Faruk Toprak
#14 · Podcast

What is the Social Media Law, When Will Facebook Ad Restrictions End?

Faruk Toprak
Faruk Toprak · 25 min
Share
What is the Social Media Law, When Will Facebook Ad Restrictions End?
0:000:00

We prepared an amazing podcast with our guest Oğuz Kara. In this podcast episode, we evaluate the social media law (social media legislation) in the finest detail. We answer all questions about what changes will be made in Turkey and what responsibilities social media representatives will have.

Most social network providers are based abroad. For this reason, to ensure compliance with obligations under the law, internet broadcasters with more than one million daily users from Turkey are required to appoint a representative in Turkey.

Regarding the social network provider's obligation to appoint a representative, it is clearly regulated that the legal entity to be appointed as a representative must be established in Turkey and have legal personality according to Turkish legislation, and the individual representative must be a Turkish citizen.

Are the restrictions on Facebook ads related to this new social media law? You can access all the content of this podcast through my website faruktoprak.com.

Episode transcript

(3232 words, Turkish)

Automatically generated from the audio; may contain minor spelling or punctuation errors.

Herkese yeniden merhabalar, ben Faruk Toprak. Bu podcast'te, bu yayında muhteşem bir konuk ile açılışı yapacağım ve muhteşem bir konuk ile bir podcast yayını gerçekleştireceğiz. Son zamanlarda özellikle Türkiye'de dijital pazarlama denilince sosyal medya tarafında Facebook'ta gelen kısıtlamalardan söz ediliyor ve Facebook sürekli işletme hesaplarını kısıtlıyor ve reklam hesaplarını kapatıyor. Bu günümüzün aslında en büyük konusu ve en çok merak edilen sorusu ve bu yayında, bu podcast yayınında konuk Oğuz Kara ile birlikte, avukat Oğuz Kara, aynı zamanda benim çok sevdiğim arkadaşım ile birlikte bu soruların cevaplarını arıyor olacağız. Öncelikle Oğuz hoş geldin yayına. Hoş bulduk Faruk, burada birlikte olmak çok keyifli.

Kesinlikle, nasılsın iyi misin? İyiyim çok teşekkür ederim. Sen de gayet iyi görünüyorsun ve bu podcast'ı diğer podcast'lerimin aksine yan yana yapıyoruz. Aynen. Daha samimi. Kesinlikle öyle.

Oğuz biliyorsun Türkiye'de sosyal medya denilince hükümetin baskıları ve işte sosyal medya yetkilerine işte temsilci atayacaksın demesi vesaire gibi bir takım problemler, bir takım konular var. Ve Facebook bu problemler oluştuktan sonra Türkiye'ye temsilci atayacağım mı, atamayacağım mı, ne yapacağım, ondan sonra Türkiye'de gelen bu sosyal medya kanunu vesaire insanlar böyle bir sürekli bir konuyu cevabını arar bir şekilde ortalıkta dolanıyor. Özellikle işletme sahipleri. Neden? Çünkü reklam hesapları sürekli kapanıyor bu işletmelerin. Şimdi bugün seninle sosyal medya kanununun üzerine konuşalım istiyorum ve özellikle girişi yaparken bu sosyal medya kanunu nedir? Neden bu konuda hukuki düzenlemeyi ihtiyaç duyuldu Türkiye'de? Aslında güne telefonumuzu açarak başlıyoruz Faruk ve telefonumuzu şarja takarak bitiriyoruz.

Ben her sabah kalktığım zaman telefonumu bir kontrol ediyorum. Uygulamalardan gelen bildirimlere bakıyorum. Günümüzde sosyal medya hesaplarının akış trafiğine baktığımızda da gördüğümüz manzara inanılır gibi değil. Birçok hesap ve paylaşım var. Bu büyük veri akışında bazı paylaşımlar başkalarına zarar verebiliyor. Gerçekten hani DM yoluyla tacize uğrayan mesajları veya fotoğrafları ifşa edilen birçok insan olduğu gibi fake diye tabir ettiğimiz hesaplardan kişisel veri ihlal yapan gerçek ya da gerçek dışı söylemler güden birçok insan da var. Bugüne kadar bu gibi konularda hukuki başvurularımızı yapsak da çok fazla sonuç alamıyorduk. Hani ilk başta dediğin hükümetin baskıcı rejimi gibi bir inanış var.

