Faruk Toprak
#95 · Podcast

AI's E-Commerce Traps - The AI Illusion in B2C | Filtresiz Dijital Ep. 95

Faruk Toprak
Faruk Toprak · 14 min
Share
AI's E-Commerce Traps - The AI Illusion in B2C | Filtresiz Dijital Ep. 95
0:000:00

You've handed your e-commerce advertising register keys to artificial intelligence (AI). But are you aware of how those algorithms you trust so much are actually eroding your profitability?

In episode 95 of Filtresiz Dijital, after our break last week, we're back at the microphone and steering our course toward the hottest and most pressing agenda in e-commerce: The AI Illusion in B2C!

When you turn on Meta's Advantage+ and Google's Performance Max (PMax) campaigns, lean back and say "AI will bring sales anyway, the machine learns," that's actually when the disaster begins. We're setting aside agencies' tales of the "learning process" they hide behind. Are algorithms really spending your budget to find new customers, or are they taking the easy way out and manipulating you by bombarding your existing brand audience who would buy from you anyway? We decode the math and the games playing behind the scenes with complete transparency.

There's also a neuromarketing and consumer psychology dimension to this. Under the name of "personalization," bombarding a consumer who merely glanced at a product on your site with the same visual across every platform for 15 days isn't marketing—it's digital harassment! We're discussing those misguided frequency settings that create "Ad Fatigue" in the consumer's brain, and those so-called "smart" dynamic pricing traps that instantly offer discounts to cart abandoners, cheapening your brand. Plus, we're putting on the table the damage that useless chatbot clutter you installed on your e-commerce site to cut costs—the stuff that frustrates customers—does to your conversion rates (CR).

This episode is perfect for you if you want to abandon ROAS lies and revenue illusions and instead increase real profitability in your bank account and take back control of algorithms from them.

If you want to manage your digital marketing processes and e-commerce ads with strategic intelligence and increase your profitability, you can reach me at faruk@joykek.com or explore our services through joykek.com. Join our ecosystem by searching "filtresizdijital" on YouTube, Instagram, and TikTok for all our video podcast episodes and industry exposés!

Timestamps:

02:01 Podcast Summer Schedule and a Brief Note on Life | 05:07 Upcoming Launch: Software Farm and the Future of AI | 07:59 The AI Illusion in B2C: PMax and Advantage+ | 08:49 Meta Update: Regaining My Account and 5% Extra Ad Cost | 09:31 The Risks of Handing Your Register Keys to Algorithms | 10:36 Personalization or Digital Harassment? (Ad Fatigue) | 11:11 Dynamic Pricing Traps and Brand Value | 11:34 Chatbot Clutter in E-Commerce and the Yataş Example | 12:47 Waking Up From the Illusion: Closing Remarks and Strategy With Joykek

Episode transcript

(1950 words, Turkish)

Automatically generated from the audio; may contain minor spelling or punctuation errors.

Herkese merhabalar. Sektörün üzerine çekilmiş o pembe fitreleri yırtıp attığımız diye giriş yapmak istiyordum bugün. Heyecanlı ve dolu bir şekilde. Bazı arkadaşlar fark etmiştir geçtiğimiz hafta mikrofonun başında değildim. Hatta birçoğunuz sosyal medyadan gördü, paylaşımımı gördü. Arkadaşlar 5 Haziran tarihinde babamı kaybettim. Babam vefat etti ve ondan sonraki hafta tabii stok yayınlardan bir tanesini yayınladım.

Ama geçen hafta tabii bölüm çekemedim. Biraz yasımı tutmak istedim. Biraz da bu süreci atlatmak istedim. Çünkü bu zamana kadar etrafımda birilerinin babaları, anneleri ya da arkadaşları vefat ettiğinde evet üzülüyordum ama onların gerçekten ne hissettiğini yaşayamıyordum. Acı bir duygu ya.

Yani babasını ya da annesini kaybedenler beni çok iyi anlarlar şu anda. Ha bu şey demek değil hocam biz de sizi anlarız gibi değil bu. Ama çok acı bir duygu yani hani tarifi yok. Öyle. Dolayısıyla geçen hafta bir bölüm paylaşamadım. O yüzden girişi böyle yapmak istedim.

