Faruk Toprak
#91 · Podcast

How to Scale Ad Budget? Why Do Sales Crash When You Increase Budget?

Faruk Toprak
Faruk Toprak · 14 min
Share
How to Scale Ad Budget? Why Do Sales Crash When You Increase Budget?
0:000:00

When you spend 2,000 TL daily and earn 10,000 TL, you think everything is going great. Green notifications flood your e-commerce dashboard. Then you make that fatal decision: "Since we're earning 10,000 TL on 2,000 TL spend, let's increase the budget to 10,000 TL and make 50,000 TL daily!" You hit that button and the next morning face the painful truth: Sales have crashed, and that ROAS you trusted so much is destroyed. Then comes that classic defense from your agency or consultant: "The algorithm entered the learning phase, let's not touch it for 15 days..."

But is that really what's happening?

In episode 91 on May 20, 2026, we tackle Ad Budget Scaling, the bleeding wound of digital marketing. We uncover the major trap CEOs, CMOs, and e-commerce owners fall into when increasing budgets, breaking down algorithm mathematics and consumer psychology without filters.

What do we discuss in this episode?

  • Why "corner shop math" doesn't work in Google and Meta algorithms?

  • AI's "greed trap" and PMax (Performance Max) learning phase

  • Neuromarketing: The "Ad Blindness" created in consumers' brains when you increase budget (Ad Fatigue)

  • Rising cost-per-click (CPC) in Turkey's e-commerce market and the damages of vertical scaling (Vertical Scaling)

  • The 3 Golden Rules for growing without breaking the machine (%20 Rule, Horizontal Scaling, and UX Optimization)

In this episode, I also share a radical personal decision and squeeze in my moving journey from Anatolian Side to European Side (Levent). New office, new vision, and of course the excitement of the upcoming holiday in this episode!

If you're looking for a partner focused on real profitability instead of "learning process" tales in your e-commerce ads, you can explore our team that focuses on your brand's mathematics at joykek.com. For our training programs, you can join our Google Ads and Meta Ads programs at joyakademi.com.

For our video podcasts, industry analyses, and all our content, type filtresizdigital in the search bar on platforms to join our ecosystem. Don't forget to follow me on Instagram at faruktoprakx to share your criticisms and thoughts.

Happy holidays to everyone in advance, enjoy listening!

0:00 - 1:24 - "Since we're earning, let's increase the budget" trap and crashed sales | 1:25 - 3:18 - Preparation for new era: Decision to move to European Side (Levent) | 3:19 - 4:32 - Podcast's new name: Unfiltered Digital and SEO transition strategy | 4:33 - 6:21 - Algorithm's "Greed Trap" and Google PMax update | 6:22 - 7:42 - Neuromarketing: Ad fatigue and amygdala | 7:43 - 9:16 - Bitter truths in Turkey's market: ROAS illusion and rising CPCs | 9:17 - 11:24 - Unfiltered Strategy: How to scale budget without breaking the machine? | 11:25 - 12:41 - Growing is not gambling: Reading data and our new communication channels | 12:42 - 14:02 - Real partnership with Joykek, upcoming holiday celebration and closing

Episode transcript

(1936 words, Turkish)

Automatically generated from the audio; may contain minor spelling or punctuation errors.

Günde sadece 2 bin lira reklama para harcayarak 10 bin lira satış yapıyorsunuz. Her şey harika gidiyor. E-Ticaret panelinizde o yukarı yönlü yeşil bildirimler arka arkaya düşüyor ve sonra toplantıya giriyorsunuz. Belki ajansınızla, belki danışmanınızla. Ve ekran başında onunla birlikteyken şu ölümcül cümleyi kuruyorsunuz. Madem 2 bin liraya 10 bin lira kazanıyorum, o zaman bütçeyi 10 bin lira yapalım da günde 50 bin lira kazanalım diyorsunuz.

Bütçeyi sizin arttırdığınızı düşünelim. O butona bastınız, bütçeyi arttırdınız. Ya da ajansınız ya da danışmanınız arttırdı, dayanamadı. Ya da deneyimi o kadar çok yoktu. Dedi ki, aa evet haklısınız 2 binden 10 bine çıkaralım da ROAS'ımız yine yüksek seviyelerde gelsin dedi. Arkadaşlar, ertesi sabah uyandığınızda satışlarınız çakıldı ve sadece çakılmakta da kalmadı.