Aslında bu inanış büyük bakıma doğru değil çünkü gerçekten birçok insan mağdur durumdaydı ve sonuç alamıyorduk. Hani şu an bir şey değişmiş mi? Uygulama yeni yürürlüğe girdi. Yavaş yavaş şekilleniyor. Yavaş yavaş değişeceğini düşünüyorum. Şimdi sosyal medya kanunu, sosyal medya hukuku diyelim. Sosyal medya hukuku ülkemizde hatta dünyada yeni yeni şekilleniyor. Bizim Temmuz ayında gündeme gelen sosyal medya kanunu diye tabir ettiğimiz düzenleme aslında bağımsız bir kanun değil.

31 Temmuz'da bir kanun yürürlüğe girdi. Peki bu çok kısa araya girmek istiyorum. Bu Avrupa'daki diğer ülkeleri de kapsıyor mu? Yani her ülkenin böyle bir sosyal medya hukuku kanunu var mı? Bu konuyla ilgili bilgin var mı? Şöyle her ülkenin kendi iç düzenlemeleri var.

Her ülke kendi içine ceza kanununda olabilir. Kişisel verilerin korunmasıyla ilgili düzenlemelerde olabilir. Kanunlarında yer verebiliyor. Karşılaştırmalı hukuk bağlanında çok fazla bir bilgi veremem şu aşamada. Ancak bizim ülkemizde de ne vardı? İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edinmesi hakkında kanun vardı.

Bu 56-51 sayılı kanun. Bu kanunda Temmuz ayında değişiklik yapıldı. Yapılan değişikliğe biz sosyal medya yasası dedik. Aslında mevcut kanundaki bazı maddeler değiştirildi, eklemeler yapıldı. Ardında BTK, Bilgi Teknolojileri ve Yetişim Kurumu bir takım sosyal ağ sağlayıcıları hakkında usul ve esaslar getirdi. Burada da temel yükümlülükler, temsilci atama yükümlülüğü vs. bu esaslarla geldi.

Bu temsilci atama, sosyal medya ağ sağlayıcıları tarafında mı oldu? Nasıl gelişti bu süreç? Bu süreç şöyle, özellikle muhtemel hak ihlallerinin engellenmesi ve internet ortamında kimliklerin gizlenerek suç teşkil eden eylemlerin işlenmesinin önüne geçilmesi amacıyla bazı yükümlülükler getirildi bu düzenlemeyle. Bu kapsamda da sosyal ağ sağlayıcıların temsilci ataması gerekiyordu. Çünkü karşında bir temsilci olacak ki, bu mesajı kim yazdı, ne yazdı? Çünkü biz eskiden savcılığa şikayette bulunuyorduk.

Şirketin genel merkezi Kanada'da, Amerika'da. Karşımızda muhatap bir şirket yok ve yazışmaları göremiyoruz. Ve deli teşkil eden eylemlere de biz temas edemediğimiz için, karşı taraf yani yargılanan kişi ya tespit edilemiyordu ya da beraat alıyordu. Ya da sonuçsuz kalıyordu. Evet, çünkü Amerika'da low prime principle var. Hafif suçlar ve ağır suçlar ayrılıyor.

Hakaret, tehdit gibi suçlar çok ağır nitelikte suç olmadığı için yetkili makamlar Türkiye ile bilgi veri paylaşımı yapmıyordu. Bu hafif suçlar adı altında geçiyor değil mi? Evet. Bu şekilde yapılan, tamam. Peki, sosyal ağ sağlayıcıları kimler? Yani mesela sosyal medya denilince aklıma sadece Facebook ve Instagram geliyor, Twitter'da geliyor.

