Faruk Toprak
#46 · Podcast

Üreticiler ve Toptancılar İçin Yeni Nesil Dijitalleşme Formülü (Deneyen Kazanıyor)

Faruk Toprak
Faruk Toprak · 26 dk
Paylaş
Üreticiler ve Toptancılar İçin Yeni Nesil Dijitalleşme Formülü (Deneyen Kazanıyor)
0:000:00

Bu Bölüm Kimler İçin?

  • Üreticiler ve toptancılar

  • E-ticaret yapan işletmeler

  • Stok takibi ve ERP sistemlerinden yorulmuş firmalar

  • Yurtdışına satış yapmayı hedefleyenler

  • Yeni nesil pazarlama ve yapay zeka teknolojileriyle tanışmak isteyen herkes


Üreticilerin ve Toptancıların Dijitalleşme Yolculuğu

Bu bölümde dijitalleşmenin kıyısında bekleyen ama bir türlü adım atamayan üreticilere, toptancılara ve özellikle B2B çalışan işletmelere ilham olacak bir dönüşüm hikayesini ele alıyoruz. Uzun yıllardır e-ticaret sektöründe tecrübeye sahip değerli konuğum Fatih Altunbaş ile birlikte, fiziksel stokların dijital dünyaya nasıl entegre edilebileceğini, sesli komutlarla sipariş yönetiminin nasıl mümkün hale geldiğini ve yapay zekanın mağaza deneyimini nasıl baştan tanımladığını masaya yatırıyoruz.


Stok Takibinden Global Pazarlamaya

Geleneksel sistemlerde barkod ve manuel stok takibiyle uğraşan işletmelerin yaşadığı zorluklara karşı geliştirilen çözümler artık sadece yazılımla sınırlı değil. Mobil uygulamalar üzerinden yürütülen süreçlerle hem fiziksel ürünlerin dijitalleştirilmesi hem de global satış kanallarına entegrasyon mümkün. Üstelik tüm bu işlemler birkaç dokunuşla, hatta sadece sesle gerçekleşebiliyor.


Görsel İçerik ve Ürün Sunumunda Yapay Zeka Desteği

Özellikle tekstil sektöründe karşılaşılan “stok yönetimi kaosu”, “görsel içerik yetersizliği” ve “dijital vitrinsizlik” gibi sorunlara nasıl çözüm bulunduğunu detaylarıyla öğreniyoruz. Manken kullanılmadan yapay zeka ile oluşturulan giydirilmiş ürün görselleri, sesli komutla otomatik oluşturulan irsaliyeler ve ERP sistemlerine olan ihtiyacın nasıl ortadan kalktığına dair net örnekler paylaşılıyor.


Yeni Nesil Asistan Teknolojisi: İşletme İçin Dijital Partner

En dikkat çekici konu ise geliştirilen yapay zeka destekli asistan. Müşteriyi tanıyor, sipariş geçmişini hatırlıyor, sesli iletişim kuruyor ve müşterinin sipariş verme ihtimaline göre satış yönlendirmeleri yapıyor. Adeta mağaza içine yerleştirilmiş bir satış danışmanı gibi çalışan bu sistem, işletmelerin operasyonel yükünü azaltırken satış potansiyelini artırıyor.


Sadece Yazılım Değil, Pazarlama Desteği de Sunuluyor

Buradaki vizyon sadece bir yazılım vermek değil; aynı zamanda dijitalleşme sürecinde işletmeleri yalnız bırakmamak. Bu yüzden uygulama ile birlikte bir pazarlama desteği de geliyor. Çünkü dijitalleşme demek sadece görünür olmak değil; aynı zamanda doğru müşteriye ulaşmak, farklılaşmak ve sürdürülebilir satışlar elde edebilmek demek.


Türkiye Neden Bu Dönüşümde Kilit Rol Oynayacak

Podcast’in son bölümünde, Türkiye’nin üretim kapasitesi ve stratejik konumu üzerinden gelecekteki ihracat potansiyelini değerlendiriyoruz. Avrupa, Rusya, Balkanlar ve MENA bölgesi ile olan bağlantılar, yerli üreticilere büyük fırsatlar sunuyor. Dijitalleşmeye yatırım yapan işletmelerin bu pazarlarda büyük paylar elde edebileceği bir döneme giriyoruz.

Unutma, dijitalleşme sadece büyük markalar için değil, her ölçekten işletme için bir zorunluluk haline geldi.

Bu bölümü dinleyerek sen de işletmeni geleceğe taşıyacak adımları öğrenebilir, ilham alabilirsin.

Bölüm transkripti

(3480 kelime)

Ses kaydından otomatik oluşturuldu; küçük yazım ve noktalama hataları olabilir.