O çok güvendiğiniz ROAS yerle bir oldu. Bakın panel kıpkırmızı, karlılık erimiş ve o danışmanınız da telefonda size şu meşhur savunmayı yapıyor. XXX hanım ya da bey algoritma öğrenme sürecine girdi tekrardan. 15 gün dokunmamamız lazım. Şu an beni dinlerken arabanızın direksiyonunda ya da ofis masanızda başınızı salladığınızı hissediyorum. Evet Faruk, tam olarak bunu yaşıyoruz ya da yaşadık.

O cehennemi biliyorum dediğinizi duyar gibiyim. Bakın, o acıyı, o bütçe yanarken hissettiğiniz çaresizliği çok iyi biliyorum. Herkese merhabalar. Ben Faruk Toprak. Sektörün üzerine çekilmiş o pembe filtreleri yırtıp attığımız Filtresiz Dijital'in 91. bölümüne hoş geldiniz. Bu hafta biraz fazla bölümü çekeceğim arda arda.

4 bölümü stok yapmayı planlıyorum. Çünkü önümüzdeki hafta taşınıyorum arkadaşlar. Şu anda Suadiye'de yaşıyorum İstanbul'da. Ve ben Anadolu yakasında büyüdüm. Anadolu yakasında yaşadım yıllarca. Sadece hayatımda bir 5 sene Amerika'da yaşadım.

Ama onun haricinde hep İstanbul Anadolu yakasındaydım. Kadiköy'de, Maltepe'de, işte en son Suadiye'de. Bir 4 yıldır Suadiye'de yaşıyorum. Ve arkadaşlar hayatımda ilk defa Avrupa yakasına taşınma kararı aldım. Acayip. Ben de inanamıyorum kendime.

Etrafımdaki tüm arkadaşlarım, tüm tanıdıklarım. Delirdin mi sen? Kaosun içine gidiyorsun. Suadiye çok güzel, şöyle böyle vesaire derken. Ben valla radikal kararımı aldım. Evi de tuttum.

Haftaya, yani bayram haftasında Avrupa yakasına taşınacağım. Bir taşınma süreciyle uğraşacağım. O yüzden dedim ki bir an önce bu 4 bölümü arda arda çekeyim, biraz stok yapalım, sizi bölümsüz bırakmayalım istedim. Bana şans dileyin. Avrupa yakasında yaşayan arkadaşlar, size geliyorum, misafir olmaya geliyorum. Ve ben de hayatımda çok asla dediğim bir şeyi yapıyorum.

Yani Avrupa yakasında yaşamam diyorum. Yani beni İstanbul'da yaşayanlar çok iyi anlar. Andolu yakasında yaşayanlar çok iyi anlar. Ve böyle bir karar aldık. Bakalım. Bunun bu kararının arkasına tabii ofisi de oraya taşıyorum.

Joycake'i de oraya taşıyorum. Birçok şeyi Avrupa yakasına taşıyorum. Nedeni aslında nedeni işlerle alakalı. Bakalım. Sevgiyle, aşkla, mutlulukla, huzurla, sağlıkla, güzellikle geliyorum. Selam olsun Avrupa yakası sana.

Arkadaşlar, böyle bir giriş yapayım istedim. Bu bölümleri arda arda çekeceğim. Bu 91. bölüm. Bunu ne zaman dinleyeceksiniz? 20 Mayıs 2026 tarihinde sabah saat 8'de bunu hop planlayacağım ve size bildirim olarak gelecek. Bu arada filtresiz dijital yaptık.

Podcast'ın adına eskiden Türkiye'de dijital pazarlamaydı. Ve Spotify'da ya da işte podcast kanallarında hala Türkiye'de dijital pazarlamayı görebilirsiniz. Yani filtresiz dijital tire Türkiye'de dijital pazarlama yazıyor. Bunun nedeni de şu. SEO açısından kayıp yaşamamak adına bir 3-4 ay daha o Türkiye'de dijital pazarlama ismini tutacağım arkadaşlar. Muhtemelen Eylül ayında komple kaldırırım diye düşünüyorum.

Yani SEO'da bir problem yaşamayalım. Evet, bugün tarihlerden 20 Mayıs 2026 ve bugün dijital pazarlamanın en kanayan, en yanlış bilinen yarısını sizlere anlatmak istiyorum. Nedir bu? Ölçekleme. Yani scaling olarak da bunu çokça kez duyabilirsiniz. SEO'ların, SEO'ların ve işletme sahiplerinin o bütçeleri arttırırken düştüğü o büyük tuzağı ve işin hem algoritma matematiğini hem de tüketici psikolojisini filtresizce masaya yatırıyoruz bugün.