Bunların haricinde böyle ekstra Türkiye'de popüler olmayan ancak bu kanun kapsamında olması gereken var mı bildiğin? Yoksa genel olarak sosyal ağ sağlayıcıları denilince bizim bildiklerimiz mi sadece? Şöyle sosyal ağ sağlayıcı nedir onu bir açıklığa kavuşturalım. Sosyal ağ sağlayıcıları sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında yazılar, metinler, görüntüler, ses, konum gibi verileri oluşturmalarına, paylaşmalarına imkan sağlayan her türlü sağlayıcı. Mesela Facebook, Instagram, WhatsApp gibi mecralar. Benim kullandığım bunlar.

Ama bunlar sadece bizim kullandıklarımızda yaygın kullananlarla sınırlı değil. Ancak yaptırım tüm sosyal ağ sağlayıcılarına yönelik değil. Günlük erişimi bir milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcıları için. Şimdi aslında bu podcast yayınını yapmamdaki amaçtan bir tanesi de Oğuz bu konularda çok bilgili kendisi ve dolayısıyla ben de Oğuz'a dedim ki Oğuz senin bu bilgini podcast aracılığıyla yayalım. Ve insanları bu konu hakkında bilgilendirelim. Çünkü internette inanılmaz bilgi kirliliği var ve gerçekten önüne gelen bir şeyler yazıyor.

Ama o bilginin doğruluğunu tespit edebilmek zor. Dolayısıyla bu yayında aslında herkesin merak ettiği bir diğer konuya da değinmek istiyorum. Aslında benim de cevabını en çok merak ettiğim konulardan bir tanesi. Öncelikle Oğuz sosyal ağ sağlayıcılarının neler bekliyor bu düzenleme ile birlikte. Bir de bilginin dahilinde ise eğer Türkiye'de sosyal medya kanallarında özellikle Facebook'ta reklam hesapları kapatılıyor. İşletme hesapları kapatılıyor.

Bu konuyla ilgili neler düşünüyorsun? Dolayısıyla soruların, az önce sorduğun soruların tamamı şu an vereceğim cevap da gizli. Öncelikle BTK kararıyla gelen düzenleme ile sosyal ağ sağlayıcıların, günlük gelişimi bir milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcılarının temsilci ataması gerekiyor. Çünkü sosyal ağ sağlayıcıların çoğunun merkezi yurt dışında. Bu sebeple kanun kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekiyor. Ve sosyal ağ sağlayıcıların temsilci atama yükümlülüğü bakımındansa temsilci olarak atanacak tüzel kişinin Türkiye'de kurulmuş, Türk mevzuatına göre tüzel kişiliğini kazanmış bir şirket olması gerekiyor.

Ve bu şirketin gerçek kişi temsilcisi ise Türk vatandaşı olması gerekiyor. Sosyal ağ sağlayıcı temsilci belirlemezse ne oluyor? Şimdi bunlardan sıra sıra gidelim. Çünkü önce bir para cezası var, sonra tekrar bir para cezası var. Reklam yasakları gündeme gelebiliyor. Temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcısına BTK bildirimde bulunuyor.

Ve 30 gün süre veriyor. Bu süre içerisinde sosyal ağ sağlayıcı temsilci hala belirlemezse 10 milyon TL değerinde idari para cezası uygulanıyor. Bu idari para cezasına rağmen 30 gün içinde yükümlülük hala yerine gelmiyorsa 30 milyon TL idari para cezası uygulanıyor. Bayağı bir ciddi rakamlar aslında baktığında. Aslında bu ciddi rakamlara rağmen temsilci atamayan sosyal ağ sağlayıcıları oldu. Evet, tabii.

Peki iki kez verilen idari para cezasına rağmen sosyal ağ sağlayıcısı temsilci belirlemiyorsa ne yapacağız? İşte burada senin alanı devreye giriyor. Reklam yasağı karşımıza çıkıyor. Diyor ki ilgili kişiler sosyal ağ sağlayıcısına yeniden reklam veremez. Sosyal ağ sağlayıcısıyla yeni sözleşme kurulamaz. Para transferi yapılamaz.

