Introduction to Digital Marketing - Key to Success in Google Ads


In this episode, we dive into digital marketing and discuss key topics with digital marketing consultant Gökhan Gümüş. 1- What is the key to success in Google Ads for companies? What should digital marketing experts pay attention to? 2- Are Google Ads services sufficient in Turkey? What are the shortcomings of Google Ads in Turkey? 3- How can people pursuing a career in digital marketing develop themselves? What is the best learning method? Guest: U. Gökhan Gümüş
Introduction to Digital Marketing – Key to Success in Google Ads
In this episode, we discussed an introduction to digital marketing and Google Ads with Digital Marketing Trainer and Consultant Ulaş Gökhan Gümüş.
Due to the increasing number of podcast listeners and the lack of sufficient podcasts on digital marketing, I decided to start such a project. Every week, I will invite expert guests from different fields to my podcast shows and provide you with information about digital marketing and technologies in Turkey.
Ulaş Gökhan Gümüş was born in Izmir Karşıyaka and settled in Istanbul for university where he currently lives. He is a graduate of the Faculty of Communication and started working in the field of Digital Marketing after university. He also works as a trainer at Bilge Adam.
To achieve success in Google ads, it is necessary to conduct the required preliminary research before the ad goes live, and to perform the necessary optimizations after the ad is published.
You can also listen to this podcast with its content on my website: faruktoprak.com/dijital_pazarlamaya_giris_e1
Episode transcript
(2936 words, Turkish)
Automatically generated from the audio; may contain minor spelling or punctuation errors.
Merhabalar, ben Faruk Toprak. Dijital pazarlamaya dair açmış olduğum yeni podcast kanalıma hoş geldiniz. Bu zamana kadar hep yazdım. Web sitem üzerinden faruktoprak.com üzerinden hep yazdım. Ve tüm içeriklerimi makale olarak sizlerle paylaştım. Artık bundan sonra bu yaptığım işlere yeni bir kanal eklemeye karar verdim.
Yani podcastlere başlamaya karar verdim. Ve yeni podcast kanalımda da sizlere sesli olarak dijital pazarlamadaki gelişmeleri, özellikle Amerika'da ne tarz gelişmeler oluyor, yaşanıyor ve ne işler yapılıyor, Türkiye'de yapılmayan ama Amerika'da yapılan ve çok popüler olan uygulamalar neler. Bu yayınları yapmamdaki amaç tamamen sizlere dijital pazarlamada yeni bir bakış açısı kazandırabilmek ve özellikle dijital pazarlamada kariyer hedefleyen kişilere yol gösterebilmek.
Her hafta bir podcast yayınlayacağım. Ve her hafta elimden geldiği kadarıyla dijital pazarlama alanında çalışan yeni kişileri bu yayınlarda sizlerle buluşturmaya çalışacağım. Bugün ilk yayın, bugün podcast'ta ilk girişim ve bugün hem heyecanlıyım aslında. Çünkü mikrofonu yeni aldım, uygulamayı yeni kurdum. Adobe'nin uygulaması, Audition, ondan sonra böyle her şey çok yeni şu anda.
Ama eminim ki zamanla her şey yerine oturacak ve daha da güzel, kaliteli içerikleri sizlerle buluşturabiliyor olacağım diye düşünüyorum. Podcast aslında şöyle baktığımız zaman çokça rağbet görmeyen ama bana göre şu anda dutluk olan bir mecra diyebilirim podcast yayınları için. Neden? Çünkü baktığınızda kulaklıklarda gelişen teknolojiler özellikle insanların daha rahat ve serbest alan dediğimiz yerlerde rahat bir şekilde müziklerini ya da videolarını hem dinleyebildikleri hem de izleyebildikleri. Ben bazı kişileri görüyorum YouTube açık telefonda ama ekrana bakmıyor.
Sadece kulaklıktan dinliyor. Bu genelde tabii hemen aklınıza müzik gelecek. Abi ya işte ücretsiz Spotify'ı yok. YouTube'dan müzik dinliyor diyeceksiniz ama hiç de öyle değil. Özellikle mesela Be Inspired diye bir YouTube kanalı var. Bu kanalda işte insanları motive edebilecek konular paylaşılıyor.