Babamın anısına bu bölümü de sizlerle paylaşmak istiyorum arkadaşlar. Tabii hayat bir yandan devam ediyor. Yani koşturmalar devam ediyor. İşler devam ediyor. Normalde ben bunu Instagram'da da paylaşmazdım ama o kadar çok iş, talebi geldi ki böyle mesajlar geliyor, telefonlar geliyor.

Tabii kimsenin haberi yok haliyle. Onları da suçlamıyorum. Sonra dedim ki bu böyle olacak gibi değil. Herkese de tek tek haber veremem. Sonra sosyal medyada paylaştım tabii bunu story olarak. İyi ki de paylaşmışım.

Sonraki bir hafta boyunca kimse aramadı, yazmadı. Ha başsağlığı için herkes aradı, yazdı. Görenler ama iş talebiyle alakalı böyle sağ olsun yormadılar beni. Böyle bir süreci atlattım. Dolayısıyla bölümde paylaşamadım. Şu anda tabii artık daha da fazla uzatmak istemedim arayı.

Bir haftayı stok kayıtla, bir haftayı da boş geçtik. Ama bu haftada yani 24 Haziran, Çarşamba günü de bu bölümü sizlerle paylaşmak istedim. Evet yaz geliyor bu arada. Yaz geldi daha doğrusu. Geliyor değil. Temmuz ve Ağustos'ta her sene yaptığımız gibi normalde her hafta bir bölüm paylaşıyorum ya.

Temmuz ve Ağustos'ta ikişer bölüm paylaşacağım. Yani biz de biraz podcast'ta yaz tatiline girmiş oluruz diye ümit ediyorum. İşler de bayağı yoğun tempoda gidiyor. Ama bu senede böyle olacak gibi hissediyorum. Her sene hep şöyle bir hayalimiz olur ya böyle. Bu senede yoğun çalışalım.

Seneye yat da teknede tatil yaparız diye. İnanın valla geçen sene yazın Haziran, Temmuz'da hep şey diyordum. Ya bu yaz çok yoğun çalışacağım. Seneye işte o teknede işte çok güzel bir tatil yapacağım diyordum. Ama geldi bir yıl geçti. Haziran ayındayız.

Yine o modda değilim ve yine şunu diyorum. Çok çalışacağım ve seneye o teknede işte çok güzel bir tatil yapacağım derken buldum kendimi. Dürüst olmak gerekirse. Valla arkadaşlar hayat akıp gidiyor. Hepimiz için gidiyor. Ben babamı yolladım.

O eve gitti. Erken gitti. Hepimizin gideceği yer orası. Çok çalışalım. Çok kazanalım. Çok başarılı olalım.

Milyonlarca kişi beni dinlesin. Hiçbir önemi yok yani. Hepimiz günün sonunda gideceğiz. O yüzden bu podcast'ta da hani böyle hayat dersi veriyor gibi de olmak, görünmek istemiyorum. Ama bence günün ve anın kıymetini, değerini bilmek lazım. Özellikle sevdiklerimizin kıymetini bilmek lazım.

Bazen kızıyoruz, üsüyoruz. O böyle anlık bir duygu ama sanki onun hep var olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü her gün varız ve alıştık. Zihnimiz bu ilizyona o kadar çok alışıyor ki ilizyonun dışına çıkamıyoruz. E hepimiz böyleyiz bu arada. Birimiz farklı, birimiz farklı değil.

E tabi dünyada hani çok az da olsa %1'lik bir dilimdeki kişiler belki çok farklı yaşıyorlar hayatı. Bizim bugün peşinde koştuğumuz şeylerin peşinde koşmuyorlar belki. Ama yine de ben çoğunluğun içindeyim yani %99 gibi yaşıyorum baksana. Pazarlamayı anlatıyoruz, yapay zekayı anlatıyoruz, hunharcı çalışıyoruz vs. vs. Neyse hepimizin ömrü güzel olsun diyelim. Bu yaz bence biraz kendinize vakit ayırın.