Geçen hafta QR'larla alakalı pazarlamaya olan etkisini podcast'te sizlerle paylaştım. Şimdi bu haftada çok sevdiğim dostum olan Fatih şu anda yanımda. Kendisiyle de QR'ların hangi amaçlarla pazarlamada nasıl kullanılabileceği, özellikle toptan ürün satan firmalar için ne gibi katkılar sağlayabileceği konularını ve kendi girişimi olan QR Stock uygulamasını detaylı bir şekilde bu bölümde konuşacağız. Herkese selamlar, ben Faruk Toprak.

Türkiye'de Dijital Pazarlama Podcast'ine hoş geldiniz. Evet Fatih hoş geldin. Nasılsın? Hoş bulduk Faruk. İyiyim. Sen nasılsın? Ben de çok iyiyim. Fatih, çok hızlı bir şekilde seni tanıyalım istiyorum. Ardından da QR Stock girişimini bizlere anlat.

Firmalar için, özellikle toptan ürün satanlar için QR Stock ne gibi fayda sağlıyor işletmelere? Bunları biraz öğrenelim. Bu bölümü dinleyen B2B üzerine çalışan işletmeler için de faydalı olsun istiyorum. Tekrardan hoş geldin. Hoş bulduk. Teşekkür ederim. Ben Fatih Altunbaş.

Uzun yıllardan beri e-ticaret sektöründeyim aslında. 2010 yılında bu sektöre başladım. Aslında üniversite okurken bir anda gelişen ve hayatımıza giren e-ticaret beni de aslında etkiledi. Ve bir şekilde buna entegre oldum. Ta ki aslında 2020 yılına kadar. 2020'den sonra tam herkes e-ticarete dönüşürken ben tam tersine abi e-ticaretten uzaklaştım.

Orada bir 10 yıllık serüvenimiz oldu. Orada da biraz aslında ilgimi çeken yazılım dünyası daha beni cezbetti aslında. Tabii 2015 yılında bir üretim ve toptan anlamında bir marka kurmuştum. Orada da Türkiye'deki esnaf dinamiklerini keşfetme şansım oldu. Aslında biraz da orada üretici, toptancı, esnaf bunların dijitalleşemediğini ve bunların 2020'den sonraki pazarlamaya entegre olamadığını,

ürünlerini dünyaya pazarlamadığını keşfettim. Ve böyle bir fikir ortaya çıktı. Bunu da abi QR stok koyduk. Yani QR ile stoku aslında birleştirdik. Barkodu ortadan kaldırıp böyle bir yazılım geliştirdik. Ve bunları da aslında Türkiye'deki esnaflara ve üreticilere hazır hale getirmiş olduk.

Çok güzel. Ben ilk seninle tanıştığımda uygulamayı anlattığımda heyecanlandım. Dedim ki tamam dedim ya işletmelerin en çok ihtiyaç duyduğu ve duyabileceği bütün özellikleri karşılayan bir uygulama dedim bu. Özellikle QR gibi bir teknolojiyi kullanan, uygulama içinde kullanan ve bu teknolojiyi ürünlerle ilişkilendiren bir uygulama.

Ürünler hangi ürünler? İşletmelerin kendi ürünleri. Yani çok basit şekilde kullanıcı uygulamayı açtığında ürünleri uygulamanın içine ekleyebiliyor ve aynı zamanda bu ürünler senkronize bir şekilde kullanıcının e-ticaret web sitesine gidebiliyor.

Kesinlikle. Bütün işletmelerin bence özellikle tekstil sektöründeki işletmelerin kanayan yarası. Çünkü çok fazla çeşit var, adet var ve stok takibi zor oluyor. E-ticaret genelinde konuşalım mesela. Kullanıcı uygulamayı hem ERP dediğimiz programa yüklüyor hem de web sitesine yüklüyor. Şimdi bu durumda QR stok aslında ERP'yi ortadan kaldırıyor.

ERP uygulamasını. Kesinlikle abi. Sadece QR stok uygulaması kullandığı zaman işletme ürün hem QR stok uygulamasında yer alıyor hem de anlık senkron bir şekilde e-ticaret web sitesine gidiyor. Bir daha işletmenin stoku güncelle, fiyatı güncelle, görseli güncelle gibi e-ticaret web sitesinde ihtiyaç söz konusu olmuyor.

Kesinlikle abi. Yani muhteşem özetledin. Aslında buradaki konumu şu dijitalleşemeyen aslında COBİ'ler, esnaf, üreticiler bunların aslında hızlı bir şekilde dijitalleşmesini sağladığı için çok basit bir mobil aplikasyonla hem de web sitesine entegre olduğu için bir operasyondan bunu yönetebiliyorsun.