Ve birçok kişi de aslında dinliyor. Ben çok şahit oldum bu tarz şeylere. Ve aynı zamanda podcast yayınlarına baktığımız zaman Türkiye'de dahil olmak üzere tüm dünyada grafikte inanılmaz bir artış var. Dolayısıyla podcast yayınlarına girerek bir ilk olalım istedik. Gerçi ilk değiliz ama bu mecrada bir ilk olalım. En azından bir adım başlatalım.
Benim podcast ile tanışmam aslında şu şekilde oldu. Toplu taşımaya bindiğimizde yolda geçen bir belli bir süre var. 30 dakika mesela Brooklyn'den Manhattan'a gitmek. Ben 30 dakika boyunca her gün müzik dinlemektense podcast dinleyerek hem kendimi geliştirmeye hedefledim. Hem de yeni bir şeyler öğrenmeyi hedefledim. Ki gerçekten de işe yaradığını düşünüyorum.
Dolayısıyla ben de dedim ki ya kardeşim İstanbul gibi bir yerde trafik problemi olan bir yerde insanlar günde 3 saat yolda trafikte geçiriyor. Ya da günde 1,5 saat 2 saat toplu taşımada geçiriyor. Bunu biraz daha sesli iletişime yani dinleyerek yeni bir şeyler onlara öğretebilmek adına böyle bir podcast yayınına başlayalım istedim. Umarım güzel bir iş çıkarırız. Sizlere bilmediğiniz ya da bildiğiniz ama farklı bir şekilde öğretebileceğimiz şekilde yeni bilgileri aktarabiliriz. Dijital pazarlama olacak.
Ana konumuz dijital dünya olacak. Dijitaldeki gelişmeler, Amerika'da uygulanan yenilikler, teknolojiler, Türkiye'de uygulanan teknolojiler. Türkiye ile Amerika'yı kıyaslayacağız yeri geldiği zaman. Ve dediğim gibi her hafta birbirinden farklı isimleri bu podcast yayınında sizlerle buluşturuyor olacağım. Bugün çok sevdiğim bir arkadaşım Ulaş Gökhan Gümüş. Kendisi konuğumuz olacak.
Kendisi dijital pazarlamada bizlere bir takım bilgileri aktaracak. Gökhan merhabalar. Öncelikle hoş geldin tekrardan. Biraz seni tanıyalım önce. Neler yapıyorsun? Nerelerde çalışıyorsun?
Hangi okuldan mezun oldun? Biraz böyle geçmişinle alakalı bizlere anlatabileceğin hikayen varsa onu da içine katarak kendini tanıtabilirsen çok güzel olur. Seni tanıyarak başlayalım. Selam. Öncelikle bu podcast işi çok iyi oldu. Sürdürülebilir olmasını temenni ediyorum senin açından.
Ben de vakit buldukça severek takip edeceğim. İlgiyle takip edeceğim. Soruna gelecek olursak ben Ulaş Gökhan Gümüş. Aslen İzmir Karşıyaka doğumluyum. Üniversite yıllarında İstanbul'a yerleştim. Önce iletişim fakültesini bitirdim.
Mütakiben ikinci üniversite olarak hukuk fakültesine girdim. Lakin çeşitli nedenlerle hukuk fakültesini yarıda bıraktım. Ardından öz mesleğim olan iletişimle ilgili olarak daha önceden çokça merakım olan zaman zaman HTML statik siteler yaptığım dönemlerden kalan ilgiyle işin dijital pazarlama boyutuna yönelmeye başladım. Çeşitli firmalarda hem pazarlama yöneticisi olarak, pazarlama müdürü olarak ve hem de özellikle spesifik olarak dijital pazarlama yöneticisi olarak çalıştım. Onun dışında bir süre freelancer olarak hizmet verdim ki hala aslında bu alanda çalışmalarım devam ediyor. Kendi şirketimi kurdum ama Türkiye'de işin vergi kısmı, şirket yönetmek kısmı çok da kolay bir iş değil.
