Faruk Toprak
#71 · Podcast

A Heartfelt Conversation on the Last Day of the Year

Faruk Toprak
Faruk Toprak · 17 min
Share
A Heartfelt Conversation on the Last Day of the Year
0:000:00

We've reached 71 episodes... Hello from the final episode of Season 3..

In this episode, rather than providing information, I pause, take a breath, and have a genuine conversation with you.

I share how a journey that started with a $100 microphone from a Best Buy store in Manhattan, New York in 2019 has brought me to where I am today. Back then, podcasts were barely discussed in Turkey. There were no listening counts, statistics, or follower graphs. You just recorded and shared. That's what I did too. With mispronounced words, breathing pauses, completely unedited recordings… But authentic.

For me, this podcast was never just about being listened to or becoming popular. It was about expressing myself better, speaking more clearly, and becoming a slightly better Faruk than the one in the previous episode. Over time, I realized how much it transformed me. Speaking opened me up, storytelling clarified my thoughts, and recording made me feel my own progress.

Returning to Turkey in 2020, followed by the pandemic, forced breaks, skipped episodes… Life's own flow affected the podcast's pace. In 2021, there were slow returns. One episode a month, a few recordings a year… Then in 2024, I asked myself: Why am I stopping?

At this point, Ertan's support and encouragement meant so much to me. By his words, I hit play again. And from April 2025 onwards, I shared a new episode every single week without missing once. This consistency means everything to me.

In this episode, I'm not just talking about the podcast, but also what 2025 left with me. It was a year when all of us were tested, struggled, and sometimes felt exhausted. But it also taught us so much. Patience, trying again, perseverance…

I'm sharing authentically how the NLP training I took in 2024 touched my life, changed my perspective, and how I confronted the concept of success. When we hit bottom, there's actually a diamond there, and what matters is recognizing it and taking it back up with us.

The journeys I took in 2025, my experience in Petra, Mecca and Medina, the connection I built with the Middle East, and my 2026 goals are part of this conversation. Growing Joykek in Dubai, videocast plans, and thoughts on transitioning to a new structure are also included in this episode.

This episode is for the last day of the year. It's both a farewell and a thank you. A sincere thank you to those who have been listening for a long time, to those I'm just meeting, and to everyone who has touched me on this journey.

If this podcast walked with you at some point, made you feel less alone, or triggered a thought, this episode is for you.

Don't forget to be grateful to 2025.

Let's look to 2026 with hope.

Episode transcript

(2392 words, Turkish)

Automatically generated from the audio; may contain minor spelling or punctuation errors.

Her şey aslında 2019 yılına başladı diyebilirim benim için. Yani bu podcast kanalına girişim 2019'du. 2019'da tam böyle podcast'in popüler olmaya başladığı dönemde, o dönemde ben Amerika'daydım, New York'ta. Bir baktım herkes böyle podcast dinlemeye başladı. Ya dedim Türkiye'de durumlar nasıl? Tabii Türkiye'de durumlar çok da o kadar popüler olmadığını gösterir vaziyetteydi podcast'in.

Sonra dedim ki tamam ben bir tane mikrofon alayım. Best Buy'a gittim, hiç unutmuyorum Manhattan'da. 100 dolara bir tane mikrofon aldım. Blue diye bir mikrofon aldım. Direkt bilgisayara bağlanabiliyor ve direkt bilgisayardan ses kaydı alabiliyorsun. Çok fazla edit'e de ihtiyaç duymuyorsan eğer ki çok edit'e de gerek yoktu zaten.

O bölümlerimi yani ilk bölümlerimi dinlerseniz bölümlerin içindeki e, ı, ı falan da var yani. Hani oraları hiç düzenlememişim bile. Yine tabii kayıt sırasında çok fazla edit çıkartmıyorum. Yani kendimi her bölüm kaydında daha da iyiye götürdüğümü düşünüyorum. Bazen bana soruyorlar işte neden podcast'a bu kadar vakit ayırıyorsun diye. Ben de diyorum ki ya bu beni geliştiriyor.