Şimdi Facebook özelinde ise muhtemelen Facebook reklam yasaklarına önlem olması açısından kendi faaliyetlerini nispeten durduruyor olabilir. Bana şey ilginç geliyor. İdari para cezaları veriliyor. Hala temsilci belirlenmemiş. Daha sonra BTK ile bazı görüşmeler yapılıyor ve LinkedIn vs. Temsilci belirlemeye karar verdi.

Hani perde arkasında ne dönüyor? Cezalara rağmen içeride ne konuşulduktan sonra temsilci atanmaya başlanıyor? Çok emin değilim. Umarım caydırıcı olan şey reklamdır. Çünkü sosyal ağ sağlayıcıları reklamdan çok büyük gelir elde ediyor. Ve Türkiye'nin nüfusu çok yüksek, çok kalabalık bir nüfusuz.

Ve internet alışverişi son yıllarda hız kazandı. Instagram üzerinden, işte diğer Facebook reklamları üzerinden. Zaten biliyorsunuz senin uzmanlık alanın. Ben Google'da bir ürün yazıyorum. Karşıma çıkıyor. Daha sonra o üründen kurtulamıyorum.

Nereye gitsem karşıma çıkıyor. Buna yeniden pazarlama deniliyor. Remarketing özellikle sosyal medya kanallarında çok aktif kullanılıyor. Bir web sitesini ziyaret ettiğinde, bir ürüne baktığında, Facebook'a, Instagram'a gittiğinde o ürünü birebir görüyorsun. İşte bunu da tamamen Facebook ve Instagram'ın, aslında Facebook'un Business Manager tarafında sağladığı bir piksel kodu takibiyle yeniden pazarlama yapılabiliyor. Dediğine çok katılıyorum.

Ne konuşulduğu bilinmiyor ama sonuç olarak temsilci atamaya bazı sosyal medya ağları hemen hemen hepsi karar verdi. Ve umarım bundan dolayı artık herhangi bir reklam yasağı vesaire gelmez. Şöyle aslında reklam uygulaması ile ilgili de karşımızda muhatap bulmak. Yani sosyal ağ sağlığıcının temsilcisinin bulunması işimize yarayacak. Çünkü bazı reklamlar içeriğin uygun olmaması ya da keyfi bazı sebeplerle yayınlanmıyordu ya da yayını durdurulabiliyordu. Doğru.

En azından şimdi hesap sorulabilecek çünkü karşımıza muhatap olacak. Tabii. Eskiden bir şeye şikayet ediyorduk, bir reklamı şikayet edebiliyorduk ya da reklam yayınlanmıyordu. Başvuru mercimiz belki 30 gün sonra, 10 gün sonra dönüyordu. Ya da hiç dönmüyordu. Şimdi birazdan geleceğim başvurulara cevap verme yükümlülüğü de var sosyal ağ sağlayıcısının.

48 saat içerisinde. Yani aslında çok fazla yükümlülükler geldi. Ben hani bu kadar öcü, korkunç görmüyorum bu sosyal medya düzenlemesini. Ve birçok sosyal ağ sağlayıcıların da kendisine çekidüzen vereceğini düşünüyorum. Çünkü artık reklam platformu olmayan bir sosyal ağ sağlayıcı kalmadı. Doğru.

LinkedIn'den tutalım, Twitter'a kadar birçok sosyal platformda reklam verebiliyoruz değil mi? Doğru, hepsini de verebiliyoruz. Hatta TikTok ilk yayınlandığında önce reklam almamaya başladı. Büyük ajanslar aracılığıyla reklam almaya başladı. Ancak sonrasında ne yaptı? Reklam verme imkanını tüm kullanıcılara açtı.

