What's Happening to YouTube and Netflix, and Important Tips About Google Ads Search Network and Display Ads


In Episode 3, we discuss the following topics about Digital Marketing: *What should you pay attention to when creating an advertising campaign on Google Display Network? Are Smart display ads useful? *How can we get more clicks and pay less CPC while keeping budget fixed on Google Search Network ads? *How can we use Google Analytics and Google Ads effectively? Is Google Analytics beneficial for Google Ads? *Are restrictions coming to YouTube and Netflix in Turkey? *Are there other tools we can use besides Google Tag Manager? *Adobe Tag Management services and tools, *New marketing reporting tools with Heap Analytics, Guest: Ahmet Balat
What's Happening to YouTube and Netflix, and Important Tips About Google Ads Search Network and Display Ads
*Are restrictions coming to YouTube and Netflix in Turkey? *Are there other tools we can use besides Google Tag Manager? *Adobe Tag Management services and tools, *New marketing reporting tools with Heap Analytics, you can find them.
Also in this week's episode, we discussed the following topics with Digital Marketing Expert Ahmet Balat.
*What should you pay attention to when creating an advertising campaign on Google Display Network? Are Smart display ads useful?
*How can we get more clicks and pay less CPC while keeping budget fixed on Google Search Network ads?
*How can we use Google Analytics and Google Ads effectively? Is Google Analytics beneficial for Google Ads?
You can also listen to this podcast with its content on my website: faruktoprak.com/google_ads_youtube_netflix_e3
Episode transcript
(2916 words, Turkish)
Automatically generated from the audio; may contain minor spelling or punctuation errors.
Herkese merhabalar, ben Faruk Toprak. Yeni bir podcast ayını, kahvemi de aldım, geldim. Bu hafta da dijital pazarlama'ya dair yenilikleri sizlerle paylaşıyor olacağım. Arkadaşlar, Netflix ve YouTube'a neler oluyor? Türkiye'de neler oluyor? Tabii burada daha diğer video kanalları da var ama onlardan bahsetmeyeceğim.
Rütüge bağlandı, Netflix ve YouTube. İyi mi doğru mu tartışılır ama ben çok iyi görmüyorum. Bunu gerçekten dile getirmek istiyorum bu yayında. Çünkü Türkiye'de baktığınız zaman her şey engellenmeye çalışıyor. Her şey yasak konulmaya çalışıyor. Ve bunun gerçekten özgürlükleri kısıtladığını düşünüyorum.
YouTube'un rütüge bağlanması demek saçmalık. Çünkü YouTube'a baktığınızda milyarlarca video var. Binlerce, milyonlarca değil. Milyarlarca video var YouTube'da. Ve YouTube rütüge bağlandı. Şimdi rütüge burada ne yapacak?
Sadece Türkçe videolara mı el koyacak, müdahale edecek? Yoksa İngilizce, İspanyolcaya da diğer tüm dillere, dillerdeki videoları da mı müdahale edecek? Bilmiyoruz. Tabii bunu ilerleyen günlerde göreceğiz. Şimdi bazı arkadaşlarımız diyebilir ki ya neden bununla giriş yaptın? Çünkü YouTube bizim yani dijital pazarlama alanında çalışanların kullandığı bir kanal.
Video reklamcılık kanalı. Tamam Netflix belki bunun içinde olmayabilir ama ileride dijital reklamcılıkta Netflix neden bunun içine dahil olmasın? O apayrı bir konu. Ama YouTube rütüge bağlandı ve rütüge tarafından kontrol edilmek isteniyor. Bu da özellikle dijital ortamda, internet ortamında devletin gerçekten özgürlükleri kısıtladığının bir göstergesi. Geçen hafta gelen bir soru vardı.
GTM'in alternatifi var mıdır diye ondan biraz bahsetmek istiyorum. GTM nedir arkadaşlar? GTM Google Tag Manager'dır. Google Tag Manager aracılığıyla web sitemizde arka planda bir takım kodları çalıştırabiliriz. Web sitemizin FTP'sine ya da hostingine erişmeden direkt GTM aracılığıyla bu kurulumları yapabiliriz. Özellikle GTM dijital pazarlama uzmanlarının ya da yöneticilerinin en gözde kanalıdır diyebilirim.