Daha bir bomba bir şey söyleyeyim abi sana. Aslında QR'ı işte oluşturuyoruz kamera yardımıyla, telefon kamerası yardımıyla, irsaliği oluşturuyoruz gibi aslında operasyonlar. Evet bir yenilik gibi gözüküyor ama şu an mesela biz AI tarafında sesli komut özelliğini getiriyoruz. Bu da şu, sesle irsaliği oluşturuyoruz.

Yani diyelim müşteri geldi, işte 40-50 kodlu üründen bir seri veya bir paket istiyorum. Bunu sesle söylediğin zaman irsaliği oluşuyor. Abi QR'da aslında ortaya. QR'da ortadan kalkmış oluyor. Çok iyi. Çünkü daha QR'a yeni alışmışken, bir yenilikken aslında

yapay zeka çok ciddi anlamda sorunları çözdüğü için biz hemen hızlı bir şekilde buna entegre olabiliyoruz. Artısı da bu oluyor. Bu ekstra bir entegre gibi değil. Direkt uygulamanın içerisinde beraber gelişen, aslında kullanıcıya bir fayda sağlayan bir durum haline geliyor.

Çok iyi. Sesli komutla ilişkili olan tüm teknolojiler aslında çok başarılı. Bunu ilk başlatanlardan birisi Alexa'ydı. Amazon'un Alexa'sı. Evet. Türkiye'de çok kullanılmadı ya ben görmedim.

Ama Amerika'da çok popüler insanlar siparişlerini bile Hey Alexa komutuyla işte bana su siparişi ver, pizza siparişi ver diyerek siparişlerini gerçekleştiriyor. Türkiye'de şu an en yaygın olan Siri. Hey Siri diyorsun. Bir anda telefon konuşmaya başlıyor.

Sesli komutlarda. Bunu irsalliğe oluşturmasına denk gelebilecek şekilde yapmak muhteşem bir gelişme ve teknoloji. Bu tabi bunlar özellikle Türkiye'de birçok insan ya da işletme belki bu teknolojiye adapte olma konusunda sıkıntı yaşayabilir ilk etapta. Ama bunun kolaylığını ve rahatlığını gördüklerinde ve alıştıklarında artık kopamaz. Bundan hani ayrılamaz hale geleceklerini düşünüyorum ben. Bir diğer özellikle mesela benim uygulama içinde senin bana anlattıklarında sadece ürünün fotoğrafını çekerek

yapay zeka desteğiyle birlikte aslında manken ve modelin ortadan kalkması. Yani normal bir mont ya da tişörtün fotoğrafını çekiyor işletme. Ardından o fotoğraftan sonra sanki o tişörtü ya da montu artık kıyafet neyse mankenin üzerindeymiş gibi yapay zeka desteğiyle birlikte güçlendirilmiş ve kaliteleştirilmiş haliyle işletmeye sunuyor QR Stock. Bu bence muhteşem bir uygulama. Çünkü özellikle yine tekstil sektörü.

Bugün hep tekstilden gideceğiz. Çünkü en çok onların ihtiyaç duyabileceğini düşünüyorum ben. Kesinlikle abi. QR Stock uygulamasına hem stok takibi hem kaliteli fotoğraf, kaliteli görsel içeriği açısından çok çok faydalı. Peki bu QR Stock'un hikayesi nasıl başladı? Yani neden Fatih durduk yere demedin herhalde.

Ben işte bir uygulama geliştireceğim stoku takip edecek adı da QR Stock olacak diye bir olay olmadı diye düşünüyorum. Evet abi doğru. Ya bu aslında şöyle gelişti. İşte dediğimiz gibi burada bir üretici ve esnafın ve COBI'nin dijitalleşemediği bir operasyonu biz aslında şey dedik. Anahtar teslim verelim. Anahtar teslim verelim.

Bunların işte sosyal medyaları, web siteleri, pazar yerleri aslında perakende tarafına yönelmişti. Sonrasında şunu gördük. Biz bu operasyonu kurduktan sonra satışın bizimle alakalı olmadığı kısımda satış gelmediği zaman bu sefer hizmet verdiğimiz insanlar satış olmadığı zaman negatif yorumlar yapmaya başladı. Hani biz sistemi kuruyoruz ama satışı vaat etmiyoruz. Orada daha bir farklı operasyon gerekiyor. Baktık ki oralara da yönetemiyorlar.

O yüzden bu biraz olur gibi gelmedi. 5 yıllık bir üretim ve toptan ve mağazacılık geçmişine bakarak o zaman dedik ki biz bu yapıyı tamamen B2B'ye yönlendirelim. Üretici ve toptancının toptan bir şekilde adetli bir şekilde ürün satmasını sağlayalım. Yazılımı yapalım ama pazarlamayı da bırakmayalım. Pazarlamayı da destek verelim. Burada zaten Joy Cake çözüm ortağımız sevgili Faruk.

