Marketing Processes in Corporate Companies: Agency Interactions and Strategic Approaches


Behind the Scenes of Corporate Marketing
In this episode, we invite Gamze to discuss the challenges, pressures, and goal-oriented processes experienced by corporate marketing department employees. We take a closer look at the real world of corporate marketing professionals who juggle dozens of tasks simultaneously, coordinate with agencies, satisfy internal and external stakeholders, manage crises, and strive to stay creative.
Meeting Marketing: A Journey
Gamze's path into marketing began during her university years studying sociology and psychology. Despite being advised against transitioning into marketing, her curiosity and determination pushed her forward. Starting with internships, this journey has led her to corporate marketing expertise at major firms today. It's clear that education is a roadmap, but passion and determination are the true shaping forces.
Daily Life in Corporate Marketing Departments
Corporate marketing isn't just about content creation or campaign development. It means setting strategy, managing agencies, reporting, and operating across a wide spectrum from SEO to social media, from websites to physical events. Gamze's experience shows how valuable "knowing a little about everything" is in corporate marketing. However, this can sometimes complicate specialization.
Agency Relationships and the Reality of Brief Giving
Communication with agencies is essential for marketing departments. But this relationship doesn't always run smoothly. One of the most striking stories in this section is Gamze's crisis moment when an agency arrived with incorrect printing materials at a press launch. Staying calm during a crisis, maintaining strong communication, and producing solutions are among a marketer's greatest tests.
Crisis Management: A Marketer's Most Critical Skill
We discuss how important crisis management is through examples like discovering at the last minute that sponsor logos are missing from a photo board at an event. Gamze managed to keep press representatives occupied without panicking and quickly found a solution with the agency. The crisis is resolved, but the pressure from that moment is unforgettable. This reveals the soul of the job.
Career Journey in Corporate Settings and Specialization Process
While having expertise in multiple areas in corporate structures seems advantageous, it can delay specialization long-term. Gamze aims to balance this transition by moving to a larger marketing team at her new company. She's already charted a career path focusing on influencer marketing, social media, and advertising.
How is Artificial Intelligence Changing Marketing?
We also addressed artificial intelligence. Gamze emphasizes that while AI technologies make marketing easier, they also threaten some professions. But what matters is how you use AI. Those who manage artificial intelligence correctly will stand out in the future digital world. Managing how marketing departments relate to AI can help them stay ahead of competitors.
Advice for New Graduates: Where Should a Marketing Career Start?
Gamze provides concrete and actionable advice for new graduates looking to enter the marketing field. Joining university clubs, interning, gaining agency experience, and learning artificial intelligence tools alongside English are at the top of this list. She also highlights how valuable agency experience is when transitioning to corporate positions.
Agency is the Kitchen, Corporate is Management
Those working on the agency side grow up in the kitchen of the business, while in corporate you become the person making things happen. However, there are points where both sides provide advantages to each other. Agency experience shows you dynamics across different sectors, while corporate experience teaches strategic thinking.
Episode transcript
(3506 words, Turkish)
Automatically generated from the audio; may contain minor spelling or punctuation errors.
Herkese merhaba, Türkiye'de dijital pazarlama podcastine hoş geldiniz. Bugün çok özel bir bölümle karşınızdayız çünkü sevgili Gamze ile birlikte kurumsal şirketlerde pazarlama departmanlarında çalışanların yaşadığı zorlukları, baskıları ve tabii ki de hedef odaklı süreçleri sizlerle detaylı bir şekilde konuşacağız. Sadece kampanya üretmekle kalmayan, aynı zamanda birçok paydaşla uyumlu çalışmak zorunda olan ve çoğu zaman kriz yönetimini günlük rutini haline getiren bu profesyonellerin dünyasına bu bölümde ışık tutacağız. Eğer bir kurumsal pazarlama departmanında çalışıyorsan ya da bu alana adım atmayı düşünüyorsan bu bölüm tam sana göre. Hoş geldin sevgili dostum ben Faruk Toprak. Sevgili Gamze, hoş geldin programa.
Hoş buldum, merhaba Faruk. Gamze, sen, şimdi firma ismini vermeyelim, reklama döner. Bir firmada diyelim, kurumsal bir firmada, özellikle takipçikten de var Instagram'da, kurumsal pazarlama departmanında çalışıyorsun. Evet, doğru. Bu pazarlamayla hayatın ve ilişkin nasıl başladı? Yani eğitimin nasıldı, ne okudun, pazarlama departmanında çalışma kararını etkileyen faktör neydi?