Ve işte size şimdi o raporlarda, o paylaşılan olaylardaki rakamların neden gerçekliği yansıtmadığını anlatacağım. Evet, arkadaşlar bakın ben şöyle başlamak istiyorum. Algoritmanın açgözlülük kapını. Öncelikle şu efsaneyi bir çürütelim. Google'da ya da Meta'da. Linear yani doğrusal bir matematik yoktur.

Bakın bakkal hesabı dijitalde çalışmaz. Yani 2'ye 10 veriyorsa 10'a da 50 vermez. Neden biliyor musun? Çünkü bütçenizi 2000 TL'den 10.000 TL'ye aniden çıkardığınızda yapay zekaya aslında şunu söylüyorsunuz. Benim acelem var. Çok param var ve bana hemen müşteri bul diyorsunuz.

Yapay zeka da diyor ki harika. Eskiden senin paranı sadece satın alma ihtimali en yüksek, en garanti kitleye harcıyordum. Artık paramız çok olduğuna göre satın alma ihtimali düşük, daha soğuk ve daha kalabalık kitlelere de senin reklamını gösterebilirim diyor. Yapay zeka diyor bunu. İşte satışlarınızın çakılmasının birinci nedeni budur. Bakın kalite bozulur.

Bütçe arttığı an Google o güne kadar girmediği pahalı açık arttırmalara yani auction diyoruz bunlara girmeye başlıyor. Bakın Mayıs 2026 başındaki o büyük Google algoritma güncellemesini hatırlayalım. Neydi? PMAX yani Performance Max dediğimiz kampanyalarda yapay zeka artık bütçe değişimlerine çok daha agresif tepki veriyor. Yani bütçeyi %20'den fazla arttırdığınız an Google sizi anında learning phase yani öğrenme aşamasına geri atıyor. Ve geçmiş datanızı adeta çöpe atıyor ve sıfırdan yani kör bir uçuşa başlıyor.

Şimdi bu tabi Google'ın yeni algoritma güncellemesinin etkisi tabi eskiden de böyleydi. Yani bütçe bir anda artmaz. Ölçekleme scaling aşamasındayken bütçeyi böyle 2000'den 10.000'e çıkarmayız. Yavaş yavaş yaparız ya da yatay scaling dediğimiz çalışmalara gireriz ki bunu joyacademy.com'da Google Ads eğitim paketinde çok güzel anlatıyorum. Bakın hala almadıysanız gidin hemen Google Ads, Meta Ads eğitimlerine başlayın çalışmaya. Önümüzdeki günlerde de yapay zeka eğitimi geliyor ve çok kaliteli eğitimler arkadaşlar.

Şimdi işin bir de nöropazarlama tarafını düşünelim. Bakın tüketicinin gözünde ne oluyor? Sadece biz teknik kısmına odaklanıyoruz ama iş sadece teknik kısımdan ibaret değil. Bu işin bir de psikolojik tarafı var. Yani bütçeyi aniden arttırdığınızda frekans dediğimiz ya da sıklık sınırı dediğimiz frekvensi patlıyor arkadaşlar. Düne kadar hedef kitlenizin karşısında günde 2 kez çok tatlı bir şekilde çıkan o markanız bir anda günde 8 kez çıkmaya başlıyor.

Tabi bunu doğru planlamadıysanız. Nöropazarlama da da bizim ad fatigue dediğimiz yani reklam yorgunluğu dediğimiz kavram tam olarak burada devreye giriyor. İnsan beyni sürekli maruz kaldı ve kendisine zorla dayatılan uyaranlara karşı bir ne oluşuyor? Körlük oluşuyor ya ben bunu sürekli tekrarlıyorum zaten. Biz buna reklam körlüğü diyoruz ya da banner blindness diyoruz. Blind burada körlük anlamına geliyor.

Yani kişilerde körlük oluşuyor. Üstelik bu beynin amigdala bölgesi dediğimiz benim en çok sevdiğim bölge bu aşırı ısrarı bir tehdit ve çaresizlik sinyali olarak algılıyor arkadaşlar. Tüketici bilinçaltında şunu diyor. Bu marka beni çok darlıyor. Demek ki ürünlerini satamıyorlar diyor. Bakın tüketicinin kendisi böyle düşünmüyor.