Bunlar önemli çünkü yazılımı verdikten sonra asıl süreç başlıyor. Bunları da verdiğimiz hizmeti verdiğimiz kişilerde yalnız bırakmamak için aslında destek oluyoruz. Hikaye aslında biraz bu düşünceyle başlayıp buraya evrildi. Şu anda hızlı bir şekilde yol alıyoruz. Gayet güzel gidiyoruz. Yakında çok güzel, çok önemli özellikler paylaşacağız. Özellikle bu yapay zeka hikayesinde görsel giydirme, sesli komut vesaire çok başka bir dünyaya evriliyoruz her anlamda.

Bunlar bizi kolaylaştıran aslında, işlerimizi kolaylaştıran dinamikler oluyor bir anlamda. Peki ben hep tekstil sektörü özelinde konuştum bu podcast'in başından beri. Başka sektörlerde QR Store kullanabilir mi? Yani onu da şöyle söylüyoruz abi. İşte diyelim ki tarlada yetiştirdiğin bir mahsulü bile aslında buradan pazarlayabiliyorsun. Çünkü QR Store'un aslında mottosu şu oluyor.

Üretim sizde, satış ve pazarlama bizde diyoruz aslında. Bu biraz da reklam ajansı gibi düşünülmesin. Bütün sistemi entegre ettikten sonra işin pazarlama tarafında da doğru aktörlerle sizi buluşturuyoruz aslında. Yalnız bırakmıyoruz. Sonrasında ister istemez ürettiğiniz ürünün nasıl ki bir aşaması varsa, bunun büyütülmesi, mamul haline gelmesine bir emek var. Aynı şekilde pazarlamanın, sistemin, yapının ve dijital pazarlamanın da bir emeğe ihtiyacı, bir zamana ve bir enerjiye ihtiyacı var.

Bunu aslında birlikte doğru kodluyoruz, doğru planlıyoruz ve dünyanın her yerine bulunmuş olduğu noktadan ürünü satabilme kabiliyetine erişmiş oluyorsun. Evet, bu aslında çok önemli bir detay. Çünkü Türkiye'de özellikle, gerçi dünyanın her yerinde, üretim yapan firma sayısı günden güne artıyor. Evet, ve bunun anlamı da şu, rekabet artıyor. Yapay zekanın geldiği konum da ortada. Şimdi böyle bir rekabet ortamında yüksek satışlara ulaşabilmek için kesinlikle bu sisteme ve bu düzene, yani bu yıla adapte olması gerekiyor işletmelerin.

Bu yılda neler var? Pazarlama ve dijitalleşme. Yani işletme ne kadar dijitalleşebilirse, kurumlar ne kadar dijitalleşebilirse, daha fazla insana ulaşabilirler. Ve bugün bir normal fiziksel bir mağazanız olduğunu düşünelim, Merter'de. Siz dijitalleşmediyseniz eğer, sizin çapınız Merter kadardır ya da Merter'in şehri kadardır. Kesinlikle.

Ama dijitalleşebilirseniz artık Merter'in dışına çıkıyorsunuz, şehrin de dışına çıkıyorsunuz, ülkenin de dışına çıkıyorsunuz. Yani sınırlar ötesi bir ticarete doğru geçiş yapıyorsunuz. E bunun için bir numara dijitalleşme geliyor. Yani adamlar Google'a yazdığında senin web sitenin ya da ürününün bir şekilde çıkabilmesi, dijitalleşeme. İkinci sırada da pazarlama geliyor. Yani rakiplerinin önünde çıkabilme.

Ürününü daha fazla insana hızlı ve kolay bir şekilde ulaştırabilme. Aslında bu iki çözüme de QR Stock destek sağlıyor ve çözüm buluyor diyebiliriz. Abi muhteşem özetledin. Aslında konu zaten bu. Bunun bu arada farkında. Yani üreticiler bunun farkında ama bu komplike geliyor.

Biraz karmaşık geliyor. Çünkü neden? Çevresinde veya kendisi bir şekilde bunu denemiş aslında ama başarılı olamamışlar. Çünkü yalnız kalmışlar. Hani belki ürettiği üründe, çıkardığı üründe, yaptığı markada çok başarılı. Ama yeni teknolojiyi ve yeni pazarlamayı aslında çok bilen, biliyorum diyenler de bilmiyor aslında.

Doğru bilmiyor. Bir de B2B tarafı ayın karanlık yüzeyi. Konuşmuştuk seninle bunu. Evet. Orada müşteriyi bulmak çok kolay değil. Orada biraz ürün pazarlamasından ziyade üretim pazarlaması yapmak lazım.