Çünkü ben senin eğitiminde bildiğim için bu soruyla başlamak istedim. Bize biraz hem kendinden bahsedebilir misin? Hem de bu pazarlamaya geçiş hikayeni de bizimle paylaşır mısın? Tabii ki. Ben aslında pazarlamadan bağımsız gibi görünen, en azından benim dönemimdeyken bağımsız gibi görünen bir iki bölüm okudum. Bir değil iki bölüm okudum.
Ege Üniversitesi sosyoloji ve psikoloji mezunuyum ben aslında. Ve o dönemde okulda aldığım dersler de dahil bütün hocalarımızın söylediği tek şey, pazarlama diye bir alan var. Bu olan gelişiyor ama siz bu bölümde pazarlamaya geçiş yapamazsınız gibi bir söylem vardı okulda bize. Bu böyle biraz kulağımda benim şey oldu, bir küpe oldu. Ya pazarlama diye gelişen bir alan var. Ama hani bizim bölümden olmuyormuş bu.
Bir dur bakayım. Belki bu alana ileride yönelebilirim. Bu bu arada bahsettiğim üniversite ikinci sınıf, üçüncü sınıf gibi bir alandı. Sonrasında ben üniversitenin sonlarına yaklaşırken bir denetimli serbestlik tecrübem oldu. O dönem denetimli serbestlik bürolarında hala öyle bu arada. Hem de cezaevlerinde sosyologlar ve psikologlar çalışıyorlar danışman olarak.
Burada suçlularla görüşmeler yapıp, bireysel görüşmeler aslında temel amaç suçluları topluma yeniden kazandırmak. Ben de böyle bir duyum aldım. Burada biz çalışabiliyormuşuz gibi. Bir gidip görmek istedim. Ya ben psikolojiden mi ilerleyeceğim yoksa başka bir şey mi yapacağım? Bunu bir görmek istedim.
Ve kısa bir denetimli serbestlik tecrübem oldu dediğim gibi. Orada suçlularla bireysel görüşmeler yaptım, vakit geçirdim, danışmanlık yaptım. Ve dedim ki ben bu işi ömrüm boyunca yapamam asla. Yani bu iş benlik değil. Ben oturup birinin derdini, tasasını uzun süreli meslek olarak en azından dinleyemem. Sonra pazarlama demiştim ya kulağımda küpe diye.
O alana bir araştırmak istedim. İşte o dönem 2017-2018 bahsettiğim yıllar. Instagram'ın yeni yeni böyle yükselmeye başladığı yıllardı. En azından ben öyle biliyordum yani daha öncesi illaki vardır ama. Pazarlama stajları yapmaya başladım. Ve aslında pazarlama kariyerine geçmiş oldum.
Ve pazarlama stajı yaptığımda da bu işin tam benlik olduğunu hissettim. Benim sanırım 3 ya da 4 bölüm öncesinde paylaştığım bir bölüm var. Dijital pazarlama alanında çalışanlar ya da pazarlama alanında çalışanlar hangi bölümden mezun diye. Burada psikoloji de vardı. Psikoloji mezunları da pazarlama departmanlarında çalışıyorlar ama oran açısından çok düşük. Ve hatta şunu demiştim benim için en değerli bölümlerden bir tanesi psikoloji ki ben de mesela şu anda psikoloji yüksek lisans yapmayı hedefliyorum.
Çünkü psikolojideki amaç hedef kitleyi anlayabilmek, hedef kitleyi yönetebilmek ve hedef kitleye karar verdirebilmek. Yani onları eyleme geçirebilmek. Psikoloji bence çok güzel bir bölüm pazarlama için. Zaten gereken iki şey var pazarlamada. Bir, analitik zeka sayıları seviyor olmak lazım pazarlamada. Çünkü günün sonunda yaptığımız çalışmayı raporlayabiliyor olmamız gerekiyor.
İki, psikoloji. Müşterilerin ya da potansiyel müşterilerin psikolojilerini de bilmek lazım. Onları eyleme geçirebilmek için. Dolayısıyla bence çok güzel bir bölümden mezun olmuşsun. Hatta sosyoloji de var onun için. Bu ikisi iki ayrı bölüm diyebiliriz bunlar için.
Çok çok güzel. Ama ben şunu anladım. Birisi sana yapamazsın dediğinde sen demek ki onu yapabilmek için elinden gelen her şeyi kullanabiliyorsun. Aynen abi bu arada. Hırslısın zaten. Benim için çok çalışan bir cümledir yapamazsın.