Yani dinleyici sayıları ya da takipçi sayıları bunlar benim çok baş KPI'larım değil. Çok popüler olmaktan ziyade çok daha iyi konuşabilen ya da çok daha iyi ifade edebilen biri olmayı tercih ederim. Dediğimde öyle şaşırıp kalıyorlardı birçok insan. Ama sonra beni anladılar. Çünkü ben her bir bölümü kaydettiğimde her bir bölüm bir önceki bölümden bence daha da iyi oluyordu. Çünkü kendimi de geliştiriyordum aynı zamanda.

Yani konuşurken bu mikrofonun başında sizlere bir şeyler aktarırken. Bu aynı zamanda benim gelişimim için de iyi arkadaşlar. Bunu fark ettim. Ve eğitim vermeye başladım. Yani baktım iyi konuşuyorum. Anlatabiliyorum.

Dinleyen de sıkılmıyor. Öğrencilerim de sıkılmıyor. Ya dedim tamam eğitim tarafından gideyim. Tabi şimdi takvimsel olarak biraz kaydık. 2019'dan başladım. Bir anda 2024-25'e geldim.

Neyse 2019'da ben mikrofonu aldım. Ve ilk podcast kaydımı çektim. Ama şöyle çektim. Ya dedim ki ben burada solo olmayayım. Yani tek başıma olmayayım. Ne konuşacağım tek başıma?

Tuhaftı. Tabi o dönemler tuhaftı. Yani tek başına çıkıp konuşuyorsun. Değil mi? Yani YouTube'da bile yoktu çok insan. Sonra çok sevdiğim bir arkadaşım var.

Ulaş Gökhan Gümüş. Onu aradım. Ya dedim Gökhan dedim gel dedim bir tane podcast. Podcast çekelim o İstanbul'da ben New York'tayım. Dedi ki nasıl yapacağız? Ben de dedim ki ona.

Ben dedim sana soruları önden hazırlıyorum. Sen dedim ses kayıtlarını çek bana gönder. Ben de normal akış gibi bir kayıt yaparım. Senin sesini de kaydın içine eklerim. Sanki yan yana kayıt yapıyormuşuz gibi bölüm kaydı gerçekleştiririm dedim. Güldü.

Yapabilir misin dedi. Yaparım tabi dedim. Yani benden kaçar mı dedim. Doğru dedi. Öyle ilk bölüm kaydını gerçekleşirdim. 2019 senesi bak.

6 yıl öncesine gidiyor. Hatta yaz ayları. Yani 13 Temmuz 2019 senesi. Sonra dedim ki bu podcast işi güzel. Tabi istatistikler paylaşılmıyordu Spotify tarafında. Yani seni kaç kişi dinledi.

Kaç kişi indirdi. Kaç kişi takip ediyor. İstatistikler yoktu. Sadece bölüm atıyorsun. Öyle bekliyorsun sonra. İlk bölüm kaydını gerçekleştirdikten sonra dedim ki tamam devam ederim.

Ben bir şeyler yaparım. Sonra birkaç kişiyi daha aradım. Aynı şekilde onlarla da böyle bir kayıt yaptık. Onlar İstanbul'da ya da Türkiye'de ben New York'ta bana ses kaydı atıyorlar. Ben de ses kayıtlarını birleştiriyorum. Yani ilk bölümler böyle baya komik.

Sonra ben de bölümleri yapa yapa yapa 2020'de bu arada Türkiye'ye geldim. Burası da biraz tuhaf. Hikaye biraz tuhaf. Ayet hikaye. 2015'te Amerika'ya gidiyorum. 6 aylığına dil okuluna ve 5 yıl kalıyorum.

Orası da çok tuhaf. 5 yıl sonra Türkiye'ye geliyorum. Tabi ara ara ara Türkiye'ye geldim. 5 yıl tam Amerika'da kalmadım. Hani ara ara ara Türkiye'ye geldim. Ama Türkiye'ye geldim.

2020'de bir anda pandemi başladı. Bak ben Ocak'ta Türkiye'ye geldim. Şubat'ta pandemi başladı. Çok enteresan bir şekilde. Bir daha da geri dönemedim. Kaldım burada ve köklerim beni çağırdı diyebilirim.