O açıdan zorlandığımı kabul etmek zorundayım. Onun dışında da yaklaşık bir buçuk senedir bilgi adam bünyesinde dijital medya eğitmeni olarak görev yapıyorum. Yanı sıra yer yer Bahçeşehir Üniversitesi'nde MBA İngilizce Yüksek Lisans öğrencilerine marka yönetimi ve dijital pazarlama alanında dersler veriyorum. Yine kendi özel ders öğrencilerim var ve yine kurumsal eğitimler veriyorum. Bu şekilde yoğun bir şekilde koşturan, yaptığı işi çok seven, dijital reklamcılığı, dijital dünyayı çok seven biriyim diye anlatabilirim kendimi. Teşekkürler bu güzel bilgiler için.
Öncesinde İletişim Fakültesi'nden mezun oldun. Akabinde hemen hukuk fakültesine geçiş yaptın ama söylediğin gibi çeşitli nedenlerden dolayı bırakmak zorunda kaldın. İletişim Fakültesi'nin mezunu olup dijital pazarlama üzerine bir kariyer yolu çizmişsin kendine. Bence çok güzel. Zaten biz seninle beraber de çalıştık geçmişte. Ben inanıyorum ki çok daha iyi yerlere geleceksin.
Aynı zamanda eğitim de veriyorsun. Bir eğitmensin. Çok doğru bir karar. Vergi ağırlığından bahsettik Türkiye'de şirketlere yönelik. Maalesef içler arası ve katılıyorum sana bu konuda. Türkiye'de gerçekten şirketiniz varsa tam bir hedek diyoruz biz buna genelde.
Yani baş ağrısı. Ama umarım yakın zamanda bu tarz zorluklar kaldırılır ve insanlara daha kolay bir şekilde hizmet sunabilme ve para kazanabilme. vergide de bir kolaylık sağlatılır ya da sağlanır diye tahmin ediyorum. Şimdi hemen hızlı bir şekilde Gökhan sana sorumu ileteyim. Google Ads'de, eski adıyla Google AdWords reklamlarında sence başarıya giden anahtar kilit nedir? Yani şirketler başarıya ulaşabilmek adına daha çok nerelere odaklanmalıdır ve neler yapmalıdır?
Bu konu hakkında görüşün nedir? Aslında bu soruna gerçekten detaylı ve uzun uzun cevap vermek mümkün. Derslerde öğrencilerimin de çok sık sorduğu bir soru bu. Başarının yolu bence her şeyden önce reklamı çıkmadan önce yapılan ön araştırma kısmında saklı ve yanı sıra reklamı çıktıktan sonra yapılan optimizasyon sürecinde saklı. Ki bu noktada maalesef en azından Türkiye'de Google Ads uzmanları bahsettiğim bu iki aşamada da oldukça zayıf kalıyorlar. Genelde ajanslar da gelen brief doğrultusunda anında reklamı çıkıyorlar ve reklamı çıktıktan sonra onu öyle başıboş bir şekilde bırakıyorlar reklamın tarihi dolana kadar, süresi bitene kadar.
Benim gözlemlediğim kadarıyla hangi reklam modeli çıkılacaksa işte GDN mi yoksa arama reklamcılığı mı, video mu, harita reklamı mı, efendime söyleyeyim alışveriş reklamı mı bununla ilgili hem rakip analizini doğru yapabilmek, rakipler neler yapıyor görebilmek, hem de kendimiz neler yapabiliriz, güçlü yönümüz ne, call to action olarak neyi tercih etmeliyiz, A-B testinglerin oluşturulması gibi hem ön çalışma ama bence en az onun kadar hatta belki de biraz daha önemli kısmı ise veriler gelmeye başladıktan sonra tıpkı eski dönemlerde radyolarda sinyali en iyi şekilde alabilmek için o radyodaki butonu sağa sola doğru ince ayar şeklinde oynattığımız dönemleri düşünecek olursak aynen onun gibi doğru frekansı yakalayana kadar optimizasyonu yapabilmek gerekiyor. Çünkü dijital reklamcılıkta belki de net olarak söyleyebileceğim şey şudur ki herhangi bir kampanyayı kurarken oluşturduğum metrikler hiçbir zaman kampanya sonuçlandığı zaman aynı kalmıyor. ve dolayısıyla bazen öngördüğün gerçekler gerçeklikle örtüşmüyor ve dolayısıyla doğru optimizasyon, kitlenin tepkisini doğru ölçebilme, hedef kitlenin tepkisini doğru ölçebilme ve reklamı yeniden revize ve optimize edebilmek bence başarının önemli kriterlerinden iki tanesi bu saydığım.