Onu yapabildiğimi kanıtlayıp hem kendime hem o kişiye kanıtlayabilmek için pek çok yolu denerim evet. Harika. Peki Gamze, şimdi daha önce ben de mesela pazarlama departmanında bir iş hayatı deneyimim oldu benim de kurumsalda. Canon'da çalıştım bir süre. Marketing and Communication'de bir departman yani kurumsal pazarlama departmanı. İçinde hem online pazarlama var hem offline pazarlama var.
Ardından tabii Amerika'ya gittim. Oradaki işimi bıraktım. Orada da güzel bir pazarlama deneyimine sahip oldum. Kurumsalda pazarlama biraz farklı ilerliyor. Ajanslar gibi değil. Kurumsalda hem karar verici hem yönetici biraz enteresan bir süreç var kurumsal pazarlama departmanında.
Bu iş hayatında yani kurumsal pazarlama departmanında çalıştığın süre boyunca karşılaştığın zorluklar neler oldu? Yani pazarlama içeride nasıl yönetiliyor? Ajanslarla olan ilişkileriniz nasıl? Bunları anlatabilir misin? Tabii söylediğin gibi aslında evet kurumsalda pazarlama ajanslardan çok farklı ilerliyor. Çünkü bence kurumsalda işin daha strateji kısmındasın.
Yani oyun kurucu sensin. Sen bir oyunu kuruyorsun ve bunu ajansa devrediyorsun. O oyunu yönetip yürütmesi için aslında. O yüzden bence işin çok detayından ziyade üst pencereden bakıyor kurumsalda çalışan pazarlamacılar. Bu alanda benim tecrübelerim ben iki ayrı firmada çalıştım bugüne kadar ve ikisi de yurt dışının şeyli firmaların Türkiye ayağıydı. O yüzden benim pazarlama tecrübem biraz yurt dışındaki büyük pazarlama ekiplerinin strateji geliştirmesi ve onlarla birlikte benim de işte stratejiye dahil olup bunu Türkiye pazarına uyarlamaktı.
Hal böyle olunca daha küçük ölçekli pazarlama ekipleriyle çalıştım. Türkiye ayağı için konuşuyorum. Yani asıl ana pazarlama ekibi yurt dışındaydı. Biz Türkiye'de daha küçük ölçekli bir ekiptik. Bunu neden söylüyorum? Böyle olunca aslında pazarlamanın her alanına dahil oluyorsun.
Yani sadece sen sosyal medyadan sorumlu olamıyorsun böyle bir durumda. İşte dijital tarafta reklamlardan da sorumlu olman gerekiyor. SEO'dan da sorumlu olman gerekiyor. Sosyal medyası da var. Hatta komik söyleyeyim zaman zaman web sitesinin arka planında kod yazmayı bile öğreniyor, biliyor olman gerekiyor. İşte bu böyle 360 derece olayın her aşamasında olmak ve bilmek gerekiyor.
Evet, kesinlikle. Tamam onu yüzde yüz bilmiyor olabiliriz. İşte bir web sitesi yazılımcısı değiliz ama orada karşılaşabileceğimiz bir problem olduğu zaman, web sitesinde teknik bir problemle karşılaştığımız zaman onun çözümünü en azından ilgili departmanla paylaşabiliyor olmamız lazım. Evet, kesinlikle. Yani burada da karşılaştığım zorluklar bence buydu. Bu en büyük zorluklardan birkaçıydı. Çünkü böyle bir çalışma sistemin olunca bence bu sana bir uzmanlık katmıyor. Yani şunu söyleyemiyorum ben şu anda. Ben reklamlarda uzmanım ya da ben SEO'da uzmanım diyemiyorum.
Çünkü her alandan biraz biraz bilip biraz biraz uygulamak durumunda kaldım. Evet, şimdi önümüzdeki hafta daha değişik bir kariyerimde yeni bir firmaya geçiyorum. Evet, hayırlı olsun bu arada. Yeni bir yola teşekkür ediyorum. Bu artık daha büyük bir pazarlama ekibiyle çalışacağım bir alan olduğu için daha uzmanlaşabileceğim. Artık işte influencer pazarlama, sosyal medya ve reklamlardan sorumlu olacağım aslında.