Yani Türkiye'ye geldim. Bu pandemi döneminde çok da hareket edemediğimiz için mecbur dedim ki ya ben dedim Türkiye'ye yerleşeyim. Burada bir tane ev ayarlayayım tekrar bir düzen kurayım dedim ve hızlı bir şekilde düzenimi kurdum burada. Tabi o sırada podcast'e ara verdik. Yani 2020 senesinde ara verdim. Sonra 2021'de böyle birer bölüm atmaya başladım.

2021 senesinde işte ayda bir bölüm yaptım. Yılda 12 bölüm yaptım vesaire vesaire. 2024'e geldik. Dedim ki ya ben niye podcast'la bölüm paylaşmıyorum? Sevgili Ertan abi. Onun da katkısı çok tabi bu podcast'larda.

Ertan abi çok sevdiğim bir abim. Dedi ki ya Faruk podcast'lerini devam et. Yani yap ve paylaş dedi. Dinlenirsin ve dinleniyorsun zaten dedi. Ve ben dedi seni podcast'tan buldum bak unutma dedi. Abi dedim haklısın.

Orada Ertan abinin hakkını ödeyemem. Üzerimde çok emeği vardır. Kendisi podcast'ler konusunda da beni çok destekledi. Sağ olsun. Bu bölümü de dinliyorsa abi tekrardan çok teşekkür ediyorum. Senin desteğin ve teşviklerin sayesinde ben 2025'te her hafta bir bölüm olacak şekilde podcast bölüm kaydı çektim ve paylaştım.

Bak 2025 Nisan'dan beri bir hafta bile sarkmadı abi. Yani istikrarlı bir şekilde paylaştım. 2026'daki hedefim de podcast'i videocast'e dönüştürmek. Bu arada her şey hazır. Işığı aldım o da geldi. Ofise teslim olmuş.

Yarın sabah gidip ofisten teslim alacağım. Bu arada normalde salı paylaşacaktım ama bu bölümü salı çekiyorum. Çarşamba paylaşayım dedim. Yani son gün. Yılın son günü. Hem yeni yıl mesajı olsun hem de biraz konuşayım istedim ya.

Yani diğer bölümlerde de konuşuyorum ama böyle hep içerik hep bilgi veriyorum size. Bir de hızlı oluyor dikkat ederseniz o bölümler. Bazen ara ara bana yazıyorsunuz abi çok hızlı konuşuyorsun biraz yavaşla diye ama şimdi ben çok goy goy yapmayı sevmiyorum bir şeyler aktarırken. Tabi bu arada yapmak lazım. Goy goy yapmadığım için takipçi sayım bu kadar milyonlara ulaşmıyor tabi.

Ama size bilgiyi hızlı bir şekilde vermeyi istiyorum. 2026'da tabi biraz daha yavaşlatacağım ama 2026 aynı zamanda da hız demek. Hızlı bir seneye giriyoruz. Videocast'e döndüreceğim bunu. Şimdi 2025'te yani bu yılda gerçekten hepimiz sınandık gibi bir şey oldu.

Yani bu sadece Türkiye'ye, Türklere ya da sadece bize özgü değil. Bence dünyanın birçok kısmı gittiğim birçok ülkede gördüğüm durum bu şekilde. Yani tablo bu yönde. Birçoğumuz sınandık bu sene. Yani bu sene acayip bir seneydi. Astroloji de öyle diyor.

Tasavvuf da öyle diyor. Spiritualizm de öyle diyor. Ya ezoterizm de öyle diyor. Ya 2025 acayip bir sene. 2026 ile birlikte dünyada birçok şeyin de değişeceği söyleniliyor.

Şimdi 2025'te tabii mutlaka hepimizin hayatında kötü olaylar olmuştur. Benim de mesela saysam şurada ooo yani sabaha kadar konuşuyorum kötü olayları. Negatifi konuşmayı hem çok seviyoruz hem de bitiremiyoruz ama. Yani 2025'te daha doğrusu 2024'te kendime yaptığım en güzel şey arkadaşlar. Hediye size de bunu söyleyeceğim. NLP eğitimi almak oldu.