Zihni bu şekilde düşünüyor. Yani değer algınızı kendi ellerinizle yerle bir etmiş oluyorsunuz. Satın alacak olan o adamı da sepette vazgeçirirsiniz. Özellikle Türkiye pazarındaki acı gerçeklerden bir tanesi de bakın sevgili CEO'lar, değerli yöneticiler sizlere sesleniyorum. Ajansınızla ya da danışmanınızla toplantıya oturduğunuzda ya da pazarlama departmanınızla size sadece ROAS rakamları sunuluyorsa bunun yeterli olmadığını bilin. Yani ROAS evet güzel bir metrik özellikle e-ticaret tarafında ne harcadık ne kazandık çat diye çıkarıyor.

Çünkü Türkiye e-ticaret pazarında 2026'nın ilk çeyrek verilerine göre özellikle kadın giyim, kozmetik ve ev yaşam kategorilerinde tıklama başına maliyetler geçtiğimiz yıla oranla %35 enflasyonist bir artış gösterdi. Bak tıklama başına maliyetlerde %35 bir artış var. Hangi sektörler? Özellikle kadın giyim, kozmetik ve ev yaşam kategorileri. Yani siz bütçeyi arttırdığınızda ajansınız bu bütçeyi yatay ölçekleme yerine dikey ölçekleme yapıyor. Yani vertical scaling yapıyor.

Ve aynı kampanyanın içine basıyorsa o artan %35'lik maliyetin üzerine bir de kendi elinizle rekabet primi ekliyorsunuz. Hani bazen şey var ya, ulan bütçeyi arttırdık, gelen tıklama sayısı aynı yani bütçeyi arttırdığımız oranla tıklama sayısındaki oran aynı oranda artmamış diyorsunuz. Şöyle bir örnekle anlatmak istiyorum. Düşünün İstanbul'da lüks bir restorandasınız. Garsona yani algoritmaya diyorsunuz ki bana en iyi masayı ver diyorsunuz. Sana iki katı bahşiş vereceğim diyorsunuz ve garson size masayı verir ama yediğiniz zemin kalitesi değişmez.

Yani sadece aynı yemeğe daha fazla para ödemiş olursunuz. İşte bütçeyi aynı kampanyanın içine boca ettiğinizde tam olarak bunu yapıyorsunuz. Bakın filtresiz stratejiyi anlatayım. Yani makineyi bozmadan bizler bunu nasıl büyütebiliriz? Yani özellikle bana en çok sorulan sorulardan bir tanesi bu ya. Vertical scaling yapmayalım peki ne yapalım?

Yani e-ticari sitemiz yerinde mi saysın dediğinizde size cevabım hayır. Bakın bu podcast'ı dinleyen bir marka sahibiyseniz not almanızı rica edeceğim. Asıl yer burası. Çünkü ölçekleme bir sanat eşidir arkadaşlar. Kasap eşi değil. Kural 1. %20 kuralına sadık kalın.

Bakın çalışan ve kar eden yani ruhası yüksek bir kampanyanın bütçesini asla tek seferde %20'den fazla arttırmayın. Ben bunu bu arada joyakademy.com'da anlatıyorum ama bakın şimdi size bedavaya veriyorum. Kural 1 bu. Yani Google yapay zekasının özellikle yeni Gemini destekli PMAX altyapısının o artışı şok olarak algılamaması için 3-4 günde bir minik adımlarla algoritmanın suyuna giderek artış yapın. Bu 1. 2. Yatay ölçekleme yapın.

Yani günde 10.000 TL bütçe arttırmak istiyorsunuz diyelim. Bunu var olan ve çok iyi çalışan PMAX kampanyanızla basıp makineyi bozmayın arkadaşlar. Gidin o 10.000 TL ile yeni bir YouTube Shorts kampanyası açın. Yeni bir Discovery yani Demand Gen dediğimiz kampanya kurun. En çok satan 5 ürününüz için özel bir standart shopping kampanyası inşa edin. Yani riskleri dağıtın.