Tabii ki bununla da sınırlı değil. Örneğin GDN reklamı çıkılıyorsa kullanılan görseller, hareketli bir görsel mi, hedef kitleye uyan bir çalışma mı, kullanılan call to action cümleler. Bütün bunların tabii ki de etkisi var ama bence değişmeyen gerçek, rahatlıkla söyleyebilirim ki yapılan ciddi bir ön çalışma ve reklam başladıktan sonra, veriler akmaya başladıktan sonra gerçekleştirilen optimizasyon işlemidir. Ben böyle düşünüyorum. Gerçekten özellikle son dediğin cümle ben böyle düşünüyorum, bayıldım. Ben sana kesinlikle katılıyorum. Neler dedik? Üç tane madde saydık. Hemen bunları bir tekrar gözden geçirelim.
Bir dedik ki ön araştırma, yani reklamına çıkmadan önce AdWords yöneticilerinin ya da Google Ads yöneticilerinin bir ön araştırma yapması gerekiyor. Ben buna %100 katılıyorum. Özellikle burada söylediğim bir şey vardı, rakip araştırması. Yani rakipler neler yapıyor ya da hedef kitle yönelik bir ön araştırma olabilir. Hedef kitle neleri seviyor, hedef kitle nelerden hoşlanıyor ya da o hedef kitle hangi cümlelerle? Bu da söylediğin aslında üçüncü şey, üçüncü maddeydi. Call to action'lardan bahsettik.
Yani harekete geçirici mesajlar neler olmalı, neler içermeli şeklinde. Güzel. Ön araştırma dedik. Call to action'lar, görseller, hedef kitle uyuyor mu dedik. Ve reklamı çıktıktan sonra da optimizasyon, üç tane saydık. Optimizasyona da %100 katılıyorum. Ve çok güzel bir noktaya değindin.
Dedim ki özellikle ajanslar gelen brief doğrultusunda reklam çıkıyor, bitiriyor olayı. Burada ön araştırma da yapmıyor. Ve akabinde optimizasyonu da yapmıyor. Evet, buna da katılıyorum. Ve bununla alakalı hatta güzel hikayeler var. Bunları daha sonraki podcastlerde paylaşacağım.
Neden ajanslarla çalışmalıyız ya da neden ajanslarla çalışmamalıyız? Bu bütçeye mi bağlı yoksa şirkete mi bağlı yoksa sektöre mi bağlı şeklinde. İlerleyen haftalarda daha doğrusu günlerde değil. Güzel podcast çalışmalarında bunlardan da bahsediyor olacağım. Güzeldi, gerçekten çok başarılı bir açıklamaydı. Ve başarıya gidebilmek için bu üç tane maddeye dikkat etmek gerekiyor.
Elbette burada dört olur, beş olur, altı olur. Bu maddeleri uzatabiliriz de. Hatta bu maddeler bazen sektörden sektöre de değişebilir. Ama çoğunlukla bu üç maddeye de önem vermek gerekiyor. Pekala, bir diğer soru da Gökhan. Google Ads, yani Google AdWords.
Hala AdWords diyoruz, kurtulamadık bir türlü. Google Ads, Türkiye'de sence yeterli mi? Yeterli miden kastım, destek servisi, ödeme servisi, müşteri hizmetleri vs. anlamında bu zamana kadar yapmış olduğun çalışmalar ve deneyimleri istinaden Google Ads'le alakalı herhangi bir problem yaşadın mı? Dışadıysan da bizimle paylaşabilir misin?