Sevgili Burak Fidaner hocamdan NLP eğitimi aldım. Ve hayata bakış açım değişti. İnanın o NLP bilgilerim olmasaydı ve ben o eğitimi almasaydım. Ve 2025'te NLP kampına gittik. Sevgili Eli Foktaf. Hocamı da çok severim.

Yani Burak Fidaner. Bu iki isim 2025'te özellikle NLP kampında bana mucizevi bir şekilde dokundular. Yani hayata bakış açım, olaylara bakış açım, duygulara bakış açım. Her şey değişti diyebilirim. Dolayısıyla hani size de öneririm arkadaşlar. Mutlaka ve mutlaka kendinize yatırım yapın.

Yani bu yatırım her zaman yaptığınız işle alakalı olmak zorunda değil. Yani ben bu bölümlerde pazarlamayı anlatıyorum size. Dişsel pazarlamayı yoğun bir şekilde anlatıyorum ama. Kendi içsel yolculuğunuzda da bu dünyaya geliş amacımızı bence unutmayalım. Buraya sadece yemeye, içmeye ya da başarmaya elde etmeye gelmedik. Burası bir yolculuk ve bir durak.

Belirli bir süre buradayız. Bazılarımızın çok kısa, bazılarımızın çok uzun, bazılarımızın da ortalama bir süre. Burayı iyi değerlendirmemiz lazım. Ve benim bu aldığım eğitimlerde hayata bakış açım komple değişti. İşime bakış açım değişti. Ve şunu da söylemek istiyorum samimi bir şekilde.

2020'de ben Joy Cake'i kurdum. Dijital pazarlama ajansı, pazarlama ve SEO ajansı. Arkadaşlar, 2020'den 25'e kadar 5 yıl oldu. Ben bunu 5 yaşında bir çocuğa benzetiyorum. Ve ben çocuğuma son 5 aydır sarılıyorum. Son 5 aydır çocuğuma sarılıyorum.

Bunun anlamı şu, son 5 aydır gerçekten yoğun bir şekilde çalışıyorum. Bundan önce de çalışıyordum ama bu kadar yoğun değildim. Ve çocuğuma sarılmıyormuşum. Bunu hissettim, bunu gördüm. 2025'de çok kırılım oldu hayatımda. Bu kırılımlardan bir tanesi de işimle alakalıydı.

Ve bir tercih yaptım. Mayıs, Haziran, Haziran gibi bir tercih yaptım. Dedim ki, işimi seçiyorum. İşimde iyi yerlere gelmek istiyorum ve başarmak istiyorum dedim. Bu arada NLP eğitiminde de benim en çok problem yaşadığım alan başarıydı. Bana şu soru sorulduğunda senin için başarı ne anlam ifade ediyor?

Sorusu sorulduğunda sanki böyle suratıma tokat atılmış gibi hissediyordum. Yani uzun seanslar gerekti. Bu sorunun cevabını verebilmek için dürüst olmak gerekirse. Zaten NLP eğitimini almanızı istememdeki sebep de kendi kendinize seanslar yapabiliyorsunuz. Ve buna hepimizin ihtiyacı var arkadaşlar.

Yani kısa terapi, kısa seans artık adına ne derseniz. Hepinizin, hepimizin daha doğrusu. Buna ihtiyacı var. Çünkü günün sonunda kendimizin bir üst versiyonuna ulaşmamız gerekiyor. Yoksa döngüden çıkamıyoruz. Yani döngü nedir?

Kötü bir şey yaşarsın. Sonra onu tekrar yaşarsın. Üzerinden biraz zaman geçer tabi. Hayat hemen yaşatmıyor. Biraz bekletiyor. Ve izlemeyi tercih ediyor.

Bakayım diyor ya. Bu diyor Ali Veli Mehmet. Bakayım diyor. Ders çıkarmış mı yaşadıklarından. Ali Veli Mehmet ders çıkarmadıysa hop tekrar döngü başa sarıyor. Tekrar yaşıyor o kötü olayları ya da kötü deneyimleri.