Bence o benim yapamadığım ama artık hani bu sene yapmak istediğim ve yapmayı planladığım bir şeyi umarım sizler de gerçekleştirebilirsiniz arkadaşlar. Hayat hepimiz için çok güzel olsun. Evet bu bölümde tamam çok fazla daha duygusal devam etmeyeceğim. Sizleri de sıkmayacağım. Belki bu arada ses eko yapıyor olabilir ama bir önceki bölümlerden dinleyenler varsa işte yeni eve taşınacağım şöyle böyle vs. Şimdi bir çalışma odası var yaptım çok da güzel ama bazı eşyalar gelmedi.

Dolayısıyla bir yandan odadaki boşluk böyle arkada bir eko sesi de yaratıyor olabilir. Bu arada ben bu ses kayıtlarını stüdyoda çekmiyorum. Bu ses stüdyo ekipmanlarını daha önceden almıştım, yatırım yapmıştım ve evimde aslında kayıtları gerçekleştiriyorum. Benim için de daha kolay oluyor. Dolayısıyla şu an bulunduğum oda yani çalışma odam biraz dağınık ve içi boş. Ses eko yapıyorsa bunu ben biraz düzeltmeye çalışacağım ama önceden söylemiş olayım sizlere.

Evet ben bu hafta şunu konuşmak istiyorum. Bakın Ağustos ayında bizim güzel bir lansmanımız olacak. Yapay zeka tarafında çok güzel bir uygulama geliştiriyoruz. Yazılım geliştiriyoruz. Ve ben yapay zekaya o kadar çok kafayı taktım ki yani promptun dışında biz bunu günlük hayatımızda nasıl kullanabiliriz'in aslında sorusunu sorup cevapları arıyoruz ekipçe birlikte. Ve ben içeride bir yazılım çiftliği kurdum.

Ya hocam ne demek yazılım çiftliği? Arkadaşlar korkunç bir şey demek. Aklınıza gelebilecek her türlü yazılımı bir gecede iki gecede yapabilecek makineleri setup ettik. Bu bu arada mobil uygulamayı da kapsıyor. Web sitesini de kapsıyor. Hocam bizim şöyle web sitemiz var da çok güçlü de işte şunu yapıyor.

Arkadaşlar hiç fark etmiyor. Öyle bir canavar kurduk ki yazılım çiftliği koydum adını. Şimdi biz burada tabii projeler geliştiriyoruz bu çiftlikte. Şunu düşündüm ya biz bu kadar teknolojiyi teknolojiyle evrimleştirmeye çalışıyoruz. Yani ben bu yazılım çiftliğini yine teknolojik alanlarda kullanıyorum. Düşünsenize ben bu çiftliği bir sağlık kuruluşuna verdim.

Adamların artık laboratuarı ihtiyacı kalmayacak. Çünkü bu çiftlikte tüm testleri tüm deneyleri yapabilecekler. Bu da bende şunu uyandırdı arkadaşlar. Yakın bir gelecekte çok fazla sayıda ilaç piyasaya gelebilir. Onaylı ve onaysız bir şekilde gelebilir. Yine şu da geldi zihnime.

Yani çünkü o kadar çok şeye şahit oluyorum ki bu çiftlikte. Biz diyorum bunları bunları yapabilirsek ki ben hani biz derken bizi de küçümsemiyorum. Ekibe de böyle anlatıyorum. Arkadaşlar hani neler neler yapılabilir demek ki diyorum. Yani bunu sağlık alanında kullansak, savunma sanayide kullansak neler neler yapılabilir. Dolayısıyla insan ömrünün de ben uzayacağını düşünüyorum.

Babamı da kaybettim tabii hani konu yine buraya geldi. Ama yapay zeka ile birlikte biz birçok alanda evrimleşeceğiz. Yani ben 2020 senesini milattan önce ve milattan sonraya benzetiyorum. Bir önceki bölümlerde de belki buna benzer bir şey söylemişimdir. Yani pandemi aslında 2020 senesi bizim için bir çizgiydi ve o çizginin sol tarafı ve sağ tarafı şeklinde bambaşka bir dünyaya geçiş yaptık. Şimdi ben bu bölümde de B2C'de yani işletmeden direkt müşterilere yapay zekayı nasıl kullanabiliriz?