Daha niş. Evet, daha en azından keyifli ve uzmanlaşabileceğim bir kariyer yolculuğum olacak diye umuyorum. Evet, genelde de zaten hep şeydir. Yani bir kişiden her şeyi bekler sistem. Ama tabii o hiçbir zaman beklenildiği gibi sonuçlanmaz. Yani biz her şeyi bilemeyiz. Tabii. Ya da bilsek bile güncel kalamayız. Çünkü mesela SEO dedik, SEO.
Algoritma değiştiğinde her şey değişiyor. Bir anda değişiyor. Senin o algoritmayı yakından takip etmen gerekiyor ki artık şimdi Google IO etkinliğinde de mesela özellikle yeni gelen, SEO tarafında yeni gelen güncellemeler ve değişiklikler bizim bildiğimiz bu organik arama motoru çalışmasını ve yapısını komple değiştirdi. Şimdi benim bundan sonraki bölümüm bu etkinlikle alakalı. Bölüm hazır bu arada arkadaşlar. Haftaya salı günü bu bölümü sizlerle paylaşacağım. Orada da zaten detaylı anlattık SEO'daki değişiklikleri. Yani kurumsal pazarlama departmanında çalışacaksa eğer bir kişi sosyal medya yönetiminden, sosyal medya reklamlarına, SEO'dan, web sitesi değişikliğine kadar birçok konu hakkında aslında dijitalde ve dijital olmayan offline'da da mesela Canon'la çalışırken bize şey talebi de geliyordu. İşte minibüslere Canon ürünleri giydirelim. Mesela minibüs giydirme. Online taraftayız ama sonuçta işin içinde pazarlama departmanı olduğu için offline kanallar da geliyor ve dolayısıyla bütün bu ekosistemin yani pazarlama ekosisteminin içinde kalıp bilgi sahibi olmamız gerekiyor.
Aynen öyle. Ben burada şunu söyleyebilirim. Buradaki tek güzel yanı şu. İşi yapan kişi değil, işi yaptıran kişi pozisyonuna geçiyorsunuz. Çünkü sizin için çalışan ajanslar oluyor. Aynen öyle. Evet. Bu da bir kolaylık sağlıyor size. Doğru. Evet. Güzel kısmı bu. Öteki türlü ajans tarafında çalıştığın zaman işi yapan sen oluyorsun. Evet. Kurumsalda ise tam tersi işi yaptıran oluyorsun. Ki bu keyifli, sadece zor alanları var ama keyifli ve güzel.
Peki Gamze, hep şundan bahsettik. Kurumsal pazarlama departmanında çalıştığımız zaman ajanslar oluyor ve biz bu ajansları yönetiyoruz. Doğru. Bu sürecinden bahsettik. Senin bu süreçle ilgili yaşadığın olaylar var mı? Mesela ajansa bir brief veriyoruz. Diyoruz ki ya bize bunun özellikle grafik tasarım bölümünde benim çok yaşadığım bir problemdi. Yani o kadar çok brief veriyoruz ki ajans bize çok başka formatlarda tasarımlarla geliyordu ki bizim kurum kültürümüze de aykırı formatlar ki biz o kadar çok detayı paylaşmamıza rağmen. Senin buna benzer yaşadığın olaylar oldu mu? Oldu. Hatta böyle bütün herhangi bir etkinlikte, bir basın lansmanında bütün hem basının hem davet ettiğimiz ünlülerin bulunduğu etkinliklerde böyle sorunlar yaşadım.
Birkaç örnek anlatabilirim. Ama şöyle öncesinde şunu söylemek istiyorum. Ajansla çalışmanın bence en konforlu yanı, daha doğrusu bu işi en kolaylaştıracak şey ajansla iletişimli olduğumuz insanla iyi arkadaş olmak. Ben bunu çok önemsiyorum. Çünkü ne zaman o kadar iyi arkadaş olup o kadar iyi iletişim kurarsanız işleriniz o kadar kolay akıyor. Ben bunu işte kurumsalda yeni başlayacak arkadaşlar olursa önermek istiyorum naçizane. İletişimi iyi tutmak bence iyi bir brief vermekten daha önemli. Ben en azından tecrübelerimde bunu gördüm. Çünkü sadece bir brief verip iyi bir iletişim kurmazsanız dediğin gibi karışıklıklar çok fazla yaşanabiliyor. Bunu öncelikle söyleyebilirim. İkinci olarak da yaşadığım bir örneği anlatmak isterim.