Türkiye'de bu işin yeni yeni oturmaya başladığını dikkate alacak olursak aslında durumda hiç fena değilmiş gibi geliyor bana. Google Ads'in sağladığı hizmetler ki Türkiye'de Google Dome aracılığıyla oradaki agentlar aracılığıyla bu durum gerçekleşiyor. Sağladığı hizmetler, ödeme sistemindeki yapı
onun dışında müşteri hizmetleri fena değil. Tabii ki geliştirilebilir dersen ki eğer bu en üst nokta mı? Yeterli mi?
Bana kalırsa hayır. Ama işin aslında bakacak olursak Türkiye'de Google Ads'in kullanımı etkin ve yetkin kullanımı açısından incelediğimizde aslında fena da değil gibi gözüküyor.
Çünkü bence en temel problem burada sektörde birçok uzman olduğunu iddia eden insan olmakla birlikte gerçekten yetkin, gerçekten kendini geliştirmiş ve gerçekten bu alanda uzman insan sayısının sanılandan az olduğunu düşünüyorum. şöyle bir tecrübeyle örnek verebilirim. Bazen firmalara, mülakatlara katılıyorum.
O da şöyle. Bir firma dijital alanda bir çalışan, bir yönetici alacakken genelde İK'da çalışan arkadaşlar onlara ne soracağını bilmiyorlar. Ya da soruyu bilseler bile gelen cevabın nasıl yorumlayabileceklerini bilmiyorlar. O nedenle ben de bu tür iş görüşmelerinde müdahil oluyorum ve bir dijital alanda bir adaya soruları sorup onun verdiği cevapları yorumlayarak böyle bir destek sağlıyorum.
ve böyle bir günde içeride Google Ads yöneticisi bir hanımefendiyle toplantı yaptığımızda, görüştüğümüzde laf döndü dolaştı, dönüşüm kodlarına geldi ve firma olarak dönüşüm kodlarını kullanmadıklarını çünkü bu konuda çok da fazla bir şey bilmediğini söylediğinde oldukça şaşırmıştım. Çünkü kendisi dijital pazarlama yöneticisiydi. Alelade bir eleman da değildi.
Dolayısıyla Türkiye'de ahval bu durumdayken, bence gelişmeye açık çok fazla konu varken aslında verilen hizmet açısından durumu değerlendirdiğimizde çok da fena değil diyebilirim. Lakin yine altını çizmeliyim bu konuda. Üstad demeliyim ki o burada da gelişmeye açık geliştirilebilir. Google, hem Google açısından buraya verilen hizmet anlamında hem de bu hizmeti kullananlar anlamında çok fazla yol kat etmek gerekiyor diye düşünüyorum.
Kesinlikle katılıyorum. Google'da ama özellikle Türkiye'de güzel etkinlikler sağlıyor. Ajanslar aracılığıyla sağlıyor tabii ki de bunu. Ve birçok firmaya, birçok kişiye, dijital pazarlama kariyeri hedefleyen kişilere etkinlikler ve sertifikaları alma konusunda özellikle birçok eğitimler düzenliyorlar. Ben Google AdWords İstanbul ofisindeydim.
Tech Fan Tower'da. Valla çok güzel ofisleri var. Oraya toplantıya gitmiştik bizim account Google yöneticisiyle. Çok keyifli geçmişti. Google'un Türkiye'deki yeri sadece orası diyebiliyorum ben. Beşiktaş İstanbul.
Dome'de farklı bir yerde. Biz Gökhan'la hatta Dome'de tanışmıştık. Dome'den bugüne kadar uzanan bir dostluk diyebilirim. Ve diğer konuda da firmalar, dijital yöneticiler konusunda. Evet, özellikle işe alımlarda çok doğru bir tespit bence bu. Kişi bir yönetici, bir menajer ama dijitale dair çok şey bilmeyebiliyor.
Bu özellikle daha çok kurumsal firmalarda yaşanan bir durum. Bir de bunun Marcom adı altında. Yani Marketing and Communication ya da Türkçesiyle kurumsal pazarlama altında. İşte bir tane pazarlama müdürü olur. Ama dijitalden anlamaz. O pazarlamanın içinde hem offline hem online olur.
Böyle dijital ve offline taraf olur. İlginçtir. Hatta benim de bir deneyimim var. Böyle bir deneyimim var. Ama tabii ki de bence firmalara da özellikle işe alım konusunda destek olunması gerekiyor dışarıdan diye tahmin ediyorum. Ben hatta şunu biliyorum.