95. bölümde bunları anlatacağım. 96. bölümde yani bir sonraki haftaki bölümde de B2B'de yapay zekayı nasıl kullanabiliriz? Bunları anlatacağım ama biraz da bu ilizyonlardan da bahsetmek istiyorum. Yani şunu yaparız bunu yaparız deyip sizi yarı yolda bırakabilecek tehlikeli tuzaklara karşı da dikkatli olmanızı öneriyorum arkadaşlar. Hadi bakalım hoş geldiniz filtresiz dijital podcastına. Evet bugün tarihler 24 Haziran 2026 Çarşamba.

Sizin bir e-ticaret web sitenizin olduğunu varsayıyorum. İlk yaptığınız şey reklam paneline girmek girdiniz. Meta'da Advantage Plus harika bir kampanya türü değil mi? Bunu kullandığınızı varsayıyorum. Google'da da Pmax kullandığınızı varsayıyorum. Yani yapay zeka size diyor ki sen hedef kitleyle uğraş, bütçe dağıtımıyla uğraşma diyor.

Ver bana kredi kartını ben de sana satış getireyim diyor. Hatta şu son kampanya teknolojilerinin artık hedef kitleye bile müdahale etmene izin vermiyor. Sen diyor sadece bana kredi kartını ver, gerisini bana bırak diyor. Siz de arkanıza yaslanıyorsunuz. Oh diyorsunuz bu iş bu kadar kolaymış diye zannediyorsunuz ama bir süre sonra bakıyorsunuz ki satışlar geliyor ama karlılık yok. Bu arada karlılık yok demişken şunu da söyleyeyim.

Geçen gün Meta bir mail attı. Burada iki haberim var. Bak Meta benim Facebook hesabımı kapatmıştı ya. Bunu geri açtılar arkadaşlar. Bir dijital giyotin diye bir bölümüm var. O bölümde bunu anlatmıştım.

Facebook hesabıma tekrar geri kavuştum. Haberiniz olsun. Bu bilgiyi paylaşmak istedim. İki Meta dün bana bir mail attı. Dedi ki Türkiye'de %5 ekstra maliyet getireceğiz dedi. Yani Meta'da da bu %5 olarak tekrardan gündeme geldi ve başlayacak arkadaşlar haberiniz olsun.

Yani Meta'da 100 lira bir reklam harcaması yapıyorsanız artık faturanıza sadece 100 TL artı KDV gelmeyecek. 100 TL artı komisyon yani %5 artı KDV gelecek. Dolayısıyla buna hazır olun arkadaşlar. Şimdi biz yapay zeka bu kadar güvendik. Reklam açtık ve kredi kart bilgilerimizi verdik ve yapay zeka kampanyaları oluşturdu. Bakın satış var ama karlılık yok.

Karlılık yoktan kastım ne? Ruaslar çok düşük seviyede. Şimdi burada sizin raporları doğru bir şekilde okuyor olmanız lazım. Bu yapay zekanın ilüzyon kısmı. Yani sana satış getiriyor gösterebilir ama arka taraftaki gerçekten harcadığın parayla kazandığın para arasındaki dengeleri doğru kurman lazım. Yani yapay zekaya kasanın anahtarını vermiyoruz arkadaşlar.

Makineye mutlaka bir sınır çizmeniz lazım. Makine şu an sizin paranızı satın alma ihtimali en yüksek olan ama size en pahalıya mal olan kitleye yani o sürekli reklama tıklayan ama sepeti terk eden insanlar var ya ya da formu doldurup ya benim çocuğum doldurmuş formu ben doldurmadım diyenler var. İşte bu kişilere reklamınızı gösteriyor. Yani yapay zeka ilüzyonu başlıyor bu tarafta.

O yüzden burada çok dikkat etmelisiniz. Yani yapay zekayla reklam derken ben bu platformların yapay zeka araçlarını kastediyorum. Yani hani özel geliştirilmiş yapay zeka araçlarını değil. Şimdi bir de nereye gitsem sektörde özellikle herkesin ağzında bir yapay zeka ile kişiselleştirme yapıyoruz sakızı var arkadaşlar. Bakın tüketici beyaz tişörte bakıyor. Arkasından 15 gün boyunca her platformda o beyaz tişörtle adamı darlıyorsunuz.