Çünkü burada yazılımcı ihtiyacımız yok. Biz burada bir Facebook Pixel kodunu web sitesine entegre etmek için işte hosting şifresine ihtiyacımız yok. Direkt GTM aracılığıyla Pixel kodunu entegre edebiliriz. Tabi burada Pixel event kodları vesaire ileri düzeyde e-ticaret web sitelerinin Pixel kodlarından bahsetmiyorum. Basit. Sadece sayfa görüntülenme vesaire şeklinde.
Bunun alternatifi var mı diye bir soru gelmişti geçen hafta. Hemen söylemek istiyorum. Var arkadaşlar. Adobe'nin bir uygulaması var. Adobe Dynamic Tag Manager diye geçiyor. Profesyonel şirketler bunu kullanıyor.
Neden? Özellikle ben biraz araştırma yaptım. Web sitelerin hızlı açılmasını sağlayan bir başka alternatif diyebilirim. Adobe'nin ücretli olmasını sağlayan etkenlerden bir tanesi. Çünkü GTM bazı kodlarda web sitesini yavaşlatıyor. Şimdi tabi biz bunu göremiyoruz.
Niye? İşte günlük ziyaretçi sayısı işte 100 bin, 150 bin vesaire. Ama Adobe'yi kullananlar genelde günlük ziyaretçi sayıları 1 milyondan fazla olan işte aynı anda 500 bin, 600 bin ya da aynı anda 1 milyon kullanıcının web sitesinde aktif olarak vakit geçirdiği bir web sitesini düşünün. Dolayısıyla Adobe Dynamic Tag Management diyor ki ben daha hızlı bir servis sağlıyorum. GTM alternatif olarak. Bir de HIP diye bir sistem var arkadaşlar.
HIP.io web siteleri. HIP'te de tamamen böyle yazılımsal kodları ihtiyaç duymadan çok basit bir kurulum koduyla GTM'den direkt kurulum yapabilirsiniz. Çok güzel metrikleri elde etmenizi sağlıyor. Özellikle ücretsiz sürümünden de direkt güzel ve detaylı bilgiler elde edebilirsiniz. HIP'i kullanmanızı öneriyorum. HIP'i Türkiye'de kullanan kaç tane web sitesi var bilmiyorum ama bence HIP'i birçok kişi bilmiyor bile hatta Türkiye'de.
Ama HIP'i bir araçların ücretsiz kullanın. Eğer hoşunuza giderse ücretli versiyona da geçiş yapabilirsiniz. Ben mutlaka her dijital pazarlama uzmanının HIP hakkında bilgi sahibi olması gerektiğini düşünüyorum. Neden? Çünkü bize gerçekten çok değerli bilgiler veriyor. Özellikle CRO tarafında yani Conversion Rate Optimization, dönüşüm optimizasyonlarını geliştirmeye yönelik çalışan arkadaşlar HIP'i mutlaka bilmeliler.
Hutsar bunlardan bir tanesi. Hutsar'daki modüller de güzel ama HIP'de daha estetik, analitik verilere ulaşabiliyorsunuz. Örneğin bir CLI sayısını ölçebilmek için işte Analytics'i Tag Manager'a bağlayacaksınız, Tag Manager'de eventleri oluşturacaksınız vesaire böyle bir sürü kodlu işler var ve çok kolay değil. Ama HIP'de size verdiği o kısa kodla direkt GTM'e entegre edip bütün kliklere, bütün submit butonlarına, transaction'lara, email'lara her şeye tek bir kodla ulaşabiliyorsunuz. Ekstra bir kuruluma gerek kalmıyor. Zaten bunu kullanan markalara baktığınızda Microsoft gibi güçlü ve büyük markaları görebilirsiniz.
İşte WeWork, Microsoft. Ben size bir sırrımı açıklayayım arkadaşlar bu yayında. Ben bir uzantı kullanıyorum Chrome'da. Uzantının adı da Wappalizer. W-A-P-P-A-L-Y-Z-E-R. Uzantının adı bu.