Sonra adına tabi bazılarımız karma diyor. Bazılarımız kader diyor. Yorumluyoruz onu. Ama bu tabi kişiden kişiye değişiyor. Kişinin yaşam tarzı, aldığı dersler, çıkarımlar bunlar çok önemli. Ya ben hep şunu derim.

Dibe girdiğinizde ya da dibe düştüğünüzde orada bir elmas var. Ve o elması almaya çalış. O elması çıkar oradan. Çünkü yukarıya çıktığında bakıyorlar. Kontrol ediyorlar. Elmas var mı üzerinde?

Elmas varsa peki diyorlar. Devam edebilirsin. Elmas yoksa tekrar aşağıya itiyorlar. Yani başka türlü anlatamam bunu. Böyle anlatıyorum. Ve o elması bulmanız gerekiyor.

Bakın dibe düştüğünüzde, o aşağıya indiğinizde arkadaşlar elması arayın. Ben yıllardır dibe düştüğümde elması aramadan tekrar yukarı çıktım. Ve her yukarı çıkışımda da tekrar aşağıya düştüm. Kendi deneyimimi anlatıyorum size. Eminim ki birçoğunuzda da aynı şey yaşanmıştır. Belki bazılarımız çok şanslı.

Tek düştüğünde hemen elması aldı, çıktı yukarı ve çıkıyor. Sonra da etrafta ona Allah yürü ya kulum dedi diyoruz. Bazılarımız da şanssız. Yani her yere düştüğünde unutuyor elması almayı. Bir an önce çıkmaya çalışıyor canavliyle yukarıya. Ama tabii sistem onu belirli bir süre sonra tekrar aşağıya atıyor.

2025 yılında gidip gördüğüm ve beni çok mutlu eden bir yer oldu. Ülke oldu. Ürdün'e gittim. Ürdün'de Petra'yı ziyaret ettim. Petra'yı ziyaret ettim tabii doğru değil ama Petra'yı gördüm diyelim. Petra acayip bir yer.

Hepinize tavsiye ederim. Mutlaka. Yani çölü görmenizi isterim. Doğayı illa bu çöl olmak zorunda değil. Doğayı deneyimleyebileceğiniz her yere mutlaka gidin görün arkadaşlar. Çok farklı bir bakış açısı kazandırıyor.

Benim 2025'teki en güzel yolculuklarımdan bir tanesi buydu. Ürdün'dü. Bir diğeri de tabii ki de Mekke, Medine oldu. O yolculuk da çok güzeldi. Avrupa'yı çok gezdim. Amerika'da 5 yıl kaldım.

Dünyada gerçekten çok ülke gezdim. Ama ben 2025 yılında, daha doğrusu 2024'te Orta Doğu'yla tanıştım. 2025 yılında da sevdim Orta Doğu'yu. Dubai'ye gittim mesela ilk defa. Herkes şaşırıyordu zaten. O kadar ülke gezdim Dubai'ye gitmedin mi diyordu bana.

Ben de gitmedim diyordum. Yani böyle bakıyorlardı bana sonra ama geçen ay Dubai'ye gittim ve gerçekten ne demek istediklerini anladım. Gerçekten enerjisi çok iyi geldi bana ve 2026 hedeflerimden bir tanesi de Dubai'de Joy Cake'i açmak. Yani Arap Emirlikleri'nde Joy Cake Dijital Pazarlama Ajansı'nı açmak.

Yine dijital pazarlama ve SEO hizmeti vereceğiz. Ama tabii Dubai'de olacağım. Ve tabii orada hedefim yine bir ekip kurmak ve bir adres, bir ofis tutmak. Ve aynı şekilde belki de bir ay, iki hafta Dubai'de, iki hafta İstanbul'da olacak şekilde

bir düzeni geçmek diye düşünüyorum. Yani 2026'daki hedeflerimden bir tanesi bu. Bu bölüm biraz daha böyle sohbet havasında geçiyor. Yani hem kendi hayatımla ilgili gelişmeleri sizlere aktarmak istedim. Hem de 2025'e aslında kızmayalım. Bize bence çok şey öğretti 2025.