Şu an herkes TikTok'ta business hesabı oluşturabilir ve reklam vermeye başlayabilir. Oluşturduğu gibi. Tabi ilk açıldığında verilemiyordu. Dediğim gibi bütün sosyal medya kanallarında çok rahatlıkla reklam verilebiliyor. Zaten bunların gelir kaynağına bakıldığında en büyük gelir kaynağı pastadaki en büyük dilim Google'da dahil bu arada. Google bir sosyal medya kanalı değil ama Google'un da gelirlerini ortaya koyduğumuzda en büyük gelir pastadaki pay reklamlardan gelir.

Peki bugüne kadar hangi şirketler temsilcilik açacağını duyurdu? Bugüne kadar süreç nasıl işledi? Aslında ona gelmeden bence şu an reklam yasağını konuşuyoruz ya. Reklam yasalarına rağmen temsilci belirlenmediğinde ne olabilir? Ona da gelelim. Kesinlikle.

Ona geleceğim. Bu defa bant genişliğin daraltılması yaptırımı devreye giriyor. Yani bu yaptırım kullanıcıların ilgili sosyal medya uygulamasına erişiminin kısıtlanması anlamına geliyor. Bu kapsamda ilk aşamada %50 ve duruma göre ilerleyen aşamalarda %90'a varabilecek değerde bant daraltma yaptırımı söz konusu oluyor. Peki bu kadar yaptırımlar devreye girdi. 10 milyon, 30 milyon, ardından reklam yasağı, daha sonra bant genişliğin daraltılması, daha sonra sosyal ağ sağlığı cıbıktı ve temsilci atadı.

Bu durumda BTK verilen cezaların bir bölü dördünü tahsil ediyor. Reklam yasağını kaldırıyor ve bant daraltma yaptırımları kalkıyor. Kalkıyor toplamda. Yani sen yeter ki temsilci at ödüyor. Şimdi şeyde gelmek istiyorum şu başvurulara cevap vermeyle ilgili. Sosyal ağ sağlayıcıları kişiler tarafından yapılan başvurulara cevap vermekte yükümlü.

Başvuruya en geç 48 saat içerisinde olumlu veya olumsuz dönüş yapmak zorunda. Eğer yapmazsa 5 milyon TL değerinde para cezası gündeme geliyor. Peki bu başvurular kimin yaptığı başvurular? Burada hükümetin başvuruları mı yoksa son kişilerde dahil mi buna acaba? Kişilerde dahil. Ben sosyal ağ kullanıcısıyım.

Hesabımla ilgili bir sıkıntı var ya da hani uygunsuz mesajlar alıyorum ya da taciz içerikli bir durum söz konusu. Bununla ilgili bir report ediyorum. Bir şikayetimi dile getiriyorum. Bununla ilgili bana dönüş yapmak zorunda. Olumlu veya olumsuz. Bununla ilgili bir yaptırım.

Bunun uygulaması da 1 Ekim 2020'den itibaren 3 ay içerisinde başlıyordu. Yani son tarih ne zaman oluyordu? 1 Ocak 2021 oluyordu. Çok iyi. Ya zaten aslında bizim reklam verenlerin ya da ajansların en büyük problemlerinden bir tanesi. Şimdi ajansların da temsilcisi var aslında özel ajanslara bakan, ajanslarla ilgilenen ama ajansın temsilcisi yoksa ya da her firma ajansa da çalışmıyor.

Kendileri yönetiyorlar reklamlarını yani in-house ekip yönetiyor. Şimdi bunlar bunlara temsilci atanmıyor firmaya. Reklamla ilgili bir konu olduğunda bir sorun çözüme kavuşması için başvuruda bulunduğunda işte deniliyor ki karşına gelen ilk ekran işte Covid'den dolayı tüm işte çözüm merkezi çalışanlarımız şu anda işte yoğun bir süreçte vesaire 30 güne kadar sürebilir diye bir bildirim geliyor böyle ekranda. Ama tabi bu ayrı bu işin işletme tarafı yani biznes tarafında kişiler tarafında yapılan şikayetlerde 48 saate çözülmesi harika bir şey olur. İşte tacizdir ya da aklına gelebilecek her şey. Bu bence çok güzel.