Bunu mutlaka kullanın. Şimdi niye diyeceksiniz? Ben bu uzantıyı kullanıyorum ve Türkçesiyle pazarlama otomasyonu işte marketing automation tool'larının altında web sitelerinin ya da brandlerin hangi reklamcılık anı ya da hangi pazarlama otomasyonunu kullandığını ya da hangi analitik aracı kullandığını gösteriyor. Dolayısıyla ben de bakıyorum mesela WeWork'in sitesindeydim. Çok merak ettim ya işte WeWork gibi bir marka. Marketing tool'larında neleri kullanabilir şeklinde.
Hippie gördüm ve buradan hemen Hippie araştırmaya başladım. Tabii işte daha farklı şeyler de var. Analitik araçlar var. Bugün Hippie'den bahsetmek istiyorum. Aynı zamanda Hippie web siteme kurdum. Kendi web sitemem.
Ve güzel raporlar elde ettim. Bununla alakalı bir eğitim planlamayı düşünüyorum. Bir eğitim oluşturmayı düşünüyorum. Sizlerle de bunu paylaşacağım arkadaşlar. Bu hafta muhteşem bir konum var. Bu hafta Ahmet Balat bizlerle olacak.
Kendisi dijital pazarlama alanında uzman. Aynı zamanda kendisinin bir web sitesi var. Ve web sitesi üzerinden de çok güzel içerikler, çok güzel makaleler yazıyor. Ve web sitesini de takip etmenizi öneriyorum. Bugün Ahmet Balat'la güzel bir söyleşi yapacağız. Bugün Ahmet Balat'a bir takım sorular soracağım.
Ve kendisiyle özellikle Google tarafında bir takım bilgi alışverişinde bulacağız. Evet Ahmet, yayına hoş geldin. Bize biraz kendinden bahsedebilir misin? Neler yapıyorsun? Nerede çalışıyorsun? Herkese selamlar.
Ben Ahmet Balat. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi İletişim Tasarımı ve Yönetim Bölümü mezunuyum. Beş yıldır da dijital pazarlama sektöründe aktif olarak çalışmaktayım. Bugüne kadar İstanbul'da Türkiye'nin önde gelen reklam ajanslarında uluslararası düzeyde hizmetler sağlayan global markaların dijital iletişim ve dijital pazarlama ekiplerinde aktif olarak rol aldım. Ocak 2019'dan beri de kendi kurduğum online ekibimle birlikte markalara, şirketlere, şahıslara dijital iletişim ve dijital pazarlama alanlarında ölçülebilir, sürdürülebilir veri ve stratejilere dayalı profesyonel danışmanlık hizmetleri sağlıyoruz. İnşallah bir problem olmazsa Eylül ayından itibaren de kendi dijital reklam ajansımı açmayı hedefliyorum.
Valla çok güzel. İnşallah hiçbir problem olmaz ve kendi dijital ajansını açarsın. Tabii sonrasında da ajansın ismini bizlerle paylaşırsın. Biz de tüm dinleyicilerimizle paylaşırız. Ahmet, İletişim Fakültesi mezunusun. Özellikle son zamanlarda tanıştığım kişiler genellikle İletişim Fakültesi mezunum. Demek ki İletişim Fakültesi mezunları dijital pazarlama'ya tamamen böyle giriş yapmış durumda. Gerçi sen 5 yıldır dijital pazarlama alanındasın. Çok güzel. Gerçekten tebrik ediyorum. Ahmet'le aslında şöyle tanıştık. Ahmet'in ben web sitesini ziyaret ettim ve içeriklerini okudum.
Ahmet'in yazdığı makaleleri okudum. Hoşuma gitti ve Ahmet'e bir mail attım. Dedim ki Ahmet, ben bir podcast yayını yapıyorum. Katılmak ister misin? O da kırmadı beni, kabul etti ve bugün de podcast yayınımıza katıldı. Tekrardan hoş geldin. Ben şöyle bir Google reklamcılığıyla alakalı sana birkaç tane soru ileteyim. Google görüntülü reklam ağında bir reklam kampanyası oluştururken sence dikkat edilmesi gereken konular neler? Smart Display reklamları faydalı mıdır?