Firmalar, İK tarafı özellikle dijital pozisyonuna başvuran kişileri özel bir teste tabi tutuyorlar. Bu test sorularını da internetten alıyorlar tabii ki de. Marketing web sitelerinden, dijital marketing ve İngilizce hatta. Özellikle kurumsal firmalar yapıyor böyle. Bunun da faydalı olduğunu düşünüyorum. Ama tabii ki de dışarıdan destek konusunda %100 katılıyorum sana.
Peki Gökhan teşekkürler bütün bu cevabın için. Son sorum ise dijital pazarlamada kendini geliştirmek isteyenlere yönelik önerilerin nelerdir? Neler yapmalarını öneriyorsun? Hangi kaynaklara çalışmalarını öneriyorsun? Ve hangi konularda kendilerini geliştirmeliler? Bu podcast yapmamızdaki amaç tamamen kullanıcılara, kişilere, dijital pazarlamada kariyer hedefleyen kişilere yol gösterebilmek.
Ve bir bakıma da onlara yardımcı olabilmek. Ve senin de görüşlerini bu konuda hem onlara da iletmiş olalım. Neler düşünüyorsun? Dijital pazarlamada kariyer yapmak isteyen kişilere neler öneriyorsun? Bu sorunun cevabı aslında çok basit bence. Ama uygulaması da bir o kadar zor.
Bu alanda kariyer elde etmek isteyen insanların kariyeri boyunca öğrenci kalmayı kabul etmesi gibi bir gerçek var. Ve bence kendilerinde kabul edecekleri ilk nokta bu olması gerekir. Çünkü sistem o kadar hızlı gelişiyor ve o kadar hızlı yenilikler ekleniyor ya da değişimler gerçekleşiyor ki. Örnek veriyorum bugün iyi bir dijital reklamcı, iyi bir dijital pazarlamacı. Mesleği iki sene bıraktığı zaman geri geldiğinde aslında kendini çok daha geride kalmış hissedecek bir noktada olacaktır. Çünkü bazen derslerde de başıma geliyor.
Örneğin bir sınıfla birlikte süreci tamamladığımızda yeni bir sınıfla başa döndüğümde örnek veriyorum. Facebook Business Manager paneline bir giriyorum. Her şey değişmiş, yeni şeyler eklenmiş. Ondan sonra panel yapısı değişmiş. Dolayısıyla kendini bu sektörde sıcak tutmak zorundasın. Gelişmeleri takip etmek zorundasın.
2019'da işte Google'ın SEO'da algoritmada yaptığı yenilikler neler? İşte News Etiket'i taşıyan sitelere karşı tavrı nedir? Ondan sonra Google Live Marketing her yıl gerçekleşiyor. Bunu takip etmek lazım. Facebook'un F8 toplantılarını takip etmek lazım. Dolayısıyla aslına bakmak gerekirse bu sektörde çalışan biri doktorluk gibi ya da avukatlık gibi çok fazla bilgiye edindikten sonra çok fazla statik bir şekilde kalamaz.
Dolayısıyla gelişmeler belki de hayatım boyunca birçok sektör gözlemledim iş hayatında. Bu kadar hızlı gelişmenin olduğu ve bu kadar hızlı eskiyebildiğin bir alan daha önce hiç görmemiştim. Dolayısıyla birinci tavsiyem kesinlikle her an öğrenci kalmayı kabul etmek. Her an gelişmeleri takip etmek zorunda olduğunu bilmek. İkincisi de şudur ki bu alanda görece yeni bir alan olduğunu düşünürsek dünyada da öyle özellikle Türkiye'de kesinlikle öyle. Dolayısıyla bu alanda daha ileride olan kendini daha geliştirmiş olan senden daha önce bu sektöre atılmış olan insanların deneyimlerini dikkate almak çok önemli.
O insanlardan edinim kazanmak çok önemli. Onun dışında benim yine tavsiyem bir şekilde bu tür işlerin hepsinde yani işin içinde dijital dünya olan bütün işlerde bu söylediğim bir web tasarımcı için de geçerli. Bir yazılımcı için de geçerli. Bir podcast yapan bir adam için de geçerli. Bir post prodüksiyoncu için de geçerli. Elinizi bu işin içine sokmak zorundasınız.