Çok doğru bir karar 48 saate cevap vermesi. Cevap verilmesi sorunun çözülmesi demeyelim de buna. Başvurumuza yönelik olum ya da olumsuz bir cevap verilmesi, dönüş yapılması. Çünkü karşımıza muhatap göremiyorduk hani bir şikayet ediyoruz bir dönüş yok bir çok uygun ama da bunu yaşıyorduk. En azından artık hani başvurunuzla ilgili şöyle şöyle yapıyoruz ya da şöyle derlenme, dirme altına aldık gibisinden bir dönüş almak tabi ki de güzel. Kesinlikle öyle.

Peki bu konuyla ilgili söylemek istediğim başka bir şey var mı yoksa hangi şirketler temsilcilik açacağını duyurdu buna mı geçelim? Ona geçebiliriz. Günlük erişimi 1 milyona fazla olan sosyal al sağlayıcılarının bildirimine itibaren 30 gün içerisinde temsilci belirlemesi gerekiyordu daha doğrusu. Temsilci bildiriminde bulunmayan Facebook, Instagram, Twitter, YouTube, TikTok, Pinterest, LinkedIn, Dailymotion şirketlerinde 10'ar milyon lira ceza verildi. Bu şirketlere yasa gereği kararın tebliğinden itibaren başlamak üzere 30 gün daha süre tanındı. Ancak söz konusu sosyal medya devleri Türkiye'de herhangi bir temsilci atamayınca bu defa 30'ar milyon lira dair para cezası kesildi.

Bu süreçte dünyanın önde gelen sosyal al sağlayıcılarından Rusya merkezli video kontakte açıkçası ben çok bilmiyorum kullanmıyorum bunu. Baya popüler aslında. Popülermiş evet. Ben de kullanmıyorum ama o bölgelerde çok popüler. Türkiye'de temsilci atadı ve bilgilerini BTK'ya bildirdi internet sitesine yayınladı. Başka ne bilgi verebilirim bu konuda?

İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde de bu yükümlülük uygulanmazsa Türkiye'de tüzel kişilerin ilgili sosyal medya şirketine hesap vermesi yasaklanıyor ve bu kapsamda para transferi de yapılamıyordu. Bunun yanında BTK ilgili sosyal alın internet trafiği band genişliğinin %50 daraltılması için suf ceza hakimine başvurabilecekti. Verilen reklam yasağı internet resmi gazetede yayınlanıyordu. Ayrıca reklam yasağının uygulanmasını BTDK, Merkez Bankası, Vergi Denetimi Kurulu ve ilgili tüm kamu kurumları takip edecekti. Şimdi bunlar uygulamada nasıl şekillenecek bunları ben merakla bekliyorum çünkü bu boyutta bir yaptırımla henüz karşılaşmadık.

Evet, zaten şu anda Facebook'ta temsilciye atacağını açıkladı. En çok zaten Türkiye'de reklama harcanılan para sosyal medya tarafında Facebook, Facebook, Instagram tarafı. Dolayısıyla zannetmiyorum o tarafta artık daha fazla bir yaptırımın vesaire geleceğini temsilciye atacağını açıkladı. Ama tabii onlar da kendi kurallarını uygulamaya devam edeceklerini eski şekilde, eski üsürde. Çünkü Facebook'un, tabii bütün şirketlerin aslında ana amacı kar elde etmek, gelir elde etmek. Ama Facebook sürekli şunu da vurgulamaya çalışıyor, işte özgürlük ve dünyanın her yerinden arkadaşlık edinebilme ve iletişime devam ettirebilme.

