daha böyle hani bir yenilenelim ya farkındalığımız artsın değil mi?

Dünyaya, doğaya sadece para kazanmaya odaklanmayalım. Bu yaşadığımız yeri de güzelleştirelim. Doğayı da güzelleştirelim. Hayvanları da sevelim. Onlara saygı gösterelim. Arkadaşlar hepinizi seviyorum.

Bu güneş tutulması hepimizin hayrına olsun. Biraz tuhaf bir bölüm oldu ama bence 99. bölüme yakışır bir bölüm oldu. Güzel bir kapanış yapalım. 100. bölüm diyordum hep. Vallahi geldi. Haftaya değil tabii bir sonraki haftaya.

Tuhaf. Yani Ağustos'ta kapatıyoruz. 100. bölümle artık yeni bir bölümlere başlıyoruz diyelim. Bu sıra dışı stratejileri kaçırmamak istiyorsanız beni lütfen takip edin. Spotify'da, YouTube'da, Instagram'da da takip edebilirsiniz. Çok aktif değilim oralarda.

Ama aktif olmaya çalışıyorum. Özellikle bir ilan çıktım. Bu video çekimleri yapabilecek, editleyebilecek birisini arıyorum. Muhtemelen de bu hafta ya da haftaya anlaşırız diye düşünüyorum. Bayağı başvuru geldi ama hepsini tek tek inceleyeceğim. Hepinize güzel bir gün diliyorum.

Hafta diliyorum. Kendinize iyi bakın. Bir sonraki 100. bölümde, efsane bölümde görüşmek dileğiyle. Kendinize çok iyi bakın. Güzel tutmalar. Hoşçakalın.

Yeni bölümleri kaçırmayın

Her Çarşamba yeni bölüm - Spotify ve Apple Podcasts’ten takip edin ya da bültene abone olun.

Yorumlar