Öğrencilerde mesela gözlemlediğim en büyük hata şu derslere veya eğitimlere çok takılık alıyorlar. Ve kendileri hiçbir şey yapmıyorlar. Bu durumda öğrendiklerini zannediyorlar ama olayla gerçek anlamda karşı karşıya kaldıklarında kendilerini çaresiz hissediyorlar ve hiçbir şey yapamaz durumda oluyorlar. Dolayısıyla üstad benim diyeceğim odur ki bu alanda kariyer elde etmek isteyenler A. Öğrenci kalmayı kabul edecekler. B. Kendinden önce bu sektörde ilerlemiş üstadlardan edinim kazanmaya dikkat edecekler.
C. Bir şekilde elini bu işe bulaştıracaklar. Eğitim almak, okumak, video izlemek değil doğrudan tabii ki onlar da olmalı. Onları reddetmiyorum ama doğrudan buraya basınca ne oluyormuş, bunu yapınca ne oluyormuş diyerek hatalar biriktire biriktire doğru yolu keşfetmek bence yapılabilecek en doğru hareketler içerisinde olacaktır. Valla çok güzel açıkladın hepsini. Özellikle bir şeyi çok sevdim. Öğrenci kalmayı kabul edecekler.
Bu benim için de geçerli. Herkes için geçerli. Sistem o kadar çok hızlı değişiyor ki arkadaşlar. Yani dün öğrendiğiniz bir bilgi yarın geçerliliğini kaybedebiliyor ya da yarın geçerliliğini dünkü kadar sağlayamayabiliyor. Özellikle benim Udemy kanalımda ben bazı eğitimler paylaşıyorum. En son Google Optimize eğitimini paylaşmıştım.
Ücretli bir eğitimdi ancak onu 5 ay sonra ücretsize çevirme kararı aldım. Nedeni ise çünkü o bilgiler 5 ay önceki kadar değerli değil. Hala görüyoruz bazı eğitimler var 1 yıldır 2 yıldır 3 yıldır online'da ve hala ücretli eğitimler. Ücretsiz değil ha onlara da saygı duyuyorum ama benim inandığım bir şey dijital çok hızlı gelişen bir dünya ve buradaki eğitimler buradaki bilgiler sürekli güncelleniyor. Dolayısıyla 5-6 ay böyle geçtikten sonra o eğitimi ücretsize çevirmek bence çok doğru bir karar. Tabi bunu herkes yapmak zorunda değil bu tamamen benim kendi kişisel görüşüm.
Şimdi diğer benim dijitalci arkadaşlarım beni topa tutabilir bu söylediklerimden sonra. Ya Faruk işte o kadar emek verdik eğitimleri hazırladık ne demek ücretsize çevirmek aman ha onlar da beni yanlış anlamasınlar. Gökhan'cığım çok teşekkür ederim. Valla çok güzel bilgileri paylaştın bizimle. Bu benim it podcast yayınımdı arkadaşlar. Umarım beğenmişsinizdir.
Gökhan Gümüş benim konuğumdu bugün. Gökhan Gümüş.com kendisinin web sitesi. Web sitesi üzerinden de Gökhan'la iletişime geçebilirsiniz. Eğer dijitale dair merak ettiğiniz aklınızda takılan sorular varsa Gökhan'la da direkt web sitesi üzerinden iletişime geçebilirsiniz. Ben Faruk Toprak herhangi bir sorunuz varsa sadece ve sadece Faruk Toprak yazmanız Google'a, Yandex'e, Bing'e, Yahoo'ya her arama motoru için geçerli Faruk Toprak yazmanız ve ilk Gökhan web sitesine tıklamanız yeterli olacaktır. Bana ulaşabilirsiniz.
Bir sonraki podcast'e kadar kendinize çok ama çok iyi bakın. Hoşçakalın. Bye bye.
Don’t miss an episode
New episode every Wednesday - follow on Spotify & Apple Podcasts, or get the newsletter.