Yani özgürlüğe aslında baktığında işte tüm sosyal medya kanalları çok değer veriyor diyebilirim. Peki özgürlük demişken sen bu kanunu nasıl buluyorsun ve sosyal medya kanununun ifade özgürlüğü konusunda seni endişelendiren bir tarafı var mı? Şöyle, aslında böyle bir düzenleme yapılması, bu konuya eğilmesi bence güzel bir gelişme. Çünkü hak ihlali yaşayanlar en azından işlemi yapan kişinin kimliğini tespiti konusunda bir çözüm bulabilecekler. Yazışmanın, paylaşımların dökümlerini adli merciler daha rahat isteyebilecek. Temsilcilere yüklenen bazı görevler var.

Bu görevler, bu yükümlülükler sayesinde süreç hızı ilerleyecek. Yaptırımlar çaydırıcı olacaktır umarım ki bu düzenleme bizzat uygulanabilsin. Çünkü biz şey yapıyorduk daha öncesinde işte yazışmaların ekran görüntüsünü alıyorduk. O şekilde dosyaları sunuyorduk. Ama ekran görüntüsünü ben Photoshop'la da yapabilirim. Ne kadar bu doğru bir şey olabilir.

Aynen. Bu düzenlemelerin iyi yanı var ama eksik yanları da söz konusu. Kanunuyla sosyal medya üzerinde tümüyle bir kontrol mekanizması yaratılabilir mi? İfade özgürlüğü bakımından insanlar özgürce kendini ifade edebilir mi? Yani bütün yazışmalarımız, bütün paylaşımlarımız rahat bir şekilde temsilcilikler tarafından alınabilir mi? Sonuçta herhangi bir suç, isnadı olmadan, herhangi bir soruşturma olmadan tabii ki de alınamaz mevcut kurallara göre.

Ama hani hayali suçlar ya da sudan bahanelerde soruşturmalar açılarak bunların istenmesi gündeme gelebilir mi? Kesinlikle. Tabii ki bunlar şüpheli konular. Kanun hükümleri hassas ve dengeli bir şekilde uygulandığı sürece umarım öyle uygulanır. Zararlı sonuçlar doğrulmaz. Hani biliyoruz Türkiye'nin ceza kanunu Almanya ile aynı ama uygulama çok farklı.

Çok farklı kesinlikle. Medeni kanunumuz İsviçre'den ama hani uygulama çok farklı. O yüzden önemli olan uygulanması. Tabii mesela böyle kanunları getirmeden önce verdikleri ilk örnek şöyle Almanya'da da bunu yapıyorlar. İsviçre'de de böyle. Hani bunu diyorlar ama uygulanış tarzı ve biçimi çok farklı.

Türkiye'de bundan bahsetmiyorlar. Maalesef öyle. Peki ben çok teşekkür ediyorum bu verdiğin tüm bilgilerden dolayı. Biraz işin senin boyutuna geçelim. Sosyal medya hukukuyla ilgili ne gibi çalışmalar yapıyoruz? Bu alanda yaşadığın ilginç davalar var mı?

Şöyle aslında ben sosyal medya hukukunu sosyal ağ kullanıcılarının birbirleri arasındaki ilişkileri ve sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımları konu alan sosyal ağ sağlayıcıların da hesap kullanıcıları ile ilişkisini konu alan bir hukukta da olarak görüyorum. Bu tanımın daha önce de yapıldığını zannetmiyorum. Bu yeni herhalde. Benim yaptığım bir tanım. Ben sosyal medyayı çok kullanıyorum. Seviyorum.

Hatta benim öğrencilik yıllarımda ilk makalemde unutulma hakkıyla ilgiliydi. Bir gazetede artık haber niteliği olmayan bir olayın tekrar gündeme gelmesi, getirilmesi ve o haberdeki kişinin kişilik haklarını zedeleyecek şekilde yayın yapılması ile ilgiliydi. Çünkü o kişi artık unutulmuştu ve olayın da güncelliği kalmamıştı. Tekrar haber yapılarak bir malzeme yaratılmaya çalışıyordu. İşte medyanın ve sosyal medyanın bu tür öğeleri taşıyarak gündeme getirmesi bana rahatsız edici geliyor. Ve bu konuda ben hani duyarlılığıyım kendimce öyle düşünüyorum.