Yani bir perakende de bir diyelim ki elbise ürettiniz. Bu elbisenin resmini, fiyatını, videosunu paylaşabilirsiniz ve bununla bir satış yapabilirsiniz. Bu zaten doğru bir yol. Ama toptan tarafında bu ürünü kendinizin ürettiğini göstermeniz gerekiyor. Bunu gösterirseniz B2B tarafında müşteri yakalamanız daha yüksek. Çünkü onlar tek ve bireysel bir alışveriş peşinde değiller.

Bu ürünü adetli bir şekilde, yüksek volümde veya kendi markasında üretebilme kabiliyetin var mı, yok mu? Aslında bunu araştırıyorlar. Çünkü biz zaten perakendeci olarak çok Google tarafında bir aramada ciddi anlamda bir search yapmıyoruz. Biz aslında daha çok sosyal medya tarafında önümüze çıkan, takip ettiğimiz insanların kullandığı feedbacklere göre aslında alışveriş eylemi yapıyoruz. Ama B2B tarafı öyle değil. Yani bizim bir diyelim ki okulumuz var.

Okulumuzdaki öğrencilerimize bir forma, üniforma yaptıracağız. Bin adet bir üniforma ihtiyacımız olsun. Yani bunu nereden bulacağız? Bunu tabii ki de tamamen Google tarafından bulacağız. Şimdi orayı ben üniforma yazdığımda, üniforma üreten, üretici, toptancı orada olmadığı zaman zaten bu potansiyel müşteri direkt kayboluyor. Evet.

Ve işin kötüsü de şu, yurt dışından aradıkları zaman hiç kimseyi bulamıyorlar. Buldukları kişiler de genelde bunu başarmış veya belli bir konuma gelmiş kişiler oluyor. Ve verilere baktığımız zaman da birinci sırada tekstil ve hazır giyim var. Evet. Yani işler çok durgun diyoruz. Ekonomi keza biraz duraksama dönemde diyoruz ama verilere baktığımızda Türkiye'de bir numarada tekstil ve hazır giyim sektörü bir numarada bir ihracat sağlamış.

Bu sefer burada bir çelişki oluyor. O yüzden de aslında biz üretici ve toptancıya diyoruz ki artık müşterinin gelmediği, bizim müşterinin ayağına gittiğimiz bir dönemdeyiz. O yüzden nasıl ki üretim maliyeti hesaplarken çalışanlarınız, mağazanız, genel giderlerinizi koyuyorsanız artık pazarlama gideri diye bir rakam üretim maliyetine eklememiz gerekiyor. Doğru. Ve ürünün fiyatlaması yapılırken aslında daha doğru bir şekilde sonuç ortaya çıkabilir. Pazarlama ekledikleri takdirde.

Bununla ilgili şunu paylaşmak istiyorum. Mesela Trendyol'da çok ciddi satışlara sahip olan bazı etrafımızda işte dostlarımız, arkadaşlarımız var. Abi diyorum gel diyorum şöyle bir detaylı bir bakalım. Şimdi aylık işte 15 milyon cüre yapmışsın. Gel diyorum bir kalem kalem bakalım. Gerçekten hani bir karlılık var mı diye.

Günün sonunda hesaplamalar sonucunda karlılık o kadar düşük kalıyor ki. Evet. Ve şaşırıyorlar. Bunun sebebi şu aslında. Şimdi her şeyi kendi başına yapmaya çalışan insanlar var. Ben bunu bir YouTube'da bir videoya bakayım yaparım.

Ya da işte Instagram'da bir iki Reels izleyip yaparım. Sonuçta hap bilgileri paylaşıyorlar diye düşünüyorlar. Aslında iş o kadar da basit değil. Yani pazarlama kısmında özellikle. Çünkü bir şekilde dijitalleşebilirler. Ama dijitalleştikten sonra nefes nefese kalmadan.

Şimdi nefes nefese kalırsan ne oluyor? Ya yoruluyorsun, yarışı bırakıyorsun. Ben buna yarış diyorum. Bu ticaret yarışları. Ya da diyorsun ki başka çözümler arayayım. Kendi başıma yapayım.

Şimdi kendi başına yapmaya çalışan insanların yaşadığı en büyük problem aslında zarar etmeleri. Yani ve küsüyorlar sonra. Hem Google'a hem Meta'ya hem TikTok'a ya da pazarlamaya küsüyorlar genel olarak. Aslında buradaki strateji şu. Küsmeden devam edebilmek için ya da başarılı olabilmek için doğru insanlarla, doğru kişilerle çalışmaları gerekiyor. Ben hep Google'ı kumar makinesine benzetiyorum.