Lütfen. Bir ilk kariyerime ben bir teknoloji firmasında başladım. Şimdi isim vermeyeyim. Ve böyle herkesin bildiği, herkesin evinde kullandığı bir teknoloji markası. Çok fazla basın lansmanları ve ünlülerin dahil olduğu etkinlikler yapıyorlardı. Beşiktaş Spor Kulübü'nün dahil olduğu bir etkinlik günündeyiz. Ve aylar öncesinden bütün planlamaları yaptık. Her şey hazır.
Hatta Said Elin Paşa Yalısın'daydı etkinlik. Bir foto wool olacak etkinlikte ki basın önünde önlülerle röportaj yapabilsin. Bu foto wool'da da farklı markaların sponsorlukları var. Yani biz oraya ücret almışız o foto wool için. O sponsorlukların logolarının görünmesi gerekiyor. Ana tema bu zaten komple. Bütün etkinlik bunun üzerine kurulu.
Ajansta burada bir karışıklık olmuş ve bir önceki yılın foto wool'u basılmış. Ve bunu benim ekibimden hiç kimse fark etmemiş. Ben de arka taraftaydım. Foto wool'un olduğu tarafa gelmemiştim. Etkinlik başlamak üzere. Yani son 15 dakikamız var. Basın zaten orada. Ünlüler yavaş yavaş gelmeye başlamış. Tek avantajımız henüz röportajlar başlamadı.
O yüzden foto wool kenarda böyle takılıyor kendi çapında. Önünden bir geçeyim dedim. Bir geçerken fark ettim. Olması gereken logoların hiçbiri yok. Yani tamamen geçen yıl sponsor olmuş. Bu yıl sponsor olmayan markaların logoları var. Dedim eyvah. Ve hani ajansın bulunduğu yerden çok uzaktayız.
Ajans sanıyorum Anadolu yakasındaydı. Biz Avrupa yakasındayız. Hani gidip böyle hemen basıp yapmak vesaire de çok zor bir süreç. Orada hemen yani şunu çok iyi yapmak gerekiyor. Bir pazarlamacı olarak böyle kriz durumlarında. Paniğe kapılmayıp mümkün olduğunca oradaki insanları oyalamak gerekiyor aslında.
Sorun çözülene kadar. Ben oradaki basın ekibine işte yemek ısmarlattım. İçmek istedikleri, içecekleri ısmarlattım. Ve biraz böyle onları kenarda oyalarken. Ajansa da o en son gönderdiğim sponsorlu baskının yapılması için biraz baskıda bulundum. Bir küçük baskıda bulundum.
Şiddet yoktu söz veriyorum. Bir küçük baskı yaptım. Ve onlar çok hızlıca biz basını oyalarken o şeyi hallettiler. Foto Wool'u hallettiler. Hani böyle şeyler çok yaşanabiliyor aslında ajanslarla çalışırken. Özellikle etkinliklerde.
Evet orada dediğin gibi ajansla iletişimi çok güçlü tutup ve sürekli takipte kalmak gerekiyor. Sen son anda fark etmişsin böyle bir detayı. Ve kurtarmış. Evet. Şey de güzel. Mesela kriz anında o krizi yönetebilmek de bence büyük bir başarı.
Zaten bence pazarlamacının bir pazarlama uzmanının sahip olması gereken özelliklerin başında geliyor bu. Değil mi? Evet. Kriz yönetimi çok önemli. Sonrasında ağladım mesela gidip. O krizi çözdükten sonra ama orada hiç renk vermedim tabii ki.
Evet ama o şey gibi yani hani bir rahatlama seansı gibi düşünüyorum ben onu şu an. Çok güzel. Güzel bir deneyim bence. Aşılmış güzel bir deneyim. Evet. Mesela geçen gün de bu pazarlamadaki kriz anlarına yönelik bir podcast bölümü çekmiştim.
O da Espresso Labi'nin yaşadığı bu boykot var diye mesela bununla alakalı. Evet çok güzel bir deneyim. Ve o boykotta o yönetimi yapabilecek yani o krizi aşabilecek olan aslında ya da aşması gereken departman bunun üzerine yoğunlaşması gereken departman pazarlama departmanı. Çünkü sonuçta Espresso Labi temsil eden ne oluyor? Departman oluyor. Yani pazarlama departmanı tüm bu süreçlere yani hem hakim hem de krizi yönetebiliyor olması lazım ki bu süreçten çıkabilsin.
Her ne kadar işin içinde politika siyaset olsa da pazarlama departmanı başarılıysa kurtarır. Kesinlikle kurtarır. Peki ben senin paylaşımlarını da yakından takip ediyorum Instagram'da. Bu arada Instagram hesabını paylaşır mısın? Evet aslında çok basic bir ismim var. Digitalpazarlama.co.com değil ko.