Bir sepetin içine tüm yumurtaları koyup sonra da o sepeti neden taşıyamıyorum demeyin. Kural 3. Zihinsel engelleri kaldırın. Bakın siz bütçeyi arttırdığınızda trafiğiniz de artacaktır. Yani trafik arttığında da sitenizin dönüşüm oranı yani biz buna Conversion Rate diyoruz. Düşüyorsa sorun Google Ads'de değildir.

Sitenizin kullanıcı deneyimindedir. Biz buna UX diyoruz. İnsanlar sitenize geliyor ama satın alma butonunuz karmaşık, kargo bedeliniz sepet aşamasında sürpriz olarak karşılarına çıkıyorsa beynin bilişsel yük dediğimiz yani cognitive load dediğimiz zorlanma seviyesi artar ve müşteri kaçar arkadaşlar. Yani reklam panelinizde aradığınız o çözümü bazen sitenizin ödeme sayfasında bulabilirsiniz. 3 tane kural söyledim.

3 ne de dikkat edin ve böyle ruhasınızı bozmadan, çalışan reklamları, kampanyaları bozmadan yükseltmeye, scale etmeye devam edin arkadaşlar. Bakın büyümek sadece daha fazla para harcamak değildir. Büyümek parayı daha akıllıca yerleştirmektir. Yani şirketinizin kasasından çıkan o paranın bir canı bir nefesi var. Onu kör bir kuyuya atıp öğrenme aşaması bitsin de satış gelsin diye beklemek bir strateji değildir.

Bir kumardır arkadaşlar. Fitresiz dijitalde biz kumar oynamayız. Biz ne yaparız? Veriyi okuruz. Umarım bu bölüm bir sonraki bütçe planlamanızda veya ajansınızla veya danışmanınızla yapacağınız o kritik toplantıda sizin için güçlü bir kalkan olur. Çünkü artık masaya oturduğunuzda bütçeyi arttırıyoruz ama makineyi nasıl koruyoruz sorusunu soracak güce sahipsiniz.

Beni dinlediğiniz ve o değerli zamanınızı bana ayırdığınız için ben hepinize çok teşekkür ediyorum. Yeni formatımızla, yeni ismimizle ve bu yepyeni enerjimizle yola çok daha güçlü bir şekilde devam ediyoruz. Bölümle ilgili düşüncelerinizi, yaşadığınız bütçe hüsranlarını ya da zaferlerinizi bana Instagram'dan ulaştırabilirsiniz. Bakın kişisel Instagram hesabım faruktoprakx. Ayrıca artık sadece podcast değil, video formatımız ve sektör analizlerimizle de her yerdeyiz. TikTok, Instagram, YouTube ve web sitemiz için arama çubuklarına sadece filtresiz dijital yazarak tüm ekosistemimize dahil olabilirsiniz.

Son olarak arkadaşlar çok uzun zamandır bölüm kapanışlarında kendilerinden bahsetmiyordum ama madem özümüze o filtresiz ve gerçekçi ruhumuza geri döndük hakkını verelim. E-Ticaret reklamlarınızda karlılığı merkeze alan o öğrenme süreci masalları anlatmadan doğrudan markanızın matematiğiyle ilgilenen işin teknik ve stratejik boyutunda gerçekten omuz omuza çalışabileceğiniz bir partner arıyorsanız joykek.com'u mutlaka incelemenizi tavsiye ederim. Joykek e-Ticaret reklamlarınızı bir sonraki seviyeye taşımanızda ve size o beklediğiniz şeffaf faydayı sağlayacaktır. Haftaya çarşamba dijitalin perde arkasında yine burada filtresiz gerçeklerle buluşmak üzere haftaya bayram aynı zamanda şimdiden hepinizin bayramını kutluyorum. Haftaya çarşamba bölümü yayınlayacağım bayramın ilk günü olacak o gününü kutlarım ama ben şimdiden hepinizin bayramını kutlamak istedim. Bu arada ben de taşınıyorum arkadaşlar bana da kolaylıklar dileyin kendinize iyi bakın ve yakında Avrupa yakasından sizlere sesleneceğim.

Ha nereye taşınıyorsun Faruk diyenler varsa Levent'e taşınıyorum. O bölgede olanlar da arkadaşlar bana yazabilir. Dijitalle alakalı, biznes dünyasıyla alakalı sohbet edebiliriz, konuşabiliriz. Kendinize iyi bakın. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Hepinizin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.

Hoşçakalın.

Don’t miss an episode

New episode every Wednesday - follow on Spotify & Apple Podcasts, or get the newsletter.

Comments