Kasa her zaman kazanır. Bu gerçek. Google parasını alır, jebine koyar. Google günün sonunda senin ne kadar para kazandığına bakmaz. Sana tıklamaları sundu mu sundu. Kişi getirdi mi getirdi.

Google'ın önemsediği veriler bunlar. Diğer konuda rakiplerinin önünde çıkabilmek için de bazı şeyleri profesyonellere bırakmak gerekiyor. Ve dijitalleşirken de profesyonellerle dijitalleşmek gerekiyor. Kesinlikle abi. Dolayısıyla burada QR Stock aslında tam bir profesyonel bir fabrika. Ben QR Stock'u da fabrika olarak nitelendiriyorum.

Teşekkür ederim abi bunun için, bilgi için. Burada şimdi üretici ve toptancı belli lokasyonlarda mağaza kiralıyor. Bu mağazalar ortalama 5-10 bin dolar arasında oluyor. Aslında bu mağazanın kirasını biz neden ödüyoruz? Müşteri yakalamak, yeni müşteri bulmak, satış yapmak için. İşte dijital pazardaki potansiyeli bilmedikleri için buraya aslında çok böyle ön yargılı bakıyorlar.

Ve gerçekten buraya çok minimal rakamlarla başlayabilseler ve potansiyeli gördükleri zaman inan ki bu 5-10 bin dolar verdikleri kiralardan vazgeçip tamamen buraya fokuslanacaklar. Burada esnafın vermiş olduğu, toptancının, üreticinin vermiş olduğu 5 bin dolar mağaza gideri aslında dükkanın önünden geçen bin kişiden giren yüz kişinin içerisinden belki bir kişi, belki beş kişi, belki on kişi alışveriş yapacak. Ama bu bütçeyi önünde 8 milyarlık bir potansiyel var.

Hadi bunu indirgeyelim. Diyelim ki Avrupa, 750-800 milyon tane potansiyel müşteri var. Buraya bu reklamları verdiğimiz zaman aslında mağazamıza korkunç bir trafik çekiyoruz. Doğru. Ve çok ciddi bir kanal açıyoruz aslında burada. Biraz da biz hani işte yazılım, operasyon, yapay zeka, stok kontrol, ihsaliye, fatura bunları konuşmak istemiyoruz.

Bunlar zaten yapan firmalarda var. Bizim derdimiz şu. Buraya 5 bin dolar kira ödüyorsanız pazarlamaya da bunun %10'unu ya da %20'sini vermeniz ve verdikten sonra da çok ciddi anlamda dönüşleri aldığınızda buraya eğilim başlayacak. Burada çok ciddi bir yatırım yapılacak bu sefer. Biraz da bunları görmesini istiyoruz. Bunlar çok çok önemli.

Çünkü pazarlamaya böyle boşa verilmiş, boşa harcanmış para gibi bakılıyor. Ve pazarlama bütçesi verdikten sonra satış olmayınca da vazgeçiyor. Aslında bu bir yolculuk. Çünkü hemen satışa dönmez. Biraz burada mücadele etmek gerekiyor. Biraz bütçe harcamak gerekiyor.

Ben de onu şöyle söylüyorum. 5 bin dolar kira verdiğiniz zaman o ay hiç satış olmadığı zaman, müşteri gelmediği zaman mal sahibini arayıp fırça mı atıyorsunuz yoksa kiraya ödemeye devam ediyorsunuz? Pazarlama da böyle. Yani müşteri gelmese bile bunu sürdürmeniz gerekiyor. Çünkü artık tamamen dijital dönemdeyiz. Şu an abi önümüzdeki yıllarda buzdolapların sipariş vereceği döneme doğru evliliyoruz yapay zekarla beraber.

Evet. Tükettiğiniz ürünleri görüp aslında size entegre bir şekilde siparişleri kendi kendine verecek hale geliyoruz. Burada pazarlama dijital dediğiniz noktada artık insanın da sipariş vermediği dönemlere evliliyoruz. O yüzden sistem ve yapı burada çok çok önemli. Bu minvalde de QR Stone aslında sağlamış olduğu 360 derece aslında tüm operasyonlar olmuş oluyor. Evet.

Fatih ağzına sağlık. Muhteşem bilgileri aktardın bugün bizlere. Başka söylemek istediğin şunu da söyleseydim daha iyi olurdu dediğin bir şey var mıdır? Abi var yapay zeka kısmı çok konuşuluyor ama üreten kişi içerisinde çok heyecanlandırıyor. Hani biz dışarıdan gözlemci olarak işte video, edit, konuşma, ses bunları görüyoruz ama işin içerisinde elelem dediğimiz yani robot yani makine öğretimi dediğimiz kısım çok heyecan veriyor. Şu an biz şunun üzerinde çalışıyoruz işte görsel, giydirme, sesli komut bunları yapıyoruz ama abi şu an şunu yapıyoruz şunu öğretmeye çalışıyoruz.