Evet co. Evet co. Instagram'da arkadaşlar search'e gidiyoruz. Arama kutucuna gidiyoruz ve digitalpazarlama.co yazıyoruz. Evet doğru. Ve Gamze'nin hesabına ulaşıyoruz arkadaşlar.
Hemen takip edelim şimdi. Çünkü Gamze bu hesapta çok güzel içerikler paylaşıyor. Özellikle yapay zekaya dair de güzel bölümler içerikler paylaşıyorsun. Yapay zeka demişken dijital pazarlamada bu yapay zekanın hızlı değişimleri ve yenilikleri hakkında ne düşünüyorsun? Seni korkutuyor mu acaba bu gelişmeler? Aslında yer yer korkuttuğu durumlar tabii ki oluyor.
Çünkü artık her şey dijitalleşiyor ve belki bunun gidişatı insana çok az ihtiyaç kalan bir duruma gelebilir. Burada da ilk belki elenecek olan insanlardan bazıları dijitalciler, dijital pazarlamacılar diyebilirim. Dijital pazarlamacılar değil de dijitalciler diye. Evet doğru. Hepsini katılıyor. Evet evet.
Bütün dijitalde iş yapan insanlar aslında. Çünkü yapay zeka bunların hepsini otomatikleştirip insana ihtiyaç duymadan yapabilir hale geliyor. Şimdiden bile geldiği noktalar var. Ama korkutmanın yanı sıra çok da umut veren ve böyle işleri daha yaratıcı, daha güzel hale getireceğine olan inancım da mevcut yapay zeka ile ilgili. Çünkü benim kişisel olarak ben teknolojiyi çok severim ve yakından takip ederim. Yapay zeka da bunun en etkili olanlarından biri benim için.
Yapay zekayı da yakından bu sebeple takip edip hem işime hem de kişisel hayatıma entegre ediyorum, etmeye çalışıyorum diyebilirim aslında. Evet. Şey konusuna katılıyorum. Yani birçok insanın işini elimden alacak. Bu gerçek yani bu kaçınılmaz bir gerçek. Ama aynı zamanda da işlerimizi kolaylaştıracak.
Evet. Dijitaldeki işlerimizi kolaylaştıracak. Her ne kadar şu anda yüzde yüz bir şekilde replace yani komple değiştiremesek de bir kişinin görevini yapay zekayı devredemeyiz. Sonuçta o yapay zekayı da yönetebilmek lazım. Bak son zamanlarda özellikle AI agentler çok popüler oldu. AI agentler ne?
Yapay zeka asistanları. Ama o asistanı kurabilmek için bile bir insana ihtiyaç var. Bir de yapay zeka şimdi bir kişi bir çalışan hata yaptığında o çalışan sorumlu tutulabiliyor. Ama yapay zeka hata yaptığında kim sorumlu tutulacak? ChatGPT hata yaptı diyelim. Hadi open AI'ya mail mi atacaksın?
Aynen öyle. Hata yaptı diye. Adamların umurunda olmazsın kesinlikle. Ama çok böyle bir milyon takipçin var diyelim. Takip ediliyorsun büyük bir markasın. Yapay zekayı bıraktın kendini diyelim.
AI agentlere teslim ettin. Belki çok alakasız içerikler paylaşmaya başlayacak. Çünkü hacklenebilir de arkada bir güvenlik problemi de var. Evet. Ve her şey bir şifreye bakıyor. Yani bugün make.com çok güzel bir yapı.
Altyapı şahane. Bununla alakalı bir bölümüm vardı arkadaşlar. Mutlaka dinleyin. Make.com ile alakalı bu AI agentler ve otomasyonlarla alakalı. Ama şifreni kaybettiğini düşünsene. Evet.
Tüm yapın değişir. Ruhun duymaz. Kesinlikle öyle. Bir bakarsın ya bir hesabıma bakayım dersin. Neler paylaşmış. Of yani.
Acayip şeyler. Evet. Dolayısıyla ben burada bir güvenlik açığı görüyorum. Yani %100 kişilerin yerini alacak diyemiyorum. Kolaylaştıracak tamam. Ama zamanla atıyorum grafik tasarım yapan kişinin işini başka bir şeye evirecek.
O kişi grafik tasarım briefi veren kişiye dönüşecek. Çizen ya da yapan değil de veren kişiye dönüşecek. Yani sonuçta yaratabilme özelliği, üretebilme özelliği insanda var olan bir şey. Yapay zeka elindeki verilerle yaratabiliyor. Ama insan öyle değil. Elinde veri olmasa bile bir şey yaratabiliyor insan.