Yani yapay zeka bunu optimize ettiğini sanıyor ama nöropazarlamada biz buna dijital taciz diyoruz. Bakın burası çok önemli. Yani beynin amigdala bölgesi sürekli karşısına çıkan o aynı ürünü bir süre sonra diyor ki ulan bu tehdit ya da bu baskı diyor ve öyle algılıyor. Yani reklam körlüğü başlıyor Türkçesiyle. Dinamik fiyatlandırma yapıyorsunuz sözde ama adam sepette bekledi diye yapay zeka hemen %10 indirim çakıyor.

Bakın bu da ikinci. Tüketici aptal değil. Yani sizin yapay zekanızın bu açığını bulduğu an kimse sitenizden tam fiyata ürün almaz. Bakın marka değerinizi kendi elinizle algoritmaların o anında tatmin yani instant gratification hevesine kurban etmiş oluyorsunuz. Bir de arkadaşlar bakın chatbot çöplüğü var şu anda. Ya bakın biz de chatbot hizmeti veriyoruz ama ya biz müşteriyle oturup saatlerce toplantı yapıp müşteriye özel bir chatbot ya yapay zeka asistanı geliştiriyoruz.

Şu anda böyle çok komik rakamlara chatbot satın alan firmalar var. Bunlara ben chatbot çöplüğü satın aldınız diyorum. Yani burada bu çöplükten bir kere temizlenmeniz lazım. Müşteri hizmetleri tarafında arkadaşlar maliyeti düşüreceğim diye sitenize koyduğunuz o ucuz ama hiçbir sorunu çözmeyen sadece kargo linke atan o botlar var ya o botlar. Mahvediyor bizi. Yani insanlar sitenize o botlarla konuşmak için girmiyor.

Bakın eğer yapay zeka kullanacaksanız adam sepet sayfasında tereddüt ettiğinde ona anında doğru çapraz satışı yani cross sell diyorum buna öneri bilen ya da müşterinin o cognitive load diyoruz ya. Yani İngilizce'de bilişsel yükünü hafifleten bir asistan kurmanızı öneririm. Bakın bu reklam değil ama geçen gün Yataş'ın sitesine girdim. Ürün sayfasının altında çok güzel bir asistan kurmuş. Firma 7 inceledim. Çok güzel bir iş yapmışlar.

Koçtan da güzel yatırım almışlar. Aslında bundan bahsediyorum. Yani teknoloji sizin yerinize düşünmek için değil sizin stratejinizi hızlandırmak için temeliyle bu çalışmaları yapmamız lazım. Arkadaşlar bölümü toparlarken size çok net bir şey sormak istiyorum bu bölümde. Bakın şirketinizin pazarlama bütçesi karanlık bir kutunun yani black box'ın içinde neydi belirsiz algoritmalar tarafından mı yönetiliyor sorusunu sizlere soruyorum. Bakın ajansınız size 15 gün dokunmayalım PMX öğrenme sürecinde gibi masallar anlatıp karlılığınızı eritiyor mu?

Bu da ikinci sorum. Yani bunlara çok dikkat edin. Eğer bu ilüzyondan uyanmak ya da makinenin kontrolünü eline almak ve e-ticarette sadece ciro değil banka hesabınıza yansıyan o gerçek karlılığı görmek istiyorsanız işin şovunda değil tamamen matematiğinde olan bir ekiple çalışmanın vakti bence sizler için gelmiştir diyebilirim. E-ticaret reklamlarınızı bir sonraki seviyeye taşımak için hemen şimdi sen de joycake.com adresini incele masaya omuz omuzu oturalım ve o algoritmaları markanızın kölesi yapalım. Kendinize çok iyi bakın haftaya B2B dünyasında yapay zekayı konuşacağız sevgili arkadaşlar. Hoşçakalın.

Don’t miss an episode

New episode every Wednesday - follow on Spotify & Apple Podcasts, or get the newsletter.

Comments