Mağazanıza müşteri geldiği zaman sesini algılıyor, tanıyor ismi diyelim ki Ferhat. Ferhat Bey hoş geldiniz diyor uygulama ve eski siparişlerini otomatik çıkarıyor gibi gibi aslında bir asistan geliştiriyoruz sizinle beraber. Günü koklayan, yeni haberleri bulan, günlük haberleri, raporları okuyan bir asistan geliştiriyoruz. Şunun şu an bunun öğretimindeyiz. Elelemle beraber yaptığımız bir özellik. Çok iyi.

Yani aslında bir yoldaş da oluyor. Pazarlamadan sonra beraber analiz yaptığınız, beraber konuştuğunuz stoklarınızı, satışlarınızı, işte yeni sezonda hangi kumaşı kullanalım dediğinizde size hangi kumaşın popüler olduğunu, yeni ürünlerin, yeni renklerin neler olduğunu anlatan, sizinle tartışan bir iş ortağı, bir partner. Ve hiçbir şekilde sizi yarı yolda bırakmayacak bir partner. Çünkü ortaklık Türkiye'de çok zor ama QAI yani QR Stone AI tamamı bir dost. Sizi yarı yolda bırakmaz, herhangi bir problem yaşatmaz. Muhteşem bir ortak sizi aslında kazandırıyoruz.

Biz de buna ortak dedik. İkinci ortak olarak QR AI'yı aslında hayata soktuk. Bunu dipnok olarak ekleyeyim. Bunun için çok heyecanlıyız. Çok iyi. Yakın zamanda bunun da abi zaten tanıtımını, lansmanını Instagram hesabımıza zaten paylaşacağız.

Çok güzel şimdi ben bunu bilmiyordum. Ben de bunu yeni öğrenmiş oldum. Peki bir şey diyeceğim. Yapay zeka asistanı bu. Evet. QAI.

Evet. Buradaki asistan işletme sahibine mi asistanlık yapıyor yoksa gelen müşterilere mi asistanlık yapıyor? Bu abi tamamen 360 bakabilirsin. Bu QR Store satın alan, kullanan müşterinin aslında bir asistanı oluyor. Sesleri dinliyor. Önce kullanıcıyı tanıyor, kullanıcıları tanıyor, dükkanı tanıyor ve gelen müşterileri tanıyor.

Şimdi gelen müşteri diyelim ki ismini söyledi. Merhaba ben Fatih dedi. Ve sipariş oluşturdu. Bu merhaba ben Fatih ve sipariş yapay zeka asistan bunu tanıyor ve bir sonraki siparişte onu karşılıyor. İşin endersen tarafı şu abi eğer kulaklığını takarsa yapay zeka karşındaki müşterinin konuşmasından yüzde kaç sipariş verecek, yüzde kaç sipariş vermeyecek bunu algılıyor ve diyor ki sipariş vermesi için şu kelimeleri, şu cümleleri ve şu durumları kullan. Seni yönlendiriyor bu duygusal pazarlama dediği.

Buraya kadar iş evliliyor. Tabii şu an bunu bizim koymamız çok olası değil, çok önemli bir konu değil. İleride bunlar tabii mümkün. Ama buraya kadar bunu eğitebiliyorsun çünkü çok açık yani LLM korkunç bir şey. İnanılmaz veri topluyor ve veriyi inanılmaz doğru bir şekilde kodlayıp sunabiliyor. O yüzden asistan aslında beraber yürüdüğün bir partner gibi düşünebiliriz buraya.

Çok güzel. Aslında işin içine NLP de girdi şimdi. Evet. NLP tekniklerini ve taktiklerini kullanarak satışı hızlandırma sürecine de destek veriyor diyebiliriz. Bence şahane. Hatta şöyle bir ara bir entegrasyon bile olabilir.

Şimdi mağazadaki çalışanlar Japonca konuşamıyor olabilir. Ama bir kulaklık vasıtasıyla kullanıcı Japonca konuştuğunda onlar onu kendi dillerinde Türkçe. Çalışanlar da Türkçe konuştuğunda müşteri onu Japonca olarak duyabilecek bir seviyeye de gelebilir. Evet. Bu da güzel bir yenilik olabilir. Bunların hepsi çok güzel ve beni de heyecanlandırıyor.

Çünkü bu teknolojilere adapte olabilenler çok hızlı büyüyecekler. Kesinlikle ama adapte olamayanlar ben büyümeyecekler demiyorum. Şu bir gerçek piyasadan silinecekler. Kesinlikle. Çünkü bir noktaya kadar cepteki para hazıra dayanmaz diye bir cümle de var. Bir noktaya kadar gidebildikleri kadar artık çırpınıp sonra maalesef ekosistemin içinden çıkacaklar.