Ofisimde de çok fazla bu tarz dosyalar var. Unutulma hakkıyla ilgili olabiliyor ya da Instagram'daki DM üzerinden hakaret, tehditler ya da Twitter'daki bu tür dosyalar geliyor bize. Ve hani o yüzden dedim hani sonuç alma konusunda sıkıntı yaşayabiliyoruz. Bazı olaylarda karşı taraf kabul edebiliyor. Evet bunu ben yazdım diyor. O zaman işimiz çok rahat bir şekilde ilerliyor.

Ama öbür türlü hani bu yazışma bana ait değil dendiği zaman sizin onu ispatlamanız çok zorlaşabiliyor. Ve benim bu aralar çok fazla gördüğüm ve hani bizzat takip ettiğim dosyalardan bazıları da haberleşmelerle ilgili. Bazen hani gündeme gelmek isteyen kişiler ünlülerde çok fazla görüyoruz bunu. Ünlülerle ünsüz bir kişi yazışıyor. Daha sonra yazışma flört tarzı bir yazışma olduğu zaman ünsüz olan kişi gündeme gelmek için bu yazışmayı ifşa ediyor. Halbuki haberleşme esasında gizlidir ve sen karşı tarafın iznini almadan o haberleşmeyi direkt ifşa edemezsin.

Bunu ben de bilmiyordum bu arada böyle bir şeyi. Yani sosyal medya üzerinden birisiyle mesaj açtığım zaman o mesajları paylaşamam. Kişinin kimliğini deşifre ederek paylaşamazsınız. Tamam o şeyi gizlersem o kişinin profil fotoğrafını, kullanıcı adını, adını, soyadını gizlersem o şekilde paylaşabilirim. Kimliği belirlenemeyecek nitelikte ise hani paylaşırsan sıkıntı olmaz ama kimliği açıkça anlaşılmıyordur ama dolaylı şekilde anlaşılıyordur. O da sıkıntı yaratabilir.

O da sıkıntı yaratabilir. Doğru. Aslında bu güzel bir bilgi. Çünkü bunu ben de bilmiyordum mesela. Böyle bir şeyin paylaşılamayacak olmasını çok güzel bir noktaya ayak bastın diyebilirim şu anda. Gerçi benimle paylaştığım yok zaten her şeyim gizli ama yine de bunu biliyor olmak güzel bir şey.

Çünkü kişi belki hoşlandısını dile getirebiliyor ya da beğenilisini dile getirebiliyor. Neden bunu herkes duysun? Ben o kişiyle yazışıyorum. Doğru kesinlikle. Bu hiç hoş bir şey değil. Oğuz verdiğin bu bilgilerden dolayı çok teşekkür ediyorum.

Harika bilgileri bizlerle paylaştın. İnanılmaz keyifliydi. Çok keyif aldım. Umarım daha fazla podcast yayınında beraber oluruz yine bir başka konuda. Bu sefer sosyal medya kanunu olmaz. Başka bir şey olur.

Çok teşekkür ediyorum. Söylemek istediğin başka bir şey var mı? Yayını kapatmadan önce. Faruk seninle sohbet etmek her zaman keyifli. Bu defa podcast ile bunu deneyimledik. Umarım dinleyenler de güzel vakit geçirmişlerdir.

Sosyal al sağlayıcıların gerçekten çok şey bekliyor gelecek zamanda. Ben de çok merakla bekliyorum. Umarım farklı güzel gelişmeler olur. Onları konuşuruz bir daha ya. Ya da yeni güzel bir konu belirleriz. Onun üzerinden geçeriz.

Çok teşekkür ederim. Ben çok teşekkür ederim tekrardan. Kendinize çok ama çok iyi bakın. Hoşçakalın. Bye bye. Altyazı M.K.

Don’t miss an episode

New episode every Wednesday - follow on Spotify & Apple Podcasts, or get the newsletter.

Comments