Dolayısıyla burada insan ve yapay zeka arasında bayağı farklılıklar var. Ve yavaş yavaş da olsa adapte olmamız gerekiyor kesinlikle buna. Özellikle pazarlama departmandakilerin daha fazla adapte olması gerekiyor. Çünkü rakipler çok iyi kullanıyorsa yapay zekayı bu sizin için dezavantaj. Peki yeni mezun olmuş birine ne önerirsin? Pazarlamada çalışmak istiyor diyelim.
Bir de kurumsalda hiyerarşi nasıl oluyor? Yani hiç deneyimi yok diyelim. O kişinin yeni mezun olmuş ve A firmasına kurumsal pazarlama departmanda başvuru yapacak. Sence dikkat etmesi gereken nedir? Kurumsal pazarlama da çalışmak istiyorsa İngilizce mesela bir şart mı? İngilizce kesinlikle bir şart.
Bu arada bence İngilizce ile birlikte artık yapay zeka bir şart olmaya başladı. Bununla birlikte aslında mezun olmaya gelene kadar üniversite süreci boyunca eğer pazarlama ile ilgili bir hedefi varsa hem üniversitedeki kulüplere katılması gerektiğini düşünüyorum ben. Hem yapabiliyorsa üniversitede staj yapım yapmasını öneriyorum bana bunu soran herkese. Çünkü Instagram sayfamda çok fazla öğrenci var ve bunlar bana günlük soruluyor. Bu arada şey çok dikkatimi çekmişti.
Benim öğrencilerimin çoğu seni takip ediyor. Öyle mi? Ne güzel. Allah Allah dedim yani. Evet çok öğrenci takipçim var çünkü üniversitelere de davet ediliyorum. Hem workshop yapmam için hem konuşma yapmam için. Hatta iki hafta önce Yıldız Teknik Üniversitesi ekibiyleydim.
Mesela oradan örnek vereyim sana. Yıldız Teknik Üniversitesi'ne dahil olduğum ekip daha üniversite birinci sınıf öğrencileriydi. Ve çok güzel bir pazarlama kulübü kurmuşlar. Burada hem çeşitli markaları o kulübe sponsor olarak dahil etmişler. Hem pazarlamayı öğrenebilecekleri çok güzel aktiviteler yapıyorlar. Şimdi bu öğrenci mezun olduğu zaman kurumsal firmalar artık onu havada kapar hale gelecek.
Doğru. Çünkü hem bir deneyimi var hem pazarlama ile ilgili teorik ve pratik bilgisi oluyor. Bir kere ilk önereceğim şey bu olur. İngilizce ve yapay zeka ile birlikte. Üniversitede pratik anlamda kendinize katabildiğiniz her şeyi bence katmalısınız. Mezun olduktan sonra da benim önerim ben bunu yapamadım ama bence bunu yapmak çok faydalı olur.
İlk başta bir ajansla başlamak sürece, pazarlama sürecine. Çünkü bence ajans bu işin mutfağı. Evet. Katılıyorsun değil mi bana? Yüzde yüz katılıyorum. Bir ajansla başladığın zaman aslında işin en zor kısmında öğrenmeye başlıyor oluyorsun.
İşin mutfağını görmüş oluyorsun. Ve ajans tecrübesi olan kişileri kurumsal firmalar daha çok istiyor. Ben bunu da gözlemledim, bunu da gördüm. Ben de mesela keşke kariyerime bir ajansa başlasaydım dediğim zamanlar oldu. Çünkü çok zorlandım ilk başladığım yıllarda. Ve yeni mezun olduğun zaman ajanslar seni almaya daha gönüllü oluyor.
Kurumsal firmalara, nazara. O yüzden böyle başlayabilirler diye önerebilirim aslında acizane. Kesinlikle. Bir de ajansa çalışmanın avantajı da şu oluyor. Birçok farklı sektördeki veriye erişebiliyor. Evet.
E-ticaretten, sağlık kuruluşuna, eğitim kuruluşuna ve KPI'ler yani hedefler sektörden sektöre farklılık gösterdiği için aradaki dinamikleri görebiliyor. Yeni başlayan kişi özellikle. Mesela e-ticaret web sitesinde reklam kampanyaları yönetiminde hedef ne satış? Satış rakamlarının reklam harcamalarında oranı ne olmalı? İşte ROAS ne olmalı?