Şey diyoruz ona abi modül bırakma yani bir roket gibi düşünelim belli katmanlarda bir kapsülünü bırakıyor. İşte orada dijitalleşemeyen abi o kapsüller bırakılan kapsülle ve okyanusa düşüyor biliyorsun hikayeyi zaten. Evet. Burada o dönüşümü doğru partnerlerle yapmak gerekiyor. Burada demin söylediğin konuyu dün aslında paylaşmıştık Instagram hesabımızla. Var çünkü burada Instagram'ımızı takip etmediğinizi görüyoruz.

Aslında takip ediyorum ama gözden kaçmıştık. Evet orada sipiştü sipiş dediğimiz yani diyelim ki mağazanıza Fransız bir müşteri geldi. QR Stock asistanı onun sesini algılıyor. Türkçe olarak sesli söylüyor bana. Ben onu anlıyorum. Sonuçta Türkçe söylediği için.

Ben Türkçe konuşuyorum. Karşı tarafa Fransızca çeviriyor. Bunu uygulama şu an yapıyor. Bu zaten var. Şu an kullanıyoruz. Bunu şimdi entegre ediyoruz asistanla beraber.

Yani dünyanın herhangi bir yerinden mağazanıza bir müşteri geldiği zaman iki Türk vatandaşı gibi konuşabiliyoruz artık. O süreci tamamlamış olduk. Evet bu çok çok değerli bir teknoloji. Evet şu an. Dil bariyerini ortadan kaldırıyor.

Niye çok önemli biliyor musun abi? Aslında dijital pazarlama vesaire müşteriyle temasın olmadığı noktaları konuşuyoruz. Ama şu an Türkiye ilerisi için bence çok büyük lokomotif olacak. Çok ciddi anlamda bir ticaret bir başkenti bence olacak. Çok iyi bir yere gidecek. Böyle inanıyorum.

İstanbul mu Türkiye mi? Bence Türkiye olarak bakıyorum ama İstanbul tabii ki de zaten bu dinamiğin kalbi olarak görelim. O yüzden burada da müşterinin çok geleceği operasyonlarda yaşanacak. Ama eskiden bavul ticareti yapan müşteriler değil. Daha çok üretici arayan ve üretim ağı isteyen ki Apple bile şu an Türkiye'de bir üretimden bahsediyor. Çünkü konum ve lokasyon olarak ve coğrafi olarak da muhteşem bir yerdeyiz.

Yani aslında elimizde gizli bir hazine var. Üzeri kapatılmış, örtülmüş. Ama bu çok yakın bir zamanda ben böyle inanıyorum ve böyle olacağını da düşünüyorum. Türkiye aslında çok ciddi bir lokomotif olacak. Özellikle Avrupa, Rusya, Balkan ve Mena bölgesi ayağında çok ciddi bir eski şaşasına aslında geri dönecek. O yüzden bu dijital tarafta çok ciddi yatırımlar yapmamıza gerek yok.

Basic olarak başlayıp önce var olmak, sonrasında da müşteri bulmak için buraya bütçeler harcamak gerekiyor. Benim inancım bu yönde Faruk. İstanbul'la alakalı, Türkiye'yle alakalı olan düşüncelerine ben de katılıyorum. Bu yükseliş düşüncelerine özellikle. Hatta çok yetaya girmeyeceğim ama İstanbul'un yeni Vatikan olabileceğini bile düşünüyorum o derece. Türkiye genelinde de zaten çok güzel açılımlar yaşayacağız.

Ekonomik olarak güzel bir döneme de gireceğiz. Fatih ağzına sağlık. Valla çok değerli, çok güzel bilgiler aktardın. Teşekkür ederim abi. Bugün bizi dinleyen iş etme sahipleri ya da toptancılar varsa bu bölüm onlar için ya da sadece onlar için değil herkes için bence çok değerli. QR Store'un faydalarını ve avantajlarını gördük.

Özellikle dijitalleşemeyen ama dijitalleşmenin de ne kadar kolay olduğunu görebilen insanlar için harika bir fırsat. Kesinlikle abi. Ben teşekkür ederim. Konuk ettiğin için değerli ofisinde çok teşekkür ederim tekrar. O zaman sevgili dostlar bir sonraki hafta salı günü yeni bir podcast bölümüyle görüşmek üzere. Hoşçakalın.

Yeni bölümleri kaçırmayın

Her Çarşamba yeni bölüm - Spotify ve Apple Podcasts’ten takip edin ya da bültene abone olun.

Yorumlar