Ve benim gördüğüm, etrafımda da kendimde de gördüğüm en değerli şey sabretmeyi ve yeniden denemeyi öğretti. Yani yıkılmamak, devam etmek, hedefimiz neyse onun peşinde koşmak bence 2025'te bize öğretilen en güzel öğretilerden bir tanesi oldu diyebilirim. Ya bize öğretilen derken hocam kim öğretti bize diye olabilirsiniz.

Ben buna sistem diyorum. Yani sistemin bize öğretmek istediği, artık her neyse bunu 2025'te. Umarım hepimiz dersimizi çıkarmışızdır. Yani yaşadıklarımızdan ders çıkarmışızdır. Bir daha o döngülere umarım hiçbirimiz girmeyiz. Yani koşarken yorulduk belki bu sene.

Ama bunun meyvelerini 2026'da ve sonrasında yiyeceğimizi düşünüyorum ben. Hepimiz için geçerli bu. Tabii astrolojide de bunu burç burç ayırıyor. Bazı burçlar daha şanslı, bazı burçlar işte daha az şanslı olacak şeklinde. Benim temennim umarım hepimiz, özellikle bu podcastı dinleyen sen sevgili dostum, şu anda sana duygularımı da aktarıyorum, düşüncelerimi aktardığım gibi. Umarım önce biz, sonra tüm insanlık, tüm toplum çok güzel 2026'nın meyvesini yer ve 2026 bizler için çok güzel olur umarım.

Yani aklımızda ne varsa ve bizim hayrımıza olacak olan ne varsa hepsinin gerçekleşmesini temenni ediyorum. Koca bir yıl 2025 boyunca beni dinlediğin için, belki benimle yeni tanıştın, bir hafta oldu belki benim bölümlerimi, podcastimi dinleyeli. Ama sana da çok teşekkür ediyorum. Uzun yıllardır beni takip eden, her yeni bölüm paylaştığımda, aa Faruk bir bölüm paylaşmış, hemen dinleyeyim diyen sen sevgili dostum, sana da çok teşekkür ediyorum. Bu podcastlerime ilham veren ve gerçekten beni teşvik eden sen Ertan abi, sana da teşekkür ediyorum.

Ve hepinize, hayatımda bana dokunan, olumlu dokunan herkese teşekkür ediyorum. Umarım 2026'da video kesler çok daha güzel olur. Artık kendimi göstermeye başlayacağım. Yani sadece hep ses iletiyorum size. İşitsellere hitap ediyorum ama bundan sonra 2026'da görsellere de hitap ediyor olacağım. Video cast formatına geçeceğiz.

YouTube'da bunu da paylaşacağım. 2026 biraz yoğun olacak. Belki her hafta paylaşamayabilirim ama her hafta paylaşmaya çalışacağım. Çünkü ayın iki haftası Dubai, iki haftası İstanbul gibi bir programa geçiş yapmayı planlıyorum. Ben yine de her hafta bir video bölüm paylaşmayı düşünüyorum, umut ediyorum. Hepinizi çok seviyorum.

Bu bölümde belki size böyle dijital pazarlamayla alakalı çok çok böyle dolu dolu bilgiler aktaramadım ama duygularımı aktarmak istedim. Gerçekten 2025'e veda ederken neler düşünüyorum ve sizlerle neler paylaşmak istiyorum bunları aktarmak istedim. Kendinize çok iyi bakın. Benimle birlikte bu yolculukta olduğunuz için hepinize çok teşekkür ederim. Tekrardan bu kaçıncı teşekkürüm bilmiyorum ama içten bir şekilde ediyorum.

Çok güzel bir yıl diliyorum. Hoşçakalın. 2025'e teşekkür etmeyi unutmayın. Hoşçakalın. Bay bay.

Don’t miss an episode

New episode every Wednesday - follow on Spotify & Apple Podcasts, or get the newsletter.

Comments