Niye bunu soruyorum? Çünkü Google görüntülü reklam ağa çok büyük bir headache. Yani bir baş ağrısı herkes için. Hem ajanslar için, hem freelancerlar için, hem de kendi işini kendi yapan şirketler için. Peki senin bize Google Display ile alakalı önerilerin nelerdir? Smart Display Ads sence faydalı mıdır? Google görüntülü reklam ağında ve diğer tüm dijital reklamlarda her şeyden önce hedef çok önemlidir.
Önce hedefi iyi belirlemeniz gerekiyor. Dünyanın en iyi görselini tasarlayın. Dünyanın en iyi reklam metnini yazın. Hedefinizi iyi belirleyemezseniz amacınıza ulaşamazsınız. Bu aslında bu kadar basit dijital pazarlamanın temelinde de bu vardır. Bu hedefiniz bir remarketing reklamı olabilir ki Google görüntülü arama ağında zaten genellikle biz dijital pazarlama uzmanları remarketing reklamlarını tercih ediyor.
Ya da tabii farklı stratejiler de olabilir. Belirlediğiniz web sitelerinde belirlediğiniz lokasyondan giriş yapan, belirlediğiniz kullanıcı davranışlarını sergilen kişilere yönelik de reklamlar çıkabilirsiniz. Ama hedefinizi ne olursa olsun iyi belirleyin nokta atışı yapabilmeniz için. Hedefi belirledik. İkinci planda ben görüntülü reklamlarda kesinlikle alanında uzman iyi bir art direktörle çalışılması gerektiğini düşünüyorum. Şimdi Smart Display S yani Google akıllı görüntülü reklam ağının avantajları ve dezavantajları var.
Avantajları şu bir kere zamandan tasarruf sağlıyorsunuz. Müşteri diyor ki örneğin çok hızlı bir şekilde bir reklam çıkılması gerekiyor. Bunun art direktörü gidip tasarımını yaptıracak kadar vaktiniz yoksa, zamanınız kısıtlıysa akıllı görüntülü reklam ağında bir reklam çıkabilirsiniz bence. Ne yapıyorsunuz? Belirli görselleri ekliyorsunuz, belirli reklam metinlerini yazıyorsunuz. Google bütün boyutlara göre o farklı kombinasyonları, farklı metinlerle, farklı fotoğrafları, resimleri kombine ederek potansiyel müşterilerinize farklı şekilde gösterime sunuyor.
İlk avantajı bence zamandan tasarruf. İkinci avantajı da şu. Şimdi hazırladığınız bir reklamı müşteriniz, potansiyel müşteriniz bir web sitesinde gördü, dikkatini çekmedi. İkinci reklamda farklı bir metin ve farklı bir görsel kombinasyonuyla o reklamı görme ihtimali çok yüksek. Dolayısıyla birinci reklam ilgisini çekmese bile ikinci reklam potansiyel müşterinizin ilgisini çekebilir. Üçüncü, beşinci reklam çekebilir.
Burada bir avantajınız var. Şimdi diğer tarafa döndüğümüzde eğer farklı boyutlar için, her farklı boyut için tabii ki farklı görsellerin tasarlanması gerekiyor. Çünkü çok fazla reklam alanı var Google üzerinde, internet siteler üzerinde biliyorsunuz. Tabii bu ciddi bir zaman kaybı demek. Hedeflerden bahsettik. İlginçtir ki geçen hafta da Şerife ile konuşmuştuk.
Şerife de aynı şeyi söylemişti hedef. Ama gerçekten doğru. Hedefiniz yoksa hiçbir işe yaramaz yaptığınız işler. Şimdi tabii buradaki hedefiniz nedir? Hedef işte bir e-ticaret web sitesi ise satışlarınızı arttırmak, online satışlarınızı arttırmak ya da web sitesine gelmiş kullanıcılardan lead alamadıysanız, onlardan yeniden lead alabilmek, lead toplayabilmek yani her şekilde markanızı ön plana çıkarabilmek hedefiniz.
Remarketing dedik, kullanıcı hedeflerine özel, kullanıcı davranışlarına özel oluşturabiliriz dedik. Tabii display kampanyalarından yani Google görüntülü reklamlardan bahsediyoruz. Ve çok güzel bir noktaya değindin. Dedin ki mutlaka ve mutlaka bir art direktörle yani aslında art direktörden ziyade bir grafik uzmanıyla beraber çalışılması gerekiyor dedin. Ve ben evet buna katılıyorum. Niye? O kadar çok boş reklamlar var ki. Yani tamam belki zamanınız olmayabilir bir görüntü oluşturup akabinde onun üzerine güzel bir reklam oluşturabilmek için.