Ya da o raporlama yapılırken nelere dikkat ediliyor? Ya da bir sağlık kuruluşu, örneğin klinik, estetik ve güzellik merkezi diyelim. Bu kişiler online bir şey satmıyor ama lead topluyorlar. Ve çıktıkları reklamlar lead bazı reklam oluyor. Ve dolayısıyla o reklam modelini, kampanya türünü görebiliyorlar. önemleyebiliyorlar.
Kesinlikle doğru. Sadece dezavantajı da şu. Ajanslarda çok fazla iş yükü ve az maaş. Evet. Buna bir süre katlanmaları gerekiyor. Çünkü orası ben şöyle düşünüyorum bir eğitim alanı.
Evet. İkinci üniversite gibi düşünebiliriz bence de. Kesinlikle. Yani orada siz para vermiyorsunuz, aksine para alıyorsunuz ama karşılığında tabii sizden beklenti biraz yüksek oluyor. Bu mesleği gerçekten öğrenmek istiyorsanız bir süre elinizi taşın altına koyup o bilgiyi alıp kendinizi geliştirmeniz açısından o faydadan maksimum seviyede... ...yararlanıyorsunuz, evet.
Evet. Kesinlikle. Gamze Şahane. Bu bütün konuştuklarımız çok faydalı. Birçok hem öğrenci arkadaşımız için hem de sektördekiler için. Peki Gamze, şimdi hem pazarlama departmanında çalışıyorsun kurumsalda hem de sosyal medyada içerik üretiyorsun.
Bu nasıl, bu dengeyi nasıl sağlıyorsun? Bu dengeyi aslında kurumsal zamanımdan kalan, arta kalan gecelerimde ve hafta sonlarımda sağlıyorum. İçerik planlarımı genelde haftalık bazlı yapmaya çalışıyorum. Son birkaç ayda biraz sekteye uğradım ama öncesinde öyle ilerliyordum. Haftalık o hafta paylaşacağım içerikleri hafta sonundan belirleyip ve mümkünse hafta sonu da çekimlerimi, editlerimi bitirip planlıyorum aslında içeriklerimi. Peki hafta içine ekstra beni yoracak bir iş yükü kalmasın diye.
Bir de sektörle ilgili tabii ki kendimi sürekli güncel tutmam gerekiyor Instagram'da içerik üretmem için. Bunu da yine kurumsaldan arta kalan zamanlarımda yapıyorum aslında. Bol bol okumalar, araştırmalar yapıyorum. Bu kurumsala da fayda sağlıyor tabii ki. Alan benzer ol, benzer değil. Aynı olduğu için aslında.
Doğru. Harika. Gamze, ağzına sağlık. Verdiğin tüm bu bilgilerden dolayı teşekkür ediyorum. Başka bizimle paylaşmak istediğin herhangi bir konu var mı? Ben çok teşekkür ediyorum davet ettiğin için.
Aylardır aslında senin podcast'ını dinliyorum biliyorsun çok da severek. Böyle arkadaşlar şey yeni bölüm çıkınca ilk dinleyen ben olabilirim. Yani o kadar size takipçisiyim bu podcast'ın. O yüzden beni davet etmen çok güzel. Teşekkür ediyorum tekrar. İyi denk geldik diyelim.
Evet. Bir de biz normalde niyetlenmiştik geçen hafta. Evet ya. Senin sesin kısıldı şansa. Evet ve hani bir gün öncesi çok iyiydi. Bir gün sonrası da çok iyiydi.
Tam podcast çekeceğimiz gün kısıldı. Nazar diyelim. Evet. Kimin nazarıysa arkadaşlar. Lütfen uzak durun sesimden. Evet.
Yani evet denk gelemedik o zaman ama bugün güzel bir kayıt oldu bence de. Kesinlikle. Ağzına sağlık. Teşekkür ediyorum. Ben teşekkür ediyorum tekrar. Süper.
Evet sevgili arkadaşlar bu hafta kurumsal pazarlama departmanında çalışmanın nasıl bir his, duygu ve aynı zamanda tecrübe olduğunu sizlerle paylaşmış olduk. Sevgili Gamze bu hafta bizlerle birlikteydi. Bir sonraki hafta yeni bir podcast bölümüyle tekrardan sizlerle görüşmek üzere. Hoşçakalın. Bay bay.
Don’t miss an episode
New episode every Wednesday - follow on Spotify & Apple Podcasts, or get the newsletter.