Ama bence eğer art direktörü ya da grafiğe bir yatırım yapmıyorsanız display'e çok ciddi paralar harcamayın. Ve ben eğer grafik uzmanıyla da çalışacaksanız HTML5 formatında reklamlar oluşturmanızı öneriyorum. Standart düz jpeg ya da jif olarak reklam çıkmak artık eskisi kadar başarılı değil. Sadece paranızı boşa harcamış olursunuz. Bu aynı şekilde programatik için de geçerli. Yani görüyorum bir tane resim gönderiyorlar ve diyorlar ki hadi bunu programatikte yayınlayalım.
Nedir işte çok çok güzel web sitelerinde, popüler web sitelerde bu reklam olarak çıkacak. Çıkıyor bir hafta sonra şirket sahibi ya da marka sahibi ya da marka yöneticileri sonuca baktıklarında hüsran, geri dönüşüm yok. Ya da istedikleri başarıya ulaşamıyorlar. Bunun nedeni tamamen display'in başarısız olması ve display'in gerçekten kullanıcının isteklerine ve ihtiyaçlarına hitap etmemesinden dolayı kaynaklanıyor. Burada özellikle smart display'de çok fazla bilginiz yoksa AdWords tarafında ve bunu kendiniz yapmak istiyorsanız smart display size yardımcı olabilir. Bu konuda hızlı bir şekilde display kampanyası oluşturabilirsiniz ama ben yine de profesyonel bir şekilde işiminizi yapın.
Profesyonel bir şekilde kampanyalarınızı oluşturun, grafiklerinizi oluşturun ve gerçekten grafiklerin kullanıcıya hitap etmesi gerektiğinden emin olun. Ahmet teşekkürler verdiğin cevap için. Şimdi biraz Google arama ağından bahsedelim. Kullanıcıların aslında en çok merak ettiği sorulardan bir tanesi diyorlar ki ya Google arama ağ reklamlarında bütçe sabit kalırken daha fazla tıklama ve daha az TBM ödemek için ne yapmalıyız? Önerilerin nelerdir? Bu konu hakkında mesela bir deneyimin varsa onu da bizimle paylaşabilir misin?
Google arama ağ reklamlarında öncelikle bunu bir saç ayağı olarak düşünün. İlk olarak kalite puanı bizim için çok önemli. Kalite puanı 10 üzerinden hesaplanıyor bildiğiniz gibi. 1 en düşük, 10 en yüksek. Dolayısıyla kalite puanını arttırabilmek için Google bize bazı şeyler söylüyor. Bunların ilki, ilk olarak web siteniz kesinlikle responsif olmalı, mobile uyumlu olmalı.
Mobile uyumlu olmayan web sitelerde ne kadar bütçe harcarsanız harcayın, ne kadar optimizasyon yaparsanız yapın. %100 ya da büyük bir oranda başarıya ne yazık ki ulaşamıyorsunuz. İkinci olarak web sitenizin AMP uyumlu ya da hızlı olması gerekiyor. Biliyorsunuz artık Google hızlı açılan web siteleri üst sıralara hem organik olarak hem de Google Ads reklamlarında üst rakibinizden üst sıralara çıkartıyor. Dolayısıyla web siteniz hızlı olmalı, sade ve anlaşılır olmalı. Bir kullanıcı bir amaçla web sitenize girdiğinde aradığı şeyi saniyeler içerisinde bulmalı, anlaşılır olmalı.
Kullandığınız kelime eşleme türleri çok önemli. Hedefinize göre, amacınıza göre, bütçenize göre belirli eşleme türleri var biliyorsunuz. Hepsinde avantajı ve dezavantajı var. Tabi bu kelime eşleme türleri çok önemli. Geniş eşleme kullanıyorsunuz örneğin bütçeniz fazlaysa günde en az 3-4 kere negatif eşleme optimizasyon türünü yapmanız gerekiyor. Alakasız tıklanmaları azaltabilmeniz için alakasız tıklanmaları azaltırsanız reklam performansınız artar, bütçeniz optimize ilerler ve bu sayede tıklama başına maliyetleri hem düşürürsünüz hem de birinci sırada çıkma olasılığınız artar.
İkinci olarak kelime bazlı tıklama başına maliyetleri düşünme çalışmaları yapabilirsiniz. Bazı kelime ve kelime gruplarının performansı yüksekken bazı kelime ve kelime gruplarının reklamınız için getirdiği performans düşük olabilir. Düşük performans gösteren reklam metin gruplarından bütçeyi alıp yüksek performans aldığınız kelime ve kelime gruplarına yatırabilirsiniz. Yani orada bir kelime grubu bazında bir optimizasyon çalışması gerçekleştirebilirsiniz. Üçüncü olarak tabi reklam metni çok çok önemli. Yani burada bir sürü reklam metni yazmanız gerekiyor.
Burada yine duyarlı Google arama duyarlı reklamlarından faydalanabilirsiniz. 15 tane metin yazabiliyorsunuz. 4 tane cümle yazabiliyorsunuz duyarlı arama ağında. Bunu kullanmanızı tavsiye ederim. Şu an gerçi beta sürümünde ama kalite puanını yükseltirsek tıklama başına maliyeti düşürürüz. Birinci sırada çıkma olasılığımız artar.
Kalite puanı her zaman çok önemli. Eğer gerçekten Google'da arama ağında daha az tıklama başına maliyet ödemek istiyorsanız reklamınızın ve anahtar kelimenizin kalite puanını yükseltmelisiniz. Kalite puanı en fazla 10'a kadar çıkabiliyor. 10 üzerinden 10 olursa bu kalite puanınızın en iyi seviyede olduğunu gösteriyor. Şimdi burada arka tarafta bizim aslında hep tartıştığımız ve Google yöneticileriyle de
bir şekilde onlardan bilgi almaya çalıştığımız bir şey vardı. Neydi bu? Hesapların, Google reklam hesaplarının bir kalite puanı var mı? Burada söylenilen var. Hatta hijyen raporu diye bir rapor da var. Eğer bir Google yöneticisi hesabınıza atanmışsa yani bir Google yöneticisiyle beraber çalışıyorsanız
account manager ile mutlaka ve mutlaka hijyen raporunu isteyin arkadaşlar. Hijyen raporunu şu an ilk defa duymuş olabilirsiniz. Hesabınızın, Google reklam hesabınızın sağlık durumunu gösteren bir Excel, bir rapor. Ve işinize gerçekten çok yarayacaktır. Bunu isteyin. Bunu çoğu kişi Türkiye'de bilmiyor.
10 kişiden 8'i bunu bilmiyor. Açık ve net. Hijyen raporunu bilmiyorlar. Bir anahtar kelimenin ya da bir reklamın kalite puanını arttırmak size daha az TBM ödemenize yararlı olacak etkenlerden. Bir tanesi negatif anahtar kelimeleriniz gereksiz tıklamalardan sizi uzaklaştıracaktır.
Bunun anlamı şu boşa para ödemeyeceksiniz. Aslında hepimizin istediği şeydir. Neden boşa para ödeyelim? Ya da bizim istemediğimiz bir anahtar kelimeye neden para ödeyelim? Bunu önlemek için tek yapmanız gereken şey her gün hesabınızı search terms dediğimiz yani arama terimlerine girip bakarak gereksiz anahtar kelimeleri negatif anahtar kelimelere eklemek.
Evet Ahmet teşekkürler. Çok güzel bilgilerden bahsettin. İşte responsive ya da AMP'lerden bahsettin. Web sitesinin gerçekten hızlı olması gerekiyor dedin. Çok doğru. Çok katılıyorum.
Bunları yeniden tekrar dile getirmeyeceğim. Son soruya gelelim. Google Analytics ve Google Ads'i nasıl etkin kullanabiliriz? Yani bu iki kanalı nasıl daha fazla efektif olarak kullanabiliriz? Analytics'in yani Google Analytics'in Google Ads'e sence bir faydası var mıdır? Google Analytics hesabımızı Google Ads ile ilişkilendirmeli miyiz?
Neler düşünüyorsun? Şimdi arkadaşlar Google Analytics bana soracak olursanız mükemmel bir sistem. Bence bunun için Google'a teşekkür etmemiz gerekiyor. 5 milyon trafiğe kadar aylık ücretsiz okumamızı sağlayan Google'a ben çok teşekkür ediyorum. Şimdi Google Analytics'i organik trafiği detaylı bir şekilde görebiliyorsunuz. Google Ads'de ise sadece satın aldığınız web sitesi tıklanmaları ve trafiğini görebiliyorsunuz.
Dolayısıyla Google Ads ve Google Analytics'i birbirine entegre ettiğinizde hem organik trafikten gelen verileri inceleyip yeni bir strateji elde edebilirsiniz. Hem de Google Ads tarafından satın alınan trafikleri analiz ederek farklı bir reklam stratejisi oluşturabilirsiniz. Dolayısıyla Google Ads ve Google Analytics'in kesinlikle birbirine bağlanması gerekiyor. Şöyle bir örnek veriyorum. Bir kişi diyelim ki sitenizi ya da bir ürününüzü arattı.
Google'da ilk sırada reklamlı olarak sizin web siteniz çıktı. Aynı zamanda 5. sırada da organik sonuçlarda yer aldınız. SEO çalışmalarınız iyiyse tabii. Kullanıcı gitti, reklamınızı atladı. Organik olarak yer aldığınız bağlantıya tıkladı. Mesela burada şeyi çok iyi analiz edebilirsiniz.
Yani organik trafikten gelen dönüşüm sayısı mı daha fazla yoksa Google Ads ile yapılan bir reklam stratejisinden alınan dönüşüm sayısı mı daha fazla? Hangi kelime gruplarında ikisinin arasında ne kadar fark var? Gibi gibi gibi detaylı bir analiz elde edip reklam stratejilerinize bunu uygulayabilirsiniz. Dolayısıyla Google Analytics ve Google Ads birbirine bağlamanızın çok sayıda avantajı vardır. Evet kesinlikle Google Analytics hesabınızı Google Ads hesabınızla ilişkilendirmeniz gerekiyor. Ben bazen böyle bakıyorum hesaplara.
Hala birçok hesap Google Analytics'ten uzak ve bağımsız olarak çalışıyor. Hatta bazı web sitelerin Google Analytics'i bile kurulu değil. Eğer bir Google Analytics hesabınızı web sitenize kurmadıysanız ya da Google Ads hesabınızı Analytics ile eşleştirmediyseniz, ilişkilendirmediyseniz hemen bugün Google Analytics'i Google Ads ile ilişkilendirin ve ikisini aynı anda kullanmaya çalışın. Özellikle rapor tarafında Analytics'i mutlaka kullanın. Google Analytics size çok çok çok değerli veriler ve bilgiler verecektir.
Google Analytics'i kullanmanızı öneriyorum. Aynı zamanda Google Ads hesabınıza bunu mutlaka ilişkilendirin. Bu arada çok teşekkür ederim röportaj teklifi için. Umarım İstanbul'da müsait olduğumuz bir zamanda yüz yüze de görüşmek dileğiyle. Tekrardan çok teşekkürler. Hoşçakalın.
Ahmet ben çok teşekkür ediyorum. Bu değerli vaktini bizlere ayırdığın için. Şu anda New York'tayım. Brooklyn'den bu kaydı yapıyorum. Ama tabii ki de İstanbul'a geldiğimde tekrar geri döndüğümde inşallah görüşürüz. Beraber yüz yüze de sohbet etme şansına sahip oluruz.
Evet arkadaşlar Ahmet Balat bu hafta bizlerleydi. Dijital pazarlamaya dair özellikle Google Ads reklamlarına dair çok güzel bilgileri bizlerle paylaştı. Bir sonraki podcast yayınına kadar kendinize çok ama çok iyi bakın. Faruk Toprak.com'dan dijital pazarlamaya özel tüm podcast ve diğer tüm makalelerime ulaşabilirsiniz. Kendinize çok iyi bakın, hoşçakalın, bye bye.
Don’t miss an episode
New episode every Wednesday - follow on Spotify & Apple Podcasts, or get the newsletter.
